Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan (TİTCK) gelen bir idari para cezası kararı, firma yöneticisinin önüne aynı anda iki soru koyar: Ceza indirimli ödenip kapatılsın mı, yoksa karara karşı yargı yoluna mı gidilsin? Pek çok kişi bu iki yolun birbirini dışladığını, cezayı ödemenin “kabul etmek” anlamına geldiğini ve dava hakkını ortadan kaldırdığını düşünür. Kanun bunun tersini söyler. Bu rehberde ödemenin dava hakkına etkisini, bir aylık ödeme süresini ve dörtte bir indirimi, taksit imkânlarını, ödenmeyen cezanın vergi dairesi eliyle nasıl tahsil edildiğini, gecikme zammı sorusunu, ceza iptal edilirse paranın nasıl geri alınacağını ve zamanaşımı sürelerini kanun maddeleri üzerinden ele alıyoruz. Yazı kozmetik, tıbbi cihaz ve biyosidal ürün firmalarına verilen TİTCK cezalarını merkeze alır; dayanak kanuna göre değişen noktalar ayrıca gösterilmiştir.
TİTCK’den idari para cezası kararı mı aldınız? Ödeme, indirim ve dava sürelerini kararınız üzerinden birlikte planlayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İçindekiler
- Önce kararı okuyun: dayanak, tebliğ tarihi, merci
- Hukuki çerçeve: hangi hüküm neyi düzenler?
- Ödeme dava hakkını düşürür mü?
- Bir aylık süre ve dörtte bir indirim
- Üç seçeneğin karşılaştırması
- Hangi ceza nereye, kaç gün içinde?
- Taksit: Kabahatler m.17/3 ve 6183 m.48
- Ödenmezse: kesinleşme, vergi dairesi, ödeme emri
- Gecikme zammı işler mi?
- Dava açmak tahsili durdurur mu?
- Ceza iptal edilirse para nasıl geri alınır?
- Zamanaşımı: verilemeyen ve tahsil edilemeyen ceza
- Ödemenin dolaylı sonuçları: tekrar, sicil, vergi
- Firma için zaman çizelgesi
- Ödeme açıklaması ve dilekçe için örnek metin
- Sık yapılan hatalar
- Sıkça sorulan sorular
Önce Kararı Okuyun: Dayanak, Tebliğ Tarihi ve Merci
Ödeme mi, dava mı sorusunun cevabı kararın kendisinde saklıdır. TİTCK’nin idari para cezası kararı genellikle bir denetim, numune analizi veya şikâyet sonrasında, savunma alındıktan sonra düzenlenir; karar yazısında cezanın hangi kanunun hangi maddesine dayandığı, tutarı, varsa ürüne yönelik tedbirler ve başvuru yolu yer alır. Savunma aşamasının nasıl yürütüleceğini TİTCK savunma istem yazısı rehberimizde, denetim gününü ise TİTCK denetimi rehberimizde anlattık. Karar elinize ulaştığında ilk iş, aşağıdaki dört bilginin not edilmesidir; çünkü hem ödeme süresi hem dava süresi bu bilgilere bağlı olarak işler.
| Karardaki bilgi | Neden önemli? | Nereye bakılır? |
|---|---|---|
| Dayanak kanun ve madde | Ödeme süresi, yargı yolu ve tekrar hükmü dayanak kanuna göre değişir. 7223 cezası idari yargıya, tek başına 5324 cezası sulh ceza hâkimliğine gider. | Kararın “yasal dayanak” veya “hüküm” kısmı |
| Tebliğ veya tefhim tarihi | Bir aylık ödeme ve indirim süresi, 15 ve 60 günlük başvuru süreleri bu tarihten başlar. | Tebligat mazbatası; e-tebligat kaydı; KEP alındısı |
| Aynı kararda başka tedbir | Toplatma, satışın durdurulması, piyasaya arzın yasaklanması gibi idari yargıya tabi bir tedbir varsa para cezası da idari yargıda görülür (Kabahatler m.27/8). | Kararın tedbir veya “ürüne yönelik işlemler” kısmı |
| Ceza tutarı ve türü | Maktu ceza her yıl yeniden değerlenir; nispi ceza değerlenmez (Kabahatler m.17/7). Tutar, zamanaşımı süresini de belirler (m.20, m.21). | Kararın sonuç kısmı |
Elektronik tebligatta tebliğ anı ayrıca dikkat ister. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesine göre elektronik yolla yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Firmanın e-tebligat kutusunu açtığı gün değil, bu yasal tebliğ günü esas alınır. Kutuya düşen kararın günlerce fark edilmemesi, hem indirim süresinin hem de dava süresinin bir kısmını sessizce tüketir. Bu nedenle e-tebligat adresinin her gün kontrol edilmesi ve bildirimlerin birden fazla kişiye yönlendirilmesi en basit ama en etkili önlemdir.
Hukuki Çerçeve: Hangi Hüküm Neyi Düzenler?
TİTCK’nin verdiği idari para cezaları farklı özel kanunlara dayanır: kozmetikte 5324 sayılı Kozmetik Kanunu ve 7223 sayılı Kanun, tıbbi cihaz ve biyosidal üründe ağırlıklı olarak 7223 sayılı Kanun, bazı tıbbi cihaz satış ve tanıtım fiillerinde 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu uygulanır. Bu özel kanunlar cezanın türünü ve miktarını belirler; ödeme, indirim, taksit, tahsil ve zamanaşımı gibi konular ise kural olarak Kabahatler Kanununun genel hükümlerinden gelir. Kabahatler Kanununun 3. maddesine göre idari para cezası gerektiren bütün fiiller hakkında Kanunun genel hükümleri uygulanır; kanun yoluna ilişkin hükümleri ise diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça uygulanır. Ödenmeyen cezanın cebren tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun devreye girer. Aşağıdaki tablo, bu yazıda kullanılan hükümleri tek yerde toplar.
| Konu | Hüküm | Kural |
|---|---|---|
| Ödeme ve dava hakkı | Kabahatler m.17/6 | Ödeme yapılması, karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. |
| Ödeme süresi | Kabahatler m.17/6; 7223 m.20/10 | Kanununda ayrı süre yoksa tebliğden itibaren bir ay; 7223 cezalarında da tebliğden itibaren bir ay. |
| Peşin ödeme indirimi | Kabahatler m.17/6 (7417 sayılı Kanunla değişik) | Ödeme süresi içinde ödenirse cezanın dörtte biri indirilir. |
| Taksit | Kabahatler m.17/3 | Ekonomik durum müsait değilse ilk taksit peşin olmak üzere bir yıl içinde dört eşit taksit; taksit aksarsa kalanın tamamı tahsil edilir. |
| Tahsil | Kabahatler m.17/4 | Genel bütçeye gelir kaydedilecek kesinleşmiş cezalar, 6183 sayılı Kanuna göre tahsil için tahsil dairesine gönderilir. |
| Yeniden değerleme | Kabahatler m.17/7 | Maktu cezalar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır; nispi cezalar artırılmaz. |
| Soruşturma zamanaşımı | Kabahatler m.20 | Süre dolduktan sonra ceza verilemez: kanundaki tutara göre 3, 4 veya 5 yıl; nispi cezada 8 yıl. |
| Yerine getirme zamanaşımı | Kabahatler m.21 | Süre dolduktan sonra ceza tahsil edilemez: kanundaki tutara göre 3, 4, 5 veya 7 yıl. |
| Sulh ceza yolu | Kabahatler m.27/1 | Tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün; süre geçerse karar kesinleşir. |
| İdari yargı yolu | Kabahatler m.27/8; 7223 m.22/2; İYUK m.7 | İdari yargıya tabi bir tedbirle birlikte verilen ceza ve 7223 cezaları idare mahkemesinde; süre 60 gün. |
| Ödeme emri | 6183 m.55, m.58 | Ödeme emrinde 15 gün içinde ödeme veya mal bildirimi istenir; ödeme emrine karşı 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılır. |
| Gecikme zammı | 6183 m.51 | Vergi ziyaı cezası ve mahkemelerce hükmolunan para cezaları dışındaki ceza niteliğindeki amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmaz. |
| Tecil | 6183 m.48 | Çok zor durumdaki borçluya, tecil faizi ve gerekirse teminat karşılığında tecil ve taksit. |
Ödeme Dava Hakkını Düşürür mü? Kabahatler Kanunu m.17/6
Kanunun açık hükmü
Sorunun cevabı doğrudan kanun metnindedir. Kabahatler Kanununun 17. maddesinin altıncı fıkrası, idari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde indirim yapılacağını düzenledikten sonra, ödeme yapılmasının kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceğini açıkça hükme bağlar. Kanun koyucu bu hükümle, indirimden yararlanmak isteyen kişinin itiraz hakkından vazgeçmek zorunda bırakılmasının önüne geçmiştir. Dolayısıyla “önce dava açayım, kazanamazsam öderim” ile “ödeyip indirimi alayım ama hakkımı da arayayım” arasında bir seçim yapmak gerekmez; ikisi birlikte yapılabilir.
TİTCK cezalarına da uygulanır mı?
Evet. Kabahatler Kanununun 3. maddesi, idari para cezası gerektiren bütün fiillere Kanunun genel hükümlerinin uygulanacağını öngörür; 17. madde bu genel hükümler arasındadır. 7223 sayılı Kanun ödeme süresini kendisi düzenlemiş (m.20/10: tebliğ tarihinden itibaren bir ay), ancak ödemenin dava hakkına etkisi veya indirimin uygulanmaması hakkında farklı bir hüküm getirmemiştir. 5324 sayılı Kozmetik Kanununda da bu konuda aksine bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kozmetik, tıbbi cihaz veya biyosidal ürün nedeniyle verilen bir TİTCK cezasının ödenmesi, karara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurma veya idare mahkemesinde dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Ödeme bir kabul (ikrar) sayılır mı?
Kanun ödemeyi bir kabul beyanı olarak nitelendirmez; tersine, ödemenin başvuru hakkını etkilemeyeceğini söyleyerek ödeme ile itiraz arasındaki bağı koparır. Yine de uygulamada tartışma doğmaması için ödeme açıklamasına kararın tarih ve sayısını yazmak, ödemenin “Kabahatler Kanunu m.17/6 uyarınca, kanun yoluna başvurma hakkı saklı tutularak” yapıldığını belirtmek ve aynı ifadeyi dava dilekçesinde tekrarlamak yararlıdır. Bu açıklama kanunen zorunlu değildir; ama dosyayı okuyan herkes için ödemenin niteliğini tartışmasız hâle getirir. Örnek bir metin yazının sonunda yer alıyor.
İdari yargıda ödeme davayı konusuz bırakır mı?
İptal davasının konusu idari işlemdir; para cezası kararı ödendiğinde de hukuk dünyasında varlığını sürdürür. Ödeme, işlemin sonuçlarından birini, yani borcun ifasını gerçekleştirir; işlemi geri almaz veya kaldırmaz. Bu nedenle ödenmiş bir ceza kararına karşı açılan iptal davası, ödeme gerekçesiyle konusuz kalmaz. Kabahatler Kanununun 17/6 hükmü, bu sonucu kanun düzeyinde güvenceye alır. İdare mahkemesi kararı iptal ederse, iptal kararının uygulanması kapsamında ödenen tutarın iadesi gündeme gelir (İYUK m.28).
Bir Aylık Süre ve Dörtte Bir İndirim
Süre ne zaman başlar, ne zaman biter?
Kabahatler Kanununun 17/6 hükmüne göre idari para cezası, kanunlarında ayrı bir süre öngörülmediği takdirde, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir; cezanın bu ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde dörtte biri indirilir. Bu düzen 7417 sayılı Kanunla getirilmiştir; önceki metinde indirim, tebliğden itibaren on beş gün içinde peşin ödemeye bağlıydı. 7223 sayılı Kanunun 20. maddesinin onuncu fıkrası da bu Kanuna göre verilen idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceğini düzenler. Sonuç olarak TİTCK’nin 7223 ve 5324 sayılı Kanunlara dayanan cezalarında hem ödeme süresi hem indirim süresi tebliğden itibaren bir aydır. Ayrıntılı hesap örnekleri için idari para cezasında peşin ödeme indirimi rehberimize bakabilirsiniz.
Ay olarak belirlenen sürelerde pratik kural, sürenin başladığı güne karşılık gelen gün bitmesidir: 10 Mart’ta tebliğ edilen ceza için süre 10 Nisan’da dolar. Son günün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelmesi hâlinde sürenin uzayıp uzamadığı, ödemenin hangi tahsil kanalıyla ve hangi saatte yapıldığı gibi konular tartışma yaratabilir. İndirim kaybı geri dönülmez bir sonuç olduğu için ödemeyi son güne bırakmamak, süre içinde ve kararda gösterilen hesaba veya tahsil kanalına yapmak gerekir.
İndirimli tutar nasıl hesaplanır?
Hesap basittir: kararda yazan tutarın dörtte biri düşülür, kalan dörtte üç ödenir. Kararda yazan tutar, maktu cezalarda o yıl için yeniden değerlenmiş tutardır; nispi cezalarda ise kanunun gösterdiği orana göre hesaplanmış miktardır. Yeniden değerleme nispi cezalara uygulanmaz (Kabahatler m.17/7); ancak indirim hükmü nispi ve maktu cezalar arasında ayrım yapmaz.
| Kararda yazan ceza | İndirim (dörtte bir) | Süre içinde ödenecek | Süre geçtikten sonra borç |
|---|---|---|---|
| 20.000 TL | 5.000 TL | 15.000 TL | 20.000 TL |
| 100.000 TL | 25.000 TL | 75.000 TL | 100.000 TL |
| 450.000 TL | 112.500 TL | 337.500 TL | 450.000 TL |
| 1.000.000 TL | 250.000 TL | 750.000 TL | 1.000.000 TL |
Tablodaki tutarlar yalnızca hesap örneğidir; TİTCK’nin 2026 yılında uyguladığı güncel ceza aralıkları TİTCK idari para cezaları 2026 rehberimizde tablo hâlinde yer alıyor.
Kısmi ödeme ve birden fazla ceza
Kanun indirimi cezanın ödeme süresi içinde ödenmesine bağlar; kısmi ödemede indirimin ödenen kısım için uygulanıp uygulanmayacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bu belirsizlik nedeniyle indirimden yararlanılacaksa indirimli tutarın tamamının süre içinde ödenmesi en güvenli yoldur. Aynı denetimden birden fazla ceza kararı çıkmışsa her kararın tebliğ tarihi, ödeme süresi ve dava süresi ayrı ayrı işler. Örneğin bir kozmetik ürünü için etiket eksikliğinden 7223 sayılı Kanuna, bildirim eksikliğinden 5324 sayılı Kanuna dayanan iki ayrı karar gelmişse, iki kararın merci ve süreleri de farklı olabilir; eksik etiket cezası rehberimizde bu ayrımı örnekle gösterdik.
Üç Seçeneğin Karşılaştırması: Öde, İtiraz Et ya da İkisini Birlikte Yap
Kararı alan firma için üç temel yol vardır. Aşağıdaki tablo her yolun maliyetini ve riskini karşılaştırır. Tablo, ödemenin dava hakkını etkilemediği kuralı üzerine kuruludur.
| Seçenek | Ne kazanılır? | Ne kaybedilir veya ne risk alınır? | Ne zaman uygundur? |
|---|---|---|---|
| Bir ay içinde indirimli öde ve süresinde dava aç / başvur | Dörtte bir indirim kesinleşir; tahsil ve haciz riski ortadan kalkar; dava kazanılırsa ödenen tutarın iadesi istenir. | Dava kaybedilirse ödenen para geri gelmez; dava masrafı ve vekâlet ücreti riski vardır. | Cezanın hukuka aykırılığına dair ciddi bir argüman varsa ve nakit durumu ödemeye elveriyorsa. |
| Ödemeden dava aç / başvur | Dava sürerken nakit firmada kalır; sulh ceza yolunda başvuru sırasında karar kesinleşmediği için tahsil edilemez. | Bir aylık süre geçtiği için indirim hakkı kaybedilir; dava kaybedilirse cezanın tamamı ödenir. İdari yargı yolunda tahsil riski ayrıca değerlendirilmelidir. | Ceza tutarı yüksek, nakit sıkışık ve hukuka aykırılık iddiası güçlü ise. |
| İndirimli öde, başvuru yapma | En düşük maliyetle dosya kapanır. | Karar kesinleşir; tekrar hükmü, ürün tedbirleri ve ileride benzer denetimler bakımından karar aleyhe bir emsal olarak kalır. | Aykırılık açık, tutar düşük ve kararın başka bir sonucu yoksa. |
Bu tabloda gözden kaçan nokta, cezanın kendisinden çok cezayla birlikte gelen sonuçlardır. Toplatma, satışın durdurulması, ürünün piyasaya arzının yasaklanması veya bir geri çekme kararı, para cezasından çok daha pahalı olabilir. Bu tedbirler ayrı bir işlem olarak verilmişse para cezasını ödemek onları ortadan kaldırmaz; tedbire karşı ayrıca dava açmak gerekir. Geri çekme ve toplatma kararlarının tüketici tarafındaki sonuçlarını geri çekme rehberimizde ele aldık.
Hangi Ceza Nereye, Kaç Gün İçinde? Ödeme Süreyi Durdurmaz
Ödeme yapılmış olması, başvuru veya dava açma süresini durdurmaz, uzatmaz ve yeniden başlatmaz. Süreler kararın tebliğiyle başlar ve ödemeden bağımsız olarak işler. TİTCK cezalarında en sık yapılan hata da merci karışıklığıdır: aynı denetimden çıkan iki karardan biri sulh ceza hâkimliğine, diğeri idare mahkemesine gidebilir. Aşağıdaki tablo genel çerçeveyi verir; ayrıntılı test için kozmetik cezasına itiraz: sulh ceza mı, idare mahkemesi mi? rehberimize bakabilirsiniz.
| Cezanın dayanağı | Merci | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 7223 sayılı Kanun m.20 (kozmetik, tıbbi cihaz, biyosidal üründe piyasa gözetimi ve denetimi) | İdare mahkemesi | 60 gün | 7223 m.22/2; İYUK m.7 |
| 5324 sayılı Kozmetik Kanunu m.5, tek başına verilmiş ceza | Sulh ceza hâkimliği | 15 gün | Kabahatler m.3/1-b, m.27/1 |
| 5324 cezası ile birlikte toplatma, satışın durdurulması gibi idari yargıya tabi bir tedbir | İdare mahkemesi (her iki karar için) | 60 gün | Kabahatler m.27/8; İYUK m.7 |
| Özel kanununda yargı yolu gösterilmemiş diğer idari para cezaları | Sulh ceza hâkimliği | 15 gün | Kabahatler m.3/1-b, m.27/1 |
| Eczaneye 6197 sayılı Kanun m.44 uyarınca verilen ceza (mülki amir verir) | Sulh ceza hâkimliği | 15 gün | 6197 m.44, m.45/2; Kabahatler m.27/1 |
İdari yargı yolunda iki ek imkân vardır. Birincisi, dava açmadan önce İYUK m.11 uyarınca üst makama, yoksa işlemi yapan makama başvurulabilir; bu başvuru dava açma süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İkincisi, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istenebilir (İYUK m.27). Sulh ceza yolunda ise başvuru dilekçesinin içeriği ve ekleri sulh ceza hâkimliğine itiraz dilekçesi rehberimizde anlatılmıştır. Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (Kabahatler m.29; 7499 sayılı Kanunla değişik); idare mahkemesi kararına karşı ise tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluyla başvurulur (İYUK m.45).
Merci konusunda gerçek bir tereddüt varsa, en kısa süreye göre hareket etmek kayıp riskini azaltır: 15 günlük süre içinde sulh ceza hâkimliğine başvurmak ve aynı zamanda 60 günlük süre içinde idari yargı yolunu da işletmek, yanlış mercie başvurmanın yaratabileceği süre kaybını önler. Bu yolun gereksiz yere iki dava açmak anlamına gelip gelmediği, kararın içeriğine göre değerlendirilmelidir. TİTCK kararlarına karşı iptal davasının genel çerçevesi TİTCK kararlarına karşı iptal davası rehberimizde yer alıyor.
Cezanız sulh ceza hâkimliğine mi, idare mahkemesine mi gidiyor? Süre kaçmadan merci ve stratejiyi belirleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
Taksit: Kabahatler Kanunu m.17/3 ve 6183 Sayılı Kanun m.48
Yüksek tutarlı bir TİTCK cezası, özellikle küçük ölçekli ithalatçı ve üreticiler için nakit sorunu yaratabilir. Kanun iki ayrı taksit kapısı açar ve bu kapılar farklı aşamalarda, farklı makamlar önünde işler.
Birinci kapı: Kabahatler Kanunu m.17/3
Kabahatler Kanununun 17. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması hâlinde, idari para cezasının ilk taksidi peşin ödenmek kaydıyla bir yıl içinde ve dört eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi hâlinde cezanın kalan kısmının tamamı tahsil edilir. Hüküm “karar verilebilir” ifadesini kullandığından taksit bir hak değil, idareye tanınmış bir takdir yetkisidir; talebin gerekçeli ve belgeli olması bu nedenle önemlidir. Talebin cezayı veren idareye, ödeme süresi dolmadan yazılı olarak yapılması uygun olur; talebe firmanın son dönem mali tabloları, banka hesap durumu, vadesi gelmiş borçları ve ceza tutarının işletme üzerindeki etkisini gösteren belgeler eklenmelidir.
Taksit ile dörtte bir indirimin birlikte nasıl uygulanacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. İndirim, cezanın ödeme süresi içinde ödenmesine bağlı olduğundan, taksitlendirilmiş bir cezada indirimin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Bu belirsizlik nedeniyle taksit talebinde, indirim konusunda idarenin tutumunu yazılı olarak sormak ve gerekirse indirimli tutarı süre içinde tek seferde ödemenin daha avantajlı olup olmadığını hesaplamak gerekir.
İkinci kapı: vergi dairesinde 6183 m.48 tecili
Ceza kesinleşip tahsil için vergi dairesine gönderildikten sonra, borç bir amme alacağı olarak 6183 sayılı Kanunun genel hükümlerine tabi olur. Kanunun 48. maddesi, amme alacağının vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki hâlinde borçlunun çok zor duruma düşecek olması şartıyla, yazılı talep üzerine, tecil faizi alınarak ve gerektiğinde teminat gösterilmek kaydıyla alacağın tecil edilmesine ve taksitlendirilmesine imkân tanır. Sosyal Güvenlik Kurumunun 2026/15 sayılı Genelgesinde belirtildiğine göre 7582 sayılı Kanun (RG 04.06.2026) ve 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG 13.06.2026) ile azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış ve teminatsız tecil tutarı 10 milyon TL olarak belirlenmiştir. Tecil şartları ve teminat sınırları 6183 m.48 tecil rehberimizde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
| Kabahatler m.17/3 taksiti | 6183 m.48 tecili | |
|---|---|---|
| Aşama | Ceza kararının verildiği ve ödeme süresinin işlediği aşama | Ceza kesinleşip vergi dairesine gönderildikten sonra |
| Kime başvurulur? | Cezayı veren idareye | Tahsil dairesine (vergi dairesi) |
| Süre ve taksit sayısı | Bir yıl içinde dört eşit taksit; ilk taksit peşin | Kanun ve Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen süre içinde |
| Maliyet | Kanunda faiz öngörülmemiştir | Tecil faizi; tutara göre teminat |
| Aksama hâli | Kalan tutarın tamamı tahsil edilir | Tecil şartlarına göre tecil bozulur ve takip devam eder |
Ödenmezse Ne Olur? Kesinleşme, Vergi Dairesi ve Ödeme Emri
Kesinleşme
Ceza kararı, başvuru veya dava yoluna gidilmeden süre geçirilirse kesinleşir: sulh ceza yolunda 15 günlük başvuru süresinin geçmesiyle (Kabahatler m.27/1), idari yargı yolunda 60 günlük dava süresinin geçmesiyle. Başvuru veya dava yapılmışsa kesinleşme, yargı kararının kesinleşmesine bağlanır. Sulh ceza hâkimliği başvuruyu reddederse ve bu karara karşı süresinde itiraz edilmez veya itiraz reddedilirse karar kesinleşmiş olur.
Vergi dairesine gönderilme
Kabahatler Kanununun 17. maddesinin dördüncü fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilecek idari para cezalarına ilişkin kesinleşmiş kararlar, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca (bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı) belirlenen tahsil dairelerine gönderilir. Bu andan itibaren muhatap, cezayı veren TİTCK değil, vergi dairesidir. Ödeme, taksit ve tecil talepleri de vergi dairesi önünde yürür. Ceza tamamen tahsil edildikten sonra tahsil dairesi bunu ilgili kuruma bildirir (m.17/5).
Ödeme emri ve on beş gün
Vergi dairesi, süresinde ödenmeyen amme alacağı için 6183 sayılı Kanunun 55. maddesine göre ödeme emri düzenler. Ödeme emriyle borçluya, borcunu 15 gün içinde ödemesi veya mal bildiriminde bulunması gerektiği bildirilir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ve mal bildirimi de verilmezse haciz yoluna gidilebilir. Ödeme emrine karşı Kanunun 58. maddesine göre tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir; ancak bu davada ileri sürülebilecek sebepler sınırlıdır: böyle bir borcun bulunmadığı, borcun kısmen veya tamamen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı. Cezanın esasına ilişkin itirazlar, yani fiilin işlenmediği veya ceza miktarının yanlış hesaplandığı gibi iddialar, ödeme emri davasında değil, ceza kararına karşı süresinde açılan davada ileri sürülmelidir. Ödeme emri aşaması ödeme emrine itiraz rehberimizde, haciz ve satış aşaması ise cebri tahsil rehberimizde anlatılmıştır.
Eskiden ödeme emrine karşı açılan dava kısmen veya tamamen reddedilirse, reddedilen miktar üzerinden yüzde on zamla tahsilat yapılıyordu (6183 m.58/5). Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 21.04.2022 tarihli, E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararıyla iptal etmiştir (RG 02.08.2022, sayı 31911). Bu nedenle ödeme emrine karşı dava açmanın böyle bir ek maliyeti artık bulunmamaktadır.
Başvuru sürerken ödeme emri düzenlenebilir mi?
Sulh ceza yolunda cevap Danıştay kararıyla netleşmiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi, 10.02.2026 tarihli, E.2025/6734, K.2026/675 sayılı kanun yararına bozma kararında (RG 04.07.2026, sayı 33300), idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulmuş ve başvuru henüz sonuçlanmamışken düzenlenen ödeme emrini hukuka aykırı bulmuştur. Gerekçe, Kabahatler Kanununun 17/4 hükmünün yalnızca kesinleşmiş kararların tahsil dairesine gönderilmesine izin vermesi ve 27/1 hükmüne göre süresinde başvuru yapılmışsa kararın kesinleşmemesidir. Karar bir trafik cezasına ilişkin olsa da dayandığı hükümler Kabahatler Kanununun genel hükümleridir ve sulh ceza yoluna giden 5324 cezaları bakımından da yol gösterici niteliktedir. Kanun yararına bozma kararları, önceden kesinleşmiş somut kararın hukuki sonuçlarını kaldırmaz.
Gecikme Zammı İşler mi?
Vergi borçlarında vadeden sonra gecikme zammı işlemesi bilinen bir kuraldır ve birçok firma aynı kuralın idari para cezalarına da uygulanacağını düşünür. 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi gecikme zammını düzenlerken, vergi ziyaı cezaları ve mahkemelerce hükmolunan para cezaları dışında kalan ceza niteliğindeki amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmayacağını öngörür. Danıştay Altıncı Dairesinin 19.04.2010 tarihli, E.2008/3151, K.2010/3946 sayılı kararında da gecikme zammının yalnızca vergi ziyaı cezaları ve mahkemelerce verilen cezalar için uygulanabileceği, idari bir kurulun verdiği para cezasına uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Bu genel kuralın iki istisnası akılda tutulmalıdır. Birincisi, cezanın dayanağı olan özel kanunda gecikme hâlinde ayrıca bir artırım veya faiz öngörülmüşse o hüküm uygulanır; örneğin trafik cezalarında Karayolları Trafik Kanununun 115. maddesi süresinde ödenmeyen cezaya aylık artırım öngörür. 7223 ve 5324 sayılı Kanunlarda bu türden bir gecikme artırımı düzenlemesine rastlanmamıştır. İkincisi, vergi dairesinden 6183 m.48 uyarınca tecil istenirse tecil faizi ödenir; bu faiz gecikme zammından farklı bir kalemdir ve tecil talebinin doğal sonucudur. Dolayısıyla “ceza ödenmezse her ay büyür” korkusuyla, hukuka aykırılık iddiası güçlü bir kararı inceleme yapmadan ödemek gerekmez; asıl kayıp, bir aylık süre içinde ödenmediği takdirde kaybedilen dörtte birlik indirimdir.
Dava Açmak Tahsili Durdurur mu?
Bu sorunun cevabı yargı yoluna göre değişir ve ödeme stratejisini doğrudan etkiler.
Sulh ceza yolu
Süresinde sulh ceza hâkimliğine başvurulmuşsa karar kesinleşmez; kesinleşmemiş karar da tahsil dairesine gönderilemez (Kabahatler m.17/4, m.27/1). Yukarıda anılan Danıştay kararı da bu yöndedir. Dolayısıyla sulh ceza yoluna giden bir 5324 cezasında başvuru, fiilen tahsili bekletir. Bununla birlikte indirim süresi işlemeye devam eder; başvurunun sonucu beklenirse indirim hakkı kaybedilir.
İdari yargı yolu
İdari yargıda genel kural, dava açılmasının dava konusu idari işlemin yürütmesini durdurmamasıdır (İYUK m.27/1). Öte yandan Kabahatler Kanununun 17/4 hükmü tahsil dairesine gönderilecek kararları “kesinleşmiş” kararlar olarak tarif eder. İdari yargıya tabi idari para cezalarında dava açılmasının tahsili kendiliğinden durdurup durdurmadığı, bu iki hükmün birlikte nasıl okunacağına bağlıdır ve uygulamada farklı yaklaşımlar görülebilir. Bu belirsizlik karşısında tahsil riskini ortadan kaldırmanın güvenilir yolu, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını istemektir. İYUK m.27/2’ye göre yürütmenin durdurulması, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde gerekçe gösterilerek verilebilir. Para cezalarında “telafisi güç zarar” şartının ispatı, cezanın işletmenin faaliyetini sürdürmesini tehlikeye atacak büyüklükte olduğunun mali belgelerle gösterilmesini gerektirir. Yürütmeyi durdurma talebinin nasıl yazılacağı yürütmenin durdurulması rehberimizde açıklanmıştır.
İndirimli tutarı süre içinde ödeyip davaya devam etmek, bu tartışmanın tamamını gereksiz kılar: ödenmiş bir ceza için tahsil riski yoktur, yürütmeyi durdurma talebi de para cezası yönünden gereksizleşir. Ancak cezayla birlikte toplatma veya satışın durdurulması gibi tedbirler varsa, bu tedbirler için yürütmeyi durdurma talebi ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza İptal Edilirse Ödenen Para Nasıl Geri Alınır?
Ödeme yapıp dava açmanın mantığı, dava kazanıldığında paranın geri alınabilmesine dayanır. Sulh ceza hâkimliği başvuruyu haklı bulursa idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verir (Kabahatler m.28/8); idare mahkemesi ise işlemi iptal eder. Her iki durumda da cezanın hukuki dayanağı ortadan kalktığından, ödenen tutarın iadesi için kararın kesinleşme şerhli bir örneğiyle ödemenin yapıldığı tahsil dairesine veya cezayı veren idareye yazılı başvuru yapılır. İdari yargı kararlarında idare, kararın tebliğinden itibaren otuz günü geçemeyecek şekilde kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür (İYUK m.28/1).
İade edilen tutara faiz istenip istenemeyeceği ayrı bir konudur. İYUK m.12, ilgililerin önce iptal davası açıp bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulmuşsa verilecek kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açabileceklerini düzenler. Ödenen paranın yoksun kalınan dönem için faizi veya başka bir zarar talep edilecekse bu yol değerlendirilmelidir. İptal ve tam yargı davalarının birlikte veya ardışık açılması İYUK m.12 rehberimizde anlatılmıştır.
İndirimli ödeme yapıldıktan sonra dava kaybedilirse, idarenin indirim nedeniyle ödenmemiş dörtte birlik kısmı ayrıca isteyebileceğine dair Kabahatler Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır. Kanun indirimi, cezanın ödeme süresi içinde ödenmesine bağlamıştır; başvurunun reddedilmesini indirimin geri alınması sonucuna bağlamamıştır.
Zamanaşımı: Verilemeyen ve Tahsil Edilemeyen Ceza
Kabahatler Kanunu iki ayrı zamanaşımı öngörür. Soruşturma zamanaşımı (m.20), idarenin ceza verme yetkisini sınırlar: süre dolduktan sonra idari para cezası verilemez. Yerine getirme zamanaşımı (m.21) ise verilmiş ve kesinleşmiş cezanın tahsilini sınırlar: süre dolduktan sonra karar artık yerine getirilemez. Süreler, kanun metnindeki TL eşiklerine göre belirlenir.
| Soruşturma zamanaşımı (m.20/2–4) | Süre |
|---|---|
| Kanundaki tutara göre 100.000 TL veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatler | 5 yıl |
| 50.000 TL veya daha fazla | 4 yıl |
| 50.000 TL’den az | 3 yıl |
| Nispi idari para cezasını gerektiren kabahatler | 8 yıl |
| Başlangıç | Fiilin işlendiği veya neticenin gerçekleştiği tarih |
| Yerine getirme zamanaşımı (m.21/2–4) | Süre |
|---|---|
| 50.000 TL veya daha fazla idari para cezası | 7 yıl |
| 20.000 TL veya daha fazla | 5 yıl |
| 10.000 TL veya daha fazla | 4 yıl |
| 10.000 TL’den az | 3 yıl |
| Başlangıç | Kararın kesinleştiği takvim yılını izleyen takvim yılının başı |
İki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, tablolardaki eşikler kanun metnindeki tutarlardır; maktu cezaların her yıl yeniden değerlenmesinin (m.17/7) bu eşiklere nasıl yansıyacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. İkincisi, soruşturma zamanaşımı ceza verme yetkisini sınırladığından, uzun süren denetim ve numune süreçlerinde fiil tarihi ile kararın veriliş tarihi arasındaki sürenin m.20’deki süreyle karşılaştırılması gerekir; süre dolduktan sonra verilen ceza hukuka aykırıdır ve bu tespit tek başına iptal veya kaldırma sebebi oluşturabilir. Numune ve analiz aşamasının süreleri için numune analizine itiraz rehberimize bakabilirsiniz.
Ödemenin Dolaylı Sonuçları: Tekrar, Sicil ve Vergi
Tekrar hükmü
7223 sayılı Kanunun 20. maddesinin sekizinci fıkrasına göre birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarda öngörülen cezalar, aynı uygunsuzluğun iki yıl içinde tekrarı hâlinde her tekrarda bir önceki cezanın iki katı olarak uygulanır. 3359 sayılı Kanunun ek 20. maddesindeki tıbbi cihaz satış ve tanıtım cezalarında da bir yıl içinde tespit edilen her tekrar fiilinde ceza birer kat artırılır. Ödeme bir kabul anlamına gelmese de, karara karşı süresinde başvurulmazsa ceza kesinleşir ve ileride verilecek kararlar bakımından tekrar hükmünün uygulanmasında önceki karar olarak gündeme gelebilir. Tekrar hükmünün uygulanabilmesi için önceki kararın kesinleşmiş olması gerekip gerekmediği ilgili kanunlarda açıkça düzenlenmemiştir; ancak önceki karar yargı yoluyla iptal edilir veya kaldırılırsa, ona dayanan bir artırımın dayanağı da ortadan kalkar. Bu nedenle tekrar riski olan sektörlerde, tutarı küçük de olsa hukuka aykırı bir kararı kesinleşmeye bırakmamak gerekir.
Adli sicil
İdari para cezası bir mahkûmiyet hükmü değildir. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, mahkemelerce verilip kesinleşen ceza mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin kaydını düzenler; idarenin verdiği idari para cezası bu kapsamda değildir. Konu idari para cezasının adli sicile işlenip işlenmeyeceği rehberimizde ayrıca ele alınmıştır. Ancak aynı fiil bir suç da oluşturuyorsa, örneğin sahte veya ruhsatsız ürün söz konusuysa, ceza soruşturması idari süreçten bağımsız yürür; TİTCK’nin suç duyurusu rehberimizde bu ayrımı anlattık.
Kurumlar vergisi
Ödenen idari para cezası, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirilemez. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, her türlü para cezası ve vergi cezalarını kanunen kabul edilmeyen giderler arasında sayar. Bu nedenle ödenen ceza ticari defterlere kaydedilse bile beyannamede matraha eklenir. Ceza iptal edilip iade alınırsa, bu iadenin muhasebe ve vergi bakımından nasıl kaydedileceği mali müşavirle birlikte değerlendirilmelidir.
Firma İçin Zaman Çizelgesi
Aşağıdaki çizelge, 7223 sayılı Kanuna dayanan ve e-tebligatla gönderilen tipik bir TİTCK cezası için örnek bir takvim gösterir. Kendi kararınızdaki tarihlerle yeniden hesaplanmalıdır.
| Zaman | Olay | Yapılacak iş |
|---|---|---|
| 0. gün | Karar e-tebligat adresine ulaşır | Kararı indirip dayanak, tutar ve tedbirleri not edin. |
| 5. günün sonu | Tebliğ yapılmış sayılır (Tebligat K. m.7/a) | Bütün süreleri bu tarihten hesaplayın; takvime işleyin. |
| İlk hafta | Dosya incelemesi | Savunma dosyası, denetim tutanağı, numune ve analiz raporunu karşılaştırın; dava değerlendirmesi yapın. |
| Tebliğden itibaren 15 gün | Sulh ceza yolu varsa son gün | Ceza tek başına bir 5324 cezası ise başvuruyu bu süre içinde yapın. |
| Tebliğden itibaren 1 ay | Ödeme ve indirim süresinin sonu | İndirimli ödeme yapılacaksa tamamını bu süre içinde ve çekince açıklamasıyla ödeyin; taksit talebi varsa bu süre içinde yapın. |
| Tebliğden itibaren 60 gün | İdari yargı yolunda dava açma süresinin sonu | İptal davasını açın; ödeme yapılmadıysa yürütmenin durdurulmasını isteyin. |
| Kesinleşmeden sonra | Ödenmemiş ceza vergi dairesine gönderilir | Ödeme emri gelirse 15 gün içinde ödeyin, mal bildiriminde bulunun veya sınırlı sebeplerle vergi mahkemesinde dava açın. |
Ödeme Açıklaması ve Dilekçe İçin Örnek Metin
Aşağıdaki metinler örnek niteliğindedir; kararın tarih ve sayısıyla, merciye ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Ödeme açıklaması: “TİTCK’nin …/…/2026 tarihli ve … sayılı idari para cezası kararı kapsamında, Kabahatler Kanunu m.17/6 uyarınca ödeme süresi içinde indirimli ödemedir. Kanun yoluna başvurma hakkı saklıdır.”
Dava dilekçesine eklenecek paragraf: “Müvekkil şirket, dava konusu idari para cezasını …/…/2026 tarihinde, tebliğden itibaren bir aylık ödeme süresi içinde ve dörtte bir indirim uygulanarak ödemiştir (Ek-…: dekont). 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ödeme yapılması, karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. Kararın iptali hâlinde ödenen tutarın iadesini ve iade tarihine kadar işleyecek faiz yönünden İYUK m.12 kapsamındaki haklarımızı saklı tuttuğumuzu beyan ederiz.”
Taksit talebi için başlıklar: kararın tarih ve sayısı; Kabahatler Kanunu m.17/3 dayanağı; firmanın ekonomik durumunu gösteren belgeler (son bilanço, gelir tablosu, banka hesap dökümleri, vadesi gelmiş borçlar); ilk taksidin peşin ödeneceği taahhüdü; indirim konusunda idarenin görüşünün istenmesi.
Sık Yapılan Hatalar
- Ödemenin dava hakkını düşüreceğini sanıp indirimi kaçırmak. Kabahatler m.17/6 ödemenin başvuru hakkını etkilemediğini açıkça düzenler; dava açmayı düşünen firma da indirimden yararlanabilir.
- Ödeme yaptıktan sonra dava süresini kaçırmak. Ödeme süreyi durdurmaz; 15 veya 60 günlük süre tebliğden itibaren işlemeye devam eder.
- E-tebligatı geç fark etmek. Tebliğ, kutunun açıldığı gün değil, iletiyi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
- Yanlış mercie başvurmak. 7223 cezası idare mahkemesine, tek başına 5324 cezası sulh ceza hâkimliğine gider; tedbirle birleşen ceza idari yargıda görülür.
- Kısmi ödemeyle indirim beklemek. Kanun, cezanın süre içinde ödenmesinden söz eder; indirimli tutarın tamamını süre içinde ödeyin.
- Ödeme emri davasında cezanın esasını tartışmak. 6183 m.58 davasında yalnızca borcun bulunmaması, ödenmiş olması veya zamanaşımı ileri sürülebilir.
- Para cezasını ödeyince tedbirlerin de kalktığını sanmak. Toplatma, satış yasağı veya geri çekme ayrı işlemlerdir; bunlara karşı ayrıca dava açmak gerekir.
- Gecikme zammı korkusuyla aceleci davranmak. İdari para cezalarına kural olarak gecikme zammı uygulanmaz (6183 m.51); asıl kayıp indirimin kaçırılmasıdır.
- Dava kazanıldıktan sonra iadeyi beklemek. İade kendiliğinden gelmeyebilir; kesinleşme şerhli kararla yazılı başvuru yapın.
Cezaya dayanak olan denetim ve tespit aşamasındaki usul hataları, çoğu zaman davanın en güçlü argümanlarını oluşturur. Kozmetik Kanunu kapsamında TİTCK yaptırımları rehberimizde savunma ve tek fiil–tek ceza ilkesi, biyosidal ürün rehberimizde dezenfektan ve haşere ilacı satıcılarına verilen 7223 cezaları, tıbbi cihaz etiket rehberimizde ise tıbbi cihaz firmalarına yönelik yaptırımlar ele alınmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
TİTCK cezasını ödersem dava hakkım düşer mi?
Hayır. Kabahatler Kanununun 17. maddesinin altıncı fıkrası, ödeme yapılmasının karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemediğini açıkça düzenler. Cezayı indirimli ödeyip aynı zamanda süresinde dava açabilir veya sulh ceza hâkimliğine başvurabilirsiniz.
TİTCK cezasının ödeme süresi ne kadar?
Kanununda ayrı süre yoksa tebliğden itibaren bir aydır (Kabahatler m.17/6). 7223 sayılı Kanuna dayanan cezalar için de 20. maddenin onuncu fıkrası tebliğ tarihinden itibaren bir ay öngörür.
Yüzde 25 indirim için ne zamana kadar ödemeliyim?
Ödeme süresi içinde, yani tebliğden itibaren bir ay içinde ödenirse cezanın dörtte biri indirilir. Bu kural 7417 sayılı Kanunla getirilmiştir; önceki on beş günlük indirim süresi artık uygulanmaz.
İndirimli ödedim, davayı kaybedersem kalan dörtte biri öder miyim?
Kabahatler Kanununda başvurunun reddedilmesi hâlinde indirimin geri alınacağına dair bir hüküm yoktur. İndirim, cezanın ödeme süresi içinde ödenmesine bağlıdır.
Davayı kazanırsam ödediğim para geri gelir mi?
Evet. Ceza kaldırılır veya iptal edilirse kesinleşme şerhli kararla tahsil dairesine veya cezayı veren idareye yazılı başvuru yaparak iade istenir. Faiz veya başka bir zarar için İYUK m.12 kapsamında tam yargı davası değerlendirilebilir.
Ödeme yapmak dava açma süresini uzatır mı?
Hayır. Ödeme süreyi durdurmaz, uzatmaz veya yeniden başlatmaz. Sulh ceza yolunda 15 gün, idari yargı yolunda 60 gün tebliğden itibaren işler.
TİTCK cezasına nereye itiraz edilir?
7223 sayılı Kanuna dayanan cezaya karşı 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Tek başına verilmiş 5324 sayılı Kozmetik Kanunu cezasına karşı 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Ceza toplatma gibi idari yargıya tabi bir tedbirle birlikte verilmişse idari yargı yolu izlenir.
TİTCK cezasını taksitle ödeyebilir miyim?
Ekonomik durumunuz müsait değilse ilk taksit peşin olmak üzere bir yıl içinde dört eşit taksitle ödeme talep edebilirsiniz (Kabahatler m.17/3). Bu bir takdir yetkisidir; talebi belgelerle desteklemek gerekir.
Taksiti aksatırsam ne olur?
Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi hâlinde cezanın kalan kısmının tamamı tahsil edilir (Kabahatler m.17/3).
Vergi dairesinde tecil ve taksit mümkün mü?
Ceza kesinleşip vergi dairesine gönderildikten sonra 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre, çok zor durumda olma şartıyla, tecil faizi ve gerekirse teminat karşılığında tecil istenebilir.
Ödenmeyen TİTCK cezasına gecikme zammı işler mi?
Kural olarak hayır. 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi, vergi ziyaı cezaları ve mahkemelerce hükmolunan para cezaları dışındaki ceza niteliğindeki alacaklara gecikme zammı uygulanmayacağını öngörür. Özel kanunda ayrı bir artırım varsa o uygulanır.
Vergi dairesinden ödeme emri geldi, ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde borcu ödemek veya mal bildiriminde bulunmak gerekir (6183 m.55). Borcun bulunmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir (m.58).
Sulh ceza başvurusu sürerken ödeme emri gönderilebilir mi?
Hayır. Danıştay Sekizinci Dairesi E.2025/6734, K.2026/675 sayılı kararında, başvuru sonuçlanmadan ve ceza kesinleşmeden düzenlenen ödeme emrini hukuka aykırı bulmuştur (Kabahatler m.17/4, m.27/1).
İdare mahkemesinde dava açmak tahsili durdurur mu?
İYUK m.27/1’e göre dava açılması kural olarak yürütmeyi durdurmaz. Tahsil riskine karşı yürütmenin durdurulması istenmeli veya indirimli tutar süre içinde ödenerek davaya devam edilmelidir.
TİTCK cezası ne zaman zamanaşımına uğrar?
Soruşturma zamanaşımı kanundaki tutara göre 3, 4 veya 5 yıl, nispi cezalarda 8 yıldır (Kabahatler m.20). Kesinleşmiş cezanın tahsili için yerine getirme zamanaşımı 3 ila 7 yıldır (m.21).
Ödenen ceza vergi matrahından düşülür mü?
Hayır. Kurumlar Vergisi Kanununun 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, para cezalarını kanunen kabul edilmeyen giderler arasında sayar.
Cezayı ödemem tekrar hükmünde aleyhime kullanılır mı?
Ödeme bir kabul değildir. Ancak süresinde başvurulmazsa karar kesinleşir ve 7223 m.20/8 gibi tekrar hükümlerinde önceki karar olarak gündeme gelebilir. Karar iptal edilirse ona dayanan artırımın dayanağı kalmaz.
Ödemeyi yaparken dekonta ne yazmalıyım?
Kararın tarih ve sayısını, ödemenin Kabahatler Kanunu m.17/6 uyarınca süre içinde indirimli ödeme olduğunu ve kanun yoluna başvurma hakkının saklı tutulduğunu yazmak yararlıdır. Bu açıklama zorunlu değildir, ancak ödemenin niteliğini netleştirir.
Öde ve dava aç, taksit iste ya da ödeme emrine itiraz et: TİTCK cezanızda doğru adımı süre kaçmadan birlikte belirleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İlgili Rehberler
- TİTCK Rehberi — ilaç, kozmetik ve tıbbi cihaz rehberlerinin tamamı
- TİTCK İdari Para Cezaları 2026 — ceza tablosu ve itiraz
- Kozmetik Cezasına İtiraz — sulh ceza mı, idare mahkemesi mi?
- TİTCK Savunma İstem Yazısı — savunma dilekçesi örneği
- TİTCK Denetimi Geldi — ilk 24 saat ve denetim tutanağı
- TİTCK Numune Analizine İtiraz — şahit numune ve karşı analiz
- Kozmetik Kanunu ve TİTCK Yaptırımları — savunma ve idari para cezası
- Kozmetik Etiket Cezası — zorunlu bilgiler ve Türkçe etiket
- TİTCK Kararlarına Karşı İptal Davası — yürütmeyi durdurma ve idari itiraz
- İdari Para Cezasında Peşin Ödeme İndirimi — yüzde 25 ve bir aylık süre
- İdari Para Cezalarına İtiraz — Kabahatler Kanunu
- Ödeme Emrine İtiraz — 6183 sayılı Kanun ve 15 gün
- 6183 m.48 Tecil — 72 ay ve teminat
- Yürütmenin Durdurulması — İYUK m.27
- Eczanede Reçetesiz Antibiyotik Satışı — 6197 sayılı Kanun cezaları
- TİTCK Kararına Karşı Yürütmeyi Durdurma Dilekçesi Örneği — şartlar, teminat ve itiraz
- TİTCK İşleminden Doğan Zarar: Tam Yargı Davası — zarar kalemleri ve ispat
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya için hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kabahatler Kanununun 17, 20, 21, 27, 28 ve 29. maddeleri, 7223 sayılı Kanunun 20 ve 22. maddeleri ve 6183 sayılı Kanunun 1, 37 ve 48. maddeleri konsolide metinlerden; 6183 m.55 ve m.58’deki on beş günlük süreler ile m.58/5’in iptali Anayasa Mahkemesinin E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararından; m.51’deki gecikme zammı istisnası bu hükmü aktaran yayımlanmış makaleler ve Danıştay Altıncı Dairesi kararından; Danıştay Sekizinci Dairesinin E.2025/6734, K.2026/675 sayılı kararı Resmî Gazetede yayımlanan metni aktaran kaynaktan; 6183 m.48’deki 72 ay ve 10 milyon TL Sosyal Güvenlik Kurumunun 2026/15 sayılı Genelgesinden kontrol edilmiştir. İdari yargıya tabi cezalarda dava açılmasının tahsile etkisi ve taksit ile indirimin birlikte uygulanması konularında yerleşik bir uygulama tespit edilememiştir; bu noktalar yazıda tartışmalı olarak belirtilmiştir. Güncel ceza tutarları her yıl yeniden değerlendiğinden kararınızdaki tutar esas alınmalıdır.