Şirketler İçin Kademeli Dava Dilekçesi Örneği 2026: Ticari Gabin (TBK 28), Aşırı İfa Güçlüğünde Uyarlama (TBK 138) ve Ekonomik Mahva Yol Açan Cezai Şart (TTK 22, TBK 27) — Terditli Talepler, Arabuluculuk ve PDF Şablon
03 Kasım 2026

Şirketler İçin Kademeli Dava Dilekçesi Örneği 2026: Ticari Gabin (TBK 28), Aşırı İfa Güçlüğünde Uyarlama (TBK 138) ve Ekonomik Mahva Yol Açan Cezai Şart (TTK 22, TBK 27) — Terditli Talepler, Arabuluculuk ve PDF Şablon

Bir şirket, zor durumdayken imzaladığı ağır bir ticari sözleşmeye üç ayrı kanuni dayanakla aynı dilekçede itiraz edebilir; bunlar sözleşmenin üç ayrı anına bakar. Sözleşme kurulurken edimler arasında açık oransızlık varsa ve bu şirketin zor durumundan yararlanılarak sağlandıysa ticari gabin (TBK m.28); sözleşmeden sonra öngörülemeyen olağanüstü bir durum dengeyi bozduysa aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlama (TBK m.138); kararlaştırılan cezai şart şirketi ekonomik olarak mahvedecek ölçüdeyse ahlaka aykırılık (TBK m.27) gündeme gelir. Tacir aşırı cezai şartın indirilmesini isteyemez (TTK m.22), ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ekonomik mahva yol açan cezai şartın kısmen veya tamamen iptal edilebileceğini kabul eder. Talepler terditli dava (HMK m.111) ve davaların yığılması (HMK m.110) birlikte kullanılarak sıralanır. Cezai şart için borçlu olmadığının tespiti istendiğinde dava şartı arabuluculuk aranır (TTK m.5/A).

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu rehber, bir şirketin ağır koşullu bir ticari sözleşmeye karşı açacağı kademeli davanın nasıl kurulacağını gösterir: gabin, uyarlama ve cezai şart kurumlarının hangi zamana baktığı ve hangi şartları aradığı, terditli dava ile davaların yığılması arasındaki fark ve taleplerin doğru sıralanması, tacirin her bir kurumda karşılaştığı basiretli iş adamı engeli (TTK m.18/2), görev, yetki ve tahkim şartı, dava şartı arabuluculuk, ihtiyati tedbir, delil dosyası, davalının muhtemel savunmaları ve bu savunmaların dilekçenin içinde nasıl karşılanacağı. Rehberin merkezinde, bir asgari alım ve münhasır tedarik sözleşmesi örneği üzerinden hazırlanmış tam bir kademeli dava dilekçesi ve indirilebilir PDF şablonu yer alır.

Bu yazı, ticari gabin kümesinin dilekçe ayağıdır. Tacirin gabin iddiasının genel çerçevesi Ticari İşlemlerde Gabin, aşırı ifa güçlüğünün şartları Aşırı İfa Güçlüğü ve Sözleşmenin Uyarlanması (TBK 138), cezai şartın genel rejimi ise Cezai Şart ve Hâkimin İndirim Yetkisi yazılarımızda anlatılmıştır. Burada bu üç kurumun aynı dava içinde nasıl bir arada kullanılacağı ele alınmaktadır.

Üç Kurum, Sözleşmenin Üç Ayrı Anı

Kademeli davanın mantığı, her kurumun sözleşmenin farklı bir anına bakmasına dayanır. Gabin, sözleşmenin kurulduğu andaki dengesizliği konu alır; sonradan ortaya çıkan gelişmeler gabin oluşturmaz. Aşırı ifa güçlüğü ise tam tersine, sözleşme kurulurken mevcut olan dengenin sonradan, öngörülemeyen bir olay yüzünden bozulmasıyla ilgilidir. Ekonomik mahva yol açan cezai şart tartışması ise cezanın istendiği andaki sonuca, yani cezanın ödenmesinin şirketin ekonomik varlığı üzerindeki etkisine bakar. Bu yüzden aynı sözleşmede üç sorun birlikte bulunabilir ve aralarında çelişki yoktur: sözleşme baştan dengesiz kurulmuş, sonradan daha da ağırlaşmış ve sonunda şirketi batıracak bir ceza istenmiş olabilir.

Kademeli davada kullanılan üç kurum

KurumHangi ana bakar?Temel şartlarSonuçSüre
Ticari gabin (TBK m.28)Sözleşmenin kurulduğu anEdimler arasında açık oransızlık; şirketin zor durumu; karşı tarafın bundan bilerek yararlanması (tacir deneyimsizliğe dayanamaz)Sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme veya oransızlığın giderilmesiZor durumun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl, her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl; hak düşürücü
Aşırı ifa güçlüğü (TBK m.138)Sözleşmeden sonraki dönemÖngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü durum; borçludan kaynaklanmama; ifanın istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde borçlu aleyhine değişiklik; borcun henüz ifa edilmemiş veya ihtirazi kayıtla ifa edilmiş olmasıUyarlama; mümkün değilse dönme, sürekli edimli sözleşmede kural olarak fesihKanunda özel süre yok; ifa ihtirazi kayıtsız yapılırsa o kısım için hak kaybı
Ekonomik mahva yol açan cezai şart (TBK m.27, TTK m.22)Cezanın istendiği anCezanın ödenmesinin tacir borçlunun ekonomik varlığını yok edecek ölçüde ağır olmasıCezai şartın kısmen veya tamamen hükümsüzlüğüKesin hükümsüzlük süreye bağlı değildir

Tabloda görüldüğü gibi kurumların süreleri de farklıdır. En kısa ve en katı süre gabindedir; bu nedenle dava kurulurken önce gabin süresinin dolup dolmadığı kontrol edilmelidir. Gabin süresi geçmişse dava uyarlama ve cezai şart talepleriyle sınırlı kalır.

Terditli Dava ile Davaların Yığılması: Talepler Nasıl Sıralanır?

Usul hukuku bir dilekçede birden fazla talebin ileri sürülmesi için iki araç sunar. Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir; bunun için taleplerin aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması gerekir (HMK m.110). Davacı ayrıca, aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslîlik-ferîlik ilişkisi kurarak ileri sürebilir; mahkeme asli talep hakkında karar vermedikçe fer’î talebi inceleyemez ve hükme bağlayamaz (HMK m.111). Kademeli davada bu iki araç birlikte kullanılır.

Gabin ve uyarlama talepleri arasında terdit ilişkisi kurulur, çünkü ikisi aynı sözleşmenin akıbetine ilişkin alternatif çözümlerdir: gabin kabul edilirse sözleşme ya şirketi bağlamaz ya da baştan dengeye getirilir ve uyarlamaya gerek kalmaz. Cezai şart talebi ise çoğu zaman bağımsız bir talep olarak, davaların yığılması yoluyla ileri sürülür, çünkü sözleşme hangi biçimde ayakta kalırsa kalsın davalının istediği cezanın şirketi mahvedecek boyutta olduğu sorunu devam eder. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise ceza koşulunun ifası da istenemez (TBK m.182/2); bu nedenle gabin yoluyla sözleşmeyle bağlı olunmadığı kabul edilirse cezai şart da kendiliğinden düşer. Ancak mahkeme gabini reddederse, cezai şartın ayrıca değerlendirilmesini sağlayan şey bu bağımsız taleptir.

Örnek talep sıralaması

SıraTalepİlişkiDayanak
1Edimler arasındaki açık oransızlığın giderilmesi (veya şirketin sözleşmeyle bağlı olmadığının tespiti)Asli talepTBK m.28/1
2Sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması; uyarlama mümkün değilse sözleşmenin feshiBirinci talebin reddi hâlinde incelenecek fer’î talepTBK m.138
3Davalının istediği cezai şart nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti; aksi hâlde cezanın şirketi ekonomik mahva sürüklemeyecek düzeye çekilmesiBağımsız talep (davaların yığılması)TBK m.27, m.182/2; TTK m.22; İİK m.72
4Cezai şarta dayalı takibin durdurulması için ihtiyati tedbirGeçici hukuki korumaİİK m.72/2; HMK m.389

Taleplerin sıralanmasında dikkat edilmesi gereken nokta, vakıaların birbiriyle çelişmemesidir. Gabin talebi, sözleşme kurulurken şirketin zor durumda olduğunu ve davalının bunu bilerek kullandığını; uyarlama talebi ise sözleşmeden sonra öngörülemeyen bir olayın dengeyi bozduğunu anlatır. Bu iki vakıa aynı anda doğru olabilir. Ancak dilekçede “sözleşme kurulurken edimler dengeliydi” ifadesi kullanılmamalı; uyarlama bölümünde, sözleşme tarihindeki koşulların mahkemece gabin yönünden dengeli kabul edilmesi hâlinde dahi sonraki olayın bu dengeyi bozduğu anlatılmalıdır. Terditli davanın genel kuralları Tespit Davası, Terditli Dava ve Karşı Dava yazımızda ele alınmıştır.

Birinci Kademe: Ticari Gabin

Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmişse, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir (TBK m.28/1). Tacir şirket bakımından iki sınır vardır. Birincisi, her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğundan (TTK m.18/2), Yargıtay tacirin deneyimsizlik veya düşüncesizlik iddiasını kural olarak kabul etmez; zor durum iddiası ise incelenir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, mali sıkıntı içindeki bir bankanın düşüncesizlik veya deneyimsizliğe dayanamayacağını, ancak zor durumundan yararlanılarak açık bir oransızlık yaratılmışsa sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebileceğini kabul etmiştir (12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204). İkincisi, edimlerin değeri sözleşmenin kurulduğu ana göre ve uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava tarihindeki değeri bulup endekslerle geriye doğru hesaplamanın doğru olmadığını vurgulamıştır (22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643).

Uzun süreli ticari sözleşmelerde iki seçenek arasındaki tercih önemlidir. Şirket tedarikçiye bağımlıysa ve ilişkinin sürmesini istiyorsa, oransızlığın giderilmesi, yani fiyatın, asgari alım miktarının ve ceza kayıtlarının dengeye getirilmesi daha uygun bir asli taleptir. Şirket ilişkiden tamamen çıkmak istiyorsa sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirir; bu durumda daha önce karşılıklı ifa edilmiş edimlerin nasıl tasfiye edileceği de dilekçede düşünülmelidir. Her iki hâlde de hak, zor durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.28/2); bildirimin süresinde yapıldığını ispat için noter ihtarnamesi en güvenli yoldur. Tacirler arasında sözleşmenin feshine veya sözleşmeden dönmeye ilişkin bildirimlerin noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da kayıtlı elektronik posta ile yapılmasını öngören TTK m.18/3, gabin bildirimini açıkça saymasa da ihtiyaten göz önünde tutulmalıdır.

İkinci Kademe: Aşırı İfa Güçlüğü Nedeniyle Uyarlama

Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir; sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır (TBK m.138/1). Madde yabancı para borçlarında da uygulanır (TBK m.138/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu dört şartın birlikte arandığını vurgular (05.10.2022, E.2020/687, K.2022/1259).

Tacir şirket için en zor şart öngörülemezliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ülkedeki istikrarsız ekonomik durumun tacir olan davacı tarafından tahmin olunabilecek bir keyfiyet olduğunu (07.05.2003, E.2003/13-332, K.2003/340) ve ekonomik krizin işaretlerinin belli olduğu bir dönemde yabancı para üzerinden sözleşme yapan tacirin basiretli davranmadığını (15.10.2003, E.2003/13-599, K.2003/599) kabul etmiştir. Bu nedenle uyarlama talebinde, dayanılan olayın genel bir ekonomik dalgalanma değil, sözleşme tarihinde işaretleri bulunmayan, sözleşmenin temelini doğrudan etkileyen özel bir olay olduğu somut olarak gösterilmelidir: ürün grubuna getirilen yeni bir idari kısıtlama, pazarın bir kararla kapanması, sözleşmede ödeme kaynağı olarak gösterilen bir varlığın erişilemez hâle gelmesi gibi. Tacir sıfatı ağır bir etkendir, ancak tek başına ret sebebi değildir.

Dördüncü şart, uygulamada en kolay kaybedilen şarttır. Şirket olağanüstü olaydan sonra sözleşmeye göre ödemeye veya almaya devam ediyorsa, her ifada TBK m.138’den doğan haklarını saklı tuttuğunu yazılı olarak bildirmelidir; kayıtsız yapılan ifa, o kısım bakımından uyarlama hakkını ortadan kaldırabilir. Uyarlama talebinin somut olması da gerekir: mahkemeden “sözleşmenin uyarlanması” genel olarak değil, örneğin asgari alım miktarının belirli bir orana indirilmesi, fiyat formülünün değiştirilmesi veya belirli bir dönem için ifanın ertelenmesi istenmelidir. Uyarlama davasının temerrüdü ve cezai şartı kendiliğinden durdurmadığı da unutulmamalıdır; bu yüzden aynı dilekçede cezai şart talebinin ve tedbirin yer alması önemlidir. Fon kilidi gibi likidite sorunlarının TBK m.138 bakımından nasıl değerlendirildiği Fon Kilidi Nedeniyle Sözleşmeyi İfa Edemiyorum yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Bağımsız Talep: Ekonomik Mahva Yol Açan Cezai Şart

Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler ve hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182/1, 3). Ancak tacir sıfatını taşıyan borçlu, TBK m.121/2, m.182/3 ve m.525’teki hâllerde aşırı ceza veya ücret kararlaştırıldığı iddiasıyla indirim isteyemez (TTK m.22). Bu nedenle şirketin dilekçesinde “cezai şart fahiştir, indirilsin” demesi tek başına sonuç vermez; cezai şart talebi farklı bir hukuki temele, ahlaka aykırılığa oturtulmalıdır.

Bu temel uzun süredir kabul görmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.1974 tarihli, E.1970/T-1053, K.1974/222 sayılı kararına dayanılarak öğretide ve uygulamada, aşırı cezanın indirilmesi ile ahlaka aykırı cezai şartın farklı kavramlar olduğu ve tacir borçlunun ekonomik özgürlüğünü ortadan kaldıran bir cezanın ahlaka aykırılık yönünden denetlenebileceği kabul edilmektedir. Kurul, daha yakın tarihli 14.09.2021 tarihli, E.2017/(19)11-943, K.2021/984 sayılı kararında da cezai şartın tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına yol açacak ölçüde ağır olması hâlinde genel ahlaka aykırı sayılarak kısmen veya tamamen iptal edilebileceğini belirtmiştir. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemediğinden (TBK m.27/2), cezai şartın ahlaka aykırı kısmının hükümsüz sayılması, uygulamada indirime benzer bir sonuç doğurur.

Ekonomik mahv iddiası somut mali verilerle desteklenmelidir. Cezanın yüksek olması ya da şirketin nakit akışını zorlaması tek başına yeterli değildir; mahkeme cezanın şirketin öz kaynaklarına, yıllık cirosuna, net kârına ve borçlarına oranına, cezanın ödenmesi hâlinde şirketin faaliyetini sürdürüp sürdüremeyeceğine bakar. Bu nedenle son iki yılın bilançoları, gelir tabloları, bağımsız denetim raporları ve bir mali müşavir veya bağımsız denetçi tarafından hazırlanmış etki analizi dosyaya konulmalı; bilirkişi heyetinde mali uzman bulunması istenmelidir.

Cezai şartın kaç ayrı yerde düzenlendiğine bakın. Asgari alım ve münhasır tedarik sözleşmelerinde ceza çoğu zaman birden fazla kayıtta yer alır: eksik alım cezası, münhasırlık ihlali cezası, erken fesih hâlinde kalan süre bedeli. Bu kayıtların toplam etkisi birlikte değerlendirilmeli ve dilekçede her biri ayrı ayrı gösterilmelidir. Ayrıca ceza ifaya ek olarak mı yoksa ifa yerine mi kararlaştırılmış, bunun da belirlenmesi gerekir; çünkü kanun bu iki türe farklı sonuçlar bağlar (TBK m.179).

Usul: Görev, Yetki ve Tahkim, Arabuluculuk, Tedbir

Görevli mahkeme

Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır (TTK m.4/1) ve aksine hüküm yoksa dava değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m.5/1). Tedarik, bayilik, distribütörlük veya franchise sözleşmesinden doğan ve iki şirket arasında görülen kademeli dava bu nedenle asliye ticaret mahkemesinde açılır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetki sözleşmesi ve tahkim şartı

Sözleşmeden doğan davalar, genel yetkili mahkemenin yanında sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10). Ancak ticari sözleşmelerin çoğunda bir yetki kaydı bulunur. Tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkeme yetkili kılınabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnızca bu mahkemelerde açılır (HMK m.17). Sözleşmede tahkim şartı varsa durum daha da değişir: tahkim sözleşmesi, asıl sözleşmenin geçersizliği iddiasından etkilenmez (HMK m.412/4); davalı tahkim ilk itirazında bulunursa ve tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse dava usulden reddedilir (HMK m.413). Gabin iddiası asıl sözleşmenin geçerliliğini hedef aldığından, tahkim şartını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle dava açılmadan önce sözleşmenin yetki ve tahkim kayıtları mutlaka okunmalıdır. Tahkim ile devlet yargısının karşılaştırması Tahkim mi Devlet Yargısı mı? yazımızda yer alır.

Dava şartı arabuluculuk

TTK m.5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar. Salt uyarlama talebi bu sayımda yer almaz ve kanaatimizce tek başına dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Ancak kademeli davada cezai şart nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti de istendiğinde, bu talep bir menfi tespit talebidir ve arabuluculuk dava şartı olarak aranır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, miktara bağlı olan ve olmayan talepleri birlikte içeren bir talep yığılmasında davanın arabuluculuk aranmaksızın mahkemece çözülmesi gerektiğini oy çokluğuyla kabul etmiş (13.06.2022, E.2021/1101, K.2022/4798), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise arabuluculuğu yığılma yoluyla aşmaya çalışmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu vurgulamıştır (05.11.2025, E.2025/11-40, K.2025/689). Bu belirsizlik karşısında en güvenli yol, dava açılmadan önce bütün talepleri kapsayacak şekilde arabulucuya başvurmaktır. Dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m.18/A-15); bu kural, gabinin bir yıllık süresi bakımından da önemlidir.

İhtiyati tedbir

Davalı cezai şart için icra takibi başlatmaya hazırlanıyorsa, takipten önce açılan menfi tespit davasında, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı istenebilir (İİK m.72/2). Arabuluculuk sürerken şirket aleyhine takip yapılırsa, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde açılan menfi tespit davasında da bu imkândan yararlanılabilir (6325 sayılı Kanun m.18/A-16). Uyarlama talebi bakımından ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edilen hâllerde genel ihtiyati tedbir hükümleri uygulanır (HMK m.389); örneğin davalının münhasırlık kaydına dayanarak şirketin başka tedarikçilerle çalışmasını engelleme girişimi bu kapsamda değerlendirilebilir. Mahkeme kural olarak teminat ister (HMK m.392).

Sözleşme Türüne Göre Dikkat Edilecek Noktalar

Kademeli dava kurgusu her ticari sözleşmede aynı şekilde işlemez. Bazı sözleşme türlerinde kanun özel hükümler öngörür, bazılarında ise görevli mahkeme ve arabuluculuk rejimi değişir. Dilekçe hazırlanmadan önce sözleşmenin türü ve içerdiği tipik kayıtlar belirlenmelidir.

Sözleşme türlerine göre kademeli davada öne çıkan konular

Sözleşme türüBakılacak tipik kayıtlarKademeli dava bakımından özellik
Münhasır tedarik ve asgari alımAsgari alım miktarı, eksik alım cezası, münhasırlık, fiyatı tek taraflı belirleme yetkisi, erken fesih cezasıTek taraflı fiyat yetkisi gabinde, talep daralması uyarlamada, birden çok ceza kaydı ekonomik mahv değerlendirmesinde birlikte kullanılır
Bayilik ve distribütörlükMünhasır bölge, satış hedefleri, rekabet yasağı, stok yükümlülükleri, sona ermede iade ve ceza kayıtlarıSatış hedefinin tutturulamaması çoğu zaman cezai şarta bağlanmıştır; hedeflerin sözleşme tarihindeki piyasa verileriyle karşılaştırılması gabin için önemlidir
FranchiseGiriş bedeli, ciro payı, rekabet yasağı, marka kullanım yükümlülükleri, erken fesih cezasıGiriş bedeli ve ciro payının sözleşme tarihindeki emsallerle karşılaştırılması; rekabet yasağına bağlı cezanın toplam etkisi
İşyeri kirasıKira bedeli ve artış formülü, döviz kaydı, erken tahliye cezasıKira ilişkisinden doğan davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür ve kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk ayrıca dava şartıdır; kira bedelinin uyarlanmasında özel hükümler de devreye girer
Götürü bedelli eser veya inşaatGötürü bedel, süre, gecikme cezası, fiyat farkı kayıtlarıYüklenicinin uyarlama talebi bakımından özel hüküm (TBK m.480/2) TBK m.138’in yanında değerlendirilmelidir
Kredi ve banka dışı finansmanFaiz, temerrüt faizi, erken ödeme ve ceza kayıtları, teminat senetleriPara borçlarında uyarlama şartları zor oluşur; fahiş faiz ve senet sorunları ayrı bir değerlendirme gerektirir

İşyeri kirasında görev ve arabuluculuk rejiminin farklı olması, kira sözleşmesinden doğan taleplerin bir ticari sözleşmeden doğan taleplerle aynı dilekçede birleştirilmesini zorlaştırır; bu durumda ayrı davalar açılması gerekebilir. Kira uyarlaması için Kira Uyarlama Dava Dilekçesi Örneği, inşaat sözleşmelerinde uyarlama için Müteahhit “Maliyetler Arttı” Diyor, banka dışı finansmanda verilen senetler için Finansçıya Fahiş Senet İmzaladım yazılarımıza bakılabilir.

Delil Dosyası

Kademeli davada her talep için gereken deliller

TalepBelgelerDikkat edilecek nokta
Gabin: açık oransızlıkSözleşme tarihindeki piyasa fiyatları, rakip tedarikçi teklifleri, sektör raporları, aynı dönemde başka bayilere uygulanan koşullarDeğer sözleşme tarihine göre belirlenir; bilirkişiye bu tarih açıkça sorulmalı
Gabin: zor durumKredi kat ihtarları, limit iptal yazıları, icra ve haciz kayıtları, vadesi gelmiş çekler, vergi ve SGK dökümleriBelgeler tarih sırasıyla bir zaman çizelgesine dönüştürülmeli
Gabin: bilerek yararlanmaDavalının “imzalamazsanız sevkiyat durur” türünden yazışmaları, kısa imza süreleri, davalıya gönderilen mali belgelerDavalıdan çıkmış belgeler en güçlü delildir
Uyarlama: olağanüstü olayResmî Gazete’de yayımlanan karar veya düzenleme, sektörün resmî verileri, ilgili kurum yazılarıOlayın sözleşme tarihinde öngörülemez olduğu ve borçludan kaynaklanmadığı gösterilmeli
Uyarlama: dengenin bozulmasıOlay öncesi ve sonrası satış verileri, maliyet tabloları, talep daralmasını gösteren raporlarDeğişen şeyin yalnız ödeme gücü değil edim dengesi olduğu ortaya konmalı
Uyarlama: ihtirazi kayıtHer ödemeye veya siparişe eklenen saklı tutma beyanları, ihtarnamelerKayıtsız ifa edilen kısımlar için uyarlama zorlaşır
Cezai şart: ekonomik mahvSon iki yılın bilanço ve gelir tabloları, bağımsız denetim raporları, öz kaynak ve borç tabloları, mali etki analiziCezanın öz kaynak, ciro ve net kâra oranı hesaplanmalı
UsulArabuluculuk son tutanağı, gabin bildirimi ihtarnamesi, sözleşmenin yetki ve tahkim kayıtlarıSon tutanağın aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenir

Dilekçeyi Yazarken Dikkat Edilecekler

Kademeli bir dava dilekçesi, birbirinden farklı üç kurumu tek bir metinde anlatmak zorunda olduğundan kolayca dağılabilir. Hâkimin dilekçeyi bir kez okuduğunda uyuşmazlığı ve talebi kavrayabilmesi için şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Olayları tek bir kronoloji içinde anlatın. Önce şirketin sözleşme tarihindeki durumu, sonra sözleşmenin kuruluşu, ardından olağanüstü olay ve en son davalının cezai şart talebi gelir. Her kurum bu kronolojinin kendisine ait bölümüne dayanır.
  • Her hususu dayandığı kanun maddesiyle başlıklandırın. “TBK m.28 uyarınca …”, “TBK m.138 uyarınca …” gibi başlıklar, hâkimin hangi talebin hangi vakıaya dayandığını hemen görmesini sağlar.
  • Davalının beklenen savunmalarını ayrı bir başlık açmadan, ilgili hususun içinde karşılayın. Örneğin basiretli tacir savunması gabin hususunda, öngörülebilirlik savunması uyarlama hususunda, TTK m.22 savunması cezai şart hususunda cevaplanmalıdır.
  • Somut talepte bulunun. Uyarlamanın hangi yönde istendiği (asgari alım miktarı, fiyat formülü, süre) ve cezai şart bakımından hangi tutar için borçlu olunmadığı açıkça yazılmalıdır.
  • Bilirkişiye sorulacak soruları önerin. Değerin hangi tarihe göre belirleneceği, olağanüstü olayın satışlara etkisi ve cezanın öz kaynaklara oranı gibi sorular dilekçede yer almalıdır.
  • Talep sonucunda terdit ilişkisini açıkça kurun. “Bu talep yerinde görülmezse” ifadesi her fer’î talebin başında yer almalı, bağımsız talepler ise ayrı numarayla gösterilmelidir.

Kademeli Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki dilekçe, zor durumdaki bir bayi şirketin tedarikçisiyle imzaladığı beş yıllık münhasır tedarik ve asgari alım sözleşmesine karşı açtığı kademeli dava için hazırlanmıştır. Sözleşme şirketin kredi limitlerinin kesildiği bir dönemde, tedarikçinin sevkiyatı durdurma baskısıyla imzalanmış; sonradan ürün grubuna ilişkin olağanüstü bir düzenleme talebi daraltmış; tedarikçi de eksik alım ve erken fesih cezaları talep etmiştir. Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya göre doldurulmalı, dayanılmayan hususlar çıkarılmalıdır. Şirket sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmek istiyorsa ikinci husus ve talep sonucunun ikinci bendi buna göre değiştirilmelidir.

[ ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACI: [Şirket unvanı], [MERSİS no], [Adres]
VEKİLİ: [Av. Ad Soyad], [Adres]
DAVALI: [Şirket unvanı], [MERSİS no], [Adres]
DAVA DEĞERİ: Menfi tespit talebi bakımından [cezai şart tutarı] TL; oransızlığın giderilmesi ve uyarlama talepleri bakımından [ ] TL
KONU: Taraflar arasındaki [tarih] tarihli Münhasır Tedarik ve Asgari Alım Sözleşmesi’nde edimler arasındaki açık oransızlığın giderilmesi, bu talep yerinde görülmezse sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması, uyarlama mümkün değilse feshi; her hâlde davalının talep ettiği [ ] TL cezai şart nedeniyle borçlu olmadığımızın tespiti ve buna dayalı takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebimizdir.
ARABULUCULUK: [Arabuluculuk bürosu], [başvuru no]; son tutanak tarihi [ ] (EK-1).

AÇIKLAMALAR

1. Olayların gelişimi

Müvekkil şirket [faaliyet alanı] alanında [yıl] yılından bu yana faaliyet göstermekte olup davalı şirketin [ürün] ürünlerinin [bölge] bölgesindeki bayisidir. [Tarih] tarihinde bankalar şirketin kredi limitlerini kesmiş, aynı dönemde şirket aleyhine [sayı] icra takibi başlatılmış ve [tutar] TL tutarındaki çeklerin vadesi gelmiştir (EK-2). Davalı bu tarihlerde ürün sevkiyatını durdurmuş ve teslimata devam etmeyi yeni bir sözleşmenin imzalanmasına bağlamış, [tarih] tarihli e-postasında sözleşmenin üç gün içinde imzalanmaması hâlinde sevkiyatın tamamen durdurulacağını bildirmiştir (EK-3). Müvekkil, faaliyetini sürdürebilmek için [tarih] tarihli Münhasır Tedarik ve Asgari Alım Sözleşmesi’ni imzalamak zorunda kalmıştır (EK-4).

Sözleşme beş yıl süreli olup müvekkile yıllık [ ] birim asgari alım yükümlülüğü, davalının tek taraflı belirleyeceği liste fiyatı ve münhasırlık yükümlülüğü getirmiştir. Asgari alımın altında kalınması hâlinde eksik miktar bedelinin tamamı (m.[ ]), sözleşmenin müvekkilden kaynaklanan bir sebeple sona ermesi hâlinde ise kalan süreye ait asgari alım bedelinin tamamı (m.[ ]) cezai şart olarak kararlaştırılmıştır. Aynı dönemde piyasadaki diğer tedarikçilerin benzer ürünler için önerdiği fiyatlar sözleşme fiyatının yaklaşık [ ] altındadır (EK-5).

[Tarih] tarihli [düzenleme veya karar] ile [ürün grubuna ilişkin olağanüstü değişiklik] yapılmış ve bu tarihten sonra bölgedeki talep [ ] oranında daralmıştır (EK-6). Müvekkil bu tarihten sonra verdiği her siparişte ve yaptığı her ödemede TBK m.138’den doğan haklarını saklı tuttuğunu yazılı olarak bildirmiştir (EK-7). Davalı ise [tarih] tarihli ihtarnamesiyle [ ] TL cezai şart talep etmiş ve ödenmemesi hâlinde icra takibine geçileceğini bildirmiştir (EK-8). Müvekkil [tarih] tarihli ihtarnamesiyle TBK m.28 uyarınca edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini istediğini davalıya bildirmiştir (EK-9).

2. TBK m.28 uyarınca edimler arasındaki açık oransızlığın giderilmesi talebimiz hakkında

Sözleşme, müvekkilin kredi limitlerinin kesildiği, icra takiplerinin başladığı ve çeklerinin vadesinin geldiği bir dönemde imzalanmıştır. Davalının üç günlük süre vererek sevkiyatı durdurma tehdidinde bulunması, müvekkilin içinde bulunduğu durumu bildiğini ve bundan yararlandığını açıkça göstermektedir. Sözleşmedeki fiyat piyasadaki emsal tekliflerin [ ] üzerindedir; beş yıllık münhasırlık ve asgari alım yükümlülüğü ile bunlara bağlanan cezai şartlar, davalının buna karşılık hiçbir taahhüt üstlenmediği tek taraflı bir yük oluşturmaktadır. Edimler arasındaki bu oransızlık, işten anlayan herkesin gözüne çarpacak düzeydedir.

Müvekkilin tacir olması bu talebe engel değildir. Talebimiz müvekkilin deneyimsizliğine veya düşüncesizliğine değil, zor durumundan bilerek yararlanılmasına dayanmaktadır. Yargıtay, tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün zor durumdan yararlanılması iddiasını engellemediğini kabul etmektedir (Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204). Edimlerin değeri sözleşmenin kurulduğu tarihe göre ve uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir (Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643).

Müvekkilin zor durumu [tarih] tarihinde [kredi yapılandırması veya icra takiplerinin sona ermesi] ile ortadan kalkmış, hak TBK m.28/2’deki bir yıllık süre içinde [tarih] tarihli ihtarnameyle kullanılmıştır. Arabuluculuk sürecinde geçen süre hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m.18/A-15). Bu nedenle sözleşme fiyatının sözleşme tarihindeki piyasa koşullarına, asgari alım miktarının ve cezai şartların ise edim dengesine uygun düzeye indirilmesi suretiyle oransızlığın giderilmesini talep ediyoruz.

3. TBK m.138 uyarınca sözleşmenin uyarlanması talebimiz hakkında

Mahkemece sözleşmenin kurulduğu tarihteki koşullar bakımından açık oransızlık bulunmadığı kanaatine varılması hâlinde dahi, [tarih] tarihli [düzenleme] sonrasında sözleşmenin temeli tamamen değişmiştir. Bu düzenleme sözleşme tarihinde gündemde değildi ve buna ilişkin hiçbir işaret yoktu; taraflarca öngörülmemiştir, öngörülmesi de beklenemezdi. Değişiklik müvekkilden değil, idari bir karardan kaynaklanmaktadır. Talepteki [ ] oranındaki daralma karşısında yıllık [ ] birimlik asgari alım yükümlülüğünün ve buna bağlı cezaların aynen uygulanmasını istemek dürüstlük kuralına açıkça aykırıdır.

Tacir olan müvekkilin ekonomik dalgalanmaları öngörmesi gerektiği ileri sürülse de bu olayda sonuç değişmez. Yargıtay’ın tacirden öngörmesini beklediği şey, genel ekonomik istikrarsızlık ve işaretleri belirgin krizlerdir (Yargıtay HGK, 07.05.2003, E.2003/13-332, K.2003/340; 15.10.2003, E.2003/13-599, K.2003/599). Dayandığımız olay ise genel bir dalgalanma değil, belirli bir ürün grubuna ilişkin ve sözleşme tarihinde hiçbir işareti bulunmayan özel bir düzenlemedir. Müvekkil olaydan sonra yaptığı her ifada haklarını saklı tutmuştur (EK-7). TBK m.138/1’in aradığı dört şart birlikte gerçekleşmiştir (Yargıtay HGK, 05.10.2022, E.2020/687, K.2022/1259).

Bu nedenle sözleşmenin, yıllık asgari alım miktarının [ ] birime indirilmesi ve [dönem] dönemi için eksik alım cezasının uygulanmaması suretiyle yeni koşullara uyarlanmasını; uyarlama mümkün görülmezse sözleşme sürekli edimli olduğundan TBK m.138/1 uyarınca feshine karar verilmesini talep ediyoruz.

4. TBK m.27, m.182/2 ve TTK m.22 uyarınca cezai şart nedeniyle borçlu olmadığımızın tespiti talebimiz hakkında

Davalının talep ettiği [ ] TL cezai şart, müvekkilin [yıl] yılı bilançosuna göre öz kaynaklarının [ ] katı, yıllık cirosunun [ ] ve net kârının [ ] katıdır (EK-10). Bu tutarın ödenmesi şirketin faaliyetini sona erdirecek ve [sayı] çalışanın işini kaybetmesine yol açacaktır (EK-11). Müvekkilin tacir olduğu için TTK m.22 uyarınca cezanın indirilmesini isteyemeyeceği ileri sürülebilirse de talebimiz aşırı cezanın indirilmesine değil, ekonomik mahva yol açan cezai şartın ahlaka aykırılığına dayanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına yol açacak ölçüde ağır bir cezai şartın genel ahlaka aykırı sayılarak kısmen veya tamamen iptal edilebileceğini kabul etmektedir (14.09.2021, E.2017/(19)11-943, K.2021/984). Sözleşmenin diğer hükümleri ayakta kalsa bile ahlaka aykırı ceza kaydı kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27/2).

Ayrıca yukarıdaki taleplerimiz doğrultusunda oransızlık giderilir veya sözleşme uyarlanırsa, eksik alım cezası da indirilen yükümlülük üzerinden hesaplanacağından davalının talebi bu kapsamda dayanaksız kalacaktır; asıl borcun herhangi bir sebeple geçersiz olduğu hâllerde ise cezanın ifası zaten istenemez (TBK m.182/2). Bu nedenle davalının talep ettiği [ ] TL cezai şart nedeniyle borçlu olmadığımızın tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise cezanın müvekkili ekonomik mahva sürüklemeyecek düzeyin üzerindeki kısmı yönünden borçlu olmadığımızın tespitini talep ediyoruz.

5. İİK m.72/2 ve HMK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir talebimiz hakkında

Davalı ihtarnamesinde cezai şart için icra takibine geçeceğini bildirmiştir (EK-8). Henüz takip başlatılmamış olduğundan, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere belirlenecek teminat karşılığında cezai şarta dayalı icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz. [Arabuluculuk sürecinde takip başlatılmışsa: Davalı, arabuluculuk bürosuna başvurumuzdan sonra [ ] İcra Dairesinin [ ] sayılı dosyasıyla takip başlatmış olup bu dava son tutanaktan itibaren iki hafta içinde açıldığından 6325 sayılı Kanun m.18/A-16 uyarınca İİK m.72/2 hükmü uygulanmalıdır.]

6. HMK m.266 uyarınca bilirkişi incelemesi talebimiz hakkında

Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, içinde sektör uzmanı ile mali müşavir veya bağımsız denetçi bulunan bir bilirkişi heyetinden; sözleşme tarihindeki piyasa fiyatlarına göre edimler arasındaki oransızlığın, [düzenleme] sonrasında talepteki daralmanın ve bunun sözleşme dengesine etkisinin, uyarlama hâlinde makul asgari alım miktarının ve cezai şartın müvekkilin öz kaynakları, cirosu ve faaliyetinin sürdürülebilirliği üzerindeki etkisinin belirlenmesi için rapor alınmasını talep ediyoruz.

HUKUKİ SEBEPLER

TBK m.27, 28, 138, 179-182; TTK m.4, 5, 5/A, 18, 22; HMK m.110, 111, 266, 389-399; İİK m.72; 6325 sayılı Kanun m.18/A ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Arabuluculuk son tutanağı, sözleşme, yazışmalar ve e-postalar, banka ve icra kayıtları, emsal teklifler ve sektör raporları, ilgili düzenleme ve resmî veriler, ihtirazi kayıtlı sipariş ve ödeme yazıları, ihtarnameler, bilanço, gelir tablosu ve bağımsız denetim raporları, ticari defterler, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere belirlenecek teminat karşılığında, davalının cezai şarta dayalı olarak başlatacağı icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına ihtiyati tedbir yoluyla karar verilmesine,
2. TBK m.28 uyarınca taraflar arasındaki sözleşmede edimler arasındaki açık oransızlığın, sözleşme fiyatının sözleşme tarihindeki piyasa koşullarına, asgari alım miktarının ve cezai şartların edim dengesine uygun düzeye indirilmesi suretiyle giderilmesine,
3. Bu talep yerinde görülmezse, TBK m.138 uyarınca sözleşmenin yıllık asgari alım miktarının [ ] birime indirilmesi ve [dönem] dönemi için eksik alım cezasının uygulanmaması suretiyle yeni koşullara uyarlanmasına; uyarlama mümkün görülmezse sözleşmenin feshine,
4. Her hâlde, davalının talep ettiği [ ] TL cezai şart nedeniyle müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine; mahkeme aksi kanaatte ise cezanın müvekkili ekonomik mahva sürüklemeyecek düzeyin üzerindeki kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine,
5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine
karar verilmesini vekâleten saygıyla talep ederiz. [Tarih]

Davacı Vekili
[Av. Ad Soyad]
[İmza]

EKLER: Arabuluculuk son tutanağı, zor duruma ilişkin belgeler, davalının yazışmaları, sözleşme, emsal teklifler, düzenleme ve resmî veriler, ihtirazi kayıtlı yazılar, ihtarnameler, mali tablolar ve mali etki analizi, vekâletname.

Dilekçeyi PDF Olarak İndirin

Dilekçenin yazdırılabilir sürümünü aşağıdan indirebilirsiniz. Şablon, yukarıdaki metinle aynıdır; somut dosyaya göre doldurulmadan ve sözleşme, tarihler, tutarlar ile deliller incelenmeden kullanılmamalıdır.

Kademeli Dava Dilekçesi Örneği (Ticari Gabin, Uyarlama, Cezai Şart) — PDF

Davalının Muhtemel Savunmaları ve Dilekçedeki Karşılıkları

Davalının savunmaları ve dilekçede karşılandığı yer

SavunmaİçeriğiDilekçede nasıl karşılanır?
Basiretli tacirŞirket bir tacirdir; sözleşmenin sonuçlarını bilerek imzalamıştır (TTK m.18/2)Gabin hususunda: talep deneyimsizliğe değil zor durumdan bilerek yararlanılmasına dayanır; Yargıtay 19. HD kararı
Gabin süresi geçtiZor durum çok önce sona ermiştir; bir yıllık süre dolmuşturGabin hususunda: zor durumun sona erdiği tarih belgelenir; ihtarname tarihi ve arabuluculukta işlemeyen süre gösterilir
Oransızlık yokFiyat ve koşullar piyasaya uygundur; münhasırlık karşılığında avantaj sağlanmıştırGabin hususunda: emsal teklifler ve değerin sözleşme tarihine göre belirlenmesi; bilirkişi soruları
ÖngörülebilirlikTacir ekonomik dalgalanmaları öngörmelidir; olay olağanüstü değildirUyarlama hususunda: olayın genel dalgalanma değil özel ve işareti bulunmayan bir düzenleme olduğu; HGK 2003 kararlarının kapsamı
İhtirazi kayıt yokŞirket olaydan sonra kayıtsız ifa etmiştirUyarlama hususunda: her ifaya eklenen saklı tutma beyanları
TTK m.22Tacir cezai şartın indirilmesini isteyemezCezai şart hususunda: talep indirime değil ekonomik mahva yol açan cezanın ahlaka aykırılığına dayanır; HGK 2021 kararı
Ekonomik mahv yokŞirket cezayı ödeyebilecek durumdadır; nakit sıkışıklığı mahv değildirCezai şart hususunda: öz kaynak, ciro ve net kâr oranları; mali etki analizi ve bilirkişi
Tahkim veya yetki itirazıUyuşmazlık sözleşmedeki tahkim veya yetki kaydına tabidirDava açılmadan önce sözleşme kayıtları incelenir; tahkim şartı varsa dava hakem önünde açılır

Bu savunmaların gabin davasındaki işleyişi Gabin Davasına Cevap Dilekçesi Örneği yazımızda davalının gözünden ele alınmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Gabin, uyarlama ve cezai şart aynı davada ileri sürülebilir mi?

Sürülebilir. Gabin ve uyarlama talepleri arasında aslîlik-ferîlik ilişkisi kurularak terditli dava açılır (HMK m.111); cezai şart nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ise bağımsız bir talep olarak davaların yığılması yoluyla aynı dilekçede ileri sürülebilir (HMK m.110). Üç kurum sözleşmenin farklı anlarına baktığından aralarında çelişki yoktur.

Gabin ile aşırı ifa güçlüğü arasındaki fark nedir?

Gabin, sözleşmenin kurulduğu andaki dengesizliği ve bu dengesizliğin zor durumdan yararlanılarak sağlanmasını konu alır (TBK m.28). Aşırı ifa güçlüğü ise sözleşme kurulduktan sonra öngörülemeyen olağanüstü bir olayın dengeyi bozmasıyla ilgilidir (TBK m.138). Sonradan ortaya çıkan gelişmeler gabin oluşturmaz.

Tacir şirket cezai şartın indirilmesini isteyebilir mi?

Tacir borçlu, aşırı olduğu iddiasıyla cezai şartın indirilmesini isteyemez (TTK m.22). Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına yol açacak ölçüde ağır bir cezai şartın genel ahlaka aykırı sayılarak kısmen veya tamamen iptal edilebileceğini kabul etmiştir (14.09.2021, E.2017/(19)11-943, K.2021/984).

Ekonomik mahv nasıl ispatlanır?

Cezanın şirketin öz kaynaklarına, yıllık cirosuna, net kârına ve borçlarına oranı ile cezanın ödenmesi hâlinde şirketin faaliyetini sürdürüp sürdüremeyeceği mali tablolar ve bağımsız denetim raporlarıyla gösterilir. Yalnızca nakit sıkışıklığı yeterli sayılmaz; bilirkişi heyetinde mali uzman bulunması istenmelidir.

Tacir aşırı ifa güçlüğüne dayanabilir mi?

Dayanabilir, ancak öngörülemezlik şartı tacir için daha sıkı uygulanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, istikrarsız ekonomik durumun ve işaretleri belirgin krizlerin tacir tarafından öngörülebileceğini kabul etmiştir. Bu nedenle dayanılan olayın genel bir dalgalanma değil, sözleşmenin temelini etkileyen ve işareti bulunmayan özel bir olay olduğu gösterilmelidir.

Uyarlama davası açınca temerrüt ve cezai şart durur mu?

Kendiliğinden durmaz. Bu nedenle kademeli dilekçede cezai şart nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ve gerektiğinde takibin durdurulması için ihtiyati tedbire yer verilmelidir (İİK m.72/2). Ödemeye veya ifaya devam ediliyorsa her ifada TBK m.138’den doğan hakların saklı tutulduğu yazılı olarak bildirilmelidir.

Bu dava için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Salt uyarlama talebi kanaatimizce dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Ancak cezai şart nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti bir menfi tespit talebi olduğundan TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk aranır. Talep yığılmasına ilişkin Yargıtay kararları farklı yönlerde olduğundan, dava açılmadan önce bütün talepleri kapsayacak şekilde arabulucuya başvurmak en güvenli yoldur.

Sözleşmede tahkim şartı varsa ne olur?

Tahkim sözleşmesi, asıl sözleşmenin geçersizliği iddiasından etkilenmez (HMK m.412/4). Davalı tahkim ilk itirazında bulunursa ve tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkemede açılan dava usulden reddedilir (HMK m.413). Bu nedenle dava açılmadan önce sözleşmenin tahkim ve yetki kayıtları incelenmelidir.

Gabin süresi geçtiyse ne yapılabilir?

Gabin süreleri hak düşürücüdür (TBK m.28/2) ve geçmişse gabin talebi ileri sürülemez. Bu durumda dava, şartları varsa aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlama ve ekonomik mahva yol açan cezai şartın ahlaka aykırılığı talepleriyle sınırlı kalır; ahlaka aykırılık nedeniyle kesin hükümsüzlük süreye bağlı değildir.

Uyarlama talebinde mahkemeden ne istenmeli?

Somut bir uyarlama önerisi sunulmalıdır: örneğin asgari alım miktarının belirli bir düzeye indirilmesi, fiyat formülünün değiştirilmesi veya belirli bir dönem için eksik alım cezasının uygulanmaması. Uyarlama mümkün değilse sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak fesih istenir (TBK m.138/1).

İlgili Rehberler

Cezai şart talebinin mali verilerle nasıl destekleneceği, Hukuk Genel Kurulu’nun öz varlık ölçütü ve bilirkişiye sorulacak sorular için ekonomik mahv nasıl ispatlanır rehberimize bakılabilir.

Kademeli davanın her talebine ilişkin ayrıntılı yazılarımızın listesi gabin rehberi sayfamızdadır.

Kaynakça

Mevzuat (mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler, 3 Kasım 2026 itibarıyla)

Kararlar

  • Yargıtay HGK, 05.11.2025, E.2025/11-40, K.2025/689
  • Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643
  • Yargıtay HGK, 05.10.2022, E.2020/687, K.2022/1259
  • Yargıtay HGK, 14.09.2021, E.2017/(19)11-943, K.2021/984
  • Yargıtay HGK, 15.10.2003, E.2003/13-599, K.2003/599
  • Yargıtay HGK, 07.05.2003, E.2003/13-332, K.2003/340
  • Yargıtay HGK, 20.03.1974, E.1970/T-1053, K.1974/222
  • Yargıtay 11. HD, 13.06.2022, E.2021/1101, K.2022/4798
  • Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204

Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara

Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15

Son güncelleme: 3 Kasım 2026. Bu yazı ve dilekçe örneği genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta sonuç, sözleşmenin, şirket kayıtlarının ve delillerin incelenmesine bağlıdır.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk