Sürdürülebilirlik İşbirlikleri ve Rekabet Hukuku (4054 m.5): Dört Şart ve Bilgi Paylaşımı Riski
17 Mayıs 2026

Sürdürülebilirlik İşbirlikleri ve Rekabet Hukuku (4054 m.5): Dört Şart ve Bilgi Paylaşımı Riski

Rakip şirketlerin karbon azaltımı, ortak geri dönüşüm altyapısı veya kirletici bir girdinin birlikte terk edilmesi gibi amaçlarla yaptıkları anlaşmalar, iyi niyetli olmaları nedeniyle rekabet hukukundan muaf değildir. Türk hukukunda sürdürülebilirliğe özgü ayrı bir muafiyet rejimi bulunmamaktadır; bu anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki yasağa tabidir ve ancak 5 inci maddedeki dört şartın aynı anda gerçekleşmesi hâlinde muaf olur. En zorlu şart da genellikle çevresel değil hukukidir: yararın tüketiciye yansıması.

Sektörel bir sürdürülebilirlik girişimi mi kuruyorsunuz, veri paylaşımı riski mi var?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Sürdürülebilirlik Anlaşması Neden Rekabet Sorunu Doğurur?

Sürdürülebilirlik işbirlikleri tipik olarak yatay anlaşmalardır: aynı piyasa seviyesinde faaliyet gösteren rakip teşebbüsler arasında kurulur. Yatay işbirlikleri kural olarak rekabet endişesi yaratır, çünkü rakiplerin davranışını hizalar.

Amacın çevresel olması bu tespiti değiştirmez. Bir sektörün belirli bir ambalajı birlikte terk etmesi, ortak asgari çevre standardı belirlemesi veya bir üretim teknolojisinden birlikte vazgeçmesi; sonuç itibarıyla ürün çeşitliliğini, maliyet yapısını ve dolayısıyla fiyatı etkiler. Kanun’un 4 üncü maddesi, rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları yasakladığından, iyi niyet tek başına koruma sağlamaz.

Anlaşmanın amaç mı yoksa etki bakımından mı değerlendirileceği ayrımı burada belirleyicidir: Rekabette Amaç ve Etki Ayrımı (4054 m.4).

Tek Kapı: 4054 m.5 ve Dört Kümülatif Şart

Muafiyet, Kanun’un 5 inci maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de vurgulandığı üzere muafiyetin verilebilmesi için maddede sayılan dört şartın aynı anda mevcut olması gerekir. Biri eksikse muafiyet doğmaz.

1) Ekonomik veya teknik gelişme

Anlaşmanın, malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmeler ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlaması gerekir. Gerekçenin ifadesiyle anlaşmanın ekonomi üzerinde olumlu etkiler doğurması aranır.

Sürdürülebilirlik dosyalarında bu şart çoğu zaman karşılanabilir: enerji verimliliği, atık azaltımı, ortak Ar-Ge veya standardizasyon yoluyla sağlanan kazanımlar somut biçimde gösterilebilir. Ancak kazanımların ölçülebilir ve belgelenebilir olması gerekir; genel çevresel iddialar yeterli değildir.

2) Tüketicinin yarar sağlaması — en zorlu şart

Bu şart, sürdürülebilirlik anlaşmalarının en çok takıldığı yerdir ve gerekçe bunu açıkça ortaya koyar: “Bu yararlı etkilerin tüketiciye yansımayarak sadece firma kârları olarak kalması hâlinde muafiyet uygulanmayacaktır.”

Gerekçe devamla, ortaya çıkan yarardan tüketicinin adil bir pay alması suretiyle rekabet hukukunun sosyal yönünün ortaya çıktığını belirtir.

Sürdürülebilirlik bakımından buradaki güçlük yapısaldır. Çevresel fayda çoğu zaman topluma geneline yayılır — temiz hava, azalan emisyon, korunan su kaynağı. Oysa muafiyet değerlendirmesi, kural olarak ilgili pazardaki tüketicinin yarar sağlayıp sağlamadığına bakar. Anlaşma nedeniyle fiyat artıyor ve kazanç yalnızca gelecek nesillere veya pazar dışındaki üçüncü kişilere gidiyorsa, bu şart tartışmalı hâle gelir.

Dosya kurgulanırken yapılması gereken, faydayı ilgili pazardaki tüketiciye ulaşan somut kazanımlar biçiminde ortaya koymaktır: ürün ömrünün uzaması, işletme maliyetinin düşmesi, kalite artışı, arz güvenliği veya uzun vadeli fiyat istikrarı gibi.

3) Zorunluluk (ölçülülük)

Gerekçenin ifadesiyle: “Eğer bu yararlı etkilerin elde edilmesi için daha az rekabet sınırlaması yeterli olacaksa anlaşmaya yine muafiyet verilmeyecektir. Sadece yararlı etkinin elde edilebilmesi için gerekli ve zorunlu olan rekabet sınırlamalarına muafiyet tanınabilecektir.”

Pratik sonuç şudur: sürdürülebilirlik hedefine daha az kısıtlayıcı bir yolla ulaşılabiliyorsa, seçilen ağır kısıtlama muafiyet alamaz. Örneğin ortak bir asgari standart belirlemek yeterliyken fiyat veya üretim miktarı üzerinde anlaşmaya gidilmesi bu şartı düşürür. Dosyaya alternatiflerin neden yetersiz kaldığına dair analiz eklenmelidir.

4) Rekabetin ortadan kalkmaması

Son şart bir tavan koyar: bu sınırlamalarla rekabet, ilgili ürün pazarının önemli bir bölümünde tamamen ortadan kaldırılmamalıdır. Sektörün tamamını kapsayan ve fiilen tek bir davranış çizgisi dayatan girişimler bu şarta takılır. Katılımın gönüllü olması, katılmayanların pazarda kalabilmesi ve anlaşma dışı rekabet parametrelerinin (fiyat, hizmet, inovasyon) serbest kalması bu şartı güçlendirir.

Kim Değerlendirir? Öz Denetim Sistemi

Muafiyet sistemi bildirime dayalı bir izin rejiminden öz denetim sistemine geçmiştir; teşebbüsler muafiyet koşullarını kendileri değerlendirir. Bu, kolaylık kadar risk de getirir: yanlış özdeğerlendirme, sonradan soruşturma ve idari para cezasıyla sonuçlanabilir.

Hukuki belirsizlik hâlinde iki yol vardır:

  • Bireysel muafiyet başvurusu (m.5) — anlaşmanın tam metniyle Rekabet Kuruluna başvurulur. Kurul, muafiyeti belirli şartların ve/veya yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlayabilir. Muafiyet kararları, anlaşmanın yapıldığı veya bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerlidir.
  • Menfi tespit (m.8) — ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine Kurul, elindeki bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın Kanun’un 4, 6 ve 7 nci maddelerine aykırı olmadığını gösteren bir menfi tespit belgesi verebilir. Ancak Kurul, belgenin düzenlenmesinden sonra Kanun’un 13 üncü maddesindeki şartlar çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilir.

Sürdürülebilirlik gibi içtihadın henüz yerleşmediği alanlarda, sektörel ölçekli girişimler için bu iki yoldan birinin işletilmesi ihtiyatlı yaklaşımdır.

Grup Muafiyeti Tebliğleri: Otomatik Koruma Alanı

Kanun’un 5 inci maddesi Kurula, birinci fıkradaki şartların gerçekleşmesi hâlinde belirli konulardaki anlaşma türlerine bir grup olarak muafiyet tanıma yetkisi verir. Bu yetkiyle çıkarılan tebliğler, kapsamdaki anlaşmaları belirli pazar payı eşikleri altında otomatik olarak 4 üncü madde yasağının dışında tutar.

Yatay işbirlikleri bakımından iki tebliğ öne çıkar ve Rekabet Kurumu’nun Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuzu’nda da anılır: Araştırma ve Geliştirme Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile Uzmanlaşma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği.

Bu, sürdürülebilirlik dosyaları için önemli bir stratejik imkândır: yeşil teknoloji geliştirmeye yönelik bir işbirliği Ar-Ge anlaşması olarak, ortak üretim veya üretimi bölüşme içeren bir yapı ise uzmanlaşma anlaşması olarak kurgulanabildiğinde, ilgili tebliğin pazar payı eşikleri ve kara liste koşulları içinde kalmak kaydıyla otomatik korumadan yararlanılabilir. Her tebliğin kapsamı, eşiği ve yasaklı kayıtları farklı olduğundan dikkatli analiz gerekir. Dikey taraftaki grup muafiyeti mantığı için: Dikey Anlaşmalarda Grup Muafiyeti.

En Somut Risk: Bilgi Paylaşımı

Sürdürülebilirlik girişimleri çoğu zaman veri paylaşımıyla başlar — emisyon ölçümleri, girdi maliyetleri, tedarik zinciri bilgileri. Buradaki risk sıklıkla fark edilmez.

Rakipler arasında fiyat, maliyet, müşteri listesi, satış hacmi ve gelecekteki strateji gibi ticari açıdan hassas bilgilerin paylaşılması, ortada ayrı bir anlaşma bulunmasa dahi uyumlu eylem doğurabilir. Kurul, Yatay İşbirliği Anlaşmalarına İlişkin Kılavuz çerçevesinde bilgi paylaşımını değerlendirirken paylaşımın niteliğini, sıklığını, ayrıntı düzeyini ve kamuya açık olup olmadığını birlikte dikkate alır.

Uyumlu eylem karinesinin ispat yükünü nasıl kaydırdığı ve kurtuluş beyyinesi için: Tek Yanlı Davranış ile Anlaşma Farkı: Uyumlu Eylem Karinesi.

Pratik koruma tedbirleri

  • Paylaşılan verinin toplulaştırılmış (agrege) ve tekil teşebbüse geri götürülemez olması.
  • Verinin geçmişe ait olması; ileriye dönük fiyat ve strateji bilgisinin paylaşılmaması.
  • Paylaşımın bağımsız üçüncü taraf (denetim kuruluşu, sektör platformu) eliyle yürütülmesi.
  • Toplantılarda gündem ve tutanak disiplini; hassas konuların açıkça yasaklanması.
  • Girişime katılımın gönüllü olması ve katılmayanların dışlanmaması.

Kırmızı Çizgiler: Muafiyet Alamayacak Kurgular

Sürdürülebilirlik etiketi altında olsa dahi aşağıdaki unsurlar ağır ihlal riski taşır ve muafiyet değerlendirmesine dahi girmeden yasak kapsamında kalabilir:

  • Fiyat üzerinde anlaşma — “çevresel maliyeti birlikte fiyata yansıtalım” kurgusu dâhil.
  • Üretim veya arz miktarının kısıtlanması.
  • Pazar, bölge veya müşteri paylaşımı.
  • Rakibin dışlanması — standarda uymayan teşebbüsün pazardan veya tedarik zincirinden çıkarılması.
  • Kolektif boykot — belirli bir tedarikçi veya girdiden birlikte vazgeçme kararının bağlayıcı hâle getirilmesi.

Bu tür ağır ihlallerde taahhüt mekanizmasının da kapalı olduğu unutulmamalıdır. Yaptırım rejimi ve zamanaşımı için: Rekabet İhlallerinde Zamanaşımı.

Kontrol Listesi

  • Anlaşma rakipler arasında mı? Öyleyse yatay işbirliği kurallarına tabidir.
  • Dört muafiyet şartının hepsi aynı anda karşılanıyor mu? Biri eksikse muafiyet doğmaz.
  • Sağlanan yarar ilgili pazardaki tüketiciye ulaşıyor mu? Yalnızca topluma yayılan genel fayda yeterli olmayabilir.
  • Aynı hedefe daha az kısıtlayıcı bir yolla ulaşılabilir miydi? Alternatif analizi dosyada var mı?
  • Anlaşma, ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti tamamen ortadan kaldırıyor mu?
  • Yapı bir Ar-Ge veya uzmanlaşma anlaşması olarak kurgulanıp grup muafiyetinden yararlanabilir mi? Pazar payı eşikleri kontrol edildi mi?
  • Paylaşılan veri agrege ve geçmişe dönük mü? Fiyat, maliyet ve strateji bilgisi paylaşılıyor mu?
  • Toplantı gündemleri ve tutanakları hassas konuları dışlıyor mu?
  • Katılım gönüllü mü, katılmayanlar dışlanıyor mu?
  • Belirsizlik varsa bireysel muafiyet veya menfi tespit başvurusu değerlendirildi mi?

Sık Sorulan Sorular

Sürdürülebilirlik anlaşmaları rekabet hukukundan muaf mıdır?

Hayır. Türk hukukunda sürdürülebilirliğe özgü ayrı bir muafiyet rejimi bulunmamaktadır. Bu anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki yasağa tabidir ve ancak 5 inci maddedeki dört şartın aynı anda gerçekleşmesi hâlinde muaf olur.

Muafiyet şartları nelerdir?

Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmeler ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bundan yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; ve rekabetin amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere dört şartın aynı anda mevcut olması gerekir.

Çevresel fayda tüketici yararı sayılır mı?

Madde gerekçesine göre yararlı etkilerin tüketiciye yansımayarak sadece firma kârları olarak kalması hâlinde muafiyet uygulanmaz; tüketicinin ortaya çıkan yarardan adil bir pay alması aranır. Çevresel faydanın ilgili pazardaki tüketiciye ulaşan somut kazanımlar biçiminde ortaya konulması gerekir.

Muafiyet için Kuruma başvurmak zorunlu mudur?

Hayır. Sistem öz denetime dayanır; teşebbüsler muafiyet koşullarını kendileri değerlendirir. Hukuki belirsizlik hâlinde bireysel muafiyet veya Kanun’un 8 inci maddesi kapsamında menfi tespit başvurusu yapılabilir.

Menfi tespit belgesi kesin güvence sağlar mı?

Hayır. Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca Kurul, menfi tespit belgesinin düzenlenmesinden sonra Kanun’un 13 üncü maddesindeki şartlar çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilir.

Grup muafiyetinden yararlanmak mümkün müdür?

Mümkündür. Kanun’un 5 inci maddesi Kurula belirli konulardaki anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanıma yetkisi verir. Yatay işbirlikleri bakımından Araştırma ve Geliştirme Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile Uzmanlaşma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği öne çıkar; her tebliğin kapsamı ve pazar payı eşikleri ayrıca incelenmelidir.

Veri paylaşımı tek başına ihlal olur mu?

Olabilir. Rakipler arasında fiyat, maliyet, müşteri listesi, satış hacmi ve gelecekteki strateji gibi ticari açıdan hassas bilgilerin paylaşılması, ayrı bir anlaşma bulunmasa dahi uyumlu eylem doğurabilir. Kurul, bilgi paylaşımının niteliğini, sıklığını, ayrıntı düzeyini ve kamuya açıklığını birlikte değerlendirir.

Hangi kurgular kesinlikle muafiyet alamaz?

Fiyat üzerinde anlaşma, üretim veya arz miktarının kısıtlanması, pazar ve müşteri paylaşımı, rakibin dışlanması ile kolektif boykot niteliğindeki düzenlemeler sürdürülebilirlik amacıyla yapılsa dahi ağır ihlal riski taşır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

İyi niyet muafiyet doğurmaz — dört şart aynı anda karşılanmalıdır.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın
Post by Av. Fatma Öztürk