Gabin Davasında Açık Oransızlık Nasıl Tespit Edilir? 2026 — Değerleme Tarihi, Şirket Değerlemesi ve Bilirkişi Raporu (TBK 28, HMK 266-293)
02 Kasım 2026

Gabin Davasında Açık Oransızlık Nasıl Tespit Edilir? 2026 — Değerleme Tarihi, Şirket Değerlemesi ve Bilirkişi Raporu (TBK 28, HMK 266-293)

Gabinde açık oransızlık için kanunda belirli bir oran yoktur. TBK m.28 yalnız “açık bir oransızlık” arar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu işten anlayan herkesin gözüne çarpacak, edimler arasında göze çarpan aşırı bir fark olarak tanımlar. Değer, dava tarihine göre değil sözleşmenin kurulduğu tarihe göre ve uzman bilirkişiyle belirlenir; dava tarihindeki değeri bulup endekslerle geriye doğru hesaplamak hatalıdır. Raporda emsal değerler, piyasa koşulları, haciz ve takyidatlar denetlenebilir biçimde yer almalıdır. Rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir (HMK m.281); taraflar ayrıca uzmanından bilimsel mütalaa alabilir (HMK m.293). Bilirkişi “gabin vardır” diyemez; hukuki nitelendirme hâkime aittir (HMK m.279/4).

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu rehber, gabin (aşırı yararlanma, TBK m.28) davalarının en teknik ve çoğu zaman sonucu belirleyen aşamasını, açık oransızlığın tespitini anlatır: “açık oransızlık” ölçütü ve kararlarda kabul edilen ve edilmeyen farklar, değerin neden sözleşme tarihine göre belirlendiği, taşınmazda, şirket payında, alacakta ve ibra ile sulhta değere neyin dahil edileceği, şirket değerleme yöntemleri, bilirkişinin görevlendirilmesi ve raporun içeriği (HMK m.266-282; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu), mahkemeye önerilecek bilirkişi soruları, rapordaki sık hatalar ve itiraz yolları, uzman mütalaası, dava öncesi delil tespiti ve bir bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi örneği.

Gabin davalarında taraflar çoğu zaman uzun uzun zor durumu, deneyimsizliği, karşı tarafın kötü niyetini tartışır. Oysa dava çoğu zaman daha teknik bir sorunun cevabıyla şekillenir: verilen ile alınan arasındaki fark gerçekten “açık” mı? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yakın tarihli bir kararında belirtildiği gibi önce bu objektif unsur incelenir; açık oransızlık ispatlanamazsa zor durum ve sömürme tartışmasına geçilmez. Bu nedenle değerin doğru tarihe, doğru yönteme ve doğru verilere göre belirlenmesi, gabin davasının kaderini çizer.

Bu yazı, bilirkişi aşamasına hazırlanan iki tarafa da yöneliktir: oransızlığı ispatlamak isteyen davacıya ve sözleşmeyi savunan davalıya. Gabinin diğer şartları ve süreleri için gabin (aşırı yararlanma) ana rehberimize, ticari işlemlerdeki özellikler için ticari işlemlerde gabin rehberimize bakabilirsiniz.

Açık Oransızlık Ne Demek? Kanunun ve Yargıtay’ın Ölçütü

TBK m.28’e göre “bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa” ve bu oransızlık zarar görenin zor durumundan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmişse zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir veya oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Kanun “açık” sıfatını kullanır ama ne bir oran ne de bir hesap yöntemi belirler. Bu bilinçli bir tercihtir: bir taşınmaz satışında, bir hizmet sözleşmesinde, bir şirket payı devrinde ya da bir alacaktan feragatte neyin “açık” sayılacağı aynı ölçüyle belirlenemez.

Yargıtay bu boşluğu iki tanımla doldurur. Hukuk Genel Kurulu’nun 28.05.2025 tarihli, E.2023/6-906, K.2025/361 sayılı kararına göre oransızlık işten anlayan herkesin gözüne çarpacak düzeyde olmalı ve sözleşmenin yapıldığı andaki objektif değere göre belirlenmelidir. Hukuk Genel Kurulu’nun 29.05.2024 tarihli, E.2023/(17)4-6, K.2024/292 sayılı kararı ise açık oransızlığı karşılıklı edimler arasında göze çarpan aşırı bir fark olarak tanımlar ve bunun tespiti için gerçek değerin (o olayda gerçek zararın) doğru hesaplanması gerektiğini vurgular.

Bu tanımlardan üç pratik sonuç çıkar. Birincisi, oransızlık bir piyasa uzmanının değil, işten anlayan makul bir kişinin bakış açısıyla değerlendirilir; küçük farklar, pazarlık payı ve piyasa dalgalanmaları gabin değildir. İkincisi, oran tek başına belirleyici değildir; işlemin türü, piyasanın derinliği ve malın özellikleri birlikte değerlendirilir. Üçüncüsü, karşılaştırmanın sağlıklı olması için önce gerçek değerin doğru bulunması gerekir; yanlış tarihe veya eksik verilere dayanan bir değer, oranı da yanlış gösterir.

Kararlarda hangi farkların açık oransızlık sayıldığına ve hangilerinin sayılmadığına bakmak, ölçütün uygulamada nasıl işlediğini gösterir.

Kararlarda oransızlık değerlendirmesi

KararNe karşılaştırıldı?Sonuç
Y.3.HD, 17.01.2024, E.2023/2144, K.2024/243Taşınmaz aracılığında kararlaştırılan komisyon, tarifedeki üst sınıra göre hesaplanan tutarın yaklaşık 1,8 katı; ayrıca aylık yüzde 10 temerrüt faiziAçık oransızlık kabul edildi; komisyon ve faiz normal orana indirildi (mülga BK m.21)
Y.19.HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204Mali sıkıntıdaki bankanın mevduata taahhüt ettiği çok yüksek gecelik faiz, bilirkişiyle saptanan dönemin faiz koşullarıAçık nispetsizlik kabul edildi; banka lehine bozma (mülga BK m.21)
Y.13.HD, 10.04.2019, E.2017/6987, K.2019/4781Satış vaadinde 110.000 TL bedel; bilirkişiye göre payların sözleşme tarihindeki değeri 2.240.000 TLGabin savunması tartışılmadan verilen hüküm bozuldu; değer hacizli ve takyidatlı olarak tespit edilmeli
YHGK, 28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361Tacir yüklenicinin itirazsız imzaladığı ek sözleşme (sulhname) ile iş artışı bedeliAçık nispetsizlik görülmedi; gabini kabul eden direnme kararı bozuldu
İstanbul BAM 13.HD, 17.10.2024, E.2023/811, K.2024/1623Anonim şirketin üçte bir payı için ödenen 12 milyon TL ile bilirkişinin devir tarihi itibarıyla, marka değeri dahil bulduğu yaklaşık 17,5 milyon TL“Yüzde elliye yakın” fark açık oransızlık sayıldı; ancak 25 yıllık kurucu ortak olan davacı bakımından öznel unsur bulunmadığından dava reddedildi (kesinleşti)
Sakarya BAM 7.HD, 10.10.2025, E.2024/611, K.2025/1674Limited şirketteki yüzde 5 pay için ödenen toplam 3,2 milyon TL ile payın satış tarihindeki yaklaşık 5,75 milyon TL değeriAşırı oransızlık kabul edildi; davacı genel müdürlük yapmış ve bilançoları görmüş olduğundan öznel unsur bulunmadı, ret onandı (temyiz yolu açık)
Sakarya BAM 7.HD, 19.11.2025, E.2024/977, K.2025/1964Tacirler arasında demirbaşlarıyla satılan okul binası; ilk rapor yüzde 25,6, heyet raporu yüzde 40,94 indirim bulduSalt bedel farkı tek başına gabin sayılmadı; taraflar tacir, pazarlık yapılmış ve sömürme kastı ispatlanamamış, ret onandı (temyiz yolu açık)
Ankara BAM 21.HD, 16.09.2026, E.2024/906, K.2026/1141Limited şirketten ayrılan ortağın yüzde 33 payının devir tarihindeki değeri (yaklaşık 1,72 milyon TL) ile tahsil ettiği tutar (yaklaşık 1,01 milyon TL)Rakamlardan payın değerine göre yaklaşık yüzde 41 çıkan farkta Daire objektif unsurun da bulunmadığını belirtmiş, ancak bunun gerekçesini ayrıca açıklamamıştır; ret onandı (temyiz yolu açık)
Ankara BAM 21.HD, 10.06.2026, E.2023/1661, K.2026/728Enerji nakil hattı için ödenen bedel ile sözleşmede kabul edilen hesap yöntemine göre sözleşme tarihindeki değerYaklaşık yüzde 9 fark aşırı sayılmadı; ret onandı (temyiz yolu açık)

Tablodaki BAM kararlarının tamamı UYAP Emsal’deki resmî metinlerden okunmuştur. Dikkat çekici olan, şirket payı devirlerine ilişkin iki kararda oransızlığın kabul edilmesine rağmen davaların öznel unsur bulunmadığı için reddedilmesidir: oransızlığın ispatı gerekli, ama yeterli değildir.

Oran neye göre hesaplanır? Aynı fark, hangi tutara bölündüğüne göre farklı görünür. İstanbul BAM kararındaki rakamlarla yapılan basit bir hesap bunu gösterir: 12 milyon TL ödenmiş, payın değeri yaklaşık 17,5 milyon TL bulunmuştur. Aradaki yaklaşık 5,5 milyon TL’lik fark, ödenen bedele göre yaklaşık yüzde 46 (raporda ve kararda geçen oran budur), payın değerine göre ise yaklaşık yüzde 31,5 eder (bu ikinci hesap bize aittir). Bu nedenle bilirkişi raporunda farkın hem tutar olarak hem de hangi tutara göre hesaplandığı belirtilerek oran olarak gösterilmesi istenmelidir. Uygulamada “yüzde yirmi beş sayılmaz, yüzde elli kesin” gibi oranların Yargıtay ilkesi olarak aktarıldığı görülür; ancak bu oranları koyan ve tam metnini görebildiğimiz bir Yargıtay kararına rastlamadık.

Bu tablodaki rakamlar bir eşik olarak okunmamalıdır. Bir komisyonda tarife sınırının 1,8 katı açık oransızlık sayılabilirken, bir taşınmaz satışında aynı oran piyasa koşullarına, malın hisseli veya kiracılı olmasına ya da acil satış ihtiyacına göre farklı değerlendirilebilir. Kararlardan çıkan ortak çizgi şudur: mahkeme önce değeri doğru bulmak ister, sonra farkın işin niteliğine göre “göze çarpan” olup olmadığına bakar.

Hangi Tarihteki Değer? Sözleşme Anı İlkesi

Gabin, sözleşmenin kurulduğu andaki dengesizliği konu alır. Sözleşmeden sonra malın değer kazanması ya da kaybetmesi, o anda var olan bir sömürmeyi ortaya çıkarmaz veya ortadan kaldırmaz. Bu nedenle karşılaştırma, satış veya devir tarihindeki gerçek değer ile o tarihte kararlaştırılan bedel arasında yapılır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.10.2025 tarihli, E.2024/1-399, K.2025/643 sayılı kararı bu ilkeyi ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Olayda ekonomik sıkıntı içindeki davacı, bir taşınmazdaki payını devretmiş ve devrin değerinin çok altında yapıldığını ileri sürmüştü. Kurul, edimlerin değerinin sözleşmenin kurulduğu ana göre ve uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini, dava tarihindeki değerden ÜFE gibi endekslerle geriye doğru hesap yapılmasının ve emsal araştırılmamasının hatalı olduğunu belirtmiş; raporda emsal değerlerin, piyasa koşullarının, taşınmaza ait takyidat ve hacizlerin denetlenebilir biçimde yer alması gerektiğini vurgulamıştır. Kurul ayrıca inceleme sırasını da belirlemiştir: önce açık oransızlık araştırılır, bu unsur ispatlanırsa zarar görenin yaşı, ekonomik gücü ve psikolojik durumu gibi öznel koşulları derinlemesine incelenir.

Endeksle geriye hesaplamanın neden hatalı olduğu kolayca anlaşılır: bir taşınmazın değeri genel fiyat endeksleriyle aynı hızda değişmez. İmar değişikliği, bölgeye yapılan yatırım ya da piyasadaki ani bir dalgalanma, dava tarihindeki değeri satış tarihindeki değerden bağımsız biçimde etkiler. Geriye doğru endeksleme, sonradan gerçekleşen bu artışları satış tarihine taşır ve oransızlığı olduğundan büyük gösterir; tersi durumda küçük gösterir. Doğru yöntem, satış tarihine yakın emsal satışları bulup dava konusu mala göre düzeltmektir.

Farklı hükümlerde değerleme tarihi

Hüküm veya davaDeğer hangi tarihe göre?Dayanak
Gabin (aşırı yararlanma)Sözleşmenin kurulduğu tarihTBK m.28; YHGK 2025/643, YHGK 2025/361
Borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylarda şirketin onayı reddederken payları alma önerisiBaşvurma anındaki gerçek değer; mahkemeden istenirse karar tarihine en yakın değerTTK m.492, m.493/1, m.493/5
Anonim şirkette haklı sebeple fesih yerine çıkarmaKarar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerTTK m.531
Limited şirketten ayrılma akçesiKanunda tarih belirtilmemiştir; esas sermaye payının gerçek değeri (sözleşmeden doğan ayrılma hakkında şirket sözleşmesi farklı düzenleyebilir)TTK m.641

Değere Neler Dahil Edilir?

Doğru tarihi bulmak yetmez; o tarihteki değerin bütün unsurlarıyla belirlenmesi gerekir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 10.04.2019 tarihli, E.2017/6987, K.2019/4781 sayılı kararında, satış vaadine konu taşınmaz paylarının değerinin sözleşme tarihindeki haciz ve takyidatlarla birlikte tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş; Daire, davalının gabin savunmasının değerlendirilmesini isteyerek gabinin savunma yoluyla da ileri sürülebileceğini dolaylı olarak kabul etmiştir. Hacizli ya da ipotekli bir mal, yüksüz bir malla aynı bedele satılmaz; bu fark hesaba katılmazsa oransızlık olduğundan büyük görünür.

Gabin yalnız satış sözleşmelerinde değil, ibraname, sulh ve arabuluculuk anlaşmalarında da gündeme gelir. Bu belgelerde karşılaştırılan şey bir malın değeri değil, vazgeçilen alacağın gerçek tutarıdır. Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda anılan 2024/292 sayılı kararı, bir sigorta ödemesi karşılığında imzalanan ibranamede açık oransızlığın tespiti için gerçek zararın doğru hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 12.09.2024 tarihli, E.2023/2864, K.2024/8516 sayılı kararı da bir iş kazasından sonra imzalanan arabuluculuk anlaşmasında, kusur ve zarar hesaplanarak ödenen tutarın zararı ne oranda karşıladığının belirlenmesi gerektiğini, soyut bir gerekçeyle sonuca gidilemeyeceğini belirtmiştir.

İşlem türüne göre değere dahil edilecek unsurlar

İşlemKarşılaştırılanDeğere dahil edilecekler
Taşınmaz satışıGerçekte ödenen bedel ile satış tarihindeki gerçek değerKonum, yaş, imar durumu, kiracılı veya hisseli olması, ipotek, haciz ve şerhler, satış tarihine yakın emsaller
Şirket payı devriDevir bedeli ile payın devir tarihindeki gerçek değeriAktif ve pasifler, vergi ve SGK borçları, davalar, kefaletler, sözleşmeler, pay üzerindeki rehin ve önalım hakları
İbraname, sulh, arabuluculuk anlaşmasıÖdenen tutar ile vazgeçilen alacağın gerçek tutarıGerçek zarar veya alacak hesabı, kusur oranı, faiz
Hizmet, komisyon, faizli ödünçKararlaştırılan ücret veya faiz ile olağan ücret veya faizTarife sınırları, dönemin piyasa faizleri, hizmetin kapsamı

Tapuda gösterilen bedel konusunda da bir uyarı gerekir. Uygulamada tapuda gerçek satış bedelinin altında bir bedel gösterilmesi yaygın olduğundan, tapudaki bedel tek başına oransızlığın delili sayılmaz. Mahkeme gerçekte ödenen bedeli banka kayıtları ve diğer delillerle araştırır; karşılaştırma bu gerçek bedel üzerinden yapılır. Konunun ayrıntısı için evimi değerinin altında sattım yazımıza bakabilirsiniz.

Şirket Payında Değerleme: Yöntem ve Veri

Şirket payının devrinde gabin tartışılıyorsa değer tespiti taşınmaza göre çok daha karmaşıktır, çünkü şirketin değeri yalnız sahip olduğu varlıklardan değil, borçlarından, sözleşmelerinden ve gelecekte üreteceği nakitten oluşur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2025 tarihli, E.2024/6495, K.2025/3310 sayılı kararı, gabin dışındaki bir pay uyuşmazlığında bile payın gerçek değerinin şirketin tüm aktif ve pasifleri denetime elverişli biçimde incelenerek uzman bilirkişi kurulunca belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Gabin davasında da aynı titizlik aranır; ancak gabinde bakılacak tarih devir sözleşmesinin kurulduğu tarihtir.

Bölge adliye mahkemesi kararları bu incelemenin nasıl yapıldığını ayrıntılı gösterir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2024 tarihli, E.2023/811, K.2024/1623 sayılı kararında bilirkişi heyetinden anonim şirket payının devir tarihi itibarıyla rayiç değeri istenmiş; şirketin rayiç değerine marka değeri de eklenmiş, taraflarca sunulan lisanslı değerleme ve yeminli mali müşavir raporlarındaki daha yüksek değerlere rağmen mahkeme bilirkişisinin raporu esas alınmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi ise üç ortaklı bir limited şirketten ayrılan ortağın davasında, ilk derece mahkemesinin yalnız tanıkla öznel unsuru araştırıp objektif unsuru hiç incelemediğini belirterek kararı kaldırmış (03.03.2022 tarihli, E.2020/488, K.2022/260 sayılı karar; Dairenin 2026/1141 sayılı kararında aktarıldığı şekliyle); dosya geri döndükten sonra şirket defterleri getirtilmiş ve mali müşavir, makine mühendisi ile gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan heyete işyerinde inceleme yetkisi verilmiştir. Aynı Dairenin 16.09.2026 tarihli, E.2024/906, K.2026/1141 sayılı kararına göre, devirden önce şirket taşınmazlarının düşük bedelle satıldığı iddiası değerlemeye katılmamış; oransızlığın yalnız devir tarihindeki şirket malvarlığı üzerinden ölçülebileceği, önceki işlemlerin ancak bir sorumluluk davasının konusu olabileceği belirtilmiştir.

Pay değerinin tespitinde kullanılan yöntemler ve gabin davasında dikkat edilecekler

YöntemNe ölçer?Hangi şirkette anlamlı?Gabin davasında dikkat
Net aktif değer (düzeltilmiş özkaynak)Varlıkların piyasa değerinden borçların düşülmesiyle kalan değerTaşınmaz, makine veya stok ağırlıklı şirketler; holding ve gayrimenkul şirketleriDefter değeri değil devir tarihindeki piyasa değeri kullanılmalı; vergi, SGK, dava ve kefalet yükleri düşülmeli
İndirgenmiş nakit akışlarıGelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeriDüzenli gelir üreten, büyüme beklentisi olan şirketlerTahminler yalnız devir tarihinde bilinen veya öngörülebilen verilere dayanmalı; sonradan gerçekleşen büyüme kullanılmamalı
Piyasa çarpanları ve emsal işlemlerBenzer şirket veya işlemlerin fiyat oranlarıKarşılaştırılabilir şirketi veya işlemi bulunan sektörlerEmsalin gerçekten benzer olduğu gösterilmeli; küçük aile şirketlerinde emsal sınırlıdır
Sözleşmede kararlaştırılan yöntemTarafların seçtiği hesap (örneğin kapanış bilançosu)Fiyat düzeltme maddesi içeren devirlerBedel bu yönteme göre bulunur; ancak oransızlık yöntemin kendisinden doğuyorsa ölçüt sözleşme tarihindeki objektif değerdir
Önceki işlemler ve tekliflerAynı paylar için ödenmiş veya teklif edilmiş bedellerTüm şirketlerDevirden kısa süre önce alınmış daha yüksek teklif güçlü bir göstergedir

Bu yöntemlerin boşanmada mal paylaşımındaki uygulaması için boşanmada şirket değeri yazımıza bakılabilir; yöntemler benzer, ama orada değerleme tarihi ve amaç farklıdır.

Sözleşmede bedelin belirlenmesi için bir yöntem kararlaştırılmışsa bedel bu yönteme göre bulunur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.12.2023 tarihli, E.2022/729, K.2023/1214 sayılı kararında, bir anonim şirketin çoğunluk paylarının satışında bakiye bedelin kapanış bilançosuna göre belirleneceği kararlaştırılmıştı; Kurul, anonim şirket pay devir sözleşmelerinin menkul satımı niteliğinde olduğunu belirterek bedelin sözleşmedeki yönteme göre payların gerçek değeri saptanarak bulunmasını istemiştir. Bu karar gabin davası değildir. Gabin bağlamında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2026 tarihli, E.2023/1661, K.2026/728 sayılı kararında, bir enerji nakil hattının devrinde sözleşmede atıf yapılan hesap yöntemine göre sözleşme tarihindeki değer bulunmuş ve yaklaşık yüzde 9’luk fark aşırı sayılmamıştır. Ancak oransızlık bu yöntemin kendisinden doğuyorsa ölçüt yine sözleşme tarihindeki objektif değerdir. Sözleşmeye konulan bağımsız bir değerleme mekanizması, ileride doğabilecek gabin tartışmasını önlemenin en etkili yollarından biridir.

Kanunun kendi “gerçek değer” kavramları da farklı tarihlere bakar. Borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylarda esas sözleşme devri şirket onayına bağlamışsa şirket, devredene payları başvurma anındaki gerçek değeriyle almayı önererek onayı reddedebilir; gerçek değer mahkemeden istenirse mahkeme karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alır (TTK m.492, m.493/1, m.493/5). Anonim şirkette haklı sebeple fesih davasında fesih yerine çıkarmaya karar verilirse paylar karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerle ödenir (TTK m.531). Limited şirketten ayrılan ortak, payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteyebilir (TTK m.641). Gabin davasında ise ölçüt sözleşme anıdır. Bilirkişiye verilen görevde bu ayrımın açıkça yazılması, raporun yanlış tarihe göre hazırlanmasını önler.

Bilirkişi Süreci: Görevlendirme, Sorular ve Rapor

Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (HMK m.266). Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelemedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. Gabin davasında değer tespiti tipik bir teknik konudur: taşınmazda gayrimenkul değerlemesi, şirket payında mali müşavirlik, finans ve değerleme uzmanlığı gerekir. Büyük tutarlı şirket devirlerinde tek bir bilirkişi yerine farklı uzmanlıkları bir araya getiren bir bilirkişi kurulu istenmelidir.

Mahkeme, tarafların da görüşünü alarak verdiği görevlendirme kararında inceleme konusunu bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlemek, bilirkişinin cevaplaması gereken soruları ve raporun verilme süresini göstermek zorundadır (HMK m.273/1). Bu aşama tarafların en çok ihmal ettiği aşamadır. Raporun yanlış tarihe ya da eksik verilere göre hazırlanmasının önüne geçmenin en etkili yolu, görevlendirme kararından önce mahkemeye somut sorular önermektir. Rapor için verilecek süre üç ayı geçemez; bilirkişinin talebi üzerine mahkeme gerekçe göstererek süreyi en fazla üç ay uzatabilir; basit yargılama usulüne tabi işlerde bu süreler iki aydır (HMK m.274/1).

Mahkemeye önerilebilecek bilirkişi soruları (örnek).
1. Dava konusu [taşınmazın / payların] [sözleşme tarihi] tarihindeki gerçek değeri nedir? Değer, dava tarihindeki değerden endeksle geriye hesaplama yapılmadan, doğrudan o tarih itibarıyla belirlenmiştir.
2. Değer tespitinde hangi emsaller kullanılmıştır? Emsallerin tarihi, konumu, büyüklüğü ve niteliği dava konusu mala göre nasıl düzeltilmiştir?
3. Sözleşme tarihinde [taşınmaz / paylar] üzerinde haciz, ipotek, şerh, kira sözleşmesi veya başka bir yük var mıdır? Bunlar değeri nasıl etkilemiştir?
4. (Şirket payı için) Şirketin sözleşme tarihindeki aktif ve pasifleri, vergi, SGK ve diğer kamu borçları, devam eden davaları ve taahhütleri nelerdir? Hangi değerleme yöntemi neden seçilmiştir; birden fazla yöntem kullanılmışsa sonuçlar arasındaki fark nasıl açıklanmaktadır?
5. Ödenen bedel ile tespit edilen değer arasındaki fark tutar ve oran olarak nedir?
6. Sözleşme tarihinde bilinen veya öngörülebilen, değeri etkileyen başka bir olgu (imar değişikliği, büyük bir sözleşme, ruhsat) var mıdır?

Raporda tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar, görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenleme tarihi ve imzalar bulunur; azınlıkta kalan bilirkişi ayrı rapor verebilir (HMK m.279/2). Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamalarında uzmanlığı gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (HMK m.279/4). Bu nedenle “bu satışta gabin vardır” ya da “davalı davacının zor durumundan yararlanmıştır” diyen bir rapor bu kısmıyla yetki dışındadır; bilirkişinin görevi değer farkını ortaya koymaktır, açık olup olmadığına ve diğer unsurlara hâkim karar verir. Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282).

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu da aynı çerçeveyi çizer: bilirkişi görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir; raporunda uzmanlığı gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hukuki nitelendirmede bulunamaz; sorun açıkça belirtilmeden ve incelemenin kapsamı ile sınırları gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez; aynı konuda bir kez rapor alınması esastır, eksiklik veya belirsizlik için ek rapor istenebilir (m.3). Bilirkişilik Yönetmeliği m.55 ise raporda inceleme yönteminin, bilimsel ve teknik dayanakların ve gerekçeli sonucun yer almasını, incelemeye esas maddi unsurları belgeleyen tablo ve belgelerin rapora eklenmesini ve birden fazla bilirkişi varsa farklı görüşlerin ayrı ayrı açıklanmasını öngörür. Bir değerleme raporunda kullanılan yöntem ve dayanak gösterilmemişse, itiraz bu hükme dayandırılabilir.

Raporun tarihi konusunda da dikkatli olmak gerekir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli, E.2024/977, K.2025/1964 sayılı kararına konu dosyada iki rapor birbiriyle çelişmiş; ilk rapor yüzde 25,6, sonraki heyet raporu yüzde 40,94 indirim bulmuş, heyet ilk raporun maliyeti satış fiyatı gibi değerlendirmesini uygun bulmamıştır. Kararda aktarılan rapor özetlerinde değerin bazen “dava tarihindeki”, bazen “satış tarihindeki” rayiç değer olarak anıldığı görülmektedir. Bu tür bir belirsizlik, sonucu doğrudan etkileyebileceği için itiraz aşamasında açıkça giderilmesi istenmelidir.

Rapordaki Sık Hatalar ve İtiraz

Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlar hakkında açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine bu süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m.281/1). Mahkeme, eksiklik veya belirsizliği gidermek için yeni sorularla ek rapor alabilir, bilirkişiyi duruşmada dinleyebilir ya da gerçeğin ortaya çıkması için yeni bilirkişiyle tekrar inceleme yaptırabilir (HMK m.281/2-3). İki haftalık süre kaçırılırsa rapordaki hatalar sonradan ileri sürülse de dinlenmeyebilir; bu nedenle tebliğ tarihi hemen not edilmelidir.

Gabin davalarında bilirkişi raporlarında sık görülen hatalar

HataNeden önemli?İtirazda ne istenir?
Değer dava tarihine göre bulunup endeksle geriye hesaplanmışHukuk Genel Kurulu bu yöntemi hatalı bulmuştur; değer sözleşme tarihine göre doğrudan belirlenmelidirSözleşme tarihindeki emsallerle doğrudan değer tespiti
Emsal gösterilmemiş veya emsaller karşılaştırılamazRapor denetime elverişli olmazEmsallerin tarih, konum, büyüklük ve nitelik bakımından düzeltilerek gösterilmesi
Haciz, ipotek, kira veya şerh hesaba katılmamışYüklü malın değeri yüksüz malınkinden farklıdırSözleşme tarihindeki yüklerle birlikte değerleme
Şirket borçları, davaları veya kamu yükümlülükleri dikkate alınmamışPay değeri olduğundan yüksek veya düşük çıkarAktif ve pasiflerin tek tek incelenmesi
Devirden sonra gerçekleşen büyüme değere eklenmişGabin sözleşme anındaki dengesizliği ölçerYalnız sözleşme tarihinde bilinen veya öngörülebilen verilerin kullanılması
Yöntem seçimi gerekçesiz; tek yöntem kullanılmışSonucun güvenilirliği denetlenemezYöntem gerekçesi ve gerekiyorsa ikinci bir yöntemle sağlama
Bilirkişinin uzmanlık alanı konuya uygun değilDeğer tespiti teknik uzmanlık gerektirir (HMK m.266)Gayrimenkul değerleme veya şirket değerleme uzmanlarından oluşan yeni kurul
Raporda “gabin vardır / yoktur” gibi hukuki değerlendirmeBilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz (HMK m.279/4)Bu kısmın hükme esas alınmaması

Uzman mütalaası. Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; yalnız bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hâkim, talep üzerine veya kendiliğinden, rapor alınan uzmanın dinlenmesine karar verebilir; uzman geçerli bir özrü olmadan çağrıldığı duruşmaya gelmezse raporu değerlendirilmez (HMK m.293). Büyük tutarlı şirket değerlemelerinde, mahkeme bilirkişisinin raporuna karşı bağımsız bir değerleme uzmanından alınan mütalaa, itirazın somut ve teknik bir dayanağa oturmasını sağlar. Ayrıntı için bilirkişi raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Dava Öncesi Delil Tespiti

Taraflardan her biri, ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılmasını, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını veya tanık dinlenmesini isteyebilir. Bunun için hukuki yarar gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır (HMK m.400). Gabin davasında bu yol özellikle şu durumlarda önemlidir: satılan taşınmaz yıkılmak, yeniden yapılmak ya da büyük ölçüde değiştirilmek üzereyse; şirketin defterleri, stokları veya belgeleri değişebilecek durumdaysa; satış tarihindeki fiziki durumu gösteren delillerin kaybolma ihtimali varsa. Dava öncesi tespit, dava açma kararını vermeden önce oransızlığın gerçekten “açık” olup olmadığını görmeyi de sağlar.

Sözleşmeyi Savunan Taraf İçin Değer Savunmaları

Gabin iddiasıyla karşılaşan taraf için de bilirkişi aşaması belirleyicidir. Sözleşmeyi savunan taraf şu noktalara odaklanmalıdır: değerin dava tarihine değil sözleşme tarihine göre belirlenmesi; satış tarihindeki haciz, ipotek, kira ve hisseli mülkiyet gibi değeri düşüren unsurların dikkate alınması; acil satış, alıcı bulmanın güçlüğü veya piyasa koşulları gibi bedeli makul biçimde düşüren etkenlerin raporda yer alması; şirket payında devralanın üstlendiği borç, kefalet ve risklerin hesaba katılması; satıştan sonra yapılan yatırımların ve imar değişikliklerinin değere eklenmemesi. Ayrıca yalnız oransızlığın gabin için yeterli olmadığı, zor durum ve sömürme unsurlarının ayrıca ispatlanması gerektiği unutulmamalıdır. Savunmanın bütünü için gabin davasına cevap dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

Gabin Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, değerin dava tarihine göre bulunup geriye doğru hesaplandığı ve emsallerin denetlenemediği bir rapora karşı davacı tarafından verilecek itiraz dilekçesidir. Köşeli parantez içindeki yerler dosyaya göre doldurulmalı, dosyada bulunmayan hususlar çıkarılmalıdır.

[ … ] ASLİYE [HUKUK / TİCARET] MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO: [ … ] Esas

DAVACI: [Ad Soyad], [T.C. kimlik no], [adres]
VEKİLİ: [Ad Soyad], [adres]
DAVALI: [Ad Soyad], [adres]

KONU: [tarih] tarihinde tarafımıza tebliğ edilen bilirkişi raporuna itirazlarımızın sunulması, ek rapor alınması, bu mümkün olmazsa yeni bilirkişi kurulu görevlendirilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. HMK m.281/1 yönünden: Rapor [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. İtirazlarımızı iki haftalık süre içinde sunuyoruz.

2. TBK m.28 ve HMK m.273/1 yönünden: Görevlendirme kararında değerin satış tarihine göre belirleneceği açıkça yazılmasına rağmen bilirkişi bu sınırın dışına çıkmış, taşınmazın dava tarihindeki değerini bulmuş ve bu değeri endeks oranlarıyla geriye götürerek satış tarihindeki değere ulaşmıştır. Gabinde edimlerin değeri sözleşmenin kurulduğu ana göre belirlenir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.10.2025 tarihli, E.2024/1-399, K.2025/643 sayılı kararında da dava tarihindeki değerden geriye doğru endeksle hesaplama yapılmasının ve emsal araştırılmamasının hatalı olduğu açıkça belirtilmiştir. Raporun bu yöntemle ulaştığı sonuç, satış tarihindeki gerçek değeri yansıtmamaktadır. Davalı taraf rapordaki rakamın piyasa koşullarına uygun olduğunu ileri sürse de, satış tarihine ait hiçbir emsal gösterilmeden yapılan bir hesaplamanın piyasa koşullarını yansıttığı denetlenemez.

3. HMK m.279/2 ve Bilirkişilik Yönetmeliği m.55/1-f, g yönünden: Raporda gerekçe olarak yalnız “bölgedeki emsal satışlar” ifadesi kullanılmış, hangi emsallerin esas alındığı, bunların tarihi, konumu, büyüklüğü ve dava konusu taşınmaza göre nasıl düzeltildiği gösterilmemiştir. Bu hâliyle rapor hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Tarafımızca dosyaya sunulan [tarih] tarihli [emsal satış / ekspertiz] belgeleri raporda hiç değerlendirilmemiştir.

4. HMK m.279/4 yönünden: Raporun sonuç bölümünde davacının satış tarihinde zor durumda olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki bir değerlendirmedir ve bilirkişinin görev alanı dışındadır. Bu kısmın hükme esas alınmaması gerekir.

5. HMK m.266 ve m.293 yönünden: Dava konusu [taşınmazın / şirket paylarının] değerlemesi gayrimenkul (veya şirket) değerleme uzmanlığı gerektirmektedir. Dosyaya sunduğumuz [tarih] tarihli uzman mütalaasında, satış tarihindeki emsallere göre değerin [ … ] TL olduğu ve ödenen bedelin bu değerin [ … ] oranında kaldığı gerekçeli olarak gösterilmiştir. Mütalaayı hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesini talep ediyoruz.

DELİLLER: Bilirkişi raporu, [tarih] tarihli uzman mütalaası, emsal satış belgeleri, tapu kayıtları, keşif tutanağı ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; bilirkişiden satış tarihindeki emsallere göre doğrudan değer tespiti yapılması ve emsallerin denetlenebilir biçimde gösterilmesi için ek rapor alınmasına, bunun mümkün olmaması hâlinde konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulu görevlendirilmesine, uzman mütalaasını hazırlayan kişinin duruşmada dinlenmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [tarih]

Davacı Vekili
[Ad Soyad, imza]

Sık Sorulan Sorular

Gabinde açık oransızlık için belli bir oran var mı?

Yoktur. TBK m.28 yalnız “açık bir oransızlık” arar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu işten anlayan herkesin gözüne çarpacak, edimler arasında göze çarpan aşırı bir fark olarak tanımlar. Değerlendirme işlemin türüne, malın özelliklerine ve piyasa koşullarına göre yapılır.

Değer hangi tarihe göre belirlenir?

Sözleşmenin kurulduğu tarihe göre. Dava tarihindeki değeri bulup endekslerle geriye doğru hesaplamak hatalıdır; değer, o tarihteki emsallerle doğrudan tespit edilmelidir.

Satıştan sonra evin veya şirketin değeri çok arttı, bu gabin sayılır mı?

Tek başına sayılmaz. Gabin sözleşme anındaki dengesizliği ölçer. Sonraki artış, ancak satış tarihinde bilinen veya öngörülebilen ve o tarihteki piyasa değerine yansıması gereken bir olaya (imar değişikliği, büyük bir sözleşme) dayanıyorsa değerlendirmeye girer.

Tapuda düşük bedel gösterildi, bu oransızlığın delili mi?

Tek başına değildir. Uygulamada tapuda gerçek bedelin altında bir bedel gösterilmesi yaygın olduğundan mahkemeler gerçekte ödenen bedeli banka kayıtları ve diğer delillerle araştırır. Karşılaştırma, gerçekte ödenen bedel ile satış tarihindeki gerçek değer arasında yapılır.

Haciz veya ipotekli bir malın değeri nasıl hesaplanır?

Satış tarihindeki haciz, ipotek ve diğer takyidatlarla birlikte. Yargıtay, gabin savunmasının değerlendirilmesinde payların sözleşme tarihindeki hacizli ve takyidatlı değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bilirkişi “gabin vardır” diyebilir mi?

Diyemez. Bilirkişi uzmanlığı gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (HMK m.279/4). Bilirkişi değer farkını ortaya koyar; farkın “açık” olup olmadığına ve gabinin diğer unsurlarına hâkim karar verir.

Bilirkişi raporuna ne kadar sürede itiraz edilir?

Raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde. Hazırlanması çok zor veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine bu süre içinde başvurularak bir defaya mahsus ve en fazla iki haftalık ek süre istenebilir (HMK m.281/1).

Kendi aldırdığım değerleme raporu mahkemeyi bağlar mı?

Bağlamaz; uzman mütalaası niteliğindedir (HMK m.293). Ancak mahkeme bilirkişisinin raporuna karşı itirazı somut ve teknik bir dayanağa oturtur; hâkim, mütalaayı hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesine karar verebilir.

Şirket payının değeri nasıl bulunur?

Şirketin sözleşme tarihindeki aktif ve pasifleri, borçları, davaları ve taahhütleri incelenerek; net aktif değer, indirgenmiş nakit akışları veya piyasa çarpanları gibi yöntemlerden şirkete uygun olanı gerekçelendirilerek. Sözleşmede bir değerleme yöntemi kararlaştırılmışsa bedel bu yönteme göre bulunur; ancak oransızlık yöntemin kendisinden doğuyorsa ölçüt sözleşme tarihindeki objektif değerdir.

Fark yüzde kaç olursa açık oransızlık sayılır?

Sabit bir oran yoktur. Bölge adliye mahkemesi kararlarında iki şirket payı devrinde, payın değerine göre hesaplandığında yaklaşık yüzde 31,5 ve yüzde 44’lük farklar açık oransızlık sayılmıştır. Buna karşılık başka bir pay devrinde rakamlardan yaklaşık yüzde 41 çıkan bir farkta objektif unsurun bulunmadığı belirtilmiş, tacirler arasındaki bir taşınmaz satışında yüzde 40,94’lük indirim tek başına yeterli görülmemiş, bir enerji nakil hattı devrinde ise yaklaşık yüzde 9’luk fark aşırı bulunmamıştır. Oranın ödenen bedele mi, gerçek değere mi göre hesaplandığı sonucu değiştirdiğinden raporda hesabın dayanağı açıkça gösterilmelidir.

İki bilirkişi raporu birbiriyle çelişirse ne olur?

Hâkim raporları diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Çelişki giderilmeden hüküm kurulmaması için ek rapor, bilirkişilerin duruşmada dinlenmesi veya yeni bir heyet istenebilir (HMK m.281). Hangi raporun hangi yöntem, tarih ve verilerle hazırlandığı karşılaştırmalı olarak gösterilmelidir.

Bilirkişi hangi uzmanlıktan seçilmelidir?

Değer tespiti teknik bir konu olduğundan taşınmazda gayrimenkul değerleme, şirket payında mali müşavirlik, finans ve değerleme uzmanlığı gerekir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk dışında ayrı bir uzmanlıklarını belgelemedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez (HMK m.266).

Dava açmadan önce değeri tespit ettirebilir miyim?

Evet. Delilin kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali varsa, ileride açılacak dava için keşif ve bilirkişi incelemesi yoluyla delil tespiti istenebilir (HMK m.400). Satılan taşınmazın yıkılması veya değiştirilmesi ihtimali buna tipik bir örnektir.

Oransızlık ispatlanırsa dava kazanılmış olur mu?

Hayır. Açık oransızlık gabinin yalnız objektif unsurudur. Ayrıca zarar görenin zor durumda, düşüncesiz veya deneyimsiz olduğu ve karşı tarafın bundan bilerek yararlandığı ispatlanmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önce objektif unsurun, ardından öznel unsurların incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

İlgili Rehberler

Kaynakça

Mevzuat (mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler, 2 Kasım 2026 itibarıyla)

Kararlar

  • Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643
  • Yargıtay HGK, 28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361
  • Yargıtay HGK, 29.05.2024, E.2023/(17)4-6, K.2024/292
  • Yargıtay HGK, 06.12.2023, E.2022/729, K.2023/1214
  • Yargıtay 11. HD, 13.05.2025, E.2024/6495, K.2025/3310
  • Yargıtay 10. HD, 12.09.2024, E.2023/2864, K.2024/8516
  • Yargıtay 3. HD, 17.01.2024, E.2023/2144, K.2024/243
  • Yargıtay 13. HD, 10.04.2019, E.2017/6987, K.2019/4781
  • Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204
  • Ankara BAM 21. HD, 16.09.2026, E.2024/906, K.2026/1141 (UYAP Emsal)
  • Ankara BAM 21. HD, 10.06.2026, E.2023/1661, K.2026/728 (UYAP Emsal)
  • Sakarya BAM 7. HD, 19.11.2025, E.2024/977, K.2025/1964 (UYAP Emsal)
  • Sakarya BAM 7. HD, 10.10.2025, E.2024/611, K.2025/1674 (UYAP Emsal)
  • İstanbul BAM 13. HD, 17.10.2024, E.2023/811, K.2024/1623 (UYAP Emsal)

Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara

Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15

Son güncelleme: 2 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta sonuç, sözleşmenin ve delillerin incelenmesine bağlıdır.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk