Kefaletten Nasıl Kurtulunur? Kefaletin Sona Ermesi (TBK m.598-601)
21 Ağustos 2026

Kefaletten Nasıl Kurtulunur? Kefaletin Sona Ermesi (TBK m.598-601)

Yıllar önce kefil oldunuz, hâlâ sorumlu musunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bir yakınınıza kira sözleşmesinde kefil oldunuz. Aradan yıllar geçti, o kiracı hâlâ aynı evde ya da çoktan çıktı, siz de unuttunuz. Derken bir gün icra dairesinden ödeme emri geldi.

Bu rehberde kefaletin nasıl sona erdiğini ele alıyoruz: kendiliğinden biten hâller, on yıllık mutlak sınır, süreli ve süresiz kefalette çıkış yolları ve kefilin alacaklıdan isteyebilecekleri. Kefaletin geçerli olup olmadığı ile sorumluluğun tutarı ayrı rehberlerde ele alınmıştır; burada konumuz kurtulma.

En Güçlü Kural: On Yıl Sonra Kendiliğinden Biter

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Madde 598/III

“Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.”

Bu hüküm, kefiller için en önemli korumadır ve çoğu kişi varlığından habersizdir. Gerçek kişi tarafından verilen kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yıl geçince kendiliğinden ortadan kalkar. Bunun için dava açmaya, bildirim yapmaya veya alacaklının onayına gerek yoktur.

Süre, asıl borcun vadesinden değil kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten işler. Bu nedenle kefalet belgesinin tarihi belirleyicidir ve saklanması gerekir.

Uzatma mümkün ama sıkı şekle bağlı

Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. Yani uzatma kendiliğinden veya alacaklının tek taraflı beyanıyla olmaz; kefilin el yazısı şartını da içeren yazılı iradesi gerekir.

Asıl Borç Biterse Kefalet de Biter

TBK m.598/I uyarınca hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur. Bu, kefaletin fer’îlik ilkesinin sonucudur: kefalet ayakta durabilmek için bir asıl borca ihtiyaç duyar.

Asıl borca bağlı sona erme hâlleri

Asıl borcu sona erdiren sebepKefalete etkisi
Kiracının kira borcunu ödemesi (ifa)Kefalet sona erer
Kiraya verenin alacaktan vazgeçmesi (ibra)Kefalet sona erer
TakasTakas edilen kısım bakımından kefalet sona erer
Yenileme (tecdit)Eski borç sona erdiğinden kefalet de sona erer
İfanın sonradan imkânsızlaşmasıKefalet sona erer
Asıl sözleşmenin TBK m.27’ye aykırılık nedeniyle geçersiz olmasıKefalet de geçersiz olur

Kefalet belgenizi inceletip sorumluluğunuzu netleştirin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Süreli Kefalet: Süre Dolunca Kendiliğinden Sona Erer

TBK m.600 uyarınca belirli süreli kefalette kefilin sorumluluğu, sürenin dolmasıyla ileriye etkili olarak kendiliğinden sona erer. Mülga Borçlar Kanunu’nda yer alan ek bir aylık süre yeni kanunda öngörülmemiştir.

Kira ilişkisinde bunun pratik karşılığı şudur: kefalet belirli bir kira süresi için verilmişse, o süre dolduğunda kefilin sorumluluğu biter. Sözleşmenin kendiliğinden uzaması kefaleti de uzatmaz; uzama dönemleri için kefilin ayrıca ve açık rızası gerekir.

Süresiz Kefalet: TBK m.601 Çıkış Kapısı

Kefalette bir süre kararlaştırılmamışsa, kefil süresiz biçimde beklemek zorunda değildir. TBK m.601 kefile alacaklıyı harekete geçmeye zorlama hakkı verir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Madde 601

“Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalette ise, kanunun öngördüğü hâllerde, alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir.”

Mekanizma şöyle işler: kefil alacaklıya yazılı olarak başvurur ve borçluyu takip etmesini ister. Alacaklı bu istemi yerine getirmezse kefil sorumluluktan kurtulur.

TBK m.601 kapsamında kefilin isteyebilecekleri

Kefilin istemiAlacaklının yükümüYerine getirilmezse
Bir ay içinde dava ve takip haklarını kullanmaSüresinde takip başlatmakKefil sorumluluktan kurtulur
Varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipRehin varsa öncelikle ona başvurmakKefil sorumluluktan kurtulur
Ara vermeden takibe devamTakibi sürüncemede bırakmamakKefil sorumluluktan kurtulur
Adi kefalet ile müteselsil kefalet farkı burada da çıkar

Adi kefalette kefil bu istemi her zaman ileri sürebilir. Müteselsil kefalette ise bu imkân kanunun öngördüğü hâllerle sınırlıdır. Bu nedenle kefalet belgesinde “müteselsil kefil” ibaresinin el yazısıyla yazılıp yazılmadığı yalnızca geçerlilik değil, çıkış imkânı bakımından da belirleyicidir.

Çalışanlara Kefalette Özel Fesih Hakkı

TBK m.602, çalışanlara kefalet bakımından bu türe özgü bir fesih sebebi öngörür. Kanun metnine göre çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilir. Kira ilişkisiyle doğrudan ilgili olmasa da, kefaletin süresiz olarak sürmesinin kanun koyucu tarafından istenmediğini gösteren bir örnektir.

Kefil Olmadan Önce ve Sonra: Kontrol Listesi

Kefil olmadan önce:

  • Azami tutarı, tarihi ve müteselsillik ibaresini kendi el yazınızla yazın; eksikse kefalet zaten geçersizdir.
  • Kefaletin süresini yazdırın. Süresiz kefalet, sizi TBK m.601 yoluna mecbur bırakır.
  • Evliyseniz eşinizin yazılı rızasının sözleşmeden önce veya en geç kurulduğu anda alınmış olmasına dikkat edin.
  • Belgenin bir nüshasını saklayın; on yıllık süre bu tarihten işler.

Kefil olduktan sonra:

  • Kira sözleşmesinin uzayıp uzamadığını takip edin; uzama kefaleti kendiliğinden uzatmaz.
  • Kiracı taşındıysa, kiralananın teslim edildiğine dair belgeyi isteyin.
  • Sorumluluğu bitirmek istiyorsanız süresiz kefalette TBK m.601 istemini yazılı ve tebliğ edilebilir biçimde yapın.
  • On yılı doldurduysanız takibe itiraz ederken bu hususu açıkça ileri sürün.
Takip geldiyse ilk üç kontrol

1) Kefalet belgesinde el yazısı unsurları tam mı? 2) Kefalet tarihinden bu yana on yıl geçmiş mi? 3) Talep edilen dönem, kefaletin kapsadığı süre içinde mi? Üçünden biri lehinizeyse takibe süresinde itiraz edilmesi gerekir; itiraz süresi kaçarsa takip kesinleşir.

Kiracı Değişti veya Sözleşme Devredildi: Kefil Ne Olur?

Kira ilişkisinde taraf değişiklikleri kefil açısından ayrı bir tartışma doğurur. Kefalet belirli bir kira ilişkisi ve belirli bir kiracı için verilmiştir; ilişki değiştiğinde kefaletin de aynı kapsamda sürüp sürmeyeceği ayrıca değerlendirilir.

Taraf ve şart değişikliklerinin kefalete etkisi

DeğişiklikKefalete etkisiDayanak / açıklama
Kira sözleşmesi yeni kiracıya devredildiKefilin sorumluluğunun devralana genişlemesi beklenmezKefalet, kefil olunan borç ilişkisiyle sınırlıdır
Kiralanan el değiştirdi, yeni malik taraf olduAsıl borç ilişkisi sürer; kefalet kapsamı sözleşmeye göre değerlendirilirKefaletin kapsamı el yazısıyla yazılan azami tutarla sınırlıdır
Kira bedeli artırıldıKefilin sorumluluğu azami tutarı aşamazSorumluluğu artıran değişiklikler kefalet şekline uyularak yapılmalıdır
Sözleşme kendiliğinden uzadıUzama dönemleri kural olarak kapsam dışıdırKefilin ayrıca ve açık rızası aranır
Kefaletin kapsamı sonradan genişletildiYeni şekil şartlarına uyulmadıkça hüküm doğurmazEvli kefilde eşin rızası da yeniden alınır
Kefile bildirim yapılmamışsa

Kefalet kapsamını genişleten değişiklikler, kefilin bilgisi ve şekle uygun iradesi olmadan ona karşı ileri sürülemez. Bu nedenle takip geldiğinde sorulacak ilk sorulardan biri şudur: talep edilen tutar ve dönem, benim imzaladığım belgedeki kapsamın içinde mi?

Kefil Öderse: Rücu Hakkı

Kefil, alacaklıya ödeme yaptığı ölçüde asıl borçluya karşı rücu hakkı kazanır. Yani kiracının borcunu ödeyen kefil, ödediği tutarı kiracıdan talep edebilir.

Rücu hakkının kullanılabilmesi için ödemenin belgelenmesi şarttır. Bu nedenle kefil olarak ödeme yapıyorsanız: ödemeyi banka üzerinden ve açıklamalı yapın, açıklamaya hangi dosya ve hangi dönem için ödendiğini yazın, icra dosyasından ödeme belgesi alın. Elden yapılan ödeme, rücu davasında ispat sorunu doğurur.

Birden fazla kefil varsa

Aynı borç için birden fazla kefil bulunuyorsa, ödeme yapan kefilin diğer kefillere karşı da talep hakkı gündeme gelir. Bu talebin kapsamı, kefaletin türüne ve kefillerin üstlendiği paylara göre belirlenir; belgelerin tamamının incelenmesi gerekir.

Kefil Olmak Yerine: Kiraya Verene Önerilebilecek Alternatifler

Kefalet, kefilin tüm malvarlığını riske sokan en ağır kişisel teminattır. Kiraya verenin amacı alacağını güvenceye almaksa, bunu sağlayan ve kefil için çok daha az riskli araçlar vardır.

Kefalete alternatif teminat araçları

AlternatifKefil/üçüncü kişi açısından riskiKiraya veren açısından değeri
Depozito (güvence bedeli)Risk yok — kiracının parasıKonut ve çatılı işyerinde en çok üç aylık kira ile sınırlı (TBK m.342)
Banka teminat mektubuBankaya karşı yükümlülük; kapsamı mektupla sınırlıNakde çevrilebilir, güçlü teminat
Bloke/vadeli hesap rehniYalnızca bloke edilen tutarla sınırlıTutar kadar kesin güvence
Azami tutarı düşük tutulmuş kefaletSorumluluk yazılan tutarla sınırlıKısmi ama öngörülebilir güvence
Süreli kefaletSüre dolunca kendiliğinden biter (TBK m.600)Belirli dönem için koruma
Kefil olacaksanız pazarlık edin

Kefalet ya hep ya hiç değildir. Azami tutarı düşürmek, kefaleti belirli bir süreyle sınırlamak ve müteselsillik yerine adi kefalet kararlaştırmak — üçü de müzakere edilebilir ve üçü de sorumluluğunuzu ciddi biçimde azaltır.

Eş Rızası Eksikse ve Kefil Vefat Ederse

İki özel durum sık sorulur ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Eş rızası eksikse: Evli kefil için diğer eşin yazılı rızası geçerlilik şartıdır ve en geç kefalet sözleşmesinin kurulduğu anda verilmiş olmalıdır. Rıza yoksa kefalet kesin olarak geçersizdir; bu, kefaletten kurtulmanın değil, hiç doğmamış olmasının sonucudur. Sonradan verilen onay beyanları geçersizliği gidermez.

Kefil vefat ederse: Kefaletten doğan borç kural olarak mirasçılara geçer; mirasçılar mirası reddetmedikleri sürece tereke kapsamında sorumluluk gündeme gelir. Ancak sorumluluk, kefalet belgesindeki azami tutar ve süre ile sınırlı kalmaya devam eder. Bu nedenle mirasçıların ilk yapması gereken, kefalet belgesinin kapsamını ve tarihini tespit etmektir; on yıllık süre burada da işler.

Mirasçıysanız üç belge isteyin

Bir kefalet takibiyle karşılaşan mirasçı şunları istemelidir: kefalet belgesinin aslı, kefalet tarihini gösteren kayıt ve talep edilen dönemin dökümü. Belge on yıldan eskiyse veya talep edilen dönem kefaletin kapsadığı sürenin dışındaysa, takibe süresinde itiraz edilmelidir.

Sona Erme Hükümleri Madde Madde: TBK m.598-602

Kefaletin sona ermesi Türk Borçlar Kanunu’nda beş maddede düzenlenmiştir. Hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur; borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır; bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; kefalet on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir ve kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir (TBK m.598).

Gelecekte doğacak bir borca kefalette kefilin dönme hakkı (TBK m.599), süreli kefalette sürenin sonunda kefilin borcundan kurtulması (TBK m.600), süreli olmayan kefalette kefilin alacaklıyı takibe zorlama hakkı (TBK m.601) ve çalışanlara süreli olmayan kefalette kefilin her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilmesi (TBK m.602) ayrı ayrı düzenlenmiştir. Mülga Borçlar Kanunu’nun süreli kefalette alacaklıya süre bitiminden itibaren bir aylık takip yükümü getiren hükmünden farklı olarak, yeni kanunda süreli kefalet sürenin sonunda kendiliğinden sona erer; bu nedenle süre dolduktan sonra doğan kira borçları için kefile başvurulamaz.

Kefaletin sona erme hükümleri

MaddeKuralKira kefaletinde anlamı
TBK m.598/1Asıl borç sona erince kefil de kurtulurKiracının ödemesi, ibra, takas kefili kurtarır
TBK m.598/3Gerçek kişi kefaleti 10 yılda kendiliğinden kalkarSüre sözleşmenin kurulmasından işler
TBK m.598/4-510 yıl dolunca takip edilemez; bir yıl önceden şekle uygun uzatmaKiraya verenin tek taraflı uzatması geçersiz
TBK m.599Gelecekteki borca kefalette dönmeKiracının mali durumu bozulursa
TBK m.600Süreli kefalette süre sonunda kurtulmaEk takip süresi yok
TBK m.601Süresiz kefalette alacaklıyı bir ay içinde takibe zorlamaTakip edilmezse kefil kurtulur
TBK m.602Çalışanlara süresiz kefalette üç yılda bir fesih bildirimiKira kefaletine uygulanmaz

Kefaletten Dönme: TBK m.599 ve Kira Kefaletinde Uygulanması

Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun mali durumu kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir; kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.599). Hükmün amacı, kefilin kendi iradesi dışında ağırlaşan bir riskle yıllarca bağlı kalmasını önlemektir.

Kira kefaletinde kira borçları kira sözleşmesinin kurulmasıyla temelde doğmakla birlikte her dönem için ayrı ayrı muaccel olduğundan, dönme hakkının hangi borçlar bakımından kullanılabileceği doktrinde tartışmalıdır. Uygulamada güvenli yol, kiracının işini kaybettiği, iflas ettiği veya icra takipleriyle karşılaştığı öğrenildiğinde kiraya verene noter aracılığıyla yazılı dönme bildiriminde bulunmak, bildirimin ileriye etkili olarak henüz doğmamış dönemlere ilişkin sorumluluğu sona erdirdiğini açıkça belirtmek ve bildirim tarihine kadar doğmuş borçlar bakımından sorumluluğun sürdüğünü kabul etmektir. Kefil ayrıca, dönme nedeniyle kiraya verenin başka bir güvence bulmasına kadar geçen sürede uğrayabileceği zarardan sorumlu tutulabilir.

TBK m.599’un şartları

ŞartAçıklama
Gelecekte doğacak borca kefaletKefalet anında henüz doğmamış borçlar
Mali durumun önemli ölçüde bozulmasıKefaletten sonra ortaya çıkan kötüleşme
Veya iyiniyetle varsayılandan çok kötü olmasıKefalet anında bilinmeyen durum
Yazılı bildirimAlacaklıya; noter aracılığıyla önerilir
Borç doğmamış olmalıDoğmuş borçlar bakımından sorumluluk sürer
Güven zararıAlacaklının kefalete güvenerek uğradığı zarar giderilir

Süresiz Kefalette TBK m.601 İsteminin Uygulanması

TBK m.601 yolunun işletilebilmesi için önce asıl borcun muaccel olması gerekir; kira kefaletinde bu, en az bir dönem kira bedelinin ödeme gününün geçmiş olması anlamına gelir. Adi kefil bu istemi her zaman ileri sürebilir; müteselsil kefil ise kanunun öngördüğü hâllerde, yani alacaklının müteselsil kefile doğrudan başvurabilmesini sağlayan koşullar gerçekleştiğinde bu imkândan yararlanır (TBK m.586, m.601). Borcun muaccel olması alacaklının borçluya yapacağı bildirime bağlıysa, kefil kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir yıl sonra alacaklıdan bu bildirimi yapmasını ve borç muaccel olunca takip ve dava haklarını kullanmasını isteyebilir.

İstem, kiraya verene yöneltilen ve kiracıya karşı bir ay içinde dava veya icra takibi başlatılmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmesini ve takibin ara vermeden sürdürülmesini açıkça isteyen bir yazılı beyanla yapılmalıdır. Kiraya veren bir aylık süre içinde takibe geçmez veya başlattığı takibi uzun süre işlemsiz bırakırsa kefil borcundan kurtulur (TBK m.601). Bu nedenle istemin noter aracılığıyla tebliğ ettirilmesi, bir aylık sürenin başlangıcını ispat bakımından önemlidir; kefil ayrıca icra dosyasının işlem kayıtlarını izleyerek takibin ara verilmeden sürdürülüp sürdürülmediğini belgelemelidir.

Kefilin Takibin Durdurulmasını İstemesi ve Bildirim Süresi: TBK m.590

Kefil, her durumda doğrudan ödeme yapmaya zorlanamaz. Bütün kefalet türlerinde kefil, aynî güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir (TBK m.590). Asıl borcun muaccel olması alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bir bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar; yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi o ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkânsız hâle gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil takibe bu sebeple itiraz edebilir.

Kefil ayrıca asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve kefalet sözleşmesinin kurulması sırasında bilinen veya bilinmesi gereken def’ileri ileri sürebilir; asıl borçlunun bu def’ilerden vazgeçmiş olması kefili bağlamaz (TBK m.591). Bu nedenle kira alacağı zamanaşımına uğramışsa, kiracı borcu ödemişse, kira bedeli kanuni sınırı aşan bir artışa dayanıyorsa veya alacak TBK m.346’ya aykırı bir kayıttan doğuyorsa kefil bunları kendi takibinde bağımsız olarak ileri sürebilir. Kira bedeli gibi dönemsel edimlerde zamanaşımı beş yıldır (TBK m.147); zamanaşımına uğramış bir kira alacağı için kefile başvurulması hâlinde kefil zamanaşımı def’ini ileri sürmelidir.

Kefilin koruyucu hakları

HakKuralDayanak
Takibin durdurulmasıAynî güvence karşılığında; rehin, kesin aciz veya konkordatoya kadarTBK m.590
Bildirime bağlı muacceliyetSüre kefile bildirimden işlerTBK m.590
Yabancı ülke engeliYurt içindeki kefil itiraz edebilirTBK m.590
Asıl borçlunun def’ileriKefil bağımsız ileri sürerTBK m.591
Borçlunun def’iden vazgeçmesiKefili bağlamazTBK m.591
Kira alacağında zamanaşımı5 yıl; kefil def’i olarak ileri sürerTBK m.147, m.591

Kiracı Değişikliği, Borcun Üstlenilmesi ve Kira İlişkisinin Devri

Kefalet belirli bir borçlunun belirli bir borcu için verildiğinden, borçlunun değişmesi kefilin durumunu doğrudan etkiler. Borcun üstlenilmesinde, üçüncü kişiler tarafından verilmiş rehin ve kefiller, borç üstlenmeye rıza göstermedikçe yeni borçlu için sorumlu olmaya devam etmez (TBK m.195 vd.). Bu kural, kira ilişkisinin devrinde de kefilin korunmasının temel dayanağıdır: kiraya verenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi devralana geçtiğinde, kefil devralanın kira borçlarına kefil olmayı ayrıca ve kefalet şekline uygun olarak kabul etmedikçe devralanın borçlarından sorumlu olmaz.

İşyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur (TBK m.323). Devreden kiracının bu müteselsil sorumluluğu için kefilin sorumluluğunun devam edip etmediği, kefalet metninin kapsamına ve kefilin devre verdiği onaya göre değerlendirilir; kefilin rızası alınmamışsa, kefalet en fazla devreden kiracının kendi döneminde doğmuş borçlarıyla sınırlı kalır. Kiralananın satılması hâlinde ise kira sözleşmesi yeni malikle devam ettiğinden (TBK m.310) asıl borç ilişkisi değişmez ve kefalet, azami miktar ve süre sınırları içinde yeni malike karşı da sürer.

Taraf değişikliklerinde kefilin durumu

DeğişiklikKefilDayanak
Borç üstlenilmesi (yeni borçlu)Rıza göstermedikçe sorumlu değilTBK m.195 vd.
Kira ilişkisinin devriDevralanın borçlarından kural olarak sorumlu değilTBK m.323
Devredenin 2 yıllık müteselsil sorumluluğuKefalet metni ve kefil rızasına bağlıTBK m.323
Kiralananın satılmasıKefalet azami miktar ve süre içinde sürerTBK m.310
Kefaletin kapsamının genişletilmesiŞekle uygun yeni irade ve eş rızasıTBK m.583-584

Kefilin Ölümü: Mirasçıların Sorumluluğu ve Mirasın Reddi

Kefalet borcu kişiye sıkı sıkıya bağlı bir borç olmadığından kefilin ölümüyle kendiliğinden sona ermez; mirasçılar mirası kazanmakla mirasbırakanın borçlarından da kişisel olarak sorumlu hâle gelir (TMK m.599). Bununla birlikte mirasçıların sorumluluğu, kefalet belgesindeki azami miktar ve kefaletin süresiyle sınırlıdır; on yıllık azami süre de kefalet sözleşmesinin kurulmasından itibaren işlemeye devam eder ve mirasçılar kefilin sahip olduğu bütün def’ileri ileri sürebilir. Doktrinde, kefilin ölümünden sonra doğan borçlar bakımından mirasçıların sorumlu tutulmaması gerektiği yönünde görüşler de bulunduğundan, mirasçılar ölüm tarihinden sonraki dönemlere ilişkin taleplere karşı bu savunmayı da ileri sürmelidir.

Mirasçıların kefalet borcundan kişisel olarak sorumlu olmamak için başvurabileceği temel yol mirasın reddidir. Mirası ret süresi yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç aydır ve ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır (TMK m.605-606, m.609). Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Terekenin borca batık olup olmadığı belirsizse, mirasçılar resmî defter tutulmasını isteyerek sorumluluklarını defterde gösterilen borçlarla sınırlandırma imkânından da yararlanabilir (TMK m.619 vd.).

Kefilin ölümünde mirasçılar

KonuKuralDayanak
Borcun intikaliMirasçılar mirasbırakanın borçlarından sorumluTMK m.599
Sorumluluğun sınırıKefalet belgesindeki azami miktar ve süreTBK m.589, m.598
Ölümden sonra doğan borçlarDoktrinde sorumluluk tartışmalı; savunma olarak ileri sürülmeliTBK m.591
Mirasın reddiÖğrenmeden 3 ay; sulh hukuk mahkemesine beyanTMK m.605-606, m.609
Hükmen retÖlüm tarihinde ödemeden aciz belli iseTMK m.605/2
Resmî defterSorumluluğun defterdeki borçlarla sınırlanmasıTMK m.619 vd.

Kefaletten kurtulmanın kanuni yolları sınırlıdır ama güçlüdür: asıl borcun sona ermesi, on yıl, süre sonu, dönme ve alacaklıyı takibe zorlama.

Gerçek kişi kefaleti sözleşmeden itibaren on yılda kendiliğinden kalkar, süreli kefalet sürenin sonunda ek bir süre olmaksızın biter; süresiz kefalette kefil alacaklıdan bir ay içinde takibe geçmesini isteyebilir, gelecekteki borçlarda kiracının mali durumu bozulursa dönme bildiriminde bulunabilir. Takipte kefil TBK m.590 ve m.591’deki savunmaları kullanmalı, kefil öldüyse mirasçılar üç aylık ret süresini kaçırmamalıdır. Kefalet sorumluluğunuzun sona erdirilmesi için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: kefilin sorumluluk kapsamı ve takip · TBK m.346 ve kefil · kira ilişkisinin devri · kiracının iflası · kira alacağının güvenceleri · kira alacağında zamanaşımı

Sık Sorulan Sorular

Kefil olduğum kira sözleşmesi hâlâ sürüyor, sorumluluğum ne zaman biter?

Kefalet süreliyse süre dolunca kendiliğinden sona erer (TBK m.600). Süresizse TBK m.601 yoluna başvurabilirsiniz. Her hâlde, gerçek kişi kefaleti sözleşmenin kurulmasından itibaren on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.598/III).

On yıllık süre ne zaman başlar?

Asıl borcun vadesinden değil, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten. Bu nedenle kefalet belgesinin tarihi belirleyicidir ve belgenin saklanması önemlidir.

Alacaklı on yıllık süreyi uzatabilir mi?

Tek başına uzatamaz. Uzatma, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla ve azami on yıllık yeni bir dönem için mümkündür.

Kiracı borcunu ödedi, kefaletim biter mi?

Evet. TBK m.598/I uyarınca hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur. Bu, kefaletin fer’îlik ilkesinin sonucudur.

Süresiz kefaletten nasıl çıkarım?

Asıl borç muaccel olduktan sonra alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehne başvurmasını ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilirsiniz. Alacaklı bunları yerine getirmezse sorumluluktan kurtulursunuz (TBK m.601).

Bu istemi nasıl yapmalıyım?

Yazılı olarak ve tebliğ edilebilir biçimde. İçerik ve tebliğ tarihinin ispatı bakımından noter ihtarnamesi güçlü biçimde önerilir; sözlü talep sonradan ispatlanamaz.

Müteselsil kefilim, aynı haktan yararlanır mıyım?

Sınırlı olarak. Adi kefalette bu istem her zaman ileri sürülebilirken, müteselsil kefalette kanunun öngördüğü hâllerle sınırlıdır. Kefalet belgesindeki müteselsillik ibaresi bu nedenle belirleyicidir.

Kira sözleşmesi uzadı, kefaletim de uzar mı?

Kural olarak hayır. Kefilin sorumluluğu kefalet verilen süreyle sınırlıdır; sözleşmenin kendiliğinden uzaması kefaleti uzatmaz. Uzama dönemleri için kefilin ayrıca ve açık rızası gerekir.

On yıl geçti ama takip başlatıldı, ne yapmalıyım?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süre içinde icra dairesine itiraz edin ve kefaletin TBK m.598/III uyarınca ortadan kalktığını açıkça belirtin. Süre kaçırılırsa takip kesinleşir.

Kefalet takibiyle karşılaştıysanız süre kaybetmeyin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk