Norveç Varlık Fonu “Fail Değil Mağduruz” Dedi: Türkiye’deki Fon ve Manipülasyon Krizinde Yatırımcıların Hukuki Yolları 2026 — SPKn m.10 ve m.32’de Altı Aylık Süre, TBK m.49 Tazminat Davası, TTK Yönetici Sorumluluğu ve Ceza Davasına Katılma (CMK m.237)
25 Ekim 2026

Norveç Varlık Fonu “Fail Değil Mağduruz” Dedi: Türkiye’deki Fon ve Manipülasyon Krizinde Yatırımcıların Hukuki Yolları 2026 — SPKn m.10 ve m.32’de Altı Aylık Süre, TBK m.49 Tazminat Davası, TTK Yönetici Sorumluluğu ve Ceza Davasına Katılma (CMK m.237)

English version (İngilizce sürüm): Norway’s Wealth Fund and Turkey’s Market Manipulation Crisis: What Turkish Law Offers Foreign Institutional Investors

Norveç Varlık Fonu’nu yöneten Norges Bank Investment Management (NBIM), 22 Ekim 2026’da Türkiye’deki fon krizinden zarar gören yatırımcılar arasında olduğunu ve Türkiye’deki hisse senedi pozisyonları ile bu pozisyonları yöneten dış portföy yöneticilerini incelemeye aldığını açıkladı. Fonun 30 Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 20,4 milyar Norveç kronu (yaklaşık 2,2 milyar dolar) tutarında hissesi vardı; bunun yaklaşık 2 milyar kronluk (yaklaşık 208 milyon dolar) kısmı, sonradan manipülasyon soruşturmasına konu olan on şirketteydi. Sosyal medyada dolaşan “Norveç Varlık Fonu Türkiye’de 200 milyon dolar batırdı ve Norveç halkından özür diledi” cümlesi kamuya açık bilgilerle örtüşmüyor: 208 milyon dolar kesinleşmiş bir zarar değil, Haziran sonundaki pozisyon değeri; fonun özür dilediğine dair bir açıklama da yok. Fonun mesajı tam tersine kendisinin zarar gören taraf olduğudur. Bu yazı, aynı hisselerde zarar eden Türk ve yabancı yatırımcıların başvurabileceği hukuki yolları açıklıyor: 6362 sayılı SPKn m.10 ve m.32’deki izahname ve kamuyu aydınlatma sorumluluğu ve bu davalardaki altı aylık zamanaşımı, TBK m.49, m.61 ve m.72’ye dayanan haksız fiil davası, TTK m.549-561’deki yönetici ve denetçi sorumluluğu ve CMK m.237’ye göre ceza davasına katılma. Bilgiler 25 Ekim 2026 itibarıyladır. Bilgi ve değerlendirme için: 0554 648 37 15.

Haber ne diyor, ne demiyor?

NBIM CEO Yardımcısı Trond Grande, 22 Ekim 2026 Perşembe günü, fonun üçüncü çeyrek sonuçlarının açıklandığı gün gazetecilerle yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye’deki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı. Bloomberg’in aktardığına göre Grande, fonun Türkiye’de fail olmaktan çok mağdur konumunda olduğunu söyledi; sorun ortaya çıktığında yatırımların gözden geçirildiğini, Türkiye’deki hisse pozisyonlarının ve fon adına çalışan dış portföy yöneticilerinin incelendiğini belirtti. İncelemenin sonucunu, zarar tutarını ve herhangi bir dava ya da şikâyet kararını açıklamadı.

Türkiye’de ve yurt dışında dolaşan rakamlar farklı şeyleri ölçüyor. Hukuki değerlendirme yapılmadan önce bunların ayrılması gerekir:

Haberlerde geçen rakamlar ve neyi ölçtükleri

RakamNeyi ölçüyor?KaynakNeyi ölçmüyor?
20,4 milyar Norveç kronu (yaklaşık 2,2 milyar dolar)Fonun 30 Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’deki tüm hisse yatırımlarının değeri; fonun toplam büyüklüğünün yaklaşık binde biriNBIM’in yarıyıl portföy verisi, Bloomberg ve Türk basınıZarar değildir; yalnızca soruşturmaya konu şirketlerle sınırlı değildir
Yaklaşık 2 milyar kron (yaklaşık 208 milyon dolar)Sonradan manipülasyon soruşturmasına konu olan on şirketteki payların 30 Haziran 2026 değeriBloomberg, 30 Eylül 2026; Euronews TürkçeKesinleşmiş veya gerçekleşmiş bir zarar değildir
300 milyon dolar üzeri (yaklaşık 15 milyar TL, yüzde 15,6 civarı)Haziran pozisyonları değişmeden tutulmuş olsaydı Türkiye portföyünün 30 Haziran-22 Ekim arasında uğrayacağı tahmini değer kaybıTürkiye Today’in kapanış fiyatlarıyla yaptığı kendi hesaplamasıNBIM verisi değildir; soruşturma dışındaki şirketlerdeki olağan piyasa düşüşünü de içerir
Üç şirketDüzenleyici kurumların 2025’te manipülasyon tespit ettiği hâlde fonun portföyünde tutmaya devam ettiği Türk hisseleriBloomberg, Ekim 2026 başıFon hakkında bir kusur tespiti değildir

Hukuken önem taşıyan iki ayrıntı daha var. Birincisi, Bloomberg’e göre fon Temmuz 2026’da, daha sonra soruşturmanın kapsamına giren bir aracı kurumun aracılık ettiği bir halka arza katıldı. Halka arzda pay alan yatırımcı için izahname sorumluluğu kuralları devreye girer; bu kurallar borsada olağan alım satımda aynı şekilde işlemez. İkincisi, fonun Türkiye’deki yatırımlarının bir kısmı dış portföy yöneticileri eliyle yürütülüyordu ve fon kriz öncesinde, SPK’nın bir yöneticisine uygunsuz işlem nedeniyle ceza verdiği bir Türk kuruluşla yollarını ayırmıştı. Bu iki husus, hangi yolların açık olduğunu ve kime karşı kullanılabileceğini belirler.

Kısaca: Fon bir zarar tutarı açıklamadı, özür dilemedi ve dava açtığını duyurmadı. Yaptığı şey, zarar gördüğünü kamuya söylemek ve pozisyonlarını incelemeye almak oldu. NBIM’in yayımladığı hukuki çıkarların korunması politikasına göre fon, şirketin, yönetiminin veya danışmanlarının açıkça tazminat sorumluluğu doğuran eylemleri, zararın büyüklüğü, güçlü hukuki dayanak, yeterli delil ve davalının ödeme gücü bulunduğunda doğrudan dava yolunu değerlendiriyor. Türk hukukunda bu sorulara bir tane daha eklenir: Süre ne zaman doluyor?

Krizin hukuki kronolojisi

Eylül-Ekim 2026: temel tarihler

TarihGelişmeHukuki önemi
Eylül 2026 ortasıBazı yatırım fonları geri alım taleplerini karşılayamadı; Borsa İstanbul’da yoğun satış baskısı başladıSoruşturmaya konu paylarda fiyatların çöktüğü dönem; SPKn m.32/4’teki “gerçeğe uygun bilginin ortaya çıkması” tartışmasının başlangıcı
17 Eylül 2026SPK, yedi portföy yönetim şirketinin 131 fonunu işleme kapattı ve tasfiyesine karar verdi; fonlarda 455 binin üzerinde yatırımcı vardıFon katılma payı sahipleri için tasfiye rejimi; idari yargı süreleri
Eylül-Ekim 2026SPK haftalık bültenlerinde belirli paylarla ilgili çok sayıda kişi hakkında suç duyurusu ve iki yıllık işlem yasakları; savcılık soruşturması ve tutuklamalarSPKn m.115 uyarınca soruşturma Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır; bültenler delil haritasıdır
22 Ekim 2026TBMM Genel Kurulu, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanunu kabul etti (7596 sayılı); aynı gün NBIM açıklamasıKanun fon yatırımcılarına yöneliktir; 25 Ekim 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır

7596 sayılı Kanun, basına yansıyan metne göre yalnızca SPK’nın 17 Eylül 2026’da tasfiyesine karar verdiği ve kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış fonlara uygulanır ve diğer fonlar için genel bir tasfiye ve sorumluluk rejimi kurmaz. Fon katılma payı sahiplerine yatırımcı ve fon başına 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme öngörür; SPK’nın fonlarla birlikte piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediğini ya da fonlarla birlikte hareket ettiğini tespit ettiği kişilere ödeme yapılmasını yasaklar; fon zararından önce portföy yönetim şirketini, tahsil edilemeyen kısımdan ise SPK’nın tespit ettiği kişileri şahsen sorumlu tutar ve tahsilatı TMSF’ye bırakır. Kanunun ayrıntıları için 7596 sayılı Fon Kanunu yazımıza bakılabilir.

Fon yatırımcısı mı, hissedar mı? Hukuki konum farkı

Kriz hakkındaki Türkçe içeriğin büyük bölümü, tasfiye edilen 131 fondan birinde katılma payı bulunan bireysel yatırımcılara yöneliktir. Norveç Varlık Fonu gibi bir kurumun konumu farklıdır: Fonun maruziyeti, borsada veya halka arzda alınan ve saklamacılar aracılığıyla tutulan halka açık şirket paylarındadır. Manipülasyonun ortaya çıkmasıyla bu payların fiyatı düştüğünde zarar, tasfiye edilen bir fonun içinde değil, doğrudan pay sahibinin portföyünde doğmuştur. Aynı durum, aynı paylarda doğrudan hisse tutan Türk bireysel ve kurumsal yatırımcılar için de geçerlidir.

Fon katılma payı sahibi ile pay sahibi (hissedar) arasındaki farklar

SoruTasfiye edilen fonda katılma payı sahibiManipülasyona konu şirkette pay sahibi
Temel mevzuatSPK’nın 17 Eylül 2026 tasfiye kararları ve 7596 sayılı KanunSPKn m.10 ve m.32; TBK m.49, 61, 72; TTK m.549-561; CMK m.234 ve 237
Kim öder?Fonun tasfiye varlığı; sonra portföy yönetim şirketi ve SPK’nın tespit ettiği kişiler (TMSF eliyle)İhraççı, kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar, sorumluluk sınırları içinde aracı kurum ve rapor hazırlayanlar, manipülasyonu yapanlar
Dava açmak gerekir mi?Ödemeler tasfiye yoluyla yapılır; dava eksik ödeme veya uyuşmazlık için gerekirEvet; kendiliğinden ödeme yoktur, her yatırımcı tek başına veya birlikte talepte bulunmalıdır
En kısa süreSPK işlemlerine karşı idari yargı süreleriKamuyu aydınlatma belgelerinden doğan taleplerde zararın doğumundan itibaren altı ay (SPKn m.32/6)

Hissedarın başvurabileceği beş hukuki yol

Bu yollar birbirinin alternatifi değildir. Uygulamada birkaçı birlikte kullanılır; hangisinin ağırlık kazanacağını her ihraççıdaki olgular, davalıların kimliği ve ödeme gücü ve hepsinden önemlisi süreler belirler.

Beş yol bir bakışta

YolDayanakKime karşı?SüreAna zorluk
1. İzahname sorumluluğu (halka arzda alınan paylar)SPKn m.10 ve m.32Önce ihraççı; tahsil edilemezse halka arz edenler, lider aracı kurum, varsa garantör ve yönetim kurulu üyeleri kusurlarına göre; rapor hazırlayanlarZararın doğumundan itibaren altı ay (m.32/6)İzahnamenin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğunun ispatı
2. Kamuyu aydınlatma belgelerinden sorumluluk (KAP açıklamaları, finansal raporlar)SPKn m.32Belgeleri imzalayanlar ve adına imzalanan tüzel kişiler müteselsilen; denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşlarıAltı ay (m.32/6)m.32/3 ve m.32/5’teki savunmalar
3. Manipülasyonu yapanlara karşı haksız fiil davasıTBK m.49, 50, 61, 72; SPKn m.107Fiile katılan her kişi, müteselsilenÖğrenmeden itibaren iki yıl, fiilden itibaren on yıl; daha uzun ceza zamanaşımı varsa oZarar ve illiyetin ispatı; şahıslardan tahsil
4. Ceza davasına katılmaSPKn m.115; CMK m.234 ve 237Kovuşturmadaki sanıklarİlk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadarMahkemenin yatırımcıyı suçtan zarar gören kabul etmesi; tazminat yine hukuk mahkemesinde istenir
5. Yönetici ve denetçi sorumluluğuTTK m.549, 553, 554, 557, 560, 561Belge ve beyanları düzenleyenler, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, denetçilerÖğrenmeden itibaren iki yıl, fiilden itibaren beş yıl; daha uzun ceza zamanaşımı varsa oKusur ve doğrudan zararın ispatı

Soruşturmaya konu paylarda zarar mı ettiniz?

Hangi payları hangi tarihlerde aldığınızı ve sattığınızı, aracı kurum ekstrenizi WhatsApp üzerinden iletin. Hangi yolun size açık olduğunu ve aleyhinize işleyen süreleri birlikte değerlendirelim. İngilizce yazışabiliriz. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İzahname ve kamuyu aydınlatma sorumluluğu: SPKn m.10 ve m.32

Manipülasyon davaları çoğunlukla ceza davası olarak konuşulur. Tazminat almak isteyen yatırımcı için ise en etkili hukuk yolu çoğu zaman manipülasyonu yapan kişilere karşı değil, kamuyu aydınlatma belgelerindeki yanlışlığa dayanan taleptir. Fiyatı desteklemek için gerçeğe aykırı bir izahname, karşılığı olmayan sözleşme, sipariş veya kapasite artışı açıklamaları ya da şirketi olduğundan güçlü gösteren finansal tablolar kullanılmışsa, SPKn m.10 ve m.32 ihraççıya, yöneticilerine ve danışmanlarına karşı yol açar. Bu kişilerin kimliği bellidir ve ödeme güçleri manipülasyonu yapan şahıslara göre çoğu zaman daha yüksektir.

SPKn m.10/1’e göre izahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan ihraççılar sorumludur. Zararın ihraççıdan tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör ve ihraççının yönetim kurulu üyeleri, kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumludur. m.10/2’ye göre bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi izahnamede yer alan raporları hazırlayanlar da raporlarındaki yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden sorumludur.

SPKn m.32 kapsamı genişletir. m.10’da sorumlu tutulan kişiler ile izahname, pay alım tekliflerinde hazırlanan bilgi formu, özel durum açıklaması, birleşme ve bölünme duyuru metinleri, borsada işlem görme duyurusu ve finansal raporlar gibi kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler, belgelerdeki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumludur (m.32/1). Denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi rapor hazırlayanlar da sorumludur (m.32/2).

Maddenin diğer fıkraları davanın seyrini belirler:

  • Kişisel savunma (m.32/3): Bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğunu bilmediğini ve bu bilgisizliğin kastından veya ağır ihmalinden kaynaklanmadığını ispat eden kişi sorumlu olmaz. İspat yükü davalıdadır.
  • İlliyet karinesi (m.32/4): Yanlış izahnamenin geçerlilik süresi boyunca veya diğer belgelerin kamuya açıklanmasından hemen sonra ilk halka arzdan ya da borsadan alınan ve gerçeğe uygun bilginin ortaya çıkmasından hemen sonra borsada satılan araçlarda yatırımcının malvarlığında zarar doğmuşsa, belge ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır.
  • Ret sebepleri (m.32/5): Alım veya satımın belgeye dayanmaması, bilgilerin yanlış olduğunun bilinmesine rağmen işlem yapılması, düzeltmenin yatırım kararından önce ilan edilmiş olması ve bilgiler doğru olsaydı dahi yatırımcının zarara uğrayacak olması hâllerinde talep reddedilir.
  • Sorumsuzluk kayıtları geçersizdir (m.32/7): Bu sorumluluğu hafifleten ya da kaldıran anlaşmalar, hüküm veya ifadeler geçersizdir.

Ayrıca SPKn m.6/1 uyarınca izahnamenin onaylanması, izahnamedeki bilgilerin doğru olduğunun Kurulca tekeffülü anlamına gelmez ve bir tavsiye olarak da kabul edilemez. Davalıların “izahnameyi SPK onayladı” savunması bu nedenle sorumluluğu kaldırmaz. Konunun İngilizce ayrıntılı şerhi Prospectus and Disclosure Liability in Turkey yazımızdadır.

KAP özel durum açıklamaları da kamuyu aydınlatma belgesidir. Fiyatı desteklemek için yeni sözleşme, sipariş, kapasite artışı veya ortaklık açıklamalarının kullanıldığı düzenlerde, bu açıklamalar, tarihleri ve imzalayanları davanın omurgasını oluşturur. Finansal raporlarda ise SPKn m.14/2 uyarınca ihraççı ile kusurlarına göre yönetim kurulu üyeleri sorumludur; yönetim kurulunun finansal tabloları kabul eden ayrı bir karar alması ve hazırlayan yöneticiler ile sorumlu yönetim kurulu üyelerinin doğruluk beyanı vermesi zorunludur.

Altı aylık süre: SPKn m.32/6

Bu yazının en önemli cümlesi SPKn m.32/6’dır: Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi, dördüncü fıkradaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar. Süre, sorumlunun öğrenildiği tarihten değil, zararın doğduğu tarihten başlar. Gerçeğe uygun bilgi ortaya çıktıktan sonra borsada satış yapan yatırımcı için başlangıç çoğu zaman satış tarihi olacaktır. Yalnızca örnek olarak: 25 Eylül 2026’da doğan bir zarar için süre 25 Mart 2027’de dolar. Payları elinde tutmaya devam eden yatırımcıda başlangıç tarihi ayrıca değerlendirilmelidir; ihtiyatlı planlama, bir mahkemenin benimseyebileceği en erken tarihi esas alır.

Süreyi zamanında durdurmak için kullanılabilecek araçlar şunlardır:

  • Arabuluculuk: Dava ticari dava niteliğindeyse ve konusu bir miktar paraysa, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m.18/A-15). Arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır; süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
  • Kısmi dava ve artırım: 16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre, alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Aynı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece zarar tam hesaplanmadan dava açılarak süre kesilebilir ve peşin harç makul tutulabilir.
  • Birlikte dava: Davaların temelini oluşturan vakıalar ve hukuki sebepler aynı veya birbirine benzer olan yatırımcılar ihtiyari dava arkadaşı olarak birlikte dava açabilir (HMK m.57/1-c); davalar birbirinden bağımsız kalır (m.58).

Yatırımcı aleyhine işleyen süreler

Talep veya işlemSüreDayanakNot
İzahname ve kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminatm.32/4’teki zararın doğumundan itibaren altı aySPKn m.32/6En kısa süre; Eylül-Ekim 2026 zararlarında Mart-Nisan 2027’de dolabilir
Manipülasyonu yapanlara karşı haksız fiil davasıZararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl; her hâlde fiilden itibaren on yılTBK m.72/1Sorumlunun öğrenilmesi SPK bülteni veya iddianame ile olabilir
Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsaCeza zamanaşımı; beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda sekiz yılTBK m.72/1; TCK m.66/1-e; SPKn m.107Piyasa dolandırıcılığının cezası üç yıldan beş yıla kadar hapistir
Kurucu, yönetici ve denetçilere karşı TTK davasıÖğrenmeden itibaren iki yıl; fiilden itibaren beş yıl; daha uzun ceza zamanaşımıTTK m.560Şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açılabilir (m.561)
Ceza davasına katılmaİlk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadarCMK m.237/1Kanun yolunda ilk kez katılma istenemez

Daha uzun sürelere güvenilebilir mi? TBK ve TTK yolları daha uzun zamanaşımı süreleri içerir. Ancak SPKn m.32/6’daki özel altı aylık süre geçtikten sonra aynı olgulara dayanarak bu yollara gidilip gidilemeyeceği, davanın üzerine kurulmaması gereken tartışmalı bir sorudur. İhtiyatlı yol, altı ay içinde m.32’ye dayanarak dava açmak ve diğer hukuki sebepleri terditli olarak ileri sürmektir.

Manipülasyonu yapanlara karşı tazminat davası

Zarar yanlış bir belgeden değil manipülatif işlemlerden doğmuşsa, talep haksız fiile dayanır. TBK m.49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Piyasa dolandırıcılığı SPKn m.107’de suç olarak düzenlendiğinden, olgular ispatlandığında fiilin hukuka aykırılığı kolayca ortaya konur.

SPKn m.107/1’e göre sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır; adli para cezası suçla elde edilen menfaatten az olamaz. m.107/2’ye göre fiyatları, değerleri veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kasım 2025’te basına yansıyan bir değişiklik taslağı bu cezaların artırılmasını öngörüyordu; mevzuat.gov.tr’deki güncel metinde yukarıdaki cezalar yer almaktadır.

Haksız fiil davasında üç kural öne çıkar:

  • İspat ve zararın belirlenmesi (TBK m.50): Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat eder. Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun olarak belirler.
  • Müteselsil sorumluluk (TBK m.61): Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdiklerinde veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olduklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Yatırımcı tüm zararı, ödeme gücü olan sorumludan isteyebilir.
  • Zamanaşımı (TBK m.72): Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl; tazminat daha uzun ceza zamanaşımı öngörülen bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır.

Etkin pişmanlık ödemesi yatırımcıya gitmez. SPKn m.107/3’e göre işlem bazlı piyasa dolandırıcılığını işleyen kişi, beş yüz bin TL’den az olmamak üzere elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı tutarı Hazineye öderse cezası kaldırılır veya indirilir. Bu ödeme Hazineye yapılır, yatırımcının tazminat talebini ortadan kaldırmaz. Ancak dosyada yer alması, tazminat davasında önemli bir olgu olur.

Ceza soruşturması ve kovuşturmasında yatırımcının yeri

SPKn m.115/1 uyarınca bu Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır ve bu başvuru muhakeme şartıdır. Başvuru üzerine kamu davası açılırsa iddianamenin kabulüyle birlikte bir örneği Kurula tebliğ edilir ve Kurul katılan sıfatını kazanır (m.115/2). Kovuşturmaya yer olmadığı kararına Kurul itiraz edebilir (m.115/4). 2026 manipülasyon dosyalarının her biri bu nedenle SPK bülteninde yayımlanan bir suç duyurusu kararıyla başlar. Ayrıntılar için sermaye piyasası suçlarında Kurul başvurusu yazımıza bakılabilir.

Yatırımcının kendi konumu CMK’ya tabidir. Soruşturma evresinde mağdur ve şikâyetçi delillerin toplanmasını isteyebilir, soruşturmanın gizliliğini ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteyebilir (CMK m.234). Kamu davası açıldıktan sonra mağdur ve suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılabilir (m.237/1); kanun yolunda ilk kez katılma istenemez (m.237/2). Borsada işlem yapan bir yatırımcının piyasa dolandırıcılığı suçundan zarar gören sayılıp sayılmayacağına somut olayda mahkeme karar verir; Kurulun katılması yatırımcının kendi katılma talebinin yerini tutmaz. Bu konunun ayrıntıları sermaye piyasası suçlarında katılan ve mağdur hakları yazımızdadır. Yabancı yatırımcılar için İngilizce rehber: Joining a Criminal Case in Turkey as a Foreign Investor.

Ceza davası yatırımcıya tazminatı vermez; tazminat hukuk mahkemesinde istenir. Ancak ceza dosyası, Türk usul hukukunda başka yoldan elde edilmesi güç olan delillere erişim sağlar. Bunun yanında soruşturmada şüphelilerin taşınmaz, hak ve alacaklarına elkonulabilir (CMK m.128) ve bunların yönetimi için kayyım atanabilir (m.128/10); suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiği hususunda kuvvetli şüphe varsa şirket yönetimi için kayyım atanabilir (m.133). TCK m.55/1’e göre kazanç müsaderesine karar verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir; bu kural, elkonulan varlıklar üzerinde mağdurlar lehine önemli bir dayanaktır. Elkonulan malların fon mağdurlarına nasıl döneceği ayrı bir yazımızda ele alınmıştır.

Yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler: TTK yolları

SPKn m.10 ve m.32’nin yanında Türk Ticaret Kanunu da sorumluluk yolları içerir. TTK m.549’a göre şirketin kuruluşu, sermaye artırımı ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte veya gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmasından ve diğer kanuna aykırılıklardan doğan zararlardan belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurları varsa bunlara katılanlar sorumludur. Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederlerse şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumludur (m.553). Finansal tabloları denetleyen denetçiler de görevlerinde kusurlu davranırlarsa aynı kişilere karşı sorumludur (m.554). Birden çok kişi aynı zarardan sorumluysa her biri kusuruna ve durumun gereklerine göre zarar kendisine yükletilebildiği ölçüde müteselsilen sorumludur; davacı birden çok sorumluyu zararın tamamı için birlikte dava edebilir (m.557).

Bu davalar, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde fiilden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; fiil Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabiyse o süre uygulanır (m.560). Sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir (m.561). Pay sahibi şirketin uğradığı zarar için ancak tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir (m.555/1); yanlış bilgiyle pay almaktan veya tutmaktan doğan zarar ise yatırımcının kendi doğrudan zararıdır. Denetçi sorumluluğu için bağımsız denetim kuruluşunun sorumluluğu yazımıza bakılabilir.

Dava masrafı, harç ve kısmi dava

Konusu para olan davalarda karar ve ilam harcı, hüküm altına alınan değer üzerinden binde 68,31 oranındadır; bunun dörtte biri dava açılırken peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/a ve (1) sayılı tarife). Büyük tutarlı taleplerde peşin harç bile yüksek bir rakama ulaşır. HMK m.109’daki kısmi dava ve 7589 sayılı Kanunla eklenen bir defalık artırım imkânı, zararın bir kısmı için dava açıp o kısmın peşin harcını ödeyerek zamanaşımını kesmeye ve talebi sonradan artırmaya imkân verir.

Bir yatırımcı davasında masraf kalemleri

KalemKuralDayanak
Karar ve ilam harcıBinde 68,31; dörtte biri peşinHarçlar Kanunu m.28/a ve (1) sayılı tarife
Kısmi dava ve artırımBir defaya mahsus artırım, tahkikat sonuna kadar; zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılırHMK m.109/1 ve 4
ArabuluculukTicari parasal taleplerde dava şartı; zamanaşımı dururTTK m.5/A; 6325 s.K. m.18/A-15
Avukatlık ücretiYazılı sözleşmeyle serbestçe; asgari ücret tarifesinin altında olamaz; dava değerinin yüzdesi olarak kararlaştırılırsa yüzde yirmi beşi aşamazAvukatlık Kanunu m.163 ve 164
Gider ve delil avansı; uzman görüşüDavacı harç ile gider avansını dava açarken yatırır; her tarafın ikamesini istediği delil için mahkemenin belirlediği delil avansı ayrıca ödenir; taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alabilirHMK m.120, 324 ve 293

Harç ve masrafı karşılayamayacak durumdaki yatırımcılar için adli yardım imkânı fon mağduru adli yardım alabilir mi yazımızda anlatılmıştır.

Yabancı yatırımcı için ek konular

Norveç Varlık Fonu gibi yabancı bir kurum, Türk yatırımcıyla aynı haklara sahiptir; ancak birkaç usul kuralına ayrıca hazırlanmalıdır:

  • Teminat: Türk mahkemesinde dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; mahkeme karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar (MÖHUK m.48). Norveç ve Türkiye, 1 Mart 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraftır; Sözleşmenin 17. maddesi, akit devletlerden birinde yerleşik akit devlet vatandaşlarından yalnızca yabancı oldukları için teminat istenmesini yasaklar.
  • Vekâletname: Avukat, noterce düzenlenen veya onaylanan vekâletname aslını ya da onaylı örneğini dosyaya koymak zorundadır (HMK m.76). Yurt dışında düzenlenen vekâletname, 1961 tarihli Apostil Sözleşmesi’ne taraf ülkelerde apostil şerhiyle kullanılabilir; yeminli Türkçe tercümesi eklenir. Sulh, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma, feragat ve tevkil gibi yetkiler vekâletnamede açıkça yazılmalıdır (HMK m.74). Arabuluculuk yetkisi bulunmayan bir vekâletnameyle ticari alacak davasının zorunlu ilk adımı atılamaz.
  • Temsil: Türk mahkemelerinde dava açmak ve takip etmek baroda yazılı avukatlara aittir (Avukatlık Kanunu m.35); Türkiye’de kurulan yabancı avukatlık ortaklıkları yalnızca yabancı hukuk ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık verebilir (m.44).
  • Uygulanacak hukuk: Haksız fiilden doğan borçlar fiilin işlendiği ülke hukukuna tabidir; fiil ile zarar farklı ülkelerde gerçekleşmişse zararın meydana geldiği ülke hukuku uygulanır; daha sıkı ilişkili bir ülke varsa onun hukuku uygulanır ve taraflar fiilden sonra hukuk seçebilir (MÖHUK m.34). Borsa İstanbul’da işlem gören paylar ve Türk mevzuatına göre yayımlanan belgeler söz konusu olduğunda Türkiye ile bağlantı güçlüdür; ancak bu husus dava dilekçesinde ele alınmalıdır.

Yabancı kurumların temsil kuralları İngilizce olarak Representing Foreign Institutional Investors in Turkish Capital Markets Disputes sayfamızda açıklanmıştır. Tasfiye edilen fonlardaki yabancı yatırımcılar için ise Türkiye’de tasfiye edilen fonlar: yabancı yatırımcılar ve şirketler için rehber yazımız hazırlanmıştır.

İlk 30 gün için kontrol listesi

  1. Ocak 2025’ten itibaren alınan Türk paylarını ihraççı bazında, alış ve satış tarihleri ile fiyatlarıyla listeleyin; aracı kurum ekstrelerini ve işlem onaylarını saklayın.
  2. Her ihraççı için SPK bültenlerindeki suç duyurusu ve işlem yasağı kararlarını, varsa halka arz izahnamesini, KAP özel durum açıklamalarını ve finansal raporları tarihleriyle eşleştirin.
  3. Her pozisyon için m.32/4’teki zararın doğabileceği en erken tarihi belirleyin ve altı ay sonrasını takvime işleyin.
  4. İhraççı, yönetim kurulu üyeleri, lider aracı kurum, denetçi ve değerleme kuruluşları ile malvarlığına elkonulan şüphelilerin ödeme gücünü değerlendirin.
  5. Zararın genel piyasa düşüşünden ayrılabilen kısmını bir uzman analiziyle hesaplatın.
  6. Ceza soruşturmasında delil toplanması ve belge örneği talebinde bulunmayı, iddianame kabul edildiğinde davaya katılmayı değerlendirin.
  7. Vekâletnameyi arabuluculuk ve sulh yetkilerini de içerecek şekilde hazırlatın.
  8. Aynı ihraççıda zarar eden diğer yatırımcılarla birlikte dava imkânını değerlendirin (HMK m.57).
  9. Arabuluculuk başvurusunu ve gerekirse kısmi davayı süre dolmadan yapın.

Sık yapılan hatalar

  • İki yıllık süreye güvenmek: İzahname ve kamuyu aydınlatma belgelerine dayanan taleplerde süre zararın doğumundan itibaren altı aydır.
  • Ceza davasının sonucunu beklemek: Bu kapsamdaki ceza davaları yıllar sürebilir; hukuk davasındaki süreler kesilmez veya durmazsa işlemeye devam eder.
  • Fon kanununu tazminat düzeni sanmak: 7596 sayılı Kanun tasfiye edilen fonların katılma payı sahiplerine yöneliktir; manipülasyona konu şirketlerin pay sahiplerine bir tazmin mekanizması kurmaz.
  • Yalnızca göz önündeki kişileri dava etmek: İhraççı, yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve değerleme kuruluşları m.10 ve m.32’ye göre sorumlu olabilir ve ödeme güçleri daha yüksektir.
  • Tüm piyasa düşüşünü talep etmek: Mahkeme yalnızca yanlış bilginin veya manipülasyonun neden olduğu zararı hükmeder; genel piyasa düşüşünü değil.
  • Düzeltme açıklamalarını gözden kaçırmak: Yatırım kararından önce ilan edilen bir düzeltme talebi düşürür (m.32/5-c); KAP arşivi işlem saatleriyle birlikte satır satır kontrol edilmelidir.

Altı aylık süre işliyor olabilir

Pozisyonlarınızı SPK’nın suç duyurusu kararları ve ilgili kamuyu aydınlatma belgeleriyle eşleştirip en erken süre tarihini ve ödeme gücü olan sorumluları birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Sıkça sorulan sorular

Norveç Varlık Fonu Türkiye’de 200 milyon dolar mı kaybetti?

Kesinleşmiş bir rakam yoktur. Yaklaşık 208 milyon dolar, fonun sonradan soruşturmaya konu olan on şirketteki paylarının 30 Haziran 2026 itibarıyla değeridir. NBIM bir zarar tutarı açıklamamıştır. Türkiye Today’in kendi hesaplamasına göre fonun tüm Türkiye portföyü 30 Haziran-22 Ekim arasında 300 milyon doların üzerinde değer kaybetmiştir; bu NBIM verisi değildir.

Norveç Varlık Fonu Norveç halkından özür diledi mi?

Böyle bir açıklama bulunmuyor. Fonun CEO Yardımcısı 22 Ekim 2026’da fonun fail olmaktan çok mağdur olduğunu söylemiş ve Türkiye’deki pozisyonlar ile dış portföy yöneticilerinin incelendiğini belirtmiştir.

Aynı hisselerde zarar eden Türk yatırımcı tazminat isteyebilir mi?

Evet. Yanlış veya yanıltıcı izahname ve kamuyu aydınlatma belgeleri için SPKn m.10 ve m.32, manipülasyonu yapanlar için TBK m.49, m.61 ve m.72, yönetici ve denetçiler için TTK m.549-561 yolları açıktır; ceza davasına da CMK m.237’ye göre katılma talep edilebilir.

Dava açma süresi ne kadar?

Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan taleplerde süre, SPKn m.32/4’teki zararın doğduğu tarihten itibaren altı aydır (m.32/6). Haksız fiil davalarında süre öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır (TBK m.72).

7596 sayılı Fon Kanunu hissedarlara ödeme yapıyor mu?

Hayır. Kanun, SPK’nın 17 Eylül 2026’da tasfiyesine karar verdiği fonlar ve bu fonların katılma payı sahipleri içindir. Manipülasyona konu şirketlerin pay sahipleri SPKn, TBK ve TTK’daki genel yollara başvurmalıdır. Kanun 25 Ekim 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır.

İzahnameyi SPK onayladıysa şirket sorumluluktan kurtulur mu?

Hayır. İzahnamenin onaylanması, bilgilerin doğru olduğunun Kurulca tekeffülü anlamına gelmez (SPKn m.6/1). Sorumluluğu hafifleten veya kaldıran kayıtlar da geçersizdir (m.32/7).

Yatırımcı illiyet bağını ispat etmek zorunda mı?

Belirli durumlarda hayır. Yanlış izahnamenin geçerlilik süresinde veya yanlış bir açıklamanın hemen ardından alınan ve gerçeğe uygun bilgi ortaya çıktıktan hemen sonra borsada satılan araçlarda illiyet bağı kurulmuş sayılır (m.32/4). Davalı m.32/5’teki ret sebeplerini ileri sürebilir.

Ceza davasına katılmak tazminat almak için yeterli mi?

Hayır. Ceza davası tazminata hükmetmez; tazminat hukuk mahkemesinde istenir. Ancak katılma, delillere erişim, delil sunma ve kanun yoluna başvurma imkânı verir (CMK m.234, 237).

Birden fazla yatırımcı birlikte dava açabilir mi?

Evet. Davaların temelini oluşturan vakıalar ve hukuki sebepler aynı veya birbirine benzer olan yatırımcılar ihtiyari dava arkadaşı olarak birlikte dava açabilir (HMK m.57/1-c); her yatırımcının davası bağımsız kalır (m.58).

İlgili Rehberler

Önemli not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve belirli bir yatırımcının durumu, talebi veya süresi hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz; yatırım tavsiyesi değildir. Bilgiler 25 Ekim 2026 itibarıyladır. NBIM’e atfedilen açıklamalar, 22 Ekim 2026 tarihli telefon görüşmesine ilişkin basın haberlerine ve fonun hukuki çıkarların korunmasına ilişkin politika belgesine dayanır; portföy rakamları Bloomberg, Euronews Türkçe ve Türkiye Today’in aktardığı rakamlardır. Soruşturmalar sürmektedir; suç duyurusu veya tutuklama mahkûmiyet değildir ve masumiyet karinesi geçerlidir. 7596 sayılı Kanun TBMM’de kabul edilmiş, ancak bu tarih itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır; açıklamalar basına yansıyan metne dayanır. Dayanılan mevzuat: 6362 sayılı SPKn m.6, 10, 14, 32, 104, 106, 107, 115; 6098 sayılı TBK m.49, 50, 61, 72; 6102 sayılı TTK m.5/A, 549, 553, 554, 555, 557, 560, 561; 5237 sayılı TCK m.55, 66; 5271 sayılı CMK m.128, 133, 234, 237; 6100 sayılı HMK m.57, 58, 74, 76, 107 (7589 s.K. ile mülga), 109, 120, 293, 324; 5718 sayılı MÖHUK m.34, 48; 6325 sayılı Kanun m.18/A; 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28 ve (1) sayılı tarife; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35, 44, 163, 164; 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi; 1961 tarihli Apostil Sözleşmesi.

Post by Av. Fatma Öztürk