Eşim Çocuğu İznimi Almadan Yurt Dışına Götürdü, Ne Yapabilirim?
25 Temmuz 2026

Eşim Çocuğu İznimi Almadan Yurt Dışına Götürdü, Ne Yapabilirim?

Ne yaşandı?

Boşanma aşamasında ya da sonrasında eşlerden biri, diğerinin haberi ve onayı olmadan çocuğu alıp başka bir ülkeye götürüyor. Geride kalan ebeveyn hem çocuğuna hem de hukuki sürece nasıl ulaşacağını bilemiyor. Bu, ailelerin yaşayabileceği en zorlu durumlardan biridir ve hızlı hareket etmeyi gerektirir.

Aile hukuku konusunda hukuki destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki durum

Velayet ya da kişisel ilişki hakkınız varken çocuğun tek taraflı olarak yurt dışına çıkarılması, çoğu zaman hukuka aykırı (haksız) bir götürme olarak değerlendirilir. Çocuğun götürüldüğü ülke 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraf ise, çocuğun mutat meskenine (alıştığı, günlük hayatının merkezi olan ülkeye) iadesi için bir mekanizma işler.

“Mutat mesken” kısa süreli tatil ya da ziyaret yeri değil; çocuğun düzenli yaşam ortamıdır. İade davasında esas amaç, velayetin esasını tartışmak değil, çocuğu hızla geldiği ortamına döndürmek ve velayet kararını mutat meskenin bulunduğu ülke mahkemesine bırakmaktır. İadenin reddedilebileceği istisnalar (örneğin iadenin çocuğu ciddi tehlikeye atması) dar yorumlanır ve bunu ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.

Ne yapmalısınız?

  • Henüz çocuk çıkmadan riski sezerseniz, çocuk için yurt dışına çıkış yasağı/tedbiri talep edin; bu, sorunu kaynağında önlemenin en etkili yoludur.
  • Çocuk çıkarıldıysa vakit kaybetmeden Adalet Bakanlığı’na (Merkezî Makam) Lahey iade başvurusu yapın. İade davası Cumhuriyet başsavcılığınca açılır ve aile mahkemesinde basit yargılama usulüyle öncelikli olarak görülür; Sözleşme kararın altı hafta içinde verilmesini öngörür. Sözleşme, iç hukukta 5717 sayılı Kanun’la uygulanır ve on altı yaşından küçük çocuklar bakımından işler.
  • Velayet ve kişisel ilişki kararınızı, pasaport ve seyahat kayıtlarını, götürülme tarihini gösteren belgeleri hazırlayın.
  • Götürüldüğü ülkenin Lahey’e taraf olup olmadığını avukatınızla teyit edin; taraf değilse süreç farklı ve daha uzun ilerler.

Dikkat

“Çocuk orada mutlu, okuluna başladı” türü gerekçeler süreç uzadıkça öne çıkacağından, başvuruyu geciktirmemek hayati önem taşır. Erken atılan bir çıkış tedbiri ya da iade başvurusu, çoğu zaman sonradan açılacak uzun davalardan çok daha etkilidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki dayanak ve mekanizma

Türkiye, 25 Ekim 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi‘ne taraftır. Sözleşmenin iç hukuktaki uygulama kanunu 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun‘dur.

Kapsam

Sözleşme, velayet hakkının ihlal edilerek başka bir taraf devlete götürülen veya orada alıkonulan on altı yaşından küçük çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesini öngörür. Çocuğun on altı yaşını doldurmasıyla Sözleşme’nin uygulanma imkânı sona erdiğinden, süre baskısı yalnızca usulî değil, esasa ilişkindir.

Amaç: velayeti tartışmak değil, statüyü geri getirmek

İade davasında mahkeme, velayetin esasını yeniden değerlendirmez. Amaç, çocuğu hızla alıştığı ortama döndürmek ve velayete ilişkin kararı mutat meskenin bulunduğu ülke mahkemesine bırakmaktır. Bu nedenle “ben daha iyi bakarım” argümanı iade davasının konusu değildir.

Mutat mesken

Mutat mesken, kısa süreli tatil veya ziyaret yeri değil; çocuğun düzenli yaşam ortamıdır. Okulu, sağlık takibi, sosyal çevresi ve günlük hayatının merkezi neredeyse orası esas alınır. Süreç uzadıkça karşı tarafın “çocuk artık oraya yerleşti” savunmasının ağırlık kazanması, başvuruyu geciktirmemenin en önemli sebebidir.

Süreç nasıl işliyor?

Başvuru merci

Başvuru Türkiye’de Adalet Bakanlığı’na (Merkezî Makam) yapılır. Merkezî Makam, talebi karşı devletin merkezî makamına iletir ve süreçle bağlantılı yazışmaları yürütür.

Davanın açılması ve görülmesi

İade davası Cumhuriyet başsavcılığınca açılır; dava aile mahkemesinde basit yargılama usulüyle, öncelikli ve ivedi olarak görülür. Sözleşme, kararın altı hafta içinde verilmesini öngörür; ancak uygulamada süreler uzayabilmektedir.

Hazırlanması gereken belgeler

  • Velayet ve kişisel ilişkiye dair mahkeme kararının onaylı sureti ve kesinleşme şerhi.
  • Çocuğun nüfus kayıt örneği ve pasaport bilgileri.
  • Götürülme tarihini gösteren seyahat kayıtları; varsa muvafakatname ve kapsamı.
  • Çocuğun mutat meskeninin Türkiye olduğunu gösteren belgeler: okul kayıtları, sağlık ve aşı takibi, ikamet ve adres kayıtları.
  • Çocuğun bulunduğu ülkedeki adresi ve mümkünse iletişim bilgileri.

Paralel yürütülecek ceza yolu

Koşulları varsa TCK 234’te düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu bakımından Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Ancak burada bir ayrım vardır: madde, faili “velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya baba” olarak tanımlar. Boşanma kesinleşmiş ve velayet size verilmişse karşı taraf bu kapsamdadır; velayete ilişkin bir karar henüz yoksa madde uygulanmaz.

İade her zaman verilir mi? İstisnalar

Sözleşme mutlak bir iade öngörmez. İstisnalar dar yorumlanır ve bunları ileri süren taraf ispatla yükümlüdür; ancak bilinmeleri gerekir çünkü savunmanın çekirdeğini oluştururlar.

Başlıca ret sebepleri

  • Ciddi risk. Çocuğun iade hâlinde fiziksel veya ruhsal ciddi zarara uğrama tehlikesi bulunması ya da başka bir şekilde katlanılmaz bir duruma düşmesi.
  • Çocuğun karşı çıkması. Görüşünün dikkate alınmasını gerektirecek yaş ve olgunluğa erişmiş çocuğun iadeye karşı çıkması.
  • Velayetin fiilen kullanılmıyor olması. Talepte bulunan tarafın götürülme sırasında velayet hakkını fiilen kullanmıyor olması ya da götürülmeye rıza göstermiş olması.

“Ciddi risk” nasıl değerlendiriliyor?

Bu istisna, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında da ayrıca ele alınmıştır. Mahkemenin X v. Letonya kararı, iade taleplerinde ciddi risk iddiasının nasıl incelenmesi gerektiğine ilişkin ölçütler getirmiştir; iddia soyut biçimde geçiştirilemeyeceği gibi, her iddia da otomatik olarak iadeyi engellemez.

Zamanın etkisi

Süreç uzadıkça karşı taraf “çocuk yeni ortamına uyum sağladı” savunmasını güçlendirir. Bu, geciken başvurularda en sık karşılaşılan direnç noktasıdır ve erken hareket etmenin somut karşılığıdır.

Önleme ve pratik uyarılar

En etkili araç: önleyici tedbir

Risk sezildiğinde, çocuk henüz çıkarılmadan aile mahkemesinden yurt dışına çıkış yasağı tedbiri talep edilmelidir. Bu, sorunu kaynağında çözen tek yoldur; sonradan yürütülecek iade süreci hem uzun hem de sonucu belirsizdir.

Talebin kabulü somut delil gerektirir: karşı tarafın yurt dışında yerleşik hâle gelmesi, Türkiye’deki bağlarını tasfiye etmesi, pasaport ve vize işlemlerini gizlice yürütmesi, çocuğu götürüp getirmeyeceğine dair beyanları. Soyut endişe yeterli görülmez.

Muvafakat verirken dikkat

Daha önce verilmiş süresiz veya ülke belirtmeyen bir muvafakatname, iade davasında karşı tarafın en güçlü savunması hâline gelebilir; “rıza vardı” iddiası Sözleşme’deki ret sebeplerinden biriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle muvafakat her seyahat için ayrı, ülke ve tarih belirtilerek düzenlenmelidir.

Hedef ülkenin taraf olup olmadığını teyit edin

Mekanizmanın işleyebilmesi için çocuğun götürüldüğü ülkenin de Sözleşme’ye taraf olması gerekir. Taraf değilse süreç tümüyle farklı işler: o ülkenin iç hukuku, varsa ikili anlaşmalar ve tanıma-tenfiz yolları devreye girer; bu, belirgin biçimde daha uzun ve sonucu daha belirsiz bir yoldur.

Yapılmaması gerekenler

  • Çocuğu karşı yoldan geri almaya kalkmayın. Bu, hem gidilen ülkede suç oluşturabilir hem de iade talebindeki konumunuzu zayıflatır.
  • Nafakayı kesmeyin. İştirak nafakası çocuğun hakkına dayanır ve bu olaydan bağımsızdır.
  • Geciktirmeyin. Hem on altı yaş sınırı hem de yerleşme savunması, zamanın karşı tarafın lehine işlediği anlamına gelir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: amaç velayeti çözmek değil

Lahey Sözleşmesi’nin mantığı sıkça yanlış anlaşılır: amaç velayet uyuşmazlığını esastan çözmek DEĞİL, çocuğun kaçırılmadan önceki fiilî durumunu (statükoyu) geri getirmektir.

Tablo 1 — Hukuki dayanak ve mekanizma
KonuİçeriğiKünye
SözleşmeUluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi25 Ekim 1980
Türkiye3 Kasım 1999‘da taraf olunmuş, 4461 s.K. ile iç hukuka aktarılmış; Türkiye açısından 01.08.2000‘de yürürlüğe girmiştir4461 s.K.
Uygulama kanunu5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun04.12.2007‘de yürürlüğe girmiş, usul ve esasları ayrıntılı düzenlemiştir5717 s.K.
MERKEZÎ MAKAMADALET BAKANLIĞI ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (UHDİGM)Genelge 65/2 (16.11.2011)
Yaş sınırı16 YAŞINDAN KÜÇÜK çocuklara uygulanır; çocuk 16 yaşını doldurmakla Sözleşme korumasından çıkarLahey Söz.
Korunan hakEvlilik içi veya dışı kurulmuş velayet hakkı ve kişisel ilişki hakkıLahey Söz.
Temel mantıkVelayet veya kişisel ilişkiye dair ESASLI KARARIN, çocuğun MUTAD MESKENİNİN bulunduğu ülke mahkemesince verilmesiLahey Söz.
Dostane çözümTaraf devletlerin iade prosedürünü dostane çözüm yollarıyla kolaylaştırma yükümlülüğü vardır; arabuluculuk bu vakalarda önemli rol oynarLahey Söz. m.7/c
KarşılıklılıkSözleşme yalnızca TARAF DEVLETLER arasında işler; taraf olmayan ülkelerde genel hukuk yolları gündeme gelirLahey Söz.
Tablo 2 — Süreç nasıl işliyor?
AşamaİşleyişNot
1 · BaşvuruAdalet Bakanlığı (Merkezî Makam)‘na, çocuğun bulunduğu ülkenin merkezî makamına veya doğrudan o ülkedeki yetkili mercie başvurulabilir5717 s.K. · Lahey Söz.
ÜCRETSİZBaşvuru ücretsizdir5717 s.K.
BelgelerÇocuğun kimlik bilgileri · MUTAD MESKEN BEYANI · velayet veya kişisel ilişki belgesi · çocuğun pasaportu ve fotoğrafı · kaçırmayı veya alıkoymayı ispat eden deliller5717 s.K.
2 · DAVAYI KİM AÇAR?Çocuğun iadesine dair dava, BAŞVURAN ADINA MAHALLÎ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI tarafından açılır5717 s.K.
3 · MahkemeAİLE MAHKEMESİ5717 s.K.
UsulBASİT YARGILAMA usulüyle, ÖNCELİKLİ VE İVEDİ olarak görülür5717 s.K.
Velayet davası bekletilirGörülmekte olan bir iade davası sırasında velayet davası da açılmışsa, VELÂYETE İLİŞKİN DAVA BEKLETİLİR5717 s.K. m.14
Sonraki velayet kararıİade başvurusundan SONRA alınan bir velayet kararı, iade talebinin reddine TEK BAŞINA GEREKÇE OLUŞTURMAZ5717 s.K.
Süre beklentisiSözleşme hızlı (idealde birkaç hafta içinde) karar verilmesini öngörür; ancak uygulamada dosyanın niteliğine ve itirazlara göre aylarca uzayabiliruygulama
Türkiye’ye getirilen çocukYabancı ülkenin merkezî makamı Türkiye Adalet Bakanlığına talebi iletir; iade davası Türk aile mahkemelerinde görülür5717 s.K.
Tablo 3 — İade her zaman verilir mi? İstisnalar
KonuKuralDayanak
BİR YIL KURALIKaçırma veya alıkoymadan itibaren BİR YILDAN AZ süre geçmişse, kural olarak İADE EMRİ VERİLİRLahey Söz. m.12
Bir yıldan fazla geçmişseÇocuğun YENİ ORTAMA UYUM SAĞLADIĞI İSPAT EDİLMEDİKÇE, YİNE İADE verilirLahey Söz. m.12
Ret sebepleri DARDIRİade talebinin reddi nedenleri dar kapsamlıdır ve m.13 ile m.20‘de sayılmıştırLahey Söz.
İstisna 1Talebi yapan kişinin, hukuka aykırı kaçırma tarihinde VELAYET HAKKINI FİİLEN KULLANMIYOR olmasıLahey Söz. m.13
İstisna 2Başvuranın kaçırmaya veya alıkoymaya RIZA GÖSTERMİŞ olmasıLahey Söz. m.13
İstisna 3 — CİDDİ RİSKİadenin çocuğu FİZİKSEL veya RUHSAL ZARAR RİSKİNE sokması ya da başka şekilde DAYANILMAZ BİR DURUMA sokmasıLahey Söz. m.13/b
İstisna 4 — Çocuğun itirazıAYIRT ETME GÜCÜNE SAHİP (olgun) çocuğun iadeye AÇIK İTİRAZILahey Söz. m.13
İstisna 5İadenin TEMEL İNSAN HAKLARI VE ÖZGÜRLÜKLERİ İLKELERİYLE BAĞDAŞMAMASILahey Söz. m.20
Uygulama eğilimiSomut olaylar değerlendirildiğinde, çocuğun üstün menfaatinin sürecin sonunda MUTAD MESKENİNE İADESİ yönünde olduğu kabul edilmektediröğreti · uygulama
İSPAT YÜKÜİstisnaların varlığını iadeye karşı çıkan taraf ispatlarLahey Söz.
Tablo 4 — Önleme ve pratik uyarılar
KonuYapılacakDayanak
ÖNLEME 1Kararlara yurt dışına çıkış yasağı veya rıza şartı konulmasını talep edinTMK m.169 · HMK m.389
ÖNLEME 2Çocuğun pasaport işlemleri bakımından tedbir isteyinuygulama
ÖNLEME 3Ortak velayette yurt dışı çıkış kararı ORTAK alınır — bunu karara yazdırınY2HD · TMK m.336
Kaçırma olduysa 1DERHÂL Adalet Bakanlığına (UHDİGM) başvurun — bir yıllık süre kritiktirLahey Söz. m.12
Kaçırma olduysa 2Cumhuriyet başsavcılığına ve kolluğa bildirin5717 s.K.
Kaçırma olduysa 3Çocuğun MUTAD MESKENİNİ gösteren belgeleri toplayın: okul kaydı, sağlık kaydı, ikametgâh, kreşİadenin temel dayanağı
Kaçırma olduysa 4Rıza göstermediğinizi gösteren yazışmaları saklayınm.13 istisnasına karşı
CEZA BOYUTU SINIRLITCK m.234 ÖZGÜ SUÇTUR: yalnız velayet hakkı elinden alınmış ana/baba veya üçüncü derece dâhil kan hısmı işleyebilirTCK m.234/1
SonucuVelayet hakkı kendisinde olan ebeveynin çocuğu yurt dışına götürmesi TCK m.234 kapsamında değerlendirilmeyebilir; asıl yol LAHEY mekanizmasıdırYargıtay · Lahey Söz.
YapmayınÇocuğu karşı kaçırmayla geri almaya kalkışmak — bu, aleyhinize yeni bir iade davası doğururLahey Söz.

Çerçeve: Sözleşme, 4461 ve 5717 Sayılı Kanunlar

İade mekanizmasının dayandığı metinler üç katmanlıdır ve hangisinin ne işe yaradığı bilinmeden süreç doğru kurgulanamaz.

Temel metin, 25 Ekim 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesidir. Türkiye Sözleşmeye 3 Kasım 1999 tarihinde taraf olmuş ve metin 4461 sayılı Kanun ile iç hukuka aktarılmıştır. Uygulamanın usul ve esasları ise 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun ile düzenlenmiştir.

Kapsam bakımından üç nokta önemlidir. Birincisi yaş: Sözleşme on altı yaşından küçük çocuklara uygulanır; çocuk on altı yaşını doldurduğunda Sözleşme korumasından çıkar. İkincisi kapsanan hak: Sözleşme evlilik içi veya dışı kurulmuş velâyet hakkını ve kişisel ilişki hakkını korur; ana ile babanın evli olup olmaması fark etmez. Üçüncüsü zaman: 5717 sayılı Kanun, 1 Ağustos 2000 tarihinden sonra meydana gelen olaylara da uygulanır.

Sözleşmenin temel mantığı da bu çerçeveden çıkar: velâyet veya kişisel ilişkiye dair esaslı kararın, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin yetkili makamlarınca verilmesi gerekir. Çocuğun kaçırılması, velâyet kararını fiilen değiştirmeye yönelik hukuka aykırı bir eylem olarak görülür.

Metinİşlevi
1980 Lahey SözleşmesiTemel çerçeve ve iade esasları
4461 sayılı KanunSözleşmenin iç hukuka aktarılması
5717 sayılı KanunUygulamanın usul ve esasları
Yaş sınırı16 yaşından küçük
Evlilik şartıEvlilik içi veya dışı fark etmez

Bir Yıl Kuralı: Sözleşme m.12

Başvurunun ne zaman yapıldığı, iade kararının niteliğini değiştiren en önemli unsurdur. Sözleşmenin 12. maddesi bu konuda kesin bir kural getirir.

Hükme göre çocuğun haksız bir şekilde yer değiştirmesinden veya alıkonulmasından itibaren bir yıldan az bir süre geçmişse, ilgili makam çocuğun derhâl iadesine karar vermek zorundadır.

“Karar vermek zorundadır” ifadesi belirleyicidir: bu süre içinde yapılan başvurularda makamın takdir alanı dardır; iade kural, ret istisnadır. Buna karşılık bir yıl geçtikten sonra yapılan başvurularda, çocuğun yeni ortamına uyum sağlayıp sağlamadığı ayrıca değerlendirilir ve bu değerlendirme iade talebini zayıflatabilir.

Bu nedenle sürecin en kritik tavsiyesi zamanlamaya ilişkindir: başvuru, götürülme veya alıkonulma tarihinden itibaren bir yıl dolmadan yapılmalıdır. Sözleşmenin felsefesi de bu yöndedir: çocuğun yeni ortama alışma süresi uzadıkça, iade kararının çocuğun menfaatiyle çelişme riski artar.

Sürenin başlangıcı fiilin tarihidir — götürülme veya, izinli çıkışta, dönüş yükümlülüğünün ihlal edildiği (alıkonulmanın başladığı) tarih. İzinli bir seyahatte dönüş tarihinin geçirilmesi hâlinde süre, o tarihten işlemeye başlar.

DurumSonuç
Bir yıldan az süre geçmişDerhâl iade kararı verilmek zorunda
Bir yıl geçmişYeni ortama uyum ayrıca değerlendirilir
Sürenin başlangıcıGötürülme veya alıkonulmanın başladığı tarih
İzinli seyahatteDönüş tarihinin geçirildiği an

Altı Hafta ve Gecikme Açıklaması: Sözleşme m.11

Sürecin hızı yalnız temenni değil, Sözleşmede yazılı bir yükümlülüktür. Bu yükümlülük, dosyayı takip eden taraf için bir denetim aracı da sağlar.

Sözleşmenin 11. maddesi uyarınca yargılama makamları mümkün olan en kısa süre içinde karar vermek durumundadır. Maddede somut bir ölçü de öngörülmüştür: altı hafta içinde karar verilmemişse, gecikmenin gerekçesi Merkezî Makama açıklanmalıdır.

Uygulamada Türk aile mahkemelerinin bu tür dosyaları çoğunlukla daha uzun sürede sonuçlandırdığı görülmektedir. Bu durumda başvurucunun elindeki araç, Merkezî Makam üzerinden gecikme gerekçesinin talep edilmesidir; bu talep dosyanın izlenmesini ve hızlanmasını sağlayabilir.

Süreç boyunca alınabilecek bir tedbir daha vardır: yurt dışı çıkış yasağı tedbiri aile mahkemesi tarafından re’sen de alınabilir. Bu, çocuğun üçüncü bir ülkeye götürülmesi riskine karşı işlev görür.

Çocuğa yönelik tehlike iddiası ileri sürülmüşse, mahkemece ilgili Bakanlık birimlerinden ve Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gündeme gelir; bu da sürenin uzamasının başlıca sebeplerindendir.

KonuKural
Yargılamanın hızıMümkün olan en kısa süre
ÖlçüAltı hafta
AşılırsaGerekçe Merkezî Makama açıklanır
Çıkış yasağıMahkemece re’sen alınabilir
Tehlike iddiasıBakanlık ve ATK raporları

Bu Bir Velâyet Davası Değildir

Dosyanın en çok yanlış anlaşılan yönü budur ve yanlış anlama, dilekçenin de yanlış kurulmasına yol açar.

İade davası bir velâyet davası değil, çocuğun eski durumuna iadesini sağlayan bir usul davasıdır. 5717 sayılı Kanun iade süreci ile velâyet sürecini bilinçli olarak ayırmıştır: çocuğun iadesine karar verilmişse, bu hükümde ayrıca velâyete ilişkin bir karar verilmez; velâyet uyuşmazlığı, çocuğun iade edildiği ülkedeki yetkili mahkemede ayrıca görülür. Yalnız iade talebi reddedilirse mahkeme velâyete ilişkin karar verebilir.

Aynı ayrım, karşı tarafın en sık kullandığı savunmayı da etkisiz kılar: kaçıran tarafın gittiği ülkede sonradan aldığı bir velâyet kararı, iade prosedürünü engellemez. Kanun bu boşluğu açıkça kapatmıştır.

Usul bakımından da öncelik kuralı vardır: iade davası görülürken aynı zamanda bir velâyet davası da açılmışsa, velâyet davası iade davası sonuçlanana kadar bekletilir.

İnfaz aşamasında ise kararın kesinleşmesi aranır; kesinleşmeyle birlikte çocuk Emniyet Genel Müdürlüğü eşliğinde iade edilerek mutat mesken ülkesine götürülür.

KonuKural
Davanın niteliğiUsul davası; velâyet davası değil
İadeye karar verilirseVelâyete ilişkin karar verilmez
İade reddedilirseVelâyet kararı verilebilir
Sonradan alınan velâyet kararıİadeyi engellemez
İnfazKesinleşince Emniyet eşliğinde

Ülke Sözleşmeye Taraf Değilse

Yukarıda anlatılan mekanizma, çocuğun götürüldüğü ülkenin Sözleşmeye taraf olması hâlinde işler. Bu koşul karşılanmıyorsa iade talebi Merkezî Makam üzerinden yürütülemez ve süreç tamamen farklı bir zemine kayar.

Birinci adım tespittir. Başvuru yapılmadan önce hedef ülkenin Sözleşmeye taraf olup olmadığı teyit edilmelidir. Taraf olmayan ülkeler bakımından, iki ülke arasında adlî yardımlaşmaya ilişkin ikili bir anlaşma bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

İkinci adım yerel hukuktur. Sözleşme uygulanmadığında, çocuğun bulunduğu ülkenin kendi iç hukukuna göre velâyet ve iade talebi ileri sürülür. Bu, o ülkede ayrıca vekâlet verilmesini ve orada dava açılmasını gerektirir.

Üçüncü adım yurt içi süreçlerdir. Türkiye’de yürütülebilecek işlemler durmaz: TCK m.234 kapsamında suç duyurusunda bulunulabilir, aile mahkemesinden velâyetin değiştirilmesi ve çocuğun teslimi istenebilir, çocuğun üçüncü bir ülkeye götürülmesi riskine karşı tedbir talep edilebilir.

Dördüncü adım diplomatik kanaldır. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliği kanalıyla çocuğun bulunduğu yerin tespiti ve refakat talepleri iletilebilir.

Bu senaryoda en belirleyici unsur zamandır: yerel hukuka göre yürütülecek süreçler Sözleşme mekanizmasından çok daha uzun sürdüğünden, ilk saatlerde yapılan tespit ve başvurular sonucu doğrudan etkiler.

AdımYapılacak
1Ülkenin taraf olup olmadığının teyidi
2Hedef ülkenin iç hukukuna göre dava
3Yurt içi: TCK m.234, velâyet ve tedbir talepleri
4Dışişleri ve temsilcilik kanalı
BelirleyiciZaman; ilk saatler kritik

Ceza boyutu ve yurt içi süreçler için çocuğun kaçırılması ve alıkonulması yazımıza, önleyici adımlar ve muvafakat için pasaport ve yurt dışı izni yazımıza, velâyetin yeniden düzenlenmesi için velayetin değiştirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk izinsiz yurt dışına götürüldü, hangi mekanizma işler?

Türkiye 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi’ne taraftır; iç hukuktaki uygulama kanunu 5717 sayılı Kanun’dur. Velayet hakkının ihlal edilerek götürülen on altı yaşından küçük çocuğun mutat meskenine iadesi istenir.

Başvuruyu nereye yaparım?

Türkiye’de Adalet Bakanlığı’na (Merkezî Makam). Merkezî Makam talebi karşı devletin merkezî makamına iletir; iade davası Cumhuriyet başsavcılığınca açılır ve aile mahkemesinde basit yargılama usulüyle öncelikli olarak görülür.

İade davasında velayet yeniden tartışılır mı?

Hayır. Amaç çocuğu hızla alıştığı ortama döndürmek ve velayete ilişkin kararı mutat meskenin bulunduğu ülke mahkemesine bırakmaktır. “Ben daha iyi bakarım” argümanı bu davanın konusu değildir.

Mutat mesken ne demek?

Kısa süreli tatil veya ziyaret yeri değil, çocuğun düzenli yaşam ortamıdır. Okulu, sağlık takibi, sosyal çevresi ve günlük hayatının merkezi neredeyse orası esas alınır.

Karar ne kadar sürede verilir?

Sözleşme kararın altı hafta içinde verilmesini öngörür; ancak uygulamada süreler uzayabilmektedir. Bu nedenle başvuruyu geciktirmemek kritik önem taşır.

İade her zaman verilir mi?

Hayır. Çocuğun iade hâlinde fiziksel veya ruhsal ciddi zarara uğrama tehlikesi, görüşünün dikkate alınmasını gerektirecek olgunluğa erişmiş çocuğun iadeye karşı çıkması ve talepte bulunanın velayeti fiilen kullanmıyor olması ret sebepleridir. İstisnalar dar yorumlanır ve ileri süren ispatla yükümlüdür.

Daha önce muvafakat vermiştim, bu aleyhime olur mu?

Olabilir. Süresiz veya ülke belirtmeyen bir muvafakatname, karşı tarafın “rıza vardı” savunmasını güçlendirir; bu, Sözleşme’deki ret sebeplerinden biriyle doğrudan bağlantılıdır. Muvafakat her seyahat için ayrı, ülke ve tarih belirtilerek düzenlenmelidir.

Çocuğun götürüldüğü ülke Sözleşme’ye taraf değilse ne olur?

Süreç tümüyle farklı işler: o ülkenin iç hukuku, varsa ikili anlaşmalar ve tanıma-tenfiz yolları devreye girer. Bu, belirgin biçimde daha uzun ve sonucu daha belirsiz bir yoldur.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk