Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Alıkoyma) Suçu ve Cezası (TCK 109)
27 Haziran 2026

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Alıkoyma) Suçu ve Cezası (TCK 109)

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde, 109. maddede düzenlenen bu suçla korunan hukuki değer, kişilerin kendi arzu ve iradeleri çerçevesinde hareket edebilme, yer değiştirme özgürlüğüdür. Suç; kilitleme, bağlama, bir yere götürme veya çıkışı engelleme gibi çok farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Bu rehberde suçun unsurları, cezaları, nitelikli halleri, etkin pişmanlık hükümleri (TCK m. 110) ve usul kuralları ele alınmaktadır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Suçun maddi unsuru, bir kimseyi bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmaktır; bu iki seçimlik hareketten birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Serbest hareketli bir suç olduğundan, özgürlüğü kaldıran her türlü davranışla işlenebilir ve hem icrai (bir yere kapatma) hem de ihmali (kilitlediğini fark edip açmama) hareketle gerçekleşebilir. “Hukuka aykırı olarak” ibaresi önemlidir: bir suç şüphesi altındaki kişinin usulüne uygun gözaltına alınması veya tutuklanması hukuka uygun olduğundan bu suçu oluşturmaz. Hareket edebilme yeteneğine sahip herkes mağdur olabilir; hatta uyku hâlindeki veya bilinci kapalı kişiler bile.

Suçun Cezası (TCK m. 109/1-2)

Suçun cezası, işleniş biçimine göre iki temel kademede düzenlenmiştir:

HalTanımCeza
Temel hal (m. 109/1)Cebir/tehdit/hile olmaksızın özgürlüğün kısıtlanması1 yıldan 5 yıla kadar hapis
Cebir, tehdit veya hile ile (m. 109/2)Fiili işlemek için veya işlerken cebir, tehdit ya da hile kullanılması2 yıldan 7 yıla kadar hapis

Temel şekil için cebir, tehdit veya hile aranmaz; örneğin içeride uyumakta olan bir kişinin bulunduğu odanın kapısının kilitlenmesi, suçun temel şeklini oluşturur.

Nitelikli Haller (TCK m. 109/3)

Suçun aşağıdaki hallerde işlenmesinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır:

  • Silahla (silah etkisi doğuran taşınabilir her araç bu kapsamda değerlendirilebilir)
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte (en az iki müşterek failin varlığı gerekir; salt azmettiren veya yardım edene bu artırım uygulanmaz)
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle
  • Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı (14/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun ile “boşandığı eş” ibaresi eklenmiştir)
  • Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı

Ekonomik Kayıp ve Cinsel Amaç (TCK m. 109/4-5)

Suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (m. 109/4). Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır (m. 109/5). Ayrıca suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri gerçekleşirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır (m. 109/6).

Süre, İşleniş Biçimi ve Yargıtay Ölçütleri

Suçun oluşması için özgürlük kısıtlamasının belirli bir süre devam etmesi gerekir; ancak bu sürenin uzun veya kısa olması suçun oluşumunu etkilemez. Yargıtay, birkaç dakikalık alıkoymayı dahi TCK 109 kapsamında değerlendirmiştir; önemli olan kısıtlamanın somut biçimde yaşanmış olmasıdır. Fiilin herkesin girebileceği bir yerde veya kapalı/açık özel bir alanda gerçekleştirilmesinin de önemi yoktur. Suça teşebbüs mümkündür: icra hareketleri bölünebildiğinden, özgürlük kısıtlaması tamamlanmadan failin elinde olmayan nedenlerle sonucun gerçekleşmemesi teşebbüs hükümlerini gündeme getirir.

Etkin Pişmanlık (TCK m. 110)

Kanun, faile önemli bir indirim imkânı tanır. TCK m. 110 uyarınca, suçu işleyen kişi soruşturmaya başlanmadan önce, mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa, cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu indirimden yararlanmak için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: serbest bırakmanın soruşturma başlamadan önce olması, gönüllü (kendiliğinden) olması ve mağdura fiziksel bir zarar verilmemiş olması. Yargıtay, mağduru başka bir saikle darbettikten sonra serbest bırakan failin bu indirimden yararlanamayacağına karar vermiştir.

Şikâyet, Uzlaşma, İçtima ve Görevli Mahkeme

Bu suç şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiğinde re’sen soruşturma başlatır ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Suç uzlaştırma kapsamında da değildir; taraflar anlaşsa dahi yargılama devam eder. İçtima bakımından: fiil, cinsel saldırı veya yaralama gibi başka bir suçun zorunlu bir unsuru olarak gerçekleşmişse (örneğin fiilin işlendiği süre boyunca mağdurun tutulması) ayrı bir hürriyeti yoksun kılma suçu oluşmayabilir; ancak bağımsız bir kısıtlama varsa ayrıca cezalandırılır. Zamanaşımı temel halde 8 yıl, nitelikli hallerde 15 yıldır. Görevli mahkeme kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi‘dir; ancak cinsel saldırı gibi Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir suçla birlikte işlenmişse yargılama Ağır Ceza Mahkemesinde yapılır.

Hürriyeti yoksun kılma davasında mağdur ya da sanık mısınız?

Etkin pişmanlık, içtima ve nitelikli hallerin doğru değerlendirilmesi sonucu belirler. Delil tespiti ve savunma için Hukukçular Evi uzman ceza avukatı kadrosuyla iletişime geçin.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası nedir?

Temel hali (TCK m. 109/1) 1 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Fiil cebir, tehdit veya hile ile işlenirse (m. 109/2) ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapse yükselir. Silahla, birden fazla kişiyle, akrabaya/eşe karşı gibi nitelikli hallerde ceza bir kat artırılır; cinsel amaçla işlenmesinde ise yarı oranında artırılır.

Kısa süreli alıkoyma da suç oluşturur mu?

Evet. Yargıtay içtihadına göre özgürlük kısıtlamasının uzun ya da kısa olması suçun oluşumunu etkilemez; birkaç dakikalık alıkoyma bile TCK 109 kapsamında değerlendirilebilir. Önemli olan, kişinin bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün hukuka aykırı biçimde ve somut olarak kısıtlanmış olmasıdır.

Etkin pişmanlık nedir, cezayı nasıl etkiler?

TCK m. 110 uyarınca fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zarar vermeksizin onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa, cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu indirimden yararlanmak için serbest bırakmanın soruşturma öncesi, gönüllü ve mağdura zarar verilmeksizin yapılması şartları birlikte gerçekleşmelidir.

Bu suç şikâyete bağlı mıdır, uzlaşmaya tabi midir?

Hayır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturur ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Suç uzlaştırma kapsamında da yer almaz; bu nedenle taraflar anlaşsa dahi yargılama devam eder.

Cinsel saldırı sırasında mağdurun tutulması ayrı suç mudur?

Yargıtay’a göre cinsel saldırı veya yaralama eyleminin gerçekleştirildiği süre boyunca mağdurun tutulması, o suçun zorunlu unsuru niteliğindeyse ayrı bir hürriyeti yoksun kılma suçu oluşturmaz. Ancak bu eylemlerden bağımsız, ayrıca gerçekleştirilen bir özgürlük kısıtlaması varsa hürriyeti yoksun kılma suçu ayrıca cezalandırılır.

Bu suça hangi mahkeme bakar?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda görevli mahkeme kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak suç, cinsel saldırı gibi Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir suçla birlikte işlenmişse, bağlantı nedeniyle yargılama Ağır Ceza Mahkemesinde yapılır. Suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat esas alınarak uzman bir avukattan hukuki görüş alınmalıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk