6306’da Dava Yolları ve Süreler: 15 Günlük İtiraz, 30 Günlük Dava ve Yürütmeyi Durdurma
20 Ağustos 2026

6306’da Dava Yolları ve Süreler: 15 Günlük İtiraz, 30 Günlük Dava ve Yürütmeyi Durdurma

📜 Dayanak Mevzuat

  • 6306 sayılı Kanun m.6/9 — Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı dava açma süresi
  • AYM E.2012/87, K.2014/41 (27/2/2014) — m.6/9’un ikinci cümlesindeki yürütmeyi durdurma yasağının iptali
  • AYM E.2012/87, K.2014/5 — İptal kararı öncesinde verilen yürürlüğü durdurma kararı; RG 1/3/2014-28928
  • 6306 Uygulama Yönetmeliği m.3 — Riskli yapı tespitine on beş gün içinde itiraz
  • 6306 sayılı Kanun m.4 — İmar ve yapılaşma işlemlerinin geçici durdurulması; 6704 sayılı Kanunla yeniden düzenleme
  • 2577 sayılı İYUK — İdari dava açma usulü ve yürütmenin durdurulması
  • 6216 sayılı Kanun — Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

6306 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere karşı dava, Kanun’un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasına dayanır. Kural olarak dava, işlemin tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargıda açılır. Riskli yapı tespitine karşı ayrıca on beş günlük bir idari itiraz yolu bulunur.

Bu yazıda iki sürenin nasıl ayrıldığı, itiraz yolunun zorunlu olup olmadığı, Anayasa Mahkemesinin yürütmeyi durdurma yasağını neden iptal ettiği ve bu iptalin bugünkü uygulamaya etkisi ele alınmaktadır.

İki Ayrı Yol, İki Ayrı Süre

Uygulamadaki en yaygın karışıklık burada başlar. Riskli yapı tespiti karşısında malikin önünde iki ayrı yol vardır ve bunların süreleri farklıdır.

Birinci yol: idari itiraz. 6306 Uygulama Yönetmeliği uyarınca riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde, yapının bulunduğu yerdeki müdürlüğe verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir. İtiraz teknik heyetçe incelenip karara bağlanır.

İkinci yol: doğrudan iptal davası. Malikler veya kanunî temsilcileri, 6306 sayılı Kanun’un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, risk tespitinin tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren otuz gün içerisinde İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca iptal davası açabilir.

Kritik bilgi: itiraz yolu zorunlu değildir

Bu, çoğu malikin bilmediği ve bilmediği için hak kaybettiği noktadır.

6306 sayılı Kanun’da iptal davası açmak için itiraz yoluna başvurulması zorunlu değildir. Yani malikler, riskli yapı kararına karşı itiraz etmeden doğrudan iptal davası açabilir.

Bunun pratik sonucu iki yönlüdür. Bir yandan on beş günlük itiraz süresini kaçıran malik için dava yolu kapanmaz; otuz günlük dava süresi içindeyse doğrudan mahkemeye gidebilir. Öte yandan teknik itirazın sonuç vermeyeceğini düşünen malik, zaman kaybetmeden doğrudan yargı yoluna gidebilir.

İtiraz sürecinin işleyişi, teknik heyet incelemesi ve itirazda dayanılabilecek teknik noktalar için riskli yapı tespitine itiraz sayfasına bakabilirsiniz.

İtiraz Yolu ile Dava Yolunun Karşılaştırması

Ölçütİdari itirazİptal davası
SüreOn beş günOtuz gün
NereyeYapının bulunduğu yerdeki müdürlükİdare mahkemesi
Kim incelerTeknik heyetMahkeme, bilirkişi incelemesiyle
Zorunlu muHayır
Ne tartışılırRaporun teknik doğruluğuHem teknik hem usule ilişkin hukuka aykırılıklar
Yürütmeyi durdurmaSöz konusu değilTalep edilebilir
MasrafDüşükYargılama gideri ve bilirkişi ücreti

İtiraz yolu tüketilmeden doğrudan dava açılabilir; iki yol birbirinin ön şartı değildir.

Yürütmeyi Durdurma Yasağı ve İptali

6306 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinde, 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ikinci cümlesinde şu hüküm yer alıyordu: “Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.”

Bu hüküm, dava açma hakkını fiilen sonuçsuz bırakıyordu. Çünkü riskli yapı tespitine karşı dava açılmış olması tek başına yıkımı durdurmaz; fiilî koruma ancak yürütmenin durdurulması kararıyla sağlanır. Yasak sürerken, dava sonuçlanmadan yapı yıkılabiliyordu.

Anayasa Mahkemesi bu cümleyi iptal etmiştir. Karar 27 Şubat 2014 tarihli ve E.2012/87, K.2014/41 sayılıdır.

Mahkeme, iptal kararından önce bir de yürürlüğü durdurma kararı vermiştir. Bu karar E.2012/87, K.2014/5 sayılı olup 1 Mart 2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Gerekçe, hükümlerin uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmamasıdır.

İptalin gerekçesi

Anayasa Mahkemesinin yaklaşımı, bu alandaki genel ilkeyi de ortaya koyar: yürütmenin durdurulması kararı verilmesine kanunda yer verilecek bir düzenlemeyle istisna getirilebilmesi için üstün bir kamu yararının bulunması gerekir.

Mahkeme somut olayda, bu şartların göz ardı edilebilmesini meşru kılacak düzeyde bir kamu yararı bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Aynı kararla Kanun’un bazı başka hükümleri de iptal edilmiştir; bunlar arasında 9. maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile ikinci fıkrası ve 3. maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi bulunmaktadır. Ayrıca 4. maddenin birinci fıkrası iptal edilmiş, bu hüküm sonradan 14 Nisan 2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.

Bugünkü durum

27 Şubat 2014 tarihinden sonra riskli yapı tespitine karşı açılacak iptal davalarında yürütmenin durdurulması talep edilebilmektedir.

Bu, sürecin en kritik pratik sonucudur. Yürütmenin durdurulması kararı bulunmadan açılan dava, yapının yıktırılmasını önlemez. Bu nedenle her dava dilekçesinde bu talep ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir.

6306 Sürecinde Dava Edilebilecek İşlemler

İşlemNiteliğiNe tartışılır
Riskli yapı tespitiİdari işlemRaporun teknik doğruluğu, usul, yetki
İtirazın reddiİdari işlemTeknik heyet incelemesinin yeterliliği ve gerekçe
Tahliye ve yıktırma bildirimiİdari işlemSüre verilmesi, bildirimin içeriği ve usulü
Yıkım kararıİdari işlemDayanak tespitin geçerliliği, usul
Yıkım masrafı tahakkukuİdari işlemMasrafın kapsamı, pay oranı, tebligat
Payın satışı işlemiİdari işlemYeter sayı, rayiç değer, usul
Riskli alan veya rezerv alan belirlemesiİdari işlemAlan sınırı, teknik veri, ölçülülük
Kira yardımı başvurusunun reddiİdari işlemŞartların gerçekleşip gerçekleşmediği

Her işlem ayrı bir dava süresi başlatır; biri için açılan dava diğerini kapsamaz.

Her İşlem Ayrı Süre Başlatır

Bu, süreç boyunca en çok gözden kaçan husustur. 6306 süreci tek bir işlemden ibaret değildir; birbirini izleyen çok sayıda idari işlem içerir ve her biri kendi dava süresini başlatır.

Riskli yapı tespitine dava açmış olmak, sonraki tahliye bildirimine, yıkım kararına veya masraf tahakkukuna karşı dava açma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle süreç boyunca elinize ulaşan her belgenin tebliğ tarihi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Süreç takibi ve idareden belge talebi yöntemleri için süreç takibi ve belge talebi sayfasına bakınız.

Tebligat ve öğrenme

Kanun, dava süresini “tebliğinden veya öğrenilmesinden” itibaren başlatır. Bu ibare önemlidir: elden tebligat yapılmamış olsa dahi, işlemi öğrendiğiniz an süre işlemeye başlayabilir.

6306 uygulamasında bildirimler yalnızca elden tebligatla sınırlı değildir; riskli yapı listelerinin yapıya asılması ve muhtarlıkta ilan edilmesi gibi usuller de öngörülmüştür. Bu nedenle “bana tebligat gelmedi” savunması çoğu olayda sonuç doğurmaz.

Pratik öneri: tapu kaydınızı ve elektronik tebligat adresinizi düzenli kontrol edin. Şerhin işlendiği tarih, çoğu zaman sürecin başladığı andır. Riskli yapı şerhinin hukuki sonuçları için riskli yapı şerhi sayfasına bakabilirsiniz.

Yürütmeyi Durdurma Talebi Nasıl Kurulur?

Yürütmenin durdurulması, talep edildiği için değil, şartları gösterildiği için verilir. Dilekçede iki unsurun somut biçimde ortaya konması gerekir.

Birinci unsur: işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Bu, soyut iddiayla değil somut dayanakla gösterilmelidir. Tespit raporundaki teknik hatalar, numune zincirindeki kopukluk, bildirimin usulsüzlüğü veya yetki sorunu gibi noktalar burada işlenir.

İkinci unsur: telafisi güç veya imkânsız zarar. Yıkım davalarında bu unsur güçlü biçimde ileri sürülebilir: yapı yıkıldıktan sonra verilecek iptal kararının fiilî karşılığı sınırlı kalır.

Anayasa Mahkemesinin yürürlüğü durdurma kararında kullandığı gerekçe de bu yöndedir: sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi.

Bu nedenle dilekçede yıkımın geri döndürülemezliği, taşınmazın fiilî ve hukuki durumundaki değişimin kalıcılığı ve kat mülkiyetinin sona ermesi gibi sonuçlar somut biçimde anlatılmalıdır.

Yürütmeyi Durdurma Dilekçesinde İşlenecek Başlıklar

BaşlıkNasıl gösterilir
Açık hukuka aykırılıkTeknik rapordaki somut hatalar, ölçüm ve numune sorunları
Usul aykırılığıBildirimin içeriği, süre verilmemesi, yetkisiz merci
Telafisi güç zararYıkımın geri döndürülemezliği, kat mülkiyetinin sona ermesi
Fiilî durumun kalıcılığıYıkım sonrası eski hâle getirmenin imkânsızlığı
AciliyetVerilen sürenin dolmak üzere olması
DelilTespit raporu, tebligat belgeleri, fotoğraflar, uzman görüşü

İmar ve Yapılaşma İşlemlerinin Geçici Durdurulması

Kanun, malikin dava hakkının yanında idareye de bir durdurma yetkisi tanır. Bu iki kurum karıştırılmamalıdır.

Kanun’un 4. maddesi uyarınca Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi hâlinde TOKİ ya da İdare; riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini iki yıl süre ile geçici olarak durdurabilir. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde bu durdurma bir yıl daha uzatılabilir.

Bu hüküm, maddenin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptali sonrasında, 14 Nisan 2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.

Malik bakımından sonucu şudur: alanınız kapsama alınmışsa, kendi projeniz için ruhsat başvurusu yapmanız da bu süre boyunca engellenebilir. Alan kategorileri ve doğurdukları farklı rejimler için riskli yapı, riskli alan ve rezerv alan farkı sayfasına bakabilirsiniz.

Hizmetlerin Durdurulması

Kanun’un aynı maddesi uyarınca; uygulama sırasında Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından talep edilmesi hâlinde, hak sahiplerinin de görüşü alınarak, riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmez ve verilen hizmetler kurum ve kuruluşlar tarafından durdurulur.

Bu, tahliyeyi hızlandırmaya yönelik bir araçtır ve tahliye sürecinin son aşamalarında devreye girer. Tahliye ve yıkım takvimi için tahliye ve yıkım süreci sayfasına bakınız.

Hizmet durdurma işlemi de idari nitelikte olduğundan dava konusu edilebilir. Burada tartışılabilecek noktalar arasında hak sahiplerinin görüşünün alınıp alınmadığı ve işlemin ölçülülüğü bulunur.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra, hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açıktır.

6306 uygulamalarında en çok ileri sürülen ihlal iddiası mülkiyet hakkına ilişkindir. Bunun yanında etkili başvuru hakkı ve adil yargılanma hakkı bakımından da başvuru yapılabilmektedir.

Bireysel başvurunun ön şartı, olağan yolların usulüne uygun ve süresinde tüketilmiş olmasıdır. Bu nedenle idari yargı aşamasındaki süre kayıpları, sonraki başvuru imkânını da ortadan kaldırabilir.

Bu, sürelerin neden bu kadar titiz takip edilmesi gerektiğinin bir başka sebebidir.

Hangi Yolu Seçmeli?

Karar, dosyanın somut durumuna göre verilir. Yol gösterici sorular şunlardır:

  • Raporda somut teknik hata var mı? Varsa itiraz yolu hızlı ve düşük maliyetli bir ilk adımdır.
  • On beş günü kaçırdınız mı? Dava yolu hâlâ açık olabilir; otuz günlük süreyi kontrol edin.
  • Yıkım yakın mı? Yakınsa doğrudan dava açıp yürütmenin durdurulmasını talep etmek daha etkilidir.
  • Yapı ruhsata bağlanabilir veya güçlendirilebilir mi? Güçlendirme seçeneği varsa strateji tümüyle değişir.
  • Asıl itirazınız değere mi ilişkin? Bu, tespit davası değil bedel ve paylaşım uyuşmazlığıdır.

Güçlendirme seçeneğinin değerlendirilmesi için güçlendirme mi yıkım mı, bedel ve paylaşım uyuşmazlıkları için karara katılmayan malikin payının satışı sayfalarına bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • On beş günlük itiraz süresini kaçırınca dava yolunun da kapandığını sanmak.
  • İtiraz yolunu zorunlu ön şart zannetmek; oysa doğrudan dava açılabilir.
  • Dava açmayı yıkımı durduracak sanmak; yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir.
  • Yürütmeyi durdurma talebini gerekçesiz bırakmak.
  • Her işlemin ayrı süre başlattığını gözden kaçırmak.
  • “Bana tebligat gelmedi” savunmasına güvenmek; süre öğrenmeyle de işleyebilir.
  • Tapu kaydını ve elektronik tebligat adresini takip etmemek.
  • Olağan yolları eksik tüketip bireysel başvuru imkânını kaybetmek.
Bu içerik Kentsel Dönüşüm alanındadır. Sürecin bütününü Kentsel Dönüşüm Rehberi sayfasında, gayrimenkul hukukunun genel çerçevesini ise Gayrimenkul Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Belgenin tebliğ tarihini kaydedin — Elinize ulaşan her işlemin tarihini ayrı ayrı not edin; her biri kendi süresini başlatır.
  2. Hangi yolu izleyeceğinize karar verin — İtiraz ve dava yolları birbirinin ön şartı değildir; ikisi de kullanılabilir.
  3. Raporu teknik olarak inceletin — İtiraz ve dava dilekçesinin gücü, somut teknik hataların gösterilmesine bağlıdır.
  4. Süreyi doğru hesaplayın — İtiraz on beş, dava otuz gündür; süre tebliğden veya öğrenmeden itibaren işler.
  5. Dilekçede yürütmeyi durdurmayı isteyin — Talebi açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar başlıklarıyla gerekçelendirin.
  6. Delilleri dosyaya koyun — Tespit raporu, tebligat belgeleri, tarihli fotoğraflar ve uzman görüşünü ekleyin.
  7. Sonraki işlemleri de takip edin — Tahliye bildirimi, yıkım kararı ve masraf tahakkuku için ayrı dava süreleri işler.

Kentsel dönüşümde süre kaybetmeyin

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Kentsel dönüşüm süreci

İdari yargı usulü

Riskli yapı ve çoğunluk

Sözleşme ve müteahhit

Tapu ve şerhler

Sıkça Sorulan Sorular

6306’da dava açma süresi kaç gündür?

Kanun’un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, işlemin tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargıda dava açılabilir.

Riskli yapı tespitine itiraz süresi kaç gündür?

Uygulama Yönetmeliği uyarınca malikler veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde, yapının bulunduğu yerdeki müdürlüğe dilekçe ile itiraz edilebilir.

İtiraz etmeden dava açabilir miyim?

Evet. 6306 sayılı Kanun’da iptal davası açmak için itiraz yoluna başvurulması zorunlu değildir.

On beş günü kaçırdım, dava yolu kapandı mı?

İtiraz süresinin geçmesi dava yolunu kendiliğinden kapatmaz; otuz günlük dava süresi içindeyseniz doğrudan iptal davası açabilirsiniz.

Dava açmak yıkımı durdurur mu?

Hayır. Dava açılmış olması tek başına yıkımı önlemez; fiilî koruma yürütmenin durdurulması kararıyla sağlanır.

Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?

Evet. Bu yasağı öngören hüküm Anayasa Mahkemesinin 27 Şubat 2014 tarihli E.2012/87, K.2014/41 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

AYM neden iptal etti?

Yürütmenin durdurulmasına kanunla istisna getirilebilmesi için üstün bir kamu yararı bulunması gerektiği; somut olayda bunu meşru kılacak düzeyde kamu yararı bulunmadığı kabul edilmiştir.

Süre ne zaman başlar?

Kanun süreyi işlemin tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren başlatır; elden tebligat olmasa dahi öğrenme süreyi işletebilir.

Her işlem için ayrı dava mı açılır?

Evet. Tespit, tahliye bildirimi, yıkım kararı ve masraf tahakkuku ayrı idari işlemlerdir ve her biri kendi dava süresini başlatır.

İmar işlemleri durdurulabilir mi?

Kanun’un 4. maddesi uyarınca riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında imar ve yapılaşma işlemleri iki yıl süreyle geçici olarak durdurulabilir; uygulamanın gerektirmesi hâlinde bir yıl daha uzatılabilir.

Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Olağan kanun yolları usulüne uygun ve süresinde tüketildikten sonra, mülkiyet hakkı başta olmak üzere hak ihlali iddiasıyla bireysel başvuru yoluna gidilebilir.

Riskli yapı, tahliye veya paylaşım uyuşmazlığı mı yaşıyorsunuz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki süreler hak düşürücüdür ve destek tutarları her yıl güncellenir. Somut dosyanız için elinize ulaşan tebligat ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Nihai hukuki değerlendirme avukata aittir.

Post by Av. Fatma Öztürk