Ticari Sır, Know-How ve Gizlilik Sözleşmeleri 2026: Haksız Rekabet, TCK 239 ve Rekabet Yasağı Sınırları
04 Eylül 2026

Ticari Sır, Know-How ve Gizlilik Sözleşmeleri 2026: Haksız Rekabet, TCK 239 ve Rekabet Yasağı Sınırları

Müşteri listesi, fiyatlandırma modeli, tedarikçi koşulları, üretim reçetesi: bunlar tescille korunmaz, gizli kaldıkları sürece korunur. Türk hukukunda ticari sırrın ihlali hem haksız rekabet hükümlerine hem de Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesine dayanır; sözleşmesel koruma ise gizlilik ve rekabet yasağı düzenlemeleriyle sağlanır. Bu rehber, üç katmanı mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Beş cümlede özet

  • Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek haksız rekabet hâllerinden biridir (TTK m.55/1-d).
  • İşçilerin, vekillerin ve yardımcı kişilerin işverene ait sırları hukuka aykırı biçimde ele geçirmesi ve kullanması da haksız rekabettir.
  • Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşası suçtur (TCK m.239).
  • İşçinin sadakat borcu iş sözleşmesi süresince, sır saklama yükümlülüğü ise sözleşme sonrasında da kanunda öngörülen sınırlarda devam eder (TBK m.396).
  • Rekabet yasağı sözleşmesi, süre, yer ve konu bakımından sınırlandırılmalıdır; aşırı sınırlamalar hâkim tarafından daraltılır (TBK m.444-447).

Ticari sır nedir?

Türk hukukunda ticari sırrı tanımlayan tek bir genel kanun bulunmamakla birlikte, mevzuat ve uygulama üç unsuru arar. Bilginin gizli olması, yani ilgili çevrede genel olarak bilinmemesi; gizliliğinden dolayı ticari değer taşıması; ve sahibi tarafından gizli tutulması için makul tedbirlerin alınmış olması. Üçüncü unsur belirleyicidir: hiçbir koruma tedbiri alınmadan herkese açık tutulan bir bilgi, sonradan “sırrımız” denilerek korunamaz. Kuyum firmasından ayrılan çalışanın müşteri, fiyat ve kalıplarla rakibe geçmesi hâlinde rekabet yasağı, haksız rekabet ve rakip işletmeye karşı dava için ayrılan çalışan müşterileri alıp rakibe geçti rehberimize bakılabilir.

Kapsama giren tipik bilgiler şunlardır: müşteri ve tedarikçi listeleri, fiyatlandırma ve maliyet yapısı, sözleşme koşulları, üretim yöntemleri ve reçeteler, yazılım kaynak kodu ve algoritmalar, pazarlama stratejileri, henüz açıklanmamış ürün planları ve teknik çizimler. Buna karşılık çalışanın mesleki bilgi ve genel deneyimi ticari sır değildir: işten ayrılan kişi, edindiği genel mesleki yetkinliği başka işyerinde kullanabilir. Sır ile mesleki birikim arasındaki bu sınır, uyuşmazlıkların çoğunda tartışılan asıl noktadır.

Haksız rekabet boyutu (TTK m.55)

Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesi, dürüstlük kuralına aykırı davranışları sayarken üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmeyi açıkça haksız rekabet hâli olarak düzenler. Özellikle gizlice ve izinsiz olarak ele geçirilen ya da başka biçimde hukuka aykırı olarak öğrenilen bilgi ve sırları değerlendiren veya başkalarına bildiren kişi dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Kuyum sektöründe mücevher tasarımının taklidi, tescilsiz koruma, genel izlenim değerlendirmesi ve tazminat için mücevher tasarımı kopyalandı rehberimize bakılabilir.

FiilDeğerlendirmeYol
Müşteri listesinin kopyalanıp götürülmesiHaksız rekabet; duruma göre suçTTK m.54-56; TCK m.239
Kaynak kodun rakibe verilmesiSır ifşası + telif ihlaliTTK; FSEK; TCK
Fiyat ve maliyet bilgisinin sızdırılmasıHaksız rekabetTespit, men, ref, tazminat
Çalışanın genel mesleki bilgisini kullanmasıKural olarak serbestİhlal yok
Görüşme aşamasında öğrenilen bilginin kullanılmasıGizlilik sözleşmesi varsa ihlalSözleşme + haksız rekabet
Sistemden yetkisiz veri kopyalamaBilişim suçları da doğarTCK m.243-244

Haksız rekabet hâlinde açılabilecek davalar tespit, men, ref, maddi ve manevi tazminattır. Dava açma süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde doğumundan itibaren üç yıldır; bu kısa süre kaçırıldığında talep düşer. Sürecin işleyişini haksız rekabet (TTK m.54-63) yazımızda, dilekçe düzenini ise haksız rekabet dava dilekçesi örneği rehberimizde ele aldık.

Cezai boyut (TCK m.239)

Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesi, sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren ya da ifşa eden kişiyi cezalandırır. Bilgilerin yabancı bir ülkede yerleşik kişilere açıklanması hâli ise daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Suçun oluşması için failin bu bilgilere sıfatı, görevi ya da mesleği gereği vakıf olması gerekir: çalışan, yönetici, danışman, muhasebeci ve benzeri kişiler bu kapsamdadır. Bilgiyi hukuka aykırı yolla ele geçiren üçüncü kişiler bakımından ise ayrıca bilişim suçları ve kişisel verilere ilişkin suçlar gündeme gelir. Suç kural olarak şikâyete bağlıdır; süre kaçırıldığında ceza yolu kapanır, ancak hukuk davası açma imkânı devam eder. Sistemden veri kopyalanmışsa bilişim sistemine girme suçu hükümleri de birlikte uygulanır.

İşçinin sadakat ve sır saklama borcu (TBK m.396)

Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi işçiye sadakat borcu yükler: işçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlüdür. Aynı madde, işçinin hizmet ilişkisi devam ettiği sürece işverene ait üretim ve iş sırlarını kullanmamasını ve başkalarına açıklamamasını öngörür.

Sır saklama borcu, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde devam eder. Bu, süresiz bir yasak anlamına gelmez; bilginin gizlilik değerini koruduğu süreyle sınırlıdır. Sadakat borcunun ihlali, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektirebilir ve işverenin tazminat talebini doğurur. Buna karşılık işçinin genel mesleki bilgi ve becerisini kullanması bu kapsamda değildir; işverenin bu yönde bir yasak koyması, ancak rekabet yasağı sözleşmesinin şartlarıyla mümkündür.

Kişisel verilerle kesişme

Ticari sır olarak korunan veri setlerinin büyük bölümü aynı zamanda kişisel veri içerir: müşteri listeleri ad, telefon ve adres bilgileri barındırır; personel maliyet tabloları çalışan verilerine dayanır; satış kayıtları alıcıların işlem geçmişini gösterir. Bu, ihlal hâlinde iki ayrı rejimin birlikte işlemesi sonucunu doğurur. İşletme, sır ihlali nedeniyle haksız rekabet ve ceza yoluna başvururken; aynı olay, verileri işlenen kişiler bakımından bir kişisel veri ihlalidir ve 6698 sayılı Kanun’daki yükümlülükleri tetikler.

Bunun pratik sonucu şudur: müşteri listesi kopyalanan işletme yalnızca mağdur değil, aynı zamanda veri sorumlusudur ve veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü kendisindedir. İhlalin en kısa sürede Kurula ve ilgili kişilere bildirilmesi gerekir; bildirilmemesi ayrı bir aykırılık oluşturur ve idari para cezası doğurur. Ayrıca güvenlik tedbirlerinin yetersizliği tespit edilirse, işletme hem sırrını kaybetmiş hem de ceza almış olur. Bu nedenle ticari sır koruması ile veri güvenliği çalışmasının birlikte yürütülmesi gerekir: erişim yetkilendirmesi, log kaydı, dış aktarım kısıtı ve imha politikası her iki rejimin de ortak gereğidir. Aynı tedbirler, ihlal hâlinde hem sır iddiasının ispatını hem de veri güvenliği yükümlülüğünün yerine getirildiği savunmasını destekler. Veri ihlali bildirimini ve sonuçlarını işyerinde kişisel verilerin korunması yazımızda ele aldık.

Gizlilik sözleşmesi: neleri içermeli?

Kanuni koruma çoğu zaman yeterli olmaz; çünkü ihlal anında ilk sorun bilginin gerçekten sır olup olmadığının ispatıdır. Gizlilik sözleşmesi bu ispat yükünü hafifletir ve sözleşmesel yaptırım imkânı yaratır. İyi bir gizlilik sözleşmesinde şu unsurlar bulunur:

  • Gizli bilginin tanımı: Kapsam somut biçimde belirlenmeli; “her türlü bilgi” ifadesi uygulamada belirsizlik doğurur.
  • İstisnalar: Kamuya mal olmuş, taraflarca bağımsız geliştirilmiş ya da kanunen açıklanması zorunlu bilgiler kapsam dışında tutulmalıdır.
  • Süre: Yükümlülüğün ne kadar süreceği yazılmalı; bilginin gizlilik değerini koruduğu süreyle uyumlu olmalıdır.
  • Kullanım sınırı: Bilginin yalnızca belirlenen amaç için kullanılabileceği belirtilmelidir.
  • Alt yükleniciler ve çalışanlar: Bilgiye erişecek kişilerin de aynı yükümlülüğe tabi tutulması sağlanmalıdır.
  • İade ve imha: İlişki sona erdiğinde belgelerin iadesi ya da imhası düzenlenmelidir.
  • Cezai şart: İhlal hâlinde ödenecek tutar belirlenmeli; zararın ispatını gerektirmediği için en işlevli hükümdür.

Cezai şart, tacirler arasında kural olarak indirilemez; ancak aşırı olduğu hâllerde bu kuralın sınırları tartışılır. Tacir olmayan kişilerle yapılan sözleşmelerde ise hâkim, aşırı cezai şartı indirebilir. Bu nedenle tutarın, korunan menfaatle orantılı belirlenmesi hem geçerlilik hem tahsil edilebilirlik bakımından önemlidir.

Rekabet yasağı ile farkı (TBK m.444-447)

Gizlilik yükümlülüğü ile rekabet yasağı sık karıştırılır. Gizlilik, belirli bir bilginin kullanılmaması ve açıklanmamasıdır; rekabet yasağı ise kişinin belirli bir alanda çalışmasının sınırlanmasıdır. İkincisi kişinin çalışma özgürlüğünü kısıtladığı için kanun sıkı şartlar arar.

Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesi, rekabet yasağının geçerliliğini işçinin fiil ehliyetine sahip olması ve yazılı şekle uyulmasına bağlar; ayrıca işçinin müşteri çevresi veya üretim sırları hakkında bilgi edinme imkânının bulunması ve bu bilgilerin kullanılmasının işverene önemli zarar verebilecek nitelikte olması gerekir. 445. madde ise sınırlamayı düzenler: yasak, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Aşırı sınırlamalar hâkim tarafından daraltılır. Rekabet yasağının geçerlilik şartlarını rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları yazımızda, geçersizliğin tespiti davasını ise ilgili dilekçe örneğimizde ele aldık.

Ticari sır ile patent arasında tercih

Yeni bir teknik çözüm geliştiren işletmenin önünde iki yol vardır: patent başvurusu yapmak ya da bilgiyi sır olarak tutmak. İkisi birbirinin alternatifidir; çünkü patent başvurusu buluşun açıklanmasını gerektirir ve yayımla birlikte bilgi kamuya mal olur. Tercihte belirleyici olan üç unsur vardır. Birincisi buluşun tersine mühendislikle çözülüp çözülemeyeceğidir: piyasaya sürülen ürüne bakılarak anlaşılabilen bir çözüm sır olarak korunamaz, çünkü ilk satışla gizlilik sona erer.

İkincisi koruma süresidir: patent koruması kanunda öngörülen süreyle sınırlıdır ve süre sonunda buluş serbestçe kullanılabilir; ticari sır ise gizli kaldığı sürece süresiz korunur. Bu nedenle uzun ömürlü üretim reçeteleri ve süreç bilgisi çoğu zaman sır olarak tutulur. Üçüncüsü ispat kolaylığıdır: patentte hak, tescil belgesiyle gösterilir; sırda ise hem bilginin sır niteliği hem ihlalin gerçekleştiği ispatlanmalıdır. Karma bir strateji de mümkündür: ürünün dışarıdan anlaşılabilen kısmı patentlenirken, üretim parametreleri ve optimizasyon bilgisi sır olarak tutulur. Bu tercihin, ürün piyasaya sürülmeden önce yapılması gerekir; satıştan sonra yapılacak patent başvurusu yenilik şartına takılabilir. Patent süreci ve şartlarını patent tescili ve başvuru süreci yazımızda ele aldık.

Şirket devirlerinde ve ortaklıklarda gizlilik

Şirket satın alma, ortaklık ve yatırım görüşmelerinde taraflar birbirine, normal ticari ilişkide asla vermeyecekleri bilgileri açar: mali tablolar, müşteri sözleşmeleri, personel maliyetleri, teknoloji ve süreç bilgisi. Görüşmenin sonuçsuz kalması hâlinde bu bilgilerin karşı tarafta kalması ciddi risk oluşturur. Bu nedenle inceleme sürecine başlamadan önce gizlilik sözleşmesi imzalanması standart uygulamadır.

Bu sözleşmelerde dikkat edilecek noktalar farklıdır. Bilgiye erişecek kişilerin sınırlandırılması ve isim bazında belirlenmesi, bilginin yalnızca işlemin değerlendirilmesi amacıyla kullanılabileceğinin yazılması, görüşmenin varlığının dahi gizli tutulması, görüşme sonuçsuz kalırsa belgelerin iadesi ve dijital nüshaların imhası ile bu imhanın yazılı olarak teyidi öngörülmelidir. Ayrıca çalışan ayartma yasağı konulması yaygındır: karşı tarafın belirli süre boyunca çalışanlarına iş teklifi götürmemesi kararlaştırılır. Bu tür kayıtlar rekabet hukuku bakımından da değerlendirilmelidir; süresi ve kapsamı aşırı olan ayartma yasakları tartışma doğurur. Görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından karşı tarafın benzer bir ürünle piyasaya çıkması hâlinde ise, bilginin kullanıldığı iddiasında ispat için görüşme tutanakları, paylaşılan belge listeleri ve zaman çizelgesi belirleyici olur.

Ceza soruşturmasında arama sırasında: Şirkette yapılan aramada ticari sırların mühürlenmesi (CMK m.122), ilgisiz belgelerin iadesi ve gizlilik talepleri fon soruşturmasında şirket ofisinde arama ve bilgisayar-sunucu elkoyması yazımızda anlatıldı.

İhlal tespit edildiğinde: delil ve tedbir

Sır ihlali dosyalarında en büyük zorluk, bilginin ne zaman ve nasıl alındığının gösterilmesidir. Bu nedenle işletmenin önceden alması gereken tedbirler, sonradan delil üretir: erişim yetkilendirmesi, log kayıtları, belgelerin gizli ibaresiyle işaretlenmesi, USB ve dış aktarım kısıtları, çıkış görüşmelerinde imzalanan iade tutanakları. İhlal şüphesi doğduğunda ilk adım, ilgili kullanıcının sistem hareket kayıtlarının incelenmesi ve tutanağa bağlanmasıdır.

Yargısal aşamada ise iki araç öne çıkar. Birincisi delil tespitidir: dava açılmadan önce mahkemeden, karşı tarafta bulunan bilgisayar ve kayıtların incelenmesi istenebilir. İkincisi ihtiyati tedbirdir: bilginin kullanılmasının ve açıklanmasının durdurulması, ürünün piyasaya sürülmesinin engellenmesi talep edilir. Tedbir talebinde yaklaşık ispat aranır ve teminat istenebilir. Ayrıca sistemden veri kopyalanmışsa ceza şikâyeti yoluyla arama ve elkoyma tedbirleri işletilebilir; bu yol, hukuk davası için de delil sağlar.

Tazminatın hesabı ve ispat sorunu

Sır ihlali dosyalarında en zor aşama, zararın miktarının gösterilmesidir. Haksız rekabet hükümleri, davacıya birden çok hesap imkânı tanır. Birincisi fiili zarardır: kaybedilen müşteriler, düşen ciro ve azalan kâr marjı üzerinden hesaplanır; bu, muhasebe kayıtları ve karşılaştırmalı dönem analizleriyle ortaya konur. İkincisi yoksun kalınan kârdır: ihlal olmasaydı elde edilecek kazancın hesaplanmasıdır ve bilirkişi incelemesi gerektirir. Üçüncüsü, davalının haksız rekabet sonucunda elde ettiği menfaatin karşılığıdır; davalının defter ve kayıtlarının incelenmesini gerektirdiğinden, bu kayıtların celbi baştan talep edilmelidir.

İspat kolaylığı bakımından en işlevli araç cezai şarttır: sözleşmede kararlaştırılmışsa, zararın miktarını ispatlamaya gerek kalmadan talep edilebilir ve zararın cezai şartı aşan kısmı ayrıca istenebilir. Bu nedenle gizlilik sözleşmelerinde cezai şart, yalnızca caydırıcılık değil ispat kolaylığı sağlar. Manevi tazminat da gündeme gelir: ticari itibarın zedelenmesi, piyasada güven kaybı ve müşteri nezdinde küçük düşürülme hâllerinde talep edilebilir. Ayrıca hükmün ilanı istenebilir; bu, itibarın onarılması bakımından çoğu zaman parasal tazminattan daha etkilidir. Dava dilekçesinde bu taleplerin birlikte ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ileri sürülmesi, sonradan yapılacak bilirkişi hesabına göre miktarın artırılmasına imkân verir.

Talep, Süre ve Yaptırım: TTK m.56, m.60, TBK m.446 ve HMK m.389

İhlal tespit edildiğinde asıl soru “hangi maddeye dayanılacağı” değil, hangi talebin hangi sürede ileri sürüleceğidir. Haksız rekabet, sözleşme ve ceza hatlarının süreleri birbirinden farklıdır.

Haksız rekabet davaları: TTK m.56. Talepler kanunda sayılıdır: haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticarî faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve Türk Borçlar Kanunu’nun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir.

Yoksun kalınan kazanç: TTK m.56. Aynı maddede hesap kolaylığı vardır: davacı lehine ve kanunda gösterilen şartlarla, davalının haksız rekabet sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebilir. Bu, ispatı güç olan zarar kaleminde somut bir ölçüt sağlar.

Zamanaşımı: TTK m.60. Süre şudur: haksız rekabetten doğan davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak haksız rekabet fiili aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi bir cezayı gerektiriyorsa, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.

Bu sürenin pratik sonucu. Haksız rekabette bir yıllık süre çok kısadır; ihlal öğrenildiğinde ihtarname ve dava aşaması hızla yürütülmelidir. Buna karşılık fiil TCK m.239 kapsamında suç oluşturuyorsa, TCK m.66 uyarınca işleyen daha uzun ceza zamanaşımı hukuk davasına da uzatıcı etki yapar.

Şikâyet süresi: TCK m.73 ve m.239. Ceza hattında kritik nokta şudur: TCK m.239 kapsamındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.73 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; süre, fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden başlar.

Rekabet yasağının sınırları: TBK m.445. Yazıda anılan sınırın metni şudur: rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Ayrıca hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

Aykırılığın sonuçları: TBK m.446. Yaptırım tarafı şudur: rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak işçi, bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

Fiile son verme talebi: TBK m.446. Aynı maddede güçlü bir imkân vardır: işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. Bu nedenle sözleşmeye bu saklı tutma kaydı mutlaka yazılmalıdır.

Yasağın sona ermesi: TBK m.447. Kapsamı daraltan hüküm şudur: rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Ayrıca sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

Ceza koşulu: TBK m.179 ve m.182. Gizlilik sözleşmesindeki cezai şart bakımından: bir işin yapılmaması veya düzensiz yapılması durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, edimin yanında cezanın ifasını da isteyebilir. Ancak hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir; bu nedenle fahiş tutarlar güvence sağlamaz.

Delilin korunması: HMK m.400 ve m.402. Dijital izler kısa sürede kaybolduğundan ilk iş budur: taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. Dilekçede tespiti istenen vakıa ve tespit sebebi gösterilir.

Kullanımı durdurma: HMK m.389 ve m.390. “Hemen durdurabilir miyim?” sorusunun karşılığı: mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbire karar verilebilir; talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Veri ihlali bildirimi: 6698 s.K. m.12. Müşteri listesi kişisel veri içeriyorsa ayrı bir ödev doğar: veri sorumlusu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek ve kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. İşlenen verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir.

Görev ve yetki: TTK m.4, m.5 ve HMK m.10. Usul bakımından: haksız rekabet uyuşmazlıkları ticari dava sayılır ve dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi görevlidir. İşçiyle olan uyuşmazlık iş sözleşmesine dayanıyorsa iş mahkemesi devreye girer. Yetki bakımından sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.

Üç hat: talep, süre ve merci

KonuKuralDayanak
Haksız rekabet talepleriTespit, men, maddi durumun kaldırılmasıTTK m.56
TazminatKusur varsa zarar ve manevi tazminatTTK m.56
Yoksun kazançElde edilmesi mümkün menfaatTTK m.56
Haksız rekabette süreBir yıl ve üç yılTTK m.60
Uzamış süreCeza zamanaşımı daha uzunsaTTK m.60
Ceza hattıŞikâyete bağlı; altı ayTCK m.73 / m.239
Rekabet yasağı sınırıYer, zaman, iş türü; en çok iki yılTBK m.445
Aşırı yasakHâkim sınırlar, tamamen iptal etmezTBK m.445
AykırılıkBütün zararlar; ceza koşuluTBK m.446
Fiile son vermeSözleşmede açıkça saklı tutulmalıTBK m.446
Yasağın sona ermesiGerçek yarar yoksa veya haksız fesihteTBK m.447
Ceza koşuluEdim yanında; hâkim re’sen indirirTBK m.179-182
Delil tespitiKeşif, bilirkişi, tanıkHMK m.400
Kullanımı durdurmaYaklaşık ispat ile tedbirHMK m.389-390
Veri ihlaliEn kısa sürede ilgiliye ve Kurula6698 s.K. m.12

İhtarname örneği

İHTARNAME

KEŞİDECİ: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres

MUHATAP: Ad Soyad / …… Ltd. Şti., Adres

KONU: Ticari sırların hukuka aykırı kullanımının durdurulması ve zararın giderilmesi ihtarıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Muhatap, şirketimizde ……/……/…… – ……/……/…… tarihleri arasında …… görevinde çalışmıştır. İş sözleşmesinin …… maddesi ve ……/……/…… tarihli gizlilik sözleşmesi uyarınca gizlilik yükümlülüğü altındadır.

2. Muhatabın, iş ilişkisi sona ermeden önce şirket sistemlerinden …… tarihinde müşteri listesi, fiyat listesi ve …… belgelerini kopyaladığı, sistem kayıtlarıyla tespit edilmiştir. Tutanak ve log kayıtları saklıdır.

3. Söz konusu bilgiler hâlihazırda …… firmasında kullanılmakta, müşterilerimize aynı koşullarla teklif götürülmektedir.

4. Bu fiiller, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturmakta; ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesi ve bilişim suçlarına ilişkin hükümler bakımından cezai sorumluluk doğurmaktadır.

5. İşbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren …… gün içinde: söz konusu bilgilerin kullanımının durdurulmasını, tüm nüshaların iade veya imha edilerek yazılı olarak bildirilmesini ve doğan zararın giderilmesini talep ederiz.

6. Aksi hâlde tespit, men, ref ve tazminat davaları açılacağı, ihtiyati tedbir talep edileceği, gizlilik sözleşmesindeki cezai şartın talep edileceği ve ceza şikâyetinde bulunulacağı ihtar olunur.

……/……/2026
Keşideci Vekili
Ad Soyad – İmza

İşletmeler için kontrol listesi

  1. Hangi bilgilerin sır olduğunu yazılı olarak belirleyin; belgeleri gizli ibaresiyle işaretleyin.
  2. Erişimi rol bazlı sınırlayın ve log kayıtlarını tutun; korumasız bilgi sır sayılmaz.
  3. İş sözleşmelerine gizlilik hükmü koyun; ayrıca gizlilik sözleşmesi imzalatın.
  4. Rekabet yasağını süre, yer ve konu bakımından sınırlayın; iki yılı aşmayın.
  5. Cezai şartı korunan menfaatle orantılı belirleyin.
  6. Çıkış görüşmelerinde belge ve cihaz iadesini tutanakla belgeleyin.
  7. İhlal şüphesinde önce sistem kayıtlarını inceletip tutanağa bağlayın.
  8. Haksız rekabette bir yıllık dava süresini kaçırmayın.

Sık sorulan sorular

Haksız rekabet davasında hangi talepler ileri sürülür?

TTK m.56 uyarınca fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, kaçınılmazsa araç ve malların imhası, kusur varsa zarar ve zıyanın tazmini ile TBK m.58 şartlarında manevi tazminat istenebilir; ayrıca davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebilir.

Haksız rekabet davasının süresi nedir?

TTK m.60 uyarınca haksız rekabetten doğan davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; fiil Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bir cezayı gerektiriyorsa bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.

Rekabet yasağı aşırıysa tamamen geçersiz mi olur?

Hayır. TBK m.445 uyarınca rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürecek sınırlamalar içeremez ve süresi özel durumlar dışında iki yılı aşamaz; hâkim aşırı nitelikteki yasağı kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

Rekabet yasağına aykırılıkta ne istenebilir?

TBK m.446 uyarınca yasağa aykırı davranan işçi işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür; ceza koşulu kararlaştırılmışsa işçi bu miktarı ödeyerek borcundan kurtulabilir ancak aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

Kullanımı hemen durdurabilir miyim?

HMK m.389 uyarınca mevcut durumdaki değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen hâllerde ihtiyati tedbire karar verilebilir ve HMK m.390 uyarınca talep eden haklılığını yaklaşık olarak ispat eder. Dijital izler için ayrıca HMK m.400 uyarınca delil tespiti istenmelidir.

Ticari sır nedir?

Gizli olan, gizliliği nedeniyle ticari değer taşıyan ve sahibi tarafından gizli tutulması için makul tedbir alınmış bilgidir.

Müşteri listesi ticari sır mıdır?

Korunması için tedbir alınmış ve kolayca ulaşılamayan listeler sır sayılabilir; herkese açık bilgilerden derlenen listeler bakımından değerlendirme farklılaşır.

Çalışan mesleki bilgisini rakip firmada kullanabilir mi?

Evet. Genel mesleki bilgi ve deneyim ticari sır değildir; sınırlama ancak geçerli bir rekabet yasağıyla mümkündür.

Sır saklama borcu işten ayrıldıktan sonra sürer mi?

İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde devam eder; süresiz değildir.

Gizlilik sözleşmesi olmadan korunabilir miyim?

Evet; TTK m.55 ve TCK m.239 uygulanır. Ancak sözleşme, kapsamı ve ispatı kolaylaştırır.

Cezai şart konulabilir mi?

Evet ve en işlevli hükümdür; zararın ispatını gerektirmez. Tacir olmayanlarda hâkim aşırı cezai şartı indirebilir.

Sır ifşası suç mu?

Sıfat, görev veya mesleği gereği öğrenilen ticari sır, bankacılık sırrı ve müşteri sırrının yetkisiz kişilere verilmesi TCK m.239’da suçtur.

Şikâyet süresi var mı?

Suç kural olarak şikâyete bağlıdır; süre kaçırılırsa ceza yolu kapanır, hukuk davası hakkı sürer.

Haksız rekabet davası süresi nedir?

Öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde doğumundan itibaren üç yıl.

Rekabet yasağı en fazla ne kadar olabilir?

Özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz; yer ve iş türü bakımından da sınırlı olmalıdır.

Aşırı rekabet yasağı tamamen geçersiz mi olur?

Hâkim, aşırı sınırlamayı bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek kapsamı ya da süresi bakımından sınırlayabilir.

Sistemden veri kopyalayan çalışan hakkında ne yapılır?

Haksız rekabet ve TCK m.239 yanında bilişim suçlarına ilişkin hükümler de uygulanır; log kayıtları esas delildir.

Müşteri listem çalındı; KVKK bildirimi yapmam gerekir mi?

Evet. Liste kişisel veri içeriyorsa bu aynı zamanda veri ihlalidir; en kısa sürede Kurula ve ilgili kişilere bildirim yapılmalıdır.

Zararımı nasıl hesaplatabilirim?

Fiili zarar, yoksun kalınan kâr ya da davalının elde ettiği menfaat esas alınabilir; cezai şart varsa zarar ispatı gerekmeden talep edilir.

Patent mi almalıyım yoksa sır olarak mı tutmalıyım?

Ürüne bakılarak çözülebilen buluşlarda patent; üretim reçetesi gibi dışarıdan anlaşılamayan bilgilerde sır olarak tutmak genellikle daha korunaklıdır.

Şirket görüşmelerinde hangi gizlilik hükümleri şart?

Erişecek kişilerin sınırlandırılması, amaçla sınırlı kullanım, görüşmenin varlığının gizliliği, iade-imha teyidi ve orantılı bir çalışan ayartma yasağı.

Kullanımı hemen durdurabilir miyim?

İhtiyati tedbir talebiyle bilginin kullanılması ve açıklanmasının durdurulması istenebilir; yaklaşık ispat aranır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.54-56, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.239 ve 243-244 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.396 ve 444-447 hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk