Reddi Miras (Mirasın Reddi) Yargıtay Kararları 2026: Hükmen Ret, Tasfiye ve Reddin İptali (8 Karar)
06 Kasım 2026

Reddi Miras (Mirasın Reddi) Yargıtay Kararları 2026: Hükmen Ret, Tasfiye ve Reddin İptali (8 Karar)

Reddi miras, mirasçının kendisine ölümle geçen mirası malları ve borçlarıyla birlikte kabul etmediğini üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyan etmesidir (TMK m.605-609). Ölüm tarihinde terekesi borca batık olan kişinin mirası ise kanun gereği reddedilmiş sayılır ve bu hükmen ret süreye bağlı değildir (TMK m.605/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, en yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddettiğinde mirasın sonraki zümreye veya torunlara geçmediğini, sulh hâkiminin terekeyi kendiliğinden iflas hükümlerine göre tasfiye etmesi gerektiğini kabul etmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise tereke malını kullanmayı mirası kabul olarak değerlendirmekte, ret beyanından dönülmesini diğer mirasçıların muvafakatine bağlamakta ve alacaklıların reddin iptali davası için öngörülen altı aylık sürenin ret beyanının kütüğe kaydından başladığını kabul etmektedir. Bu sayfada Hukuk Genel Kurulu ve 7. Hukuk Dairesinin 8 kararını kanun maddeleriyle birlikte topladık.

Güncel durum (6 Kasım 2026). Mirasın reddini düzenleyen TMK m.605-618 hükümleri yürürlüğe girdiği 2002’den bu yana esasa ilişkin bir değişiklik geçirmedi; yalnızca m.609’da ret tutanağı ve kütüğün tutulmasına ilişkin düzenlemenin dayanağı 700 sayılı KHK ile “tüzük” yerine “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” olarak değiştirildi. Bu sayfadaki kararların tamamı, miras hukukundan doğan uyuşmazlıklara bakan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kuruluna aittir; en yenisi 15 Haziran 2026 tarihlidir.

Dürüst bir not. Kararların tamamını Yargıtay’ın resmî karar arama sisteminden aldık ve her kartın altındaki açılır kutuda tam metnini aynen verdik. Daire kararlarının çoğu “onama” kararıdır; bu kararlarda ilkeyi ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin gerekçesi taşır, Yargıtay bu gerekçeyi yerinde bulmuştur. Özetlerde bu ayrımı açıkça belirttik. Kararlarda kişi adı yer almaz; büromuzun takip ettiği dosyalara ait karar bulunmamaktadır. Kanun maddelerini resmî mevzuat metninden kontrol ettik.

Mirası reddetmek mi, hükmen ret mi? Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Kanun Ne Diyor? TMK m.605-618

Mirasın reddine ilişkin uyuşmazlıklar üç ayrı yoldan mahkemeye gelir: mirasçının sulh hukuk mahkemesine yaptığı ret beyanının tespit ve tescili, terekenin borca batık olduğunun tespiti için asliye hukuk mahkemesinde açılan hükmen ret davası ve borçlu mirasçının alacaklılarının açtığı reddin iptali davası. Aşağıdaki tablo, kararlarda uygulanan hükümleri özetler; hükümlerin uygulamadaki işleyişi için Reddi Miras (Mirasın Reddi) 2026 ana rehberimize bakabilirsiniz.

Mirasın reddinde uygulanan hükümler

HükümNe düzenler?Kararlardaki karşılığı
TMK m.605Ret hakkı; ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş mirasbırakanın mirasının reddedilmiş sayılmasıHükmen ret kararları (Karar 2, 3, 4)
TMK m.606-608Üç aylık ret süresi, başlangıcı ve ret hakkının mirasçılara geçmesiHukuk Genel Kurulu kararı (Karar 1)
TMK m.609Sulh mahkemesine sözlü veya yazılı, kayıtsız şartsız beyan; tutanak ve özel kütükRet beyanından dönme (Karar 5); sürenin başlangıcı (Karar 6)
TMK m.610Tereke işlerine karışan, malları gizleyen veya kendine mal eden mirasçının ret hakkını kaybetmesiTereke evini ve tarlasını kullanma (Karar 4)
TMK m.611-612Reddedilen payın geçişi; en yakın mirasçıların tamamının reddinde iflas hükümlerine göre tasfiyeTorunların durumu ve kendiliğinden tasfiye (Karar 1, 2)
TMK m.617Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçının zarar verme amaçlı reddine karşı alacaklıların altı ay içinde reddin iptalini istemesiSürenin başlangıcı ve davanın niteliği (Karar 6, 7, 8)
TMK m.618Ödemeden aciz mirasbırakanın mirasını reddedenlerin son beş yıldaki kazandırmalar ölçüsünde sorumluluğuKazandırma bulunmadığı tespiti (Karar 8)

En Yakın Mirasçıların Tamamı Reddederse: Tasfiye ve Torunlar

Uygulamada en çok tereddüt yaratan soru, bütün çocuklar ve sağ kalan eş mirası reddettiğinde torunların da ayrıca reddetmesi gerekip gerekmediğidir. Hukuk Genel Kurulu bu soruyu 2025 yılında açık bir şekilde cevapladı.

1. Bütün en yakın mirasçılar reddederse miras torunlara geçmez; tereke kendiliğinden tasfiye edilir

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · T. 12.02.2025 · E. 2023/1071 · K. 2025/35 · Sonuç: Direnme kararının bozulması (oy birliği)

Hukuk Genel Kurulu ne dedi? Mirasbırakan 28.02.2016 tarihinde ölmüş, geride eşi ve dört çocuğu kalmıştı. Dört çocuk mirası sulh hukuk mahkemesinde reddetti; eş ise terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek hükmen ret davası açtı. Davacılar arasında mirası reddeden çocukların çocukları da vardı. Bölge adliye mahkemesi, TMK m.611 uyarınca reddeden çocukların altsoyunun mirasçı sıfatı kazandığını kabul ederek Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararına direndi. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozdu. Kurula göre TMK m.612’deki “en yakın mirasçılar”, miras bırakanın ölümünde doğrudan mirasçılık sıfatını kazanan yasal mirasçılardır; bunların tamamı mirası reddederse miras sonraki zümreye geçmez. Bu durum kendiliğinden resmî tasfiye hâlidir: sulh hukuk hâkimi herhangi bir başvuru beklemeden terekeyi iflas hükümlerine göre tasfiye etmelidir, tasfiye yapılmadan mirasçılara intikal yapılamaz. Tasfiye sonunda arta kalan değer, mirası reddetmemişler gibi reddeden en yakın mirasçılara verilir; sonraki derecedeki mirasçılara veya Hazineye geçmez. Somut olayda en yakın yasal mirasçılar eş ve dört çocuktan ibaret olduğundan torunların davada taraf sıfatı bulunmadığına karar verildi.

Dayanak. TMK m.605, m.606, m.608, m.609, m.611, m.612.

Sizin için anlamı. Eşin ve bütün çocukların birlikte reddettiği bir terekede torunların ayrıca ret beyanı vermesi gerekmez; borçlar terekenin tasfiyesiyle karşılanır. Tek bir çocuğun reddi ise farklı sonuç doğurur: onun payı, sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611). Kurul ayrıca, tasfiyeden sonra mirasçılara intikal ettirilen değer bulunursa mirasbırakanın alacaklılarının bu değer nedeniyle mirasçılara dava açabileceğini vurguladı. Ret zincirinin aile senaryolarıyla anlatımı için Reddedilen Miras Kime Geçer? rehberimize bakabilirsiniz.

Kararın tam metni

Hukuk Genel Kurulu 2023/1071 E. , 2025/35 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk DairesiSAYISI : 2022/1968 E., 2023/412 K.ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/6210 Esas, 2022/6385 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi talebiyle açılan davada İlk Derece Mahkemesince mirasın hükmen reddine terekenin iflas hükümleri uyarınca tasfiyesi için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili, davalı … A.Ş. vekili, davalı Finansbank A.Ş. vekili ve davalı Final Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, terekenin borca batık olduğunun tespitine karar vermiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.02.2016 tarihinde vefat eden muris …’ın terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekilleri; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ve 2016/572 Esas, 2018/319 Karar sayılı kararı ile; davacılar murisinin terekesinin borçları karşılamaya yetmediğinden borca batık olduğu gerekçesiyle mirasın hükmen reddine, miras en yakın tüm mirasçılar tarafından reddedildiğinden terekenin iflas hükümleri uyarınca tasfiyesi için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, davalı … A.Ş. vekili, davalı Finansbank A.Ş. vekili ve davalı Final Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/898 Esas, 2021/966 Karar sayılı kararı ile; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; mahkemece tereke borca batık olduğundan mirasın hükmen reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava açılmasına neden olmadıkları gibi ilk celse davayı kabul etmelerinin de söz konusu olamadığı bu nedenle davalıların yargılama gideri ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmalarının doğru görülmediği, ayrıca dava mirasın gerçek reddine ilişkin olmayıp, terekenin borca batık olduğunun tespiti istemini içerdiğinden terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilemeyeceği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;”… Somut olayda, Cumayeri Noterliğinin 07.03.2016 tarihli veraset ilamına göre, mirasbırakan …’ın 28.02.2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle geriye eşi … ve çocukları…, …, …, …’ın kaldığı anlaşılmıştır. Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21/04/2016 tarihli ve 2016/257 Esas, 2016/402 sayılı Kararı ile mirasçılardan …, …, … ve …’nın mirasbırakan …’ın mirasını hükmen reddinin tespitine karar verilmiştir. Temyiz incelemesine konu eldeki dosyada ise, diğer mirasçı …’ın mirası reddettiğine dair hüküm kurulmuştur. Bu durumda, eldeki dosyada … yönünden verilen karar ile Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/257 Esas, 2016/402 Karar sayılı dosyasında 21.04.2016 tarihinde verilen karar birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakan …’ın mirasının, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Türk Medeni Kanununun 612. maddesi gereğince tereke, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilecek ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilecektir. Yasada hak sahibi olarak tanımlanan kişiler, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçıları olan …, …, …, … ve …’dan ibarettir. Terekeden arta kalan değerin davacı … dışındaki diğer davacılara verilmesi söz konusu olmayacağı gibi; diğer davacılar …, …, …, …, … ve …’ün terekenin pasifinden de sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Bu hali ile davacı … dışındaki diğer davacılar …, …, …, …, … ve …’ün dava açmak için taraf olma sıfatı bulunmadığından belirtilen davacılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davacılar …, …, …, …, … ve … hakkında da mirasın hükmen reddin tespitine karar verilmiş olması, Doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.B.Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeye ek olarak, Düzce 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli 2016/257 Esas 2016/402 Karar sayılı mirasın gerçek reddi kararından muris … mirasçılarından … dışındaki mirasçıların mirası reddettiklerinin anlaşıldığı, … mirasçı sıfatını yitirmediğinden TMK’nın 611. maddesi gereği muris … mirasını reddeden mirasçılar…, …, … ve … alt soyu mirasçı sıfatı kazandığı, mirasçı sıfatı kazanan anılan mirasçıların alt soyu …, …, …, …, … ve …’nın mirasçı olmaları nedeniyle eldeki davada taraf sıfatı taşıdıkları gibi dava açmakta da hukuki yararları bulunduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili, Mahkemece eksik incelemeyle verilen kararın kamu zararına neden olduğunu, mirasçıların terekeden faydalanmadıklarını ispatlamaları gerektiğini, idare aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. UyuşmazlıkDirenme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı mirasçı … dışındaki davacıların dava ehliyetine sahip olup olmadıkları ve terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulup bulunulmayacağı noktasında toplanmaktadır.D. Gerekçe1. İlgili Hukuk4721 sayılı Türk Medeni Kanu’nun 605., 608., 609., 612. maddeleri2. Değerlendirme1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin kısaca açıklanmasında yarar vardır.2. Mirasın reddi, TMK’nın 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanun’un 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir.3. Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, TMK’nın 606. maddesi gereğince üç aylık hak düşürücü süre içinde reddedebilirler. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mirasçılardan biri tarafından ret” başlıklı 611. maddesi; “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” şeklinde düzenlenmiştir.5. Görüldüğü üzere kural olarak yasal mirasçılardan biri mirası reddederse reddeden mirasçı miras bırakandan önce ölmüş gibi değerlendirme yapılır. Onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi diğer hak sahiplerine geçer.6. Aynı Kanun’un “En yakın mirasçıların tamamı tarafından ret” başlıklı 612. maddesi ise; “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir” şeklindedir. 7. Bu yasal düzenlemeye göre en yakın mirasçılardan maksat, miras bırakanın ölümünde doğrudan doğruya mirasçılık sıfatını kazanan yasal mirasçılardır. Başka bir ifadeyle mirasın birinci derecedeki mirasçıların tamamı tarafından reddi hâlinde miras, daha sonraki zümrede yer alan, ikinci derecedeki mirasçılara geçmez. 8. Bu durumda mirasın en yakın mirasçıların tümü tarafından reddedilmiş olması ile mirasçılardan biri tarafından reddedilmesinin farklı sonuçları bulunmaktadır.9. Mirasın Kanunda öngörülen koşullarının gerçekleşmesi üzerine mahkemece yapılan resmî tasfiye; Miras Hukukunda “kendiliğinden resmi tasfiye” ve “isteme bağlı resmi tasfiye” şeklinde düzenlenmiş olup mirasın en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddolunması kendiliğinden resmî tasfiye kapsamındadır.10. O hâlde en yakın yasal mirasçıların mirası reddettikleri anlaşılıyorsa sulh hukuk hâkimi kendiliğinden resmî tasfiye yoluna gitmelidir. Başka bir deyişle en yakın mirasçıların mirası reddettiklerinin belirlenmesi durumunda miras sulh hukuk hâkimi tarafından herhangi bir başvuruya gerek bulunmadan iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. 11. Ayrıca en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmeden mirasçılara intikal yapılamaz. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edildikten sonra arta kalan bir değer bulunuyorsa bu kısım mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğinden miras daha sonraki derecede bulunan mirasçılara veya Hazineye geçmez. Sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre gerçekleşen tasfiye sonucu arta kalan değerler mirası ret etmiş olan hak sahibi mirasçılara intikal ettirildiğinde miras bırakandan alacağı bulunanlar alacağı nedeniyle mirasçılara yöneltilerek dava açabilir.12. Somut olayda veraset ilâmına göre, miras bırakan …’ın 28.02.2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle geriye eşi … ve çocukları…, …, …, …’ın kaldığı anlaşılmıştır. Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2016/257 Esas, 2016/402 sayılı kararı ile mirasçılardan …, …, … ve …’nın miras bırakan …’ın mirasını reddettiklerinin tespitine karar verilmiştir. Eldeki dava dosyasında mirası reddetmeyen diğer mirasçı …’ın mirası reddettiğine dair hüküm kurulmuştur.13.Türk Medeni Kanununun 612. maddesi gereğince tereke, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilecek ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilecektir.14. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; miras bırakanın en yakın yasal mirasçıları …, …, …, … ve …’dan ibarettir. Davacı … dışındaki diğer davacılar …, …, …, …, … ve …’ün taraf sıfatı bulunmamaktadır. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekmektedir.15. Hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

2. Çocuk adına ret yapılmamışsa ve ödeme emri gelmişse hükmen ret davası açılabilir; ret tamamlanınca tereke tasfiyeye gider

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 15.06.2026 · E. 2025/5035 · K. 2026/3201 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Mirasbırakan 04.03.2020 tarihinde ölmüş, dört mirasçısından üçü mirası reddetmişti. On iki yaşındaki çocuk adına ise “gerek görülmediği” için ret beyanında bulunulmamıştı. Yaklaşık dört yıl sonra, 23.01.2024 tarihinde çocuk adına ödeme emirleri tebliğ edildi ve terekenin borca batık olduğu ileri sürülerek hükmen ret davası açıldı. Alacaklılar, borca batıklığın ölüm tarihine göre belirlenmesi gerektiğini ve aradan geçen süre nedeniyle bunun tespit edilemeyeceğini savundu. İlk derece mahkemesi, mirasbırakanın icra takiplerinde borçlu olduğunu ve yapılan araştırmada tereke aktifinin pasifi karşılamadığını, çocuğun mirası kabule dair bir davranışının bulunmadığını tespit etti; diğer mirasçılar da reddettiğinden en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmiş olduğunu ve terekenin TMK m.612 uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi olacağını belirterek davayı kabul etti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı onadı.

Dayanak. TMK m.605/2, m.610, m.612.

Sizin için anlamı. Çocuk adına üç ay içinde ret beyanı verilmemesi, yıllar sonra icra takibiyle karşılaşmaya yol açabilir. Terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu icra dosyaları ve mal varlığı araştırmasıyla gösterilebiliyorsa hükmen ret davası çıkış yoludur. Yine de en güvenli yol, çocuk adına da yasal temsilci aracılığıyla süresinde ret beyanı vermektir. Hükmen ret davasının dilekçesi için Mirasın Hükmen Reddi Dava Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/5035 E. , 2026/3201 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/1273 E., 2025/1605 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolvadin 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/51 E., 2025/35 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan …’nun 04.03.2020 tarihinde öldüğünü, küçük …’nun 12 yaşında olduğu, mirasbırakanın ölümünden sonra 4 mirasçısının kaldığını, mirasçılardan …, ve ….’nun mirası reddettiklerini, küçük …’nun adına miras aşamasında yaşının küçük olması nedeniyle gerek duyulmadığından mirasın reddi talebinde bulunmadıklarını ancak 23.01.2024 tarihinde küçük adına ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; terekenin ölüm tarihi itibariyle borçlarını karşılamaya yeter miktarda olup olmadığının objektif olarak tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.2. Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; alacaklarının devam ettiğini, terekenin borca batıklığının mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle tespit edilmesi gerektiğini, ölüm tarihinden sonra geçen süre göz önüne alındığında bu hususun tespitine olanak bulunmadığını, davacıların süresi içerisinde dava açmadıklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davacının mirasbırakanın kızı olduğu, terekenin borca batık olması sebebiyle mirasın hükmen reddini talep ettiği anlaşıldığı, mirasbırakanın icra takip dosyalarında borçlu bulunuduğu, yapılan araştırma sonucunda tereke aktifinin pasifi karşılamaya yetmediğinin anlaşıldığı, terekenin açıkça borca batık olması, davacının mirası kabule dair bir davranışta bulunduğunun tespit edilemediği, mirasbırakanın diğer mirasçılarının da mirası reddettiği, davacının mirası hükmen reddetmesi ile birlikte de en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından miras reddedildiğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesi uyarınca mirasbırakan terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyeye tâbi olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz eden davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Hükmen Ret: Süre, İspat ve Mirası Kabul Sayılan Davranışlar

Hükmen ret, ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli olan mirasbırakanın mirasının kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır. Kararlar iki noktayı öne çıkarır: dava üç aylık ret süresine bağlı değildir, ancak mirasçının ölümden sonra tereke mallarını sahiplenmesi bu yolu kapatır.

3. Hükmen ret davası üç aylık ret süresine bağlı değildir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 08.06.2026 · E. 2025/5058 · K. 2026/3038 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Mirasbırakan 12.09.2021 tarihinde ölmüştü. Mirasçılar terekenin borca batık olduğunun tespitini ve mirasın hükmen reddedildiğine karar verilmesini istedi. Davalı alacaklılar, davanın mirasın reddi için öngörülen üç aylık sürede açılmadığını ve mirasçıların terekeyi benimseyip benimsemediğinin araştırılmadığını savundu. İlk derece mahkemesi, yapılan araştırmada mirasbırakanın aktif mal varlığının borçlarını karşılamadığını tespit ederek davayı mirasçı olan davacılar yönünden kabul etti; mirasçı olmayan bir davacının davasını ise aktif husumet yokluğundan reddetti ve yargılama giderini davanın mahiyeti gereği davacılar üzerinde bıraktı. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, üç aylık süreye ve benimsemenin araştırılmadığına dayanan temyiz itirazlarını bozma sebebi görmeyerek kararı onadı.

Dayanak. TMK m.605/2, m.606, m.610.

Sizin için anlamı. Ölümden yıllar sonra açılan hükmen ret davası, sırf üç aylık süre geçti diye reddedilmez; belirleyici olan terekenin ölüm tarihindeki durumudur. Davayı yalnızca mirasçılar açabilir. Kararın bir başka pratik yanı, yargılama giderinin davacı mirasçılar üzerinde bırakılmasıdır; dava açmadan önce bu maliyeti de hesaba katın.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/5058 E. , 2026/3038 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/953 E., 2025/2001 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/144 E., 2024/346 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; murisleri …’ın 12.09.2021 tarihinde öldüğünü, murisin aktif malvarlığının borçlarını karşılayacak dururumda bulunmadığını ileri sürerek, murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.II. CEVAPBir kısım davalı vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın mirasın reddi için gereken 3 aylık yasal sürede açılmadığını, yapılan yasal takip işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, terekenin borca batık olup olmadığı yönünde mahkemece ilgili araştırılmaların yapılması gerektiğini, davanın niteliği gereeği yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ve 2022/144 Esas, 2024/236 Karar sayılı kararı ile “…yapılan araştırmalar sonucu murise ait aktif mal varlığının pasif borcu karşılamadığının tespit edildiği, terekenin borca batık olduğunun anlaşıldığı…” gerekçesiyle “…davanın davacılar İlhan ve … yönünden kabulüne, davacılardan …’ın murisin mirasçısı olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle husumet yönünden reddine, yargılama giderinin davanın mahiyeti gereği davacılar üzerinde bırakılmasına…” karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2025 tarihli ve 2025/953 Esas, 2025/2001 Karar sayılı kararı ile “…istinaf başvurusunun esastan reddine….” karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı … vekili temyiz dilekçesinde, cevap dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak;1. Davanın kabulü kararının usul ve yasa hükümlerine göre doğru olmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu,2. Davacıların murisin terekesini benimseyip benimsemediği yönünde gerekli incelemelerin yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemişlerdir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davalı … Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harç hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

4. Tereke evinde oturmak ve tereke tarlasına sebze ekmek mirası kabul sayıldı; o mirasçı hükmen retten yararlanamadı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 27.04.2026 · E. 2025/4604 · K. 2026/2285 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Mirasbırakan 07.12.2013 tarihinde ölmüştü; mirasçılar terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek hükmen reddin tespitini istedi. İlk derece mahkemesi terekenin borca batık olduğunu kabul etti ve davacılardan birinin terekeye ait kerpiç evde oturmasını, eşiyle ölümden önce birlikte yaşadıkları ev olduğu ve geride kalan eşten evi boşaltmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle sahiplenme saymayarak davayı kabul etti. Bölge adliye mahkemesi ise kolluk araştırmasına dayanarak bu mirasçının ölümden sonra terekeye ait evde oturduğunu ve terekeye ait üç parseli sebze ekerek kullandığını tespit etti; bunu mirası kabul anlamına gelen davranış olarak değerlendirip o mirasçı yönünden davayı reddetti, diğer mirasçı yönünden kabul etti. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bölge adliye mahkemesinin kararını onadı.

Dayanak. TMK m.605/2, m.610/2.

Sizin için anlamı. Hükmen ret de mirası benimseyen davranışlarla birlikte yaşayamaz. Ret düşünüyorsanız terekeye ait taşınmazları kullanmayın, kiraya vermeyin, ekip biçmeyin. Aynı karar, ölümden önce birlikte yaşanan evde oturmaya devam etmenin ilk derece mahkemesince makul görüldüğünü, ancak tarlaların kullanılmasıyla birlikte sonucun değiştiğini gösteriyor. Hangi davranışların riskli olduğu Reddi Miras rehberimizdeki davranış haritasında yer alıyor.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/4604 E. , 2026/2285 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/839 E., 2025/966 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/43 E., 2025/58 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı …Ş. vekili, davalı S.S. … … Ekicileri Kooperatifi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan …’ın 07.12.2013 tarihinde öldüğünü, ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık durumda bulunduğunu belirterek mirasın hükmen reddinin tespitini istemiştir.II. CEVAP Davalı …Ş. vekili, davalı S.S. … … Ekicileri Kooperatifi vekili, davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakan …’ın terekesinin borca batık olduğu, mirasçı davacıların, miras mallarını benimsediğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, … İcra Dairesinden takip borçlusunun 2016/136 Esas sayılı dosyasında icra dosyasına borcun ipoteğin paraya çevrilmesine istinaden kapandığı, davacı taraflarca herhangi bir ödemede bulunulmadığı, davacıların tereke malları üzerinde hakimiyet kurmadığı, her ne kadar davacı … 1 09… numaralı parsel üzerinde bulunan kerpiç evde ikamet etse de, bu taşınmazın davacının eşinin ölmeden önce birlikte ikamet ettikleri ev olduğu ve miras bırakanın ölümü ile birlikte geride kalan eşinin evi boşaltmasının beklenemeyeceği, bunun tereke malları üzerinde sahiplenme ve tasarruf anlamı taşımayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … A.Ş. vekili ile S.S. … … Ekicileri Kooperatifi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece kolluk marifetiyle yapılan araştırmada, miras bırakanın ölümünden sonra terekeye ait 1 09… parsel No.lu taşınmaz üzerinde bulunan … Köyü, … Sokağı … Kapı No:18 …/Bilecik adresindeki evde davacı …’ın ikamet ettiği ve yine terekeye ait taşınmazlardan 1 07… , 1 08… ve 1 09… parsel sayılı taşınmazların davacı … tarafından sebze ekilmek suretiyle kullanıldığının belirlendiği, bu belirlemeye göre davacı … yönünden mirası kabul anlamına gelen davranış olarak değerlendirildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı … yönünden davanın reddine, mirası kabul anlamına gelen davranışı bulunmadığı anlaşılan diğer davacı yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı S.S. … … Ekicileri Kooperatifi vekili temyiz dilekçesinde; mirasın reddi davaları mirasbırakanın ölümünden itibaren 3 aylık süre içerisinde açılması gerekirken, davalı Kurum aleyhine açılan iş bu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davacının mirası … olarak kabul edip etmediği araştırılarak … kabul mevcutsa davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu hususta bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı …Ş. vekili istinaf sebebi olarak; Mahkemece 3 aylık hak düşürücü sürenin gözetilmediğini, davacı …’un mirası … olarak kabul edip etmediği, terekenin aktiflerinde başkaca mal varlığının olup olmadığı, davacıların miras bırakanın ölümünden itibaren 5 yıl boyunca borçlarından haberdar olup olmadığı hususunda yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan davanın kabulü kararı vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasın hükmen reddinin tespiti istemine ilişkindir.1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Ret Beyanından Dönme

Ret beyanı yenilik doğuran bir irade açıklamasıdır ve mahkemeye ulaştığında hüküm doğurur. Sonradan “vazgeçtim” denildiğinde ne olacağını 7. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararı gösteriyor.

5. Ret beyanından dönmek için diğer bütün mirasçıların muvafakati gerekir; ret beyanı mahkemeye iletilmekle hüküm doğurur

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 30.04.2026 · E. 2026/2450 · K. 2026/2385 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Babası 23.06.2015 tarihinde ölen mirasçı, sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddetti; mahkeme 03.11.2015 tarihinde reddin tespit ve tesciline karar verdi. Mirasçı bu karara karşı temyiz yoluna gidip ret iradesinden döndüğünü bildirdi. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı, diğer mirasçılara bu dönmeye muvafakat edip etmedikleri sorulması gerektiği gerekçesiyle bozdu. Bozmaya uyan mahkeme, üç mirasçının muvafakat etmediğini tespit etti ve ret beyanı mahkemeye iletilmekle hüküm doğuracağından, tüm yasal mirasçıların muvafakati sağlanamadığı için reddin tespit ve tesciline yeniden karar verdi. Mirasçı, bir kardeşin kendisine yapılan ihtarlı tebliğe on beş gün içinde cevap vermemesinin muvafakat sayılması gerektiğini ve ret beyanını baskı altında verdiğini ileri sürdü; Daire bu itirazları bozmayı gerektirir nitelikte görmeyerek kararı onadı.

Dayanak. TMK m.605, m.608, m.609.

Sizin için anlamı. Ret kararını vermeden önce terekeyi araştırın; çünkü beyan mahkemeye ulaştığı anda hüküm doğurur ve diğer mirasçılardan biri bile karşı çıkarsa geri dönülemez. Susma, muvafakat yerine geçmedi. Baskı altında beyan iddiasının ise somut delillerle ve ayrı olarak ispat edilmesi gerekir. Konunun genel çerçevesi Reddi Miras rehberimizin “Ret Beyanı Geri Alınabilir mi?” bölümünde.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2026/2450 E. , 2026/2385 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2025/1157 E., 2026/143 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde; hasımsız olarak açılan davada muris babasının 23.06.2015 tarihinde öldüğünü, murisinden gelen mirası reddettiğini ileri sürerek mirasın reddine karar verilmesini talep etmiştir.II. MAHKEME KARARIMahkemece 03.11.2015 tarihli kararında; …’in müteveffa …’in mirasını süresi içerisinde kayıtsız ve şartısz reddettiği anlaşıldığından TMK’nın 605, 6 08… . maddeleri uyarınca müteveffa …’in mirasını reddinin tespit ve tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.2. Dairemizce; davacı … tarafından sunulan temyiz dilekçesinde mirasın reddi iradesinden dönüldüğü anlaşıldığından Mahkemece 23.06.2015 tarihinde ölen muris …’in talep edenden başka mirasçılarının da olması nedeniyle diğer mirasçıların davacının mirasın gerçek reddi beyanından dönmesi hususunda muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mirasçılardan …, … ve …’ın davacının mirası reddi beyanından dönmesine muvafakatlarının olmadığını bildirdikleri, davacının mirası reddi beyanından dönmesine tüm yasal mirasçılar tarafından muvafakat sağlanmadığından, mirasın reddi beyanı Mahkemeye iletilmekle hüküm doğuracağından davacının mirası reddettiğinin tespit ve tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; terekenin sahiplenildiğinin ispat edilmesi durumunda reddi miras davasının reddinin gerekeceğini, …’in 15 günlük yasal süre içerisinde cevap vermemesi nedeniyle mirastan dönülmesine izin verileceği ihtarlı tebliğ nedeniyle muvafakat ettiğinin kabul edileceğini, müvekkilinin diğer kardeşleri … ve … ile husumetleri bulunduğunu, müvekkilinin baskı altında reddi miras beyanında bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasın gerçek reddi istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

Alacaklıların Reddin İptali Davası (TMK m.617-618)

Borcunu ödeyemeyen bir mirasçı, kendisine kalacak mirası alacaklılarından kaçırmak için reddederse, alacaklılar ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini isteyebilir (TMK m.617). Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçı ise son beş yılda ondan aldığı ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacağı değer ölçüsünde sorumludur (TMK m.618). Üç karar bu davaların sınırlarını çiziyor.

6. Reddin iptali davasında altı ay, ret beyanının özel kütüğe kaydından başlar; alacaklının geç öğrenmesi süreyi uzatmaz

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 13.04.2026 · E. 2025/4276 · K. 2026/1968 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Bir bankanın borçlusu olan mirasçı, 12.06.2023 tarihinde ölen yakınının mirasını reddetti; ret 23.08.2023 tarihinde sulh hukuk mahkemesinin özel kütüğüne kaydedildi. Banka, mirasın aktifinin pasifinden fazla olduğunu ve reddin kendisini zarara uğratmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 01.11.2024 tarihinde reddin iptali davası açtı. İlk derece mahkemesi, davanın en geç 23.02.2024 tarihine kadar açılması gerektiği gerekçesiyle davayı süreden reddetti. Bölge adliye mahkemesi, altı aylık hak düşürücü sürenin reddin özel kütüğe kaydedildiği tarihten başladığını, bu tarihin müzekkere cevabıyla 23.08.2023 olarak tespit edildiğini belirterek istinaf başvurusunu reddetti. Banka, retten ancak ortaklığın giderilmesi davasıyla haberdar olduğunu ve daha önce bilme imkânı bulunmadığını ileri sürdü; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı onadı.

Dayanak. TMK m.609/4, m.617/1.

Sizin için anlamı. Alacaklı için süre, retten haberdar olduğu tarihten değil, ret beyanının kütüğe kaydından işler. Borçlusunun mirasçı olduğunu bilen alacaklı, ölümden sonraki aylarda sulh hukuk mahkemesinin ret kütüğünü takip etmeli ve altı ay içinde dava açmalıdır. Konunun ayrıntıları için Mirasın Reddinin İptali yazımıza bakabilirsiniz.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/4276 E. , 2026/1968 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/630 E., 2025/766 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/553 E., 2025/161 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacı Bankanın borçlusu olduğunu, borcunu ödemeyen davalı hakkında davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının murisi olan …’nın 12.06.2023 tarihinde öldüğünü, bahse konu icra takibi kapsamında muristen davalıya intikal eden miras payı üzerinde haciz işlemi uygulanmak istenildiğini ancak davalının murisinden kendisine intikal eden mirası reddettiğinin öğrenildiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen bu ret işleminin davacıyı zarara uğratma amacı taşıdığını, zira davalıya intikal eden mirasın, aktifinin pasifinden açıkça fazla olduğunu, kişisel mal varlığı borcunu ödemeye yetmeyen davalının alacağını sürüncemede bırakmaya çalıştığını belirterek davalı tarafından gerçekleştirilmiş olan mirasın reddi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının muris …’nın mirasını yasal süresi içerisinde reddettiğini, ret işleminin Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1533 Esas, 2023/1507 Karar sayılı ilâmı ile kesinleştiğini, davacı tarafından kendisine yöneltilen işbu davanın 6 aylık hak düşürücü süreye tâbi olduğunu, bu sürenin mirasın reddine yönelik mahkemeye başvurma tarihi ile başlayacağını belirterek yasal süresi içerisinde açılmayan davanın usulden reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının muris …’nin mirasını Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkmesinin 23.08.2023 tarihli ve 2023/1533 Esas, 2023/1507 Karar sayılı kararı ile reddettiği, mirasın reddinin iptali davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 617. maddesine göre en geç 23.02.2024 tarihinde açılabileceği belirtilerek 01.11.2024 tarihinde açılan eldeki davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun’un 617. maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin, mirası reddin özel kütüğe kaydedilmesi tarihinden itibaren başlayacağının gözetilmesi gerektiği, Dairece reddin özel kütüğüne kaydedilme tarihine ilişkin eksiğin ikmali kapsamında mirasın reddine karar veren Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabından, davalı …’ın murisi …’nın mirasının reddinin özel kütüğüne 23.08.2023 tarihinde kaydedildiği, eldeki davanın ise 01.11.2024 tarihinde açıldığı, bu suretle davanın özel kütüğe kayıt tarihinden 6 ay geçtikten sonra açıldığından hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın hak düşürücü yönünden reddine dair kararında sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; mirasın reddi işleminden davalı hakkında yürütülen icra takibi kapsamında açılan ortaklığın giderilmesi davası ile haberdar olduklarını, mirasın reddi kararını daha önceden bilme imkanlarını bulunmadığını, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı olacağını, eldeki davanın ortaklığın giderilmesi davasının görüldüğü mahkeme tarafından kendilerine verilen kesin süre içerisinde açıldığını, davalının davacı Bankayı zarara uğratmak amacı ile mirası reddettiğini zira bahse konu mirasın aktifinin pasifinden fazla olduğunu ilaveten davalının kişisel mal varlığının borcunu ödemeye yetmediğini ileri sürerek kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

7. Borçlu mirasçının reddine karşı açılan dava TMK m.617’deki reddin iptali davasıdır; İİK’daki tasarrufun iptali davası değildir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 07.05.2026 · E. 2025/4729 · K. 2026/2545 · Sonuç: Gerekçesi düzeltilerek onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Bir kamu kurumu, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ettiği borçlunun annesinden kalan mirası 16.01.2015 tarihinde reddettiğini ve bunun kurum alacağını karşılıksız bırakmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 18.03.2022 tarihinde reddin iptalini istedi. İlk derece mahkemesi davayı TMK m.617’deki reddin iptali davası olarak nitelendirdi ve altı aylık hak düşürücü süre geçtiği için reddetti. Bölge adliye mahkemesi ise davayı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerindeki tasarrufun iptali davası saydı ve İİK m.284’teki beş yıllık süre geçtiği gerekçesiyle reddetti. Kurum, sürenin işlemin kendisine bildirildiği tarihten başlaması gerektiğini savundu. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi davanın TMK m.617’ye dayalı reddin iptali davası olduğunu ve ilk derece mahkemesinin nitelendirmesinin isabetli olduğunu belirtti; bölge adliye mahkemesinin gerekçesini yerinde bulmadı, ancak altı aylık hak düşürücü süre geçtiğinden sonucu doğru bularak kararı gerekçesini düzelterek onadı.

Dayanak. TMK m.617; İİK m.277, m.284; HMK m.370/4.

Sizin için anlamı. Mirasın reddi, borçlunun bir malvarlığı tasarrufu gibi tasarrufun iptali davasına konu edilemez; alacaklının elindeki yol TMK m.617’dir ve süre ret tarihinden itibaren altı aydır. Bu kural kamu alacaklıları için de geçerlidir; sürenin alacaklıya bildirim tarihinden başlaması kabul edilmedi.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/4729 E. , 2026/2545 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk DairesiSAYISI : 2023/1042 E., 2025/917 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/139 E., 2022/364 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; …’ın Kurumlarına ödenmeyen borçları nedeni ile hakkında 6183 sayılı Kanun gereği icra takibine geçildiğini, yürütülen icra takibi sırasında yapılan araştırmada …’ın borcunu karşılayacak değerde malvarlığına rastlanılmadığını, annesi …’dan kendisine intikal eden malları Kurum alacağını karşılıksız bırakmak amacı ile reddi miras yaptığını, bu nedenlerle davalının annesi …’ın mirasını reddinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın mirasın reddinin iptali davası olduğu, TMK’nın 617. maddesi uyarınca borcunu ödemeyen, güvence vermeyen ve malvarlığı kendi borcunu ödemeye yetmeyen, alacaklılarına zarar vermek kastıyla mirası reddeden mirasçının alacaklıları veya iflas masasının ret tarihinden itibaren 6 ay içinde reddin iptali davası açabileceği, somut olayda 6 aylık hak düşürücü geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece davanın nitelendirilmesinin; mirasçının alacaklısı tarafından açılan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 617. maddesinde yer alan, mirası reddin iptali olarak yapılması ve TMK 617. maddesinde belirtilen 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, dosya içerisindeki belgelerden dava konusu mirasın reddi istemine ilişkin tasarrufun 16.01.2015 tarihinde yapıldığı, davanın ise 18.03.2022 tarihinde açıldığı, İİK’nun 284 üncü maddesi kapsamında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği görülerek davanın bu gerekçe ile hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, gerekçe değiştirilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, İİK 284. maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu davayı açmak için yasada ön görülen hak düşürücü sürenin Kuruma işlemin bildirildiği tarihten itibaren başlaması gerektiği, bu nedenle açılan davanın süresinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, TMK 617. maddesine dayalı mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.Dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamından davacının iddiasının; TMK’nın 617. maddesinde yer alan mirasın reddinin iptali niteliğinde olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kabulünün isabetli olduğu anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi gerekirken, uyuşmazlığın İİK’nun 277 vd maddelerine dayalı tasarrufun iptali niteliğinde olduğu yönünde ki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi yerinde bulunmamakla beraber, sonucu itibariyle kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davanın TMK’nın 617. maddesindeki 6 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı için usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, HMK’nın 370/4 hükmü gereğidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/4 hükmü uyarınca GEREKÇESİNİN DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

8. Tereke borca batıksa mirası reddetmek alacaklılara zarar verme sayılmaz; reddin iptali davası reddedildi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · T. 20.04.2026 · E. 2025/3725 · K. 2026/2132 · Sonuç: Onama (oy birliği)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ne dedi? Alacaklı, hakkında birden fazla icra takibi bulunan borçlunun, 20.08.2022 tarihinde ölen yakınının mirasını alacaklılarına zarar vermek amacıyla reddettiğini ileri sürerek reddin iptalini istedi. Mirasçı, terekenin borca batık olduğunu ve bu nedenle reddettiğini savundu. İlk derece mahkemesi, terekenin ölüm tarihi itibarıyla borca batık olduğunu ve mirasçının mirası reddetmekte geçerli bir sebebi bulunduğunu, TMK m.618 bakımından mirasçının ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan bir kazanımının olmadığını ve tereke üzerinde mirası kabul anlamına gelecek bir davranışının ispat edilemediğini tespit ederek davayı reddetti. Alacaklı, annenin mirası reddetmeyerek malların ona aktarıldığını ve bazı icra dosyalarının düşmüş olduğunu ileri sürdü. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı onadı.

Dayanak. TMK m.610, m.617, m.618.

Sizin için anlamı. Reddin iptali, reddin alacaklıları gerçekten zarara uğratmasını gerektirir. Borca batık bir terekenin reddi kural olarak bu sonucu doğurmaz; mahkeme ayrıca son beş yıldaki kazandırmaları (TMK m.618) ve mirası kabul sayılabilecek davranışları inceler. Mirasçı açısından bu dava, terekenin borca batık olduğunu belgelemenin önemini gösteriyor.

Kararın tam metni

7. Hukuk Dairesi 2025/3725 E. , 2026/2132 K. “İçtihat Metni”MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI : 2025/372 E., 2025/1382 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/60 E., 2024/800 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalı hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2021/15995, … İcra Müdürlüğünün 2010/2081 ve … İcra Müdürlüğünün 2019/2654 Esas sayılı dosyaları ile başlatılan ve devam eden icra dosyalarının bulunduğunu, borçlunun mirası reddinin tamamen alacaklılara zarar vermek amacıyla yaptığını, bu nedenlerle dilekçenin kabulü ile kanıtlarının toplanarak davalının muris …’den intikal edecek mirasın reddine ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1029 Esas sayılı mirasın reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin murisi …’in adına miras bıraktığı mal varlığı değerinden daha fazla borcunun bulunduğunu, murisin terekesinin borca batık olduğunu, muris adına kayıtlı olan taşınmazların değerinin belirlenmesinin murisin borçlu olduğunun tüm tüm icra takip dosyalarının güncel kapak hesaplarının belirtilmesinin terekenin borcunu karşılayıp karşılamadığının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin alacaklılarını zarara uğratmak için değil, terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davalı murisi …’in ölüm (20.08.2022) tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğu ve davalının mirası reddetmesinde geçerli bir sebebi olduğu, yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 618. Maddesi gereği davalı mirasçının, murisin ölümünden geriye doğru 5 yıl içerisinde muris tarafından herhangi bir kazanımının olmadığı, ayrıca davalı mirasçının tereke üzerinde mirası kabul anlamına gelecek herhangi bir davranışının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini, dosya incelendiğinde görüleceği üzere borçlu mirasbırakanın mirasçılarının tümü mirası reddetmediklerini, burada mirasçı anne mirasın reddi işlemi dışında tutulmuş ve muristen kalan malların aktarımı sağlanarak diğer mirasçılardan alacaklılarından mal kaçırıldığını, Medeni Kanunumuza göre hiç kimse kötüniyetli olarak davranamayacağını, yine, dosyada incelenen borçlu murisine ait olduğu belirtilen icra dosyalarında borçların dava tarihi itibarı ile durumları ayrıntılı olarak istenilmediğini, bazı dosyalar işlemsizlik nedeni ile düşmüştüğünü, konulan hacizler ile ilgili olarak gerekli satış avansları da yatırılmamış olduğu için hacizlerin de düşmüş durumda olduğunu, talep edilemeyecek olan alacakların borçlu murisinin borcu olarak değerlendirilmesinin hatalı ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde (karararama.yargitay.gov.tr) yayımlanan karar metninden aynen aktarılmıştır; kaynaktaki yazım hataları korunmuş, kişisel veriler kaynakta olduğu gibi gizli bırakılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama, resmî karar metni.

8 Kararın Özet Tablosu

Mirasın reddine ilişkin kararlar

KonuKararSonuç ve ilke
En yakın mirasçıların tamamının reddiYargıtay HGK, 12.02.2025, E. 2023/1071, K. 2025/35Miras torunlara geçmez; tereke kendiliğinden tasfiye edilir
Çocuk adına ret yapılmamasıY. 7. HD, 15.06.2026, E. 2025/5035, K. 2026/3201Hükmen ret kabul; TMK m.612 tasfiyesi
Hükmen retta süreY. 7. HD, 08.06.2026, E. 2025/5058, K. 2026/3038Üç aylık süre itirazı bozma sebebi değil
Tereke malını kullanmaY. 7. HD, 27.04.2026, E. 2025/4604, K. 2026/2285Evde oturma ve tarla ekme mirası kabul sayıldı
Ret beyanından dönmeY. 7. HD, 30.04.2026, E. 2026/2450, K. 2026/2385Diğer mirasçıların muvafakati şart
Reddin iptalinde süreY. 7. HD, 13.04.2026, E. 2025/4276, K. 2026/1968Altı ay kütüğe kayıttan başlar
Davanın niteliğiY. 7. HD, 07.05.2026, E. 2025/4729, K. 2026/2545TMK m.617 uygulanır, İİK m.277 değil
Borca batık terekenin reddiY. 7. HD, 20.04.2026, E. 2025/3725, K. 2026/2132Zarar verme yok; iptal davası reddedildi

Bu Kararları Kendi Dosyanızda Nasıl Kullanırsınız?

  • Aile kolunun tamamını birlikte planlayın. Eş ve bütün çocuklar reddediyorsa torunların ayrıca reddetmesine gerek yoktur (Karar 1); ancak tek bir çocuğun reddi payı onun altsoyuna geçirir.
  • Çocuk mirasçıları atlamayın. Küçük adına verilmeyen ret, yıllar sonra icra takibine dönüşebilir (Karar 2).
  • Süre geçtiyse borca batıklığı ölüm tarihine göre belgeleyin. İcra dosyaları, aciz belgeleri, tapu ve banka kayıtları hükmen ret davasının temel delilleridir (Karar 2, 3).
  • Tereke mallarına dokunmayın. Taşınmazı kullanmak, ekmek, kiraya vermek mirası kabul sayılabilir ve hükmen ret yolunu kapatır (Karar 4).
  • Ret kararını aceleyle vermeyin. Beyan mahkemeye ulaştığında hüküm doğurur; dönmek diğer mirasçıların muvafakatine bağlıdır (Karar 5).
  • Alacaklıysanız kütüğü izleyin. Reddin iptali için altı ay ret kaydından işler; geç öğrenmek süreyi başlatmaz (Karar 6, 7).
  • Mirasçıysanız gerekçenizi belgeleyin. Terekenin borca batık olduğu gösterilirse reddin iptali davası reddedilir (Karar 8).

Sık Yapılan Hatalar

Hata ve doğrusu

HataDoğrusu
“Bütün çocuklar reddetti, şimdi torunlar da reddetmeli.”Eş ve bütün çocuklar reddettiyse miras torunlara geçmez; tereke tasfiye edilir (HGK 2025/35).
“Çocuğun borcu olmaz, onun adına ret gerekmez.”Küçük de mirasçıdır; ret yapılmazsa icra takibi gelebilir (7. HD 2026/3201).
“Üç ay geçti, borçlardan kurtulmanın yolu kalmadı.”Tereke ölüm tarihinde borca batıksa hükmen ret davası süreye bağlı değildir (7. HD 2026/3038).
“Babamın evinde oturuyorum, tarlayı da ekiyorum; reddi miras yine de olur.”Tereke malını kullanmak mirası kabul sayılabilir (7. HD 2026/2285).
“Reddettim ama vazgeçerim.”Dönme, diğer mirasçıların muvafakatine bağlıdır (7. HD 2026/2385).
“Retten yeni haberim oldu, altı ay şimdi başlar.”Altı ay ret kaydından işler (7. HD 2026/1968).
“Reddi miras da tasarrufun iptali davasıyla iptal ettirilir.”Uygulanacak yol TMK m.617’dir (7. HD 2026/2545).

Sıkça Sorulan Sorular

Bütün çocuklar ve eş mirası reddederse torunlar da reddetmeli mi?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre en yakın mirasçılar, ölüm anında doğrudan mirasçı olan eş ve çocuklardır; bunların tamamı reddederse miras torunlara veya sonraki zümreye geçmez, sulh hâkimi terekeyi kendiliğinden iflas hükümlerine göre tasfiye eder (HGK, 12.02.2025, E. 2023/1071, K. 2025/35).

Hükmen ret davası için süre var mı?

Hayır. Ölüm tarihinde terekesi borca batık olan mirasbırakanın mirası kanun gereği reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, davanın üç aylık sürede açılmadığı itirazını bozma sebebi görmemiştir (08.06.2026, E. 2025/5058, K. 2026/3038).

Mirası reddettikten sonra vazgeçebilir miyim?

Ret beyanı mahkemeye iletilmekle hüküm doğurur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, retten dönülebilmesi için diğer bütün yasal mirasçıların muvafakatini aramaktadır; muvafakat edilmezse ret tescil edilir (30.04.2026, E. 2026/2450, K. 2026/2385).

Mirasbırakanın evinde oturmak mirası kabul sayılır mı?

Somut olaya göre değişir. Bir kararda ölümden önce birlikte yaşanan evde oturmaya devam etmek ilk derece mahkemesince makul görülmüş; ancak aynı mirasçının tereke tarlalarına sebze ekmesiyle birlikte bölge adliye mahkemesi bunu mirası kabul saymış ve Yargıtay onamıştır (27.04.2026, E. 2025/4604, K. 2026/2285).

Alacaklı reddin iptali davasını ne zamana kadar açabilir?

Ret tarihinden başlayarak altı ay içinde (TMK m.617). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, sürenin ret beyanının özel kütüğe kaydından başladığını ve alacaklının retten sonradan haberdar olmasının süreyi uzatmadığını kabul etmiştir (13.04.2026, E. 2025/4276, K. 2026/1968).

Reddin iptali ile tasarrufun iptali davası aynı mı?

Hayır. Borçlu mirasçının mirası reddetmesine karşı alacaklının başvuracağı yol TMK m.617’deki reddin iptali davasıdır; İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davası uygulanmaz (Yargıtay 7. HD, 07.05.2026, E. 2025/4729, K. 2026/2545).

Tereke borca batıksa mirası reddetmek alacaklıya zarar vermek sayılır mı?

Kural olarak hayır. Terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu, mirasçının son beş yılda kazanımı bulunmadığı ve mirası kabul eden bir davranışının olmadığı tespit edilen dosyada reddin iptali davası reddedilmiştir (Yargıtay 7. HD, 20.04.2026, E. 2025/3725, K. 2026/2132).

Çocuk adına ret yapılmadıysa ne olur?

Çocuk mirasçı olarak kalır ve tereke borçları için takip gelebilir. Terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu ispat edilirse hükmen ret davası açılabilir; diğer mirasçılar da reddetmişse tereke TMK m.612 uyarınca tasfiye edilir (Yargıtay 7. HD, 15.06.2026, E. 2025/5035, K. 2026/3201).

Post by Av. Fatma Öztürk