Boşanma sürecinde en çok merak edilen sorulardan biri şudur: “Eşim beni aldattı; eşimin birlikte olduğu kişiye de tazminat davası açabilir miyim?” Bu konu yıllarca tartışılmış, Yargıtay daireleri farklı kararlar vermiştir. Tartışma, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 6 Temmuz 2018 tarihli kararıyla (E. 2017/5, K. 2018/7) açıklığa kavuşmuştur. Bu rehberde aldatılan eşin üçüncü kişiye karşı dava hakkını sade bir dille açıklıyoruz.
Kural: Sırf Aldatma Sebebiyle Üçüncü Kişiden Tazminat İstenemez
Yargıtay’ın bağlayıcı içtihadına göre, evlilik birliği sürerken eşlerden biriyle – onun evli olduğunu bilerek – birlikte olan üçüncü kişiye karşı, aldatılan eş haksız fiil hükümlerine dayanarak manevi tazminat davası açamaz. Yani sadece “eşimle birlikte oldu” gerekçesiyle üçüncü kişiden tazminat istenemez. Bu, İçtihadı Birleştirme Kararı’yla belirlenen ve tüm mahkemeleri bağlayan temel kuraldır.
Neden Bu Sonuca Varıldı?
Kararın gerekçesi, hukukun temel ilkelerine dayanır. Sadakat yükümlülüğü, evlilik birliğinden doğar ve yalnızca eşleri bağlar (nispî bir yükümlülüktür). Üçüncü kişi bu evlilik ilişkisinin tarafı olmadığından, eşler arasındaki sadakat borcunu ihlal eden konumunda değildir. Ayrıca hukuki sorumluluk için gereken uygun illiyet (nedensellik) bağı bakımından da, ortaya çıkan zarar ile üçüncü kişinin davranışı arasında doğrudan bir bağ kurulamaz; zarara yol açan asıl irade, sadakat yükümlülüğü altındaki eşin iradesidir. Bu nedenle sorumluluk, kural olarak aldatan eşe ait kabul edilmiştir.
İstisna: Üçüncü Kişinin Bağımsız Haksız Fiili
Bu kuralın önemli bir istisnası vardır. Üçüncü kişi, yalnızca evli biriyle birlikte olmanın ötesine geçerek, aldatılan eşe yönelik bağımsız ve ayrı bir haksız fiil işlemişse, bu fiil nedeniyle sorumlu tutulabilir. Örneğin aldatılan eşin özel hayatına ilişkin görüntü veya bilgilerin ifşa edilmesi, ona doğrudan hakaret veya tehditte bulunulması, kişilik haklarına yönelik ayrı ve doğrudan bir saldırı gerçekleştirilmesi gibi hâllerde, bu bağımsız haksız fiile dayanarak üçüncü kişiye karşı tazminat davası açılabilir. Burada dayanak, aldatma değil, üçüncü kişinin kendi başına hukuka aykırı olan ayrı eylemidir.
Aldatma ve boşanmada tazminat haklarınızı mı merak ediyorsunuz?
Somut durumunuzu değerlendirip doğru yolu birlikte belirleyelim.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppAsıl Muhatap: Aldatan Eşe Karşı Haklar
Aldatma nedeniyle tazminat talebinin asıl muhatabı, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eştir. Aldatılan eş, açacağı boşanma davasında, kusurlu eşten Türk Medeni Kanunu m.174/2 uyarınca manevi tazminat isteyebilir; kişilik hakkı zarara uğrayan eş lehine bu talep değerlendirilir. Ayrıca m.174/1 uyarınca, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz/az kusurlu eş maddi tazminat da talep edebilir. Aldatma, duruma göre zina (TMK m.161) özel boşanma sebebini ya da evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166) genel sebebini oluşturabilir.
İçtihadı Birleştirme Kararının Bağlayıcılığı
İçtihadı Birleştirme Kararları, benzer hukuki konularda tüm mahkemeler ve Yargıtay daireleri için bağlayıcıdır. Bu nedenle 6 Temmuz 2018 tarihli karardan sonra, sırf aldatma sebebiyle üçüncü kişiye açılan manevi tazminat davaları reddedilmektedir. Karardan önce farklı yönde verilmiş kararların bulunması, bugünkü hukuki durumu değiştirmez; güncel ve bağlayıcı kural bu içtihatla belirlenmiştir. Dava açmadan önce bu çerçevenin bilinmesi, gereksiz yargılama gideri ve zaman kaybının önüne geçer.
Delil ve Uygulamada Dikkat
Aldatmanın boşanma davasında ileri sürülmesi hâlinde, iddianın hukuka uygun delillerle ispatı gerekir. Bu noktada önemli bir uyarı vardır: eşin telefonuna, e-postasına veya özel hesaplarına hukuka aykırı biçimde erişilerek elde edilen kayıtlar, hem delil olarak sorun oluşturabilir hem de ayrıca suç teşkil edebilir. Bu nedenle delil toplama sürecinin hukuka uygun yürütülmesi büyük önem taşır. Aldatma, boşanma ve tazminat süreçlerinin, hak kaybı yaşanmaması için bir avukat eşliğinde değerlendirilmesi yerinde olur.
Boşanmada Manevi Tazminatın Şartları
Aldatan eşe karşı istenecek manevi tazminatın kabul edilmesi için bazı koşulların birlikte bulunması gerekir. Öncelikle tazminat istenen eşin, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olması aranır; tazminat isteyenin ise ya kusursuz olması ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olması beklenir. Ayrıca aldatma nedeniyle, tazminat isteyen eşin kişilik haklarının zarar görmüş olması gerekir. Manevi tazminatın miktarı; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve olayın özellikleri dikkate alınarak hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Bu talep, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava olarak da açılabilir.
Süreçte Doğru Yaklaşım
Aldatma iddiasıyla açılan boşanma davalarında, duygusal yoğunluğun yüksek olması nedeniyle taraflar bazen hukuken sonuç doğurmayacak taleplere yönelebilir; sırf aldatma sebebiyle üçüncü kişiye açılan tazminat davaları bunun tipik bir örneğidir. Oysa enerji ve kaynakların, hukuken sonuç doğurabilecek doğru muhataba (aldatan eşe) ve doğru taleplere (boşanma ile maddi ve manevi tazminat, varsa nafaka ve velayet) yöneltilmesi çok daha etkilidir. Delillerin hukuka uygun toplanması, kusurun doğru biçimde ortaya konması ve taleplerin usulüne uygun ileri sürülmesi, davanın sonucunu belirleyen unsurlardır. Bu nedenle sürecin baştan bir avukatla planlanması, hem hak kaybını önler hem de gereksiz dava masrafından kaçınmayı sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimi aldatan kişiye tazminat davası açabilir miyim?
Kural olarak hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre (06.07.2018) sırf aldatma sebebiyle, eşinizin birlikte olduğu üçüncü kişiye haksız fiil hükümlerine dayanarak manevi tazminat davası açamazsınız.
Neden üçüncü kişiden tazminat istenemiyor?
Çünkü sadakat yükümlülüğü evlilik birliğinden doğar ve yalnızca eşleri bağlar; üçüncü kişi bu ilişkinin tarafı değildir. Ayrıca zarar ile üçüncü kişinin davranışı arasında uygun illiyet bağı kurulamaz; asıl sorumlu, sadakat borcunu ihlal eden eştir.
Üçüncü kişiye hiçbir şekilde dava açılamaz mı?
Açılabilir. Üçüncü kişi, aldatmanın ötesinde bağımsız ve ayrı bir haksız fiil işlemişse (örneğin özel hayatın ifşası, hakaret, kişilik haklarına doğrudan saldırı) bu ayrı fiil nedeniyle tazminatla sorumlu tutulabilir.
Aldatan eşe karşı ne yapabilirim?
Boşanma davasında kusurlu eşten TMK m.174/2 uyarınca manevi tazminat isteyebilirsiniz. Menfaatleriniz zedelenmişse m.174/1 uyarınca maddi tazminat da talep edebilirsiniz. Aldatma, zina (TMK m.161) veya birliğin sarsılması (TMK m.166) sebebi olabilir.
Eşimin telefonundan aldığım mesajları delil olarak kullanabilir miyim?
Dikkatli olunmalıdır. Eşin özel hesaplarına hukuka aykırı erişilerek elde edilen kayıtlar delil olarak sorun oluşturabileceği gibi ayrıca suç da teşkil edebilir. Delillerin hukuka uygun yollarla toplanması gerekir.
Boşanma ve tazminat sürecinizde yanınızdayız
Hukukçular Evi Ankara — durumunuzu birlikte değerlendirelim.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp📚 İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
Mevzuat Çerçevesi: Hangi Hüküm, Hangi Talep?
Tazminat talebinin dayanağı, olayın niteliğine göre değişir. Yanlış hukuki sebep seçimi zamanaşımı, ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler bakımından farklı sonuçlar doğurur.
| Hüküm | Neyi düzenler | Zamanaşımı |
|---|---|---|
| TBK m. 49 | Haksız fiil — genel sorumluluk | 2 yıl / 10 yıl; suç oluşturuyorsa uzamış süre |
| TBK m. 49/2 | Ahlaka aykırı fiil | Zarar verme kastı aranır |
| TBK m. 51, 52 | Tazminatın belirlenmesi ve indirim | — |
| TBK m. 53, 54 | Ölüm ve bedensel zarar kalemleri | — |
| TBK m. 55 | Belirlenme esasları | 7589 s.K. ile faiz ve mahsup eklendi |
| TBK m. 56, 58 | Manevi tazminat; kişilik hakkı ihlali | — |
| TBK m. 66 | Adam çalıştıranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk |
| TBK m. 67 | Hayvan bulunduranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk; kurtuluş kanıtı |
| TBK m. 112 vd. | Sözleşmeye aykırılık | Kural olarak 10 yıl |
| TBK m. 125 | Borçlu temerrüdünde seçimlik haklar | Müspet / menfi zarar ayrımı |
| TMK m. 24, 25 | Kişilik haklarının korunması | — |
Hukuki sebep seçimi neden belirleyici?
Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; buna karşılık ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Sözleşme ilişkilerinde ayrıca müspet ve menfi zarar ayrımı yapılır ve seçimlik hakkın kullanımı hangi zararın isteneceğini belirler.
Ayrıntı: Müspet ve menfi zarar ayrımı (TBK m. 125) · Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
Kusur Sorumluluğu ile Kusursuz Sorumluluk
| Sorumluluk türü | Kusur aranır mı? | Tartışma neyin üzerinden yürür |
|---|---|---|
| Haksız fiil (TBK m. 49) | Evet | Kusur, zarar, illiyet bağı |
| Adam çalıştıran (TBK m. 66) | Hayır | Kurtuluş kanıtı |
| Hayvan bulunduran (TBK m. 67) | Hayır | Gerekli özenin gösterildiği ispatı |
| Yapı maliki | Hayır | Yapıdaki bozukluk ve bakım eksikliği |
| Araç işleteni (KTK m. 85) | Hayır | Tehlike sorumluluğu; kurtuluş kanıtı |
Kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin ispat yükü belirgin biçimde hafifler; tartışma kusur üzerinden değil illiyet bağı ve kurtuluş kanıtı üzerinden yürür.
Görev, Yetki ve Süreler
| Davalı | Görevli mahkeme |
|---|---|
| Gerçek kişi veya adi ortaklık | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Sigorta şirketi | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| İşveren (iş kazası) | İş Mahkemesi |
| Sağlık kuruluşu — özel | Asliye Hukuk veya Ticaret; kuruluşun niteliğine göre |
| Kamu hastanesi ve idare | İdare Mahkemesi — tam yargı davası |
| Eşler arası (boşanma kaynaklı) | Aile Mahkemesi |
Talebin birden fazla muhataba yöneltileceği hâllerde tek dilekçede birleştirme görevsizlik kararına yol açabilir. Muhataplar farklı mahkemelerin görev alanına giriyorsa davalar ayrı açılmalıdır.
📘 Bağlayıcı içtihat bakımından: İçtihadı Birleştirme kararları bağlayıcı niteliktedir ve 2018 öncesi aksi yöndeki içtihat terk edilmiştir. Anayasa Mahkemesi Ömer Sivrikaya kararında (B. No: 2020/3519, 25.10.2023) bu görüşü anayasal düzeyde teyit etmiştir. Bu nedenle internette hâlâ bulunan 2018 öncesi tarihli ‘üçüncü kişiye dava açılabilir’ yönündeki içerikler güncel değildir.
Hesap Yöntemi ve Faiz: 2026 Çerçevesi
Bedensel zarar ve ölüm tazminatlarında hesap, birbirini çarpan değişkenlerle yapılır. Gelecekteki zararın bugünkü değere indirgenmesinde uygulanan yöntem, uzun süreli dosyalarda sonucu belirgin biçimde etkiler.
| Aşama | Uygulanan yöntem |
|---|---|
| Bilinen (işlemiş) dönem | Gerçek veriler; iskonto uygulanmaz |
| Bilinmeyen (işleyecek) dönem | Yerleşik uygulamada progresif rant yöntemi |
| Aktif dönem | İspatlanan gerçek gelir |
| Pasif dönem | Net asgari ücret |
| Bakiye ömür | Güncel TRH-2010 yaşam tablosu |
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile genel şartlara atıf yapan hükümler iptal edildiğinden, hesap genel şartlar ekindeki cetvellere göre değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılır.
7589 sayılı Kanun ile gelen faiz düzenlemesi
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle iki değişiklik olmuştur. Oran bakımından yasal faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiş ve hesap dönemsel hâle gelmiştir. Başlangıç bakımından ise bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetimi
Tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanınmıştır; ancak bu yetki denetimden muaf değildir.
- Gerekçe zorunluluğu. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir.
- Bilirkişi raporundan ayrılma. Hâkim raporla bağlı değildir; ancak denetime elverişli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir.
- İndirim oranı. Müterafik kusur ve hakkaniyet indirimlerinde oranın gerekçelendirilmesi aranır; aşırı indirim bozma sebebidir.
- Talep sınırı. Talep edilmeyen kaleme ve faize hükmedilemez.
Pratik sonuç: rapora itiraz ederken “tutar düşük” demek zayıf kalır. Güçlü itiraz, raporun hangi olgudan hangi sonuca vardığını göstermediğini, yani denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.
Talep Kurgusunda Altı Kontrol
- Hukuki sebebi belirleyin. Haksız fiil mi, sözleşmeye aykırılık mı? Zamanaşımı ve ispat yükü buna bağlıdır.
- Sorumluluk türünü tespit edin. Kusursuz sorumluluk hâli varsa kusur ispatına gerek kalmaz.
- Muhatapları ve görevli mahkemeyi ayrıştırın. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez.
- Kalemleri tek tek sayın. Sayılmayan kalem hesaba girmez.
- Faizi dönem ayrımıyla ve dönemsel oranla talep edin. Talep edilmeyen faize hükmedilmez.
- Talep artırım hakkını saklı tutun. 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yoluna gidilemediğinden kısmi dava kurgusu kullanılır; HMK m. 109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur.
Talebinizin hukuki dayanağını birlikte belirleyelim. İlk görüşme ücretsizdir.
Kararın Gerekçesi: Neden Üçüncü Kişiye Dava Açılamıyor?
İçtihadı Birleştirme kararının dayandığı üç gerekçe vardır ve bunların bilinmesi, hangi hâllerde dava açılabileceğini de gösterir.
| Gerekçe | Anlamı |
|---|---|
| Sadakat yükümlülüğü sözleşmeseldir | Türk Medeni Kanunu m. 185/3’te düzenlenen yükümlülük evlilik sözleşmesinden doğar ve yalnızca taraflarını bağlar |
| Üçüncü kişi sözleşmenin tarafı değildir | Evlilik birliğinin tarafı olmayan kişinin bu yükümlülüğe uyma zorunluluğu bulunmaz |
| Mutlak bir kişilik hakkı yoktur | “Eşi tarafından aldatılmamayı isteme hakkı” biçiminde herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak bir hak kanunlarda yer almaz |
Üçüncü gerekçe belirleyicidir: haksız fiil sorumluluğunun doğması için ihlal edilen bir hukuk kuralı veya mutlak hak aranır. Böyle bir hak bulunmadığından, üçüncü kişinin eyleminde hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmez.
TBK m. 49/2: Ahlaka Aykırılık Yeterli mi?
Akla gelen ilk itiraz şudur: fiil ahlaka aykırı değil midir? Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrası bu ihtimali düzenler; ancak ağır bir şart getirir.
Buna göre fiil emredici bir hukuk kuralına değil de yalnızca ahlaka aykırıysa, sorumluluğa gidilebilmesi için failin zarar verme kastıyla hareket etmiş olması gerekir. Yani üçüncü kişinin, aldatılan eşe bilerek ve isteyerek zarar vermeyi amaçlamış olması aranır.
Birlikte olunan kişinin evli olduğunu bilmek, bu kast için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle uygulamada bu yoldan sorumluluk kurulması oldukça sınırlıdır.
Hangi Hâllerde Dava Açılabilir?
Karar mutlak bir yasak getirmez. Üçüncü kişinin aldatma dışında bağımsız bir kişilik hakkı ihlali bulunduğu hâllerde sorumluluk doğabilir.
| Eylem | Dava açılabilir mi? |
|---|---|
| Salt evli bir kişiyle birlikte olmak | Hayır |
| Konut dokunulmazlığını ihlal etmek | Evet — bağımsız ihlal |
| Özel yaşama müdahale, sır alanına girmek | Evet |
| Ele geçirdiği özel bilgileri ifşa etmek | Evet |
| Söz ve davranışlarla onur ve saygınlığı zedelemek | Evet |
| Hakaret veya tehdit | Evet — ayrıca ceza sorumluluğu |
Bu hâllerde dayanak aldatma değil, üçüncü kişinin kendi eylemidir. Dava dilekçesinde hukuki sebep buna göre kurulmalı; aldatma olgusu yalnızca olayın anlatımında yer almalıdır. Aldatmayı dayanak gösteren bir dilekçe, bağlayıcı içtihat karşısında reddedilir.
Eşe Karşı Talep Ayrı Yürür
Üçüncü kişiye dava açılamaması, aldatılan eşin haklarını ortadan kaldırmaz. Aldatma, eşler arasında sadakat yükümlülüğünün ihlalidir ve kusurlu eşe karşı talep hakkı doğurur.
| Talep | Muhatap | Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanma | Eş | Zina veya evlilik birliğinin sarsılması |
| Maddi tazminat | Eş | TMK m. 174/1 |
| Manevi tazminat | Eş | TMK m. 174/2 |
| Nafaka | Eş | Koşulları ayrıca değerlendirilir |
| Bağımsız kişilik hakkı ihlali | Üçüncü kişi | TMK m. 24-25, TBK m. 58 |
Boşanma tazminatında belirleyici olan kusur karşılaştırmasıdır: tazminat isteyen tarafın daha az kusurlu olması aranır. Eşit kusur hâlinde kural olarak tazminata hükmedilmez.
Zina ve Af
Zina sebebine dayanan boşanma davasında dikkat edilmesi gereken bir başka nokta aftır. Aldatıldığını öğrenen eşin, hiçbir şey olmamış gibi evlilik hayatını sürdürmesi örtülü af olarak değerlendirilebilir ve zinaya dayanan dava hakkını etkiler.
Ayrıca zina sebebine dayanan boşanma davası için kısa hak düşürücü süreler işler. Bu nedenle karar verilirken gecikilmemeli, af sayılabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır.
Uygulamada Sık Sorulan Beş Soru
Karar geriye yürür mü? İçtihadı Birleştirme kararları, yayımından sonra görülen davalarda uygulanır. 2018 öncesinde açılmış ve kesinleşmiş dosyalar kendi hükmüne tabidir; ancak derdest dosyalarda karar dikkate alınır.
Ceza davası açılabilir mi? Zina, Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Buna karşılık üçüncü kişinin hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi bağımsız eylemleri ayrı suçları oluşturabilir.
Kadın veya erkek olması fark eder mi? Etmez. Karar cinsiyetten bağımsız olarak üçüncü kişiye karşı manevi tazminat isteminin dayanaksız olduğunu ortaya koymuştur.
Delil toplarken sınır nedir? Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz. Özellikle dijital kayıtlarda bu sınır önem taşır; hukuka aykırı elde edilen kayıt hem delil değeri taşımaz hem ayrı bir suç oluşturabilir.
Üçüncü kişiye dava açarsam ne olur? Salt aldatma dayanağıyla açılan dava, bağlayıcı içtihat karşısında reddedilir ve aleyhe yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilir. Bu nedenle dilekçe kurgusunda hukuki sebep dikkatle seçilmelidir.
Doğru Strateji: Talepleri Ayrıştırmak
- Eşe karşı talepleri boşanma davasında toplayın. Maddi ve manevi tazminat ile nafaka aynı yargılamada istenebilir; kusur tespiti tek seferde yapılır.
- Kusur delillerini eksiksiz sunun. Tazminat, kusur karşılaştırmasına dayanır; iddia tek başına yetmez.
- Üçüncü kişiye yönelecekseniz bağımsız ihlali gösterin. Dayanak aldatma değil, o kişinin kendi eylemi olmalıdır.
- Delillerin hukuka uygun elde edildiğinden emin olun. Aksi hâlde delil değeri taşımaz.
- Af sayılabilecek davranışlardan kaçının. Zinaya dayanan dava hakkı etkilenebilir.
- Süreleri takip edin. Zina sebebine dayanan boşanma davasında kısa hak düşürücü süreler işler.
İlgili Rehberler
- Trafik kazası tazminat süreci: kazadan ödemeye adım adım
- Maddi tazminat kalemleri (TBK m. 53-54)
- Faiz başlangıcı ve oransal mahsup: TBK m. 55
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
- Tazminat davalarında zamanaşımı: hangi talep, hangi süre?
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK m. 107
- Manevi tazminat: kim, ne kadar isteyebilir?


