28 Ekim 2026

Çocuk İstememek veya Kısırlık Boşanma Sebebi mi? Kusur, Tedavi, Kürtaj ve Tazminat (TMK 166, 185)

Kısırlık bir hastalıktır, kusur değildir; tek başına boşanma sebebi de sayılmaz. İkincil kaynakta aktarıldığı şekliyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “kısırlık” olgusunun dahi tek başına bir boşanma nedeni olmadığını belirtmiştir. Buna karşılık evlilikte çocuk sahibi olma konusundaki davranışlar kusur değerlendirmesine girer: Yargıtay, eşinden çocuk istemeyen, tedaviyi reddedip evi terk eden, eşini kürtaja zorlayan veya çocuk konusunda baskı uygulayan eşi kusurlu ya da daha ağır kusurlu saymıştır. Eşinden habersiz gebeliği sonlandırma veya habersiz doğum kontrolü de kusur değerlendirmesine konu olmuş; ancak sonuç, diğer eşin davranışlarına, ispata ve olayın affedilip affedilmediğine göre değişmiştir. Kanunda bu durumlar için özel bir sebep yoktur; dava evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (TMK m.166/1) dayanır ve eşlerin “birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak” yükümlülüğü (TMK m.185/3) ölçü alınır. Gebeliğin sonlandırılması ve kısırlaştırmada evli kişiler bakımından eşin rızası da aranır (2827 sayılı Kanun m.6/2).

Güncel durum (28 Ekim 2026). TMK m.166 ve 185 ile 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanunun 4-6. maddeleri yürürlüktedir. TMK m.166/4’teki bekleme süresi 7532 sayılı Kanunla (RG 14.11.2024) üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Üremeye yardımcı tedavi, Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelikle (RG 30.09.2014, 29135) düzenlenir. Yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptali 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir.

Dürüst bir not: Bu yazıdaki Yargıtay kararlarının bir kısmını ikincil kaynaklardaki özetlerden (bazılarında yalnızca esas numarası verilmiştir), bir kısmını ise basın haberlerinden aktardık (haberlerde esas ve karar numarası yer almamaktadır); her birinin yanında belirttik. Kısırlığın evlenmeden önce gizlenmesini doğrudan ele alan, künyesi doğrulanabilir bir Yargıtay kararına ulaşamadık; bu konudaki görüşümüzü “bizim değerlendirmemiz” olarak yazdık.

Çocuk konusundaki anlaşmazlık evliliğinizi sarstıysa haklarınızı birlikte değerlendirelim

Kusur ve ispat, tedavi süreci, gebelik ve eş rızası, tazminat ve nafaka için Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevaplar

Çocuk sahibi olma isteği, evliliklerin en hassas konularından biridir. Hukuk bu alanda kimseye “çocuk sahibi ol” ya da “olma” diyemez; ama eşlerin bu konudaki davranışlarını, evlilik birliğinin yükümlülükleri çerçevesinde değerlendirir. Aşağıdaki tablo kısa cevapları gösterir.

Tablo: Çocuk istememek ve kısırlık hakkında kısa cevaplar

SoruKısa cevapDayanak
Kısırlık boşanma sebebi mi?Tek başına hayırTMK m.166/1; Y2HD 1991 (ikincil kaynak)
Kısır eş kusurlu sayılır mı?Hayır; hastalık kusur değildirTMK m.166, 185
Eşin çocuk istememesi kusur mu?Yargıtay kusur saymıştırY2HD 2013-2015 (ikincil kaynak)
Tedaviyi reddedip evi terk etmek?Daha ağır kusurY2HD 2012/35 E. (ikincil kaynak)
Çocuk için psikolojik baskı?Ağır kusur; kişilik hakkına saldırıYHGK (basın haberi, 2026)
Eşi kürtaja zorlamak?Ağır kusur; tazminatY2HD 2018/12408 K. (ikincil kaynak)
Eşten habersiz kürtaj?Kusur değerlendirmesine girer; affedildiyse dikkate alınmazY2HD 2009, 2019 (ikincil kaynak)
Kürtajda eşin rızası aranır mı?Evli kadında evet2827 s.K. m.6/2
Habersiz doğum kontrolü?Kusur sayılabilir; ispat şartY2HD (basın haberleri, 2024 ve 2026)
Tüp bebekte embriyolar boşanınca?Boşanma hükmen sabit olunca imhaÜYTE Yön. m.20/5
Kısır eş nafaka alabilir mi?Şartları varsa evetTMK m.175
Çocuk istemeyen eşten tazminat?Kusurluysa istenebilirTMK m.174

Kanunda Çocuk Sahibi Olma Yükümlülüğü Var mı?

Türk Medeni Kanunu eşlere çocuk sahibi olma yükümlülüğü yüklemez. Eşlerin yükümlülükleri genel olarak tanımlanmıştır: “Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.” ve “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” (TMK m.185/2-3). Bu hükümlerdeki “çocuklar” ifadesi, var olan çocuklara bakımı düzenler; bir çocuk sahibi olma borcu kurmaz (bizim değerlendirmemiz). Çocuk sahibi olma kararı, eşlerin her birinin kişilik hakkının ve beden bütünlüğünün parçasıdır ve hiçbir eş diğerini buna zorlayamaz.

Kanunda kısırlık veya çocuk istememek için özel bir boşanma sebebi de yoktur. Bu konudaki uyuşmazlıklar genel boşanma sebebiyle çözülür: “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” (TMK m.166/1). Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (m.166/2). Çocuk sahibi olmak isteyen ancak olamayan eşlerin evlat edinme yolu da vardır: “Eşler, ancak birlikte evlât edinebilirler” ve bunun için en az beş yıldır evli olmaları veya ikisinin de otuz yaşını doldurmuş olmaları gerekir (TMK m.306).

Tablo: Çocuk sahibi olma meselesinin kanuni çerçevesi

KonuKuralDayanak
Çocuk sahibi olma borcuYok; karar kişilik hakkının parçası (bizim değerlendirmemiz)TMK m.185
Eşlerin yükümlülüğüBirlikte yaşama, sadakat, yardımcı olmaTMK m.185/3
Özel boşanma sebebiYok; genel sebep uygulanırTMK m.166/1
Daha kusurlu davacıDavalının itiraz hakkı; kötüye kullanma istisnasıTMK m.166/2
Anlaşmalı boşanmaEn az 1 yıllık evlilik; hâkim tarafları bizzat dinlerTMK m.166/3
Birlikte evlat edinme5 yıllık evlilik veya ikisinin de 30 yaşını doldurmasıTMK m.306
Gebeliğin sonlandırılması ve kısırlaştırmaEvli kişide eşin rızası da aranır2827 s.K. m.6/2

Kısırlık Kusur mu, Boşanma Sebebi mi?

Kısırlık (infertilite) kişinin iradesi dışında ortaya çıkan bir sağlık durumudur. Boşanma hukukunda tazminat ve nafakanın temeli olan kusur ise iradi davranışlara bağlanır; bu nedenle kısırlık, kısır olan eşe kusur olarak yüklenemez. İkincil kaynakta aktarıldığı şekliyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 18.02.1991 tarihli, E.1990/10764 sayılı kararında, kalıtsal bir göz hastalığı ihtimalinin tek başına evlilik birliğini temelinden sarsmayacağını belirtirken “kısırlık” olgusunun dahi tek başına bir boşanma nedeni olmadığını vurgulamıştır.

Bu, çocuk sahibi olamamanın evlilikte hiçbir sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez. Bizim değerlendirmemize göre, çocuk sahibi olamamanın yarattığı derin uyumsuzluk somut olayda evlilik birliğini temelinden sarsmışsa TMK m.166/1 uygulanabilir; ancak bu durumda kısır olan eş kusurlu sayılmaz, kusur değerlendirmesi eşlerin bu süreçteki davranışlarına (destek, saygı, baskı, aşağılama) göre yapılır. Bu yaklaşım, hastalık ve engelliliğin kusur sayılmaması ilkesinin bir uzantısıdır; ayrıntılar için engelli veya hasta eşle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Kısırlık ve boşanma

DurumMuhtemel değerlendirmeDayanak
Eşlerden birinin kısır olmasıTek başına boşanma sebebi değilY2HD 1991 (ikincil kaynak)
Kısır eşin kusuruHastalık kusur değildirTMK m.166, 174
Kısırlık nedeniyle derin uyumsuzlukTMK 166/1 tartışılabilir; kusur davranışa göre (bizim değerlendirmemiz)TMK m.166/1
Kısır eşe destek olmakYardımcı olma yükümlülüğünün gereğiTMK m.185/3
Kısırlığı ileri sürerek boşanmak isteyen davacıDaha kusurluysa davalının itirazıTMK m.166/2
Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarÖzel boşanma sebebi yokTMK m.165, 166

Tedaviyi Reddetmek ve Tedavi Sürecinde Destek Olmamak

Kısırlığın kendisi kusur olmasa da tedavi sürecindeki davranışlar kusur değerlendirmesine girebilir. İkincil kaynakta aktarıldığı şekliyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.07.2012 tarihli, E.2012/35 sayılı kararında, eşine ameliyat sonrası tüp bebek tedavisi önerilen davacı kocanın tedaviyi kabul etmeyip evden ayrıldığı olayda, davacının daha fazla kusurlu olduğunu, eşit kusur kabulünün ve kadının tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığını belirtmiştir. İkincil kaynakta aktarılan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli, E.2019/321, K.2020/1831 sayılı kararında ise kadının tedaviye yanaşmaması hafif kusur, erkeğin davranışları ağır kusur olarak değerlendirilmiştir.

Tedavi sürecinin bir başka hukuki sonucu da affetme ve hoşgörüdür. İkincil kaynakta aktarıldığı şekliyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.06.2009 tarihli, E.2008/9138 sayılı kararında, tarafların birlikte tüp bebek tedavisine girmesinin önceki olayların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı anlamına geldiğini belirtmiştir. Bu nedenle tedavi kararından önceki olaylara dayanarak sonradan boşanma isteyen eş, bu olayların artık kusur olarak dikkate alınmayabileceğini bilmelidir. Tedavi giderleri bakımından da ispat önemlidir: aynı Dairenin 03.07.2014 tarihli, E.2014/4993 sayılı kararında, ziynet eşyalarının çocuk sahibi olmak için yapılan tedavi harcamalarında kullanıldığı savunması ispatlanamadığından kadının ziynet davasının kabulü gerektiği belirtilmiştir (ikincil kaynak). Tıbbi uygulama hataları için tüp bebek uygulamalarında malpraktis yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Tedavi sürecindeki davranışlar ve kusur

DavranışDeğerlendirmeKaynak
Önerilen tüp bebek tedavisini reddedip evi terk etmekDaha fazla kusurluY2HD 2012/35 E. (ikincil kaynak)
Tedaviye yanaşmamakHafif kusur sayılan örnekAdana BAM 2. HD 2020/1831 K. (ikincil kaynak)
Birlikte tüp bebek tedavisine girmekÖnceki olaylar affedilmiş veya hoşgörülmüş sayılabilirY2HD 2008/9138 E. (ikincil kaynak)
Tedavi giderinin ziynetten karşılandığı savunmasıİspat edilmezse ziynet iade edilirY2HD 2014/4993 E. (ikincil kaynak)
Tedavi sürecinde eşi yalnız bırakmakYardımcı olma yükümlülüğünün ihlali (bizim değerlendirmemiz)TMK m.185/3
Tıbben riskli bir tedaviyi kabul etmemekBeden bütünlüğü hakkı; kusur sayılmamalı (bizim değerlendirmemiz)TMK m.24

Eşin Çocuk İstememesi Kusur mu?

Yargıtay uygulamasında, evlilik içinde çocuk sahibi olmayı haklı bir sebep olmaksızın reddetmek, diğer eşin makul beklentisini boşa çıkaran ve birliği sarsan kusurlu bir davranış olarak değerlendirilmektedir. İkincil kaynakta aktarılan kararlara göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; 25.11.2013 tarihli, E.2013/14267 sayılı kararında bağımsız ev açmayan, kardeşlerinin müdahalesine sessiz kalan ve çocuk istemeyen kocanın daha ağır kusurlu olduğunu; 09.12.2013 tarihli, E.2013/16247 sayılı kararında çocuk sahibi olmak istemeyen erkeğin tam kusurlu olduğunu ve kadının manevi tazminat talebinin reddinin isabetsiz olduğunu; 22.10.2015 tarihli, E.2015/5240 sayılı kararında ise kadının çocuk istememesine karşılık erkeğin şiddet ve hakareti nedeniyle erkeğin daha fazla kusurlu olduğunu belirtmiştir.

24.04.2021 tarihli bir basın haberine göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadından ortak çocuk istemeyen ve başka kusurları da bulunan erkeğin daha ağır kusurlu sayılması gerektiğini, eşit kusur kabulünün doğru olmadığını belirterek kadın lehine tazminata ve daha uygun nafakaya hükmedilmesi için kararı bozmuştur (haberde esas ve karar numarası yer almamaktadır). Bu kararlarda çocuk istememe çoğu zaman başka kusurlarla birlikte değerlendirilmiştir. Bizim değerlendirmemize göre, çocuk istememenin ağırlığı; bu tutumun evlenmeden önce açıkça konuşulup konuşulmadığına, sonradan değişip değişmediğine, sağlık veya ekonomik gibi makul bir gerekçeye dayanıp dayanmadığına ve eşe karşı nasıl ifade edildiğine göre değişir.

Tablo: Çocuk istememe ve kusur

DurumDeğerlendirmeKaynak
Çocuk istemeyen ve aile müdahalesine sessiz kalan kocaDaha ağır kusurluY2HD 2013/14267 E. (ikincil kaynak)
Çocuk istemeyen erkekTam kusur; kadına manevi tazminatY2HD 2013/16247 E. (ikincil kaynak)
Çocuk istemeyen kadın, şiddet uygulayan erkekErkek daha fazla kusurluY2HD 2015/5240 E. (ikincil kaynak)
Çocuk istemeyen erkek, eşit kusur kabulüBozma; tazminat ve nafakaY2HD (basın haberi, 2021)
Evlenmeden önce çocuk istemediği konuşulmuşKusurun ağırlığı azalabilir (bizim değerlendirmemiz)TMK m.166/1
Sağlık riski nedeniyle gebelik istememeHaklı sebep sayılabilir (bizim değerlendirmemiz)TMK m.24, 185

Çocuk Baskısı ve Kısırlık Nedeniyle Aşağılama

Madalyonun öbür yüzü de vardır: çocuk istemek meşru bir beklentidir, ama bu beklenti eşi aşağılamaya, sürekli baskıya veya tehdide dönüştüğünde kusur, eşi baskı altına alan tarafa geçer. 21.09.2026 tarihli bir basın haberine göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşinin isteğiyle işini bırakıp başka bir şehre taşınan kadının açtığı davada, erkeğin çocuk isteği nedeniyle uyguladığı psikolojik baskıyı ağır kusur ve kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirmiş ve bölge adliye mahkemesinin direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur (haberde esas ve karar numarası yer almamaktadır).

Kısırlık nedeniyle eşi “kusurlu”, “eksik” ilan etmek, başkalarının yanında aşağılamak, “çocuk doğuramazsan seni boşarım” biçiminde tehdit etmek veya eşin ailesinin bu yöndeki baskısına sessiz kalmak, bizim değerlendirmemize göre TMK m.185’teki yükümlülüklerin açık ihlalidir. Bu tür davranışlar psikolojik şiddet niteliğine ulaşırsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri de istenebilir. Eşin ailesinin müdahalesine ilişkin kusur değerlendirmesi için eşin ailesiyle ilişkiler yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Çocuk baskısı ve aşağılamanın sonuçları

DavranışSonuçDayanak
Çocuk isteği nedeniyle sürekli psikolojik baskıAğır kusur; kişilik hakkına saldırıYHGK (basın haberi, 2026)
Kısır eşi aşağılama, hakaretKusur; manevi tazminat (bizim değerlendirmemiz)TMK m.174/2, 185
Boşanma veya ikinci evlilik tehdidiKusur; psikolojik şiddet olabilirTMK m.185; 6284 s.K.
Eşin ailesinin çocuk baskısına sessiz kalmakKusur değerlendirmesine girerTMK m.185
Tedaviye zorlamaBeden bütünlüğüne müdahale; kusur (bizim değerlendirmemiz)TMK m.24, 185
Ağır psikolojik şiddetKoruyucu ve önleyici tedbir6284 s.K.

Gebeliğin Sonlandırılması: Eş Rızası ve Zorlama

Gebeliğin sonlandırılması 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanunla (RG 27.05.1983, 18059) düzenlenir. Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilebilir (m.5/1). İşlem gebe kadının iznine bağlıdır; ayrıca kanun, rızaları aranılacak kişiler evli iseler eşin de rızasını arar (m.6/2). Bununla birlikte kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürtmek ağır bir suçtur (TCK m.99/1); bir eşin diğerini kürtaja zorlaması bu nedenle hem ceza hem boşanma hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğurur. Ayrıntılar için kürtaj yasal mı yazımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay her iki yöndeki davranışı da kusur değerlendirmesine almıştır. Kürtaja zorlama bakımından ikincil kaynakta aktarıldığı şekliyle 2. Hukuk Dairesi 05.11.2018 tarihli, E.2017/663, K.2018/12408 sayılı kararında, eşinin hamile olduğunu öğrenince çocuğu istemediğini söyleyip baskı uygulayarak kürtaj olmasını sağlayan erkeğin ağır kusurlu olduğunu, eşit kusur kabulünün ve kadının tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığını belirtmiştir. Eşten habersiz kürtaj bakımından ise ikincil kaynakta aktarılan kararlarda sonuç olaya göre değişmiştir: 24.06.2009 tarihli, E.2008/10197, K.2009/12339 sayılı kararda tıbbi zorunluluk olmadan eşin bilgisi dışında çocuk aldırma ile erkeğin sürekli hakaretleri birlikte değerlendirilerek taraflar eşit kusurlu sayılmış; 02.05.2019 tarihli, E.2017/5428, K.2019/5359 sayılı kararda habersiz çocuk aldırma ile erkeğin psikolojik ve sözel şiddeti karşısında kadının tam kusurlu sayılması doğru bulunmamış; 15.10.2019 tarihli, E.2019/6557, K.2019/10141 sayılı kararda ise olaydan sonra evliliğin sürmesi nedeniyle olayın affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı kabul edilmiştir.

Tablo: Gebeliğin sonlandırılması ve boşanmada kusur

DurumHukuki değerlendirmeDayanak
10 haftaya kadar istek üzerine tahliyeMümkün; evli kadında eşin rızası da aranır2827 s.K. m.5/1, 6/2
Kadının rızası olmadan çocuk düşürtmeSuçTCK m.99/1
Eşi kürtaja zorlamakAğır kusur; maddi ve manevi tazminatY2HD 2018/12408 K. (ikincil kaynak)
Eşten habersiz kürtajKusur; diğer eşin davranışlarıyla birlikte değerlendirilirY2HD 2009/12339, 2019/5359 K. (ikincil kaynak)
Habersiz kürtajdan sonra evliliğin sürmesiAffetme veya hoşgörü; kusurda dikkate alınmayabilirY2HD 2019/10141 K. (ikincil kaynak)
Tıbbi zorunlulukHaklı sebep (bizim değerlendirmemiz)2827 s.K. m.5/2-3
Hamileyken boşanmaDoğmamış çocuğun hakları ayrıca korunurTMK m.28/2

Doğum Kontrolü ve Kısırlaştırma

Doğum kontrol yöntemi kullanmak kişinin kendi beden bütünlüğüne ilişkin bir tercihtir. Ancak eşler çocuk sahibi olma konusunda ortak bir karar almışken eşlerden birinin diğerinden habersiz doğum kontrolü uygulaması, güven ilişkisini zedeleyen bir davranış olarak kusur değerlendirmesine konu olabilir. 04.01.2024 tarihli bir basın haberine göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Nevşehir Aile Mahkemesinin kocanın şiddetini ve kadının eşinden habersiz doğum kontrol hapı kullanmasını tarafların kusuru olarak değerlendiren kararını onamıştır. 16.06.2026 tarihli başka bir habere göre ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinin habersiz doğum kontrol hapı kullandığını ileri süren kocanın bu iddiasını ispatlayamadığı ve kendisinin şiddet uyguladığı anlaşılan dosyada boşanma davasının reddini onamıştır (haberlerde esas ve karar numarası yer almamaktadır). İki haber birlikte okunduğunda belirleyici olanın iddianın ispatı ve diğer eşin davranışları olduğu görülür.

Kısırlaştırma (sterilizasyon) ise geri dönüşü güç bir müdahaledir. 2827 sayılı Kanuna göre tıbbi sakınca yoksa sterilizasyon reşit kişinin isteği üzerine yapılır (m.4/2) ve kişi evliyse eşin de rızası aranır (m.6/2). Bir kimseyi rızası olmadan kısırlaştırmak TCK m.101 kapsamında suçtur. Bizim değerlendirmemize göre eşinden habersiz kısırlaştırma yaptırmak, hem Kanunun eş rızası şartına aykırıdır hem de çocuk sahibi olma konusundaki ortak kararı tek taraflı ve kalıcı biçimde ortadan kaldırdığı için ağır bir kusur olarak değerlendirilebilir. Konunun tıbbi ve tazminat boyutu için kısırlaştırma sonrası gebelik ve rızasız kısırlaştırma yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Doğum kontrolü ve kısırlaştırma

DurumDeğerlendirmeDayanak
Ortak karar varken habersiz doğum kontrol hapıKusur sayılan örnekY2HD (basın haberi, 2024)
Habersiz doğum kontrolü iddiası ispat edilemediKusur yüklenemez; dava reddedildiY2HD (basın haberi, 2026)
SterilizasyonReşit kişinin isteği; evliyse eşin rızası2827 s.K. m.4/2, 6/2
Rızasız kısırlaştırmaSuçTCK m.101
Eşten habersiz kısırlaştırmaAğır kusur olabilir (bizim değerlendirmemiz)2827 s.K. m.6/2; TMK m.185
Sağlık nedeniyle korunmaHaklı sebep (bizim değerlendirmemiz)TMK m.24

Kısırlığı veya Çocuk İstemediğini Gizlemek

Evlenmeden önce bilinen kısırlığın veya çocuk istememe kararının gizlenmesi sonradan sık görülen bir uyuşmazlıktır. Evlenmenin iptali yolunun kapsamı dardır: kanun, “Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse” iptal davası açılmasına izin verir (TMK m.150/2). Bizim değerlendirmemize göre kısırlık, kural olarak davacının veya altsoyunun sağlığı için tehlike oluşturan bir hastalık olmadığından bu hükmün kapsamına girmez; dolayısıyla gizleme iddiası çoğu dosyada boşanma davasında kusur olarak ileri sürülür.

Kısırlığın gizlenmesine ilişkin künyesi doğrulanabilir bir Yargıtay kararına ulaşamadık. Ancak benzer bir sağlık bilgisinin gizlenmesine ilişkin 27.01.2026 tarihli bir basın haberine göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlenmeden önce aldığı psikolojik tedaviyi ve kullandığı ilaçları evlilik boyunca da eşinden saklayan kadının bu tutumunu güven sarsıcı davranış olarak değerlendirmiş ve davanın reddine ilişkin kararları bozmuştur (haberde esas ve karar numarası yer almamaktadır). Bu haberdeki ayrım önemlidir: kararda öne çıkan, yalnızca evlilik öncesi durum değil, bilginin evlilik boyunca da saklanmasıdır. Bizim değerlendirmemize göre kısırlığını bilen ve eşinin çocuk beklentisini bildiği hâlde bunu evlilik boyunca gizleyen eş bakımından da güven sarsıcı davranış tartışması doğabilir; kendisi de bilmeyen eşe ise kusur yüklenemez.

Tablo: Gizleme iddiaları ve hukuki yol

DurumMuhtemel yolDayanak
Sağlık için ağır tehlike oluşturan hastalığın gizlenmesiEvlenmenin iptaliTMK m.150/2, 152
Kısırlığın gizlenmesiİptal kapsamı dışında; boşanmada kusur tartışması (bizim değerlendirmemiz)TMK m.150, 166/1
Sağlık bilgisini evlilik boyunca saklamaGüven sarsıcı davranışY2HD (basın haberi, 2026)
Kısırlığını kendisi de bilmeyen eşKusur yüklenemezTMK m.166
Çocuk istemediğini evlenmeden önce açıkça söylemiş eşGizleme yok; kusurun ağırlığı azalabilir (bizim değerlendirmemiz)TMK m.166/1
İptal davası süresiÖğrenmeden 6 ay; her hâlde evlenmeden 5 yılTMK m.152

Tüp Bebek Tedavisi, Embriyolar ve Boşanma

Türkiye’de üremeye yardımcı tedavi yalnızca evli çiftlere ve eşlerin kendi üreme hücreleriyle uygulanabilir. Yönetmelik, tedavi yaptırmak için başvuran adayların “evli olmaları” ve bilgilendirilmiş muvafakat formunu doldurarak “birlikte işlem yaptırmaları” gerektiğini öngörür (ÜYTE Yönetmeliği m.19/2). Bu nedenle eşlerden biri tedaviye katılmadığında tedavi yapılamaz; bir eşin tedaviye katılmaya zorlanması da mümkün değildir (bizim değerlendirmemiz).

Boşanmanın embriyolar üzerindeki etkisi Yönetmelikte açıkça düzenlenmiştir. Fazla embriyo elde edilmesi durumunda embriyolar eşlerden her ikisinin rızası alınarak dondurulup saklanır; saklama süresi bir yılı aşarsa çiftlerin her yıl imzalı dilekçe vermesi gerekir. “Eşlerin birlikte talebi, eşlerden birinin ölümü veya boşanmanın hükmen sabit olması halinde” ya da belirlenen süre sona erdiğinde saklanan embriyolar komisyonca tutanakla imha edilir (m.20/5). Yani boşanma kesinleştikten sonra eski eşlerden biri, dondurulmuş embriyoları kullanarak tedaviye devam edemez. SGK’nın tedavi giderini karşılama şartları için tüp bebek SGK şartları, tedaviyle doğan çocuğun soybağı için tüp bebekle doğan çocuğun soybağı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Üremeye yardımcı tedavi ve boşanma

KonuKuralDayanak
Kimlere uygulanır?Evli adaylara; birlikte başvuruÜYTE Yön. m.19/2
Kimin üreme hücresi?Eşlerin kendi hücreleriÜYTE Yön. m.4
Embriyo dondurmaHer iki eşin rızasıylaÜYTE Yön. m.20/5
Saklamanın devamıBir yılı aşarsa her yıl imzalı dilekçeÜYTE Yön. m.20/5
Boşanma hükmen sabit oluncaEmbriyolar imha edilirÜYTE Yön. m.20/5
Eşin tedaviye katılmamasıTedavi yapılamaz; zorlama mümkün değil (bizim değerlendirmemiz)ÜYTE Yön. m.19/2
SGK desteğiMevcut evlilikte çocuk sahibi olmama ve diğer şartlar5510 s.K. m.63; SUT

İspat: Hangi Deliller?

Çocuk konusundaki uyuşmazlıklar evin içinde yaşanır ve ispatı zordur. Yukarıdaki 2026 tarihli haberdeki dosyada olduğu gibi, habersiz doğum kontrolü veya çocuk istememe iddiası ispat edilemezse kusur yüklenemez. Bu dosyalarda başlıca deliller; eşler arasındaki yazışmalar, tanık beyanları (özellikle aileler ve yakın arkadaşlar), tedavi süreçlerine ilişkin randevu ve hastane kayıtları ile tarafların kendi beyanlarıdır.

Sağlık kayıtları özel nitelikli kişisel veridir ve elde edilme biçimine dikkat edilmelidir. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK m.189/2); eşin hastane kayıtlarına veya telefonuna gizlice erişmek, ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir. Doğru yol, ilgili kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesini istemektir. Bu konuda psikolog ve doktor kayıtları boşanmada delil olur mu ve kayıtların mahkeme kanalıyla getirtilmesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Çocuk ve kısırlık uyuşmazlıklarında deliller

DelilNe gösterir?Dikkat
Eşler arası mesajlarÇocuk istememe, baskı, aşağılamaKendi yazışmanız; başkasının telefonuna gizli erişim değil
Tanık beyanlarıAilede yaşanan baskı, konuşmalarGörgüye dayalı olmalı
Hastane ve tedavi kayıtlarıTedavi süreci, kimin katılmadığıMahkeme aracılığıyla istenmeli
Tedavi giderleri belgeleriMasrafları kimin karşıladığıZiynet ve mal paylaşımında önemli
Gizlice elde edilen sağlık verisiHukuka aykırı delil riskiHMK m.189/2; TCK m.135-136
Tarafların beyanlarıÇelişkiler ve kabullerİkrar hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3)

Tazminat ve Nafaka Sonuçları

Çocuk konusundaki kusur, boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkiler. TMK m.174/1’e göre “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.”; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir (m.174/2). Yukarıdaki kararlarda Yargıtay, çocuk istemeyen veya eşini kürtaja zorlayan eşin davranışlarının diğer eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu kabul ederek tazminat taleplerinin reddini bozma sebebi saymıştır.

Yoksulluk nafakası bakımından kısırlık bir engel değildir: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m.175). Kısır olan eş kusurlu sayılmadığından, diğer şartlar varsa nafaka isteyebilir. Nafakanın süresizliğine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının 30.06.2027’de yürürlüğe gireceği de hesaba katılmalıdır; ayrıntılar için yoksulluk nafakası yazımıza bakabilirsiniz. Karşı davada kusur iddialarının nasıl ileri sürüleceği için karşı dava dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo: Çocuk ve kısırlık uyuşmazlıklarında mali sonuçlar

DurumMuhtemel sonuçDayanak
Çocuk istemeyen eş tam veya ağır kusurluDiğer eşe maddi ve manevi tazminatTMK m.174; Y2HD 2013/16247 E.
Eşi kürtaja zorlayan eşAğır kusur; tazminatTMK m.174; Y2HD 2018/12408 K.
Çocuk baskısı yapan eşAğır kusur; kişilik hakkına saldırıYHGK (basın haberi, 2026)
Kısır eşKusursuz; şartları varsa nafaka isteyebilirTMK m.175
Eşit kusurTazminat istenemez; nafaka mümkünTMK m.174, 175
Nafakanın süresiBugün süresiz; iptal 30.06.2027’de yürürlükteAYM E.2025/156, K.2026/131

Örnek Senaryolar

Aşağıdaki örnekler basitleştirilmiş ve varsayımsaldır; her dosyada sonuç, delillere ve tarafların bütün davranışlarına göre değişir.

Tablo: Çocuk ve kısırlık: varsayımsal örnekler

DurumMuhtemel değerlendirmeDayanak
Kadın kısır; koca bu nedenle boşanmak istiyorKısırlık tek başına sebep değil; kadın kusursuzTMK m.166; Y2HD 1991
Koca kısır; kadın tedavi sürecinde sürekli aşağılıyorKadın kusurlu; manevi tazminat riskiTMK m.174, 185
Kadına tüp bebek önerildi; koca kabul etmeyip evi terk ettiKoca daha fazla kusurluY2HD 2012/35 E.
Evlenmeden önce “çocuk istemiyorum” denmiş, sonra eş fikir değiştirdiİstememek kusur sayılmayabilir (bizim değerlendirmemiz)TMK m.166/1
Koca, hamile eşini kürtaja zorladıAğır kusur; tazminat; ceza riskiY2HD 2018/12408 K.; TCK m.99/1
Kadın kocasından habersiz kürtaj oldu, sonra birlikte yaşamaya devam ettilerAffetme veya hoşgörüY2HD 2019/10141 K.
Koca, eşinin gizli doğum kontrolü kullandığını ileri sürüyor ama delil yokKusur yüklenemezY2HD (basın haberi, 2026)
Eşler boşandı; dondurulmuş embriyolar varİmha; tek taraflı kullanım yokÜYTE Yön. m.20/5

Adım Adım Yol Haritası

  1. Önce konuşun ve destek alın. Çocuk konusundaki ayrılık çoğu zaman tıbbi bilgi ve çift danışmanlığıyla netleşir.
  2. Tıbbi durumu belgeleyin. Kısırlık tanısı, önerilen tedaviler ve kimin hangi aşamaya katıldığı kayıtlarda yer alır.
  3. Baskı ve aşağılamayı belgeleyin. Mesajlar ve tanıklar; ağır durumda 6284 başvurusu.
  4. Gizli delil toplamayın. Eşin sağlık kayıtlarına veya telefonuna gizlice erişmek hukuka aykırı delil ve ceza riski doğurur.
  5. Affetme etkisini unutmayın. Olaydan sonra birlikte tedaviye girmek veya birlikte yaşamaya devam etmek, eski olayların kusur olarak dikkate alınmamasına yol açabilir.
  6. Davayı doğru kurun. TMK m.166/1’e dayanın; kusur olaylarını somut tarih ve delille yazın.
  7. Mali talepleri birlikte isteyin. Tedbir nafakası, maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası.
  8. Tedavi sürecindeki embriyo ve ödemeleri düzenleyin. Merkeze bilgi verin; tedavi giderleri ve ziynet iddialarını belgeleyin.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Kısırlığı kusur sanmak. Hastalık kusur değildir; kısır eşe tazminat yükletilemez.
  2. Eşi tedaviye veya gebeliğe zorlamak. Baskı ağır kusur ve kişilik hakkı ihlalidir.
  3. Eşi kürtaja zorlamak. Ağır kusur ve ceza riski doğurur.
  4. Habersiz kürtaj veya kısırlaştırmanın sonuçsuz kalacağını sanmak. Kanun evlilikte eşin rızasını da arar.
  5. İddiaları delilsiz bırakmak. Habersiz doğum kontrolü gibi iddialar ispat edilemezse dava reddedilebilir.
  6. Eşin sağlık verisine gizlice erişmek. HMK m.189/2 ve TCK m.135-136 riski.
  7. Affedilmiş olaylara dayanmak. Birlikte tedavi veya birlikte yaşamaya devam, affetme sayılabilir.
  8. Embriyoların akıbetini düşünmemek. Boşanma kesinleşince embriyolar imha edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kısırlık boşanma sebebi mi?

Tek başına hayır. İkincil kaynakta aktarıldığı şekliyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “kısırlık” olgusunun dahi tek başına bir boşanma nedeni olmadığını belirtmiştir (18.02.1991, E.1990/10764). Dava ancak birliğin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) gibi genel şartlarla açılabilir.

Kısır olan eş kusurlu sayılır mı?

Hayır. Kısırlık iradi olmayan bir sağlık durumudur; kusur ise iradi davranışlara bağlanır. Kısır eşe bu nedenle tazminat yükletilemez.

Eşim çocuk istemiyor; boşanabilir miyim?

Yargıtay, haklı sebep olmadan çocuk istemeyen eşi kusurlu saymıştır (ör. Y2HD 09.12.2013, E.2013/16247; ikincil kaynak). Dava TMK m.166/1’e dayanır; tutumun evlenmeden önce konuşulup konuşulmadığı da değerlendirilir.

Evlenmeden önce çocuk istemediğini söylemişti; yine kusurlu mu?

Bizim değerlendirmemize göre baştan açıkça söylenen ve kabul edilen bir tutum, sonradan kusur olarak ağır biçimde değerlendirilmemelidir. Somut olayda fikir değişikliği ve diğer davranışlar birlikte ele alınır.

Tüp bebek tedavisini reddetmek kusur mu?

Önerilen tedaviyi kabul etmeyip evi terk eden kocanın daha fazla kusurlu olduğuna hükmedilmiştir (Y2HD 04.07.2012, E.2012/35; ikincil kaynak). Ancak kimse beden bütünlüğüne yönelik bir tedaviye zorlanamaz; tıbbi risk taşıyan tedaviyi reddetmek haklı sebep olabilir (bizim değerlendirmemiz).

Çocuk için baskı yapmak kusur mu?

21.09.2026 tarihli bir basın haberine göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, çocuk isteği nedeniyle eşine psikolojik baskı uygulayan erkeğin davranışını ağır kusur saymıştır (haberde esas ve karar numarası yer almamaktadır).

Eşimi kürtaja zorlarsam ne olur?

Yargıtay, eşini kürtaja zorlayan erkeği ağır kusurlu sayarak kadının tazminat taleplerinin reddini bozmuştur (Y2HD 05.11.2018, E.2017/663, K.2018/12408; ikincil kaynak). Kadının rızası olmadan çocuk düşürtmek ayrıca suçtur (TCK m.99/1).

Eşimden habersiz kürtaj olursam kusurlu olur muyum?

Kanun, evli kadında rahim tahliyesi için eşin rızasını da arar (2827 s.K. m.6/2). Yargıtay habersiz kürtajı kusur değerlendirmesine almış; ancak diğer eşin davranışlarıyla birlikte değerlendirip bazı dosyalarda eşit kusur kabul etmiştir (ikincil kaynak).

Habersiz kürtajdan sonra barıştık; yine dava sebebi olur mu?

Olaydan sonra evliliğin sürmesi affetme veya hoşgörü sayılabilir ve olay kusur belirlemesinde esas alınmayabilir (Y2HD 15.10.2019, E.2019/6557, K.2019/10141; ikincil kaynak).

Eşimden habersiz doğum kontrol hapı kullanmak kusur mu?

Basın haberlerine göre Yargıtay bir dosyada bunu kusur saymış (2024), ispat edilemeyen başka bir dosyada ise kusur yüklenmemiştir (2026). Belirleyici olan ispat ve diğer eşin davranışlarıdır.

Kısırlaştırma için eşin izni gerekir mi?

Evet. Sterilizasyon reşit kişinin isteği üzerine yapılır ve kişi evliyse eşin de rızası aranır (2827 s.K. m.4/2, 6/2). Rızasız kısırlaştırma TCK m.101 kapsamında suçtur.

Kısırlığın gizlenmesi evliliğin iptali sebebi mi?

Bizim değerlendirmemize göre kural olarak hayır; TMK m.150/2 davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan hastalığın gizlenmesini arar. Gizleme boşanma davasında güven sarsıcı davranış olarak tartışılabilir.

Boşanınca dondurulmuş embriyolar ne olur?

Boşanmanın hükmen sabit olması hâlinde saklanan embriyolar komisyon tarafından tutanakla imha edilir (ÜYTE Yönetmeliği m.20/5).

Boşanma davası sürerken tüp bebek tedavisine devam edilebilir mi?

Tedavi için evli olmak ve eşlerin birlikte işlem yaptırması gerekir (ÜYTE Yönetmeliği m.19/2). Dava sürerken eşler hâlâ evlidir; ancak birlikte başvuru şartı ve affetme etkisi dikkate alınmalıdır (bizim değerlendirmemiz).

Kısır eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Evet; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse ve kusuru daha ağır değilse alabilir (TMK m.175). Kısırlık kusur sayılmaz.

Çocuk istemeyen eşten tazminat isteyebilir miyim?

Çocuk istemeyen eş kusurlu bulunur ve siz daha az kusurluysanız maddi ve manevi tazminat isteyebilirsiniz (TMK m.174). Yargıtay bu tür dosyalarda tazminat taleplerinin reddini bozma sebebi saymıştır.

Bu yazının kaynakları. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24, 28, 150, 152, 165, 166, 174, 175, 184, 185, 306; 7532 sayılı Kanun (RG 14.11.2024); 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun m.4, 5, 6 (RG 27.05.1983, 18059); 5237 sayılı TCK m.99, 101, 135, 136; 6100 sayılı HMK m.189; 6284 sayılı Kanun; Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik m.4, 19, 20 (RG 30.09.2014, 29135); 5510 sayılı Kanun m.63. Anayasa Mahkemesi 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 18.02.1991, E.1990/10764; 11.06.2009, E.2008/9138; 04.07.2012, E.2012/35; 25.11.2013, E.2013/14267; 09.12.2013, E.2013/16247; 03.07.2014, E.2014/4993; 13.02.2015, E.2014/16738; 22.10.2015, E.2015/5240; 24.06.2009, E.2008/10197, K.2009/12339; 05.11.2018, E.2017/663, K.2018/12408; 02.05.2019, E.2017/5428, K.2019/5359; 15.10.2019, E.2019/6557, K.2019/10141; Adana BAM 2. HD 01.12.2020, E.2019/321, K.2020/1831 (hepsi ikincil kaynakta aktarıldığı şekliyle; bir kısmında yalnızca esas numarası verilmiştir). Basın haberleri: 24.04.2021 (NTV), 04.01.2024 (Onedio), 27.01.2026 (GZT), 16.06.2026 (DHA), 21.09.2026 (Türkiye); haberlerde esas ve karar numarası yer almamaktadır. Kısırlığın gizlenmesini doğrudan ele alan bir Yargıtay kararına ulaşılamamıştır.

Çocuk konusundaki anlaşmazlıkta hak kaybı yaşamayın

Kusur ve ispat, tedavi süreci, gebelik ve eş rızası, embriyolar, tazminat ve nafaka için Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk