6284 Tedbir Kararına İtiraz Gerekçeleri: 2 Haftalık Süre ve Kazandıran Savunmalar
23 Temmuz 2026

6284 Tedbir Kararına İtiraz Gerekçeleri: 2 Haftalık Süre ve Kazandıran Savunmalar

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici ve koruyucu tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii dosyayı bir hafta içinde inceler ve verdiği karar kesindir; itiraz süreci, karara uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Hakkınızda haksız bir uzaklaştırma kararı mı verildi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Tedbir Kararları Neden Bu Kadar Hızlı Veriliyor?

6284 sisteminin mantığı önce koruma, sonra tartışmadır: Kanun, şiddetin önlenmesi için tedbir kararlarının ilgilinin beyanı üzerine ve delil-belge aranmaksızın verilebilmesine imkân tanır (m.8/3). Bu hız, gerçek mağdurlar için hayat kurtarır; ama tek taraflı beyanla verilen kararların hatalı veya orantısız olabilmesi de kaçınılmazdır. Sistemin dengeleyicisi işte bu noktada devreye girer: itiraz hakkı.

Süre ve Merci: 2 Hafta, Aile Mahkemesi

Kanunun 9. maddesine göre tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde ilgililer itiraz edebilir. İtiraz; kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle yapılır ve dosya, itirazı incelemeye yetkili aile mahkemesine gönderilir: kararı aile mahkemesi vermişse, o yerdeki numara olarak izleyen aile mahkemesi (tek mahkeme varsa asliye hukuk) itirazı inceler. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir. Takvimin bu kadar dar olması, itiraz dilekçesinin ilk seferde tam ve delilli hazırlanmasını zorunlu kılar — eksik dilekçeyi “sonra tamamlarız” lüksü yoktur.

Kritik Uyarı: İtiraz, Kararı Durdurmaz

En sık yapılan ve en pahalı hata şudur: itiraz ettiğini düşünerek tedbire uymamak. İtiraz, tedbirin yürütülmesini durdurmaz; itiraz incelenirken karar aynen geçerlidir ve ihlâl, zorlama hapsiyle sonuçlanır. Eve dönme, eşya alma, çocuğu görme gibi ihtiyaçlar itiraz sonucunu beklemeden doğuyorsa; bunlar için kolluk refakatinde eşya teslimi ve kişisel ilişkinin tedbirle uyumlu düzenlenmesi gibi hukuki kanallar kullanılmalıdır.

İtirazda Kazandıran Gerekçeler

İtiraz mercii dosya üzerinden inceleme yapar; bu yüzden dilekçe, soyut “iftira” söylemi yerine denetlenebilir noktalara oturmalıdır: (1) Orantısızlık: Somut şiddet iddiası yokken en ağır tedbirlerin (konuttan uzaklaştırma) verilmesi; daha hafif tedbirlerin yeterli olacağı. (2) Süre aşırılığı: İlk kararda uzun sürelerin takdiri; sürenin kısaltılması talebi. (3) Maddi hata ve çelişkiler: Beyanla nesnel kayıtların (konum, mesaj dökümü, tanık) çelişmesi; olay anında başka şehirde olunduğunun belgelenmesi. (4) Kötüye kullanma emareleri: Boşanma-velayet davasıyla eş zamanlı, taktik amaçlı başvuru görüntüsü — bunun da iddia değil belgeyle (dava tarihleri, yazışmalar) gösterilmesi gerekir. (5) Tedbirin çocuklarla ilişkiyi fiilen koparması: Kişisel ilişki düzenlemesiyle uyumlaştırma talebi.

İtiraz Reddedilirse Yol Bitmez: Kaldırma ve Değiştirme

İtiraz merciinin kararı kesin olsa da tedbir taşa yazılı değildir: koşullar değiştiğinde veya sürenin sonunda, tedbirin kaldırılması ya da değiştirilmesi her zaman talep edilebilir. Tarafların barışması, ortak yaşamın kurulması veya uzatma başvurusunun dayanaksız kalması bu taleplerin zeminidir. Ayrıca tedbir süresi dolduğunda kendiliğinden sona erer; uzatma ancak yeni bir hâkim kararıyla mümkündür ve uzatma taleplerine karşı da aynı itiraz mekanizması işler.

Tedbir Kararının Boşanma Davasına Etkisi

Uygulamada iki yanlış inanış düzeltilmelidir. Birincisi: tedbir kararı, tek başına şiddetin kesin kanıtı değildir; boşanma davasında kusur, dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilir. İkincisi: itiraz etmemiş olmak, iddiaları kabul anlamına gelmez — ama pratikte sessiz kalınan kararlar dosyada aleyhe bir görüntü oluşturur. Bu yüzden haksız bulunan tedbire süresinde, belgeli itiraz; hem tedbir hem boşanma cephesinde savunmanın ilk taşıdır.

Süre: İki Hafta, Hak Düşürücü

6284 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

Bu süre hak düşürücü niteliktedir: kaçırılırsa karar kesinleşir ve artık aynı yola başvurulamaz.

  • Süre, kararın tebliğ edildiği günü izleyen ilk günden işlemeye başlar.
  • Tebligat tarihi tereddütlüyse PTT kayıtları veya e-tebligat sistemi üzerinden doğrulanmalıdır.
  • Süre hesabındaki hata, itirazın usulden reddiyle sonuçlanır.

İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz

Bu, en pahalıya mal olan yanılgıdır. İtiraz dilekçesi vermeniz, tedbire uyma yükümlülüğünüzü askıya almaz.
Mahkeme kararı kaldırana veya değiştirene kadar tedbire uymaya devam etmek zorundasınız. “İtiraz ettim, artık geçerli değil” düşüncesiyle yaklaşmak, ihlal sayılır ve zorlama hapsi yaptırımını doğurur.
Ayrıca tedbir kararının size tefhim veya tebliğ edilmemiş olması da uygulanmasına engel teşkil etmez.

Merci: Hangi Mahkemeye Gider?

İtiraz aile mahkemesine yapılır; ancak dosyayı inceleyecek olan kararı veren mahkeme değildir. Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrası bu konuda ayrıntılı bir düzen kurar.

Hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya gecikmeksizin şu mercie gönderilir:

  • O yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa → numara olarak kendisini izleyen daireye
  • Karar son numaralı daireden çıkmışsa → birinci daireye
  • O yerde aile mahkemesinin tek dairesi varsa → asliye hukuk mahkemesine
  • Aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkimi aynı kişiyseen yakın asliye hukuk mahkemesine

Bu düzenin amacı, kararı veren hâkimden bağımsız bir denetim sağlamaktır.

İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Yani bu aşamadan sonra olağan kanun yolu tükenir.

İtirazda Kazandıran Gerekçeler

İtiraz dilekçesi, kararın hangi yönleriyle hukuka aykırı ya da orantısız olduğunu, dayandığı olguları ve talep edilen sonucu açıkça ortaya koymalıdır. “Kabul etmiyorum” biçimindeki dilekçeler sonuç doğurmaz.

1. Orantısızlık

En işlevsel gerekçedir. Tedbirin tümüyle kaldırılmasını istemek yerine kapsamının daraltılmasını talep etmek çoğu zaman daha gerçekçidir:

  • Konuttan uzaklaştırma yerine yalnızca yaklaşmama ve iletişim yasağı
  • Sürenin kısaltılması
  • Mesafenin makul düzeye çekilmesi
  • Çocukla kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması yerine refakatçi eşliğinde sürdürülmesi

2. Maddi Yanlışlık ve İmkânsızlık

  • Adres, kimlik veya işyeri bilgilerinde hata bulunması
  • Aynı işyerinde çalışma, aynı apartmanda oturma gibi tedbiri fiilen uygulanamaz kılan durumlar
  • Olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihte başka yerde bulunulduğunun belgelenmesi

3. Çocukla İlişki Bakımından

Kişisel ilişkinin kaldırılması ağır bir tedbirdir. Çocuğa yönelik bir şiddet iddiası bulunmadığı hâllerde, ilişkinin tümüyle kaldırılması yerine sınırlandırılması talep edilebilir. Bu talep çocuğun üstün yararı ekseninde gerekçelendirilmelidir.

4. Değişen Koşullar

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde; resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilir.

Bu mekanizma çift yönlüdür: koşullar değiştiyse hakkında tedbir verilen kişi de değişiklik talebinde bulunabilir.

Delil Meselesi: Beklentinizi Doğru Kurun

İtirazın en sık başarısız olduğu nokta, yanlış bir beklentiyle kurulmasıdır: “Karşı taraf delil sunmadı, karar kalkmalı.”

Oysa koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Anayasa Mahkemesi de, Kanunda öngörülen amaç dikkate alındığında bu konuda tam kanaate ulaştırıcı kesin bir delil aranmasına gerek bulunmadığını kabul etmiştir.

Bu nedenle “ispat edilmedi” argümanı tek başına genellikle sonuç vermez. Etkili itiraz, kararın orantısızlığına, maddi hataya veya uygulanamazlığına odaklanmalıdır.

Masumiyet Karinesi Boyutu

Buna karşılık denetim tümüyle yok değildir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 20.06.2019 tarihli S.M. başvurusunda (B. No: 2016/6038) Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Buradan çıkan denge şudur: tedbirin verilmesi için kesin delil gerekmez, ancak kararın gerekçesi kişiyi suçlu ilan eder nitelikte kurulamaz. Gerekçenin bu sınırı aştığı hâller itirazda ileri sürülebilir.

İtiraz Reddedilirse Yol Bitmez

İtiraz üzerine verilen karar kesindir; ancak başka yollar kalır:

  • Değişiklik veya kaldırma talebi: Koşullar değiştiğinde yeniden başvurulabilir; tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir.
  • Süre bitimini beklemek: Tedbir süreli olduğundan, uzatılmadığı takdirde kendiliğinden sona erer.
  • Asılsız iddia hâlinde suç duyurusu: Gerçekte yaşanmamış bir olayın bilerek ve isteyerek olmuş gibi anlatılması iftira suçunu gündeme getirebilir. Ancak ceza davasında iftiranın ispatı, 6284 tedbiri için aranan düzeyden çok daha ağırdır.
  • Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru: Temel hak ihlali iddiası varsa ve olağan yollar tüketilmişse gündeme gelebilir.

Dilekçe Hazırlarken

  • Kararın hangi maddesine itiraz ettiğinizi tek tek belirtin; tedbirler ayrı ayrı değerlendirilir.
  • Her iddia için belge ekleyin: bordro, işyeri yazısı, kira sözleşmesi, seyahat kaydı, sağlık raporu.
  • Alternatif öneri sunun: tümüyle kaldırma yerine daraltılmış bir tedbir teklifi mahkemeye çıkış yolu verir.
  • Çocukla ilişki talebinizi çocuğun yararı ekseninde kurun; kendi mağduriyetiniz ekseninde değil.
  • Karşı tarafa yönelik suçlayıcı ve saldırgan üsluptan kaçının; bu, kararın devamı yönünde izlenim doğurur.

Sık Yapılan Hatalar

  • İtirazın kararı durdurduğunu sanmak: Tedbire uyma yükümlülüğü itiraz süresince devam eder.
  • İki haftalık süreyi kaçırmak: Süre hak düşürücüdür; geçirilirse karar kesinleşir.
  • Yalnızca “delil yok” demek: Koruyucu tedbir için delil aranmaz; itiraz orantısızlık ve maddi hata üzerine kurulmalıdır.
  • Tümüyle kaldırma talebiyle yetinmek: Kapsam daraltma talebi çoğu zaman daha gerçekçidir.
  • Belgesiz iddia ileri sürmek: Her iddia somut belgeyle desteklenmelidir.
  • Tebligat beklemek: Kararın tebliğ edilmemesi uygulanmasına engel değildir; öğrenildiği anda harekete geçilmelidir.

Maddenin Metni: 6284 m.9/1

İtiraz yolunun süresi, mercii ve kimlerin başvurabileceği tek bir fıkrada toplanmıştır. Metin şöyledir: bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

Üç unsur ayrı ayrı önem taşır. Başlangıç anı: süre “öğrenme” tarihinden değil, tefhim veya tebliğ tarihinden işler. Karar duruşmada yüze karşı okunmuşsa (tefhim) süre o gün başlar; tebliğ edilmişse tebliğ tarihinden.

Merci: itiraz aile mahkemesine yapılır. Bu, mülkî amir tarafından verilmiş koruyucu tedbir kararları için de geçerlidir; idareye itiraz edilmez.

Kimler: madde “ilgililer” demektedir. Bu ifade yalnız hakkında tedbir uygulanan kişiyi değil, korunan kişiyi de kapsar. Dolayısıyla talebi reddedilen ya da istediğinden dar bir karar alan korunan kişi de aynı süre içinde itiraz edebilir.

Kapsam bakımından da geniş bir ifade kullanılmıştır: itiraz, “bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı” mümkündür.

UnsurKural
Süreİki hafta
BaşlangıçTefhim veya tebliğ tarihi
MerciAile mahkemesi
Kimler“İlgililer” — korunan kişi dâhil

Dosya Hangi Mahkemeye Gider? m.9/2’nin Dört İhtimali

İtiraz dilekçesi kararı veren mahkemeye verilir; ancak incelemeyi başka bir mahkeme yapar. Kanun bu mahkemenin nasıl belirleneceğini dört ihtimale göre düzenlemiştir.

Maddenin ikinci fıkrasına göre hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine; aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.

Bu düzenlemenin amacı, kararı veren hâkimin kendi kararını incelememesini sağlamaktır. Uygulamadaki karşılığı ise şudur: itiraz dilekçesinde hangi mahkemeye hitaben yazıldığı tereddüt yaratmamalıdır; dilekçe kararı veren mahkemeye sunulur ve dosyanın sevki mahkemece yapılır.

Süre bakımından da bir hız kuralı vardır: itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. Sonuç bakımından ise yol tek aşamalıdır: itiraz üzerine verilen kararlar kesindir; bu kararlara karşı yeniden itiraz, istinaf ya da temyiz yoluna başvurulamaz.

Durumİnceleyecek mahkeme
Birden fazla aile mahkemesi dairesiNumara olarak izleyen daire
Son numaralı daireBirinci daire
Tek aile mahkemesi dairesiAsliye hukuk mahkemesi
Hâkimlerin aynı kişi olmasıEn yakın asliye hukuk mahkemesi
Karar süresiBir hafta
Kanun yoluKarar kesindir

Neden İtiraz Kararı Durdurmaz? m.10

“İtiraz ettim, artık uygulanmaz” beklentisinin dayanaksız olmasının sebebi, Kanunun 10. maddesindeki bir cümledir.

Hükme göre tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez. Yani karar, ilgiliye ulaşmamış olsa dahi verildiği anda hüküm doğurur. Tebliğ edilmemenin bile engel oluşturmadığı bir düzende, itirazın kendiliğinden durdurucu etki doğurması söz konusu değildir.

Aynı madde kararın nasıl hayata geçirildiğini de gösterir: alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir.

Barınma tedbiri bakımından da ayrıntı vardır: hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlere yerleştirilir; barınma yerlerinin yetersiz kaldığı hâllerde mülkî amirin, acele hâllerde kolluğun veya Bakanlığın talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde geçici olarak barındırma yapılabilir.

Bunun itiraz eden taraf bakımından pratik sonucu nettir: itiraz süreci boyunca tedbire uyulmalıdır. Aksi hâlde ihlal doğar ve zorlama hapsi gündeme gelir; itirazın sonradan kabul edilmesi, ihlal döneminde doğan sonuçları geriye dönük olarak ortadan kaldırmaz.

KonuKural
Tebliğ edilmemesiUygulamaya engel değil
İtirazın etkisiKararı durdurmaz
BildirimBakanlık müdürlükleri, başsavcılık veya kolluk
İtiraz süresinceTedbire uyulmalıdır

Gizlilik ve Kişisel Eşya: İtirazda Bilinmesi Gerekenler

İtiraz dilekçesi hazırlanırken karşılaşılan iki pratik konu daha vardır ve ikisi de Kanunda düzenlenmiştir.

Gizlilik. Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya re’sen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgiler tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.

Bunun itiraz bakımından anlamı şudur: gizlilik kararı varsa, itiraz dilekçesinde karşı tarafın adresine ilişkin taleplerde bulunmak sonuç vermez ve ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır.

Kişisel eşya. Konuttan uzaklaştırma kararı verilmiş olsa dahi eşyalara erişim yolu kapalı değildir: Kanun’a göre talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır. Bu nedenle eşya için konuta gitmek yerine bu yolun işletilmesi gerekir.

KonuKural
Gizlilik kapsamıKimlik, adres ve korumaya ilişkin bilgiler
Nerede gizlenirTüm resmî kayıtlarda
TebligatAyrı bir adres tespit edilir
İfşa hâlindeTCK’nın ilgili hükümleri uygulanır
Kişisel eşyaTalep hâlinde kolluk marifetiyle teslim

Dilekçe Neden İlk Seferde Eksiksiz Olmalı?

İtiraz usulünün iki özelliği, dilekçe hazırlığını doğrudan belirler: itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Bu iki kural birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: dosya hızla karara bağlanır ve sonradan düzeltme imkânı yoktur. Duruşma günü beklenip orada açıklama yapma alışkanlığı burada işlemez; tüm gerekçeler ve deliller ilk dilekçede sunulmalıdır.

Yapı bakımından dilekçe, karara bir bütün olarak değil tedbir tedbir itiraz edecek biçimde kurulmalıdır. Kararda beş ayrı tedbire hükmedilmişse, hangisine neden itiraz edildiği ayrı ayrı gösterilmelidir; tümüne birden yöneltilen genel bir itiraz, orantısızlık değerlendirmesini güçleştirir.

İçerik bakımından her itiraz sebebi somut olguya bağlanmalıdır: maddî yanlışlık iddiasında yanlışın ne olduğu, imkânsızlık iddiasında hangi tedbirin neden yerine getirilemeyeceği, orantısızlık iddiasında ise tedbirin kapsamı ile somut durumun nasıl uyuşmadığı.

Son olarak, itiraz reddedilse dahi yol tamamen kapanmaz: koşullar değiştiğinde tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesi ya da kaldırılması ayrıca talep edilebilir. Bu talep, itirazdan farklı bir yoldur ve süreye bağlı değildir.

KuralDilekçeye etkisi
Karar süresi bir haftaSonradan ekleme fırsatı yok
Karar kesinDüzeltme imkânı yok
YapıTedbir tedbir itiraz edilmeli
İçerikHer sebep somut olguya bağlanmalı
Ret hâlindeDeğiştirme/kaldırma talebi ayrı yol

Sürecin bütünü için 6284 koruma kararına itiraz yazımıza, kararın alınma aşaması için uzaklaştırma kararı nasıl alınır yazımıza, ihlal sonuçları için zorlama hapsi yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

6284 tedbir kararına itiraz süresi ne kadar?

Kanunun 9. maddesi uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır ve aile mahkemesine yapılır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılırsa karar kesinleşir ve aynı yola başvurulamaz.

İtiraz edersem karar durur mu?

Hayır. İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz; mahkeme kararı kaldırana veya değiştirene kadar tedbire uymaya devam etmek zorunludur. Aksi davranış ihlal sayılır ve zorlama hapsi yaptırımını doğurur.

İtirazı hangi mahkeme inceler?

Kararı veren mahkeme değil. Dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk hâkimi aynı kişiyse en yakın asliye hukuk mahkemesine gönderilir.

İtiraz ne kadar sürede sonuçlanır?

İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu aşamadan sonra olağan kanun yolu tükenir.

Karşı taraf delil sunmadı, karar kalkar mı?

Bu argüman tek başına genellikle sonuç vermez. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; Anayasa Mahkemesi de tam kanaate ulaştırıcı kesin delil aranmasına gerek bulunmadığını kabul etmiştir. Etkili itiraz orantısızlık, maddi hata veya uygulanamazlık üzerine kurulmalıdır.

İtirazda hangi gerekçeler işe yarar?

Orantısızlık en işlevsel gerekçedir: tümüyle kaldırma yerine kapsamın daraltılması, sürenin kısaltılması veya çocukla ilişkinin refakatçi eşliğinde sürdürülmesi talep edilebilir. Ayrıca adres ve kimlik hataları ile aynı işyerinde çalışma gibi tedbiri fiilen uygulanamaz kılan durumlar ileri sürülebilir.

Tedbir kararı ne kadar süreyle verilir?

İlk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilir.

İtirazım reddedilirse ne yapabilirim?

Koşullar değiştiğinde tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinde bulunabilirsiniz; tedbir süreli olduğundan uzatılmazsa kendiliğinden sona erer. Asılsız iddia söz konusuysa iftira suçundan şikâyet gündeme gelebilir, ancak ceza davasında ispat 6284 için aranan düzeyden çok daha ağırdır.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

6284 kararına itiraz süresi ne kadardır?

Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki haftadır; itirazı, kararı veren yerdeki izleyen numaralı aile mahkemesi inceler ve bir hafta içinde verdiği karar kesindir.

İtiraz edersem tedbire uymak zorunda mıyım?

Evet. İtiraz, tedbirin yürütülmesini durdurmaz; itiraz sürecinde ihlâl, zorlama hapsiyle sonuçlanır.

Delilsiz verilen karara itiraz edilebilir mi?

Kanun tedbirin beyanla verilmesine izin verir; ancak itirazda orantısızlık, süre aşırılığı ve beyanla çelişen nesnel kayıtlar ileri sürülerek kararın kaldırılması sağlanabilir.

İtirazım reddedildi, başka yol var mı?

İtiraz kararı kesindir; ancak koşullar değiştiğinde tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi her zaman talep edilebilir, uzatma kararlarına karşı da itiraz mümkündür.

Tedbir kararı boşanmada kusur kanıtı mıdır?

Tek başına değildir; kusur, boşanma dosyasındaki tüm delillerle değerlendirilir. Yine de haksız karara süresinde itiraz, iki cephede de savunmayı güçlendirir.

İtiraz dilekçesi, tedbirin kaldırılması ve değiştirilmesi talepleri için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk