Evimde Gece Arama Yapıldı: Gece Vakti Yasağı, Rıza ve Hazır Bulunma (CMK m.118-121)
26 Ağustos 2026

Evimde Gece Arama Yapıldı: Gece Vakti Yasağı, Rıza ve Hazır Bulunma (CMK m.118-121)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.118/1 — Konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz
  • 5271 sayılı CMK m.118/2 — Suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile firar eden kişi, tutuklu veya hükümlünün yakalanmasında birinci fıkra uygulanmaz
  • 5237 sayılı TCK m.6/1-e — Gece vakti: güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat evvel sona eren süre
  • 5271 sayılı CMK m.119/1 — Arama kararı; hâkim, gecikmesinde sakınca hâlinde savcı; konutta kolluk amiri emri yeterli değildir
  • 5271 sayılı CMK m.119/4 — Savcı hazır olmaksızın konut aramasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur
  • 5271 sayılı CMK m.120 — Yer sahibinin veya zilyedin, yokluğunda temsilcisinin ya da hısımlarından birinin hazır bulunması
  • 5271 sayılı CMK m.121 — İstem üzerine arama işlemine ve ele geçirilen eşyaya ilişkin belge verilmesi
  • Anayasa m.21 ve m.38/6 — Konut dokunulmazlığı, yirmi dört ve kırk sekiz saatlik onay süreleri, hukuka aykırı bulguların delil sayılmaması
  • 5271 sayılı CMK m.141/1-i ve m.141/1-j — Ölçüsüz arama ve hukuka aykırı elkoyma nedeniyle tazminat
  • 5271 sayılı CMK m.142/1 — Tazminat isteminde üç aylık ve bir yıllık süreler

Konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Bu kuralın CMK m.118/2’de sayılan üç istisnası vardır ve uygulamada en çok tartışılan nokta, bu istisnaların gerçekten mi yoksa yalnızca gece araması yapabilmek için mi kurulduğudur.

Kural: Konutta Gece Arama Yapılamaz

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 118. maddesinin birinci fıkrası açık bir yasak koyar: konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Bu, Anayasa’nın 21. maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığının ceza muhakemesindeki somut karşılığıdır.

Madde gerekçesinde de ilkenin bu olduğu belirtilmiş; birinci fıkrada sayılan yerler dışında aramanın günün her saatinde yapılabileceği ifade edilmiştir. Yani yasak, kapalı ve özel alanlara özgüdür; sokakta veya umuma açık bir yerde yapılan arama bakımından gece vakti sınırı işlemez.

“Gece vakti” kavramı Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde tanımlanmıştır: gece vakti deyiminden, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvel sona eren zaman süresi anlaşılır. Bu tanım savunma bakımından somut bir ölçüt sunar; arama tutanağındaki saat ile olay tarihindeki güneşin batış ve doğuş saatleri karşılaştırılarak aramanın gece vaktine denk gelip gelmediği kesin biçimde tespit edilebilir.

YerGece vakti aramaDayanak
KonutKural olarak yapılamazCMK m.118/1
İşyeriKural olarak yapılamazCMK m.118/1
Diğer kapalı yerlerKural olarak yapılamazCMK m.118/1
Sokak, cadde, umuma açık yerlerGünün her saatinde yapılabilirCMK m.118 kapsamı dışında
Araç (umuma açık yerde)Zaman sınırı yok; ancak arama için karar aranırCMK m.116-119

Tablodaki son satır bir uyarı içerir: gece vakti yasağının bulunmaması, aramanın karar olmaksızın yapılabileceği anlamına gelmez. Zaman sınırı ile karar şartı iki ayrı denetim kalemidir ve her ikisi ayrı ayrı sağlanmalıdır.

Üç İstisna ve Sınırları

CMK m.118’in ikinci fıkrası, gece vakti yasağının uygulanmayacağı hâlleri sayar: suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu ya da hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar.

İstisnaİçerikDenetim sorusu
SuçüstüSuçun işlenmekte olması veya işlendikten hemen sonra yakalanmaKesintisiz takip var mı, ne kadar süre geçmiş?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâlBeklenmesi hâlinde telafisi güç zarar doğması ihtimaliSomut veriyle dosyada açıklanmış mı?
Firar eden kişinin yakalanmasıYakalanmış, gözaltına alınmış, tutuklu veya hükümlünün yeniden yakalanmasıKişi bu statülerden birinde mi?

Birinci istisna uyuşturucu dosyalarında en çok zorlanan istisnadır. Kişi uyuşturucu ticareti yaparken veya kullanırken o anda fark edilmiş ve kolluk kesintisiz bir takip sonucunda bir mekâna girmişse, gece vakti dahi olsa arama yapılabilir. Ancak burada takibin kesintisiz olması şarttır. Takip kesildikten saatler sonra eve yapılan bir baskın suçüstü kapsamından çıkar ve gece vakti yasağına takılır.

İkinci istisna ise en çok suistimale açık olanıdır. Doktrinde, uygulamada bir aciliyet izlenimi yaratılarak gecikmesinde sakınca bulunan hâl varmış gibi kararlar alındığı; somut olayda herhangi bir aciliyet bulunmasa dahi böyle bir izlenim yaratılarak gece vakti aramalar gerçekleştirildiği ve m.118/2’deki istisnai hükmün aslında aramanın gecikmesinde bir sakınca bulunduğu için değil, sadece gece vakti arama yapılabilmesi için gerekçe olarak kullanıldığı eleştirisi yapılmaktadır.

Buradan savunma bakımından net bir çalışma alanı doğar: gecikmesinde sakınca bulunan hâl iddiası, dosyada somut verilerle açıklanmış olmalıdır. Arama işleminin hemen yapılmaması hâlinde delillerin yok edilmesi, değiştirilmesi veya şüphelinin kaçması gibi telafisi imkânsız zararların doğma ihtimali somut olarak gösterilmelidir. Kalıp bir cümleyle geçiştirilen bir aciliyet iddiası denetlenebilir bir gerekçe değildir.

Rıza ile Arama: “Buyurun Bakın” Demek Ne Anlama Gelir?

Uygulamada sık karşılaşılan bir senaryo, kişinin kapıda “buyurun bakın, saklayacak bir şeyim yok” demesi ve kolluğun bu rızaya dayanarak arama yapmasıdır. Bu, hukuken tartışmalı bir zemindir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda rıza ile aramaya ilişkin ayrı bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargı kararlarında da rızanın her durumda hukuka uygunluk sağlamadığı vurgulanmaktadır. Arama kararı yoksa arama hukuka aykırıdır; sanığın delillerin varlığını veya zilyetliğini kabul etmesi de bu aykırılığı ortadan kaldırmaz.

Bu değerlendirmenin arkasındaki mantık şudur: arama, kişinin tasarrufunda olan bir hak değil, kanunla düzenlenmiş bir koruma tedbiridir. Kanunun aradığı karar veya emir şartı, yalnızca kişiyi değil, ceza muhakemesinin bütününü ve hukuk devletini korur. Bu nedenle şartların kişi rızasıyla aşılması kabul edilmemektedir.

Ayrıca “rıza” kavramının kendisi de kapı önünde, gece vakti, birden fazla kolluk görevlisinin bulunduğu bir ortamda ne kadar özgür bir irade beyanı sayılabileceği bakımından tartışmalıdır. Savunma, rızanın hangi koşullarda alındığını da ayrıca gündeme getirebilir.

Evinizde yapılan aramanın saati ve gerekçesi hukuka uygun mu? Dosyanızın denetimi için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Anayasal Katman: Konut Dokunulmazlığı ve Yirmi Dört Saat Kuralı

CMK m.118 ve m.119’un üstünde bir katman daha vardır. Konut araması yalnızca bir usul meselesi değil, doğrudan anayasal bir hakka müdahaledir; bu nedenle Anayasa kendi güvencelerini ayrıca koyar.

Anayasa’nın 21 inci maddesine göre kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.

Maddenin devamı, uygulamada en çok atlanan güvenceyi getirir: yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.

Anayasa m.21 — Üç Aşamalı Denetim

AşamaKuralDosyada aranacak belge
YetkiKural hâkim kararı; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriHâkim kararı veya yazılı emrin aslı
SebepAnayasa’da sayılan sebeplerden birine veya birkaçına bağlı olma zorunluluğuKararda gösterilen somut sebep
OnayYetkili merciin kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulurOnaya sunum tarihi ve saati
KararHâkim, el koymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklarHâkim kararının tarihi ve saati
YaptırımSüre içinde karar açıklanmazsa el koyma kendiliğinden kalkarSürelerin karşılaştırılması

Dosyada üç saatin karşılaştırılması: Aramanın ve elkoymanın yapıldığı saat, kararın hâkim onayına sunulduğu saat ve hâkim kararının açıklandığı saat. Bu üç veri yan yana konulduğunda 24 ve 48 saatlik sürelerin aşılıp aşılmadığı görülür. Süre aşılmışsa sonuç yalnızca bir usulsüzlük değildir: Anayasa, el koymanın kendiliğinden kalkacağını söyler. Bu tespit, gece vakti tartışmasından bağımsız ve ona ek bir itiraz başlığıdır; ikisi ayrı ayrı ileri sürülmelidir.

Konut Araması İçin Hangi Karar Gerekir?

Gece vakti sınırı aşılmış olsa bile, konut araması ayrıca bir karar şartına tabidir ve bu şart bakımından konutlar özel korumaya sahiptir.

CMK m.119 çerçevesinde arama kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılır. Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hâllerde kolluk amirinin yazılı emri gündeme gelebilir; ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz.

Sözlü emir ise hiçbir hâlde yeterli değildir. Yargıtay, sonradan yazıya çevrilmiş olsa bile sözlü emirle arama yapılamayacağını vurgulamakta; savcının telefonla verdiği sözlü talimata dayanılarak yapılan konut aramalarını hukuka aykırı kabul etmektedir.

Emri verenKonut araması bakımından
Hâkim (yazılı karar)Geçerli
Cumhuriyet savcısı (yazılı emir, gecikmesinde sakınca hâlinde)Geçerli
Cumhuriyet savcısı (sözlü talimat)Geçersiz
Kolluk amiri (yazılı emir)Geçersiz
Mülki amir (önleme araması emri)Geçersiz — konutta önleme araması yapılamaz
Kişinin rızasıTek başına hukuka uygunluk sağlamaz

Beşinci satır, bir önceki rehberimizde ele aldığımız ayrımın sonucudur: adli aramadan farklı olarak konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz. Dolayısıyla dosyada konut araması mülki amir emrine dayandırılmışsa, bu doğrudan bir usul itirazı sebebidir.

Kimler Hazır Bulunmalı? İki Ayrı Güvence

Konut aramasında Kanun iki ayrı hazır bulunma güvencesi öngörmüştür ve bunlar sıklıkla karıştırılır.

Birincisi CMK m.119’un dördüncü fıkrasındadır: Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde yapılacak aramada, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. Bu, aramanın tarafsız tanıklar önünde yapılmasını sağlayan bir güvencedir.

İkincisi CMK m.120’dedir: aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi ya da komşusu hazır bulundurulur. Bu güvence, arama sırasında kişinin menfaatlerinin temsil edilmesine yöneliktir.

GüvenceDayanakKimler
Tarafsız tanıkCMK m.119/4İhtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi
Menfaat temsiliCMK m.120Yer sahibi veya zilyet; yoksa temsilcisi, hısımı, birlikte oturan kişi veya komşusu
MüdafiTalep üzerineŞüpheli veya sanık müdafiinin hazır bulunmasını talep edebilir
BelgeCMK m.121İstem üzerine arama gerekçesi ve ele geçirilen eşya listesi verilir

Üçüncü satır, olay anında en çok gözden kaçan haktır. Şüpheli veya sanık, müdafiinin aramada hazır bulunmasını talep edebilir; bu talep hak kaybını önleyebilir. Talebin tutanağa geçirilmesi ayrıca önemlidir.

Dördüncü satır ise arama sonrası için geçerlidir. CMK m.121 uyarınca istem üzerine ilgiliye, arama işleminin neden yapıldığını ve aramada ele geçirilen eşyayı gösteren bir belge verilir. Bu belgenin talep edilmesi, sonradan yapılacak denetimin en somut dayanağını oluşturur.

Bu güvencelerin ihlalinin sonucu tek tip değildir. Yargıtay, CMK m.119/4 uyarınca iki kişinin hazır bulundurulmadığı bir olayda; sanığın arama işleminin içeriğine herhangi bir itirazının bulunmaması, mahkeme huzurundaki beyanı ve hükmün münhasıran arama sonucu elde edilen delile dayanmaması gibi unsurları birlikte değerlendirerek sübuta ilişkin yerel mahkeme kararını isabetli bulabilmiştir. Yani her eksiklik otomatik beraat doğurmaz; bu nedenle itirazın olay anında kayda geçirilmesi değer taşır.

Başkasının Evinde Arama: CMK m.117 Boyutu

Uyuşturucu dosyalarında sık karşılaşılan bir durum, şüphelinin kendi konutunda değil bir yakınının, arkadaşının veya kirada oturduğu evin sahibinin konutunda arama yapılmasıdır. Bu hâlde uygulanacak hüküm CMK m.116 değil, m.117’dir.

Şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin konutu, işyeri ve kendisine ait diğer yerlerde arama yapılabilmesi için ayrı ve daha sıkı bir şart aranır: aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığı gerekir. Yani üçüncü kişinin konutunda arama, genel bir şüpheye değil, o yerle kurulan somut bir bağa dayanmalıdır.

Aranan yerUygulanacak hükümŞart
Şüphelinin kendi konutuCMK m.116Makul şüphe
Üçüncü kişinin konutuCMK m.117Delilin orada bulunduğuna dair somut olgular
Ortak kullanılan aile konutuSomut olaya göreKimin zilyetliğinde olduğu ayrıca değerlendirilir
Kiralanan konut (kiracı şüpheli)CMK m.116Ev sahibi bakımından ayrı değerlendirme
Öğrenci yurdu odasıKapalı yerGece vakti yasağı ve karar şartı geçerlidir

Üçüncü ve dördüncü satırlar, aidiyet tartışmasının konut dosyalarındaki karşılığıdır. Birden fazla kişinin birlikte yaşadığı bir evde ele geçirilen madde, otomatik olarak ev sahibine veya kira sözleşmesinin tarafına atfedilemez. Maddenin bulunduğu odanın kimin kişisel kullanımında olduğu, ortak alanda mı özel alanda mı bulunduğu ve o kişiye ait başka emarelerin varlığı ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Ev sahibi bakımından ise ayrı bir sorumluluk tartışması doğabilir. Kiraya verilen bir konutta kiracının uyuşturucu kullanması veya bulundurması hâlinde, ev sahibinin sorumluluğu ancak kendi kusuruna dayanan koşullar varsa gündeme gelir; sırf mülkiyet ilişkisi sorumluluk doğurmaz.

Aramada Elkoyma ve Eşyanın Akıbeti

Arama sırasında ele geçirilen eşyanın hukuki durumu, aramanın kendisinden ayrı bir konudur. Arama bir araştırma işlemi iken, eşyanın alıkonulması ayrı bir tedbirdir.

Uygulamada zincir şöyle işler: önce eşya muhafaza altına alınır; bu geçici bir usuldür. Ardından usulüne uygun bir elkoyma kararı veya emri ile eşya resmen alıkonulur. Yargılama sonunda ise mahkeme kararıyla müsadere gündeme gelebilir; müsadere mülkiyetin Devlete geçmesi sonucunu doğurur.

Konut aramalarında ele geçirilen ve suçla ilgisi olmayan eşyalar bakımından ayrıca dikkat edilmelidir. Ele geçirilen eşyanın listesinin CMK m.121 uyarınca istem üzerine verilen belgede yer alması, sonradan çıkabilecek eksiklik veya zarar iddialarında belirleyici olur. Bu nedenle belge talebinin arama biter bitmez yapılması önerilir.

KalemNe yapılmalı
Ele geçirilen eşya listesiCMK m.121 belgesinde tam olarak yazılmasını isteyin
Suçla ilgisi olmayan eşyaAlıkonulma gerekçesinin tutanağa yazılmasını isteyin
Üçüncü kişiye ait eşyaAidiyetin tutanakta belirtilmesini sağlayın
Elektronik cihazlarİnceleme ve kopyalama usulünün ayrı karara tabi olduğunu hatırlayın
Nakit paraMiktarın sayımla tespit edilip tutanağa geçirilmesini isteyin

Dördüncü satır, günümüz dosyalarında giderek merkezî hâle gelmiştir. Bir arama sırasında ele geçirilen telefon veya bilgisayarın içeriğinin incelenmesi, aramadan ayrı bir tedbir olarak değerlendirilir ve kendi usulüne tabidir. Aramanın hukuka uygun olması, cihaz içeriğinin incelenmesini kendiliğinden meşru kılmaz.

Gece Araması Hukuka Aykırıysa Ne Olur?

Gece vakti arama yasağının şartları oluşmadan yapılan bir aramada elde edilen deliller hukuka aykırı delil sayılır ve hükümde kullanılamaz. Anayasa’nın 38. maddesinin altıncı fıkrası kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini; CMK m.206/2-a delilin kanuna aykırı elde edilmişse reddolunacağını; m.217/2 ise yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğini düzenler.

Uyuşturucu dosyalarında bu sonucun ağırlığı ayrıdır. Ele geçirilen madde hem delil hem de suçun maddi konusudur. Madde hükme esas alınamadığında suçun unsuru oluşmaz ve beraat kararı verilmesi gerekir. Bu nedenle usulüne uygun yapılmayan bir arama işlemi, dosyanın seyrini tamamen değiştirebilmektedir.

AşamaYapılacakAmaç
Olay anıİşlemin dayanağını sorun, itirazınızı tutanağa şerh düşürünSonraki denetimin dayanağı
Olay anıMüdafiinizin hazır bulunmasını talep edinHak kaybının önlenmesi
Arama sonrasıCMK m.121 uyarınca belge isteyinGerekçenin ve eşya listesinin kayda geçmesi
SoruşturmaArama kararı, tutanak ve saatleri karşılaştırınGece vakti tespiti
SoruşturmaGecikmesinde sakınca gerekçesinin somutluğunu denetleyinİstisnanın gerçekliği
Kovuşturmaİlk savunmada usul itirazlarını ileri sürünDelilin değerlendirme dışı bırakılması
KovuşturmaTutanak tanıklarının dinlenmesini talep edinTutanakta yazılmayan ayrıntıların ortaya çıkması

Dördüncü satırdaki karşılaştırma, dosya incelemesinin en verimli adımıdır. Olay tarihindeki güneşin batış saati ile arama tutanağındaki başlangıç saati yan yana konulduğunda, aramanın gece vaktine denk gelip gelmediği tartışmasız biçimde ortaya çıkar. Güneşin batışından bir saat sonrası ile doğuşundan bir saat öncesi arasındaki her arama, m.118 kapsamındadır.

İkinci Sonuç: Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat

Hukuka aykırı bir aramanın tek sonucu delilin değerlendirme dışı bırakılması değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu, ayrıca bir tazminat yolu öngörür ve bu yol arama ile elkoyma bakımından ayrı bentlerde düzenlenmiştir.

CMK m.141/1 uyarınca, sayılan hâllerde kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilir. Konut araması bakımından iki bent doğrudan uygulanır:

  • m.141/1-i — Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişiler.
  • m.141/1-j — Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler.

Uyuşturucu dosyalarında (j) bendi özellikle işlevlidir: aramada ele geçirilen ve suçla ilgisi bulunmayan telefon, bilgisayar, nakit para veya araç gibi eşyanın zamanında iade edilmemesi ya da korunmaması, dosyanın esasından bağımsız bir tazminat sebebidir.

Tazminat Yolunun Çerçevesi

KonuKuralDayanak
Ölçüsüz aramaMaddi ve manevi zarar Devletten istenebilirCMK m.141/1-i
Koşulsuz elkoyma, eşyanın korunmaması veya geç iadesiMaddi ve manevi zarar Devletten istenebilirCMK m.141/1-j
İstem süresiKarar veya hükümlerin kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içindeCMK m.142/1
Arama iddiasında beklemeÖlçüsüz arama iddiası asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından, istem için hükmün kesinleşmesi beklenmeyebilirUygulama

Son satır uygulamada sıkça gözden kaçar. Gözaltı süresinin aşılması, hakların hatırlatılmaması ya da hakkındaki arama kararının ölçüsüz gerçekleştirilmesi gibi iddialar davanın esasıyla bağlantılı olmadığından, bu taleplerin karara bağlanması için asıl davada hüküm verilmesini veya hükmün kesinleşmesini beklemeye gerek bulunmadığı kabul edilmektedir. Beraat ihtimali güçlü olsa dahi, arama işlemine ilişkin itirazın tutanağa geçirilmiş ve belgelenmiş olması bu yol bakımından da değer taşır.

Tutanağı İmzalamak Zorunda mıyım?

Arama tutanağını imzalamaktan imtina etme hakkınız vardır. İmzalamama, tutanağı geçersiz kılmaz; ancak içeriğini kabul etmediğinizi kayda geçirir. Daha etkili yol ise imzalamadan önce itirazınızı tutanağa yazdırmaktır.

Tutanağa yazdırılması değer taşıyan hususlar bellidir: aramanın hangi saatte başladığı, hangi karara dayandığının söylenip söylenmediği, hazır bulundurulan kişilerin kim olduğu, maddenin tam olarak nerede ele geçirildiği ve müdafi talebinizin iletilip iletilmediği. Bunların her biri, sonraki aşamada denetlenebilir bir olguya dönüşür.

Öte yandan arama sırasında fiziksel direnç göstermek ayrı bir suç sorumluluğu doğurabilir. Doğru yaklaşım, işleme katlanmak ancak itirazı belgelemektir. Hukuka aykırılık iddiası, olay yerinde değil yargı önünde sonuç doğurur; olay yerinde kaybedilmemesi gereken tek şey bu iddianın kaydıdır.

Son olarak, hukuka aykırı bir gece araması yapıldığını düşünen kişinin Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunması da mümkündür. Bu yol, ceza yargılamasındaki usul itirazından bağımsız olarak işletilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gece vakti evimde arama yapılabilir mi?

Kural olarak hayır. CMK m.118/1 uyarınca konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Yalnızca suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve firar eden kişi ile tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması hâllerinde bu yasak uygulanmaz.

Gece vakti hukuken saat kaçta başlar?

TCK m.6/1-e uyarınca gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvel sona eren zaman süresidir. Arama tutanağındaki saat ile olay tarihindeki güneş batış ve doğuş saatleri karşılaştırılarak tespit yapılabilir.

“Gecikmesinde sakınca var” denilmesi yeterli mi?

Hayır. Bu istisnanın somut verilerle dosyada açıklanması gerekir; arama hemen yapılmazsa delillerin yok edilmesi, değiştirilmesi veya şüphelinin kaçması gibi telafisi imkânsız zararların doğma ihtimali gösterilmelidir. Kalıp bir cümle denetlenebilir gerekçe sayılmaz.

Suçüstü hâlinde gece eve girilebilir mi?

Kişi suç işlerken fark edilmiş ve kolluk kesintisiz bir takip sonucunda mekâna girmişse gece vakti dahi arama yapılabilir. Ancak takibin kesintisiz olması şarttır; takip kesildikten saatler sonra yapılan baskın suçüstü kapsamından çıkar.

“Buyurun bakın” dersem arama hukuka uygun olur mu?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda rıza ile aramaya ilişkin ayrı bir düzenleme yoktur ve yargı kararlarında rızanın her durumda hukuka uygunluk sağlamadığı vurgulanmaktadır. Arama kararı yoksa arama hukuka aykırıdır; zilyetliğin kabul edilmesi de bu aykırılığı gidermez.

Konut aramasında kimlerin bulunması gerekir?

CMK m.119/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın yapılan aramada o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. Ayrıca CMK m.120 uyarınca yer sahibi veya zilyet hazır bulunabilir; yoksa temsilcisi, hısımı, birlikte oturan kişi veya komşusu hazır bulundurulur.

Avukatımın aramada bulunmasını isteyebilir miyim?

Evet. Şüpheli veya sanık, müdafiinin aramada hazır bulunmasını talep edebilir ve bu talep hak kaybını önleyebilir. Talebin tutanağa geçirilmesi ayrıca önem taşır.

Arama sonrası bana belge verilir mi?

CMK m.121 uyarınca istem üzerine ilgiliye, arama işleminin neden yapıldığını ve aramada ele geçirilen eşyayı gösteren bir belge verilir. Bu belgenin talep edilmesi sonradan yapılacak denetimin somut dayanağını oluşturur.

Tutanağı imzalamak zorunda mıyım?

İmzalamaktan imtina etme hakkınız vardır ve bu tutanağı geçersiz kılmaz. Daha etkili yol, imzalamadan önce itirazlarınızı tutanağa yazdırmaktır. Fiziksel direnç göstermek ise ayrı bir suç sorumluluğu doğurabilir.

Gece araması hukuka aykırıysa beraat eder miyim?

Gece vakti arama yasağının şartları oluşmadan yapılan aramada elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır ve hükümde kullanılamaz. Uyuşturucu dosyalarında ele geçirilen madde aynı zamanda suçun maddi konusu olduğundan, hükme esas alınamaması beraat yolunu açabilir.

Gece araması, karar şartı ve hazır bulunma güvencelerinin denetimi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk