Mehir, erkeğin evlenme sebebiyle kadına verdiği/taahhüt ettiği para veya maldır; TMK’da düzenlenmese de Yargıtay geçerli kabul eder (2.12.1959 İBK) ve mehir senedini TBK m. 288’deki “bağışlama vaadi” olarak niteler. Mehr-i müeccel en geç boşanma veya ölümle muaccel olur; alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu rehberde mehir senedi alacağını açıklıyoruz.
Mehir alacağınızı mı talep etmek istiyorsunuz?
Mehir senedinizi ve alacak sürecinizi birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppMehir nedir?
Mehir, erkeğin evlenme sebebiyle kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, mal ya da ekonomik değeri olan bir armağandır. İslam hukuku kaynaklı bir kurum olup, geleneksel olarak dini nikah sırasında damat, geline karşı bir mehir vaadinde bulunur. Mehir, başlık parasından farklıdır: başlık parası evlenmenin şartı olarak kızın ailesine verilirken, mehir evliliğin bir sonucu olarak doğrudan kadına verilir. Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olsa da uygulamada sıkça karşılaşılan bir konudur.
Mehir senedinin hukuki niteliği
Türk Medeni Kanunu mehri açıkça düzenlememiş olsa da, eşlerin birbirlerine mal veya para vermeyi vaat etmeleri yasaklanmadığından (TMK m. 193), Yargıtay mehri geçerli kabul eder. Konuya ilişkin bağlayıcı temel kaynak, 2.12.1959 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre mehir senedi, Türk Borçlar Kanunu m. 288’de düzenlenen “bağışlama vaadi” niteliğinde kabul edilir. Dolayısıyla mehir senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu’nun bağışlamaya ilişkin hükümleri uygulanır.
Kanuni Dayanak: TMK m.193 ve Türk Borçlar Kanunu’nun Bağışlama Hükümleri
Mehir, Türk Medeni Kanunu’nda ayrı bir kurum olarak düzenlenmemiştir; hukuki niteliği genel hükümlerle belirlenir. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeriyle ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir (TMK m.193). Bağışlama, bağışlayanın sağlararası malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırmada bulunmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m.285). Mehr-i müeccel, ileride ifa edilmek üzere verilmiş bir söz olduğundan bağışlama vaadi olarak nitelendirilir ve bağışlama vaadinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m.288/1).
Yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmelerde borç altına giren kişilerin imzasının bulunması gerekir (TBK m.15/1); mehir senedinde bu kişi mehri vaat eden kocadır. Kadının imzası geçerlilik bakımından aranmaz. Mehir yoluyla edinilen mal veya para, karşılıksız kazanma yoluyla elde edildiğinden kadının kişisel malı niteliğindedir (TMK m.220) ve edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde paylaşıma girmez.
Mehir alacağına uygulanan kanun hükümleri
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Eşler arası hukuki işlem | Eşler birbirleriyle her türlü hukuki işlemi yapabilir | TMK m.193 |
| Hukuki nitelik | Karşılıksız kazandırma; müeccel mehir bağışlama vaadidir | TBK m.285, m.288 |
| Şekil (para ve taşınır) | Yazılı şekil; vaat edenin imzası | TBK m.288/1, m.15/1 |
| Şekil (taşınmaz) | Resmî şekil | TBK m.288/2 |
| Şekle aykırılık | Sözleşme hüküm doğurmaz | TBK m.12/2 |
| İfa edilmiş vaat | Elden bağışlama sayılır | TBK m.288/3 |
| Vaatten kaçınma | Kanunda sayılan sebeplerle vaat yerine getirilmekten kaçınılabilir | TBK m.295-296 |
| Mal rejimindeki yeri | Kadının kişisel malıdır; paylaşıma girmez | TMK m.220 |
| Zamanaşımı | On yıl; evlilik süresince işlemez | TBK m.146, m.149, m.153/3 |
Bağışlamanın geri alınması ve vaatten kaçınma sebeplerinin genel işleyişi için Bağışın Geri Alınması (TBK 295-297) rehberimize bakabilirsiniz.
Mehir türleri: muaccel ve müeccel
Mehir, ödeneceği zamana göre ikiye ayrılır. Mehr-i muaccel, evlenme anında veya nişanlanınca peşin olarak verilen mehirdir; düğünde takılan takıların kime ait olduğu ise mehirden bağımsız olarak ziynet eşyasına ilişkin kurallara göre belirlenir. Mehr-i müeccel ise ödenmesi belirli bir vadeye veya şarta (çoğunlukla boşanma ya da ölüm) bağlanan, sonraya bırakılmış mehirdir. Uygulamada asıl dava konusu olan, mehr-i müeccel türüdür; çünkü mehr-i muaccel çoğunlukla evlenme sırasında zaten ifa edilmiş olur. Mehr-i müeccel için bir tarih kararlaştırılmışsa o tarihte, kararlaştırılmamışsa en geç boşanma veya ölümle muaccel olur.
Geçerlilik şartı ve ispat
Mehir senedi bağışlama vaadi niteliğinde olduğundan, konusu taşınır veya para olan mehr-i müeccel anlaşmalarının en azından adi yazılı şekilde yapılması gerekir (TBK m. 288); bu senette bağışlama sözü veren kocanın imzasının bulunması yeterlidir. Mehir taşınmaz (ev, arsa) olarak kararlaştırılmışsa bağışlama vaadinin resmî şekilde yapılması gerekir (TBK m.288/2). Buradaki yazılı şekil bir ispat kuralı değil, geçerlilik şartıdır: Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK m.12/2). Bu nedenle hiç yazıya dökülmemiş bir mehir vaadi, tanık beyanı veya düğün kaydıyla geçerli hâle getirilemez. Yazılı senet düzenlenmiş ancak kaybolmuşsa durum farklıdır; bu hâlde senedin varlığı ve içeriği diğer delillerle ispat edilmeye çalışılabilir. Vaat yerine getirilmiş, yani mehir teslim edilmişse sözleşme elden bağışlama olarak kabul edilir (TBK m.288/3).
Zamanaşımı, görevli mahkeme ve mal paylaşımı
Mehir alacağı bir alacak hakkı olduğundan 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (TBK m.153/3); bu nedenle süre, mehrin vadesi evlilik içinde gelmiş olsa bile kural olarak boşanmanın kesinleştiği veya eşin öldüğü tarihten itibaren işler. Görevli mahkeme konusunda Yargıtay kararları arasında farklılık vardır: mehr-i müecceli genel hükümlere dayalı alacak sayıp asliye hukuk mahkemesini görevli gören kararlar olduğu gibi, aile mahkemesini görevli gören kararlar da bulunur; bu nedenle görev konusu dava öncesi dikkatle değerlendirilmelidir. Mehir senediyle bağışlanan mal, kadının kişisel malı olduğundan mal paylaşımına girmez; boşanmadaki kusur ise müeccel mehir alacağını kural olarak ortadan kaldırmaz; ancak bağışlama vaadinin yerine getirilmesinden kaçınmayı sağlayan TBK m.296’daki sebepler ayrıca değerlendirilir. Somut olayınız için bir aile hukuku avukatından destek almanız yerinde olur.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📘 İlgili Rehberler
İlgili Rehberler
Mehir Türleri ve Muacceliyet Anı
Mehir alacağının ne zaman istenebileceği, türüne bağlıdır. Bu ayrım hem zamanaşımının başlangıcını hem de talebin kabul edilebilirliğini belirler.
Mehir türleri ve muacceliyet anı
| Tür | Ne zaman istenebilir? | Tipik konusu | Kanuni dayanak |
|---|---|---|---|
| Muaccel mehir | Peşin — nikâh anında veya kararlaştırılan tarihte | Takı, para, taşınır mal | TBK m.288; zamanaşımı evlilik süresince işlemez (TBK m.153/3) |
| Müeccel mehir | Vadeli — evliliğin sona ermesi veya kararlaştırılan başka bir şartın gerçekleşmesiyle | Taşınmaz, belirli tutarda para, altın | TBK m.288; muacceliyet kararlaştırılan şartla doğar (TBK m.149) |
Müeccel mehirde zamanaşımı, boşanmayla başlar. Alacak vadeye bağlandığından, zamanaşımı süresi mehrin muaccel hâle geldiği andan itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle evlilik yıllarca sürmüş olsa dahi, boşanmanın kesinleşmesinden sonra açılacak dava zamanaşımı itirazıyla karşılaşmaz. Muaccel mehirde de sonuç büyük ölçüde aynıdır: vade evlilik içinde gelmiş olsa bile, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz (TBK m.153/3). Süre ancak evliliğin boşanma veya ölümle sona ermesinden sonra işlemeye başlar.
Senette vade açıkça yazılmamışsa, mehrin hangi türe girdiği yorum yoluyla belirlenir. Bu nedenle senet düzenlenirken “boşanma veya ölüm hâlinde ödenecektir” gibi bir ibarenin bulunması, sonraki tartışmayı baştan çözer.
Geçerlilik ve İspat: Senette Aranan Unsurlar
Mehir taahhüdü, bağışlama veya borç ikrarı niteliğinde bir işlem olarak değerlendirilir. Geçerliliği ve ispatı bakımından şu unsurlar aranır:
- Borçlunun imzası. Taahhüdü veren kişinin imzası bulunmalıdır. İmza inkâr edilirse imza incelemesi yapılır.
- Konunun belirliliği. Neyin, ne miktarda taahhüt edildiği açık olmalıdır — “bir miktar altın” gibi belirsiz ifadeler infazı imkânsız kılar.
- Tarih. Taahhüdün ne zaman verildiği; muacceliyet hesabının dayanağıdır.
- Tanıklar. Senette tanık imzalarının bulunması, düzenlenme koşullarının ispatını kolaylaştırır.
- Şekil şartı. Para ve taşınır mehirde yazılı şekil ve vaat edenin imzası yeterlidir (TBK m.15/1, m.288/1). Taahhüdün konusu taşınmaz ise vaat resmî şekilde yapılmalıdır (TBK m.288/2); resmî şekle uyulmamış taşınmaz vaadi hüküm doğurmaz (TBK m.12/2). Resmî şekilde yapılmış vaat ise mülkiyeti kendiliğinden geçirmez, devrin yapılmasını isteme hakkı verir.
Senedin aslı korunmalıdır. Mehir senetleri çoğu zaman düğün sırasında düzenlenir ve yıllarca saklanmaz. Fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamayacağından, aslın kaybedilmesi ispatı büyük ölçüde imkânsız kılar. Senet mevcut değilse; nikâh şahitlerinin tanıklığı, düğün kayıtları ve tarafların yazışmaları destekleyici delil olarak kullanılabilir — ancak bunların ispat gücü senede göre belirgin biçimde zayıftır.
Mal Rejiminden ve Diğer Taleplerden Farkı
Mehir alacağı, boşanmaya bağlı diğer taleplerden bağımsız bir hukuki temele dayanır. Bu ayrımın dilekçede net kurulması gerekir.
Mehir alacağı ile boşanmaya bağlı diğer taleplerin farkı
| Talep | Dayanağı | Kusur etkisi | Kanuni dayanak |
|---|---|---|---|
| Mehir alacağı | Sözleşmeden doğan taahhüt | Kural olarak etkilemez | TBK m.285-288 |
| Maddi / manevi tazminat | Boşanmaya bağlı sonuç | Kusursuz veya daha az kusurlu olmak aranır | TMK m.174 |
| Mal rejimi tasfiyesi | Edinilmiş mallara katılma | Yalnızca zina veya hayata kast sebebiyle boşanmada hakkaniyet indirimi | TMK m.236/2 (yalnızca zina veya hayata kast sebebiyle boşanmada) |
| Ziynet alacağı | Kişisel mal | Etkilemez | TMK m.220 |
Birinci satırın pratik sonucu şudur: boşanmada kusurlu bulunmak, mehir alacağını kural olarak ortadan kaldırmaz. Alacak, boşanmanın sonucu değil; taraflar arasındaki taahhüde dayanır. Bu nedenle mehir talebi, tazminat talebinin reddedildiği dosyalarda dahi ayrıca değerlendirilir.
Koca Mehri Ödemekten Kaçınabilir mi? TBK m.296
Mehir alacağının boşanmadaki kusurdan bağımsız olması, vaadin hiçbir koşulda yerine getirilmekten kaçınılamayacağı anlamına gelmez. Mehr-i müeccel bağışlama vaadi olarak nitelendirildiğinden, bağışlama vaadine ilişkin genel hükümler de uygulanır. Bağışlama sözü veren; bağışlananın kendisine veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da kendisine veya ailesinden birine karşı kanundan doğan önemli yükümlülüklerini yerine getirmemesi gibi TBK m.295’te sayılan sebeplerle, ayrıca bağışlama sözünden sonra malvarlığı durumunun vaadi kendisi için çok ağır bir yük hâline getirecek ölçüde değişmesi gibi hâllerde sözünü yerine getirmekten kaçınabilir (TBK m.296).
Bu sebeplerin ispatı vaatten kaçınan kocaya düşer (TMK m.6). Boşanma kararında kadının kusurlu bulunması tek başına bu sebeplerden birini oluşturmaz; kaçınma savunmasının Kanunda sayılan somut bir sebebe dayandırılması gerekir. Mehir davasında savunmanın bu yöne çekileceği öngörülüyorsa, boşanma dosyasındaki kusur tespitinin hangi olaylara dayandığı dava dilekçesinde baştan ele alınmalıdır.
Görevli mahkeme bakımından ise talebin niteliği belirleyicidir: aile hukukundan doğan bir uyuşmazlık olarak nitelendirildiğinde aile mahkemesi, salt alacak talebi olarak nitelendirildiğinde genel mahkemeler gündeme gelir. Bu nedenle dava açılmadan önce görev hususunun değerlendirilmesi ve gerekiyorsa görevsizlik riskine karşı talebin doğru mahkemede kurulması gerekir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme: Kanuni Çerçeve
Görev tartışmasının kaynağı, mehrin Türk Medeni Kanunu’nda değil Türk Borçlar Kanunu’nun bağışlama hükümlerinde karşılık bulmasıdır. Aile mahkemeleri Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin dava ve işlerine bakar (4787 s.K. m.4); genel görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). Mehrin evlenme sebebiyle verilmesi aile mahkemesini, bağışlama vaadi niteliği ise asliye hukuk mahkemesini işaret ettiğinden uygulamada farklı sonuçlara ulaşılabilmektedir.
Yetki bakımından ise durum daha açıktır. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10); para borçları, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir (TBK m.89/1). Bu nedenle para olarak kararlaştırılan mehirde kadın, kendi yerleşim yerinde de dava açabilir. Görevsizlik kararı verilirse, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmelidir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m.20). Dava görevsizlik nedeniyle reddedilmiş ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir (TBK m.158).
Mehir davasında görev ve yetki kuralları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Aile mahkemesinin görevi | Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin dava ve işleri | 4787 s.K. m.4 |
| Genel görevli mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi | HMK m.2 |
| Genel yetki | Davalının yerleşim yeri | HMK m.6 |
| Sözleşmeden doğan davada yetki | Sözleşmenin ifa yeri | HMK m.10; TBK m.89/1 |
| Görevsizlik kararından sonra | Kesinleşmeden itibaren iki hafta içinde gönderme talebi | HMK m.20 |
| Zamanaşımı dolmuşsa | Altmış günlük ek süre | TBK m.158 |
Mehir Senedine Dayanarak Nasıl Talepte Bulunulur?
Mehir alacağı iki yoldan istenebilir. Birincisi doğrudan alacak davası açmaktır. İkincisi mehir senedine dayanarak ilamsız icra takibi başlatmaktır. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur; alacaklı itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67/1). Bu davada borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilirse, borçlu aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir (İİK m.67/2). İmzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış bir senede dayanan takiplerde ise icra mahkemesinden itirazın kaldırılması yolu da gündeme gelir (İİK m.68).
Borç muaccel olduktan sonra borçlu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m.117/1). Para borcunun ifasında temerrüde düşen borçlu temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür (TBK m.120). Faiz oranı sözleşmede belirlenmemişse kanuni faiz uygulanır; kanuni faizin 2026 yılında yeniden belirlenen hesaplama yöntemi için 7589 Sayılı Kanunun Aile Davalarına Etkisi rehberimize bakabilirsiniz. Altın olarak kararlaştırılan mehirde talebin aynen mi yoksa bedel olarak mı yapılacağı dilekçede açıkça gösterilmelidir; bedel talebinde değerin belirlenmesi yargılamada netleşeceğinden, 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda kısmi dava olarak başlayıp tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırım yapılabilir (HMK m.109/4).
Mehir alacağının talep yolları
| Yol | Ne zaman uygun? | Süre ve sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Alacak davası | Senedin geçerliliği veya görev konusunda tartışma bekleniyorsa | Genel on yıllık süre; nispi harç | TBK m.146, m.288 |
| İlamsız icra takibi | Senet açık ve imza tartışmasızsa | Borçlu itiraz ederse takip durur | İİK m.42 vd. |
| İtirazın iptali davası | Takibe itiraz edilmişse | İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl; icra inkâr tazminatı | İİK m.67 |
| İtirazın kaldırılması | İmzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış senet varsa | İcra mahkemesinde incelenir | İİK m.68 |
| Temerrüt faizi | Muaccel borç ihtara rağmen ödenmezse | Temerrüt tarihinden itibaren faiz | TBK m.117, m.120 |
İlamsız takibe itiraz sürecinin işleyişi için İlamsız İcra Takibine İtiraz ve İtirazın İptali ve dilekçe için İtirazın İptali Dava Dilekçesi Örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Eşin Ölümü Hâlinde Mehir Alacağı
Mehr-i müeccel çoğunlukla “boşanma veya ölüm hâlinde” ödenmek üzere vaat edilir. Koca ölürse mehir alacağı terekenin borcu hâline gelir ve kocanın mirasçılarından istenir. Mirasçılar mirası reddedebilir (TMK m.605/1); ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Yasal mirasçılar için ret süresi, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlayarak üç aydır (TMK m.606). Mirası reddetmeyen mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olduğundan, mehir alacaklısı kadının terekeye ilişkin bu süreleri izlemesi gerekir.
Kadın mehir alacaklısı olarak terekeden alacağını isterken aynı zamanda sağ kalan eş olarak yasal mirasçıdır. Mehir alacağı terekenin borcu olduğundan önce terekeden düşülür; kalan tereke üzerinden sağ kalan eşin miras payı hesaplanır. Mal rejiminin ölümle sona ermesi hâlinde katılma alacağı da ayrıca gündeme gelir. Kadın önce ölürse mehir alacağı onun mirasçılarına geçer. Sağ kalan eşin payı için Eşin Miras Payı (TMK 499), ret süresi için Mirasın Reddi Dilekçesi Örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Mehir, Başlık Parası, Nişan Hediyesi ve Düğün Takısı
Uygulamada mehirle en çok karıştırılan kurumlar başlık parası, nişan hediyeleri ve düğünde takılan ziynetlerdir. Her birinin dayanağı ve talep süresi farklıdır. Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir; hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TMK m.122). Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.123).
Mehir ile benzer kurumların farkı
| Kurum | Kime verilir? | Dayanak | Süre |
|---|---|---|---|
| Mehir | Evlenme sebebiyle kadına | TMK m.193; TBK m.285-288 | On yıl; evlilik süresince işlemez (TBK m.146, m.153/3) |
| Nişan hediyesi | Nişanlıya | TMK m.122 | Nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl (TMK m.123) |
| Düğün takısı (ziynet) | Takıldığı eşe; mülkiyeti ziynet kurallarına göre belirlenir | TMK m.220 | Eşya mevcutsa mülkiyet hakkına dayanır; bedel talebinde evlilik süresince zamanaşımı işlemez |
| Başlık parası | Çoğunlukla kızın ailesine | Somut olaya göre TMK m.122 veya sebepsiz zenginleşme | Dayanağına göre değişir |
Başlık parasının geri istenmesi için Başlık Parası Geri İstenebilir mi?, düğün takılarının kime kalacağı için Düğün Takıları Kime Kalır? rehberlerimize bakabilirsiniz.
Düğünde takılan ziynetin paylaşımında 2024 içtihat değişikliği ve dört basamaklı hiyerarşi için düğün takıları rehberimize, ziynetin bozdurulduğu hâllerde ispat yükünün dağılımı için ziynet iadesi rehberimize bakabilirsiniz.
Mehir senedinizin geçerliliğini, zamanaşımı durumunu ve hangi mahkemede talepte bulunulacağını dava açmadan önce değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mehir nedir?
Mehir, erkeğin evlenme sebebiyle kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, mal ya da ekonomik değeri olan bir armağandır. İslam hukuku kaynaklı bir kurum olup, geleneksel olarak dini nikah sırasında damat, geline karşı bir mehir vaadinde bulunur. Mehir, başlık parasından farklıdır: başlık parası evlenmenin şartı olarak kızın ailesine verilirken, mehir evliliğin bir sonucu olarak doğrudan kadına verilir. Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olsa da uygulamada sıkça karşılaşılan bir konudur.
Mehir senedinin hukuki niteliği nedir?
Türk Medeni Kanunu mehri açıkça düzenlememiş olsa da, eşlerin birbirlerine mal veya para vermeyi vaat etmeleri yasaklanmadığından (TMK m. 193), Yargıtay mehri geçerli kabul eder. Konuya ilişkin bağlayıcı temel kaynak, 2.12.1959 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre mehir senedi, Türk Borçlar Kanunu m. 288’de düzenlenen ‘bağışlama vaadi’ niteliğinde kabul edilir. Dolayısıyla mehir senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu’nun bağışlamaya ilişkin hükümleri uygulanır.
Mehir türleri nelerdir (muaccel ve müeccel)?
Mehir, ödeneceği zamana göre ikiye ayrılır. Mehr-i muaccel, evlenme anında veya nişanlanınca peşin olarak verilen mehirdir; düğünde takılan takıların kime ait olduğu ise mehirden bağımsız olarak ziynet eşyasına ilişkin kurallara göre belirlenir. Mehr-i müeccel ise ödenmesi belirli bir vadeye veya şarta (çoğunlukla boşanma ya da ölüm) bağlanan, sonraya bırakılmış mehirdir. Uygulamada asıl dava konusu olan, mehr-i müeccel türüdür; çünkü mehr-i muaccel çoğunlukla evlenme sırasında zaten ifa edilmiş olur.
Mehir ne zaman muaccel (istenebilir) hale gelir?
Mehr-i müeccel için bir ödeme tarihi kararlaştırılmışsa, o tarih geldiğinde mehir muaccel hale gelir ve istenebilir. Herhangi bir tarih belirlenmemişse, mehir en geç evliliğin boşanma yoluyla sona ermesi veya eşlerden birinin ölümü ile muaccel olur. Uygulamada müeccel mehir, çoğunlukla boşanma kararının kesinleşmesiyle istenebilir hale gelir. Bu nedenle boşanma sonrasında, mehir senedine dayanılarak alacağın ödenmesi talep edilebilir.
Mehir senedinin geçerlilik şartı nedir, senetsiz dava açılabilir mi?
Mehir senedi bağışlama vaadi niteliğinde olduğundan, konusu taşınır veya para olan mehr-i müeccel anlaşmalarının en azından adi yazılı şekilde yapılması gerekir (TBK m. 288); bu senette bağışlama sözü veren kocanın imzasının bulunması yeterlidir. Mehir taşınmaz (ev/arsa) olarak kararlaştırılmışsa, resmî şekil aranır (TBK m.288/2). Yazılı şekil geçerlilik şartı olduğundan (TBK m.12/2) hiç yazıya dökülmemiş bir mehir vaadi tanıkla geçerli hâle getirilemez; yazılı senet düzenlenip kaybolmuşsa varlığı ve içeriği diğer delillerle ispat edilmeye çalışılabilir.
Mehir alacağında zamanaşımı ve görevli mahkeme nedir?
Mehir alacağı bir alacak hakkı olduğundan 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemediğinden (TBK m.153/3), süre kural olarak boşanma kararının kesinleştiği veya eşin öldüğü tarihten itibaren başlar. Görevli mahkeme konusunda ise Yargıtay kararları arasında farklılık bulunmaktadır: mehr-i müecceli genel hükümlere dayalı bir alacak (bağışlama vaadi) sayıp asliye hukuk mahkemesini görevli gören kararlar olduğu gibi, evlilik akdinden kaynaklandığı ve mal tasfiyesiyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle aile mahkemesini görevli gören kararlar da vardır. Bu nedenle dava öncesi görev konusu dikkatle değerlendirilmelidir.
Mehirle verilen mal mal paylaşımına girer mi, kusur etkiler mi?
Mehir senedi ile bağışlanan mal veya para, kendisine bağışlanan eşin (kadının) kişisel malı niteliğini kazanır; kişisel mallar da mal rejiminin tasfiyesine (mal paylaşımına) dahil edilmediğinden, mehirle edinilen mal paylaşım dışında tutulur. Kusur bakımından ise mehir, boşanmadaki kusurdan kural olarak bağımsızdır; mehir alacağının doğması için boşanmanın gerçekleşmesi (müeccel mehirde) yeterli olup, ayrıca bir kusur şartı aranmaz. Yine de somut olayın koşulları için hukuki destek alınması yerinde olur.
Evlilik yirmi yıl sürdü; mehir alacağı zamanaşımına uğradı mı?
Kural olarak hayır. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (TBK m.153/3). Bu nedenle on yıllık süre (TBK m.146) boşanma kararının kesinleştiği veya eşin öldüğü tarihten itibaren işler; senedin çok eski tarihli olması tek başına zamanaşımı sonucunu doğurmaz.
Mehir senedine dayanarak icra takibi yapılabilir mi?
Evet, ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlu itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67/1); itiraz haksız bulunursa borçlu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. Senedin geçerliliği tartışmalıysa doğrudan alacak davası açmak daha uygun olabilir.
Mehir senedinde kadının da imzası bulunmalı mı?
Geçerlilik için zorunlu değildir. Yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmelerde borç altına giren kişilerin imzası aranır (TBK m.15/1); mehir senedinde borç altına giren, mehri vaat eden kocadır. Kadının ve tanıkların imzası ise senedin düzenlenme koşullarının ispatını kolaylaştırır.
Koca ölürse mehir kimden istenir?
Koca ölürse mehir alacağı terekenin borcu olur ve kocanın mirasçılarından istenir. Mirasçılar mirası üç aylık süre içinde reddedebilir (TMK m.605-606); borca batık tereke hükmen reddedilmiş sayılır. Kadın aynı zamanda sağ kalan eş olarak yasal mirasçıdır; mehir alacağı önce terekeden düşülür, miras payı kalan tereke üzerinden hesaplanır.
Mehir alacağı davanızda yanınızdayız
Mehir senediniz ve alacağınız için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


