Gabin (Aşırı Yararlanma) Kararları 2026: Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Konu Konu — Açık Oransızlık, Zor Durum, Süre ve İspat (TBK 28)
02 Kasım 2026

Gabin (Aşırı Yararlanma) Kararları 2026: Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Konu Konu — Açık Oransızlık, Zor Durum, Süre ve İspat (TBK 28)

Yargıtay’a göre gabinde (aşırı yararlanma, TBK m.28) edimler arasındaki oransızlık aşikâr olmalı ve işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunmalıdır; değer, sözleşmenin kurulduğu ana göre ve emsal araştırmasıyla belirlenir. Oransızlık tek başına yetmez: zarar görenin zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliği ile karşı tarafın bundan bilerek yararlanması da ispatlanmalıdır. Kararlarda pazarlıkla bedelin artırılması ve tacirin basiretli davranma yükümlülüğü sübjektif unsuru ortadan kaldıran gerekçeler olarak görülmüştür; satışın vekil eliyle yapılması konusunda ise kararlar farklıdır. Tapuda gösterilenden yüksek bir bedel ödendiği iddiası yazılı delille ispatlanmalıdır. Aşırı yararlanma iddiası ise her türlü delille ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç).

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu sayfa, gabin (aşırı yararlanma) hakkındaki Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarını konu konu derler: açık oransızlığın ölçütü ve değer tarihi, zor durum, düşüncesizlik ve deneyimsizlik, sömürme kastı, bir ve beş yıllık hak düşürücü süreler, iade ve oransızlığın giderilmesi, ispat, şirket payı ve ticari işlemler, kira, ibra ve ücret sözleşmeleri. Her kararın künyesi, olayı, sonucu ve kararda yer alan ilke ayrı ayrı verilmiş, kararın hangi kaynaktan okunduğu belirtilmiştir.

Gabin davaları sık açılmadığından, kanunun uygulamada nasıl yorumlandığını görmek için tek tek kararlara bakmak gerekir. TBK m.28 kısa bir hükümdür: edimler arasında açık bir oransızlık, zarar görenin zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliği ve bu durumdan yararlanılması. Ne kadarlık bir farkın “açık” sayılacağı, zor durumun neyle ispatlanacağı, sürenin hangi gün başlayacağı ve tapuda düşük gösterilen bedelin ne anlama geldiği gibi soruların cevabı kanunda değil, kararlardadır.

Gabinin şartları ve süreleri için gabin (aşırı yararlanma) ana rehberimize, maddenin kelime kelime şerhi için TBK 28 aşırı yararlanma yazımıza bakabilirsiniz. Kişisel bir olay üzerinden anlatım için evimi değerinin altında sattım ve hissemi değerinin altında devrettim yazılarımıza bakabilirsiniz. Bu sayfa ise kararlara odaklanır.

Kararlar Nasıl Okunmalı?

Kaynak. Bölge adliye mahkemesi kararları, UYAP Emsal Karar Arama sisteminde yayımlanan resmî tam metinlerinden okunmuştur. Yargıtay’ın resmî karar arama sistemine bu çalışma sırasında erişilemediğinden, Yargıtay kararları hukuk sitelerinde ve karar veri tabanlarında yayımlanan tam metinlerinden okunmuş, künyeleri (daire, tarih, esas ve karar numarası) bu metinlerle karşılaştırılmıştır. Her kararın yanında hangi kaynaktan okunduğu ayrıca belirtilmiştir. Yalnız künyesi veya kısa bir özeti görülebilen kararlar bu derlemeye alınmamıştır.

Eski ve yeni kanun. 1 Temmuz 2012’den önce kurulan sözleşmelere kural olarak mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 21. maddesi uygulanır. Eski hükümde bir yıllık süre sözleşme tarihinden başlıyordu ve beş yıllık üst sınır yoktu; zayıflık hâlleri de “müzayaka, hiffet, tecrübesizlik” olarak anılıyordu. Yeni kanunda bir yıllık süre, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği ya da zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlar ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde hak kullanılmalıdır (TBK m.28/2). Bu nedenle eski tarihli kararlarda süreye ilişkin cümleler bugün aynen uygulanamaz. Bu sayfada mülga kanuna göre verilmiş kararlar ayrıca işaretlenmiştir.

Kararın bağlayıcılığı. Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara, o dosyada uymak zorunludur (HMK m.373/7). Bunun dışında Hukuk Genel Kurulu, daire ve bölge adliye mahkemesi kararları başka dosyalar için bağlayıcı değildir; ancak mahkemelerin aynı sorunu nasıl çözdüğünü gösterdikleri için yol göstericidir. Kaynak satırındaki “kesinleşti” veya “kesinleşmedi” notu UYAP Emsal kaydını gösterir; bu kayıt karar metnindeki kanun yolu ibaresiyle her zaman örtüşmez. Her karar kendi olayıyla sınırlıdır: aynı ilkenin farklı bir olayda farklı sonuç doğurması mümkündür.

Kararlardan çıkan başlıca ilkeler

İlkeDayanak kararlarBölüm
Oransızlık işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte olmalı; değer sözleşme anına göre belirlenirYargıtay HGK 2024/1-399 E., 2025/643 K.; HGK 2023/6-906 E., 2025/361 K.Açık oransızlık
Dava tarihindeki değerden endeksle geriye hesap yapılamaz; emsal araştırılmalıYargıtay HGK 2024/1-399 E., 2025/643 K.Açık oransızlık
Paylı taşınmazda karşılaştırma satılan payın değeriyle yapılırYargıtay 14. HD 2010/5426 E., 2010/8203 K.Açık oransızlık
Tüzel kişiler de zor durumda kalabilir; tacir düşüncesizlik ve deneyimsizliğe dayanamaz, zor duruma dayanabilir; ancak tacirin mali sıkıntısı basiretli davranma yükümlülüğü karşısında yeterli görülmeyebilirYargıtay HGK 2023/6-906 E., 2025/361 K.; 19. HD 2002/5289 E., 2003/6204 K.Zayıflık hâlleri
Karşı taraf zaaftan bilerek yararlanmamışsa gabin yokturYargıtay HGK 2023/6-906 E., 2025/361 K.Sömürme kastı
Bedel pazarlıkla artırılmış ve temlik iradi yapılmışsa düşüncesizlikten söz edilemezYargıtay 1. HD 2016/4269 E., 2016/5762 K.Sömürme kastı
Davalı davayı kabul etmişse mahkeme süreyi kendiliğinden gözeterek davayı reddedemezYargıtay 1. HD 2015/15852 E., 2018/12928 K.Süreler
Tapudakinden yüksek ödeme iddiası yazılı delille ispatlanır; aşırı yararlanma iddiası her türlü delille ispatlanabilirYargıtay 1. HD 2015/13939 E., 2018/11460 K.; 1. HD 2014/21518 E., 2017/6403 K.; 3. HD 2017/4463 E., 2017/12611 K.İspat
Yargıtay, mülga kanun döneminde aşırı oranları sözleşmeyi tümden iptal etmeden normal orana indiren ilk derece kararını onamıştırYargıtay 3. HD 2023/2144 E., 2024/243 K.Sonuçlar

Açık Oransızlık: Ölçüt, Değer Tarihi ve Hesap

Gabinin objektif unsuru, karşılıklı edimler arasındaki açık oransızlıktır. Kanun bir oran koymaz. Kararlar üç soruya cevap verir: fark ne kadar büyük olmalı, değer hangi tarihe göre bulunmalı ve karşılaştırma neyle yapılmalı.

Kararlarda geçen değer ve bedeller

KararDeğerBedelFark (değere göre)Sonuç
Yargıtay HGK, E.2023/1-889, K.2024/279750.000 TL450.000 TL%40Açık oransızlık; davacı lehine
İstanbul BAM 13. HD, E.2023/811, K.2024/162317.520.176 TL (üçte bir pay)12.000.000 TL%31,5Açık oransızlık kabul edildi; zayıflık bulunmadığından ret
Sakarya BAM 7. HD, E.2024/611, K.2025/16745.751.962 TL3.200.000 TL%44,4Aşırı oransızlık kabul edildi; zayıflık bulunmadığından ret
Ankara BAM 21. HD, E.2024/906, K.2026/11411.724.892 TL1.012.252 TL%41,3Daire objektif unsurun da bulunmadığını belirtti; oranı tartışmadı
Sakarya BAM 7. HD, E.2024/977, K.2025/196430.478.115 TL artı KDV (ikinci heyet raporu)18.000.000 TL artı KDV%40,9Oransal fark var; objektif ve sübjektif unsurun varlığından söz edilemez
Ankara BAM 21. HD, E.2023/1661, K.2026/72893.859 TL84.953 TL%9,5 (kararda %9)Aşırı fark yok
Ankara BAM 21. HD, E.2024/896, K.2025/18771.513.000 TL1.400.000 TL%7,5Aşırı oransızlık yok
Yargıtay 1. HD, E.2016/4269, K.2016/576225.000 TL (davacıya göre)8.000 TL%68Aşırı fark açık; pazarlık nedeniyle zayıflık yok
Yargıtay 1. HD, E.2015/13939, K.2018/11460200.000 TL (kararda gerçek değer olarak anılır; tarih belirtilmemiştir)14.000 TL (resmî senette)%93Yüksek ödeme yazılı delille ispatlanamadı; kabul gerekir
Yargıtay 1. HD, E.2014/21518, K.2017/6403425.000 TL (davacının iddia ettiği değer; davalı da bu tutarı ödediğini savunmuştur)26.000 TL (resmî senette)%93,9Yüksek ödeme yazılı delille ispatlanamadı; kabul gerekir
Yargıtay 13. HD, E.2017/6987, K.2019/47812.240.000 TL110.000 TL%95,1Gabin savunması incelenmeden hüküm kurulamaz; Daire değerin haciz ve takyidatlarla yeniden belirlenmesini istediğinden oran kesin değildir
Yargıtay 14. HD, E.2010/5426, K.2010/8203Yaklaşık 11.500 TL (satılan pay)15.000 TLBedel değerin üzerindeObjektif unsur yok

Tablodaki yüzdeler, kararlarda yer alan rakamlardan tarafımızca hesaplanmıştır ve farkın sözleşme tarihindeki değere oranını gösterir. Aynı fark ödenen bedele oranlandığında çok daha yüksek çıkar; örneğin Hukuk Genel Kurulu kararındaki fark değere göre yüzde 40, bedele göre yaklaşık yüzde 67’dir. Kararlar oranı her zaman aynı esasla hesaplamadığından, bir dilekçede veya bilirkişi raporunda hangi esasın kullanıldığı açıkça belirtilmelidir. Tablo, gabinin yalnız rakamla belirlenmediğini de gösterir: yaklaşık yüzde 40 ile yüzde 44 arasındaki farklar iki dosyada açık oransızlık sayılırken iki dosyada sayılmamış; yüzde 31,5 ile yüzde 44 arasındaki farkların açık oransızlık sayıldığı iki bölge adliye mahkemesi dosyasında da dava, zayıflık hâli ispatlanamadığı için reddedilmiştir.

Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643: değer sözleşme anına göre ve emsalle belirlenir

Olay. Tekstil ticaretiyle uğraşan ve borçları nedeniyle payına haciz konulan davacı, 16 parseldeki üçte bir payını, borçlarını ödeyen davalının kardeşine devretmiştir. Davacıya göre payın borç ödenince iade edileceği söylenmişti. Davacı gabin ve hileye dayanarak tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiş; davalılar 350.000 TL ödendiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozmuş, ilk derece mahkemesi direnmiştir.

Sonuç. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını değişik gerekçeyle, oy çokluğuyla bozmuştur.

İlke. Objektif ve sübjektif unsurlar birlikte bulunmalıdır; zayıflık hâllerinden birinin varlığı yeterlidir. Önce edimler arasındaki aşırı oransızlık incelenir; bu ispatlanırsa zarar görenin yaşı, sağlığı, ekonomik gücü ve psikolojik yapısı araştırılır. Oransızlık aşikâr olmalı ve “işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte” bulunmalıdır. Edimlerin değeri sözleşmenin kurulduğu ana göre, uzman bilirkişi eliyle, emsal araştırması yapılarak ve imar durumu, haciz, takyidat gibi özellikler gözetilerek belirlenir. Somut olayda bilirkişinin dava tarihindeki değerden ÜFE ve TÜİK verileriyle geriye doğru hesap yapması ve emsal araştırmaması hatalı bulunmuştur.

Kaynak: ikincil tam metin (üç ayrı yayında aynı metin) · TBK m.28

Yargıtay HGK, 22.05.2024, E.2023/1-889, K.2024/279: pazarlık yapılması açık oransızlığı ortadan kaldırmaz

Olay. Kendini komiser olarak tanıtan bir dolandırıcı, 74 yaşındaki davacıyı telefonla arayıp cezaevine gireceğini söyleyerek dükkânını satmaya yönlendirmiştir. Dükkân bir emlakçı aracılığıyla 450.000 TL’ye satılmış; bilirkişiye göre sözleşme tarihindeki değeri KDV hariç 750.000 TL’dir. Dolandırıcı ceza mahkemesince mahkûm edilmiştir. Davalı ve eşi kolluk ifadelerinde davacının sürekli telefonla konuşmasının ve aceleci tavırlarının dikkatlerini çektiğini söylemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kaldırarak reddetmiş, Yargıtay bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir.

Sonuç. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur; sonuç davacı lehinedir.

İlke. Pazarlık yapılmış olması açık oransızlığı ortadan kaldırmaz; değer sözleşme tarihine göre alınır. Kurul, farkı “neredeyse %50’lik” bir fark olarak nitelendirmiş ve açık oransızlık saymıştır. Üçüncü kişinin korkutması da iptal sebebidir; davacının yaşı ve korkutulmuş olması zor durumu oluşturur. Kurul, davalı ve eşinin kolluk ifadelerini tanık beyanları ve dosya içeriğiyle birlikte değerlendirerek sübjektif koşulu gerçekleşmiş saymıştır; benimsenen Daire kararı, davalının bu durumu anlayabilecek konumda olduğunu belirtir. Bölge adliye mahkemesinin, satıcının acil nakit ihtiyacı nedeniyle çok daha düşük fiyatla satış yapılabileceği yönündeki yaklaşımı benimsenmemiştir.

Kaynak: ikincil tam metin · TBK m.28 ve m.37-38. Not: 450.000 TL, 750.000 TL değerin yüzde 60’ıdır; fark değere göre yüzde 40, ödenen bedele göre yaklaşık yüzde 67’dir. Kararın “neredeyse %50” ifadesi bu hesaplardan hangisine dayandığını belirtmez.

Yargıtay HGK, 28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361: açık oransızlık ve sömürme birlikte aranır

Olay. Yüklenici ile idare arasında 1999’da kurulan lojman inşaatı sözleşmesinde, yüzde otuzu aşan iş artışı için 2003’te ek sözleşme (sulhname) düzenlenmiş ve yüklenici üç nüshadan birini ihtirazi kayıt koymadan imzalamıştır. Yüklenici mali sıkıntı içinde imzaladığını ileri sürerek eksik ödenen bedeli istemiştir. Dosya iki kez bozma görmüş; ilk derece mahkemesi Özel Daire’nin bozmasına direnmiştir.

Sonuç. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını Özel Daire gerekçesiyle bozmuştur; sulhnameye itibar edilecektir.

İlke. Oransızlık aşikâr olmalı ve işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunmalıdır; hâkim, edimin sözleşmenin yapıldığı andaki objektif değerini esas alır. Tüzel kişiler de zor durumda kalabilir. Düşüncesizlik ve deneyimsizlik kişinin genel karakteriyle değil, yapılan sözleşmeyle ilgili eksiklikle ölçülür. Karşı taraf zaaftan bilerek yararlanmamışsa diğer unsurlar gerçekleşse bile gabin oluşmaz. Tacir basiretli bir iş insanı gibi davranmakla yükümlüdür (olay tarihinde mülga 6762 sayılı TTK m.20/2; bugün TTK m.18/2); somut olayda ne açık oransızlık ne de sömürme bulunmuştur.

Kaynak: ikincil tam metin (iki ayrı yayın) · Mülga BK m.21 uygulanmıştır. Karar TBK m.28/2’nin sürelerini genel açıklama olarak anlatır; süreye ilişkin bir uyuşmazlığı çözmemiştir.

Yargıtay 1. HD, 23.03.2004, E.2004/90, K.2004/3272: gerçek değere yakın bedel ödenmişse objektif unsur yoktur

Olay. Fırın işletmesi kötüye giden ve hakkında icra takipleri başlatılan davacılar, taşınmazdaki bağımsız bölümü tapuda düşük bir bedel göstererek satmıştır. Mahkeme gabin davasını kabul etmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur; gabin davası reddedilmelidir.

İlke. Davacıların zor durumda olduğu tartışmasızdır; ancak sübjektif unsur, çok düşük bedelle temlik şeklindeki objektif unsurla birlikte bulunmalıdır. Davalının taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırdığı ve ayrıca değere yakın bir bedel ödediği dosya içeriği ve iki tarafın tanıklarının anlatımlarıyla sabit olduğundan objektif unsur yoktur.

Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK m.21

Yargıtay 14. HD, 13.07.2010, E.2010/5426, K.2010/8203: paylı taşınmazda karşılaştırma satılan payla yapılır

Olay. Paylı mülkiyetteki taşınmazda 160/1240 payı bulunan kişi, payını satış vaadiyle 15.000 TL’ye satmış, sonra gabin nedeniyle sözleşmenin feshini istemiştir. Taşınmazın tamamının değeri 89.030 TL, satılan payın değeri yaklaşık 11.500 TL’dir.

Sonuç. Mahkeme gabin davasını kabul etmiş; Daire bozmuş, alıcının tapu iptali ve tescil davasının bedel depo ettirilerek kabulü gerektiğini belirtmiştir.

İlke. Gabin iradeyi sakatlayan bir sebep değil, sözleşmenin konusunu belirleme serbestisine getirilmiş bir sınırdır. Karşılaştırma taşınmazın tamamıyla değil, satılan payın değeriyle yapılır; bedel payın değerinin üzerindeyse objektif unsur yoktur. Satıcının bazı hastalıklarının bulunması tek başına sübjektif unsuru ve sömürme kastını göstermez.

Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK m.21

Yargıtay 13. HD, 10.04.2019, E.2017/6987, K.2019/4781: değer, haciz ve takyidatlarla birlikte belirlenir

Olay. Davalı, bir parseldeki paylarının tamamını düzenleme şeklindeki satış vaadiyle 110.000 TL’ye satmayı vaat etmiştir. Bilirkişiye göre payların sözleşme tarihindeki değeri 2.240.000 TL’dir. Alıcı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiş, davalı gabin savunmasında bulunmuş, mahkeme davayı kabul ederek 2.262.000 TL tazminata hükmetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü davalı yararına bozmuştur.

İlke. Payların sözleşme tarihindeki değeri haciz ve takyidatlarıyla birlikte belirlenmeli ve davalının gabin savunması değerlendirilmelidir. Daire, savunmanın incelenmesini istemekle gabinin savunma yoluyla da ileri sürülebileceğini dolaylı olarak kabul etmiştir. Karardaki “hisse” taşınmaz payıdır.

Kaynak: ikincil tam metin · TBK m.28

Ankara BAM 21. HD, 25.12.2025, E.2024/896, K.2025/1877: yüzde 7,5’lik fark aşırı oransızlık değildir

Olay. Kasko sigortalı araç kazada pert olmuş; ibranamede rayiç bedel 1.400.000 TL kabul edilmiş, sovtaj düşüldükten sonra sigortacı ödeme yapmıştır. Davacı ödemenin eksik olduğunu ve ibranamenin geçersizliğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, davacının TBK m.28’e dayanmadığını da belirterek davayı reddetmiştir.

Sonuç. İlk derece kararı gerekçe yönünden kaldırılmış, dava değişik gerekçeyle reddedilmiştir.

İlke. Hukuki nitelendirme hâkime aittir; davacı TBK m.28’i açıkça anmasa da ödenen tutar ile gerçek değer arasındaki fahiş farka dayandığından gabin şartları değerlendirilmelidir. Bilirkişiye göre aracın kaza tarihindeki rayiç değeri 1.513.000 TL’dir; davacıya toplam 1.400.000 TL ödenmiştir ve 113.000 TL’lik fark aşırı oransızlık oluşturmaz.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28. Fark değere göre yaklaşık yüzde 7,5’tir; daire oran ifadesi kullanmamıştır.

İstanbul BAM 13. HD, 12.03.2026, E.2023/1597, K.2026/530: fiyat, ürünün özellikleriyle birlikte karşılaştırılır

Olay. Davacı, pandemi döneminde davalıdan 30.000 adet FFP3 maskeyi 20 ve 22 TL’den satın almış, faturaları ihtirazi kayıt koymadan ödemiştir. Bir kuruluşun aynı tür maske için 9,50 TL artı KDV fiyat açıklaması üzerine zor durumundan yararlanıldığını ileri sürerek bedelin kısmen iadesini istemiştir.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Bilirkişi ek raporuna göre satılan maskeler sızdırma, filtre verimliliği ve ventil bakımından karşılaştırılan maskelerden farklıdır; fiyat farkı olağandır ve davalı aynı ürünü başka müşterilere daha yüksek fiyata satmıştır. Davacı başka firmalardan daha ucuza da maske almıştır; zor durum yoktur. Daha uygun satıcıları bilerek davalıyı tercih eden ve bedeli ihtirazi kayıt koymadan ödeyen tacir, bunu sonradan aşırı yararlanma iddiasıyla geri isteyemez.

Kaynak: UYAP Emsal (kesinleşmedi) · TBK m.28

Oransızlığa ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararları

KararOlaySonuç ve ilke
Ankara BAM 21. HD, 10.06.2026, E.2023/1661, K.2026/728Enerji nakil hattının dağıtım şirketine devri; devreden zor durumda kaldığını ve maliyetin çok daha yüksek olduğunu ileri sürdüİstinaf esastan reddedildi. Tesisin sözleşme tarihindeki değeri ile bedel arasındaki fark yüzde 9’dur; aşırı fark yoktur. Sözleşmede kararlaştırılan bedel belirleme yöntemi esas alındı.
Ankara BAM 21. HD, 11.12.2025, E.2023/1667, K.2025/1607Kasko kapsamında yanarak pert olan römork; ibranamedeki ödeme ile rayiç değer arasında fahiş fark iddiasıKaldırma. Davacı TBK m.28’i anmasa da gabin şartları araştırılmalı; aracın kaza tarihindeki rayiç değeri bilirkişiyle belirlenmeli ve zor durum tartışılmalıdır. Kararda ayrıca, Yargıtay 11. HD kararlarına atıfla, aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı sayılarak bir yıllık süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebileceği yazılmıştır; ancak bu paragraf aynı dairenin ortaklıktan ayrılma sözleşmesine ilişkin 2022 tarihli kararından aktarılmış görünmektedir.

Zor Durum, Düşüncesizlik ve Deneyimsizlik

Kanun üç zayıflık hâli sayar; birinin bulunması yeterlidir. Mülga kanunda bunlar müzayaka (darda kalma), hiffet (düşüncesizlik) ve tecrübesizlik olarak anılıyordu. Kararlarda bu hâller, zarar görenin kişisel durumu ve sözleşmenin konusu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204: tacir zor duruma dayanabilir

Olay. Sonradan yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na geçen bir banka, mali sıkıntı içindeyken bir mevduat sahibine çok yüksek bir faiz taahhüt etmiştir. Mevduat sahibi faizin ödenmeyen kısmı için itirazın iptali davası açmış, banka gabin savunmasında bulunmuş ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ticaret mahkemesi, bankanın tedbirli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline karar vermiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur.

İlke. Tacir olan banka düşüncesizlik veya deneyimsizliğe dayanamaz, ancak zor duruma dayanabilir. Kısa süre sonra faaliyeti durdurulan bankanın yüksek faizle para toplaması zor durum sayılmıştır. Faizin bir kısmını ödemiş olan banka, ödenmeyen kısım için sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmiş kabul edilmiştir.

Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK m.21. Yayımlanan metinde faiz dönemine ve ilk derece hükmüne ilişkin bazı iç tutarsızlıklar bulunmaktadır.

Yargıtay 1. HD, 14.11.2017, E.2014/21518, K.2017/6403: sonradan kısıtlanan satıcının düşüncesizliği

Olay. Sonradan savurganlık ve kötü yönetim nedeniyle kısıtlanan bir kişi, bağımsız bölümünü tapuda 26.000 TL bedel göstererek satmıştır; değer 425.000 TL’dir. Alıcı 425.000 TL’yi elden ödediğini savunmuştur. Satıştan sonra kiralar aylarca satıcının yakınının hesabına yatırılmaya devam etmiştir. Mahkeme davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur; iptal ve tescil isteği kabul edilmelidir.

İlke. Hukuki ehliyeti bulunsa da sonradan kısıtlanan kişinin düşüncesizliği açıktır ve onu önceden tanıyan alıcı bu durumdan yararlanmıştır. 425.000 TL’nin ödendiği yazılı delille ispatlanmalıdır (HMK m.200). Satıştan sonra kiraların satıcı tarafına ödenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Alıcı bir yıllık sürenin geçtiğini savunmuş, satıcının öğrenme tarihine ilişkin açıklamasının aksini ispatlayamamıştır; dava süresinde sayılmıştır.

Kaynak: ikincil tam metin · Satış 2009 tarihlidir; Daire TBK m.28’i, mülga BK m.21’i parantez içinde anarak uygulamıştır. Eski kanunda bir yıllık süre sözleşme tarihinden başladığından, kararın süreye ilişkin değerlendirmesi dikkatle okunmalıdır.

Yargıtay 11. HD, 14.06.2017, E.2015/14872, K.2017/3714: iş hayatı tecrübesi olmayan mirasçılar

Olay. Mirasbırakan ile davalı, bir kolektif şirket ile bir limited şirketin ortağı ve üç taşınmazın yarı yarıya malikidir. Ölümden sonra işleri davalı yürütmüş, 2007 tarihli protokolle şirket payları ve taşınmazlar paylaşılmış, mirasçılara 183.000 TL ödenmiştir. Mirasçılar şirket değerlerinin davalı tarafından kendine göre belirlendiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, Daire’nin önceki bozmasına uyarak mirasçıların iş hayatı tecrübesi bulunmadığını ve davalının bundan yararlandığını kabul etmiş, bedel farkına hükmetmiştir.

Sonuç. Daire davalının temyiz itirazlarını reddetmiş; hükmü, taşınmazlar yönünden de inceleme yapılması için davacılar yararına bozmuştur.

İlke. Gabin iddiası yalnız protokolle devredilen şirket paylarına değil, protokoldeki taşınmazlara da ilişkin olduğundan, taşınmazlar yönünden de objektif ve sübjektif unsurların bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır. Mülga kanun döneminde verilen bu kararda mahkeme sözleşmeyi iptal etmek yerine bedel farkına hükmetmiş, Daire bu sonuç türünü ayrıca tartışmamıştır.

Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK m.21

Yargıtay 1. HD, 21.06.2018, E.2018/2254, K.2018/11408: Adli Tıp raporu ve düşüncesizlik

Olay. Mirasbırakan aynı gün davalı şirketten bir bağımsız bölüm almış, karşılığında kendi üç bağımsız bölümünü devretmiş ve ertesi gün ölmüştür. Mirasçılar, takasın gabin nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüş; mahkeme oransızlık bulunduğunu ve mirasbırakanın o gün alkol aldığını kabul ederek davayı kabul etmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur; dava reddedilmelidir.

İlke. Adli Tıp Kurumu raporuna göre mirasbırakanın şuuru işlem günlerinde açıktı; düşüncesizlik iddiası doğrulanmamıştır. Daire bu veriler ve değer raporlarıyla birlikte, gabinin “objektif ve subjektif olmak üzere her iki unsurunun da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği” sonucuna varmıştır.

Kaynak: ikincil tam metin · TBK m.28. Kararda oransızlık hesabı ayrıca gösterilmemiştir.

Adana BAM 9. HD, 17.10.2022, E.2020/887, K.2022/1152: zor durum ticari defterlerle araştırılır

Olay. Davacının imalat dükkânında 2016’da yangın çıkmış; davacı mutabakatname ve ibraname imzalamış, sigortacı toplam 430.000 TL ödemiştir. Davacı, iflas noktasına geldiğini, zor durumu ve bilgisizliği nedeniyle açık oransızlık içeren belgeyi imzaladığını, gerçek zararının yaklaşık 808.750 TL olduğunu ileri sürerek bakiye tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama için gönderilmiştir.

İlke. Somut olayda zor durum esas itibarıyla ciddi bir mali sıkıntıdır. İbranamenin zor durumda imzalandığı iddiası somut delillerle araştırılmalı; yangından önceki yakın yıllara ait ticari defterler, kâr-zarar, özkaynaklar ve hasar tarihindeki borç-alacak durumu bilirkişiyle incelenmeli, davacının hasarı karşılayacak özkaynağının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28. Daire gabinin varlığına karar vermemiş, eksik inceleme nedeniyle kaldırmıştır.

İstanbul BAM 13. HD, 18.12.2025, E.2023/741, K.2025/2173: alacağı tahsil edememe korkusu zor durum değildir

Olay. Kömür temini sözleşmesinde davacının 1.204.096 TL alacağı bulunmakta iken davalı 300.000 TL ceza faturası düzenleyerek mahsup etmiş, davacı temsilcisi daha düşük bir tutar dışında alacak kalmadığını gösteren belgeyi imzalamıştır. Davacı, alacağı tahsil edememe korkusuyla imzaladığını ileri sürmüştür.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Alacağın tahsil edilememesi hâlinde zor duruma düşme korkusu basiretli tacir tarafından ileri sürülemez; davacının icra takibi veya dava yoluna başvurmasına engel yoktur. Bilirkişinin, alacak tahsil edilmezse zarar doğacağını tespit etmesi tek başına zor durum ve gabin şartlarının oluştuğunu göstermez. Belgeyi imzalayan şirket temsilcisinin beyanına tanık olarak itibar edilmemiştir.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

İstanbul BAM 15. HD, 23.10.2025, E.2021/3041, K.2025/1162: ekonomik açıdan kötü durumda olmak tek başına yetmez

Olay. Alt yüklenici davacı, konut projelerinde yaptığı işler için 2.050.000 TL’lik hakediş raporunu imzalamaya zorlandığını ileri sürmüştür. Bilirkişiye göre davacıya KDV dâhil 2.419.000,75 TL ödenmiştir.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Aşırı yararlanma irade bozuklukları arasında değil, sözleşmenin kurucu unsurlarıyla ilgilidir. Tacir olan davacı bakımından deneyimsizlikten söz edilemez; zor durumun davalılarca bilindiği ve davalıların kasıtlı hareket ettiği ispatlanmamıştır. Ekonomik açıdan kötü durumda bulunmak zorda kalmanın kabulü için yeterli değildir.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

Antalya BAM 11. HD, 09.03.2026, E.2022/3052, K.2026/260: yaş tek başına deneyimsizlik değildir

Olay. Yurt dışında yaşayan 74 yaşındaki davacı, okuma yazmasının çok az olduğunu, oğlunun ihracat evrakı bahanesiyle kendisini notere götürüp şirketteki yüzde 99 payını kendi üzerine aldığını ve bedelin ödenmediğini ileri sürmüştür. Noter sözleşmesinde bedelin nakden ve tamamen ödendiği yazılıdır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dava reddedilmiştir.

İlke. Davacı işlem tarihinde 74 yaşında ise de Adli Tıp raporuna göre fiil ehliyeti vardır; rapor ve sosyal durum araştırmasına göre okuma yazması da bulunmaktadır. Yirmi beş yıl boyunca şirketin yüzde 99 pay sahibi ve tek yetkilisi olan davacının deneyimsizliğinden ve zor durumundan söz edilemez. Sözleşmede bedelin ödendiği yazılı olduğundan aksi aynı nitelikte kesin delille ispatlanmalıdır; tanık dinlenemez.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28; ayrıca hile ve hata iddiası

Zayıflık hâllerine ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararları

KararOlaySonuç ve ilke
İstanbul BAM 14. HD, 18.02.2021, E.2019/729, K.2021/211Bankayla yapılan altın forward sözleşmelerinden doğan borcun yapılandırılması; tacir davacıİstinaflar esastan reddedildi. Tacir yönünden düşüncesizlik ve deneyimsizlik şartlarının oluşması mümkün değildir; yapılandırma anında zor durum ispatlanmamıştır; türev işlemlerin riskli doğası karşısında aşırı oransızlıktan söz edilemez.
Adana BAM 9. HD, 07.05.2025, E.2022/301, K.2025/882Tacir şirket ve ortağının banka kredisi ve yapılandırma sözleşmelerindeki faiz maddelerine itirazıİstinaf esastan reddedildi. Zor durum sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olmalıdır; yapılandırmalar davacının talebiyle yapılmıştır. Aynı daire bu dosyada daha önce, davacının “sırf tacir olduğundan bahisle” deneyimsizliğinin reddedilemeyeceğini belirterek ilk kararı kaldırmıştı (21.09.2018, E.2018/452, K.2018/617).

Sömürme Kastı: Karşı Taraf Bilerek Yararlandı mı?

Gabin için karşı tarafın zarar görenin zayıf durumunu bilmesi ve bundan yararlanması gerekir. Kararlarda bu unsur, çoğu zaman tarafların ilişkisi, pazarlık süreci ve işlemin yapılış biçiminden çıkarılır.

Yargıtay 1. HD, 09.05.2016, E.2016/4269, K.2016/5762: pazarlıkla artırılan bedel

Olay. Satıcı, değeri 25.000 TL olduğunu ileri sürdüğü taşınmazını yaşlılık, hastalık ve alıcıyla yaşadığı tartışmanın etkisiyle düşük bedelle sattığını ileri sürmüştür. Bedel satıcıya göre 2.000 TL, alıcıya göre 8.000 TL’dir. Bedel önce 5.000 TL olarak konuşulmuş, satıcının itirazı üzerine 8.000 TL’ye çıkmıştır. Mahkeme davayı gabin gerekçesiyle kabul etmiştir.

Sonuç. Daire hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.

İlke. Gerçek değer ile satış değeri arasında aşırı fark bulunduğu açıktır; ancak gabin için sübjektif unsur da gerçekleşmelidir. Bedel pazarlıkla artırılmış ve temlik iradi olarak yapılmışsa satıcının düşüncesizliğinden söz edilemez.

Kaynak: ikincil tam metin · Karar TBK m.28’i, mülga BK m.21’i parantez içinde anarak uygular.

Yargıtay 1. HD, 26.06.2018, E.2015/10859, K.2018/11504: vekil eliyle yapılan satış

Olay. Davacı, taşınmazlarını satması için eski eşini vekil tayin etmiş, taşınmaz vekil eliyle davalıya, ondan da davalının babasına satılmıştır. Davacı, eski eşinin ekonomik darboğaz içinde bir borca karşılık devir yaptığını ileri sürerek gabin ve muvazaaya dayanmıştır. Mahkeme ilk temliki gabin, ikincisini muvazaa nedeniyle iptal etmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur; dava reddedilmelidir.

İlke. Daireye göre vekil eliyle yapılan temliklerde gabinin sübjektif unsuru gerçekleşmez ve gabin iddiası dinlenemez. Kararda bu kural ayrıca gerekçelendirilmemiştir. Kanaatimizce vekilin yetkisini kötüye kullandığı durumlarda, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayanan yollar ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak: ikincil tam metin · Karar madde anmaz; temlik 10.04.2012 tarihli olduğundan olay mülga BK m.21 dönemine aittir.

Yargıtay 3. HD, 30.04.2019, E.2017/7635, K.2019/3933: yirmi yıllık düşük kira ve eksik inceleme

Olay. 1931 doğumlu kiraya veren, 2014’te yirmi yıl süreli, aylık 500 TL bedelli ve artış hükmü bulunmayan bir kira sözleşmesi yapmıştır. Deneyimsizliğinden yararlanıldığını ileri sürerek öncelikle TBK m.28’e, olmazsa TBK m.36’ya göre sözleşmenin sona erdirilmesini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, davacının deneyimsizliğini kabul etmekle birlikte sömürme kastı konusunda kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü davacı yararına bozmuştur.

İlke. Önce davacının deneyimsizliğini öğrendiği tarih tespit edilmeli ve davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı değerlendirilmelidir. Dava süresindeyse mahallinde keşif yapılarak taşınmazın getirebileceği gerçek kira bedeli belirlenmeli, taraf delilleri eksiksiz toplanmalıdır. Bozma eksik incelemeye dayanır; Daire sömürme kastı hakkında ayrıca bir değerlendirme yapmamıştır.

Kaynak: ikincil tam metin (tek yayın; künye yayın başlığından) · TBK m.28

İstanbul BAM 15. HD, 23.11.2021, E.2020/851, K.2021/2185: sübjektif unsur derinlemesine incelenmelidir

Olay. Alt yüklenici sözleşmesinde iş bedeli 18.500.000 TL’dir; davacı 9.932.000 TL alacağı kaldığını ileri sürerek takip ve dava açmıştır. Dava sırasında yapılan protokolle 1.900.000 TL karşılığında davadan ve takipten feragat kararlaştırılmıştır. Davacı protokolü işçi eylemleri ve borç baskısı altında imzaladığını ileri sürmüştür.

Sonuç. Karar oy çokluğuyla kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama için gönderilmiştir.

İlke. Yapılan iş, ödenen gerçek miktar ve bu alacak ile protokol bedeli arasında açık oransızlık bulunup bulunmadığı keşif ve uzman bilirkişi kuruluyla belirlenmelidir; “aşırı nispetsizlik yoktur” şeklindeki soyut gerekçe yetersizdir. Zor durum, düşüncesizlik, deneyimsizlik ve karşı tarafın bu durumu bilerek sömürme kastıyla hareket edip etmediği, sunulan bütün deliller incelenerek değerlendirilmelidir. Karşı oy, davalının zor durumdan haberdar olup kötü niyetle yararlandığına delil bulunmadığını belirtmiştir.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

Sömürme kastına ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararları

KararOlaySonuç ve ilke
Ankara BAM 31. HD, 23.02.2023, E.2022/391, K.2023/240Kanalizasyon işinde yüklenici, iş artışı için “hiçbir talebimiz olmayacak” yazısı vermiş; ertesi gün ödeme yapılmışİstinaflar esastan reddedildi. İrade sakatlığı ispatlanamadı; onanan ilk derece gerekçesine göre karşı tarafın zarar görenin özel durumunu bilip yararlanmak istediği ispatlanmamış ve zor durumun sona ermesinden itibaren bir yıl geçmiştir.
Ankara BAM 21. HD, 30.04.2025, E.2023/371, K.2025/453AVM’de işyeri alan davacının, kira gelirlerini yönetim şirketine bırakan katılım sözleşmesine karşı hile, olmazsa gabin iddiasıEsasa ilişkin istinaf reddedildi. Gabin için aşırı oransızlık yanında sömürme kastı gerekir; davalının davacının zor durumundan yararlandığı kanıtlanmamıştır. Dürüstlük kuralına aykırılık TBK m.27’de sayılan kesin hükümsüzlük sebeplerinden değildir.

Bir ve Beş Yıllık Süreler, Bildirim ve Kabul

Zarar gören hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir (TBK m.28/2). Hak, sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ya da sözleşmeye bağlı kalıp oransızlığın giderilmesini isteyerek kullanılır (TBK m.28/1). Kararlarda öne çıkan sorular, sürenin başlangıcı, kimin neyi ispat edeceği ve sürenin mahkemece kendiliğinden gözetilip gözetilmeyeceğidir.

Yargıtay 1. HD, 27.09.2018, E.2015/15852, K.2018/12928: davalı davayı kabul etmişse süre nedeniyle ret olmaz

Olay. Davacı, kızının maddi sıkıntıları nedeniyle araştırma yapmadan taşınmazdaki beşte bir payını gerçek değerinin çok altında sattığını ileri sürmüştür. Pay önce dava dışı bir kişiye, ondan da davalıya geçmiştir. Davalı vekili, vekâletnamedeki yetkiye dayanarak verdiği dilekçeyle davayı kabul etmiştir. Mahkeme bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur; davalının kabulüne değer verilmelidir.

İlke. Kabul, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalarda kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m.308/2, m.311). Dava kamu düzeniyle ilgili değilse ve davada taraf olmayan kişilerin haklarını etkilemeye yönelik bir istek içermiyorsa, davalının kabul beyanına değer verilmelidir; davalı davayı kabul etmişse mahkeme hak düşürücü süreyi kendiliğinden gözeterek davayı reddedemez. Kanaatimizce karar, hak düşürücü sürenin kural olarak mahkemece kendiliğinden gözetildiği varsayımından hareket eder ve bu kurala önemli bir sınır getirir.

Kaynak: ikincil tam metin · TBK m.28. Yayımlanan metinde devir tarihlerinden biri hatalı yazılmış görünmektedir.

Yargıtay 1. HD, 13.07.2009, E.2009/7205, K.2009/8314: hile davasında gabin de incelenmelidir

Olay. Davacı, dükkânını satmak için anlaştığını, ancak hile ve hata yoluyla taşınmazın tamamının davalı adına tescil edildiğini ileri sürmüş; dilekçesinde yaşlılığından ve bilgisizliğinden yararlanılarak düşük bedelle temlik sağlandığını da belirtmiştir. Mahkeme satışın rızaen yapıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur.

İlke. Hile iddiası kanıtlanamamıştır; ancak iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi gabine de dayanıldığını gösterir ve hâkim bu sebebi de incelemelidir. Gabin incelemesinde önce aşırı oransızlık araştırılır; objektif unsur ispatlanırsa kişilik, yaş, sağlık ve ekonomik güç incelenir. Karar mülga kanun döneminde bir yıllık sürenin sözleşme tarihinden işlediğini açıkça yazar.

Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK m.21

Yargıtay 1. HD, 25.06.2018, E.2015/13741, K.2018/11469: korkutma ile birlikte gabin, keşif ve satış tarihindeki değer

Olay. Davacı, kardeşinin borcu bahanesiyle şiddet ve ölüm tehdidi altında, ruhsal bunalımından yararlanılarak payını bedelsiz devrettiğini ileri sürmüştür. Davalı payı inşaat demiri karşılığında aldığını savunmuştur. Mahkeme iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur.

İlke. Korkutmada bir yıllık süre korkunun kalktığı tarihten başlar; iptal hakkı şekle bağlı değildir ve defi ya da dava yoluyla kullanılabilir. Mahallinde keşif yapılarak taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri belirlenmeli, satış bedeli ile arasında fark olup olmadığı tespit edilmeli; tanıklar dinlenmeli, savcılık ve icra dosyaları getirilmelidir.

Kaynak: ikincil tam metin · Olay 2009 tarihlidir; Daire TBK hükümlerini, mülga BK hükümlerini parantez içinde anarak uygulamıştır.

Süreye ilişkin diğer iki kararda, öğrenme tarihinin belirlenmesi ve ispat yükü öne çıkar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yirmi yıllık düşük kira sözleşmesine ilişkin kararında önce davacının deneyimsizliğini öğrendiği tarihin tespit edilmesini istemiştir (30.04.2019, E.2017/7635, K.2019/3933). Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ise sonradan kısıtlanan satıcı olayında, bir yıllık sürenin geçtiğini savunan alıcının, satıcının öğrenme tarihine ilişkin açıklamasının aksini ispatlayamadığını belirterek davayı süresinde saymıştır (14.11.2017, E.2014/21518, K.2017/6403). Kararlarda süre bazen eski kanunun formülüyle “sözleşme tarihinden itibaren bir yıl” olarak da yazılmaktadır; TBK m.28’e tabi sözleşmelerde ölçüt kanun metnidir.

İstanbul BAM 53. HD, 21.01.2026, E.2022/1289, K.2026/80: bir yıllık süre dava açma süresi değil, bildirim süresidir

Olay. Davacı, alçıpan ve boya işlerine ilişkin sözleşmelerde işin davalının kusuruyla uzadığını ileri sürerek fiyat farkı istemiş; cevaba cevap dilekçesinde sözleşmelerin hile ve gabinle imzalatıldığını bildirmiştir. İlk derece mahkemesi, protokol tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama için gönderilmiştir.

İlke. Gabin ve iradeyi sakatlayan sebepler için öngörülen bir yıllık süre dava açma süresi değil, sözleşmeyle bağlı olmama iradesinin karşı tarafa bildirilmesi süresidir. Mahkeme, davacının bu süre içinde ihtar veya ihbarda bulunup bulunmadığını ya da verdiğini geri isteyip istemediğini araştırmadan ve unsurları ayrı ayrı incelemeden salt süreden ret veremez.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

İstanbul BAM 53. HD, 25.02.2026, E.2024/903, K.2026/267: önce ikrah incelenir; süre zor durumun bittiği andan işler

Olay. Yüklenici, iş sahibi şirketle yaptığı güçlendirme ve tadilat sözleşmesinde, ekonomik olarak zor durumdayken “ödemeler uzun yıllar alır” baskısıyla hakedişleri ve mutabakatı ihtirazi kayıt koymadan imzaladığını ileri sürmüştür. Aynı daire daha önce ikrah iddiasının araştırılmadığı gerekçesiyle ilk kararı kaldırmıştır (21.02.2023, E.2022/254, K.2023/167). Yeniden yargılamada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Son hakediş 24.11.2011 tarihlidir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiştir.

İlke. Sözleşme tarihinde yürürlükte olan mülga BK m.21 ve ikraha ilişkin hükümler uygulanır. İkrah ve gabin aynı davada ileri sürülebilir; ancak önce ikrah iddiası incelenmelidir. Mahkeme, kendiliğinden dikkate alınması gereken hak düşürücü süreyi incelememiştir: zor durum ve korku son hakedişin imzalanmasıyla sona ermiş sayılmalı ve sözleşmeyle bağlı olmama bu tarihten itibaren bir yıl içinde karşı tarafa bildirilmelidir. Davacı davadan önce bildirim yaptığını ispatlayamamıştır.

Kaynak: UYAP Emsal · Mülga BK m.21. Kararda eski kanunun “müddet akdin inikadından itibaren cereyan eder” hükmü aktarılmış, ancak süre zor durumun sona erdiği tarihten başlatılmıştır; bu farklılık kararda açıklanmamıştır.

İstanbul BAM 12. HD, 26.12.2024, E.2024/1980, K.2024/1912: sulhteki ödemeler yapılınca süre başlar

Olay. Hisse devrinden doğan uyuşmazlıkların çözüldüğü sulhe karşı gabin iddiasıyla açılan ve aşağıda özel sözleşmeler bölümünde anılan davada, aynı dairenin 18.01.2024 tarihli kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesi ödemelerin ve tapu devirlerinin tarihlerini araştırmış, davayı yeniden süreden reddetmiştir. Sulh gereği davacıya tapu devirleri ve toplam 3.345.000 TL ödeme yapılmıştır.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Sulh gereği ödemeler yapılmışsa ekonomik zorluğun ortadan kalktığı kabul edilmeli ve hak düşürücü süre ödeme tarihlerinden başlatılmalıdır. Ödemeler 2017’de tamamlanmış ve tapu devirleri yapılmıştır; davacı gabini bu tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürmemiştir.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28. Bu kararda aynı dairenin önceki kararı “2024/197 K.” olarak anılmaktadır; önceki kararın kendi metnindeki karar numarası 2024/127’dir.

Sürelere ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararları

KararOlaySonuç ve ilke
İstanbul BAM 44. HD, 28.12.2023, E.2020/2258, K.2023/1721Yazar, 2012’de kitaplarının mali haklarını 99 yıllığına toplam 60.000 TL karşılığında yayıncıya devretmiş; iptal ihtarnamesi 2,5 yıl sonra gönderilmişDava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildi. Sözleşme TBK’nın yürürlüğünden önce kurulduğundan 6101 sayılı Kanun m.5 uyarınca mülga BK m.21 uygulanır ve süre sözleşme tarihinden işler. Hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden ve öncelikle gözetilir.
İstanbul BAM 45. HD, 08.11.2023, E.2023/1860, K.2023/16002011’deki fabrika yangınından sonra imzalanan ibranameler; dava 2013’te açılmışDava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildi. Mülga BK m.21 uygulanır; talep, ibranamelerin düzenlenmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
Sakarya BAM 7. HD, 13.01.2026, E.2024/1539, K.2026/37İcra takibinden sonra borca karşılık vefa hakkıyla bankaya devredilen taşınmaz; değer farkı davası yaklaşık beş yıl sonra açılmışDava reddedildi. Bir yıllık süre hak düşürücüdür ve kendiliğinden gözetilir; protokolün tarafı olan davacı tüm şartları protokol tarihinden itibaren bilmektedir. Borç muaccel olduktan sonra ayrı protokolle yapılan devir TMK m.873’e aykırı bulunmadı.

Sonuçlar: İade, İndirim ve Oransızlığın Giderilmesi

TBK m.28/1 zarar görene iki seçenek verir: sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini istemek ya da sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini istemek. Mülga BK m.21 yalnız ilk seçeneği açıkça düzenliyordu; ancak aşağıdaki kararlar, eski kanun döneminde de mahkemelerin bazı olaylarda edimi indirerek ya da bedel farkına hükmederek sonuca ulaştığını gösterir.

Yargıtay 3. HD, 17.01.2024, E.2023/2144, K.2024/243: aşırı komisyon ve faiz normal orana indirilir

Olay. Bir taşınmaz aracısı ile malikler arasında 2008’de komisyon taahhüt sözleşmesi yapılmış; dönüm başına komisyon ve aylık yüzde on temerrüt faizi kararlaştırılmıştır. Aracı itirazın iptalini istemiş, malikler sözleşmeyi zor durumda imzaladıklarını savunmuştur. Dosya iki kez bozulmuş; ikinci bozmada gabinin iki unsurunun bilirkişi kuruluyla incelenmesi istenmiştir. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gabini kabul ederek komisyonu 152.800 TL’den 84.934,80 TL’ye indirmiş, faizi yasal faizin iki katıyla sınırlamıştır.

Sonuç. Daire, inkâr tazminatı yönünden hükmü düzelterek onamıştır.

İlke. İlk derece mahkemesi, tapu kayıtlarındaki ipotek ve hacizler ile banka cevaplarına dayanarak maliklerin sözleşme tarihinde zor durumda olduğunu; komisyonun yüzde üçlük tarife sınırına göre hesaplanan tutarın yaklaşık 1,8 katı olduğunu ve yıllık yüzde 120 faizin aşırı oransız bulunduğunu kabul etmiştir. Daire, bozmaya uygun inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle davacının temyiz itirazlarını reddetmiş; gabin nedeniyle aşırı oranların kısmen iptal edilerek ücretin normal orana indirildiğini, bu nedenle alacağın likit sayılamayacağını ve inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.

Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK m.21

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan 14.06.2017 tarihli kararında da mahkeme, ortaklığın paylaşılması protokolünü iptal etmek yerine mirasçılar lehine bedel farkına hükmetmiş; Daire davalının bütün temyiz itirazlarını reddetmiştir (E.2015/14872, K.2017/3714). Bugün TBK m.28/1 bu seçeneği açıkça düzenlemektedir.

İstanbul BAM 13. HD, 08.06.2023, E.2023/157, K.2023/1000: iki seçenek birlikte istenemez; gabin cevapta da ileri sürülebilir

Olay. Davacı, senetlere ve icra dosyalarına ilişkin bir protokolün gabin nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve aynı zamanda edimler arasındaki eşitsizliğin giderilmesini istemiştir. Davalı daha önce protokole dayanarak menfi tespit davası açmış, davacı orada da cevap dilekçesiyle gabin iddiasında bulunmuştur.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş; hukuki yarar yokluğundan verilen ret kararı yerinde bulunmuştur.

İlke. Gabin nedeniyle sözleşmenin geçersizliği dava yoluyla ileri sürülebileceği gibi açılmış bir davada cevap olarak da ileri sürülebilir. TBK m.28’e göre sözleşmenin geçersizliği ile edimler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi birlikte istenemez. Başka bir davada zaten ileri sürülmüş olan geçersizlik iddiası için yeniden dava açmakta hukuki yarar yoktur.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

Sakarya BAM 7. HD, 27.09.2021, E.2020/1927, K.2021/1536: fark bedeli bilirkişiyle belirlenecekse dava değeri baştan kesin gösterilemez

Olay. Davacı şirket, özel eğitim kurumu olarak kullanılan bina ve arsasını demirbaşlarıyla birlikte 18.000.000 TL artı KDV’ye satmış; mali sıkıntısından yararlanıldığını ileri sürerek oransızlığın giderilmesi için şimdilik 1.000 TL istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gerekçesiyle usulden reddetmiştir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dosya mahkemesine gönderilmiştir.

İlke. Bina, arsa ve demirbaşın değeri ile fark bedeli ancak bilirkişi incelemesiyle belirlenebileceğinden dava değeri davacı tarafından tam ve kesin olarak belirlenemez; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı kabulü yanlıştır. Aynı uyuşmazlıkta esas hakkında verilen ve aşağıda şirket payı ve ticari işlemler bölümünde anılan 19.11.2025 tarihli kararla davanın reddi onanmıştır.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28. Not: Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün açılacak davalarda kısmi dava ve HMK m.109/4’teki, talebin tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılması imkânı değerlendirilmelidir; görülmekte olan davalar bakımından geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Sonuçlara ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararları

KararOlaySonuç ve ilke
Sakarya BAM 7. HD, 04.12.2023, E.2023/867, K.2023/1997İpoteğin paraya çevrilmesi takibi üzerine taşınmazın alacağa mahsuben bankaya devri; gabin ve TMK m.873 iddiasıKaldırma. Mahkeme yalnız TMK m.873 yönünden değerlendirme yapıp gabini araştırmamıştır. Önce aşırı oransızlık incelenmeli, taşınmazın protokol ve devir tarihlerindeki değeri somut verilere dayanarak belirlenmelidir.

İspat: Tapudaki Bedel, Yazılı Delil ve Tanık

Aşırı yararlanma iddiası her türlü delille, tanıkla da ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç). Buna karşılık davalı, tapuda gösterilenden daha yüksek bir bedel ödediğini ileri sürüyorsa, bu ödeme senetle ispat kuralına tabidir (HMK m.200). Kararlarda bu iki kural birlikte uygulanır. Tapuda gerçek bedelden düşük bir bedel gösterilmesinin diğer sonuçları için bedelde muvazaa yazımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay 1. HD, 25.06.2018, E.2015/13939, K.2018/11460: tapudakinden yüksek ödeme yazılı delille ispatlanır

Olay. Davacı, eşinin borcuna karşılık ve teminat olarak taşınmazını satış yoluyla davalıya devretmiştir. Resmî senette bedel 14.000 TL gösterilmiştir; gerçek değer 200.000 TL’dir. Davacıya göre borç ödendiği hâlde taşınmaz iade edilmemiştir (teminat amaçlı devirlerin genel çerçevesi için borcum için tapumu alacaklıya verdim yazımıza bakabilirsiniz). Davacı deneyimsizlik ve zor duruma dayanmış, davalı 200.000 TL ödediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, satış bedelinin harçtan kaçınmak için düşük yazılmasının yaygın olduğunu ve gabinin ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire hükmü bozmuştur; dava kabul edilmelidir.

İlke. Akitteki bedel ile gerçek değer karşılaştırılır. Davalının daha yüksek bedel ödediği savunması tanıkla ispat sınırını aşar ve yazılı belgeyle kanıtlanamamıştır. Bir yıllık süre, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği ya da zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlar; iddia her türlü delille kanıtlanabilir. Daire, ilk derece mahkemesinin “tapuda düşük bedel yazılması yaygındır” gerekçesini benimsememiştir.

Kaynak: ikincil tam metin (iki ayrı yayında aynı metin) · Karar TBK m.28’i, mülga BK m.21’i parantez içinde anarak uygular.

Yargıtay HGK, 25.10.2023, E.2021/1-482, K.2023/992: taksitle elden ödeme savunması

Olay. 86 ve 87 yaşındaki iki kardeş, iki bağımsız bölümdeki paylarının çıplak mülkiyetini, intifa hakkını saklı tutarak davalıya devretmiştir. Resmî senette bedel toplam 60.000 TL gösterilmiştir. Davacı, tapuda “eksik imza var” denilerek kandırıldığını ileri sürmüş ve gabin, hata ve hileye dayanmıştır. Davalı 430.000 TL’yi altı ay içinde taksitlerle ve elden ödediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi önce harç eksikliği, sonra esas yönünden iki kez bozmuş, mahkeme direnmiştir.

Sonuç. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır; sonuç hile gerekçesine dayanır.

İlke. Aldatma, resmî senede karşı da tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir. Bedelin altı ay içinde, tapu devrinden önce başlayan taksitlerle ve elden ödendiği savunması hayatın olağan akışına uygun bulunmamış, ödeme ispatlanamamıştır. Gabin bu kararda belirleyici değildir; ancak tapuda gösterilen düşük bedel ile ödendiği ileri sürülen yüksek bedel arasındaki ispat sorunu bakımından yol göstericidir.

Kaynak: ikincil tam metin · Devir 2010 tarihlidir.

Yargıtay 3. HD, 25.09.2017, E.2017/4463, K.2017/12611: aşırı yararlanma her türlü delille ispatlanır

Olay. 62 yaşındaki kiraya veren, sekiz yıl süreli kira sözleşmesinde sözlü olarak aylık 14.000 TL kararlaştırıldığını, sözleşmeye ise “yıllık 14.000 TL” yazıldığını sonradan fark ettiğini ileri sürmüş; gabin, hile ve aldatmaya dayanmıştır. Sulh hukuk mahkemesi davayı reddetmiştir.

Sonuç. Daire, gabin ve hile yönünden hükmü davacı yararına bozmuştur.

İlke. Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları her türlü delille ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç). Davacının bu iddialara ilişkin bütün delilleri toplanmalı, tanıkları dinlenmeli ve gerekirse keşif yapılmalıdır.

Kaynak: ikincil tam metin · TBK m.28

İstanbul BAM 17. HD, 02.01.2025, E.2021/1290, K.2025/23: resmî senetteki bedelin aksi yazılı delille ispatlanır

Olay. Davacı, kooperatif yöneticisinin yanıltmasıyla taşınmazdaki payını kooperatife devrettiğini, tapudaki imzanın kendisine ait olmadığını, hile ve gabin bulunduğunu ve kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Resmî senette payın 18.000 TL’ye satıldığı ve bedelin nakden ve tamamen alındığı yazılıdır.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. İki Adli Tıp raporuna göre resmî senetteki imza kuvvetle muhtemel davacıya aittir. Davacı önceden imzaladığı bir protokolle payını kendi isteğiyle satmak istediğini bildirmiştir; resmî senedin aksi aynı güçte yazılı delille ispatlanamamıştır. Davacı satıştan sonra kooperatif üyesi olmuş ve kendisine daire tahsis edilmiştir; edimler arasında oransızlık yoktur.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

İstanbul BAM 53. HD, 21.12.2023, E.2022/574, K.2023/1287: objektif unsur yoksa sübjektif unsur araştırılmaz

Olay. Veri merkezi projesinde iş sahibi davacı şirket, müellifin yapı kullanma izni belgelerini imzalamayacağını söylemesi üzerine zor durumda kaldığını, sulh protokolünü imzalamak zorunda kalarak 944.000 TL ödediğini ileri sürmüş ve ödemenin iadesini istemiştir.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Gabin için objektif ve sübjektif unsurlar birlikte bulunmalıdır; ispat yükü zarar gördüğünü iddia edendedir ve objektif unsur gerçekleşmemişse sübjektif unsurun araştırılmasına gerek yoktur. İleri sürülen sebepler ticari hayatın olağan akışında karşılaşılabilecek durumlardır ve tacir olan davacı bunları öngörmelidir. Daire, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin bu yöndeki kararlarına atıf yapmıştır.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28 ve m.37-39

İspata ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararı

KararOlaySonuç ve ilke
İzmir BAM 17. HD, 05.12.2023, E.2020/733, K.2023/2251Hizmet bedeli için başlatılan takipte davalı inşaat şirketi, gabin savunmasıyla 250.000 TL “fiyat farkı” faturası düzenlemişİstinaf esastan reddedildi. Bilirkişiye göre sözleşme bedeli olay tarihindeki piyasa rayiçleriyle uyumludur; tacir davalı basiretli davranmalıdır. Gabini savunma olarak ileri süren davalı bunu ispatlayamamıştır. (Kararın UYAP kaydında künye E.2020/739, K.2023/2271, 06.12.2023 olarak görünmektedir.)

Şirket Payı Devri ve Ticari İşlemler

Şirket payı devirlerinde bölge adliye mahkemeleri, oransızlığı çoğu zaman bilirkişi heyetinin devir tarihine göre yaptığı değerlemeyle tespit etmekte; davaları ise daha çok sübjektif unsurun ispatlanamaması nedeniyle reddetmektedir. Konunun ayrıntısı için ticari işlemlerde gabin ve gabin davasında açık oransızlık yazılarımıza bakabilirsiniz.

İstanbul BAM 13. HD, 17.10.2024, E.2023/811, K.2024/1623: oransızlık var, zayıflık yok

Olay. Anonim şirketin üç eşit ortağından biri, tutukluyken üçte bir payını diğer iki ortağa toplam 12.000.000 TL’ye devretmiştir. Sözleşmeleri vekili olan oğlu imzalamıştır. Davacı sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini istemiştir. Mahkeme bilirkişi heyetinden payın devir tarihindeki rayiç değerini istemiş; rapora göre üçte bir payın değeri 17.520.176,10 TL’dir.

Sonuç. İlk derece kararı gerekçe yönünden kaldırılmış; dava gerçek kişi davalılar yönünden esastan, şirket yönünden husumetten reddedilmiştir.

İlke. Açık oransızlık sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa koşullarına göre belirlenir; Daire, bedeller arasındaki “%50’ye yakın” oranı açık oransızlık için yeterli saymıştır. Ancak sübjektif unsur gerçekleşmemiştir: davacı yirmi beş yıllık kurucu ortaktır, sözleşme avukat da katılarak müzakere edilmiş ve bedel ihtirazi kayıt konulmadan alınmıştır. Daire, vekil aracılığıyla yapılan devirde gabine hiç dayanılamayacağı yönündeki ilk derece gerekçesini ise isabetsiz bulmuştur.

Kaynak: UYAP Emsal (kesinleşti) · TBK m.28. Not: kararın “%46” ve “%50’ye yakın” ifadeleri ödenen bedele göre yapılmış bir hesaba dayanır; fark, payın değerine göre yaklaşık yüzde 31,5’tir. Vekil eliyle yapılan devir konusunda Yargıtay 1. HD’nin taşınmaz satışına ilişkin 2015/10859 E., 2018/11504 K. sayılı kararı ile karşılaştırınız.

Sakarya BAM 7. HD, 10.10.2025, E.2024/611, K.2025/1674: genel müdürlük yapmış ortağın deneyimsizliği

Olay. Limited şirkette uzun yıllar çalışmış ve yüzde beş pay sahibi olmuş bir ortak, kurucunun ölümünden sonra payını mirasçılara devretmiştir. Noterde 2.200.000 TL gösterilmiş, sonradan 1.000.000 TL daha ödenmiştir. Bilirkişi heyetine göre payın satış tarihindeki değeri 5.751.961,96 TL’dir.

Sonuç. Tarafların istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, davanın reddi onanmıştır.

İlke. Hâkim, edimin sözleşmenin yapıldığı andaki objektif değerini esas almak zorundadır. Daire edimler arasında aşırı oransızlık bulunduğunu kabul etmiş, ancak sübjektif unsuru bulmamıştır: davacı genel müdürlük yapmış, şirketi vekaleten temsil etmiş ve genel kurullarda bilançoları görmüştür. Uzun tanışıklık ve güven, deneyimsizlik veya düşüncesizlik sayılmamıştır. Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/6-906 E., 2025/361 K. sayılı kararına atıf yapar.

Kaynak: UYAP Emsal (kesinleşmedi) · TBK m.28. Fark, payın değerine göre yaklaşık yüzde 44’tür.

Sakarya BAM 7. HD, 19.11.2025, E.2024/977, K.2025/1964: tacirler arasında salt bedel farkı yetmez

Olay. İki tacir arasında, özel okul olarak kullanılan taşınmaz demirbaşlarıyla birlikte 18.000.000 TL artı KDV bedelle satılmıştır. Satıcı mali sıkıntısından yararlanıldığını ileri sürerek farkı istemiştir. İlk bilirkişi raporu indirim oranını yüzde 25,6, sonraki heyet raporu yüzde 40,9 olarak hesaplamış; heyet, ilk raporda maliyetin satış fiyatı gibi değerlendirilmesini uygun bulmamıştır.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davanın reddi onanmıştır.

İlke. Oransızlık sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa koşullarına göre belirlenir. Taraflar tacir olduğundan, pazarlık yapıldığından ve sömürme kastı ispatlanamadığından salt bedel farkı tek başına gabin sayılmamıştır. Daire, oransal bir fark bulunduğunu belirtmekle birlikte objektif ve sübjektif unsurun varlığından söz edilemeyeceği sonucuna varmıştır.

Kaynak: UYAP Emsal (kesinleşmedi) · TBK m.28. Kararda heyet raporundaki değerin dava tarihine mi satış tarihine mi ilişkin olduğu konusunda ifade farkı bulunmaktadır.

Ankara BAM 21. HD, 16.09.2026, E.2024/906, K.2026/1141: değer, devir tarihindeki mamelek üzerinden bulunur

Olay. Üç eşit ortaklı limited şirketten ayrılan ortak, ayrılma protokolü ve pay devriyle aldığının gerçek değerin çok altında kaldığını ileri sürmüştür. Aynı daire daha önce, ilk derece mahkemesinin yalnız sübjektif unsuru tanıkla araştırıp objektif unsuru hiç incelemediği gerekçesiyle ilk hükmü kaldırmış ve payın devir tarihindeki değerinin uzman bilirkişi heyetince belirlenmesini istemiştir. Yeniden yapılan incelemede yüzde 33 payın değeri 1.724.891,91 TL, davacının tahsil ettiği tutar 1.012.251,61 TL bulunmuştur.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Oransızlık yalnız devir tarihindeki mamelek üzerinden değerlendirilebilir; devirden önce şirket taşınmazlarının düşük bedelle satıldığı iddiası değerlemeye katılmaz, ayrı bir sorumluluk davasının konusudur. Mahkeme önce objektif unsuru incelemelidir.

Kaynak: UYAP Emsal (kesinleşmedi) · TBK m.28. Daire objektif unsurun da bulunmadığını belirtmiş, ancak oranı ayrıca tartışmamıştır; fark payın değerine göre yaklaşık yüzde 41’dir.

Şirket payına ilişkin diğer kararlar

KararOlaySonuç ve ilke
İstanbul BAM 43. HD, 29.04.2021, E.2020/311, K.2021/556Aile şirketindeki yaklaşık yüzde 11 payın kardeşlerle birlikte devri; şirketin borca batık olduğu söylenerek aldatma iddiası, istinafta gabinİstinaf esastan reddedildi. Davacıyı devre sevk eden zor durum ne açıklanmış ne ispatlanmış; onanan ilk derece gerekçesine göre aynı sektörde tacir olan davacı şirketin değerini bilecek durumdadır.
İstanbul BAM 43. HD, 01.06.2023, E.2020/1388, K.2023/581Limited şirket payının noter sözleşmesiyle kuzene devri; sözleşmede bedelin nakden alındığı yazılı; bedelin ödenmediği iddiasıİstinaf esastan reddedildi. Noter senedindeki “bedeli aldım” beyanının aksi kesin delille ispatlanmalı; bir yıl içinde bildirim yapılmadığından sözleşme onanmış sayıldı (TBK m.39); olayda aşırı yararlanma hükümleri uygulanmadı.
Yargıtay 11. HD, 14.06.2017, E.2015/14872, K.2017/3714Ortaklığın paylaşılması protokolü; iş hayatı tecrübesi olmayan mirasçılarBedel farkına hükmedilmesine yönelik davalı itirazları reddedildi; taşınmazlar yönünden de inceleme için bozma (mülga BK m.21).

Pay devrine ilişkin diğer bölge adliye mahkemesi kararı

KararOlaySonuç ve ilke
Bursa BAM 5. HD, 19.04.2021, E.2019/597, K.2021/484Kardeşler arasında yüzde 25 payın 25.000 TL’ye devri; ilk derece mahkemesi payların devir tarihindeki değerini 251.373,33 TL bulup davacının kolay yanılgıya düşen kişilik yapısı nedeniyle davayı kabul etmişKaldırma. Raporun bir yandan fiil ehliyetinin bulunduğunu, öte yandan kolay yanılgıya düşülebileceğini söylemesi hüküm kurmaya yeterli değildir; Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmalıdır. Daire gabinin esası hakkında değerlendirme yapmamıştır.

Kira, İbra, Sulh, Ücret ve Aracılık Sözleşmeleri

Gabin yalnız satışlarda değil, karşılıklı edim içeren her sözleşmede ileri sürülebilir. Kararlarda kira bedeli, ibraname, sulh, avukatlık ücreti ve aracılık komisyonu öne çıkar.

İstanbul BAM 12. HD, 18.01.2024, E.2023/2497, K.2024/127: sulhe karşı gabin ve sürenin başlangıcı

Olay. Anonim şirket hisse devrinden doğan bir uyuşmazlık sulh sözleşmesiyle çözülmüş ve sulh kapsamında davacıya taşınmazlar devredilmiştir. Davacı, ekonomik zor durumunun sömürüldüğünü ve sulhte aşırı yararlanma bulunduğunu ileri sürerek bono bedelinin tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, bir davalı yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan, diğeri yönünden bir yıllık hak düşürücü süreden davayı reddetmiştir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dosya mahkemesine gönderilmiştir.

İlke. Zor durumdan yararlanılan hâllerde bir yıllık süre zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlar; sulh gereği yapılan ödemelerin ve tapu devirlerinin tarihleri araştırılmadan hak düşürücü süreden ret kararı verilemez. Arabuluculuk son tutanağı, başvurunun dava günü yapıldığı ve tutanağın cevap ile ön incelemeden önce sunulduğu bu olayda HMK m.115/3 uygulanarak dikkate alınmıştır.

Kaynak: UYAP Emsal (kesinleşti) · TBK m.28

Yargıtay 3. HD, 26.03.2024, E.2023/4603, K.2024/1220: avukatlık ücreti, gabin yerine kesin hükümsüzlük

Olay. 2013 tarihli sözleşmeye göre avukat, bir ticaret mahkemesi kararının Yargıtay’da bozulması için hizmet verecek, bozma hâlinde 4.000.000 ABD Doları ve KDV alacaktı. Karar bozulmuş, avukat ücreti dava etmiştir. Müvekkil zor durum, bilgisizlik ve aşırı oransızlık iddiasında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi aşırı yararlanma şartlarının bulunmadığını belirterek istinafı reddetmiştir.

Sonuç. Daire bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını bozmuştur.

İlke. Avukatlık sözleşmesinin konusu ancak hukuki yardım olabilir. Ücreti yalnız kararın bozulması sonucuna bağlayan ve hukuki yardımın kapsamını belirtmeyen sözleşme TBK m.26-27 uyarınca hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırıdır; kesin hükümsüz sözleşme ifa veya onama ile geçerlilik kazanmaz. Daire bu sonuca vardığı için TBK m.28’i ayrıca incelememiştir.

Kaynak: ikincil tam metin (tek yayın)

Kira ilişkisinde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan iki kararı yol göstericidir: yirmi yıl süreli, aylık 500 TL bedelli ve artış hükmü bulunmayan kira sözleşmesinde öğrenme tarihi tespit edilmeli, gerçek kira bedeli keşifle belirlenmelidir (E.2017/7635, K.2019/3933); kira bedelinin “aylık” yerine “yıllık” yazıldığı iddiasında ise gabin ve hile iddiaları her türlü delille ispatlanabilir (E.2017/4463, K.2017/12611). Aracılık komisyonunda aşırı oranların normal orana indirildiği karar ise sonuçlar bölümünde yer almaktadır.

İzmir BAM 11. HD, 27.04.2026, E.2023/1953, K.2026/704: avukat yardımıyla yapılan arabuluculuk anlaşması

Olay. Trafik kazasında yaralanan davacı, vekili aracılığıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısıyla arabuluculukta anlaşmış ve 133.400 TL almıştır. Sonradan başka bir davada yüzde 32 sürekli iş göremezlik saptanınca, tazminatın çok daha yüksek olduğunu ileri sürerek anlaşmanın aşırı yararlanma nedeniyle iptalini istemiştir.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. Arabuluculukta anlaşılan konularda dava açılamaz; bu olumsuz dava şartı kendiliğinden gözetilir. Hata, hile veya ikraha dayanmayan ve avukat yardımıyla, yeniden dava açamayacağını bilerek uzlaşan davacı gabin nedeniyle de iptal isteyemez. Ayrıca ödeme tarihinden itibaren KTK m.111/2’deki iki yıllık süre geçmiştir.

Kaynak: UYAP Emsal · Daire, Yargıtay 4. HD’nin 10.05.2023 tarihli, 2022/17185 E., 2023/6227 K. sayılı kararına atıf yapmıştır.

Ankara BAM 35. HD, 15.09.2026, E.2025/1163, K.2026/1237: trafik sigortası ibranamesinde KTK m.111 ile TBK m.28 farkı

Olay. Davacının aracı başka bir aracın tam kusuruyla pert olmuş; ibranamede araç değeri 270.000 TL, sovtaj 180.000 TL kabul edilerek 90.000 TL ödenmiştir. Davacı, zor durumu ve araca ihtiyacı nedeniyle düşük bedeli kabul etmek zorunda kaldığını ileri sürmüştür.

Sonuç. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

İlke. KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin açıkça yetersiz veya fahiş anlaşmaların iki yıl içinde iptalini öngörür. Bu hüküm (ayrıntısı sigorta ibranamesine rağmen bakiye tazminat yazımızda) TBK m.28’deki zor durum, düşüncesizlik veya deneyimsizlikten yararlanma gibi sübjektif unsurları aramaz; yalnız açık yetersizlik veya fahişlik yeterlidir. Somut olayda ödeme dönem şartlarına uygundur ve açık oransızlık yoktur.

Kaynak: UYAP Emsal · Kararın gerekçesinde araç değeri bir yerde 280.000 TL olarak geçmektedir.

Sigorta ibranamelerinde kararlar iki yönde ilerler: ilk derece mahkemesi ibranameye dayanıp oransızlığı ve zor durumu hiç araştırmamışsa karar kaldırılır; rayiç değer bilirkişiyle, zor durum gerektiğinde ticari defterlerle incelenmelidir (Adana BAM 9. HD, E.2020/887, K.2022/1152; Ankara BAM 21. HD, E.2023/1667, K.2025/1607). Mülga BK m.21’e tabi ibranamelerde ibranameden itibaren bir yıl geçmişse veya ödeme rayiç değere yakınsa dava reddedilir (İstanbul BAM 45. HD, E.2023/1860, K.2023/1600; Ankara BAM 21. HD, E.2024/896, K.2025/1877). Hakediş mutabakatlarında ve dava sırasında yapılan sulh protokollerinde de benzer bir ayrım görülür: mahkemelerin soyut gerekçeyle yetinmeyip oransızlığı keşif ve bilirkişiyle incelemesi istenmekte (İstanbul BAM 15. HD, E.2020/851, K.2021/2185), ancak tacirin ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı belgeler kolay kolay geri alınamamaktadır. Bu belgelere karşı gabin iddiasının belge türüne göre ayrıntısı sulh, ibra ve arabuluculuk anlaşmasına karşı gabin yazımızdadır.

Gabin ile Korkutma, Aldatma, Ehliyetsizlik ve Kesin Hükümsüzlük

Gabin davaları çoğu zaman yanılma, aldatma ve korkutma gibi başka hukuki sebeplerle birlikte açılır. Kararlar, mahkemenin bu sebepleri hangi sırayla inceleyeceğini ve birinin reddinin diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmadığını gösterir. Hukuki nitelendirme hâkime aittir; davacı TBK m.28’i açıkça anmasa da ileri sürdüğü vakıalar gabine dayanıyorsa mahkeme bunu incelemelidir (Ankara BAM 21. HD, E.2024/896, K.2025/1877).

Sakarya BAM 1. HD, 11.09.2025, E.2024/2863, K.2025/1272: ehliyetsizlik kabul edilmeyince gabin incelenmelidir

Olay. Konkordato sürecindeki davacı şirketin fabrika binalarının bulunduğu altı taşınmaz ekipmanlarla birlikte davalıya satılmıştır. Adli Tıp Kurumu, satışları yapan şirket temsilcisinin işlem tarihlerinde demans nedeniyle fiil ehliyetinin bulunmadığını bildirmiştir. Davacı gabin ve ehliyetsizliğe dayanmış; ilk derece mahkemesi ehliyetsizlik nedeniyle davayı kabul etmiş, gabini incelememiştir.

Sonuç. Karar kaldırılmış ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

İlke. Satışlar, genel kurulun rayiç bedelin altında olmamak üzere satış yetkisi veren kararı, yönetim kurulu kararı ve Rekabet Kurulu izniyle yapılmıştır; şirketin kendi kararlarıyla yapılan işlemi temsilcinin ehliyetsizliğine dayanarak geçersiz saymak dürüstlük kuralına aykırıdır (TMK m.2). Gabin iddiası ise hiç incelenmemiştir: önce açık oransızlık, ispatlanırsa kişilik, yaş, sağlık ve ekonomik güç gibi sübjektif yönler araştırılmalıdır.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.28

İstanbul BAM 44. HD, 28.03.2024, E.2023/1768, K.2024/631 ve 30.04.2025, E.2025/321, K.2025/665: haciz baskısı gabin değil, korkutmadır

Olay. Başkalarının borcu için yapılan takipte, davacının tavuk eti depoladığı soğuk hava deposunda haciz yapılmıştır. Davacı, yaklaşık 100 ton ürünün bozulma riski karşısında alacaklının istediği miktarı ödemeyi ve dava haklarından feragati içeren protokolü imzalamak zorunda kaldığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi gabin iddiasını reddetmiştir.

Sonuç. Daire ilk kararı kaldırmış; yeniden yargılamada verilen ve korkutma nedeniyle ödenen 65.000 TL’nin iadesine hükmeden kararı onamıştır.

İlke. Uyuşmazlık konusu protokol, gabinin uygulanabileceği karşılıklı edimli bir sözleşme niteliğinde değildir; ancak anlatılan vakıalar cebri icra tehdidi altında irade serbestisinin bulunup bulunmadığının korkutma (TBK m.37) yönünden değerlendirilmesini gerektirir. Deponun motorlarının sökülmesi korkusuyla yapılan protokol geçersiz sayılmıştır.

Kaynak: UYAP Emsal · TBK m.37. Kabul gabine değil korkutmaya dayanır.

Aynı çizgide İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesi, ikrah ve gabinin aynı davada ileri sürülebileceğini, ancak önce ikrahın incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (E.2024/903, K.2026/267). Yargıtay 1. Hukuk Dairesi de hile iddiası ispatlanamayan bir davada, iddianın içeriği gabine de dayanıldığını gösterdiği için gabinin incelenmesini istemiştir (E.2009/7205, K.2009/8314). Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi’nin iki kararında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne atıfla, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı sayılıp bir yıllık süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebileceği yazılmıştır (03.03.2022, E.2020/488, K.2022/260; 11.12.2025, E.2023/1667, K.2025/1607); ancak ikinci karardaki paragraf, ortaklıktan ayrılma sözleşmesine ilişkin ilk karardan aynen aktarılmış görünmektedir. Aynı daire, dürüstlük kuralına aykırılığın TBK m.27’de sayılan kesin hükümsüzlük sebeplerinden olmadığını da belirtmiştir (E.2023/371, K.2025/453). Kanaatimizce süreye bağlı olmaksızın kesin hükümsüzlüğe dayanabilmek için oransızlığın ötesinde ahlaka veya kamu düzenine aykırılığı gösteren olgular ileri sürülmelidir.

Usul ve Geçici Hukuki Koruma Kararları

Görevli mahkeme, kesin yetki, dava şartı arabuluculuk, tahkim ve ihtiyati tedbire ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları ayrı yazılarımızda ayrıntısıyla anlatılmıştır. Burada yalnız gabin bakımından öne çıkan sonuçlar özetlenmiştir.

Usul ve tedbir kararları

KararKonuSonuç
İstanbul BAM 17. HD, 04.07.2024, E.2024/577, K.2024/780Kooperatif üyelik haklarının düşük bedelle devrine karşı TBK m.28 davasıUyuşmazlık kooperatifler hukukunu ilgilendirmiyor; asliye hukuk mahkemesi görevli
İzmir BAM 8. HD, 24.06.2026, E.2026/1329, K.2026/1595Kooperatife devredilen taşınmaz için hile, olmazsa gabin nedeniyle tapu iptaliAldatma ve aşırı yararlanmaya dayalı dava ticari dava değil; asliye hukuk yargı yeri olarak belirlendi
İstanbul BAM 37. HD, 14.04.2026, E.2025/2060, K.2026/764Taşınmaz satışında gabin ve hile iddiasıyla bedel farkı ve senetlerin iadesiTicari dava ve tüketici işlemi yok; asliye hukuk yargı yeri olarak belirlendi
Ankara BAM 21. HD, 02.03.2023, E.2022/1377, K.2023/297Paylarını oğullarına devreden ortağın hile nedeniyle pay devrinin iptali davasıŞirket merkezi mahkemesi kesin yetkili (HMK m.14/2); kesin yetkisizlikten usulden ret kararına karşı istinaf reddedildi
İzmir BAM 11. HD, 30.12.2025, E.2025/1445, K.2025/1909Kredi borçları ve icra baskısıyla devredilen yüzde 40 limited şirket payı; payların devrinin önlenmesi tedbiriTedbir reddi onandı. İlk derece mahkemesi gabin iddiasının ancak pay değerlemesiyle doğrulanabileceğini belirtmişti; Daire, deliller toplandıkça tedbirin yeniden değerlendirilebileceğini kaydetti
İstanbul BAM 14. HD, 26.01.2023, E.2022/2371, K.2023/64Kardeşler arasında hile ve gabin iddiasıyla anonim şirket payları; teminatsız tedbirİtirazın reddi kaldırıldı; tanık beyanı ve bilirkişi raporu teminatsız tedbir için resmî belge veya kesin delil değildir
İstanbul BAM 14. HD, 28.01.2025, E.2025/97, K.2025/60Hile, gabin ve hata iddiasıyla anonim şirket paylarıYaklaşık ispat sağlanamadığından tedbir tümüyle kaldırıldı
İzmir BAM 20. HD, 15.03.2023, E.2023/311, K.2023/407Sermayenin yüzde 49’unu oluşturan payların 1 TL bedelle devri; hata, hile ve gabinTeminatsız tedbir reddi onandı; yaklaşık ispat henüz oluşmamış

Ayrıntı için gabin davasında görevli mahkeme, arabuluculuk ve tahkim ile şirket paylarına ihtiyati tedbir yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kararlardan Çıkan Dersler

Bu kararlar birlikte okunduğunda, gabin davasının hangi noktalarda kazanılıp kaybedildiği oldukça net görünür.

  1. Önce değer, sonra zayıflık. Mahkemeler önce edimler arasındaki oransızlığı inceler; oransızlık ispatlanmadan zayıflık hâlleri ve sömürme kastı araştırılmaz (Yargıtay HGK 2024/1-399 E., 2025/643 K.; 1. HD 2009/7205 E., 2009/8314 K.). Yalnız zor durum tanıkla araştırılıp oransızlık hiç incelenmeden de karar verilemez (Ankara BAM 21. HD, 03.03.2022, E.2020/488, K.2022/260; aynı dosyadaki E.2024/906, K.2026/1141 sayılı kararda aktarılmıştır).
  2. Değer sözleşme anına göre bulunur. Bilirkişi, sözleşmenin kurulduğu tarihteki değeri emsal araştırmasıyla belirlemelidir; dava tarihindeki değerden endeksle geriye hesap yapılması Hukuk Genel Kurulu’nca hatalı bulunmuştur. Haciz, ipotek ve takyidatlar değerlemeye katılır (Yargıtay 13. HD 2017/6987 E., 2019/4781 K.).
  3. Sabit bir oran yoktur. Kararlarda değere göre yaklaşık yüzde 31,5’ten başlayan bazı farklar açık oransızlık sayılmış, yüzde 7,5 ve yüzde 9’luk farklar sayılmamıştır; yaklaşık yüzde 41’lik farkların bulunduğu iki dosyada ise bölge adliye mahkemeleri objektif unsurun da bulunmadığını belirtmiştir (Ankara BAM 21. HD, E.2024/906, K.2026/1141; Sakarya BAM 7. HD, E.2024/977, K.2025/1964). Oranın ödenen bedele mi değere mi göre hesaplandığı sonucu değiştirebilir; karşılaştırma her zaman aynı esasla yapılmalıdır.
  4. Davalar çoğu zaman sübjektif unsurda kaybedilir. Pazarlıkla bedelin artırılması, avukat eşliğinde müzakere, ihtirazi kayıt konulmadan bedelin alınması, tacir sıfatı ve şirkette yöneticilik yapmış olmak, kararlarda zayıflık hâlinin bulunmadığına işaret olarak görülmüştür.
  5. Karşı tarafın durumu bilmesi ayrıca ortaya konmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, alıcı ve eşinin kolluk ifadelerini tanık beyanları ve dosya içeriğiyle birlikte değerlendirerek sübjektif koşulu gerçekleşmiş saymıştır (2023/1-889 E., 2024/279 K.). Mesajlar, tanıklar, tarafların önceden tanışıklığı ve işlemden sonraki davranışlar bu ispatın başlıca araçlarıdır.
  6. Tapudaki bedel başlangıç noktasıdır. Alıcı tapuda gösterilenden yüksek bir bedel ödediğini ileri sürüyorsa bunu yazılı delille ispatlamalıdır; yazılı delil kuralı için bkz. Yargıtay 1. HD 2015/13939 E., 2018/11460 K. ve 1. HD 2014/21518 E., 2017/6403 K. Değere yakın bir bedelin ödendiği dosya içeriğiyle sabitse objektif unsur ortadan kalkar (1. HD 2004/90 E., 2004/3272 K.).
  7. Süre takvimi baştan çıkarılmalıdır. Bir yıllık süre öğrenme veya zor durumun kalkması tarihinden işler; bu tarihler araştırılmadan süreden ret verilemez (İstanbul BAM 12. HD 2023/2497 E., 2024/127 K.). Davalı davayı kabul etmişse süre nedeniyle ret yapılamaz (Yargıtay 1. HD 2015/15852 E., 2018/12928 K.).
  8. Hukuki sebepler birlikte ileri sürülmelidir. Aldatma davasında dilekçede yaşlılık ve bilgisizlikten yararlanıldığı da ileri sürülmüşse gabin de incelenmelidir (Yargıtay 1. HD 2009/7205 E., 2009/8314 K.); ikrah ve gabin birlikte ileri sürülmüşse önce ikrah incelenir (İstanbul BAM 53. HD 2024/903 E., 2026/267 K.). Sözleşmeyi TBK m.27 uyarınca kesin hükümsüz bulan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi TBK m.28’i ayrıca incelememiştir (2023/4603 E., 2024/1220 K.); kanaatimizce kesin hükümsüzlük önce değerlendirilmelidir.
Bölge adliye mahkemesi kararlarında gabin nadiren kazanılıyor.
UYAP Emsal’den tam metni okunan bölge adliye mahkemesi kararları arasında, davanın gabin gerekçesiyle kabulünü onaylayan bir karar görülmedi. Hukuk Genel Kurulu’nun 2024/1-399 E., 2025/643 K. sayılı kararında aktarılan ve kabulü onaylayan bölge adliye mahkemesi kararı ise Yargıtay’ca bozulmuştur. Kabul yönündeki diğer ilk derece kararları ya kaldırıldı ya da korkutma gibi başka bir sebeple ayakta kaldı; zarar görenin lehine olan kararların çoğu, eksik inceleme nedeniyle dosyanın geri gönderilmesi şeklindedir. Yargıtay’da ise zarar gören lehine daire bozma kararları (1. HD 2015/13939 E., 2018/11460 K.; 1. HD 2014/21518 E., 2017/6403 K.) ve direnme üzerine verilmiş bir Hukuk Genel Kurulu kararı (2023/1-889 E., 2024/279 K.) bulunmaktadır. Bu tablo, gabin davasında delillerin dava açılmadan önce eksiksiz hazırlanmasının önemini gösterir.

Sık Sorulan Sorular

Yargıtay’a göre açık oransızlık nedir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre edimler arasındaki oransızlık aşikâr olmalı ve işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunmalıdır (22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643; 28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361). Kanunda veya bu kararlarda sabit bir oran yoktur.

Gabinde değer hangi tarihe göre belirlenir?

Sözleşmenin kurulduğu tarihe göre. Hukuk Genel Kurulu, dava tarihindeki değerden ÜFE ve TÜİK verileriyle geriye doğru hesap yapan ve emsal araştırmayan bilirkişi raporunu yetersiz bulmuştur (E.2024/1-399, K.2025/643).

Yüzde kaç fark gabin sayılır?

Belirli bir oran yoktur. İncelenen kararlarda değere göre yaklaşık yüzde 31,5’ten başlayan bazı farklar açık oransızlık sayılmış, yüzde 7,5 ve yüzde 9’luk farklar sayılmamıştır; yaklaşık yüzde 41’lik farkların bulunduğu iki dosyada ise bölge adliye mahkemeleri objektif unsurun da bulunmadığını belirtmiştir. Bölge adliye mahkemelerinin kendi gerekçesinde “üçte bir” veya “yarı” gibi bir eşik koyduğu bir karar görmedik. Oranın değere mi bedele mi göre hesaplandığı da kararlarda her zaman aynı değildir.

Tapuda düşük bedel gösterilmesi gabin için yeterli mi?

Tapudaki bedel karşılaştırmanın başlangıç noktasıdır. Alıcı daha yüksek bir bedel ödediğini ileri sürüyorsa bunu yazılı delille ispatlamalıdır (Yargıtay 1. HD, 25.06.2018, E.2015/13939, K.2018/11460). Değere yakın bir bedelin ödendiği dosya içeriğiyle sabitse objektif unsur yoktur (Yargıtay 1. HD, 23.03.2004, E.2004/90, K.2004/3272).

Pazarlık yapılmışsa gabin iddia edilebilir mi?

Pazarlık, açık oransızlığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz (Yargıtay HGK, 22.05.2024, E.2023/1-889, K.2024/279). Ancak bedelin pazarlıkla artırılması, zarar görenin düşüncesizliği bulunmadığına işaret sayılabilir (Yargıtay 1. HD, 09.05.2016, E.2016/4269, K.2016/5762).

Tacir veya şirket gabin iddia edebilir mi?

Evet, özellikle zor duruma dayanarak. Yargıtay, tacir bankanın zor durumuna dayanabileceğini kabul etmiş (19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204), Hukuk Genel Kurulu tüzel kişilerin de zor durumda kalabileceğini belirtmiştir. Ancak tacir basiretli davranmakla yükümlüdür; Hukuk Genel Kurulu, tacir yüklenicinin mali sıkıntısını bu yükümlülük karşısında yeterli görmemiştir (E.2023/6-906, K.2025/361). Kararlarda tacirlerin gabin iddiaları çoğunlukla sübjektif unsur bulunmadığı için reddedilmiştir.

Vekil aracılığıyla yapılan satışta gabin ileri sürülebilir mi?

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, vekil eliyle yapılan temliklerde sübjektif unsurun gerçekleşmeyeceğini belirtmiştir (E.2015/10859, K.2018/11504). İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi ise vekil aracılığıyla yapılan pay devrinde gabine hiç dayanılamayacağı yönündeki ilk derece gerekçesini isabetsiz bulmuş, davayı başka nedenle reddetmiştir (E.2023/811, K.2024/1623). Konu olaya göre değerlendirilmelidir.

Hak düşürücü süreyi mahkeme kendiliğinden gözetir mi?

Kural olarak evet. Ancak Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, kamu düzeniyle ilgili olmayan ve üçüncü kişilerin haklarını etkilemeyen bir davada davalı davayı kabul etmişse, mahkemenin süreyi kendiliğinden gözeterek davayı reddedemeyeceğine karar vermiştir (E.2015/15852, K.2018/12928).

Gabin tanıkla ispatlanabilir mi?

Evet. Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları her türlü delille ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç; Yargıtay 3. HD, 25.09.2017, E.2017/4463, K.2017/12611). Buna karşılık tapuda gösterilenden yüksek bir ödeme yapıldığı iddiası senetle ispat kuralına tabidir.

Mahkeme sözleşmeyi iptal etmek yerine bedeli indirebilir mi?

TBK m.28/1 zarar görene, sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini isteme hakkı verir. Mülga kanun döneminde de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, aşırı komisyon ve faizi kısmen iptal ederek normal orana indiren ilk derece kararına yönelik temyiz itirazlarını reddetmiştir (E.2023/2144, K.2024/243).

Davada hile ileri sürdüm, mahkeme gabini de inceler mi?

İddianın içeriği gabine de dayanıldığını gösteriyorsa incelemelidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, yaşlılık ve bilgisizlikten yararlanılarak düşük bedelle temlik sağlandığı da ileri sürülen bir hile davasında gabinin de incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (E.2009/7205, K.2009/8314).

Kararlar nereden okundu?

Bölge adliye mahkemesi kararları UYAP Emsal Karar Arama sistemindeki resmî metinlerden okunmuştur. Yargıtay kararları, resmî karar arama sistemine erişilemediği için hukuk yayınlarında yer alan tam metinlerinden okunmuş ve künyeleri bu metinlerle karşılaştırılmıştır.

İlgili Rehberler

Kaynakça

Mevzuat (resmî metinler, 2 Kasım 2026 itibarıyla)

Yargıtay kararları (hukuk yayınlarında yer alan tam metinlerinden okunmuştur; resmî karar arama sistemi üzerinden ayrıca karşılaştırılamamıştır)

  • Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643
  • Yargıtay HGK, 28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361 (mülga BK m.21)
  • Yargıtay HGK, 22.05.2024, E.2023/1-889, K.2024/279
  • Yargıtay HGK, 25.10.2023, E.2021/1-482, K.2023/992 (olay mülga BK m.21 dönemine aittir)
  • Yargıtay 1. HD, 27.09.2018, E.2015/15852, K.2018/12928
  • Yargıtay 1. HD, 26.06.2018, E.2015/10859, K.2018/11504 (olay mülga BK m.21 dönemine aittir)
  • Yargıtay 1. HD, 25.06.2018, E.2015/13939, K.2018/11460
  • Yargıtay 1. HD, 25.06.2018, E.2015/13741, K.2018/11469 (olay mülga BK m.21 dönemine aittir)
  • Yargıtay 1. HD, 21.06.2018, E.2018/2254, K.2018/11408
  • Yargıtay 1. HD, 14.11.2017, E.2014/21518, K.2017/6403 (olay mülga BK m.21 dönemine aittir)
  • Yargıtay 1. HD, 09.05.2016, E.2016/4269, K.2016/5762
  • Yargıtay 1. HD, 13.07.2009, E.2009/7205, K.2009/8314 (mülga BK m.21)
  • Yargıtay 1. HD, 23.03.2004, E.2004/90, K.2004/3272 (mülga BK m.21)
  • Yargıtay 3. HD, 26.03.2024, E.2023/4603, K.2024/1220
  • Yargıtay 3. HD, 17.01.2024, E.2023/2144, K.2024/243 (mülga BK m.21)
  • Yargıtay 3. HD, 30.04.2019, E.2017/7635, K.2019/3933
  • Yargıtay 3. HD, 25.09.2017, E.2017/4463, K.2017/12611
  • Yargıtay 11. HD, 14.06.2017, E.2015/14872, K.2017/3714 (mülga BK m.21)
  • Yargıtay 13. HD, 10.04.2019, E.2017/6987, K.2019/4781
  • Yargıtay 14. HD, 13.07.2010, E.2010/5426, K.2010/8203 (mülga BK m.21)
  • Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204 (mülga BK m.21)

Bölge adliye mahkemesi kararları (UYAP Emsal Karar Arama sistemindeki resmî tam metinlerinden okunmuştur)

  • Adana BAM 9. HD, 17.10.2022, E.2020/887, K.2022/1152
  • Adana BAM 9. HD, 07.05.2025, E.2022/301, K.2025/882 (aynı dosyadaki 21.09.2018, E.2018/452, K.2018/617 sayılı karar bu metinde aktarılmıştır)
  • Ankara BAM 21. HD, 03.03.2022, E.2020/488, K.2022/260 (aynı dosyadaki E.2024/906, K.2026/1141 sayılı kararda aktarılmıştır)
  • Ankara BAM 21. HD, 02.03.2023, E.2022/1377, K.2023/297
  • Ankara BAM 21. HD, 30.04.2025, E.2023/371, K.2025/453
  • Ankara BAM 21. HD, 11.12.2025, E.2023/1667, K.2025/1607
  • Ankara BAM 21. HD, 25.12.2025, E.2024/896, K.2025/1877
  • Ankara BAM 21. HD, 10.06.2026, E.2023/1661, K.2026/728
  • Ankara BAM 21. HD, 16.09.2026, E.2024/906, K.2026/1141
  • Ankara BAM 31. HD, 23.02.2023, E.2022/391, K.2023/240
  • Ankara BAM 35. HD, 15.09.2026, E.2025/1163, K.2026/1237
  • Antalya BAM 11. HD, 09.03.2026, E.2022/3052, K.2026/260
  • Bursa BAM 5. HD, 19.04.2021, E.2019/597, K.2021/484
  • İstanbul BAM 12. HD, 18.01.2024, E.2023/2497, K.2024/127
  • İstanbul BAM 12. HD, 26.12.2024, E.2024/1980, K.2024/1912
  • İstanbul BAM 13. HD, 08.06.2023, E.2023/157, K.2023/1000
  • İstanbul BAM 13. HD, 17.10.2024, E.2023/811, K.2024/1623
  • İstanbul BAM 13. HD, 18.12.2025, E.2023/741, K.2025/2173
  • İstanbul BAM 13. HD, 12.03.2026, E.2023/1597, K.2026/530
  • İstanbul BAM 14. HD, 18.02.2021, E.2019/729, K.2021/211
  • İstanbul BAM 14. HD, 26.01.2023, E.2022/2371, K.2023/64
  • İstanbul BAM 14. HD, 28.01.2025, E.2025/97, K.2025/60
  • İstanbul BAM 15. HD, 23.11.2021, E.2020/851, K.2021/2185
  • İstanbul BAM 15. HD, 23.10.2025, E.2021/3041, K.2025/1162
  • İstanbul BAM 17. HD, 04.07.2024, E.2024/577, K.2024/780
  • İstanbul BAM 17. HD, 02.01.2025, E.2021/1290, K.2025/23
  • İstanbul BAM 37. HD, 14.04.2026, E.2025/2060, K.2026/764
  • İstanbul BAM 43. HD, 29.04.2021, E.2020/311, K.2021/556
  • İstanbul BAM 43. HD, 01.06.2023, E.2020/1388, K.2023/581
  • İstanbul BAM 44. HD, 28.12.2023, E.2020/2258, K.2023/1721
  • İstanbul BAM 44. HD, 28.03.2024, E.2023/1768, K.2024/631
  • İstanbul BAM 44. HD, 30.04.2025, E.2025/321, K.2025/665
  • İstanbul BAM 45. HD, 08.11.2023, E.2023/1860, K.2023/1600
  • İstanbul BAM 53. HD, 21.02.2023, E.2022/254, K.2023/167
  • İstanbul BAM 53. HD, 21.12.2023, E.2022/574, K.2023/1287
  • İstanbul BAM 53. HD, 21.01.2026, E.2022/1289, K.2026/80
  • İstanbul BAM 53. HD, 25.02.2026, E.2024/903, K.2026/267
  • İzmir BAM 8. HD, 24.06.2026, E.2026/1329, K.2026/1595
  • İzmir BAM 11. HD, 30.12.2025, E.2025/1445, K.2025/1909
  • İzmir BAM 11. HD, 27.04.2026, E.2023/1953, K.2026/704
  • İzmir BAM 17. HD, 05.12.2023, E.2020/733, K.2023/2251 (UYAP kaydında E.2020/739, K.2023/2271)
  • İzmir BAM 20. HD, 15.03.2023, E.2023/311, K.2023/407
  • Sakarya BAM 1. HD, 11.09.2025, E.2024/2863, K.2025/1272
  • Sakarya BAM 7. HD, 27.09.2021, E.2020/1927, K.2021/1536
  • Sakarya BAM 7. HD, 04.12.2023, E.2023/867, K.2023/1997
  • Sakarya BAM 7. HD, 10.10.2025, E.2024/611, K.2025/1674
  • Sakarya BAM 7. HD, 19.11.2025, E.2024/977, K.2025/1964
  • Sakarya BAM 7. HD, 13.01.2026, E.2024/1539, K.2026/37

Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara

Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15

Son güncelleme: 2 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kararlar kendi olaylarıyla sınırlıdır ve somut bir uyuşmazlıkta sonuç, sözleşmenin ve delillerin incelenmesine bağlıdır.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk