Eşim Akıl Sağlığını Yitirdi/Vesayet Altında, Boşanma Davası Nasıl Açılır?
25 Temmuz 2026

Eşim Akıl Sağlığını Yitirdi/Vesayet Altında, Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Ne yaşandı?

Eşlerden biri ağır bir hastalık ya da zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle kendi başına hukuki işlem yapamaz hâle gelmiş, belki de vesayet altına alınmış olabilir. Bu durumda boşanma davasının nasıl ve kim tarafından açılacağı ya da bu eşe karşı nasıl dava açılacağı belirsizleşir.

Önce Usul: Vasi Atanmadan Esasa Girilemez

Bu dosyalarda esas sorun boşanma sebebi değil, dava ehliyetidir. Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim tarafından re’sen gözetilir; tarafların itirazına bağlı değildir.

Temel kural şudur: ayırt etme gücünden yoksun bir kişiye karşı doğrudan dava yürütülemez, tebligat yapılamaz ve aleyhine hüküm kurulamaz. Bunun aksi, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlali sayılır.

Bunun pratik sonucu: davalı eş henüz kısıtlanmamışsa aile mahkemesi davanın esasına girip boşanma kararı veremez.

İzlenen Usul Sırası

  • 1. Emare değerlendirmesi: Aile mahkemesi hâkimi, davalının ayırt etme gücüne ilişkin ciddi emare veya tereddüt bulunduğunda bu hususu dava şartı kapsamında ele alır.
  • 2. Vesayet makamına ihbar: Durum, kısıtlama kararı verilmesi için sulh hukuk mahkemesine ihbar edilir (TMK m. 405).
  • 3. Bekletici mesele: Çoğu dosyada boşanma davası, vesayet süreci sonuçlanana kadar bekletici mesele yapılır.
  • 4. Vasi atanması: Sağlık kurulu raporuna göre ayırt etme gücü bulunmadığı ve iyileşme olanağı olmadığı belirlenirse vasi atanır.
  • 5. Davanın vasiye yöneltilmesi: Dava dilekçesi vasiye tebliğ edilir; vasi, kısıtlı eşin haklarını koruyarak davayı takip eder.

Vesayet dosyası zaten mevcutsa bu dosyanın boşanma dosyasına celbi talep edilmelidir; Yargıtay uygulamasında vesayet dosyasının getirilmesi ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu’ndan görüş alınması aranmaktadır.

Vasinin temsil yetkisi izne tabidir

TMK m. 462’nin sekizinci bendi uyarınca yasal temsilci, vesayet makamından izin almadan kısıtlıyı mahkemede temsil edemez. Bu, hem kısıtlıya karşı açılan davada hem de kısıtlı adına açılacak davada geçerlidir. İzin alınmadan yürütülen temsil, dosyanın usul yönünden sakatlanmasına yol açar.

Kısıtlı Eş Kendisi Boşanma Davası Açabilir mi?

Vesayet altına alınmış kişi doğrudan boşanma davası açamaz; kendisini vasisi temsil eder. Vasinin kısıtlı adına boşanma davası açması, koşulların varlığı hâlinde ve vesayet makamının izniyle mümkündür.

Buna karşılık bu her dosyada mümkün olmayabilir. Boşanma davası açmak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır; kısıtlının ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı ve iradesinin ne yönde olduğu somut olayda ayrıca değerlendirilir.

TMK m. 165: Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanmanın Üç Şartı

Bu dava, diğer boşanma sebeplerine göre çok daha katı ve şekilci bir yapıya sahiptir. Üç şartın birlikte gerçekleşmesi aranır.

ŞartAçıklama
1. Akıl hastalığıHastalığın varlığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir. Şizofreni, paranoid ve hezeyanlı bozukluklar, atipik psikozlar ile ileri evre demans gibi ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldıran hastalıklar bu kapsamda değerlendirilir.
2. İyileşme olanağının bulunmamasıHastalığın geçmesine olanak bulunmadığı raporla ortaya konmalıdır. Geçici veya iyileşmesi mümkün bir durumda boşanmaya karar verilmez.
3. Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesiBu ayrıca ispatlanmalıdır. Hastalığın varlığı tek başına yeterli değildir; Yargıtay, çekilmezliğin kanıtlanmadığı dosyalarda kabul kararlarını bozmaktadır.

Rapor Rejimi: En Sık Bozma Sebebi

Uygulamada dosyaların kaderini rapor belirler ve en sık hata burada yapılır.

  • Vesayet dosyasındaki “vesayet altına alınması uygundur” ibaresi TMK m. 165 için yeterli değildir. Kısıtlama raporu ile boşanma raporu farklı soruları cevaplar.
  • Rapor, hastalığın iyileşme olanağı bulunmadığını ve ortak hayatı diğer eş için çekilmez kılıp kılmadığını ayrıca değerlendirmelidir.
  • Rapor hem kendi içinde hem de dosyadaki diğer raporlarla çelişkili olmamalıdır. Çelişki varsa Adli Tıp Kurumu’ndan yeni rapor alınarak giderilir.

Çekilmezlik Nasıl İspatlanır?

Uygulamada ortak hayatın çekilmez hâle geldiğinin kabul edildiği durumlara örnekler:

  • Sürekli ayırt etme yetisinden yoksunluk
  • Zaman zaman ortaya çıkan krizler
  • Diğer eşin hayatını ve sağlığını tehlikeye atan saldırılar
  • Hastanın sürekli olarak sağlık kurumunda tedavi görmesinin gerekli olması
  • Ortak çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı bakımından oluşan riskler
  • Ekonomik ilişkilerde ortaya çıkan olumsuz gelişmeler

Bu unsurlar tanık beyanları, sağlık kayıtları, kolluk tutanakları ve varsa 6284 kapsamındaki dosyalarla desteklenmelidir. Yalnızca dilekçede iddia edilmesi yeterli görülmez.

Bu davada tazminat istenemez

TMK m. 165’e dayalı boşanmada, hastalığı nedeniyle akıl hastası eşe kusur yüklenemez. Kusursuz sayılan tarafa karşı TMK m. 174 uyarınca maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Bu nedenle bu sebebe dayanan davacı tazminat talep edemez.
Buna karşılık nafaka talebi ayrı değerlendirilir; yoksulluk nafakasında kusur değil yoksulluğa düşme ölçütü esastır. Ayrıca kısıtlı eşin bakım ve tedavi ihtiyacı, nafaka değerlendirmesinde onun lehine bir unsur oluşturabilir.

Hastalık Evlenmeden Önce Varsa: Farklı Dava

Bu ayrım gözden kaçarsa yanlış dava açılır. Akıl hastalığı nikâhtan önce mevcutsa ve evlenmeye engel oluşturacak ağırlıktaysa, evlilik TMK m. 145 uyarınca mutlak butlan yaptırımına tabidir. Bu ihtimalde açılacak dava boşanma değil, evliliğin iptali davasıdır.

TMK m. 165 ise evlenme anında ayırt etme gücüne sahip olan eşin, evlilik kurulduktan sonra iyileşme olanağı bulunmayan bir akıl hastalığına yakalanması hâline özgüdür.

Alternatif: TMK m. 166 Yolu

TMK m. 165’in katı şartları karşılanamıyorsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK m. 166) dayanmak mümkündür. Uygulamada TMK m. 166 ile açılan davanın sonradan ıslah yoluyla TMK m. 165’e dönüştürüldüğü örnekler bulunmaktadır.

Hangi sebebe dayanılacağı, rapor içeriği ve delil durumu birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. İki sebebin ispat rejimi ve tazminat sonuçları birbirinden farklıdır.

Süreç Boyunca Alınabilecek Tedbirler

Yargılama uzun sürebileceğinden, dava açılır açılmaz TMK m. 169 kapsamında tedbir talep edilmelidir:

  • Çocukların velayetinin tedbiren belirlenmesi ve kişisel ilişki düzeni
  • Eş ve çocuklar için tedbir nafakası — kural olarak dava tarihinden işler
  • Barınmaya ilişkin önlemler ve konut tahsisi
  • Malvarlığının korunması: aile konutu şerhi, tapu ve banka kayıtlarına tedbir

Kısıtlı eşin malvarlığı vasi tarafından yönetildiğinden, mal rejimi tasfiyesine ilişkin talepler de vasiye yöneltilir ve vesayet makamının izni gündeme gelir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Kısıtlama Kararı ve Rapor Rejimi

Boşanma davasından önce çözülmesi gereken ilk mesele, eşin hukukî durumunun resmen belirlenmesidir.

Kısıtlama sebebi — TMK m.405/1: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

Üç alternatif ölçüt. Madde; işlerini görememe, sürekli yardıma muhtaçlık ve başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma hâllerini seçimlik olarak sayar. Birinin gerçekleşmesi yeterlidir.

Bildirim yükümlülüğü — m.405/2. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Rapor rejimi — TMK m.409/2: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir.

Bu hüküm kesindir. Tek hekim raporu, poliklinik belgesi ya da tedavi kayıtları yeterli değildir; aranan belge resmî sağlık kurulu raporudur.

Dinlenme — m.409/3. Hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

Vesayet daireleri — TMK m.397. Vesayet daireleri; vesayet makamı ve denetim makamından oluşur. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.

Yetki — TMK m.411: vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.

Eş öncelikli mi? — TMK m.414. Vasiliğe engel bir sebep bulunmadıkça, vesayet altına alınacak kişinin eşi veya yakın hısımlarından biri vasi atanır. Ancak burada menfaat çatışması ölçütü ayrıca değerlendirilir.

KonuKural
Sebepm.405 — üç seçimlik ölçüt
BildirimMakamlar, noterler, mahkemeler
RaporResmî sağlık kurulu
MakamSulh hukuk mahkemesi
DenetimAsliye hukuk mahkemesi
Yetkim.411 — yerleşim yeri

Taraf Ehliyeti ve Dava Ehliyeti: HMK m.50-54

Usul hukuku, iki ayrı ehliyet kavramı kullanır ve bu ayrım yapılmadan dosya yürümez.

Taraf ehliyeti — HMK m.50: medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.

Dava ehliyeti — HMK m.51: dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.

Fark burada ortaya çıkar. Kısıtlanan eş taraf ehliyetini korur; yani davanın tarafı olabilir. Kaybettiği şey dava ehliyetidir; yani kendisi usul işlemi yapamaz.

Kanunî temsil — HMK m.52. Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla birlikte medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayan kişiler, davada kanunî temsilcileri tarafından temsil edilir.

Temsilcinin yetkisi sınırlıdır — HMK m.54: kanunî temsilciler, kanunlarında ayrıca özel yetki verilmediği hâllerde, ancak olağan işlerden sayılan dava işlemlerini yapabilirler. Bunun dışındaki dava işlemlerinin geçerli olması, kanunî temsilcinin, kısıtlı veya küçük adına yapacağı dava işlemlerinden önce, mahkemeden izin almasına bağlıdır.

Bu hüküm çok atlanır. Vasi, kısıtlı eşi mahkemede serbestçe temsil edemez. Olağan olmayan işlemler için önceden izin alınması gerekir.

Dava şartıdır — HMK m.114/1-d. Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanunî temsilin söz konusu olduğu hâllerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartları arasında sayılmıştır.

Sonucu — HMK m.115. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Noksanlık tespit edilirse davanın usulden reddine karar verir; ancak noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.

Pratik sonuç. Vasi atanmamışsa dosya kural olarak doğrudan reddedilmez; mahkeme kesin süre vererek eksikliğin giderilmesini bekler.

Kavramİçerik
Taraf ehliyetiKorunur
Dava ehliyetiKaybedilir
TemsilHMK m.52 — kanunî temsilci
Temsilcinin sınırım.54 — olağan işler; diğerleri izinli
NiteliğiDava şartı (m.114)
EksiklikKesin süre verilir (m.115)

Menfaat Çatışması ve Temsil Kayyımı: TMK m.426

Boşanma davasında vasi ile kısıtlı eşin menfaatleri doğrudan karşı karşıya gelebilir.

TMK m.426. Vesayet makamı, şu hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar: (1) ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse; (2) bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa; (3) yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.

İki başlangıç yolu. Atama hem ilgilinin isteği üzerine hem de re’sen yapılabilir; böylece temsilin boşluksuz işlemesi sağlanır.

Eşik düşüktür. Yargıtay kararlarında; menfaat çatışmasının taraflarının temsil olunan ile onun yasal temsilcileri olduğu ve salt soyut bir tehlike olasılığının varlığının dahi temsil kayyımı atanması için yeterli olduğu belirtilmektedir.

Boşanma dosyasındaki karşılığı. Kısıtlı eşe vasi olarak atanan kişi, aynı zamanda davacı eşin yakını ise ya da dosyanın sonucundan kendisi de etkilenecekse, temsil kayyımı atanması gündeme gelir.

Vasilikten kaçınma ve itiraz — TMK m.422. Vasiliğe atanan kişi, atamanın kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

İlgililerin itirazı — TMK m.423. İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.

Kayyım da vasi hükümlerine tâbidir — TMK m.431. Kayyımlar hakkında, aksine bir düzenleme bulunmadıkça vasiliğe ilişkin hükümler uygulanır.

KonuKural
Dayanakm.426 — üç bent
Başlatmaİstek veya re’sen
EşikSoyut tehlike dahi yeterli
Kaçınmam.422 — on gün
İtirazm.423 — on gün
Uygulanacak hükümm.431 — vasilik hükümleri

İzin Rejimi: m.462 ve m.463

Vasi ya da kayyım, kısıtlı adına her işlemi tek başına yapamaz; kanun iki kademeli bir izin sistemi kurmuştur.

Vesayet makamının izni — TMK m.462. Madde, izin gerektiren işlemleri sayarak düzenler. Bunlar arasında; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması; olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alım-satımı; ödünç verme ve alma; kambiyo taahhüdü altına girme; ve bir yıl veya daha uzun süreli ürün ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yer alır.

Bu dosya bakımından kritik bent. Aynı madde uyarınca acele hâller dışında dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması da vesayet makamının iznine tâbidir.

Sonucu. Vasi, kısıtlı eş adına boşanma davası açacaksa ya da açılmış davada sulh olacaksa, önce sulh hukuk mahkemesinden izin almalıdır. “Acele hâl” istisnası dar yorumlanır.

İkinci kademe — TMK m.463. Bazı işlemlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir. Bunlar arasında; vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi, vatandaşlığa girmesi veya çıkması, bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, ömür boyu aylık veya gelir bağlama ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması, küçüğün ergin kılınması ve vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması sayılmıştır.

Miras bakımından önemli. Boşanma sürerken mirasın kabulü veya reddi gündeme gelirse, bu işlem çift izne tâbidir.

İzinsiz işlem — TMK m.449. Vasi, vesayet altındaki kişi adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışlarda bulunamaz.

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar. Boşanma davası açma hakkı niteliği itibarıyla kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır; bu nedenle vasinin dava açması izin şartına bağlanmıştır.

İşlemİzin
Dava açma, sulhVesayet makamı (m.462)
Taşınmaz işlemleriVesayet makamı
Mirasın kabulü / reddiÇift izin (m.463)
Evlât edinmeÇift izin
Vasiyle sözleşmeÇift izin
Kefalet, vakıfm.449 — yasak

Esas: m.165’in Şartları, Tedbirler ve Yetki

Usul tamamlandıktan sonra sıra, davanın esasına gelir.

TMK m.165: eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

Üç şart birlikte aranır. Birincisi: eşlerden birinin akıl hastası olması. İkincisi: bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi. Üçüncüsü: hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti.

İki rapor karıştırılmamalı. Vesayet dosyasındaki rapor kısıtlamaya esas olan rapordur ve “işlerini görememe” ölçütünü değerlendirir. m.165 ise “geçmesine olanak bulunmadığı” tespitini arar. Bu nedenle vesayet dosyasındaki rapor tek başına yeterli sayılmaz; bu dava için ayrıca rapor alınması gerekir.

Çekilmezlik ayrı bir olgudur. Rapor yalnız hastalığı ve sürekliliğini gösterir; ortak hayatın çekilmezliği ise tanık beyanları ve dosyadaki diğer delillerle ispat edilir.

İspat rejimi — TMK m.184. Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; yemin öneremez ve tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz.

Evlenmeden önce varsa — TMK m.145/3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması hâli, boşanma değil mutlak butlan sebebidir. Bu ayrım, talebin doğru kurulması bakımından belirleyicidir.

Alternatif yol — TMK m.166/1. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Rapor şartı sağlanamıyorsa bu yol değerlendirilebilir.

Terditli kurgu — HMK m.111. Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Aslî talep m.165, fer’î talep m.166/1 olarak yazılabilir.

Tedbirler — TMK m.169. Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

Kusur ve tazminat. m.174 uyarınca maddî ve manevî tazminat için karşı tarafın kusurlu olması aranır. Akıl hastalığı sebebiyle boşanmada, hastalığın kendisi kusur sayılmaz.

Nafaka farklıdır. m.175 uyarınca yoksulluk nafakasında nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz; ölçü, talep edenin kusurunun daha ağır olmamasıdır.

Görev ve yetki. Boşanma davası aile mahkemesinde görülür. Yetki bakımından TMK m.168 uygulanır: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Vesayet işleri ise m.411 uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülür.

KonuKural
Şartlarm.165 — üç şart birlikte
RaporAyrıca alınmalı
ÇekilmezlikTanıkla ispat
Evlenmeden öncem.145 — butlan
TazminatHastalık kusur sayılmaz
GörevAile mahkemesi; vesayet sulh hukuk

Sıkça Sorulan Sorular

Vesayet altındaki eşe karşı boşanma davası nasıl açılır?

Dava kısıtlı eşe karşı açılır ancak kendisini vasisi temsil eder; dilekçe vasiye tebliğ edilir. Davalı eş henüz kısıtlanmamışsa aile mahkemesi esasa girip karar veremez; durumu sulh hukuk mahkemesine ihbar ederek kısıtlama sürecini işletir ve çoğu dosyada bunu bekletici mesele yapar.

Ayırt etme gücü olmayan eşe doğrudan dava açılabilir mi?

Hayır. Ayırt etme gücünden yoksun kişiye karşı doğrudan dava yürütülemez, tebligat yapılamaz ve aleyhine hüküm kurulamaz; bu, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlali sayılır. Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından re’sen gözetilir.

Vasi, kısıtlı eşi mahkemede serbestçe temsil edebilir mi?

Hayır. TMK m. 462’nin sekizinci bendi uyarınca yasal temsilci, vesayet makamından izin almadan kısıtlıyı mahkemede temsil edemez. İzin alınmadan yürütülen temsil dosyayı usul yönünden sakatlar.

Kısıtlı eş kendisi boşanma davası açabilir mi?

Vesayet altına alınmış kişi doğrudan boşanma davası açamaz; kendisini vasisi temsil eder. Vasinin kısıtlı adına dava açması koşulların varlığı hâlinde ve vesayet makamının izniyle mümkündür; ancak boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan somut olayda ayrıca değerlendirilir.

TMK 165’e dayanmak için hangi şartlar aranır?

Üç şart birlikte aranır: akıl hastalığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti, hastalığın geçmesine olanak bulunmaması ve ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi. Üçüncü şart ayrıca ispatlanmalıdır; hastalığın varlığı tek başına yeterli değildir.

Vesayet dosyasındaki rapor bu dava için yeterli mi?

Yeterli değildir. Vesayet dosyasındaki ‘vesayet altına alınması uygundur’ ibaresi TMK m. 165 bakımından yetersizdir; rapor ayrıca hastalığın iyileşme olanağı bulunmadığını ve ortak hayatı çekilmez kılıp kılmadığını değerlendirmelidir. Raporlar arasında veya rapor içinde çelişki varsa Adli Tıp Kurumu’ndan yeni rapor alınır.

Bu davada tazminat alabilir miyim?

Hayır. Hastalığı nedeniyle akıl hastası eşe kusur yüklenemez; kusursuz sayılan tarafa karşı TMK m. 174 uyarınca maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Nafaka ise ayrı değerlendirilir; yoksulluk nafakasında kusur değil yoksulluğa düşme ölçütü esastır.

Hastalık evlenmeden önce vardıysa ne olur?

Akıl hastalığı nikâhtan önce mevcutsa ve evlenmeye engel oluşturacak ağırlıktaysa evlilik TMK m. 145 uyarınca mutlak butlan yaptırımına tabidir; bu hâlde açılacak dava boşanma değil evliliğin iptali davasıdır. TMK m. 165 ise hastalığın evlilik kurulduktan sonra ortaya çıkması hâline özgüdür.

Vesayet ve vasi işlemlerinde yardıma mı ihtiyacınız var?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki durum

Boşanma davası, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan kural olarak eşin bizzat kendisi tarafından açılır. Ancak ayırt etme gücünü yitirmiş (kısıtlı) bir eş söz konusuysa, dava onun adına kanuni temsilcisi (vasisi) tarafından ya da onun izniyle yürütülür; vasinin bu konuda vesayet makamından izin alması gerekebilir. Vasinin, kısıtlının yararını gözeterek hareket etmesi esastır.

Akıl hastalığı, ayrıca belirli şartlarla özel bir boşanma sebebi de olabilir (TMK m. 165): hastalığın iyileşemez nitelikte olması ve diğer eş için ortak hayatı çekilmez hâle getirmesi, resmî sağlık kurulu raporuyla saptanmalıdır. Yani her rahatsızlık değil, bu ağır ve sürekli nitelikteki hastalık bu sebebe dayanak oluşturur.

Ne yapmalısınız?

  • Eşin hukuki durumunu (kısıtlılık/vasi atanması olup olmadığını) netleştirin; gerekiyorsa önce vesayet sürecini başlatın.
  • Akıl hastalığına dayanacaksanız, hastalığın niteliğini ve sürekliliğini gösteren resmî sağlık kurulu raporu temin edilmesini sağlayın.
  • Dava ehliyeti ve temsil konusunu en baştan avukatınızla netleştirin; eksik temsil davayı sekteye uğratır.
  • Kısıtlının yararını koruyacak biçimde, vesayet makamı izinlerini zamanında alın.

Dikkat

Bu tür davalarda usul kuralları (ehliyet, temsil, izin) son derece tekniktir ve bir eksiklik davanın reddine ya da uzamasına yol açabilir. Hem hasta eşin hem de ailenin haklarını korumak için sürecin baştan doğru kurgulanması büyük önem taşır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk