6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici ve koruyucu tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii dosyayı bir hafta içinde inceler ve verdiği karar kesindir; itiraz süreci, karara uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Hakkınızda haksız bir uzaklaştırma kararı mı verildi?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Tedbir Kararları Neden Bu Kadar Hızlı Veriliyor?
6284 sisteminin mantığı önce koruma, sonra tartışmadır: Kanun, koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmayacağını açıkça düzenler; önleyici tedbirlerin de geciktirilmeksizin verileceğini öngörür (m.8/3). Uygulamada önleyici tedbirler de ilk aşamada çoğunlukla ilgilinin beyanına dayanılarak verilir. Bu ayrımın itirazdaki önemi için koruma kararı tek taraflı beyanla mı verilir rehberimize bakabilirsiniz. Bu hız, gerçek mağdurlar için hayat kurtarır; ama tek taraflı beyanla verilen kararların hatalı veya orantısız olabilmesi de kaçınılmazdır. Sistemin dengeleyicisi işte bu noktada devreye girer: itiraz hakkı.
Süre ve Merci: 2 Hafta, Aile Mahkemesi
Kanunun 9. maddesine göre tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde ilgililer itiraz edebilir. İtiraz; kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle yapılır ve dosya, itirazı incelemeye yetkili aile mahkemesine gönderilir: kararı aile mahkemesi vermişse, o yerdeki numara olarak izleyen aile mahkemesi (tek mahkeme varsa asliye hukuk) itirazı inceler. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir. Takvimin bu kadar dar olması, itiraz dilekçesinin ilk seferde tam ve delilli hazırlanmasını zorunlu kılar — eksik dilekçeyi “sonra tamamlarız” lüksü yoktur.
Kritik Uyarı: İtiraz, Kararı Durdurmaz
En sık yapılan ve en pahalı hata şudur: itiraz ettiğini düşünerek tedbire uymamak. İtiraz, tedbirin yürütülmesini durdurmaz; itiraz incelenirken karar aynen geçerlidir ve ihlâl, ilk seferde üç günden on güne kadar zorlama hapsiyle sonuçlanır (m.13/1). Eve dönme, eşya alma, çocuğu görme gibi ihtiyaçlar itiraz sonucunu beklemeden doğuyorsa; bunlar için kolluk refakatinde eşya teslimi ve kişisel ilişkinin tedbirle uyumlu düzenlenmesi gibi hukuki kanallar kullanılmalıdır.
İtirazda Kazandıran Gerekçeler
İtiraz mercii duruşma yapmadan, dosya üzerinden karar verir (Uygulama Yönetmeliği m.34); bu yüzden dilekçe, soyut “iftira” söylemi yerine denetlenebilir noktalara oturmalıdır: (1) Orantısızlık: Somut şiddet iddiası yokken en ağır tedbirlerin (konuttan uzaklaştırma) verilmesi; daha hafif tedbirlerin yeterli olacağı. (2) Süre aşırılığı: İlk kararda uzun sürelerin takdiri; sürenin kısaltılması talebi. (3) Maddi hata ve çelişkiler: Beyanla nesnel kayıtların (konum, mesaj dökümü, tanık) çelişmesi; olay anında başka şehirde olunduğunun belgelenmesi. (4) Kötüye kullanma emareleri: Boşanma-velayet davasıyla eş zamanlı, taktik amaçlı başvuru görüntüsü — bunun da iddia değil belgeyle (dava tarihleri, yazışmalar) gösterilmesi gerekir. (5) Tedbirin çocuklarla ilişkiyi fiilen koparması: Kişisel ilişki düzenlemesiyle uyumlaştırma talebi (m.5/1-ç).
İtiraz Reddedilirse Yol Bitmez: Kaldırma ve Değiştirme
İtiraz merciinin kararı kesin olsa da tedbir taşa yazılı değildir: koşullar değiştiğinde veya sürenin sonunda, tedbirin kaldırılması ya da değiştirilmesi her zaman talep edilebilir. Tarafların barışması, ortak yaşamın kurulması veya uzatma başvurusunun dayanaksız kalması bu taleplerin zeminidir. Ayrıca tedbir süresi dolduğunda kendiliğinden sona erer; uzatma ancak yeni bir hâkim kararıyla mümkündür ve uzatma taleplerine karşı da aynı itiraz mekanizması işler.
Tedbir Kararının Boşanma Davasına Etkisi
Uygulamada iki yanlış inanış düzeltilmelidir. Birincisi: tedbir kararı, tek başına şiddetin kesin kanıtı değildir; boşanma davasında kusur, dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilir. İkincisi: itiraz etmemiş olmak, iddiaları kabul anlamına gelmez — ama pratikte sessiz kalınan kararlar dosyada aleyhe bir görüntü oluşturur. Bu yüzden haksız bulunan tedbire süresinde, belgeli itiraz; hem tedbir hem boşanma cephesinde savunmanın ilk taşıdır.
Süre: İki Hafta, Kesin Süre
6284 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.
Bu süre kanunla belirlenmiş kesin bir itiraz süresidir: kaçırılırsa itiraz süre yönünden reddedilir ve karar artık bu yolla denetlenemez. Süreyi başlatan işlem tefhim veya tebliğdir; Anayasa Mahkemesi de tefhim veya tebliğin itiraz süresini başlatan işlem olduğunu vurgulamıştır (AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142).
- Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son haftada karşılık gelen günün tatil saatinde biter (HMK m.92/2): Salı günü tebliğ edilen kararda süre, iki hafta sonraki Salı günü mesai bitiminde dolar.
- Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.93).
- Tebligat tarihi tereddütlüyse PTT kayıtları veya e-tebligat sistemi üzerinden doğrulanmalıdır.
- Süre hesabındaki hata, itirazın usulden reddiyle sonuçlanır.
İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz
Bu, en pahalıya mal olan yanılgıdır. İtiraz dilekçesi vermeniz, tedbire uyma yükümlülüğünüzü askıya almaz.
Mahkeme kararı kaldırana veya değiştirene kadar tedbire uymaya devam etmek zorundasınız. “İtiraz ettim, artık geçerli değil” düşüncesiyle yaklaşmak, ihlal sayılır ve zorlama hapsi yaptırımını doğurur.
Ayrıca tedbir kararının size tefhim veya tebliğ edilmemiş olması da uygulanmasına engel teşkil etmez (m.10/5). Zorlama hapsine karar verilebilmesi için ise zorlama hapsi ihtarını içeren kararın şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir (m.8/5; Uygulama Yönetmeliği m.38/3).
Süre Hesabı Nasıl Yapılır? HMK m.92-93 ile İki Hafta
Kanun itiraz süresini gün olarak değil hafta olarak belirlemiştir. 6284 sayılı Kanunda ayrı bir süre hesabı kuralı bulunmadığından hesap, Hukuk Muhakemeleri Kanununun genel süre hükümlerine göre yapılır. Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son haftada karşılık gelen günün tatil saatinde biter (HMK m.92/2). Resmî tatil günleri süreye dâhildir; ancak sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.93).
Tebliğin hangi gün yapılmış sayılacağı da ayrıca önemlidir. Elektronik yolla yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Kararın tebliğ edildiği tarih tereddütlüyse dilekçeyi en erken ihtimale göre hesaplanan sürede vermek en güvenli yoldur.
| Durum | Süre başlangıcı | Son gün |
|---|---|---|
| Karar Salı günü tebliğ edildi | Tebliğ günü | İki hafta sonraki Salı, mesai bitimi |
| Karar 15 Ekim 2026 Perşembe tebliğ edildi | Tebliğ günü | 29 Ekim resmî tatil olduğundan 30 Ekim 2026 Cuma, mesai bitimi |
| Karar duruşmada yüze karşı okundu | Tefhim günü | İki hafta sonra aynı gün, mesai bitimi |
| Karar e-tebligatla gönderildi | Adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonu | Bu tarihten itibaren iki hafta |
| Tedbir talebi reddedildi | Korunan kişiye tebliğ (m.8/4) | Tebliğden itibaren iki hafta |
Merci: Hangi Mahkemeye Gider?
İtiraz aile mahkemesine yapılır; ancak dosyayı inceleyecek olan kararı veren mahkeme değildir. Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrası bu konuda ayrıntılı bir düzen kurar.
Hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya gecikmeksizin şu mercie gönderilir:
- O yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa → numara olarak kendisini izleyen daireye
- Karar son numaralı daireden çıkmışsa → birinci daireye
- O yerde aile mahkemesinin tek dairesi varsa → asliye hukuk mahkemesine
- Aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkimi aynı kişiyse → en yakın asliye hukuk mahkemesine
Bu düzenin amacı, kararı veren hâkimden bağımsız bir denetim sağlamaktır.
İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Yani bu aşamadan sonra olağan kanun yolu tükenir.
İtirazda Kazandıran Gerekçeler
İtiraz dilekçesi, kararın hangi yönleriyle hukuka aykırı ya da orantısız olduğunu, dayandığı olguları ve talep edilen sonucu açıkça ortaya koymalıdır. “Kabul etmiyorum” biçimindeki dilekçeler sonuç doğurmaz.
1. Orantısızlık
En işlevsel gerekçedir. Tedbirin tümüyle kaldırılmasını istemek yerine kapsamının daraltılmasını talep etmek çoğu zaman daha gerçekçidir:
- Konuttan uzaklaştırma yerine yalnızca yaklaşmama ve iletişim yasağı
- Sürenin kısaltılması
- Mesafenin makul düzeye çekilmesi
- Çocukla kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması yerine refakatçi eşliğinde sürdürülmesi
2. Maddi Yanlışlık ve İmkânsızlık
- Adres, kimlik veya işyeri bilgilerinde hata bulunması
- Aynı işyerinde çalışma, aynı apartmanda oturma gibi tedbiri fiilen uygulanamaz kılan durumlar
- Olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihte başka yerde bulunulduğunun belgelenmesi
3. Çocukla İlişki Bakımından
Kişisel ilişkinin kaldırılması ağır bir tedbirdir. Kanun, çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kararı varsa ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasını, sınırlanmasını veya tamamen kaldırılmasını ayrı seçenekler olarak sayar (m.5/1-ç). Çocuğa yönelik bir şiddet iddiası bulunmadığı hâllerde, ilişkinin tümüyle kaldırılması yerine sınırlandırılması talep edilebilir. Bu talep çocuğun üstün yararı ekseninde gerekçelendirilmelidir.
4. Değişen Koşullar
Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir (m.8/2). Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde; resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilir.
Bu mekanizma çift yönlüdür: koşullar değiştiyse hakkında tedbir verilen kişi de değişiklik talebinde bulunabilir.
Delil Meselesi: Beklentinizi Doğru Kurun
İtirazın en sık başarısız olduğu nokta, yanlış bir beklentiyle kurulmasıdır: “Karşı taraf delil sunmadı, karar kalkmalı.”
Oysa Kanuna göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir ve bu kararın verilmesi Kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemez (m.8/3). Önleyici tedbirler “şiddet uygulayan” kişiye yöneliktir ve Kanun bu kavramı, şiddet davranışını uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişi olarak tanımlar (m.2). Mahkemeler bu yüzden ilk aşamada beyanı ve somut tehlike görüntüsünü yeterli bulabilir. İki tedbir türünün farkı için koruyucu ve önleyici tedbir farkı yazımıza bakabilirsiniz.
Bu nedenle “ispat edilmedi” argümanı tek başına genellikle sonuç vermez. Etkili itiraz, kararın orantısızlığına, maddi hataya veya uygulanamazlığına odaklanmalıdır.
Masumiyet Karinesi Boyutu
Buna karşılık denetim tümüyle yok değildir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 20.06.2019 tarihli S.M. başvurusunda (B. No: 2016/6038) Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (RG 01.08.2019, 30849). Olayda aile mahkemesi, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği bir şikâyete dayanan tedbir kararında başvurucuyu “şiddet uygulayan” olarak nitelemişti. Anayasa Mahkemesi bu ifadenin kararlarda şablon olarak kullanılmaması, her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş; ihlale yol açan ifadelerin karardan çıkarılmasını yeterli görmüştür.
Buradan çıkan denge şudur: tedbirin verilmesi için kesin delil gerekmez, ancak kararın gerekçesi kişiyi suçlu ilan eder nitelikte kurulamaz. Gerekçenin bu sınırı aştığı hâller itirazda ileri sürülebilir.
Anayasa Mahkemesi Kararlarında 6284 İtirazı
Tedbir kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar kesin olduğundan bu alanda Yargıtay içtihadı sınırlıdır; yol gösterici kararların önemli kısmı Anayasa Mahkemesinden gelmektedir. Üç karar, itiraz dilekçesinin nasıl kurulması gerektiğini doğrudan etkiler.
İtiraz hakkı bütün kararları kapsar. Bir aile mahkemesi, m.9/2’deki “tedbir kararlarına” ibaresinin yalnız hâkim kararlarına itirazı düzenlediğini, mülkî amir ve zorlama hapsi kararları için merci göstermediğini ileri sürerek iptal istemişti. Anayasa Mahkemesi, birinci ve ikinci fıkraların birbirini tamamladığını, Kanunun 3, 4, 5 ve 13. maddelerine göre verilen tüm tedbir ve zorlama hapsi kararlarına karşı aile mahkemesine itiraz hakkı tanındığını ve itirazı inceleyecek merciin Uygulama Yönetmeliğinin 33 ve 34. maddelerinde belirlendiğini kabul ederek istemi reddetmiştir. Aynı kararda m.10/5 de Anayasa’ya uygun bulunmuştur (AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142; RG 27.03.2014, 28954).
Gerekçe kişiyi suçlu ilan edemez. Genel Kurul, “şiddet uygulayan” ifadesinin somut olayda başvurucunun tedbire konu eylemleri işlediği izlenimini verdiğini ve masumiyet karinesini ihlal ettiğini kabul etmiştir. Kararın sonucu değiştirilmemiş, ihlale yol açan ifadelerin karardan çıkarılması yeterli görülmüştür (AYM [GK], S.M., B. No: 2016/6038, 20.06.2019). İtirazda bu nedenle hem tedbirin kendisine hem de gerekçenin diline itiraz edilebilir.
İtiraz mercii esaslı iddiaları karşılamalıdır. Anayasa Mahkemesi, 6284 kapsamında verilen zorlama hapsi kararına yapılan itirazda başvurucunun esaslı iddialarının cevapsız bırakılmasını gerekçeli karar hakkının ihlali saymış; yeniden yargılama yapılmasına ve manevi tazminata hükmetmiştir (AYM, B. No: 2016/2100, 04.04.2019; RG 07.05.2019, 30767). Bu karar, itiraz dilekçesindeki her sebebin ayrı ayrı ve numaralandırılarak yazılmasının neden önemli olduğunu gösterir: cevapsız kalan esaslı bir iddia, bireysel başvurunun dayanağı olabilir.
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142 | m.9/2 “tedbir kararlarına” ibaresi ve m.10/5 | İptal istemi reddedildi; itiraz hakkı mülkî amir, hâkim ve zorlama hapsi kararlarının tümünü kapsar |
| AYM [GK], S.M., B. No: 2016/6038, 20.06.2019 | Tedbir kararında “şiddet uygulayan” nitelemesi | Masumiyet karinesi ihlali; ifadelerin karardan çıkarılması |
| AYM, B. No: 2016/2100, 04.04.2019 | Zorlama hapsine itirazda esaslı iddiaların cevapsız kalması | Gerekçeli karar hakkı ihlali; yeniden yargılama ve manevi tazminat |
İtiraz Reddedilirse Yol Bitmez
İtiraz üzerine verilen karar kesindir; ancak başka yollar kalır:
- Değişiklik veya kaldırma talebi: Koşullar değiştiğinde yeniden başvurulabilir; tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir.
- Süre bitimini beklemek: Tedbir süreli olduğundan, uzatılmadığı takdirde kendiliğinden sona erer.
- Asılsız iddia hâlinde suç duyurusu: Gerçekte yaşanmamış bir olayın bilerek ve isteyerek olmuş gibi anlatılması iftira suçunu (TCK m.267) gündeme getirebilir. Ancak ceza davasında iftiranın ispatı, 6284 tedbiri için aranan düzeyden çok daha ağırdır.
- Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru: Kesin itiraz kararıyla başvuru yolları tükenir; temel hak ihlali iddiası varsa bireysel başvuru bu tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 s.K. m.47/5). Masumiyet karinesi ve gerekçeli karar hakkı ihlalleri bu yolla ileri sürülmüş ve kabul edilmiştir.
Dilekçe Hazırlarken
- Kararın hangi maddesine itiraz ettiğinizi tek tek belirtin; tedbirler ayrı ayrı değerlendirilir.
- Her iddia için belge ekleyin: bordro, işyeri yazısı, kira sözleşmesi, seyahat kaydı, sağlık raporu.
- Alternatif öneri sunun: tümüyle kaldırma yerine daraltılmış bir tedbir teklifi mahkemeye çıkış yolu verir.
- Çocukla ilişki talebinizi çocuğun yararı ekseninde kurun; kendi mağduriyetiniz ekseninde değil.
- Karşı tarafa yönelik suçlayıcı ve saldırgan üsluptan kaçının; bu, kararın devamı yönünde izlenim doğurur.
Sık Yapılan Hatalar
- İtirazın kararı durdurduğunu sanmak: Tedbire uyma yükümlülüğü itiraz süresince devam eder.
- İki haftalık süreyi kaçırmak: Süre kesindir; geçirilirse itiraz süre yönünden reddedilir.
- Yalnızca “delil yok” demek: Koruyucu tedbir için delil aranmaz; itiraz orantısızlık ve maddi hata üzerine kurulmalıdır.
- Tümüyle kaldırma talebiyle yetinmek: Kapsam daraltma talebi çoğu zaman daha gerçekçidir.
- Belgesiz iddia ileri sürmek: Her iddia somut belgeyle desteklenmelidir.
- Tebligat beklemek: Kararın tebliğ edilmemesi uygulanmasına engel değildir (m.10/5); öğrenildiği anda tedbire uyulmalı ve itiraz süresi takip edilmelidir.
Maddenin Metni: 6284 m.9/1
İtiraz yolunun süresi, mercii ve kimlerin başvurabileceği tek bir fıkrada toplanmıştır. Metin şöyledir: bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.
Üç unsur ayrı ayrı önem taşır. Başlangıç anı: süre “öğrenme” tarihinden değil, tefhim veya tebliğ tarihinden işler. Karar duruşmada yüze karşı okunmuşsa (tefhim) süre o gün başlar; tebliğ edilmişse tebliğ tarihinden.
Merci: itiraz aile mahkemesine yapılır. Bu, mülkî amir tarafından verilmiş koruyucu tedbir kararları için de geçerlidir; idareye itiraz edilmez (Uygulama Yönetmeliği m.33). Anayasa Mahkemesi de itiraz hakkının mülkî amir, hâkim ve zorlama hapsi kararlarının tümünü kapsadığını kabul etmiştir (AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142).
Kimler: madde “ilgililer” demektedir. Bu ifade yalnız hakkında tedbir uygulanan kişiyi değil, korunan kişiyi de kapsar; nitekim tedbir talebinin reddi kararı yalnız korunan kişiye tebliğ edilir (m.8/4). Dolayısıyla talebi reddedilen ya da istediğinden dar bir karar alan korunan kişi de aynı süre içinde itiraz edebilir.
Kapsam bakımından da geniş bir ifade kullanılmıştır: itiraz, “bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı” mümkündür.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Süre | İki hafta |
| Başlangıç | Tefhim veya tebliğ tarihi |
| Merci | Aile mahkemesi |
| Kimler | “İlgililer” — korunan kişi dâhil |
Dosya Hangi Mahkemeye Gider? m.9/2’nin Dört İhtimali
İtiraz dilekçesi kararı veren mahkemeye verilir; ancak incelemeyi başka bir mahkeme yapar. Kanun bu mahkemenin nasıl belirleneceğini dört ihtimale göre düzenlemiştir.
Maddenin ikinci fıkrasına göre hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine; aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.
Bu düzenlemenin amacı, kararı veren hâkimin kendi kararını incelememesini sağlamaktır. Uygulamadaki karşılığı ise şudur: itiraz dilekçesinde hangi mahkemeye hitaben yazıldığı tereddüt yaratmamalıdır; dilekçe kararı veren mahkemeye sunulur ve dosyanın sevki mahkemece yapılır.
Süre bakımından da bir hız kuralı vardır: itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. Sonuç bakımından ise yol tek aşamalıdır: itiraz üzerine verilen kararlar kesindir; bu kararlara karşı yeniden itiraz, istinaf ya da temyiz yoluna başvurulamaz.
| Durum | İnceleyecek mahkeme |
|---|---|
| Birden fazla aile mahkemesi dairesi | Numara olarak izleyen daire |
| Son numaralı daire | Birinci daire |
| Tek aile mahkemesi dairesi | Asliye hukuk mahkemesi |
| Hâkimlerin aynı kişi olması | En yakın asliye hukuk mahkemesi |
| Karar süresi | Bir hafta |
| Kanun yolu | Karar kesindir |
Neden İtiraz Kararı Durdurmaz? m.10
“İtiraz ettim, artık uygulanmaz” beklentisinin dayanaksız olmasının sebebi, Kanunun 10. maddesindeki bir cümledir.
Maddenin beşinci fıkrasına göre tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez. Yani karar, ilgiliye ulaşmamış olsa dahi verildiği anda hüküm doğurur. Tebliğ edilmemenin bile engel oluşturmadığı bir düzende, itirazın kendiliğinden durdurucu etki doğurması söz konusu değildir.
Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı Anayasa’ya aykırı bulmamıştır. Gerekçeye göre Kanunun amacı şiddete uğrayanın gecikmeksizin korunmasıdır ve tebliğin beklenmesi bu amaçla bağdaşmaz; ancak tefhim veya tebliğ, itiraz süresinin başlaması ve zorlama hapsinin uygulanabilmesi için gereklidir. Tefhim ve tebliğ sırasında zorlama hapsi ihtarının yapılması zorunlu olduğundan, karardan haberi olmayan kişinin zorlama hapsiyle karşılaşması söz konusu değildir (AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142).
Aynı maddenin birinci fıkrası kararın nasıl hayata geçirildiğini de gösterir: alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir.
Barınma tedbiri bakımından da ayrıntı vardır (m.10/6): hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlere yerleştirilir; barınma yerlerinin yetersiz kaldığı hâllerde mülkî amirin, acele hâllerde kolluğun veya Bakanlığın talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde geçici olarak barındırma yapılabilir.
Bunun itiraz eden taraf bakımından pratik sonucu nettir: itiraz süreci boyunca tedbire uyulmalıdır. Aksi hâlde ihlal doğar ve zorlama hapsi gündeme gelir; itirazın sonradan kabul edilmesi, ihlal döneminde doğan sonuçları geriye dönük olarak ortadan kaldırmaz.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Tebliğ edilmemesi | Uygulamaya engel değil |
| İtirazın etkisi | Kararı durdurmaz |
| Bildirim | Bakanlık müdürlükleri, başsavcılık veya kolluk |
| İtiraz süresince | Tedbire uyulmalıdır |
İhlalin Bedeli: Zorlama Hapsi ve Yetkili Mahkeme
İtiraz sürecinde tedbire uyulması gerektiğinin asıl sebebi, ihlalin yaptırımıdır. Hakkında tedbir kararı verilen kişi kararın gereklerine aykırı davranırsa, fiil ayrıca suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur (m.13/1). Aykırılığın her tekrarında süre on beş günden otuz güne kadardır; zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez (m.13/2). Kararın infazını Cumhuriyet başsavcılığı yerine getirir (m.13/3).
Zorlama hapsi kararı verilebilmesi için zorlama hapsi ihtarını içeren tedbir kararının şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir (Uygulama Yönetmeliği m.38/3). İhlal, tedbiri veren mahkemenin yargı çevresi dışında gerçekleşmişse Yargıtay, zorlama hapsi isteminde ihlalin gerçekleştiği yerdeki aile mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir (Yargıtay 5. HD, 12.12.2022, E.2022/14158, K.2022/17953). Zorlama hapsi kararlarına karşı da iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (Uygulama Yönetmeliği m.34).
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| İlk aykırılık | 3 – 10 gün zorlama hapsi | 6284 m.13/1 |
| Her tekrar | 15 – 30 gün; toplam en çok 6 ay | 6284 m.13/2 |
| Fiil ayrıca suçsa | Zorlama hapsi yine uygulanır | 6284 m.13/1 |
| İnfaz | Cumhuriyet başsavcılığı | 6284 m.13/3 |
| Ön şart | İhtarlı kararın tefhim veya tebliği | Yönetmelik m.38/3; m.8/5 |
| Yetkili mahkeme | İhlalin gerçekleştiği yerdeki aile mahkemesi | Yargıtay 5. HD, 12.12.2022, E.2022/14158, K.2022/17953 |
| Kanun yolu | İki hafta içinde aile mahkemesine itiraz | Yönetmelik m.34 |
İhlal sonuçlarının ayrıntısı için 6284 koruma kararına aykırılık yazımıza bakabilirsiniz.
Gizlilik ve Kişisel Eşya: İtirazda Bilinmesi Gerekenler
İtiraz dilekçesi hazırlanırken karşılaşılan iki pratik konu daha vardır ve ikisi de Kanunun 8. maddesinde düzenlenmiştir.
Gizlilik (m.8/6). Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya re’sen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgiler tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.
Bunun itiraz bakımından anlamı şudur: gizlilik kararı varsa, itiraz dilekçesinde karşı tarafın adresine ilişkin taleplerde bulunmak sonuç vermez ve ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır.
Kişisel eşya (m.8/7). Konuttan uzaklaştırma kararı verilmiş olsa dahi eşyalara erişim yolu kapalı değildir: Kanun’a göre talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır. Mülkî amir veya hâkim, talep hâlinde bu teslime karar verir ve teslim edilecek eşya ile belgeleri tedbir kararında gösterir (Uygulama Yönetmeliği m.19/2). Bu nedenle eşya için konuta gitmek yerine bu yolun işletilmesi gerekir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Gizlilik kapsamı | Kimlik, adres ve korumaya ilişkin bilgiler |
| Nerede gizlenir | Tüm resmî kayıtlarda |
| Tebligat | Ayrı bir adres tespit edilir |
| İfşa hâlinde | TCK’nın ilgili hükümleri uygulanır |
| Kişisel eşya | Talep hâlinde kolluk marifetiyle teslim |
Dilekçe Neden İlk Seferde Eksiksiz Olmalı?
İtiraz usulünün iki özelliği, dilekçe hazırlığını doğrudan belirler: itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Bu iki kural birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: dosya hızla karara bağlanır ve sonradan düzeltme imkânı yoktur. Duruşma günü beklenip orada açıklama yapma alışkanlığı burada işlemez; tüm gerekçeler ve deliller ilk dilekçede sunulmalıdır.
Yapı bakımından dilekçe, karara bir bütün olarak değil tedbir tedbir itiraz edecek biçimde kurulmalıdır. Kararda beş ayrı tedbire hükmedilmişse, hangisine neden itiraz edildiği ayrı ayrı gösterilmelidir; tümüne birden yöneltilen genel bir itiraz, orantısızlık değerlendirmesini güçleştirir.
İçerik bakımından her itiraz sebebi somut olguya bağlanmalıdır: maddî yanlışlık iddiasında yanlışın ne olduğu, imkânsızlık iddiasında hangi tedbirin neden yerine getirilemeyeceği, orantısızlık iddiasında ise tedbirin kapsamı ile somut durumun nasıl uyuşmadığı.
Son olarak, itiraz reddedilse dahi yol tamamen kapanmaz: koşullar değiştiğinde tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesi ya da kaldırılması ayrıca talep edilebilir. Bu talep, itirazdan farklı bir yoldur ve süreye bağlı değildir.
| Kural | Dilekçeye etkisi |
|---|---|
| Karar süresi bir hafta | Sonradan ekleme fırsatı yok |
| Karar kesin | Düzeltme imkânı yok |
| Yapı | Tedbir tedbir itiraz edilmeli |
| İçerik | Her sebep somut olguya bağlanmalı |
| Ret hâlinde | Değiştirme/kaldırma talebi ayrı yol |
Sürecin bütünü için 6284 koruma kararına itiraz yazımıza, kararın alınma aşaması için uzaklaştırma kararı nasıl alınır yazımıza, ihlal sonuçları için zorlama hapsi yazımıza bakabilirsiniz.
6284 İtirazı: Mevzuat Haritası
İtiraz dilekçesinde dayanılabilecek hükümler aşağıda bir arada gösterilmiştir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şiddet uygulayan | Şiddet davranışını uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişi | 6284 m.2 |
| Önleyici tedbirler | Uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim yasağı, silah teslimi vb. | 6284 m.5/1 |
| Çocukla kişisel ilişki | Refakatçi eşliğinde, sınırlanmış veya kaldırılmış | 6284 m.5/1-ç |
| Kolluk amirinin acil tedbiri | İzleyen ilk iş günü hâkim onayı; 24 saatte onaylanmazsa kalkar | 6284 m.5/2 |
| Tedbir süresi | İlk defasında en çok altı ay; değiştirme, kaldırma, devam | 6284 m.8/2 |
| Delil | Koruyucu tedbirde delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir geciktirilmeden verilir | 6284 m.8/3 |
| Tefhim ve tebliğ | Taraflara; ret kararı yalnız korunan kişiye | 6284 m.8/4 |
| Zorlama hapsi ihtarı | Tefhim veya tebliğde yapılır | 6284 m.8/5 |
| Gizlilik ve kişisel eşya | Bilgilerin gizlenmesi; eşyanın kolluk eliyle teslimi | 6284 m.8/6, m.8/7 |
| İtiraz | İki hafta; aile mahkemesi; ilgililer | 6284 m.9/1 |
| İnceleyecek mahkeme | İzleyen daire, birinci daire veya asliye hukuk | 6284 m.9/2 |
| Karar | Bir hafta içinde; kesin | 6284 m.9/3 |
| Tebliğ edilmemesi | Uygulamaya engel değil | 6284 m.10/5 |
| Zorlama hapsi | 3–10 gün; tekrarında 15–30 gün; toplam 6 ay | 6284 m.13 |
| İtiraz usulü | Mülkî amir ve hâkim kararlarına itiraz; duruşmasız inceleme | Yönetmelik m.33, m.34 |
| Süre hesabı | Hafta sonu kuralı; tatile rastlayan son gün | HMK m.92/2, m.93 |
| Elektronik tebligat | Ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır | Tebligat K. m.7/a |
| Asılsız ihbar | İftira suçu | TCK m.267 |
| Bireysel başvuru | Yolların tüketilmesinden itibaren otuz gün | 6216 s.K. m.47/5 |
İtiraz ederken eşya ve çocuk taleplerinizi unutmayın: Eşya teslimi ve kişisel ilişki düzenlenmesi için Hakkımda Uzaklaştırma Kararı Var, Evime Giremiyorum rehberine bakın.
Polis eş ve tedbire itiraz: Görev silahının teslimini de kapsayan tedbirlere itiraz ve Anayasa Mahkemesinin Emre Kaya kararı için Polis Eşle Boşanma: Lojman, Silah Ruhsatı, Tayin ve Koruma Kararı yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
6284 tedbir kararına itiraz süresi ne kadar?
Kanunun 9. maddesi uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır ve itiraz aile mahkemesine yapılır. Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son haftada karşılık gelen günün mesai bitiminde dolar (HMK m.92/2); son gün resmî tatile rastlarsa izleyen ilk iş günü biter (HMK m.93). Süre kaçırılırsa itiraz süre yönünden reddedilir.
İtiraz edersem karar durur mu?
Hayır. İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz; mahkeme kararı kaldırana veya değiştirene kadar tedbire uymaya devam etmek zorunludur. Aksi davranış ihlal sayılır ve zorlama hapsi yaptırımını doğurur.
İtirazı hangi mahkeme inceler?
Kararı veren mahkeme değil. Dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk hâkimi aynı kişiyse en yakın asliye hukuk mahkemesine gönderilir.
İtiraz ne kadar sürede sonuçlanır?
İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (m.9/3). İnceleme duruşma yapılmadan, dosya üzerinden yapılır (Uygulama Yönetmeliği m.34). Bu aşamadan sonra olağan kanun yolu tükenir.
Karşı taraf delil sunmadı, karar kalkar mı?
Bu argüman tek başına genellikle sonuç vermez. Kanuna göre koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir (m.8/3). Etkili itiraz; orantısızlık, maddi hata, uygulanamazlık ve şiddet tehlikesinin bulunmadığını gösteren somut belgeler üzerine kurulmalıdır.
İtirazda hangi gerekçeler işe yarar?
Orantısızlık en işlevsel gerekçedir: tümüyle kaldırma yerine kapsamın daraltılması, sürenin kısaltılması veya çocukla ilişkinin refakatçi eşliğinde sürdürülmesi talep edilebilir. Ayrıca adres ve kimlik hataları ile aynı işyerinde çalışma gibi tedbiri fiilen uygulanamaz kılan durumlar ileri sürülebilir.
Tedbir kararı ne kadar süreyle verilir?
İlk defasında en çok altı ay için verilebilir (m.8/2). Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilir.
İtirazım reddedilirse ne yapabilirim?
Koşullar değiştiğinde tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinde bulunabilirsiniz; tedbir süreli olduğundan uzatılmazsa kendiliğinden sona erer. Kesin itiraz kararında temel hak ihlali iddianız varsa otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 s.K. m.47/5). Asılsız iddia söz konusuysa iftira suçundan (TCK m.267) şikâyet gündeme gelebilir; ancak ceza davasında ispat 6284 için aranan düzeyden çok daha ağırdır.
Tedbir kararı boşanmada kusur kanıtı mıdır?
Tek başına değildir; kusur, boşanma dosyasındaki tüm delillerle değerlendirilir. Yine de haksız karara süresinde itiraz, iki cephede de savunmayı güçlendirir. Ayrıntısı için koruma kararının kusura etkisi yazımıza bakabilirsiniz.
Mülkî amirin verdiği tedbir kararına nereye itiraz edilir?
Mülkî amirin verdiği koruyucu tedbir kararlarına da tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir; idareye başvurulmaz. Uygulama Yönetmeliğinin 33. maddesi bu itirazın duruşmasız incelenip bir hafta içinde kesin olarak karara bağlanacağını düzenler; Anayasa Mahkemesi de itiraz hakkının mülkî amir kararlarını kapsadığını kabul etmiştir (AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142).
Zorlama hapsi kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Zorlama hapsi kararlarına karşı da iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (Uygulama Yönetmeliği m.34; AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142). Anayasa Mahkemesi, zorlama hapsine itirazı inceleyen mahkemenin başvurucunun esaslı iddialarını cevapsız bırakmasını gerekçeli karar hakkının ihlali saymıştır (AYM, B. No: 2016/2100, 04.04.2019).
Tedbir kararı bana tebliğ edilmedi; ihlal etmiş sayılır mıyım?
Kararın tebliğ edilmemesi uygulanmasına engel değildir (m.10/5); ancak zorlama hapsine karar verilebilmesi için zorlama hapsi ihtarını içeren kararın size tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir (m.8/5; Uygulama Yönetmeliği m.38/3). Anayasa Mahkemesi de bu güvenceye dayanarak, karardan haberi olmayan kişinin zorlama hapsiyle karşılaşmayacağını belirtmiştir (AYM, 28.11.2013, E.2013/64, K.2013/142). Karardan haberdar olduğunuz anda tedbire uymanız gerekir.
Tedbir kararında bana “şiddet uygulayan” denmesine itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği bir olayda tedbir kararında kişinin “şiddet uygulayan” olarak nitelenmesini masumiyet karinesinin ihlali saymış ve bu ifadenin şablon olarak kullanılmamasını istemiştir (AYM [GK], S.M., B. No: 2016/6038, 20.06.2019). İtirazda kararın gerekçesinin sizi suçlu ilan eder nitelikte olduğunu ayrıca belirtebilirsiniz.
Uzaklaştırma kararı varken eşyalarımı nasıl alırım?
Konuta kendiniz gitmeyin; talep hâlinde kişisel eşya ve belgeleriniz kolluk eliyle teslim edilir (m.8/7). Teslim edilecek eşya ve belgeler, mülkî amir veya hâkim kararında gösterilir (Uygulama Yönetmeliği m.19/2).
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- 6284 Tedbir Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği (2026) — 2 Haftalık Süre
- 6284 Koruma Kararına İtiraz Nasıl Edilir? Süre ve Usul
- 6284 Koruma Kararına Aykırılık ve Zorlama Hapsi
- 6284 Tedbir Kararının İhlâli: Zorlama Hapsi Kaç Gün, Süreç Nasıl İşler
- Aile İçinde Şiddet ve 6284 sayılı Kanun: Koruyucu Tedbir, Önleyici Ted
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
📚 İlgili Rehberler
- Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi: Boşanma, Nafaka, Velayet ve Mal Paylaşımı
- Aile İçinde Şiddet ve 6284 sayılı Kanun: Koruyucu Tedbir, Önleyici Tedbir ve Uzaklaştırma Kararı (2026)
- 6284 Koruma Kararı Boşanma Davasında Kusur Kanıtı Olur mu?
- Boşanmada Kusur Nasıl Belirlenir? Tam, Ağır, Eşit ve Az Kusurun Sonuçları
- Tedbir Nafakasına İtiraz Nasıl Edilir? Ara Karara Karşı Başvuru
İtiraz dilekçesi, tedbirin kaldırılması ve değiştirilmesi talepleri için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


