Boşanmadan Sonra Çocuğun Soyadı Değişir mi? Annenin Soyadını Alma
27 Haziran 2026

Boşanmadan Sonra Çocuğun Soyadı Değişir mi? Annenin Soyadını Alma

Boşanma çocuğun soyadını kendiliğinden değiştirmez; çocuk kural olarak ailenin (babanın) soyadını taşımaya devam eder (TMK m. 321) ve velayetin annede olması tek başına yetmez. Ancak AYM’nin bireysel başvuru kararları ve sonrasında Yargıtay içtihadı değişmiştir: velayet annedeyse ve çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa, dava yoluyla annenin soyadı verilebilir. Bu rehberde çocuğun soyadını açıklıyoruz.

Çocuğunuzun soyadını değiştirmek mi istiyorsunuz?

Velayet ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde talebinizi birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Boşanma çocuğun soyadını otomatik değiştirmez

Boşanma, çocuğun soyadını kendiliğinden değiştirmez. TMK m. 321’e göre çocuk, ana ve babası evli ise ailenin (uygulamada kural olarak babanın) soyadını taşır. Evlilik içinde doğan çocuk bu soyadını, anne ve baba boşansa dahi kural olarak taşımaya devam eder. Velayetin anneye verilmiş olması da tek başına soyadını değiştirmez. Soyadının değiştirilebilmesi için ayrı bir talep ve dava süreci gerekir; bu da belirli koşulların varlığına ve çocuğun üstün yararına bağlıdır.

Velayet tek başına yeterli miydi? (Yargıtay HGK 2015)

Eskiden, velayetin annede olması çocuğa annenin soyadının verilmesi için yeterli görülmüyordu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2015 tarihli kararında da, velayet kendisinde olan annenin çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirme talebinin reddi gerektiği belirtilmişti. Bu yaklaşımın gerekçesi; çocuğun evlilik içinde doğmuşsa statüsünü babanın soyadıyla kazandığı ve soyadı değişikliğinin çocuğun hukuki-sosyal bütünlüğüne zarar verebileceği şeklinde özetleniyordu. Ancak bu katı yaklaşım zamanla değişmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımı

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen bireysel başvurularda; babanın velayet hakkına dayanarak çocuğun soyadını belirleyebilmesine karşın, annenin velayet hakkına sahip olmasına rağmen çocuğun soyadını belirleyememesini cinsiyet temelinde ayrımcılık ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bulmuştur. AYM ayrıca, velayet hakkının kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını ve annenin talebinin reddedilmesinin aile hayatına saygı hakkına müdahale oluşturabileceğini vurgulamıştır. Bu kararlar, uygulamadaki dönüşümün temelini oluşturmuştur.

Bugün annenin soyadını vermek mümkün

Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında Yargıtay da görüş değiştirmiş; velayet hakkı kendisine verilmiş olan annenin, çocuğuna kendi soyadını verebileceği yönünde kararlar vermeye başlamıştır. Yani bugün, velayet annedeyse ve çocuğun üstün menfaati bunu gerektiriyorsa, mahkeme kararıyla çocuğun soyadı annenin soyadıyla değiştirilebilmektedir. Kararların merkezinde çocuğun üstün yararı, psikolojik ve sosyal gelişimi yer alır; bu nedenle her talep, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Hatta koşulları varsa çocuğun annenin bekarlık soyadını ya da üvey babasının soyadını alabildiği kararlar da mevcuttur.

Nasıl dava açılır ve üstün yarar değerlendirmesi

Çocuğun soyadının değiştirilmesi, Nüfus Müdürlüğü’ne karşı açılan bir soyadı değiştirme davasıyla talep edilir. Dava, TMK m. 27 çerçevesinde değerlendirilir; adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir ve velayetin annede olması ile çocuğun üstün yararı haklı sebep kapsamındadır. Görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesi (yoksa asliye hukuk), yetkili mahkeme ilgilinin yerleşim yeridir. Mahkeme kararında çocuğun üstün menfaatini öncelikli tutar; yerel mahkemeler somut bir gerekçe arayabildiğinden, soyadı değişikliğinin çocuğun yararına olduğunu ortaya koyan olgular ileri sürülmelidir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

İçtihadın Değişim Çizgisi

Bu konudaki uygulama iki kez yön değiştirmiştir. Dosyanızın hangi döneme ait olduğunu ve hangi karara dayanacağınızı bilmek, dilekçenin kurgusunu belirler.

DönemYaklaşım
Katı dönem
(HGK 19.06.2015 dâhil)
Velayet kendisinde olan annenin, çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirme talebinin reddi gerektiği kabul ediliyordu
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarıÇocuğun soyadının yalnızca babaya bağlanmasının anne ile çocuk arasındaki fiilî ve sosyal bağları zedeleyebileceği; üstün yararın her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı
Dönüş noktası
Yargıtay 2. HD, 09.04.2018
2018/1306 E. – 2018/4719 K.
Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfla; annenin bu talebini engelleyen hukuki bir düzenleme bulunmadığı ve velayet hakkının soyadını belirleme hakkına da dayanak oluşturduğu kabul edildi

Ancak kapı sınırsız açılmadı. Yeni yaklaşımda dahi velayetin annede olması tek başına yeterli değildir. Değişiklik için ayrıca haklı sebep ve çocuğun üstün yararı aranır. Yani anne, boşanma kararından sonra nüfus müdürlüğüne giderek çocuğun soyadını kendiliğinden değiştiremez; mahkeme kararı zorunludur. Dilekçede yalnızca velayete dayanmak, davanın reddiyle sonuçlanır.

Üstün Yararı Gösteren Somut Olgular

Davanın kaderi, “üstün yarar” iddiasının soyut kalmamasına bağlıdır. Yargı kararlarında ağırlık taşıyan olgular şunlardır:

  1. Babayla fiilî bağın zayıflığı veya kopukluğu. Uzun süredir kişisel ilişki kurulmaması, nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, iletişim girişimlerinin karşılıksız kalması. İspat: icra takibi dosyası, görüşme kayıtları, tanık.
  2. Soyadı farklılığının doğurduğu somut sorunlar. Okul kayıtları, sağlık işlemleri, seyahat ve resmî işlemlerde yaşanan güçlükler; çocuğun sosyal çevrede yaşadığı zorluk.
  3. Çocuğun psikolojik durumu. Uzman değerlendirmesi veya rehberlik servisi görüşü; çocuğun kendi beyanı — yaşı ve olgunluğu ölçüsünde.
  4. Yeni aile düzeni. Annenin yeniden evlenmesi hâlinde çocukla anne arasında süregelen soyadı farklılığı; üvey babayla kurulmuş fiilî aile bağı.

Üvey babanın soyadı da talep edilebilir. Uygulamada, biyolojik babayla fiilî ilişkinin kopmuş olması ve üvey baba ile çocuk arasında fiilî aile bağının kurulmuş bulunması hâlinde, çocuğun üstün yararı gözetilerek üvey babanın soyadının verilmesine izin verildiği görülmektedir. Bu, evlat edinmeden farklı bir yoldur ve soybağı sonuçları doğurmaz — yalnızca soyadına ilişkindir.

Usul: Görevli Mahkeme, Hasım ve Sonuçlar

Dava açılmadan önce netleştirilmesi gereken usul kalemleri:

KalemAçıklama
Görevli mahkemeAile mahkemesi
DavacıVelayet hakkına sahip ebeveyn, çocuğun yasal temsilcisi sıfatıyla
HasımNüfus müdürlüğü; diğer ebeveynin de dinlenmesi uygulamada esastır
DayanakAdın değiştirilmesine ilişkin genel hüküm (haklı sebep) + çocuğun üstün yararı
Karar sonrasıKesinleşen karar nüfus kütüğüne işlenir; kimlik ve okul kayıtları güncellenir

Soyadı değişikliği, babayla soybağını sona erdirmez. Karar yalnızca soyadına ilişkindir. Baba ile çocuk arasındaki soybağı, buna bağlı nafaka yükümlülüğü, miras hakkı ve kişisel ilişki hakkı aynen devam eder. Bu husus, dava açılmadan önce her iki tarafa da açıkça anlatılmalıdır; uygulamada bu yanlış anlama, gereksiz bir direnç kaynağı oluşturmaktadır.

Son olarak zamanlama: bu dava boşanma davasından bağımsızdır ve boşanma kesinleştikten sonra her zaman açılabilir. Ayrıca çocuk ergin olduğunda, kendi adına ad-soyad değişikliği davası açma hakkına sahiptir; bu, ayrı ve kendi şartlarına tabi bir yoldur.

Velayetin değiştirilmesi şartları ve çocuğun üstün yararı ölçütü için velayetin değiştirilmesi rehberimize, evlat edinme yoluyla kurulan soybağının farkı ve sonuçları için evlat edinme rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

TMK m.321: Güncel Metin ve İptal Tarihçesi

Maddenin bugünkü hâli, arka arkaya verilmiş Anayasa Mahkemesi kararlarının ürünüdür. Bu tarihçe bilinmeden metin doğru okunamaz.

Güncel metin — TMK m.321: çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır.

Kendiliğinden işler. Çocuğun aile soyadını alması için ayrı bir işlem yapılması gerekli değildir; evlilik içinde doğan çocuğun nüfusa kaydedilmesiyle birlikte soyadı olarak ailenin soyadı kendiliğinden kaydedilir.

Eksilen ibare. Maddenin ilk hâlinde “evli değilse ananın” ibaresi de yer alıyordu. Bu ibare, Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Sonuç. İptalden sonra hükümde, evlilik dışında doğan çocukların soyadlarına ilişkin açık bir düzenleme kalmamıştır. Bu hâlde çocuğun soyadı, diğer kanunların düzenlemesine ve Türk Medenî Kanunu’ndaki babalığa ilişkin genel hükümlere bırakılmıştır.

“Ailenin soyadı” ne demekti? Anayasa Mahkemesi’nin 02.07.2009 tarihli, 2005/114 E., 2009/105 K. sayılı kararında, m.321’deki “çocuk, ana ve baba evli ise ailenin” soyadını taşıyacağı hükmünün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiş; buradaki “aile” deyiminden babanın anlaşılacağı kabul edilmiştir.

Velâyet soyadı belirlemez. Mevzuatta, çocuğun velâyetinin verildiği kişinin soyadını taşıyacağı yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle boşanma kararı ve velâyetin anneye verilmesi, soyadını kendiliğinden değiştirmez.

Genel çerçeve — 2525 sayılı Soyadı Kanunu. Soyadı kavramı Türkiye’de 21 Haziran 1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile hukukî zemine kavuşmuştur. Kanun’un 1. maddesine göre her Türk vatandaşı, öz adı dışında bir soyadına sahip olmak zorundadır.

KonuKural
Evlilik içinde doğanAilenin soyadı (m.321)
İşlemNüfusa kayıtla kendiliğinden
İptal edilen ibare“Evli değilse ananın”
“Aile” deyimiAYM 2005/114 E., 2009/105 K.
VelâyetSoyadını belirlemez
Genel kanun2525 s.K. — 21.06.1934

TMK m.187’nin İptalinin Yarattığı Belirsizlik

Tabloyu değiştiren asıl gelişme, kadının soyadına ilişkin hükmün iptalidir. Bu iptal, çocuğun soyadını dolaylı olarak etkilemiştir.

Eski durum. TMK m.187 uyarınca kadın, evlenmekle kocasının soyadını alıyordu. Bu nedenle m.321’deki “ailenin soyadı” ifadesi fiilen babanın soyadına işaret ediyor ve çocuk da babanın soyadını alıyordu.

Uluslararası arka plan. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kadını evlenmekle eşinin soyadını almak zorunda bırakan düzenlemenin Sözleşme’nin 8. ve 14. maddelerine aykırı olduğuna 16.11.2004 tarihli ve 29865/96 sayılı Ünal Tekeli / Türkiye kararında hükmetmişti.

İptalden sonra. Anayasa Mahkemesi’nin m.187’yi iptal eden kararının yürürlüğe girmesiyle, kadının evlenmekle kocasının soyadını alması zorunluluğu ortadan kalkmıştır.

Doğan soru. Eşlerin ayrı soyadı taşıyabildikleri bu ihtimalde, ana babası evli olan çocuğun soyadının nasıl tespit edileceği belirsizleşmiştir. Çünkü m.321, yalnızca ana babanın ortak soyadı taşıdığı ihtimalden hareketle düzenlenmiştir.

Öğretideki değerlendirme. m.187’nin iptaliyle aile adının ne olacağına dair kural ortadan kalkmıştır; bu da m.321’deki kazanma biçimini doğrudan etkilemektedir. Öğretide, kanun koyucunun bu konuda yeni bir düzenleme yapması gerektiği belirtilmektedir.

Karşılaştırmalı hukuk. Çocuğun soyadını kazanması bakımından, evlilik içinde doğan çocuklar ile evlilik dışında doğan çocuklar arasında yapılan ayrım İsviçre hukukunda da bulunmaktadır. Aynı hukuk sistemi içinde yer alınan İsviçre, Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde bu alanda esnek hükümler benimsenmiştir.

Pratik sonuç. Bu belirsizlik, çocuğun soyadının değiştirilmesi taleplerinde mahkemelerin daha geniş bir değerlendirme alanına sahip olduğu anlamına gelir. Talep, bu gelişmeye açıkça dayandırılmalıdır.

KonuDurum
Eski m.187Kadın kocanın soyadını alırdı
Sonucu“Ailenin soyadı” = babanın soyadı
AİHMÜnal Tekeli — 16.11.2004
İptalden sonraZorunluluk kalktı
Doğan sorun“Ailenin soyadı” belirsizleşti
TalepteBu gelişmeye dayanılmalı

Dava Yolu: TMK m.27 ve Haklı Sebep

Soyadı değişikliği talebinin asıl dayanağı, kişiler hukukundaki ad değiştirme hükmüdür.

TMK m.27/1: adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.

“Ancak” kaydı önemlidir. Madde, değişikliği haklı sebebin varlığına bağlamıştır. Sebep gösterilmeden ya da yalnız tercih belirtilerek yapılan talepler karşılanmaz.

İkinci fıkra — ilân: adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur.

Üçüncü fıkra — kişisel durum: ad değişmekle kişisel durum değişmez. Bu, sürecin en sık yanlış anlaşılan sonucudur: soyadının değişmesi soybağını ortadan kaldırmaz.

Bunun somut karşılığı. Soyadı değişse dahi baba ile çocuk arasındaki soybağı, buna bağlı nafaka yükümlülüğü, mirasçılık ve kişisel ilişki hakkı aynen devam eder. Soyadı değişikliği bir bağ koparma aracı değildir.

Dördüncü fıkra — itiraz hakkı: adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

Bir yıllık süre. Bu hüküm, kararın kendisine tebliğ edilmediği hâllerde babaya ayrı bir yol açar; ancak süre öğrenmeden itibaren bir yıldır.

Kişilik hakkının korunması — TMK m.26. Adın korunmasına ilişkin bu hüküm, soyadı uyuşmazlıklarının kişilik hakkı boyutunu gösterir. Bu çerçeve, üstün yarar değerlendirmesinin neden bu kadar merkezî olduğunu açıklar.

Fıkraİçerik
27/1Haklı sebep şartı
27/2Nüfusa kayıt ve ilân
27/3Kişisel durum değişmez
SonucuSoybağı, nafaka, miras devam eder
27/4Zarar görene bir yıl
Çerçevem.26 — kişilik hakkı

Anayasa Mahkemesi’nin Bireysel Başvuru Yaklaşımı

Uygulamadaki dönüşümü sağlayan asıl kaynak, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarıdır.

Velâyet ve soyadı bağlantısı. Anayasa Mahkemesi kararlarında, velâyet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı yönünde ifadeler kullanılmıştır. Bu, velâyetin soyadı bakımından bütünüyle ilgisiz olmadığını gösterir.

Aile hayatına saygı hakkı. Mahkeme bir başka kararında, velâyet hakkına sahip olan annenin, çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesi talebinin reddini, aile hayatına saygı hakkına yapılan bir müdahale olarak görmüştür.

m.27 bağlamındaki değerlendirme. Anayasa Mahkemesi konuyu TMK m.27 kapsamında da ele almış ve kadının, çocuğunun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesi talebinde haklı sebep bulunduğu yönündeki tespitin önemini vurgulamıştır.

Anayasal dayanak — Anayasa m.20. Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

Bireysel başvurunun yeri — Anayasa m.148. Herkes, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlâl edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

Eşitlik boyutu — Anayasa m.10. Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Aynı madde uyarınca kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir; Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Ancak sonuç otomatik değildir. Bu kararlar, velâyete sahip annenin çocuğa doğrudan kendi soyadını verebileceği anlamına gelmez. Her dosyada çocuğun üstün yararı ayrıca değerlendirilir.

KonuYaklaşım
VelâyetSoyadını belirleme hakkını kapsar
Talebin reddiAile hayatına müdahale
m.27 bağlamındaHaklı sebep bulunabilir
Anayasal dayanakm.20; eşitlikte m.10
Başvuru şartıKanun yolları tüketilmeli
SonuçOtomatik değil; üstün yarar

Usul: Görev, Hasım ve Nüfus İşlemleri

Talebin doğru mahkemeye ve doğru hasma yöneltilmesi, esasa girilmesinin ön koşuludur.

Hasım — nüfus müdürlüğü. Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalar, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca nüfus müdürlüğü husumetiyle açılır. Ayrıca bu davalar, Cumhuriyet savcısı ile nüfus müdürü veya memuru huzuruyla görülür ve karara bağlanır.

Diğer ebeveynin konumu. Çocuğun soyadının değiştirilmesi doğrudan babanın da menfaatini etkilediğinden, uygulamada babaya da husumet yöneltilmesi ya da en azından davanın ona ihbar edilmesi beklenir.

Görev. Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Talep, velâyete ve boşanmaya ilişkin bir dosya kapsamında ileri sürülüyorsa aile mahkemesinin görev alanı gündeme gelir; bu nedenle dilekçe, görev itirazına karşı terditli kurgulanabilir.

Yetki. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri; nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında ise uygulamada kaydın bulunduğu yer ile davacının yerleşim yeri mahkemeleri de gündeme gelir. Dilekçede yetki dayanağı açıkça gösterilmelidir.

Dilekçe — HMK m.119 ve m.121. Vakıalar açık özetler hâlinde yazılmalı; her vakıa için ayrı delil gösterilmelidir. Belgeler asıllarıyla birlikte ve karşı taraf sayısından bir fazla örnekle eklenir; başka yerlerdeki kayıtlar için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılarak celbi istenir.

Hangi deliller? Nüfus kayıt örneği, kesinleşme şerhli velâyet kararı, okul ve sağlık kayıtları, kişisel ilişkinin kullanılıp kullanılmadığını gösteren kayıtlar, nafakaya ilişkin icra dosyası ve tanık beyanları.

Çocuğun dinlenilmesi. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını güvence altına alır; bu görüşlere yaş ve olgunluk derecesine uygun olarak ağırlık verilir. Anayasa m.90 uyarınca bu andlaşma kanun hükmündedir.

Kararın tescili. Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne bildirilir; m.27/2 uyarınca değişiklik nüfus siciline kayıt ve ilân olunur.

KonuKural
HasımNüfus müdürlüğü (5490 s.K.)
HuzurdaC. savcısı ve nüfus müdürü/memuru
Diğer ebeveynHusumet veya ihbar
GörevAsliye hukuk; terditli kurgu
DelillerOkul, sağlık, icra dosyası, tanık
Tescilm.27/2 — kayıt ve ilân

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmadan sonra çocuğun soyadı otomatik olarak değişir mi?

Hayır. Boşanma, çocuğun soyadını kendiliğinden değiştirmez. TMK m. 321’e göre çocuk, ana ve babası evli ise ailenin (uygulamada kural olarak babanın) soyadını taşır. Evlilik içinde doğan çocuk bu soyadını, anne ve baba boşansa dahi kural olarak taşımaya devam eder. Velayetin anneye verilmiş olması da tek başına soyadını değiştirmez. Soyadının değiştirilebilmesi için ayrı bir talep ve dava süreci gerekir; bu da belirli koşulların varlığına ve çocuğun üstün yararına bağlıdır.

Velayet annedeyse çocuk annenin soyadını alabilir mi?

Eskiden, velayetin annede olması çocuğa annenin soyadının verilmesi için yeterli görülmüyordu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2015 tarihli kararında da, velayet kendisinde olan annenin çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirme talebinin reddi gerektiği belirtilmişti. Ancak bu katı yaklaşım, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarıyla değişmiştir. Bugün, velayet annedeyse ve çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa, çocuğun soyadının annenin soyadıyla değiştirilmesi mümkün hâle gelmiştir.

Anayasa Mahkemesi bu konuda ne yönde karar vermiştir?

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen bireysel başvurularda; babanın velayet hakkına dayanarak çocuğun soyadını belirleyebilmesine karşın, annenin velayet hakkına sahip olmasına rağmen çocuğun soyadını belirleyememesini cinsiyet temelinde ayrımcılık ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bulmuştur. AYM ayrıca, velayet hakkının kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını ve annenin talebinin reddedilmesinin aile hayatına saygı hakkına müdahale oluşturabileceğini vurgulamıştır. Bu kararlar, uygulamadaki dönüşümün temelini oluşturmuştur.

Bugün çocuğa annenin soyadını vermek mümkün mü?

Evet. Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında Yargıtay da görüş değiştirmiş; velayet hakkı kendisine verilmiş olan annenin, çocuğuna kendi soyadını verebileceği yönünde kararlar vermeye başlamıştır. Yani bugün, velayet annedeyse ve çocuğun üstün menfaati bunu gerektiriyorsa, mahkeme kararıyla çocuğun soyadı annenin soyadıyla değiştirilebilmektedir. Kararların merkezinde çocuğun üstün yararı, psikolojik ve sosyal gelişimi yer alır; bu nedenle her talep, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Çocuğun soyadını değiştirmek için nasıl bir dava açılır?

Çocuğun soyadının değiştirilmesi, Nüfus Müdürlüğü’ne karşı açılan bir soyadı (ad) değiştirme davasıyla talep edilir. Dava, TMK m. 27 çerçevesinde değerlendirilir; bu maddeye göre adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Velayetin annede olması ve çocuğun üstün yararı, haklı sebep kapsamında değerlendirilir. Görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesi (yoksa asliye hukuk mahkemesi), yetkili mahkeme ise ilgilinin yerleşim yeri mahkemesidir. Dilekçenin doğru gerekçelendirilmesi, sonucu doğrudan etkiler.

Mahkeme çocuğun üstün yararını nasıl değerlendirir?

Mahkeme, soyadı değişikliğine karar verirken çocuğun üstün menfaatini, psikolojik ve sosyal gelişimini öncelikli ölçüt olarak dikkate alır. Anayasa Mahkemesi kararları eşitlik ilkesine dayansa da, uygulamada yerel mahkemeler somut bir gerekçe (örneğin çocuğun anneyle birlikte yaşaması, babayla bağının bulunmaması, çocuğun kendini annesinin soyadıyla tanımlaması gibi) arayabilmektedir. Bu nedenle davada, soyadı değişikliğinin çocuğun yararına olduğunu ortaya koyan somut olgular ileri sürülmelidir. Her dosya kendi koşullarında değerlendirilir.

Çocuk annenin bekarlık soyadını ya da üvey babasının soyadını alabilir mi?

Uygulamada, çocuğun üstün menfaati doğrultusunda annenin bekarlık (evlenmeden önceki) soyadının çocuğa verilebildiği görülmektedir. Bunun yanında, çocuğun üstün yararı ve somut koşullar gözetilerek çocuğun üvey babasının soyadını dahi alabildiği yargı kararları giderek artmaktadır. Bu değerlendirmelerde belirleyici olan yine çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimi ile üstün menfaatidir. Ancak bu tür talepler, sıradan bir işlem değil; çocuğun yararının somut biçimde ortaya konmasını gerektiren dava süreçleridir. Bu nedenle uzman hukuki destek almak yerinde olur.

Çocuğun soyadı davanızda yanınızdayız

Soyadı değişikliği ve çocuğun üstün yararı için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk