Yıllar önce kefil oldunuz, hâlâ sorumlu musunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Bir yakınınıza kira sözleşmesinde kefil oldunuz. Aradan yıllar geçti, o kiracı hâlâ aynı evde ya da çoktan çıktı, siz de unuttunuz. Derken bir gün icra dairesinden ödeme emri geldi.
Bu rehberde kefaletin nasıl sona erdiğini ele alıyoruz: kendiliğinden biten hâller, on yıllık mutlak sınır, süreli ve süresiz kefalette çıkış yolları ve kefilin alacaklıdan isteyebilecekleri. Kefaletin geçerli olup olmadığı ile sorumluluğun tutarı ayrı rehberlerde ele alınmıştır; burada konumuz kurtulma.
En Güçlü Kural: On Yıl Sonra Kendiliğinden Biter
“Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.”
Bu hüküm, kefiller için en önemli korumadır ve çoğu kişi varlığından habersizdir. Gerçek kişi tarafından verilen kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren on yıl geçince kendiliğinden ortadan kalkar. Bunun için dava açmaya, bildirim yapmaya veya alacaklının onayına gerek yoktur.
Süre, asıl borcun vadesinden değil kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten işler. Bu nedenle kefalet belgesinin tarihi belirleyicidir ve saklanması gerekir.
Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. Yani uzatma kendiliğinden veya alacaklının tek taraflı beyanıyla olmaz; kefilin el yazısı şartını da içeren yazılı iradesi gerekir.
Asıl Borç Biterse Kefalet de Biter
TBK m.598/I uyarınca hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur. Bu, kefaletin fer’îlik ilkesinin sonucudur: kefalet ayakta durabilmek için bir asıl borca ihtiyaç duyar.
Asıl borca bağlı sona erme hâlleri
| Asıl borcu sona erdiren sebep | Kefalete etkisi |
|---|---|
| Kiracının kira borcunu ödemesi (ifa) | Kefalet sona erer |
| Kiraya verenin alacaktan vazgeçmesi (ibra) | Kefalet sona erer |
| Takas | Takas edilen kısım bakımından kefalet sona erer |
| Yenileme (tecdit) | Eski borç sona erdiğinden kefalet de sona erer |
| İfanın sonradan imkânsızlaşması | Kefalet sona erer |
| Asıl sözleşmenin TBK m.27’ye aykırılık nedeniyle geçersiz olması | Kefalet de geçersiz olur |
Kefalet belgenizi inceletip sorumluluğunuzu netleştirin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Süreli Kefalet: Süre Dolunca Kendiliğinden Sona Erer
TBK m.600 uyarınca belirli süreli kefalette kefilin sorumluluğu, sürenin dolmasıyla ileriye etkili olarak kendiliğinden sona erer. Mülga Borçlar Kanunu’nda yer alan ek bir aylık süre yeni kanunda öngörülmemiştir.
Kira ilişkisinde bunun pratik karşılığı şudur: kefalet belirli bir kira süresi için verilmişse, o süre dolduğunda kefilin sorumluluğu biter. Sözleşmenin kendiliğinden uzaması kefaleti de uzatmaz; uzama dönemleri için kefilin ayrıca ve açık rızası gerekir.
Süresiz Kefalet: TBK m.601 Çıkış Kapısı
Kefalette bir süre kararlaştırılmamışsa, kefil süresiz biçimde beklemek zorunda değildir. TBK m.601 kefile alacaklıyı harekete geçmeye zorlama hakkı verir.
“Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalette ise, kanunun öngördüğü hâllerde, alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir.”
Mekanizma şöyle işler: kefil alacaklıya yazılı olarak başvurur ve borçluyu takip etmesini ister. Alacaklı bu istemi yerine getirmezse kefil sorumluluktan kurtulur.
TBK m.601 kapsamında kefilin isteyebilecekleri
| Kefilin istemi | Alacaklının yükümü | Yerine getirilmezse |
|---|---|---|
| Bir ay içinde dava ve takip haklarını kullanma | Süresinde takip başlatmak | Kefil sorumluluktan kurtulur |
| Varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip | Rehin varsa öncelikle ona başvurmak | Kefil sorumluluktan kurtulur |
| Ara vermeden takibe devam | Takibi sürüncemede bırakmamak | Kefil sorumluluktan kurtulur |
Adi kefalette kefil bu istemi her zaman ileri sürebilir. Müteselsil kefalette ise bu imkân kanunun öngördüğü hâllerle sınırlıdır. Bu nedenle kefalet belgesinde “müteselsil kefil” ibaresinin el yazısıyla yazılıp yazılmadığı yalnızca geçerlilik değil, çıkış imkânı bakımından da belirleyicidir.
Çalışanlara Kefalette Özel Fesih Hakkı
TBK m.602, çalışanlara kefalet bakımından bu türe özgü bir fesih sebebi öngörür. Kanun metnine göre çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilir. Kira ilişkisiyle doğrudan ilgili olmasa da, kefaletin süresiz olarak sürmesinin kanun koyucu tarafından istenmediğini gösteren bir örnektir.
Kefil Olmadan Önce ve Sonra: Kontrol Listesi
Kefil olmadan önce:
- Azami tutarı, tarihi ve müteselsillik ibaresini kendi el yazınızla yazın; eksikse kefalet zaten geçersizdir.
- Kefaletin süresini yazdırın. Süresiz kefalet, sizi TBK m.601 yoluna mecbur bırakır.
- Evliyseniz eşinizin yazılı rızasının sözleşmeden önce veya en geç kurulduğu anda alınmış olmasına dikkat edin.
- Belgenin bir nüshasını saklayın; on yıllık süre bu tarihten işler.
Kefil olduktan sonra:
- Kira sözleşmesinin uzayıp uzamadığını takip edin; uzama kefaleti kendiliğinden uzatmaz.
- Kiracı taşındıysa, kiralananın teslim edildiğine dair belgeyi isteyin.
- Sorumluluğu bitirmek istiyorsanız süresiz kefalette TBK m.601 istemini yazılı ve tebliğ edilebilir biçimde yapın.
- On yılı doldurduysanız takibe itiraz ederken bu hususu açıkça ileri sürün.
1) Kefalet belgesinde el yazısı unsurları tam mı? 2) Kefalet tarihinden bu yana on yıl geçmiş mi? 3) Talep edilen dönem, kefaletin kapsadığı süre içinde mi? Üçünden biri lehinizeyse takibe süresinde itiraz edilmesi gerekir; itiraz süresi kaçarsa takip kesinleşir.
Kiracı Değişti veya Sözleşme Devredildi: Kefil Ne Olur?
Kira ilişkisinde taraf değişiklikleri kefil açısından ayrı bir tartışma doğurur. Kefalet belirli bir kira ilişkisi ve belirli bir kiracı için verilmiştir; ilişki değiştiğinde kefaletin de aynı kapsamda sürüp sürmeyeceği ayrıca değerlendirilir.
Taraf ve şart değişikliklerinin kefalete etkisi
| Değişiklik | Kefalete etkisi | Dayanak / açıklama |
|---|---|---|
| Kira sözleşmesi yeni kiracıya devredildi | Kefilin sorumluluğunun devralana genişlemesi beklenmez | Kefalet, kefil olunan borç ilişkisiyle sınırlıdır |
| Kiralanan el değiştirdi, yeni malik taraf oldu | Asıl borç ilişkisi sürer; kefalet kapsamı sözleşmeye göre değerlendirilir | Kefaletin kapsamı el yazısıyla yazılan azami tutarla sınırlıdır |
| Kira bedeli artırıldı | Kefilin sorumluluğu azami tutarı aşamaz | Sorumluluğu artıran değişiklikler kefalet şekline uyularak yapılmalıdır |
| Sözleşme kendiliğinden uzadı | Uzama dönemleri kural olarak kapsam dışıdır | Kefilin ayrıca ve açık rızası aranır |
| Kefaletin kapsamı sonradan genişletildi | Yeni şekil şartlarına uyulmadıkça hüküm doğurmaz | Evli kefilde eşin rızası da yeniden alınır |
Kefalet kapsamını genişleten değişiklikler, kefilin bilgisi ve şekle uygun iradesi olmadan ona karşı ileri sürülemez. Bu nedenle takip geldiğinde sorulacak ilk sorulardan biri şudur: talep edilen tutar ve dönem, benim imzaladığım belgedeki kapsamın içinde mi?
Kefil Öderse: Rücu Hakkı
Kefil, alacaklıya ödeme yaptığı ölçüde asıl borçluya karşı rücu hakkı kazanır. Yani kiracının borcunu ödeyen kefil, ödediği tutarı kiracıdan talep edebilir.
Rücu hakkının kullanılabilmesi için ödemenin belgelenmesi şarttır. Bu nedenle kefil olarak ödeme yapıyorsanız: ödemeyi banka üzerinden ve açıklamalı yapın, açıklamaya hangi dosya ve hangi dönem için ödendiğini yazın, icra dosyasından ödeme belgesi alın. Elden yapılan ödeme, rücu davasında ispat sorunu doğurur.
Aynı borç için birden fazla kefil bulunuyorsa, ödeme yapan kefilin diğer kefillere karşı da talep hakkı gündeme gelir. Bu talebin kapsamı, kefaletin türüne ve kefillerin üstlendiği paylara göre belirlenir; belgelerin tamamının incelenmesi gerekir.
Kefil Olmak Yerine: Kiraya Verene Önerilebilecek Alternatifler
Kefalet, kefilin tüm malvarlığını riske sokan en ağır kişisel teminattır. Kiraya verenin amacı alacağını güvenceye almaksa, bunu sağlayan ve kefil için çok daha az riskli araçlar vardır.
Kefalete alternatif teminat araçları
| Alternatif | Kefil/üçüncü kişi açısından riski | Kiraya veren açısından değeri |
|---|---|---|
| Depozito (güvence bedeli) | Risk yok — kiracının parası | Konut ve çatılı işyerinde en çok üç aylık kira ile sınırlı (TBK m.342) |
| Banka teminat mektubu | Bankaya karşı yükümlülük; kapsamı mektupla sınırlı | Nakde çevrilebilir, güçlü teminat |
| Bloke/vadeli hesap rehni | Yalnızca bloke edilen tutarla sınırlı | Tutar kadar kesin güvence |
| Azami tutarı düşük tutulmuş kefalet | Sorumluluk yazılan tutarla sınırlı | Kısmi ama öngörülebilir güvence |
| Süreli kefalet | Süre dolunca kendiliğinden biter (TBK m.600) | Belirli dönem için koruma |
Kefalet ya hep ya hiç değildir. Azami tutarı düşürmek, kefaleti belirli bir süreyle sınırlamak ve müteselsillik yerine adi kefalet kararlaştırmak — üçü de müzakere edilebilir ve üçü de sorumluluğunuzu ciddi biçimde azaltır.
Eş Rızası Eksikse ve Kefil Vefat Ederse
İki özel durum sık sorulur ve sonuçları birbirinden farklıdır.
Eş rızası eksikse: Evli kefil için diğer eşin yazılı rızası geçerlilik şartıdır ve en geç kefalet sözleşmesinin kurulduğu anda verilmiş olmalıdır. Rıza yoksa kefalet kesin olarak geçersizdir; bu, kefaletten kurtulmanın değil, hiç doğmamış olmasının sonucudur. Sonradan verilen onay beyanları geçersizliği gidermez.
Kefil vefat ederse: Kefaletten doğan borç kural olarak mirasçılara geçer; mirasçılar mirası reddetmedikleri sürece tereke kapsamında sorumluluk gündeme gelir. Ancak sorumluluk, kefalet belgesindeki azami tutar ve süre ile sınırlı kalmaya devam eder. Bu nedenle mirasçıların ilk yapması gereken, kefalet belgesinin kapsamını ve tarihini tespit etmektir; on yıllık süre burada da işler.
Bir kefalet takibiyle karşılaşan mirasçı şunları istemelidir: kefalet belgesinin aslı, kefalet tarihini gösteren kayıt ve talep edilen dönemin dökümü. Belge on yıldan eskiyse veya talep edilen dönem kefaletin kapsadığı sürenin dışındaysa, takibe süresinde itiraz edilmelidir.
Sona Erme Hükümleri Madde Madde: TBK m.598-602
Kefaletin sona ermesi Türk Borçlar Kanunu’nda beş maddede düzenlenmiştir. Hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur; borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır; bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; kefalet on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir ve kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir (TBK m.598).
Gelecekte doğacak bir borca kefalette kefilin dönme hakkı (TBK m.599), süreli kefalette sürenin sonunda kefilin borcundan kurtulması (TBK m.600), süreli olmayan kefalette kefilin alacaklıyı takibe zorlama hakkı (TBK m.601) ve çalışanlara süreli olmayan kefalette kefilin her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilmesi (TBK m.602) ayrı ayrı düzenlenmiştir. Mülga Borçlar Kanunu’nun süreli kefalette alacaklıya süre bitiminden itibaren bir aylık takip yükümü getiren hükmünden farklı olarak, yeni kanunda süreli kefalet sürenin sonunda kendiliğinden sona erer; bu nedenle süre dolduktan sonra doğan kira borçları için kefile başvurulamaz.
Kefaletin sona erme hükümleri
| Madde | Kural | Kira kefaletinde anlamı |
|---|---|---|
| TBK m.598/1 | Asıl borç sona erince kefil de kurtulur | Kiracının ödemesi, ibra, takas kefili kurtarır |
| TBK m.598/3 | Gerçek kişi kefaleti 10 yılda kendiliğinden kalkar | Süre sözleşmenin kurulmasından işler |
| TBK m.598/4-5 | 10 yıl dolunca takip edilemez; bir yıl önceden şekle uygun uzatma | Kiraya verenin tek taraflı uzatması geçersiz |
| TBK m.599 | Gelecekteki borca kefalette dönme | Kiracının mali durumu bozulursa |
| TBK m.600 | Süreli kefalette süre sonunda kurtulma | Ek takip süresi yok |
| TBK m.601 | Süresiz kefalette alacaklıyı bir ay içinde takibe zorlama | Takip edilmezse kefil kurtulur |
| TBK m.602 | Çalışanlara süresiz kefalette üç yılda bir fesih bildirimi | Kira kefaletine uygulanmaz |
Kefaletten Dönme: TBK m.599 ve Kira Kefaletinde Uygulanması
Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun mali durumu kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir; kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.599). Hükmün amacı, kefilin kendi iradesi dışında ağırlaşan bir riskle yıllarca bağlı kalmasını önlemektir.
Kira kefaletinde kira borçları kira sözleşmesinin kurulmasıyla temelde doğmakla birlikte her dönem için ayrı ayrı muaccel olduğundan, dönme hakkının hangi borçlar bakımından kullanılabileceği doktrinde tartışmalıdır. Uygulamada güvenli yol, kiracının işini kaybettiği, iflas ettiği veya icra takipleriyle karşılaştığı öğrenildiğinde kiraya verene noter aracılığıyla yazılı dönme bildiriminde bulunmak, bildirimin ileriye etkili olarak henüz doğmamış dönemlere ilişkin sorumluluğu sona erdirdiğini açıkça belirtmek ve bildirim tarihine kadar doğmuş borçlar bakımından sorumluluğun sürdüğünü kabul etmektir. Kefil ayrıca, dönme nedeniyle kiraya verenin başka bir güvence bulmasına kadar geçen sürede uğrayabileceği zarardan sorumlu tutulabilir.
TBK m.599’un şartları
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| Gelecekte doğacak borca kefalet | Kefalet anında henüz doğmamış borçlar |
| Mali durumun önemli ölçüde bozulması | Kefaletten sonra ortaya çıkan kötüleşme |
| Veya iyiniyetle varsayılandan çok kötü olması | Kefalet anında bilinmeyen durum |
| Yazılı bildirim | Alacaklıya; noter aracılığıyla önerilir |
| Borç doğmamış olmalı | Doğmuş borçlar bakımından sorumluluk sürer |
| Güven zararı | Alacaklının kefalete güvenerek uğradığı zarar giderilir |
Süresiz Kefalette TBK m.601 İsteminin Uygulanması
TBK m.601 yolunun işletilebilmesi için önce asıl borcun muaccel olması gerekir; kira kefaletinde bu, en az bir dönem kira bedelinin ödeme gününün geçmiş olması anlamına gelir. Adi kefil bu istemi her zaman ileri sürebilir; müteselsil kefil ise kanunun öngördüğü hâllerde, yani alacaklının müteselsil kefile doğrudan başvurabilmesini sağlayan koşullar gerçekleştiğinde bu imkândan yararlanır (TBK m.586, m.601). Borcun muaccel olması alacaklının borçluya yapacağı bildirime bağlıysa, kefil kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir yıl sonra alacaklıdan bu bildirimi yapmasını ve borç muaccel olunca takip ve dava haklarını kullanmasını isteyebilir.
İstem, kiraya verene yöneltilen ve kiracıya karşı bir ay içinde dava veya icra takibi başlatılmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmesini ve takibin ara vermeden sürdürülmesini açıkça isteyen bir yazılı beyanla yapılmalıdır. Kiraya veren bir aylık süre içinde takibe geçmez veya başlattığı takibi uzun süre işlemsiz bırakırsa kefil borcundan kurtulur (TBK m.601). Bu nedenle istemin noter aracılığıyla tebliğ ettirilmesi, bir aylık sürenin başlangıcını ispat bakımından önemlidir; kefil ayrıca icra dosyasının işlem kayıtlarını izleyerek takibin ara verilmeden sürdürülüp sürdürülmediğini belgelemelidir.
Kefilin Takibin Durdurulmasını İstemesi ve Bildirim Süresi: TBK m.590
Kefil, her durumda doğrudan ödeme yapmaya zorlanamaz. Bütün kefalet türlerinde kefil, aynî güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir (TBK m.590). Asıl borcun muaccel olması alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bir bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar; yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi o ülkenin yasal düzenlemeleri gereği imkânsız hâle gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil takibe bu sebeple itiraz edebilir.
Kefil ayrıca asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve kefalet sözleşmesinin kurulması sırasında bilinen veya bilinmesi gereken def’ileri ileri sürebilir; asıl borçlunun bu def’ilerden vazgeçmiş olması kefili bağlamaz (TBK m.591). Bu nedenle kira alacağı zamanaşımına uğramışsa, kiracı borcu ödemişse, kira bedeli kanuni sınırı aşan bir artışa dayanıyorsa veya alacak TBK m.346’ya aykırı bir kayıttan doğuyorsa kefil bunları kendi takibinde bağımsız olarak ileri sürebilir. Kira bedeli gibi dönemsel edimlerde zamanaşımı beş yıldır (TBK m.147); zamanaşımına uğramış bir kira alacağı için kefile başvurulması hâlinde kefil zamanaşımı def’ini ileri sürmelidir.
Kefilin koruyucu hakları
| Hak | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takibin durdurulması | Aynî güvence karşılığında; rehin, kesin aciz veya konkordatoya kadar | TBK m.590 |
| Bildirime bağlı muacceliyet | Süre kefile bildirimden işler | TBK m.590 |
| Yabancı ülke engeli | Yurt içindeki kefil itiraz edebilir | TBK m.590 |
| Asıl borçlunun def’ileri | Kefil bağımsız ileri sürer | TBK m.591 |
| Borçlunun def’iden vazgeçmesi | Kefili bağlamaz | TBK m.591 |
| Kira alacağında zamanaşımı | 5 yıl; kefil def’i olarak ileri sürer | TBK m.147, m.591 |
Kiracı Değişikliği, Borcun Üstlenilmesi ve Kira İlişkisinin Devri
Kefalet belirli bir borçlunun belirli bir borcu için verildiğinden, borçlunun değişmesi kefilin durumunu doğrudan etkiler. Borcun üstlenilmesinde, üçüncü kişiler tarafından verilmiş rehin ve kefiller, borç üstlenmeye rıza göstermedikçe yeni borçlu için sorumlu olmaya devam etmez (TBK m.195 vd.). Bu kural, kira ilişkisinin devrinde de kefilin korunmasının temel dayanağıdır: kiraya verenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi devralana geçtiğinde, kefil devralanın kira borçlarına kefil olmayı ayrıca ve kefalet şekline uygun olarak kabul etmedikçe devralanın borçlarından sorumlu olmaz.
İşyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur (TBK m.323). Devreden kiracının bu müteselsil sorumluluğu için kefilin sorumluluğunun devam edip etmediği, kefalet metninin kapsamına ve kefilin devre verdiği onaya göre değerlendirilir; kefilin rızası alınmamışsa, kefalet en fazla devreden kiracının kendi döneminde doğmuş borçlarıyla sınırlı kalır. Kiralananın satılması hâlinde ise kira sözleşmesi yeni malikle devam ettiğinden (TBK m.310) asıl borç ilişkisi değişmez ve kefalet, azami miktar ve süre sınırları içinde yeni malike karşı da sürer.
Taraf değişikliklerinde kefilin durumu
| Değişiklik | Kefil | Dayanak |
|---|---|---|
| Borç üstlenilmesi (yeni borçlu) | Rıza göstermedikçe sorumlu değil | TBK m.195 vd. |
| Kira ilişkisinin devri | Devralanın borçlarından kural olarak sorumlu değil | TBK m.323 |
| Devredenin 2 yıllık müteselsil sorumluluğu | Kefalet metni ve kefil rızasına bağlı | TBK m.323 |
| Kiralananın satılması | Kefalet azami miktar ve süre içinde sürer | TBK m.310 |
| Kefaletin kapsamının genişletilmesi | Şekle uygun yeni irade ve eş rızası | TBK m.583-584 |
Kefilin Ölümü: Mirasçıların Sorumluluğu ve Mirasın Reddi
Kefalet borcu kişiye sıkı sıkıya bağlı bir borç olmadığından kefilin ölümüyle kendiliğinden sona ermez; mirasçılar mirası kazanmakla mirasbırakanın borçlarından da kişisel olarak sorumlu hâle gelir (TMK m.599). Bununla birlikte mirasçıların sorumluluğu, kefalet belgesindeki azami miktar ve kefaletin süresiyle sınırlıdır; on yıllık azami süre de kefalet sözleşmesinin kurulmasından itibaren işlemeye devam eder ve mirasçılar kefilin sahip olduğu bütün def’ileri ileri sürebilir. Doktrinde, kefilin ölümünden sonra doğan borçlar bakımından mirasçıların sorumlu tutulmaması gerektiği yönünde görüşler de bulunduğundan, mirasçılar ölüm tarihinden sonraki dönemlere ilişkin taleplere karşı bu savunmayı da ileri sürmelidir.
Mirasçıların kefalet borcundan kişisel olarak sorumlu olmamak için başvurabileceği temel yol mirasın reddidir. Mirası ret süresi yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç aydır ve ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır (TMK m.605-606, m.609). Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Terekenin borca batık olup olmadığı belirsizse, mirasçılar resmî defter tutulmasını isteyerek sorumluluklarını defterde gösterilen borçlarla sınırlandırma imkânından da yararlanabilir (TMK m.619 vd.).
Kefilin ölümünde mirasçılar
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Borcun intikali | Mirasçılar mirasbırakanın borçlarından sorumlu | TMK m.599 |
| Sorumluluğun sınırı | Kefalet belgesindeki azami miktar ve süre | TBK m.589, m.598 |
| Ölümden sonra doğan borçlar | Doktrinde sorumluluk tartışmalı; savunma olarak ileri sürülmeli | TBK m.591 |
| Mirasın reddi | Öğrenmeden 3 ay; sulh hukuk mahkemesine beyan | TMK m.605-606, m.609 |
| Hükmen ret | Ölüm tarihinde ödemeden aciz belli ise | TMK m.605/2 |
| Resmî defter | Sorumluluğun defterdeki borçlarla sınırlanması | TMK m.619 vd. |
Kefaletten kurtulmanın kanuni yolları sınırlıdır ama güçlüdür: asıl borcun sona ermesi, on yıl, süre sonu, dönme ve alacaklıyı takibe zorlama.
Gerçek kişi kefaleti sözleşmeden itibaren on yılda kendiliğinden kalkar, süreli kefalet sürenin sonunda ek bir süre olmaksızın biter; süresiz kefalette kefil alacaklıdan bir ay içinde takibe geçmesini isteyebilir, gelecekteki borçlarda kiracının mali durumu bozulursa dönme bildiriminde bulunabilir. Takipte kefil TBK m.590 ve m.591’deki savunmaları kullanmalı, kefil öldüyse mirasçılar üç aylık ret süresini kaçırmamalıdır. Kefalet sorumluluğunuzun sona erdirilmesi için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: kefilin sorumluluk kapsamı ve takip · TBK m.346 ve kefil · kira ilişkisinin devri · kiracının iflası · kira alacağının güvenceleri · kira alacağında zamanaşımı
Sık Sorulan Sorular
Kefil olduğum kira sözleşmesi hâlâ sürüyor, sorumluluğum ne zaman biter?
Kefalet süreliyse süre dolunca kendiliğinden sona erer (TBK m.600). Süresizse TBK m.601 yoluna başvurabilirsiniz. Her hâlde, gerçek kişi kefaleti sözleşmenin kurulmasından itibaren on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.598/III).
On yıllık süre ne zaman başlar?
Asıl borcun vadesinden değil, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten. Bu nedenle kefalet belgesinin tarihi belirleyicidir ve belgenin saklanması önemlidir.
Alacaklı on yıllık süreyi uzatabilir mi?
Tek başına uzatamaz. Uzatma, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla ve azami on yıllık yeni bir dönem için mümkündür.
Kiracı borcunu ödedi, kefaletim biter mi?
Evet. TBK m.598/I uyarınca hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur. Bu, kefaletin fer’îlik ilkesinin sonucudur.
Süresiz kefaletten nasıl çıkarım?
Asıl borç muaccel olduktan sonra alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehne başvurmasını ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilirsiniz. Alacaklı bunları yerine getirmezse sorumluluktan kurtulursunuz (TBK m.601).
Bu istemi nasıl yapmalıyım?
Yazılı olarak ve tebliğ edilebilir biçimde. İçerik ve tebliğ tarihinin ispatı bakımından noter ihtarnamesi güçlü biçimde önerilir; sözlü talep sonradan ispatlanamaz.
Müteselsil kefilim, aynı haktan yararlanır mıyım?
Sınırlı olarak. Adi kefalette bu istem her zaman ileri sürülebilirken, müteselsil kefalette kanunun öngördüğü hâllerle sınırlıdır. Kefalet belgesindeki müteselsillik ibaresi bu nedenle belirleyicidir.
Kira sözleşmesi uzadı, kefaletim de uzar mı?
Kural olarak hayır. Kefilin sorumluluğu kefalet verilen süreyle sınırlıdır; sözleşmenin kendiliğinden uzaması kefaleti uzatmaz. Uzama dönemleri için kefilin ayrıca ve açık rızası gerekir.
On yıl geçti ama takip başlatıldı, ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süre içinde icra dairesine itiraz edin ve kefaletin TBK m.598/III uyarınca ortadan kalktığını açıkça belirtin. Süre kaçırılırsa takip kesinleşir.
Kefalet takibiyle karşılaştıysanız süre kaybetmeyin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
- Kira Sözleşmesinde Kefalet: Şekil Şartları ve Geçerlilik
- Sözleşmedeki Kefil Ne Kadar ve Ne Süreyle Sorumlu?
- Kira Alacağının Tahsili ve Tahliye Talepli İcra Takibi
- Kira Sözleşmesinin Uzaması ve Şart Değişikliği (TBK m.347)
- Ev Sahibi Yenilemede Yeni Kefil Dayatıyor
- Kira Alacağında Zamanaşımı


