Piyasada rekabet etmek serbesttir; ancak bu serbestliğin kanunla çizilmiş bir sınırı vardır. Sınır aşıldığında konu “ticari rekabet” olmaktan çıkar, haksız rekabet hâline gelir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ilâ 63 üncü maddelerindeki özel rejime tabi olur.
Marka ve ticari itibar dosyalarında ise tek bir kanun yetmez. Aynı olay çoğu zaman hem TTK’nın haksız rekabet hükümlerine hem de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun marka hükümlerine dayanabilir; her ikisinin görevli mahkemesi, zamanaşımı ve talep listesi farklıdır. Bu yazı konuyu madde numaralarıyla, iki rejimi ayrı ayrı ve karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.
1) Kanuni Tanım ve Üç Unsur (TTK m.54)
TTK m.54’ün birinci fıkrası, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacını “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olarak koyar. İkinci fıkra ise genel hükmü verir: rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Bu tanım, mülga 6762 sayılı Kanundaki tanımdan iki noktada ayrılır. Birincisi, haksız rekabetin yalnızca rakipler arasında değil, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerde de doğabileceği açıkça kabul edilmiştir. İkincisi, korunan menfaat yalnızca rakibin menfaati değil, piyasanın bütünüdür.
| # | Unsur | Pratik anlamı |
|---|---|---|
| 1 | Dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya ticari uygulama | Fiilin TTK m.55’te sayılması şart değildir; m.54/2’nin genel hükmü yeter |
| 2 | Bu davranışın rakipler ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemesi | Taraflar arasında doğrudan rekabet ilişkisi aranmaz |
| 3 | Zarar veya zarar görme tehlikesinin ortaya çıkması | Fiilî zarar zorunlu değil; tehlike yeterlidir |
Üçüncü unsurun sonucu uygulamada belirleyicidir: henüz somut bir ciro kaybı yaşanmamış olsa da, zarar tehlikesi tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması taleplerini açmaya yeter. Zarar ve kusur yalnızca tazminat talebi bakımından aranır.
2) Haksız Rekabet Hâlleri (TTK m.55)
TTK m.55, dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamaları altı grup hâlinde sayar. Bentlerin içinde geçen “özellikle” ibaresi kritiktir: bu sayım sınırlı değil, örnekleyicidir. Listede yer almayan bir fiil de m.54/2’nin genel hükmü uyarınca haksız rekabet sayılabilir.
| Bent | Grup | Öne çıkan örnekler |
|---|---|---|
| a | Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar | Kötüleme; kendi hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklama; sahip olmadığı paye, diploma veya ödül izlenimi verme; karıştırılmaya (iltibasa) yol açan önlemler almak; gereksiz yere kötüleyici veya rakibin tanınmışlığından yararlanan karşılaştırma; tedarik fiyatının altında satışla yanıltma; ek edimlerle ürünün gerçek değeri hakkında yanıltma; saldırgan satış yöntemleriyle karar verme özgürlüğünü sınırlama |
| b | Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek | Müşterileri mevcut sözleşmelerini ihlale ya da feshe yöneltmek |
| c | Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma | Kendisine emanet edilen teklif, hesap veya plandan yetkisiz yararlanmak; teknik çoğaltma yöntemleriyle iş ürününü devralıp değerlendirmek |
| d | Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı ifşa etmek | Gizlice veya hukuka aykırı biçimde öğrenilen üretim/iş sırlarından yararlanmak ya da bunları başkalarına bildirmek |
| e | İş şartlarına uymamak | Kanun veya sözleşmeyle rakiplere de yüklenmiş yükümlülüklere uymamak |
| f | Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak | Yanıltıcı biçimde, kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan ya da sözleşmenin niteliğine aykırı hak-borç dağılımı öngören genel işlem şartları |
Marka ve kurumsal kimlik dosyalarının omurgası m.55/1-a-4, yani “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” bendidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ambalaj üzerindeki renk ve desen seçiminin iltibas yaratacak derecede benzer olduğu bir dosyada, markanın da çağrışım yapacak şekilde kullanılmasını bu bent kapsamında haksız rekabet saymış; fiilin tespitine, üretim ve kullanımın durdurulmasına, ambalajlara el konularak imhasına ve maddi tazminata hükmedilmesini onamıştır (11. HD, 2025/6857 E., 2026/1434 K.).
Ticari sır ve müşteri portföyü dosyaları ise (d) bendi ile çalışanın rekabet yasağı hükümlerinin kesiştiği alandadır; ayrıntı için ticari sır, know-how ve gizlilik sözleşmeleri ile rekabet yasağı yazılarımıza bakabilirsiniz.
3) Açılabilecek Beş Dava (TTK m.56)
TTK m.56/1, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimseye beş talep hakkı tanır. Bu talepler birbirinden bağımsızdır ama aynı dilekçede birleştirilebilir.
| Bent | Talep | Kusur şartı | Ne zaman işe yarar |
|---|---|---|---|
| a | Fiilin haksız olup olmadığının tespiti | Aranmaz | Fiil sona ermiş olsa da; men ve tazminata zemin hazırlar, ilana konu olur |
| b | Haksız rekabetin men’i | Aranmaz | Süregelen fiili durdurmak ve tekrarını önlemek |
| c | Maddi durumun ortadan kaldırılması, yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, kaçınılmazsa araç ve malların imhası | Aranmaz | Piyasadaki etkiyi fiilen silmek; imha son çaredir |
| d | Maddi tazminat (zarar ve ziyanın tazmini) | Aranır | Kusurlu fiillerde; hâkim davalının elde etmesi mümkün menfaate de hükmedebilir |
| e | Manevi tazminat (TBK m.58 şartlarıyla) | TBK m.58 şartları | Kişilik değerlerinin de zedelendiği hâllerde |
Zararın ispatındaki kolaylık
Haksız rekabette zararın miktarını kanıtlamak çoğu zaman imkânsıza yakındır. Kanun koyucu bunu görmüş ve m.56/1’in son cümlesine özel bir hüküm koymuştur: davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Yani zararınızı ispat edemeseniz bile, karşı tarafın bu fiilden elde etmesi muhtemel kazanç tazminat ölçütü olarak kullanılabilir. Bu, uygulamada dosyanın kaderini değiştiren hükümdür.
Hüküm üçüncü kişileri de bağlar
TTK m.56/4 uyarınca, bir kimse aleyhine (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları doğrudan veya dolaylı şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş kişiler hakkında da icra olunur. Yani üretici aleyhine alınan men kararı, o malı ticari amaçla alan bayiye ve toptancıya karşı da uygulanabilir; her biri için ayrı dava açmak gerekmez.
4) Davayı Kim Açabilir? (TTK m.56/1-2-3)
| Kategori | Dayanak | İleri sürebileceği talepler |
|---|---|---|
| Zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişiler | m.56/1 | Beşinin tamamı (a, b, c, d, e) |
| Ekonomik çıkarları zarar gören müşteriler | m.56/2 | Birinci fıkradaki davalar; ancak araç ve malların imhasını isteyemezler |
| Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar, meslekî ve ekonomik birlikler, tüketici kuruluşları, kamusal nitelikteki kurumlar | m.56/3 | Yalnızca (a), (b) ve (c); tazminat ve manevi tazminat isteyemezler |
Maddenin gerekçesine göre üçüncü fıkradaki en önemli değişiklik, mülga Kanunda bulunmayan bir hakkın tanınmasıdır: tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan örgütlere dava açma hakkı verilmiştir.
5) Çalıştıranın, Basının ve Kararın İlanının Rejimi (TTK m.57-59)
TTK m.57 — çalıştıranın sorumluluğu. Haksız rekabet fiili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar ya da işçiler tarafından işlenmişse, m.56/1’in (a), (b) ve (c) bentlerindeki davalar çalıştıranlara karşı da açılabilir. Tazminat ve manevi tazminat talepleri bakımından ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Bu, satış temsilcisi ya da eski çalışan üzerinden yürütülen haksız rekabette doğrudan işverene yönelmenin kanuni dayanağıdır.
TTK m.58 — basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu. Haksız rekabet, basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleri ile diğer yayın araçları yoluyla işlenmişse, kural olarak yalnızca yazı sahibine veya ilan verene karşı dava açılabilir. İşletme sahibine veya sorumlulara yönelme, kanunda gösterilen istisnaî hâllere bağlıdır. İnternet üzerinden yürütülen karalama kampanyalarında husumetin doğru yöneltilmesi bakımından bu madde belirleyicidir.
TTK m.59 — kararın ilanı. Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebi üzerine, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler. Ticari itibarın onarılması bakımından bu talep, çoğu zaman tazminattan daha etkilidir; çünkü piyasadaki algıyı doğrudan hedefler.
Taklit ürün ya da karalama mı var? Tedbir ilk günlerde alınır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
6) En Etkili Araç: İhtiyati Tedbir (TTK m.61)
TTK m.61, dava açma hakkını haiz bulunan kişinin talebi üzerine mahkemenin, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, m.56/1’in (b) bendinde öngörülen haksız rekabetin önlenmesine ve (c) bendi uyarınca maddi durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbirlere karar verebileceğini düzenler. Uygulanacak usul, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyati tedbire ilişkin hükümleridir.
Buna ek olarak HMK’nın delil tespiti hükümleri de bu dosyalarda hayatidir. Haksız rekabetin kanıtı çoğu zaman geçicidir: bir web sayfası, bir sosyal medya paylaşımı, bir raf düzeni ya da bir ambalaj partisi. Dava açılmadan önce delil tespiti yaptırılmazsa, delil ortadan kalkabilir.
| Araç | Dayanak | Tipik içerik |
|---|---|---|
| İhtiyati tedbir | TTK m.61 + HMK ihtiyati tedbir hükümleri | Kullanımın durdurulması, satışın önlenmesi, mevcut durumun korunması |
| Delil tespiti | HMK delil tespiti hükümleri | Ürün, ambalaj, web sayfası ve tanıtım materyalinin kayıt altına alınması |
| Kararın ilanı | TTK m.59 | Kesinleşen hükmün, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere ilanı |
| Gümrükte durdurma | Gümrük mevzuatı ve SMK hükümleri | Taklit ürünün ithalat/ihracat aşamasında durdurulması |
7) Zamanaşımı: Bir Yıl / Üç Yıl (TTK m.60)
Bu, dosyaların en çok kaybedildiği noktadır. TTK m.60 uyarınca 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Maddenin ikinci cümlesi ise önemli bir uzatma getirir: haksız rekabet fiili aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi cezayı gerektiren bir fiil niteliğindeyse, bu uzun süre hukuk davaları için de geçerli olur.
| Süre | Başlangıç | Not |
|---|---|---|
| 1 yıl | Hakların doğumunun öğrenildiği gün | Kısa süre; uygulamada asıl risk buradadır |
| 3 yıl | Hakların doğumu | Her hâlde üst sınır |
| Uzamış ceza zamanaşımı | TCK’ya göre | Fiil daha uzun zamanaşımlı bir suç oluşturuyorsa hukuk davasına da uygulanır |
Dikkat edilmesi gereken bir ayrım daha vardır: haksız rekabet süregelen nitelikteyse (örneğin taklit ambalajlı ürün satışı devam ediyorsa), her yeni fiil bakımından süre yeniden değerlendirilir. Buna karşılık tek seferlik bir yayın veya beyanda süre, o fiilin öğrenildiği anda işlemeye başlar. Dilekçe örneği için haksız rekabet dava dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.
8) Cezai Sorumluluk (TTK m.62-63)
Haksız rekabetin bir de ceza boyutu vardır ve bu boyut çoğu zaman gözden kaçar. TTK m.62 uyarınca aşağıdaki kişiler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır:
- TTK m.55’te yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,
- Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler,
- Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
- Çalıştıranlar veya müvekkillerden, çalışanlarının ya da vekillerinin işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiili işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler.
Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; şikâyet hakkı ise m.56 gereğince hukuk davası açma hakkını haiz bulunanlara aittir. Ayrıca ceza hukukunda kanunilik ilkesi gereği, hukuk davası bakımından geçerli olan m.54/2’nin geniş genel hükmü ceza bakımından genişletici yoruma elverişli değildir; suç, m.55 ve m.62’de tanımlanan fiillerle sınırlıdır.
TTK m.63 ise tüzel kişilerin durumunu düzenler: tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse m.62 hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır. Fiilin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilir.
Bir yıllık zamanaşımı işlemeye başladı mı? Takvimi birlikte çıkaralım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
9) Marka Boyutu: SMK Rejimi
Marka söz konusu olduğunda ikinci bir kanun devreye girer. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, tescilli marka sahibine TTK’dakinden farklı ve daha güçlü bir araç seti verir.
SMK m.7, tescilden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunu ve sahibinin izni olmadan markanın hangi biçimlerde kullanılamayacağını belirler. SMK m.29 ise marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri sayar: marka sahibinin izni olmaksızın markayı m.7’de belirtilen biçimlerde kullanmak; markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek; taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak, ithal veya ihraç etmek gibi fiiller bu kapsamdadır.
Hukuki talepler ve tazminat
Tecavüze uğrayan marka sahibi SMK m.149’daki talepleri ileri sürebilir; bunlar arasında tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini (m.149/1-ç) yer alır. Tazminat ve hesaplama esasları m.150 ve m.151’de ayrıntılı düzenlenmiştir: yoksun kalınan kazanç m.151’de gösterilen yöntemlerden biri seçilerek hesaplanır; markanın itibarının zarar görmesi hâlinde ayrıca itibar tazminatı istenebilir (m.150/3).
Cezai hükümler (SMK m.30)
| Fıkra | Fiil | Yaptırım |
|---|---|---|
| 30/1 | Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek, hizmet sunmak, satışa arz etmek, satmak, ithal/ihraç etmek, ticari amaçla satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak | 1-3 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası |
| 30/2 | Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisiz kaldırmak | 1-3 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| 30/3 | Yetkisi olmadığı hâlde marka hakkı üzerinde devir, lisans veya rehin yoluyla tasarrufta bulunmak | 2-4 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| 30/4 | Suçun tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmesi | Ayrıca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri |
Maddenin devamında iki kritik kural vardır: cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır ve bu maddedeki suçların soruşturulması ile kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi SMK’da ayrıca düzenlenmediğinden Türk Ceza Kanunu’nun genel şikâyet süresi uygulanır.
Görevli mahkeme ve zamanaşımı
SMK m.156 uyarınca hukuk uyuşmazlıklarında Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ceza yargılamasında ise Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, bulunmadığı yerlerde bu sıfatla asliye ceza mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ile haksız fiilin işlendiği yer mahkemeleri gündeme gelir.
Zamanaşımı bakımından SMK m.157, sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Yani marka tecavüzünden doğan tazminat talebi, TTK m.60’taki bir yıl / üç yıl rejimine değil, TBK’nın haksız fiil zamanaşımı rejimine tabidir. Süre hesabı için marka, patent ve tasarım süre hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
10) İki Rejimin Karşılaştırması
| Ölçüt | Haksız rekabet (TTK m.54-63) | Marka hakkına tecavüz (SMK) |
|---|---|---|
| Tescil şartı | Aranmaz — tescilsiz işaret, kurumsal kimlik, ambalaj da korunur | Kural olarak tescil şarttır; cezada Türkiye’de tescil zorunludur |
| Talepler | m.56: tespit, men, maddi durumun kaldırılması/düzeltme/imha, maddi ve manevi tazminat | m.149: tespit, durdurma, önleme, kaldırma, maddi ve manevi tazminat; ayrıca itibar tazminatı |
| Zararın hesabı | m.56/1 son cümle: davalının elde etmesi mümkün menfaatin karşılığı | m.151: yoksun kalınan kazancın hesap yöntemleri |
| Zamanaşımı | 1 yıl / 3 yıl (TTK m.60); uzamış ceza zamanaşımı istisnası | TBK’nın zamanaşımı hükümleri (SMK m.157) |
| Ceza | TTK m.62: iki yıla kadar hapis veya adli para; şikâyete bağlı | SMK m.30: 1-3 yıl / 2-4 yıl hapis ve adli para; şikâyete bağlı |
| Görevli mahkeme | Asliye ticaret mahkemesi (mutlak ticari dava) | Fikri ve Sınai Haklar Hukuk / Ceza Mahkemesi |
Pratik sonuç şudur: tescilli markanız varsa iki yol birlikte kurgulanır; tesciliniz yoksa veya ihlal marka değil ambalaj, slogan, kurumsal kimlik ya da müşteri portföyü üzerindense, TTK’nın haksız rekabet hükümleri tek dayanağınızdır. Tasarım boyutu da varsa tasarım tescili ve tasarım hakkına tecavüz incelememize bakılabilir.
11) Haksız Rekabet ile Rekabet Hukuku Aynı Şey Değildir
Uygulamada en sık karıştırılan iki kurum bunlardır ve karıştırma doğrudan yol hatasına yol açar.
| Ölçüt | Haksız rekabet | Rekabetin korunması |
|---|---|---|
| Kanun | TTK m.54-63 | 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun |
| Korunan menfaat | Dürüst rekabet düzeni; rakip ve müşterinin menfaati | Piyasadaki rekabetin kendisi; kartel, hâkim durumun kötüye kullanılması |
| Uygulayan merci | Mahkeme (asliye ticaret) | Rekabet Kurumu; ayrıca tazminat için mahkeme |
| Tipik fiil | İltibas, kötüleme, sır ifşası, yanıltıcı reklam | Fiyat anlaşması, pazar paylaşımı, dışlayıcı uygulamalar |
Ayrıntı için Rekabet Hukuku Rehberimize ve 4054 sayılı Kanuna dayalı rekabet ihlali tazminat dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.
12) Ticari İtibarın Korunması
Ticari itibar, TTK m.56/1’de korunan menfaatler arasında açıkça “meslekî itibar” olarak sayılmıştır. İtibara yönelik saldırının klasik biçimi kötülemedir: TTK m.55/1-a-1 uyarınca başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabettir.
İtibar dosyalarında talep kombinasyonu farklıdır. Tazminat çoğu zaman ikinci plandadır; asıl hedef beyanların düzeltilmesi (m.56/1-c), hükmün ilanı (m.59) ve gerekiyorsa manevi tazminattır (m.56/1-e, TBK m.58). İnternet ortamındaki yayınlarda ayrıca içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesine ilişkin özel mevzuat yolları da paralel yürütülebilir; ancak husumetin doğru kişiye yöneltilmesinde TTK m.58’in getirdiği sınır unutulmamalıdır.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: rakibin sizi eleştirmesi kendiliğinden haksız rekabet değildir. Kanun, açıklamanın “yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici” olmasını arar. Doğru ve ölçülü bir karşılaştırma, m.55/1-a-5 sınırları içinde kaldığı sürece hukuka uygundur. Somut örnekler için rakibin işletmeyi veya ürünü karalaması yazımıza bakabilirsiniz.
13) Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Dava Şartı
Haksız rekabet davaları TTK’da düzenlendiğinden, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta arabuluculuktur. TTK m.5/A, 6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanunla eklenmiş ve 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girmiştir. Hüküm, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle genişletilmiştir: maddedeki “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi, “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiştir.
| Talep | Arabuluculuk dava şartı |
|---|---|
| Haksız rekabetin tespiti (m.56/1-a) | Hayır — konusu bir miktar para değildir |
| Haksız rekabetin men’i (m.56/1-b) | Hayır |
| Maddi durumun ortadan kaldırılması, düzeltme, imha (m.56/1-c) | Hayır |
| Maddi tazminat (m.56/1-d) | Evet — TTK m.5/A kapsamındadır |
| Manevi tazminat (m.56/1-e) | Evet — konusu bir miktar paradır |
Buradaki tuzak şudur: bir dilekçede hem men hem tazminat isteniyorsa, tazminat talebi bakımından arabuluculuk şartı aranır. Süre baskısı altındaki dosyalarda pratik çözüm, tespit ve men taleplerini derhâl dava ederek ihtiyati tedbir almak, tazminat talebini ise arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra ileri sürmektir. TTK m.5/A uyarınca arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
14) Delil ve Strateji Kontrol Listesi
- Takvimi önce kurun. TTK m.60’taki bir yıllık süre öğrenme anında işlemeye başlar. Öğrenme tarihini belgeleyecek kaydı (ekran görüntüsü, e-posta, müşteri bildirimi) saklayın.
- Delili dondurun. Web sayfası, sosyal medya paylaşımı, ambalaj ve raf düzeni değişkendir; dava öncesi delil tespiti talep edin.
- Tedbiri ilk gün isteyin. TTK m.61 ile mevcut durumun korunması, kullanımın durdurulması ve maddi durumun ortadan kaldırılması istenebilir.
- Tescilinizi kontrol edin. Tescil varsa SMK ve TTK birlikte; yoksa yalnızca TTK yolu açıktır. Cezai süreçte tescil zorunludur.
- Zarar ispatına takılmayın. TTK m.56/1 son cümlesi, davalının elde etmesi mümkün menfaati tazminat ölçütü yapmanıza imkân verir.
- Dağıtım zincirini hesaba katın. m.56/4 uyarınca men ve maddi durumun kaldırılması hükmü, malı ticari amaçla edinen üçüncü kişilere karşı da icra edilir.
- İşverene yönelin. Fiil çalışan eliyle işlendiyse TTK m.57, tespit-men-kaldırma davalarını çalıştıran aleyhine açmanıza imkân tanır.
- İlanı talep etmeyi unutmayın. TTK m.59, itibar onarımının en doğrudan aracıdır.
- Arabuluculuk şartını ayrıştırın. Tazminat için evet, tespit-men-kaldırma için hayır.
- Ceza yolunu ayrı değerlendirin. TTK m.62 ve SMK m.30 şikâyete bağlıdır; hukuk davasıyla paralel yürütülebilir.
Konunun genel çerçevesi için haksız rekabet ve ticari itibarın korunması (TTK m.54-56) yazımıza, marka haklarının el değiştirmesi bakımından ise marka, patent ve tasarım haklarının mirasla intikali incelememize bakabilirsiniz.
Marka tecavüzü mü, haksız rekabet mi? Doğru yolu birlikte seçelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Haksız rekabet nedir?
TTK m.54/2 uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Haksız rekabetin unsurları nelerdir?
Üç unsur aranır: dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya ticari uygulama; bu davranışın rakipler ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemesi; zarar veya zarar görme tehlikesinin ortaya çıkması. Fiilî zarar şart değildir, tehlike yeterlidir.
TTK m.55’teki sayım sınırlı mı?
Hayır. Bentlerde geçen “özellikle” ibaresi sayımın örnekleyici olduğunu gösterir. Listede olmayan bir fiil de TTK m.54/2’nin genel hükmü uyarınca haksız rekabet sayılabilir. Ancak ceza bakımından kanunilik ilkesi gereği bu genişletme yapılamaz.
Haksız rekabette hangi davalar açılabilir?
TTK m.56/1 beş talep tanır: fiilin haksız olup olmadığının tespiti (a), haksız rekabetin men’i (b), maddi durumun ortadan kaldırılması, yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve kaçınılmazsa araç-malların imhası (c), kusur varsa maddi tazminat (d) ve TBK m.58 şartlarıyla manevi tazminat (e).
Zararımı ispat edemezsem tazminat alamaz mıyım?
TTK m.56/1’in son cümlesi bir kolaylık getirir: hâkim, tazminat olarak haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
Haksız rekabet davasını kimler açabilir?
Üç kategori: müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören ya da tehlikeyle karşılaşabilecek kişiler (beş talebin tümü); ekonomik çıkarları zarar gören müşteriler (imha hariç); ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar, meslekî birlikler, tüketici kuruluşları ve kamusal kurumlar (yalnızca tespit, men ve maddi durumun kaldırılması).
Men kararı sadece davalıyı mı bağlar?
Hayır. TTK m.56/4 uyarınca (b) ve (c) bentleri gereğince verilen hüküm, haksız rekabete konu malları doğrudan veya dolaylı şekilde davalıdan ticari amaçla elde etmiş kişiler hakkında da icra olunur.
Çalışanımın fiilinden ben sorumlu olur muyum?
TTK m.57 uyarınca haksız rekabet fiili çalışanlar veya işçiler tarafından işlerini gördükleri sırada işlenmişse, tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davaları çalıştıranlara karşı da açılabilir. Tazminat talepleri için Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Haksız rekabette zamanaşımı süresi nedir?
TTK m.60 uyarınca davaya hakkı olan tarafın hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıldır. Fiil aynı zamanda TCK gereğince daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç niteliğindeyse, bu uzun süre hukuk davası için de geçerli olur.
İhtiyati tedbir alabilir miyim?
Evet. TTK m.61, dava açma hakkı bulunan kişinin talebiyle mahkemenin mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbirlere karar verebileceğini düzenler; usul HMK’nın ihtiyati tedbir hükümlerine tabidir.
Mahkeme kararını ilan ettirebilir miyim?
Evet. TTK m.59 uyarınca mahkeme, davayı kazanan tarafın talebi üzerine, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilanına karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler.
Haksız rekabet suç mudur?
TTK m.62’de sayılan fiiller, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. Soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; şikâyet hakkı m.56 uyarınca hukuk davası açma hakkı bulunanlara aittir.
Tüzel kişi hakkında ceza verilebilir mi?
TTK m.63 uyarınca m.62 hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri ya da ortakları hakkında uygulanır. Fiilin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilir.
Markam tescilli değil, yine de korunur mu?
TTK’nın haksız rekabet hükümleri tescil şartı aramaz; tescilsiz işaret, ambalaj, slogan ve kurumsal kimlik TTK m.55/1-a-4 kapsamında iltibas yaratma yasağıyla korunabilir. Buna karşılık SMK’nın marka tecavüzü hükümlerine dayanmak kural olarak tescile bağlıdır.
Marka hakkına tecavüzde hangi talepler ileri sürülebilir?
SMK m.149 uyarınca tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ve kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini istenebilir. Yoksun kalınan kazanç SMK m.151’deki yöntemlerden biri seçilerek hesaplanır; markanın itibarı zarar görmüşse ayrıca itibar tazminatı gündeme gelir.
Marka hakkına tecavüzün cezası nedir?
SMK m.30/1 uyarınca iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten, hizmet sunan, satan, ithal/ihraç eden veya ticari amaçla bulunduran kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır ve suçlar şikâyete bağlıdır.
Marka davasında görevli mahkeme hangisidir?
SMK m.156 uyarınca hukuk uyuşmazlıklarında Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, bulunmadığı yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ceza yargılamasında Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, bulunmadığı yerlerde bu sıfatla asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Marka tecavüzünde zamanaşımı TTK m.60’a mı tabidir?
Hayır. SMK m.157, sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
Haksız rekabet ile rekabet hukuku aynı şey mi?
Hayır. Haksız rekabet TTK m.54-63’te düzenlenir ve dürüst rekabet düzenini korur; iltibas, kötüleme, sır ifşası gibi fiilleri kapsar. Rekabetin korunması ise 4054 sayılı Kanuna tabidir, kartel ve hâkim durumun kötüye kullanılması gibi piyasa yapısına ilişkin ihlalleri hedefler ve Rekabet Kurumu tarafından uygulanır.
Haksız rekabet davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Talebe göre değişir. TTK m.5/A uyarınca konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır; bu nedenle maddi ve manevi tazminat talepleri için zorunludur. Tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması talepleri ise kapsam dışındadır.
TTK m.5/A’da bir değişiklik oldu mu?
Evet. Hüküm 7155 sayılı Kanunla eklenip 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girmiş, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle kapsamı genişletilerek itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı kapsamına alınmıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut dosyanızda talep, süre ve görevli mahkeme, tescil durumuna ve fiilin niteliğine göre değişir.


