Ulaştırma ve Nakliye Sektöründe Konkordato Süreci
09 Temmuz 2026

Ulaştırma ve Nakliye Sektöründe Konkordato Süreci

Ulaştırma ve nakliye sektörü; yüksek yakıt maliyetleri, araç filosu yatırım yükü, sürücü personel giderleri, uzun ödeme vadeleri ve büyük alıcılara yoğun bağımlılık nedeniyle nakit akışı yönetiminin zor olduğu bir alandır. Kara, deniz ve hava ulaştırma alt kollarında konkordato ilanı; araç filosunun statüsü, mevcut nakliye sözleşmelerinin durumu ve C2/CMR belgeleri gibi yetki belgelerinin geçerliliği bakımından özel değerlendirme gerektirir.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Filoya Ait Araçlar ve Finansman

Nakliye şirketlerinde araç filosunun büyük bölümü finansal kiralama (leasing), banka kredisi veya taksitli satın alma yoluyla finanse edilir. Konkordatoda leasing ve rehinli alacaklar bakımından özel kurallar geçerlidir; ayrıntı için hub altındaki leasing ve konkordato ile rehinli alacaklılarla müzakere yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yakıt Kredisi ve Cari Giderler

Nakliye şirketleri için yakıt cari giderin büyük kısmını oluşturur ve sıklıkla akaryakıt istasyonlarıyla kurulan cari hesap (yakıt kredisi) üzerinden karşılanır. Konkordato mühletinde bu ilişkilerin devamı ve yeni tedarik teminatı, komiserin denetimi çerçevesinde şekillenir.

C2, CMR ve Yetki Belgeleri

Ulaştırma faaliyetleri için Ulaştırma Bakanlığı’ndan alınan yetki belgeleri (C2 uluslararası yük taşıma, K1 yurt içi ticari, CMR sözleşmesi sertifikaları) faaliyetin sürdürülebilmesi için zorunludur. Konkordato mühleti bu belgeleri kural olarak sona erdirmez; ancak belge yükümlülüklerinin ihlali (idari para cezaları, mali yeterlilik) belgelerin askıya alınması veya iptaline yol açabilir.

Sürücü Personel Alacakları

Sürücü ve sektörde çalışan personelin ücret, kıdem, ihbar ve fazla mesai alacakları İİK m.206’nın birinci sırasında imtiyazlıdır. Konkordato mühletinde takip yasağının istisnası kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıntı için konkordato ve işçi alacakları yazımıza bakınız.

Yük Sözleşmesi Alacakları ve Sigorta İlişkileri

Nakliye sözleşmesinden doğan alacaklar (nakliye ücreti, kaza-hasar tazminatı, yükün zayi olması) somut sözleşmenin niteliğine göre farklı hukuki rejimlere tabidir. Sigorta poliçesi alacakları bakımından poliçe koşulları ve konkordato ilişkisi değerlendirilir. Ayrıca ödenmiş sigorta primlerinin durumu somut olayda incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Nakliye şirketim konkordato ilan etti; C2 belgemi kaybeder miyim?
Konkordato mühleti kural olarak yetki belgesini kendiliğinden sona erdirmez. Ancak belge yükümlülüklerinin (mali yeterlilik, idari yaptırım borçları) ihlali belgeye ilişkin idari süreç başlatılmasına neden olabilir. Belgenin korunması bakımından hukuki değerlendirme yararlıdır.

Yükümü taşıyan nakliye şirketi konkordato ilan etti; sözleşmem devam eder mi?
Konkordato mühleti mevcut nakliye sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; ancak taşıma yükümlülüğünün fiilen yerine getirilip getirilemeyeceği somut olayda değerlendirilir. Yükünüzü almak veya alternatif taşıma bulmak için hukuki destek alınması yararlıdır.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Ulaştırma ve Nakliye Sektörünün Konkordato Özellikleri

Ulaştırma ve nakliye sektörü, Türkiye ekonomisinde stratejik konumu ile öne çıkar. Karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolu taşımacılığı bu sektörün alt dallarıdır. Yakıt maliyetleri, filo yenileme yatırımları, sektörel rekabet ve mevzuat değişiklikleri konkordato başvurularında sık gündeme gelen sebeplerdir.

Nakliye firmalarının en büyük varlıkları araç filolarıdır. Bu araçlar genellikle finansal kiralama (leasing) veya banka kredisi ile finanse edilir. Konkordato mühletinde rehinli alacaklıların (leasing şirketleri, bankalar) statüsü kritik önem taşır.

Ulusal ve uluslararası nakliye lisansları özel bir konudur. K1, K2, C2, L2 belgeleri ve uluslararası CMR taşımacılık yetkileri konkordato mühletinde etkilenmeyebilir; ancak yetki koşullarındaki değişiklikler (mali güvence, teminat mektupları) süreç boyunca dikkat gerektirir.

Yakıt Maliyetleri ve Sözleşme Yönetimi

Nakliye sektöründe yakıt maliyetleri toplam işletme giderlerinin önemli bir bölümünü oluşturur. Konkordato mühletinde yakıt tedariği için nakit ödeme talep edilebilir; bu, likidite ihtiyacını artırır. Yakıt tedarikçileri ile özel ödeme protokolleri kararlaştırılmalıdır.

Uzun vadeli taşıma sözleşmeleri, nakliye şirketleri için önemli bir gelir kaynağıdır. Konkordato başvurusu, bu sözleşmelerin karşı tarafı olan büyük müşterileri (üretici firmalar, e-ticaret platformları) etkileyebilir. Sözleşme fesih riski önlenmek için proaktif iletişim gereklidir.

Sigorta ve sorumluluk yönetimi özel dikkat gerektirir. Nakliye şirketleri; ticari araçlar, kargo, çalışanlar ve üçüncü kişi sorumluluğu için çeşitli sigortalar taşır. Konkordato mühletinde bu sigorta primlerinin ödenmesi devam etmelidir; aksi hâlde teminat kaybı ve yasal riskler ortaya çıkar.

Çalışan Yönetimi ve Sürücü İlişkileri

Nakliye sektörü emek yoğun bir sektördür; çok sayıda sürücü, teknisyen, operatör ve idari personel çalıştırır. Konkordato mühletinde çalışan ücretlerinin ödenmesi öncelikli; aksi hâlde toplu istifa ve sektörel bilgi kaybı riski vardır.

Sürücü sertifikaları ve yetkileri bireysel çalışanlara ait olsa da işverenin yönetim yükümlülüğü sürer. SRC belgesi, psikoteknik test sonuçları, ehliyet güncellemeleri ve dinlenme sürelerine uyum düzenli takip edilmelidir. Konkordato baskısı bu takibi zayıflatmamalıdır.

Alt işveren-taşeron ilişkileri nakliye sektöründe yaygındır. Ana yüklenici konkordato aldığında, alt taşeron sürücülerin ve firmaların durumu etkilenir. İş K. m. 2/6 uyarınca ana yüklenicinin müteselsil sorumluluğu devam eder; bu, konkordato masasındaki yükümlülükleri artırır.

Nakliyede Mühletin Sözleşmelere ve Finansmana Etkisi

Ulaştırma ve nakliye işletmelerinde faaliyetin sürmesi, filo kadar sözleşme zincirine bağlıdır: taşıma çerçeve sözleşmeleri, akaryakıt tedariki, sigorta poliçeleri ve depo/terminal kira anlaşmaları. Konkordato bunların her birini farklı biçimde etkiler.

HükümNakliyeye özgü sonucu
Sözleşmelerin devamı (İİK m.296/1)İşletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşıma ve tedarik sözleşmelerinin devamı esastır; sözleşmedeki "konkordato haklı fesih sebebidir" kaydı uygulanmaz
Karşılıklı ifa (İİK m.296/1 son cümle)Mühlet süresince devam eden sözleşmelerden doğan edimler karşılıklı ifa edilir — akaryakıt ve bakım bedelleri cari olarak ödenir
Aşırı külfetli sözleşmenin feshi (İİK m.296/2)Zarar üreten uzun vadeli taşıma taahhütleri, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle feshedilebilir; tazminat projeye tabi olur
Müstakbel alacak devri (İİK m.294)Gelecek navlun ve hakediş alacakları önceden temlik edilmiş olsa dahi, alacak mühletten sonra doğmuşsa devir hükümsüzdür — bu tutarlar işletmede kalır
Komiser izinli yeni borç (İİK m.308/c)Akaryakıt, lastik ve bakım finansmanı için mühlet içinde komiserin izniyle alınan borçlar konkordato şartlarına tabi değildir ve rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir

Akaryakıt tedariki nakliyenin can damarıdır. Nakliyede faaliyet, günlük akaryakıt tedarikine bağlıdır ve bu tedarik kesildiğinde işletme saatler içinde durur. İİK m.308/c’nin sağladığı öncelik, mühlet içinde akaryakıt ve bakım finansmanı bulabilmenin temel dayanağıdır — ancak bu ayrıcalık komiser izninin varlığına bağlıdır. İzni sözlü değil yazılı alın ve dosyaya koyun.

Filo Finansmanı: Rehinli Araçlar ve Leasingli Çekiciler

Nakliye işletmelerinde teminatın konusu çoğunlukla araçtır: rehinli çekiciler, ipotekli terminal ve leasingli dorseler. Bu yapı, mühlet rejiminde iki ayrı imkânı gündeme getirir.

a) Rehinli aracın mühlet içinde satışına izin (İİK m.295)

Mühlet sırasında rehinli malın satışı kural olarak gerçekleştirilemez. Ancak 7327 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca rehinli mal projeye göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyorsa, kıymeti düşecekse ya da muhafazası masraflı olacaksa, İİK m.297/2 usulüne göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.

Atıl bekleyen, yaşlanan ve otopark ile sigorta maliyeti doğuran araçlar bu tanıma tipik örnektir. Filo küçültme kararı, sözleşmeyi tek taraflı bozmak yerine bu kanunî yoldan yürütülmelidir. Karar mahkemenindir ve komiserin görüşü alınmak zorundadır.

b) Leasingli araçlarda iade ertelemesi (İİK m.307)

Tasdik kararında, borçlunun talebi üzerine finansal kiralama konusu malların iadesi karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenebilir. Beş şartın tamamı birlikte aranır:

ŞartİçeriğiNakliyede nasıl karşılanır
aBorçlunun sözleşmenin aynen ifasını İİK m.294 uyarınca üstlenmiş olmasıMühlet döneminde komiserlikle yazılı olarak kayda geçirilmelidir
bKira alacağının konkordato talebinden önce doğmuş olmasıSözleşme ve ödeme planı tarihleriyle gösterilir
cÖdenmemiş kira borcunun üç aylık tutarı aşmamasıBirikmiş borç üç ayı aşıyorsa erteleme talebinden önce indirilmesi gerekir
dDeğer kaybı zararının teminat altına alınmış olmasıKasko/all risk poliçesinin erteleme süresini kapsaması; kiralayanın dain-i mürtehin gösterilmesi
eMalın faaliyet için zorunlu olduğunun ve iadesi hâlinde ekonomik varlığın tehlikeye düşeceğinin yaklaşık olarak ispatıSefer planı ve araç-yük eşleştirme tablosuyla somutlaştırılabilir

🚛 Üçüncü şart en çok takılan noktadır. Konkordatoya gelen nakliye işletmelerinde leasing borcu çoğu zaman üç ayı çoktan aşmış olur. Erteleme talebini düşünüyorsanız, birikmiş kira borcunu üç aylık tutarın altına indirmek mühlet döneminin ilk önceliklerinden biri olmalıdır. Bu ödeme kaynağının ön projede gösterilmesi gerekir.

Filo ve Yetki Belgelerinin Mühlet Rejimindeki Durumu

Nakliye işletmelerinde aktifin büyük bölümü araç filosu ve yetki belgelerinden oluşur; bu kalemler üzerindeki haklar sürecin seyrini belirler.

Uygulanan rejim
KonuKuralDayanak
Takip yasağıMühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler dururİİK m.294
Geçici korumaİhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmazİİK m.294
SürelerBir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemezİİK m.294
İmtiyazlı alacak206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; iflâs yoluyla takip yapılamazİİK m.294
FaizProje aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi dururİİK m.294
Rehinli alacakKesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları ayrı maddede düzenlenmiştirİİK m.295
Komiser izniMühlet içinde komiserin izniyle kurulan işlemlerden doğan alacaklar takip yasağının dışındadır
ŞikâyetMühlete rağmen yapılan takip işlemlerine karşı icra hukuk mahkemesine şikâyet edilir

Dördüncü satır, sürücü personel alacakları bakımından doğrudan uygulanır: kanunun 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklar için mühlete rağmen haciz yoluyla takip yapılabilir; buna karşılık aynı alacak için iflâs yoluyla takip yoluna gidilemez.

Yetki belgeleri devredilebilir bir malvarlığı unsuru değildir. Faaliyetin sürdürülebilmesi belgelerin geçerliliğine bağlı olduğundan, mühlet süresince belge yenileme ve şart koruma yükümlülüklerinin aksatılmaması gerekir. Belgenin geçersiz hâle gelmesi, işletmenin faaliyetini durdurur ve projenin uygulanabilirliğini ortadan kaldırır. Bu nedenle belgeye ilişkin ödeme ve şartlar, komiserle birlikte öncelikli giderler arasında planlanmalıdır.

Araç Filosu Üzerindeki Hakların Tespiti

Filodaki her aracın hukuki durumu ayrı ayrı belirlenmelidir.

Filo envanteri
KalemDeğerlendirme
MülkiyetAracın borçlu adına tescilli olup olmadığı
RehinTrafik sicilindeki rehin şerhleri ve dereceleri
LeasingKiralayanın mülkiyeti ile muaccel kira alacağının ayrılması
HacizMühletten önce konulmuş hacizlerin durumu
SigortaZorunlu ve isteğe bağlı sigortaların devamı
MuayeneFaaliyet için zorunlu periyodik yükümlülükler
Yakıt kredisiCari gider finansmanının niteliği ve teminatı
DeğerlemeAraçların olağan ve olağanüstü değerlerinin ayrı gösterilmesi

Dördüncü satır, mühletin en somut etkisidir: mühletten önce konulmuş hacizler düşmez, durur. Mühlet sona erdiğinde bu hacizler işlerlik kazanacağından, araçların satış ve devir planlaması buna göre yapılmalıdır.

Leasing için finansal kiralama rehberimize bakabilirsiniz.

Yük ve Taşıma Sözleşmelerinden Doğan Alacaklar

Nakliye dosyalarında alacaklı yapısı yalnızca finans kuruluşlarından ibaret değildir; yük sahipleri, acenteler ve sigortacılar da süreçte yer alır.

Alacak türüne göre yol
AlacakDeğerlendirme
Navlun alacağıBorçlunun aktifinde yer alır; tahsil kabiliyeti değerlendirilir
Yük hasarıYük sahibinin tazminat talebi konkordato alacağı olarak bildirilir
SigortaSigorta korumasının hasar taleplerine etkisi
AcenteCari hesap ilişkisinin dökümüyle bildirilmesi
Sürücü personelİmtiyazlı sıradaki alacaklarda haciz yoluyla takip imkânı
Yakıt tedarikçisiAdi alacak olarak süresinde bildirilmesi
Kamu alacağı6183 kapsamındaki takiplerin de mühletle durması
Bildirimİlanda belirtilen sürede alacak kaydının yapılması

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte değerlendirilmelidir: yük hasarından doğan talep sigorta kapsamındaysa, yük sahibinin öncelikli muhatabı sigortacı olur. Bu durumda konkordato dosyasına yapılacak bildirim, sigorta korumasının dışında kalan kısımla sınırlı tutulmalıdır.

Taşıma sözleşmelerinin devamı ayrıca planlanmalıdır. Mühlet süresince yürüyen taşıma işleri, hem gelir kaynağı hem de yeni yükümlülük doğuran ilişkilerdir. Bu işlerin komiserin bilgisi dâhilinde sürdürülmesi; ortaya çıkacak alacakların mühlet sonrası doğan alacak niteliğinde olduğunun kayıtla gösterilmesi gerekir. Aksi hâlde mühlet öncesi ve sonrası alacaklar birbirine karışır.

Sürecin Sektörel Riskleri

Nakliye işletmelerinde konkordatonun başarısı, faaliyetin kesintisiz sürmesine bağlıdır.

Risk başlıkları
RiskEtkisi
Araç hacziMühlet öncesi hacizlerin mühlet sonunda işlerlik kazanması
Yakıt tedarikiPeşin çalışma zorunluluğunun nakit ihtiyacını artırması
SigortaPrimlerin ödenmemesi hâlinde korumanın kesilmesi
Yetki belgesiŞartların kaybedilmesiyle faaliyetin durması
Sürücü kaybıÜcret gecikmesinin personel devrini artırması
Müşteri kaybıSüreç duyulduğunda yük sözleşmelerinin azalması
BakımErtelenen bakımın araç değerini düşürmesi
LeasingTemerrüt hâlinde araçların iadesinin istenmesi

Sekizinci satır, filonun büyük bölümü finansal kiralamayla edinilmiş işletmelerde belirleyicidir: sözleşmenin feshi hâlinde araçların iadesi gündeme gelir ve faaliyet fiilen durur. Bu nedenle leasing ödemeleri, projede öncelikli giderler arasında planlanmalıdır.

Faaliyetin sürmesi, alacaklıların da menfaatinedir. Araç filosu atıl kaldığında hem değer kaybeder hem de gelir üretmez. Bu nedenle mühlet süresince sigorta, bakım ve yakıt gibi zorunlu cari giderlerin karşılanması; komiserle birlikte belirlenecek öncelik sırasına bağlanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Nakliye filom konkordatoda ne olur?
Filo genellikle leasing veya kredili temin edilmiştir. Rehinli alacaklılarla (leasing şirketleri) erken müzakere kritik. Paraya çevirme takibi tehdit.
Nakliye lisanslarım konkordatoda geçerli kalır mı?
Kural olarak evet. Ancak mali güvence koşulları ve teminat mektupları değişebilir; koşullar takip edilmelidir.
Uzun vadeli taşıma sözleşmeleri ne olur?
Sözleşmelerdeki fesih klozları devreye girebilir. Müşterilerle proaktif iletişim ve hizmet garantileri önemli.
Yakıt tedariği konkordato ile nasıl etkilenir?
Tedarikçiler nakit ödeme talep edebilir. Likidite ihtiyacı artar; özel ödeme protokolleri kararlaştırılmalıdır.
Alt taşeron sürücüler için sorumluluğum devam eder mi?
Evet. İş K. m. 2/6 müteselsil sorumluluk. Alt taşeron çalışanlarının haklarına karşı yükümlülük sürer.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Ulaştırma Sektörü Yapısal Riskleri

Ulaştırma ve nakliye sektörü; yakıt maliyetlerine, döviz kuruna ve filo yatırımlarına aynı anda bağımlı bir yapıya sahip olduğundan finansal kırılganlığı yüksek bir sektördür. Motorin fiyatlarındaki dalgalanmalar, işletmelerin kâr marjını doğrudan aşındırmakta; taşıma bedelleri sabit tarife veya sözleşmelerle önceden belirlenmişse yakıt zamlarının telafi edilmesi imkânsız hâle gelmektedir. Filo yenileme ve büyütme süreçleri; ithal veya dövize endeksli çekici, dorse, kamyon ve treyler alımlarını gerektirdiğinden kur riski bilançoya doğrudan yansımaktadır. Uluslararası eşya taşımacılığında navlun bedelinin döviz cinsinden düzenlenmesi kısmî bir doğal koruma sağlasa da yakıt, personel ve amortisman giderleri Türk lirası bazında oluştuğundan kur şoklarının etkisi tümüyle bertaraf edilememektedir. Bu yapısal risklerin bir arada gerçekleşmesi, işletmelerin konkordato başvurusuna yönelmesindeki temel etkenler arasında yer almaktadır.

Filo Finansmanı ve Finansal Kiralama Sözleşmeleri

Nakliyecilerin çekici, römork ve konteyner alımlarının önemli bir bölümü, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde yapılan finansal kiralama sözleşmeleri aracılığıyla finanse edilmektedir. Bu sözleşme tipinin ayırt edici yönü, kiralanan malın mülkiyetinin sözleşme süresince kiralayanda kalması; kiracının ancak süre sonunda opsiyon bedelini ödemesi hâlinde araç üzerinde mülkiyet kazanabilmesidir. Konkordato mühleti içinde finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin kira alacaklarının niteliği; taşınırın hukukî malikinin borçlu şirket olmaması nedeniyle olağan konkordato alacaklarından farklılaşır. Kiralayan şirket, sözleşmenin kanunî koşullar çerçevesinde feshi hâlinde aracın iadesini talep edebilir. Bu durum, faaliyetin sürdürülebilirliği bakımından kritiktir; zira filonun kayda değer bölümünün leasing yoluyla temin edilmesi, kira ödemelerinin aksaması hâlinde toplu iade riskini beraberinde getirir. Bu risk yapısı, teminat mektupları ve banka garantileri ile desteklenen finansman kurgularında ayrı bir hukukî değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Karayolu Taşımacılık Mevzuatı ve Zorunlu Sigortalar

Karayolu ile yapılan ticari yolcu ve eşya taşımacılığı, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği ile düzenlenmektedir. Kanun kapsamındaki taşımacılık faaliyeti için ilgili idareden yetki belgesi (K, C, L, R, N gibi türlerde) alınması zorunludur; belgelerin yenilenmemesi veya iptali hâlinde işletmenin ticarî taşıma faaliyeti fiilen durur. Karayolu altyapı hizmetleri, otoyol geçiş ücretleri ve işletme koşulları bakımından ise 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun uygulama alanı bulmaktadır. Taşıyıcının, taşımayı üstlendiği eşyaya ve üçüncü kişilere karşı sorumluluğu için “Karayolu Taşımacılık Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası” ve yolcu taşımacılığında “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası” düzenlenmektedir. Konkordato mühleti içinde sigorta primlerinin ödenememesi hâlinde poliçelerin askıya alınma ihtimali; hem sözleşmesel yükümlülükleri hem de idarî yaptırım riskini birlikte artırır.

Konteyner ve Limanlarda Alıkoyma: Taşıyıcının Hapis Hakkı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 891. maddesinde düzenlenen taşıyıcının hapis hakkı; taşıma sözleşmesinden doğan tüm muaccel alacaklar için taşıyıcıya, zilyetliğinde bulunan eşya üzerinde önemli bir kanunî güvence tanımaktadır. Taşıyıcı, eşya üzerindeki zilyetliği bizzat veya taşıma senetleri aracılığıyla tasarruf yetkisi bulunduğu sürece hapis hakkını kullanabilir. Uygulamada bu hak; konteyner içindeki emtianın limanda, antrepoda veya depoda alıkonulması biçiminde tezahür etmekte, alacaklıyı sıradan bir adi alacaklı statüsünden ayırarak eşya üzerinde imtiyazlı bir konuma taşımaktadır. Konkordato mühleti içinde bu hakkın kullanımı, İcra ve İflâs Kanunu’nun rehinli alacaklılara ilişkin özel hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir; zira hapis hakkı, niteliği itibarıyla kanunî bir rehin işlevi görmektedir. Gümrük antrepolarında alıkonulan yükler bakımından ayrıca gümrük mevzuatının özel hükümleri de dikkate alınmalıdır.

Nakliye Sözleşmelerinde Muacceliyet ve Taşıma Ücreti

TTK’nın 850 ve devamı maddelerinde düzenlenen eşya taşıma sözleşmesinde taşıyıcı; eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi üstlenir; buna karşılık gönderen, taşıma ücretini ödemekle yükümlü hâle gelir. Taşıma ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça, kural olarak eşyanın gönderilene tesliminde muaccel olur. Konkordato başvurusundan önce icra edilmiş ancak henüz bedeli tahsil edilmemiş taşımalara ilişkin alacaklar, mühletin ilanı ile birlikte konkordato alacaklısı sıfatı kazanır ve tasdik edilecek projenin şartlarına tâbi olur. Buna karşılık, mühlet kararından sonra ifa edilen taşımalar için doğan alacaklar; komiser gözetiminde sürdürülen faaliyetin cari masrafı niteliğinde değerlendirilir ve konkordato dışında olağan biçimde tahsili gündeme gelir. Bu ayrım, alacaklı konumu bakımından belirleyicidir. Benzer bir zamansal ayrım, tekstil sektöründeki tedarik ve fason sözleşmelerinde de karşımıza çıkmaktadır.

🗺️ Konkordato Konu Haritası

Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

📋 Güncel Liste ve Sorgulama

⏳ Mühlet Rejimi

👤 Konkordato Komiseri

💼 Alacaklının Konumu

⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç

🏭 Sektörel ve Özel Durumlar

🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi İçtihadı Ekseninde Değerlendirme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; ticari uyuşmazlıklarda uzmanlaşmış daire olarak taşıma sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar ile konkordatoya ilişkin bir kısım ihtilafta temyiz mercii konumundadır. Dairenin yerleşik uygulamasında taşıma senedinin ispat gücü, taşıyıcının sorumluluğunun sınırları, hapis hakkının kullanım koşulları ve konkordato mühletinin taşıma sözleşmelerine etkisi; TTK ile İİK hükümlerinin birlikte yorumlanması suretiyle değerlendirilmektedir. Özellikle konkordato mühleti süresince taşıma sözleşmelerinin ifasının sürdürülmesi, komiserin onay yetkisi ve sürekli edimli sözleşmelerin devam ettirilmesine ilişkin kurallar tartışma konusudur. Güncel içtihatların; somut uyuşmazlıktaki taşıma türüne (kara, deniz, hava, çok modlu) ve sözleşmenin özel niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi, hukukî öngörülebilirlik bakımından tavsiye edilir. İçtihat çalışmalarında kararların tarih, esas ve karar numarası ile birlikte tam metnine ulaşılması esastır.

✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: 6361 s.K. + 6001 s.K. + TTK m.850-881 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk