Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Yargıtay Kararları 2026: Taraf Teşkili, Muhdesat, Kat Mülkiyeti ve Satış (8 Karar)
06 Kasım 2026

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Yargıtay Kararları 2026: Taraf Teşkili, Muhdesat, Kat Mülkiyeti ve Satış (8 Karar)

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir mal üzerindeki birlikte mülkiyeti sona erdirip her paydaşın ferdî mülkiyete geçmesini sağlayan, sulh hukuk mahkemesinde görülen davadır (TMK m.642, m.698-699; HMK m.4/1-b). Paylaşma önce aynen bölme yoluyla yapılır; bölme durum ve koşullara uygun değilse veya mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilir (TMK m.699). 1 Eylül 2023’ten bu yana dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 s. Kanun m.18/B). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026 kararlarında bütün paydaşların davada yer almasını kamu düzenine ilişkin saymakta, paydaşın yaptığı bina ve ağaçların (muhdesat) aidiyeti tartışmalıysa dava açması için süre verilmesini, yıkım kararı bulunan kaçak yapının ise kural olarak taşınmaza değer katmadığını kabul etmektedir. Hukuk Genel Kurulu, kat mülkiyetine elverişli yapılarda eksikliklerin tamamlattırılarak paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılabileceğini benimsemiştir. Bu sayfada Hukuk Genel Kurulu ve 7. Hukuk Dairesinin 8 kararını kanun maddeleriyle birlikte topladık.

Güncel durum (6 Kasım 2026). Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk, 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartıdır; bu tarihte görülmekte olan davalara uygulanmaz (6325 s. Kanun m.18/B ve geçici m.3). 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunu m.114’e eklenen hükme göre, bütün maliklerin mülkiyeti miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında malik bulunmayan taşınmazlarda, satış kararından sonra yapılacak birinci artırma bir defaya mahsus yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır. Aynı Kanunla HMK m.362’ye, istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden esas hakkında verilen kararların temyizine ilişkin üçüncü fıkra eklenmiştir. Bu sayfadaki 7. Hukuk Dairesi kararlarının tamamı 2026 tarihlidir (en yenisi 2 Haziran 2026); Hukuk Genel Kurulu kararı 2021 tarihlidir.

Dürüst bir not. Kararların tamamını Yargıtay’ın resmî karar arama sisteminden aldık ve her kartın altındaki açılır kutuda tam metnini aynen verdik. Bu kararların çoğu, arabuluculuk zorunluluğundan ve 7589 sayılı Kanun değişikliklerinden önce açılmış davalara aittir; bir kısmında eski usul kanunu (1086 sayılı HUMK) uygulanmıştır. Taraf teşkili, muhdesat ve satış usulüne ilişkin ilkeler bugün de geçerlidir; ancak yeni artırma kuralı ve arabuluculuk şartı bu kararlarda tartışılmamıştır. Onama kararlarında ilkeyi ilk derece mahkemesinin gerekçesi taşır; özetlerde bu ayrımı belirttik. Kişisel veriler Yargıtay’ın yayımladığı hâliyle bırakılmıştır; büromuzun takip ettiği dosyalara ait karar bulunmamaktadır. Kanun maddelerini resmî mevzuat metninden kontrol ettik.

Ortak taşınmaz satılacak mı, payınız korunacak mı? Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Kanun Ne Diyor? TMK m.698-699, HMK m.4 ve Arabuluculuk

Paydaşlardan her biri, hukuki bir işlem veya malın sürekli bir amaca özgülenmesi nedeniyle ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmadıkça malın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m.698). Miras ortaklığında da her mirasçı, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça paylaşmayı isteyebilir (TMK m.642). Aşağıdaki tablo, kararlarda uygulanan hükümleri özetler; davanın açılışı, süreleri ve masrafları için Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası 2026 ana rehberimize bakabilirsiniz.

Ortaklığın giderilmesinde uygulanan hükümler

HükümNe düzenler?Kararlardaki karşılığı
TMK m.642Mirasçının paylaşmayı isteme hakkı; terekedeki malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasıMiras taşınmazlarına ilişkin davalar (Karar 1, 3, 6)
TMK m.698Paydaşın paylaşmayı isteme hakkı ve sınırları; uygun olmayan zamanda paylaşma istenemeyeceğiDavanın genel çerçevesi
TMK m.699Önce aynen bölme ve denkleştirme; olmazsa açık artırmayla satış; paydaşlar arasında artırma için bütün paydaşların rızasıSatışın umuma açık yapılması (Karar 3, 7, 8)
HMK m.4/1-bOrtaklığın giderilmesi davalarında sulh hukuk mahkemesinin göreviKanun yolu ve kesinlik (Karar 7)
HMK m.165, m.362/1-bBekletici sorun için dava açma süresi; sulh hukuk mahkemesinin görevindeki davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemezliğiMuhdesat aidiyeti (Karar 4); kesinlik (Karar 7)
634 s. KMK m.10, m.12, m.50Ortaklığın giderilmesinde kat mülkiyeti kurularak paylaşma; gerekli belgeler; tümü kârgir olmayan yapıda kat mülkiyeti kurulamamasıKat mülkiyeti yoluyla paylaşma (Karar 2)
İİK m.121, m.114Taksim edilmemiş miras payının satışında icra mahkemesinin yetkisi; mirasçılara özgü birinci artırma (7589 s. Kanun)Alacaklının açtığı dava (Karar 6)
6325 s. Kanun m.18/BOrtaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk (1 Eylül 2023’ten itibaren)Kararlardaki davalar bu tarihten önce açılmıştır

Taraf Teşkili: Bütün Paydaşlar Davada Olmalı

Ortaklığın giderilmesi davası, paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından diğer bütün paydaşlara karşı açılır. Davadan çıkan hüküm bütün paydaşların mülkiyetini değiştirdiği için tek bir paydaşın veya ölen bir paydaşın mirasçılarından birinin eksik kalması, yıllar süren yargılamayı baştan aldırabilir.

1. Bütün paydaşlar davada yer almalı; tapudaki kimlik uyuşmazlığı giderilmeden ve imar uygulaması sonrası pay kontrol edilmeden karar verilemez

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 24.02.2026 · E. 2025/2567 · K. 2026/1034 · Sonuç: Bozma (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Davacı, bir parseldeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istedi. Paydaş belediye, taşınmazın imar planında belediye hizmet alanında kaldığını ve ortaklığın giderilmesine konu olamayacağını savundu; bir davalı ise taşınmaz üzerinde kendisinin yaptığı yapılar bulunduğunu belirtti. Sulh hukuk mahkemesi ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verdi. Yargıtay, ortaklığın giderilmesi davalarının paydaşlar arasındaki birlikte mülkiyeti sona erdirip ferdî mülkiyete geçişi sağlayan iki taraflı davalar olduğunu, davada bütün paydaşların yer almasının zorunlu olduğunu, ölen paydaşın mirasçılarının mirasçılık belgesine göre davaya katılması sağlanmadan esasa girilemeyeceğini ve taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceğini belirtti. Somut olayda tapuda paydaş görünen kişi ile dosyadaki mirasçılık belgesinde adı geçen kişinin aynı kişi olup olmadığı tespit edilmemişti; aynı kişilerse tapu kaydının idari yoldan veya dava yoluyla düzeltilmesi için davacıya süre verilmesi gerekiyordu. Ayrıca taşınmazda imar uygulaması yapılmış ve yeni parseller oluşmuştu; Daire, yeni tapu kayıtları getirtilerek davacının payının kalıp kalmadığının tespit edilmesini, pay kalmamışsa davanın reddedilmesini istedi. Belediyenin hizmet alanı itirazı dahil diğer temyiz itirazları, bozma nedeniyle incelenmedi.

Dayanak. TMK m.698, m.699; kararda HMK m.27 anılmıştır.

Sizin için anlamı. Dava açmadan önce güncel tapu kaydını, ölen paydaşların mirasçılık belgelerini ve tapudaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarıyla uyumunu kontrol edin. Bütün paydaşların davada bulunması gerekliliği, usul hukukundaki mecburi dava arkadaşlığı kuralıyla da örtüşür (HMK m.59-60). İmar uygulaması veya arazi toplulaştırması, dava sırasında parsel numaralarını ve payları değiştirebilir; yeni kayıtlar dosyaya girmeden verilen karar bozulabilir.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/2567 E. , 2026/1034 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2014/663 E., 2016/906 K.Mahkeme kararı davalı … Belediye Başkanlığı vekili ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde; 85 64… parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar planında belediye hizmet alanına isabet ettiğini ve ortaklığın giderilmesi istemine konu olamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.2. Bir kısım davalı, davaya bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiş; bir kısım davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.3. Davalı … ise; dava konusu taşınmaz üzerinde tarafınca inşa edilmiş yapılar bulunduğunu, bu hususun dikkate alınması gerektiğini beyan etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın belediye hizmet alanına isabet etmesi nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasına konu olamayacağını ifade ederek kararın bozulmasını istemiştir.2. Bir kısım davalı vekilli temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya el birliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü hâlinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulması gerekir.Somut olayda; dava konusu taşınmazın tapu kaydında paydaş olarak görünen … kızı … ile dosya içerisinde mirasçılık belgesi bulunan … kızı …’ın aynı kişi olup olmadıkları tespit edilerek aynı kişilerse tapu kaydında idari veya dava yoluyla düzeltme yapılması bakımından davacıya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.Diğer taraftan; dosya içeriğinden dava konusu 85 64… parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu 85 64… ve 3 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, imar uygulaması ile oluşan taşınmazların tapu kayıtları getirtilerek, davacının taşınmazlarda payının kalıp kalmadığı tespit edilmeli, davacının payının kalmadığı anlaşılırsa davanın reddine karar verilmelidir.Bozma nedenine göre sair temyiz itirazları incelenmemiştir. Değinilen hususlar gözetilmek suretiyle Mahkemece yeni bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Belediye Başkanlığı vekili ve bir kısım davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Aynen Taksim, Kat Mülkiyeti mi, Satış mı?

Kanun önce aynen bölmeyi öngörür; bölünen parçaların değerleri denk değilse eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme yapılır. Bölme durum ve koşullara uygun değilse ve özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilir; satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m.699). Kat mülkiyetine elverişli yapılarda ise üçüncü bir yol vardır: paylaşmanın kat mülkiyeti kurularak yapılması (KMK m.10).

2. Kat mülkiyetine elverişli yapıda eksik belgeler tamamlattırılmadan satışa karar verilemez

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · T. 03.06.2021 · E. 2017/2000 · K. 2021/690 · Sonuç: Direnme kararının bozulması (oy birliği)

Hukuk Genel Kurulu ne dedi? İki paydaşa ait, üzerinde iki kat ve çekme kattan oluşan kârgir bir yapı bulunan taşınmazda davacı satış yoluyla ortaklığın giderilmesini istedi. Davalı, taraflar arasındaki mal paylaşımı ve miras taksim sözleşmesinde katların paydaşlar arasında paylaştırıldığını belirterek kat mülkiyeti kurulmasını talep etti. Sulh hukuk mahkemesi, yapı kullanma izni bulunmadığı ve ikinci katın imar mevzuatına aykırı yapıldığı gerekçesiyle kat mülkiyeti kurulamayacağını kabul ederek satışa karar verdi. Yargıtay (kapatılan) 18. Hukuk Dairesi kararı bozdu; mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, KMK m.10’daki hükme göre paydaşlardan birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi, yapının kat mülkiyetine elverişli ve tümünün kârgir olması, bağımsız bölüm sayısının her paydaşa en az bir bağımsız bölüm verilmesine imkân tanıması ve KMK m.12’deki belgelerin ibrazı hâlinde taşınmazın kat mülkiyetine çevrilerek bağımsız bölümlerin paylar denkleştirilmek suretiyle ortaklara ayrı ayrı özgülenebileceğini açıkladı. Kurula göre yapının fiilî durumu ile onaylı projesi arasında aykırılık bulunması veya yapının imara uygun ancak projesiz olması gibi eksiklikler varsa hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmamalı, eksiklikler giderilebiliyorsa bunların isteyen tarafa tamamlattırılması yoluna gidilmelidir. Özel Dairenin bozma kararında da yer aldığı üzere, bunun için isteyen tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bağımsız bölümlerin değeri bilirkişiyle belirlenerek fiilî taksim varsa ona göre, yoksa kurayla özgülenmesi ve gerekiyorsa ivazla denkleştirme yapılması gerekir; koşullar oluşmazsa satışa karar verilir. Bu gerekçelerle direnme kararı bozuldu.

Dayanak. TMK m.699; 634 s. KMK m.1, m.10, m.12, m.50.

Sizin için anlamı. Kat mülkiyeti kurularak paylaşma talebi, ortak taşınmazı satıştan kurtarmanın en güçlü yollarından biridir. Yapı kullanma izni veya onaylı proje eksikliği tek başına bu yolu kapatmaz; belediyeden alınacak ön bilgiyle eksikliğin giderilebilir olduğunu gösterin ve mahkemeden yetki ve süre isteyin. Bu yol her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesini ve yapının tümünün kârgir olmasını gerektirir. Kurul, bu yaklaşımın Yargıtay uygulamasında istikrar kazandığını belirtmiştir.

Kararın tam metni

Hukuk Genel Kurulu 2017/2000 E. , 2021/690 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi1. Taraflar arasındaki “ortaklığın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:I. YARGILAMA SÜRECİDavacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının İzmir ili Karşıyaka ilçesi … 371 ada 144 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduklarını, ortaklığın giderilmesi zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan mal paylaşımı ve miras taksim sözleşmesinde “… adına kayıtlı 329 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerindeki yapının 1. katı Naile… adına, 2. katı Şafak… adına geçirilecektir” şeklinde ifadenin bulunduğunu, tarafların sözleşmeye aykırı davranma haklarının bulunmadığını, bu sözleşme gereği birbirinden bağımsız 2 kat olan taşınmazın kat mülkiyeti tesisi için ilgili Belediye ve Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini belirterek öncelikle davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mümkün olmazsa aynen taksimine ve kat mülkiyetine geçirilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme Kararı:6. Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.10.2013 tarihli ve 2012/1221 E. 2013/1121 K. sayılı kararı ile; bilirkişi kurulunun vermiş olduğu rapor ve ek raporda, parsel üzerinde yer alan eski 2 adet meskene ait belediye arşiv dosyasında yapı kullanma izinlerinin bulunmadığının, ayrıca keşif esnasında görülen ve imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen ikinci kattan dolayı, dava konusu parselde kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulamayacağının, bu nedenle aynen taksiminin mümkün olmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, Aksoy Mahallesinde kain tapunun 371 ada 144 parselinde kayıtlı taşınmazın açık arttırma sureti ile satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı:7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince 03.11.2014 tarihli ve 2014/5765 E. 2014/15357 K. sayılı kararı ile; “…Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiş, mahkemece satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Kat Mülkiyeti Yasası’nın 10. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin yargılamanın herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda hakim 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.Dosyada toplanan belge ve bilgilere, özellikle bilirkişi raporu içeriğine göre; dava konusu taşınmazın üzerinde iki kat ve çekme kattan oluşan ve mesken olarak kullanılan kargir yapı mevcut olup, bu taşınmaz tapuda davacı ve davalı adlarına kayıtlıdır. Paydaş ve bağımsız bölümlerin sayısı itibariyle her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düştüğü, taşınmaz üzerindeki yapının Kat Mülkiyeti Yasası’nın 50/2. maddesi hükmüne uygun nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış ya da projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (M.1), yapının tümünün kargir olması (M.50/2) ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Yasanın 10. maddesinin son fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolla giderilmesine karar verilebilecektir.Dava konusu taşınmazın üzerindeki yapı kargir olup paydaşlardan her birine en az bir bağımsız bölüm özgülenecek sayıda ve niteliktedir. Taşınmaz bu yönüyle üzerinde kat mülkiyeti kurulmasına elverişli ise de, kat mülkiyetine geçiş için bunlar yeterli olmayıp, yukarıda açıklanan diğer tüm koşulların (12. maddede yazılı belgelerin) varlığını da aramak gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, tamamlanmış yapının fiili durumu ile onaylı projesi arasında aykırılıkların bulunması ya da yapının imara uygun ancak projesiz inşa edilmiş olması gibi kat mülkiyeti kurulmasına engel oluşturan eksikliklerin mevcut olduğu durumlarda hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmayarak, bu eksikliklerin giderilip yasal koşullara uygun hale getirilmesi mümkün ise bunun isteyen tarafa tamamlattırılması yoluna gidilmesi gerektiği kabul edilmektedir.Bu bakımdan somut olayda mahkemece; davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, proje mevcut değil ise ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara ya da projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması halinde, öncelikle aykırılıkların giderilmesi daha sonra yapının fiili durumunu yansıtan projenin hazırlattırılıp ilgili imar müdürlüğünün onayının ve buna bağlı olarak yapı kullanma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Yasası’nın 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için (aynen taksim talebi de dahil) kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen taraflara yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksime göre taksim yoksa çekilecek kura ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten ve gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planının paydaşlar (tanınan süreye rağmen) tarafından imzalanmaktan kaçınılması halinde imzalanmış sayılması suretiyle tahkikatın ikmal edilmesinden sonra kat mülkiyetine geçiş yoluyla ortaklığın giderilmesine, belirtilen koşulların oluşmaması halinde ise taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar yerine getirilmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.Direnme Kararı:9. Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2014/1405 E. 2015/780 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçelere ek olarak dava konusu taşınmazın yapı kullanma izin belgelerinin bulunmaması, kat irtifakı ve kat mülkiyetinin kurulamayacağının belirlenmesi karşısında taşınmazın taraflar arasında taksiminin mümkün olmadığı, davacının da dava dilekçesinde taşınmazın satış suretiyle ortaklığın giderilmesini talep ettiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.Direnme Kararının Temyizi:10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.II. UYUŞMAZLIK11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay yönünden dava konusu taşınmazda kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesi koşullarının mahkemece yeterince araştırılıp araştırılmadığı noktasında toplanmaktadır.III. GEREKÇE12. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle yasal düzenlemeler üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.13. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 1. maddesinde; “…Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir. Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının, birinci fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki veya arsanın ortak malikleri tarafından, bu kanun hükümlerine göre irtifak hakları kurulabilir…” şeklinde ifadeye yer verilmiştir.14. Aynı Kanun’un 10. maddesinin 7. fıkrası ise kat mülkiyetinin doğrudan mahkeme kararı ile kurulması hükmünü içermektedir. Bu fıkra hükmü; “Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak maliklerden biri, paylaşmanın, kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse, hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, 12 nci maddede yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir.” şeklindedir.15. “Kat mülkiyetinin kurulması” ana başlığı altında, “İstem ve belgeler” alt başlığı ile yer alan 12. maddesi: “Kat mülkiyetinin kurulması için, anagayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilmesi hususunda o gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarının aşağıda yazılı belgeler ile birlikte tapu idaresinde istemde bulunması gerekir: (Değişik Bent Kanun No: 7099/5) a) Anagayrimenkulde, yapı veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı da açıkça gösterilmek suretiyle, proje müellifi mimar tarafından yapılan, yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarının imzaları alınarak onaylanan ve elektronik ortamda tapu müdürlüğüne gönderilen mimarî proje ile yapı kullanma izin belgesi. b) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre 28 inci maddedeki esaslar çerçevesinde hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik veya malikler tarafından imzalanmış bir yönetim plânı.” hükmünü, 50. maddesinin 2. fıkrası ise “…Tümü kargir olmıyan yapılarda kat mülkiyeti kurulamaz…” hükmünü içermektedir. 16. Bu hükümler göstermektedir ki, ortaklığın giderilmesi davalarında, kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesini mirasçılar ya da ortak maliklerden birinin istemesi, taşınmazın üzerinde bulunan yapı veya yapıların kat mülkiyeti kurulmasına elverişli bulunması, bu yapı veya yapıların bağımsız bölümleri içermesi, bağımsız bölümlerin sayısının her paydaşa en az bir bağımsız bölüm tahsis edilmesine olanak vermesi ve KMK’nın 12. maddesinde belirtilen belgelerin ibrazı hâlinde, gayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilerek payların denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verilmesi mümkündür. 17. Yargıtay uygulamalarında da istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere tamamlanmış yapının fiili durumu ile onaylı projesi arasında aykırılıkların bulunması ya da yapının imara uygun ancak projesiz inşa edilmiş olması gibi kat mülkiyeti kurulmasına engel oluşturan eksikliklerin mevcut olduğu durumlarda hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmayarak, bu eksikliklerin giderilip yasal koşullara uygun hâle getirilmesi mümkün ise bunun isteyen tarafa tamamlattırılması yoluna gidilmesi gerekmektedir.18. Hâl böyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.19. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. IV. SONUÇ:Açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,Aynı Kanunun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

3. Satış “umuma yönelik” açık artırmayla yapılır ve bu hükümde gösterilir; harç payları oranında paylaştırılır

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 06.05.2026 · E. 2025/4932 · K. 2026/2525 · Sonuç: Düzeltilerek onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Ortak mirasbırakan adına kayıtlı üç taşınmazda ortaklığın öncelikle aynen taksim, olmazsa satış yoluyla giderilmesi istendi. Sulh hukuk mahkemesi keşif sonrası bilirkişi raporlarına ve belediyenin ifraza ilişkin cevabi yazılarına dayanarak taşınmazların taksim edilemeyeceğini kabul etti ve ortaklığın açık artırma yoluyla satış suretiyle giderilmesine karar verdi. Temyiz eden davalı, raporların kendisine tebliğ edilmediğini ve aynen taksimin mümkün olduğunu ileri sürdü. Yargıtay bu itirazları yerinde görmedi; ancak nispi harç alınmışken ayrıca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesini ve satışın umum arasında yapılacağının hükümde gösterilmemesini hatalı buldu. Yeniden yargılama gerekmediğinden hüküm fıkrasına “umuma yönelik” ibaresi eklendi ve harç, satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında nispi karar ve ilam harcından davacının yatırdığı harç mahsup edilerek kalanının davacı ve davalılardan payları oranında alınması şeklinde düzeltildi.

Dayanak. TMK m.699; HUMK m.438/7.

Sizin için anlamı. Paydaşlardan biri bile rıza göstermiyorsa satış yalnızca paydaşlar arasında yapılamaz, umuma açık yapılır (TMK m.699/3). Bu kuralın istisnası artık kanunda düzenlenmiştir: 31 Temmuz 2026’dan sonra ilan edilen artırmalarda, bütün maliklerin mirasçı olduğu taşınmazlarda birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır (İİK m.114). Harç oranı bu dosyadaki tarihe göredir; güncel harç tutarı için ana rehberimizdeki hesaba bakın. Karar ve ilam harcının paydaşlar arasında payları oranında paylaştırıldığını da hükümde kontrol edin.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/4932 E. , 2026/2525 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2015/459 E., 2016/275 K.Mahkeme kararı, davalılardan … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; ortak murisleri … adına kayıtlı olan dava konusu 1 13… parsel, 1 14… parsel ve 1 15… parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim mümkün olmadığı takdirde satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılardan … cevap dilekçesinde; davanın haksız bir şekilde açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIAraklı Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/459 Esas, 2016/275 Karar sayılı kararıyla “…dosya kapsamı itibariyle keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları, ifraza yönelik Belediye Başkanlığı’nın cevabi yazıları ve yerleşik Yargıtay içtihatları (Y.H.G.K.30.1.19 91… -11 sayılı karar) doğrultusunda taşınmazın taksimine ilişkin hususların değerlendirildiği, taşınmazın taksiminin söz konusu olmadığı…” gerekçesiyle davanın kabulü ile Trabzon ili, … İlçesi, … Mahallesi, … Mevki, 1 13… parsel, 1 13… parsel, 1 14… parsel, 1 15… parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın aynen taksimi mümkün olmadığından açık artırma yoluyla satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılardan … temyiz dilekçesinde;- Bilirkişi raporlarının davalılara tebliğ edilmediğini, – İncelemenin eksik yapıldığını, – Aynen taksimin mümkün olduğunu,- Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılardan …’in aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Mahkemece, nispi harcın alınmış olmasına rağmen ayrıca maktu karar ilam harcına hükmedilmesi ile satışın umum arasında yapılması gerektiğinin hükümde gösterilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 hükmü gereğince hüküm sonucunun düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalılardan …’in diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalılardan …’in mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. paragrafında “açık artırma” ibaresinden önce gelmek üzere “umuma yönelik” ibaresinin eklenmesi; 6. paragrafının tamamen çıkartılarak yerine “Satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında nispi karar ilam harcından davacı tarafça yatırılan harcın mahsubuna, kalan kısmın davacı ve davalılardan payları oranında alınmasına ve Hazine’ye irat kaydına” cümlesinin eklenmesi; 7. paragrafının ise hükümden tamamen çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Muhdesat: Paydaşın Yaptığı Bina ve Ağaçlar

Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç ve benzeri bütünleyici parçalar (muhdesat) satışta arzla birlikte satılır. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğuna dair tapuda şerh varsa veya bütün paydaşlar bu konuda birleşiyorsa, arz ve muhdesatın dava tarihindeki değerleri ayrı ayrı belirlenir ve satış bedeli bu oranlara göre dağıtılır. Muhdesat üçüncü bir kişiye aitse ona satış bedelinden pay verilemez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2026 kararlarında tekrarlanan bu ilkelerin iki önemli uygulaması aşağıdadır.

4. Muhdesatın aidiyeti tartışmalıysa paydaşa dava açması için süre verilmeli; bilirkişi raporu tebliğ edilmeden hüküm kurulamaz

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 23.02.2026 · E. 2026/389 · K. 2026/996 · Sonuç: Bozma (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Davacı, bir taşınmazdaki ortaklığın aynen taksim, mümkün değilse satış yoluyla giderilmesini istedi; paydaş Hazine de satışa ve davanın tapuya şerh edilmesine taraftı. Mahkemenin 2015 tarihli kabul kararı, Daire tarafından 2021’de taraf teşkili eksikliği nedeniyle bozuldu; bozmadan sonra dava kısmen kabul edildi. Temyiz eden davalılar, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendi murislerine ait olduğunu, tapunun beyanlar hanesinde muhdesat şerhi bulunduğunu, bunun değerlendirilmediğini, dava açmaları için süre verilmediğini ve bilirkişi raporlarının tebliğ edilmediğini ileri sürdü. Yargıtay, muhdesatın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunur ve bazı paydaşlar öncelikle bunun çözülmesini isterse, o paydaşa görevli mahkemede dava açması için HMK m.165 uyarınca uygun süre verilmesi gerektiğini; dava açılırsa sonucunun bekleneceğini, açılmazsa uyuşmazlık yokmuş gibi devam edileceğini belirtti. Somut olayda keşifte taşınmaz üzerinde beş yığma kârgir bina görülmüş, tapuda muhdesat şerhleri bulunmasına rağmen bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmemişti. Daire, raporların tebliğ edilmesi, her muhdesat için taraf beyanlarının alınması, çelişki veya itiraz varsa aidiyet davası için süre tanınması ve tapudaki şerhlerin gözetilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

Dayanak. TMK m.699; HMK m.165.

Sizin için anlamı. Muhdesat iddianız varsa keşifte açıkça beyan edin, karşı taraf itiraz ederse mahkemeden aidiyet tespiti davası için süre isteyin ve verilen sürede davayı mutlaka açın; açılmazsa iddiadan vazgeçilmiş sayılabilir (HMK m.165/2). Tapunun beyanlar hanesindeki muhdesat şerhi güçlü bir dayanaktır. Bilirkişi raporu size tebliğ edilmeden karar verildiyse bunu kanun yolunda ileri sürün.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/389 E. , 2026/996 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/2195 E., 2025/797 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı … …..b vekili ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; …. ili, Merkez ilçesi, ….. 1 ……. Mahallesi 17 76… parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesi, mümkün olmadığından satış sureti ile giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak ortaklığın satış sureti ile giderilmesini, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin dava açıldığına dair şerhin tapu kaydına yazılmasını istediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın imar palanında sit alanında kaldığını belirterek taksim ya da satış yoluyla ortaklığın giderilmesini talep etmiştir3. Davalı … vekili duruşmalardaki beyanlarında özetle; taşınmazların taksim sureti ile mümkün değil ise ortaklığın satış sureti ile giderilmesini talep etmiştir.4. Davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, ……. …. vasisi olan … duruşmalardaki beyanlarında özetle; dava konusu taşınmazın değeri nispetinde satılmasını ve hisselerine düşecek paranın kendilerine ödenmesini ve bir itirazlarının olmadığını belirtmişlerdir.5. Davalılar ……………………… duruşmalardaki beyanlarında özetle; davayı kabul ettiklerini, ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep ettikleri belirtmişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 15.01.2015 tarihli ve 2012/1036 Esas, 2015/45 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizin 27.10.2021 tarihli ve 2021/525 Esas, 2021/2399 Karar sayılı ilâmı ile doğru şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla davanın kabul edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalılar …, kendi adına ve …’e veaseyeten … temyiz başvuru dilekçesinde özetle; muris … ….. taşınmazı üzerindeki muhdesatla ……………aldığını, muhdesat değerlendirilmeksizin satış kararı verildiğini, muris … ………… adına taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde muhdesat şerhi olduğunu, bu muhdesatın da değerlendirilmediğini, … vasisine dava dilekçesi, tensip zaptı ve diğer evrakların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, aynen taksim mümkün olduğu hâlde umuma açık satışa karar verildiğini, arabuluculuk süreci yürütülmediğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı … vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; muris ………………mirasçısı olduğunu, muhdesat iddiasının bulunduğunu, dava açılması için süre verilmediğini, bilirkişi raporlarının tebliğ edilmediğini, taşınmazın olduğu bölgede imar çalışması yapıldığını, yeniden keşif yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri hâlinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi hâlinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması hâlinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dâhil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Somut olaya gelince; keşif esnasında Mahkemece taşınmazda 5 adet yığma kargir bina olduğunun gözlemlendiğinin zapta geçildiği, tapu kaydının beyanlar hanesinde de muhdesat şerhlerinin olduğu, bilirkişi raporlarının ise taraflara tebliğ edilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, muhdesatın her biri için taraflardan beyanları sorularak, muhdesatlara ilişkin çelişki veya itiraz olduğu takdirde taraflara muhdesatın aidiyeti davası açmak üzere süre ve imkân tanınması, bundan sonra tapu kaydının beyanlar hanesindeki muhdesat şerhlerinin de göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken bu husus atlanarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalılar …, kendi adına ve …’e veaseyeten … ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

5. Yıkım kararı bulunan kaçak yapı kural olarak taşınmaza değer katmaz; bir davalı diğer davalının temyizine katılma yoluyla gelemez

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 09.03.2026 · E. 2026/799 · K. 2026/1333 · Sonuç: Bozma (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Arsa nitelikli paylı bir taşınmazda sulh hukuk mahkemesi, bilirkişilerin ivaz eklenmesi suretiyle dahi taksimin mümkün olmadığını bildirmesi üzerine ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verdi. Bilirkişi, taşınmaz üzerindeki binanın toplam değere oranını yüzde 29,86 olarak belirlemiş; mahkeme satış bedelinin bu kısmının binayı yapan yapı kooperatifine, kalanının paydaşlara payları oranında ödenmesine hükmetmişti. Kooperatif kararı temyiz etti; bir başka davalı da bu temyize katılma yoluyla başvurarak yapının imar mevzuatına aykırı, yarım kalmış ve çürümüş olduğunu, belediye encümeninin 2009’da yıkım kararı verdiğini ileri sürdü. Yargıtay önce katılma yoluyla temyizi reddetti: katılma yolu karşı tarafa tanınmış bir hak olduğundan, bir davalının süresinde yaptığı temyize diğer davalı katılma yoluyla gelemez. Kooperatifin temyizi yönünden ise bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını tespit etti ve kural olarak imar mevzuatına aykırı yapılmış ve hakkında yıkım kararı alınmış bir yapının taşınmaza değer katacağının söylenemeyeceğini belirtti. Encümen kararının hâlen yürürlükte olup olmadığı, iptal edilip edilmediği veya yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığı araştırılmadan ve denetime elverişli ek rapor alınmadan muhdesat oranı belirlenemeyeceğinden hüküm bozuldu.

Dayanak. TMK m.699; HMK m.348, m.366.

Sizin için anlamı. Muhdesata pay ayrılması, yapının hukuken var olabilmesine bağlıdır: yıkım kararı yürürlükteyse yapı kural olarak değer artışı sayılmaz; yapı kayıt belgesi alınmışsa veya yıkım kararı kaldırılmışsa durum değişebilir. Muhdesat payına itiraz edecekseniz kendi temyiz veya istinaf başvurunuzu süresinde yapın; davalı tarafta yer alan diğer bir paydaşın başvurusuna katılma yoluyla dahil olamazsınız.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/799 E. , 2026/1333 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2012/1133 E., 2015/350 K.Mahkemece verilen karar davalılardan … Prim Yapı Kooperatifi vekili ve katılma yoluyla davalılardan … vekili tarafında temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılardan … Prim Yapı Kooperatifi vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu …Mahallesi, 217 19… parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında paylı bulunduğunu, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığını beyanla, ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı … ve … vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazda taksimin mümkün olmadığını, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmişler.2. Duruşmaya katılan bir kısım davalılar ortaklığın giderilmesini talep etmişlerdir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazda keşif yapıldığı, bilirkişilerce taşınmazın ivaz ilavesi sureti ile dâhi taksiminin mümkün olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği gerekçesiyle dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar vermiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı …. Çiğli Prim Yapı Kooperatifi vekili temyiz dilekçesinde;a. Taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, b. Karara esas alınan bilirkişi raporunun eksik hazırlandığını, emsal araştırması yapılmadığını, raporun yüzeysel hazırlandığını ve gerçeklere uymadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalının temyizine, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davalı … vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapının imar mevzuatına aykırı olduğunu, inşaatın yarım bırakıldığını, binanın çürüdüğünü, ayrıca Çiğli Belediye Encümeninin 2009 tarihli kararı ile kaçak yapının yıkımına karar verildiğini,b. Yıkımına karar verilen bir bina için ihale bedelinin % 29,86’sı oranında ödeme yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdî mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi hâlinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu değer artışının miktarının belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oran esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Somut olaya gelince; Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda, hissedar sayısı, hisse oranları ve imar mevzuatı hükümlerine göre taşınmazda aynen taksimin mümkün olmadığı belirtilerek, dava konusu arsa nitelikli taşınmaz ve üzerindeki binanın değeri tespit edilmiş ve sonuçta binanın tüm değere oranının % 29,86 olduğu tespiti yapılmıştır. Mahkemece rapor doğrultusunda davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin % 29,86’lık kısmının davalılardan… Yapı Kooperatifine ödenmesine, diğer bedelin paydaşlara payları oranında dağıtılmasına karar verilmiştir. Kararı davalılardan …Yapı Kooperatifi vekili süresinde temyiz etmiş, davalılardan … vekili ise davalı … Yapı Kooperatifinin temyizine katılma yoluyla temyiz talebinde bulunmuştur.1. Davalı … vekilinin katılma yoluyla temyizi yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi atfıyla 348. maddesinde, temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile temyiz yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Ancak katılma yolu ile temyiz için, usule uygun temyiz hakkı gerekmekte olup somut olayda; davacı taraf kararı temyiz etmemiş, davalılardan …Yapı Kooperatifi vekili kararı temyiz etmiş, davalı … vekili ise davalının yaptığı temyize katılma yoluyla temyiz talebinde bulunmuştur. Katılma yolu ile temyiz, karşı tarafa tanınmış bir hak olduğundan, bir davalının süresinde yaptığı temyiz başvurusuna, diğer davalının katılma yolu ile temyize gelmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalı … vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2. Davalı … Yapı Kooperatifi vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;Mahkemece bu davalının muhdesat iddiası gözetilerek keşif yapılmış ve bilirkişiler tarafından muhdesat oranı tespit edilmişse de; bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu söylenemez. Bunun yanında, dosya kapsamında …Belediyesi Encümeninin 08.12.2009 tarih ve 2009/635 sayılı kararı ile taşınmaz üzerindeki yapının yıkımına ilişkin karar alındığı görülmüştür. Kural olarak, imar mevzuatına aykırı yapılmış ve hakkında yıkım kararı alınmış yapının taşınmaza bir değer katacağı söylenemez. O hâlde; öncelikle yukarıda anılan encümen kararı uyarınca, encümen kararının hâlen yürürlükte olup olmadığı, iptali hakkında bir karar alınıp alınmadığı, yahut, yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığı araştırılarak, kararın hâlen mer’i olduğunun anlaşılması hâlinde bu kez bilirkişilerden denetime elverişli ek rapor alınmak suretiyle muhdesat oranı belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Davalı … vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE,2. Davalı … Yapı Kooperatifi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Alacaklının Açtığı Ortaklığın Giderilmesi Davası

Borçlunun taksim edilmemiş bir miras payı varsa, bu payın paraya çevrilmesinin nasıl yapılacağına icra mahkemesi karar verir (İİK m.121). Uygulamada alacaklı, icra mahkemesinden aldığı yetkiyle borçlunun da paydaşı olduğu taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası açar.

6. Elbirliği mülkiyeti tamamen çözülmedikçe alacaklının ortaklığın giderilmesi davasındaki hukuki yararı devam eder

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 02.06.2026 · E. 2025/4671 · K. 2026/2859 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Alacaklı, borçlu hakkındaki icra takibinde borçlunun mirasbırakanından intikal eden taşınmaz için icra mahkemesinden yetki alarak 2006’da ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davası açtı; sulh hukuk mahkemesi 2010’da satışa karar verdi. Kararı temyiz eden davalı, karardan sonra taşınmazın 2018’de paylı mülkiyete çevrildiğini, borçlunun payının dörtte bir paya dönüştüğünü ve bu nedenle alacaklının dava hakkının ortadan kalktığını ileri sürdü. Yargıtay, alacaklının İİK m.121’e dayalı davası olduğunu belirterek UYAP üzerinden güncel tapu kaydını inceledi; borçlunun dörtte bir payının intikal ettiğini, ancak taşınmazda elbirliği mülkiyetinin hâlen devam ettiğini ve iştirakin çözülmediğini tespit etti. Davacının dava açmakta hukuki yararının devam ettiğini kabul ederek kararı onadı.

Dayanak. İİK m.121.

Sizin için anlamı. Mirasçı borçlunun payını haczettiren alacaklı, icra mahkemesinden yetki alarak ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Borçlu tarafın dava sırasında yaptığı kısmi dönüşümler, elbirliği tamamen çözülmedikçe davayı düşürmez. Mirasçıysanız ve borcunuz nedeniyle aile taşınmazının satışı gündemdeyse, 31 Temmuz 2026’dan sonraki artırmalarda birinci artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapılacağını hesaba katın (İİK m.114).

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/4671 E. , 2026/2859 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2006/602 E., 2010/517 K.Mahkeme kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacaklısı olduğu borçlı … aleyhine İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2002/10199 Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, borçlunun mirasbırakanı …’den intikal eden 5 22… parsel hakkında ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere İzmir 7. İcra Mahkemesi 2006/562 Esas ve 2006/575 Karar sayılı dosyada yetki aldıklarını ileri sürerek dava konusu 5 22… parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar davanın reddini istemişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile dava konusu …. ilçesi, … Mahallesi, 5 22… parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı … temyiz dilekçesinde; taşınmazın karar tarihinden sonra 23.02.2018 tarihinde paylı mülkiyete çevrildiğini, borçlunun payının da 1/4 paya dönüştüğünü, artık alacaklı olan davacının dava hakkı ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 121. maddesine dayalı olarak açtığı ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre özellikle UYAP üzerinden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydında borçlu … ‘in 1/4 payının intikal ettiği görülmekle birlikte, halen el birliği mülkiyetinin de devam ettiği, iştirakın çözülmediği gözetilerek davacının dava açmakta hukuki yararının devam ettiği anlaşılmakla usul ve kanuna uygun olup davalı … tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Kanun Yolu, Kesinlik ve Eski Kararlar

Ortaklığın giderilmesi davaları sulh hukuk mahkemesinin görevindedir (HMK m.4/1-b). Bu davalarda bölge adliye mahkemesinin verdiği kararlar kural olarak temyiz edilemez (HMK m.362/1-b). Bu yüzden istinaf sisteminin işlemeye başladığı 20 Temmuz 2016’dan sonra karara bağlanan davaların çoğu bölge adliye mahkemesinde kesinleşir; bu sayfadaki kararların çoğunun eski usule (1086 sayılı HUMK) tabi davalar olmasının nedeni de budur.

7. Sulh hukuk mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı kesindir; süre yönünden ret ise sınırlı denetlenir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 09.03.2026 · E. 2026/707 · K. 2026/1330 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Sulh hukuk mahkemesi, keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazların cinsi, ekonomik değeri, pay ve paydaş sayısı itibarıyla aynen taksim edilemeyeceğini belirterek ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, davalılardan biri yönünden istinaf başvurusunu esastan, diğeri yönünden ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddetti. Süre yönünden reddedilen davalı, kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek temyiz etti. Yargıtay, HMK m.4 ve özel kanunlar uyarınca sulh hukuk mahkemesi kararları üzerine bölge adliye mahkemesinin esasa ilişkin inceleme sonucu verdiği esastan ret kararlarının kesin olduğunu; esasa yönelik olmayan kararlara karşı ise yalnızca kanun yoluna başvuru süresi, kararın temyizi kabil olup olmadığı ve harç tahsili yönünden sınırlı bir temyiz incelemesi yapılabileceğini belirtti. İstinaf başvurusunun süre yönünden reddinde isabetsizlik görmeyerek kararı onadı.

Dayanak. HMK m.4/1-b, m.345, m.346, m.352, m.362/1.

Sizin için anlamı. Ortaklığın giderilmesinde asıl mücadele ilk derece ve istinaf aşamasındadır; esasa ilişkin itirazların Yargıtay’a taşınabileceğine güvenmeyin. Tebligatın usulsüz olduğunu düşünüyorsanız bunu öğrendiğiniz anda, istinaf süresi içinde ileri sürün. 7589 sayılı Kanunla HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, istinafın kabulüyle yeniden esas hakkında verilen kararlar için ayrı bir temyiz düzenlemesi getirmiştir; bu karar o değişiklikten önce verilmiştir.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/707 E. , 2026/1330 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/718 E., 2025/2056 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İnebolu Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/20 E., 2024/1147 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; …Mahallesi 1 10… parsel, 1 11… parsel, Boğazcık Köyü 1 02… parsel, 1 12… , 16… parsel, 1 16… ve 7 parsel, 1 17… parsel sayılı taşınmazlarda davacı ve davalıların paydaş olduklarını, paydaşlar arasında anlaşılarak satış yapılamadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar süresi içinde davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarından, taşınmazların cinsi, ekonomik değeri, pay ve paydaş sayısı itibari ile aynen taksiminin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … yönünden yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … yönünden yapılan istinaf başvurusunun ise süre yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı … vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalı asile yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını, 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalıya yapılan tebligat incelenmeden karar verildiğini, 3. Başvurunun süre yönünden reddi kararının, hukuki dinlenilme hakkını zedeleyecek biçimde, şekli inceleme sonucu verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi ve özel kanunlar uyarınca, sulh hukuk mahkemesince verilen kararlara karşı istinaf başvurusunda bulunulması hâlinde, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince verilecek karar kesin olup temyiz edilmesi mümkün değildir. Anılan yasal düzenlemeye bakıldığında, bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilmesi mümkün olmayan kararları; sulh hukuk mahkemesince verilen “esasa yönelik” karar üzerine bölge adliye mahkemesince esasa ilişkin inceleme neticesinde verilecek “esastan ret” kararlarıdır. 2. Bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa bakıldığında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince uyuşmazlık hakkında davalı … yönünden verilmiş “esastan ret” kararı bulunmayıp, istinaf yoluna süresinde başvurulmadığı gerekçesiyle verilmiş “usulden ret” kararı bulunmaktadır. Böyle bir durumda, kanun yoluna başvuru sırasında tarafların sadece; “kanun yoluna başvuru süresine, temyizi kabil karar olup olmadığına, harç tahsiline” ilişkin sebeplerle “sınırlı-şekli” inceleme yapılması talebiyle sulh hukuk mahkemesince verilen karar sonrasında bölge adliye mahkemesince verilen (esasa yönelik olmayan) karara karşı temyiz yoluna başvurabilmeleri mümkündür.3. O hâlde; süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun’un 345/1, 346/1 ve 352/1 hükümleri uyarınca davalı … vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden (usulden) reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 4. Bu itibarla temyizen incelenen karar; dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan hükmün onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun’un 352/1, 361/1 ve 362/1-a hükümleri uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

8. On yıldan fazla süre sonra tebliğ edilen satış kararı ilam zamanaşımına uğramıştır; bu ancak temyizle ileri sürülebilir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 17.02.2026 · E. 2025/3116 · K. 2026/862 · Sonuç: Bozma (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Sulh hukuk mahkemesi 20.01.2010 tarihinde, taşınmazın imar mevzuatına göre ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar vermişti. Karar davalıya ancak 08.04.2025’te tebliğ edildi; davalı süresinde temyiz ederek taraflar arasında sulh sözleşmesi yapıldığını ve on beş yıl geçtiği için ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürdü. Yargıtay, İİK m.39/1’e atıfla mahkeme ilamlarının verildiği tarihten itibaren on yıl içinde karşı tarafa tebliğ edilmezse zamanaşımına uğrayacağını, on yıldan sonra tebliğ edilen ilamda tebliğ alanın süresinde temyiz ederek hükmün yalnızca bu nedenle bozulmasını sağlayabileceğini belirtti. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin hüküm taşınmazın aynına ilişkin olmadığından ilam zamanaşımına uğramıştı. Daire, 11.04.1940 tarihli İçtihadı Birleştirme kararına göre mahkemenin verdiği hükmü kendiliğinden değiştiremeyeceğini, ancak Yargıtay’ca bozulduktan sonra zamanaşımı itirazını değerlendirebileceğini belirterek kararı bozdu.

Dayanak. İİK m.39 (kararın atfı); 11.04.1940 tarihli, 1939/15 E., 1940/70 K. sayılı İçtihadı Birleştirme kararı; HUMK m.428.

Sizin için anlamı. Kanun metni, ilama dayalı takibin son işlemden itibaren on yılda zamanaşımına uğrayacağını düzenler (İİK m.39); Daire bu hükmü tebliğ edilmeden bekleyen ilamlar bakımından uygulamıştır. Yıllar önce verilmiş ve size hiç tebliğ edilmemiş bir satış kararı varsa, tebliğden itibaren kanun yolu süresi içinde zamanaşımı itirazını mutlaka ileri sürün; süreyi kaçırırsanız karar kesinleşir. Davacıysanız kararı vakit kaybetmeden tebliğ ettirin.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/3116 E. , 2026/862 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2009/554 E., 2010/45 K.Mahkemece verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ilçesi, … Köyü, 1009 parsel sayılı taşınmaza tarafların müştereken malik olduklarını, aralarında anlaşamadıklarını, bu nedenle ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini, olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı davaya cevap vermemiş duruşmadaki beyanlarında özetle; ortaklığın giderilmesini istediğini, taşınmaz üzerinde faydalı masraf yaptıklarını, bunun için Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/945 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını belirtmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu edilen taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu ve İmar Yönetmeliği’ne göre ifrazının mümkün olmadığı, tarafların satış suretiyle ortaklığın giderilmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı temyiz dilekçesinde;1. Temyiz dilekçesi ekindeki sözleşme uyarınca tarafların dava konusu taşınmaz için anlaştıklarını ve sulh olduklarını, davacının kötüniyetli olduğunu, 2. Kararın 2010 tarihinde verildiğini, ilâmın üzerinden 15 yıl geçtiğini, ilâm zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme ilâmları kararın verilmesi tarihinden itibaren, 10 yıl içinde karşı tarafa tebliğ edilmezse zamanaşımına uğrar (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 39/1 hükmü). İlâm, hükmün verilmesi tarihinden itibaren 10 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra tebliğ edilirse, tebliğ alan, süresi içinde temyiz yoluna başvurarak hükmün yalnız ilâmın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir.Somut olayda; Mahkemece verilen 20.01.2010 tarihli karar, davalıya 08.04.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından süresinde 15.04.2025 tarihinde temyiz edilmiştir. Davalı hükmün zamanaşımına uğradığı vs. sebepler ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğinden taşınmazın aynına ilişkin olmayan hükmün, karar tarihi ile kararın taraflara tebliğ tarihi arasında on yıldan fazla süre geçmiş ve ilâm zamanaşımına uğramıştır. 11.04.1940 tarihli ve 1939/15 Esas, 1940/70 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca Mahkeme, verilen hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlâm zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip Yargıtay tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez. Bu durumda Mahkemece davalının ilâm zamanaşımı itirazları gözetilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

8 Kararın Özet Tablosu

Ortaklığın giderilmesine ilişkin kararlar

KonuKararSonuç ve ilke
Taraf teşkili ve imar uygulamasıY. 7. HD, 24.02.2026, E. 2025/2567, K. 2026/1034Bütün paydaşlar davada olmalı; pay kalmadıysa ret; bozma
Kat mülkiyeti kurularak paylaşmaYargıtay HGK, 03.06.2021, E. 2017/2000, K. 2021/690Eksik belgeler tamamlattırılmalı; direnme bozuldu
Satışın umuma açık yapılmasıY. 7. HD, 06.05.2026, E. 2025/4932, K. 2026/2525“Umuma yönelik” ibaresi; harç payları oranında
Muhdesat aidiyeti uyuşmazlığıY. 7. HD, 23.02.2026, E. 2026/389, K. 2026/996HMK m.165 süresi; rapor tebliği; bozma
Yıkım kararlı yapıY. 7. HD, 09.03.2026, E. 2026/799, K. 2026/1333Kural olarak değer katmaz; katılma yoluyla temyiz reddi
Alacaklının davasıY. 7. HD, 02.06.2026, E. 2025/4671, K. 2026/2859Elbirliği sürdükçe hukuki yarar devam eder
KesinlikY. 7. HD, 09.03.2026, E. 2026/707, K. 2026/1330BAM esastan ret kararı kesin; usulden ret sınırlı denetim
İlam zamanaşımıY. 7. HD, 17.02.2026, E. 2025/3116, K. 2026/862On yıl sonra tebliğ edilen satış kararı bozuldu

Bu Kararları Kendi Dosyanızda Nasıl Kullanırsınız?

  • Önce tapu ve mirasçılık belgelerini düzeltin. Ölü paydaşların mirasçıları, tapudaki kimlik uyumsuzlukları ve imar uygulaması sonrası yeni parseller dava açılmadan netleşmelidir (Karar 1).
  • Arabuluculuğa hazırlıklı gidin. 1 Eylül 2023’ten bu yana dava şartıdır; anlaşma belgesi taşınmazla ilgili kanuni sınırlamalara uygun düzenlenmeli ve icra edilebilirlik şerhi taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınmalıdır (6325 s. Kanun m.18/B).
  • Satıştan önce kat mülkiyeti yolunu değerlendirin. Yapı uygunsa ve her paydaşa bir bağımsız bölüm düşüyorsa eksik belgeler için süre isteyin (Karar 2).
  • Muhdesat iddianızı keşifte ileri sürün. İtiraz varsa aidiyet davası için süre isteyin ve davayı süresinde açın; yapının imar durumunu da belgeleyin (Karar 4, 5).
  • Hüküm fıkrasını kontrol edin. Satışın umuma açık mı yapılacağı, harcın payları oranında paylaştırılıp paylaştırılmadığı ve parsel numaraları hükümde açıkça yazılmalıdır (Karar 3).
  • Kanun yolu sürelerini kaçırmayın. Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı kesindir; tebligat itirazlarını istinaf süresi içinde yapın (Karar 7, 8).

Sık Yapılan Hatalar

Hata ve doğrusu

HataDoğrusu
“Paydaşlardan biri öldü, mirasçılarını sonra ekleriz.”Taraf teşkili kamu düzenindendir; mirasçılar katılmadan esasa girilemez (7. HD 2026/1034).
“Ruhsat yoksa kat mülkiyeti kurulamaz, satış kaçınılmaz.”Eksiklik giderilebiliyorsa tamamlattırılmalıdır (HGK 2021/690).
“Satış aile arasında yapılsın.”Paydaşlar arasında artırma bütün paydaşların rızasına bağlıdır; aksi hâlde satış umuma açıktır (TMK m.699; 7. HD 2026/2525).
“Evi ben yaptım, bedelin tamamı benim.”Muhdesat payı ancak şerh veya bütün paydaşların kabulüyle ayrılır; aidiyet tartışmalıysa dava gerekir (7. HD 2026/996).
“Kaçak da olsa binanın değeri bana ödenir.”Yıkım kararı yürürlükteyse yapı kural olarak değer katmaz (7. HD 2026/1333).
“İstinafta kaybedersem Yargıtay’a giderim.”Sulh hukuk davalarında BAM’ın esastan ret kararı kesindir (7. HD 2026/1330).
“Eski karar nasılsa geçersiz, bir şey yapmama gerek yok.”İlam zamanaşımı ancak süresinde temyizle ileri sürülebilir (7. HD 2026/862).

Sıkça Sorulan Sorular

Ortaklığın giderilmesi davasında bütün paydaşların davada olması şart mı?

Evet. Yargıtay 7. Hukuk Dairesine göre davada bütün paydaşların yer alması zorunludur; ölen paydaşın mirasçıları mirasçılık belgesine göre davaya katılmadan esasa girilemez ve taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada kendiliğinden gözetilir (24.02.2026, E. 2025/2567, K. 2026/1034).

Ortak ev satılmadan kat mülkiyeti kurularak paylaşılabilir mi?

Koşulları varsa evet. Paydaşlardan biri isterse, yapı kat mülkiyetine elverişli ve tümü kârgirse, her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşüyorsa ve KMK m.12’deki belgeler tamamlanırsa mahkeme kat mülkiyeti kurarak paylaştırma yapabilir. Hukuk Genel Kuruluna göre eksik belgeler giderilebiliyorsa bunların tamamlattırılması gerekir (03.06.2021, E. 2017/2000, K. 2021/690).

Ortak taşınmaz sadece paydaşlar arasında satılabilir mi?

Ancak bütün paydaşlar rıza gösterirse (TMK m.699/3). Rıza yoksa satış umuma açık artırmayla yapılır ve bu hükümde gösterilmelidir (Yargıtay 7. HD, 06.05.2026, E. 2025/4932, K. 2026/2525). 31 Temmuz 2026’dan sonra ilan edilen artırmalarda, bütün maliklerin mirasçı olduğu taşınmazlarda birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır (İİK m.114).

Paydaşın yaptığı ev veya diktiği ağaçlar satışta ne olur?

Muhdesat arzla birlikte satılır. Muhdesatın bir paydaşa ait olduğu tapuda şerhliyse veya bütün paydaşlar bunu kabul ediyorsa, arz ve muhdesat ayrı ayrı değerlendirilir ve satış bedeli bu oranlarla dağıtılır. Aidiyet tartışmalıysa hak iddia eden paydaşa dava açması için süre verilir (Yargıtay 7. HD, 23.02.2026, E. 2026/389, K. 2026/996).

Kaçak yapının değeri muhdesat olarak ödenir mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, imar mevzuatına aykırı yapılmış ve hakkında yıkım kararı alınmış yapının taşınmaza değer katacağının söylenemeyeceğini; yıkım kararının yürürlükte olup olmadığı ve yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığı araştırılmadan muhdesat oranı belirlenemeyeceğini kabul etmiştir (09.03.2026, E. 2026/799, K. 2026/1333).

Alacaklı, borçlunun miras payı için ortaklığın giderilmesi davası açabilir mi?

Evet. Borçlunun taksim edilmemiş miras payının satışında icra mahkemesi yetkilidir (İİK m.121); alacaklı aldığı yetkiyle dava açabilir. Elbirliği mülkiyeti tamamen çözülmedikçe alacaklının hukuki yararı devam eder (Yargıtay 7. HD, 02.06.2026, E. 2025/4671, K. 2026/2859).

Ortaklığın giderilmesi kararı Yargıtay’a götürülebilir mi?

Dava sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğundan, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kesindir (HMK m.362/1-b). Esasa ilişkin olmayan kararlara karşı yalnızca süre, temyizi kabil karar olup olmadığı ve harç yönünden sınırlı temyiz mümkündür (Yargıtay 7. HD, 09.03.2026, E. 2026/707, K. 2026/1330).

Yıllar önce verilmiş ve tebliğ edilmemiş satış kararı hâlâ geçerli mi?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2010’da verilip 2025’te tebliğ edilen satış kararında ilamın zamanaşımına uğradığını kabul ederek kararı bozmuştur; ancak bu itirazın tebliğden sonra süresinde kanun yoluna başvurularak ileri sürülmesi gerekir, mahkeme hükmü kendiliğinden değiştiremez (17.02.2026, E. 2025/3116, K. 2026/862).

Post by Av. Fatma Öztürk