Konut Dokunulmazlığını İhlalde Rıza ve Şikâyet Süresi
09 Temmuz 2026

Konut Dokunulmazlığını İhlalde Rıza ve Şikâyet Süresi

Konut dokunulmazlığının ihlali, kişinin özel yaşamına ve konutuna yönelik en temel korumaların ihlalini oluşturan bir suçtur. Anayasa’nın koruma altına aldığı özel yaşam ve konut dokunulmazlığı, Türk Ceza Kanunu’nda somut bir suç düzenlemesi ile de güvence altına alınmıştır. Bu yazıda konut dokunulmazlığının ihlali suçunun kanuni tanımı, kapsamı, nitelikli halleri, cezaları, uzlaşma, savunma stratejileri ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📘 Bu konunun ana rehberi: Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu

Net Cevap: Bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak giren ya da rıza ile girdikten sonra çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.116/1); açık rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışındaki işyerlerinde ceza, şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli paradır (m.116/2). Fiil cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (m.116/4) ve bu fıkrada şikâyet şartı yer almaz. Hırsızlık amacıyla işlenen konut ihlalinde de şikâyet aranmaz (TCK m.142/4). Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73/1); suç uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-b). Silahla, birden fazla kişiyle veya kamu görevinin nüfuzu kötüye kullanılarak işlenirse ceza bir kat artırılır (TCK m.119/1).

1) Kanuni Dayanak — TCK m.116

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, TCK m.116 hükmünde tanımlanmıştır. Bu düzenleme uyarınca “bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Bu tanımda konut dokunulmazlığı ihlalinin temel unsurları belirlenmiştir: (i) bir konut veya eklentilerine girme veya çıkmama, (ii) mağdurun rızasının bulunmaması veya sonradan iptali, (iii) failin kasıtlı davranışı.

Maddenin ikinci fıkrası korumayı işyerlerine taşır: birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur (m.116/2). Yani ofisler, atölyeler ve mağazaların halka açık olmayan bölümleri koruma altındadır; mağaza satış alanı, restoran salonu gibi herkesin serbestçe girebildiği yerler ise bu kapsamda değildir. Aynı yerin bir bölümü açık, diğer bölümü kapalı olabileceğinden değerlendirme somut olaydaki kullanım biçimine göre yapılır.

Üçüncü fıkra, birlikte kullanılan yerlerdeki rızayı düzenler: evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa önceki fıkralar uygulanmaz; ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir (m.116/3). Maddenin tamamı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Tablo 1 — TCK m.116’nın fıkraları
FıkraDüzenlemeCezaTakip
116/1Konuta veya eklentilerine rızaya aykırı girmek ya da rıza ile girdikten sonra çıkmamakAltı aydan iki yıla kadar hapisMağdurun şikâyeti üzerine
116/2Aynı fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesiAltı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıMağdurun şikâyeti üzerine
116/3Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konut veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması hâlinde bunlardan birinin rızasıRıza varsa önceki fıkralar uygulanmaz; rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir—
116/4Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesiBir yıldan üç yıla kadar hapisFıkrada şikâyet şartı yoktur; re’sen takip

2) Konut Kavramı

Konut kavramı, TCK m.116 kapsamında geniş yorumlanır. Konut; kişinin belirli süre yaşama, dinlenme, mahremiyet gibi ihtiyaçlarını karşıladığı, kapalı ve sınırlanmış bir yer olarak tanımlanabilir. Bu tanım kapsamında; evler, apartman daireleri, villalar, müstakil evler, çiftlik evleri, dağ evleri, karavan, tekne, çadır (uzun süreli kullanılan) gibi çeşitli yerler yer alabilir. Kısa süreli konaklama yerleri (otel odası, kiralık ev) da kullanım süresince kişinin mahremiyet alanını oluşturduğundan bu koruma kapsamında değerlendirilebilir; belirleyici olan, yerin kişinin fiilen yaşadığı ve dış dünyadan ayrılmış bir alan olmasıdır.

Konutun “eklentileri” de aynı korumaya tabidir. Eklentiler; konutla birlikte bir bütün oluşturan bahçe, avlu, garaj, kömürlük, depo gibi bölümlerdir. Yani konutun bahçesine izinsiz girmek de konut dokunulmazlığı ihlalidir. Ortak alanlar için ise değerlendirme farklıdır; apartman koridoru, asansör, ortak bahçe gibi alanlarda birden fazla kişinin ortak kullanımı söz konusu olduğundan, rıza bakımından m.116/3’teki kural ayrıca dikkate alınır. İşyerleri bakımından ise sadece halka açık olmayan bölümler koruma altındadır; örneğin bir mağazanın satış alanına girmek konut dokunulmazlığı ihlali değildir ancak arka ofise izinsiz girmek suç oluşturur.

3) Rıza ve Rızanın İptali

Konut dokunulmazlığı ihlali suçunun oluşabilmesi için mağdurun rızasının bulunmaması veya sonradan iptal edilmesi gerekir. Rıza açık veya örtülü olabilir. Açık rıza; sözlü veya yazılı olarak “gel”, “içeri buyur” gibi ifadelerle gösterilir. Örtülü rıza ise; kapının açık bırakılması, sürekli girip çıkma alışkanlığı, önceki davetler gibi koşullardan çıkarılan rızadır. Ancak örtülü rıza her zaman güvenilir değildir ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Rıza belirli koşullara bağlı olabilir. Örneğin bir kişi “sadece salona geçebilirsin” diyerek rıza gösterirse ve giren kişi yatak odasına geçerse suç oluşabilir. Yani rızanın kapsamı önemlidir. Ayrıca rıza sonradan iptal edilebilir. Bir kişi başlangıçta rıza göstererek konuta girdiyse ancak konut sahibi “çık dışarı” dediğinde çıkmıyorsa da suç oluşur. Bu düzenleme, konut sahibinin özerkliğini korur; misafir ne kadar süre kalacağına konut sahibi karar verir. Rızanın iptalinin geçerli olabilmesi için açık ve net bir irade beyanı olması gerekir; kişi rızayı iptal ettiğini karşı tarafa bildirmelidir.

4) Nitelikli Konut Dokunulmazlığı — TCK m.116/4

TCK m.116/4 hükmü suçun nitelikli hâllerini düzenler: “Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” Birinci ve ikinci fıkralardan farklı olarak bu fıkrada “mağdurun şikâyeti üzerine” ibaresi yer almaz; bu nedenle nitelikli hâllerde soruşturma re’sen yürütülür.

Buna ek olarak, hürriyete karşı suçlar bölümündeki ortak hüküm konut dokunulmazlığının ihlali suçuna da uygulanır. TCK m.119/1’e göre suçun aşağıdaki şekillerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır:

Tablo 2 — Cezayı bir kat artıran hâller (TCK m.119/1)
BentHâlUygulamadaki karşılığı
aSilahlaKonuta silahla girilmesi veya girişte silah bulundurulması
bKişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerleMaske, kar maskesi gibi yollarla kimliğin gizlenmesi
cBirden fazla kişi tarafından birlikteKonuta topluca girilmesi
dVar olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarakÖrgüt adı kullanılarak girilmesi
eKamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyleKamu görevlisinin yetkisi olmadan görevini bahane ederek girmesi

Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK m.119/2).

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Nitelikli hallerden biri olan gece vakti işlenme durumu, uygulamada sıkça karşılaşılan bir haldir. Gece vakti, kanunda açıkça tanımlanmıştır: “güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi” (TCK m.6/1-e). Dolayısıyla güneş battıktan hemen sonra işlenen bir fiil, tanımdaki bir saatlik süre dolmadıkça gece vakti sayılmaz; olay saatinin ve o gün için güneşin batış-doğuş saatlerinin tespiti bu nedenle önemlidir. Bu zaman diliminde konut dokunulmazlığı ihlali daha ağır cezalandırılır çünkü mağdurun daha savunmasız olduğu bir zamandır. Cebir veya tehdit ise konuta giriş sırasında kullanılan zorlama araçlarıdır; kapı kırma, sahibi tehdit etme, silah gösterme gibi durumlar bu kapsamdadır. Cebir, nitelikli hâlin unsuru olarak cezayı ağırlaştırır; mağdurun yaralanması hâlinde ise kasten yaralama (TCK m.86) ayrıca gündeme gelir ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hâllerinde TCK m.119/2 uyarınca kasten yaralamaya ilişkin hükümler ayrıca uygulanır.

5) İlişkili Suçlar ve Gerçek İçtima

Konut dokunulmazlığı ihlali sıklıkla başka suçlarla birlikte işlenir; en yaygın örnek hırsızlık amacıyla konuta girilmesidir. Bu durumda iki ayrı fiil vardır: konuta rızaya aykırı girilmesi (TCK m.116) ve eşyanın alınması. Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, nitelikli hırsızlık hükmüne girer (TCK m.142/1-b). Kanun, bu birlikteliği özel olarak düzenlemiştir: “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet aranmaz.” (TCK m.142/4). Bu hüküm, konut dokunulmazlığının ihlalinin hırsızlıktan ayrı bir suç olarak varlığını sürdürdüğünü gösterir; suçlar gerçek içtima kuralları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilir. Hırsızlık hükümleri için hırsızlık suçu (TCK 141–142) yazımıza bakabilirsiniz.

Ancak farklı bir amaçla yapılan konut ihlalleri ile birlikte diğer suçlar işlenmişse gerçek içtima kuralları uygulanır. Örneğin bir kişi konuta izinsiz girip mağdura darp veriyorsa hem konut dokunulmazlığı ihlali hem de kasten yaralama suçları ayrı ayrı oluşur. Aile içi şiddet vakalarında da bu husus önemlidir; boşanmış eşin evine izinsiz gelmesi veya uzaklaştırma kararı bulunan kişinin mağdurun konutuna girmesi hem konut dokunulmazlığı ihlali hem de 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir ihlali olarak değerlendirilebilir. Ayrıca cinsel suçlar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m.109) gibi suçlar da konut ihlaline eklenebilir; bu durumda gerçek içtima söz konusudur.

6) Şikâyet, Uzlaşma ve Süreler

Şikâyet bakımından fıkralar ayrılır. Birinci ve ikinci fıkralardaki temel hâller “mağdurun şikâyeti üzerine” takip edilir. Dördüncü fıkradaki nitelikli hâllerde (cebir, tehdit, gece vakti) kanun metninde şikâyet şartı yer almadığından soruşturma re’sen yürütülür. Hırsızlık amacıyla işlenen konut ihlalinde ise TCK m.142/4 şikâyet aranmayacağını açıkça belirtir. Şikâyete bağlı hâllerde şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73/1).

Uzlaştırma bakımından konut dokunulmazlığının ihlali, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırmaya tabi suçlar arasında ayrıca sayılmıştır (CMK m.253/1-b, “konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116)”). Bu nedenle nitelikli hâller de uzlaştırma kapsamındadır. Sanık ve mağdur bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilir; uzlaştırma özellikle komşuluk, aile veya iş ilişkilerinden doğan olaylarda etkili olabilir. Ancak uzlaştırma kapsamındaki suçun, uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suçla birlikte işlendiği hâllerde uzlaştırma yolunun kapanabileceği CMK m.253’teki düzenleme çerçevesinde ayrıca kontrol edilmelidir. Uzlaştırmanın işleyişi için uzlaştırma (CMK 253) yazımıza bakabilirsiniz.

7) Savunma Stratejileri ve Yargılama

Konut dokunulmazlığı ihlali suçlaması ile karşı karşıya kalan sanığın savunmasında birçok argüman ileri sürülebilir. Öncelikle rızanın varlığı iddia edilebilir; mağdurun daha önceden rıza gösterdiği veya davetiyle geldiği ileri sürülebilir. Örtülü rıza durumları özellikle karmaşık olabilir ve tarafların önceki ilişkisi delillerle değerlendirilir. İkinci olarak, girilen yerin konut sayılıp sayılmayacağı tartışılabilir; halka açık işyerleri, ortak alanlar, kamu yerleri bu suçun konusu değildir.

Üçüncü savunma argümanı hukuka uygunluk sebepleridir. Kanunun görev verdiği veya yetki tanıdığı hallerde konuta giriş suç oluşturmaz. Örneğin kolluk kuvvetlerinin usulüne uygun arama kararı veya yazılı emirle konuta girmesi, itfaiye ve sağlık personelinin acil durumlarda konuta girmesi hukuka uygundur; kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez (TCK m.24/1). Buna karşılık kamu görevlisinin yetkisi olmadan, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak konuta girmesi, cezayı bir kat artıran bir hâldir (TCK m.119/1-e). Konut aramasının şartları için arama kararı ve konutta arama, gece aramasındaki sınırlamalar için gece arama yasağı (CMK 118) yazılarımıza bakabilirsiniz. Ayrıca zorunluluk hâli (TCK m.25/2) de bir savunma olabilir; örneğin yangın veya kaza durumunda konuta girmek zorunluluk hâlinde yapılmış olabilir. Yargılama süreci CMK’nın genel usulüne göre yürür. Deliller; tanık beyanları, güvenlik kamerası görüntüleri, kapı zilinden görüntü kayıtları, komşu ifadeleri, olay yeri incelemesi gibi belgelerdir. Sanığın avukat desteği alması hem sorgu aşamasında hem de yargılama sırasında doğru savunma stratejisinin oluşturulması için önemlidir.

Rıza Ne Zaman Geçerlidir?

Bu suçta hukuka aykırılığı kaldıran unsur rızadır; ancak her rıza geçerli değildir ve rızanın kapsamı sınırlıdır.

Tablo 3 — Rızanın geçerliliği ve kapsamı
DurumDeğerlendirmeNot
Hak sahibinin açık rızasıSuç oluşmazKonut sahibi veya orada oturan
Rızanın hile veya tehditle alınmasıGeçerli bir rıza sayılmazTehdit kullanılmışsa m.116/4 gündeme gelir
Örtülü rızaKapının açık bırakılması, davet, önceki alışkanlıkSomut olayda değerlendirilir
Rızayla girip çıkmamaSuç oluştururm.116/1’de açıkça sayılmıştır
Rızanın geri alınmasıÇıkma talebine uyulmazsaSuç oluşur
Birlikte kullananlardan birinin rızasıÖnceki fıkralar uygulanmazRıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir (m.116/3)
Kiracının konutuKonutta fiilen oturan kiracının iradesi esastırMülkiyet, ev sahibine rıza olmadan girme yetkisi vermez
Rızanın kapsamıBelirli bölüm veya süreyle sınırlı olabilirSınırın aşılması tartışılır
Kanuni yetkiye dayanan girişSuç oluşmazArama kararı, acil hâller (TCK m.24/1)

Yedinci satır ev sahipleri bakımından çok önemlidir: kanun “bir kimsenin konutuna” ifadesini kullanır; korunan, mülkiyet değil konutta yaşayan kişinin huzurudur. Mülkiyet hakkı, ev sahibine kiracının rızası olmaksızın konuta girme yetkisi vermez. Denetim ihtiyacı varsa önceden bildirim ve mutabakat gerekir.

Dördüncü ve beşinci satırlar ise az bilinen bir noktadır; suç yalnızca izinsiz girmekle oluşmaz — rızayla girdikten sonra çıkma talebine rağmen kalmaya devam etmek de aynı suçu oluşturur.

Şikâyet Süresi ve Takip Usulü

Bu suçta süre kaçırıldığında ceza yolu kapanır; bu nedenle takvim baştan kurulmalıdır.

Tablo 4 — Şikâyet süresi ve takip usulü
KonuKuralDayanak
Temel hâllerde takipŞikâyete bağlı (konut ve işyeri)TCK m.116/1-2
Şikâyet süresiFiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ayTCK m.73/1
BaşlangıçFiilin tarihi değil, fiil ve failin öğrenildiği tarihTCK m.73/1
VazgeçmeŞikâyete bağlı hâllerde kural olarak dava düşer; sanık kabul etmezse sonuç doğurmazTCK m.73/4
Hırsızlık amacıyla işlenmişseŞikâyet aranmazTCK m.142/4
Cebir, tehdit veya gece vaktiFıkrada şikâyet şartı yoktur; re’sen takipTCK m.116/4
UzlaştırmaUzlaştırmaya tabi suçlar arasında ayrıca sayılmıştırCMK m.253/1-b
TazminatCeza sürecinden bağımsız olarak hukuk yoluna başvurulabilirGenel hükümler

Üçüncü satır çoğu kişinin bilmediği bir kolaylıktır: altı aylık süre fiilin işlendiği tarihten değil, fail ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren işler. Kimliği bilinmeyen bir kişinin konuta girdiği sonradan tespit edilirse şikâyet imkânı bu tespitle birlikte doğar.

Beşinci ve altıncı satırlar mağdurlar için güvencedir: fiil hırsızlık amacıyla işlenmişse (TCK m.142/4) ya da cebir, tehdit veya gece vakti işlenmişse (m.116/4) şikâyet süresinin kaçırılması soruşturmayı engellemez. Son satır ise ayrı bir yolu hatırlatır — uğranılan maddi ve manevi zarar için tazminat davası ceza sürecinden bağımsız olarak açılabilir. Şikâyetten vazgeçmenin sonuçları için şikâyete bağlı suçlar ve vazgeçme yazımıza bakabilirsiniz.

Anayasal Temel ve Suçun Unsurları

Konut dokunulmazlığı öncelikle bir anayasal haktır. Anayasa m.21’e göre kimsenin konutuna dokunulamaz; millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması sebeplerinden birine bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de herkesin konutuna saygı gösterilmesini isteme hakkını güvence altına alır (AİHS m.8/1). TCK m.116, bu güvencenin ceza hukukundaki karşılığıdır.

Tablo 5 — Suçun unsurları
UnsurİçerikDayanak
FailHerkes olabilir; kamu görevlisi olması m.119/1-e’de artırım nedenidirTCK m.116, m.119/1-e
MağdurKonutta veya işyerinde fiilen yaşayan ya da çalışan, giriş hakkında karar verme yetkisi olan kişiTCK m.116/1-3
KonuKonut, konutun eklentileri; halka açık olmayan işyerleri ve eklentileriTCK m.116/1-2
HareketRızaya aykırı girme veya rıza ile girdikten sonra çıkmamaTCK m.116/1
Manevi unsurKast; kanunda taksirli hâli öngörülmediğinden taksirle işlenemezTCK m.21, m.22/1
Hukuka aykırılıkGeçerli rıza, kanunun hükmünü yerine getirme veya zorunluluk hâli varsa hukuka aykırılık ortadan kalkarTCK m.116/3, m.24/1, m.25/2

Tablodaki manevi unsur satırı savunma açısından önemlidir: taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1); m.116’da taksirli bir hâl öngörülmediğinden, örneğin yanlış daireye yanlışlıkla girilmesi gibi kastın bulunmadığı durumlarda suç oluşmaz. Fail konuta girmeye başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle girememişse teşebbüs hükümleri (TCK m.35) değerlendirilir.

Aile İçi Olaylar: 6284 Sayılı Kanunla İlişki

Konut ihlali aile içi şiddet olaylarında sıkça görülür. Eski eşin veya aile bireyinin konuta rızaya aykırı girmesi hem TCK m.116 kapsamında suç oluşturabilir hem de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında önleyici tedbir talebine konu olabilir. Bu Kanun, şiddet uygulayan hakkında müşterek konuttan uzaklaştırma ve korunan kişinin konutuna yaklaşmama gibi tedbirler öngörür (6284 m.5). Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir (6284 m.8/3). Tedbir kararına aykırı davranılması hâlinde ise zorlama hapsine karar verilir (6284 m.13). Ceza soruşturması ile koruma tedbiri birbirinden bağımsız yürür; biri diğerini beklemez. Tedbir talebinin nasıl yazılacağı için 6284 koruma kararı talebi yazımıza bakabilirsiniz.

Ceza, Zamanaşımı ve Usul Tabloları

Konut dokunulmazlığının ihlalinde ceza ve usul, hangi fıkranın uygulandığına göre değişir. Nitelikli hâl ile TCK m.119/1’deki artırım birlikte uygulandığında, dava zamanaşımı da uzar; çünkü zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3).

Tablo 6 — Ceza aralıkları ve dava zamanaşımı
HâlCezaDava zamanaşımı
Konut (m.116/1)6 ay – 2 yıl hapis8 yıl (TCK m.66/1-e)
İşyeri (m.116/2)6 ay – 1 yıl hapis veya adli para cezası8 yıl (TCK m.66/1-e)
Cebir, tehdit, gece vakti (m.116/4)1 – 3 yıl hapis8 yıl (TCK m.66/1-e)
m.116/4 ile birlikte m.119/1 hâli (bir kat artırım)Üst sınır 6 yıla kadar çıkabilir15 yıl (TCK m.66/1-d, m.66/3)
Tablo 7 — Usul ve yaptırım seçenekleri
KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeAsliye ceza mahkemesi5235 sayılı Kanun m.12 kapsamı dışında
ÖnödemeUygulanmaz; hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşarTCK m.75/1
Seçimlik cezaİşyeri hâlinde hâkim doğrudan adli para cezasına hükmedebilirTCK m.116/2
Hapis cezasının ertelenmesiHükmedilen ceza iki yıl veya daha az ise değerlendirilebilirTCK m.51/1
Seçenek yaptırımlarHükmedilen ceza bir yıl veya daha az ise çevrilebilirTCK m.49/2, m.50/1
Hukuka uygunlukKanunun hükmünü yerine getirme, zorunluluk hâliTCK m.24/1, m.25/2

Zamanaşımı hesabının ayrıntıları için dava ve ceza zamanaşımı (TCK 66–72) yazımıza bakabilirsiniz.

Tipik Olaylar: Hangi Hüküm, Hangi Takip?

Aşağıdaki tablo, uygulamada sık karşılaşılan olayları kanun hükümleriyle eşleştirir. Her olayda rızanın varlığı, olay saati ve yerin niteliği ayrıca delillerle ortaya konmalıdır:

Tablo 8 — Tipik olaylarda nitelendirme ve takip
OlayUygulanacak hükümTakip
Eski eşin gündüz, rızaya aykırı olarak konuta girmesiTCK m.116/1; ayrıca 6284 tedbirleriŞikâyet üzerine (6 ay)
Aynı olayın gece vakti gerçekleşmesiTCK m.116/4Re’sen
Misafirin “çık” denmesine rağmen evde kalmasıTCK m.116/1 (çıkmama)Şikâyet üzerine
Ev sahibinin kiracı yokken yedek anahtarla daireye girmesiTCK m.116/1Şikâyet üzerine
Hırsızlık amacıyla konuta girilmesiTCK m.116 ile hırsızlık (m.141-142) ayrı ayrıKonut ihlali için şikâyet aranmaz (m.142/4)
Mağazanın satış alanına girilmesiSuç oluşmaz; açık rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yer—
Ofisin personele ayrılmış arka bölümüne izinsiz girilmesiTCK m.116/2Şikâyet üzerine; hapis veya adli para cezası
Maske takılarak birden fazla kişiyle girilmesiTCK m.116 ve m.119/1-b, c (bir kat artırım)Temel hâlde şikâyet; gece veya cebirle işlenmişse re’sen

Tablodaki ev sahibi örneği özellikle önemlidir: kira ilişkisinde taşınmazın mülkiyeti ev sahibinde olsa da konutta yaşayan kiracıdır ve m.116 “bir kimsenin konutuna” ifadesiyle konutta yaşayanın huzurunu korur. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, konuta izinsiz girilerek değil hukuki yollarla çözülmelidir.

Mağdur ve Şüpheli İçin Kontrol Listesi

Mağdursanız:

  • Olayın tarihini ve saatini kaydedin; gece vakti tanımı (TCK m.6/1-e) nitelikli hâlin tespiti için önemlidir.
  • Güvenlik kamerası, zil kamerası ve komşu tanık bilgilerini hemen koruma altına alın.
  • Fail belliyse şikâyeti altı aylık süre içinde yapın (TCK m.73/1); nitelikli hâllerde de şikâyet dilekçesi soruşturmanın hızlı başlaması için yararlıdır.
  • Kapı, kilit veya pencere zarar görmüşse mala zarar verme bakımından da beyanda bulunun.
  • Fail aile bireyi veya eski eşse, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir talebini ayrıca değerlendirin.

Şüpheli veya sanıksanız:

  • Giriş sırasında rıza bulunup bulunmadığını, rızanın kapsamını ve geri alınıp alınmadığını gösteren mesaj ve tanıkları toplayın.
  • Birlikte kullanılan bir yerse, kullanıcılardan birinin rızası ve bu rızanın meşru amaca yönelik olup olmadığı tartışılmalıdır (m.116/3).
  • Olay saatinin gece vakti tanımına girip girmediğini kontrol edin (TCK m.6/1-e).
  • Şikâyete bağlı hâllerde şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığını inceleyin (TCK m.73/1).
  • Uzlaştırma teklifinin yapılıp yapılmadığını kontrol edin (CMK m.253/1-b).

İlgili rehberlerimiz: evime veya işyerime izinsiz girildi · TCK 116 ceza ve hâller · mala zarar verme · şikâyet dilekçesi · kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Sıkça Sorulan Sorular

Konut dokunulmazlığı ihlali nedir, cezası nedir?

Bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak girmek ya da rıza ile girdikten sonra çıkmamaktır. Cezası, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m.116/1).

İşyeri de korunur mu?

Evet. Açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m.116/2). Mağaza satış alanı gibi herkese açık bölümler bu kapsamda değildir.

Gece vakti ne demektir?

Kanuna göre gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir (TCK m.6/1-e).

Gece vakti, cebir veya tehditle işlenirse ceza ne olur?

Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.116/4). Bu fıkrada şikâyet şartı yer almadığından soruşturma re’sen yürütülür.

Konut ihlali şikâyete bağlı mı?

Temel hâller (m.116/1-2) şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73/1). Cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi hâlinde (m.116/4) ve hırsızlık amacıyla işlenmesi hâlinde (m.142/4) şikâyet aranmaz.

Konut ihlali uzlaştırmaya tabi mi?

Evet. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), CMK m.253/1-b’de uzlaştırmaya tabi suçlar arasında ayrıca sayılmıştır; bu nedenle nitelikli hâller de kapsamdadır. Uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde durum ayrıca değerlendirilir.

Hırsızlık için konuta girmek ayrı suç mu?

Evet. Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali hâlinde bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma için şikâyet aranmaz (TCK m.142/4); konut ihlali ile hırsızlık ayrı suçlar olarak değerlendirilir.

Hangi hâllerde ceza bir kat artırılır?

Suç silahla; kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup veya özel işaretlerle; birden fazla kişi tarafından birlikte; suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse ceza bir kat artırılır (TCK m.119/1).

Evde birlikte yaşayanlardan birinin rızası yeterli mi?

Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bunlardan birinin rızası varsa m.116’nın önceki fıkraları uygulanmaz; ancak rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir (TCK m.116/3).

Rıza sonradan geri alınabilir mi?

Evet. Rıza ile girdikten sonra çıkmamak kanunda açıkça suç olarak sayılmıştır (TCK m.116/1). Konut sahibi çıkılmasını açıkça istediğinde kalmaya devam etmek suçu oluşturur.

Ev sahibi kiracının evine izinsiz girebilir mi?

Hayır. Kanun konutta yaşayan kişinin huzurunu korur; mülkiyet hakkı, ev sahibine kiracının rızası olmaksızın konuta girme yetkisi vermez. İzinsiz giriş TCK m.116 kapsamında değerlendirilebilir.

Konut ihlalinde zamanaşımı kaç yıl?

Temel ve nitelikli hâllerde üst sınır beş yılı aşmadığından dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Nitelikli hâl ile m.119/1 artırımı birlikte uygulanırsa üst sınır beş yılı aşabileceğinden süre on beş yıl olabilir (m.66/1-d, 66/3).

Yanlışlıkla başkasının evine girmek suç mu?

Konut dokunulmazlığının ihlali ancak kasten işlenebilir. Taksirle işlenen fiiller kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1); m.116’da taksirli hâl öngörülmediğinden kastın bulunmadığı yanlış girişlerde suç oluşmaz. Ancak yanlışlık anlaşıldıktan sonra çıkılmaması ayrı değerlendirilir.

Konut dokunulmazlığı Anayasa’da nerede düzenlenir?

Anayasa m.21’de. Kanunda sayılan sebeplere bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve eşyaya el konulamaz.

Uzaklaştırma kararı varken eve gelmek hangi sonuçları doğurur?

Konuta rızaya aykırı girilmesi TCK m.116 kapsamında suç oluşturabilir; ayrıca 6284 sayılı Kanuna göre verilmiş tedbir kararına aykırılık nedeniyle zorlama hapsine karar verilebilir (6284 m.13). Ceza soruşturması ile zorlama hapsi birbirinden bağımsızdır.

İşyerine izinsiz girmenin cezası nedir?

Açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri için ceza, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.116/2); cebir, tehdit veya gece vakti işlenirse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır (m.116/4).

Polisin eve girmesi suç mu?

Usulüne uygun arama kararı veya yazılı emre dayanan giriş ile acil durumlardaki müdahaleler hukuka uygundur (TCK m.24/1). Yetkisi olmadan, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak girilmesi ise cezayı bir kat artıran bir hâldir (TCK m.119/1-e).

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk