25 Ekim 2026

Yurt Dışında Verilen Velayet Kararının Türkiye’de Tanınması ve Uygulanması: MÖHUK 50-59, 1996 Lahey ve 5717

Yurt dışında verilen velayet kararı Türkiye’de kesin hüküm etkisi doğurması için tanınmalı, çocuk teslimi veya kişisel ilişki için icra edilecekse tenfiz edilmelidir (MÖHUK m.50, 58). Tanımada karşılıklılık aranmaz; tenfizde aranır. Kararı veren ülke 1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi’ne tarafsa karar Türkiye’de kendiliğinden tanınır, icra için ise basit ve süratli bir usulle icra edilebilirlik kararı alınır (m.23, 26). Avrupa Konseyi’nin 1980 tarihli Lüksemburg Sözleşmesi de velayet ve kişisel ilişki kararlarının tanınmasını ve tenfizini düzenler. Yargıtay ortak velayet kararlarını kamu düzenine aykırı saymamaktadır. Tenfiz edilen karar Türk ilamı gibi icra edilir; çocuk teslimi 2021’den beri adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yürütülür.

Güncel durum (25 Ekim 2026). MÖHUK m.50-59’da yeni bir değişikliğe rastlamadık. 1996 Lahey Sözleşmesi Türkiye için 1 Şubat 2017’de, Lüksemburg Sözleşmesi 1 Haziran 2000’de yürürlüğe girmiştir. 7343 sayılı Kanunla (RG 30.11.2021) İcra ve İflas Kanunu’nun 25, 25/a ve 25/b maddeleri yürürlükten kaldırılmış; çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümlerle adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine verilmiştir.

Uygulamanın usulü, Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik’le düzenlenmiştir (RG 04.08.2022, 31913). Yabancı hukuka ilişkin açıklamalar genel bilgi niteliğindedir.

Yurt dışındaki velayet kararınızı Türkiye’de geçerli ve uygulanabilir hâle getirelim

Kararınızın hangi sözleşmeye tabi olduğunu, tanıma mı tenfiz mi gerektiğini ve çocuk teslimi için izlenecek yolu birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevaplar

Tablo: Yabancı velayet kararında kısa cevaplar

SoruKısa cevapDayanak
Yabancı velayet kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli mi?Sözleşme yoksa hayır; tanıma kararı gerekirMÖHUK m.58
Çocuk teslimi için ne gerekir?Tenfiz veya icra edilebilirlik kararıMÖHUK m.50; 1996 Lahey m.26
Karar Almanya, Hollanda veya Fransa’dan1996 Lahey ve Lüksemburg Sözleşmesi uygulanırMÖHUK m.1/2
Karar ABD’denİki sözleşme de uygulanmaz; MÖHUKHCCH; Avrupa Konseyi
Ortak velayet tanınır mı?Evet; kamu düzenine aykırı değil2. HD 2016/15771 E.
Çocuk Türkiye’ye kaçırıldıysa?1980 Lahey ile iade; sonraki velayet kararı engel değil5717 s.K. m.13
Türkiye’de velayet değiştirilebilir mi?Çocuğun mutad meskeni Türkiye’deyse evet1996 Lahey m.5; TMK m.183

Tanıma ve tenfizin genel kuralları için tanıma ve tenfiz davası, çocuk kaçırma için 1980 Lahey Sözleşmesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tanıma mı, Tenfiz mi, Sözleşme mi?

Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilmesi, ilamın MÖHUK m.54’ün (b), (c) ve (ç) bentlerindeki şartları taşıdığına mahkemece karar verilmesine bağlıdır (m.58/1). Bu tanımadır: velayetin kimde olduğunun Türk makamları önünde ileri sürülmesi, nüfus kaydına işlenmesi ve Türkiye’de aynı konuda yeniden dava açılmasının önlenmesi için yeterlidir. Çocuğun teslimi veya kişisel ilişkinin zorla yerine getirilmesi ise ilamın icrasıdır ve tenfiz kararı gerektirir (m.50/1). Tanımada karşılıklılık aranmaz; tenfizde aranır (m.54/a).

Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin hükümleri saklıdır (MÖHUK m.1/2). Kararı veren ülke 1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi’ne veya Lüksemburg Sözleşmesi’ne tarafsa önce bu sözleşmelere bakılır. İki sözleşme de kararın esasının incelenmesini yasaklar ve tanıma ile icra için daha sınırlı ret sebepleri öngörür.

Tablo: Amaca göre izlenecek yol

AmaçSözleşme yoksa1996 Lahey ülkesiLüksemburg ülkesi
Velayeti Türk makamlarına göstermekTanıma davası (MÖHUK m.58)Kendiliğinden tanıma; önceden tanıma kararı (m.23-24)Tanıma (m.7)
Nüfus kaydına işletmekTanıma kararıÖnceden tanıma kararı (m.24)Tanıma kararı
Çocuğun teslimiTenfiz (MÖHUK m.50)İcra edilebilirlik kararı (m.26)Tenfiz (m.7, 14)
Kişisel ilişkinin icrasıTenfizİcra edilebilirlik kararı (m.26)Tenfiz (m.1/c, 7)
KarşılıklılıkTenfizde aranırAranmazAranmaz

Boşanma ile birlikte verilen velayet hükmünün durumu için yurt dışında boşandık, Türkiye’de geçerli mi yazımıza bakabilirsiniz. Nüfus Hizmetleri Kanunu 27/A maddesindeki idari tescil yalnız boşanmayı işler; velayet için bu yazıda anlatılan yollara başvurulur.

MÖHUK’a Göre Şartlar ve Usul

Tenfiz için yabancı ilamın o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş olması gerekir (m.50/1). Dava, aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılır (m.51); aile hukukuna ilişkin kararlarda uygulamada aile mahkemesine başvurulur. Dilekçeye yabancı ilamın o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya onaylı örneği, ilamın kesinleştiğini gösteren onaylı belge ve bunların onaylı tercümeleri eklenir (m.53).

Tenfiz için karşılıklılık bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması, kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve aleyhine tenfiz istenen kişinin usulüne uygun davet edilmiş ve savunma hakkının sağlanmış olması gerekir (m.54). Dilekçe duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve dava basit yargılama usulüyle görülür (m.55). Mahkeme ilamın kısmen veya tamamen tenfizine karar verebilir (m.56); tenfiz edilen ilam Türk mahkemesi ilamı gibi icra olunur ve kanun yoluna başvurma yerine getirmeyi durdurur (m.57). Kesin hüküm etkisi ilamın kesinleştiği andan başlar (m.59).

Tablo: MÖHUK’a göre tanıma ve tenfiz

KonuKuralMadde
KesinleşmeYabancı ülke hukukuna göre kesinleşmiş ilamm.50/1
Yetkili mahkemeKarşı tarafın yerleşim yeri; yoksa Ankara, İstanbul, İzmirm.51
BelgelerOnaylı ilam, kesinleşme belgesi, onaylı tercümem.53
KarşılıklılıkYalnız tenfizdem.54/a; m.58/1
Münhasır yetki ve kamu düzeniTanıma ve tenfizdem.54/b-c
Savunma hakkıUsulüne uygun davet ve temsilm.54/ç
UsulTebliğ; basit yargılamam.55
Kısmi tenfizVelayet reddedilse de boşanma tanınabilirm.56
İcra ve kanun yoluTürk ilamı gibi; kanun yolu icrayı durdururm.57

Kamu düzeni itirazının sınırları için tenfizde kamu düzeni itirazı yazımıza bakabilirsiniz.

1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi

Sözleşme 18 yaşından küçük çocuklara uygulanır ve velayet sorumluluğu ile kişisel ilişkiye ilişkin tedbirleri kapsar. Çocuğun mutad meskeninin bulunduğu devletin makamları yetkilidir (m.5/1); çocuk haksız olarak götürülmüş veya alıkonulmuşsa önceki devletin makamları, çocuk başka bir devlette mutad mesken edininceye kadar yetkisini korur (m.7/1). Bir akit devlette alınan tedbirler diğer akit devletlerde kendiliğinden tanınır (m.23/1). İlgili her kişi bir tedbirin tanınıp tanınmayacağı hakkında karar istenmesini talep edebilir (m.24).

Tanıma ancak sınırlı hâllerde reddedilebilir: yetki sözleşmedeki sebeplere dayanmıyorsa, acele durumlar dışında çocuğa dinlenme imkânı tanınmamışsa, velayet sorumluluğunu zedelendiğini ileri süren kişi dinlenmemişse, tedbir çocuğun üstün yararı da gözetilerek kamu düzenine açıkça aykırıysa, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu akit olmayan devlette alınan sonraki bir tedbirle bağdaşmıyorsa veya yerleştirme usulüne uyulmamışsa (m.23/2). İcra için tedbir, talep üzerine basit ve süratli bir usulle icra edilebilir ilan edilir ve yalnız bu sebeplerle reddedilebilir (m.26); esas incelenmez (m.27) ve icra, çocuğun üstün yararı gözetilerek o devletin kendi tedbiri gibi yapılır (m.28).

Tablo: 1996 Lahey Sözleşmesi’nin yürürlük tarihleri

DevletYürürlükTürkiye ile ilişki
Türkiye1 Şubat 2017—
Almanya1 Ocak 20111 Şubat 2017’den beri
Hollanda1 Mayıs 20111 Şubat 2017’den beri
Fransa1 Şubat 20111 Şubat 2017’den beri
Avusturya1 Nisan 20111 Şubat 2017’den beri
Belçika1 Eylül 20141 Şubat 2017’den beri
İsviçre1 Temmuz 20091 Şubat 2017’den beri
İsveç / Danimarka / Norveç2013 / 2011 / 20161 Şubat 2017’den beri
Birleşik Krallık1 Kasım 20121 Şubat 2017’den beri
ABD, İran, AzerbaycanTaraf değilUygulanmaz

Sözleşme, tanıma ve icra bakımından tedbirin alındığı devlet ile talep edilen devlet arasında yürürlüğe girdikten sonra alınan tedbirlere uygulanır (m.53/2); 1 Şubat 2017’den önce verilen kararlarda MÖHUK veya Lüksemburg Sözleşmesi esas alınır. Sözleşme kendiliğinden tanımayı öngörse de nüfus kaydı ve resmî işlemler için m.24’e göre Türk mahkemesinden tanıma kararı alınması güvenli yoldur (bizim değerlendirmemiz). ABD kararları için ABD’de boşanma ve Türkiye’de tanınması yazımıza bakabilirsiniz.

Lüksemburg Sözleşmesi: Velayet Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi 20 Mayıs 1980’de Lüksemburg’da imzaya açılmıştır. Türkiye 8 Şubat 2000’de onaylamış, sözleşme Türkiye için 1 Haziran 2000’de yürürlüğe girmiştir; merkezî makam Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü olarak bildirilmiştir (10.04.2000 tarihli beyan). Velayete ilişkin karar, çocuğun bakımına ilişkin kararları ve kişisel ilişki haklarını kapsar (m.1/c).

Bir akit devlette verilen velayet kararı tanınır ve menşe devlette icra edilebilirse diğer akit devletlerde de icra edilebilir hâle getirilir (m.7). Haksız götürmede talep götürme tarihinden itibaren altı ay içinde yapılmışsa iade daha kolay şartlara bağlıdır (m.8). Tanıma ve tenfiz; gıyabi kararda davalıya dava açan belgenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, kararı veren makamın yetkisinin sözleşmedeki esaslara dayanmaması veya kararın önceden icra edilebilir hâle gelmiş bir velayet kararıyla bağdaşmaması hâllerinde reddedilebilir (m.9/1); yabancı karar hiçbir durumda esastan incelenemez (m.9/3). Diğer durumlarda kararın etkilerinin aile hukukunun temel ilkeleriyle açıkça bağdaşmaması veya değişen koşullar nedeniyle artık çocuğun yararına olmaması da ret sebebidir (m.10/1). Her devlet basit ve süratli bir usul uygular (m.14) ve mümkünse çocuğun görüşünü alır (m.15).

Tablo: Lüksemburg Sözleşmesi’nin bazı taraf devletler için yürürlük tarihi

DevletYürürlük
Türkiye1 Haziran 2000
Almanya1 Şubat 1991
Hollanda1 Eylül 1990
Fransa1 Eylül 1983
Avusturya1 Ağustos 1985
Belçika1 Şubat 1986
İsviçre1 Ocak 1984
İsveç / Danimarka / Norveç1989 / 1991 / 1989
Birleşik Krallık1 Ağustos 1986

AB üyesi devletler kendi aralarında AB tüzüğünü uyguladığından sözleşme bugün daha çok AB üyesi olmayan devletlerle ilişkilerde işlemektedir; Türkiye ile AB ülkeleri arasında uygulanmaya devam eder (bizim değerlendirmemiz).

Üç Yolun Karşılaştırması

Aynı velayet kararı, hangi ülkeden geldiğine göre farklı şartlara tabidir. MÖHUK’a göre tenfiz için ilamın kesinleşmiş olması aranırken, 1996 Lahey Sözleşmesi tedbirin alındığı devlette icra edilebilir olmasını (m.26/1), Lüksemburg Sözleşmesi de kararın menşe devlette icra edilebilir olmasını (m.7) yeterli görür. Bu fark özellikle hemen uygulanabilir olan ancak kanun yolu açık bulunan velayet kararlarında önemlidir.

Tablo: MÖHUK, 1996 Lahey ve Lüksemburg Sözleşmesi

KonuMÖHUK1996 LaheyLüksemburg
Çocuğun yaşıErgin olmayan çocuk18 yaşından küçük16 yaşından küçük
TanımaMahkeme kararıyla (m.58)Kendiliğinden (m.23/1)Tanınır (m.7)
İcra şartıKesinleşmiş ilam (m.50)Menşe devlette icra edilebilir (m.26)Menşe devlette icra edilebilir (m.7)
KarşılıklılıkTenfizde aranır (m.54/a)AranmazAranmaz
Esasın incelenmesiYapılmaz (uygulama)Yasak (m.27)Yasak (m.9/3)
Çocuğun dinlenmesiKamu düzeni denetimindeDinlenmemesi ret sebebi (m.23/2-b)Görüşü alınır (m.15)
UsulBasit yargılama (m.55)Basit ve süratli (m.26/2)Basit ve süratli (m.14)

Kamu Düzeni, Ortak Velayet ve Çocuğun Dinlenmesi

Yargıtay uzun süre boşanmadan sonra ortak velayeti öngören yabancı kararları Türk hukukuna aykırı bularak tenfiz etmemiştir. 2017’de bu yaklaşım değişmiş; Daire, eşlerin hak ve sorumluluklarda eşitliğini öngören 7 No.lu Protokol’ün 5. maddesine ve Anayasa’nın 90. maddesine dayanarak ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını kabul etmiştir (2. HD, 20.02.2017, E.2016/15771, K.2017/1737). Aynı yönde bir başka karar da aktarılmaktadır (2. HD, 04.12.2017, E.2016/18674, K.2017/13800).

Kamu düzeni denetimi kararın sonucuna yöneliktir; yabancı mahkemenin usulü, delilleri ve hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı incelenmez. Gerekçe içermemesi tek başına kamu düzenine aykırılık sayılmaz (YİBBGK, 10.02.2012, E.2010/1, K.2012/1; 2. HD, 17.02.2014, E.2013/16635, K.2014/3011). Velayet kararlarında ise çocuğun dinlenip dinlenmediği önemlidir: 1996 Lahey Sözleşmesi acele durumlar dışında çocuğa dinlenme imkânı tanınmamasını ret sebebi sayar (m.23/2-b). Türk hukukunda da Yargıtay, idrak çağındaki çocuğun görüşünün velayet düzenlemesinde dikkate alınması gerektiğini ve velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulamaktadır (2. HD, 01.12.2021, E.2021/9109, K.2021/8993).

Tablo: Velayet kararlarında sık ileri sürülen itirazlar

İtirazDeğerlendirmeDayanak
Ortak velayet Türk hukukunda yokKamu düzenine açıkça aykırı değil2. HD 2016/15771 E.
Karar gerekçesizTek başına ret sebebi değilYİBBGK 2010/1 E.
Yabancı mahkeme yanlış karar verdiEsas incelenmez1996 Lahey m.27; Lüksemburg m.9/3
Çocuk dinlenmedi1996 Lahey ülkesinden gelen kararda ret sebebi olabilir1996 Lahey m.23/2-b
Davalıya tebligat yapılmadıRet sebebiMÖHUK m.54/ç; Lüksemburg m.9/1
Velayet hükmü aykırı, boşanma değilKısmi tanıma veya tenfizMÖHUK m.56

Ortak velayetin Türk hukukundaki yeri için ortak velayet Türk hukukunda mümkün mü yazımıza bakabilirsiniz.

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası

Tenfiz kararı verilen yabancı ilam Türk mahkemesi ilamı gibi icra olunur (MÖHUK m.57); 1996 Lahey Sözleşmesi’ne göre icra edilebilir ilan edilen tedbir de çocuğun üstün yararı gözetilerek o devletin kendi tedbiri gibi icra edilir (m.28). 7343 sayılı Kanunla (RG 30.11.2021, 31675) çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi icra dairelerinden alınarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümlerle adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine verilmiştir. Aile mahkemelerinin ilam ve tedbir kararları bu müdürlüklerce, müdürlük bulunmayan yerlerde hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerince yerine getirilir (m.41/A).

Müdürlük yükümlüye teslim emri gönderir (m.41/B-C); işlem ve kararlara karşı aile mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir (m.41/E); teslim emrine aykırılık ve çocuğu süresinde geri getirmeme hâlinde disiplin hapsi öngörülür (m.41/F). Usul, 04.08.2022 tarihli Yönetmelik’le düzenlenmiştir. Yabancı kararın tenfizine ilişkin Türk aile mahkemesi kararı da bu çerçevede yerine getirilir (bizim değerlendirmemiz).

Tablo: Yabancı velayet kararıyla çocuk teslimi

AdımNe yapılır?Dayanak
1. Tenfiz veya icra edilebilirlikAile mahkemesinde davaMÖHUK m.50; 1996 Lahey m.26
2. KesinleşmeKanun yolu icrayı durdururMÖHUK m.57
3. BaşvuruAdli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü5395 s.K. m.41/A
4. Teslim emriYükümlüye tebliğ5395 s.K. m.41/B-C
5. ŞikâyetAile mahkemesine5395 s.K. m.41/E
6. AykırılıkDisiplin hapsi5395 s.K. m.41/F

Ayrıntılar için çocuğumu göstermiyor: çocuk teslimi ve kişisel ilişki, adli destek sistemi ve yabancı ilamın icra takibi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Çocuk Türkiye’ye Kaçırıldıysa: 1980 Lahey ve 5717 Sayılı Kanun

Velayet hakkı ihlal edilerek Türkiye’ye götürülen veya Türkiye’de alıkonulan çocuk için asıl yol iade başvurusudur. Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun’a göre merkezî makam Adalet Bakanlığıdır; iade davası başvuru anında çocuğun bulunduğu yerdeki aile mahkemesinde görülür ve Cumhuriyet başsavcılığınca açılır (5717 s.K. m.3, 6, 7). Dava basit yargılama usulüyle, öncelikle ve ivedilikle görülür ve adli tatilde de devam eder (m.9, 16).

Çocuğu götüren ebeveynin Türkiye’de sonradan velayet kararı alması iadeyi engellemez: iade başvurusundan sonra verilen velayet kararı iadeyi reddetmek için gerekçe olamaz (m.13) ve açılmış velayet davası iade davası sonuçlanıncaya kadar bekletilir (m.14). Mahkeme çocuğun yurt dışına çıkışını yasaklamak, pasaport işlemlerini durdurmak gibi tedbirler alabilir (m.24). 1996 Lahey Sözleşmesi de haksız götürmede önceki devletin yetkisinin devam ettiğini öngörür (m.7/1).

Tablo: Kaçırma durumunda yollar

DurumYolDayanak
Çocuk velayet hakkı ihlal edilerek Türkiye’deMerkezî makama iade başvurusu1980 Lahey; 5717 s.K. m.5, 7
Götüren ebeveyn Türkiye’de velayet davası açtıVelayet davası bekletilir5717 s.K. m.14
Götüren ebeveyn Türkiye’de velayet kararı aldıİadeye engel değil5717 s.K. m.13
Yabancı velayet kararı var; Lüksemburg ülkesiAltı ay içinde iade talebiLüksemburg m.8
Çocuğun yeniden kaçırılma riskiÇıkış yasağı, pasaport tedbiri5717 s.K. m.24

Ayrıntılar için 1980 Lahey Sözleşmesi, eşim çocuğu iznimi almadan yurt dışına götürdü ve çocuğa çıkış yasağı tedbiri yazılarımıza bakabilirsiniz.

Türkiye’de Velayeti Değiştirmek, Nüfus Kaydı ve Pasaport

Çocuk başka bir akit devlete yerleşip orada mutad mesken edinirse, yeni devletin makamları yetkili olur (1996 Lahey m.5/2). Önceki devlette alınan tedbirler ise yetkili makamlar değiştirinceye kadar yürürlükte kalır (m.14). Yetkili makam kendi hukukunu uygular (m.15). Çocuğun mutad meskeni Türkiye’ye taşınmışsa Türk mahkemesi, durumların değişmesi hâlinde velayeti yeniden düzenleyebilir (TMK m.183); kaçırma hâlinde ise bu yetki, iade süreci tamamlanmadan kullanılamaz (5717 s.K. m.14).

Tanıma veya tenfiz kararı kesinleştikten sonra nüfus kütüğüne işlenmek üzere nüfus müdürlüğüne bildirilmesi istenmelidir. Çocuğa pasaport çıkarılması ve yurt dışına çıkışında velayet sahibinin izni arandığından, Türkiye’de tanınmamış bir yabancı velayet kararı Türk makamları önünde sorun çıkarabilir (bizim değerlendirmemiz).

Tablo: Velayet kararından sonra Türkiye’deki işlemler

İşlemGerekli olanDayanak
Velayetin nüfusa işlenmesiKesinleşmiş tanıma kararıMÖHUK m.58
Çocuğun pasaportuVelayet sahibinin izni; tanınmış kararBizim değerlendirmemiz
Velayetin değiştirilmesiTürkiye’de mutad mesken ve değişen durum1996 Lahey m.5/2; TMK m.183
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesiYetkili Türk mahkemesi1996 Lahey m.5, 14
Yabancı kararın süresiDeğiştirilinceye kadar yürürlükte1996 Lahey m.14

Ayrıntılar için velayetin değiştirilmesi dava dilekçesi ve boşanmada çocuğun yurt dışına çıkışı ve pasaport yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay Kararları

Tablo: Yabancı velayet ve boşanma kararlarına ilişkin kararlar

KararKonuİlke
2. HD 2016/15771 E., 2017/1737 K. (20.02.2017)Yabancı ortak velayet kararıKamu düzenine açıkça aykırı değil
2. HD 2016/18674 E., 2017/13800 K. (04.12.2017)Ortak velayetAynı yönde (ikincil aktarım)
YİBBGK 2010/1 E., 2012/1 K. (10.02.2012)Gerekçesiz yabancı kararTek başına kamu düzenine aykırı değil
2. HD 2013/16635 E., 2014/3011 K. (17.02.2014)Gerekçesizlik nedeniyle retBozuldu; esas ve usul incelenmez
2. HD 2021/9109 E., 2021/8993 K. (01.12.2021)Türk velayet davasıİdrak çağındaki çocuğun görüşü; üstün yarar
YHGK 2022/2-766 E., 2023/975 K. (18.10.2023)Yabancı kararın tanınmasıSüreye bağlı değil; esas incelenmez
2. HD 2023/3912 E., 2023/5837 K.Tanıma davasında tebligatDilekçe duruşma günüyle tebliğ edilmeli

Almanya’dan gelen kararlar için Almanya’da boşanma kararının Türkiye’de geçerliliği yazımıza bakabilirsiniz.

Dilekçe Örnekleri

Önemli not. Aşağıdaki dilekçeler basitleştirilmiş ve varsayımsal örneklerdir. Köşeli parantez içindeki bölümleri dosyanıza göre doldurmanız gerekir. Yabancı kararın onaylı örneği, kesinleşme veya icra edilebilirlik belgesi ve tercümeleri eksiksiz sunulmalıdır.

1. Hollanda mahkemesinin velayet kararının tanınması dava dilekçesi

ANKARA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE DAVACI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres] VEKİLİ: [Avukat adı, adres] DAVALI: [Ad soyad, Hollanda’daki adresi] KONU: [Mahkeme adı] tarafından verilen [tarih] tarihli ve [numara] sayılı velayet kararının tanınması istemidir. AÇIKLAMALAR 1. MÖHUK 51. maddesi yönünden: Davalının Türkiye’de yerleşim yeri ve sakin olduğu yer bulunmadığından Ankara mahkemeleri yetkilidir. 2. MÖHUK 1/2. maddesi ile 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 23 ve 24. maddeleri yönünden: Sözleşme Hollanda için 1 Mayıs 2011’den, Türkiye için 1 Şubat 2017’den beri yürürlüktedir. [Tarih] tarihli karar iki devlet arasında sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra verilmiştir. Sözleşmeye göre karar Türkiye’de kendiliğinden tanınır; ancak nüfus kaydı ve okul işlemleri için kararın tanındığının Mahkemenizce tespitini istiyorum. 3. 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 5. maddesi yönünden: Ortak çocuk [ad] karar tarihinde [şehir] kentinde yaşamaktaydı ve mutad meskeni Hollanda’daydı. Kararı veren mahkeme sözleşmeye göre yetkilidir. 4. 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 23/2. maddesi yönünden: Çocuk [tarih] tarihinde hâkim tarafından dinlenmiştir. Davalı yargılamaya vekiliyle katılmış ve beyanda bulunmuştur. Sözleşmede sayılan ret sebeplerinden hiçbiri bulunmamaktadır. 5. 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 14. maddesi yönünden: Davalının, çocuk artık Türkiye’de yaşadığı için Hollanda kararının hükümsüz kaldığı yönündeki olası itirazı yerinde değildir. Alınan tedbirler yetkili makamlarca değiştirilinceye kadar yürürlükte kalır. 6. MÖHUK 58/1. maddesi yönünden: Tanımada karşılıklılık aranmaz; karar Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiştir, kamu düzenine aykırı değildir ve davalının savunma hakkına uyulmuştur. Lüksemburg Sözleşmesi de kararın esastan incelenmesini yasaklar (m.9/3). DELİLLER: Kararın onaylı örneği ve tercümesi; icra edilebilirlik veya kesinleşme belgesi; çocuğun dinlendiğini gösteren tutanak; nüfus kayıtları; her türlü yasal delil. HUKUKİ NEDENLER: MÖHUK m.1, 51, 54, 58; 1996 Lahey Sözleşmesi m.5, 14, 23, 24; Lüksemburg Sözleşmesi m.7, 9 ve ilgili mevzuat. SONUÇ VE İSTEM: Kararın tanınmasına, kesinleşmesinden sonra nüfus kütüğüne işlenmek üzere ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih] — [Davacı vekili, imza]

2. İsviçre mahkemesinin kişisel ilişki kararının icra edilebilirliği dava dilekçesi

[ŞEHİR] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE DAVACI: [Ad soyad, İsviçre’deki adresi] VEKİLİ: [Avukat adı, adres] DAVALI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres] KONU: [Mahkeme adı] tarafından verilen [tarih] tarihli kararın kişisel ilişkiye ilişkin hükmünün icra edilebilir olduğuna karar verilmesi ve adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla yerine getirilmesi istemidir. AÇIKLAMALAR 1. MÖHUK 51. maddesi yönünden: Davalının yerleşim yeri [ilçe] olduğundan Mahkemeniz yetkilidir. 2. 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 26. maddesi yönünden: Sözleşme İsviçre için 1 Temmuz 2009’dan, Türkiye için 1 Şubat 2017’den beri yürürlüktedir. Kararda davacıya her yaz tatilinde [süre] ve her ayın [gün] günleri çocukla kişisel ilişki tanınmıştır. Karar İsviçre’de icra edilebilirdir. Sözleşmeye göre talep basit ve süratli bir usulle incelenir ve ancak 23/2. maddede sayılan sebeplerle reddedilebilir. 3. 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 14. ve 5/2. maddeleri yönünden: Davalının, çocuğun Türkiye’ye yerleşmesiyle İsviçre kararının etkisini yitirdiği ve kişisel ilişkinin Türkiye’de yeniden düzenlenmesi gerektiği yönündeki olası itirazı yerinde değildir. Yeni mutad meskenin makamları yetkili olsa da önceki tedbirler değiştirilinceye kadar yürürlükte kalır; davalı bugüne kadar böyle bir değişiklik kararı almamıştır. 4. Lüksemburg Sözleşmesi’nin 1/c ve 7. maddeleri yönünden: Kişisel ilişki hakkına ilişkin kararlar da velayet kararı sayılır ve menşe devlette icra edilebiliyorsa diğer akit devletlerde de icra edilebilir hâle getirilir. 5. 1996 Lahey Sözleşmesi’nin 27 ve 28. maddeleri ile 5395 sayılı Kanun’un 41/A maddesi yönünden: Kararın esası incelenemez. İcra edilebilir ilan edilen karar Türk kararı gibi, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla yerine getirilir. Davalı [tarih] ve [tarih] tarihlerinde çocuğu teslim etmemiştir. DELİLLER: Kararın onaylı örneği ve tercümesi; icra edilebilirlik belgesi; yazışmalar; tanık beyanları; her türlü yasal delil. HUKUKİ NEDENLER: MÖHUK m.1, 51; 1996 Lahey Sözleşmesi m.5, 14, 23, 26, 27, 28; Lüksemburg Sözleşmesi m.1, 7; 5395 s.K. m.41/A ve ilgili mevzuat. SONUÇ VE İSTEM: Kararın kişisel ilişkiye ilişkin hükmünün Türkiye’de icra edilebilir olduğuna, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla yerine getirilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih] — [Davacı vekili, imza]

3. ABD mahkemesinin geçici velayet emrinin tenfizi davasına cevap dilekçesi

[ŞEHİR] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE DOSYA NO: [Esas numarası] CEVAP VEREN DAVALI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres] VEKİLİ: [Avukat adı, adres] DAVACI: [Ad soyad, ABD’deki adresi] KONU: Davaya karşı cevaplarımızın sunulmasıdır. AÇIKLAMALAR 1. MÖHUK 50/1. maddesi yönünden: Tenfizi istenen [mahkeme adı] kararı, kararın kendi metninde de belirtildiği üzere yargılama sürerken verilmiş geçici bir emirdir. Kararın kesinleştiğini gösteren bir belge sunulmamıştır; kesinleşmemiş bir ilam tenfiz edilemez. 2. MÖHUK 54/a maddesi yönünden: ABD, 1996 Lahey Sözleşmesi’ne ve Lüksemburg Sözleşmesi’ne taraf değildir ve Türkiye ile ABD arasında velayet kararlarının tenfizine ilişkin bir anlaşma yoktur. İlgili eyalette Türk mahkemesi kararlarının icrasını mümkün kılan kanuni veya fiilî bir uygulama bulunduğu dosyada ortaya konulmamıştır; bu husus araştırılmadan tenfiz kararı verilemez. 3. MÖHUK 54/ç maddesi yönünden: Davalıya dava belgeleri usulüne uygun tebliğ edilmemiş, yalnız elektronik posta ile bildirim yapılmıştır. Davalı yargılamaya katılamamış ve savunma yapamamıştır. 4. MÖHUK 54/c maddesi yönünden: On iki yaşındaki çocuk ABD’deki yargılamada hiç dinlenmemiştir. Davacının, MÖHUK’ta çocuğun dinlenmesine ilişkin bir şart bulunmadığı yönündeki olası iddiası yerinde değildir. Velayet kamu düzenine ilişkindir ve Yargıtay idrak çağındaki çocuğun görüşünün dikkate alınmasını zorunlu saymaktadır (2. HD, 01.12.2021, 2021/9109 E., 2021/8993 K.). Çocuğun görüşünü almadan verilen karar Türk kamu düzenine açıkça aykırıdır. DELİLLER: Davacının sunduğu belgeler ve tercümeleri; tebligat kayıtları; çocuğun okul kayıtları; uzman raporu; her türlü yasal delil. HUKUKİ NEDENLER: MÖHUK m.50, 53, 54, 55; Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.12 ve ilgili mevzuat. SONUÇ VE İSTEM: Davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih] — [Davalı vekili, imza]

Benzer dilekçeler için yabancı boşanma kararının tanınması dilekçesi ve çocukla kişisel ilişki dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Örnek Senaryolar

Uyarı. Aşağıdaki senaryolar basitleştirilmiş ve varsayımsaldır; gerçek kişilere ait değildir.

Senaryo 1: Hollanda kararıyla Türkiye’ye taşınan anne. Amsterdam mahkemesi 2023’te velayeti anneye vermiş, babaya kişisel ilişki tanımış ve annenin çocukla Türkiye’ye taşınmasına izin vermiştir. Anne İzmir’de okul kaydı ve pasaport işlemlerinde kararın sorulduğunu görmüştür.

Senaryo 1: Değerlendirme

KonuSonuçDayanak
Uygulanacak sözleşme1996 Lahey ve LüksemburgMÖHUK m.1/2
TanımaKendiliğinden; tanıma kararı istenebilir1996 Lahey m.23-24
Babanın kişisel ilişkisiDeğiştirilinceye kadar yürürlükte1996 Lahey m.14
İleride değişiklikTürk mahkemesi yetkili1996 Lahey m.5/2; TMK m.183
Nüfus kaydıTanıma kararı kesinleşince bildirimMÖHUK m.58

Senaryo 2: ABD’den geçici velayet emri. Teksas’ta yaşayan baba, boşanma davası sürerken alınan geçici velayet emrine dayanarak, çocuğu Türkiye’ye getiren annenin elinden çocuğun alınmasını istemektedir.

Senaryo 2: Değerlendirme

KonuSonuçDayanak
Uygulanacak kuralMÖHUK; 1996 Lahey ve Lüksemburg uygulanmazHCCH; Avrupa Konseyi
TenfizKesinleşmemiş geçici emir tenfiz edilemezMÖHUK m.50/1
KarşılıklılıkAraştırılmalıMÖHUK m.54/a
Çocuk izinsiz getirildiyse1980 Lahey ile iade başvurusu5717 s.K.; ABD-Türkiye 1 Ağustos 2000
Annenin Türkiye’deki velayet davasıİade süreci sonuçlanıncaya kadar bekletilir5717 s.K. m.14

Adım Adım Yol Haritası

  1. Kararı veren ülkeyi belirleyin. 1996 Lahey veya Lüksemburg Sözleşmesi’ne taraf mı?
  2. Kararın tarihini kontrol edin. 1 Şubat 2017’den sonra mı verildi?
  3. Amacı belirleyin. Yalnız tanıma mı, yoksa çocuk teslimi veya kişisel ilişkinin icrası mı?
  4. Belgeleri toplayın. Onaylı karar, kesinleşme veya icra edilebilirlik belgesi, tercümeler.
  5. Çocuğun dinlendiğini belgeleyin. Tutanak veya kararın ilgili bölümü itirazları önler.
  6. Davayı açın. Karşı tarafın yerleşim yerinde, yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir’de.
  7. Kesinleşince uygulayın. Nüfusa bildirim ve gerekirse adli destek müdürlüğüne başvuru.
  8. Kaçırma varsa iade yolunu seçin. Merkezî makama başvurun; velayet davası iadeyi engellemez.

Sık Yapılan Hatalar

Tablo: Yabancı velayet kararında sık yapılan hatalar

HataSonuçDoğrusu
Yabancı kararla doğrudan çocuk teslimi istemekTalep yerine getirilmezÖnce tenfiz veya icra edilebilirlik kararı
Geçici emri tenfiz ettirmeye çalışmakDava reddedilirKesinleşmiş karar veya sözleşme yolu
Sözleşmeleri hiç anmamakGereksiz karşılıklılık tartışması1996 Lahey ve Lüksemburg’a dayanmak
Kaçırmada Türkiye’de velayet davasıyla yetinmekİadeyi durdurmaz1980 Lahey ve 5717 s.K.
Çocuğun dinlendiğini belgelememekKamu düzeni itirazıTutanak ve karar bölümü
Tanıma kararını nüfusa bildirmemekKayıt eski hâliyle kalırKesinleşme sonrası bildirim

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında verilen velayet kararı Türkiye’de geçerli mi?

Sözleşme yoksa Türk mahkemesinden tanıma kararı alınması gerekir (MÖHUK m.58). 1996 Lahey Sözleşmesi’ne taraf ülkelerden gelen kararlar kendiliğinden tanınır (m.23/1).

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Tanıma kararı kesin hüküm ve kesin delil hâline getirir; tenfiz ise çocuk teslimi gibi icrayı mümkün kılar (MÖHUK m.50, 58).

Velayet kararının tanınmasında karşılıklılık aranır mı?

Hayır. Karşılıklılık yalnız tenfizde aranır (MÖHUK m.54/a, 58/1); 1996 Lahey ve Lüksemburg Sözleşmeleri’nde hiç aranmaz.

Almanya’da verilen velayet kararı için hangi kurallar uygulanır?

Almanya hem 1996 Lahey Sözleşmesi’ne hem Lüksemburg Sözleşmesi’ne taraftır; bu sözleşmeler MÖHUK’tan önce uygulanır (MÖHUK m.1/2).

ABD velayet kararı Türkiye’de nasıl geçerli olur?

ABD 1996 Lahey Sözleşmesi’ni onaylamamıştır; bu nedenle MÖHUK’a göre tanıma veya tenfiz davası açılır.

Ortak velayet kararı Türkiye’de tanınır mı?

Evet. Yargıtay ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını kabul etmiştir (2. HD, 20.02.2017, 2016/15771 E., 2017/1737 K.).

Kesinleşmemiş velayet kararı tenfiz edilebilir mi?

MÖHUK’a göre hayır (m.50/1). 1996 Lahey ve Lüksemburg Sözleşmeleri ise kararın menşe devlette icra edilebilir olmasını yeterli görür.

Tanıma davası nerede açılır?

Karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yerinde, yoksa sakin olduğu yerde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir’de (MÖHUK m.51).

Yabancı mahkeme çocuğu dinlemediyse ne olur?

1996 Lahey Sözleşmesi’ne göre acele durumlar dışında çocuğa dinlenme imkânı tanınmaması tanımayı reddetme sebebidir (m.23/2-b).

Çocuk teslimi kim tarafından yapılır?

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri; bulunmayan yerlerde hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlükleri (5395 s.K. m.41/A).

Teslim emrine uyulmazsa yaptırım var mı?

Evet. Teslim emrine aykırılık ve çocuğu süresinde geri getirmeme hâlinde disiplin hapsi öngörülür (5395 s.K. m.41/F).

Çocuk Türkiye’ye kaçırıldıysa yabancı karar gerekli mi?

İade için 1980 Lahey Sözleşmesi’ne göre merkezî makama başvurulur; iade başvurusundan sonra Türkiye’de verilen velayet kararı iadeye engel olamaz (5717 s.K. m.13).

Türk mahkemesi yabancı velayet kararını değiştirebilir mi?

Çocuğun mutad meskeni Türkiye’ye taşınmışsa evet (1996 Lahey m.5/2; TMK m.183); o zamana kadar önceki tedbir yürürlükte kalır (m.14).

Yabancı velayet kararı nüfusa nasıl işlenir?

Tanıma veya tenfiz kararı kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne bildirilir; boşanmadaki idari tescil (NHK m.27/A) velayeti kapsamaz.

Velayet hükmü reddedilirse boşanma da reddedilir mi?

Hayır. Mahkeme ilamın kısmen tanınmasına veya tenfizine karar verebilir (MÖHUK m.56).

Eski tarihli velayet kararı tanınabilir mi?

Tanıma süreye bağlı değildir (YHGK, 18.10.2023, 2022/2-766 E.); ancak 1996 Lahey Sözleşmesi yalnız iki devlet arasında yürürlüğe girdikten sonra alınan tedbirlere uygulanır (m.53/2).

Bu yazının kaynakları. 5718 sayılı MÖHUK m.1, 50-59; 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun m.3, 5, 6, 7, 9, 12, 13, 14, 16, 24; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A-41/F; 7343 sayılı Kanun (RG 30.11.2021, 31675); Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik (RG 04.08.2022, 31913); TMK m.183; Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.12. 1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi m.2, 3, 5, 7, 14, 15, 23, 24, 26, 27, 28, 53 ve HCCH durum tablosu; Lüksemburg Sözleşmesi (ETS 105) m.1, 7, 8, 9, 10, 13, 14, 15 ve Hollanda Antlaşmalar Veritabanı durum tablosu.

Kararlar: 2. HD, 20.02.2017, E.2016/15771, K.2017/1737; 2. HD, 04.12.2017, E.2016/18674, K.2017/13800 (ikincil aktarım); YİBBGK, 10.02.2012, E.2010/1, K.2012/1; 2. HD, 17.02.2014, E.2013/16635, K.2014/3011; 2. HD, 01.12.2021, E.2021/9109, K.2021/8993; YHGK, 18.10.2023, E.2022/2-766, K.2023/975; 2. HD, E.2023/3912, K.2023/5837. Diğer: Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi yazısı (20.12.2024).

Velayet kararınızı Türkiye’de tanıtalım, gerekiyorsa çocuk teslimini sağlayalım

Kararınız için doğru sözleşmeyi belirleyelim, tanıma veya icra edilebilirlik davanızı açalım, kaçırma durumunda iade sürecini yürütelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk