Konkordatoda Şarta Bağlı, Vadesi Gelmemiş ve Çekişmeli Alacaklar 2026: Oylamada Mahkemenin Kararı (İİK m.302/6), Kefil ve Teminat Mektubu Rücu Alacakları, Vadenin Etkisi ve Bir Aylık Dava Süresi
05 Ekim 2026

Konkordatoda Şarta Bağlı, Vadesi Gelmemiş ve Çekişmeli Alacaklar 2026: Oylamada Mahkemenin Kararı (İİK m.302/6), Kefil ve Teminat Mektubu Rücu Alacakları, Vadenin Etkisi ve Bir Aylık Dava Süresi

Konkordato, vadesi gelmiş alacaklarla sınırlı değildir. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir; bu nedenle vadesi henüz gelmemiş alacaklar da, belirli bir koşulun gerçekleşmesine bağlı alacaklar da projenin kapsamına girer. İflastan farklı olarak konkordato borçluların borçlarını muaccel kılmaz ve konkordato talebini muacceliyet sebebi sayan sözleşme hükümleri, işletmenin devamı için önem arz eden sözleşmelerde uygulanmaz. Oylamada ise İcra ve İflas Kanunu’nun 302. maddesi açık bir yetki kuralı koyar: çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir; bu iddialar hakkında ileride verilecek hükümler saklıdır. Tasdikten sonra itiraza uğramış alacaklar için bir aylık dava süresi ve çekişmeli paya ilişkin teminat kuralı uygulanır. Bu yazı terimleri ayırır, kefilin ve teminat mektubu veren bankanın rücu alacakları gibi sık karşılaşılan şarta bağlı alacakları tek tek ele alır ve vadenin konkordatodaki etkisini anlatır.

Alacağınız henüz vadesi gelmemiş veya bir koşula bağlı mı?

Alacağınızı doğru nitelikle bildirelim; oylamada hangi oranla hesaba katılması gerektiğini mahkemeye somut verilerle sunalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaca: Beş soru, beş cevap

Vadesi gelmemiş alacak konkordatoya tabi mi? Evet. Konkordato, talepten önce doğan bütün alacaklar için mecburidir; vadenin gelmiş olması aranmaz (İİK m.308/c/2).

Konkordato borçları muaccel kılar mı? Hayır. Muacceliyet iflasın sonucudur (İİK m.195); konkordatoda böyle bir kural yoktur.

Şarta bağlı alacak oy kullanır mı? Geciktirici koşula bağlı alacağın hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir (İİK m.302/6).

Alacağıma itiraz edildi, ne yapmalıyım? Tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirsiniz; aksi hâlde ayrılan paydan ödeme isteyemezsiniz (İİK m.308/b).

Kefilin rücu alacağı ne olur? Kefil ödediği ölçüde alacaklının haklarına halef olur (TBK m.596); borçlu konkordatodaysa rücu alacağı da projeye tabidir.

Kapsam notu. Bu yazıdaki İİK hükümleri 7101 sayılı Kanunla değiştirilmiş yürürlükteki metinlerden (m.294, m.296, m.299, m.300, m.301, m.302, m.305, m.306, m.308/b, m.308/c) ve iflasa ilişkin m.195, m.196, m.197’den; koşula ilişkin hüküm 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.170’ten aktarılmıştır. Kanunda açık hüküm bulunmayan noktalardaki değerlendirmeler “görüşümüze göre” ibaresiyle belirtilmiştir.

Kısa Cevap: Konkordato Vadeyi Beklemez, Muacceliyet de Yaratmaz

Konkordatonun kapsamını belirleyen ölçüt, alacağın vadesi değil doğduğu zamandır. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir (İİK m.308/c/2). Vadesi talepten önce gelmiş bir ticari alacak ile vadesi iki yıl sonra gelecek bir kredi taksiti, ikisi de talepten önce doğmuşsa, aynı projeye tabidir.

İflasta ise kural farklıdır: taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacaklar dışında iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar ve vadesi gelmemiş faizsiz borçlardan yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır (İİK m.195). Konkordatoya ilişkin hükümlerde böyle bir muacceliyet veya iskonto kuralı yoktur. Bunun yerine kanun, konkordato talebinin kendisinin muacceliyet sebebi olarak kullanılmasını sınırlar: borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde, konkordato talebinin borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler uygulanmaz (İİK m.296/1).

Terimler: Hangi Alacak Hangi Rejime Tabi?

Alacak türleri ve konkordatodaki karşılıkları

TerimAnlamıKonkordatodaDayanak
Vadesi gelmemiş alacakDoğmuş, ancak ödeme günü henüz gelmemiş alacakTalepten önce doğmuşsa projeye tabidir; oy hesabına girerİİK m.308/c/2, m.302/3
Geciktirici koşula bağlı alacakHüküm ifade etmesi gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlı; aksi kararlaştırılmadıkça koşulun gerçekleştiği andan hüküm ifade ederOy hesabına katılıp katılmayacağına ve oranına mahkeme karar verirTBK m.170; İİK m.302/6
Belirli olmayan vadeye tabi alacakÖdeme günü belirli bir tarihe bağlanmamış alacakOy hesabına katılımı mahkemenin kararına bağlıdırİİK m.302/6
Çekişmeli alacakVarlığı veya miktarı borçlu tarafından tartışılan alacakOy hesabı mahkemenin kararına bağlı; tasdikten sonra bir aylık dava süresi ve pay için teminatİİK m.302/6, m.308/b
Borçlunun müstakbel alacağıKonkordato talep edenin üçüncü kişilerden ileride doğacak alacağıMühletten önce devredilip mühletten sonra doğmuşsa devir hükümsüzİİK m.294/6

Kanun m.302/6’da yalnızca geciktirici koşulu anar. Bozucu koşula bağlı bir alacak ise koşul gerçekleşene kadar hüküm ifade ettiğinden, görüşümüze göre konkordatoda doğmuş bir alacak gibi bildirilir ve oy hesabına girer; koşulun ileride gerçekleşmesi hâlinde alacağın ve projeye göre yapılan ödemelerin akıbeti genel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.

Son satır sık karıştırılır. İİK m.294/6’daki “müstakbel alacak”, alacaklıların konkordato talep edene karşı alacağı değil, konkordato talep edenin kendi müşterilerinden ileride doğacak ve önceden bir başkasına devredilmiş alacağıdır. Bu konu konkordatoda faktoring ve alacağın temliki yazımızda anlatıldı.

Oylamada Şarta Bağlı ve Belirsiz Vadeli Alacaklar (İİK m.302/6)

Konkordato projesi, kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imzalanmışsa kabul edilmiş sayılır (İİK m.302/3). Bu hesapta hangi alacağın hangi tutarla yer alacağı sonucu belirler. İİK m.302/6 bu konuda şu kuralı koyar: “Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.”

Bu hükümden üç sonuç çıkar:

1- Karar mahkemenindir: Komiser, alacakların varit olup olmadığını borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde inceleyerek sonucunu raporunda belirtir (İİK m.300); ancak bu üç tür alacağın oy hesabına katılmasına ve oranına mahkeme karar verir.

2- Kısmi katılım mümkündür: Kanun “ne oranda” ifadesini kullanır. Görüşümüze göre koşulun gerçekleşme ihtimali, alacağın belgelerle desteklenme derecesi ve tutarın belirlenebilirliği bu oranın belirlenmesinde dikkate alınır.

3- Esas hakkında kesin hüküm değildir: Oy hesabına ilişkin karar, alacağın varlığı ve miktarı hakkında ileride verilecek mahkeme hükümlerini etkilemez. Oy hesabına düşük oranla katılmış bir alacak, sonradan açılacak davada tam olarak kabul edilebilir.

Örnek (temsilî). Bir banka, konkordato talep eden şirket lehine bir ihaleye teminat mektubu vermiştir; mektup henüz tazmin edilmemiştir. Bankanın şirkete karşı rücu alacağı, mektubun tazmin edilmesi koşuluna bağlıdır. Banka bu alacağı bildirdiğinde, mahkeme alacağın oy hesabına katılıp katılmayacağına ve hangi oranda katılacağına karar verir. İhale işinin büyük ölçüde tamamlandığı ve tazmin ihtimalinin düşük olduğu bir dosyada düşük bir oran, işin durduğu ve idarenin tazmin talebinde bulunduğu bir dosyada daha yüksek bir oran gündeme gelebilir. Bu örnek yöntemi göstermek içindir; gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Oylama kuralları için konkordato alacaklılar toplantısı ve oylama yazımıza bakabilirsiniz.

Kefil, teminat mektubu veya devam eden dava nedeniyle koşullu alacağınız mı var?

Mükerrer bildirim ve oran tartışmalarında haklarınızı koruyacak stratejiyi birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Mahkeme Oranı Belirlerken Nelere Bakar?

Kanun, m.302/6’daki kararın hangi ölçütlerle verileceğini saymaz. Görüşümüze göre aşağıdaki unsurlar, hem alacaklının oran talebini hem de borçlunun itirazını desteklemek için kullanılabilir.

Oran değerlendirmesinde kullanılabilecek unsurlar (görüşümüz)

UnsurAlacaklı lehineBorçlu lehine
Koşulun gerçekleşme ihtimaliTazmin talebi yapılmış, dava ilerlemiş, ayıp tespit edilmişİş büyük ölçüde tamamlanmış, talep yok, dava erken aşamada
Belgelerle desteklenmeSözleşme, bildirim, bilirkişi raporu, ara kararYalnızca soyut beyan, belgesiz tutar
Tutarın belirlenebilirliğiMektup tutarı, kefalet limiti gibi belirli tutarTahmine dayalı, geniş aralıklı tutar
MükerrerlikAynı borç başka biri tarafından bildirilmemişAynı borç asıl alacaklı tarafından da bildirilmiş
Komiserin değerlendirmesiDefter kayıtlarında karşılık ayrılmışKomiser incelemesinde dayanak bulunamamış

Komiser, alacakların varit olup olmadığını borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde inceleyerek sonucunu raporunda belirtir (İİK m.300). Bu nedenle alacaklının, oran tartışmasına ilişkin belgelerini komisere alacak kaydıyla birlikte sunması, mahkemenin kararında doğrudan etkili olabilir.

Tasdik İncelemesinde Koşullu Yükümlülükler

Koşullu yükümlülükler yalnızca oylamayı değil, tasdik şartlarını da etkiler. Tasdik için teklif edilen tutarın iflas hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması ve borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması aranır (İİK m.305/1-a, b). Büyük tutarlı bir teminat mektubunun veya kefaletin tazmin edilmesi, projenin dayandığı nakit akışını bozabilir. Görüşümüze göre bu ihtimallerin projede hiç gösterilmemesi, orantılılık ve gerçekçilik denetimi bakımından projeyi zayıflatır.

Birinci sıra imtiyazlı alacaklar ile mühlette komiser izniyle akdedilen borçlar için aranan teminat şartında da m.302/6 kıyasen uygulanır (İİK m.305/1-d). Bu yollama, bu alacaklardan çekişmeli veya koşula bağlı olanlar bakımından teminatın kapsamının da mahkemenin değerlendirmesine bağlı olduğunu gösterir. Tasdik şartları için konkordatonun tasdiki şartları yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Karşılaşılan Şarta Bağlı Alacaklar

Uygulamadaki şarta bağlı alacaklar

AlacakKoşulKonkordatodaki durumDayanak
Kefilin asıl borçluya rücu alacağıKefilin alacaklıya ödeme yapmasıKefil ödediği ölçüde alacaklının haklarına halef olur; rücu alacağı projeye tabidirTBK m.596; İİK m.308/c/2
Teminat mektubu veren bankanın rücu alacağıMektubun tazmin edilmesiOy hesabına katılımı mahkemenin kararına bağlı; tazminden sonra rücu alacağı projeye tabiİİK m.302/6, m.308/c/2
Devam eden tazminat davasındaki alacakDavanın kabulüÇekişmeli alacak; oy hesabı mahkemece belirlenir; tasdikten sonra pay için teminat istenebilirİİK m.302/6, m.308/b
Ayıp veya garanti talebiAyıbın ortaya çıkması ve bildirilmesiSözleşme talepten önce yapılmışsa, görüşümüze göre talep doğduğunda projeye tabi olup olmadığı alacağın doğum anına göre değerlendirilirİİK m.308/c/2; görüşümüz
Mühlet içinde komiser izniyle doğan borç—Konkordato şartlarına tabi değildir; tasdik için ifasının teminata bağlanması gerekirİİK m.308/c/4, m.305/1-d

1- Mükerrer bildirim bakımından: Kefil henüz ödeme yapmamışken hem asıl alacaklı hem de kefil aynı borç için alacak bildirebilir. Görüşümüze göre aynı borcun iki kez oy hesabına katılması çoğunluk hesabını bozar; asıl alacaklının alacağı tam olarak kaydedilmişse, kefilin henüz doğmamış rücu alacağının aynı tutar için ayrıca hesaba katılmaması gerekir. Mahkeme m.302/6 uyarınca bu oranı belirlerken bu mükerrerliği dikkate alabilir.

2- Asıl alacaklının kefile karşı hakları bakımından: Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder; muvafakat eden alacaklı ise bu haklardan ancak toplantıların gün ve yerini en az on gün önce haber vermek ve ödeme mukabilinde devir teklif etmek şartıyla yararlanır (İİK m.303). Ayrıntı için konkordato ve kefil yazımıza bakabilirsiniz.

3- Teminat mektupları bakımından: Bankanın lehtara karşı ödeme yükümlülüğü ile borçluya karşı rücu alacağı ayrı ilişkilerdir. Teminat mektuplarının konkordatodaki durumu için konkordato ve teminat mektupları yazımıza bakabilirsiniz.

Tasdikten Sonra: Çekişmeli Alacaklar ve Teminat (İİK m.308/b)

Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilir. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar bu paydan ödeme yapılmasını talep edemez; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir (İİK m.308/b).

Bu hüküm, çekişmeli alacakların projedeki payının korunmasını ama aynı zamanda belirsizliğin süresiz devam etmemesini amaçlar. Görüşümüze göre geciktirici koşula bağlı alacaklar için de projede benzer bir düzenleme yapılması, yani koşul gerçekleşirse ödenecek payın nasıl güvenceye alınacağının belirtilmesi, tasdik incelemesinde projenin gerçekçiliğini artırır. İflasta da şarta bağlı alacak kaydettirilebilir ve hissesi şartın gerçekleşmesinde alınır (İİK m.197); konkordatoda bu konuda açık bir hüküm yoktur. Çekişmeli alacak davası için konkordatoda çekişmeli alacaklar ve teminat ile çekişmeli alacak davası dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Vadenin Konkordatodaki Etkisi

Vade ve konkordato

KonuKuralDayanak
KapsamTalepten önce doğmuş alacaklar vadesine bakılmaksızın projeye tabidirİİK m.308/c/2
MuacceliyetKonkordato borçları muaccel kılmaz; konkordato talebini muacceliyet sebebi sayan hükümler önem arz eden sözleşmelerde uygulanmazİİK m.296/1; karşılaştırma: m.195
FaizProje aksine hüküm içermedikçe kesin mühlet tarihinden itibaren rehinsiz alacaklara faiz işlemezİİK m.294/3
ZamanaşımıBir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler mühlet içinde işlemezİİK m.294/1
İskontoİflastaki iskonto kuralı konkordatoda öngörülmemiştirKarşılaştırma: İİK m.195/2
Yeni takvimTasdik kararında alacaklıların hangi ölçüde vazgeçtiği ve ödeme takvimi belirtilirİİK m.306/1
Rehinli alacaklarVadelendirme, rehinli alacaklılarla yürütülen ayrı müzakerenin konusudurİİK m.308/h

Uygulamada “vade” kelimesi iki anlamda kullanılır: alacağın sözleşmedeki vadesi ve projeyle belirlenen yeni ödeme takvimi. Tasdikten sonra belirleyici olan, kararda gösterilen takvimdir (İİK m.306/1). Projenin ödeme takvimi, alacağın sözleşmedeki vadesinden daha geç tarihlere uzanıyorsa bu, vade konkordatosunun özüdür. Türler için tenzilat ve vade konkordatosu farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Faizin durmasına ilişkin kuralda kanun “kesin mühlet tarihinden itibaren” ifadesini kullanır; geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğu (İİK m.288/1) dikkate alınarak uygulamada faizin geçici mühlet tarihinden itibaren durduğu kabul edilmektedir. Ayrıntı için konkordato mühletinde faiz yazımıza bakabilirsiniz.

Alacağınıza itiraz mı edildi?

Tasdik kararının ilanından itibaren bir aylık dava süresi kısadır; dava ve çekişmeli pay için teminat talebinizi hemen hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Muacceliyet ve Fesih Kayıtları (İİK m.296)

Kredi, kira, tedarik ve finansal kiralama sözleşmelerinde sık görülen “borçlu konkordato talep ederse bütün borç muaccel olur” kaydı, konkordatoda sınırlanmıştır. İİK m.296/1’e göre sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir (7327 sayılı Kanunla değişik metin).

Aynı maddenin ikinci fıkrası borçluya da bir imkân tanır: borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir; bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat konkordato projesine tabi olur, hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır (İİK m.296/2). Görüşümüze göre bu tazminat alacağı da, tutarı fesih anında kesinleşmemişse, oylamada m.302/6 kapsamında değerlendirilebilecek alacaklar arasındadır.

Bu kural, konkordato talebinin kendisine dayanan muacceliyeti engeller; sözleşmenin konkordatodan bağımsız başka bir ihlale dayanan muacceliyet hükümleri ise ayrıca değerlendirilir. Ayrıntı için konkordato mühletinde sözleşmeler yazımıza bakabilirsiniz.

Mühlet İçinde ve Tasdikten Sonra Doğan Alacaklar

Alacağın doğum anı, konkordatoya tabi olup olmadığını belirler:

1- Talepten önce doğan alacaklar: Vadesi gelmiş veya gelmemiş, koşula bağlı veya kesin, konkordatoya tabidir (İİK m.308/c/2).

2- Mühlet içinde komiserin izni olmaksızın doğan alacaklar: Bunlar da konkordatoya tabidir (İİK m.308/c/2).

3- Mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar: Adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir (İİK m.308/c/4). Sürekli bir sözleşmede mühlet döneminde doğan bedellerin konkordatoya tabi olmaması için komiser izni bu nedenle önemlidir.

4- Konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesinden sonra doğan alacaklar: Kanunun saydığı dönemler dışında kaldığından konkordatonun kapsamında değildir; görüşümüze göre bunlar genel hükümlere göre ödenir ve takip edilir.

Mühlet içindeki işlemler için mühletin borçlu bakımından sonuçları yazımıza bakabilirsiniz.

Örnek: Koşullu Yükümlülükleri Olan Bir Borçlu

Örnek (temsilî). Bir inşaat şirketi konkordato talep etmiştir. Şirketin bankalara olan kredi borçlarının bir kısmının vadesi geçmiş, bir kısmı iki yıl sonra dolacak taksitlerden oluşmaktadır. Ayrıca şirket lehine üç kamu ihalesi için teminat mektupları verilmiştir; bunlardan biri tazmin edilmiş, ikisi edilmemiştir. Bir taşeron, şirket aleyhine açtığı alacak davasının sürdüğünü bildirmiştir. Bu dosyada vadesi geçmiş ve gelmemiş kredi alacakları aynı şekilde projeye tabidir ve oy hesabına girer. Tazmin edilmiş mektup nedeniyle bankanın rücu alacağı doğmuştur; tazmin edilmemiş iki mektuba ilişkin rücu alacakları ise koşula bağlıdır ve oy hesabına katılımları mahkemenin m.302/6 uyarınca vereceği karara bağlıdır. Taşeronun alacağı çekişmelidir; tasdikten sonra itiraza uğramışsa bir ay içinde dava açması gerekir ve mahkeme bu alacağa isabet eden payın bankaya yatırılmasına karar verebilir. Bu örnek kuralların birlikte nasıl uygulandığını göstermek içindir; gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bildirimde Nasıl Gösterilir?

Alacak türüne göre bildirim

AlacakBildirimde belirtilecekEklenecek belge (örnek)
Vadesi gelmemiş alacakAnapara, vade tarihleri, mühletten önce işlemiş faizSözleşme, ödeme planı, hesap ekstresi
Geciktirici koşula bağlı alacakKoşulun ne olduğu, gerçekleşme durumu, azami tutarKefalet veya teminat sözleşmesi, tazmin talepleri, yazışmalar
Belirli olmayan vadeli alacakAlacağın dayanağı ve muacceliyet koşuluDayanak sözleşme veya belge
Davası süren alacakMahkeme, esas numarası, talep tutarı, davanın aşamasıDava dilekçesi, bilirkişi raporu, ara kararlar

Alacaklılar, komiserin İİK m.288 uyarınca yapacağı ilanla, ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur; bildirmeyen alacaklılar bilançoda kayıtlı olmadıkça proje müzakerelerine kabul edilmez (İİK m.299). Koşullu alacaklar çoğu zaman borçlunun bilançosunda yer almadığından, bu alacakların süresinde bildirilmesi daha da önemlidir.

Konkordato İflasla Sonuçlanırsa

Konkordato tasdik edilmezse ve borçlu hakkında iflasa karar verilirse, iflasa ilişkin kurallar uygulanır. Taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacaklar dışında iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar ve vadesi gelmemiş faizsiz borçlardan yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır (İİK m.195). İflasın açılmasıyla birlikte masaya giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder; rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır ve faiz ödemeleri anaparalar ödendikten sonra bakiyeden yapılır (İİK m.196). Şarta veya belirsiz vadeye bağlı alacak da kaydettirilebilir; ancak hisse şartın gerçekleşmesinde veya vadenin gelmesinde alınır (İİK m.197). Konkordato ile iflasın karşılaştırması için konkordato mu iflas mı yazımıza bakabilirsiniz.

Alacaklı İçin Yol Haritası

Şarta bağlı veya vadesi gelmemiş alacağı olan alacaklı

Ne zaman?Ne yapılmalı?Dayanak
İlan tarihinden itibaren on beş günVadesi gelmemiş veya koşula bağlı olsa da alacağı bildirin; koşulu ve gerçekleşme ihtimalini gösteren belgeleri ekleyinİİK m.299
Komiserin incelemesi sırasındaBorçlunun alacağa ilişkin açıklamasını ve komiserin değerlendirmesini takip edinİİK m.300
Toplantı ilanından sonraToplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyin; alacağınızın oy hesabına hangi oranla girdiğini kontrol edinİİK m.301, m.302/6
Oylamadan önceKefil veya müşterek borçlu varsa ve olumlu oy verecekseniz on gün önce bildirim ve devir teklifi yapınİİK m.303
Tasdik kararının ilanından itibaren bir ayAlacağınız itiraza uğramışsa dava açın; çekişmeli payın bankaya yatırılmasını takip edinİİK m.308/b

Alacak kaydı için konkordato alacak kaydı dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Borçlu İçin: Koşullu Yükümlülükleri Projeye Doğru Yansıtmak

1- Koşullu yükümlülükleri listeleyin: Verilen kefaletler, teminat mektupları, devam eden davalar ve garanti yükümlülükleri ayrı bir listede gösterilmelidir; bunlar gerçekleştiğinde nakit akışını doğrudan etkiler.

2- Gerçekleşme ihtimalini açıklayın: Mahkemenin m.302/6 uyarınca oran belirlerken dayanabileceği veriler, yani işin ilerleme durumu, dava aşaması ve uzman görüşleri projede yer almalıdır.

3- Koşul gerçekleşirse ödenecek payı planlayın: Bu alacaklar projeye tabi olduğundan, koşul gerçekleştiğinde aynı tenzilat ve vadeyle ödeneceği ve bunun kaynağı gösterilmelidir; teklifin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması tasdik şartıdır (İİK m.305/1-b).

4- Sürekli sözleşmeler için komiser izni alın: Mühlette devam eden kira, enerji, hizmet gibi ilişkilerde karşı edimin ifasını komiser izniyle kabul etmek, karşı tarafın güvenini sağlar (İİK m.308/c/4).

5- Muacceliyet bildirimlerine karşı m.296’yı hatırlatın: Önem arz eden sözleşmelerde konkordato talebine dayanan muacceliyet ve fesih hükümleri uygulanmaz. Ayrıntı için konkordato mühletinde sözleşmeler yazımıza bakın.

Sık Yapılan Hatalar

1- Vadesi gelmemiş alacağı bildirmemek: Talepten önce doğmuş alacak vadesine bakılmaksızın konkordatoya tabidir; bildirilmezse oylamada yer alınamaz.

2- Konkordatonun borçları muaccel kıldığını sanmak: Bu iflasın sonucudur (İİK m.195), konkordatonun değil.

3- Oy hesabına ilişkin kararı alacağın reddi sanmak: m.302/6’daki karar esasa ilişkin değildir; ileride verilecek hükümler saklıdır.

4- Bir aylık dava süresini kaçırmak: Süresinde dava açmayan alacaklı çekişmeli paydan ödeme isteyemez (İİK m.308/b).

5- Aynı borcu kefil ve alacaklı olarak iki kez hesaba katmak: Mükerrerlik çoğunluk hesabını bozar.

Sıkça Sorulan Sorular

Vadesi gelmemiş alacak konkordatoya tabi mi?

Evet. Konkordato, talepten önce doğan bütün alacaklar için mecburidir; vadenin gelmiş olması aranmaz (İİK m.308/c/2).

Konkordato ilanıyla bütün borçlar muaccel olur mu?

Hayır. Borçların muaccel olması iflasın sonucudur (İİK m.195). Konkordatoda ayrıca, önem arz eden sözleşmelerde konkordato talebini muacceliyet sebebi sayan hükümler uygulanmaz (İİK m.296/1).

Şarta bağlı alacak nedir?

Hüküm ifade etmesi gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlı alacaktır; aksi kararlaştırılmadıkça koşulun gerçekleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (TBK m.170).

Şarta bağlı alacak oylamada hesaba katılır mı?

Hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir (İİK m.302/6).

Mahkemenin oy hesabına ilişkin kararı alacağımı etkiler mi?

Hayır. Bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır (İİK m.302/6).

Alacağıma itiraz edildi; ne kadar sürede dava açmalıyım?

Tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde (İİK m.308/b).

Çekişmeli alacağımın payı güvence altına alınır mı?

Mahkeme, çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar bir bankaya yatırılmasına karar verebilir (İİK m.308/b).

Kefil olduğum borç için konkordatoya alacak bildirebilir miyim?

Ödeme yaptıktan sonra halefiyet yoluyla alacaklının haklarına sahip olursunuz (TBK m.596). Henüz ödeme yapmadıysanız rücu alacağınız koşula bağlıdır ve oy hesabına katılımı mahkemenin kararına bağlıdır; aynı borcun alacaklı tarafından da bildirilmesi mükerrerlik sorunu doğurur.

Teminat mektubu veren banka konkordatoda oy kullanır mı?

Mektup tazmin edilmemişse bankanın rücu alacağı koşula bağlıdır; hesaba katılıp katılmayacağına ve oranına mahkeme karar verir (İİK m.302/6).

Konkordatoda vadesi gelmemiş alacaktan iskonto yapılır mı?

İflastaki iskonto kuralı (İİK m.195/2) konkordatoda öngörülmemiştir; alacakların nasıl ödeneceği projeyle ve tasdik kararındaki takvimle belirlenir.

Tasdikten sonra doğan alacaklar konkordatoya tabi mi?

Kanun konkordatonun mecburiyetini talepten önce ve komiser izni olmaksızın mühlet içinde doğan alacaklarla sınırlamıştır; görüşümüze göre konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesinden sonra doğan alacaklar kapsam dışındadır.

Mühlette doğan kira bedelleri projeye tabi mi?

Komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan alacaklar konkordatoya tabidir; karşı edimin ifasını komiser izniyle kabul eden borçlunun sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler ise konkordato şartlarına tabi değildir (İİK m.308/c/2, m.308/c/4).

İlgili Rehberler

Koşullu ve vadeli alacaklarda hukuki destek

Borçlu ya da alacaklı olarak bildirim, oylama, tasdik ve çekişmeli alacak davası aşamalarında yanınızdayız. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk