Uyuşturucu Kullanmada Denetimli Serbestlik: Süreç ve İhlal
28 Haziran 2026

Uyuşturucu Kullanmada Denetimli Serbestlik: Süreç ve İhlal

Uyuşturucu kullanma ve bulundurma, ceza hukukunda hem yaptırım hem de tedavi boyutuyla ele alınan bir suçtur. “İlk kez yakalanan hapse girer mi?” sorusu en çok merak edilenlerden biridir. Bu yazıda konuyu güncel biçimde ve yalın bir dille açıklıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Konunun bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ilgili genel çerçeveyi ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Ceza soruşturması veya davası konusunda destek mi gerekiyor?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Suç Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesine göre suç; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da bu maddeyi kullanmaktır. Buradaki ortak unsur, maddenin “kullanma amacıyla” elde bulundurulmasıdır. Suç kasten işlenir; kişiye iradesi dışında, haberi olmadan madde kullandırılması bu kapsamda değerlendirilmez.

Cezası Nedir?

Kullanmak için uyuşturucu/uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK 191/1). Ancak uygulamada, özellikle ilk kez yakalanan kişiler bakımından bu ceza doğrudan uygulanmaz; aşağıda açıklanan erteleme ve denetimli serbestlik mekanizması devreye girer.

Kamu Davasının Ertelenmesi

Bu suçtan ilk kez soruşturulan kişi hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir (TCK 191/2). Bu karar zorunludur; savcının takdir yetkisi bulunmaz ve genel erteleme şartları aranmaz. Yani ilk kez yakalanan kişi hakkında doğrudan dava açılmaz; önce bir deneme ve rehabilitasyon süreci işletilir.

Denetimli Serbestlik ve Tedavi

Erteleme süresi içinde, kişi hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır (TCK 191/3). Bu süre, savcının kararıyla üçer aylık dönemlerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Denetimli serbestlik kapsamında kişi; denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvurmak, yılda en az iki kez yapılan uyuşturucu testlerine girmek ve gerek görülürse bir tedavi programına (örneğin AMATEM) katılmakla yükümlüdür. Amaç, kişiyi cezalandırmaktan çok, topluma yeniden kazandırmaktır.

Süreç Başarıyla Tamamlanırsa

Kişi, denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal etmeden süreci tamamlarsa, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verilir ve bu durum adli sicil kaydına işlemez. Yani süreç doğru yürütülürse, kişi mahkûmiyetle ve sabıka kaydıyla karşılaşmaz. Bu, sistemin rehabilite edici amacının somut sonucudur.

Yükümlülüklerin İhlali

Erteleme süresinde kişi; yükümlülüklere veya tedaviye uymamakta ısrar eder, tekrar kullanmak için madde satın alır/kabul eder/bulundurur ya da yeniden kullanırsa, hakkında kamu davası açılır (TCK 191/4). Önemli bir Yargıtay ilkesi vardır: tek bir aykırılık (örneğin bir kez başvuru yapmama) tek başına “ısrar” sayılmaz; doğrudan dava açılabilmesi için ikinci bir ihtar (uyarı) gerekir. Tekrar kullanım hâlinde ise yeni bir dava açılmaz; bu, mevcut dosyanın ihlali sayılır.

Kullanma ile Ticaret Ayrımı (TCK 188)

Bu davaların en kritik noktası, maddenin “kullanma” amacıyla mı yoksa “ticaret” (satma, başkasına verme) amacıyla mı bulundurulduğunun tespitidir. Ele geçirilen miktar, paketleme biçimi, hassas terazi gibi yan deliller bu değerlendirmede esas alınır. Eğer madde, kişisel kullanım sınırını aşarsa ve ticaret kastı tespit edilirse, eylem TCK 191 değil; çok daha ağır cezalandırılan uyuşturucu madde ticareti (TCK 188) suçunu oluşturur. Bu suçun cezası on yıldan başlar.

Nitelikli Hâl: 200 Metre Kuralı

Suçun; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerde ya da bu yerlerin iki yüz metre yakın çevresinde işlenmesi nitelikli hâldir (TCK 191/10) ve ceza yarı oranında artırılır. Bu durumda ceza aralığı üç yıldan yedi buçuk yıla kadar yükselir. Düzenlemenin amacı, özellikle gençlerin yoğun bulunduğu alanları korumaktır.

Sürenin Yapısı: Bir Yıl mı, Üç Yıl mı?

Denetimli serbestlik süresine ilişkin fıkra, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Bu değişiklik hem sürenin uzatılma usulünü hem de denetimin içeriğini yeniden düzenlemiştir; bu nedenle eski tarihli kaynaklardaki bilgiler eksik kalabilir.

Sürenin Üç Katmanı

Katmanİçeriği
TabanErteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır
UzatmaBu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir
TedaviHakkında tedbir verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir

İlk iki satır birlikte okunduğunda, sürenin toplamda üç yıla kadar çıkabileceği görülür. Ancak uzatma kendiliğinden gerçekleşmez: ya müdürlüğün teklifi bulunmalı ya da savcı resen karar vermelidir. Ayrıca uzatma altışar aylık dilimler hâlinde yapılır; yani tek seferde iki yıllık bir uzatma söz konusu değildir. Bu, her uzatma kararının ayrı ayrı verildiği ve her birinin kendi gerekçesini taşıması gerektiği anlamına gelir.

Üçüncü satır, sıkça yanlış bilinen bir noktayı düzeltir: tedavi, denetimli serbestliğin zorunlu bir parçası değildir. Kanun, tedaviye tabi tutulmayı "gerek görülmesi hâline" bağlamıştır. Dolayısıyla her dosyada tedavi uygulanmaz; uygulanıp uygulanmayacağı kişinin durumuna göre belirlenir. Buna karşılık tedavi uygulanmaya başlandığında, tedavinin gereklerine uygun davranmamak da bir ihlal sebebi hâline gelir.

Yılda En Az İki Sevk Zorunluluğu

Aynı değişiklikle getirilen ve sürecin işleyişini doğrudan belirleyen bir hüküm daha vardır.

Kanuna göre; Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. Bu, savcının takdirine bırakılmış bir imkân değil; kanunun öngördüğü asgari bir denetim sıklığıdır. Düzenlemenin amacı, tedbirin yalnızca kâğıt üzerinde kalmamasını ve fiilen uygulanmasını sağlamaktır.

Bunun süreç yönetimi bakımından iki sonucu vardır. Birincisi öngörülebilirlik: kişi, erteleme süresi boyunca en az yılda iki kez kuruma sevk edileceğini baştan bilir; bu sevkler sürpriz değildir ve takvim buna göre planlanabilir. İkincisi kaçınılmazlık: sevk kararı verilmesi kanuni bir zorunluluk olduğundan, sürecin sessizce ilerlemesi beklenmemelidir. Bu nedenle sürecin başında verilecek karar — tedaviye başlamak, kullanımı bırakmak — ertelenebilir bir karar değildir.

Sevke gidilmemesi ayrı bir sorun doğurur. Sevk kararına uyulmaması, yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan yükümlülüklere aykırılık kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık kanun ihlal için "ısrar" aramaktadır; bu nedenle tek bir sevke haklı bir sebeple gidilememesi ile sevklere sistematik olarak uyulmaması aynı şey değildir. Gidilemeyen bir sevk varsa, sebebin o tarihte belgelenmesi ve müdürlüğe bildirilmesi gerekir.

Uzatma Kararına Karşı Ne Yapılabilir?

Uzatma, kişinin süreçte kalma süresini altı ay birim hâlinde artırdığından, kararın dayanağı ayrıca değerlendirilebilir.

Uzatma kararının iki farklı kaynağı olabilir ve bu fark denetim bakımından önemlidir. Karar, ya denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine ya da savcının resen değerlendirmesiyle verilir. Teklif üzerine verilmişse, teklifin hangi gerekçeye dayandığı — hangi yükümlülüğün ne ölçüde yerine getirilmediği veya hangi ihtiyacın devam ettiği — dosyadan görülebilir. Bu nedenle uzatma kararı tebliğ edildiğinde, teklifin içeriğinin öğrenilmesi talep edilmelidir.

Uzatma Bakımından Kontrol Edilecekler

HususNeden önemli
Uzatma süresiHer uzatma altı ayı aşamaz
Toplam süreUzatmaların toplamı iki yılı aşamaz
Kararın kaynağıMüdürlük teklifi mi, resen mi
GerekçeUzatmayı gerektiren somut durumun gösterilip gösterilmediği
Süreçteki performansYükümlülüklere uyum kayıtları uzatma ihtiyacını zayıflatabilir

Beşinci satır, kişinin lehine kullanabileceği en somut veridir. Erteleme süresi boyunca yükümlülüklere düzenli olarak uyulduğunu, sevklere gidildiğini ve varsa tedavi sürecinin sürdürüldüğünü gösteren kayıtlar, uzatma ihtiyacının bulunmadığı yönünde dayanak oluşturur. Bu kayıtlar müdürlükte zaten tutulmaktadır; ancak kişinin kendi elinde de bir örneğinin bulunması, sürecin her aşamasında hızlı hareket etmeyi sağlar.

İhlal Sebeplerinin Güncel Yapısı

Kamu Davası Açılmasını Gerektiren Hâller

Bentİçeriği
aKendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi
bTekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması
cUyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması

Üç bent arasındaki fark, "ısrar" ölçütünün nerede arandığıdır. Yalnızca ilk bentte ısrar aranmaktadır; ikinci ve üçüncü bentlerde ise fiilin gerçekleşmesi yeterlidir. Yani yükümlülüklere aykırılıkta tek bir aksama ihlal sayılmayabilirken, tekrar madde temin edilmesi veya kullanılması bakımından böyle bir esneklik bulunmaz. Bu ayrımın bilinmesi, sürecin hangi noktada gerçekten riskli hâle geldiğini gösterir.

Buna karşılık ikinci ve üçüncü bentler bakımından bir güvence vardır ve yazının yukarıdaki bölümünde de değinilmiştir: erteleme süresinde gerçekleşen bu fiiller ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz; ihlal sebebi olarak değerlendirilir ve sonuç mevcut dosyada kamu davasının açılmasıdır. Yani ikinci bir dosya doğmaz; ancak mevcut dosyadaki erteleme imkânı sona erer.

Bir kapsam hatırlatması gerekir. Bu maddedeki denetimli serbestlik tedbiri, uyuşturucu madde ticareti veya kullanılmasını kolaylaştırma suçlarında uygulanmaz. Tedbir, soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı çerçevesinde; kovuşturma aşamasında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı çerçevesinde işler. Bu nedenle nitelendirmenin bu madde kapsamında kalması, tedbirden yararlanmanın ön şartıdır.

Denetimli Serbestlikte Hangi Yükümlülükler Var?

Denetimli serbestlik hapis değildir; dışarıda belirli yükümlülüklerle geçen bir süreçtir. Amaç kişinin maddeden uzak durmasını sağlamaktır.

Denetimli Serbestlik Yükümlülükleri

Yükümlülükİçeriğiİhlal sayılır mı
Periyodik imzaDenetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvuruEvet
Çağrıya uymaTebliğ edilen çağrı tebligatına icabetEvet
TahlilHabersiz idrar veya kan örneği vermeEvet
Tahlil sonucuTestin pozitif çıkmasıYükümlülük ihlali sayılır
TedaviGerek görülürse ilgili merkezde tedaviye devamEvet
Seminer ve eğitimProgramlara katılımEvet
Yeni suçErteleme süresinde tekrar madde alma veya kullanmaDoğrudan dava sebebidir

Tedbir en az bir yıl süreyle uygulanır; savcılık kararıyla uzatılması mümkündür.

Tek İhlalde Dava Açılır mı? “Israr” Ölçütü

Bu, sürecin en kritik ve en çok yanlış bilinen noktasıdır. Kanun, kamu davası açılması için yükümlülüklere “uygun davranmamakta ısrar” aranmasını öngörür.

Uygulamada ısrar etmek, yükümlülükleri veya tedavinin gereklerini en az iki kez ihlal etmektir.

Yargıtay: ikinci tebligat zorunlu

Yargıtay içtihatları bu şartı titizlikle yorumlar. Yerleşik uygulamaya göre; ısrar ettiğinin kabul edilebilmesi için şüpheliye usulüne uygun biçimde uyarıyı içeren ikinci bir çağrı tebligatının yapılması zorunludur.

Tek bir çağrı tebligatına uyulmaması, tek başına ısrar şartının gerçekleştiği anlamına gelmez ve bu durumda kamu davası açılamaz.

Nitekim Yargıtay, denetimli serbestlik yükümlülüklerine ilk aykırılıkta doğrudan dava açılmasını bozma sebebi saymaktadır. Bu ilke, tedbirin rehabilitasyon amacına uygun olarak kişiye yeterli şans tanınması için önem taşır.

Pratik sonucu şudur: bir imza gününü kaçırmak tek başına dosyayı bozmaz. Ancak ikinci uyarıya da uyulmaması sürecin sonu olabilir.

İhlal Sonrası Süreç

AşamaNe olur
İlk aykırılıkTek başına ısrar sayılmaz; kamu davası açılamaz
Uyarı içeren ikinci çağrı tebligatıUsulüne uygun tebliğ zorunludur
İkinci tebligata da uyulmamasıIsrar şartı gerçekleşir
Kamu davasıErteleme kararı kaldırılır ve dava açılır
Mahkeme aşamasıTCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis gündeme gelir
HAGBTCK m.191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması zorunludur
Yeniden ertelemeDava açıldıktan sonra suçun tekrarı hâlinde erteleme kararı verilmez

Çocuklar ve infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından farklı bir ihlal eşiği öngörülmüştür.

Süre Sonunda Ne Oluyor?

Beş yıllık erteleme süresi ve yükümlülükler ihlal edilmeden tamamlanırsa; şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve dosya kapatılır.

Bunun iki önemli sonucu vardır:

  • Dava hiç açılmadığı için adli sicile işleyecek bir mahkûmiyet oluşmaz,
  • Erteleme kararına ilişkin kayıt, yalnızca kanunda belirtilen amaçla hâkim, savcı ve mahkemelerce görülebilen kendine özgü sistemde tutulur.

Sicil ve sonuçların ayrıntısı için uyuşturucu suçu sicile işler mi sayfasına bakabilirsiniz.

Erteleme Süresinde Tekrar Yakalanırsam?

Bu hâlde iki dosya birden gündeme gelir.

İlk dosya: erteleme kararı kaldırılır ve ilk suçtan dava açılır.

İkinci dosya: yeni fiil için ayrı bir soruşturma yürütülür; bu durum ikinci suçun yargılamasında aleyhe delil olarak değerlendirilebilir.

Ayrıca kanun, dava açıldıktan sonra aynı suçların tekrar işlenmesi hâlinde yeniden erteleme kararı verilemeyeceğini öngörmüştür. Yani ikinci şans bir kezdir.

Süreci Sağlıklı Yürütmek İçin

  • Tebligat adresinizi güncel tutun. Çağrı tebligatı ulaşmazsa süreç aleyhinize işleyebilir.
  • İmza ve randevu takvimini bir kişiye emanet edin; aileden biri hatırlatıcı olsun.
  • Mazeretiniz varsa belgeleyip önceden bildirin; sonradan açıklama zayıf kalır.
  • Tedaviye yönlendirildiyseniz devam kayıtlarını saklayın.
  • Uyarı tebligatı aldıysanız derhal avukatınıza danışın; ikinci tebligat kritik eşiktir.
  • Adres, telefon ve çalışma durumu değişikliklerini müdürlüğe bildirin.

Yükümlülük ihlalinin genel rejimi için denetimli serbestlikte yükümlülük ihlali, sürecin ceza boyutu için kullanmak için uyuşturucu bulundurma (TCK 191) sayfalarına bakınız.

Sürecin Hukuki Dayanağı ve Mantığı

Kanun koyucu, uyuşturucu kullanan kişiyi doğrudan cezalandırmak yerine farklı bir yol seçmiştir. Madde gerekçesinde bu tercih açıkça belirtilir: uyuşturucu kullanan kişi tedavi ve terapiye ihtiyaç duyan bir kişi olarak görülmüş; bu nedenle doğrudan cezalandırma yerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik gibi özel kurumlar öngörülmüştür.

Buna karşılık kanun koyucu, suçun tekrarı hâlinde cezai yaptırımı da saklı tutmuştur. Yani sistem, bir kez gerçek bir şans tanır ama sınırsız değildir.

Savcının uyarı yükümlülüğü

Kanun, erteleme kararı verilirken Cumhuriyet savcısına bir görev de yükler: şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

Bu uyarı, sürecin başında yapılan ve çoğu kişinin önemsemediği bir bilgilendirmedir; oysa sonraki tüm aşamaların çerçevesini çizer.

Sürecin Aşamaları ve Süreleri

AşamaSüre veya ölçütSonuç
Erteleme kararıBeş yılKamu davası açılmaz, süreç askıya alınır
Denetimli serbestlikEn az bir yılYükümlülükler başlar
Süre uzatımıSavcılık kararıyla mümkündürTedbir devam eder
TedaviGerek görülürseİlgili sağlık kuruluşunda yürütülür
Başarıyla tamamlamaBeş yılın sonundaKovuşturmaya yer olmadığı kararı
Israrlı ihlalEn az iki kez ve ikinci tebligatKamu davası açılır
Yeni suçErteleme süresi içindeErteleme kaldırılır, ayrıca yeni soruşturma

Süreler ve uzatma esasları mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir; işlem tarihindeki metin esas alınmalıdır.

Tutuklama Riski ve Süreç Güvenliği

Ailelerin en çok kaygılandığı konu tutuklamadır. Uygulamada tablo şudur:

Yalnızca kullanma isnadı söz konusuysa tutuklama çok istisnai bir tedbirdir; soruşturma genellikle tutuksuz yürütülür.

Buna karşılık dosyada ticaret iddiası varsa tablo tamamen değişir ve tutuklama riski belirgin biçimde yükselir. Bu nedenle savunmanın ilk işi, isnadın hangi maddeye dayandığını netleştirmektir.

Tutuklama ölçütleri için uyuşturucu suçlarında tutuklanma riski, ayrımın ölçütleri için kullanma ile ticaret ayrımı sayfalarına bakabilirsiniz.

Sık Karşılaşılan Durumlar

“İmza günümü kaçırdım, ne olur?” Tek bir aksama doğrudan dava açılmasına yol açmaz. Belirleyici olan, uyarı içeren ikinci çağrıya da uyulmamasıdır. Mazeretinizi belgeleyip bildirmek en doğru adımdır.

“Seminere gidemedim.” Eğitim ve seminer katılımı da yükümlülük kapsamındadır. Aynı ısrar ölçütü burada da uygulanır; ancak tekrarlayan devamsızlık süreci bozar.

“Testim pozitif çıktı.” Denetim süresi içinde yapılan tahlilde madde tespit edilmesi, yükümlülüğün ihlali sayılır. Bu, en ağır ihlal türlerinden biridir.

“Şehir değiştirdim.” Adres ve iletişim bilgilerindeki değişiklikler müdürlüğe bildirilmelidir. Bildirilmemesi, tebligatın ulaşmaması ve dolayısıyla ihlal sonucunu doğurabilir.

“Yurt dışına çıkabilir miyim?” Denetimli serbestlik yükümlülükleri devam ederken seyahat planları müdürlükle görüşülmelidir; yükümlülüklerin aksaması ihlal doğurur.

Yaygın Sorular ve Kısa Cevaplar

SoruCevap
Hapis mi yatacağımİlk yakalanmada doğrudan hapis uygulanmaz; erteleme ve denetimli serbestlik gündeme gelir
Sicilime işler miSüreç başarıyla tamamlanırsa dava açılmadığı için mahkûmiyet kaydı oluşmaz
Bir imzayı kaçırdımTek ihlal ısrar sayılmaz; ikinci uyarı tebligatı zorunludur
Test pozitif çıktıYükümlülük ihlali sayılır
Tedavi zorunlu muSavcılığın gerekli görmesi hâlinde uygulanır
Süre uzatılabilir miSavcılık kararıyla uzatılması mümkündür
İkinci kez yakalandımErteleme kaldırılır ve ilk suçtan dava açılır
Dava açılırsa ceza kesin miTCK m.191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması zorunludur

Aile ve Yakınlar Ne Yapabilir?

Denetimli serbestlik sürecinde ailenin rolü belirleyicidir. Yapılabilecekler:

  • İmza ve randevu takvimini ortak bir takvime işleyip hatırlatmak,
  • Tebligatların ulaştığından emin olmak,
  • Tedavi sürecine eşlik etmek ve devam kayıtlarını saklamak,
  • Sosyal çevre değişimi konusunda somut destek sağlamak,
  • Süreç bozulursa vakit kaybetmeden avukata başvurmak.

Yakınının bağımlılığı bulunan aileler için tedaviye zorlama ve TMK m.432, çocuklar bakımından çocuğum uyuşturucu ile yakalandı sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Özetle

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunda sistem, cezalandırmadan önce iyileştirmeyi hedefler. İlk yakalanmada doğrudan hapis uygulanmaz; beş yıllık erteleme ve en az bir yıllık denetimli serbestlik devreye girer.

Sürecin kaderini belirleyen üç şey vardır: çağrılara uymak, tahlilleri temiz vermek ve erteleme süresinde yeni bir fiile karışmamak.

Bir aksama tek başına dosyayı bozmaz; kanun ve yargı uygulaması ısrar arar ve uyarı içeren ikinci tebligatı zorunlu kılar. Ancak bu güvence sınırsız değildir: ikinci uyarıya da uyulmaması kamu davasının açılmasıyla sonuçlanır.

Süreç başarıyla tamamlandığında dava hiç açılmamış sayılır ve sicile işleyecek bir mahkûmiyet oluşmaz. Bu nedenle denetimli serbestlik, hukuken tanınmış gerçek bir ikinci şanstır. Sürecin bütünü için Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu kullanmanın cezası nedir?

Kullanmak için madde satın alma/kabul/bulundurma veya kullanmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK 191). Ancak ilk kez yakalananlarda kamu davası beş yıl ertelenir ve denetimli serbestlik uygulanır.

İlk kez yakalanan hapse girer mi?

Kural olarak hayır. İlk kez yakalananlar için kamu davası beş yıl ertelenir, asgari bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Süreç başarıyla tamamlanırsa dava düşer ve sabıkaya işlemez.

Denetimli serbestlikte neler yapılır?

Kişi denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvurur, yılda en az iki kez uyuşturucu testine girer ve gerek görülürse bir tedavi programına katılır. Yükümlülükler ihlal edilirse dava açılır.

Kullanma ile ticaret nasıl ayrılır?

Ele geçirilen miktar, paketleme ve hassas terazi gibi yan deliller değerlendirilir. Madde kişisel kullanım sınırını aşar ve ticaret kastı tespit edilirse eylem TCK 188 (ticaret) kapsamına girer; cezası on yıldan başlar.

Süreci tamamlarsam sabıkam olur mu?

Denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal etmeden tamamlarsanız, hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve bu adli sicil kaydına işlemez.

Ceza soruşturması veya davası konusunda destek mi gerekiyor?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk