Ortaklığın giderilmesi davasında davalı olmak, tenkis veya muvazaa davalarında davalı olmaktan yapısal olarak farklıdır. Burada karşı tarafın haksız olduğunu iddia edemezsiniz: paylaşmayı isteme hakkı her paydaşın kanuni hakkıdır ve kural olarak her zaman kullanılabilir. Davanın tümden reddini sağlamak istisnai hâllerde mümkündür.
Savunmanın asıl hedefi bu yüzden başka bir yerdedir: taşınmazın açık artırmayla elden çıkmasını önlemek. Çünkü satış kararı verildiğinde taşınmaz çoğu zaman piyasa değerinin altında alıcı bulur ve bu kayıp bütün paydaşlara yansır. Kanun bu sonucu kaçınılmaz saymaz; TMK m.699 hâkime önce aynen bölünmeyi değerlendirme ödevi yükler. Davalının işi, bu ödevin gerçekten yerine getirilmesini sağlamaktır.
Bir de bu davaya özgü, çoğu kişinin bilmediği bir usul kuralı vardır ve savunmayı doğrudan etkiler: dava sulh hukuk mahkemesinde görüldüğü için basit yargılama usulüne tabidir; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez. Yani savunmanın tamamı tek dilekçeye sığdırılmak zorundadır. Bu sayfa, savunma hatlarını ve örnek cevap dilekçesini 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6325 sayılı Kanun hükümleriyle veriyor. Dosyanız için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Bu Davada Usul Farklı: Basit Yargılama
HMK m.316 uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir. Ortaklığın giderilmesi davası HMK m.4’ün birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğundan, yargılama bu usule göre yürür ve bu, savunma bakımından üç somut sonuç doğurur.
Birincisi: cevap süresi iki hafta, ek süre en çok iki hafta. HMK m.317 uyarınca cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Mahkeme, cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında başvuran davalıya bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Yazılı yargılamadaki bir aylık ek süre burada geçerli değildir.
İkincisi: cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez. Dilekçeler teatisi yoktur. Bu, savunmanın sonradan tamamlanamayacağı anlamına gelir; aynen taksim talebi, muhdesat iddiası, arabuluculuk itirazı ve karşı dava, hepsi ilk ve tek cevap dilekçesinde yer almalıdır.
Üçüncüsü: deliller dilekçeyle birlikte sunulur. Basit yargılama usulünde taraflar dilekçeleriyle birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın ispatı için sunulduğunu belirterek bildirmek, ellerinde bulunanları dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belgelerin de bulunabilmesini sağlayacak bilgilere yer vermek zorundadır. İmar durumu belgesi, ifraz projesi ve yapı ruhsatı gibi belgelerin sonradan sunulması sorun doğurur.
Yazılı ve basit yargılama usulünün savunma açısından farkı
| Konu | Yazılı usul (asliye) | Basit usul (sulh hukuk) |
|---|---|---|
| Cevap süresi | 2 hafta | 2 hafta |
| Ek süre | En çok bir ay | En çok iki hafta |
| Cevaba cevap | Verilebilir | Verilemez |
| İkinci cevap | Verilebilir | Verilemez |
| Deliller | Dilekçelerde gösterilir | Dilekçeyle birlikte sunulur |
| Dayanak | HMK m.126 vd. | HMK m.316-322 |
Birinci Savunma: Dava Şartı Arabuluculuk Yerine Getirilmemiş
Bu, davanın tümden reddini sağlayabilecek en hızlı savunmadır ve uygulamada hâlâ sık karşılaşılan bir eksikliktir.
7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/B maddesi uyarınca, taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Düzenleme 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmemişse, HMK m.115 uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verir. Eksiklik giderilebilir nitelikte görülürse süre verilir; ancak süre verilmesi zorunlu değildir ve dava şartı resen gözetilir. Cevap dilekçesinde bu husus ilk sırada yazılmalı, dosyada son tutanağın bulunmadığı açıkça belirtilmelidir.
Arabuluculuk aşamasının davalı için bir fırsat yönü de vardır: burada aynen taksim veya paydaşlar arasında satış üzerinde anlaşılabilirse, taşınmazın açık artırmayla elden çıkma riski hiç doğmaz. Sürecin işleyişi için miras uyuşmazlığında arabuluculuk rehberimize bakabilirsiniz.
İkinci Savunma: Taraf Teşkili ve Yetki
Ortaklığın giderilmesi davasında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur; bütün paydaşların davada yer alması gerekir. Bir paydaş eksikse mahkeme esasa giremez. Bu, HMK m.114’ün birinci fıkrasının (d) bendi anlamında dava takip yetkisiyle ilgili bir dava şartı meselesidir ve resen gözetilir.
Eksik taraf hâlleri uygulamada sık görülür: paydaşlardan biri vefat etmiş ve mirasçıları davaya dâhil edilmemiştir, tapu kaydı hâlâ önceki kuşak adına durmaktadır ya da paydaşlardan biri payını devretmiş olduğu hâlde tapu kaydı güncellenmemiştir. Cevap dilekçesinde bu eksikliğin gösterilmesi, hem savunma hem de dosyanın doğru kurulması bakımından gereklidir.
Yetki bakımından kural kesindir: taşınmazın aynına ilişkin davalarda HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Farklı bir yer mahkemesinde açılan dava, yetkisizlik kararıyla sonuçlanır. Kesin yetki resen gözetilirse de cevap dilekçesinde belirtilmesi süreci hızlandırır.
Usul itirazları ve sonuçları
| İtiraz | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Arabuluculuk son tutanağı yok | Dava şartı noksanlığı, usulden ret | 6325 s.K. m.18/B; HMK m.115 |
| Paydaşlardan biri davada yok | Esasa girilemez, tamamlanması gerekir | HMK m.114 |
| Vefat eden paydaşın mirasçıları eksik | Taraf teşkili tamamlanmalıdır | HMK m.114 |
| Yetkisiz mahkeme | Yetkisizlik kararı | HMK m.12 |
| Görevsiz mahkeme | Görevsizlik kararı | HMK m.4/1-b |
| Tapu kaydı güncel değil | İntikal tamamlanmalıdır | TMK m.705 |
Üçüncü Savunma: Paylaşma İstenemez veya Ertelenmelidir
Paylaşmayı isteme hakkı mutlak değildir. TMK m.698, bu hakkın hukuki bir işlemle en çok on yıl süreyle sınırlandırılabileceğini; taşınmazlarda bu sözleşmenin resmî şekilde yapılması gerektiğini ve tapu kütüğüne şerh verilebileceğini düzenler. Şerh varsa taşınmazı sonradan edinen paydaş da bu sınırlamaya tabidir.
Aynı madde ikinci bir sınır daha getirir: uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz. Hasat öncesi bir tarım arazisinde, imar uygulaması veya kentsel dönüşüm süreci devam ederken ya da taşınmazın değerini doğrudan etkileyecek bir işlemin sonuçlanması beklenirken açılan dava bu itirazla karşılaşır.
Miras ortaklığına özgü üçüncü bir imkân daha vardır: paylaşmanın derhâl yapılması terekenin veya paylaşım konusu malın değerini önemli ölçüde azaltacaksa, mirasçılardan biri hâkimden paylaşmanın ertelenmesini isteyebilir. Sağ kalan eş bakımından ise TMK m.652 ayrı bir yol açar: aile konutunun ve ev eşyasının mülkiyetinin miras payına mahsuben kendisine özgülenmesini, haklı sebep varsa intifa veya oturma hakkı tanınmasını talep edebilir. Bu talep kabul edilirse taşınmaz satışa hiç çıkmaz.
Paylaşmayı engelleyen veya erteleyen hâller
| Hâl | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmeyle sınırlama (en çok 10 yıl) | Süre dolmadan paylaşma istenemez | TMK m.698 |
| Tapu kütüğüne şerh | Sonraki paydaşları da bağlar | TMK m.698 |
| Uygun olmayan zaman | İstem reddedilebilir | TMK m.698 |
| Değerin önemli ölçüde azalması | Paylaşma ertelenebilir | TMK m.643 |
| Aile konutunun eşe özgülenmesi | Taşınmaz satışa çıkmaz | TMK m.652 |
| Kanun gereği ortaklığın sürdürülmesi | Paylaşma istenemez | TMK m.642, 698 |
Hakkınızda izale-i şuyu davası mı açıldı? Cevap süreniz iki hafta ve tek dilekçe hakkınız var.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Dördüncü Savunma: Satış Değil Aynen Taksim
Davanın tümden reddi mümkün değilse, savunmanın asıl hedefi budur. TMK m.699 hâkime bir sıra dayatır: paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa hâkim, paydaşlardan birinin istemi üzerine önce malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur.
Maddedeki anahtar ifade “paydaşlardan birinin istemi üzerine”dir. Aynen taksim kendiliğinden değerlendirilmez; talep edilmesi gerekir. Davalı bu talebi ileri sürmezse mahkeme doğrudan satış yolunu inceleyebilir. Talebin cevap dilekçesinde açıkça yazılması bu nedenle belirleyicidir.
Talep tek başına da yeterli değildir; bölünmenin fiilen mümkün olduğunun ortaya konması gerekir. Savunmanın dilekçe ekinde sunması gereken belgeler şunlardır: taşınmazın imar durumu belgesi, ifraz şartlarını gösteren belediye yazısı, mümkünse hazırlanmış bir ifraz projesi, taşınmazın yüzölçümü ve niteliğine ilişkin tapu ve kadastro kayıtları. Yapı üzerinde kat mülkiyeti kurulabilecek nitelikteyse, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında bağımsız bölümler oluşturularak paylaşım da bir aynen taksim biçimidir ve ayrıca talep edilmelidir.
Aynen taksim talebini destekleyen belgeler
| Belge | Ne gösterir | Kaynak |
|---|---|---|
| İmar durumu belgesi | İfraz şartları ve asgari parsel büyüklüğü | Belediye imar müdürlüğü |
| İfraz projesi | Bölünmenin teknik olarak mümkün olduğu | Harita mühendisi |
| Tapu ve kadastro kayıtları | Yüzölçümü, nitelik, şerhler | Tapu ve kadastro müdürlüğü |
| Yapı ruhsatı ve projesi | Kat mülkiyetine elverişlilik | Belediye |
| Kat irtifakı/kat mülkiyeti projesi | Bağımsız bölüm oluşturma imkânı | Mimar, belediye |
| Denkleştirme hesabı | Parçalar arası değer farkının kapatılabilirliği | Bilirkişi, değerleme uzmanı |
Tarım arazilerinde ayrı bir sınır vardır: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m.8 uyarınca tarım arazileri belirlenen asgari büyüklüklerin altına düşecek şekilde bölünemez. Bu durumda aynen taksim çoğu zaman mümkün olmaz; buna karşılık arazinin ehil mirasçıya devri ve diğer mirasçılara denkleştirme yapılması talep edilebilir. Aynen taksim ile satış arasındaki değerlendirme ölçütleri için aynen taksim mi satış mı rehberimize bakabilirsiniz.
Beşinci Savunma: Satış Paydaşlar Arasında Yapılsın
Aynen taksim mümkün değilse ikinci hedef, taşınmazın en azından aile içinde kalmasıdır. TMK m.699’un son cümlesi bu imkânı tanır: satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.
Buradaki koşul ağırdır; tek bir paydaşın karşı çıkması yeterlidir. Ancak savunma açısından yine de değerlidir: talebin dilekçeye yazılması, diğer paydaşları bu seçenek üzerinde düşünmeye ve müzakereye yönlendirir. Uygulamada pek çok dosya, taşınmazın üçüncü kişilere gitmesini kimse istemediği için bu noktada sulhle sonuçlanır.
Bu talep, arabuluculuk aşamasında da gündeme getirilebilir ve orada anlaşma sağlanırsa dava hiç açılmadan sonuç alınır. Satış aşamasının nasıl işlediğini, ihale ve fesih riskini görmek için satış memurluğu ve elektronik ihale rehberimize bakınız.
Altıncı Savunma: Muhdesat ve Katkı
Davalı, taşınmaz üzerine kendi kaynağıyla bina yapmış, ağaç dikmiş veya değerini artıran yatırımlarda bulunmuş olabilir. Satışa karar verilirse bu yapının bedeli de satış bedeline dâhil olur ve paylar oranında dağıtılır; yani yatırımı yapan paydaş, kendi parasıyla yaptığı yapının bedelinin büyük kısmını diğerlerine kaptırır.
Bunu önlemenin yolu, muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmektir. Talep kabul edilirse satış bedelinden muhdesatın bedeli önce yapıyı meydana getirene ödenir, kalan tutar paylar oranında dağıtılır. Bu talep ortaklığın giderilmesi dosyasında bekletici mesele yapılabileceği gibi, ayrı bir dava olarak da açılabilir.
Talebin dayanağı somut belgelerle kurulmalıdır: yapı ruhsatı, yapı kayıt belgesi, inşaat sözleşmesi, malzeme faturaları, ödeme kayıtları ve tanık beyanları. Kurumun işleyişi için muhdesat aidiyetinin tespiti rehberimize, örnek dilekçe için muhdesat tespiti dava dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.
Yedinci Savunma: Karşı Talepler
Basit yargılama usulünde karşı dava da cevap dilekçesiyle birlikte açılmalıdır. Davalının gündeme getirebileceği başlıca karşı talepler şunlardır.
Cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülebilecek talepler
| Talep | Amacı | Dayanak |
|---|---|---|
| Aynen taksim | Satışı önlemek | TMK m.699 |
| Paydaşlar arasında satış | Taşınmazın aile içinde kalması | TMK m.699 |
| Muhdesat aidiyetinin tespiti | Yapının bedelinin ayrılması | HMK m.106; TMK m.722 vd. |
| Aile konutunun özgülenmesi | Sağ kalan eşin konutta kalması | TMK m.652 |
| Paylaşmanın ertelenmesi | Değer kaybını önlemek | TMK m.643 |
| Ecrimisil | Taşınmazı kullanan paydaştan kullanım karşılığı | TMK m.995 |
| Elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi | Payların bağımsızlaşması | TMK m.644 |
Ecrimisil talebi özellikle dikkat çekicidir: taşınmazı yıllardır tek başına kullanan paydaş davacıysa, davalı bu kullanım karşılığını isteyebilir. Mirasçılar arasında bu talebin özel şartı olan intifadan men koşulu için mirasçılar arasında ecrimisil rehberimize bakınız.
Yargılama Gideri: “Kaybedersem Ne Öderim?”
Bu davada davalıların en çok yanıldığı konu budur. Ortaklığın giderilmesi davası paydaşların ortak menfaatine hizmet ettiğinden, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti uygulamada paydaşlara payları oranında yüklenir; davalı paydaşlar davaya karşı çıkmış olsa bile sonuç değişmez.
Bunun iki yönü vardır. Olumlu yönü, davalının “kaybedersem tüm masrafı ben öderim” endişesinin yersiz olmasıdır. Olumsuz yönü ise davacının da bu davayı açmakla tüm maliyeti üstlenmemesi, dolayısıyla dava açma eşiğinin düşük olmasıdır. Harç ve gider kalemlerinin dökümü için izale-i şuyu süre ve masraf rehberimize bakabilirsiniz.
Cevap Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin örnektir. Basit yargılama usulünde ikinci bir dilekçe hakkı bulunmadığından, savunmanın tamamı ve deliller bu dilekçeyle birlikte sunulmalıdır.
[…] SULH HUKUK MAHKEMESİNE
DOSYA NO : […] Esas
CEVAP VEREN DAVALI : [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: […] — Adres: […]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] — Adres: […]
DAVACI : [Ad Soyad] — Adres: […]
KONU : Davaya cevaplarımız ile aynen taksim ve muhdesat aidiyetinin tespiti taleplerimizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
Dava şartı olan arabuluculuk yerine getirilmemiştir. 7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Kanun’a eklenen 18/B maddesi uyarınca ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır ve düzenleme 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir.
Taraf teşkili tamamlanmamıştır. Dava konusu [ada] ada [parsel] parsel sayılı taşınmazda paydaş olan [Ad Soyad] [tarih] tarihinde vefat etmiş olup mirasçıları davada yer almamaktadır. Paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, taraf teşkili tamamlanmadan esasa girilemez.
TMK m.699 uyarınca öncelikle aynen taksim talep ediyoruz. Dava konusu taşınmaz [yüzölçümü] m² yüzölçümlü olup [imar durumu] niteliğindedir. [Belediye] Belediyesinin [tarih, sayı] yazısına göre taşınmaz, asgari ifraz şartlarını sağlamakta ve [sayı] adet bağımsız parsele ayrılabilmektedir. Ekte sunulan ifraz projesi bu bölünmenin teknik olarak mümkün olduğunu göstermektedir. Parçalar arasında değer farkı doğması hâlinde, Türk Medeni Kanunu’nun 699. maddesi uyarınca eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanabilir. Taşınmazın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesi mümkün olduğundan satış yoluna gidilmesi kanuna aykırı olacaktır.
Aynen taksimin mümkün görülmemesi hâlinde satışın paydaşlar arasında yapılmasını talep ediyoruz. Türk Medeni Kanunu’nun 699. maddesi, satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesine imkân tanımaktadır. Taşınmazın üçüncü kişilere geçmesi bütün paydaşların menfaatine aykırıdır.
Taşınmaz üzerindeki yapı müvekkil tarafından meydana getirilmiştir. Taşınmaz üzerinde bulunan [nitelik] yapı, [tarih] tarihinde müvekkil tarafından ve kendi kaynağıyla inşa edilmiştir. [Belediye] Belediyesinden alınan [tarih, sayı] yapı ruhsatı, inşaat sözleşmesi, malzeme faturaları ve ödeme kayıtları ekte sunulmuştur. Satışa karar verilmesi hâlinde satış bedelinden muhdesatın bedelinin öncelikle müvekkile ödenmesi gerektiğinden, muhdesatın aidiyetinin tespitini talep ediyoruz.
Davacı taşınmazı uzun süredir tek başına kullanmaktadır. Davacı, [tarih] tarihinden bu yana taşınmazı tek başına kullanmakta ve müvekkilin yararlanmasına imkân tanımamaktadır. Müvekkil bu duruma muvafakati bulunmadığını [tarih] tarihli [noter] ihtarnamesiyle bildirmiştir. Payına düşen kullanım karşılığının davacıdan tahsilini talep ediyoruz.
HUKUKİ SEBEPLER : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.642-643, 652, 688 vd., 698-699, 722 vd., 995; 6325 sayılı Kanun m.18/B; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4/1-b, 12, 106, 114-115, 132-133, 316-322; 5403 sayılı Kanun m.8; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Tapu kaydı ve akit tablosu, mirasçılık belgesi, imar durumu belgesi, ifraz projesi, kadastro paftası, yapı ruhsatı ve yapı kayıt belgesi, inşaat sözleşmesi ve faturalar, [tarih] tarihli noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık beyanı ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2. Esasa girilmesi hâlinde, ortaklığın satış yoluyla değil aynen taksim suretiyle giderilmesine,
3. Aynen taksimin mümkün görülmemesi hâlinde satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına,
4. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkile ait olduğunun tespitine ve satış bedelinden bedelinin öncelikle müvekkile ödenmesine,
5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin paydaşlara payları oranında yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.
[Tarih]
Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad] — İmza
Satış Kararı Verilirse: Savunma Orada Bitmez
Aynen taksim talebi reddedilip satışa karar verilmişse dosya kapanmış olmaz. Kararın kesinleşmesiyle birlikte satış memurluğu aşaması başlar ve bu aşamada davalı paydaşın kullanabileceği somut hakları vardır. Burada yapılacak hatalar, taşınmazın değerinin çok altında elden çıkmasıyla sonuçlanır.
İlk kritik nokta kıymet takdiridir. Satış memuru taşınmaza bilirkişi eliyle değer biçtirir ve bu değer, artırmanın taban noktasını belirler. Düşük belirlenmiş bir kıymet takdiri, satış bedelinin de düşük kalması demektir. Kıymet takdirine, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz üzerine mahkeme yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. İtirazın karşı emsallerle ve imar durumu belgesiyle desteklenmesi gerekir.
İkinci nokta satış ilanı ve artırma takvimidir. İlanın usulüne uygun yapılmaması, taşınmazın niteliğinin eksik veya yanlış gösterilmesi, alıcı sayısını doğrudan azaltır. İlanın içeriği ve tebligatların usulüne uygunluğu takip edilmelidir.
Üçüncü nokta ihalenin feshidir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca ihalenin feshi, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden istenebilir. Fesih sebepleri arasında ihaleye fesat karıştırılması, artırmaya hazırlık aşamasındaki usulsüzlükler ve satış bedelinin malın değerine göre aşırı düşük kalması sayılabilir. Talebin reddi hâlinde kanunda öngörülen para cezası riski bulunduğundan, başvurunun somut sebeplere dayandırılması gerekir.
Son olarak davalı paydaş, satış bedelinden payına düşen tutarı talep eder. Bu aşamada muhdesat tespiti kararı varsa yapının bedeli önce onu meydana getirene ödenir; ayrıca satış giderleri, tellallık harcı ve tapu harcı bedelden düşülür. Aşamanın bütünü için satış memurluğu ve elektronik ihale rehberimize bakabilirsiniz.
Satış aşamasında davalı paydaşın hakları ve süreleri
| Aşama | Hak | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kıymet takdiri | Rapora itiraz, yeniden inceleme talebi | Tebliğden 7 gün | İİK m.128 vd. |
| Satış ilanı | İlanın ve tebligatın usulüne uygunluğunu denetleme | İlan takvimi içinde | İİK m.126 |
| Artırmaya katılma | Paydaş olarak teklif verme | Artırma takvimi | İİK m.126 vd. |
| İhalenin feshi | İcra mahkemesine başvuru | İhaleden 7 gün | İİK m.134 |
| Muhdesat bedeli | Yapının bedelinin öncelikle ödenmesi | Paraların paylaştırılmasında | Tespit kararına göre |
| Payın tahsili | Satış bedelinden pay oranında ödeme | Paylaştırma aşamasında | TMK m.699 |
Savunmada Sık Yapılan Hatalar
Aynen taksimi talep etmemek. TMK m.699 aynen bölünmeyi “paydaşlardan birinin istemi üzerine” değerlendirir. Talep edilmezse mahkeme doğrudan satış yolunu inceleyebilir. Bu, savunmanın en pahalı ihmalidir.
Talebi belgesiz bırakmak. “Taşınmaz bölünebilir” beyanı yeterli değildir. İmar durumu belgesi, ifraz şartları ve mümkünse ifraz projesi dilekçe ekinde sunulmalıdır.
Basit yargılama usulünü bilmemek. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez; ek süre en çok iki haftadır ve deliller dilekçeyle birlikte sunulur. Savunmanın tamamı tek dilekçeye sığdırılmalıdır.
Arabuluculuk eksikliğini fark etmemek. Son tutanak dosyada yoksa dava şartı yokluğu gündeme gelir ve dosya esasa girmeden kapanabilir.
Muhdesat talebini atlamak. Kendi parasıyla yaptığı yapının bedelini diğer paydaşlarla paylaşmak istemeyen davalı, muhdesat aidiyetinin tespitini mutlaka talep etmelidir.
Karşı talepleri sonraya bırakmak. Ecrimisil, aile konutunun özgülenmesi ve muhdesat tespiti gibi talepler cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmelidir.
Yargılama gideri konusunda yanılmak. Bu davada giderler kazanan-kaybeden esasına göre değil, paydaşlara payları oranında yüklenir.
Aynen taksim, muhdesat ve paydaşlar arası satış taleplerinizi doğru kurgulayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.642-644, 652, 688 vd., 698-699, 705, 722 vd., 995)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.4/1-b, 12, 106, 114-115, 132-133, 316-322)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (m.18/B — 7445 sayılı Kanun ile eklenen)
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu (m.126, 128, 134)
- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (m.8)
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu
Örnek cevap dilekçesi şablon niteliğindedir. Basit yargılama usulünde ikinci dilekçe hakkı bulunmadığından savunmanın tamamı ve deliller ilk dilekçeyle sunulmalıdır. Aynen taksim talebinin imar durumu ve ifraz şartlarıyla desteklenmesi gerekir.
📘 İlgili Rehberler
- Miras Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Ortaklığın Giderilmesi Davası: Şartlar ve Usul
- İzale-i Şuyu Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadar?
- Aynen Taksim mi Satış mı? Mahkeme Neye Bakar
- Satış Memurluğu, Elektronik İhale ve İhalenin Feshi
- Ortaklığın Giderilmesi Dava Dilekçesi (Davacı Tarafı)
- Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
- Mirasçılar Arasında Ecrimisil ve El Atmanın Önlenmesi
- Elbirliğinin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi
- Miras Uyuşmazlığında Arabuluculuk
- Tenkis Davasına Cevap Dilekçesi (Savunma)
- Miras Dilekçe Örnekleri Merkezi
Sıkça Sorulan Sorular
İzale-i şuyu davasına cevap süresi ne kadar?
Dava sulh hukuk mahkemesinde görüldüğünden basit yargılama usulüne tabidir. HMK m.317 uyarınca cevap süresi tebliğden itibaren iki haftadır; mahkeme aynı süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir.
İkinci bir dilekçe verebilir miyim?
Veremezsiniz. Basit yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez. Savunmanın tamamı, karşı talepler ve deliller ilk cevap dilekçesiyle birlikte sunulmalıdır.
Davayı tamamen durdurabilir miyim?
Paylaşmayı isteme hakkı her paydaşın kanuni hakkı olduğundan tümden ret istisnaidir. Ancak arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi, taraf teşkilinin eksik olması, TMK m.698 uyarınca sözleşmeyle getirilmiş on yıllık sınırlama veya uygun olmayan zaman itirazı davanın reddine yol açabilir.
Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmışsa ne olur?
6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk dava şartıdır ve 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girmiştir. Son tutanak dosyada yoksa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu husus resen gözetilir.
Satış yerine aynen taksim isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz ve mutlaka istemelisiniz. TMK m.699 uyarınca hâkim, paydaşlardan birinin istemi üzerine önce aynen bölünmeyi değerlendirir. Talep edilmezse mahkeme doğrudan satış yolunu inceleyebilir; bu, savunmanın en kritik noktasıdır.
Aynen taksim talebimi neyle desteklemeliyim?
İmar durumu belgesi, asgari ifraz şartlarını gösteren belediye yazısı, mümkünse hazırlanmış ifraz projesi, tapu ve kadastro kayıtları ile yapı varsa kat mülkiyetine elverişliliği gösteren proje. Basit yargılama usulünde bu belgelerin dilekçeyle birlikte sunulması gerekir.
Parçalar eşit değerde olmazsa ne olur?
TMK m.699 bu ihtimali düzenler: bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmüyorsa eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır. Yani değer farkı tek başına aynen taksimi engellemez.
Taşınmazın üçüncü kişilere satılmasını önleyebilir miyim?
TMK m.699 uyarınca satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Tek bir paydaşın karşı çıkması yeterlidir; buna karşılık talebin dilekçeye yazılması diğer paydaşları müzakereye yönlendirir ve pek çok dosya bu noktada sulhle biter.
Taşınmaza binayı ben yaptım, bedelini alabilir miyim?
Muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmeniz gerekir. Talep kabul edilirse satış bedelinden muhdesatın bedeli önce size ödenir, kalan tutar paylar oranında dağıtılır. Talep edilmezse yapının bedeli de paylaşıma girer.
Tarım arazisinde aynen taksim mümkün mü?
Çoğu zaman değildir. 5403 sayılı Kanun m.8 uyarınca tarım arazileri belirlenen asgari büyüklüklerin altına düşecek şekilde bölünemez. Bu hâlde arazinin ehil mirasçıya devri ve diğerlerine denkleştirme yapılması talep edilebilir.
Sağ kalan eş konutta kalabilir mi?
TMK m.652 uyarınca sağ kalan eş, aile konutunun ve ev eşyasının mülkiyetinin miras payına mahsuben kendisine özgülenmesini, haklı sebep varsa intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir. Talep kabul edilirse taşınmaz satışa çıkmaz. Talebin paylaşma tamamlanmadan ileri sürülmesi gerekir.
Davacı taşınmazı yıllardır tek başına kullanıyor, hakkım var mı?
Ecrimisil talep edebilirsiniz. Ancak mirasçılar ve paydaşlar arasında ecrimisil için kural olarak intifadan men koşulu aranır; taşınmazdan yararlanmak istediğinizi ve tek başına kullanıma muvafakatiniz olmadığını önceden bildirmiş olmanız gerekir.
Kaybedersem tüm yargılama giderini ben mi öderim?
Hayır. Ortaklığın giderilmesi davası paydaşların ortak menfaatine hizmet ettiğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücreti uygulamada paydaşlara payları oranında yüklenir; davaya karşı çıkmış olmanız bu sonucu değiştirmez.
Paydaşlardan biri davada yoksa ne olur?
Paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan taraf teşkili tamamlanmadan esasa girilemez. Vefat etmiş paydaşın mirasçıları veya payını devretmiş kişinin yerine geçen paydaş davaya dâhil edilmelidir.
Karşı dava açmam gerekir mi?
Muhdesat aidiyetinin tespiti, ecrimisil veya aile konutunun özgülenmesi gibi talepleriniz varsa evet ve bunların cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerekir. Basit yargılama usulünde sonradan tamamlama imkânı bulunmadığından bu husus özellikle önemlidir.
Satışa karar verildi, yapabileceğim bir şey kaldı mı?
Kaldı. Kıymet takdirine raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir, satış ilanının ve tebligatların usulüne uygunluğunu denetleyebilir, artırmaya paydaş olarak katılabilir ve İİK m.134 uyarınca ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde ihalenin feshini isteyebilirsiniz.
Kıymet takdiri düşük belirlendi, ne yapmalıyım?
Raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine itiraz edilmelidir. İtiraz soyut olmamalı; karşı emsal satışlar, imar durumu belgesi ve taşınmazın niteliğine ilişkin veriler sunulmalıdır. Düşük kıymet takdiri, satış bedelinin de düşük kalması sonucunu doğurur.
Artırmaya ben de katılabilir miyim?
Katılabilirsiniz. Paydaş olmanız artırmaya teklif vermenize engel değildir. Taşınmazın üçüncü kişilere gitmesini istemeyen paydaş için bu, taşınmazı elde tutmanın son imkânıdır.