Tedbir Nafakasının Başlangıç Tarihi: Dava Tarihi mi, Karar Tarihi mi?
25 Temmuz 2026

Tedbir Nafakasının Başlangıç Tarihi: Dava Tarihi mi, Karar Tarihi mi?

Boşanma davası açan ve geçim sıkıntısı çeken bir kişi için en önemli güvencelerden biri tedbir nafakasıdır. Ancak sık sorulan bir soru vardır: Bu nafaka ne zamandan itibaren başlar? Dava açıldığı günden mi, yoksa mahkemenin karar verdiği günden mi? Aradaki fark, aylarca süren bir yargılamada ciddi bir tutar anlamına gelebilir.

Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kısa cevap: tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden, yani dava dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği günden başlar (TMK m.169, HMK m.118) ve boşanma hükmü kesinleşinceye kadar sürer. Aşağıda bu kuralın kanuni dayanaklarını, istisnalarını, dava öncesi dönem için başvurulabilecek yolları, kanun yolu ve icra aşamasındaki sonuçlarını sırasıyla ele alıyoruz.

Tedbir nafakası nedir?

Tedbir nafakası, boşanma davası sürerken, eşin ve varsa çocukların geçimini güvence altına almak için hükmedilen geçici bir nafakadır. Boşanma kararı kesinleşince eş yönünden sona erer; kendiliğinden yoksulluk nafakasına dönüşmez, yoksulluk nafakası ayrıca istenmelidir (TMK m.175). Çocuk yönünden boşanma kararında iştirak nafakası belirlenir (TMK m.182).

Bu nafaka, tarafların kusurundan bağımsız olarak, ihtiyaç ve geçim esasına göre belirlenir.

Başlangıç tarihi: kural olarak dava tarihi

Yerleşik yargı uygulamasına göre, boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden itibaren işler. Yani mahkeme nafakaya daha sonra karar verse bile, nafaka hakkı davanın açıldığı güne kadar geriye gider.

Bu, dava süresince geçen aylar için de nafaka alacağı doğması demektir. Tedbir nafakasına ilişkin talebin dava dilekçesinde açıkça yapılması, bu hakkın korunması açısından önemlidir.

Önemli noktalar

  • Dava tarihinden itibaren: Tedbir nafakası, kural olarak davanın açıldığı tarihten başlar.
  • Talep şart değildir: TMK 169 uyarınca hâkim, eşlerin geçimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/13146 E., 2018/3469 K. sayılı kararında bunun bir zorunluluk olduğu vurgulanmıştır.
  • Miktar değişebilir: Koşullar değişirse tedbir nafakasının artırılması veya azaltılması istenebilir.
  • İcra edilebilir: Ödenmeyen tedbir nafakası için icra takibi başlatılabilir. Ara kararla hükmedilmişse ilamsız, nihai kararda hükmedilmişse ilamlı takip yolu izlenir.

Tedbir nafakasının dava tarihinden işlemesi, dava süresince mağdur olmamanız için önemli bir güvencedir. Bu hakkı korumak için, nafaka talebini en baştan ve açıkça dile getirmek gerekir. Geçim sıkıntısı yaşıyorsanız, bu konuyu dava açılışında gündeme getirmeyi ihmal etmeyin.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Tedbir nafakasının dayanağı: TMK 169 ve “re’sen” ilkesi

Tedbir nafakasının kaynağı, Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesidir. Madde şunu söyler: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

Buradaki “re’sen” kelimesi, başlangıç tarihi tartışmasının da anahtarıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2018 tarihli, 2016/13146 E. ve 2018/3469 K. sayılı kararında, hâkimin bu geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğu vurgulanmıştır. Aynı kararda önlemlerin dayandığı maddeler de tek tek gösterilmiştir: barınma için TMK 186/1, geçim için TMK 185/3, çocukların bakım ve korunması için TMK 185/2, malların yönetimi için TMK 223 ve devamı.

Pratikte ne anlama geliyor?

Tedbir nafakası, hâkimin takdirine bırakılmış bir lütuf değil, yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür. Dava dilekçesinde açıkça istenmemiş olması, hâkimin bu önlemi almasına engel değildir. Ayrıca:

  • Kusur aranmaz. Tedbir nafakası, kimin haklı kimin haksız olduğundan bağımsız olarak, ihtiyaç ve geçim esasına göre belirlenir. Kusur değerlendirmesi yargılamanın sonunda, yoksulluk nafakası ve tazminat için yapılır.
  • Cinsiyet ayrımı yoktur. Ekonomik gücü yetersiz olan eş kadın da olabilir erkek de; madde metni “eşlerin geçimi” der, kadının geçimi demez.
  • Çocuk için de aynı kural geçerlidir. Çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin önlemler de TMK 169 kapsamındadır ve re’sen alınır.

Bu nedenle, “ben talep etmeyi unuttum, hakkım yandı mı?” sorusunun cevabı kural olarak hayırdır. Yine de talebi dilekçede açıkça yazmak, hem miktarın belirlenmesinde hem de aşağıda göreceğiniz istisnalarda önemli bir fark yaratır.

Kural dava tarihidir — ama üç önemli istisnası var

Yerleşik uygulamaya göre tedbir nafakası, kural olarak davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur ve karar kesinleşinceye kadar devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022/770 E. ve 2023/185 K. sayılı kararında da tedbir nafakasının kural olarak davanın başından itibaren, karar kesinleşinceye kadar hüküm altına alınacağı belirtilmiştir.

Mahkeme nafakaya aylar sonra karar verse bile, alacak geriye doğru dava gününe kadar işler. Uzun süren bir yargılamada bu, ciddi bir tutar demektir. Ancak bu kuralın üç istisnası vardır ve uygulamada en çok hata bu noktalarda yapılır.

İstisna 1 — Feragat edilip sonradan yeniden istenmesi

Tedbir nafakasından feragat edilmiş olsa bile sonradan yeniden istenebilir; çünkü eşlerin birbirine ve çocuklarına karşı bakım, barınma ve gözetme yükümlülüğü süreklilik gösteren bir yükümlülüktür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2010/5305 E. ve 2011/6129 K. sayılı kararında bu kabul edilmiş, ancak önemli bir sınır çizilmiştir: bu durumda nafaka dava tarihinden değil, talebin ileri sürüldüğü tarihten itibaren hükmedilmelidir. Anılan kararda somut olarak talep tarihi olan 12.02.2009 esas alınmıştır.

İstisna 2 — Çocuğun fiilen diğer ebeveynin yanında olması

Çocuk için tedbir nafakası, çocuğa fiilen bakan tarafa hükmedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2011 tarihli, 2010/9309 E. ve 2011/9715 K. sayılı kararında, yargılama boyunca babanın yanında kalan ve nihai hükümle velayeti anneye bırakılan çocuk yönünden, anne yararına dava tarihinden itibaren nafakaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Burada başlangıç, çocuğun fiilen teslim edildiği tarihtir.

İstisna 3 — Birleşen davanın açılmamış sayılması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/6096 E. ve 2021/111 K. sayılı kararında, açılmamış sayılmasına karar verilen birleşen davanın tarihinin başlangıç yapılamayacağı, asıl davanın tarihinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.

Ne zaman biter? Karar tarihi değil, kesinleşme tarihi

Başlangıç kadar bitiş de sık karıştırılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2018 tarihli, 2017/1891 E. ve 2018/1577 K. sayılı kararında şu ilke ortaya konmuştur: TMK 169 uyarınca takdir edilen tedbir nafakası, hâkim tarafından yargılama sırasında kaldırılmadığı takdirde, boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi ile kendiliğinden sona erer.

Yani karar duruşmada açıklandığı gün nafaka bitmez. İstinaf ve temyiz süreçleri boyunca yükümlülük devam eder. Bu ayrım, aylarca hatta yıllarca sürebilen kanun yolu aşamasında büyük tutar farkı yaratır.

Nihai kararla geçmişe dönük kaldırma yapılamaz

Yukarıda anılan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/13146 E., 2018/3469 K. sayılı kararında, koşulları oluşmadığı hâlde daha önce hükmedilmiş tedbir nafakasının nihai kararla, kararın verildiği tarihten itibaren kaldırılması bozma sebebi yapılmıştır. Yargılama sırasında nafakayı kaldıracak somut bir gelişme yoksa, hâkim kalem darbesiyle geçmişi silemez.

Karardan sonra ne olur?

Boşanma kesinleştikten sonra tedbir nafakası olarak devam eden bir ödeme kalmaz. Hükümde ayrıca karar verilmişse ve koşulları varsa, eş yönünden yoksulluk nafakası (TMK 175), çocuk yönünden iştirak nafakası devreye girer. Bunlar tedbir nafakasının otomatik uzantısı değil, ayrı hukuki temelleri olan ayrı kalemlerdir; hükümde yer almıyorlarsa kendiliğinden doğmazlar.

Dikkat: yoksulluk nafakası rejimi şu anda geçiş hâlindedir. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal hükmünün yürürlüğünü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımından itibaren 9 ay ertelemiştir. Bu, tedbir nafakasını doğrudan etkilemez; ancak boşanma sonrası döneme ilişkin planlama yaparken güncel durumu avukatınızla teyit etmeniz gerekir.

Miktar, itiraz ve tahsil: uygulamanın kritik ayrıntıları

Talep edilenden fazlasına hükmedilemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/6096 E. ve 2021/111 K. sayılı kararında, taleple bağlılık ilkesi gereği hâkimin, tedbir nafakası talebinde bulunan tarafın istediği miktarın üzerinde nafakaya hükmedemeyeceği belirtilmiştir. Dilekçede yazılan rakam bir tavan oluşturur; bu nedenle talebi gerçekçi ama eksik olmayacak şekilde belirlemek önemlidir.

Yükümlünün işsiz kalması nafakayı tamamen bitirmez

Yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu 2017/1891 E. dosyasında, nafaka yükümlüsünün işsiz olması ve gelirinin bulunmaması gerekçesiyle tedbir nafakasının tümüyle durdurulması doğru bulunmamıştır. Karara göre bu durum ancak indirim sebebi olabilir; yargılama sırasında geçim ihtiyacı süren taraf yararına nafakaya hükmedilmesi gerekir.

Fiili birliktelik nafaka hakkını düşürür

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.01.2015 tarihli, 2014/27865 E. ve 2015/250 K. sayılı kararında, başka biriyle evliymiş gibi birlikte yaşadığı ve geçimi o kişi tarafından karşılandığı deliller ile sabit olan eş lehine TMK 169 uyarınca nafaka takdir edilemeyeceği belirtilmiştir.

Tahsil: ara karar mı, nihai karar mı? Bu ayrım usulü değiştirir

Ödenmeyen tedbir nafakası icra yoluyla tahsil edilir, ancak takibin türü kararın niteliğine göre değişir:

  • Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası ilam niteliğinde değildir; İİK 38 anlamında ilam mahiyetini haiz belgelerden de sayılmaz. Bu nedenle ilamlı takibe konu edilemez, genel haciz yoluyla (ilamsız) takip yapılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2015/16171 E., 2015/26831 K. ve 13.03.2019 tarihli 2018/6085 E., 2019/4240 K. sayılı kararları bu yöndedir. Ara karar İİK 68’deki belgelerden sayıldığı için itirazın kaldırılması yolu açıktır.
  • Nihai kararda hükmedilen tedbir nafakası ise ilam niteliğindedir ve ilamlı takibe konu edilebilir; üstelik bunun için kesinleşme beklenmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2010 tarihli, 2010/2497 E. ve 2010/14653 K. sayılı kararında, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden icra edilemeyeceği kuralının tedbir nafakası bakımından geçerli olmadığı, hükmün temyiz edilmesinin icrayı durdurmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Son bir usul uyarısı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/4180 E. ve 2020/6836 K. sayılı kararına göre, nafaka hükmünde infazda tereddüde yol açacak nitelikte ifadelere yer verilmesi bozma sebebidir. Kararda başlangıç tarihi, aylık tutar ve varsa bitiş tarihi tereddütsüz yazılmalıdır; aksi hâlde icra aşamasında yeni bir uyuşmazlık doğar.

Dava tarihi hangi gündür? HMK m.118 ve başlangıcın hesabı

Tedbir nafakasının dava tarihinden başladığını söylemek, “dava tarihi”nin hangi gün olduğu sorusunu da beraberinde getirir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 118. maddesine göre dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dolayısıyla esas alınacak gün, dilekçenin mahkeme kaydına girdiği gündür. Dilekçenin karşı tarafa tebliğ edildiği gün, tensip zaptının düzenlendiği gün ya da ön inceleme duruşmasının yapıldığı gün başlangıç tarihi değildir.

Bu ayrım pratikte önemlidir. Tebligatın yurt dışına çıkarıldığı ya da adres araştırmasının uzadığı dosyalarda dava tarihi ile tebliğ tarihi arasında aylar geçebilir. Tedbir nafakası bu ara dönemi de kapsar; çünkü TMK m.169 önlemlerin “boşanma veya ayrılık davası açılınca” alınacağını söyler ve dava, kayıt anında açılmış olur.

Hesap basit bir mantıkla yapılır: dilekçenin kaydedildiği tarihten boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar geçen her ay için hükmedilen aylık tutar işler. Örneğin dava mart ayında kaydedilmiş ve tedbir nafakasına kasım ayındaki duruşmada karar verilmişse, karar gününe kadar geçen aylara ait nafaka da alacak olarak doğmuş olur; ödenmemişse bu aylar birlikte takibe konulabilir. Mahkemenin hüküm fıkrasında başlangıç tarihini açıkça “dava tarihi olan …” şeklinde göstermesi, icra dairesinde doğabilecek tartışmaları baştan önler.

Taleple bağlılık kuralı da bu hesabın bir parçasıdır. HMK m.26 uyarınca hâkim taleple bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Tedbir nafakası re’sen takdir edilebildiği hâlde, belirli bir miktar istenmişse bu miktar üst sınır olarak kabul edilir. Talebin gelir ve gider belgeleriyle desteklenmesi hem miktarın hem de başlangıç tarihinin tartışmasız kurulmasına yardım eder; talebin nasıl yazılacağını tedbir nafakası talep dilekçesi örneği sayfamızda ayrıca gösterdik.

Davadan önceki dönem: TMK m.197 ve 6284 sayılı Kanun m.5/4

Tedbir nafakası dava tarihinden geriye gitmez. Eşler dava açılmadan aylar önce ayrı yaşamaya başlamış olsa bile TMK m.169 kapsamındaki önlem, davanın açıldığı günden itibaren hüküm doğurur. Dava öncesindeki dönemin geçimi için kanun iki ayrı yol öngörür; bu konuyu tedbir nafakası geriye dönük istenebilir mi rehberimizde ayrıca işledik.

Birinci yol, evlilik birliğinin korunmasına ilişkin TMK m.197’dir. Maddeye göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri de alır.

TMK m.197 ile TMK m.169 arasındaki temel fark, hâkimin harekete geçme biçimindedir. m.169’da önlemler re’sen alınır; m.197’de ise önlem ancak eşlerden birinin istemi üzerine alınır. Bu nedenle boşanma davası açmadan ayrı yaşayan ve geçim sıkıntısı çeken eşin bu hakkını ayrı bir başvuruyla ileri sürmesi gerekir. TMK m.200 uyarınca koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır. Boşanma davasının açılması da önlemlerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren bir değişikliktir; aynı dönem için mükerrer ödeme doğmaması gözetilir.

İkinci yol, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’dur. Kanun’un 5. maddesinin dördüncü fıkrasına göre şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan ya da geçime katkıda bulunan kişiyse, 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Bu imkân boşanma davasının açılmasını beklemez ve koruma kararı başvurusuyla birlikte gündeme gelir; başvuru süreci için 6284 kapsamında koruma kararı nasıl alınır sayfamıza bakabilirsiniz. Ancak “TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemiş olması” şartı nedeniyle, boşanma davasında TMK m.169 uyarınca tedbir nafakası takdir edilmişse 6284 kapsamında ayrıca nafaka bağlanmaz.

Tablo 5 — Hangi dönemde hangi nafaka, hangi kanun?

DönemNafaka ve dayanakNasıl başlar?
Dava yok, eşler haklı sebeple ayrı yaşıyorParasal katkı — TMK m.197Eşin istemi üzerine; hâkim re’sen karar vermez
Şiddet ve koruma kararı süreciTedbir nafakası — 6284 s.K. m.5/4Talep olmasa da hükmedilebilir; TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemiş olmalı
Boşanma veya ayrılık davası süresinceTedbir nafakası — TMK m.169Re’sen; kural olarak dilekçenin kayıt tarihinden (HMK m.118)
Boşanma kesinleştikten sonra — eşYoksulluk nafakası — TMK m.175Talep gerekir; talep edenin kusurunun daha ağır olmaması şartı aranır
Boşanma kesinleştikten sonra — çocukİştirak nafakası — TMK m.182, m.327, m.330Velayet kendisine verilmeyen eşin gücü oranında katılımı; nafaka her ay peşin ödenir

Kanun yolu, kesinleşme ve icra: HMK m.341, 345, 361 ve 367

Tedbir nafakasının bitiş anı kesinleşmeye bağlı olduğundan, kanun yolu süreleri doğrudan ödenecek toplam tutarı etkiler. HMK m.345 uyarınca istinaf süresi, HMK m.361 uyarınca temyiz süresi iki haftadır ve bu süreler kararın tebliğiyle işlemeye başlar. Süresinde kanun yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir; başvurulmuşsa kesinleşme üst mahkemenin incelemesinin sonucuna kadar ertelenir. Bu süre boyunca, yargılama sırasında kaldırılmamış tedbir nafakası işlemeye devam eder. Kesinleşmenin nasıl ve ne zaman gerçekleştiğini boşanma kararı ne zaman kesinleşir rehberimizde ayrıntılı anlattık.

Uygulamada boşanma hükmüne karşı kanun yoluna gidilmeyip yalnızca nafaka veya tazminat gibi fer’î hükümlere itiraz edildiğinde, boşanma hükmü ayrıca kesinleşebilir. Bu durumda tedbir nafakasının sona erdiği tarih, fer’î hükümlere ilişkin incelemenin bitmesi değil, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihtir. Bu nedenle kesinleşme şerhindeki tarihin ve kapsamının dikkatle okunması gerekir.

Tedbir nafakasına ilişkin ara kararlar ayrıca istinaf edilemez. HMK m.341/1, istinaf yolunu nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararlarla sınırlar. Yargılama sırasında verilen tedbir nafakası kararına itiraz eden taraf, miktarın veya başlangıç tarihinin hatalı olduğunu önce aynı mahkemeden TMK m.200 çerçevesinde değiştirme talebiyle, ardından esas hükümle birlikte kanun yolunda ileri sürer.

İcra bakımından belirleyici hüküm HMK m.367/2’dir: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Madde gerekçesinde nafaka kararlarının bu kuralın dışında tutulduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle nihai kararda hükmedilen tedbir nafakası, boşanma hükmü kesinleşmeden de ilamlı takibe konu edilebilir; para alacağına ilişkin ilamların icrası İİK m.32 ve devamı maddelere göre yürür. Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası ise yukarıda açıklandığı gibi ilam niteliğinde sayılmaz ve genel haciz yoluyla takip edilir.

Ödenmeyen tedbir nafakasında yaptırım, haciz sırası ve faiz

İİK m.344, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verileceğini düzenler. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Şikâyet yoluna gidilebilmesi için önce nafaka kararına dayanılarak icra takibi başlatılmış olması gerekir. Konunun ayrıntıları için nafaka borcunu ödememe ve tazyik hapsi rehberimize bakabilirsiniz.

Şikâyet hakkı süreye bağlıdır. İİK m.347’ye göre bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Uygulamada tazyik hapsi talebinin şikâyetten geriye doğru son üç ay içinde ödenmeyen nafakalara dayandırılması bu süreden kaynaklanır. Daha eski aylara ait birikmiş nafaka ise icra takibi yoluyla tahsil edilir.

Maaş ve emekli aylığı haczinde nafaka alacağı ayrıcalıklı bir konumdadır. İİK m.83, maaş ve ücretlerin borçlu ile ailesinin geçinmesi için gerekli miktar düşüldükten sonra haczedilebileceğini ve haczolunacak miktarın dörtte birden az olamayacağını söyler. 4857 sayılı İş Kanunu m.35 işçi ücretinin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini düzenlerken nafaka borcu alacaklılarının haklarını saklı tutar. 5510 sayılı Kanun m.93 de bu Kanun gereğince bağlanan gelir ve aylıkların kural olarak haczedilemeyeceğini, nafaka borçlarının bu yasağın dışında kaldığını belirtir. Sıra bakımından İİK m.206, iflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş ve nakden ödenmesi gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacağını birinci sıraya yerleştirir. Uygulamadaki kesinti oranları için maaş haczi rehberimizi ve emekli maaşına nafaka haczi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Vadesinde ödenmeyen aylar için faiz de gündeme gelir. Nafakada faiz oranı sözleşmeyle belirlenmediğinden 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi uygulanır. Bu madde 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmiş ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Yeni düzende yıllık kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır. Faiz, her aylık nafakanın muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren, ilgili dönemde yürürlükte olan orana göre işletilmelidir; değişikliğin ayrıntıları yasal faiz değişikliği sayfamızda yer alıyor.

Tablo 6 — Ödenmeyen tedbir nafakası: tahsil araçları

AraçNe sağlar?Dayanak
İlamlı takipNihai kararda hükmedilen nafaka, boşanma hükmü kesinleşmeden takibe konulurHMK m.367/2 gerekçesi · İİK m.32 vd.
Genel haciz yoluyla takipAra kararla hükmedilen nafaka; itiraz edilirse itirazın kaldırılması istenebilirİİK m.68
Tazyik hapsiÜç aya kadar; kararın gereği yerine getirilince tahliye; azaltma/kaldırma davası varsa uygulama bu davanın sonuna bırakılabilirİİK m.344
Şikâyet süresiÖğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde fiilden itibaren bir yılİİK m.347
Maaş ve ücret hacziDörtte bir alt sınırı; işçi ücretinde nafaka alacaklılarının hakları saklıİİK m.83 · İş K. m.35
Emekli aylığı hacziSGK aylıkları nafaka borcu için haczedilebilir5510 s.K. m.93
Sıra önceliğiSon bir yıl içinde tahakkuk eden nafaka alacakları birinci sıradaİİK m.206
Faiz31 Temmuz 2026’dan itibaren TCMB reeskont oranının yüzde sekseni; önceki dönemler için o dönemde yürürlükteki oran3095 s.K. m.1 · 7589 s.K. m.10

Tedbir nafakası kararınızda başlangıç tarihinin, aylık tutarın ve ödeme düzeninin doğru yazılıp yazılmadığını, birikmiş aylar için hangi takip yolunun uygun olduğunu dosyanız üzerinden birlikte değerlendirebiliriz. Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: kural dava tarihidir

Tedbir nafakası, hâkimin talep olmasa dahi re’sen hükmedebileceği bir tedbirdir ve kural olarak dava tarihinden başlar.

Tablo 1 — Kural dava tarihidir ve üç istisnası vardır

KonuKuralDayanak
DayanakBoşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alırTMK m.169
“Re’sen” ne demek?Hâkim, talep olmasa bile bu önlemleri almakla yükümlüdür; tedbir nafakası talebe bağlı değildirTMK m.169
Başlangıç tarihiKural olarak dava tarihi; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılırTMK m.169 · HMK m.118
Dava öncesi dönemEşler daha önce ayrılmış olsa da tedbir nafakası dava tarihinden önceye gitmez; önceki dönem için TMK m.197 veya 6284 s.K. m.5/4 yolları vardırTMK m.169 · m.197
İstisna 1 — feragatten sonra yeniden talepNafaka, dava tarihinden değil yeni talebin ileri sürüldüğü tarihten itibaren başlarYargıtay 2. HD 2010/5305 E.
İstisna 2 — çocuk diğer ebeveynin yanındaÇocuk için nafaka, çocuğa fiilen bakan tarafa ve çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren hükmedilirYargıtay 2. HD 2010/9309 E.
İstisna 3 — birleşen dava açılmamış sayılırsaBaşlangıç, asıl davanın tarihidirYargıtay 2. HD 2020/6096 E.
Ayrı yaşamadaBirlikte yaşamaya ara verilmesi haklı sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya ilişkin önlemleri alırTMK m.197
Katkı yükümlülüğüEşler, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlarTMK m.186
Kusur aranmazTedbir nafakasında kusur incelemesi yapılmaz; ihtiyaç ve geçim esas alınırTMK m.169

Tablo 2 — Ne zaman biter? Karar tarihi değil, kesinleşme tarihi

KonuKuralDayanak
Ne zaman biter?Karar tarihinde değil, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona ererTMK m.169 · Yargıtay HGK 2017/1891 E.
Neden?Evlilik birliği kesinleşmeye kadar devam eder; eşlerin birbirine yardım ve birliğin giderlerine katılma yükümlülüğü de sürerTMK m.185 · m.186
Pratik sonuçKarardan sonra istinaf ve temyiz süreci boyunca tedbir nafakası işlemeye devam ederHMK m.345 · m.361
Sonrasında ne olur?Koşulları varsa ve hükümde yer almışsa eş için yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak nafakası başlarTMK m.175 · m.182
KarıştırmayınTedbir = yargılama süresince · İştirak = boşanmadan sonra çocuk için · Yoksulluk = boşanmadan sonra eş içinTMK m.169 · 175 · 182
MiktarTarafların ekonomik ve sosyal durumu, çocuğun ihtiyaçları ve hakkaniyet gözetilerek belirlenirTMK m.169 · m.330 · TMK m.4
Değiştirilebilir mi?Evet — koşullar değiştiğinde hâkim, istem üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse önlemi kaldırırTMK m.169 · m.200
Ara karar niteliğiYargılama sırasında verilen tedbir nafakası kararı ayrıca istinaf edilemez; esas hükümle birlikte kanun yoluna götürülürHMK m.341/1
Görevli mahkemeAile mahkemesi4787 s.K. m.4

Tablo 3 — Miktar, itiraz ve tahsil: uygulamanın kritik ayrıntıları

KonuKuralDayanak
Nihai kararda hükmedilen nafakaİlam niteliğindedir; boşanma hükmü kesinleşmeden ilamlı takibe konulabilirHMK m.367/2 gerekçesi · İİK m.32 vd.
Ara kararla hükmedilen nafakaİlam değildir; genel haciz yoluyla takip edilir, itiraz hâlinde itirazın kaldırılması istenebilirİİK m.68 · Yargıtay 12. HD
Tazyik hapsiNafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiİİK m.344
TahliyeHapis ceza değil zorlama amaçlıdır; kararın gereği yerine getirilince borçlu tahliye edilirİİK m.344
Şikâyet süresiFiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay, her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren bir yılİİK m.347
Maaş hacziHaczedilecek miktar dörtte birden az olamaz; işçi ücretinde dörtte bir sınırı öngörülmüş, nafaka alacaklılarının hakları saklı tutulmuşturİİK m.83 · İş K. m.35
Emekli aylığıSGK aylıkları kural olarak haczedilemez; nafaka borçları bu yasağın dışındadır5510 s.K. m.93
Sıraİflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk eden nafaka alacakları birinci sıradadırİİK m.206
Tek taraflı kesmeyinNafakayı kendiliğinden kesmek icra takibi ve tazyik hapsi riskini doğurur; değişiklik ancak mahkeme kararıyla olurİİK m.344 · TMK m.200
İtiraz nasıl?Miktara veya başlangıç tarihine itiraz önce aynı mahkemede değiştirme talebiyle, sonra esas hükümle birlikte kanun yolunda ileri sürülürTMK m.200 · HMK m.341/1
Boşanmadan sonra uyarlamaKesinleşmeden sonra yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılması TMK m.176/4, iştirak nafakasının yeniden belirlenmesi TMK m.331 ile istenirTMK m.176/4 · m.331

Tablo 4 — Adım adım: talepten tahsile

AdımYapılacakNeden
1Dava dilekçesinde tedbir nafakasını açıkça ve miktar göstererek talep edin (re’sen alınabilse de talep dosyayı güçlendirir)TMK m.169 · HMK m.26
2Ekonomik ve sosyal durumunuzu belgeleyin: gelir belgesi, kira sözleşmesi, fatura, okul gideri, sağlık harcamasıMiktarın tespiti
3Karşı tarafın gelirini gösteren kayıtların celbini talep edin: SGK hizmet dökümü, banka, tapu, araç, vergiİspat
4Çocuk için ayrıca tedbir nafakası isteyin ve çocuğun fiilen yanınızda olduğunu belgeleyinÇocuk yönünden ayrı kalem
5Karar çıkınca başlangıç tarihini kontrol edin: dilekçenin kayıt tarihi mi yazılmış?HMK m.118 · en sık yapılan hata
6Ödenmiyorsa nihai karar için ilamlı, ara karar için genel haciz yoluyla takip başlatınİİK m.32 vd. · m.68
7Ödememe sürüyorsa üç aylık süre içinde icra ceza mahkemesine şikâyet — tazyik hapsiİİK m.344 · m.347
8Koşullar değişirse tedbirin değiştirilmesini veya kaldırılmasını talep edinTMK m.200
Yükümlü isenizÖdemeyi banka üzerinden ve açıklama yazarak yapın: “… ayı tedbir nafakası”İspat — elden ödeme ispatlanamaz
Görev ve yetkiAile mahkemesi; boşanma davasında eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesi yetkilidir4787 s.K. m.4 · TMK m.168

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Değişikliğin tarihi: Tedbir nafakası dava sırasında değiştirildiğinde değişikliğin hangi tarihten uygulanacağının nasıl isteneceği için Tedbir Kararının Kaldırılması veya Değiştirilmesi Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Tedbir nafakası ne zaman başlar?

Kural olarak davanın açıldığı tarihten itibaren başlar ve karar kesinleşinceye kadar devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022/770 E., 2023/185 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Mahkeme nafakaya sonradan karar verse bile alacak geriye doğru dava gününe kadar işler.

Tedbir nafakası için talepte bulunmam şart mı?

Kural olarak şart değildir. TMK 169, hâkimin eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri re’sen almasını öngörür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/13146 E., 2018/3469 K. sayılı kararında bunun bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır. Yine de talebi dilekçede açıkça yazmak miktarın belirlenmesi bakımından önemlidir.

Nafakadan feragat ettim, yeniden isteyebilir miyim?

Evet. Bakım ve gözetme yükümlülüğü süreklilik gösterdiğinden feragate rağmen yeniden talep edilebilir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2010/5305 E., 2011/6129 K. sayılı kararına göre bu hâlde nafaka dava tarihinden değil, yeni talebin ileri sürüldüğü tarihten itibaren hükmedilir.

Çocuk için tedbir nafakası hangi tarihten işler?

Çocuğa fiilen bakan tarafa hükmedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2011 tarihli 2010/9309 E., 2011/9715 K. sayılı kararına göre çocuk yargılama boyunca diğer ebeveynin yanında kalmışsa, dava tarihinden itibaren nafakaya hükmedilmesi hatalıdır; esas alınacak tarih çocuğun fiilen teslim edildiği tarihtir.

Tedbir nafakası tam olarak ne zaman sona erer?

Karar tarihinde değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihte. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2018 tarihli 2017/1891 E., 2018/1577 K. sayılı kararına göre tedbir nafakası, yargılama sırasında kaldırılmadıysa kararın kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. İstinaf ve temyiz aşamalarında ödeme devam eder.

Nafaka ödeyen taraf işini kaybederse nafaka kalkar mı?

Kural olarak kalkmaz. Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1891 E. sayılı dosyasında, yükümlünün işsiz olması ve gelirinin bulunmaması gerekçesiyle nafakanın tümüyle durdurulması doğru bulunmamış; bunun ancak indirim sebebi olabileceği belirtilmiştir.

Ödenmeyen tedbir nafakası nasıl tahsil edilir?

Kararın niteliğine göre değişir. Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası ilam niteliğinde olmadığından ilamsız (genel haciz) takibe konu edilir; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/16171 E., 2015/26831 K. bu yöndedir. Nihai kararda hükmedilen tedbir nafakası ise ilam niteliğindedir ve kesinleşme beklenmeden ilamlı takibe konabilir.

Hâkim istediğimden fazla nafakaya hükmedebilir mi?

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/6096 E., 2021/111 K. sayılı kararına göre taleple bağlılık ilkesi gereği hâkim, talep edilen miktarın üzerinde tedbir nafakasına hükmedemez. Bu nedenle dilekçedeki rakam bir tavan oluşturur.

Dava tarihi olarak hangi gün esas alınır?

HMK m.118 uyarınca dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Tedbir nafakasının başlangıcında dilekçenin tebliğ edildiği gün veya ilk duruşma günü değil, dilekçenin mahkeme kaydına girdiği gün esas alınır.

Boşanma davası açmadan önceki aylar için nafaka isteyebilir miyim?

TMK m.169 kapsamındaki tedbir nafakası dava tarihinden önceye gitmez. Dava öncesi dönem için haklı sebeple ayrı yaşayan eş TMK m.197 uyarınca parasal katkı isteyebilir. Şiddet varsa 6284 s.K. m.5/4 kapsamında, TMK hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla, talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedilebilir.

Birikmiş tedbir nafakasına faiz istenebilir mi?

Muaccel olup ödenmeyen aylık nafakalar için faiz talep edilebilir. Oran 3095 s.K. m.1’e göre belirlenir; 7589 s.K. m.10 ile yapılan değişiklik uyarınca 31 Temmuz 2026’dan itibaren TCMB reeskont oranının yüzde sekseni esas alınır, önceki dönemler için o dönemde yürürlükte olan oran uygulanır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Nafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk