Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Yargıtay Kararları 2026: İptal, Çelişkili Belgeler, Evlatlık ve Paylar (8 Karar)
06 Kasım 2026

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Yargıtay Kararları 2026: İptal, Çelişkili Belgeler, Evlatlık ve Paylar (8 Karar)

Veraset ilamı (mirasçılık belgesi), ölen kişinin yasal mirasçılarını ve miras paylarını gösteren, sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınan belgedir (TMK m.598/1). Belge mirasçılığı kurmaz, var olan durumu açıklar; aksi ispat edilinceye kadar içindeki kişilerin mirasçılığı lehine karine oluşturur ve geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598/3). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2026’da, mirasçılık belgesinin maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığını, ancak iptal davasında hukuki yarar ve kesin hüküm gibi dava şartlarının gözetileceğini ve birbiriyle çelişen belgelerin bulunmasının tek başına hepsinin iptalini gerektirmediğini kabul etti. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise iptal davasında mirasçıların nüfus kayıtlarından resen araştırılmasını, çelişkili belgelerde çelişkinin giderilmesi için süre verilmesini aramakta; evlatlığın altsoyunun evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamayacağını, mahkemenin talepten fazlasına karar veremeyeceğini ve mirasçı olmayan, yetki de verilmemiş kişinin iptal davası açamayacağını kabul etmektedir. Bu sayfada Hukuk Genel Kurulu ve 7. Hukuk Dairesinin 8 kararını kanun maddeleriyle birlikte topladık.

Güncel durum (6 Kasım 2026). Mirasçılık belgesini düzenleyen TMK m.598’e 2011’de 6217 sayılı Kanunla “veya noterlikçe” ibaresi eklendi; o tarihten beri yalnızca yasal mirasçılar için belge noterden de alınabiliyor. Yargılamayı gerektiren, nüfus kayıtlarının yeterli olmadığı veya yabancıların talep ettiği hâllerde ise belge noterden verilemez ve sulh hukuk mahkemesine başvurulur (Noterlik Kanunu m.71/A, m.71/B). Bu sayfadaki kararların tamamı 2026 tarihlidir; en yenisi 22 Haziran 2026 tarihli Daire kararı, Hukuk Genel Kurulu kararı ise 10 Haziran 2026 tarihlidir.

Dürüst bir not. Kararların tamamını Yargıtay’ın resmî karar arama sisteminden aldık ve her kartın altındaki açılır kutuda tam metnini aynen verdik. Onama kararlarında ilkeyi ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin gerekçesi taşır; Yargıtay bu gerekçeyi yerinde bulmuştur. 19.01.2026 tarihli Daire kararı oy çokluğuyla verilmiştir ve karşı oy da metinde yer alır. Özetlerde bu ayrımları açıkça belirttik. Kişi adları Yargıtay tarafından gizlenmiştir; büromuzun takip ettiği dosyalara ait karar bulunmamaktadır. Kanun maddelerini resmî mevzuat metninden kontrol ettik.

Veraset ilamında eksik ya da hatalı mirasçı mı var? Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Kanun Ne Diyor? TMK m.598, Noter ve Mahkeme

Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır (TMK m.575) ve mirasçılar mirası bu anda kanun gereği kazanır. Mirasçılık belgesi bu kazanımı yaratmaz; tapuda, bankada ve diğer kurumlarda mirasçılığın gösterilmesini sağlar. Belge sulh hukuk mahkemesinde çekişmesiz yargı işi olarak verilir (HMK m.382/2-c-6); belgenin iptali ise çekişmeli bir davadır ve bu sayfadaki iptal davalarının tamamı asliye hukuk mahkemelerinde görülmüştür. Belgenin alınması, noter ile mahkeme arasındaki seçim ve e-Devlet sorgulaması için Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) 2026 ana rehberimize bakabilirsiniz.

Mirasçılık belgesinde uygulanan hükümler

HükümNe düzenler?Kararlardaki karşılığı
TMK m.598Yasal mirasçılara sulh mahkemesince veya noterlikçe belge verilmesi; geçersizliğin her zaman ileri sürülebilmesiBütün kararlar
TMK m.30Doğum ve ölümün nüfus sicili ile ispatı; kayıt yoksa veya yanlışsa her türlü kanıtResen araştırma (Karar 2); mübadil aile (Karar 3)
TMK m.495-499Altsoy, ana-baba ve büyük ana-büyük baba zümreleri; halefiyet; sağ kalan eşin payıEksik pay ve zümre hesabı (Karar 3, 6, 7)
TMK m.500-501Evlatlığın ve altsoyunun yalnız evlat edinene mirasçılığı; mirasçısı olmayanın mirasının Devlete geçmesiEvlatlık ve Hazine (Karar 4, 5, 8)
TMK m.575Mirasın ölümle açılmasıÖlüm tarihindeki kanunun uygulanması (Karar 6)
Noterlik Kanunu m.71/A-71/CNoterden belge alınması; noterin belge veremeyeceği hâller; sulh hukuk mahkemesine itirazNoter ile mahkeme ayrımı
HMK m.26, m.114/1-h, m.303Talep sonucuyla bağlılık; hukuki yarar dava şartı; kesin hükümTalepten fazlasına karar (Karar 4); kesin hüküm ve hukuki yarar (Karar 1, 8)

Belgenin Niteliği: Karine Var, Kesin Hüküm Yok

Mirasçılık belgesi hasımsız alınır ve hakim kararı olsa bile mirasçılık durumunu kesin olarak tespit etmez. Bu yüzden yanlış bir belge yıllar sonra da iptal ettirilebilir. Hukuk Genel Kurulu ise bu serbestliğin sınırlarını çizdi: iptal davası da bir davadır ve dava şartlarına tabidir.

1. Mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz; ama iptal davasında hukuki yarar ve kesin hüküm gözetilir, çelişki tek başına iptal sebebi değildir

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · T. 10.06.2026 · E. 2025/495 · K. 2026/373 · Sonuç: Direnme kararının bozulması (oy birliği)

Hukuk Genel Kurulu ne dedi? Hazine, açtığı tapu iptali ve tescil davasında kendisine verilen süre üzerine, aynı mirasbırakan için düzenlenmiş üç çelişkili mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni belge verilmesini istedi. Birinci belge (Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesi, 2016) mirasbırakandan önce ölen eşinin yeğenini mirasçı gösteriyordu; Hazinenin açtığı davada bu belge Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2017’de iptal edilmiş, Hazinenin tek mirasçı olduğuna karar verilmiş ve karar 2018’de kesinleşmişti. Üçüncü belge (Karataş Sulh Hukuk Mahkemesi, 2018) ise bazı davalıların sonradan aldığı belgeydi. İlk derece mahkemesi üç belgeyi de iptal ederek mirasbırakanın kendisinden önce ölen anne ve babasının altsoyunu mirasçı gösteren yeni bir belge düzenledi. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu; bölge adliye mahkemesi direndi. Hukuk Genel Kurulu, mirasçılık belgesinin mirasçılık sıfatını kuran değil açıklayan bir belge olduğunu, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığını ve aksinin her zaman ileri sürülebileceğini; ancak iptal davalarında da genel dava şartlarının, hukuki yararın ve kesin hükmün gözetilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Kurula göre birinci belge kesinleşmiş bir kararla zaten iptal edildiğinden ikinci kez iptal edilemezdi (kesin hüküm); Hazine kendi lehine düzenlenmiş ikinci belgenin iptalini istemekte hukuki yarara sahip değildi; üçüncü belgede gösterilen kişilerin mirasbırakanın kanuni mirasçıları olduğu nüfus kayıtlarıyla belirlendiğinden, yalnızca önceki belgelerle çeliştiği gerekçesiyle bu belge iptal edilemezdi. Kurul, miras hukukunun amacının şekli çelişkileri gidermek değil maddi gerçeğe uygun mirasçılık durumunu ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayarak direnme kararını bozdu.

Dayanak. TMK m.598; HMK m.114/1-h, m.115, m.303.

Sizin için anlamı. İptal davası açmadan önce aynı mirasbırakan için daha önce verilmiş bütün belgeleri ve bunlar hakkında açılmış davaları toplayın; kesinleşmiş bir kararla iptal edilmiş belgenin yeniden iptali istenemez. Kendi lehinize olan belgenin iptalini istemeyin. “Belgeler birbirini tutmuyor” demek yetmez; iptalini istediğiniz belgenin gerçeğe aykırı olduğunu, yani mirasçı olmayan birine pay verildiğini veya bir mirasçının atlandığını nüfus kayıtlarıyla gösterin.

Kararın tam metni

Hukuk Genel Kurulu 2025/495 E. , 2026/373 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/439 E., 2024/247 K.ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarihli ve 2023/2952 Esas, 2024/2893 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/170 Esas sayılı dosyası ile açtıkları tapu iptal ve tescil davasında çelişkili mirasçılık belgelerinin iptali için kendilerine süre verildiğini, muris …’ye ait üç farklı mirasçılık belgesi bulunduğunu, bunların Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı veraset ilâmı, Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilâmı ve Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı veraset ilâmı olduğunu, Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas sayılı dosyasında … isimli kişi mirasçı olarak gösterilmiş ise de davacı tarafça bu mirasçılık belgesinin iptali için Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve mirasçılık belgesinin iptali ile Hazinenin mirasçılığına hükmedildiğini, ancak bir kısım davalılarca Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinden 2018/85 Esas sayılı mirasçılık belgesinin alındığını öğrendiklerini ileri sürerek birbirleriyle çelişkili bu üç veraset ilâmının iptali ile yeni veraset ilâmının verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli ve 2019/440 Esas, 2020/188 Karar sayılı kararı ile; veraset ilâmları arasında çelişki olduğunun dosya içerisinde yer alan nüfus kayıtları ile tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu üç veraset ilâmının da ayrı ayrı iptali ile murisin kendinden önce ölen anne ve babasının alt soylarının mirasçı olarak belirlendiği yeni veraset ilâmı düzenlenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli ve 2021/877 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile; Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında mirasçılık belgesinin tüm tarafları davaya dahil edilmeden karar verildiğinden bu kararın dosyada taraf olmayan şahıslar bakımından kesin hüküm oluşturmadığı, karar gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemesince bilirkişi heyetinden rapor alınarak miras paylarının belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Somut olayda; davacı Hazine tarafından, muris …’nün ölümünden sonra düzenlenen birbiriyle çelişkili üç farklı mirasçılık belgesinin bulunduğu gerekçesiyle bu belgelerin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, veraset ilamlarının birbirleriyle çeliştiği gerekçesiyle üçünün de iptaline karar verilerek murisin kendisinden önce ölen anne-babasının alt soylarını mirasçı gösteren yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmiş, bölge adliye mahkemesince istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki hükmün isabetli olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. İptali istenen mirasçılık belgelerinden Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı veraset ilamında murisin kendisinden önce ölen eşinin yiğeni … mirasçı olarak gösterilmiş, bu mirasçılık belgesinin iptaline yönelik Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında Hazine tarafından dava açılmış, 14.06.2017 tarihli karar ile bahsi geçen Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı veraset ilamının iptaline ve murisin tek mirasçısının Hazine olduğuna karar verilmiş, hüküm 16.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali talebi yönünden Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyası kesin hüküm oluşturmaktadır. İlgili mirasçılık belgesi bu dosyada iptal edilerek hüküm kesinleştirilmiştir. O hâlde bu mirasçılık belgesinin iptali talebi yönünden kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında verilen veraset ilamının iptali talebi incelendiğinde; murisin başka mirasçısı bulunmadığından Hazine’nin mirasçılığına hükmedildiği anlaşılmıştır. Hâl böyle iken, Hazine’nin kendi lehine düzenlenen mirasçılık belgesinin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Son olarak Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilamının iptali talebi değerlendirildiğinde; mahkemece bu veraset ilamının da iptaline karar verilerek yeniden mirasçılık belgesi düzenlendiği ve iptal edilen bu belgedeki aynı kişilerin mirasçı olarak gösterildiği, yalnızca paylarının değiştirildiği anlaşılmıştır. İptaline karar verilen bu mirasçılık belgesindeki mirasçıların, murisin kanuni mirasçıları olduğu hususu mahkemenin de kabulündedir. Tarafların paylara yönelik itirazları da bulunmadığından Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilamının iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddi gerekmektedir.Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğinden bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar oy çokluyla bozulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDirenme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamından anlaşılacağı üzere muris …’nün yasal mirasçısı olmadığından son mirasçısının Maliye Hazinesi olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığı, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı veraset ilâmının iptalinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.C. UyuşmazlıkDirenme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Mirasçılık belgelerinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin eldeki davada, 1-Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı dosyası ile düzenlenen mirasçılık belgesinin Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşıldığından önceki yargı kararı ile mirasçılık durumunun kesin hüküm teşkil edecek şekilde belirlenip belirlenmediği,2-Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında verilen veraset ilâmı ile murisin başka mirasçısı bulunmadığından Hazine’nin mirasçılığına hükmedildiği anlaşılmakla Hazine’nin kendi lehine düzenlenen mirasçılık belgesinin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı, 3-Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı veraset ilâmında iptaline karar verilen bu mirasçılık belgesindeki mirasçıların, murisin kanuni mirasçıları olduğu anlaşıldığından mirasçılık belgesinin iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre, mirasçılık belgelerinin iptal edilerek yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.D. Gerekçe1. İlgili Hukuk4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 29, 30… . maddeleri6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114. maddesinin 1. fıkrasının h bendi ile i bendi.2. Değerlendirme1. Bilindiği üzere mirasçılık belgesi, mirasçılık sıfatını açıklayan ve ilgililerin tereke üzerindeki haklarını kullanabilmelerini sağlayan açıklayıcı nitelikte bir belgedir. Bu belge maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ise de, mirasçılık durumunun aksinin her zaman ileri sürülebilmesi mümkündür. Bununla birlikte mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin davalarda da genel dava şartları ile hukuki yarar ve kesin hüküm ilkelerinin gözetilmesi zorunludur.2. Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca mirasçılık belgesi, mirasçıların sıfatlarını gösteren bir belge niteliğinde olup, gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması hâlinde iptal edilebilir veya düzeltilebilir. Mirasçılık belgesi mirasçılık sıfatını kuran değil, mevcut durumu açıklayan nitelikte bir belgedir. Bu nedenle öğretide ve Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere mirasçılık belgesi maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. 3. Mirasçılık belgesinin iptali davasının amacı, gerçeğe aykırı mirasçılık durumunun düzeltilmesi olup, sırf farklı içerikte birden fazla mirasçılık belgesinin bulunması tek başına tüm belgelerin iptalini gerektirmez. Esas olan maddi gerçeğe uygun mirasçılık durumunun tespitidir.4. Bununla birlikte mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin davalarda da genel dava şartlarının bulunması zorunludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-h maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak düzenlenmiş, 115. maddede dava şartlarının mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Öğretide ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere, dava şartı niteliğindeki hukuki yararın dava açıldığı tarihte mevcut olması ve yargılama boyunca devam etmesi gerekir.5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. maddesinde ise kesin hükmün kapsamı belirlenmiştir. Keza kesin hüküm, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine ve aynı talep sonucuna ilişkin uyuşmazlığın yeniden görülmesini engelleyen usul hukukuna ilişkin temel kurumlardandır. Hukuk devleti ilkesinin bir görünümü olan hukuki güvenlik ilkesi, kesinleşmiş yargı kararlarına saygıyı zorunlu kılar. Kesin hükmün amacı yalnız tarafların menfaatlerini korumak değil, aynı zamanda hukuk düzeninde istikrarı sağlamaktır.6. Somut olay incelendiğinde; Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/137 Esas, 2016/121 Karar sayılı mirasçılık belgesinin, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı ilâmıyla iptal edildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan mirasçılık belgesi bakımından hukuki durum kesinleşmiş yargı kararı ile ortadan kaldırılmış bulunmaktadır. Kesinleşen mahkeme kararıyla hükümden düşen bir mirasçılık belgesinin yeniden dava konusu yapılarak ikinci kez iptaline karar verilmesi hukuken mümkün değildir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yeniden iptal hükmü kurulması kesin hüküm kurumuna aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle bu mirasçılık belgesinin iptali yönünden kesin hüküm varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. 7. Bunun yanında Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 Esas, 2017/313 Karar sayılı ilâmında murisin başka mirasçısının bulunmadığı kabul edilerek Hazinenin mirasçılığına hükmedildiği görülmektedir. Davacının lehine sonuç doğuran ve mirasçılık sıfatını tanıyan bu belgenin iptalini istemesinde korunmaya değer güncel ve meşru bir hukuki yararın bulunduğu da söylenemez. Hukuki yarar dava şartı olup, dava açıldığı tarihte mevcut olmalı ve yargılama süresince devam etmelidir. Söz konusu mirasçılık belgesi bakımından da davanın dinlenebilmesi için gerekli hukuki yarar koşulu gerçekleşmemiştir. Hâl böyle olunca, davacı Hazine’nin kendi lehine düzenlenen mirasçılık belgesinin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.8. Diğer yandan Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2018/115 Karar sayılı mirasçılık belgesinde yer alan kişilerin murisin kanuni mirasçıları oldukları dosya kapsamındaki nüfus kayıtları ve diğer delillerle belirlenmiştir. Mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı düzenlendiği veya mirasçı olmayan kişilere pay verildiği ortaya konulamadığı sürece, yalnızca önceki veraset ilâmları ile çeliştiğinden bahisle bu belgenin iptaline karar verilmesi mümkün değildir. Miras hukukunun amacı, şekli çelişkileri gidermek değil, maddi gerçeğe uygun mirasçılık durumunu ortaya çıkarmaktır. Dosya kapsamı itibarıyla Karataş Sulh Hukuk Mahkemesince verilen mirasçılık belgesinin murisin gerçek mirasçılarını gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan belgenin iptalini gerektirir bir neden bulunmamaktadır. Aksi yöndeki kabul, gerçeği yansıtan bir mirasçılık belgesinin önceki hatalı işlemler nedeniyle ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından hukuki güvenlik ve hakkaniyet ilkelerini zedeleyecektir. Açıklanan nedenlerle Karataş Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilâmının iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddi gerekmektedir. 9. Açıklanan nedenlerle, ilk belge yönünden kesin hüküm engeli bulunduğu, ikinci belge yönünden davacının hukuki yararının mevcut olmadığı, üçüncü belge yönünden ise iptal koşullarının gerçekleşmediği gözetildiğinde üç mirasçılık belgesinin de iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.10. Hâl böyle olunca; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.11. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

2. İptal davasında mirasçıları nüfus kayıtlarından araştırmak hâkimin görevidir; kayyımlıkla ilgili başka bir karar bu araştırmayı gereksiz kılmaz

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 19.01.2026 · E. 2025/2635 · K. 2026/325 · Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması, ilk derece mahkemesi kararının bozulması (oy çokluğu)

Yargıtay ne dedi? Bir taşınmazın paydaşlarından biri gaip ve mirasçıları bilinmediği için sulh hukuk mahkemesi 2015’te bu paya Defterdarlığı kayyım atamıştı. Davalılar, paydaşın çocuk yaşta öldüğünü ileri sürerek 2020’de onun mirasçısı olduklarını gösteren bir mirasçılık belgesi aldı; 2021’de de mirasçıların tespit edilebildiği gerekçesiyle kayyımlık kaldırıldı. Davacı, belgedeki kişi ile tapudaki malikin aynı kişi olduğuna dair somut bir bilgi bulunmadığını ileri sürerek belgenin iptalini istedi. İlk derece mahkemesi kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin kesinleşmiş kararı kesin hüküm delili sayarak, bölge adliye mahkemesi de hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay çoğunluğu, mirasçılık belgesinin aksi ispat edilinceye kadar mirasçılık lehine karine oluşturduğunu, nüfus kaydı yoksa veya yanlışsa gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceğini (TMK m.30), belge verilmesine ilişkin davaların hasımsız ve çekişmesiz yargı yoluyla görüldüğünü, bu nedenle kesin hüküm oluşturmadığını ve her zaman iptalinin istenebileceğini belirtti. Resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu bu davalarda davacı yalnızca ölümü ve kendi iddiasını ispatlar; nüfus aile kayıtlarını getirterek bütün mirasçıları ve paylarını belirlemek hâkimin görevidir. Daire, taşınmazın kadastro tutanağı ve dayanağı tapu kayıtları, nüfus kayıtları ve vukuatlı aile nüfus kayıt tabloları getirtilmeden, gerekirse keşif yapılıp tanıklar dinlenmeden, yalnızca kayyımlığın kaldırılması kararına dayanarak davanın reddedilmesini bozma sebebi saydı. Karşı oyda ise tapulama tutanağına göre malikin davalıların murisinin kız kardeşi olduğunun sabit bulunduğu ve davacı Hazinenin hukuki menfaati olmadığı görüşü yer aldı.

Dayanak. TMK m.30, m.575, m.598.

Sizin için anlamı. Eski tarihli maliklerde mirasçılık iddiası nüfus kaydıyla yetinilmeden kadastro tutanağı, tapu kaydının dayanakları ve vukuatlı nüfus kayıtlarıyla desteklenmelidir. Sulh mahkemesinin kayyımlık, gaiplik veya benzeri başka bir konuda verdiği karar, mirasçılık belgesinin doğruluğunu tek başına kanıtlamaz. Kararın oy çokluğuyla verildiğini ve karşı oyun davacının hukuki menfaatini sorguladığını da dikkate alın; bu konu Karar 8’deki yaklaşımla birlikte değerlendirilmelidir.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/2635 E. , 2026/325 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/2689 E., 2025/1071 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/248 E., 2023/199 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ilçesi, .. Mahallesinde bulunan 1 18… parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından ..’in gaip kişi olduğu, mirasçılarının tanınmadığı, bilinmediği, davacıların soyunun dayandığı .. – kızı .. ..’nın aynı kişi olduğuna dair somut herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını ve davacıların mirasçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/01/2015 tarihli, 2014/1887 Esas, 2015/37 Karar Sayılı kararı ile 1 18… parsel sayılı taşınmazın 1838/6840 hissesinin maliki .. kızı .. .. Defterdarının kayyım olarak atandığını, davalılar tarafından .. kızı .. ..’nın çocuk yaşta 1341 yılında öldüğünü ileri sürülerek mirasçılık belgesi talep edildiğini, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli, 2019/448 Esas, 2020/664 Karar Sayılı kararla mirasçılık belgesi verildiğini, davalıların kayyımlığın kaldırılmasını talep ettiğini, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1887 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemenin 12/10/2021 tarihli, 2015/37 Karar sayılı ek kararla 1 18… parsel sayılı taşınmazın maliki .. isimli şahsın mirasçılarının tespitinin mümkün olduğu, bilinmeyen kişilerden olmadıkları gerekçesiyle .. Defterdarının kayyım olarak atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve .. Defterdarlığının kayyımlığının sonlandırılmasına karar verildiğini, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/448 Esas sayılı dosyası ile açılan veraset ilamına ilişkin davanın .. Defterdarının kayyım atama tarihinden sonra açıldığını, taraf olarak kayyıma herhangi bir tebligatın yapılmadığını, davalıların mirasçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını ileri sürerek Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli, 2019/448 Esas, 2020/664 Karar Sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile ..’nin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen mirasçılık belgesinin geçerliliği için belgelerin yeterli olduğunu, aksi hâlde davalıların murisleri ile .. kızı ..’in hissedar olduğu başkaca taşınmazların olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının amacının her beş yılda bir taşınmazı kullanan kişilerden tahsil ettiği ecrimisil bedelinden olmamak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris malikin mirasçılarının tespit edildiği ve kayyımlık kararının da bu nedenle kaldırıldığı, kararın da kesinleştiği ve kesin hüküm delili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacı …’nin bu iddiası kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1887 Esas, 2015/37 Karar sayılı dosyasında verilen 12.10.2021 tarihli ek karar ile değerlendirilmiş olup, dairemizin 2021/2280 Esas, 2022/1690 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusu esastan reddedilerek kesinleştiğine göre, davacı …’nin veraset ilamındaki kişi ile kendisine kayyım atanan kişinin aynı kişi olmadığı iddiası ile veraset ilamının iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır.” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 1 18… parsel taşınmazın hissedarların .. kızı ..’in gaip olduğunu, davacıların miras bırakanı .. kızı .. .. ile aynı kişi olduğuna dair somut bilgi ve belge bulunmadığını, veraset ilamına ilişkin davanın kayyım atama tarihinden sonra açıldığını, kayyıma tebligat yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki uyuşmazlık veraset ilamının iptali istemine ilişkindir. 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesi’nce veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.2. 4721 sayılı Kanun’un 575. maddesi hükmüne göre, miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun’un 30.maddesi hükmüne göre de; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.3. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir. 4.Somut olaya gelince; davacı … 1 18… parsel maliklerinden ..’in Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 18.06.2020 tarihli, 2019/4 48… /664 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali isteğiyle eldeki davayı açmış olup böylesi bir davada miras bırakanın mirasçılarının usulüne uygun olarak araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.5. O halde; 1 18… parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı getirtilerek varsa uygulanan tapu kaydının dayanaklarıyla beraber temin edilmesi, eğer tapu kaydına dayalı tespit söz konusu ise, tapu idaresinden nüfus kayıtlarının temini, ayrıca nüfus idaresinden ve gerekirse de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden ..’in vukuatlı aile nüfus kayıt tablolarının getirtilmesi, gerekli olması halinde mahallinde keşif yapılması, tanık deliline dayanan tarafın tanıklarının dinlenmesi, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, sadece Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1887 Esas sayılı dosyasında mahkemenin 12/10/2021 tarihli, 2015/37 Karar sayılı ek kararı ile … hakkındaki kayyımlık kararının kaldırılmasına ilişkin karar verildiği ve kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle başkaca araştırma ve inceleme yapılmaksızın davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O YAraştırılması istenen 1 18… parsel numaralı taşınmazın evveliyatı 914 parsel sayılı taşınmaz olup, bu taşınmazın Tapulama Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. Bu tutanak 12.12.19 33… sıra numaralı tapu kaydına istinaden düzenlenmiştir. Tutanakta aynen: “Bu gayrimenkul yukarıda tarih ve numarası yazılı Tapu Kaydı ile … … oğlu … ve Karısı … ve hemşiresi …’in mütesaviyen Tapulu malları olup, halen müşterek mülkiyet esası üzerinden hisseleri nisbetinde Tasarruf ve intifa ettikleri muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşılmakta ise de, maliklerine iskanen verildiğinden…” denilmiştir. Tutanağa göre, veraset ilamının iptali istenen …, …’nın kız kardeşidir ve taşınmazın …’ya ait hissesi de davalılara, … mirasçısı olmaları nedeniyle intikal etmiştir. Bu husus, fotokopisi dosya içerisinde yer alan 914 parsel sayılı taşınmazın Tapu Kütüğünden açıkça anlaşılmaktadır. Dolayısı ile …’in, Tapulama Tutanağına göre, iptali istenen veraset ilamında belirtildiği gibi, davalıların murisi …’nın kız kardeşi olması hasebiyle büyük halası olduğu sabittir. Eğer …, 28 no’lu parselin ve evveliyatında 914 no’lu parselin tek maliki olmuş olsa idi, o takdirde tereddüt hasıl olması kabul edilebilinirdi; ancak, aynı Tapulama Tutanağının bir kısmını (… ve eşi …’nin mülkiyeti) revizyon gören 28 no’lu parselde ve 914 no’lu parselde kabul edilip, … yönünden kabul edilmemesi çelişki olacaktır. Dosya kapsamından, …’in başkaca mirasçısı olduğuna dair bir delil yer almamaktadır. …’in davalılar dışında bir mirasçısı varsa, o takdirde veraset ilamının iptalini bu kişilerin talep etmesi gerekmekte olup, Hazinenin davada hukuki menfaati bulunmayacaktır. Sonuç olarak; çoğunluk görüşü ile bozulmasına karar verilen ilk derece mahkemesince yapılan araştırma hüküm kurmak için yeterli olup, bozma gerekçesinde araştırılması istenen hususlar davanın sonucunu etkilemeyecektir. Bu nedenle; ilk derece mahkemesince davanın reddine ve temyize konu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf talebenin esastan reddine karar verilmesi isabetlidir. Kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Birbiriyle Çelişen Mirasçılık Belgeleri

Aynı kişi için farklı mahkemelerden veya farklı tarihlerde birbirini tutmayan belgeler alınabilir. Bu belgeler bir tapu iptali, ortaklığın giderilmesi veya iptal davasında karşı karşıya geldiğinde mahkeme birini seçerek hüküm kuramaz.

3. Zincirdeki bir mirasçı için iki çelişkili belge varsa, mahkeme birini seçemez; çelişkinin giderilmesi için süre verilmelidir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 11.03.2026 · E. 2025/2038 · K. 2026/1397 · Sonuç: Bozma (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Davacı, teyzesi olan mirasbırakan için 2016’da alınan mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu ileri sürdü: mirasbırakan mübadele sırasında evli olarak Türkiye’ye geldiği için ayrı haneye yazılmış, bu nedenle kardeşleri nüfus kaydında görünmemişti. İlk derece mahkemesi belgeyi iptal ederek yeni belge düzenledi; sağ kalan eşin mirasçıları ile davalılar arasındaki soybağı ispatlanamadığından eşin payını Hazineye bıraktı. Bölge adliye mahkemesi, mirasbırakanın sağ kalan eşi ve dört kardeşini bıraktığını ve iptal edilen belgenin kardeşlere pay vermediği için hatalı olduğunu kabul etti; ancak 1966’da ölen eş için 1967’de verilmiş, itiraza uğramamış bir belgede eşin mirasının kuzenlerine kaldığı gösterildiğinden eşin payını davalılara verdi. Yargıtay, belgenin kardeşlere pay vermediği için hatalı olduğu konusunda mahkemelerin aynı görüşte olduğunu, ancak sağ kalan eş için iki ayrı belge bulunduğunu belirtti: 1967 tarihli belge mirasçı olarak kuzenleri, 1983/235 esas sayılı belge ise Hazineyi gösteriyordu. Mirasçı Hazineye bu çelişkiyi gidermesi için süre verilmeden ve sonucu beklenmeden hüküm kurulmasını bozma sebebi saydı.

Dayanak. TMK m.30, m.496, m.499, m.598.

Sizin için anlamı. Mirasın, ölen kişiden sağ kalan eşe ve eşten de onun mirasçılarına geçtiği zincirlerde her halka için ayrı bir belge gerekir ve bunlardan biri çelişkiliyse dava orada tıkanır. Böyle bir durumda mahkemeden çelişkinin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmesini isteyin; gerekirse ayrı bir iptal davası açılması gerekecektir. Nüfus kaydında kardeşlerin görünmediği mübadil ailelerde gerçek durum her türlü delille ispatlanabilir (TMK m.30).

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/2038 E. , 2026/1397 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/531 E., 2024/524 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/555 E., 2022/222 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, mirasçı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … tarafından Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/344 Esas, 2016/1014 Karar sayılı dosyasında muris …’nın mirasçılık belgesinin alındığını, murisin davacının teyzesi olduğunu ancak muhtemelen mübadele sırasında evli olarak Türkiye’ye geldiği için ayrı haneye yazılması sebebiyle nüfus kaydında kardeşlerinin görülmediğini, ancak murise ait daha önce alınmış veraset ilamı bulunduğunu, bu veraset ilamına göre müvekkilinin annesi ve teyzesinin mirasçı olarak göründüğünü, bir diğer mirasçı olan murisin eşi ……’nın ise mirasçısı bulunmadığından Hazinenin mirasçı olduğunu, bu nedenle iptalini istedikleri mirasçılık belgesinde mirasçı görülenlerin hiç birinin mirasçı sıfatı bulunmadığını ileri sürerek dava konusu veraset ilamının iptalini talep etmiştir. II. CEVAPBir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…muris …’nın sağ kalan eşi olarak mirasçısı olan …… ile davalılar arasındaki soybağının ispat edilemediği, bu nedenle … … mirasının Hazineye intikal ettiği, dosya arasında bulunan veraset ilamları, tapu kayıtları, … …ya ilişkin noter satış vaadi sözleşmesi ve …’nın vefat ilanının birlikte değerlendirilmesi sonucu davacının muris …nin mirasçısı olduğu…” gerekçesiyle davanın kabulü ile Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.11.2016 tarihli ve 2016/3 44… /1014 Karar sayılı veraset ilamının iptaline ve yeni veraset ilamı düzenlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…tüm dosya kapsamı uyarınca muris …’nın vefatında mirasçıları olarak sağ kalan eşi … …’yı ve dört kardeşini mirasçı olarak bıraktığının ispat edildiği, bu nedenle murisin tüm mirasını sağ kalan eşi … … mirasçılarına paylaştıracak şekilde düzenlenmiş dava konusu mirasçılık belgesinin hatalı olduğu, iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak sağ kalan eş olarak mirasçı olan … …’nın 1966 yılında vefat ettikten sonra 09.03.1967 tarihinde Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1967/12 Esas, 1667/94 Karar sayılı veraset ilamı ile mirasçılık belgesinin düzenlendiği, bu veraset ilamında murisin dul ve çocuksuz ölmesi nedeniyle mirasının kendisinden evvel vefat eden amcası …’nin kızı … ile kendisinden evvel vefat eden dayısı …n çocukları … ve …’ye intikal ettiğinin kabul edildiği, bu veraset ilamının hatalı olduğu iddia ve ispat edilemediğine göre, murisin ölümünün ardından düzenlenmiş ve itiraza uğramayan bu mirasçılık belgesine itibar edilmesi ve … …’nın mirasının büyükana büyükbaba kolundan kuzenlerine ve onların ölümü ile onların alt soyuna intikal edeceğinin kabulü gerektiği, mahkemece … … payının Hazine’ye bırakılmasının hatalı olduğu…” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile sağ kalan eş … …’nın ölümü ile mirasçıları davalılar olduğundan bu kişilere pay verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a.Tüm dosya kapsamı itibariyle … …’nın amca ve dayısının bulunamadığını, istinaf mahkemesince … …ye ait Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/235 Esas sayılı mirasçılık belgesinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/12 Esas sayılı mirasçılık belgesi ile arasındaki çelişkinin giderilmediğini, son alınan raporun nüfus kayıtlarına dayandığından daha güvenilir olduğunu,b.Hazinenin delillerini sunma hakkından yoksun bırakıldığını belirterek temyiz etmiştir.2. Mirasçı Hazine vekili temyiz dilekçesinde;a.Her ne kadar bölge adliye mahkemesi Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/12 Esas sayılı mirasçılık belgesini dikkate alarak muris … … mirasçısının Hazine olmadığını belirtmişse de … …’ye ait Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/235 Esas sayılı mirasçılık belgesinde Hazinenin mirasçı olarak gösterildiğini, daha sonra verilen bu veraset ilamının hatalı olduğu iddia ve ispat edilmediğinden bu dosyanın gözardı edilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, b.İstinaf Mahkemesince de murisin mirasçılarına nüfus kayıtları uyarınca ulaşılamadığının kabul edildiğini, buna rağmen her iki mirasçılık belgesinde dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğunun dikkate alınmadığını belirterek temyiz etmiştir. 3. Davalılardan … vekili temyiz dilekçesinde; hükmü pay oranları yönünden temyiz ettiklerini, alt soy bırakmadan ölen murisin sağ kalan eşine terekenin ½’ sinin bırakılacağını, ancak bu oranı gözetmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı, muris …’nın mirasçılarını gösterir Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/344 Esas, 1014 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hatalı düzenlendiğini ileri sürerek iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, dava konusu mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmiş, hükmün istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince murisin sağ kalan eşi … …’ye düşen pay yönünden Hazinenin mirasçı olmadığı belirtilerek davalıların mirasçılığına dair hüküm tesis edilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; muris …nin ölümü ile mirasçı olarak sağ kalan eşi … … ile dört kardeşini bıraktığı, dava konusu mirasçılık belgesinde ise kardeşlerine pay verilmediği, bu nedenle hatalı olduğu anlaşılmıştır. Yerel mahkeme ile istinaf mahkemesi de aynı yönde değerlendirmede bulunmuş; ancak sağ kalan eş … …’nın mirasçısının tespiti yönünde farklı değerlendirmede bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, muris … …’ya ait Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/12E.-94 K. sayılı veraset ilamında davalıların murisin mirasçısı olarak belirlendiğini ve bu mirasçılık belgesinin itiraza uğramadığını kabul ederek davalıların murisin mirasçısı olduğuna dair hüküm tesis etmiş ise de dosya kapsamında aynı murise ait Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/ 235 E.- 345K. sayılı mirasçılık belgesinde ise mirasının Hazineye kaldığı tespit edilmiştir. Bu durumda iki mirasçılık belgesinin çeliştiği açıktır. Mirasçı Hazineye, muris … …’ya ait bu iki farklı mirasçılık belgesindeki çelişkiyi gidermek üzere süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Evlatlık ve Mirasçılık Belgesi

Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olmaz (TMK m.500). Evlatlığın mirasçılığı yalnızca evlat edinenle sınırlı olduğundan, evlat edinenin hısımlarının mirasında pay alınamaz.

4. Evlatlığın altsoyu, evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamaz; mahkeme talep edilmeyen yeni belgeyi düzenleyemez

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 04.03.2026 · E. 2025/3367 · K. 2026/1255 · Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması, ilk derece mahkemesi kararının bozulması (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Mirasbırakan 2017’de bekâr ve çocuksuz öldü; davacıların başvurusuyla 2019’da alınan belge mirası altı pay kabul ederek üç payı davacılara, üç payı anne tarafında mirasçı bulunmadığı gerekçesiyle Hazineye vermişti. Davacılar, TMK m.496 uyarınca mirasın tamamının baba tarafındaki mirasçılar olarak kendilerine kalması gerektiğini ileri sürerek belgenin iptalini istedi. Dosyada, davacıların babasının mirasbırakanın halası tarafından evlat edinildiği, evlatlığın 1974’te, evlat edinenin ise 1975’te, yani mirasbırakandan çok önce öldüğü anlaşıldı. İlk derece mahkemesi, evlatlık ve altsoyunun yalnızca evlat edinene mirasçı olabileceğini, evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamayacağını belirterek belgeyi iptal etti ve mirasın tamamını Hazineye bıraktı; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti. Yargıtay, TMK m.497, m.500 ve m.501’e dayanarak evlatlığın çocukları olan davacıların mirasbırakana mirasçı olamayacağı ve Hazinenin mirasçı gösterilmesinin doğru olduğu konusunda mahkemelere katıldı; ancak belgenin iptalini Hazine değil, gerçekte pay almaması gereken davacılar istemişti. Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan (HMK m.26), davacıların iptal davasının reddedilmesi gerekirken talep olmadığı hâlde yeni bir belge düzenlenmesini bozma sebebi saydı.

Dayanak. TMK m.496, m.497, m.500, m.501, m.598; HMK m.26.

Sizin için anlamı. Evlat edinenin hısımlarından, örneğin evlat edinenin yeğeninden, evlatlık ya da evlatlığın çocukları miras alamaz. İptal davası açmadan önce mirasçılık zincirindeki her halkayı nüfus kayıtları ve evlat edinme kararlarıyla doğrulayın; dava, sizin de hiç mirasçı olmadığınızı ortaya çıkarabilir. Mahkeme talebinizden fazlasına karar veremese de bu karar, diğer ilgililerin, örneğin Hazinenin, ayrıca dava açmasının önünü açar.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/3367 E. , 2026/1255 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesiSAYISI : 2024/3812 E., 2025/1322 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/61 E., 2024/185 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris …’in 2017 yılında öldüğünü, davacıların talebi üzerine Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı dosyası ile mirasçılık belgesi düzenlendiğini, ancak karar da sehven Hazinenin de mirasçı olarak gösterildiğini, muris …’in anne tarafında mirasçısı olmadığı gerekçesiyle miras payının yarısının hazineye bırakıldığını, halbuki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 496. maddesi kapsamında tüm miras paylarının murisin baba tarafındaki mirasçıları olan davacılara dağıtılması gerektiğini ileri sürerek; Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle: aynı konuda Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/26 Esasında açılan davanın reddine karar verildiğini, derdestlik ve kesin hüküm itirazlarında bulunduklarını, açılan davanın Maliye Hazinesi adına kayıtlı paylar bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; evlatlık ve alt soyunun yasal mirasçılığının sınırlı olduğu, bunların sadece evlat edinene yasal mirasçı olabilecekleri, evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamayacakları, dolayısıyla evlatlık ve alt soyunun, kendilerinden önce ölmüş olan evlat edinenin yerine geçip onun hısımlarından miras almalarının söz konusu olamayacağı, kök muris …’in 04.10.2017 tarihinde vefat ettiği, evlat edinilen …’ın ise 1974 yılında yani kök muristen önce vefat ettiğinin anlaşıldığı, evlatlık …’ın çocukları olan davacıların kök muris …’e mirasçı olmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle; Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı veraset ilâmının iptali ile, muris …’in miras meselesi bir pay edilerek, bu bir payın Devlet Hazinesine bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıların, kök muris …in halası olan …’ın evlatlığı olan …’in çocukları olduğunu, b. …’in sadece … tarafından evlatlık alındığını, …’nin eşi olan ve …’den sonra ölen …’nın ilk eşinden olan öz çocuğu olduğunu,c. …’nin 1975 yılında, eşi …’nın 1985 yılında öldüğünü, 4721 sayılı Kanun’un 499. maddesi 3. fıkrası kapsamında mirasın tamamının eş …’ya, ondan da öz oğlu …’in çocukları olan davacılara geçmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava; mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 497. maddesinde “…, ana ve babası ve onların … bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri … bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.” 500. maddesinde “Evlâtlık ve …, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar.”501. maddesinde “Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer.” düzenlemeleri yer almaktadır.Aynı kanun’un 598. maddesinde ise; başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Somut olayda; dosyamız davacılarından …’ın başvurusu üzerine Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararı ile muris …’in miras meselesi 6 pay kabul edilerek 3 payın dosyamız davacılarına diğer 3 payın ise Hazineye bırakılmasına karar verildiği, davacıların, tüm mirasın kendilerine ait olması gerektiğini ileri sürerek söz konusu mirasçılık belgesinin iptali talebi ile huzurdaki davayı açtıkları anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; muris …’in 04.10.2017 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, murisin babası …’in 04.07.1945 tarihinde, annesi …’in 28.06.1943 tarihinde öldüğü, kardeşi …’ın bekar ve çocuksuz olarak 14.08.1943 tarihinde öldüğü, kök murisin annesi …’in annesi olan ….’nin 25.12.1963 tarihinde öldüğü, …’nin babası … ile ilgili yapılan araştırmalarda kayıtlarının kapalı olduğu, sağ-ölü olup olmadığının bilinmediği, yine kök murisin babası …”in 1945 yılında öldüğü, kök murisin halası (…’in kız kardeşi) …’ın bulunduğu, …’nin’de 1975 yılında, eşi …’ın ise 1985 yılında öldükleri, … ve …’ın müşterek çocuklarından’nin 1928 tarihinde, …ın 1938 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldükleri, kayıtlarda görünen ve davacıların babası olan …’ın ise nin evlatlığı ancak …’nin eşi …’ın öz oğlu olduğu, evlatlık …’in de 1974 yılında öldüğü ve geride çocukları olan davacıların kaldığı anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nda evlatlık ve alt soyunun yasal mirasçılığı sınırlıdır. Bunlar sadece evlat edinene yasal mirasçı olur. Evlat edinenin hısımlarına yasal mirasçı olamazlar. Dolayısıyla evlatlık ve alt soyunun kendilerinden önce ölmüş olan evlat edinenin yerine geçip (halefiyet ilkesinden yararlanarak) onun hısımlarından miras almaları söz konusu değildir. Kök muris … 04.10.2017 tarihinde vefat ettiğinden, mirasçısı olan ve evlat edinen … 1975 yılında, evlatlık ise, evlat edinenden önce 1974 yılında öldüğünden, evlatlığın çocukları olan davacıların kök muris …’e mirasçı olmaları, pay almaları mümkün değildir. Her ne kadar davacılar vekili temyiz itirazlarında evlatlık …’in, evlat edinen …’nin eşi olan …’nın öz çocuğu olduğunu bu nedenle davacıların miras hakkı bulunduğunu ileri sürmüş ise de; açıklanan nedenlerle bu temyiz itirazları doğru görülmemiştir. Bu itibarla; muris …’in ölümü ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda Hazinenin mirasçı olarak gösterilmesi ve kendisine pay verilmesi doğru ise de; davacılara pay verilen Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali, hak sahibi olan Hazine tarafından talep edilmemiş, başka bir sebeple, gerçekte miras payı verilmemesi gereken davacılar tarafından huzurdaki dava açılmış olduğundan, verilen hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi 1. fıkrasındaki “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” şeklindeki düzenlemeye aykırı olmuştur.O halde; yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle davacıların, Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline dair davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, talep olmadığı halde yeni mirasçılık belgesi verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

5. Evlat edinme kararı nüfusa işlenmemiş olsa da evlatlık mirasçıdır; yeğenleri mirasçı gösteren belge iptal edilir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 04.06.2026 · E. 2026/1001 · K. 2026/2965 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Mirasbırakan 2018’de öldü. Çocuğu olmayan mirasbırakan, 1985’te yeğeni olan davacıyı mahkeme kararıyla evlat edinmişti; ancak karar nüfusa bildirilmesine rağmen sisteme işlenmemiş, alınan veraset ilamı yeğenleri mirasçı göstermişti. Davalılar ayrıca evlatlık ilişkisinin iptali için aile mahkemesinde dava açmış, dava reddedilerek 2024’te kesinleşmişti; bu davada evlat edinme kaydının nüfusta sisteme aktarılırken sehven atlandığı ve sonradan düzeltildiği tespit edilmişti. İlk derece mahkemesi, ilişkinin mahkeme kararıyla kurulup nüfusa tescil edildiğini, bu nedenle tek mirasçının davacı olduğunu kabul ederek eski belgeyi iptal etti ve mirasın tamamını davacıya verdi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti. Davalılar temyizde, mirasbırakanın evlat edinmeyi nüfusa işletmeyerek ondan vazgeçtiğini, tanıkların mirası bütün yeğenlere bırakma iradesini doğruladığını ve ilamların on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürdü. Yargıtay bu itirazları bozma sebebi görmeyerek kararı onadı.

Dayanak. TMK m.500, m.598; HMK m.370/1.

Sizin için anlamı. Evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur; nüfus kaydında görünmemesi ilişkiyi ortadan kaldırmaz, kaydın düzeltilmesi gerekir. Mirasbırakanın sözlü olarak başka kişileri kayırmak istemesi, vasiyetname gibi şekle uygun bir ölüme bağlı tasarruf yoksa yasal mirasçılığı değiştirmez. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebildiğinden (TMK m.598/3), eski bir veraset ilamı yıllar sonra da iptal ettirilebilir.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/1001 E. , 2026/2965 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/5316 E., 2025/681 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/457 E., 2025/55 K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 16.12.2018 tarihinde ölen muris …’nun müvekkili …’ı 1985 senesinde evlat edindiğini, murisin müvekkilinin halası olup hiç çocuğu olmadığını, 1985 yılında evlat edinmeye ilişkin olarak verilen ve kesinleşen kararın nüfusa bildirilmesine rağmen online sisteme giriş yapılmadığını, bu nedenle Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamının hatalı olduğunu ileri sürerek bu mahkeme kararının iptali ile yeni veraset ilamının verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı … vekili cevap dilekçesinde; murisin hiç çocuğu bulunmadığından müvekkilinin ve kardeşlerinin mirasçı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin, davacıyı 1985 yılında evlat edindiği, evlatlık ilişkisinin iptali için açılan Bakırköy 10. Aile Mahkemesinin 2020/113 Esas sayılı ve 2021/452 Karar sayılı dosyasında; evlat edinme kararının İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.02.1985 tarih, 1984/1872 Esas, 1985/119 Karar sayılı ilamına dayandığı, muris ile evlat edinilen arasında kurulan bağın gerçek bir bağ olup anne – oğul ilişkisi olduğu, evlat edinme kaydının nüfusta sisteme aktarıldığı sırada sehven atlandığı ve bu durumun nüfus müdürlüğünce daha sonra düzeltildiği dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği ve kararın 01.10.2024 tarihinde kesinleştiği, muris ile evlat edinilen davacı arasındaki ilişkinin mahkeme kararıyla kurulmuş ve nüfus kayıtlarına tescil edilmiş olması nedeniyle davacının tek mirasçısının davacı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, aksi yöndeki Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamının iptaline murisin mirası 1 pay kabul edilerek; bu 1 payın davacıya aidiyetine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının taraf teşkili sağlanmadan verildiğini, müteveffanın yeğenlerine böyle bir evlat edinmeden bahsetmeyerek mirasını hepsine bırakma iradesinin bulunduğunun tanık beyanları ile ispat edildiğini, mahkeme ilamlarının icrasının 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğunu, müteveffa her ne kadar İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.02.1985 tarih ve 984/1872 Esas, 985/119 Karar sayılı ilamı ile davacıyı evlat edinmişse de bu işlemi nufüs kayıtlarına uygulatmayarak evlat edinmeden vazgeçtiğini, Mahkemece tanıklarının beyanlarının dikkate almadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali, yeni veraset ilamı verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Eski Tarihli Ölümler ve Eksik Pay

Miras ölümle açılır (TMK m.575); mirasçılar ve paylar ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. Önceden ölen bir mirasçının payı ise onun altsoyuna geçer (TMK m.495-497). Uygulamada belgelerdeki hataların çoğu bu iki noktada ortaya çıkar.

6. Paylar ölüm tarihindeki kanuna göre hesaplanır; “boşanmış” gösterilerek dışarıda bırakılan eşin payı onun mirasçılarına geçer

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 20.01.2026 · E. 2025/5229 · K. 2026/359 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Mirasbırakan 10.02.1978’de evli ve çocuksuz öldü. 2009’da alınan veraset ilamı mirasbırakanı boşanmış göstererek eşini mirasın dışında bırakmıştı. Eş 1998’de ölmüştü; davacı, eşin 1996’da evlat edindiği kişiydi ve eşin payının kendisine geçmesi gerektiğini ileri sürerek belgenin iptalini istedi. Davalılar, evlat edinmenin mirasbırakanın ölümünden sonra ve tek taraflı yapıldığını, eşin payını aldığını ve kendilerini mirastan mahrum etmek amacı taşıdığını savundu. İlk derece mahkemesi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan miras hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti; bu hükümlere göre eşe 1/4, kardeşlere ve onların altsoyuna 3/4 pay ayırdı, eşin payının onun 1998’deki ölümüyle evlatlığına geçtiğini kabul ederek mirası 48 pay üzerinden yeniden dağıttı ve eski belgeyi iptal etti. Bölge adliye mahkemesi, iptal edilen belgede paylaştırmada hataya düşüldüğünü belirterek istinaf başvurusunu reddetti. Davalının temyiz itirazları bozma sebebi görülmedi ve karar onandı.

Dayanak. TMK m.500, m.575, m.598.

Sizin için anlamı. Eski tarihli bir ölümde paylar bugünkü TMK’ya göre değil, ölüm tarihindeki kanuna göre hesaplanır. Örneğin bugün sağ kalan eş, ana-baba zümresiyle birlikte mirasın yarısını alır (TMK m.499/2); bu dosyada 1978’deki ölüm için eşe 1/4 pay ayrılmıştır. Belgede bir mirasçının yanlış medeni hâlle gösterilmesi, zincirdeki sonraki bütün payları etkiler. Eşin payı onun ölümüyle kendi mirasçılarına, bu dosyada evlatlığına geçmiştir; evlat edinmenin mirasbırakanın ölümünden sonra yapılmış olması itirazı bozma sebebi görülmemiştir.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/5229 E. , 2026/359 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk DairesiSAYISI : 2022/3354 E., 2025/969 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/488 E., 2021/756 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının … tarafından 1996 yılında evlat edinildiğini, …’nin eşi muris …’in 10.02.1978 tarihinde çocuksuz öldüğünü, iptali istenen veraset ilamında, muris …’in boşanmış olduğu gösterilmek suretiyle eşi …’nin miras dışı bırakıldığını, bu şekilde davacının da mirastan pay alamadığını, bu veraset ilamıyla pek çok intikal işlemlerinin yapıldığını ileri sürerek, Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/316 Esas sayılı veraset ilamının iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı …, … ve dahili davalı …, … cevap dilekçelerinde; … tarafından davacının murisin ölümünden sonra tek taraflı evlat edinildiğini, …’nin mirastan payını alarak kendisine tapuda devirlerin yapıldığını, nitekim davacının soyadının …’nin kızlık soyadı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin vefat tarihinde yürürlükte olan miras hükümlerinin uygulanması gerektiği, muris …’nun 10.02.1978 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiği, geride eşi … ve kardeşleri …, …, … ve …’nun mirasçı olarak kaldığı, 1/4 payın eşe, kalan 3/4 payın kardeşler ve kardeşlerin altsoyuna sirayet edeceği, eş …’nun muris ..’in miras payını iktisap ettikten sonra 18.04.1998 tarihinde vefat ettiği, geride evlatlığı …’in mirasçı olarak kaldığı, miras paylarının hesaplanmasına ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, ayrıntılı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2009/316 Esas, 2009/247 Karar sayılı kararının iptaline, muris …’nun mirası 48 pay kabul edilerek geride kalan mirasçılarına paylaştırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iptali istenen veraset ilamında paylaştırmada hataya düşüldüğü, davacının mirasçılık belgesinin iptali yanında yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesi taleplerinin de olduğu dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle dahili davalı …’un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDahili davalı … temyiz dilekçesinde özetle; evlatlık belgesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu konuda savunma yapma haklarının kısıtlandığını, dava dilekçesinin tarafına tebliğ edilmemesine rağmen davaya cevap verildiğini, ama Mahkemece kararda cevap verilmediği şeklinde karara yazıldığını, murisin eşi …’nin payını aldığını, daha sonra kötüniyetli olarak murisin kardeşlerini miras payından mahrum etmek için tek taraflı olarak davacıyı evlatlık aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı … tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

7. Önceden ölen oğlun altsoyuna pay vermeyen belge iptal edilir; aile kollarının farklı hanelerde kayıtlı olması bunu değiştirmez

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 22.06.2026 · E. 2026/3874 · K. 2026/3349 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Aynı mirasbırakan için 2003’te alınan belge payları doğru göstermişti; ancak 2008’de aynı mahkemeden alınan ikinci belge davacılara hiç pay vermemişti. Davacılar ikinci belgenin iptalini ve yeni belge verilmesini istedi. Davalı, davacıların dayandığı belgenin tanık beyanlarına göre verildiğini ve nüfus kayıtlarına göre aralarında mirasçılık bağı kurulamadığını savundu. İlk derece mahkemesi, mirasbırakanın ölümüyle mirasçılarının iki oğlu olduğunu ve iptali istenen belgede oğullardan birinin altsoyuna pay verilmediğini tespit ederek belgeyi iptal etti ve yeni belge verdi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetti. Davalı temyizde bilirkişi raporunun eksik olduğunu ve haneler arasında akrabalık ilişkisi bulunmadığını ileri sürdü; Yargıtay bu itirazları bozma sebebi görmeyerek kararı onadı.

Dayanak. TMK m.495, m.598.

Sizin için anlamı. Mirasbırakandan önce ölen çocuğun payı, her derecede halefiyet yoluyla onun altsoyuna geçer (TMK m.495). Aile kollarının farklı nüfus hanelerine yazılmış olması, akrabalığın nüfus kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle ortaya konmasını engellemez. Aynı mirasbırakan için daha önce doğru bir belge alınmışsa bu, sonraki hatalı belgenin iptalinde güçlü bir dayanaktır.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/3874 E. , 2026/3349 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk DairesiSAYISI : 2022/272 E., 2024/2149 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/78 E., 2021/252 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı … oğlu …’e ait Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.09.2003 tarih ve 2003/312 Esas, 2003/433 Karar sayılı mirasçılık belgesinde miras paylarının doğru şekilde belirlendiğini ancak Şile Sulh Hukuk Mahkemesi 01.12.2008 tarih ve 2008/756 Esas, 2008/787 Karar sayılı mirasçılık belgesinde ise hatalı olarak müvekkillerine miras payı verilmediğini ileri sürerek Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.12.2008 tarih ve 2008/756 Esas, 2008/787 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile mirasbırakan … oğlu …’e ait yeni mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı … vekili cevap dilekçesinde; davacıların dayandığı mirasçılık belgesinin tanık beyanlarına göre verildiğini, nüfus kayıtlarına göre mirasçılık bağının kurulamadığını, iptalini istenen mirasçılık belgesinin doğru olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada mirasbırakan … oğlu …’in ölümü ile geriye mirasçıları olarak oğulları … ve …’in kaldığı, iptali istenen mirasçılık belgesinde ise …’in altsoyuna miras payı verilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.12.2008 tarih ve 2008/756 Esas, 2008/787 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile mirasbırakan … oğlu ..’e ait yeni mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik bulunduğunu, haneler arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

İptal Davasını Kim Açabilir?

Mirasçılık belgesinin iptali davası herkese açık değildir. Bölge adliye mahkemesinin Yargıtay’ca onanan aşağıdaki kararı, kimlerin bu davayı açabileceğini özetler.

8. Mirasçı olmayan ve mahkemece yetki de verilmemiş kişinin açtığı iptal davası aktif husumet yokluğundan reddedilir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 15.06.2026 · E. 2026/3604 · K. 2026/3250 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay ne dedi? Hazine, 2021’de bir sulh hukuk mahkemesinden alınan veraset ilamının eksik inceleme sonucu düzenlendiğini ileri sürerek iptalini istedi. İlk derece mahkemesi davayı hukuki yarar yokluğundan reddetti. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak yeniden hüküm kurdu: mirasçılık belgesi isteme hakkı kural olarak mirasçılara aittir; belgede gösterilmeyen veya gerekenden az pay verilen mirasçılar daha önce alınmış belgenin iptalini isteyebilir; mahkemelerce yetki verilmişse mirasçı sıfatı bulunmayanlar da bu davayı açabilir. Bunlar dışındaki kişilerin açtığı davalar aktif husumet yokluğundan reddedilir. Hazine mirasbırakanın mirasçısı değildi, mirasçı olduğunu da iddia etmemişti ve taşınmazın kayyımla yönetilmesini gerektiren bir durum yoktu; dava bu kez aktif husumet yokluğundan reddedildi. Hazine temyizde, mirasbırakanın nüfus kaydında ölüm tarihi ve eş-çocuk bilgisi bulunmadığını, mirasçı yoksa mirasın TMK m.501 uyarınca Hazineye geçeceğini, belgenin Hazine davaya katılmadan hasımsız ve yedi gün içinde alındığını, isimlerin kayıtlarla örtüşmediğini ve mirasçıların yabancı olmasına rağmen karşılıklılığın tartışılmadığını ileri sürdü. Yargıtay bu itirazları bozma sebebi görmeyerek kararı onadı.

Dayanak. TMK m.501, m.598; HMK m.114/1-h, m.370/1.

Sizin için anlamı. İptal davasını belgede atlanan veya eksik pay verilen mirasçı açabilir; mirasçı olmayan kişi ancak mahkemenin verdiği yetkiyle, örneğin bir tapu iptali veya ortaklığın giderilmesi davasında çelişkinin giderilmesi için tanınan süre üzerine, dava açabilir. Karar 1’deki Hazine davası da böyle bir süre üzerine açılmıştı. Belgenin hasımsız alınmış olması tek başına iptal sebebi değildir; belgenin gerçeğe aykırı olduğu ve davacının bu davayı açmaya sıfatının bulunduğu ayrı ayrı gösterilmelidir.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/3604 E. , 2026/3250 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/5631 E., 2026/555 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/146 E., 2025/129 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı … vekili dava dilekçesinde; muris …’ın mirasçılarını ve paylarını gösterir Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/16 Esas ve 2021/103 Karar sayılı veraset ilâmı eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda düzenlendiğini belirterek iptalini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kimsenin ölümü ile geriye bıraktığı mirasçılarını ve miras paylarını gösteren mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açma hakkı kural olarak o kişinin mirasçılarına ait olduğu, mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen ve kendisine mirastan pay verilmeyen mirasçılarla, mirasçı olarak gösterilmesine rağmen gerekenden az pay verilen mirasçıların daha önce alınmış mirasçılık belgesinin iptali istemiyle dava açabilecekleri gibi mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatları bulunmayan kişiler de bu tür davaları açabileceği, bunlar dışında mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendilerine mahkemelerce yetki de verilmemiş olan kişilerce açılacak davaların aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı … Hazinesi, muris … …’ın mirasçısı olmayıp, mirasçı olduğunu da iddia etmediği, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın kayyımla idaresini gerektirir bir durum bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davanın reddine karar verilmiş olmakla, davalılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığından, davacı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 59…34 T.C. kimlik numaralı … …’ın nüfus kaydı sorgulamasında ölüm tarihinin bulunmadığını, eş ve çocuk bilgisinin yer almadığını, murisin soy bağından kaynaklı mirasçısı bulunmaması durumunda, mirasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 501. maddesi uyarınca Hazineye intikal edeceğini, eldeki davanın Hazinenin mirasçılık iddiası nedeni ile açıldığını, Ayrıca 4721 sayılı Kanun’un 1007. maddesi uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tüm zararlardan Devletin sorumlu olduğunu, sahte veraset ilâmlarına dayalı olarak yapılan tescil işlemlerinin yolsuz tescil kapsamında değerlendirildiğini, bu nedenle, gerçek hak sahipleri açısından Hazinenin yolsuz tescilden doğan zararları tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu, davaya konu olan veraset ilâmının, Hazine davaya dâhil edilmeksizin hasımsız olarak alındığını, murise ait ülkemizde bulunan kayıtlarla ile veraset ilâmında belirtilen kayıtlarının örtüşmediğini, tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve iptalini talep ettiğimiz veraset ilâmlarında murisin adının farklı olduğunu, veraset ilâmında murisin adının … (…) …, tapu kayıtlarında …. kızı … … olarak geçtiğini, nüfus kaydında baba adının ise …, tapu kayıtlarında ise baba adının… olarak geçtiğini, hasımsız alınan veraset ilâmında bu çelişkilerin giderilmediğini, iptale konu veraset ilâmı incelendiğinde dava tarihinin 07.01.2021, karar tarihinin ise 14.01.2021 olduğunu, yabancı uyrukluluk bulunmasına rağmen mirasçılık belgesinin sadece 7 gün içinde düzenlenmediğini, murisin mirasçıları Lübnan vatandaşı olduğundan bu ülke ile karşılıklılık bulunup bulunmadığı gibi hususların hiç tartışılmadan veraset ilâmı düzenlendiğini,aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince davacı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

8 Kararın Özet Tablosu

Mirasçılık belgesine ilişkin kararlar

KonuKararSonuç ve ilke
Çelişkili belgeler, kesin hüküm, hukuki yararYargıtay HGK, 10.06.2026, E. 2025/495, K. 2026/373Çelişki tek başına iptal sebebi değil; direnme bozuldu
Resen araştırmaY. 7. HD, 19.01.2026, E. 2025/2635, K. 2026/325Nüfus ve kadastro kayıtları araştırılmalı; bozma (oy çokluğu)
Zincirde çelişkili belgeY. 7. HD, 11.03.2026, E. 2025/2038, K. 2026/1397Çelişkinin giderilmesi için süre; bozma
Evlatlığın altsoyuY. 7. HD, 04.03.2026, E. 2025/3367, K. 2026/1255Evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamaz; HMK m.26
Nüfusa işlenmemiş evlat edinmeY. 7. HD, 04.06.2026, E. 2026/1001, K. 2026/2965Evlatlık tek mirasçı; eski belge iptal
Ölüm tarihindeki kanunY. 7. HD, 20.01.2026, E. 2025/5229, K. 2026/3591978 ölümünde eşe 1/4; belge iptal
Altsoya pay verilmemesiY. 7. HD, 22.06.2026, E. 2026/3874, K. 2026/3349Halefiyet; belge iptal
Davacı sıfatıY. 7. HD, 15.06.2026, E. 2026/3604, K. 2026/3250Mirasçı olmayan, yetkisiz Hazinenin davası reddedildi

Bu Kararları Kendi Dosyanızda Nasıl Kullanırsınız?

  • Önce bütün belgeleri toplayın. Aynı kişi için verilmiş tüm veraset ilamlarını ve bunlar hakkında açılmış davaları öğrenin; kesinleşmiş bir iptal kararı varsa aynı belge yeniden iptal ettirilemez (Karar 1).
  • Belgenin neden yanlış olduğunu gösterin. Atlanan mirasçıyı, eksik payı veya mirasçı olmayan kişiyi nüfus kayıtlarıyla somutlaştırın; çelişki tek başına yetmez (Karar 1, 7).
  • Nüfus kaydı yetmiyorsa başka delillere başvurun. Kadastro tutanağı, tapu kaydının dayanakları, vukuatlı aile kayıtları ve tanıklar kullanılabilir (TMK m.30; Karar 2, 3).
  • Zincirin her halkasını kontrol edin. Ara halkadaki bir mirasçı için çelişkili belgeler varsa önce o çelişkiyi giderin (Karar 3).
  • Evlatlık bağını doğru kurun. Evlatlık ve altsoyu yalnız evlat edinene mirasçıdır; nüfusa işlenmemiş evlat edinme kararı da hüküm doğurur (Karar 4, 5).
  • Ölüm tarihine göre hesap yaptırın. Eski ölümlerde o tarihte yürürlükteki kanun uygulanır (Karar 6).
  • Davacı sıfatınızı belgeleyin. Mirasçı değilseniz ancak mahkemenin verdiği yetkiyle dava açabilirsiniz (Karar 8).

Sık Yapılan Hatalar

Hata ve doğrusu

HataDoğrusu
“Mahkeme verdiyse belge kesinleşmiştir, değişmez.”Mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturmaz; geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598/3; HGK 2026/373).
“İki belge çelişiyor, ikisi de iptal edilsin.”Gerçeği yansıtan belge yalnızca çelişki nedeniyle iptal edilmez (HGK 2026/373).
“Kayyımlık kaldırıldı, demek ki mirasçılar doğru.”Mirasçılar nüfus ve kadastro kayıtlarıyla ayrıca araştırılmalıdır (7. HD 2026/325).
“Babam halamın evlatlığıydı, halamın yeğeninden pay alırız.”Evlatlığın altsoyu evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamaz (TMK m.500; 7. HD 2026/1255).
“Evlat edinme nüfusta görünmüyor, evlatlık mirasçı değildir.”Mahkeme kararıyla kurulan evlatlık, kayıt eksikliğine rağmen mirasçılık doğurur (7. HD 2026/2965).
“Payları bugünkü kanuna göre hesaplayalım.”Paylar ölüm tarihindeki kanuna göre belirlenir (7. HD 2026/359).
“Belge hasımsız alındı, bu yüzden geçersizdir.”Belge zaten hasımsız alınır; iptal için gerçeğe aykırılık ve dava açma sıfatı gerekir (7. HD 2026/3250).

Sıkça Sorulan Sorular

Veraset ilamı kesinleşir mi, sonradan iptal edilebilir mi?

Mirasçılık belgesi maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ve geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598/3). Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre iptal davasında yine de hukuki yarar ve kesin hüküm gibi dava şartları gözetilir; kesinleşmiş bir kararla iptal edilmiş belge ikinci kez iptal edilemez (10.06.2026, E. 2025/495, K. 2026/373).

Aynı kişi için birbirini tutmayan iki veraset ilamı varsa ne olur?

Gerçeğe aykırı olan belgenin iptali istenir; belgelerin çelişmesi tek başına hepsinin iptalini gerektirmez (HGK, 10.06.2026, E. 2025/495, K. 2026/373). Çelişkili belgeler bir davada karşı karşıya gelirse mahkeme çelişkinin giderilmesi için ilgili tarafa süre verir (Yargıtay 7. HD, 11.03.2026, E. 2025/2038, K. 2026/1397).

Veraset ilamının iptali davasında mirasçıları kim araştırır?

Resen araştırma ilkesi geçerlidir; davacı ölümü ve kendi mirasçılığını ispatlar, nüfus aile kayıtlarını getirterek bütün mirasçıları ve payları belirlemek hâkimin görevidir. Nüfus kaydı yoksa veya yanlışsa gerçek durum her türlü delille ispatlanabilir (TMK m.30; Yargıtay 7. HD, 19.01.2026, E. 2025/2635, K. 2026/325).

Evlatlığın çocukları, evlat edinenin kardeşinden veya yeğeninden miras alabilir mi?

Hayır. Evlatlık ve altsoyu yalnızca evlat edinene mirasçı olur; evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamaz (TMK m.500). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu nedenle evlatlığın çocuklarının, evlat edinenin yeğeninin mirasında pay alamayacağını kabul etmiştir (04.03.2026, E. 2025/3367, K. 2026/1255).

Evlat edinme nüfusa işlenmemişse evlatlık mirasçı olur mu?

Evet. Evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Kaydın nüfusa sehven işlenmediği ve sonradan düzeltildiği bir dosyada, yeğenleri mirasçı gösteren veraset ilamı iptal edilmiş ve mirasın tamamı evlatlığa verilmiştir (Yargıtay 7. HD, 04.06.2026, E. 2026/1001, K. 2026/2965).

Eski tarihli bir ölümde miras payları hangi kanuna göre belirlenir?

Ölüm tarihinde yürürlükte olan kanuna göre. 1978’de evli ve çocuksuz ölen kişinin mirasında ilk derece mahkemesi o tarihteki hükümlere göre eşe 1/4, kardeşlere 3/4 pay ayırmış ve karar onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 20.01.2026, E. 2025/5229, K. 2026/359). Bugün ise ana-baba zümresiyle birlikte eşin payı yarıdır (TMK m.499).

Mirasçılık belgesinin iptali davasını kimler açabilir?

Belgede gösterilmeyen veya gerekenden az pay verilen mirasçılar ile mahkemece yetki verilen kişiler. Mirasçı olmayan ve yetkisi de bulunmayan kişinin davası aktif husumet yokluğundan reddedilir (Yargıtay 7. HD, 15.06.2026, E. 2026/3604, K. 2026/3250).

Veraset ilamı noterden mi, mahkemeden mi alınır?

Yalnızca yasal mirasçılar varsa ve nüfus kayıtları yeterliyse noterden alınabilir. Yargılamayı gerektiren, nüfus kayıtlarının yetersiz olduğu veya yabancıların talep ettiği hâllerde noter belge veremez; sulh hukuk mahkemesine başvurulur (Noterlik Kanunu m.71/A, m.71/B). Noterin verdiği belgeye karşı menfaati ihlal edilenler sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilir (m.71/C).

Post by Av. Fatma Öztürk