Topuk kanı ve işitme taraması, yenidoğanda belirti vermeyen ama erken tedavi edilmezse kalıcı zarar bırakan hastalıkları yakalamak için yapılır. Sağlık Bakanlığının Yenidoğan Tarama Programında bugün fenilketonüri, doğumsal hipotiroidi, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis, konjenital adrenal hiperplazi ve spinal müsküler atrofi taranmaktadır; işitme taramasında ise hedef ilk ayda tarama, üçüncü ayda tanı ve altıncı ayda müdahaledir. Bu taramaların kanuni dayanağı 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda yer alır ve Anayasa Mahkemesi rutin topuk kanı uygulamasının kanuni temeli ve meşru amacı olduğunu kabul etmiştir. Taramada zarar çoğu zaman tıbbi bir müdahaleden değil, zincirin kopmasından doğar: örnek alınmaz, laboratuvara ulaşmaz, sonuç aileye bildirilmez ya da pozitif sonuçlu bebek zamanında uzmana yönlendirilmez. Danıştay, topuk kanı sonucu aileye hiç bildirilmeyen ve yıllar sonra fenilketonüri tanısı alan çocuğun dosyasında manevi tazminatı onamış, maddi tazminat yönünden ise Sağlık Bakanlığının da davada yer alması ve protokol şartlarına uyumun araştırılması gerektiği gerekçesiyle ret kararını bozmuştur.
Bu yazının konusu: Yenidoğan topuk kanı (metabolik ve endokrin hastalık) taraması ile yenidoğan işitme taramasında örnek alınmaması, örneğin kaybolması, sonucun bildirilmemesi ve pozitif sonucun takip edilmemesi hâlinde doğum kurumunun, aile hekiminin, laboratuvarın ve Sağlık Bakanlığının sorumluluğu; ailenin reddetme hakkı ve Anayasa Mahkemesi kararları, illiyet bağı, kararlar, tazminat ve süreler. Bilgilendirme amaçlıdır.
Çocuğunuzun taraması yapılmadı ya da sonucu size bildirilmedi mi?
Doğum, aile hekimi ve tarama kayıtlarını birlikte inceleyelim; zincirin hangi halkada koptuğunu, kime karşı ve hangi sürede başvurulacağını belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
Kısa cevap
1. Yenidoğanların metabolizma hastalıkları için gerekli testlerden geçirilerek risk taşıyanların belirlenmesine ilişkin tedbirler alınması 3359 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde düzenlenmiştir.
2. Sağlık Bakanlığının güncel broşürüne göre topuk kanı bebek taburcu olmadan alınır ve doğumdan sonraki 3-5. günler arasında aile hekiminde tekrar örnek alınır; şüpheli sonuçta sağlık personeli aileye ulaşır ve bebek ilgili uzmana yönlendirilir.
3. İşitme taramasında hedef ilk ayda tarama, üçüncü ayda tanı ve altıncı ayda müdahaledir; Bakanlık 2020’de taramanın doğumun gerçekleştiği hastanede taburculuk öncesinde yapılacağını açıklamıştır.
4. Anayasa Mahkemesi rutin topuk kanı uygulamasında hak ihlali bulmamış (Muhammed Ali Bayram, B. No: 2014/4077), ancak gerekçesi gösterilmeden ikinci örnek alınmasına ilişkin sağlık tedbirini ihlal saymıştır (Uğur Ali Naki Yüreğiçatal, B. No: 2020/22948).
5. Sonucun aileye bildirilmemesi hizmet kusurudur; Danıştay böyle bir dosyada manevi tazminatı onamış, maddi tazminat yönünden araştırmanın genişletilmesini istemiştir (10. D. 2023/2594 E., 2024/1346 K.).
6. Kamu kurumlarına karşı idareye başvuru, zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır (İYUK m.13); taramadaki hata çoğu zaman yıllar sonra anlaşıldığından bu sınır kritik önemdedir.
Yenidoğan Taramaları Neden Yapılır? Taranan Hastalıklar
Yenidoğan taramalarının amacı, doğumda sağlıklı görünen ama zamanında tedavi edilmezse kalıcı zarar bırakan hastalıkları belirti ortaya çıkmadan yakalamaktır. Sağlık Bakanlığının açıklamalarına göre Yenidoğan Tarama Programı Türkiye’de 1987’den bu yana uygulanmaktadır; Bakanlık verilerine dayanan haberlere göre 2023 yılında program kapsamında 931.882 bebek taranmış ve 5 binden fazla bebek kalıtsal hastalık tanısı almıştır. Bakanlığın güncel broşürüne göre topuk kanından taranan hastalıklar şunlardır:
Topuk kanından taranan hastalıklar ve geç tanının olası sonuçları
| Hastalık | Tarama yöntemi | Tedavi edilmezse (genel olarak) |
|---|---|---|
| Fenilketonüri (FKÜ) | Biyokimyasal | Kalıcı beyin hasarı ve zihinsel yetersizlik |
| Doğumsal (konjenital) hipotiroidi | Biyokimyasal | Zihinsel yetersizlik ve büyüme geriliği |
| Biyotinidaz eksikliği | Biyokimyasal | İşitme kaybı ve nörolojik bozukluklar |
| Kistik fibrozis | Biyokimyasal | Akciğer ve sindirim sistemi sorunları |
| Konjenital adrenal hiperplazi | Biyokimyasal | Hormon bozukluğu; ağır durumlarda hayati tehlike |
| Spinal müsküler atrofi (SMA) | Moleküler genetik | İlerleyici kas güçsüzlüğü |
Tablodaki sonuçlar Bakanlık ve uzman açıklamalarında yer alan genel bilgilerdir; her çocukta hastalığın seyri farklıdır. Hukuken önemli olan, bu hastalıkların çoğunda tedavinin erken başlamasının sonucu belirleyici biçimde değiştirmesi ve bu nedenle tarama zincirindeki her gecikmenin zarara dönüşebilmesidir. İşitme taramasında da durum benzerdir: doğumsal işitme kaybı fark edilmezse çocuğun dil, sosyal ve bilişsel gelişimi ciddi biçimde etkilenir; haberlerde aktarılan Bakanlık verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 2.500 yenidoğana işitme kaybı tanısı konulmaktadır.
Kanuni Dayanak: 3359 Sayılı Kanun ve Bakanlık Düzenlemeleri
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, engelli çocuk doğumlarının önlenmesi için gebelik öncesi ve gebelik döneminde tıbbi ve eğitsel çalışmalar yapılacağını ve yeni doğan bebeklerin metabolizma hastalıkları için gerekli olan testlerden geçirilerek risk taşıyanların belirlenmesine ilişkin tedbirler alınacağını düzenler. Taramanın ayrıntıları ise Sağlık Bakanlığının program genelgeleri, 2018 tarihli Bebek, Çocuk, Ergen İzlem Protokolleri, broşürler ve aydınlatma formlarıyla belirlenmiştir.
2018 izlem protokolüne göre bebek taburcu edilmeden önce Yenidoğan Tarama Programı için kanın alınmış ve işitme taramasının yapılmış ya da planlanmış olması gerekir; doğumdan sonraki ilk haftada topuk kanının alınıp alınmadığı sorgulanır ve 15. gün ile 41. gün izlemlerinde yenidoğan taramaları yeniden gözden geçirilir. Protokol ayrıca taburculuk öncesinde kritik doğumsal kalp hastalığı için oksijen düzeyinin ve bebeğin görmesinin değerlendirilmesini öngörür. Aynı protokoldeki kalça taraması için bebeklerde kalça çıkığı taraması rehberimize, prematüre bebeklerde göz muayenesi için göz hastalıklarında malpraktis rehberimize bakabilirsiniz.
Topuk Kanı Süreci: Örnek, Laboratuvar, Sonuç ve Sevk
Sağlık Bakanlığının güncel broşürü ve topuk kanı aydınlatma formu süreci şöyle anlatır: Bebekten iki ayrı kan örneği alınır; bunlardan biri hastaneden taburcu olmadan önce, diğeri ilk hafta içinde alınır. Broşüre göre ikinci örnek için doğumdan sonraki 3-5. günler arasında aile hekimine başvurulur. Kan miktarının yetersiz olması veya sonucun şüpheli çıkması gibi nedenlerle tekrar örnek istenebilir. Analizler Ankara ve İstanbul’daki Sağlık Bakanlığı Yenidoğan Tarama Laboratuvarlarında yapılır. Bakanlığın halk eğitimi dokümanına göre sonuçlar aileye sağlık personeli tarafından iletilir; aileler sonucu aile hekiminden, ilçe veya il sağlık müdürlüğünden ya da e-Nabız üzerinden de öğrenebilir. Şüpheli veya pozitif sonuçta sağlık personeli aileye en kısa sürede ulaşır, aile hekimi aileyi bilgilendirir ve bebek sevk formuyla ilgili uzman hekime yönlendirilir.
Topuk kanı zincirinde aşamalar ve tipik kusur iddiaları
| Aşama | Kim? | Beklenen | Tipik kusur iddiası |
|---|---|---|---|
| Taburculuk öncesi örnek | Doğumun gerçekleştiği kurum | Örneğin usulüne uygun alınması ve kaydı | Örnek alınmadan taburcu etme; yetersiz örnek |
| İkinci örnek | Aile hekimi | İlk haftadaki örneğin alınması ve sorgulanması | İzlemde örneğin sorulmaması, alınmaması |
| Gönderim | Örneği alan kurum | Örneğin laboratuvara güvenli ve izlenebilir şekilde ulaşması | Teslim tutanağı olmayan gönderim, kaybolan kart |
| Analiz | Bakanlık tarama laboratuvarı | Doğru analiz ve zamanında sonuç | Numune karışması, yanlış negatif, gecikme |
| Sonuç bildirimi | Sağlık personeli, aile hekimi | Şüpheli sonucun aileye en kısa sürede iletilmesi | Sonucun aileye hiç bildirilmemesi |
| Sevk ve tedavi | Aile hekimi, uzman hekim | Pozitif bebeğin ilgili uzmana yönlendirilmesi ve tedavinin başlaması | Sevkin gecikmesi; tedavinin geç başlaması |
Laboratuvar aşamasındaki hatalar için laboratuvar hataları ve numune karışması rehberimize, sonucun hastaya ulaşmaması sorunu için sonuç takip zinciri rehberimize bakabilirsiniz.
Yenidoğan İşitme Taraması: İlk Ay, Üçüncü Ay, Altıncı Ay
İşitme taramasında otoakustik emisyon (OAE) ve/veya otomatik işitsel beyin sapı cevabı (ABR) testleri kullanılır. Bu alanda kabul gören ilke, tüm yenidoğanların yaşamın ilk ayı içinde taranması, taramadan kalan bebeklerin üç aylık olmadan odyolojik değerlendirmeden geçirilmesi ve işitme kaybı doğrulanan bebeklere altı aylık olmadan uygun müdahalenin yapılmasıdır. Sağlık Bakanlığı Mart 2020’de, tüm illerde doğumun gerçekleştiği hastanelerde doğan her yenidoğana işitme taramasının taburcu olmadan aynı hastanede yapılacağını, ilk bir ayda tarama testlerinin tamamlanacağını, ilk üç ayda işitme kayıplı bebeklerin tanılarının konulacağını açıklamıştır.
Uzman açıklamalarına yansıyan uygulamaya göre risk faktörü olan bebekler ilk taramadan geçse bile izlenir; ilk taramadan kalan bebeklere belirli aralıklarla tekrar tarama yapılır ve yine kalanlar referans merkezine yönlendirilir. Uzun yoğun bakım yatışı, yüksek sarılık düzeyleri, 1500 gramın altında doğum ağırlığı, ailede işitme kaybı öyküsü ve işitmeyi etkileyebilen bazı ilaçlar risk faktörleri arasında sayılır. Hafif ve orta işitme kayıplarında işitme cihazı, ileri kayıplarda koklear implant gündeme gelir ve geç tanıda konuşmanın gelişme şansı azalır. Yüksek sarılığın işitmeye etkisi için yenidoğan sarılığı ve kernikterus rehberimize bakabilirsiniz.
İşitme taramasında aşamalar ve kusur iddiaları
| Aşama | Hedef | Tipik kusur iddiası |
|---|---|---|
| Taburculuk öncesi tarama | Doğum hastanesinde, taburcu olmadan | Taramanın yapılmadan taburcu edilmesi; sonucun kayda geçmemesi |
| Taramadan kalan bebek | Tekrar tarama ve referans merkezine yönlendirme | “Kulakta sıvı vardır, geçer” denilerek takipsiz bırakma |
| Risk faktörlü bebek | Testten geçse de izlem | Yoğun bakım veya ağır sarılık öyküsüne rağmen izleme alınmama |
| Tanı | Üç aylık olmadan odyolojik değerlendirme | Tanı aşamasının aylarca gecikmesi |
| Müdahale | Altı aylık olmadan cihaz veya diğer müdahale | Cihaz ve rehabilitasyonun gecikmesi |
Hukuki Çerçeve: Kim Sorumludur?
1- Doğum kurumu bakımından: Taburculuk öncesi topuk kanı örneğinin ve işitme taramasının yapılması, kayda geçirilmesi ve örneğin izlenebilir biçimde laboratuvara gönderilmesi doğumun gerçekleştiği kurumun yükümlülüğüdür. Özel hastanede vekâlet hükümleri uygulanır; hekim en hafif kusurundan sorumludur ve hastane çalıştırdığı personelin fiillerinden de sorumludur (TBK m.502, m.506/3, m.116).
2- Aile hekimi bakımından: Aile hekimi kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramalarını yapar, aile sağlığı merkezi şartlarında teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk eder ve sağlık kayıtlarını tutar (Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği m.4/3). İzlem protokolüne göre taramaların yapılıp yapılmadığı ilk hafta, 15. gün ve 41. gün izlemlerinde sorgulanır. Ayrıntılar için aile hekimliğinde kusur rehberimize bakabilirsiniz.
3- Laboratuvar ve Sağlık Bakanlığı bakımından: Program Bakanlık tarafından yürütüldüğünden ve analizler Bakanlık laboratuvarlarında yapıldığından, örneğin kaybolması, analiz hatası veya sonucun bildirilmemesi idarenin hizmet kusuru olarak değerlendirilir. Bu durumda dava hekime değil idareye karşı açılır; idare ödediği tazminat için kusurlu görevliye rücu edebilir (Anayasa m.129/5). Danıştay 10. Dairesi, topuk kanı sonucunun bildirilmediği dosyada Sağlık Bakanlığının da davaya dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Birden fazla kurumun zincirde yer aldığı bu dosyalarda davanın doğru idarelere yöneltilmesi özellikle önemlidir. Ayrıntılar için kamu hastanesinde tıbbi hata rehberimize bakabilirsiniz.
Aile Taramayı Reddedebilir mi? Anayasa Mahkemesi Kararları
Sağlık Bakanlığının topuk kanı aydınlatma ve ret formuna göre anne, baba veya vasi kan alınmasına izin vermediğini belirten bölümü imzalayabilir; bu beyanla olası olumsuz sonuçlara ilişkin sorumluluğu kabul eder ve ret hâlinde sağlık çalışanı ile hekim de tutanağı imzalar. Hasta Hakları Yönetmeliği de tedaviyi reddetme hâlinde sonuçların anlatılmasını ve yazılı belge alınmasını ister (m.25).
Ailenin reddetmesi üzerine idareler, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuk mahkemelerinden sağlık tedbiri kararı istemiştir. Anayasa Mahkemesi bu konuda iki önemli karar vermiştir:
- Muhammed Ali Bayram (B. No: 2014/4077, 29.06.2016; RG 26.10.2016, 29869): Ailenin reddettiği aşı ve topuk kanı için verilen sağlık tedbirini inceleyen Mahkeme, aşı yönünden kanunilik şartının sağlanmadığını belirterek maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiğine karar vermiş; topuk kanı yönünden ise 3359 sayılı Kanunun 3. maddesinin yenidoğanlarda metabolizma hastalıklarının taranmasına dayanak oluşturduğunu, uygulamanın çocuk ve kamu sağlığını koruma amacı taşıdığını ve olumsuz bir etkisine dair bulgu bulunmadığını belirterek ihlal bulunmadığı sonucuna varmıştır.
- Uğur Ali Naki Yüreğiçatal (B. No: 2020/22948, 19.12.2023): Hastanede alınan ilk örnekten sonra aile sağlığı merkezinin istediği ikinci örneği ailenin reddetmesi üzerine verilen sağlık tedbirini inceleyen Mahkeme, rutin topuk kanı taramasının kanuni dayanağı ve meşru amacı bulunduğunu kabul etmiş; ancak inceleme konusu dönemde yürürlükte olan genelgeye göre beslenmeden 48 saat sonra usulüne uygun alınmış örnekten sonra kural olarak tekrar örnek alınmadığını, tekrar örneğin neden gerekli olduğunun ve çocuğun üstün yararına olduğunun gösterilmediğini belirterek ihlal kararı vermiştir.
Bu kararlar iki şeyi birlikte gösterir: Taramanın kendisi hukuka uygundur ve ailenin reddi kayıt altına alınmalıdır; ancak ek örnek veya ek işlem istenirken bunun gerekçesi açıkça ortaya konmalıdır. Bakanlığın güncel broşüründe iki örnek alınmasının öngörülmesi, olay tarihinde hangi düzenlemenin uygulandığının her dosyada ayrıca araştırılmasını gerektirir. Aşı ve veli rızasının genel çerçevesi için çocuk aşısı ve veli rızası yazımıza bakabilirsiniz. Ailenin reddi yazılı olarak kayda geçirilmemişse, sonradan ortaya çıkan zararda “aile reddetti” savunması ispatlanmış sayılmaz.
Danıştay Kararı: Bildirilmeyen Fenilketonüri Sonucu
Danıştay 10. Dairesinin 04.04.2024 tarihli, 2023/2594 E., 2024/1346 K. sayılı kararı, topuk kanı dosyalarının nasıl kurulacağını gösteren önemli bir örnektir. Olayda 2004 yılında bir devlet hastanesinde doğan çocuğun topuk kanı örneği, fenilketonüri taraması için bir üniversite tıp fakültesine gönderilmiş, ancak aileye herhangi bir geri bildirim yapılmamıştır. Çocuğa 2010 yılında başka bir üniversite hastanesinde epilepsi, atipik otizm ve klasik fenilketonüri tanıları konulmuştur. Davalı üniversite, örneklerin adi posta ile gönderildiğini, teslim tutanağı bulunmadığını ve listelerin zaman zaman eşleşmediğini savunmuştur.
Bilirkişi raporlarında otizmin fenilketonüriye bağlı geliştiğinin saptanamadığı ve ailenin diyete uymamasının da benzer bulgulara yol açmış olabileceği belirtilmiştir. İdare mahkemesi, illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemini reddetmiş, ancak manevi zarar bulunduğu gerekçesiyle 50.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Danıştay, manevi tazminata ilişkin kısmı onamış; maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ise, daha önceki bozma kararında (12.02.2019, 2014/9706 E., 2019/535 K.) belirtildiği hâlde Sağlık Bakanlığının davaya dahil edilmediği ve tarafların protokol şartlarına ne ölçüde uyduğu araştırılmadan karar verildiği gerekçesiyle bozmuştur.
Karardan çıkan dersler şunlardır: Sonucun bildirilmemesi tek başına manevi tazminat sebebidir; maddi tazminat için ise illiyet bağının ayrıca kurulması gerekir. Örneğin gönderimi, teslimi ve sonucun bildirimi kayıt üretmelidir; bu kayıtların bulunmaması idare aleyhine bir eksikliktir. Program Bakanlıkça yürütüldüğünden dava doğru idarelere yöneltilmeli ve protokol şartlarına uyum araştırılmalıdır.
İlliyet Bağı: “Zamanında Tanı Sonucu Değiştirir miydi?”
Tarama dosyalarında kusurun ispatı çoğu zaman kolaydır; asıl tartışma illiyet bağı üzerindedir. Türk hukukunda “şans kaybı” ayrı bir zarar kalemi olarak kanunda düzenlenmiş değildir; uygulamada illiyet bağı, tıbbi bilirkişi raporunda doğru tanının konulabileceği tarih, o tarihte başlanacak tedavi ve bu tedavinin sonuca etkisi değerlendirilerek kurulur. Yukarıdaki Danıştay kararı bu güçlüğü açıkça göstermektedir: kusur ve manevi zarar kabul edilmiş, ancak maddi zarar için illiyet bağının ayrıca araştırılması gerekmiştir.
Bu nedenle bilirkişiye, hastalığın türüne göre tedavinin hangi yaşta başlaması gerektiği, tedavinin geç başlaması ile çocuktaki bulgular arasında bağ bulunup bulunmadığı ve çocuktaki durumun başka bir nedenle açıklanıp açıklanamayacağı tek tek sorulmalıdır. Ailenin tedaviye veya diyete uyumu gibi etkenler, hastanın kusuru olarak tazminattan indirim sebebi sayılabilir (TBK m.52/1); ancak bu etkenin sonuca katkısı da bilirkişi raporunda gerekçelendirilmelidir. İlliyetin genel ilkeleri için yanlış teşhis ve tanı gecikmesi rehberimize bakabilirsiniz.
Deliller: Hangi Kayıtlar İstenmelidir?
Tarama dosyasında istenecek kayıtlar
| Kayıt | Nereden? | Neyi gösterir? |
|---|---|---|
| Topuk kanı örnek kayıtları ve kart bilgisi | Doğum kurumu, aile sağlığı merkezi | Örneğin ne zaman, kim tarafından alındığı |
| Gönderim ve teslim kayıtları | Örneği gönderen kurum, laboratuvar | Örneğin laboratuvara ulaşıp ulaşmadığı |
| Laboratuvar sonuç kaydı | Bakanlık tarama laboratuvarı, il sağlık müdürlüğü | Sonucun ne olduğu ve ne zaman çıktığı |
| Sonuç bildirim ve çağrı kayıtları | Aile hekimi, il veya ilçe sağlık müdürlüğü | Aileye ne zaman ve nasıl ulaşıldığı |
| İşitme tarama sonucu | Doğum hastanesi | Taramanın yapılıp yapılmadığı ve sonucu |
| Aile hekimi izlem kayıtları ve e-Nabız | Aile sağlığı merkezi, e-Nabız | İzlemlerde taramaların sorgulanıp sorgulanmadığı |
| Ret formu | Doğum kurumu, aile sağlığı merkezi | Ailenin reddi ve bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı |
Çocuk adına kayıtları kanuni temsilci olarak veli ister (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16). Kayıtların sonradan tamamlandığı şüphesi varsa tıbbi kayıtların sonradan değiştirilmesi yazımıza, kayıtların nasıl isteneceği için hasta dosyası ve delil toplama rehberimize bakabilirsiniz. Tarama kartlarının ve genetik verilerin korunması ayrıca kişisel verilerin korunması hukukunun konusudur; bunun için sağlık verilerinin korunması yazımıza bakabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Kararlarından İlkeler
Yenidoğan taramalarında yol gösteren kararlar
| Karar | Olay | İlke |
|---|---|---|
| AYM, Muhammed Ali Bayram, B. No: 2014/4077, 29.06.2016 | Ailenin reddettiği aşı ve topuk kanı için sağlık tedbiri | Topuk kanında ihlal yok (3359 s.K. m.3 dayanağı, meşru amaç); aşıda kanunilik yok, ihlal |
| AYM, Uğur Ali Naki Yüreğiçatal, B. No: 2020/22948, 19.12.2023 | Gerekçesiz ikinci topuk kanı örneği için sağlık tedbiri | Tekrar örneğin gerekliliği ve çocuğun üstün yararı gösterilmeli; ihlal |
| Danıştay 10. D., 04.04.2024, 2023/2594 E., 2024/1346 K. | Topuk kanı sonucunun aileye bildirilmemesi; yıllar sonra fenilketonüri tanısı | Manevi tazminat onandı; maddi tazminat için Bakanlık davaya dahil edilmeli ve protokol uyumu araştırılmalı; bozma |
| Yargıtay 3. HD, 10.09.2025, 2025/2437 E., 2025/3962 K. | Yenidoğanda menenjit taraması yapılmaması iddiası | Yetersiz Adli Tıp raporu; üniversite kurulundan rapor; bozma |
| Yargıtay 3. HD, 26.02.2025, 2024/2241 E., 2025/1185 K. | Bebekte kalça çıkığının geç teşhisi iddiası | Raporlar uyumlu ve illiyet yoksa ret |
| Danıştay 10. D., 27.12.2011, 2009/9151 E., 2011/5976 K. | Tedavi öncesi görüntülerin hastane dosyasında bulunmaması | Kayıt eksikliği hizmet kusuru; aile aleyhine sonuç doğurmaz |
Zarar ve Tazminat
Taramadaki hatanın sonuçları hastalığa göre çok farklıdır: tedavi ile tamamen önlenebilecek zihinsel yetersizlik, işitme kaybı ve buna bağlı konuşma gecikmesi, ilerleyici kas güçsüzlüğü ya da hayati tehlike. Tazminat kalemleri buna göre kurulur. Çocuğun durumunun hangi mevzuata göre ve hangi yaşta değerlendirileceği raporda açıkça gösterilmelidir; kalıcı durumun netleşmesi yıllar alabileceğinden, bedensel zararın kapsamı karar sırasında belirlenemiyorsa hâkimin kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutması istenebilir (TBK m.75).
Tarama hatasında istenebilecekler
| Talep | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedavi giderleri | Özel diyet ürünleri, ilaçlar, hastane yatışları, işitme cihazı veya implant, özel eğitim ve rehabilitasyon | TBK m.54 |
| Bakıcı gideri | Günlük yaşamda sürekli yardıma ihtiyaç varsa | TBK m.54 |
| Çalışma gücü kaybı | Kalıcı duruma göre, çalışma çağı esas alınarak | TBK m.54 |
| Ekonomik geleceğin sarsılması | Eğitim ve meslek seçiminin kısıtlanması | TBK m.54 |
| Çocuğun manevi tazminatı | Önlenebilir kalıcı zarar; sonucun bildirilmemesi | TBK m.56/1 |
| Anne babanın manevi tazminatı | Ağır bedensel zarar hâlinde | TBK m.56/2 |
Çocuğun talepleri çocuk adına velayeten anne baba tarafından ileri sürülür; anne babanın kendi talepleri ayrıca yazılır. Hesap yöntemi için malpraktiste tazminat nasıl hesaplanır yazımıza, bakıcı gideri için bakıcı gideri dilekçe örneğimize, yaşam boyu giderler için ağır maluliyette yaşam boyu giderler yazımıza, özel gereksinim raporu için ÇÖZGER raporu yazımıza, manevi tazminat için manevi tazminat rehberimize bakabilirsiniz.
Bilirkişi İncelemesi
Topuk kanı dosyalarında heyette çocuk metabolizma ve beslenme, çocuk endokrinolojisi veya ilgili çocuk yan dal uzmanı; işitme dosyalarında kulak burun boğaz uzmanı ve odyoloji alanında deneyimli bir uzman; birinci basamak izlemi tartışılıyorsa aile hekimliği veya çocuk sağlığı uzmanı bulunmalıdır. Ölümle sonuçlanmayan dosyalarda Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu görüş verir; üniversitelerden oluşturulan heyetlerden de rapor alınabilir. Rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m.281).
- Topuk kanı örneği zamanında ve usulüne uygun alındı mı; ikinci örnek alındı mı?
- Örnek laboratuvara ulaştı mı; sonuç ne zaman çıktı ve aileye ne zaman bildirildi?
- Şüpheli sonuçta aileye ne kadar sürede ulaşıldı ve bebek ne zaman uzmana yönlendirildi?
- İşitme taraması yapıldı mı; taramadan kalan veya risk faktörlü bebek izlendi mi?
- Hastalığın türüne göre tedavinin hangi yaşta başlaması gerekirdi?
- Zamanında tedavi hâlinde çocuktaki kalıcı durum büyük olasılıkla önlenebilir veya hafifletilebilir miydi?
- Çocuktaki bulgular başka bir nedenle açıklanabilir mi; ailenin tedaviye uyumu sonuca etkili oldu mu?
Rapora itiraz için Adli Tıp raporuna itiraz rehberimize, ilgili uzmanın bulunmadığı heyet raporu için ilgili uzman yoksa rapor geçerli mi yazımıza bakabilirsiniz.
Ceza Boyutu, Dava Yolu ve Süreler
1- Ceza boyutu bakımından: Tarama hatası sonucunda çocuğun sağlığı zarar görmüşse taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir (TCK m.89); bu suç kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde çocuk adına kanuni temsilci tarafından yapılmalıdır (TCK m.89/5, m.73/1). Sağlık meslek mensupları hakkında soruşturma için Mesleki Sorumluluk Kurulunun izni gerekir (3359 s.K. ek m.18). Zincirin birden fazla kurumda koptuğu bu dosyalarda kişisel kusurun belirlenmesi çoğu zaman güçtür; bu nedenle tazminat yolu genellikle öne çıkar. Ayrıntılar için doktor hakkında suç duyurusu rehberimize bakabilirsiniz.
2- Dava yolu bakımından: Örnek özel hastanede alınmamışsa veya özel hastanede işitme taraması yapılmamışsa, özel hastaneye karşı dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (6502 s.K. m.73/A); anlaşma sağlanamazsa dava tüketici mahkemesinde açılır. Laboratuvar, sonuç bildirimi veya aile hekimi aşamasındaki hatalarda ise zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulur; ret veya otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılır (İYUK m.13). Ayrıntılar için arabuluculuk rehberimize ve hangi mahkeme rehberimize bakabilirsiniz.
Tarama dosyasında süreler
| İşlem veya talep | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Özel hastaneye karşı sözleşmeye dayalı istem | Beş yıl | TBK m.147/5 |
| Haksız fiile dayalı istem | Zararın ve failin öğrenilmesinden iki yıl; her hâlde on yıl | TBK m.72/1 |
| Fiil taksirle yaralama oluşturuyorsa | Ceza zamanaşımı sekiz yıl | TBK m.72/1; TCK m.66/1-e |
| Kamu kurumları için idareye başvuru | Öğrenmeden bir yıl; her hâlde eylemden beş yıl | İYUK m.13 |
| Taksirle yaralama şikâyeti | Fiilin ve failin öğrenilmesinden altı ay | TCK m.73/1 |
| Bilirkişi raporuna itiraz | Tebliğden itibaren iki hafta | HMK m.281 |
Çocuğun küçük olması sağlık kuruluşlarına karşı olan tazminat alacağında zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz; TBK m.153’te çocuklar bakımından yalnızca velayet süresince ana ve babadan olan alacaklar sayılır. Tarama hatası çoğu zaman çocuk birkaç yaşına geldiğinde anlaşıldığından, kamu kurumları için “her hâlde eylemden itibaren beş yıl” sınırı en sık kaçırılan süredir. Sürelerin başlangıcı için malpraktiste zamanaşımı rehberimize, masraflar için malpraktis davasında harç ve gider rehberimize bakabilirsiniz.
Sık Savunmalar ve Cevapları
Kurumların sık başvurduğu savunmalar
| Savunma | Değerlendirme |
|---|---|
| “Sonucu e-Nabız’dan aile kendisi görebilirdi.” | Şüpheli sonuçta sağlık personelinin aileye ulaşması ve aile hekiminin bilgilendirmesi öngörülmüştür; e-Nabız bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. |
| “Aile ikinci örnek için gelmedi.” | Ailenin bilgilendirildiği ve çağrıldığı kayıtlarla gösterilmelidir; aile hekimi izlemlerde taramaları sorgulamakla yükümlüdür. |
| “Aile taramayı reddetti.” | Ret, Bakanlığın formuyla ve sonuçlar anlatılarak yazılı alınmalıdır; yazılı ret yoksa savunma ispatlanmış sayılmaz. |
| “Örnek laboratuvara ulaşmadı, sorumluluk postada.” | Örneğin izlenebilir biçimde gönderilmesi programın parçasıdır; teslim tutanağının bulunmaması idare aleyhine bir eksikliktir. |
| “Çocuktaki durum taramayla ilgili değil.” | Bu bir illiyet savunmasıdır; zamanında tedavinin sonuca etkisi ilgili uzmanlardan oluşan heyete ayrıca sorulmalıdır. |
| “Bebek ilk işitme taramasından geçti.” | Risk faktörlü bebeklerin testten geçse de izlenmesi gerekir; ayrıca ilerleyici veya sonradan gelişen kayıplar izlemde aranmalıdır. |
Adım Adım: Taramada Hata Olduğunu Düşünüyorsanız
- Doğum kurumundan topuk kanı ve işitme taraması kayıtlarını, varsa ret formunu isteyin.
- Aile hekiminden ilk hafta, 15. gün ve 41. gün izlem kayıtlarını isteyin; e-Nabız kayıtlarını indirin.
- İl sağlık müdürlüğünden topuk kanı sonucunun ne zaman çıktığını ve aileye ne zaman bildirildiğini gösteren kayıtları isteyin.
- Tanının konulduğu hastaneden tüm tetkik ve epikriz kayıtlarını alın.
- Zincirdeki her kurum için yolu ayrı belirleyin; kamu kurumları için Sağlık Bakanlığı dahil doğru idarelere başvurun (İYUK m.13).
- Kamu kurumları için beş yıllık mutlak sürenin eylem tarihinden işlediğini unutmayın.
- Bilirkişi heyetinde hastalığa uygun çocuk yan dal uzmanı veya işitme alanında uzman bulunmasını isteyin.
- Kalıcı sonucun ileride netleşeceği durumlarda hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulmasını isteyin.
Sık Yapılan Hatalar
- Yalnızca doğum hastanesine odaklanıp laboratuvar, sonuç bildirimi ve aile hekimi aşamalarını incelememek.
- Sağlık Bakanlığını davaya dahil etmemek.
- Kamu kurumları için beş yıllık mutlak süreyi kaçırmak.
- Manevi tazminatı ileri sürmeden yalnızca maddi zarara odaklanmak.
- İlliyet bağını ilgili çocuk yan dal uzmanı bulunmayan bir rapora bırakmak.
- Anne babanın kendi manevi tazminat talebini ayrıca yazmamak.
Hukukçular Evi Bu Süreçte Ne Yapar?
Hukukçular Evi Ankara, yenidoğan taraması dosyalarında örneğin alınmasından sonucun aileye bildirilmesine ve bebeğin uzmana yönlendirilmesine kadar her halkayı kayıtlar üzerinden yeniden kurar; zincirin hangi kurumda koptuğunu ortaya koyar. Zincirde yer alan her kurum için doğru yolu, doğru davalıyı ve süreyi belirler, hastalığa uygun uzmanlardan oluşan bir heyetten rapor alınmasını talep eder ve maddi ile manevi tazminat taleplerini birlikte kurar. Tüm başlıklar için Malpraktis Rehberleri sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Topuk kanı sonucu bize hiç bildirilmedi; tazminat isteyebilir miyiz?
İsteyebilirsiniz. Danıştay, topuk kanı sonucunun aileye bildirilmediği ve çocuğa yıllar sonra fenilketonüri tanısı konulan dosyada manevi tazminatı onamış, maddi tazminat yönünden araştırmanın genişletilmesini istemiştir (10. D. 2023/2594 E., 2024/1346 K.).
Topuk kanında hangi hastalıklar taranıyor?
Sağlık Bakanlığının güncel broşürüne göre fenilketonüri, doğumsal hipotiroidi, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis, konjenital adrenal hiperplazi ve spinal müsküler atrofi (SMA) taranmaktadır.
Topuk kanı ne zaman alınır?
Bakanlığın broşürüne göre bebek taburcu olmadan önce alınır ve doğumdan sonraki 3-5. günler arasında aile hekiminde tekrar örnek alınır. Kan yetersizse veya sonuç şüpheliyse tekrar örnek istenebilir.
Topuk kanı sonucunu nasıl öğrenebiliriz?
Bakanlığın dokümanına göre sonuçlar aileye sağlık personeli tarafından iletilir; aile hekiminden, ilçe veya il sağlık müdürlüğünden ya da e-Nabız üzerinden de öğrenilebilir. Şüpheli sonuçta sağlık personelinin aileye ulaşması gerekir.
Topuk kanı aldırmak zorunlu mu?
Anayasa Mahkemesi rutin topuk kanı uygulamasının 3359 sayılı Kanunda kanuni dayanağı ve meşru amacı bulunduğunu kabul etmiş ve ihlal bulmamıştır (B. No: 2014/4077). Aile reddederse bu, Bakanlığın ret formuyla yazılı olarak kayda geçirilir.
İkinci kez topuk kanı istendi; reddedebilir miyiz?
Anayasa Mahkemesi, ikinci örneğin neden gerekli olduğu ve çocuğun üstün yararına olduğu gösterilmeden verilen sağlık tedbirini ihlal saymıştır (B. No: 2020/22948). Ancak güncel broşürde iki örnek öngörüldüğünden durum olay tarihindeki düzenlemeye göre değerlendirilmelidir.
Bebeğimin işitme taraması yapılmadan taburcu edildik; ne yapmalıyız?
Önce taramayı gecikmeden yaptırın. Bakanlık 2020’de taramanın doğum hastanesinde taburculuk öncesinde yapılacağını açıklamıştır; yapılmaması ve bu nedenle tanının gecikmesi hâlinde kurumun sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bebeğim işitme taramasından kaldı ama “kulağında sıvı var, geçer” dendi; bu doğru mu?
Taramadan kalan bebeğin tekrar taranması ve gerekirse referans merkezine yönlendirilmesi gerekir; ilke, üç aylık olmadan tanının konulması ve altı aylık olmadan müdahaledir. Takipsiz bırakma kusur iddiası oluşturabilir.
Bebeğim yoğun bakımda kaldı ve işitme taramasından geçti; yine de izlenmeli mi?
Uzman açıklamalarına göre uzun yoğun bakım yatışı, yüksek sarılık ve düşük doğum ağırlığı gibi risk faktörleri olan bebekler ilk taramadan geçse bile izlenir.
Davayı kime açacağız?
Zincirin koptuğu aşamaya göre: özel hastanedeki hata için hastaneye ve hekime; laboratuvar, sonuç bildirimi veya aile hekimi aşamasındaki hata için idareye. Danıştay, sonucun bildirilmediği dosyada Sağlık Bakanlığının da davaya dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Hata yıllar sonra anlaşıldı; süre geçmiş olabilir mi?
Kamu kurumları için idareye başvuru, zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır (İYUK m.13). Beş yıllık sınır eylem tarihinden işlediğinden gecikmeden hukuki destek alınmalıdır.
Çocuğun küçük olması süreleri durdurur mu?
Hayır. TBK m.153’te çocuklar bakımından yalnızca velayet süresince ana ve babadan olan alacaklar sayılır; sağlık kuruluşlarına karşı alacakta süreler velinin öğrenmesine göre işler.
Biz diyete tam uymadık; tazminat alamaz mıyız?
Ailenin tedaviye uyumu, kusur olarak tazminattan indirim sebebi olabilir (TBK m.52/1); ancak bunun sonuca katkısı bilirkişi raporunda gerekçelendirilmelidir. Sonucun bildirilmemesi gibi idarenin kusuru ayrıca değerlendirilir.
Hangi tazminatlar istenebilir?
Tedavi, özel diyet, işitme cihazı veya implant, özel eğitim ve rehabilitasyon giderleri, bakıcı gideri, çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması ve çocuğun manevi tazminatı; ağır bedensel zararda anne baba için de manevi tazminat (TBK m.54, m.56).
Doktor hakkında ceza davası açılabilir mi?
Taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir; şikâyet çocuk adına veli tarafından altı ay içinde yapılmalı ve soruşturma için Mesleki Sorumluluk Kurulunun izni gerekir. Zincir birden fazla kurumda koptuğunda kişisel kusurun belirlenmesi çoğu zaman güçtür.
Bilirkişi heyetinde kimler olmalı?
Topuk kanı dosyalarında hastalığa uygun çocuk yan dal uzmanı (metabolizma, endokrinoloji gibi), işitme dosyalarında kulak burun boğaz ve odyoloji alanında uzman; birinci basamak tartışılıyorsa aile hekimliği veya çocuk sağlığı uzmanı bulunmalıdır.
İlgili Rehberler
- Bebeklerde kalça çıkığı taraması
- Yenidoğan sarılığı ve kernikterus
- Doğum malpraktisi: serebral palsi
- Aile hekimliğinde ve birinci basamakta kusur
- Çocuk aşısı, veli rızası ve sağlık tedbiri
- Laboratuvar hataları ve numune karışması
- Sonuç takip zinciri ve tanı gecikmesi
- Göz hastalıklarında malpraktis (ROP)
- Gebelik takibi ve tarama testleri
- Yanlış teşhis ve tanı gecikmesi
- ÇÖZGER raporu nasıl alınır?
- Komplikasyon mu malpraktis mi?
- Adli tıp heyetinde ilgili uzman yoksa
- Malpraktiste manevi tazminat
- Malpraktis Rehberleri
Yenidoğan taraması dosyanız için hukuki destek
Tarama zincirindeki kayıtları birlikte inceleyelim; doğru kuruma, doğru sürede başvuralım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
Dosyanız için değerlendirme
Tıbbi kayıtlarınızı birlikte inceleyelim, doğru adımı birlikte belirleyelim.
Bu içerik Sağlık Hukuku ve Malpraktis alanındadır.
Malpraktis Rehberleri · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


