Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK) bir kararı çoğu zaman tebliğ edildiği gün etkisini gösterir: ürünler raftan çekilir, ÜTS’deki kayıt pasife düşer, ruhsat askıya alınır, bir partinin imhası istenir. İptal davası açmak bu sonuçları kendiliğinden durdurmaz; dava aylar sürerken stokların miadı dolabilir, ihaleler kaybedilebilir, hastalar ürüne erişemeyebilir. Bu nedenle TİTCK uyuşmazlıklarında çoğu zaman davanın kaderini ilk haftalarda verilen yürütmenin durdurulması kararı belirler. Bu rehberde yürütmenin durdurulmasının anayasal ve kanuni şartlarını, TİTCK kararlarının hangilerinde ve nasıl isteneceğini, savunma alınmadan ve teminatsız karar talebini, harç ve yetkili mahkemeyi, karara itiraz yolunu ve kararın uygulanmasını anlatıyor; sonunda baştan sona doldurulabilir bir dilekçe örneği veriyoruz.
TİTCK kararı ürününüzü piyasadan mı çekiyor? Yürütmenin durdurulması talebini süre kaçmadan ve belgeleriyle birlikte hazırlayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İçindekiler
- Yürütmenin durdurulması nedir, ne değildir?
- İki şart: telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık
- Hangi TİTCK kararlarında istenir?
- Görevli ve yetkili mahkeme, süre ve harç
- Savunma alınmadan karar: etkisini tüketecek işlemler
- Teminat ve teminatsız karar talebi
- Telafisi güç zarar nasıl belgelenir?
- Açık hukuka aykırılık nasıl gösterilir?
- Dilekçe örneği
- Dava sırasında yürütmenin durdurulması istemi
- Karara itiraz: 7 gün ve bölge idare mahkemesi
- Kararın uygulanması ve idare uymazsa
- Para cezasında yürütmenin durdurulması
- Zaman çizelgesi
- Sık yapılan hatalar
- Sıkça sorulan sorular
Yürütmenin Durdurulması Nedir, Ne Değildir?
İdari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlanır ve tesis edildikleri anda uygulanabilir. İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) 27. maddesinin birinci fıkrası bu sonucu açıkça teyit eder: Danıştay veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, bu genel kurala karşı davacıya tanınmış geçici bir korumadır. Mahkeme, davanın esası hakkında karar verilinceye kadar işlemin uygulanmasını askıya alır; böylece dava sonunda verilecek iptal kararının anlamsız hâle gelmesi önlenir.
Yürütmenin durdurulması bir iptal kararı değildir. Davanın esası hakkında hüküm kurmaz; işlemin hukuka aykırılığının “açık” olup olmadığına ve uygulanmasının telafisi güç zarar doğurup doğurmayacağına ilişkin ön bir değerlendirmedir. Bu yüzden yürütmenin durdurulması kararı alınması davanın kesin olarak kazanılacağı, reddedilmesi de davanın kaybedileceği anlamına gelmez. Ancak TİTCK uyuşmazlıklarında pratik etki çok büyüktür: ürünün piyasada kalıp kalmayacağı, stokların kurtarılıp kurtarılamayacağı ve firmanın sözleşmelerini ifa edip edemeyeceği çoğu zaman bu karara bağlıdır. TİTCK kararlarına karşı iptal davasının genel çerçevesi TİTCK kararlarına karşı iptal davası rehberimizde, İYUK m.27’nin genel uygulaması ise yürütmenin durdurulması rehberimizde ele alınmıştır.
| Yürütmenin durdurulması | İptal kararı | |
|---|---|---|
| Niteliği | Geçici koruma; dava sonuna kadar işlemin uygulanmasını durdurur | Esasa ilişkin hüküm; işlemi hukuk dünyasından kaldırır |
| Ölçüt | Açık hukuka aykırılık ve telafisi güç veya imkânsız zarar, birlikte | Hukuka aykırılık (yetki, şekil, sebep, konu, maksat) |
| Zamanı | Dava dilekçesiyle veya dava sırasında; kural olarak savunmadan sonra | Dilekçeler aşaması ve gerekirse bilirkişi incelemesinden sonra |
| Kanun yolu | Bir defaya mahsus itiraz; 7 gün; itiraz kararı kesin (İYUK m.27/7) | İstinaf; 30 gün (İYUK m.45) |
| Teminat | Kural olarak teminat karşılığında; mahkeme aramayabilir (m.27/6) | Yok |
İki Şart: Telafisi Güç Zarar ve Açık Hukuka Aykırılık
Şartlar Anayasada sayılmıştır. Anayasanın 125. maddesinin beşinci fıkrasına göre idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. İYUK m.27/2 aynı iki şartı tekrar eder ve kararda hukuka aykırılığın gerekçeleriyle telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesini ister. Aynı fıkra, yalnızca bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasa Mahkemesinde iptalinin istenmesi gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceğini de düzenler.
Şartların “birlikte” aranması uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. Zararı çok güçlü anlatılan ama hukuka aykırılığı ancak uzun bir bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkabilecek bir dosyada yürütmenin durdurulması istemi reddedilebilir; hukuka aykırılığı açık ama uygulanması geri dönüşü olmayan bir sonuç doğurmayan bir işlemde de aynı sonuç doğabilir. Dilekçede iki şart ayrı başlıklar altında, ayrı delillerle kurulmalıdır.
| Şart | Mahkemenin sorduğu soru | TİTCK dosyasında cevap nereden gelir? |
|---|---|---|
| Telafisi güç veya imkânsız zarar | İşlem uygulanırsa, dava sonunda iptal kararı verilse bile geri döndürülemeyecek veya giderilmesi çok güç bir sonuç doğar mı? | İmha, miadın dolması, ihale ve tedarik sözleşmelerinin kaybı, hasta erişiminin kesilmesi, pazarın rakiplere geçmesi, işletmenin faaliyetinin durması |
| Açık hukuka aykırılık | Dosyadaki belgelerden, derin bir araştırma gerektirmeden işlemin hukuka aykırı olduğu görülebiliyor mu? | Savunma süresi verilmemesi, gerekçe yokluğu, yanlış dayanak, numune ve analiz zincirindeki açık kopukluk, ölçüsüz önlem, yetkisiz makam |
Hangi TİTCK Kararlarında Yürütmenin Durdurulması İstenir?
Yürütmenin durdurulması yalnızca idari yargıya taşınan işlemlerde istenebilir. Davaya konu edilen işlemin kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem olması gerekir (İYUK m.14/3-d). Aşağıdaki tablo, TİTCK uygulamasında en sık karşılaşılan kararları ve yürütmenin durdurulmasının bu kararlardaki önemini gösterir.
| Karar türü | Dayanak | Yürütmenin durdurulmasının önemi | Ayrıntılı rehber |
|---|---|---|---|
| Ruhsatın askıya alınması veya iptali | Beşerî Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği m.22, m.23 | Üretim ve ithalat durur; ürün geri ödeme ve tedarik zincirinden düşer | askı ve iptal |
| Ruhsat başvurusunun reddi | Ruhsatlandırma Yönetmeliği m.18, m.19 (esastan rede 45 gün itiraz) | Ret işleminde yürütmenin durdurulması ruhsatı kendiliğinden doğurmaz; Kurumun dosyayı yeniden değerlendirmesi sonucunu doğurabilir | ruhsat reddi |
| Yenilenmeyen ruhsat, askı ve iptal | Ruhsatlandırma Yönetmeliği m.21, m.23 | Askıdan iptale geçiş süreleri dar; zarar hızla büyür | ruhsat yenileme |
| Kozmetik bildiriminin kapatılması veya kabul edilmemesi | Kozmetik Ürünler Yönetmeliği m.16; 5324 m.3, m.6 | Ürün “bildirimsiz” duruma düşer; satış ceza ve toplatma riski taşır | kozmetik bildirimi |
| ÜTS kaydının askıya alınması veya pasife alınması | Tıbbi Cihaz Yönetmeliği m.29, m.31 | Tekil hareket ve satış durur; ihale teslimleri aksar | ÜTS askısı |
| Piyasaya arzın durdurulması, piyasadan çekme, geri çağırma, imha | 7223 m.16/6-d, m.17/1; m.22/2 | İmha uygulanmakla etkisini tüketir; savunma alınmadan karar istenebilir | geri çekme |
| İnternet içeriğine erişimin engellenmesi | 7223 m.17/2 | Satış kanalı tümüyle kapanabilir | erişim engeli |
| 7223 sayılı Kanuna dayanan idari para cezası | 7223 m.20, m.22/2 | Tahsil riskine karşı istenebilir; indirimli ödeme alternatifi değerlendirilmeli | ceza ödeme |
| Fiyat Değerlendirme Komisyonu kararları | 11031 sayılı Karar m.3, m.7 | Düşük fiyat her satışta zarar; ürünün piyasadan çekilmesi riski | fiyat davası |
| Endikasyon dışı kullanım onayının reddi | Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu; SUT 4.1.4 | Hastanın tedavi penceresi kapanabilir | endikasyon dışı onay |
| Yurt dışı üretim yeri GMP sertifikası talebinin reddi | Beşerî Tıbbi Ürünler İmalathaneleri Yönetmeliği m.13 | İthalat ve ruhsat süreçleri durabilir | GMP |
| Sınır ürün sınıflandırma görüşü | Ruhsatlandırma Yönetmeliği m.2/3 | Görüş kesin ve yürütülmesi gereken nitelikteyse dava konusu yapılabilir | sınır ürün |
İki durumda bu rehberdeki yol izlenmez. Birincisi, 5324 sayılı Kozmetik Kanununa dayanan ve tek başına verilmiş bir idari para cezasına karşı yol sulh ceza hâkimliğidir (Kabahatler m.27/1); orada yürütmenin durdurulması istenmez, süresinde yapılan başvuru kararın kesinleşmesini ve tahsilini engeller. Ancak para cezası toplatma veya satışın durdurulması gibi idari yargıya tabi bir tedbirle birlikte verilmişse, her iki karar idari yargıda görülür (Kabahatler m.27/8) ve yürütmenin durdurulması istenebilir. Ayrıntısı kozmetik cezasına itiraz rehberimizde. İkincisi, 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesine dayanan ve sulh ceza hâkiminin onayından geçen erişim engelinde kanun yolu hâkim kararına itirazdır.
TİTCK’nin yönetmelik, kılavuz veya genelge gibi ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerine karşı dava ise ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda açılır (2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24/1-c). Danıştayda açılan bu davalarda da yürütmenin durdurulması istenebilir; şartlar aynıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme, Süre ve Harç
Bireysel TİTCK işlemlerine karşı görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme, kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.32/1); Kurumun merkezi Ankara’da olduğundan TİTCK kararlarına karşı davalar kural olarak Ankara idare mahkemelerinde açılır. İşlemi il sağlık müdürlüğü gibi taşra birimi yapmışsa yetki o yerin idare mahkemesine göre belirlenir. Yetki kamu düzenine ilişkindir (m.32/2); yanlış yerde açılan davada yetkisizlik kararı verilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir, ancak bu süreç yürütmenin durdurulması talebinin incelenmesini geciktirir.
Dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde, idare mahkemelerinde altmış gündür ve yazılı bildirim tarihini izleyen günden başlar (İYUK m.7). Elektronik tebligatta tebliğ, iletinin elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a). Dava açmadan önce Kuruma İYUK m.11 uyarınca başvurulabilir; bu başvuru dava açma süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ancak idari başvuru sırasında mahkemeden yürütmenin durdurulması istenemez; işlem uygulanmaya devam eder. Zarar her gün büyüyorsa, idari başvuruyu beklemeden doğrudan dava açmak çoğu zaman daha doğru tercihtir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | İdare mahkemesi; düzenleyici işlemlerde Danıştay | 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24/1-c |
| Yetkili mahkeme | İşlemi yapan merciin bulunduğu yer; TİTCK için Ankara | İYUK m.32/1 |
| Dava süresi | Tebliği izleyen günden itibaren 60 gün | İYUK m.7 |
| İdari başvuru | Süreyi durdurur; 30 gün cevap yoksa ret | İYUK m.11 |
| Birden fazla işlem | Aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi varsa tek dilekçeyle dava açılabilir | İYUK m.5/1 |
| Harç (2026 tarifesi) | İdare mahkemesi başvurma harcı 732,00 TL; yürütmenin durdurulması (icranın tehiri) kararları için maktu harç 1.206,00 TL; ayrıca gider avansı | 492 sayılı Harçlar Kanunu (1) sayılı Tarife |
Harç tutarları her yıl yeniden belirlenir; dava açılırken UYAP veya mahkeme veznesi güncel tutarı hesaplar. Yürütmenin durdurulması istendiği hâlde ilgili harcın yatırılmaması, talebin incelenmesini geciktirebilir; dilekçe verilirken harç kalemlerinin eksiksiz tahakkuk ettiğinin kontrol edilmesi gerekir.
Dava süresi işliyor, ürün piyasadan çekiliyor mu? Dilekçeyi, ekleri ve zarar belgelerini birlikte hazırlayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
Savunma Alınmadan Karar: Uygulanmakla Etkisini Tüketecek İşlemler
İYUK m.27/2’ye göre yürütmenin durdurulması kararı kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma verme süresi geçtikten sonra verilir. Cevap süresi tebliğden itibaren otuz gündür (İYUK m.16); yürütmenin durdurulması istemli davalarda mahkeme bu süreleri kısaltabilir ve tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verebilir (m.27/5). Buna rağmen savunma süresi, bazı TİTCK işlemlerinde fazlasıyla uzundur.
Kanun bu sorunu bir istisnayla çözer: uygulanmakla etkisini tüketecek olan idari işlemlerde, idarenin savunması alınıncaya veya savunma süresi geçinceye kadar yürütme durdurulabilir. TİTCK uygulamasındaki tipik örnek, bir ürün partisinin imhasıdır. İmha gerçekleştikten sonra verilecek bir iptal kararı ürünü geri getirmez; uyuşmazlığın konusu da ortadan kalkar. Kısa raf ömrüne sahip ürünlerin satışının durdurulması, tarihi belli bir ihaleye katılımı engelleyen kayıt askısı veya belirli bir tarihte başlayacak bir geri çağırma da aynı mantıkla değerlendirilebilir. Bu talep dilekçenin ilk sayfasında, başlığın hemen altında açıkça yazılmalı; işlemin hangi tarihte uygulanacağı ve bu tarihten sonra neyin geri döndürülemez hâle geleceği belgelerle gösterilmelidir.
Mahkeme, dilekçe ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa savunma almadan da yürütmenin durdurulması istemini reddedebilir (İYUK m.27/3). Bu nedenle “savunma alınmadan karar” talebi, zayıf bir dilekçeyi hızlandırmaz; aksine, belgeleri eksik bir talebin erken reddine yol açabilir.
Teminat ve Teminatsız Karar Talebi
İYUK m.27/6’ya göre yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak mahkeme durumun gereklerine göre teminat aramayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. Teminata ilişkin uyuşmazlıklar, yürütmenin durdurulması kararını veren mahkemece çözülür. Teminat, işlemin uygulanmamasından idarenin veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararı karşılamaya yöneliktir; miktarı ve türü mahkemece belirlenir.
Teminatsız karar istenirken gerekçe göstermek gerekir. TİTCK dosyalarında kullanılabilecek gerekçeler şunlardır: işlemin açıkça hukuka aykırı olması; yürütmenin durdurulması hâlinde idarenin uğrayacağı somut bir zararın bulunmaması; ürünün güvenliliğine ilişkin ciddi bir risk tespitinin bulunmaması; firmanın mali durumunun teminat yatırılmasını zorlaştırması ve teminat şartının fiilen yargısal korumayı ortadan kaldıracak olması. Ciddi bir sağlık riskinin ileri sürüldüğü dosyalarda mahkemenin teminatsız karar vermesi daha zordur; bu dosyalarda riskin neden gerçekleşmediğini gösteren analiz raporları ve uzman görüşleri önem kazanır. Teminata karar verilirse, banka teminat mektubu gibi kabul edilecek teminat türlerinin önceden hazırlanması kararın uygulanmasını hızlandırır.
Telafisi Güç Zarar Nasıl Belgelenir?
Mahkemeler, sonradan tam yargı davasıyla tazmin edilebilecek salt parasal kayıpları çoğu zaman telafisi güç zarar olarak görmez. Bu nedenle zarar, “para kaybı” olarak değil, geri döndürülemeyen sonuçlar üzerinden anlatılmalıdır. Her iddia bir belgeye bağlanmalıdır.
| Zarar unsuru | Neden telafisi güç? | Belge |
|---|---|---|
| Ürünün imhası | İmha edilen ürün geri gelmez; uyuşmazlık konusuz kalır | İmha talimatı, stok ve seri listesi, depo kayıtları |
| Miadın (son kullanma tarihinin) dolması | Dava sonunda iptal kararı alınsa da ürün satılamaz | Seri bazında son kullanma tarihleri, stok yaşlandırma raporu |
| Kamu ihaleleri ve tedarik sözleşmeleri | Teslim edilemeyen ihale sözleşmesi feshedilir; yasaklama ve cezai şart riski doğar | Sözleşmeler, teslim takvimleri, idarelerin yazıları |
| Hastanın ürüne erişimi | Tek tedavi seçeneği veya kritik cihazda tedavi kesintisi geri döndürülemez | Ürünün alternatifsizliğine ilişkin belgeler, hastane yazıları |
| Pazarın rakiplere geçmesi | İlk eşdeğer olma avantajı veya ihale sırası sonradan geri alınamaz | Pazar verileri, rakip ürünlerin ruhsat tarihleri |
| İşletmenin faaliyetinin durması | Tek ürünlü veya küçük ölçekli işletmede işçi çıkarma ve kapanma riski | Mali tablolar, ciro dağılımı, bordro, kredi yükümlülükleri |
| İhracat ve uluslararası kayıt | Yabancı otoriteler nezdinde kayıt ve sertifika kayıpları | İhracat sözleşmeleri, yabancı otorite yazışmaları |
| Ticari itibar | Kamuya duyurulan geri çağırma veya listeleme itibarı kalıcı biçimde zedeler | Duyuru metinleri, müşteri yazışmaları, iptal edilen siparişler |
Zarar anlatımında gerçek dışı veya abartılı rakamlardan kaçınılmalıdır. Mahkeme, mali tablolarla desteklenmeyen genel ifadelere itibar etmez; buna karşılık seri numarası, miktar ve son kullanma tarihiyle hazırlanmış bir stok listesi ve tarihli bir ihale teslim takvimi, telafisi güç zarar şartını tek başına somutlaştırabilir.
Açık Hukuka Aykırılık Nasıl Gösterilir?
“Açık” hukuka aykırılık, dosyadaki belgelerden derin bir araştırma gerektirmeden görülebilen aykırılık olarak anlaşılır. Dilekçede bütün iptal sebeplerini sıralamak yerine, yürütmenin durdurulması bölümünde en açık ve belgeyle ispatlanabilen iki üç sebebi öne çıkarmak daha etkilidir. TİTCK kararlarında sık rastlanan açık aykırılıklar şunlardır:
- Savunma hakkının tanınmaması: 7223 sayılı Kanunun 16. maddesinin beşinci fıkrasına göre ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında yetkili kuruluş, nihai karardan önce iktisadi işletmeciye on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre tanır. Savunma alınmadan verilen ve ciddi risk gerekçesi de gösterilmeyen bir karar, şekil yönünden açıkça hukuka aykırılık iddiasına elverişlidir. Savunma aşaması için TİTCK savunma istem yazısı rehberimize bakabilirsiniz.
- Ölçülülük ihlali: Yetkili kuruluş denetimi orantılılık ve tarafsızlık ilkelerine riayet ederek yapar (7223 m.15/4). Giderilebilir bir etiket veya belge eksikliği için bütün partilerin piyasadan çekilmesi ya da imhası, ölçülülük yönünden tartışılabilir.
- Numune ve analiz zinciri: Denetim işlemleri kayıt altına alınır (7223 m.16/2). Numune tutanağının, mühür ve saklama koşullarının veya şahit numunenin bulunmaması, analiz raporunun güvenilirliğini sarsar. Ayrıntısı numune analizine itiraz rehberimizde ve TİTCK denetimi rehberimizde.
- Gerekçe ve dayanak eksikliği: Kararda hangi ürünün, hangi seri numarasının, hangi kurala neden aykırı olduğu gösterilmemişse, işlemin sebep unsuru denetlenemez.
- Yanlış veya mülga dayanak: Yürürlükten kaldırılmış bir yönetmelik hükmüne veya ürün grubuna uymayan bir mevzuata dayanılması (örneğin kozmetik ürüne ilaç mevzuatının uygulanması).
- Yetki: İşlemi yapan birimin veya imza sahibinin o işlemi yapmaya yetkili olmaması; Kurumun yetkisindeki bir işlemin başka bir makamca yapılması veya tersi.
- Kapsam taşması: Uygunsuzluk tek bir modelde veya seride tespit edildiği hâlde bütün ürün ailesine yönelik işlem kurulması.
Dilekçe Örneği
Aşağıdaki örnek, bir kozmetik veya tıbbi cihaz firmasına aynı kararla ürün partisinin piyasadan toplatılması ve imhası ile 7223 sayılı Kanuna dayanan idari para cezası verildiği varsayımıyla hazırlanmıştır. Para cezası idari yargıya tabi bir tedbirle birlikte verildiğinden her iki karar idari yargıda görülür (Kabahatler m.27/8). Köşeli parantez içindeki yerler somut dosyaya göre doldurulmalı; dosyada bulunmayan hiçbir olgu dilekçeye eklenmemelidir. Dilekçede bulunması zorunlu unsurlar İYUK m.3’te sayılmıştır: tarafların ve varsa vekillerinin ad, soyad veya unvanları ve adresleri ile kimlik veya vergi numaraları, davanın konusu ve sebepleri ile dayanılan deliller ve dava konusu işlemin yazılı bildirim tarihi.
ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR. İmha işlemi [tarih] tarihinde uygulanacağından, uygulanmakla etkisini tüketecek işlem niteliğindeki dava konusu işlemin idarenin savunması alınıncaya kadar (İYUK m.27/2) ve teminatsız olarak (İYUK m.27/6) yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talep olunur.
DAVACI: [Unvan] Sanayi ve Ticaret A.Ş. — MERSİS No: […] — Vergi No: […] — Adres: […] — Elektronik tebligat adresi: […]
VEKİLİ: Av. […] — [Baro ve sicil no] — Adres: […] — Elektronik tebligat adresi: […]
DAVALI: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu — ANKARA
DAVA KONUSU İŞLEM: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun […] tarihli ve […] sayılı işlemiyle, müvekkil şirkete ait […] adlı ürünün […] seri/lot numaralı partilerinin piyasadan toplatılması ve imhası ile müvekkil şirkete 7223 sayılı Kanunun 20. maddesinin [birinci fıkrasının (…) bendi] uyarınca […] TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin öncelikle yürütmesinin durdurulması, ardından iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: İşlem […] tarihinde müvekkil şirketin elektronik tebligat adresine ulaşmış olup, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesi uyarınca […] tarihinde tebliğ edilmiş sayılır.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil şirket, [ürün grubu] alanında faaliyet gösteren ve […] adlı ürünü [ithal eden / üreten] bir iktisadi işletmecidir. Ürün [ÜTS kayıt / bildirim / ruhsat] bilgileri: […] (Ek-3).
2. Kurum denetçilerince […] tarihinde müvekkil şirketin […] adresindeki deposunda denetim yapılmış, […] seri numaralı partiden numune alınmıştır. Denetim tutanağına müvekkil şirket yetkilisi tarafından [şerh düşülmüştür / şahit numune bırakılmamıştır] (Ek-4).
3. [Analiz raporunun tarihi ve sonucu]. Müvekkil şirketin aynı partiden sakladığı numunede akredite laboratuvarda yaptırılan analizde […] sonucuna ulaşılmıştır (Ek-6).
4. Müvekkil şirkete [savunma istenmeden / […] tarihinde savunma istenmiş ve süresinde savunma verilmiş] olmasına rağmen, savunmada ileri sürülen hususlar değerlendirilmeksizin dava konusu işlem tesis edilmiştir (Ek-5).
HUKUKA AYKIRILIK NEDENLERİ:
A) Şekil yönünden: 7223 sayılı Kanunun 16. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ürünün ciddi risk taşıdığı hâller dışında nihai karardan önce iktisadi işletmeciye on iş gününden az olmamak üzere makul bir süre tanınması zorunludur. İşlemde ürünün ciddi risk taşıdığına ilişkin bir tespit ve gerekçe bulunmamaktadır. [Savunma süresi hiç verilmemiş / verilen savunma değerlendirilmemiştir.]
B) Sebep yönünden: İşleme esas alınan analiz raporu, [numune alma tutanağının eksikliği / mühür ve saklama koşullarının belgelenmemesi / şahit numune bırakılmaması / yöntemin belirtilmemesi] nedeniyle 7223 sayılı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kayıt altına alınması gereken denetim işlemlerinin güvenilirliğini sağlamamaktadır. Müvekkil şirketin karşı analiz sonucu raporla çelişmektedir.
C) Konu ve ölçülülük yönünden: Tespit edilen iddia en fazla [tek bir seri / etiket bilgisi] ile sınırlı olduğu hâlde, [bütün partilerin] toplatılması ve imhası yoluna gidilmiştir. Yetkili kuruluşun denetimi orantılılık ilkesine riayet ederek yapması gerekir (7223 m.15/4). Düzeltici önlem imkânı varken en ağır önlemin seçilmesi ölçüsüzdür.
D) İdari para cezası yönünden: Cezaya dayanak gösterilen bent, müvekkil şirketin iktisadi işletmeci sıfatına [uymamaktadır]; ceza miktarı belirlenirken aykırılığın büyüklüğü ve ekonomik durum dikkate alınmamıştır (7223 m.20/11).
TELAFİSİ GÜÇ VEYA İMKÂNSIZ ZARAR: Dava konusu işlem uygulandığı takdirde; (i) […] adet ürün [tarih] tarihinde imha edilecek ve dava sonunda verilecek iptal kararı bu ürünleri geri getirmeyecektir; (ii) ürünlerin son kullanma tarihleri [tarih] olup yargılama süresince miatları dolacaktır (Ek-7: seri bazında stok listesi); (iii) müvekkil şirketin [kurum] ile imzaladığı […] tarihli sözleşme kapsamındaki teslimler yapılamayacak ve sözleşmenin feshi ile cezai şart riski doğacaktır (Ek-8); (iv) ürün müvekkil şirketin cirosunun yüzde […]’ini oluşturmakta olup faaliyetin sürdürülmesi tehlikeye girecektir (Ek-9: mali tablolar). Bu zararlar sonradan tazminatla giderilemeyecek niteliktedir.
TEMİNATSIZ KARAR TALEBİ: İşlemin açıkça hukuka aykırı olması, ürünün ciddi risk taşıdığına dair bir tespit bulunmaması ve yürütmenin durdurulması hâlinde davalı idarenin uğrayacağı somut bir zararın söz konusu olmaması karşısında, durumun gereklerine göre teminat aranmaksızın karar verilmesini talep ederiz (İYUK m.27/6). Mahkemece teminat şartı aranması hâlinde, teminatın banka teminat mektubu olarak kabulünü talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER: Anayasa m.2, 13, 36, 48, 125; 2577 sayılı İYUK m.2, 3, 5, 7, 27, 28; 7223 sayılı Kanun m.15, 16, 17, 20, 22; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/8; 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a; [ürün grubuna ilişkin yönetmelik hükümleri] ve ilgili diğer mevzuat.
DELİLLER: Dava konusu işlem ve tebliğ kaydı; denetim tutanağı; numune alma tutanağı; analiz raporu; savunma istem yazısı ve savunma dilekçesi; karşı analiz raporu; stok ve seri listesi; sözleşmeler ve teslim takvimleri; mali tablolar; idareden celp edilecek işlem dosyasının tamamı (İYUK m.20/1); bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; (1) dava konusu işlemin, uygulanmakla etkisini tüketecek nitelikte olması nedeniyle idarenin savunması alınıncaya kadar ve teminatsız olarak yürütmesinin durdurulmasına, savunma alındıktan sonra yürütmenin durdurulması kararının devamına; (2) dava konusu işlemin iptaline; (3) yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Davacı Vekili Av. […] (e-imza)
EKLER: Ek-1 Vekâletname; Ek-2 Dava konusu işlem ve tebliğ kaydı; Ek-3 Ürün kayıt/bildirim/ruhsat bilgileri; Ek-4 Denetim ve numune tutanakları; Ek-5 Savunma istem yazısı ve savunma dilekçesi; Ek-6 Analiz ve karşı analiz raporları; Ek-7 Seri bazında stok listesi; Ek-8 Sözleşmeler ve teslim takvimi; Ek-9 Mali tablolar.
Dilekçede kullanılan her olgu ekteki bir belgeyle karşılanmalıdır. Örnekteki hukuka aykırılık başlıkları kendiliğinden geçerli değildir; somut dosyada savunma süresi verilmiş ve savunma değerlendirilmişse (A) başlığı çıkarılmalı, dosyada gerçekten bulunan aykırılıklar yazılmalıdır. Ret işlemlerine (ruhsat başvurusunun reddi gibi) karşı açılan davalarda “imha” ve “toplatma” yerine pazar kaybı ve hasta erişimi gibi zarar unsurları öne çıkarılır ve yürütmenin durdurulması kararının Kurumun dosyayı yeniden değerlendirmesi sonucunu doğuracağı açıklanır.
Dava Sırasında Yürütmenin Durdurulması İstemi
Yürütmenin durdurulması dava dilekçesiyle birlikte istenebileceği gibi, dava sırasında ayrı bir dilekçeyle de istenebilir. Bu, özellikle dava açıldığında henüz uygulanmamış olan bir işlemin sonradan uygulanacağının anlaşıldığı hâllerde (örneğin imha tarihinin bildirilmesi veya toplatmanın genişletilmesi) önem taşır. Ancak İYUK m.27/10’a göre aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez. Bu nedenle ilk talep reddedilmişse yeni talep; yeni bir olguya, yeni bir belgeye veya zarar durumundaki değişikliğe dayanmalı ve bu farklılık dilekçede açıkça gösterilmelidir.
ANKARA […] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA — Dosya No: […]
KONU: Yeni olgular nedeniyle yürütmenin durdurulması istemimizdir.
AÇIKLAMALAR: Davalı idare, dava açıldıktan sonra […] tarihli yazısıyla imhanın [tarih] tarihinde yapılacağını bildirmiştir (Ek-1). Bu olgu, dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplerden farklı ve yeni bir durumdur; işlem uygulanmakla etkisini tüketecek hâle gelmiştir. […]
SONUÇ: Dava konusu işlemin imhaya ilişkin kısmı yönünden idarenin savunması alınıncaya kadar ve teminatsız olarak yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Karara İtiraz: 7 Gün ve Bölge İdare Mahkemesi
İYUK m.27/7’ye göre yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı, tebliğinden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İdare mahkemesinin kararına karşı itiraz mercii bölge idare mahkemesidir; Danıştay dava dairelerinin kararlarına karşı itiraz İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna yapılır. İtiraz mercii, dosyanın kendisine gelmesinden itibaren yedi gün içinde karar verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz yolu her iki tarafa açıktır: talebi reddedilen firma itiraz edebileceği gibi, yürütmenin durdurulması kararı verilmişse TİTCK de itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinin örneği yürütmenin durdurulması kararına itiraz dilekçesi rehberimizde yer alıyor.
Yedi günlük süre çok kısadır ve tebliğle başlar. İtiraz dilekçesinde ilk derece mahkemesinin kararındaki gerekçe tek tek karşılanmalıdır: mahkeme hukuka aykırılığı “açık” bulmamışsa hangi belgenin bunu gösterdiği, zararı “telafisi güç” bulmamışsa hangi zararın sonradan neden giderilemeyeceği açıklanmalıdır. Esas hakkındaki karara karşı istinaf ve temyiz yolları ise farklıdır; 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026 tarihinden itibaren istinaf incelemesinde ve temyiz edilebilecek kararlarda değişiklikler yapılmıştır. Ayrıntılar için istinaf ve temyiz rehberimize ve idari yargıda 2026 parasal sınırları sayfasına bakabilirsiniz.
Kararın Uygulanması ve İdare Uymazsa
İYUK m.28/1’e göre idare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ve idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır ve bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Yürütmenin durdurulması kararı alan firma, kararı Kuruma ayrıca yazılı olarak bildirmeli ve hangi işlemin geri alınmasını beklediğini somut olarak yazmalıdır: ÜTS kaydının yeniden aktif hâle getirilmesi, toplatma ve imha talimatının durdurulması, piyasaya arz yasağının kaldırılması, erişim engelinin kaldırılması için BTK’ya bildirim yapılması gibi.
Kararın gereğine uygun işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmazsa, idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemelerde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3); kararın kamu görevlilerince süresinde yerine getirilmemesi hâlinde de tazminat davası ilgili idare aleyhine açılır (m.28/4). Hukuka aykırı işlemin uygulanmasından zaten doğmuş zararlar için iptal davasıyla birlikte veya iptal kararından sonra tam yargı davası açılabilir (İYUK m.12); bu yol iptal ve tam yargı davası rehberimizde anlatılmıştır.
Yürütmenin durdurulması kararı geçicidir. Dava esastan reddedilirse koruma sona erer ve işlem yeniden uygulanabilir hâle gelir. Bu nedenle yürütmenin durdurulması döneminde ürünün satışına devam eden firma, davanın kaybedilmesi ihtimalini de hesaba katarak stok ve sözleşme planlaması yapmalıdır. Kararda teminat alınmışsa, idarenin bu dönemde uğradığı zararın teminattan karşılanması gündeme gelebilir.
Para Cezasında Yürütmenin Durdurulması
7223 sayılı Kanuna dayanan idari para cezalarına karşı yol idari yargıdır (7223 m.22/2) ve bu cezalarda da yürütmenin durdurulması istenebilir. Ancak para cezalarında telafisi güç zarar şartı, ürüne yönelik tedbirlere göre daha zor kurulur; çünkü ödenen para iptal kararından sonra iade edilebilir. Bu şart ancak cezanın tutarının işletmenin faaliyetini sürdürmesini tehlikeye atacak büyüklükte olduğu mali belgelerle gösterilirse kurulabilir. Çoğu dosyada daha pratik yol, cezayı tebliğden itibaren bir ay içinde dörtte bir indirimle ödeyip davaya devam etmektir; ödeme karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (Kabahatler m.17/6). Bu seçeneklerin karşılaştırması TİTCK para cezasını ödersem dava hakkım düşer mi? rehberimizde yer alıyor.
Zaman Çizelgesi
| Zaman | Olay | Yapılacak iş |
|---|---|---|
| 0. gün | Karar e-tebligat adresine ulaşır | Kararı, dayanağını ve uygulama tarihlerini (toplatma, imha, askı) not edin. |
| 5. günün sonu | Tebliğ yapılmış sayılır (Tebligat K. m.7/a) | 60 günlük dava süresini ve uygulama tarihlerini takvime işleyin. |
| İlk 72 saat | Belge toplama | Stok ve seri listesi, son kullanma tarihleri, sözleşmeler, mali tablolar, denetim ve numune tutanakları. |
| Uygulama tarihinden önce | Dava ve yürütmenin durdurulması istemi | İmha veya toplatma yakınsa savunma alınmadan karar talebiyle dava açın. |
| Savunma süresi | Kurumun cevabı | Mahkeme süreyi kısaltabilir (İYUK m.27/5); cevaba karşı gerekirse beyan dilekçesi verin. |
| Karar tebliğinden itibaren 7 gün | Yürütmenin durdurulması kararına itiraz | Bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus itiraz (İYUK m.27/7). |
| Karar tebliğinden itibaren en geç 30 gün | İdarenin kararı uygulaması | Kuruma kararı bildirin; uygulanmazsa tazminat yolunu değerlendirin (İYUK m.28). |
Sık Yapılan Hatalar
- Yürütmenin durdurulmasını istememek. Dava açmak işlemi durdurmaz (İYUK m.27/1); talep açıkça yazılmazsa mahkeme kendiliğinden karar vermez.
- Talebi dilekçenin sonuna gömmek. Acil talepler başlıkta ve ilk sayfada yer almalı; imha veya uygulama tarihi belirtilmelidir.
- Zararı yalnızca para kaybı olarak anlatmak. Sonradan tazmin edilebilecek parasal kayıplar çoğu zaman telafisi güç zarar sayılmaz; geri döndürülemeyen sonuçlar belgelenmelidir.
- İki şartı karıştırmak. Hukuka aykırılık ve zarar ayrı başlıklarda, ayrı delillerle kurulmalıdır.
- İdari başvuruyu beklerken zararın gerçekleşmesine izin vermek. İYUK m.11 başvurusu süresince mahkemeden yürütmenin durdurulması istenemez.
- Yanlış yargı yoluna gitmek. Tek başına 5324 cezası sulh ceza hâkimliğine gider; tedbirle birleşen ceza ve 7223 işlemleri idari yargıda görülür.
- İtiraz süresini kaçırmak. Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi yedi gündür ve bir defaya mahsustur.
- Aynı sebeplerle yeniden talepte bulunmak. İkinci talep yeni bir olguya veya belgeye dayanmalıdır (İYUK m.27/10).
- Kararı aldıktan sonra Kuruma bildirmemek. İdare kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür; ancak hangi işlemin geri alınacağının yazılı olarak istenmesi uygulamayı hızlandırır.
Yürütmenin durdurulması talebinin gücü, karar öncesindeki savunma dosyasının kalitesine doğrudan bağlıdır. Denetim gününde düşülen şerhler, şahit numune ve savunma dilekçesindeki itirazlar, dava aşamasında “açık hukuka aykırılık” şartını ispatlayan belgelere dönüşür.
Sıkça Sorulan Sorular
TİTCK kararına dava açmak kararı durdurur mu?
Hayır. İYUK m.27/1’e göre dava açılması idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Uygulamanın durması için dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması açıkça istenmeli ve mahkeme bu yönde karar vermelidir.
Yürütmenin durdurulması kararının şartları nelerdir?
İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte aranır; karar gerekçeli olmalıdır (Anayasa m.125/5; İYUK m.27/2).
Yürütmenin durdurulması ne zaman istenir?
Dava dilekçesiyle birlikte istenebileceği gibi dava sırasında ayrı dilekçeyle de istenebilir. Ancak aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez istenemez (İYUK m.27/10).
Mahkeme Kurumun savunmasını beklemeden karar verebilir mi?
Kural olarak savunma alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verilir. Uygulanmakla etkisini tüketecek işlemlerde, örneğin imhada, savunma alınıncaya kadar yürütme durdurulabilir (İYUK m.27/2).
Yürütmenin durdurulması için teminat gerekir mi?
Kural olarak karar teminat karşılığında verilir; mahkeme durumun gereklerine göre teminat aramayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz (İYUK m.27/6).
Talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Ret kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere bölge idare mahkemesine itiraz edebilirsiniz. İtiraz mercii yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir (İYUK m.27/7).
TİTCK kararına karşı dava hangi mahkemede açılır?
İşlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır (İYUK m.32/1); TİTCK merkezinin kararları için bu Ankara idare mahkemeleridir. Ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı dava Danıştayda açılır (2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24/1-c).
Dava açma süresi ne kadar?
Tebliği izleyen günden itibaren 60 gündür (İYUK m.7). E-tebligatta tebliğ, iletinin ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat K. m.7/a).
Önce Kuruma itiraz edip sonra dava açabilir miyim?
Evet, İYUK m.11 uyarınca dava süresi içinde Kuruma başvurabilirsiniz; başvuru dava süresini durdurur ve 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ancak bu sırada mahkemeden yürütmenin durdurulması istenemez.
Yürütmenin durdurulması kararı ne zaman uygulanır?
İdare kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez (İYUK m.28/1).
İdare karara uymazsa ne olur?
Kararın gereğine uygun işlem yapılmaz veya eylemde bulunulmazsa idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3–4).
Ruhsat başvurusunun reddinde yürütmenin durdurulması ruhsat verir mi?
Hayır. Ret işleminde yürütmenin durdurulması ruhsatı kendiliğinden doğurmaz; Kurumun dosyayı yeniden değerlendirmesi veya yeni bir işlem tesis etmesi sonucunu doğurabilir.
Para cezasına karşı yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
7223 sayılı Kanuna dayanan cezada idari yargı yolu açık olduğundan istenebilir; ancak telafisi güç zarar şartının mali belgelerle kurulması gerekir. Tek başına verilmiş 5324 cezasında yol sulh ceza hâkimliğidir.
Yürütmenin durdurulması istemli davada harç ne kadar?
2026 tarifesine göre idare mahkemesi başvurma harcı 732,00 TL, yürütmenin durdurulması kararları için maktu harç 1.206,00 TL’dir; ayrıca gider avansı yatırılır. Tutarlar her yıl değişir.
Telafisi güç zarar nasıl ispatlanır?
Seri bazında stok listesi ve son kullanma tarihleri, imha veya toplatma talimatı, ihale ve tedarik sözleşmeleri, mali tablolar ve ürünün alternatifsizliğini gösteren belgelerle somutlaştırılır.
Kurum yürütmenin durdurulması kararına itiraz edebilir mi?
Evet. İtiraz yolu her iki tarafa açıktır; TİTCK de karara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz edebilir.
Birden fazla TİTCK işlemine tek dilekçeyle dava açılabilir mi?
Aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan işlemler aleyhine tek dilekçeyle dava açılabilir (İYUK m.5/1). Toplatma kararı ile aynı kararla verilen para cezası buna örnektir.
Dava kaybedilirse yürütmenin durdurulması kararı ne olur?
Yürütmenin durdurulması geçici bir korumadır; dava esastan reddedilirse koruma sona erer ve işlem yeniden uygulanabilir. Teminat alınmışsa idarenin zararının teminattan karşılanması gündeme gelebilir.
Toplatma, imha, ruhsat askısı veya ÜTS kaydı: TİTCK kararınıza karşı yürütmenin durdurulması talebini dosyanız üzerinden birlikte kuralım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İlgili Rehberler
- TİTCK Rehberi — ilaç, kozmetik ve tıbbi cihaz rehberlerinin tamamı
- TİTCK Kararlarına Karşı İptal Davası — yürütmeyi durdurma ve idari itiraz
- Yürütmenin Durdurulması — İYUK m.27
- Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi — 7 gün
- TİTCK Para Cezasını Ödersem Dava Hakkım Düşer mi? — ödeme, taksit ve tahsil
- Kozmetik Cezasına İtiraz — sulh ceza mı, idare mahkemesi mi?
- Ruhsatın Askıya Alınması ve İptali — beşerî tıbbi ürünler
- İlaç Ruhsat Başvurusu Reddedildi — 45 gün itiraz ve dava
- İlaç Ruhsatı Yenileme — askı ve iptal
- Kozmetik Bildirimi Kapatıldı — itiraz ve yeniden bildirim
- ÜTS Kaydı Askıya Alındı — itiraz ve iptal davası
- Fiyat Değerlendirme Komisyonu Kararına Karşı Dava — yürütmeyi durdurma
- Endikasyon Dışı İlaç Onayı Reddedildi — iptal davası
- Yurt Dışı GMP Denetimi ve Ret — hukuki yollar
- TİTCK Erişim Engeli — itiraz yolları
- Numune Analizine İtiraz — şahit numune ve karşı analiz
- İdari Yargıda İstinaf ve Temyiz — kanun yolları
- TİTCK İşleminden Doğan Zarar: Tam Yargı Davası — zarar kalemleri ve ispat
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya için hukuki danışmanlık yerine geçmez. Dilekçe örneği varsayımsal bir dosya için hazırlanmıştır ve olduğu gibi kullanılmamalıdır. İYUK m.16, 27, 28 ve 32 konsolide metinden; 7223 sayılı Kanunun 15/4, 16/5 ve 17. maddeleri konsolide metinden; 7589 sayılı Kanunun İYUK’ta yaptığı değişikliklerin m.45 ve m.46 ile sınırlı olduğu ve m.27’ye dokunmadığı yayımlanmış kanun metninden kontrol edilmiştir. 2026 harç tutarları yayımlanmış harç tarifesi aktarımlarından alınmıştır. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin “açık hukuka aykırılık” ve “telafisi güç zarar” kavramlarının uygulamadaki yorumu yargı kararlarına göre değişebilir; bu yazıda belirli bir yargı kararına dayanılmamıştır.