Sulh, ibra ve arabuluculuk anlaşması da birer sözleşmedir; karşı tarafın zor durumdan, düşüncesizlikten veya deneyimsizlikten yararlanarak edimler arasında açık oransızlık yarattığı bir uzlaşmaya karşı gabin (aşırı yararlanma, TBK m.28) ileri sürülebilir. Mahkeme huzurunda yapılan sulh için kanun bunu açıkça söyler: irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir (HMK m.315/2). Arabuluculukta anlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz (6325 sayılı Kanun m.18/5); bu nedenle anlaşma belgesine karşı yapılacak iş, belgenin geçersizliğini ileri sürmektir. Trafik kazası tazminatına ilişkin uzlaşmalarda, açıkça yetersiz tazminat içeren anlaşma iki yıl içinde zor durum aranmaksızın iptal edilebilir (KTK m.111/2). İşçi alacaklarına ilişkin ibra ise TBK m.420’deki şartlara bağlıdır. Hak, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl, her hâlde uzlaşmanın yapılmasından itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.28/2).
Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Bu rehber, uzlaşma niteliğindeki belgelere karşı gabin iddiasını kanun hükümleri ve kararlar üzerinden anlatır: mahkeme sulhu (HMK m.313-315), mahkeme dışı sulh ve uzlaşma protokolleri, ibra sözleşmesi ve ibraname (TBK m.132), işçi ibranamesi (TBK m.420), trafik kazasında sigorta ibranamesi (KTK m.111), arabuluculuk anlaşma belgesi (6325 sayılı Kanun m.18), hakediş mutabakatları ve ihtirazi kayıt; sulhte açık oransızlığın nasıl ölçüldüğü, süreler, iptalin hangi yolla istendiği ve bir uzlaşmayı imzalamadan önce kontrol edilecekler.
Bir uyuşmazlığı sona erdiren her belge, aynı zamanda bir vazgeçme belgesidir. Sulh eden taraf talebinin bir kısmından, ibra eden alacaklı alacağının bir kısmından ya da tamamından, arabuluculukta anlaşan taraf ise dava hakkından vazgeçer. Bu vazgeçme özgür iradeyle ve gerçek değeri bilerek yapılmışsa sonradan geri alınamaz. Ancak işyeri yanmış ve borç batağına düşmüş bir tacirin sigortacıyla, çalışamaz hâle gelmiş bir kaza mağdurunun tazminat yükümlüsüyle ya da ödemesi aylardır geciken bir yüklenicinin iş sahibiyle imzaladığı belgede durum farklı olabilir. Kanun, sözleşme özgürlüğünün bu tür sömürüyle kullanılmasına izin vermez.
Gabinin genel şartları için gabin (aşırı yararlanma) ana rehberimize, kararların konu konu derlemesi için gabin kararları sayfamıza bakabilirsiniz. Bu yazı, uzlaşma belgelerine özgü sorunlara odaklanır.
Hangi Belgeye Karşı Gabin İleri Sürülebilir?
TBK m.28, karşılıklı edimler içeren her sözleşmeye uygulanabilir. Sulh, karşılıklı fedakârlıkla bir uyuşmazlığı sona erdiren sözleşmedir; ibra, borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldıran sözleşmedir (TBK m.132); arabuluculuk anlaşması da tarafların anlaşmasıyla kurulur (6325 sayılı Kanun m.18/1). Kanun koyucu bazı belgeler için ayrıca özel kurallar koymuştur. Aşağıdaki tablo, belgeye göre uygulanacak hükümleri gösterir.
Uzlaşma belgesine göre uygulanacak hükümler
| Belge | Özel hüküm | Gabin ileri sürülebilir mi? | Süre |
|---|---|---|---|
| Mahkeme huzurunda yapılan sulh | HMK m.313-315; sulh kesin hüküm gibi sonuç doğurur (m.315/1) | Evet; kanunda açıkça: “irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir” (m.315/2) | Kanaatimizce TBK m.28/2’deki bir ve beş yıllık süreler |
| Mahkeme dışı sulh, uzlaşma veya borç tasfiye protokolü | Genel hükümler (TBK m.26-28) | Evet | TBK m.28/2 |
| İbra sözleşmesi ve ibraname | TBK m.132; ibra şekle bağlı değildir | Evet | TBK m.28/2 |
| Trafik kazası tazminatına ilişkin anlaşma ve uzlaşma | KTK m.111/2: tazminat miktarı yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar iptal edilebilir | Evet; ayrıca KTK m.111/2 yolu vardır ve bu yolda zor durum aranmaz. KTK m.111/2’nin arabuluculuk anlaşma belgesine uygulanıp uygulanmayacağı kararlarda tartışmalıdır | KTK m.111/2’de anlaşma tarihinden itibaren iki yıl; TBK m.28/2 ayrıca |
| İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra | TBK m.420: yazılılık, sözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir ay, alacağın türü ve miktarı, hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla ödeme | Önce TBK m.420 incelenir; şartları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür, gerçek tutarı içermeyen belge makbuz hükmündedir | Kesin hükümsüzlük süreye bağlı değildir |
| Arabuluculuk anlaşma belgesi | 6325 sayılı Kanun m.18: ilam niteliği (m.18/2, 18/4); anlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz (m.18/5) | Kanunda açık hüküm yoktur; kararlarda tartışmalıdır (aşağıda) | TBK m.28/2 |
| Davadan feragat ve davayı kabul | HMK m.311: feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur; irade bozukluğu hâllerinde iptali istenebilir | Kanun yalnız irade bozukluğunu saymıştır; kanaatimizce karşılıklı edim bulunmadığından gabin uygulanmaz | Kanaatimizce TBK m.39’daki bir yıllık süre |
Tablodaki iki hüküm arasındaki fark dikkat çekicidir. HMK m.311, feragat ve kabulün yalnız “irade bozukluğu hâllerinde” iptalini öngörür; birkaç madde sonraki HMK m.315/2 ise sulh için “irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde” iptal imkânı tanır. Feragat ve kabul tek taraflı usul işlemleridir ve karşılıklı edim içermez; sulh ise karşılıklı fedakârlık içeren bir sözleşmedir. Kanaatimizce kanun koyucunun aşırı yararlanmayı yalnız sulh için anması bu farktan kaynaklanır. Feragat ve kabulün ayrıntısı için feragat, kabul ve sulh yazımıza bakabilirsiniz.
Mahkeme Huzurunda Yapılan Sulhun İptali (HMK m.315/2)
Sulh nedir? Sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları bir sözleşmedir (HMK m.313/1). Ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklarda yapılabilir (m.313/2); dava konusu dışındaki hususlar da sulhe dâhil edilebilir ve sulh şarta bağlanabilir (m.313/3-4). Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (m.314/1).
Sulhun etkisi. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur; taraflar isterse mahkeme sulhe göre karar verir, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir (HMK m.315/1). Kesin hüküm etkisi, aynı uyuşmazlığın yeniden dava konusu yapılmasını engeller.
İptal imkânı. Kanun bu etkiye bir istisna getirir: irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir (HMK m.315/2). Yani mahkeme önünde, hâkimin tutanağa geçirdiği bir sulh bile, zor durumda kalan tarafın açık oransız bir uzlaşmaya razı edilmesi hâlinde TBK m.28’e göre iptal edilebilir. Kanaatimizce sulhe göre verilmiş bir karar bulunması bu imkânı ortadan kaldırmaz; iptal edilen şey kararın dayandığı sulh sözleşmesidir.
İptal nasıl istenir? Kanun, sulhun iptalinin hangi yolla isteneceğini düzenlememiştir. Bölge adliye mahkemesi kararları bu boşluğu iki yönde doldurmuştur.
İstanbul BAM 40. HD, 28.01.2021, E.2021/111, K.2021/97: aynı dosyada veya ayrı davada
Olay. Ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan tazminat davasında, başka bir mahkemeye sunulan mazeret dilekçesinde tarafların sulh olduğu yazılmıştır. Davacı vekili bu ibarenin yanlışlıkla yazıldığını ve sulh beyanının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiş, ilk derece mahkemesi talebi reddetmiştir.
Sonuç. Karar kaldırılmış ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İlke. Hukuki nitelendirme hâkime aittir; talep esasen HMK m.315/2 kapsamında irade bozukluğuna dayalı sulhun iptalidir. Sulhun iptali, işlemin yapıldığı dava dosyası üzerinden talep edilebileceği gibi, davadan el çekilmiş olması hâlinde ayrı bir davayla da talep edilebilir. İptal hâlinde dava yeniden görülebilir ya da açılacak tazminat davası için bu dava bekletici mesele yapılır. İlk derece mahkemesi talep için ayrı bir esas açmalı, dilekçeyi tebliğ etmeli ve delilleri toplamalıdır.
Kaynak: UYAP Emsal · Kararda gabin değil irade bozukluğu ileri sürülmüştür; karar HMK m.315/2’nin usulü bakımından yol göstericidir.
Ankara BAM 31. HD, 13.05.2025, E.2023/459, K.2025/467: mahkeme dışı sulh mahkemeye sunulunca
Olay. Fason üretim anlaşmasından doğan davada taraflar istinaf aşamasında mahkeme dışında bir sulh protokolü yapmış, davacı vekili protokolün aslını sunmuş, karşı taraf ihtarlı tebligata rağmen itiraz etmemiştir.
Sonuç. Karar kaldırılmış; asıl ve karşı dava hakkında sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
İlke. Sulh kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve bir sözleşme olduğu için tek taraflı vazgeçilemez. Sulhu bozma isteği veya sulh yapıldığı sırada iradeyi kaldıran sebepler bulunduğu iddiası ayrı bir dava konusu olabilir. Mahkeme dışında yapılan sulh, diğer tarafın kabulüyle mahkeme içi sulhe dönüşür.
Kaynak: UYAP Emsal · Bu davada gabin veya irade bozukluğu ileri sürülmemiştir; karar usul çerçevesi için anılmıştır.
Sakarya BAM 7. HD, 04.12.2024, E.2023/1807, K.2024/1771: irade bozukluğuna dayanılmayan sulh protokolü
Olay. Ortaklıktan çıkma akçesi davasında istinaf aşamasında davalı, kendi yetkilisi ile iki tarafın vekillerinin imzaladığı bir uzlaşma protokolü sunmuştur. Protokoldeki bedel 1.300.000 TL, davacıların toplam talebi 3.652.598,53 TL’dir. Davacılar yalnız asillerin imzası bulunmadığı için protokolün kendilerini bağlamadığını ileri sürmüştür.
Sonuç. Davacıların istinaf başvurusu reddedilmiş; davanın konusuz kaldığı yönündeki karar yerinde bulunmuştur.
İlke. Mahkeme dışı sulh maddi hukuk işlemidir; mahkemeye bildirilirse mahkeme içi sulhe dönüşür. Sulh yetkisi bulunan vekilin imzası yeterlidir. Daire, HMK m.315’in Hükümet gerekçesini aktararak hata, hile, ikrah veya zor durumdaki taraf aleyhine gabin hâlinde sulhun iptali için dava açılması gerektiğini belirtmiştir. Davacılar irade bozukluğuna dayanmadığından, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı yerinde görülmüştür.
Kaynak: UYAP Emsal · Talep ile protokol bedeli arasında büyük bir fark bulunmasına rağmen gabin ileri sürülmemiş; Daire bu konuya değinmemiştir.
Yargıtay’ın HMK m.315/2’yi doğrudan uygulayan ve tam metni yayımlanmış bir kararını görmedik. Benzer bir sorunda, davadan feragatin irade bozukluğu nedeniyle iptali için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ayrı bir dava açılabileceği gibi geçersizliğin aynı dava içinde de ileri sürülebileceğini; ancak irade bozukluğu ileri sürülmeden mahkemenin kendiliğinden inceleme yapamayacağını kabul etmiştir (03.10.2019, E.2017/1-2144, K.2019/994). Kurul daha önce, feragatin geçersizliği iddiasının aynı mahkemede hadise olarak görülmesi gerektiğini belirtmişti (19.03.2014, E.2014/11-66, K.2014/331). Yargılama sırasında imzalanan bir ibranameye karşı ileri sürülen gabin iddiasının da aynı davada ön sorun olarak incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (29.05.2024, E.2023/(17)4-6, K.2024/292). Bu kararlar sulh için kıyasen yol gösterir. Kanaatimizce sulhe göre karar verilip dosya kapanmışsa en güvenli yol ayrı bir iptal davası açmak; dava sürüyorsa geçersizliği aynı dosyada ileri sürmektir.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesine Karşı Gabin
Anlaşma belgesi ve ilam niteliği. Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır (6325 sayılı Kanun m.18/1). Taraflar anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini isteyebilir; şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır (m.18/2). Kanunlarda şerh alınmasının zorunlu kılındığı hâller dışında, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir (m.18/4).
Dava yasağı. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (m.18/5). Bu hüküm, anlaşılan alacak için yeniden alacak davası açılmasını engeller. Kanun, anlaşma belgesinin geçersizliğinin ileri sürülmesini ayrıca düzenlememiştir. Kanaatimizce anlaşmanın kendisinin irade bozukluğu veya aşırı yararlanma nedeniyle geçersiz olduğu iddiası, “üzerinde anlaşılan husus” değil, anlaşmanın geçerliliğine ilişkin ayrı bir uyuşmazlıktır; ancak bu konuda kararlar aynı yönde değildir.
Şerh incelemesinde gabin tartışılamaz. İcra edilebilirlik şerhi verilmesi çekişmesiz yargı işidir; inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır ve kapsamı, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır (m.18/3). Bu nedenle kanaatimizce şerh aşamasında gabin iddiası incelenemez; bu iddia ayrı bir davada ileri sürülmelidir. Anlaşma belgesine dayanılarak icra takibi başlatılmışsa, takibin dayanağı olan anlaşmanın geçersizliği menfi tespit davası yoluyla da ileri sürülebilir.
Kararlar iki yönde. Yargıtay 10. ve 9. Hukuk Daireleri, m.18/5’teki dava yasağının anlaşma belgesinin geçersizliğinin ileri sürülmesine engel olmadığını ve aşırı yararlanmanın da geçersizlik sebebi olabileceğini kabul etmektedir. Bazı bölge adliye mahkemeleri ise m.18/5’i olumsuz dava şartı olarak yorumlayıp gabin iddiasını incelemeden davayı reddetmiştir. Aşağıda önce geçersizliğin ileri sürülebileceğini kabul eden, sonra karşı yöndeki kararlar yer almaktadır.
Yargıtay 10. HD, 12.09.2024, E.2023/2864, K.2024/8516: iş kazasından dört gün sonra yapılan anlaşma
Olay. İşçi iş kazası geçirmiş; dört gün sonra, maluliyeti belli olmadan, ihtiyari arabuluculukta 100.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat ile 7.200 TL kıdem ve ihbar tazminatı karşılığında anlaşmıştır. Sağ eli yaralı olduğu için tutanağı sol eliyle imzalamıştır. Sonradan yüzde 34 sürekli iş göremezlik saptanmış; işçi hata, hile, gabin ve TBK m.420 nedeniyle tutanağın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi tutanağı iptal etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi istinafı reddetmiştir.
Sonuç. Daire bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını bozmuştur.
İlke. Dava açılamaz kuralı dava şartı değildir; anlaşma belgesi mahkeme kararı olmadığından kesin hüküm oluşturmaz. Anlaşma belgesi borçlar hukuku sözleşmesidir; aşırı yararlanma, yanılma, aldatma ve korkutma nedeniyle geçersizliği ileri sürülebilir. Gabin hâlinde tutanakla bağlı olunmadığı bildirilerek alacağın tamamı veya oransızlığın giderilmesi istenebilir. Ancak iptal soyut gerekçeyle verilemez: kusur ve zarar hesaplanmalı, ödenen tutarın zararı hangi oranda karşıladığı belirlenmeli, manevi tazminatta bölünmezlik ilkesi gözetilmelidir.
Kaynak: ikincil tam metin (iki ayrı yayın) · Bozma gabin iddiasını reddetmek için değil, iptal kararının somut hesaba dayanmaması nedeniyle verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, 04.07.2024, E.2024/8763, K.2024/10645: ayrı dava, aynı dava ve bekletici mesele
Olay. Otel resepsiyon görevlisinin iş sözleşmesi, otele çağrılan bir arabulucu önünde düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağıyla sona erdirilmiştir. İşçi korkutma nedeniyle tutanağın iptali davası açmış; ayrıca açtığı işe iade davası bu davayla birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi iki davayı da reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiştir.
Sonuç. Daire bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
İlke. Anlaşma belgesi iptal edilmedikçe anlaşılan hususlarda alacak veya işe iade davasının esasına girilemez. Belgenin geçersizliğini ileri süren taraf iptali ayrı bir davayla isteyebileceği gibi, alacak veya işe iade talebiyle aynı davada da ileri sürebilir; bu durumda geçersizlik ön sorun olarak incelenir. İki dava ayrı açılmışsa birleştirilmemeli, iptal davası bekletici mesele yapılmalıdır. Karşı oy, iptal davasının tespit davası niteliğinde olduğunu ve geçersizlik ön sorun olarak incelenebildiği için ayrı iptal davasında hukuki yarar bulunmadığını savunmuştur.
Kaynak: ikincil tam metin (iki ayrı yayın) · Davada gabin değil korkutma ileri sürülmüştür.
Yargıtay 9. HD, 02.12.2025, E.2025/8443, K.2025/9371: açık oransızlık tek başına yetmez
Olay. İş sözleşmesi feshedilen işçiye tazminat almak için evrak imzalaması gerektiği söylenmiş, işçi aynı gün arabulucu ofisinde ihtiyari arabuluculuk anlaşması imzalamıştır. İşçi gabin nedeniyle tutanağın iptalini istemiş; işverene göre ödenen 104.534,13 TL tüm alacaklara denktir. İlk derece mahkemesi, kaba hesapla kıdem tazminatının bile ödenen tutarın iki katına yakın olduğunu ve işçinin zor durumda olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir.
Sonuç. Daire, davayı yeniden kabul eden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararını oy çokluğuyla bozmuştur; dava reddedilmelidir.
İlke. Açık bir oransızlık tespit edilse bile, işçi bakımından zor durum, düşüncesizlik veya deneyimsizlikten yararlanılmış olması, işveren bakımından da bu durumu bilerek yararlanma kastı aranmalıdır. Somut olayda ne bu sübjektif unsurlar ne de açık oransızlık ispatlanmıştır. Anlaşma belgesi yalnız belirli bir çalışma dönemini kapsadığından, hesabın bütün çalışma süresi üzerinden yapılması da yanlıştır. Karşı oy, fesih ile anlaşmanın aynı gün yapıldığına ve ödemenin tutanağın imzalanmasına bağlandığına dikkat çekmiştir.
Kaynak: ikincil tam metin
Adana BAM 3. HD, 29.06.2026, E.2024/2812, K.2026/1995: aşırı yararlanma varsa dava açılabilir
Olay. Ölümlü trafik kazasında hayatını kaybeden çocuğun anne ve babası ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı arasında arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlenmiş ve ödeme yapılmıştır. İlk derece mahkemesi bu anlaşmayı tartışmadan bakiye tazminata hükmetmiştir.
Sonuç. Karar kaldırılmış; sigortacıya karşı dava reddedilmiş, sürücü ve işleten yönünden tazminat kısmen kabul edilmiştir.
İlke. Dava açma yasağının istisnaları vardır: irade bozukluğu (TBK m.30 vd. ve m.39), mutlak butlan (TBK m.27), sahtelik ve yorum ihtiyacı. Daire bunlara açıkça aşırı yararlanmayı da eklemiş ve “Aşırı yararlanmanın koşulları varsa bu konuda da mahkemede dava açılabilir” demiştir. Somut olayda irade bozukluğu tanık veya belgeyle kanıtlanamamıştır. Sigortacıyla yapılan anlaşmadaki ibra, teminat limiti içinde işletene de sirayet eder; limiti aşan zarardan işleten sorumludur.
Kaynak: UYAP Emsal
İstanbul BAM 8. HD, 14.01.2026, E.2022/1477, K.2026/26: m.18/5 iptal yasağı getirmez
Olay. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile kaza mağduru arasında ihtiyari arabuluculukta 90.000 TL tazminat ve 10.000 TL vekâlet ücreti üzerinde anlaşılmıştır. Sonradan gelen sağlık kurulu raporları maluliyetin yüzde sıfır olduğunu göstermiş; sigortacı aldatma iddiasıyla anlaşmanın iptalini istemiştir. Anlaşmaya verilen icra edilebilirlik şerhi, ayrıca istinafta kaldırılmıştır.
Sonuç. Sigortacının istinaf başvurusu reddedilmiş, iptal davasının reddi onanmıştır.
İlke. Kanun koyucu m.18/5 ile anlaşma belgesinin iptaline ilişkin bir yasak getirmemiştir; kuralın amacı, geçerli bir belge varken aynı konuda dava açılmasını engellemektir. Geçersizlik ayrı bir davayla veya tazminat talebiyle aynı davada ileri sürülebilir; ancak irade bozukluğu somut olarak kanıtlanmalıdır. Somut olayda yüzde sıfır raporu arabuluculuğa başvurudan önce düzenlenmiştir; basiretli davranması gereken sigortacı raporu beklemeliydi ve karşı tarafın aldatmaya elverişli bir davranışı ispatlanamamıştır.
Kaynak: UYAP Emsal
İzmir BAM 11. HD, 17.03.2026, E.2025/1381, K.2026/468: arabuluculuk anlaşmasının iptal edildiği bir örnek
Olay. Kazada ölen annenin kızı, sigortacıya bekâr olarak başvurmuş, bir hafta sonra evlenmiş ve bunu bildirmeden ihtiyari arabuluculukta destekten yoksun kalma tazminatı için anlaşmıştır. Hesap, destek süresinin 22 yaşına kadar süreceği varsayımına dayanıyordu. Sigortacı aldatma nedeniyle anlaşmanın iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi anlaşma tutanağını iptal etmiştir.
Sonuç. Zarar görenin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
İlke. Dava açılamaz kuralı iptale yasak getirmez; tutanak bir sözleşmedir. Medeni hâl destek hesabında esaslı bir veridir; değişikliğin bildirilmemesi, karşı tarafta hatalı kanının sürdürülmesi yoluyla aldatmadır. Daire, arabulucunun da kandırılan tarafı fark edip müdahale etme görevi bulunduğunu belirtmiş; bu açıklamaların yer aldığı paragrafın sonunda Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 16.06.2025 tarihli, 2022/15677 E., 2025/9369 K. sayılı kararını göstermiştir.
Kaynak: UYAP Emsal · İptal gabine değil aldatmaya dayanır; bu yazıdaki kararlar arasında iptal davasında iptalin istinafta onandığı tek örnektir.
Gabin veya irade bozukluğu iddiasını dinlemeyen ya da reddeden kararlar
| Karar | Olay | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|---|
| Ankara BAM 35. HD, 18.06.2026, E.2025/961, K.2026/984 | Trafik kazasında yaralanan davacı, sigortacıyla yaptığı arabuluculuk anlaşmasının aşırı yararlanma içerdiğini ileri sürerek bakiye tazminat istemiş, ilk derece mahkemesi kabul etmiş | Kaldırma ve dava şartı yokluğundan ret. Arabuluculuk menfaat ve ihtiyaç odaklıdır; mahkeme anlaşmanın hakka uygun olup olmadığını değerlendiremez. Anlaşma tarihindeki tüm zararları kapsayan anlaşmadan sonra ancak artan maluliyet için dava açılabilir. Gabinin unsurları ayrıca incelenmemiştir. |
| İzmir BAM 11. HD, 27.04.2026, E.2023/1953, K.2026/704 | Vekili aracılığıyla sigortacıyla arabuluculukta 133.400 TL’ye anlaşan yaralı, sonradan yüzde 32 maluliyet saptanınca anlaşmanın iptalini istemiş | İstinaf reddedildi. Hata, hile veya ikraha dayanmayan ve avukat yardımıyla, yeniden dava açamayacağını bilerek uzlaşan davacı gabin nedeniyle iptal isteyemez; ayrıca KTK m.111/2’deki iki yıllık süre geçmiştir. Daire bu görüşünün sonunda Yargıtay 4. HD’nin 10.05.2023, 2022/17185 E., 2023/6227 K. sayılı kararını göstermiştir; bu Yargıtay kararının metnini göremedik. |
| Bursa BAM 13. HD, 01.12.2022, E.2022/1936, K.2022/2080 ve İstanbul BAM 9. HD, 22.10.2021, E.2021/1750, K.2021/1771 | Sigortacının, arabuluculukta yanlış tutar teklif ettiği gerekçesiyle şerhli anlaşma tutanağının iptalini istemesi | İstinaflar reddedildi. Daireler, icra edilebilirlik şerhi verilmiş ve ilam niteliği kazanmış anlaşma belgesi için TBK’daki irade bozukluğu hâllerine dayanılarak iptal istenemeyeceğini belirtmiş; ayrıca hatanın davacının kendi kusuru olduğunu kabul etmiştir. |
| İstanbul BAM 9. HD, 30.04.2024, E.2023/2726, K.2024/769 | Vekil eliyle telekonferansla yapılan anlaşmada zararın altıda birinin karşılandığı ve bunun gabin olduğu iddiası | İstinaf reddedildi. Vekiller ve arabulucunun imzaladığı belge ilam niteliğindedir; m.18/5 olumsuz dava şartıdır. Gabin ve KTK m.111 iddiaları ayrıca incelenmemiştir. |
| Yargıtay 9. HD, 23.09.2024, E.2024/7540, K.2024/12307 | Arabuluculuğa avukatsız katılan ve karşı tarafın iki avukatla temsil edildiğini ileri süren işçinin baskı, eksik bilgilendirme ve aşırı yararlanma iddiası | Onama. Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre iddialar soyuttur ve somut delil sunulmamıştır; Daire’nin kendi gerekçesi kısadır. |
Anlaşma belgesinin geçersizliğine ilişkin diğer kararlar
| Karar | Olay | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|---|
| Yargıtay 10. HD, 11.11.2024, E.2023/11638, K.2024/10791 | İş kazasından sonra ihtiyari arabuluculuk anlaşması ve noter ibranamesi; işçinin sonradan açtığı tazminat davası “dava açılamaz” gerekçesiyle reddedilmiş | Kaldırma ve bozma. Anlaşma belgesi maddi anlamda sulh sözleşmesidir; aşırı yararlanma iddiası varsa kusur ve zarar hesaplanarak gabin incelenmelidir. |
| Yargıtay 9. HD, 18.12.2023, E.2023/14712, K.2023/19753 | Yurt dışından dönen işçinin aynı gün arabuluculukta anlaşması; zorlama ve bilgisizlikten yararlanma iddiası | İptal davasını kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozuldu. Daire, kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma, yanılma, aldatma, korkutma ve sahtelik hâllerinde anlaşma belgesinin geçersizliğinin ileri sürülebileceğine ilişkin 2022 tarihli kararını aktarmış; somut olayda iddiaların ispatlanamadığını belirtmiştir. |
| Yargıtay 9. HD, 23.10.2024, E.2024/10834, K.2024/14288 | İşçinin, anlaşma belgesinin geçersizliğini de ileri sürerek açtığı alacak davası | Temyiz miktardan reddedildi. Belgenin geçerliliği alacak davasında ön sorun olarak incelenir. Karşı oy: anlaşma belgesi ayrı bir davada iptal edilip karar kesinleşmeden anlaşılan hususlarda dava açılamaz. |
| Kayseri BAM 3. HD, 03.06.2026, E.2025/551, K.2026/862 | Vekil eliyle sigortacıyla anlaşan davacıların istinafta zor durumdan yararlanıldığını ileri sürmesi | Arabuluculuk kısmındaki usulden ret yerinde bulundu. Soyut zor durum iddiası ispatlanamamıştır. |
| Adana BAM 3. HD, 14.06.2022, E.2022/1743, K.2022/1277 | Tutanakta zorunlu unsurların bulunmadığı ve tutarın düşük olduğu iddiası | İstinaf reddedildi. İrade bozukluğu, mutlak butlan ve sahtelik dava yasağının istisnalarıdır; ancak irade bozukluğu somut ve kesin delillerle ortaya konulmalıdır. |
| İstanbul BAM 13. HD, 08.06.2023, E.2022/1901, K.2023/998 | Türkçeyi yeterince bilmediğini, belgenin kendisine avukatsız ve tercümansız imzalatıldığını ileri süren davacı | İstinaf reddedildi. Davacı hangi hususta yanıldığını somut olarak açıklamamıştır; arabulucunun taraflara avukat görevlendirmesini öngören bir düzenleme yoktur. |
| Antalya BAM 14. HD, 04.12.2025, E.2024/1301, K.2025/973 | Trafik kazasında yaralanan yolcunun, vekilinin imzaladığı anlaşmaya karşı TBK m.420 ve arabulucunun tarafsızlığı itirazı | Yalnız vekâlet ücreti yönünden kaldırma; dava reddedildi. Tarafsızlık iddiası için delil sunulmamıştır. İlk derece mahkemesi, arabulucu önündeki anlaşmaya TBK m.420’nin uygulanamayacağını belirtmiştir. |
| Gaziantep BAM 3. HD, 06.11.2024, E.2024/1006, K.2024/1322 | Ceza dosyasında kusur oranlarının değişmesi üzerine yanılma nedeniyle anlaşmanın iptali talebi | İstinaf reddedildi. İrade bozukluğu, ehliyetsizlik ve mutlak butlan hâllerinde dava açılabilir; somut olayda bunların hiçbiri ispatlanamamıştır. |
Değerlendirme. Yargıtay’ın iki dairesinin yaklaşımı ile bazı bölge adliye mahkemelerinin yaklaşımı arasındaki fark, gabin iddiasının hiç incelenip incelenmeyeceğini belirler. Kanaatimizce anlaşma belgesi bir sözleşme olduğundan, ilam niteliği taşıması onu TBK m.28 denetiminden çıkarmaz; ilam niteliği, belgenin cebri icraya konu olabilmesini sağlar, geçerliliğini kesinleştirmez. Bununla birlikte kararlar, gabin iddiasının ancak somut hesap ve delillerle dinlendiğini açıkça göstermektedir: zararın gerçek tutarı bilirkişiyle hesaplanmadan, zor durum belgelenmeden ve karşı tarafın bu durumu bildiği ortaya konmadan ileri sürülen iddia reddedilmektedir. Avukat yardımıyla yapılan anlaşmalarda ise kararlar farklıdır: Hukuk Genel Kurulu, yargılama sırasında davacının avukatınca imzalanan bir ibranamede, bu noktaya dayanan azınlık görüşünü benimsemeyerek gabin incelemesi yapılmasını istemiş; İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi ise arabuluculukta avukat yardımıyla uzlaşan tarafın gabine dayanamayacağını kabul etmiştir.
Kararlar birlikte okunduğunda şu dört noktanın somut olarak gösterilmesi gerekir: anlaşma tarihindeki gerçek zarar veya alacak tutarı ve bunun ödenen tutarla karşılaştırılması (bilirkişi hesabı); anlaşma sırasındaki zor durum, düşüncesizlik veya deneyimsizlik (sağlık kayıtları, haciz ve borç kayıtları, ödeme baskısını gösteren yazışmalar); karşı tarafın bu durumu bildiği ve bundan yararlandığı (ödemenin imzaya bağlanması, sürenin kısalığı, tarafların bilgi düzeyindeki fark); sözleşmeyle bağlı olunmadığının bir yıl içinde bildirilmesi. Soyut iddialar kararlarda reddedilmiştir.
Arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliği, kapsamı ve örnek metinleri için arabuluculukta anlaşma belgesi yazımıza bakabilirsiniz.
İbra Sözleşmesi ve İbraname
İbra bir sözleşmedir. Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir (TBK m.132). İbra, alacaklının alacağından vazgeçmesidir; çoğu zaman bir ödemenin karşılığında yapılır. Ödenen tutar ile vazgeçilen alacağın gerçek tutarı arasında açık oransızlık varsa ve ibra zor durumda, düşüncesizlikle veya deneyimsizlikle imzalanmışsa, ibra TBK m.28 denetimine tabidir.
Yargıtay HGK, 29.05.2024, E.2023/(17)4-6, K.2024/292: ibraname, açık oransızlık varsa makbuzdur
Olay. Eşini trafik kazasında kaybeden davacı, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. Bilirkişi zararı 169.803,22 TL bulmuş, davacı rapora itiraz etmiştir. Dava sürerken sigortacı faiz ve vekâlet ücreti dâhil 198.531 TL ödeyip “İbraname-Makbuz” başlıklı bir belge almıştır. Davacı vekili ödemenin yetersiz olduğunu, ibranamenin zor durumda imzalandığını, KTK m.111 ve TBK m.28 uyarınca iptali gerektiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi davanın konusuz kaldığına karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bozmuş, mahkeme direnmiştir.
Sonuç. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
İlke. İbra iki taraflı bir sözleşmedir ve TBK m.28 denetimine tabidir. KTK m.111/2 bakımından ayrı bir iptal davası gerekmez; iddia dava sırasında savunma olarak ileri sürülebilir ve bu, iddianın genişletilmesi sayılmaz. KTK m.111/2 nesnel bir ölçü getirir: tazminatın açıkça yetersiz olması yeterlidir, irade bozukluğunun ispatı gerekmez; belgenin adının sulhname, ibraname veya feragatname olması önemli değildir. Açık oransızlığın bulunduğu durumlarda belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir. Açık oransızlık, karşılıklı edimler arasında “göze çarpan aşırı bir fark” anlamına gelir. Yargılama sırasında ileri sürülen gabin ve KTK m.111 iddiaları ön sorun olarak incelenmeli; ödemenin itiraz edilmiş bir bilirkişi raporuna dayanması incelemeye engel değildir.
Kaynak: ikincil tam metin (iki ayrı yayın) · Azınlık görüşü, ibranameyi davacının değil avukatının imzaladığını ve tutarın bilirkişi raporuna dayandığını belirterek direnme kararının onanması gerektiğini savunmuştur.
İbranameye karşı gabin iddiasına ilişkin diğer kararlar
| Karar | Olay | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|---|
| Adana BAM 9. HD, 17.10.2022, E.2020/887, K.2022/1152 | İşyeri yangınından sonra iflas aşamasına geldiğini ileri süren sigortalının, 430.000 TL karşılığında imzaladığı ibraname; gerçek zararın yaklaşık 808.750 TL olduğu iddiası | Kaldırma. Zor durum somut delillerle; yangından önceki yıllara ait ticari defterler, özkaynaklar ve borç-alacak durumu bilirkişiyle incelenerek araştırılmalıdır. |
| İstanbul BAM 45. HD, 08.11.2023, E.2023/1860, K.2023/1600 | 2011’deki fabrika yangınından sonra imzalanan ibranameler; dava 2013’te açılmış | Dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildi. Mülga BK m.21 uygulanır; talep ibranamelerin düzenlenmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. |
| İstanbul BAM 43. HD, 30.04.2026, E.2022/1616, K.2026/907 | Bayilik ilişkisini sona erdiren “sonlandırma ve ibraname protokolü”; teminat mektubunun nakde çevrileceği baskısıyla imzalandığı iddiası | İstinaf reddedildi. Tacir basiretli davranmakla yükümlüdür; deneyimsizlikten söz edilemez. Karşı tarafın zor durumu bildiği ve bundan yararlandığı ispatlanmalıdır; somut delil yoktur. |
| İstanbul BAM 44. HD, 13.10.2022, E.2020/1367, K.2022/1393 | Bono takibi ve ihtiyati haciz sürerken imzalanan “Sulh ve İbra Sözleşmesi”; haciz baskısı (korkutma) iddiası | İstinaf reddedildi. Sözleşme ihtirazi kayıt konulmaksızın, davacının ve vekilinin huzurunda imzalanmıştır; haciz baskısına ilişkin kesin bir delil yoktur. |
| Ankara BAM 21. HD, 13.07.2026, E.2024/1370, K.2026/928 | Pert kamyon için kasko ibranamesi; ayrı teminatlı kasa bedelinin ödenmediği ve eksik ödemenin zor durumda kabul edildiği iddiası | İstinaf reddedildi. Kayıtsız şartsız ibraname kasa teminatını da kapsar; fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamıştır. Tacir olan davacının zor durumda olduğu söylenemez. |
Trafik kazasında sigorta ibranamesi: KTK m.111
Karayolları Trafik Kanunu’na göre, bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir (KTK m.111/1). Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m.111/2). Bu hüküm, TBK m.28’den farklı olarak zarar görenin zor durumunu veya karşı tarafın sömürme kastını aramaz; yalnız açık yetersizlik veya fahişlik yeterlidir.
Yargıtay 17. HD, 08.09.2004, E.2004/8361, K.2004/9117: KTK m.111/2’de ölçüt nesneldir
Olay. Trafik kazasında aracı hasar gören tarafa, hasar belli olmadan verilen ibraname karşılığında 2.000.000.000 (eski) TL ödenmiştir. Bilirkişi zararı on milyara yakın bulmuştur. Mahkeme ibranameyi iptal ederek tazminata hükmetmiştir.
Sonuç. Daire hükmü onamıştır.
İlke. KTK m.111/2’deki hak dava sırasında savunma olarak ileri sürülebilir; iki yıllık süre içinde dava açılması da anlaşmayla bağlı kalınmak istenmediğini gösterir. Ölçüt nesneldir; sübjektif unsur aranmaz. Ödenen tutar ile bilirkişi raporu arasında bir misline yakın fark varsa açık yetersizlik gerçekleşmiştir.
Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK dönemi. Karar gabin değil, KTK m.111 kararıdır; iki yolun farkını göstermek için anılmıştır.
KTK m.111 ve sigorta ibranamesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları
| Karar | Olay | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|---|
| İzmir BAM 20. HD, 21.09.2023, E.2023/839, K.2023/1363 | Kusursuz yaya olarak ölen 17 yaşındaki kızın anne ve babasının, sigortacıdan 184.275 TL alıp vekilleri aracılığıyla ibraname vermesi; hesaplanan destek tazminatı 360.000 TL | Sigortacının istinafı reddedildi; bakiye tazminat onandı. KTK m.111/1, zarar görenin kazadan hemen sonraki zor durumdan kurtulmak için yetersiz ödemeyle ibra etmesine karşı konmuştur ve TBK m.28’in karşılığıdır. |
| Ankara BAM 35. HD, 15.09.2026, E.2025/1163, K.2026/1237 | Pert araç için zorunlu mali sorumluluk sigortacısıyla imzalanan mutabakatname-ibraname | İstinaf reddedildi. KTK m.111/2 sübjektif unsur aramaz, açık yetersizlik yeterlidir; somut olayda ödeme dönem şartlarına uygundur. |
| İstanbul BAM 9. HD, 18.06.2021, E.2019/1716, K.2021/1187 | 2011’de ibraname veren yaralının 2015’te açtığı dava; istinafta gabin ve makbuz itirazı | Dava hak düşürücü süreden reddedildi. KTK m.111/2 için ibranın iptalini ayrıca istemek gerekmez, ancak iki yıllık süre hak düşürücüdür ve kendiliğinden gözetilir. İlk derecede ileri sürülmeyen gabin istinafta dinlenemez (HMK m.357/1). |
| Adana BAM 9. HD, 22.05.2026, E.2023/1183, K.2026/1418 | Kasko kapsamındaki çekici ve römork için ödenen rayiç bedeller; eksik ödeme iddiası | Kaldırma ve ret. KTK m.111 kasko sigortasından doğan uyuşmazlıklara uygulanmaz. Davacı irade bozukluğu veya gabin iddia etmemiş, ihtirazi kayıt koymamıştır; ibra borcu sona erdirmiştir (TBK m.132). |
Bu kararlar iki noktayı gösterir. Birincisi, KTK m.111/2 trafik kazasından doğan tazminat uzlaşmalarında zarar görene TBK m.28’den daha kolay bir yol açar; ancak bu yol yalnız trafik sigortası ve Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan sorumluluk bakımından geçerlidir, kasko ibranamesine uygulanmaz. İkincisi, gabin iddiası ilk derece mahkemesinde ileri sürülmelidir; istinafta ilk kez ileri sürülen iddia dinlenmeyebilir.
Konunun ayrıntısı için sigorta ibranamesine rağmen bakiye tazminat yazımıza ve bakiye tazminat dava dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.
İşçi alacaklarında ibra: TBK m.420
İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesi ancak şu şartlarla geçerlidir: yazılı olmalı; ibra tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir ay geçmiş olmalı; ibra konusu alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmeli; ödeme hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla yapılmalıdır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.420/2). Hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanı içeren diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir (m.420/3). Bu kurallar destekten yoksun kalanlar ve işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır (m.420/4).
Bu düzenleme işçi bakımından gabinden daha güçlü bir koruma sağlar: kesin hükümsüzlük süreye bağlı değildir ve zor durumun ya da sömürme kastının ispatını gerektirmez. Bu nedenle kanaatimizce işçi alacağına ilişkin bir ibranamede önce TBK m.420’nin şartları incelenmelidir; gabin, bu şartları taşıyan ibranameler bakımından ancak ikinci planda gündeme gelir.
Yargıtay 9. HD, 05.07.2010, E.2008/33618, K.2010/22083: gabin ölçütü işçi ibrasında da uygulanır
Olay. İşçi haksız fesih ve ödenmeyen tazminatlarını ileri sürmüş; işveren işçinin istifa dilekçesine ve hiçbir alacağı kalmadığını belirten ibranameye dayanmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir.
Sonuç. Daire hükmü bozmuştur.
İlke. İş hukukunda ibra dar yorumlanır ve irade bozukluğu hâlleri ibra bakımından çok daha titiz incelenmelidir. Mülga BK m.21’de düzenlenen aşırı yararlanma ölçütü de ibra sözleşmelerinin geçerliliğinde değerlendirilmelidir. İş ilişkisi sürerken yapılan ibra geçersizdir; kısmi ödeme içeren ibra makbuz hükmündedir. Somut olayda istifa belgesi ile ibraname çelişmektedir.
Kaynak: ikincil tam metin · Mülga BK ve TBK m.420’den önceki dönem; bozmanın somut sebebi gabin değil, belgeler arasındaki çelişki ve baskıdır.
TBK m.420’nin arabuluculuk anlaşma belgesine uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Bazı ilk derece mahkemeleri, arabulucu önünde yapılan anlaşmaya TBK m.420’nin uygulanamayacağını, aksi hâlde arabuluculukta anlaşmanın imkânsız hâle geleceğini kabul etmiştir (Yargıtay 9. HD’nin E.2024/7540, K.2024/12307 sayılı kararıyla onanan ilk derece gerekçesi; trafik kazasından doğan bir uyuşmazlıkta aynı görüş için Antalya BAM 14. HD, E.2024/1301, K.2025/973). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise anlaşma belgesine karşı aşırı yararlanma iddiasını incelerken dava açılamaz kuralının iş mevzuatının emredici hükümlerine aykırı olmayan anlaşmalar için hüküm ifade ettiğini belirtmiştir (E.2023/2864, K.2024/8516).
Hakediş Mutabakatı, İbra Beyanı ve İhtirazi Kayıt
İnşaat ve hizmet ilişkilerinde uyuşmazlık çoğu zaman bir mutabakat, kesin hesap veya “başka talebimiz yoktur” yazısıyla sona erdirilir. Yüklenici, ödemenin gecikmesi ve teminatların nakde çevrilmesi baskısı altında bu belgeleri imzaladığını ileri sürer. Kararlar bu iddiaları ciddiye almakla birlikte, tacirin ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı belgeleri kolay kolay geri almamaktadır.
En önemli örnek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yüklenici ile idare arasındaki ek sözleşmeye (sulhname) ilişkin kararıdır. Yüklenici, yüzde otuzu aşan iş artışı için düzenlenen sulhnamenin iki nüshasına itiraz ve ihtirazi kayıt düşmüş, üçüncü nüshayı ise kayıt koymadan imzalamış; sonra mali sıkıntı içinde imzaladığını ileri sürmüştür. Kurul kayıtsız nüshaya itibar etmiştir. Kurul, açık oransızlık ve sömürme kastı bulunmadığını, tacirin basiretli davranmakla yükümlü olduğunu belirterek gabini kabul eden direnme kararını bozmuştur (28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361; mülga BK m.21). Kararın ayrıntısı gabin kararları derlememizdedir.
Hakediş, mutabakat ve sulh protokollerine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları
| Karar | Olay | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|---|
| İstanbul BAM 15. HD, 23.11.2021, E.2020/851, K.2021/2185 | 18.500.000 TL’lik alt yüklenici işinde, dava sırasında 1.900.000 TL karşılığında davadan ve takipten feragati içeren protokol; işçi eylemleri ve borç baskısı iddiası | Kaldırma, oy çokluğu. Yapılan iş, ödenen gerçek miktar ve bu alacak ile protokol bedeli arasında açık oransızlık bulunup bulunmadığı keşif ve uzman bilirkişi kuruluyla belirlenmelidir; “aşırı nispetsizlik yoktur” şeklindeki soyut gerekçe yetersizdir. Sübjektif unsurlar sunulan bütün delillerle değerlendirilmelidir. |
| İstanbul BAM 15. HD, 23.10.2025, E.2021/3041, K.2025/1162 | Alt yüklenicinin 2.050.000 TL’lik hakediş raporunu imzalamaya zorlandığı iddiası | İstinaf reddedildi. Ekonomik açıdan kötü durumda bulunmak zorda kalmanın kabulü için yeterli değildir; tacir bakımından deneyimsizlikten söz edilemez. |
| İstanbul BAM 13. HD, 18.12.2025, E.2023/741, K.2025/2173 | Alacağın bir kısmının ceza faturasıyla mahsup edildiği mutabakat belgesi; tahsil edememe korkusuyla imzalandığı iddiası | İstinaf reddedildi. Alacağı tahsil edememe korkusu basiretli tacir tarafından ileri sürülemez; icra veya dava yoluna başvurmasına engel yoktur. |
| İstanbul BAM 53. HD, 21.02.2023, E.2022/254, K.2023/167 ve 25.02.2026, E.2024/903, K.2026/267 | Ödemelerin gecikmesi ve “ödemeler uzun yıllar alır” baskısıyla ihtirazi kayıtsız imzalanan hakedişler ve mutabakat | İlk kararda ikrah ve zor durumun bilirkişiyle araştırılması için kaldırma. İkinci kararda dava reddedildi: önce ikrah incelenir; Daire mülga BK m.21’i uygulamakla birlikte bir yıllık süreyi, maddedeki “akdin inikadı” ölçütü yerine zor durumun sona erdiği son hakediş tarihinden başlatmış ve bu tarihten itibaren bir yıl içinde bildirim yapılmadığını kabul etmiştir. |
| Ankara BAM 31. HD, 23.02.2023, E.2022/391, K.2023/240 | Yüklenicinin, iş artışı için “maddi ve hukuki olarak hiçbir talebimiz olmayacak” yazısı vermesi; ertesi gün ödeme yapılması | İstinaflar reddedildi. İrade sakatlığı ispatlanamadı; onanan ilk derece gerekçesine göre karşı tarafın özel durumu bilip yararlanmak istediği ispatlanmamış ve zor durumun sona ermesinden itibaren bir yıl geçmiştir. |
| İstanbul BAM 44. HD, 21.09.2023, E.2020/1511, K.2023/940 | İhtiyati tedbir iş yerinde uygulanırken, eser sahibi ressamla 5.000 TL nakit ve 14 senet karşılığında imzalanan sulh sözleşmesi; noter ihtarıyla gabin ve irade bozukluğu bildirimi | Kaldırma. Değerde yanılma saik yanılmasıdır. Ancak kaç resim yönünden eser sahipliği bulunduğu kesin olarak belirlenmeden gabin iddiası değerlendirilemez; değer ihlal tarihine göre ve yağlı boya ile dijital baskı ayrılarak bulunmalı, ihtirazi kayıt ve geçersizlik bildirimleri de değerlendirilmelidir. |
İhtirazi kayıt ne işe yarar? Kanunda ihtirazi kaydı gabin için şart koyan bir hüküm yoktur. Ancak kararlarda ihtirazi kayıt konulmadan, avukat huzurunda ve pazarlık sonucunda imzalanan belgeler, zor durumun ve sömürmenin bulunmadığına işaret olarak değerlendirilmektedir. Kanaatimizce zor durumda bir belge imzalamak zorunda kalan kişinin, belgeye “ödemenin kabulü diğer haklarımdan feragat anlamına gelmez” gibi bir kayıt düşmesi ya da imzadan hemen sonra karşı tarafa yazılı bildirimde bulunması, sonradan ileri sürülecek gabin iddiasının en güçlü dayanaklarından biridir.
Sulhte ve İbrada Açık Oransızlık Nasıl Ölçülür?
Bir satış sözleşmesinde karşılaştırma basittir: malın değeri ile ödenen bedel. Sulhte ve ibrada ise karşılaştırılan şey, vazgeçilen alacağın veya hakkın gerçek tutarı ile karşılığında alınan ödemedir. Kararlar bu karşılaştırmanın nasıl yapılacağına ilişkin şu ölçütleri ortaya koymuştur:
- Gerçek zarar veya alacak hesaplanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, ibranameye karşı gabin iddiasında gerçek zararın doğru hesaplanmasını istemiştir (E.2023/(17)4-6, K.2024/292). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazasından sonraki arabuluculuk anlaşmasında kusur ve zararın hesaplanmasını, ödenen tutarın zararı hangi oranda karşıladığının belirlenmesini istemiştir (E.2023/2864, K.2024/8516).
- Soyut gerekçe yetmez. İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi, “aşırı nispetsizlik yoktur” şeklindeki soyut gerekçeyi yetersiz bulup keşif ve uzman bilirkişi kurulu incelemesi istemiştir (E.2020/851, K.2021/2185).
- Değerlendirme sulhun yapıldığı tarihe göre yapılır. TBK m.28 sözleşmenin kuruluşundaki dengeyi denetler. Kanaatimizce sonradan ortaya çıkan ve sulh anında öngörülemeyen gelişmeler, örneğin maluliyetin artması, gabin değil başka hukuki yolların konusudur. Ankara BAM 35. Hukuk Dairesi de anlaşma tarihindeki zararların tamamını kapsayan anlaşmadan sonra ancak artan maluliyet için dava açılabileceğini belirtmiştir (E.2025/961, K.2026/984).
- KTK m.111/2’de ölçüt nesneldir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, ödenen tutar ile bilirkişinin bulduğu zarar arasında bir misline yakın farkı açık yetersizlik için yeterli saymıştır; somut olayda 2 milyar (eski) TL ödenmiş, zarar on milyara yakın bulunmuştur (E.2004/8361, K.2004/9117).
Sulhteki belirsizlik. Sulh, sonucu belirsiz bir uyuşmazlığı sona erdirir; taraflar davayı kazanıp kaybetme ihtimalini de hesaba katarak fedakârlık yapar. Kanaatimizce bu nedenle sulhte açık oransızlık, yalnız talep edilen tutarla değil, uyuşmazlığın sulh tarihindeki gerçek durumuyla karşılaştırılarak belirlenmelidir: kusur oranı, ispat imkânları ve hesaplanabilir zarar ortadaysa, sulhte kabul edilen tutarın bu gerçek tablonun çok altında kalması açık oransızlığa işaret eder. Sonucu gerçekten belirsiz bir uyuşmazlıkta yapılan makul bir fedakârlık ise tek başına gabin sayılmaz.
Süreler: Bir Yıl, Beş Yıl, İki Yıl
Uzlaşma belgelerine karşı başvurulacak yollarda süreler
| Yol | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Aşırı yararlanma | Bir yıl; her hâlde beş yıl | Düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenilmesi ya da zor durumun ortadan kalkması; beş yıl sözleşmenin kurulmasından | TBK m.28/2 |
| Yanılma, aldatma, korkutma | Bir yıl | Yanılma veya aldatmanın öğrenilmesi ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalkması | TBK m.39 |
| Trafik kazası tazminatında açıkça yetersiz anlaşma | İki yıl | Anlaşma veya uzlaşmanın yapıldığı tarih | KTK m.111/2 |
| İşçi ibranamesinde TBK m.420’ye aykırılık | Kesin hükümsüzlük; süreye bağlı değil | – | TBK m.420/2 |
| 1 Temmuz 2012’den önceki uzlaşmalarda gabin | Bir yıl | Sözleşmenin kurulması | Mülga BK m.21; 6101 sayılı Kanun m.5 |
Zor durum ne zaman sona erer? Sulh ve ibrada zor durum çoğu zaman sulh gereği yapılan ödemelerle sona erer. İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, hisse devrinden doğan uyuşmazlığı sona erdiren sulhe karşı açılan davada, sulh gereği yapılan ödemelerin ve tapu devirlerinin tarihleri araştırılmadan hak düşürücü süreden ret verilemeyeceğini belirtmiş (18.01.2024, E.2023/2497, K.2024/127); yeniden yargılamadan sonra ödemeler yapıldığında ekonomik zorluğun ortadan kalktığını ve sürenin ödeme tarihlerinden başlayacağını kabul etmiştir (26.12.2024, E.2024/1980, K.2024/1912). İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesi de hakediş uyuşmazlığında zor durumun son hakedişin imzalanmasıyla sona erdiğini kabul etmiştir (E.2024/903, K.2026/267).
Bildirim süresi, dava açma süresi değildir. TBK m.28/1’e göre zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek hakkını kullanır. İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesi, bir yıllık sürenin dava açma süresi olmadığını, sözleşmeyle bağlı olmama iradesinin karşı tarafa bildirilmesi süresi olduğunu belirtmiştir (21.01.2026, E.2022/1289, K.2026/80). Bu nedenle uzlaşmadan sonra zor durum sona erer ermez noter aracılığıyla bildirim yapılması, dava açılması gecikse bile hakkı korur.
İlk derecede ileri sürülmelidir. Gabin iddiası ilk derece mahkemesinde ileri sürülmezse istinafta dinlenmeyebilir (İstanbul BAM 9. HD, E.2019/1716, K.2021/1187; HMK m.357/1). Uzlaşma belgesine dayanan bir davada savunma yapan tarafın gabin iddiasını cevap dilekçesinde açıkça ileri sürmesi gerekir.
Dava Dilekçesi Örneği: Sulh ve İbra Protokolünün Aşırı Yararlanma Nedeniyle Geçersizliği ve Bakiye Alacak
Aşağıdaki örnek, bir alt yüklenicinin iş sahibiyle mahkeme dışında imzaladığı ve hakediş bakiyesinin çok altında bir ödeme karşılığında kalan alacaktan ibrayı içeren sulh ve ibra protokolüne karşı açılacak dava için hazırlanmıştır. Köşeli parantezli yerler somut olaya göre doldurulmalıdır. Konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (TTK m.5/A); bu nedenle örnekte son tutanağa yer verilmiştir.
DAVACI: [Unvan, adres, vergi numarası]
VEKİLİ: [Ad soyad, adres]
DAVALI: [Unvan, adres]
KONU: [Tarih] tarihli sulh ve ibra protokolünün aşırı yararlanma nedeniyle müvekkili bağlamadığı ön sorun olarak incelenerek, şimdilik [….] TL bakiye iş bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili talebidir.
DAVA DEĞERİ: [….] TL (kısmi dava)
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, davalının yüklenicisi olduğu [….] projesinde [tarih] tarihli alt yüklenici sözleşmesiyle [….] işlerini üstlenmiştir. Sözleşme bedeli [….] TL’dir. Müvekkil işi tamamlamış, davalı kesin hakedişi onaylamış, ancak [….] TL ödemiş ve bakiye [….] TL’yi aylarca ödememiştir.
2. Ödemenin gecikmesiyle müvekkilin işçilerinin ücretleri ödenemez hâle gelmiş, işçiler şantiyede iş bırakmış, müvekkilin banka kredileri ve vergi borçları nedeniyle banka hesaplarına haciz konulmuştur. Davalı bu tabloyu bilmektedir; çünkü işçiler iş bırakma eylemini davalının şantiyesinde yapmış, müvekkil de [tarih] tarihli yazılarıyla ödemenin gecikmesi yüzünden hesaplarına haciz konulduğunu ve işçi ücretlerini ödeyemediğini davalıya bildirmiştir. Bu şartlar altında davalı, [tarih] tarihinde müvekkile [….] TL ödenmesi karşılığında müvekkilin kalan bütün alacaklarından davalıyı ibra ettiği bir sulh ve ibra protokolü önermiş, ödemeyi protokolün aynı gün imzalanmasına bağlamıştır. Müvekkil, işçilerinin ücretlerini ödeyebilmek için protokolü imzalamak zorunda kalmıştır.
3. Protokol, edimler arasında açık oransızlık bulunan bir sözleşmedir (TBK m.28/1)
Protokolle müvekkile ödenen tutar [….] TL, vazgeçilen alacak ise asıl alacak ve işlemiş faiziyle birlikte [….] TL’dir. Müvekkil alacağının yüzde [….]’ine razı edilmiştir. Bu fark, işten anlayan herkesin gözüne çarpacak niteliktedir. Davalının, protokolün bir uzlaşma olduğu ve uyuşmazlığın sonucunun belirsiz bulunduğu yönündeki olası savunması da sonuç değiştirmez: yapılan işin miktarı davalının kendi onayladığı ataşmanlarla, ödemeler ise banka kayıtlarıyla sabittir; ortada sonucu belirsiz bir uyuşmazlık değil, ödenmemiş bir hakediş bakiyesi vardır.
4. Müvekkil protokolü zor durumda imzalamıştır (TBK m.28/1)
Müvekkilin protokol tarihindeki zor durumu; işçilerin iş bırakma tutanakları, ücret bordroları, banka hesaplarına konulan haciz yazıları, vergi dairesi kayıtları ve müvekkilin ticari defterleriyle ortaya konacaktır. Müvekkilin tacir olması zor duruma dayanmasına engel değildir; TBK m.28 tacirleri kapsam dışında bırakmaz ve Yargıtay da tacirin zor duruma dayanabileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204). Tacirin basiretli davranma yükümlülüğü (TTK m.18/2), işçilerinin ücretini ödeyemeyen ve hesapları hacizli bir işletmenin pazarlık gücünün kalmadığı gerçeğini değiştirmez.
5. Davalı bu durumu bilerek yararlanmıştır (TBK m.28/1)
Davalı, müvekkilin banka hesaplarına konulan hacizleri müvekkilin kendisine gönderdiği yazılardan, işçilerin eylemini ise kendi şantiyesinde yaşananlardan bilmektedir. Ödemenin protokolün aynı gün imzalanmasına bağlanması, davalının bu sıkışıklıktan yararlanma amacını gösterir. Protokolde ihtirazi kayıt bulunmaması da bu sonucu değiştirmez; ihtirazi kayıt koymanın ödemeyi kaybetmek anlamına geldiği bir ortamda kaydın bulunmaması, iradenin serbest olduğunu göstermez.
6. Müvekkil sözleşmeyle bağlı olmadığını süresinde bildirmiştir (TBK m.28/2)
Müvekkilin zor durumu, [tarih] tarihinde işçi ücretlerinin ödenmesi ve hacizlerin kaldırılmasıyla sona ermiştir. Müvekkil [tarih] tarihli noter ihtarnamesiyle protokolle bağlı olmadığını davalıya bildirmiştir. Bildirim, zor durumun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl ve protokolün imzalanmasından itibaren beş yıl içinde yapılmıştır.
7. Protokolün sulh ve ibra niteliği aşırı yararlanma denetimini engellemez (TBK m.132, m.28)
Protokol mahkeme dışında yapılmış bir sulh ve ibra sözleşmesidir. İbra iki taraflı bir sözleşmedir ve TBK m.28 denetimine tabidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bir trafik sigortası ibranamesine ilişkin kararında ibranın TBK m.28 denetimine tabi olduğunu kabul etmiş ve açık oransızlık bulunan belgenin ibraname değil makbuz niteliğinde olduğunu belirtmiştir (29.05.2024, E.2023/(17)4-6, K.2024/292). Kanun, mahkeme huzurunda yapılan sulh için dahi aşırı yararlanma hâlinde iptal imkânı tanımıştır (HMK m.315/2). Bu nedenle protokolle ödenen tutar, müvekkilin alacağına mahsup edilecek bir ödemedir; bakiye alacağı ortadan kaldırmaz.
8. Aşırı yararlanma her türlü delille ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç)
Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir. Yapılan işin ve bakiye alacağın gerçek tutarı mahallinde keşif yapılarak, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenmelidir (HMK m.266, m.288).
9. Dava şartı arabuluculuk tamamlanmıştır (TTK m.5/A)
Bakiye alacak talebi için arabulucuya başvurulmuş, anlaşma sağlanamadığına ilişkin [tarih] tarihli son tutanak ekte sunulmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TBK m.28, m.132; HMK m.109, 203, 266, 288, 315; TTK m.5/A, m.18/2 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Alt yüklenici sözleşmesi, hakediş ve ataşmanlar, kesin hakediş, banka kayıtları, sulh ve ibra protokolü, banka hesaplarına konulan haciz yazıları, müvekkilin davalıya gönderdiği yazılar, işçi iş bırakma tutanakları ve bordrolar, vergi dairesi kayıtları, noter ihtarnamesi, ticari defterler, arabuluculuk son tutanağı, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; [tarih] tarihli sulh ve ibra protokolünün aşırı yararlanma nedeniyle müvekkili bağlamadığının ön sorun olarak incelenmesine, şimdilik [….] TL bakiye iş bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Davacı Vekili
[Ad soyad, imza]
Dilekçede dava kısmi dava olarak açılmıştır. Bilirkişi raporundan sonra talep, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4; bu fıkra 7589 sayılı Kanunla eklenmiş ve 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir; belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 aynı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır). Protokolün geçersizliği ayrı bir tespit talebi olarak değil, alacak talebinin ön sorunu olarak ileri sürülmüştür; böylece hem harç ve dava değeri sorunları hem de tespit davasındaki hukuki yarar tartışması önlenir. Alacağın tamamı belirlenebiliyorsa dava baştan tam değer üzerinden açılabilir. Protokolle ödenen tutar, bakiye alacak hesabında mahsup edilmelidir.
Uzlaşmayı İmzalamadan Önce ve Sonra Kontrol Listesi
Sulh, ibra ve arabuluculuk anlaşmasında kontrol
| Soru | Neden önemli? | Dayanak |
|---|---|---|
| Vazgeçilen alacağın gerçek tutarı hesaplandı mı? | Açık oransızlık, ödenen tutar ile gerçek alacak karşılaştırılarak belirlenir | TBK m.28/1; HGK E.2023/(17)4-6, K.2024/292 |
| Maluliyet veya zarar kesinleşti mi? | Zarar belli olmadan yapılan anlaşmada sonradan ortaya çıkan zarar ayrıca tartışılır; anlaşmanın kapsamı belirleyicidir | Yargıtay 10. HD E.2023/2864, K.2024/8516; Ankara BAM 35. HD E.2025/961, K.2026/984 |
| Belgede ihtirazi kayıt veya saklı tutulan haklar var mı? | Kayıtsız şartsız ibraname bütün talepleri kapsayabilir; ihtirazi kayıt yokluğu zayıflık hâlinin bulunmadığına işaret sayılabilir | Ankara BAM 21. HD E.2024/1370, K.2026/928; İstanbul BAM 44. HD E.2020/1367, K.2022/1393; Yargıtay HGK E.2023/6-906, K.2025/361 |
| Anlaşmanın kapsamı açıkça yazılı mı? | Arabuluculukta yalnız üzerinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz | 6325 sayılı Kanun m.18/5 |
| Uyuşmazlık trafik kazasından mı doğuyor? | Açıkça yetersiz tazminat içeren anlaşma iki yıl içinde zor durum aranmaksızın iptal edilebilir; kasko için uygulanmaz | KTK m.111/2 |
| İşçi alacağına ilişkin bir ibra mı? | TBK m.420’deki şartları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür; gerçek tutarı içermeyen belge makbuz hükmündedir | TBK m.420/2-3 |
| Zor durum ne zaman sona erdi? | Bir yıllık süre bu tarihten işler; çoğu zaman sulh gereği ödemenin yapıldığı tarihtir | TBK m.28/2; İstanbul BAM 12. HD E.2023/2497, K.2024/127 ve E.2024/1980, K.2024/1912 |
| Karşı tarafa yazılı bildirim yapıldı mı? | Bir yıllık süre, sözleşmeyle bağlı olmama iradesinin bildirilmesi süresidir | TBK m.28/1-2; İstanbul BAM 53. HD E.2022/1289, K.2026/80 |
| Gabin ilk derece mahkemesinde ileri sürüldü mü? | İstinafta ilk kez ileri sürülen iddia dinlenmeyebilir | HMK m.357/1 |
Sık Sorulan Sorular
Sulh sözleşmesi gabin nedeniyle iptal edilebilir mi?
Evet. Mahkeme huzurunda yapılan sulh için kanun açıkça, irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptalinin istenebileceğini düzenler (HMK m.315/2). Mahkeme dışında yapılan sulh de bir sözleşme olduğundan TBK m.28’e tabidir.
Mahkeme sulhunun iptali nasıl istenir?
Kanun, iptalin hangi yolla isteneceğini düzenlememiştir. İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi, sulhun iptalinin aynı dava dosyası üzerinden veya davadan el çekilmişse ayrı bir davayla istenebileceğini belirtmiştir (E.2021/111, K.2021/97). Ankara BAM 31. Hukuk Dairesi ise sulhu bozma isteğinin ayrı bir dava konusu olabileceğini vurgulamıştır (E.2023/459, K.2025/467).
Arabuluculukta anlaştıktan sonra gabin iddia edilebilir mi?
Yargıtay 10. ve 9. Hukuk Daireleri, dava açılamaz kuralının (6325 sayılı Kanun m.18/5) anlaşma belgesinin aşırı yararlanma veya irade bozukluğu nedeniyle geçersizliğinin ileri sürülmesine engel olmadığını kabul etmektedir (10. HD E.2023/2864, K.2024/8516). Bazı bölge adliye mahkemeleri ise iddiayı incelemeden davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. İddia somut hesap ve delillerle desteklenmelidir.
Arabuluculuk anlaşmasının iptali ayrı dava ile mi istenir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne göre iptal ayrı bir davayla istenebileceği gibi alacak veya işe iade talebiyle aynı davada da ileri sürülebilir; bu durumda geçersizlik ön sorun olarak incelenir (E.2024/8763, K.2024/10645). Aynı dairenin E.2024/10834, K.2024/14288 sayılı kararındaki karşı oy ise anlaşma belgesi ayrı bir davada iptal edilip karar kesinleşmeden alacak davası açılamayacağını savunmuştur.
Avukatla yapılan arabuluculuk anlaşmasına karşı gabin ileri sürülebilir mi?
Kararlar farklıdır. Hukuk Genel Kurulu, yargılama sırasında davacının avukatınca imzalanan bir trafik sigortası ibranamesinde, bu noktaya dayanan azınlık görüşünü benimsemeyerek gabin incelemesi yapılmasını istemiştir (E.2023/(17)4-6, K.2024/292). İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi ise avukat yardımıyla, yeniden dava açamayacağını bilerek uzlaşan tarafın gabine dayanamayacağını kabul etmiştir (E.2023/1953, K.2026/704).
İbraname imzaladım, bakiye alacağımı isteyebilir miyim?
İbra bir sözleşmedir ve TBK m.28 denetimine tabidir. Hukuk Genel Kurulu, trafik sigortası ibranamesine ilişkin kararında bunu kabul etmiş ve açık oransızlık bulunan belgenin ibraname değil makbuz niteliğinde olduğunu belirtmiştir (E.2023/(17)4-6, K.2024/292). Zor durumun ve karşı tarafın bu durumu bildiğinin de ortaya konması gerekir.
Trafik sigortasına verdiğim ibranameye nasıl itiraz ederim?
Tazminat miktarı açıkça yetersiz olan anlaşma ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m.111/2). Bu yolda zor durum veya sömürme kastı aranmaz. Hak dava sırasında savunma olarak da ileri sürülebilir. Hüküm kasko sigortasına uygulanmaz.
İşçi ibranamesine karşı gabin ileri sürülebilir mi?
Önce TBK m.420 incelenir: yazılı olmayan, sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir ay geçmeden yapılan, alacağın türünü ve miktarını göstermeyen veya hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla ödeme içermeyen ibra kesin hükümsüzdür; gerçek tutarı içermeyen belge makbuz hükmündedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi mülga kanun döneminde gabin ölçütünün ibra sözleşmelerinde de değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (E.2008/33618, K.2010/22083).
Davadan feragatin gabin nedeniyle iptali istenebilir mi?
HMK m.311 feragat ve kabulün yalnız irade bozukluğu hâllerinde iptalini öngörür; HMK m.315/2 ise sulh için aşırı yararlanmayı da sayar. Feragat karşılıklı edim içermediğinden kanaatimizce gabin feragate uygulanmaz; yanılma, aldatma veya korkutma ileri sürülebilir.
Uzlaşmaya karşı gabin için süre ne kadar?
Zor durumun ortadan kalktığı ya da düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde uzlaşmanın yapılmasından itibaren beş yıl (TBK m.28/2). Kararlarda zor durumun çoğu zaman sulh gereği ödemelerin yapıldığı tarihte sona erdiği kabul edilmiştir (İstanbul BAM 12. HD E.2023/2497, K.2024/127 ve E.2024/1980, K.2024/1912).
İhtirazi kayıt koymadan imzaladım, gabin ileri sürebilir miyim?
Kanunda ihtirazi kayıt şartı yoktur. Ancak kararlarda ihtirazi kayıt konulmadan, avukat huzurunda ve pazarlıkla imzalanan belgeler zayıflık hâlinin bulunmadığına işaret olarak değerlendirilmiştir. Zor durumu gösteren belgeler ve imzadan sonra yapılan yazılı bildirim bu nedenle önemlidir.
Gabin iddiasını istinafta ilk kez ileri sürebilir miyim?
Kural olarak hayır. İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi, ilk derecede ileri sürülmeyen gabin iddiasının istinafta dinlenemeyeceğini belirtmiştir (E.2019/1716, K.2021/1187; HMK m.357/1).
İlgili Rehberler
- Gabin (Aşırı Yararlanma) Nedir? Şartları, Süreler ve Gabin Davası
- Gabin (Aşırı Yararlanma) Kararları: Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi
- Ticari İşlemlerde Gabin: Tacir, Pay Devri ve Şirket Satışı
- Gabin Davasında Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Tahkim
- Arabuluculukta Anlaşma Belgesi: İlam Sayılır mı, İbra Etkisi
- Feragat, Kabul, Sulh ve Adli Yardım (HMK m.307-315)
- Sigorta İbraname İmzalattı: Bakiye Tazminat İstenebilir mi? (KTK m.111)
- İbranameye Rağmen Bakiye Tazminat Dava Dilekçesi Örneği
- Malpraktiste Sulh, İbra ve Feragat
- Gabin Davasına Cevap Dilekçesi Örneği
Uzlaşma belgeleri dışındaki gabin hâlleri ve dava yol haritası için gabin rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat (resmî metinler, 2 Kasım 2026 itibarıyla)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.27, 28, 30-39, 132, 420
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.109, 203, 266, 288, 311, 313-315, 357
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m.18
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu: m.111
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.5/A, 18/2
- 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu: m.21; 6101 sayılı Kanun: m.5
Yargıtay kararları (hukuk yayınlarında yer alan tam metinlerinden okunmuştur; resmî karar arama sistemi üzerinden ayrıca karşılaştırılamamıştır)
- Yargıtay HGK, 29.05.2024, E.2023/(17)4-6, K.2024/292
- Yargıtay HGK, 28.05.2025, E.2023/6-906, K.2025/361 (mülga BK m.21)
- Yargıtay HGK, 03.10.2019, E.2017/1-2144, K.2019/994
- Yargıtay HGK, 19.03.2014, E.2014/11-66, K.2014/331
- Yargıtay 9. HD, 02.12.2025, E.2025/8443, K.2025/9371
- Yargıtay 9. HD, 23.10.2024, E.2024/10834, K.2024/14288
- Yargıtay 9. HD, 23.09.2024, E.2024/7540, K.2024/12307
- Yargıtay 9. HD, 04.07.2024, E.2024/8763, K.2024/10645
- Yargıtay 9. HD, 18.12.2023, E.2023/14712, K.2023/19753
- Yargıtay 9. HD, 05.07.2010, E.2008/33618, K.2010/22083 (mülga BK m.21)
- Yargıtay 10. HD, 11.11.2024, E.2023/11638, K.2024/10791
- Yargıtay 10. HD, 12.09.2024, E.2023/2864, K.2024/8516
- Yargıtay 17. HD, 08.09.2004, E.2004/8361, K.2004/9117
- Yargıtay 19. HD, 12.06.2003, E.2002/5289, K.2003/6204 (mülga BK m.21)
Bölge adliye mahkemesi kararları (UYAP Emsal Karar Arama sistemindeki resmî tam metinlerinden okunmuştur)
- Adana BAM 3. HD, 14.06.2022, E.2022/1743, K.2022/1277
- Adana BAM 3. HD, 29.06.2026, E.2024/2812, K.2026/1995
- Adana BAM 9. HD, 17.10.2022, E.2020/887, K.2022/1152
- Adana BAM 9. HD, 22.05.2026, E.2023/1183, K.2026/1418
- Ankara BAM 21. HD, 13.07.2026, E.2024/1370, K.2026/928
- Ankara BAM 31. HD, 23.02.2023, E.2022/391, K.2023/240
- Ankara BAM 31. HD, 13.05.2025, E.2023/459, K.2025/467
- Ankara BAM 35. HD, 18.06.2026, E.2025/961, K.2026/984
- Ankara BAM 35. HD, 15.09.2026, E.2025/1163, K.2026/1237
- Antalya BAM 14. HD, 04.12.2025, E.2024/1301, K.2025/973
- Bursa BAM 13. HD, 01.12.2022, E.2022/1936, K.2022/2080
- Gaziantep BAM 3. HD, 06.11.2024, E.2024/1006, K.2024/1322
- Kayseri BAM 3. HD, 03.06.2026, E.2025/551, K.2026/862
- İstanbul BAM 8. HD, 14.01.2026, E.2022/1477, K.2026/26
- İstanbul BAM 9. HD, 18.06.2021, E.2019/1716, K.2021/1187
- İstanbul BAM 9. HD, 22.10.2021, E.2021/1750, K.2021/1771
- İstanbul BAM 9. HD, 30.04.2024, E.2023/2726, K.2024/769
- İstanbul BAM 12. HD, 18.01.2024, E.2023/2497, K.2024/127
- İstanbul BAM 12. HD, 26.12.2024, E.2024/1980, K.2024/1912
- İstanbul BAM 13. HD, 08.06.2023, E.2022/1901, K.2023/998
- İstanbul BAM 13. HD, 18.12.2025, E.2023/741, K.2025/2173
- İstanbul BAM 15. HD, 23.11.2021, E.2020/851, K.2021/2185
- İstanbul BAM 15. HD, 23.10.2025, E.2021/3041, K.2025/1162
- İstanbul BAM 40. HD, 28.01.2021, E.2021/111, K.2021/97
- İstanbul BAM 43. HD, 30.04.2026, E.2022/1616, K.2026/907
- İstanbul BAM 44. HD, 13.10.2022, E.2020/1367, K.2022/1393
- İstanbul BAM 44. HD, 21.09.2023, E.2020/1511, K.2023/940
- İstanbul BAM 45. HD, 08.11.2023, E.2023/1860, K.2023/1600
- İstanbul BAM 53. HD, 21.02.2023, E.2022/254, K.2023/167
- İstanbul BAM 53. HD, 21.01.2026, E.2022/1289, K.2026/80
- İstanbul BAM 53. HD, 25.02.2026, E.2024/903, K.2026/267
- İzmir BAM 11. HD, 17.03.2026, E.2025/1381, K.2026/468
- İzmir BAM 11. HD, 27.04.2026, E.2023/1953, K.2026/704
- İzmir BAM 20. HD, 21.09.2023, E.2023/839, K.2023/1363
- Sakarya BAM 7. HD, 04.12.2024, E.2023/1807, K.2024/1771
Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara
Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15
Son güncelleme: 2 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta sonuç, belgelerin ve delillerin incelenmesine bağlıdır.
Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


