Engelli sporu, iyi niyet temennisi değil hukuki yükümlülüktür. 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 5 inci maddesi, ayrımcılık yasağının kapsamını sayarken “spor” hizmetini ismen anar ve hükmün kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ile binalara erişimi de kapsadığını belirtir. Aynı Kanun’un 4 üncü maddesinde “makul düzenleme yapmama” başlı başına bir ayrımcılık türü olarak sayılmıştır. Erişilebilirlik tarafında ise Anayasa Mahkemesi 2023’te süre uzatımını iptal ederek erteleme pratiğine anayasal sınır çizmiştir.
Tesise erişemiyor, makul düzenleme talebiniz reddediliyor veya sınıflandırma kararına mı itiraz edeceksiniz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Anayasal Zemin: Eşitlik, Pozitif Tedbir ve Spor
Engelli sporunun hukuki temeli üç anayasa hükmünün kesişiminde durur.
Anayasa’nın 10 uncu maddesi eşitlik ilkesini düzenler ve son fıkrasında çocuklar, yaşlılar, engelliler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağını belirtir. Bu hüküm, engelli sporcular lehine alınacak pozitif tedbirlerin anayasal güvencesidir; ayrı kategori, ayrı sınıflandırma ve özel kaynak tahsisi bu çerçevede meşrudur.
Anayasa’nın 59 uncu maddesi devlete sporun kitlelere yayılmasını teşvik ve başarılı sporcuyu koruma ödevi yükler. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceğini, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğunu düzenler. Engelli spor federasyonlarının kararlarına itiraz yolu bu hükümle şekillenir.
Anayasa’nın 61 inci maddesi ise devlete engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alma ödevi verir. Anayasa Mahkemesi, erişilebilirlik uyuşmazlıklarında bu maddeyi pozitif yükümlülük kaynağı olarak okumaktadır.
Ayrımcılık Yasağı: Spor Hizmeti Kanunda İsmen Sayılıdır
Bu başlık, yazının en operasyonel kısmıdır; çünkü somut bir başvuru yolu açar.
20/4/2016 tarihli ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ayrımcılık temelleri sayılmış ve engellilik bunlar arasında açıkça yer almıştır. Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında ayrımcılık türleri sayılırken (f) bendinde “makul düzenleme yapmama” bağımsız bir ayrımcılık türü olarak düzenlenmiştir. Yani bir tesisin veya federasyonun “biz kimseye kötü davranmadık, sadece bir şey yapmadık” savunması hukuken sonuç doğurmaz; yapmamak da ayrımcılıktır.
Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ayrımcılık yasağının kapsamını belirlerken hizmet alanlarını sayar: eğitim ve öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler, sosyal yardım, spor, konaklama, kültür, turizm ve benzeri hizmetler. Fıkranın devamında bu hükmün kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ve binalara erişimi de kapsadığı belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası ise doğrudan bir yükümlülük getirir: bu hizmetlerin planlanması, sunulması ve denetlenmesinden sorumlu kişi ve kurumlar, farklı engelli grupların ihtiyaçlarını dikkate almakla ve makul düzenlemelerin yapılmasını sağlamakla yükümlüdür.
“Makul düzenleme” kavramı iki ayrı kanunda tanımlanmıştır. 6701 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (i) bendine göre makul düzenleme, engellilerin hak ve özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, mali imkânlar nispetinde, ölçülü, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eder. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesinin (j) bendinde de benzer bir tanım yer alır ve düzenlemenin ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmemesi ölçütü vurgulanır. Kavramın sınırı buradadır: talep sonsuz değildir, ancak “bütçemiz yok” cümlesi tek başına savunma da değildir; orantılılık somut olarak gösterilmelidir.
TİHEK’e başvuru usulü — atlanınca dosya düşer
6701 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi bir ön şart getirir: ilgililerin Kuruma başvurmadan önce, Kanun’a aykırı olduğunu iddia ettikleri uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep etmeleri gerekir. Bu talebin reddedilmesi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde Kuruma başvurulabilir. Uygulamada en sık yapılan hata, doğrudan Kuruma başvurup bu ön aşamayı atlamaktır.
Pratik sonuç: spor salonuna, kulübe, belediyeye veya federasyona yazılı ve tarihli bir düzeltme talebi iletilmeli, tebliğ belgesi saklanmalı, otuz gün beklenmelidir. Kurum ihlal tespit ederse Kanun kapsamında idari yaptırım gündeme gelir. İşyeri ve istihdam boyutundaki ayrımcılık için ayrıca: Engelliyim, İşe Alımda/İşyerinde Ayrımcılığa Uğradım ve Engelli Çalıştırma Yükümlülüğü ve İşe Alımda Ayrımcılık Yasağı.
Erişilebilirlik: Tesise Girememek de Spordan Men Etmektir
Engelli sporcu için erişilebilirlik soyut bir kavram değildir; soyunma odasına, tribüne, tuvalete, sahaya ve otoparka ulaşabilmektir.
1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanun — 3/5/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’la adı “Engelliler Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir — 3 üncü maddesinin (f) bendinde erişilebilirliği şöyle tanımlar: binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olması. “Bağımsız” kelimesi kritiktir: birinin yardımıyla girilebilen tesis, hukuken erişilebilir sayılmaz.
Kanun’un 7 nci maddesi (Değişik: 6/2/2014-6518/69 md.) yükümlülüğü üç kanala ayırır:
- Yapılı çevre: Erişilebilirliğin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır. Yükümlülük yapı bittikten sonra değil, ruhsat aşamasında başlar.
- Ulaşım: Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur. Müsabakaya götüren servis aracı da bu kapsamdadır.
- Bilgi ve iletişim: Bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olması sağlanır. Federasyonun internet sitesi, müsabaka duyurusu, başvuru formu ve canlı yayın erişilebilirliği bu başlıktadır.
İdari para cezası rejimi
Kanun’un geçici 2 ve geçici 3 üncü maddelerinde belirtilen sürelerin bitiminden itibaren yükümlülüklerini yerine getirmediği denetim komisyonlarınca tespit edilen büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, her bir tespit için beş bin Türk lirasından yirmi beş bin Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. Bir yıl içinde uygulanacak idari para cezasının toplamı beş yüz bin lirayı geçemez. Cezalar tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir ve genel bütçeye gelir kaydedilen tutarlar dikkate alınarak erişilebilirlik projelerinde kullanılmak üzere Bakanlık bütçesinde ödenek öngörülür.
Bu tutarların kanun metnindeki rakamlar olduğu unutulmamalıdır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17 nci maddesi uyarınca idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulandığından, tebliğ edilen tutar metindeki bandın üzerinde çıkar. Güncel tutar için ilgili yılın tebliği esas alınmalıdır.
Denetim, her ilde oluşturulan erişilebilirlik izleme ve denetleme komisyonları eliyle yürütülür. Usul ve esaslar Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği ile Bakanlık genelgelerinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin süre uzatımına çizdiği sınır
Erişilebilirlik yükümlülüğünün tarihi, tekrarlanan erteleme kararlarıyla doludur. Bu pratiğe anayasal bir sınır Anayasa Mahkemesi tarafından çizilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, E.2022/110, K.2023/115 sayılı kararıyla, 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanun’un 47 nci maddesiyle 5378 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…dört yılı…” ibaresinin “…sekiz yılı…” şeklinde değiştirilmesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, umuma açık hizmet veren her türlü yapı ve açık alan ile toplu taşıma araçlarının erişilebilir hâle getirilmesi için öngörülen sürenin sürekli uzatılmasının, engellilerin toplum içinde yer almaları ve bireysel olarak bağımsız yaşayabilmeleri bakımından maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağdaşmadığı sonucuna varmıştır.
Kararın pratik anlamı şudur: “nasılsa süre yine uzatılır” beklentisi artık hukuki bir dayanağa sahip değildir. Yükümlü kurumlar bakımından erteleme savunması zayıflamış, hak sahipleri bakımından ise talep zemini güçlenmiştir.
Engelli Sporunun Kurumsal Yapısı
Türkiye’de engelli sporu, ana akım federasyonlardan ayrı olarak örgütlenmiş dört ayrı spor federasyonu eliyle yürütülür: Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu, Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu, Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu ve Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu. Bu yapı, 2000 yılında tek çatılı Türkiye Engelliler Spor Federasyonu’nun dört ayrı federasyona bölünmesiyle oluşmuştur.
Bu federasyonlar, 22/4/2022 tarihli ve 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun genel rejimine tabidir ve her biri kendi ana statüsü ile yönetilir. Ana statüler; federasyona bağlı kulüpleri, spor anonim şirketlerini, sporcu, antrenör, hakem, menajer, gözlemci, yönetici ve temsilcileri ile yurt içi ve yurt dışı tüm faaliyetleri kapsar. Federasyon bünyesindeki disiplin kurulu, kulüpler, sporcular, hakemler, antrenörler ve yöneticilerin spor ahlakı ve disiplinine aykırı davranışlarına ilişkin işlere bakar. Bu kararlara karşı itiraz mercii, futboldaki TFF Tahkim Kurulu’ndan farklı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kuruludur.
Görev ve yetki haritasının bütünü için: Spor Uyuşmazlıklarında Görev ve Yetki.
2026’da değişen tablo: AYM’nin 7405 iptalleri
Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2025 tarihli ve E.2022/85, K.2025/131 sayılı kararı, 2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Engelli sporcular bakımından iki iptal doğrudan önem taşır:
- 7405 sayılı Kanun m.23/1’in üçüncü cümlesi iptal edilmiştir. Hüküm, profesyonel sporcunun statüsü ile hak ve yükümlülüklerinin ilgili federasyon tarafından belirlenmesini öngörüyordu. Mahkeme, temel ilke ve esaslar kanunla belirlenmeden bu yetkinin federasyon takdirine bırakılmasını Anayasa’nın 13 üncü ve 49 uncu maddelerine aykırı bulmuştur.
- 7405 sayılı Kanun m.32/5 iptal edilmiştir. Disiplin ihlali oluşturacak fiiller ile disiplin yargılamasının temel usul ve esaslarının Bakanlık yönetmeliğiyle düzenlenmesi, yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesine aykırı görülmüştür. Bu, disiplin cezasıyla karşılaşan engelli sporcular bakımından kanunilik temelli bir savunma argümanı üretir.
Bu iptallerin yürürlüğü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonraya bırakılmıştır. Geçiş dönemi hâlen işlemektedir.
Sınıflandırma Uyuşmazlıkları: Engelli Sporunun Kendine Özgü Alanı
Engelli sporunda, ana akım sporda karşılığı bulunmayan bir uyuşmazlık türü vardır: sınıflandırma. Sporcunun hangi engel sınıfında yarışacağı, doğrudan müsabaka sonucunu ve kariyerini belirler. Sınıf değişikliği bir sporcuyu madalyadan da, müsabakadan da edebilir.
Sınıflandırma kararları niteliği itibarıyla federasyonun spor faaliyetlerinin yönetimine ilişkin kararlarıdır; dolayısıyla Anayasa m.59/3 çerçevesinde zorunlu tahkim alanına girer ve Bakanlık Tahkim Kurulu’nun denetimine tabidir. Buna karşılık sınıflandırmanın dayandığı sağlık kurulu raporu ayrı bir hukuki rejime tabidir ve rapora itirazın kendi usulü vardır: Engelli Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz: 30 Gün ve Hakem Hastane.
Bu ayrım savunma stratejisini belirler. Rapora dayalı bir sınıflandırma tartışmasında ilk hamle çoğu zaman tahkim değil, raporun kendisine itiraz olmalıdır.
Başarılı Engelli Sporcuya Sağlanan Haklar
24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun, belirli spor dallarında derece almış sporculara şeref aylığı bağlanması ve devlet sporcusu unvanı verilmesini düzenler. Anayasa Mahkemesi 2025 tarihli kararında bu Kanun’un profesyonel sporcunun statüsüne ilişkin bir düzenleme içermediğini ayrıca tespit etmiştir; yani 5774 bir ödül ve sosyal destek rejimidir, statü rejimi değildir.
Uygulamada engelli sporcular bakımından sık karşılaşılan sorun, uluslararası derecenin hangi organizasyondan alındığının ve ilgili spor dalının kapsamda olup olmadığının tartışılmasıdır. Başvuru reddedilirse işlem idari nitelikte olduğundan idari yargı yolu açıktır. Milli sporcu statüsüne bağlı haklar ayrıca ele alınmıştır: Milli Sporculara Sağlanan Haklar ve Destekler.
Uyuşmazlık Çıkarsa: Hangi Kapı?
- Tesise erişememe, makul düzenleme yapılmaması, hizmete eşit erişimin engellenmesi → önce ilgili taraftan yazılı düzeltme talebi; ret veya otuz gün sessizlik hâlinde 6701 sayılı Kanun m.17 uyarınca TİHEK’e başvuru.
- Belediye veya kamu kurumunun erişilebilirlik yükümlülüğünü yerine getirmemesi → il erişilebilirlik izleme ve denetleme komisyonuna ihbar; idari başvuru ve gerektiğinde idari yargı.
- Federasyonun yönetim ve disipline ilişkin kararları → Anayasa m.59/3 çerçevesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu.
- Sözleşmeden doğan alacak ve mali haklar → bunlar yönetim ve disiplin alanı dışında kaldığından genel yargı yolu; sporcu ücret alacaklarının rejimi için: Sporcu Ücret Alacakları.
- Sağlık kurulu raporuna dayalı sınıflandırma → önce rapora itiraz usulü, sonra spor içi merciler.
- İstihdam ve işyeri ayrımcılığı → 4857 sayılı Kanun ve 6701 sayılı Kanun yolları birlikte değerlendirilir.
Kontrol Listesi
- Talebimi yazılı ve tarihli olarak ilgili tarafa ilettim mi? Tebliğ belgesi elimde mi?
- Otuz günlük cevap süresi doldu mu? TİHEK başvurusu için ön şart tamamlandı mı?
- Talep ettiğim düzenleme “ölçülü, gerekli ve uygun” ölçütünü karşılıyor mu? Karşı tarafın aşırı yük savunmasına cevabım hazır mı?
- Tesisin ruhsat aşamasında erişilebilirlik standartlarına uygunluk aranmış mı? Yapı ruhsatı ve proje incelendi mi?
- Müsabakaya ulaşım aracı dokuz koltuk ve üzeri mi? Öyleyse erişilebilirlik zorunluluğu kapsamındadır.
- Federasyon duyuruları ve başvuru formları erişilebilir formatta mı?
- Disiplin cezası aldıysam, AYM’nin m.32/5 iptali kanunilik itirazı için kullanılabilir mi?
- Sınıflandırma itirazımda önce rapora mı, önce tahkime mi gidiyorum? Sıralama doğru mu?
Sık Sorulan Sorular
Spor hizmetlerinde engelliliğe dayalı ayrımcılık yasak mıdır?
Evet. 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ayrımcılık yasağının kapsamı sayılırken “spor” hizmeti ismen yer alır. Hüküm, kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ve binalara erişimi de kapsar. Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında engellilik, ayrımcılık temelleri arasında sayılmıştır.
Makul düzenleme yapılmaması ayrımcılık sayılır mı?
Evet. 6701 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında ayrımcılık türleri sayılırken (f) bendinde “makul düzenleme yapmama” bağımsız bir ayrımcılık türü olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, hizmet sunanlara makul düzenlemelerin yapılmasını sağlama yükümlülüğü getirir.
Makul düzenlemenin sınırı nedir?
6701 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (i) bendine göre makul düzenleme, belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, mali imkânlar nispetinde, ölçülü, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eder. 5378 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin (j) bendinde de düzenlemenin ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmemesi ölçütü yer alır. Aşırı yük savunması soyut değil, somut olarak gösterilmelidir.
TİHEK’e doğrudan başvurabilir miyim?
Hayır. 6701 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi uyarınca Kuruma başvurmadan önce, aykırı olduğu iddia edilen uygulamanın düzeltilmesinin ilgili taraftan talep edilmesi gerekir. Bu talebin reddedilmesi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde Kuruma başvurulabilir.
Erişilebilirlik yükümlülüğünü yerine getirmeyen belediyeye ceza verilir mi?
Evet. 5378 sayılı Kanun uyarınca geçici 2 ve geçici 3 üncü maddelerdeki sürelerin bitiminden itibaren yükümlülüklerini yerine getirmediği denetim komisyonlarınca tespit edilen büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına her bir tespit için beş bin liradan yirmi beş bin liraya kadar idari para cezası uygulanır; bir yılda toplam beş yüz bin lirayı geçemez. Bu tutarlar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
Erişilebilirlik süresi tekrar uzatılabilir mi?
Anayasa Mahkemesi E.2022/110, K.2023/115 sayılı kararıyla, 7417 sayılı Kanun’un 47 nci maddesiyle yapılan ve süreyi dört yıldan sekiz yıla çıkaran değişikliği iptal etmiştir. Mahkeme, sürenin sürekli uzatılmasının maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağdaşmadığını belirtmiştir. Bu nedenle erteleme beklentisi hukuki dayanaktan yoksundur.
Engelli spor federasyonunun kararına nereye itiraz edilir?
Federasyonun spor faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı Anayasa’nın 59 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu tahkim yoluna başvurulur. Engelli spor federasyonlarında bu mercii, Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’dur. Sözleşmeden doğan alacak ve mali hak talepleri ise yönetim ve disiplin alanı dışında kalır.
Sınıflandırma kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. Sınıflandırma, federasyonun spor faaliyetlerinin yönetimine ilişkin kararı niteliğindedir ve tahkim denetimine tabidir. Ancak sınıflandırmanın dayandığı sağlık kurulu raporu ayrı bir rejime tabi olduğundan, çoğu dosyada ilk hamle rapora itiraz usulünün işletilmesidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- Engellinin Erişimi İçin Proje Tadili Dilekçesi (KMK m.42)
- Spor Hukuku Rehberi: Tahkim, Disiplin Cezaları ve Sporcu Sözleşmeleri
- Spor Uyuşmazlıklarında Görev ve Yetki
- Engelli Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz
- Engelliyim, İşe Alımda/İşyerinde Ayrımcılığa Uğradım
- Engelli Çalıştırma Yükümlülüğü ve Ayrımcılık Yasağı
- İşyerinde Ayrımcılık Yasağı ve Eşit Davranma İlkesi (4857 m.5)
- Milli Sporculara Sağlanan Haklar ve Destekler
Otuz günlük ön başvuru süresi işliyor olabilir — usulü doğru kurmak sonucu belirler.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.


