Yağma, halk arasındaki adıyla gasp, malvarlığına karşı suçların en ağır cezalısıdır: cebir veya tehdit kullanarak bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi altı yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.148/1). Suç silahla, yüz gizlenerek, birden fazla kişiyle birlikte, yol keserek, konutta veya işyerinde, savunamayacak durumdaki kişiye karşı, suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla veya gece vakti işlenirse ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir (m.149/1). Yağmayı hırsızlıktan ayıran unsur cebir veya tehdittir. Bu ağır cezaların yanında kanun önemli indirim kapılarını da açar: bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit veya cebir kullanılmışsa yağma değil tehdit veya yaralama hükümleri uygulanır (m.150/1), malın değeri azsa ceza yarıya kadar indirilebilir (m.150/2), zararın giderilmesinde ise etkin pişmanlık indirimi vardır (m.168/3). Bu yazıda yağmanın unsurlarını, nitelikli hâllerini, indirim yollarını, usul kurallarını ve bir savunma dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
⚡ Net Cevap: Yağma (TCK m.148): tehdit veya cebirle bir malı teslime ya da alınmasına karşı koymamaya zorlamak; ceza 6 – 10 yıl. Silah, gece, konut veya işyeri, birden fazla kişi gibi hâllerde 10 – 15 yıl (m.149). Alacak tahsili amacıyla yapılmışsa yalnızca tehdit veya yaralama hükümleri uygulanır (m.150/1); malın değeri azsa ceza yarıya kadar indirilebilir (m.150/2). Etkin pişmanlıkta indirim 1/2 veya 1/3’tür (m.168/3). Dava ağır cezada görülür, zorunlu müdafi vardır, suç tutuklama kataloğundadır. Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.
Kanun Metni
“(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK m.148/1)
Maddenin ikinci fıkrası, cebir veya tehditle mağdurun kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi vermeye, var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, ileride senet hâline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye zorlanmasını da aynı cezaya bağlar. Üçüncü fıkraya göre mağdurun herhangi bir vasıtayla kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de yağma suçunda cebir sayılır; örneğin mağdura uyuşturucu veya uyku verici bir madde verilerek malının alınması yağmadır.
Suçun Unsurları
| Unsur | İçerik | Uygulamadaki anlamı |
|---|---|---|
| Araç: tehdit | Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı ya da malvarlığı bakımından büyük zarar tehdidi | Basit bir korkutma yetmez; tehdidin bu ağırlıkta olması gerekir |
| Araç: cebir | Mağdurun direncini kırmaya yönelik fiziksel güç | İtme, çekiştirme, boğazlama, bağlama |
| Cebir sayılan hâl | Mağdurun kendini bilmez ve savunamaz hâle getirilmesi | Uyuşturucu veya uyku verici madde verilmesi (m.148/3) |
| Netice | Malın teslimi veya alınmasına karşı koyamama | Mağdurun iradesinin cebir veya tehditle bastırılması |
| Senet | Borç senedi verdirme, imzalatma, imha ettirme | Aynı ceza (m.148/2) |
| Manevi unsur | Kast ve yarar sağlama amacı | Alacak tahsili amacı varsa m.150/1 |
Yağmada tehdidin konusu kanunda belirlenmiştir: hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarar. Daha hafif bir korkutma, örneğin “seni şikâyet ederim” gibi bir söz, yağmadaki tehdit niteliğini taşımaz. Cebir ise mağdurun direncini kırmaya yönelik fiziksel güçtür ve malın alınmasıyla araç-amaç ilişkisi içinde olmalıdır. Yağma ile hırsızlık arasındaki ayrımın ayrıntıları için yağma ile hırsızlık arasındaki fark rehberimize bakabilirsiniz.
Yağma ile Hırsızlık ve Tehdit Arasındaki Sınır
| Suç | Fiil | Ceza |
|---|---|---|
| Hırsızlık (m.141/1) | Zilyedin rızası olmadan malı bulunduğu yerden almak; cebir veya tehdit yok | 1 – 3 yıl |
| Yağma (m.148/1) | Cebir veya tehditle malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak | 6 – 10 yıl |
| Nitelikli yağma (m.149/1) | Yağmanın kanunda sayılan ağırlaştırıcı hâllerle işlenmesi | 10 – 15 yıl |
| Tehdit (m.106/1) | Hayata veya vücut dokunulmazlığına saldırı tehdidi; mal alınmıyor | 6 ay – 2 yıl |
| Alacak tahsili için tehdit veya cebir (m.150/1) | Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili | Yalnızca tehdit veya yaralama hükümleri |
Kapkaç olaylarında ayrım özellikle önemlidir: malın cebir kullanılmadan, ani bir hareketle alınıp kaçılması kural olarak hırsızlık olarak değerlendirilirken, mağdurun direncini kırmaya yönelik çekiştirme, sürükleme veya düşürme gibi bir güç kullanımı yağma tartışmasını başlatır. Aynı olaydaki birkaç saniyelik farklılık, cezayı bir yıldan altı yıla çıkarabilir. Bu nedenle kamera kayıtları, tanık beyanları ve mağdurun darp raporu bu dosyalarda belirleyicidir. Hırsızlık suçu için hırsızlık suçu ve cezası, tehdit için tehdit ve şantaj suçları rehberlerimize bakabilirsiniz.
Yağma isnadıyla mı karşı karşıyasınız? Nitelendirme en kritik aşamadır
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Nitelikli Yağma (TCK m.149)
| Bent | Hâl | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| a | Silahla | Silah kavramı TCK m.6/1-f’de geniş tanımlanmıştır |
| b | Kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması | Maske, kar maskesi gibi araçlarla yüzün gizlenmesi |
| c | Birden fazla kişi tarafından birlikte | Fiilen birlikte hareket gerekir |
| d | Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde | 6545 sayılı Kanunla eklentiler eklendi |
| e | Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı | Yaşlı, hasta, çocuk mağdurlar |
| f | Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak | Örgüt adının kullanılması yeterli olabilir |
| g | Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla | Özel amaç aranır |
| h | Gece vaktinde | Güneşin batmasından bir saat sonra ile doğmasından bir saat öncesi |
Nitelikli hâllerin birden fazlasının aynı olayda bulunması, TCK m.149’da ayrı bir ceza artırımı olarak düzenlenmemiştir; ceza on ila on beş yıl aralığında kalır. Ancak birden fazla nitelikli hâlin bulunması, hâkimin temel cezayı bu aralıkta alt sınırdan uzaklaşarak belirlemesine gerekçe olabilir. Maddenin ikinci fıkrası ise farklı bir kural koyar: yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri, örneğin kemik kırığı veya yaşamsal tehlike gerçekleşirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır (m.149/2). Nitelikli hâllerin her birinin ayrıntıları için nitelikli yağma rehberimize, neticesi ağırlaşmış yaralama için kasten yaralama ve ağırlaşan neticeler yazımıza bakabilirsiniz.
Silah Kavramı (TCK m.6/1-f)
Nitelikli yağmanın uygulamada en sık gündeme gelen bendi silahla işlenmedir. Kanun silahı geniş tanımlar: ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler ile yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu veya zehirleyici maddeler silah sayılır (TCK m.6/1-f). Bu nedenle bir sopa, tornavida veya kırık şişe de somut olayda saldırıya elverişli biçimde kullanılmışsa silah kabul edilebilir. Silahın olay sırasında gösterilmesi, mağdura yöneltilmesi veya kullanılması, bendin uygulanması için yeterlidir; silahla mağdurun yaralanması şart değildir. Buna karşılık silahın varlığı somut delillerle ortaya konulmalıdır: failin “cebimde silah var” demesi ancak silahın hiç görülmemesi hâlinde, silahın varlığı başka delillerle desteklenmiyorsa bu bent tartışmalıdır. Oyuncak veya kurusıkı silahların durumu ise somut olayda mağduru korkutmaya elverişliliğine göre değerlendirilir.
Birden Fazla Kişi ve Senet Yağması
Yağmanın birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, cezayı nitelikli hâle getirir (TCK m.149/1-c). Bu bent, faillerin olay yerinde fiilen birlikte hareket etmesini gerektirir; olaydan önce plan yapan ancak olay yerinde bulunmayan bir kişinin durumu ise iştirak hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir. Senet yağması ise uygulamada özellikle borç ilişkilerinde görülür: cebir veya tehditle mağdura borç senedi imzalatılması, var olan bir senedin geri verildiğine dair belge verdirilmesi veya bir senedin imha ettirilmesi, mal alınmamış olsa bile aynı cezayla cezalandırılır (m.148/2). Bu dosyalarda senedin hangi koşullarda imzalandığı, tarafların önceki ilişkisi ve senet bedelinin gerçek bir borca dayanıp dayanmadığı belirleyicidir; gerçek bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmişse TCK m.150/1 ayrıca değerlendirilmelidir.
Konut, İşyeri, Eklentiler ve Gece Vakti
Yağmanın yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde işlenmesi nitelikli hâldir (TCK m.149/1-d); eklentiler 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla bu bende eklenmiştir. Bu nedenle bir evin bahçesinde, apartmanın ortak alanında veya bir dükkânın deposunda gerçekleşen yağma da nitelikli hâl kapsamında değerlendirilebilir. Gece vakti ise güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat öncesine kadar süren zamandır (TCK m.6/1-e). Olayın saati genellikle mağdurun beyanı, kamera kayıtları ve kolluğa yapılan ihbarın saati ile belirlenir; saatin gece vakti sınırına yakın olduğu dosyalarda olay tarihindeki gün batımı ve gün doğumu saatleri resmî kaynaklardan tespit edilmelidir.
Yağma Sırasında Ölüm
Yağma sırasında mağdurun hayatını kaybetmesi, fiilin niteliğini tamamen değiştirir. Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirir (TCK m.82/1-h). Ölümün kasten değil, yağma sırasında uygulanan cebir sonucunda istenmeden meydana gelmesi hâlinde ise yağma ile birlikte kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli (ölüm) değerlendirilir. Bu ayrım failin kastına ilişkin delillere, kullanılan araca ve hedef alınan bölgeye göre yapılır ve dosyanın sonucunu en çok etkileyen tartışmalardan biridir. Ölüm veya ağır yaralama içeren dosyalarda otopsi ve adli tıp raporlarının ayrıntılı incelenmesi, ölümün hangi fiilden kaynaklandığının ve failin kastının kapsamının belirlenmesi için vazgeçilmezdir.
Alacak Tahsili: Yağma Değil (m.150/1)
Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde yağma hükümleri değil, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK m.150/1). Bu hüküm, yağma dosyalarındaki en güçlü savunma dayanaklarından biridir; çünkü cezayı altı yıldan tehdit suçunun altı ay ile iki yıl arasındaki aralığına düşürebilir. Hükmün uygulanabilmesi için alacağın gerçekten var olması, hukuki bir ilişkiye dayanması ve failin amacının bu alacağı tahsil etmek olması gerekir. Alacağın varlığı borç senedi, banka kayıtları, yazışmalar veya tanıklarla gösterilmelidir. Tahsil edilen miktarın alacağı aşması veya alacakla ilgisi olmayan başka malların da alınması, bu hükmün uygulanmasını tartışmalı hâle getirir. Alacağın muaccel olup olmadığı, yani vadesinin gelip gelmediği de değerlendirmede dikkate alınan hususlar arasındadır. Bu nedenle alacağa ilişkin bütün belgelerin, özellikle vade tarihini ve daha önce yapılan ödeme taleplerini gösterenlerin, ilk ifadeden itibaren dosyaya sunulması önerilir. Alacak tahsili sırasında gerçekleşen tehdit için tehdit suçu rehberimize bakabilirsiniz.
Malın Değerinin Azlığı (m.150/2)
Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir (TCK m.150/2). Hüküm 5377 sayılı Kanunla “indirilir” yerine “indirilebilir” şeklinde değiştirilmiştir; bu nedenle indirim hâkimin takdirindedir ve uygulanmaması hâlinde gerekçe gösterilmelidir. Değerin azlığı, malın ekonomik değeri ve olayın bütün koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Az miktarda paranın veya düşük değerli bir eşyanın alındığı dosyalarda bu indirimin açıkça talep edilmesi gerekir. Malın değerinin bilirkişi raporuyla belirlenmesi, indirimin uygulanması için sağlam bir dayanak oluşturur; değer tespit edilmeden yapılan değerlendirmeler itiraz konusu yapılabilir. İndirim, suçun temel şekline ve nitelikli hâllerine uygulanabilir.
İndirim yollarınızı birlikte değerlendirelim
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15
Etkin Pişmanlık (m.168/3)
Yağma suçunda etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde yarısına, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde üçte birine kadarı indirilir (TCK m.168/3). Bu oranlar hırsızlık ve dolandırıcılıktaki oranlardan (2/3 ve 1/2) daha düşüktür. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır (m.168/4). Etkin pişmanlığın şartları ve zararın giderilmesinin diğer etkileri için etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi ve zararı gidersem ceza azalır mı yazılarımıza bakabilirsiniz.
İndirimlerin Birlikte Etkisi: Hesap Örnekleri
| Durum | Hesap | Sonuç |
|---|---|---|
| Basit yağma, temel ceza | Alt sınır | 6 yıl |
| Değer azlığı (1/2) | 6 yıl − 3 yıl | 3 yıl |
| Etkin pişmanlık, soruşturmada (1/2) | 3 yıl − 1 yıl 6 ay | 1 yıl 6 ay |
| Takdiri indirim (1/6) | 1 yıl 6 ay − 3 ay | 1 yıl 3 ay |
| Nitelikli yağma, temel ceza | Alt sınır | 10 yıl |
| Nitelikli yağma, etkin pişmanlık kovuşturmada (1/3) | 10 yıl − 3 yıl 4 ay | 6 yıl 8 ay |
| Basit yağmaya teşebbüs (en çok 3/4 indirim) | 6 yıl − 4 yıl 6 ay | 1 yıl 6 ay |
Tablo, yağmanın ağır cezasına rağmen indirim yollarının birlikte uygulanmasıyla sonuç cezanın iki yılın altına inebileceğini gösterir; bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gündeme gelebilir (CMK m.231/5). Kanun, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümlerin ve takdiri indirim nedenlerinin son aşamada uygulanmasını öngörür (TCK m.61/5). Teşebbüste ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK m.35/2); bu konuda suça teşebbüs rehberimize bakabilirsiniz.
Usul: Ağır Ceza, Zorunlu Müdafi ve Tutuklama
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Ağır ceza; kanun yağmayı ayrıca saymıştır | 5235 s.K. m.12 |
| Zorunlu müdafi | Alt sınır beş yıldan fazla olduğundan istem aranmaksızın müdafi atanır | CMK m.150/3 |
| Tutuklama | Katalog suçtur; kuvvetli şüphe hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir | CMK m.100/3-a-6 |
| Şikâyet ve uzlaştırma | Aranmaz; uzlaştırma yoktur | CMK m.253 |
| Etkin pişmanlık | 1/2 veya 1/3 indirim | TCK m.168/3 |
Yağma, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında kanunda açıkça sayılmıştır (5235 s.K. m.12). Temel yağmanın üst sınırı on yıl olduğundan görevin kaynağı cezanın miktarı değil, bu açık düzenlemedir. Alt sınır altı yıl olduğundan şüpheli veya sanığın talebi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3). Yağma, tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasındadır (m.100/3-a-6); ancak bu karine mutlak değildir ve somut olgularla değerlendirilmelidir. Tutuklama kararına itiraz için tutuklama kararına itiraz, zorunlu müdafilik için ceza davasında müdafi rehberlerimize bakabilirsiniz.
Çocuk Failler
Yağma dosyalarında fail çoğu zaman on sekiz yaşından küçüktür. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur (TCK m.31/1). On iki ile on beş yaş arasındakilerde, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği varsa ceza yarı oranında indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yılı geçemez (m.31/2). On beş ile on sekiz yaş arasındakilerde ceza üçte bir oranında indirilir ve her fiil için hapis cezası on beş yılı geçemez (m.31/3). Buna göre on altı yaşındaki bir failin basit yağmadan alacağı temel ceza altı yıl yerine dört yıl olur. Çocuk faillerde yargılama çocuk mahkemelerinde veya çocuk ağır ceza mahkemelerinde yapılır ve çocuğa özgü koruyucu ve destekleyici tedbirler de ayrıca değerlendirilir. Yaş indirimi, değer azlığı ve etkin pişmanlık gibi diğer indirimlerle birlikte uygulanabildiğinden, çocuk faillerde sonuç ceza çoğu zaman temel cezanın çok altında kalır.
8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla eklenen ve 18/8/2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.31/4, bu indirim sistemine bir istisna getirmiştir: kusurun ağırlığı, güdülen amaç, suçun işleniş şekli veya daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet gibi hususlar gözetilerek, kasten öldürme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın ağır hâllerini (m.87/2 ve 87/4) işleyen on beş ile on sekiz yaş arasındakiler hakkında yaş indirimi uygulanmayabilir. Yağmanın kendisi bu istisnanın kapsamında değildir; ancak yağma sırasında ölüm veya ağır yaralama meydana gelmişse, bu suçlar bakımından yeni hüküm gündeme gelebilir. Hüküm fail aleyhine olduğundan 18/8/2026 öncesinde işlenen fiillere uygulanamaz (TCK m.7/2).
Soruşturma ve Deliller
Yağma soruşturmalarında deliller çoğunlukla olayın hızlı gelişmesi nedeniyle sınırlıdır ve bu nedenle her delilin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Kamera kayıtları, olayın nasıl gerçekleştiğini ve cebir kullanılıp kullanılmadığını en objektif biçimde gösteren delildir; kayıtların saklama süreleri kısa olduğundan soruşturmanın başında istenmelidir. Mağdurun teşhisi, özellikle olay gece veya kısa sürede gerçekleşmişse, teşhisin hangi koşullarda yapıldığı yönünden denetlenmelidir: fotoğraftan teşhis, tek kişi gösterilerek yapılan teşhis veya teşhis öncesi mağdura yönlendirici bilgi verilmesi, teşhisin güvenilirliğini zayıflatır. Alınan telefonun IMEI kaydı ve iletişim kayıtları, malın kimde bulunduğunu gösteren önemli delillerdir. Darp raporu ise cebrin varlığını ve derecesini gösterir. Olay yerinde bulunan tanıkların beyanları, özellikle olayın hızlı geliştiği kapkaç dosyalarında, cebrin kullanılıp kullanılmadığı ve malın nasıl alındığı konusunda belirleyici olabilir. Şüphelinin olay saatinde başka bir yerde bulunduğunu gösteren iletişim kayıtları, kamera görüntüleri veya tanık beyanları ise savunmanın en güçlü delilleri arasındadır ve soruşturmanın başında toplanması istenmelidir.
Tazminat
Yağma mağduru, ceza davasından bağımsız olarak alınan malın bedelini ve uğradığı diğer maddi zararları, ayrıca kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminatı hukuk mahkemesinde isteyebilir. Ceza davasındaki mahkûmiyet hükmü, tazminat davasında failin kusurunun ispatı bakımından önemli bir delildir. Failin zararı ceza yargılaması sırasında gidermesi ise hem etkin pişmanlık indirimi hem de tazminat yükünün azalması bakımından sonuç doğurur. Birden fazla failin bulunduğu dosyalarda mağdur, zararının tamamını faillerden herhangi birinden isteyebilir. Tazminat davasında ceza dosyasındaki bilirkişi raporları, darp raporları ve malın değerine ilişkin tespitler delil olarak kullanılabilir; bu nedenle ceza yargılaması sırasında zararın kapsamının eksiksiz belgelenmesi, hukuk davasını da kolaylaştırır. Tedavi giderleri, iş göremezlik ve psikolojik destek masrafları da maddi zarar kalemleri arasında ileri sürülebilir.
Mağdur Açısından
Yağma mağduru olan kişinin ilk yapması gerekenler, derhâl kolluğa başvurmak, varsa yaralanmalarını darp raporuyla belgelemek ve olay yerindeki kamera kayıtlarının korunmasını istemektir. Alınan malın markası, modeli, seri numarası veya IMEI bilgisi gibi ayırt edici özellikleri de ifadede belirtilmelidir. Suç şikâyete bağlı olmadığından savcılık resen soruşturur; mağdur ayrıca kamu davasına katılarak yargılamaya aktif olarak dahil olabilir. Etkin pişmanlık kapsamında failin kısmi ödeme teklifinde bulunması hâlinde, mağdurun rızası indirimin uygulanması için şarttır; bu nedenle mağdur teklifi kabul edip etmemeyi bilinçli olarak değerlendirmelidir. Mağdur, fail çocuk olsa bile şikâyet ve katılma haklarını aynen kullanır; çocuk faillerde de zararın tazmini ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Mağdurun bakış açısıyla süreç için tehditle zorla malım alındı rehberimize bakabilirsiniz.
| Soru | Neden önemli? |
|---|---|
| Cebir veya tehdit gerçekten var mı, hangi delille? | Yoksa hırsızlık tartışılır |
| Tehdit kanunun aradığı ağırlıkta mı? | Hafif bir korkutma yağmayı oluşturmaz |
| Hukuki ilişkiye dayanan bir alacak var mı? | Varsa TCK m.150/1 |
| Malın değeri az mı? | TCK m.150/2 indirimi |
| Nitelikli hâl somut olarak ispatlandı mı? | Silah, gece, birlikte işleme gibi hâller delille gösterilmeli |
| Zarar giderildi mi, hangi aşamada? | TCK m.168/3 indirimi |
| Suç tamamlandı mı? | Teşebbüs indirimi (TCK m.35) |
| Fail çocuk mu? | TCK m.31 indirimi |
Sık Yapılan Hatalar
Yağma dosyalarında en sık yapılan hata, nitelendirmenin baştan tartışılmamasıdır: kapkaç, borç tartışması veya karşılıklı kavga gibi olaylar ilk anda yağma olarak nitelendirilebilir; oysa cebir veya tehdidin varlığı ve niteliği, alacak ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve malın alınma biçimi somut delillerle incelendiğinde farklı bir suç tipi ortaya çıkabilir. İkinci hata, değer azlığı ve etkin pişmanlık indirimlerinin açıkça talep edilmemesidir; özellikle değer azlığı indirimi takdire bağlı olduğundan talep edilmezse uygulanmayabilir. Bu indirimlerin istinaf aşamasında ilk kez ileri sürülmesi de mümkün olmakla birlikte, ilk derece mahkemesinde delilleriyle birlikte tartışılmaları sonuca doğrudan etki eder. Üçüncü hata, zararın hüküm verildikten sonra giderilmesi ve böylece etkin pişmanlık indiriminin kaçırılmasıdır. Son olarak, nitelikli hâllerin, özellikle silahın ve gece vaktinin, somut delillerle ispatlanıp ispatlanmadığının denetlenmemesi, cezayı dört yıl artırabilecek bir eksikliktir.
Dilekçe Örneği: Alacak Tahsili Savunması ve Nitelendirme Talebi
Aşağıdaki örnek, sanığın kendisine borçlu olan kişiden alacağını tahsil ederken tehditte bulunduğu ve telefonunu aldığı iddiasıyla yağmadan yargılandığı bir dosyada, esas hakkındaki savunmaya ek olarak hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.
Dilekçeye eklenecek belgeler arasında borç ilişkisini gösteren dekont ve yazışmaların yanında, alınan malın iadesine ilişkin tutanak da yer almalıdır. Alacak tahsili savunmasında belirleyici olan, alacağın olaydan önce var olduğunun ve failin amacının bu alacağı tahsil etmek olduğunun gösterilmesidir; bu nedenle olaydan önce yapılan ödeme talepleri ve alacağa ilişkin yazışmalar kronolojik olarak dosyaya sunulmalıdır. Mahkemenin eylemi yağma olarak nitelendirmesi hâlinde dahi değer azlığı ve etkin pişmanlık indirimlerinin ayrı ayrı talep edilmiş olması, sonuç cezanın belirlenmesinde belirleyici olur.
Sık Sorulan Sorular
Yağma suçunun cezası nedir?
6 – 10 yıl hapis (TCK m.148/1); nitelikli hâllerde 10 – 15 yıl (m.149).
Yağma ile hırsızlık farkı nedir?
Yağmada cebir veya tehdit vardır; hırsızlıkta yoktur. Hırsızlığın cezası 1 – 3 yıldır (m.141/1).
Kapkaç yağma mı hırsızlık mı?
Cebir kullanılmadan ani alıp kaçma kural olarak hırsızlık; direnci kıran güç kullanımı yağma tartışmasını başlatır.
Senet imzalatmak yağma mı?
Cebir veya tehditle senet verdirmek, imzalatmak veya imha ettirmek yağmadır (m.148/2).
Uyuşturucu vererek mal almak yağma mı?
Evet. Mağdurun kendini bilmez hâle getirilmesi cebir sayılır (m.148/3).
Nitelikli yağma hâlleri nelerdir?
Silah, yüz gizleme, birden fazla kişi, yol kesme veya konut ve işyeri, savunamayacak kişi, örgüt gücü, örgüte yarar ve gece (m.149/1).
Birden fazla nitelikli hâl cezayı 15 yıla çıkarır mı?
Hayır. Kanunda ayrı bir artırım yoktur; ceza 10 – 15 yıl aralığında kalır.
Alacağımı zorla aldım, yağma mı?
Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla ise yalnızca tehdit veya yaralama hükümleri uygulanır (m.150/1).
Malın değeri azsa ceza düşer mi?
Üçte birden yarıya kadar indirilebilir (m.150/2).
Yağmada etkin pişmanlık var mı?
Evet; kovuşturmadan önce 1/2’ye, hükümden önce 1/3’e kadar indirim (m.168/3).
Yağmada HAGB mümkün mü?
İndirimler sonucunda ceza iki yıl veya daha aza inerse mümkündür (CMK m.231/5).
Hangi mahkeme bakar?
Ağır ceza mahkemesi (5235 s.K. m.12).
Zorunlu müdafi var mı?
Evet. Alt sınır beş yıldan fazladır (CMK m.150/3).
Yağmada tutuklama olur mu?
Katalog suçtur; ancak somut olgularla değerlendirilir (CMK m.100/3).
Yağma sırasında yaralama olursa?
Neticesi ağırlaşmış yaralamada ayrıca yaralama hükümleri uygulanır (m.149/2).
Yağma sırasında ölüm olursa?
Kasten ise nitelikli kasten öldürme (TCK m.82/1-h); kast yoksa neticesi ağırlaşmış yaralama değerlendirilir.
Yağmaya teşebbüste ceza nedir?
Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK m.35/2).
Uzlaştırma var mı?
Hayır.
Çocuk failde ceza nasıl hesaplanır?
15-18 yaşta üçte bir, 12-15 yaşta (algılama yeteneği varsa) yarı oranında indirilir (TCK m.31).
TCK 31/4 yağmada uygulanır mı?
Hayır. 18/8/2026’dan itibaren yalnızca kasten öldürme ile m.87/2 ve 87/4 bakımından uygulanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Ana Rehber: Yağma (Gasp): Hırsızlıktan Farkı ve Nitelikli Hâller
- Yağma ile Hırsızlık Arasındaki Fark
- Tehditle Zorla Malım Alındı
- Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 141-142)
- Tehdit ve Şantaj Suçları
- Etkin Pişmanlık (TCK 168)
- Zararı Gidersem Ceza Azalır mı?
- Suça Teşebbüs (TCK 35)
- Kasten Yaralama ve Ağırlaşan Neticeler
- Tutuklama Kararına İtiraz
- Zorunlu Müdafilik
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK ve 5235 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ MASAK Kimlik Tespiti Sınırı 370.000 TL Oldu (7 Ekim 2026): Elektronik Transfer ve Kripto Eşiği 30.000 TL, SMS ile Doğrulamada İmza Örneği, Finansal Olmayan Yükümlülerde Tek Rapor — Tedbirler Yönetmeliği m.5, 16, 24, 24/A ve 38
- ▸ Düğünde Takılan Altınlar Çalındı: Kim Sorumlu? 2026 — Hırsızlık Cezası (TCK 141-142), Düğün Salonu ve Organizasyon Firmasının Sorumluluğu (TBK 112, 116, 66), Sorumsuzluk Kaydı (TBK 115), Otel (TBK 576-577), Kayınvalide (TCK 167)
- ▸ Yolda Altın Buldum, Ne Yapmalıyım? 2026 — Bulduğu Altını Teslim Etmeyenin Cezası (TCK 160), Bulana Ödül (TMK 771), 5 Yılda Mülkiyet, Toprakta Bulunan Altın (Define, 2863) ve Altınını Kaybedenin Hakları
- ▸ Eşim Düğün Altınlarımı İzinsiz Bozdurdu: Suç mu? 2026 — TCK 167 Şahsi Cezasızlık, Ayrılık Kararı, Kayınvalide ve Akrabalar, Zorla Alma (Yağma) İstisnası, Ziynet Alacağı ve 6284 Koruması
Bu konuda hukuki destek almak için


