Haksız Kesilen Vergi Faiziyle mi İade Edilir? 2026: AYM 2021/22795 Kararı, İkale Tazminatı, VUK m.112/4 Tecil Faizi ve Başvuru Süreleri
30 Ekim 2026

Haksız Kesilen Vergi Faiziyle mi İade Edilir? 2026: AYM 2021/22795 Kararı, İkale Tazminatı, VUK m.112/4 Tecil Faizi ve Başvuru Süreleri

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 18 Mayıs 2026 tarihinde verdiği ve 30 Ekim 2026 tarihli ve 33415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2021/22795 başvuru numaralı kararıyla, ikale sözleşmesiyle işten ayrılan bir çalışanın iş sonu tazminatından hukuka aykırı olarak kesilen gelir vergisinin, kesinti tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için faiz ödenmeden iade edilmesini mülkiyet hakkının ihlali saydı. Bu yazı kararın hangi soruyu çözdüğünü, haksız tahsil edilen verginin iadesinde faiz hakkının Vergi Usul Kanunu’ndaki dayanağını ve tarihçesini, Mahkemenin ölçülülük değerlendirmesinin kilit noktalarını, kararın 2018 öncesi ikale ödemelerinden vergi kesilen çalışanlar ile vergisi yargı kararıyla iade edilen diğer mükellefler için ne anlama geldiğini, belirsiz kalan noktaları, düzeltme-şikâyet, vergi davası ve bireysel başvuru sürelerini ve şimdi ne yapılması gerektiğini anlatıyor. Kararın özeti için son dakika haberimize bakabilirsiniz.

Kısa cevap: Evet, haksız kesilen vergi iade edilirken değer kaybı da telafi edilmelidir. Anayasa Mahkemesi, yargı kararıyla hukuka aykırı olduğu kesinleşen bir vergi kesintisinin yıllar sonra yalnızca nominal tutarıyla iade edilmesini, kişinin parasından yararlanamadığı süredeki kaybın faiz veya benzeri bir yöntemle giderilmemesini mülkiyet hakkına orantısız müdahale saydı ve faiz talebini reddeden bölge idare mahkemesi kararı için yeniden yargılama yolunu açtı (B. No: 2021/22795). Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesi de fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğine kadar tecil faizi oranında faizle iade edileceğini düzenler. Karar bireysel başvuru kararıdır; herkese kendiliğinden faiz ödenmesini sağlamaz. Faiz talebi düzeltme zamanaşımı içinde vergi dairesine yapılmalı, reddedilirse 30 günlük vergi davası süresi, kanun yolları tükenince 30 günlük bireysel başvuru süresi gözetilmelidir.

Vergi iadeniz faizsiz mi yapıldı?

Kesinti, iade ve tebliğ tarihlerinize göre faiz talebinin düzeltme-şikâyet, vergi davası ya da bireysel başvuru yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceğini birlikte inceleyelim: Hukukçular Evi, 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kararın Künyesi ve Bireysel Başvuru Kararının Niteliği

Karar, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü tarafından 18/5/2026 tarihinde oybirliğiyle verildi ve 30/10/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Başvuru 29/3/2021 tarihinde yapılmış, Komisyon kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvurucu adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; Mahkeme, olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yaptığını belirterek başvuruyu yalnızca mülkiyet hakkı kapsamında incelemiştir.

Bireysel başvuru kararları, norm denetimi kararlarından farklıdır. Mahkeme bir kanun hükmünü iptal etmemiş; somut bir yargı kararının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir. 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Bölüm kararlarından hangilerinin Resmî Gazete’de yayımlanacağı İçtüzükte gösterilir (m.50/3); bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmış olması, içerdiği ilkenin genel önemine işaret eder.

Kararın künyesi

BaşlıkBilgi
Karar verenAnayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, oybirliği
Başvuru numarası2021/22795
Karar tarihi / RG18/5/2026 — 30/10/2026 tarihli ve 33415 sayılı Resmî Gazete
İncelenen hakAnayasa m.35 mülkiyet hakkı (mülkten barışçıl yararlanma)
HükümKabul edilebilir; ihlal; yeniden yargılama; 40.487,60 TL yargılama gideri; kararın Adalet Bakanlığına gönderilmesi
Yeniden yargılamaİstanbul BİM 1. Vergi Dava Dairesine (E.2020/2080, K.2020/2164) iletilmek üzere İstanbul 9. Vergi Mahkemesine (E.2019/2565, K.2020/1195)
Ödeme süresiTebliğden sonra Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurudan itibaren dört ay; gecikmede yasal faiz

Arka Plan: İkale Ödemeleri Neden Vergilendirildi?

İkale, işçi ile işverenin iş sözleşmesini karşılıklı anlaşmayla sona erdirmesidir. Bu sözleşmelerde işçiye kıdem ve ihbar tazminatı dışında “iş sonu tazminatı”, “iş güvencesi tazminatı” gibi adlarla ek ödemeler yapılır. Bu ek ödemelerin gelir vergisine tabi olup olmadığı uzun süre tartışıldı. Kararda aktarıldığı üzere Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 27/3/2018 tarihinden önce ikale sözleşmeleri kapsamında yapılan ek ödemelerin ücret sayılmadığını, bu konuda vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayın kararlarının müstakar hale geldiğini ve bu nedenle yapılan kesintinin açık bir vergi hatası olduğunu kabul etmiştir.

Kanun koyucu da bu içtihadı teyit etti. 18/1/2019 tarihli ve 7162 sayılı Kanunun 4. maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 89. madde, 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar ve benzeri ödemeler üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içinde vergi dairesine başvurması ve dava açmaması ya da açılmış davalardan vazgeçmesi şartıyla, VUK’un düzeltme hükümlerine göre red ve iade edileceğini düzenledi. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleri bu maddenin kapsamı dışındadır. 27/3/2018’den itibaren ise GVK m.25/7-b uyarınca bu ödemeler, kıdem tazminatı istisnasının hesabında dikkate alınmak şartıyla istisna kapsamında değerlendirilir; yani bugün için de sınırsız bir istisna söz konusu değildir.

İkale ödemelerinin vergilendirilmesinde dönemler

DönemKuralKaynak
27/3/2018 öncesi ödemelerEk ödemeler ücret sayılmaz; kesinti açık vergi hatası olarak iade edilirDanıştay içtihadı (kararda aktarılan); GVK geçici 89
Geçici 89 ile iadeDüzeltme zamanaşımı içinde başvuru, dava açmama veya davadan vazgeçme şartıGVK geçici 89; 306 Seri No.lu GVGT m.12
27/3/2018 ve sonrasıKıdem tazminatı istisnası hesabına dahil edilerek istisna; aşan kısım vergilendirilirGVK m.25/7-b
İadede faizYersiz tahsil edilen vergi tecil faizi oranında faizle iade edilirVUK m.112/4 (31/5/2012 sonrası tahsilatlar, geçici 29)

İki Ayrı Dava: Asıl Vergi ve Faiz

Olayın anlaşılması için iki yargısal sürecin ayrı tutulması gerekir. Birincisi asıl vergi davasıdır: Başvurucuya 474.911,66 TL iş sonu tazminatı ödenmiş, bu tutar üzerinden 169.823,66 TL gelir vergisi kesilmiştir. 28/6/2018’de yapılan iade başvurusuna cevap verilmemiş, şikâyet başvurusu Gelir İdaresi Başkanlığınca reddedilmiş, İstanbul 8. Vergi Mahkemesi 12/7/2019’da davayı kabul ederek kesintinin açık vergi hatası olduğuna hükmetmiştir. İstinaf başvurusu reddedilmiş; Danıştay Dördüncü Dairesi 3/3/2022’de bozma kararı vermiş, bölge idare mahkemesi 31/5/2022’de ısrar etmiş ve Vergi Dava Daireleri Kurulu 7/12/2022’de ısrar kararına karşı temyiz başvurusunu reddetmiştir. İptal kararı sonrasında başvurucuya 166.219,08 TL iade yapılmıştır.

İkincisi faiz davasıdır: Başvurucu 24/7/2019’da vergi dairesine başvurarak kesilen verginin kesinti tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiziyle ödenmesini istemiş, cevap alamayınca 1/10/2019’da Gelir İdaresi Başkanlığına başvurmuş ve zımni ret üzerine 9/12/2019’da İstanbul 9. Vergi Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 11/6/2020’de davayı kabul ederek tahsil tarihinden iade tarihine kadar 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında faiz ödenmesine karar vermiş; bu karar uyarınca 121.524,60 TL ödenmiştir. Ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi 18/12/2020’de kararı kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmiştir. Daireye göre düzeltme-şikâyet yolu yalnızca açık vergi hatalarıyla sınırlıydı ve olayda tecil faizi tahsil edilmediği için düzeltilecek bir hata yoktu. Başvurucu nihai kararı 1/3/2021’de öğrenmiş ve bireysel başvuruda bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesinin Gerekçesi: Beş Adım

Mahkeme mülkiyet hakkı incelemesini yerleşik şemasına göre yaptı: mülkün varlığı, müdahalenin varlığı ve türü, kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük. İhlal sonucuna ölçülülük aşamasında ulaşıldı; bu nedenle kararın asıl öğretici kısmı, “kanuni dayanak olsa bile” faizsiz iadenin neden orantısız olduğuna ilişkin değerlendirmedir.

Mülkiyet hakkı incelemesi — Mahkemenin tespitleri

ÖlçütMahkemenin tespitiMükellef bakımından anlamı
Mülkün varlığıİcrası kabil alacak mülktür; asıl alacağa bağlı fer’i hak olan faiz talebi de mülkiyet güvencesinden yararlanırFaiz, “lütuf” değil korunan bir değerdir
Müdahalenin türüKesinti yargı kararıyla hukuka aykırı bulununca kamu alacağı niteliğini yitirdi; devletin borcuna, kişinin alacağına dönüştü. İnceleme mülkten barışçıl yararlanma kuralına göre yapıldıVergilendirme yetkisine tanınan geniş takdir alanı burada daralır
KanunilikRet işlemi VUK m.112’ye dayandırıldı; şekli anlamda kanuni dayanak varİhlal, kanunsuzluktan değil orantısızlıktan doğdu
Meşru amaçMali dengenin sağlanması ve kamu kaynaklarının korunması meşru kabul edildiAmaç tartışmasız; sorun araçta
ÖlçülülükUzun süre idare nezdinde tutulan tutarın değer kaybı gözetilmeksizin iadesi orantısız; istinaf kararı Danıştay içtihadına ve AYM ilkelerine yer vermediİade, tasarruftan mahrum kalınan süredeki kaybı gidermelidir

Ölçülülük değerlendirmesinde Mahkeme üç noktayı birlikte tarttı. Birincisi, ikale ödemelerinden vergi kesilmesinin hukuka aykırı olduğu hem Danıştay içtihadıyla hem idare uygulamasıyla yerleşmişti; Gelir İdaresi Başkanlığının bu tür kesintilerin düzeltme-şikâyet yoluyla iadesine onay verdiği de vurgulandı. İkincisi, Mahkeme kendi Akel Gıda kararına atıfla, mahkemelerce fazla veya yersiz olduğuna karar verilen tahsilatların iadesinde, aradaki sürede paranın enflasyon karşısında değerinde meydana gelen aşınmayı ve kişinin bu bedelden yararlanamamasından doğan zararı telafi etmek için faiz veya enflasyon farkı işletilmesi gerektiğini hatırlattı. Üçüncüsü, Danıştayın, VUK m.112/4’te 31/5/2012’de yapılan değişiklikten sonra yasal dayanaktan yoksun tahsil edilen vergilerin yalnızca anapara olarak değil tecil faizi işletilerek iade edilmesi gerektiği yönünde içtihat geliştirdiğini tespit etti. İstinaf dairesinin bu içtihat çizgisine ve AYM ilkelerine yer vermeden sonuca ulaşması, kamu makamlarının bireyin malvarlığındaki azalmaya kayıtsız kalması olarak nitelendi.

Kararın özü bir cümlede: Hukuka aykırı tahsil edilen bir tutarın iadesi nominal bedelle sınırlı tutulamaz; kişinin tasarrufundan mahrum kaldığı süre boyunca uğradığı ekonomik kayıplar da faiz veya benzeri bir telafi mekanizmasıyla giderilmelidir. Aksi halde devletin mülkiyet hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğü yalnızca şeklen yerine getirilmiş olur.

VUK m.112/4: Faiz Hakkının Dayanağı ve Tarihçesi

Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin dördüncü fıkrası bugün şöyledir: fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir. Fıkra 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir.

Bu düzenlemenin arkasında Anayasa Mahkemesinin 2011 tarihli bir iptal kararı vardır. Kararda aktarıldığı üzere Mahkeme, fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde faizin tahsil tarihinden değil talep tarihinden üç ay sonra başlamasını öngören eski kuralı, alacaklı-borçlu ilişkisini kamu kurumları lehine bozduğu, borcun ödenmesini geciktirmeyi teşvik ettiği ve kişileri faiz gelirinden mahrum bırakarak mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa’nın 2. ve 35. maddelerine aykırı bulmuştu. Kanun koyucu 2012’de faizin başlangıcını tahsil tarihine çekti. VUK geçici 29. madde ise 112/4’ün bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağını öngörür. Aynı maddenin beşinci fıkrası da vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin bilgi ve belgelerin tamamlanmasından itibaren üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu sürenin sonundan itibaren tecil faizi oranında faiz ödenmesini düzenler.

Haksız tahsil edilen vergide faiz — hükümler ve anlamı

HükümKonuKişi bakımından anlamı
VUK m.112/4Fazla veya yersiz tahsilatta faizHata idareden kaynaklanıyorsa faiz tahsil tarihinden, mükelleften kaynaklanıyorsa düzeltme başvurusundan işler; oran tecil faizi
VUK m.112/5Gecikmiş iadede faizBelgeler tamamlandıktan sonra üç ay içinde yapılmayan iadede üç ayın sonundan itibaren faiz
VUK geçici m.29Zaman bakımından uygulama112/4, 31/5/2012 sonrası yersiz tahsilatlara uygulanır
VUK m.116–118Vergi hatası türleriVergiye tabi olmayan kişiden vergi alınması “mükellefiyette hata”dır (m.118/2)
VUK m.122–125Düzeltme ve şikâyetDüzeltme vergi dairesinden yazılı istenir; dava süresi geçtikten sonra reddedilen talepte Bakanlığa şikâyet yoluyla başvurulur
VUK m.126 ve m.114Düzeltme zamanaşımıZamanaşımı süresi dolduktan sonra ortaya çıkan vergi hataları düzeltilemez; temel süre, alacağın doğduğu yılı izleyen yıldan başlayarak beş yıl

Danıştay İçtihadı ve İstinaf Kararının Zayıf Noktası

Kararda aktarılan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2022 tarihli aykırılığın giderilmesi kararı, faiz talebinin bağımsız bir talep olarak ileri sürülebileceğini kabul eder: Kurula göre haksız veya fazla tahsil edilen vergilerin iadesinde paranın değerindeki aşınma nedeniyle faiz ödenmesi gerektiği açıktır; aksi halde alacağın tahsil tarihindeki gerçek değeri iade edilmemiş, iade eksik yapılmış olur. Faiz, 112/4 karşısında haksız tahsil edilen vergi kapsamında değerlendirilmesi gereken yasal bir unsurdur. Bu nedenle iade işlemindeki eksikliğin giderilmesi ve işlemiş faizin ödenmesi istemiyle, asıl alacağın düzeltme zamanaşımı süresi içinde ve iadeden ayrı olarak düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulabilir.

İstinaf dairesinin “tecil faizi tahsil edilmediği için düzeltilecek hata yoktur” gerekçesi, değerlendirmemize göre sorunun yanlış yerden kurulmasıdır. Faiz talebinin konusu, idarenin mükelleften faiz tahsil etmesi değil; idarenin haksız tahsil ettiği tutarı faiz unsuru eksik olarak iade etmesidir. Anayasa Mahkemesi de bu ayrımı, “verginin iadesine hükmedilmiş olmasına rağmen tutarın idare nezdinde uzun süre kalmasından kaynaklanan değer kaybının telafisine yönelik herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir” diyerek ortaya koymuştur.

Faiz davanız derdest mi, yoksa kesin kararla mı reddedildi?

Derdest davada AYM kararının dilekçeye nasıl yansıtılacağını, kesin kararda bireysel başvuru süresini ve zamanaşımı riskini birlikte değerlendirelim: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kimleri Etkiliyor? Gruplara Göre Değerlendirme

Kararın somut olayı 2018 öncesi bir ikale ödemesidir; ancak gerekçesi, yargı kararıyla hukuka aykırılığı kesinleşen her vergi tahsilatının iadesine uygulanabilecek genellikte kurulmuştur. Bu nedenle etki alanı, çalışanlardan şirketlere kadar geniş bir mükellef grubunu kapsar. Öte yandan bireysel başvuru kararı olması ve zamanaşımı kuralları, pratikteki etkiyi sınırlayan iki önemli unsurdur.

Gruplara göre kararın etkisi

GrupDurumDeğerlendirme
2018 öncesi ikale ile ayrılan, vergisi dava sonucu faizsiz iade edilen çalışanKararın doğrudan benzeriFaiz talebi düzeltme zamanaşımı içinde yapılmışsa güçlü dayanak; yapılmamışsa süre kontrolü şart
Geçici 89 ile dava açmadan iade alan çalışanİade düzeltme hükümlerine göre yapıldıAyrı faiz talebinin akıbeti belirsiz; 306 Seri No.lu Tebliğ m.12/5’teki dava açma yasağı nedeniyle dikkatli olunmalı
Faiz davası derdest mükellefİlk derece, istinaf veya temyiz aşamasındaAYM kararı mahkemenin değer kaybını tartışmasını zorunlu kılan bir ölçüt
Faiz talebi kesin kararla reddedilmiş mükellefKanun yolları tükenmişKesin kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gün geçmemişse bireysel başvuru; geçmişse karar kendiliğinden yeniden yargılama sağlamaz
Diğer vergi türlerinde yargı kararıyla iade alan şirketlerÖrneğin hukuka aykırı tarhiyat sonrası iadeVUK m.112/4 ve AYM ilkesi birlikte ileri sürülebilir
İşverenlerKesintiyi yapan ve beyan eden tarafFaiz yükümlüsü idaredir; işverenin rolü belge ve bordro sağlamakla sınırlıdır

Hukuki Nitelik, Tartışmalı ve Belirsiz Noktalar

Faizin oranı. Anayasa Mahkemesi belirli bir oran göstermemiş, “faiz veya benzeri bir telafi mekanizması” ifadesini kullanmıştır. VUK m.112/4’ün öngördüğü oran tecil faizidir ve somut olayda ilk derece mahkemesi de bu orana hükmetmiştir. Değerlendirmemize göre yeniden yargılamada ve benzer davalarda esas alınacak ölçüt, kanunun öngördüğü tecil faizi oranıdır; ancak Mahkemenin vurgusu, telafinin gerçek değer kaybını karşılayıp karşılamadığı üzerindedir.

Faizin başlangıcı. 112/4’e göre hata idareden kaynaklanıyorsa faiz tahsil tarihinden, mükelleften kaynaklanıyorsa düzeltme başvurusu tarihinden işler. Tevkif yoluyla kesilen ücret vergisinde kesintiyi yapan işverendir; değerlendirmemize göre ikale ödemelerinden yapılan kesintiler mükellef olan çalışandan kaynaklanmadığından faiz tahsil (kesinti) tarihinden başlamalıdır. Somut olayda başvurucu da kesinti tarihinden itibaren faiz istemiş, ilk derece mahkemesi tahsil tarihinden iade tarihine kadar faize hükmetmiştir.

Geçici 89 ile iade alanlar. 306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin kararda aktarılan 12/5. maddesine göre iade işlemi yapıldıktan sonra her ne sebeple olursa olsun bu iade işleminden dolayı dava açılması halinde yapılmış iade haksız iade sayılır ve ceza ve faiz uygulanarak geri alınır. Bu düzenleme karşısında, geçici 89 yoluyla iade alan bir çalışanın faiz için dava açması, değerlendirmemize göre önemli bir risk taşır. Faiz talebinin bu kişiler bakımından nasıl ele alınacağı ayrı bir hukuki tartışma konusudur ve somut dosya incelenmeden adım atılmamalıdır.

Düzeltme zamanaşımı. VUK m.126, m.114’teki zamanaşımı süresi dolduktan sonra ortaya çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini öngörür; temel süre, vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren beş yıldır. Danıştay da faiz için ayrı düzeltme-şikâyet başvurusunu asıl alacağın düzeltme zamanaşımı süresi içinde mümkün görmüştür. Değerlendirmemize göre 2018 ve öncesine ait kesintilerde bu süre büyük ölçüde dolmuştur; bu nedenle karar en çok, süresinde yapılmış ve henüz kesinleşmemiş talepler bakımından sonuç doğuracaktır.

Daha önce ödenen faiz. Somut olayda ilk derece kararı uyarınca 121.524,60 TL ödenmiş, istinaf dairesi kararı kaldırarak davayı reddetmişti. Anayasa Mahkemesi kararında bu tutarın akıbetine ilişkin bir değerlendirme yoktur; yeniden yargılamada verilecek karar bu tutarın hukuki durumunu da belirleyecektir.

Diğer dosyalara etkisi. Bireysel başvuru kararları yalnızca taraflar için yeniden yargılama sonucu doğurur. Ancak Mahkemenin içtihadını bilen ve buna yer vermeyen bir mahkeme kararının, benzer bir başvuruda aynı gerekçeyle ihlal tespitine konu olma ihtimali yüksektir. Bu yönüyle karar, idare ve vergi mahkemeleri için yol gösterici niteliktedir.

Süreler, İtiraz ve Dava Yolları

Faiz talebinin izleyeceği yol, talebin hangi aşamada olduğuna göre değişir. İlk adım vergi dairesine yazılı düzeltme talebidir (VUK m.122). Talep reddedilirse vergi mahkemesinde dava açılabilir; dava süresi vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m.7/1). İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilir (İYUK m.10/2). Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talebi reddedilenler şikâyet yoluyla Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurabilir (VUK m.124).

Vergi mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir; kanunda belirtilen parasal sınırı geçmeyen vergi davalarında ilk derece kararları kesindir (İYUK m.45/1). Olağan kanun yolları tükendikten sonra ihlal iddiası varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır; haklı mazeret halinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde başvurulabilir (6216 m.47/5). Somut olayda başvurucu nihai kararı 1/3/2021’de öğrenmiş ve 29/3/2021’de başvurmuştur.

Faiz talebinde süreler

AşamaSüreDayanak
Düzeltme talebiDüzeltme zamanaşımı içindeVUK m.122, 126, 114
İdarenin cevabı30 gün; cevapsızlık zımni retİYUK m.10/2
Vergi mahkemesinde dava30 günİYUK m.7/1
Şikâyet yoluyla Bakanlığa başvuruDava süresi geçtikten sonra reddedilen düzeltme talebindeVUK m.124
İstinafTebliğden itibaren 30 günİYUK m.45/1
Bireysel başvuruBaşvuru yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün (mazerette 15 gün)6216 m.47/5
AYM’nin hükmettiği giderlerin ödenmesiBakanlığa başvurudan itibaren 4 ayKarar hüküm fıkrası

Varsayımsal Örnekler

Varsayımsal örnek 1 — derdest dava. (A), 2017’de ikale ile ayrılmış, iş sonu tazminatından kesilen vergiyi dava sonunda 2023’te faizsiz geri almış, süresi içinde faiz için düzeltme talebinde bulunmuş ve zımni ret üzerine vergi mahkemesinde dava açmıştır. Dava ilk derece aşamasındadır. (A), dilekçesinde AYM’nin 2021/22795 sayılı kararını ve VUK m.112/4’ü dayanak gösterir. Mahkemenin değer kaybını tartışmadan davayı reddetmesi halinde, değerlendirmemize göre bu karar istinafta ve gerekirse bireysel başvuruda ciddi bir ihlal iddiasına konu olabilir.

Varsayımsal örnek 2 — geçici 89 ile iade. (B), 2016’daki ikale ödemesinden kesilen vergiyi 2019’da GVK geçici 89 kapsamında dava açmadan geri almıştır. AYM kararını duyunca faiz için dava açmayı düşünür. 306 Seri No.lu Tebliğ m.12/5’e göre iade işleminden dolayı dava açılması iadenin haksız sayılmasına yol açabileceğinden ve düzeltme zamanaşımı büyük olasılıkla dolmuş olduğundan, (B)’nin dava açmadan önce bu iki riski değerlendirmesi gerekir.

Varsayımsal örnek 3 — şirket. (C) A.Ş. hakkında yapılan bir tarhiyat 2025’te kesinleşen yargı kararıyla iptal edilmiş, daha önce ödenen vergi 2026’da faizsiz iade edilmiştir. (C), VUK m.112/4 uyarınca tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğine kadar tecil faizi oranında faiz talebiyle vergi dairesine başvurur; talep reddedilirse 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açar. AYM kararı, talebin anayasal dayanağını güçlendirir.

Ne Yapmalı? Adım Adım

Çalışanlar ve mükellefler için kontrol listesi

1. Kesinti tarihini (bordro, muhtasar beyan), iade tarihini ve düzeltme fişinin tebliğ tarihini belgeleyin.

2. İadenin hangi yolla yapıldığını belirleyin: yargı kararıyla mı, GVK geçici 89 kapsamında dava açmadan mı?

3. Düzeltme zamanaşımını (VUK m.126, 114) hesaplayın; süre dolmuşsa yeni bir talebin başarı ihtimalini gerçekçi değerlendirin.

4. Süre içindeyseniz vergi dairesine yazılı faiz talebinde bulunun; tutarı VUK m.112/4’e göre tecil faizi oranıyla hesaplayın.

5. Ret veya 30 günlük cevapsızlık halinde 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açın; dava süresi geçmişse şikâyet yolunu kullanın.

6. Derdest davanızda AYM’nin 2021/22795 sayılı kararını dilekçeyle mahkemeye sunun.

7. Kesin ret kararı aldıysanız öğrenme tarihinden itibaren 30 günlük bireysel başvuru süresini kaçırmayın.

Sık Yapılan Hatalar

Kararın herkese faiz kazandırdığını düşünmek. Bireysel başvuru kararı yalnızca başvurucunun dosyasında yeniden yargılama sonucu doğurur. Herkes kendi talebini, kendi süreleri içinde ileri sürmek zorundadır.

Faiz talebini anapara iadesine bırakmak. Asıl vergi iade edilirken faiz talebi açıkça yapılmazsa, faiz ayrıca talep edilmek zorunda kalınır. Danıştay ayrı başvuruyu kabul etse de bu başvurunun düzeltme zamanaşımı içinde yapılması gerekir.

Geçici 89 kapsamında iade alıp dava açmak. İade sonrası dava açılması, Tebliğdeki düzenleme nedeniyle iadenin geri istenmesine yol açabilir. Bu yola girmeden önce mutlaka hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Süreleri karıştırmak. Vergi mahkemesinde dava süresi 30 gündür, idare mahkemelerindeki 60 günlük süre uygulanmaz. Bireysel başvuru süresi de 30 gündür ve kesin kararın öğrenilmesinden başlar.

Faizin oranını ve başlangıcını yanlış hesaplamak. Kanuni oran tecil faizidir; başlangıç, hatanın kimden kaynaklandığına göre tahsil tarihi veya düzeltme başvurusu tarihidir. Yanlış hesaplanan talep, gereksiz uyuşmazlık doğurur.

Sıkça Sorulan Sorular

Haksız kesilen vergi faiziyle mi iade edilir?

Evet. VUK m.112/4, fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin tecil faizi oranında faizle iade edileceğini düzenler. Anayasa Mahkemesi de değer kaybı gözetilmeden yapılan iadenin mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetti (B. No: 2021/22795).

AYM kararı hangi olaya ilişkin?

İkale sözleşmesiyle sona eren iş sözleşmesi nedeniyle ödenen 474.911,66 TL iş sonu tazminatından 169.823,66 TL gelir vergisi kesilmiş, yargı kararıyla 166.219,08 TL iade edilmiş, faiz talebi bölge idare mahkemesince reddedilmişti.

Karar bir kanun hükmünü iptal etti mi?

Hayır. Bu bir bireysel başvuru kararıdır; somut yargı kararının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini tespit eder ve yeniden yargılama yolunu açar (6216 m.50/2).

Faiz hangi tarihten itibaren hesaplanır?

Yersiz tahsilat mükelleften kaynaklanmıyorsa verginin tahsili tarihinden, kaynaklanıyorsa düzeltme başvurusu tarihinden, düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar (VUK m.112/4).

Faiz oranı nedir?

Kanuni oran, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranıdır. Somut olayda ilk derece mahkemesi de bu orana hükmetmişti.

2018 öncesi ikale ödemelerinden kesilen vergi hâlâ geri alınabilir mi?

GVK geçici 89, iadeyi düzeltme zamanaşımı süresi içinde başvuru şartına bağlar. Düzeltme zamanaşımı temel olarak alacağın doğduğu yılı izleyen yıldan itibaren beş yıl olduğundan, değerlendirmemize göre bu kesintilerin çoğunda süre dolmuştur.

Geçici 89 ile iade aldım; faiz için dava açabilir miyim?

Dikkatli olunmalıdır. 306 Seri No.lu Tebliğ m.12/5’e göre iade sonrası bu iade işleminden dolayı dava açılması iadenin haksız sayılmasına ve ceza ve faizle geri alınmasına yol açabilir. Somut dosya incelenmeden adım atılmamalıdır.

Faiz için ayrı başvuru yapılabilir mi?

Kararda aktarılan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu içtihadına göre, iade edilen vergi için işlemiş faizin ödenmesi istemiyle, asıl alacağın düzeltme zamanaşımı süresi içinde ve iadeden ayrı olarak düzeltme ve şikâyet yoluna başvurulabilir.

Vergi mahkemesinde dava süresi ne kadar?

30 gündür (İYUK m.7/1). İdare başvuruya otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.10/2).

Bireysel başvuru süresi ne kadar?

Başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren 30 gün; haklı mazeret halinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün (6216 m.47/5).

Bugün ikale ile ayrılırsam ek ödeme vergiden istisna mı?

27/3/2018’den itibaren ikale kapsamındaki ödemeler kıdem tazminatı istisnasının hesabına dahil edilerek istisna kapsamında değerlendirilir; aşan kısım vergilendirilir (GVK m.25/7-b).

Yeniden yargılamada mahkeme ne yapacak?

Mahkeme, AYM’nin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse dosya üzerinden yeni bir karar verir (6216 m.50/2).

Hukukçular Evi Bu Dosyalarda Ne Yapar

Hukukçular Evi Ankara vergi ve idare hukuku ekibi; haksız veya fazla tahsil edilen vergilerin iadesi, düzeltme ve şikâyet başvuruları, VUK m.112/4 kapsamındaki faiz talepleri, vergi mahkemesinde iptal davaları, istinaf ve temyiz aşamaları ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvurular konusunda hukuki destek sağlar. İş sözleşmesinin sona ermesine bağlı ödemelerin vergilendirilmesinde çalışan ve işveren tarafına bilgilendirme yapılır. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin yazılarımız Vergi Hukuku kategorisinde, iş hukukuna ilişkin yazılarımız İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku kategorisinde yer alır. Dosyanızı değerlendirmek için 0554 648 37 15 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Vergi iadenizdeki faiz kaybını birlikte değerlendirelim

Zamanaşımı, başvuru yolu ve süreler bakımından dosyanızı inceleyelim: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Anayasa Mahkemesinin yakın tarihli diğer bireysel başvuru kararları için: hücre cezası ve etkili başvuru, eğitim hakkı ve tanık sorgulama hakkı haberlerimiz; idari yargıda kanun yolları için istinaf ve temyiz yazımız; kamuya karşı tazminat talepleri için tam yargı davası yazımız; vergisel yükümlülükler için ivazsız intikallerde vergi.

Bu içerik Vergi Hukuku alanındadır.

Vergi Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Mevzuat ve kaynaklar: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 18/5/2026 tarihli ve 2021/22795 başvuru numaralı kararı (RG 30/10/2026-33415); Anayasa m.2, 13, 35; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.112/4-5, 114, 116, 118, 122–126, geçici 29 (6322 s. Kanun m.14, 16); 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.25/7-b, geçici 89 (7162 s. Kanun m.4); 306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği m.12 (kararda aktarıldığı şekliyle); 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.47, 50; 2577 sayılı İYUK m.7, 10, 45. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk