Hacizli Malımı Kendim Satabilir miyim? Borçluya Satış Yetkisi (İİK 111/a)
08 Ağustos 2026

Hacizli Malımı Kendim Satabilir miyim? Borçluya Satış Yetkisi (İİK 111/a)

Hacizli bir malın açık artırmada muhammen kıymetin yarısına gitmesi, borçlu için en ağır sonuçlardan biridir. Borç ödenmiş sayılmaz, mal elden çıkmıştır ve aradaki fark borçlunun sırtında kalır. 2021’e kadar borçlunun bu sonucu değiştirmek için elinde ciddi bir araç yoktu.

7343 sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunu’na eklenen 111/a maddesi bunu değiştirdi. Artık borçlu, hacizli malını kendisi satabilmek için yetki isteyebiliyor. Bu, borçlunun elindeki en güçlü ama en az bilinen imkândır. Aşağıda nasıl işlediğini adım adım ele alıyoruz.

Neden getirildi?

Düzenlemenin amacı iki taraflıdır. Borçluya satış yetkisi verilmesiyle mahcuz malın daha az masrafla, kısa sürede ve yüksek bir bedelle satılmasının sağlanması ve bu satış sonunda ihalenin feshi gibi bir süreç nedeniyle gecikmenin önlenmesi amaçlanmıştır.

Borçlu açısından, malının kısa sürede satılmasını sağlayarak borcunu daha az faiz ödeyerek sonlandırabilmesi imkânı doğar. Alacaklı açısından da faydalıdır: mahcuz malın uzun süre satılamaması malın kıymetinin düşmesine, yediemin ücretinin artmasına ve böylece hem alacaklının hem borçlunun zarara uğramasına neden olmaktadır.

Birinci adım: yedi gün içinde talep

İİK 111/a’nın birinci fıkrasına göre borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. Kıymet takdiri yapılmadığı durumlarda borçlu, kıymet takdiri yapılmasını da isteyebilir.

Bu yedi günlük süre, kıymet takdirine itiraz süresiyle aynı uzunluktadır ve aynı anda işler. Rapor elinize ulaştığında iki seçeneği birlikte değerlendirmeniz gerekir: değere itiraz mı edeceksiniz, yoksa rızaen satış yetkisi mi isteyeceksiniz?

Borçlu talepte bulunurken, ilgili yönetmelik uyarınca tebligata elverişli adresini ve iletişime yarar bilgilerini icra dairesine bildirmelidir.

Önemli bir nokta: borçlunun süresi içindeki talebi üzerine icra müdürü süre vermek zorundadır; bu noktada icra müdürünün takdir yetkisi bulunmamaktadır. Talep usulüne uygunsa reddedilemez.

Kıymet takdiri size tebliğ edildi mi?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İkinci adım: cebri satış durur, on beş gün başlar

İcra müdürü, kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir.

Bu, maddenin en değerli sonucudur. Cebri satış süreci fiilen askıya alınır ve borçlu, kendi alıcısını bulmak için net bir pencere kazanır.

Alacaklı bakımından da bir denge kurulmuştur: borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin bu madde uyarınca vereceği karara kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez. Yani borçlunun bu yolu kullanması, alacaklının bir yıllık satış isteme süresini tüketmez. Süreç durur, saat de durur.

Üçüncü adım: bedel eşiği

Rızaen satış, borçlunun malını dilediği bedele satabileceği anlamına gelmez. Kanun bir taban belirlemiştir.

İkinci fıkraya göre rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz.

Yapı, cebri satıştaki asgari ihale bedeli formülüyle aynıdır; tek fark orandır:

ÖlçütCebri satış (ihale)Rızaen satış (İİK 111/a)
Muhammen kıymet oranıYüzde elliYüzde doksan
Karşılaştırılan ikinci kalemRüçhanlı alacaklar toplamıRüçhanlı alacaklar toplamı
Eklenen masrafParaya çevirme ve paylaştırma masraflarıBu mahcuz için yapılan takip masrafları
Satışı kim yaparİcra dairesi, e-satış portalıBorçlu, kendi bulduğu alıcıyla

Yüzde doksanlık eşik, düzenlemenin mantığını gösterir. Borçluya tanınan imkân, malı ucuza kapattırmak değil; ihalede yüzde elliye inebilecek bir malın gerçek değerine çok daha yakın bir bedelle satılmasını sağlamaktır.

Dördüncü adım: alıcı bedeli dosyaya öder

Bedel doğrudan borçluya ödenmez. Borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli, birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi gerekir.

Ödeme yapıldığında icra müdürü, gerekli bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra kanunda belirtilen şartların bulunduğunu tespit ederse, satışın onayı ile malın devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir.

Rızaen satış için alıcı buldunuz mu?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Beşinci adım: mahkeme onayı

Mahkeme, en geç on gün içinde yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. Duruşma açılmaz, karara karşı kanun yolu işletilmez.

Sonuçlar şöyledir:

  • Kabul kararı: Malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Alıcı, üzerinde haciz bulunmayan bir mal edinmiş olur.
  • Ret kararı: Yatırdığı bedel alıcıya iade edilir ve cebri satış süreci kaldığı yerden devam eder.

Bu madde uyarınca yapılacak satışlar hakkında, niteliğine uygun düştüğü ölçüde İcra ve İflas Kanunu’nun diğer hükümleri uygulanır. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenmiştir.

Süre takvimi

AşamaSüre
Yetki talebiKıymet takdirinin tebliğinden itibaren 7 gün
Satış için verilen süreKıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra 15 gün
Alıcının bedeli dosyaya ödemesiAynı 15 günlük süre içinde
Dosyanın mahkemeye gönderilmesiDerhâl
Mahkeme kararıEn geç 10 gün, dosya üzerinden, kesin
Alacaklının satış isteme süresiBu dönemde işlemez

Kimler için işe yarar, kimler için yaramaz?

İşe yarar: Malının piyasa değeri muhammen kıymetin üzerinde olan borçlular. Alıcı bulunabilecek, likit taşınmaz ve araçlar. Borcun mal değerinin belirgin biçimde altında olduğu dosyalar — bu hâlde satıştan artan bedel borçluya kalır.

Yaramaz: On beş gün içinde alıcı bulunamayacak, niş veya sorunlu mallar. Muhammen kıymeti zaten piyasa değerinin üzerinde belirlenmiş mallar — bu hâlde yüzde doksanlık eşik piyasanın üzerine çıkar ve alıcı bulunamaz. Bu ikinci durumda öncelik, rızaen satış talebi değil kıymet takdirine itiraz olmalıdır.

Kritik hazırlık noktası şudur: on beş günlük süre, alıcı aramak için değil, bulunmuş alıcıyla işlemi tamamlamak için yeterlidir. Kıymet takdiri raporu elinize ulaştığında alıcı arayışına başlamak, çoğu dosyada geç kalmak anlamına gelir.

Kıymet takdirine itiraz mı, rızaen satış mı?

Kıymet takdiri raporu elinize ulaştığında iki ayrı yol açılır ve her ikisinin süresi de yedi gündür. Hangisinin seçileceği, raporda yazan değerin piyasa gerçeğine göre nerede durduğuna bağlıdır.

Muhammen kıymet düşük belirlenmişse öncelik itirazdır. Düşük bir muhammen kıymet, hem cebri satıştaki yüzde ellilik eşiği hem de rızaen satıştaki yüzde doksanlık eşiği aşağı çeker. Bu durumda rızaen satış yetkisi almak, malı yine düşük bir bedelle elden çıkarmak anlamına gelebilir. Önce değerin düzeltilmesi, sonra satış stratejisinin belirlenmesi gerekir.

Muhammen kıymet gerçekçi veya yüksekse öncelik rızaen satıştır. Değer zaten yerindeyse itirazın getirisi sınırlıdır; asıl kazanç, malın ihalede yüzde elliye inmesini engellemekten gelir.

İki yol birbirini tamamen dışlamaz. Kıymet takdirine itiraz edilmişse, rızaen satış için verilecek on beş günlük süre kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra başlar. Yani itiraz süreci sonuçlandıktan sonra rızaen satış imkânı hâlâ kullanılabilir. Bu sıralama, borçlu için en güçlü kombinasyonu oluşturur: önce değeri düzelt, sonra düzeltilmiş değer üzerinden kendi alıcına sat.

Alıcı açısından rızaen satış

Rızaen satış, alıcı bakımından da ilgi çekici bir yoldur. Mal, kabul kararıyla birlikte tüm hacizlerden arınmış olarak devredilir. İhalenin feshi riski yoktur, çünkü mahkeme kararı kesindir ve kanun yolu kapalıdır.

Buna karşılık bedel, muhammen kıymetin yüzde doksanının altına inemez; ihaledeki gibi yüzde elliye yakın bir fırsat beklentisi burada karşılanmaz. Ayrıca ret kararı ihtimali vardır ve bu hâlde yatırılan bedel iade edilir; bu süre boyunca para dosyada bekler.

Kısacası rızaen satış, alıcıya düşük fiyat değil, düşük risk sunar. İhale sürecinin belirsizliğini göze almak istemeyen alıcılar için makul bir alternatiftir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hacizli malımı kendim satabilir miyim?

Evet. İİK 111/a uyarınca borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. Bu düzenleme 7343 sayılı Kanunla getirilmiştir.

Talebim reddedilebilir mi?

Borçlunun süresi içindeki usulüne uygun talebi üzerine icra müdürü süre vermek zorundadır; bu noktada takdir yetkisi bulunmamaktadır. Talep süresinde yapılmışsa reddedilemez.

Satış için ne kadar sürem olur?

İcra müdürü, kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir. Alıcının bedeli de bu süre içinde dosyaya ödemesi gerekir.

Malımı istediğim fiyata satabilir miyim?

Hayır. Rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktar ile rüçhanlı alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktardan ve ayrıca bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz.

Bedel bana mı ödenir?

Hayır. Borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli, borçluya verilen on beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi gerekir. Ödeme icra dosyasına yapılır.

Mahkeme onayı ne kadar sürer?

İcra müdürü şartların bulunduğunu tespit ederse dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme en geç on gün içinde dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir.

Satış onaylanırsa hacizler kalkar mı?

Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı verilmesi hâlinde alıcının yatırdığı bedel kendisine iade edilir.

Bu süreçte alacaklının satış isteme süresi işler mi?

İşlemez. Borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin bu madde uyarınca vereceği karara kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi durur.

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk