Aile şirketinde mirastan sonra veya ortaklıktan ayrılırken yapılan pay devri, devredenin zor durumundan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak değerinin açıkça altında yapılmışsa aşırı yararlanma (gabin) nedeniyle iptal edilebilir veya bedel farkı istenebilir (TBK m.28). Bu hak, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği ya da zor durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl içinde kullanılır. Mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesine de Borçlar Kanunu’nun geçersizliğe ilişkin genel hükümleri uygulanır (TMK m.680). Limited şirket payı mirasla genel kurul onayı aranmadan mirasçılara geçer; şirket üç ay içinde, payı gerçek değeriyle devralmayı önererek mirasçıyı onaylamayı reddedebilir (TTK m.596). Ortaklıktan ayrılmak isteyen ortak ise payını düşük bedelle devretmek yerine haklı sebeple çıkma davası açabilir ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteyebilir (TTK m.638/2, m.641).
Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Bu rehber, aile şirketlerinde en sık görülen iki pay devri anını ele alır: mirasbırakanın ölümünden sonra payların mirasçılar arasında el değiştirmesi ve bir ortağın şirketten ayrılırken payını diğer ortaklara devretmesi. Elbirliği mülkiyeti ve ortak temsilci, limited ve anonim şirkette mirasçının onaylanması, paylaşma sözleşmesi ve miras payının devri, aile içinde gabin ve aldatmanın unsurları, küçük veya kısıtlı mirasçının payı, anlaşmalı devir ile çıkma davası arasındaki fark, ayrılma akçesi, ibra, ispat ve süreler kararlarla birlikte anlatılmış; örnek bir dava dilekçesi ve kontrol listesi eklenmiştir.
Aile şirketlerinde pay devri çoğu zaman bir kayıptan veya kırgınlıktan sonra yapılır. Şirketi kuran baba vefat etmiştir; şirketi yıllardır yöneten çocuk, anne ve kardeşlerinden paylarını devralmak ister. Ya da kardeşlerden biri artık şirkette çalışmak istemez, payını “aile içinde kalsın” diye diğerlerine devreder. Bu devirlerin çoğu sorunsuzdur. Ancak bazen bedel, şirketin gerçek değerinin çok altındadır; devreden ya yas içindedir ya şirketin işleyişinden habersizdir ya da kendisine şirketin borçlu olduğu, haciz geleceği söylenmiştir. Aylar veya yıllar sonra gerçek tablo ortaya çıktığında soru şudur: Aile içinde yapılmış bir devir, aşırı yararlanma veya aldatma nedeniyle geri alınabilir mi?
Cevap, devrin hangi işlemle yapıldığına bağlıdır. Mirasçılar terekeyi paylaşırken şirket paylarını içeren bir paylaşma sözleşmesi imzalamış olabilir; bir mirasçı miras payını bütünüyle diğerine devretmiş olabilir; paylaşmadan sonra her mirasçı kendi payını noterde devretmiş olabilir; ya da ayrılan ortak, çıkma davası açmak yerine payını anlaşmayla devretmiştir. Her birinin şekli, onay şartı ve iptal yolu farklıdır. Gabinin genel unsurları için gabin (aşırı yararlanma) rehberimize, pay devrinin devreden açısından genel anlatımı için hissemi değerinin altında devrettim yazımıza bakabilirsiniz.
Aile Şirketinde Pay Devri: Hangi İşlem, Hangi Kural?
Mirastan sonra ve ortaklıktan ayrılırken başvurulan işlemler
| İşlem | Şekil ve onay | Gabin ve irade bozukluğu |
|---|---|---|
| Mirasla paylaşmadan önce payların mirasçılara geçişi | Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur (TMK m.640/2). Limited şirkette geçiş için genel kurul onayı gerekmez, şirket üç ay içinde reddedebilir (TTK m.596). Anonim şirkette, devri onaya bağlanmış nama yazılı paylarda mülkiyet ve malvarlığı hakları derhâl, oy hakları şirketin onayıyla geçer (TTK m.494/2) | Geçiş kanundan doğar; sözleşme olmadığından gabin söz konusu olmaz |
| Şirket paylarını da kapsayan paylaşma (taksim) sözleşmesi | Yazılı şekil (TMK m.676/3). Anonim şirkette mirasın paylaşımı yoluyla edinmede TTK m.493/4 ve 494/2 uygulanır; limited şirkette TTK m.596 metninde mirasın paylaşımı ayrıca sayılmamıştır | Borçlar Kanunu’nun geçersizliğe ilişkin genel hükümleri uygulanır (TMK m.680; TBK m.28, 30-39) |
| Miras payının bir mirasçıya devri | Mirasçılar arasında yazılı şekil; üçüncü kişiye devirde noterde düzenleme (TMK m.677) | TBK’nın genel hükümleri uygulanır (TMK m.5) |
| Paylaşmadan sonra limited şirket payının diğer mirasçıya veya ortağa devri | Yazılı şekil ve noterce imza onayı; şirket sözleşmesinde aksi yoksa genel kurul onayı (TTK m.595/1-2) | TBK m.28 ve m.36-39 |
| Anonim şirkette nama yazılı payın devri | Ciro ve zilyetliğin devri; esas sözleşmede öngörülmüşse şirket onayı (TTK m.490, 492-494) | TBK m.28 ve m.36-39 |
| Limited şirkette haklı sebeple çıkma davası | Mahkeme kararı (TTK m.638/2) | Sözleşme yoktur; ortak, payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini ister (TTK m.641/1) |
| Anonim şirkette haklı sebeple fesih davası | Sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipleri; mahkeme fesih yerine payların gerçek değerinin ödenerek çıkarmaya karar verebilir (TTK m.531) | Sözleşme yoktur; değer karar tarihine en yakın tarihe göre bulunur |
| Küçük veya kısıtlı mirasçının payının devri | Menfaat çatışmasında temsil kayyımı (TMK m.426/2); vesayette vesayet makamı izni (TMK m.462/2, 462/9) | Vasinin izin almadan yaptığı işlem, vesayet altındakinin izinsiz yaptığı işlem hükmündedir (TMK m.465) |
Tablodaki ayrım uygulamada belirleyicidir. Mirasla geçiş bir sözleşme olmadığından gabin konusu olmaz; sorun, mirasçıların bu geçişten sonra yaptığı işlemlerde ortaya çıkar. Ortaklıktan çıkma davasında da devir bedeli bir sözleşmeyle değil, mahkemece gerçek değere göre belirlenir. Kanaatimizce haklı sebep bulunan hâllerde ayrılmak isteyen ortak için kanunun öngördüğü çıkma yolu, düşük bedelli bir devir sözleşmesinden çoğu zaman daha güvenlidir.
Mirastan Sonra Şirket Payı: Elbirliği, Ortak Temsilci ve Onay
Elbirliği mülkiyeti. Birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık doğar; mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf eder (TMK m.640/1-2). Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur, her birinin hakkı malların tamamına yaygındır (TMK m.701/2); kanunda veya sözleşmede aksi bulunmadıkça yönetim ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir (TMK m.702/2). Bu nedenle babadan kalan şirket payları, paylaşma yapılmadıkça mirasçılardan birinin tek başına devredebileceği bir “kendi payı” değildir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir (TMK m.640/3).
Şirket karşısında temsil. Limited şirkette bir esas sermaye payı birden fazla kişiye aitse, paydaşlar paydan doğan haklarını ancak atayacakları ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilir (TTK m.599/2). Anonim şirkette de pay birden çok kişinin ortak mülkiyetindeyse, bunlar genel kurulda paydan doğan hakları kullanmak üzere içlerinden birini veya üçüncü bir kişiyi temsilci olarak atayabilir (TTK m.432/1). Aile şirketlerinde sık görülen tablo, şirketi yöneten mirasçının aynı zamanda diğer mirasçıların temsilcisi olmasıdır. Kanaatimizce bu durumda temsilcinin kendi menfaatiyle diğer mirasçıların menfaati arasındaki çatışma, sonraki pay devirlerinde gabin ve aldatma iddialarının değerlendirilmesinde önemli bir olgu hâline gelir.
Limited şirkette mirasçının ortaklığı
Esas sermaye payı miras yoluyla geçtiğinde tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın payı iktisap eden kişiye geçer (TTK m.596/1). Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde payın geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir; bunun için payları kendisi, bir ortağı veya göstereceği üçüncü kişi hesabına gerçek değeri üzerinden devralmayı önermesi şarttır (m.596/2). Red kararı devrin gerçekleştiği günden itibaren geriye etkilidir (m.596/3). Şirket üç ay içinde açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onay vermiş sayılır (m.596/4). Gerçek değer konusunda anlaşılamazsa değer, taraflardan birinin istemi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince belirlenir ve bu karar kesindir (TTK m.597).
Bu kurallar, gabin tartışması bakımından önemli bir ölçü verir: kanun, mirasçının şirketten uzaklaştırılmasını payın gerçek değeri üzerinden devralınmasının önerilmesine bağlamıştır. Kanaatimizce şirketi yöneten aile üyesinin, bu yol yerine diğer mirasçılardan payları nominal veya düşük bir bedelle devralması hâlinde, payın gerçek değeri ile ödenen bedel arasındaki fark gabinin objektif unsurunun tartışılacağı yerdir. Mirasçının pay defterine kaydı ve ortaklar kurulunun tutumu için aile şirketinde babamın payı var: ortaklar kurulu beni ortak kabul etmiyor yazımıza bakabilirsiniz.
Bölge adliye mahkemelerinin son kararları, bu kuralların aile şirketlerinde nasıl uygulandığını göstermektedir. Kararların ortak sonucu şudur: şirketin mirasçıyı reddetmesi ancak süresinde, usulüne uygun bir kararla ve gerçek değer ödenerek mümkündür; aksi hâlde mirasçı ortak olarak kalır.
Limited şirkette mirasçının ortaklığı: kararlar
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| İstanbul BAM 13. HD, 02.07.2026, E.2023/2284, K.2026/1350 | Babasının ölümünden yaklaşık üç buçuk ay sonra yapılan genel kurulda mirasçının ortaklığa girişi reddedildi ve payın 50.000 TL’ye alınacağı bildirildi | Üç aylık sürede “iktisabın öğrenilmesi” vefatın öğrenilmesi demektir; aile şirketinde ölüm, ölüm tarihinde öğrenilmiş sayıldı; iktisap için mirasçılık belgesi gerekmez; süre geçtikten sonra alınan ret kararı geçersiz bulundu |
| İstanbul BAM 43. HD, 10.07.2025, E.2025/352, K.2025/1001 | Mirasçılar payın adlarına tescilini ihtarnameyle istedi; şirket cevap vermedi ve murisin payını sağlığında diğer ortağa sattığını savundu | Şirket üç ay içinde reddetmediğinden onay vermiş sayıldı (TTK m.596/4); yazılı, noter onaylı ve genel kurulca onaylanmış bir devir belgesi sunulmadıkça “sağlığında sattı” savunması dinlenmedi |
| İstanbul BAM 13. HD, 08.10.2020, E.2019/1476, K.2020/1097 | Yüzde 90 ortağın ölümünden sonra yüzde 5’lik iki ortak, çağrısız bir toplantıda mirasçılardan birini reddetti | TTK m.596/2’deki “şirket” ortaklar genel kuruludur; çağrı ve nisap kurallarına uyulmadan alınan ret kararı yok hükmündedir; mirasçının yüzde 45 oranında ortaklığı tespit ve tescil edildi |
| Adana BAM 9. HD, 30.09.2026, E.2026/662, K.2026/2445 | Şirket mirasçıları genel kurul kararı olmadan noter ihtarnamesiyle reddetti ve TTK m.597 uyarınca değer tespiti davası açtı | Usulüne uygun bir ret kararı yoksa talep TTK m.597 davası değildir; mirasçıların ortak olarak tesciline karşı şirketin istinafı esastan reddedildi |
| Adana BAM 9. HD, 21.05.2026, E.2026/964, K.2026/1355 | Aynı tip olay: ihtarnameyle ret ve değer tespiti davası | Değer tespitine ilişkin karar TTK m.597/2 uyarınca kesin olduğundan şirketin bu yöndeki istinafı usulden reddedildi; tescile karşı istinaf esastan reddedildi |
| İstanbul BAM 43. HD, 11.06.2026, E.2025/1729, K.2026/1210 | İki ortaklı şirkette mirasçılar reddedildi, değer mahkemece belirlendi ama bedel ödenmedi; diğer ortak-müdür şirket araçlarını kendisine ve eşine değerinin altında sattı | Bedel ödenmedikçe pay geçişi gerçekleşmez, mirasçıların ortaklığı sürer; yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karşı müdürün istinafı esastan reddedildi |
| Bursa BAM 5. HD, 28.06.2024, E.2024/620, K.2024/1116 | Reddedilen mirasçının payı için değer davası sürerken şirket, başka bir ortağın çıkarılması için genel kurul kararı aldı | Ret hâlinde pay, bedel ödenene kadar oy hakkı yönünden askıda kalır; kanuni nisap sağlanmadan alınan çıkarma kararı yok hükmündedir |
Kararlar arasında farklılıklar da vardır: Adana BAM 9. Hukuk Dairesi ihtarnameyle ret üzerine açılan değer davasında bir kararında TTK m.597/2 uyarınca kararın kesin olduğunu, dört ay sonraki kararında ise usulüne uygun ret kararı yoksa davanın TTK m.597 davası sayılmayacağını kabul etmiştir; üç aylık sürenin başlangıcı bir kararda ölüm tarihinden, başka bir kararda mirasçıların şirkete bildirim tarihinden hesaplanmıştır; ret kararından sonra bedel ödeninceye kadar mirasçının ortak mı sayılacağı, yoksa yalnız oy hakkının mı askıda kalacağı da kararlarda farklı ifade edilmiştir. Aile şirketinde mirasçıyı reddetmek isteyen ortakların süreye, genel kurul usulüne ve gerçek değer önerisine titizlikle uyması; mirasçının da ret kararının bu şartları taşıyıp taşımadığını incelemesi gerekir.
Payın mirasla geçtiğinin (iktisabın) şirketçe öğrenildiği tarih, üç aylık ret süresinin başlangıcıdır (TTK m.596/2); İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi aile şirketinde bu tarihi ölüm tarihi saymıştır. Şirketin ret kararı ve gerçek değer önerisinin tarihi, değerin mahkemece belirlenmesi yolunu açar (TTK m.597). Payın devredildiği tarih ise gabinde beş yıllık üst sürenin başlangıcıdır; bir yıllık süre ise öğrenme veya zor durumun sona ermesiyle işler (TBK m.28/2). Bu tarihlerin her biri belgeleriyle saklanmalıdır.
Anonim şirkette mirasçının ortaklığı
Esas sözleşmede devri şirketin onayına bağlanmış nama yazılı paylar miras veya mirasın paylaşımı yoluyla edinilmişse, payların mülkiyeti ve malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma ve oy hakları ise şirketin onayıyla mirasçıya geçer (TTK m.494/2). Şirket bu durumda onayı ancak payları gerçek değeriyle devralmayı önerirse reddedebilir (TTK m.493/4). Mirasçı gerçek değerin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince belirlenmesini isteyebilir; mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır ve değerleme giderlerini şirket karşılar (m.493/5). Mirasçı gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse şirketin önerisini kabul etmiş sayılır (m.493/6). Şirket onay istemini üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa onay verilmiş sayılır (m.494/3). İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi, anonim şirkette de paylara mirasçıların paylaşmaya kadar elbirliğiyle sahip olduğunu, payların ölümle kendiliğinden ve ayrı ayrı mirasçılara geçmediğini, paylaşma yapılmamışsa terekeye bir temsilci atanması gerektiğini belirtmiş; mirasçıların oybirliği olmadan yapıldığı ileri sürülen genel kurula karşı tedbir talebinin reddini kaldırmıştır (28.02.2024, E.2024/38, K.2024/293). Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi ise şirkete değil paylara temsil kayyımı istendiği bir dosyada görevli merciin sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirtmiştir (25.09.2025, E.2025/1198, K.2025/994).
Ortak temsilci ve organsızlık. Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi, ölen ortağın payının mirasçılar arasında tam bölünemediği bir dosyada, paydaşların haklarını ancak ortak temsilciyle kullanabileceğini; bölünemeyen paylar için mirasçılar arasında paylaşma sözleşmesi yapılması ya da sulh mahkemesinden payların oluşturulmasının istenmesi gerektiğini belirterek, ortak temsilci atanmadan yapılan genel kurulun tescilini reddeden sicil müdürlüğü kararını yerinde bulmuştur (26.01.2023, E.2022/1852, K.2023/53; TTK m.599/2, TMK m.650). Tek ortağın aynı zamanda tek müdür olduğu şirkette ortağın ölümüyle şirket organsız kalırsa, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne göre uygulanacak hüküm TMK m.427’dir: tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetim başka yoldan sağlanamıyorsa yönetim kayyımı atanır (12.09.2023, E.2022/1527, K.2023/4874; hukuk yayınındaki tam metninden).
Paylaşma Sözleşmesi ve Miras Payının Devri: Gabin ve Aldatma Uygulanır mı?
Paylaşma sözleşmesi. Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar; paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TMK m.676/1, 3). Kanun, bu sözleşmeye Borçlar Kanunu’nun geçersizliğe ilişkin genel hükümlerinin de uygulanacağını ayrıca belirtmiştir (TMK m.680); irade bozukluğu ve aşırı yararlanma hükümleri bu kapsamdadır. Ayrıca Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu’nun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır (TMK m.5). Bu nedenle şirket paylarını da kapsayan bir taksim sözleşmesinde bir mirasçıya düşen pay, diğer mirasçılara bırakılan değerlerin açıkça altında kalmışsa ve bu sonuç onun zor durumundan, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak elde edilmişse TBK m.28 uygulanabilir; mirasçı aldatılmış veya korkutulmuşsa TBK m.36-39 gündeme gelir.
Kanaatimizce paylaşma sözleşmesinde açık oransızlık, mirasçıya özgülenen değerlerin toplamı ile onun miras payı oranına düşen tereke değeri karşılaştırılarak bulunur. Şirket payları çoğu zaman terekenin en değerli ve değeri en tartışmalı kalemi olduğundan, bu karşılaştırmada şirket paylarının paylaşma tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi eliyle belirlenmesi belirleyicidir. Paylaşma sözleşmesinin hazırlanması için miras taksim (paylaşma) sözleşmesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
Miras payının devri. Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmeler yazılı şekle bağlıdır; bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşme noterlikçe düzenlenmelidir ve bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez (TMK m.677). Mirasçılardan biri, şirket payları da dâhil bütün miras payını bir bedel karşılığında kardeşine devretmişse, bu bedel ile miras payının devir tarihindeki değeri karşılaştırılır. Devir sözleşmesinin örneği ve şekil şartları için miras payının devri sözleşmesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
Ölümden önce yapılan anlaşmalar. Aile şirketlerinde zaman zaman, baba hayattayken çocuklar arasında “babamızın şirketteki payı ölümünden sonra kardeşime kalsın” şeklinde anlaşmalar yapılır. Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir ve bu sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesi istenebilir (TMK m.678). Bu tür bir anlaşmaya dayanılarak sonradan yapılan pay devirlerinde, geçersizlik ile gabin iddiası birlikte değerlendirilmelidir.
Süreler. Gabinde hak, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılır (TBK m.28/2). Aldatma ve korkutmada süre, aldatmanın öğrenildiği veya korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıldır (TBK m.39/1). Aile içinde süre hesabı özellikle önemlidir: yasın ve aile içi baskının ne zaman sona erdiği, şirketin gerçek değerinin ne zaman öğrenildiği somut olgularla gösterilmelidir.
Belgenin niteliği ve kime devredildiği belirleyicidir. Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi, bir mirasçının “genel kurul kararı” başlığı taşıyan ve bütün ilgililerce imzalanan yazılı bir belgeyle muristen gelen payından diğer mirasçı lehine vazgeçmesini, mirasçılar arasında miras payının devri olarak nitelendirmiş; miras yoluyla geçişte noter onayı ve genel kurul onayı aranmadığını, bu belgenin geçerli olduğunu kabul etmiş ve aldatma iddiasını ispatlanmamış saymıştır (28.11.2024, E.2023/1257, K.2024/1714). Aynı Daire başka bir kararında ise, ölen ortağın mirasçılarının paylarını şirketin diğer ortaklarına adi yazılı belgelerle devretmesini TTK m.595’teki geçerlilik şekline aykırı bulmuş; mirasçıların sicilde hâlâ ortak olduğunu, kısmen ifa edilmiş şekle aykırı sözleşmede şekle dayanmanın dürüstlük kuralına aykırı sayılamayacağını kabul etmiştir (08.10.2026, E.2025/1688, K.2026/1785). İki karar birlikte okunduğunda, mirasçılar arasındaki işlem ile mirasçının üçüncü bir ortağa yaptığı devir farklı şekil kurallarına tabi tutulmaktadır; düşük bedelli devirlerde iptal yolu da buna göre belirlenir.
Süre konusunda farklı bir yaklaşım. Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi, babasının ölümünden sonra payını şirketi yöneten çoğunluk pay sahibine devreden mirasçının davasında, edimler arasında aşırı oransızlık bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı sayılabileceğini ve bu durumda kesin hükümsüzlüğün TBK m.28/2’deki bir yıllık süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebileceğini belirterek, yalnız süre yönünden verilen ret kararını kaldırmış ve payların devir tarihindeki değerinin bilirkişiyle belirlenmesini istemiştir (15.05.2024, E.2024/1000, K.2024/1125). Aynı Daire 2026 tarihli bir kararında ise gabin talebinde bir yıllık hak düşürücü süreyi uygulamıştır (08.07.2026, E.2026/1369, K.2026/1551). Bu nedenle süreler mutlaka gözetilmeli; süre geçmişse ahlaka aykırılık savunması ancak ikincil bir dayanak olarak düşünülmelidir.
Şirket paylarını içeren bir paylaşma sözleşmesinin gabin nedeniyle iptal edildiği bir bölge adliye mahkemesi kararına incelemelerimizde rastlamadık. Bu tür dosyalarda tartışma çoğunlukla belgenin niteliği, şekli ve süre üzerinde yoğunlaşmaktadır; açık oransızlığın tespiti için ise bilirkişi incelemesi zorunludur.
Aile İçinde Gabin: Zor Durum, Deneyimsizlik ve Güven
Gabin için üç unsurun birlikte bulunması gerekir: edimler arasında açık oransızlık, devredenin zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliği ve karşı tarafın bundan yararlanması (TBK m.28/1). Aile şirketlerinde bu unsurların her biri kendine özgü bir görünüm kazanır.
Açık oransızlık. Değer, sözleşmenin kurulduğu ana göre belirlenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre değer uzman bilirkişi eliyle, emsal araştırması yapılarak bulunur ve oransızlık işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte olmalıdır (22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643). Aile şirketlerinde değerleme çoğu zaman güçtür: şirketin taşınmazları başka bir aile üyesinin kullanımında olabilir, kayıtlar düzenli tutulmamış olabilir, şirketin itibarı kurucunun kişiliğine bağlı olabilir. Değerleme yöntemleri ve bilirkişi raporuna itiraz için gabin davasında açık oransızlık yazımıza bakabilirsiniz.
Zor durum. Mirasbırakanın ölümünden hemen sonraki dönemde mirasçının yas içinde olması, tereke borçları nedeniyle baskı altında bulunması veya ailenin geçimini şirketten sağlayan bir aile üyesine bağımlı olması zor durumun somut görünümleridir. Ancak zor durum soyut olarak ileri sürülemez; mahkemeler devredeni devre sevk eden somut durumun açıklanmasını ve ispatlanmasını aramaktadır. Mirasçıların tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olması (TMK m.641/1), aile içinde “borçlar ödenmezse hepimizin malına haciz gelir” şeklindeki baskının hukuki zeminini oluşturabilir; bu baskının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Deneyimsizlik ve düşüncesizlik. Şirkette hiç çalışmamış, şirketin defterlerini görmemiş bir mirasçı ile şirketi yıllarca yönetmiş bir mirasçının durumu aynı değildir. Ticaret Kanunu’na göre tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir; ticaret şirketleri de tacir sayılır (TTK m.12/1, m.16/1). Kanaatimizce mirasla şirket payı edinen ve şirketin işleriyle ilgilenmeyen mirasçı yalnızca bu nedenle tacir sayılmaz; tacirin basiretli davranma yükümlülüğüne dayanılarak onun deneyimsizliği kendiliğinden reddedilemez. Buna karşılık şirkette müdürlük, yönetim kurulu üyeliği veya fiilî yöneticilik yapmış mirasçının şirketin değerini bilmediğini ileri sürmesi kolay değildir. Tacirin gabine dayanması hakkında ayrıntılı anlatım için ticari işlemlerde gabin rehberimize bakabilirsiniz.
Yararlanma ve güven. Aile içindeki güven ilişkisi iki yönlü sonuç doğurabilir. Bir yandan devralanın şirketi yöneten, bilgiye hâkim aile üyesi olması ve devredenin ona güvenmesi, devralanın devredenin durumunu bildiğini gösteren güçlü bir olgudur. Öte yandan mahkemeler uzun tanışıklık ve güvenin tek başına deneyimsizlik veya düşüncesizlik sayılamayacağını da kabul etmektedir; Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi, şirkette genel müdürlük yapmış ortağın kurucunun mirasçılarına yaptığı devirde bu görüşü benimsemiştir (10.10.2025, E.2024/611, K.2025/1674).
Aile içindeki pay devirlerine ilişkin son kararlar aşağıdadır. Kararların önemli bir kısmı kaldırma veya ihtiyati tedbir kararıdır; esasa ilişkin sonuçlar henüz belli değildir. Ancak hangi olguların dikkate alındığını göstermeleri bakımından yol göstericidirler.
Aile içinde pay devri: kararlar
| Karar | Olay | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|---|
| Kayseri BAM 6. HD, 15.05.2024, E.2024/1000, K.2024/1125 | Babasının ölümünden yaklaşık dört ay sonra payını şirketi yöneten çoğunluk pay sahibine devreden mirasçı; ölüm, sağlık sorunları ve aile baskısı iddiası | Yalnız süreye dayanan ret kaldırıldı; payların devir tarihindeki değeri uzman bilirkişiyle belirlenmeden karar verilemez |
| Denizli BAM 4. HD, 06.03.2025, E.2025/288, K.2025/365 | Davacıya göre babasının ölümünden sonra annesi, yardım vaadiyle vekâlet alan amcalara şirket paylarını bedel almadan devretti; aldatma, korkutma, gabin ve terditli tenkis | Şirkete ait taşınmaz ve araçlar üzerine verilen ihtiyati tedbire karşı davalıların istinafı esastan reddedildi (esasa ilişkin karar değildir) |
| Sakarya BAM 7. HD, 11.03.2026, E.2024/1839, K.2026/481 | Eşinin ölümünden yaklaşık on gün sonra “miras işlemlerini halletmek” için akrabasına verilen vekâletle dul eşin şirket paylarının devredilmesi | Dava vekâletin kötüye kullanılmasına dayanır; devralanın kötüye kullanmayı bilip bilmediği araştırılmadan verilen ret kaldırıldı; devralan kötüye kullanmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekâlet veren devrin iptalini her zaman isteyebilir |
| Sakarya BAM 7. HD, 22.06.2026, E.2025/1226, K.2026/1178 | Babanın yüzde 20 payını itibari değerle oğluna devri; bedelin ödenmeyip oyalandığı ve hile iddiası | Bir yıllık süre hilenin öğrenildiği tarihten başlar; öğrenme tarihi her türlü delille ispatlanabilir; usulden ret kaldırıldı |
| Ankara BAM 21. HD, 17.04.2026, E.2023/1530, K.2026/485 | Murisin, şirket işlerini yürüten oğluna paylarını gerçek değerin çok altında devri; torunun davası | 1974 tarihli içtihadı birleştirme kararı şirket payına uygulanmaz; genel muvazaa hükümleriyle verilen iptal ve tescil kararı, davalının istinafının bir üyenin karşı oyuyla esastan reddiyle korundu |
| İstanbul BAM 14. HD, 30.12.2025, E.2022/1086, K.2025/2058 | Yüzde 80 pay sahibinin genel vekili olan eşi, pay defterine payların diğer ortağa satıldığını ve ortağın ibra edildiğini yazdı | Gabin şartları bulunmadı; büyük pay sahibinin baskı ve korku altında olduğu iddiası hayatın olağan akışına uygun görülmedi |
Bu kararlardan çıkan sonuç şudur: aile içi pay devirlerinde dava çoğu zaman tek bir sebeple sınırlı kalmamaktadır. Aynı olay, gabin ve aldatmanın yanında vekâletin kötüye kullanılması, muris muvazaası, şekil eksikliği veya ehliyetsizlik olarak da değerlendirilebilmektedir ve bu sebeplerin bazıları süreye bağlı değildir. Kanaatimizce bu sebepler, aralarında asıl ve terditli ilişki kurularak aynı dava dilekçesinde ileri sürülebilir (HMK m.111/1); hangisinin asıl talep olacağı olayın delillerine göre belirlenmelidir. Vekâletin kötüye kullanılmasına dayanan davada belirleyici olan, payı devralanın vekille iş birliği içinde olup olmadığı veya kötüye kullanmayı bilip bilmeyeceğidir.
Mirasçılık belgesi ve paylaşma sözleşmesi; devir sözleşmesi, pay defteri ve ticaret sicili kayıtları; şirketin devir tarihine yakın bilanço ve mizanları ile taşınmaz kayıtları; devirden sonra yapılan satış, sermaye artırımı veya kâr dağıtımına ilişkin sicil ilanları; devredenin o dönemdeki sağlık kayıtları; devralanla yapılan yazışmalar ve mesajlar; varsa vekâletname ve vekilin yaptığı işlemlerin kayıtları.
Aldatma ve korkutma. Aile şirketlerinde aldatma iddiası çoğunlukla şirketin durumu hakkında verilen bilgilere ilişkindir: şirketin borca batık olduğu, haciz geleceği, büyük bir sözleşmenin kaybedileceği söylenmiştir. Taraflardan biri diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir (TBK m.36/1). Korkutmada ise korkutulanın kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı olması gerekir (TBK m.38/1). Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, limited şirketteki bütün paylarını oğullarına devreden ortağın, oğullarının kendisini kandırdığı iddiasıyla açtığı davada şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili saymıştır (02.03.2023, E.2022/1377, K.2023/297; HMK m.14/2).
Ehliyet. Devreden mirasçının ileri yaşta, ağır hastalık veya tedavi sürecinde olması hâlinde iddia gabin ile sınırlı kalmayabilir. Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15) ve bu geçersizlik gabinden farklı olarak süreye bağlı değildir. Bu durumda Adli Tıp Kurumu’ndan devir tarihindeki fiil ehliyetine ilişkin rapor alınması gerekir. Ehliyetsizlik davalarının genel çerçevesi için ehliyetsizlik nedeniyle iptal davası sayfamıza bakabilirsiniz.
Aile içinde ispat: tanık ve noter senedi
Aile içi işlemlerde ispat kuralları, aile dışındaki devirlerden farklı sonuçlar doğurabilir. Kanun, altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceğini kabul etmiştir (HMK m.203/1-a). Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları da tanıkla ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç). Buna karşılık düzenleme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat olunmadıkça, ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettiği senetler ise aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılır (HMK m.204/1-2). Bu nedenle noter onaylı devir sözleşmesindeki “bedeli nakden ve tamamen aldım” beyanının aksinin aile içi işlemde tanıkla ispatlanıp ispatlanamayacağı, somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur.
Kararlar bu alandaki ispat sorunlarına da ışık tutmaktadır. Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi, hilenin öğrenildiği tarihin çekişmeli bir vakıa olduğunu ve her türlü delille ispatlanabileceğini belirtmiştir (E.2025/1226, K.2026/1178). Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, sözleşmenin tarafı olmayan mirasçının muvazaayı her türlü delille kanıtlayabileceğini kabul etmiştir (E.2023/1530, K.2026/485). Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi başka bir kararında, karşı taraftan gelen yazışmaların delil başlangıcı sayılabileceğini hatırlatmıştır (E.2024/1839, K.2026/481; HMK m.202). Konya BAM 6. Hukuk Dairesi ise payların “göstermelik” olarak, ileride iade edilmek üzere devredildiği şeklindeki inançlı işlem iddiasının kesin delille ispatlanması gerektiğini, ancak davacı yemine de dayanmışsa yemin teklif hakkının hatırlatılması gerektiğini belirterek ret kararını kaldırmıştır (08.07.2024, E.2023/139, K.2024/1286). Aile içinde “kâğıt üzerinde” yapılan devirlerde bu ayrım belirleyicidir: iddia aldatma veya gabin ise tanık dinlenebilir, iddia inançlı işlem ise kural olarak yazılı delil veya yemin gerekir; ancak işlem altsoy ve üstsoy, kardeşler veya eşler arasında yapılmışsa tanık da dinlenebilir (HMK m.203/1-a).
Küçük veya Kısıtlı Mirasçının Payı
Mirasçılar arasında küçük bir çocuk veya kısıtlı bir kişi bulunduğunda, onun payına ilişkin işlemler ayrıca korunur. Ana ve baba velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir; vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır (TMK m.342/1, 3). Ana ve baba velayet devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdür (TMK m.352/1).
Menfaat çatışması. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m.426/2). Aile şirketlerinde bu durum sık görülür: dul kalan eş hem kendi adına mirasçı ve ortaktır hem de küçük çocuğunun yasal temsilcisidir. Kanaatimizce anne veya babanın, küçük çocuğunun mirasla edindiği şirket payını kendisine, kendi kontrolündeki bir kişiye ya da şirketi yöneten diğer çocuğuna devretmesi, menfaat çatışması bulunup bulunmadığının ayrıca incelenmesini gerektirir; çatışma varsa çocuğu bu işlemde temsil kayyımı temsil etmelidir.
Vesayet makamının izni. Vesayet altındaki kişi bakımından olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı ve devri ile mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462/2, 9). Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi ya da önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması için vesayet makamının izninden sonra denetim makamının izni de gerekir (TMK m.463/3). Vasinin, kanunen gerektiği hâlde yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yaptığı işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m.465). Böyle bir işlem uygun süre içinde onanmazsa diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur ve onanmayan işlemde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir (TMK m.451/2, m.452).
Uygulamada mirasçılar arasında küçük bulunan dosyalarda sulh hukuk mahkemesince temsil kayyımı atandığı görülmektedir (İstanbul BAM 43. HD, E.2025/1729, K.2026/1210; Bursa BAM 5. HD, E.2022/1852, K.2023/53). Kanaatimizce bu kurallar, gabin iddiasından bağımsız ve çoğu zaman ondan daha güçlü bir koruma sağlar. Küçük veya kısıtlı bir mirasçının payının aile içinde devredildiği dosyalarda, gabin unsurları tartışılmadan önce temsil yetkisinin ve gerekli izinlerin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Ortaklıktan Ayrılırken: Anlaşmalı Devir mi, Çıkma Davası mı?
Aile şirketinden ayrılmak isteyen ortak çoğu zaman payını diğer aile üyelerine devretmeyi düşünür. Bedel konusunda anlaşılabiliyorsa bu en hızlı yoldur. Ancak bedel konusunda baskı hissediliyorsa veya şirketin gerçek değeri bilinmiyorsa, kanunun öngördüğü çıkma yolu, haklı sebebin varlığı hâlinde ayrılan ortağı gerçek değerle korur.
Limited şirketten ayrılmanın yolları
| Yol | Bedel nasıl belirlenir? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Payın diğer ortaklara veya üçüncü kişiye devri | Tarafların anlaşmasıyla | Yazılı şekil, noterce imza onayı ve genel kurul onayı (TTK m.595/1-2); bedel gerçek değerin açıkça altındaysa gabin riski (TBK m.28) |
| Şirket sözleşmesindeki çıkma hakkı | Şirket sözleşmesindeki düzenlemeye göre; düzenleme yoksa gerçek değer | Şirket sözleşmesi çıkma hakkını belirli şartlara bağlayabilir ve bu durumda ayrılma akçesini farklı düzenleyebilir (TTK m.638/1, m.641/2) |
| Haklı sebeple çıkma davası | Esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesi (TTK m.641/1) | Mahkeme dava süresince davacının hak ve borçlarından bazılarının dondurulmasına veya durumunun teminat altına alınmasına karar verebilir (TTK m.638/2) |
| Devrin yasaklanması veya onayın reddi | Haklı sebeple çıkma yoluna gidilir | Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onayı reddetmişse ortağın haklı sebeple çıkma hakkı saklıdır (TTK m.595/5) |
Çıkmaya katılma. Bir ortak çıkma istediğinde veya haklı sebeple çıkma davası açtığında müdürler gecikmeksizin diğer ortakları haberdar eder; diğer ortaklar haberin kendilerine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde çıkmaya katılabilir ve çıkan bütün ortaklar esas sermaye payları oranında eşit işleme tabi tutulur (TTK m.639/1-3).
Ayrılma akçesinin ödenmesi. Ayrılma akçesi; şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa veya esas sermaye ilgili hükümlere göre azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olur (TTK m.642/1). Ödenmeyen kısım, şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur ve yıllık raporda kullanılabilir özkaynak tutarının tespitiyle muaccel hâle gelir (m.642/3). Kanaatimizce ayrılma akçesinin hemen ödenememe ihtimali, aile içinde düşük bedelli bir devrin kabul edilmesinin sık görülen sebeplerinden biridir; bu durum, devralanın devredenin zor durumundan yararlanıp yararlanmadığı değerlendirilirken dikkate alınmalıdır.
Ayrılma akçesi hangi tarihe göre hesaplanır? Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi, 17 Ağustos 1999 depreminde ölen ortağın eşi ve çocuklarının, bir aile şirketinden haklı sebeple çıkma davasında, ayrılma akçesinin payın gerçek değeri olduğunu ve bu değerin karar tarihine en yakın rayiç değerlere göre şirketin reel özvarlığı üzerinden bulunacağını belirtmiştir. Daire, yalnız taşınmaz ve araçların değeri esas alınarak hüküm kurulmasını hatalı bulmuş; ticari defterler incelenerek bütün aktiflerden bütün pasiflerin düşülmesini ve ayrılma akçesine karar tarihinden faiz işletilmesini istemiştir. Aynı kararda mirasçıların paylarını adi yazılı belgelerle diğer ortaklara devretmesi şekle aykırı bulunmuş, mirasçıların ortak olduğu kabul edilmiştir (08.10.2026, E.2025/1688, K.2026/1785). Bu karar, adi yazılı yapılan bir çıkış devrinin şekil eksikliği nedeniyle sonuç doğurmadığı hâllerde ortağın çıkma yoluyla gerçek değere ulaşabileceğini göstermektedir.
Mirasçılarla husumet haklı sebep olabilir. Aynı Daire, çoğunluk ortağının ölümüyle mirasçıları ortak olan bir şirkette, mirasçı ortakların sürdürdüğü husumet nedeniyle azınlık ortağından ortaklığa devam etmesinin beklenemeyeceğini kabul etmiş; şirketin istinafını esastan reddederek ortağın çıkmasına ilişkin kararı yerinde bulmuş, şirketin karşı davadaki çıkarma talebinin reddini de yerinde bulmuştur (11.03.2026, E.2024/1866, K.2026/476). Daire, bir itirazı karşılarken ayrılma akçesinin şirketin bütün aktif malvarlığı üzerinden hesaplandığını da belirtmiştir.
Anonim şirkette. Anonim şirkette ortaklıktan çıkma davası düzenlenmemiştir. Haklı sebeplerin varlığında sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipleri şirketin feshini isteyebilir; mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir (TTK m.531). İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, akrabalar arasındaki bir aile anonim şirketinde haklı sebebin varlığını kabul etmiş; fesih yerine azınlık pay sahiplerinin paylarının gerçek değeri ödenerek çıkarılmasına ilişkin karara karşı tarafların istinafını esastan reddetmiştir. Daireye göre aile şirketi niteliğindeki anonim şirketlerde kişi ortaklığı özellikleri öne çıkar ve şahsi güven ilişkisi ortaklık bağının temel unsuru hâline gelir; değer karar tarihine en yakın tarihe göre belirlendiğinden faiz de karar tarihinden işletilir (12.06.2026, E.2025/484, K.2026/1015). Adana BAM 9. Hukuk Dairesi de tek pay sahibinin ölümünden sonra kardeş ve üvey kardeş mirasçılar arasında görülen davada, feshin son çare olduğunu belirterek çıkarma seçeneği incelenmeden verilen fesih kararını kaldırmıştır (02.02.2026, E.2022/2612, K.2026/233). Limited şirkette çıkma ve çıkarmanın ayrıntıları için limited şirkette ortaklıktan çıkma ve çıkarma, aile şirketinde boşanmanın ortaklığa etkisi için aile şirketinde boşanma yazılarımıza bakabilirsiniz.
Çıkış Protokolü, İbra ve Pay Devri Birlikte İmzalandığında
Aile şirketinden ayrılan ortaktan çoğu zaman pay devri sözleşmesiyle birlikte bir “çıkış protokolü” veya ibraname imzalaması istenir: ortak şirketten ve diğer ortaklardan hiçbir alacağı kalmadığını, kâr payı, cari hesap ve ücret alacaklarından vazgeçtiğini beyan eder. Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir (TBK m.132). İbra da bir sözleşme olduğundan aşırı yararlanma ve irade bozukluğu hükümlerine tabidir.
Bu belgelerin birlikte imzalandığı dosyalarda gabin değerlendirmesi, yalnız pay bedeline değil, ortağın vazgeçtiği bütün alacaklara bakılarak yapılmalıdır: devredilen payın gerçek değeri, birikmiş kâr payları ve ortağın şirketten olan cari hesap alacağı toplandığında ortağa ödenen tutarın oransızlığı daha açık görülebilir. İbraname ve sulh sözleşmelerine karşı gabin için sulh, ibra ve arabuluculuk anlaşmasına karşı gabin yazımıza bakabilirsiniz.
İncelediğimiz kararlarda ibra kaydı ayrı bir belgede değil, pay defterine veya devir belgesine düşülen bir notla yapılmıştır. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, yüzde 80 pay sahibinin genel vekili olan eşinin pay defterine el yazısıyla payların satıldığını, bedelin ödendiğini ve ortağın ibra edildiğini yazdığı dosyada, gabin şartlarının oluşmadığını ve büyük pay sahibinin baskı altında olduğu iddiasının hayatın olağan akışına uymadığını belirtmiştir. Daire, temsilci eşin ve dolayısıyla davacının iradesinin sakatlandığı kanaatine varmamış, eşin toplantıya davacının bilgisi dâhilinde gittiğini de gözetmiştir (30.12.2025, E.2022/1086, K.2025/2058). Kanaatimizce temsilcinin yaptığı işlem temsil olunanı bağladığından (TBK m.40), bu tür dosyalarda vekilin bilgisi ve durumu da belirleyicidir. Buna karşılık İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi, payların geri devri sırasında imzalanan belgedeki “hisseler üzerinde hiçbir hakkım ve alacağım kalmadığını” kaydının tescile yönelik bir beyan olduğunu, bedel alacağından ibra sayılamayacağını kabul etmiştir (26.06.2025, E.2022/36, K.2025/896). İbranın kapsamı bu nedenle belgedeki ifadenin amacına göre dar yorumlanmaktadır.
Dava: görev, yetki, arabuluculuk ve tedbir
Ticaret Kanunu’nda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır (TTK m.4/1-a); pay devri sözleşmesinin iptali bu nedenle asliye ticaret mahkemesinde görülür. Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, mirasbırakanın ehliyetsizliğine ve muvazaaya dayanılarak açılan limited şirket pay devrinin iptali davasında, davanın yalnız muris muvazaasına dayanmadığını belirterek asliye ticaret mahkemesini görevli saymış ve görevsizlik kararını kaldırmıştır (22.09.2025, E.2022/2349, K.2025/1767); Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan muris muvazaası kararında da dava asliye ticaret mahkemesinde görülmüştür. Bir ortağın bu sıfatla diğer ortaklara karşı açtığı davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.14/2). Konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında, örneğin bedel farkının istenmesinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Dava sürerken payların üçüncü kişilere devredilmesini önlemek için ihtiyati tedbir istenmelidir (HMK m.389). Bu konuların ayrıntısı için gabin davasında görevli mahkeme, arabuluculuk ve tahkim ve şirket paylarına ihtiyati tedbir yazılarımıza bakabilirsiniz.
Dava Dilekçesi Örneği: Mirastan Sonra Kardeşe Devredilen Payların Aşırı Yararlanma ve Aldatma Nedeniyle Geri Alınması
Aşağıdaki örnek, mirasbırakanın ölümünden sonra şirketi yöneten oğluna paylarını itibari değerle devreden dul eş ve kızın açacağı dava için hazırlanmıştır. Köşeli parantezli yerler somut olaya göre doldurulmalıdır. Asıl talep payların geri alınmasıdır; terditli talep olarak bedel farkı istenmiştir. Konusu bir miktar para olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olduğundan (TTK m.5/A), terditli para talebi için son tutanağa yer verilmiştir.
(Şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi)
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR
DAVACILAR: 1. [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres]
2. [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres]
VEKİLİ: [Ad soyad, adres]
DAVALI: [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres]
KONU: [Tarih] tarihli ve [….] yevmiye numaralı esas sermaye payı devir sözleşmesiyle bağlı olmadıklarını süresinde bildiren müvekkillere ait payların geri verilmesine, payların müvekkiller adına pay defterine kaydına ve ticaret siciline tesciline; terditli olarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi için şimdilik [….] TL’nin davalıdan tahsiline; dava süresince paylar üzerinde tasarrufun ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Geri istenen payların dava tarihindeki değeri olarak bildirilen tutar] TL; terditli talep bakımından şimdilik [….] TL (kısmi dava)
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkillerin murisi [ad soyad] [tarih] tarihinde vefat etmiştir. Mirasçıları; eşi davacı [1], kızı davacı [2] ve oğlu davalıdır. Muris, [unvan] Limited Şirketi’nin yüzde 60 payına sahipti; kalan yüzde 40 pay davalıya aittir. Davalı, murisin sağlığından beri şirketin münferiden yetkili müdürüdür; şirketin defterleri, banka ilişkileri ve bütün işleri onun elindedir.
2. Mirasçılar [tarih] tarihli yazılı paylaşma sözleşmesiyle muristen kalan payları miras payları oranında paylaşmıştır; sağ kalan eş, altsoyla birlikte mirasın dörtte birini alır (TMK m.499/1). Buna göre davacı [1] yüzde 15, davacı [2] ve davalı yüzde 22,5’er pay edinmiş, bu durum pay defterine işlenmiş ve tescil edilmiştir. Davacı [1] [….] yaşında ve hayatı boyunca ev hanımıdır; davacı [2] öğretmendir ve şirkette hiçbir zaman görev almamıştır.
3. Paylaşmadan yaklaşık iki hafta sonra davalı, müvekkillere şirketin bankalara ağır borçları bulunduğunu, kredilerin kapatılacağını, borçlar ödenmezse ortak oldukları için evlerine haciz geleceğini söylemiş; paylarını kendisine devretmeleri hâlinde borçları kendisinin üstleneceğini belirtmiştir. Müvekkiller, murisin ölümünün üzerinden henüz [….] ay geçmişken, bu sözlere güvenerek [tarih] tarihinde [….] Noterliğinde toplam yüzde 37,5 payı itibari değer olan [….] TL karşılığında davalıya devretmiştir. Bedel banka havalesiyle ödenmiştir.
4. Devirden yaklaşık sekiz ay sonra şirketin [….] adresindeki fabrika binası [….] TL bedelle satılmıştır. Şirketin [yıl] yılı bilançosuna göre özkaynakları [….] TL’dir. Müvekkiller, şirketin devir tarihinde bankalara vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını ve bilançodaki varlıklarının devir bedelinin çok üzerinde olduğunu [tarih] tarihinde öğrenmiş, [tarih] tarihli noter ihtarnamesiyle devir sözleşmesiyle bağlı olmadıklarını davalıya bildirmiş ve aldıkları bedeli iadeye hazır olduklarını beyan etmiştir.
5. Mahkemeniz görevli ve kesin yetkilidir (TTK m.4/1-a, m.5/1; HMK m.14/2)
Esas sermaye payının devri Ticaret Kanunu’nda düzenlendiğinden, bu devirden doğan dava tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Müvekkiller, ortak sıfatıyla devrettikleri payları devralan ortağa karşı dava açtığından şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi de paylarını oğullarına devreden ortağın açtığı davada aynı sonuca varmıştır (E.2022/1377, K.2023/297).
6. Devir bedeli ile payların gerçek değeri arasında açık oransızlık vardır (TBK m.28/1)
Müvekkillere toplam yüzde 37,5 pay için [….] TL ödenmiştir. Şirketin bilançosu ve satılan fabrika binasının bedeli dikkate alındığında bu payların devir tarihindeki gerçek değeri en az [….] TL’dir. Müvekkiller paylarını gerçek değerin yaklaşık [….]’te biri karşılığında devretmiştir. Devrin aile içinde yapılmış olması sonucu değiştirmez; TBK m.28, aile üyeleri arasındaki sözleşmeleri kapsam dışında bırakmaz. Oransızlık, sözleşmenin kurulduğu andaki değere göre, uzman bilirkişi eliyle ve emsal araştırması yapılarak belirlenmelidir (Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643); şirket payında bu değerleme, şirketin taşınmazları ile borçları birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
7. Müvekkiller devir sırasında zor durumda ve deneyimsizdir (TBK m.28/1)
Devir, eşlerini ve babalarını kaybetmelerinin üzerinden yalnızca [….] ay geçmişken, yas içindeki müvekkillere evlerine haciz geleceği söylenerek yaptırılmıştır. Müvekkillerin şirketle hiçbir bağı olmamış, şirketin defterlerini ve banka kayıtlarını hiç görmemişlerdir. Davalının, müvekkillerin ortak olduğu ve şirketten bilgi alma hakkına sahip bulunduğu yönündeki olası savunması sonucu değiştirmez: müvekkiller paylaşmadan yalnızca iki hafta sonra paylarını devretmiş, bu sürede bilgi alma hakkını kullanabilecek bir imkân bulamamıştır; bilgi verecek müdür de payları devralmak isteyen davalının kendisidir (TTK m.614/1). Müvekkiller mirasla pay edinmiş olmakla tacir sıfatı kazanmamıştır; tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir (TTK m.12/1). Bu nedenle müvekkillerden tacir gibi basiretli davranmaları beklenemez.
8. Davalı müvekkillerin durumunu bilerek bundan yararlanmıştır (TBK m.28/1)
Davalı, şirketin müdürü olarak şirketin gerçek mali durumunu bilen tek kişidir. Müvekkillerin yas içinde olduğunu, şirketin işleyişinden habersiz bulunduklarını ve kendisine güvendiklerini de bilmektedir. Devrin paylaşmadan hemen sonra, müvekkillere düşünme ve danışma fırsatı verilmeden yapılması ve fabrika binasının devirden kısa süre sonra yüksek bir bedelle satılması, davalının bu durumdan bilerek yararlandığını göstermektedir.
9. Davalı şirketin borçları hakkında müvekkilleri aldatmıştır (TBK m.36/1)
Davalının müvekkillere söylediklerinin aksine şirketin devir tarihinde bankalara vadesi geçmiş borcu yoktur. Kaldı ki limited şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece kendi malvarlığıyla sorumludur (TTK m.602/1); müvekkillerin şirketin banka borçlarına kefaleti bulunmamaktadır. Şirketin vergi ve sosyal güvenlik borcu da bulunmadığından, müvekkillerin evlerine haciz geleceği yönündeki sözler gerçeğe aykırıdır. Müvekkiller bu sözler olmasaydı paylarını itibari değerle devretmezdi. Aldatma sonucu yapılan sözleşme, yanılma esaslı olmasa bile müvekkilleri bağlamaz.
10. Sözleşmeyle bağlı olunmadığı süresinde bildirilmiştir (TBK m.28/2, m.39/1)
Müvekkiller gerçek durumu [tarih] tarihinde öğrenmiş ve [tarih] tarihli ihtarnameyle sözleşmeyle bağlı olmadıklarını bildirmiştir. Bildirim, öğrenmeden itibaren bir yıl ve sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde yapılmıştır.
11. Aşırı yararlanma ve aldatma tanıkla da ispatlanabilir (HMK m.203/1-a, m.203/1-ç)
Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir. Taraflar anne, kız ve oğuldur; altsoy ve üstsoy ile kardeşler arasındaki işlemlerde de tanık dinlenebilir. Devir sözleşmesinin noterde yapılmış olması, müvekkillerin hangi sözlere güvenerek ve hangi durum içinde imza attığının tanıkla ispatına engel değildir.
12. Terditli talep olarak oransızlığın giderilmesi istenmektedir (TBK m.28/1)
Mahkemeniz payların geri verilmesi talebini kabul etmezse, müvekkiller sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini istemektedir. Fark, bilirkişi incelemesiyle belirlenecek gerçek değer ile ödenen bedel arasındaki tutardır ve şimdilik [….] TL olarak talep edilmektedir. Bu talep için arabulucuya başvurulmuş, anlaşma sağlanamadığına ilişkin [tarih] tarihli son tutanak ekte sunulmuştur (TTK m.5/A).
13. Dava süresince paylar üzerinde tasarruf önlenmelidir (HMK m.389, m.390/3)
Davalı, payları dava sürerken üçüncü kişilere devrederse müvekkillerin hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşır. Devir sözleşmesi, paylaşma sözleşmesi, bilanço ve fabrika satışına ilişkin belgeler iddianın yaklaşık ispatına yeterlidir. Bu nedenle davalıya ait [….] payın devrinin, rehnedilmesinin ve üzerinde başka bir tasarrufta bulunulmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine ve tedbirin ticaret siciline ve pay defterine şerh verilmesine karar verilmesi gerekir.
HUKUKİ NEDENLER: TBK m.28, 36, 39; TTK m.4, 5, 5/A, 12, 595, 602, 614; TMK m.499, 640, 676; HMK m.14/2, 109, 111, 203, 266, 389-392 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Mirasçılık belgesi, paylaşma sözleşmesi, devir sözleşmesi, pay defteri ve ticaret sicili kayıtları, şirketin son üç yıllık bilançoları ve ticari defterleri, fabrika satışına ilişkin tapu kayıtları, şirketin bankalardan, vergi dairesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan getirtilecek borç kayıtları, banka ödeme dekontu, noter ihtarnamesi, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle dava süresince davalıya ait payların devrinin ve üzerinde tasarrufun ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine; müvekkillerin [tarih] tarihli devir sözleşmesiyle bağlı olmadıklarının tespiti ile müvekkillere ait yüzde 15 ve yüzde 22,5 oranındaki payların, müvekkillerin aldıkları bedeli iadesi karşılığında müvekkillere geri verilmesine, pay defterine kaydına ve ticaret siciline tesciline; bu talep kabul edilmezse terditli olarak şimdilik [….] TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederim.
[Tarih]
Davacılar Vekili
[Ad soyad, imza]
Dilekçede asıl talep ile terditli talep birlikte ileri sürülmüştür; mahkeme önce payların geri verilmesi talebini inceler. Terditli para talebi kısmi dava olarak açılmıştır; bilirkişi raporundan sonra talep, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4; bu fıkra 7589 sayılı Kanunla eklenmiş ve 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir). Müvekkillerin aldıkları bedeli iadeye hazır olduklarının bildirilmesi, sözleşmeyle bağlı olmadığını bildiren tarafın verdiğini geri isterken karşı tarafa da aldığını iade etmesi gerekeceği için önemlidir; karşılıklı iadeler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözülür (TBK m.77 vd.).
Aile Şirketinde Pay Devrinden Önce Kontrol Listesi
Devreden ve devralan aile üyeleri için kontrol
| Soru | Neden önemli? | Dayanak |
|---|---|---|
| Tereke paylaşıldı mı; paylar pay defterinde kimin adına kayıtlı? | Paylaşmadan önce mirasçılardan biri muristen kalan payı tek başına devredemez; ya paylaşma ya da miras payının devri sözleşmesi gerekir | TMK m.640/2, 677, 702/2 |
| Payın devir tarihindeki gerçek değeri bağımsız bir değerlemeyle belirlendi mi? | Açık oransızlık bu değere göre ölçülür; kanunun mirasçıya tanıdığı gerçek değer güvencesi de bir ölçü sunar | TBK m.28/1; TTK m.493/4, 596/2, 597 |
| Devreden şirketin defterlerini ve finansal tablolarını gördü mü? | Deneyimsizlik ve aldatma iddialarında bilgiye erişim belirleyicidir | TTK m.437, 614/1 |
| Devrin murisin ölümüne ne kadar yakın olduğu ve devredenin durumu | Yas ve aile içi baskı zor durumun somut görünümü olabilir; ileri yaş ve hastalıkta ehliyet de tartışılır | TBK m.28/1; TMK m.15 |
| Mirasçılar arasında küçük veya kısıtlı biri var mı? | Menfaat çatışmasında temsil kayyımı, vesayette vesayet makamı izni gerekir | TMK m.426/2, 462/2, 462/9, 465 |
| Şirketin banka, vergi ve SGK borçları ile mirasçıların kefaleti | “Haciz gelecek” baskısının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı aldatma iddiasında belirleyicidir | TTK m.602/1; 6183 sayılı Kanun m.35 |
| Ayrılmak isteyen ortak için çıkma yolu değerlendirildi mi? | Çıkma davasında ortak payın gerçek değerine uyan ayrılma akçesini ister | TTK m.638/2, 641/1 |
| Devirle birlikte ibra veya çıkış protokolü imzalanıyor mu? | Oransızlık, vazgeçilen bütün alacaklarla birlikte değerlendirilir | TBK m.28, 132 |
| Bedel nasıl ödenecek ve sözleşmede gerçek bedel yazılı mı? | Banka ile ödeme ispat sorununu azaltır; düşük gösterilen bedel oransızlığı büyütür | HMK m.200, 203/1-a |
| Devreden bağımsız bir hukukçu veya mali müşavirle görüştü mü? | Düşüncesizlik, deneyimsizlik ve sömürme iddiaları bakımından iki taraf için de önemli bir olgudur | TBK m.28/1 |
| Gerçek durum ne zaman öğrenildi, zor durum ne zaman sona erdi? | Bir yıllık süreler bu tarihlerden işler; beş yıllık üst sınır sözleşmeden başlar | TBK m.28/2, 39/1 |
Sık Sorulan Sorular
Babamdan kalan şirket payını kardeşime düşük bedelle devrettim; geri alabilir miyim?
Devir, zor durumunuzdan, düşüncesizliğinizden veya deneyimsizliğinizden yararlanılarak gerçek değerin açıkça altında yapılmışsa, sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirip paylarınızı geri isteyebilir ya da sözleşmeye bağlı kalarak bedel farkını isteyebilirsiniz (TBK m.28/1). Bunun için öğrenme veya zor durumun sona ermesinden itibaren bir yıl, her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıl içinde hareket etmeniz gerekir (TBK m.28/2). Kardeşiniz şirketin durumu hakkında gerçeğe aykırı bilgi vermişse aldatma da ileri sürülebilir (TBK m.36).
Mirasçılar paylaşmadan önce babalarından kalan payı devredebilir mi?
Paylaşmaya kadar mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve tasarruf işlemleri için kural olarak oybirliği gerekir (TMK m.640/2, m.702/2). Bu nedenle mirasçılardan biri muristen kalan şirket payının belirli bir bölümünü tek başına devredemez. Mirasçı ya terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payını yazılı bir sözleşmeyle diğer mirasçıya devreder (TMK m.677) ya da paylaşma sözleşmesi yapılır (TMK m.676).
Paylaşma (taksim) sözleşmesi gabin nedeniyle iptal edilebilir mi?
Evet. Borçlar Kanunu’nun geçersizliğe ilişkin genel hükümleri paylaşma sözleşmeleri hakkında da uygulanır (TMK m.680). Şirket paylarını da kapsayan bir paylaşmada bir mirasçıya düşen değerler açıkça düşükse ve bu sonuç onun zor durumundan, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak elde edilmişse TBK m.28 uygulanabilir.
Limited şirket mirasçıyı ortak olarak kabul etmezse ne olur?
Şirket, iktisabın (payın mirasla geçtiğinin) öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde ve payı gerçek değeriyle devralmayı önererek mirasçıyı reddedebilir (TTK m.596/2). Üç ay içinde açıkça ve yazılı olarak reddetmezse onay vermiş sayılır (m.596/4). İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi, aile şirketinde ölümün ölüm tarihinde öğrenilmiş sayılacağını ve süre geçtikten sonra alınan ret kararının geçersiz olduğunu kabul etmiştir (E.2023/2284, K.2026/1350). Gerçek değer konusunda anlaşılamazsa değer asliye ticaret mahkemesince belirlenir (TTK m.597).
Anonim şirkette mirasçı oy kullanabilir mi?
Devri onaya bağlanmış nama yazılı paylarda mülkiyet ve malvarlığına ilişkin haklar mirasçıya derhâl geçer; genel kurula katılma ve oy hakları ise şirketin onayıyla geçer (TTK m.494/2). Şirket onayı ancak payları gerçek değeriyle devralmayı önererek reddedebilir (TTK m.493/4). Paylaşma yapılmamışsa mirasçılar paylara elbirliğiyle sahiptir ve haklarını bir temsilci aracılığıyla kullanabilir (TMK m.640/2; TTK m.432/1).
Babamın ölümünden hemen sonra imzaladığım devir “zor durum” sayılır mı?
Sayılabilir; ancak zor durum soyut olarak değil, somut olgularla ispatlanmalıdır: devrin ölüme ne kadar yakın olduğu, sağlık durumunuz, tereke borçları nedeniyle baskı altında olup olmadığınız ve karşı tarafın bu durumu bilip bilmediği. Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi, ölümden yaklaşık dört ay sonra yapılan bir devirde, aşırı oransızlığın ahlaka aykırılık oluşturabileceği ve bunun bir yıllık süreye bağlı olmadığı görüşüyle süre gerekçesiyle verilen ret kararını kaldırmış, payın devir tarihindeki değerinin bilirkişiyle belirlenmesini istemiştir; zor durum unsuru hakkında görüş bildirmemiştir (E.2024/1000, K.2024/1125). Aynı Daire 2026 tarihli bir kararında ise bir yıllık süreyi uygulamıştır (E.2026/1369, K.2026/1551).
Şirkette hiç çalışmamış mirasçı deneyimsiz sayılır mı?
Kanaatimizce mirasla pay edinmek kişiyi tacir yapmaz; tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir (TTK m.12/1). Şirketin işleyişinden habersiz mirasçının deneyimsizliği bu nedenle somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Buna karşılık şirkette müdürlük, genel müdürlük veya yönetim kurulu üyeliği yapmış bir ortağın deneyimsizlik iddiası kararlarda genellikle kabul görmemektedir.
Annem küçük kardeşimin payını devretti; bu devir geçerli mi?
Yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa küçüğü bu işlemde temsil kayyımı temsil etmelidir (TMK m.426/2). Çocuk velayet altındaysa ana veya babanın yaptığı işlem için vesayet makamının izni aranmaz (TMK m.342/3). Vesayet altındaki kişi bakımından ise olağan yönetim dışında kalan hak ve değerlerin devri ile mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462/2, 9); vasinin izin almadan yaptığı işlem, vesayet altındakinin izinsiz yaptığı işlem hükmündedir (TMK m.465). Bu sorunlar, gabin iddiasından önce incelenmelidir.
Ortaklıktan ayrılırken payımı devretmek mi, çıkma davası açmak mı daha doğru?
Bedel konusunda serbestçe anlaşılabiliyorsa devir daha hızlıdır. Bedel konusunda baskı varsa veya şirketin değeri bilinmiyorsa, haklı sebep bulunması şartıyla limited şirkette çıkma davası açılabilir ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesi istenebilir (TTK m.638/2, m.641/1). Anonim şirkette ise sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipleri haklı sebeple fesih davası açabilir; mahkeme fesih yerine payların gerçek değerinin ödenerek çıkarılmaya karar verebilir (TTK m.531).
Ayrılma akçesi hangi tarihe göre hesaplanır?
Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’ne göre ayrılma akçesi, karar tarihine en yakın rayiç değerlere göre şirketin reel özvarlığı üzerinden bulunur; bütün aktiflerden bütün pasifler düşülmeli ve faiz karar tarihinden işletilmelidir (E.2025/1688, K.2026/1785). Anonim şirkette fesih yerine çıkarmada da kanun, payların karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerini esas alır (TTK m.531).
Çıkış protokolünde ibra imzaladım; yine de gabin ileri sürebilir miyim?
İbra da bir sözleşme olduğundan aşırı yararlanma ve irade bozukluğu hükümlerine tabidir (TBK m.28, m.132). Oransızlık, pay bedeliyle birlikte vazgeçtiğiniz kâr payı ve cari hesap alacakları da hesaba katılarak değerlendirilmelidir. Ayrıca ibranın kapsamı dar yorumlanır: İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi, geri devir belgesindeki “hiçbir hakkım ve alacağım kalmadı” anlamındaki kaydı bedel alacağından ibra saymamıştır (E.2022/36, K.2025/896).
Noterde “bedeli aldım” dedim; aile içinde tanıkla ispat mümkün mü?
Aşırı yararlanma ve irade bozukluğu iddiaları tanıkla ispatlanabilir (HMK m.203/1-ç); altsoy ve üstsoy, kardeşler ve eşler arasındaki işlemlerde de tanık dinlenebilir (HMK m.203/1-a). Bununla birlikte noter senetleri kesin delil niteliğindedir (HMK m.204) ve bedelin ödenmediği iddiası ile devrin aldatma sonucu yapıldığı iddiası farklı ispat kurallarına tabi olabilir. Bu nedenle davanın dayanağı baştan doğru kurulmalıdır.
Dava hangi mahkemede açılır?
Pay devrinin iptali, Ticaret Kanunu’nda düzenlenen bir konudan doğduğu için tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m.4/1-a, m.5/1). Ortağın bu sıfatla diğer ortaklara karşı açtığı davada şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.14/2). Bedel farkı gibi para alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmalıdır (TTK m.5/A).
İlgili Rehberler
- Gabin (Aşırı Yararlanma) Nedir? Şartları, Süreler ve Gabin Davası
- Hissemi Değerinin Altında Devrettim, Geri Alabilir miyim?
- Hisse Satın Alırken Gabin ve Hile Riski: Devralan Ne Yapmalı?
- Gabin (Exploitation) in Share Transfers Under Turkish Law — English guide
- Ticari İşlemlerde Gabin: Tacir, Pay Devri ve Şirket Satışı
- Gabin (Aşırı Yararlanma) Kararları: Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi
- Gabin Davasında Açık Oransızlık Nasıl Tespit Edilir?
- Aile Şirketinde Babamın Payı Var: Ortaklar Kurulu Beni Ortak Kabul Etmiyor
- Limited Şirkette Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarma
- Aile Şirketinde Boşanma: Ortaklık, Çıkma ve Tasfiye
- Miras Taksim (Paylaşma) Sözleşmesi Örneği
- Miras Payının Devri Sözleşmesi Örneği
- Sulh, İbra ve Arabuluculuk Anlaşmasına Karşı Gabin
- Gabin Davasına Cevap Dilekçesi Örneği
Aile şirketi dışındaki pay devirleri ve gabinle ilgili bütün yazılarımız gabin rehberi sayfamızda gruplanmıştır.
Kaynakça
Mevzuat (resmî metinler, 3 Kasım 2026 itibarıyla)
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu: m.5, 15, 342, 352, 426, 427, 451, 452, 462, 463, 465, 499, 640, 641, 650, 676, 677, 678, 680, 701, 702
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.28, 30-40, 77, 132
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.4, 5, 5/A, 12, 16, 432, 437, 490, 492-494, 531, 595-597, 599, 602, 614, 638, 639, 641, 642
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.14, 109, 111, 200, 202-204, 266, 389-392
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: m.35
Yargıtay kararları (hukuk yayınlarında yer alan tam metinlerinden okunmuştur; resmî karar arama sistemi üzerinden ayrıca karşılaştırılamamıştır)
- Yargıtay HGK, 22.10.2025, E.2024/1-399, K.2025/643
- Yargıtay 11. HD, 12.09.2023, E.2022/1527, K.2023/4874
Bölge adliye mahkemesi kararları (UYAP Emsal Karar Arama sistemindeki tam metinlerinden okunmuştur)
- Adana BAM 9. HD, 30.09.2026, E.2026/662, K.2026/2445
- Adana BAM 9. HD, 21.05.2026, E.2026/964, K.2026/1355
- Adana BAM 9. HD, 02.02.2026, E.2022/2612, K.2026/233
- Adana BAM 9. HD, 22.09.2025, E.2022/2349, K.2025/1767
- Ankara BAM 21. HD, 17.04.2026, E.2023/1530, K.2026/485
- Ankara BAM 21. HD, 25.09.2025, E.2025/1198, K.2025/994
- Ankara BAM 21. HD, 02.03.2023, E.2022/1377, K.2023/297
- Bursa BAM 5. HD, 28.06.2024, E.2024/620, K.2024/1116
- Bursa BAM 5. HD, 26.01.2023, E.2022/1852, K.2023/53
- Denizli BAM 4. HD, 06.03.2025, E.2025/288, K.2025/365
- İstanbul BAM 13. HD, 02.07.2026, E.2023/2284, K.2026/1350
- İstanbul BAM 13. HD, 08.10.2020, E.2019/1476, K.2020/1097
- İstanbul BAM 14. HD, 30.12.2025, E.2022/1086, K.2025/2058
- İstanbul BAM 43. HD, 11.06.2026, E.2025/1729, K.2026/1210
- İstanbul BAM 43. HD, 10.07.2025, E.2025/352, K.2025/1001
- İstanbul BAM 43. HD, 26.06.2025, E.2022/36, K.2025/896
- İstanbul BAM 43. HD, 28.02.2024, E.2024/38, K.2024/293
- İzmir BAM 11. HD, 12.06.2026, E.2025/484, K.2026/1015
- Kayseri BAM 6. HD, 08.07.2026, E.2026/1369, K.2026/1551
- Kayseri BAM 6. HD, 15.05.2024, E.2024/1000, K.2024/1125
- Konya BAM 6. HD, 08.07.2024, E.2023/139, K.2024/1286
- Sakarya BAM 7. HD, 08.10.2026, E.2025/1688, K.2026/1785
- Sakarya BAM 7. HD, 22.06.2026, E.2025/1226, K.2026/1178
- Sakarya BAM 7. HD, 11.03.2026, E.2024/1839, K.2026/481
- Sakarya BAM 7. HD, 11.03.2026, E.2024/1866, K.2026/476
- Sakarya BAM 7. HD, 10.10.2025, E.2024/611, K.2025/1674
- Sakarya BAM 7. HD, 28.11.2024, E.2023/1257, K.2024/1714
Yazar: Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara
Büro: Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No: 22, Yenimahalle/Ankara · Telefon: 0554 648 37 15
Son güncelleme: 3 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta sonuç, belgelerin ve delillerin incelenmesine bağlıdır.
Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


