Rekabet İhlallerinde Zamanaşımı: 8 Yıl Kuralı ve Sürenin Başlangıcı
29 Mart 2026

Rekabet İhlallerinde Zamanaşımı: 8 Yıl Kuralı ve Sürenin Başlangıcı

Rekabet ihlallerinde en çok yanlış bilinen konu zamanaşımıdır ve sebebi basit: 4054 sayılı Kanun’un kendi zamanaşımı hükmü 2008 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün Rekabet Kurulu’nun ceza verme yetkisi, genel kanun olan Kabahatler Kanunu’nun kurallarına tabidir. Ciro üzerinden hesaplanan rekabet cezaları nispi nitelikte olduğundan uygulanacak soruşturma zamanaşımı sekiz yıldır. Bu rehberde sürenin nasıl hesaplandığını, ne zaman başladığını ve tazminat davasındaki ayrı rejimi açıklıyoruz.

Kaldırılan Hüküm ve Doğan Boşluk

4054 sayılı Kanun, yürürlüğe girdiğinde Kurul’un para cezası ve süreli para cezası verme yetkisini kendi içinde bir zamanaşımı rejimine bağlamıştı. Bu düzenlemede ihlalin türüne göre değişen süreler öngörülmüş; başvuru, bildirim, bilgi verme veya yerinde inceleme hükümlerinin ihlalinde daha kısa bir süre kabul edilmişti.

Ancak bu hüküm, 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırma, rekabet cezalarını zamanaşımı dışına çıkarmaz; aksine genel rejime tabi kılar. İdari yaptırımlar bakımından genel kanun niteliğindeki 5326 sayılı Kabahatler Kanunu devreye girer.

Neden önemli? İnternetteki pek çok kaynak hâlâ 4054’ün kaldırılmış zamanaşımı maddesindeki süreleri esas alarak yazılmıştır. Bir teşebbüsün “ihlal beş yıl önce sona erdi, ceza verilemez” savunması bu eski metne dayanıyorsa baştan hatalıdır: nispi cezalarda süre sekiz yıldır.

Uygulanan Kural: Kabahatler Kanunu m.20

Madde, soruşturma zamanaşımını iki farklı mantıkla düzenler:

Ceza türüSoruşturma zamanaşımı
Nispi idari para cezası (ciro/tutar üzerinden oranla hesaplanan)Sekiz yıl
Maktu idari para cezası (kanunda sabit tutar öngörülen)Ceza miktarına göre üç, dört veya beş yıl

Rekabet cezaları bakımından belirleyici olan birinci satırdır. 4054 m.16 uyarınca ceza, teşebbüsün yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar oranla belirlenir; yani sabit bir tutar değil, ciroya oranlanan nispi bir cezadır. Danıştay kararlarında da 4054 m.16’daki cezanın nispi olarak belirlendiği ve Kurul’un oran noktasında takdir yetkisi bulunduğu vurgulanmıştır.

Aynı sonuç, izne tabi birleşme-devralmanın izinsiz gerçekleştirilmesi veya bilgi verme yükümlülüğünün ihlali gibi hâllerde uygulanan binde bir oranındaki cezalar bakımından da geçerlidir; bunlar da ciroya oranlandığından nispi niteliktedir.

Hakkınızda yıllar öncesine dayanan bir soruşturma mı açıldı?
Zamanaşımı savunması doğru kurulduğunda dosyayı esastan önce bitirir.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Süre Ne Zaman Başlar?

Kabahatler Kanunu m.20 uyarınca zamanaşımı, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar. Rekabet hukukunda asıl mesele, ihlallerin çoğunun anlık değil sürekli olmasıdır:

  • Anlık ihlal: Tek seferlik bir davranış (örneğin izinsiz kapanış) söz konusuysa süre o tarihten işler.
  • Sürekli ihlal: Yıllara yayılan bir kartel veya süregelen bir dikey kısıtlama varsa, sürenin ihlalin sona erdiği günden itibaren başlayacağı kabul edilir.
  • Tekrarlanan ihlal: Aynı nitelikteki davranış aralıklarla tekrarlanıyorsa, başlangıç en son tekrarlandığı gündür.

Bunun pratik sonucu şudur: 2015’te başlayıp 2022’de sona eren bir kartelde süre 2015’ten değil 2022’den işlemeye başlar. Savunma tarafında en kritik teknik iş, ihlalin sona erdiği tarihin delillerle netleştirilmesidir; zira bu tarih, hem zamanaşımını hem de cezanın hesabında dikkate alınan ihlal süresini belirler.

İki Ayrı Zamanaşımı: Soruşturma ve Yerine Getirme

Uygulamada sık karıştırılan bu iki kavram farklı aşamalara ilişkindir:

Soruşturma zamanaşımıYerine getirme (infaz) zamanaşımı
Neyi engeller?Cezanın verilmesiniKesinleşmiş cezanın tahsilini
Ne zaman işler?İhlalden itibarenCeza kesinleştikten sonra
SonucuCeza kararı verilemezCeza tahsil edilemez

Ayrıca Kabahatler Kanunu m.20, kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması hâlinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağını öngörür. İhalede danışıklı hareket gibi hem rekabet ihlali hem suç oluşturabilen fiillerde bu kural gündeme gelebilir.

Tazminat Davasında Zamanaşımı Ayrıdır

İdari para cezası ile zarar görenin tazminat talebi tamamen farklı hatlardır ve zamanaşımları da farklıdır. Rekabet ihlalinden doğan tazminat talebi haksız fiil sorumluluğuna dayandığından Türk Borçlar Kanunu’ndaki süreler uygulanır:

  • Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl,
  • Her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren on yıl.

Buradaki asıl tartışma, “öğrenme” anının ne zaman gerçekleştiğidir. Bir kartelin varlığı çoğu zaman ancak Rekabet Kurulu kararıyla ortaya çıktığından, uygulamada sürenin Kurul kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlayacağı savunulur ve hukuk mahkemesinin idari yargı sürecini bekletici mesele yapması yaygındır. Bu yaklaşım yerleşik ve tartışmasız değildir; bu nedenle zarar gören tarafın, Kurul kararını beklerken hak kaybı riskini de gözeterek hareket etmesi gerekir.

Karteldan zarar gördünüz, dava zamanaşımına mı uğradı?
Sürenin başlangıcı, davanın en çok tartışılan noktasıdır.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Pratik Kontrol Listesi

  1. Cezanın türünü belirleyin: Ciroya oranlanan nispi ceza mı, maktu ceza mı? Rekabet cezaları kural olarak nispidir → sekiz yıl.
  2. İhlalin niteliğini tespit edin: Anlık mı, sürekli mi, tekrarlanan mı?
  3. Sona erme tarihini delillendirin: Sürekli ihlallerde başlangıç bu tarihtir; e-posta, toplantı ve fiyat verileriyle desteklenmelidir.
  4. Kesinti ve durma iddialarını değerlendirin: Süreç içindeki işlemlerin zamanaşımına etkisi ayrıca tartışılmalıdır.
  5. Tazminat tarafını ayrı hesaplayın: İdari ceza zamanaşımına uğramış olsa dahi özel hukuk talebi ayrı rejime tabidir.

Sürenin Başlangıcı: İhlal Türüne Göre

Zamanaşımı hesabında en tartışmalı konu, sürenin ne zaman işlemeye başladığıdır. İhlalin niteliği bu tespiti belirler.

İhlal türüBaşlangıç
Ani ihlalFiilin işlendiği gün — örneğin tek seferlik bir bilgi paylaşımı
Kesintisiz ihlalİhlalin sona erdiği gün — süregelen bir kartel anlaşması
Zincirleme ihlalSon fiilin işlendiği gün
Uygulamanın sürmesiAnlaşma eski tarihli olsa dahi, uygulanmaya devam ediyorsa ihlal sürüyor sayılabilir

Dördüncü satır, zamanaşımı savunmasını çoğu zaman etkisiz kılar. Bir anlaşma yıllar önce yapılmış olsa dahi, hükümleri uygulanmaya devam ediyorsa ihlal sona ermemiş sayılabilir. Örneğin beş yıl önce imzalanan ve hâlâ yürürlükte olan münhasırlık kaydı, süregelen bir kısıtlama oluşturur. Bu nedenle savunmada “anlaşma eski” demek yeterli değildir; uygulamanın da sona erdiğinin belgelenmesi gerekir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Hata ve doğrusu
HataDoğrusu
4054’ün kaldırılmış hükmündeki süreleri kullanmakHüküm 5728 sayılı Kanun ile kaldırıldı; 5326 m. 20/3 uygulanır
Cezayı maktu sayıp üç-beş yıl hesaplamakRekabet cezaları ciroya oranlanır → nispî → sekiz yıl
Süreyi ihlalin başladığı tarihten saymakSürekli ihlalde başlangıç sona erme tarihidir
“Anlaşma eski” demekle yetinmekUygulamanın da sona erdiği belgelenmeli
Yargıda geçen süreyi otomatik saymakDanıştay uygulamasında dikkate alınmayabilir; hesap iki senaryolu yapılmalı
İki zamanaşımını karıştırmakm. 20 cezanın verilmesini, m. 21 tahsilini engeller
m. 21’in eski başlangıç kuralını kullanmak6009 sayılı Kanun sonrası: kesinleşmeyi izleyen takvim yılı başı
İdari ceza düştü diye tazminatı kapatmak4054 m. 57-58 ayrı rejime tabidir
TBK m. 72’nin son cümlesini atlamakFiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır

İkinci satır, internetteki yanlış bilginin ana kaynağıdır. Kaldırılmış hükmün süreleri hâlâ pek çok kaynakta yazılı olduğundan, “ihlal beş yıl önce sona erdi, ceza verilemez” savunması sık görülür ve baştan hatalıdır. Aynı yanılgı karşı tarafta da işler: zarar gören, idari cezanın düştüğünü sanarak tazminat talebinden vazgeçebilir. Her iki hata da tek bir kontrolle önlenir — cezanın nispî mi maktu mu olduğunu baştan tespit etmek.

Savunma ve Talep Dosyasının Kurulması

Teşebbüs tarafı — altı adım:

1. Cezanın türünü tespit edin. Hangi hükme dayanıyor: m. 16/3 mü, m. 16/1 mi, m. 17 mi? Üçü de nispîdir.

2. İhlalin niteliğini belirleyin. Ani, kesintisiz yoksa zincirleme mi?

3. Sona erme tarihini delillendirin. Son temas, fiyat serisi, fesih veya tadil kaydı.

4. İki senaryolu hesap yapın. Lafzî hesap ve yargıda geçen süre hariç hesap.

5. Kanunilik itirazını yazın. Kanunda durma-kesme sebebi yok; kıyas yasağı.

6. Tahsil aşamasını ayrıca kontrol edin. m. 21/4‘ün takvim yılı kuralı.

Zarar gören tarafı — beş adım:

1. İki yıllık sürenin başlangıcını belgeleyin. Zararı ve yükümlüyü ne zaman öğrendiniz?

2. On yıllık azamî süreyi takvime işleyin. Bu süre öğrenmeden bağımsız işler.

3. Fiilin suç niteliğini araştırın. TBK m. 72‘nin son cümlesi süreyi uzatabilir.

4. Beklemek yerine dava açıp bekletici mesele isteyin. Azamî süre riskine karşı.

5. Üç katı talebini baştan kurun. 4054 m. 58 — sonradan eklemek ıslah gerektirir.

Zarar gören tarafın dördüncü adımı, en sık yapılan stratejik hatayı önler. “Kurul kararı kesinleşsin, sonra dava açarım” yaklaşımı iki yıllık süre bakımından savunulabilir görünse de on yıllık azamî süreyi durdurmaz. Rekabet soruşturmaları ve ardından gelen idari yargı süreci birlikte on yılı aşabildiğinden, beklemek hakkın tamamen yitirilmesiyle sonuçlanabilir. Dava açıp bekletici mesele talebinde bulunmak, hem süreyi keser hem de Kurul kararının beklenmesini sağlar.

Mevzuat Haritası

Zamanaşımı rejimini kuran hükümler
HükümDüzenlediği konu
5326 m. 20/1Soruşturma zamanaşımı dolarsa ceza verilemez
5326 m. 20/2Maktu cezalarda üç, dört, beş yıllık süreler
5326 m. 20/3Nispî idari para cezalarında sekiz yıl
5326 m. 20/4Sürenin başlangıcı — fiil veya netice
5326 m. 20/5Fiil suç da oluşturuyorsa dava zamanaşımı
5326 m. 21Yerine getirme zamanaşımı
5326 m. 17/7Yeniden değerleme — nispî cezalara uygulanmaz
4054 m. 16İdari para cezası — yüzde ona kadar ve binde bir
4054 m. 17Süreli nispi idari para cezası
4054 m. 4, 6, 7Yasaklanan davranışlar — cezanın dayanağı
4054 m. 9İhlale son verme; davranışsal ve yapısal tedbirler
4054 m. 40-45Önaraştırma ve soruşturma süreleri
4054 m. 57-58Tazminat ve üç katı tazminat
TBK m. 72Haksız fiilde zamanaşımı — iki / on yıl ve ceza zamanaşımı istisnası
5728 sayılı Kanun4054’ün kendi zamanaşımı hükmünü yürürlükten kaldıran kanun
6183 sayılı KanunÖdenmeyen idari para cezasının takip ve tahsili

Neden Nispî? — m. 20/3’ün Kapısı

Sekiz yıllık sürenin tamamı tek bir nitelendirmeye bağlıdır: rekabet cezasının nispî sayılması. Bu nitelendirme yapılmazsa süre üç ile beş yıl arasına düşer ve dosyaların çoğu zamanaşımına uğrar.

m. 20’nin iki rejimi
Ceza türüSüreDayanak
Yüz bin TL veya daha fazla maktu cezaBeş yılm. 20/2-(a)
Elli bin TL veya daha fazla maktu cezaDört yılm. 20/2-(b)
Elli bin TL’den az maktu cezaÜç yılm. 20/2-(c)
Nispî idari para cezasıSekiz yılm. 20/3

4054’ün ceza mimarisi baştan sona orana dayanır:

4054’te ceza hangi orana bağlanır?
HükümFiilOran
m. 16/3m. 4, 6 ve 7‘de yasaklanan davranışlarYıllık gayrisafi gelirin yüzde onuna kadar
m. 16/1Yanıltıcı bilgi, izinsiz birleşme-devralma, bilgi vermeme, yerinde incelemenin engellenmesiYıllık gayrisafi gelirin binde biri
m. 17Kurul kararlarına uymama gibi hâllerde her gün içinYıllık gayrisafi gelir üzerinden oranla

Nitelendirmenin kanundan gelen ikinci bir teyidi vardır ve savunmada kullanılır. 5326 m. 17/7, idari para cezalarının her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılacağını söyledikten sonra açıkça ekler: “Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz.” Rekabet cezalarına yeniden değerleme uygulanmaması, tutarın zaten güncel ciroya oranlanmasından kaynaklanır. Yani Kabahatler Kanunu’nun kendi sistematiği de rekabet cezalarını nispî kategoride konumlandırır; bu, m. 20/3’ün uygulanacağının bağımsız bir göstergesidir.

Kesilme ve Durma: Kanunda Yok, Uygulamada Var

Bu başlık, zamanaşımı savunmasının en az bilinen ve en çok sonuç doğuran noktasıdır.

Kanun metni sessizdir. 5326, ceza hukukundaki dava zamanaşımı rejiminin aksine, soruşturma zamanaşımını durduran veya kesen herhangi bir sebebe yer vermez. Lafzî okuma şu sonuca götürür: sekiz yıl, ihlalin sona erdiği günden itibaren kesintisiz işler ve süreç içindeki hiçbir işlem bu saati durdurmaz.

Ancak Danıştay’ın istikrarlı uygulaması bu lafzî sonuçtan ayrılır. Kanunda kesme veya durma sebebi bulunmamasına rağmen, Danıştay uygulamasında idari yargıda geçen sürenin zamanaşımı hesabında dikkate alınmadığı görülmektedir. Pratik anlamı büyüktür: Kurul kararı iptal edilip dosya Kuruma döndüğünde, dava süresince geçen yıllar sekiz yıllık sayaca eklenmeyebilir. Yani “dava dört yıl sürdü, toplam süre doldu” savunması tek başına yeterli olmayabilir. Doktrinde bu yaklaşım kanunilik ilkesi bakımından eleştirilmektedir: kabahatler hukukunda kıyas yasağı gözetildiğinde, kanunda yer almayan bir durma sebebinin içtihatla yaratılması tartışmalıdır. Savunma bu eleştiriyi dilekçesine taşıyabilir; ancak hesabı iki senaryo üzerinden kurmak zorundadır.

Pratik sonuç iki başlıkta toplanır:

1. Hesabı iki türlü yapın. Birincisi lafzî hesap (kesintisiz sekiz yıl), ikincisi Danıştay uygulamasına göre hesap (yargıda geçen süre hariç). Savunmanın gücü, ikinci hesapta da sürenin dolup dolmadığına bağlıdır.

2. İddiayı hukuki dayanağıyla kurun. Kanunda kesme-durma sebebi bulunmadığı ve kabahatler hukukunda kıyasla aleyhe sonuç doğurulamayacağı dilekçede açıkça ileri sürülmelidir. Bu, Danıştay uygulamasının benimsenmediği hâllerde tek savunma hattıdır.

Yerine getirme zamanaşımında ise kanun açıkça bir durma sebebi öngörür. 5326 m. 21/5 uyarınca, kanun hükmü gereği olarak idari yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi hâlinde zamanaşımı işlemez. İki madde arasındaki bu fark tesadüf değildir: kanun koyucu, durma kurumunu düzenlemek istediği yerde açıkça düzenlemiştir.

Yerine Getirme Zamanaşımı: m. 21’in Detayı

Soruşturma zamanaşımı cezanın verilmesini, yerine getirme zamanaşımı cezanın tahsilini engeller. İkincisinin başlangıç kuralı çoğu rehberde eksik verilir.

m. 21’in unsurları
UnsurKural
Sonuçm. 21/1 — karar artık yerine getirilemez
SüreKarara bağlanan ceza miktarına göre değişir
Başlangıçm. 21/4 — kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından
Durmam. 21/5 — kanun hükmü gereği yerine getirilememesi hâlinde işlemez
Tahsil usulüSüresinde ödenmeyen ceza 6183 hükümlerine göre takip edilir

Üçüncü satır 2010’da değişmiştir ve eski metne göre hesap yapmak hataya yol açar. m. 21/4‘ün ilk hâli süreyi “kararın kesinleşmesi tarihinden” başlatıyordu; 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle hüküm değiştirilerek başlangıç, kesinleşmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının başı hâline getirildi. Aradaki fark bir yıla kadar çıkabilir: Şubat 2020’de kesinleşen bir cezada süre, kesinleşme gününden değil 1 Ocak 2021‘den işler. Tahsil aşamasındaki dosyalarda bu tarih tek tek kontrol edilmelidir.

m. 20/5: Fiil Aynı Zamanda Suçsa

m. 20/5 kısa ama sonucu ağırdır: kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması hâlinde, suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.

Rekabet ihlaliyle kesişebilen fiiller
FiilCeza boyutu
İhalede danışıklı hareketİhaleye fesat karıştırma kapsamında değerlendirilebilir
Edimin ifasına fesat karıştırmaAyrı bir suç tipi
Belge ve kayıtta sahtecilikSoruşturmada sunulan belgeler yönünden
Kamu ihalesi bağlamı4734 kapsamında ayrıca yasaklama sonucu doğabilir

Bu hüküm iki yönlü çalışır. İdari tarafta süreyi uzatabilir; özel hukuk tarafında ise TBK m. 72‘nin son cümlesiyle birleşerek tazminat davasının süresini de uzatır.

Tazminat Tarafında Eksik Kalan Cümle

TBK m. 72‘nin yalnızca ilk cümlesi bilinir; son cümlesi ise kartel tazminatı dosyalarında belirleyicidir.

TBK m. 72’nin üç ayağı
KuralSüre
Nispî süre — zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesindenİki yıl
Azamî süre — her hâlde fiilin işlendiği tarihtenOn yıl
Ceza zamanaşımı istisnası — tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsaO zamanaşımı uygulanır

Üçüncü satır, on yılı dolmuş dosyaları kurtarabilir. Kartel fiili aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa — ihalede danışıklık tipik örnektir — TBK m. 72‘nin son cümlesi gereği ceza kanunlarındaki daha uzun zamanaşımı tazminat talebine de uygulanır. Bu nedenle “on yıl geçti” savunmasıyla karşılaşan zarar gören, fiilin suç niteliği taşıyıp taşımadığını ayrıca incelemelidir. İdari cezanın zamanaşımına uğramış olması da tazminat hakkını kendiliğinden düşürmez: 4054 m. 57-58 kapsamındaki talep ayrı bir rejime tabidir ve üç katı tazminat imkânı saklıdır.

“Öğrenme” anı tartışmasında iki risk birlikte yönetilmelidir. Kurul kararının kesinleşmesini beklemek, iki yıllık sürenin geç başlaması bakımından savunulabilir; ancak on yıllık azamî sürenin dolması riskini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle uzun süren dosyalarda dava açıp bekletici mesele talebinde bulunmak, beklemekten daha güvenli olabilir. Ayrıntı: rekabet ihlalinde tazminat ve üç kat.

Sürenin Sonu Ne Zaman Kesinleşir?

Zamanaşımı savunmasının teknik ağırlığı, ihlalin sona erdiği tarihi delillendirmektedir. Bu tarih hem sekiz yıllık sayacı hem de 4054 m. 16 kapsamındaki ceza hesabında dikkate alınan ihlal süresini belirler.

Sona erme tarihinin delilleri
DelilNe gösterir?
Son temas kaydıRakiplerle yazışma, toplantı ve telefon kayıtlarının kesildiği an
Fiyat serisiParalel hareketin bozulduğu dönem
Sözleşme feshi veya tadiliKısıtlayıcı hükmün yürürlükten kalktığı tarih
Uygulamanın sona erdiği kayıtSözleşme yürürlükte olsa dahi fiilen uygulanmadığı
İç uyum kararıŞirket içi talimat ve eğitim kayıtları
Pişmanlık başvurusuİhlalden ayrılma iradesinin belgelenmesi

Dördüncü satır, “anlaşma eski” savunmasının neden yetmediğini açıklar. Kısıtlayıcı bir hüküm sözleşmede durduğu sürece, taraflar onu fiilen uygulamasa bile ihlalin sürdüğü ileri sürülebilir. Bu nedenle savunmanın iki şeyi birlikte göstermesi gerekir: hükmün yürürlükten kalktığını veya en azından uygulanmadığını. Uygulanmadığının kanıtı; sipariş, fatura ve fiyat verilerinin kısıtlamayla çeliştiğini gösteren kayıtlardır. Sözleşme metnini tadil etmeden “biz zaten uygulamıyorduk” demek, ispat yükünü ağırlaştırır.

Kurul tarafında da aynı tarih önemlidir. Sona erme tarihinin geç belirlenmesi hem zamanaşımı savunmasını çürütür hem de ihlal süresinin uzaması yoluyla ceza oranını yükseltir. Bu nedenle tarih tartışması, dosyanın hem usulünü hem esasını aynı anda etkiler.

Sıkça Sorulan Sorular

Rekabet ihlallerinde zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Rekabet cezaları nispî nitelikte olduğundan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 20/3 uyarınca soruşturma zamanaşımı sekiz yıldır.

4054 sayılı Kanun’un kendi zamanaşımı hükmü yok mu?

Vardı; 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı. Bu, cezaları zamanaşımı dışına çıkarmaz; genel kanun olan 5326‘nın rejimine tabi kılar.

Ceza neden nispî sayılıyor?

4054 m. 16/3 cezayı yıllık gayrisafi gelirin yüzde onuna kadar, m. 16/1 ise binde biri oranında belirler. Sabit bir tutar değil, ciroya oranlanan bir cezadır.

Nispî olduğunun başka bir göstergesi var mı?

Evet. 5326 m. 17/7, idari para cezalarının yeniden değerleme oranında artırılacağını söyledikten sonra “Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz” der. Rekabet cezalarına yeniden değerleme uygulanmaması, tutarın zaten güncel ciroya oranlanmasındandır.

Maktu cezalarda süre kaç yıl?

m. 20/2 uyarınca cezanın miktarına göre beş, dört veya üç yıl. Rekabet cezaları bu kategoriye girmez.

Süre ne zaman işlemeye başlar?

m. 20/4 uyarınca kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle.

Sürekli ihlalde başlangıç nedir?

İhlalin sona erdiği gün. 2015’te başlayıp 2022’de biten bir kartelde süre 2015’ten değil 2022‘den işler.

Tekrarlanan ihlalde?

Başlangıç, aynı nitelikteki davranışın en son tekrarlandığı gündür.

“Anlaşma eski” demek yeterli mi?

Yeterli değildir. Kısıtlayıcı hüküm sözleşmede durduğu sürece ihlalin sürdüğü ileri sürülebilir. Savunmanın hükmün yürürlükten kalktığını veya en azından fiilen uygulanmadığını göstermesi gerekir.

Uygulanmadığı nasıl ispat edilir?

Sipariş, fatura ve fiyat verilerinin kısıtlamayla çeliştiğini gösteren kayıtlarla. Sözleşmeyi tadil etmeden “zaten uygulamıyorduk” demek ispat yükünü ağırlaştırır.

Zamanaşımı kesilir veya durur mu?

5326’da soruşturma zamanaşımını durduran veya kesen bir sebep yoktur. Buna karşılık Danıştay’ın istikrarlı uygulamasında idari yargıda geçen süre hesapta dikkate alınmamaktadır. Bu yaklaşım doktrinde kanunilik ilkesi bakımından eleştirilir.

O hâlde hesabı nasıl yapmalıyım?

İki senaryo üzerinden: lafzî hesap (kesintisiz sekiz yıl) ve Danıştay uygulamasına göre hesap (yargıda geçen süre hariç). Savunmanın gücü, ikinci hesapta da sürenin dolmasına bağlıdır.

Kanunilik itirazı nasıl kurulur?

Kanunda kesme-durma sebebi bulunmadığı ve kabahatler hukukunda kıyasla aleyhe sonuç doğurulamayacağı dilekçede açıkça ileri sürülmelidir.

Soruşturma zamanaşımı dolarsa ne olur?

m. 20/1 uyarınca kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. Dosya esasa girilmeden düşer.

Cezanın tahsili için ayrı bir süre var mı?

Evet, m. 21‘deki yerine getirme zamanaşımı. Bu süre cezanın verilmesini değil tahsilini engeller.

Yerine getirme zamanaşımı ne zaman başlar?

m. 21/4 uyarınca kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından. Bu kural 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle değişmiştir; eski metin “kesinleşme tarihinden” diyordu.

Fark ne kadar olabilir?

Bir yıla kadar. Şubat 2020’de kesinleşen bir cezada süre kesinleşme gününden değil 1 Ocak 2021‘den işler.

Yerine getirme zamanaşımı durur mu?

Evet. m. 21/5 uyarınca kanun hükmü gereği yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi hâlinde zamanaşımı işlemez. Kanun koyucu durma kurumunu düzenlemek istediği yerde açıkça düzenlemiştir.

Ödenmeyen ceza nasıl tahsil edilir?

Süresinde ödenmeyen idari para cezası 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.

Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa?

m. 20/5 uyarınca suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır. İhalede danışıklı hareket gibi hem rekabet ihlali hem suç oluşturabilen fiillerde bu kural gündeme gelir.

İhlalden zarar gören tazminat davasında süre nedir?

TBK m. 72 uyarınca zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl.

On yıl geçtiyse tazminat hakkım bitti mi?

Bitmemiş olabilir. TBK m. 72‘nin son cümlesi, tazminat ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o zamanaşımının uygulanacağını söyler. Fiilin suç niteliği ayrıca incelenmelidir.

İdari ceza zamanaşımına uğradı, tazminat da düşer mi?

Hayır. 4054 m. 57-58 kapsamındaki talep ayrı bir rejime tabidir ve üç katı tazminat imkânı saklıdır.

Kurul kararını beklemeli miyim?

İki risk birlikte yönetilmelidir: beklemek iki yıllık sürenin geç başlaması bakımından savunulabilir ama on yıllık azamî süre riskini kaldırmaz. Uzun dosyalarda dava açıp bekletici mesele talebinde bulunmak daha güvenli olabilir.

Sona erme tarihi neden bu kadar önemli?

İki şeyi aynı anda belirler: sekiz yıllık sayacın başlangıcını ve 4054 m. 16 kapsamında ceza hesabında dikkate alınan ihlal süresini. Tarihin geç belirlenmesi hem savunmayı çürütür hem ceza oranını yükseltir.

Karteldan zarar gördünüz, dava zamanaşımına mı uğradı?
Sürenin başlangıcı, davanın en çok tartışılan noktasıdır.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17, 20 ve 21; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 4, 6, 7, 9, 16, 17, 40-45, 57 ve 58; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72; 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun; 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun m. 37; 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun m. 33; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (danışıklık bakımından). İçtihat ve uygulama değişebileceğinden, somut dosyada güncel durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.


Post by Av. Fatma Öztürk