Göğüs Travmasında Maluliyet Oranı 2026: Trafik Kazası Sonrası Kaburga Kırığı, Akciğer Hasarı, Solunum Fonksiyon Kaybı ve Kalp Yaralanmasında Engel Oranı ve Tazminat
16 Eylül 2026

Göğüs Travmasında Maluliyet Oranı 2026: Trafik Kazası Sonrası Kaburga Kırığı, Akciğer Hasarı, Solunum Fonksiyon Kaybı ve Kalp Yaralanmasında Engel Oranı ve Tazminat

Trafik kazalarında göğüs bölgesi, emniyet kemerinin, direksiyonun, hava yastığının veya çarpan aracın doğrudan etkisine en çok maruz kalan bölgelerden biridir. Kaburga kırıkları, göğüs kemiği kırığı, akciğer zedelenmesi, göğüs boşluğunda hava veya kan birikmesi (pnömotoraks ve hemotoraks), kalp zedelenmesi ve büyük damar yaralanmaları bu kazaların sık görülen sonuçlarıdır. Bu yaralanmaların önemli bir kısmı birkaç hafta veya ay içinde iz bırakmadan iyileşir; bir kısmı ise akciğer kapasitesinde kalıcı kayba, nefes darlığına, ritim bozukluğuna veya kalp yetmezliğine yol açarak kişinin çalışma gücünü kalıcı olarak azaltır.

Göğüs travmalarında maluliyet oranını belirleyen şey, kırığın veya yaralanmanın adı değil, iyileşme döneminden sonra kalan solunum ve dolaşım fonksiyon kaybıdır. Bu nedenle raporun hangi testlere dayandığı, testlerin ne zaman yapıldığı ve kazadan önceki sağlık durumunun nasıl değerlendirildiği tazminatı doğrudan etkiler. Bu rehberde Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki kılavuzun göğüs hastalıkları, kalp-damar ve omurga bölümlerindeki ilgili hükümleri, solunum fonksiyon testine dayalı değerlendirmeyi, kalp yaralanmalarının oranlanmasını, önceden var olan akciğer ve kalp hastalıklarının etkisini ve örnek hesapları anlatıyoruz. Dosyanız için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Kılavuzun göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi bölümüne göre akciğer, plevra ve göğüs kafesi hastalıkları solunum ve dolaşım fonksiyonunda bozukluk yapmışsa solunum fonksiyon testlerine göre az etkilenmede %20, orta etkilenmede %40, ağır etkilenmede veya kronik kor pulmonale gelişmişse %80 oran verilir.
  • Değerlendirme akut dönem geçtikten ve optimal tedaviden sonra yapılır; testlerin yetersiz kaldığı durumlarda arter kan gazları, egzersiz testleri, ekokardiyografi ve sağ kalp kateterizasyonu kullanılır; raporda FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerleri yazılmalıdır.
  • Tek taraflı pnömonektomi (bir akciğerin tamamen alınması) için ayrıca %10 öngörülmüştür; göğüs cerrahisi uygulanan kişiler yıllık kontrollere göre solunum ve dolaşım fonksiyonlarına göre değerlendirilir.
  • Kalp yaralanmalarında oran, geride kalan işlev bozukluğuna göre kalp yetmezliği (%10–%100), ritim bozukluğu (%10–%100) veya perikard hastalığı (%10–%80) tablolarından belirlenir; travmatik damar yaralanmasında dolaşım bozukluğu ve iskemi bulguları varsa %30 verilir.
  • Kalıcı fonksiyon kaybı bırakmayan kaburga kırıklarında kalıcı maluliyet oranı sıfır çıkabilir; bu durumda da iyileşme dönemi kazanç kaybı, tedavi giderleri ve manevi tazminat istenebilir.

Göğüs travmasının türleri ve değerlendirme bölümü

Göğüs travması tek bir yaralanma değil, farklı organları etkileyen bir yaralanmalar grubudur. Kılavuzda göğüs kafesine özgü bir kaburga kırığı tablosu yer almaz; bunun yerine yaralanmanın geride bıraktığı işlev kaybı hangi sistemi etkiliyorsa o sistemin bölümü uygulanır. Kaburga kırıklarına bağlı göğüs duvarı hareket kısıtlılığı, akciğer zedelenmesi, plevrada kalınlaşma veya yapışıklık solunum fonksiyonunu etkiliyorsa göğüs hastalıkları bölümü; kalp zedelenmesi ritim bozukluğu veya kalp yetmezliği bırakmışsa kardiyovasküler sistem bölümü; göğüs omurlarında kırık varsa kas-iskelet sistemi bölümündeki torakal omurga tabloları kullanılır.

Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur: aynı sayıda kaburga kırığı olan iki mağdurdan birinde solunum fonksiyonları normale dönmüşse kalıcı maluliyet oranı sıfır olabilir, diğerinde ise akciğer kapasitesinde kalıcı kayıp varsa oran %20, %40 veya daha yüksek çıkabilir. Dolayısıyla bu dosyalarda tartışma, kırık sayısından çok iyileşme sonrası yapılan testlerin sonuçları üzerinde yoğunlaşır.

Göğüs travmasının türüne göre kılavuzda değerlendirme bölümü

YaralanmaOlası kalıcı sonuçDeğerlendirme bölümü
Çoklu kaburga kırığı, göğüs duvarı instabilitesiGöğüs duvarı hareket kısıtlılığı, solunum kapasitesinde azalmaGöğüs hastalıkları – solunum fonksiyon testleri
Akciğer zedelenmesi, hemotoraks, pnömotoraksPlevrada kalınlaşma, yapışıklık, akciğer kapasite kaybıGöğüs hastalıkları – solunum fonksiyon testleri
Akciğerin bir bölümünün veya tamamının alınmasıSolunum rezervinde kalıcı azalmaGöğüs hastalıkları – pnömonektomi ve fonksiyon testleri
Kalp zedelenmesi (kontüzyon)Ritim bozukluğu, kalp yetmezliğiKardiyovasküler sistem – aritmi ve kalp yetmezliği
Kalp zarında kanama veya yaralanmaPerikard hastalığı, daralmaKardiyovasküler sistem – perikard hastalıkları
Büyük damar yaralanmasıDolaşım bozukluğu, iskemiKardiyovasküler sistem – travmatik damar hastalığı
Göğüs omuru kırığıOmurga hareketliliği kaybı, sinir kökü bulgularıKas-iskelet sistemi – torakal omurga tabloları
Diyafram yırtığıKarın organlarının göğüs boşluğuna geçmesiSindirim sistemi – fıtık hükümleri ve solunum etkisi

Solunum fonksiyon kaybı: %20, %40 ve %80

Kılavuzun göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi bölümü, doğuştan veya kazanılmış akciğer, plevra ve göğüs kafesi hastalıklarında ya da akciğeri tutan diğer bütün hastalıklarda, solunum ve dolaşım fonksiyonunda bozukluk yapmışsa değerlendirmenin solunum fonksiyon testlerine göre yapılacağını düzenler. Travmaya bağlı kalıcı akciğer ve göğüs kafesi sekelleri de bu hüküm kapsamında değerlendirilir. Kılavuz üç derece öngörür: az etkilenme %20, orta derecede etkilenme %40, ağır derecede etkilenme veya kronik kor pulmonale (akciğer hastalığına bağlı sağ kalp yetmezliği) gelişmişse %80.

Kılavuzun bu bölümünde az, orta ve ağır etkilenme için sayısal eşik değerler yer almamaktadır; derecelendirme, testi yorumlayan göğüs hastalıkları uzmanının değerlendirmesine bırakılmıştır. Bu durum raporun gerekçesini daha da önemli hâle getirir: raporda ölçülen değerlerin ve bunların neden az, orta veya ağır etkilenme olarak nitelendirildiğinin açıklanması gerekir. Gerekçesiz bir derecelendirmeye bilirkişi incelemesinde ve itirazda etkili biçimde karşı çıkılabilir; bunun için maluliyet raporuna itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Kılavuz – Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi (travmaya bağlı sekellerde uygulanan hükümler)

DurumEngel oranıKılavuzdaki açıklama
Solunum fonksiyon testlerine göre az etkilenme%20Akut dönem ve optimal tedavi sonrası
Solunum fonksiyon testlerine göre orta derecede etkilenme%40Akut dönem ve optimal tedavi sonrası
Ağır derecede etkilenme veya kronik kor pulmonale gelişmesi%80Gerekirse kan gazı, egzersiz testi, ekokardiyografi, sağ kalp kateterizasyonu
Göğüs cerrahisi uygulanan hastalarFonksiyon kaybına göreYıllık kontrollere göre 1. maddedeki ölçekle
Tek taraflı pnömonektomi%10Ayrı madde olarak düzenlenmiştir
Akciğer nakli%70Nakil sonrası fonksiyon durumu Balthazard ile eklenir

Test ne zaman ve nasıl yapılmalı?

Kılavuz, bu hastalıklarda değerlendirmenin akut dönem geçtikten sonra ve optimal tedavinin ardından, klinik gözlem ve solunum fonksiyon testleriyle yapılacağını belirtir. Göğüs travmasından sonraki ilk haftalarda ağrı, kırık iyileşmesi ve akciğerdeki geçici değişiklikler nedeniyle solunum değerleri düşük çıkabilir; bu dönemde yapılan test kalıcı kaybı olduğundan yüksek gösterebilir. Tersine, iyileşmenin tamamlanmasını beklemeden erken alınan ve sonradan kötüleşen bir tabloyu yansıtmayan rapor da mağdurun aleyhine olabilir. Bu nedenle testin zamanlaması, tedavinin tamamlandığının kayıtlarla gösterilmesi ve gerekirse kontrol testleriyle kalıcılığın doğrulanması önemlidir.

Kılavuz, solunum fonksiyon testlerinin göğüs hastalıkları uzmanı veya teknisyeni tarafından yapılacağını, sorumlu göğüs hastalıkları uzmanınca yorumlanıp onaylanacağını ve rapor içeriğine FVC, FEV1 ve FEV1/FVC yüzde oranlarının yazılacağını açıkça düzenler. Solunum fonksiyon testi, kişinin teste katılımına ve eforuna bağlı bir testtir; bu nedenle testin geçerlilik ölçütlerini karşılayıp karşılamadığı da raporda veya test çıktısında görülebilmelidir. Testlerin karar vermede yetersiz kaldığı durumlarda kılavuz arter kan gazları, egzersiz testleri, ekokardiyografi ve sağ kalp kateterizasyonuyla değerlendirme yapılmasını öngörür.

Solunum fonksiyon kaybına dayanan raporda denetlenecekler

Kontrol noktasıKılavuzdaki karşılığıEksikse etkisi
Testin akut dönem ve tedavi sonrasında yapılmasıAkut dönem geçtikten ve optimal tedaviden sonraGeçici bulguların kalıcı sayılması veya kalıcı kaybın gözden kaçması
Testi yapan ve yorumlayan kişiGöğüs hastalıkları uzmanı veya teknisyeni; uzman onayıRaporun usul yönünden tartışmalı hâle gelmesi
FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerlerinin yazılmasıRapor içeriğine yazılırDerecelendirmenin denetlenememesi
Az, orta, ağır etkilenme nitelendirmesinin gerekçesiUzman yorumuOranın itiraza açık kalması
Testin yetersiz kaldığı durumda ek testlerKan gazı, egzersiz testi, ekokardiyografi, sağ kalp kateterizasyonuEksik inceleme itirazı
Göğüs cerrahisi sonrası yıllık kontrolYıllık kontrollere göre değerlendirmeKalıcılığın gösterilememesi

Solunum fonksiyon testine dayanan maluliyet raporunuzda değerler veya gerekçe eksikse, raporu kılavuz hükümlerine göre birlikte denetleyelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Akciğerin alınması: pnömonektomi ve kısmi rezeksiyonlar

Ağır akciğer yaralanmalarında hayat kurtarmak için akciğerin bir bölümünün veya tamamının alınması gerekebilir. Kılavuz, tek taraflı pnömonektomi için %10 oran öngörür ve ayrıca göğüs cerrahisi uygulanan kişilerin yıllık kontrollere göre solunum ve dolaşım fonksiyon bozukluklarına göre değerlendirileceğini düzenler. Akciğerin bir lobunun alınması (lobektomi) gibi kısmi rezeksiyonlar için ayrı bir sabit oran belirtilmemiştir; bu durumlarda da solunum fonksiyon testine dayalı değerlendirme yapılır.

Pnömonektomi için öngörülen %10 ile ameliyattan sonra kalan solunum fonksiyon kaybının oranının birleştirilip birleştirilmeyeceği kılavuzda açıkça yazılı değildir; kılavuz, Balthazard formülüyle ekleme yapılacağını bu bölümde yalnızca akciğer nakli için açıkça belirtmiştir. Buna karşılık kılavuzun genel yaklaşımı, fonksiyon kaybına yol açan birden fazla durumun varlığında oranların ayrı ayrı belirlenip Balthazard formülüyle birleştirilmesidir. Bu nedenle pnömonektomi uygulanmış ve solunum fonksiyonlarında da kayıp bulunan bir mağdurun raporunda, sağlık kurulunun hangi yöntemi uyguladığını gerekçelendirmesi istenmelidir. Karın organlarının yaralanması ve alınması için iç organ yaralanmalarında maluliyet oranı rehberimize bakabilirsiniz.

Kalp yaralanmalarında maluliyet oranı

Trafik kazalarında göğse gelen şiddetli darbe kalp kasında zedelenmeye (kontüzyon), kalp zarında kanamaya, nadiren kalp kapakçıklarında veya koroner damarlarda hasara yol açabilir. Kılavuzda travmatik kalp yaralanmasına özgü bir tablo bulunmaz; kalıcı sonuç hangi işlev bozukluğunu doğurmuşsa kardiyovasküler sistem bölümündeki ilgili tablo uygulanır. Kalp zedelenmesinden sonra kalıcı ritim bozukluğu gelişmişse aritmi tablosu, kalp kasının pompa gücü azalmışsa kalp yetmezliği tablosu, kalp zarında kalınlaşma ve daralma gelişmişse perikard hastalıkları tablosu esas alınır. Kalp yetmezliği tablosunda ekokardiyografiyle ölçülen ejeksiyon fraksiyonu (kalbin pompaladığı kan oranı) ve NYHA fonksiyonel sınıfı birlikte değerlendirilir.

Kılavuz – Travma sonrası kalıcı kalp işlev bozukluklarında kullanılabilecek tablolar

TabloDereceTanım (özet)Engel oranı
Kalp yetmezliğiEvre IHafif kalp yetmezliği, NYHA sınıf I%10
Kalp yetmezliğiEvre IIEjeksiyon fraksiyonu %50–60, tedaviye rağmen NYHA sınıf II%30
Kalp yetmezliğiEvre IIIEjeksiyon fraksiyonu %30–50, tedaviye rağmen NYHA sınıf III%50
Kalp yetmezliğiEvre IVEjeksiyon fraksiyonu %30’un altında veya NYHA sınıf III–IV%100
AritmiKlas 1Günlük aktivitede belirti yok, aritmi kayıtla gösterilmiş; veya ablasyon sonrası belirtisiz%10
AritmiKlas 2Belirtiler ilaç veya kalıcı kalp piliyle giderilmiş ya da organik kalp hastalığıyla birlikte devam ediyor%20
AritmiKlas 2Aritmi nedeniyle implante edilebilir defibrilatör (İCD) takılmış%30
AritmiKlas 3İlaç veya kalp piline rağmen belirtiler sürüyor%40
AritmiKlas 3Ablasyon, cerrahi veya İCD’ye rağmen belirtiler sürüyor%50
AritmiKlas 4Uygulanan tedavilere rağmen belirtiler günlük aktiviteyi engelliyor%100
Perikard hastalıklarıEvre INYHA sınıf I, daralma bulgusu yok%10
Perikard hastalıklarıEvre IIİki veya daha fazla perikardit atağı, NYHA sınıf I, daralma bulgusu yok%20
Perikard hastalıklarıEvre IIIDaraltıcı perikardit veya perikardiektomi, NYHA sınıf II%30
Perikard hastalıklarıEvre IVAmeliyata rağmen bulguları devam eden, NYHA sınıf III–IV%80

Kalp yaralanmalarında tazminat dosyası bakımından en tartışmalı konu illiyet bağıdır. Özellikle orta ve ileri yaştaki mağdurlarda, ritim bozukluğunun veya kalp yetmezliğinin kazadan mı yoksa önceden var olan bir kalp hastalığından mı kaynaklandığı sorgulanır. Kaza öncesine ait kardiyoloji kayıtları, kazadan hemen sonra yapılan kalp enzimleri, elektrokardiyografi ve ekokardiyografi incelemeleri ve bulguların zaman içindeki seyri bu tartışmada belirleyici delillerdir.

Büyük damar yaralanmaları ve göğüs omuru kırıkları

Göğüs travmalarında ana atardamar (aort) ve diğer büyük damarlar da yaralanabilir; bu yaralanmalar çoğu zaman acil damar içi veya açık cerrahi girişim gerektirir. Kılavuzun kardiyovasküler sistem bölümündeki travmatik damar hastalıkları maddesine göre cerrahi müdahale görmüş ve dolaşım bozukluğu olmayanlarda oran %0, cerrahi müdahale görmüş ve dolaşım bozukluğu ile iskemi bulguları olanlarda %30’dur. Damar yaralanması nedeniyle uzuv kaybı gelişmişse uzuv kaybına ilişkin maddeler uygulanır.

Göğüs travmasına göğüs omurlarında kırık eşlik edebilir. Kılavuzun kas-iskelet sistemi bölümündeki torakal omurga yaralanma modeli tablosu (Tablo 1.3), bulguya ve kırığın ağırlığına göre beş kategori öngörür: bulgu ve kırık yoksa %0; bir omurda %25’ten az çökme gibi durumlarda %8; bir omur cisminde %25–50 çökme veya belirgin sinir kökü bulgularında %18; nörolojik bulgu olmaksızın %50’den fazla çökme veya hareket segmenti bütünlüğünün bozulmasında %23; tek taraflı motor bulguyla birlikte %50’den fazla çökmede %28. Omurilik hasarı da varsa spinal kord tabloları uygulanır. Bu konular için omurga yaralanmalarında maluliyet oranı ve omurilik yaralanması ve felçte maluliyet oranı rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kılavuz – Travmatik damar hastalığı ve torakal omurga yaralanma modeli

TabloDurumEngel oranı
Travmatik damar hastalığıCerrahi müdahale görmüş, dolaşım bozukluğu yok%0
Travmatik damar hastalığıCerrahi müdahale görmüş, dolaşım bozukluğu ve iskemi bulguları var%30
Torakal omurga (Tablo 1.3)Kategori I – bulgu, nörolojik kayıp ve kırık yok%0
Torakal omurga (Tablo 1.3)Kategori II – örneğin bir omurda %25’ten az çökme%8
Torakal omurga (Tablo 1.3)Kategori III – örneğin bir omur cisminde %25–50 çökme%18
Torakal omurga (Tablo 1.3)Kategori IV – örneğin nörolojik bulgusuz %50’den fazla çökme%23
Torakal omurga (Tablo 1.3)Kategori V – tek taraflı motor bulguyla %50’den fazla çökme%28

Kaburga kırığı kalıcı iz bırakmazsa: geçici maluliyet ve sıfır oran

Kaburga kırıklarının büyük çoğunluğu, özellikle tek veya birkaç kaburgayı etkileyen ve akciğer yaralanmasıyla birlikte olmayan kırıklar, birkaç hafta veya ay içinde iyileşir ve solunum fonksiyonlarında kalıcı kayıp bırakmaz. Bu durumda kalıcı maluliyet oranı sıfır çıkabilir. Ancak bu, tazminat hakkının olmadığı anlamına gelmez. İyileşme döneminde çalışılamayan süre için kazanç kaybı, tedavi ve ulaşım giderleri ve yaşanan acı için manevi tazminat istenebilir. Örneğin net asgari ücretle çalışan ve kurul raporunda iki ay çalışamayacağı belirtilen bir mağdurun bu dönem kazanç kaybı yaklaşık 56.151 TL’dir; geliri daha yüksekse hesap gerçek gelir üzerinden yapılır.

Kaburga kırıklarının iyileşmesinden sonra da uzun süre devam eden göğüs duvarı ağrısı, bazı mağdurlarda günlük yaşamı ve çalışmayı etkileyebilir. Kılavuzda göğüs duvarı ağrısına özgü bir oran bulunmadığından, ağrının solunum fonksiyonuna, omurga hareketliliğine veya sinir hasarına yansıyan somut bir işlev kaybı olup olmadığı araştırılmalıdır. Kalıcı maluliyet oranı sıfır çıkan dosyalarda talep edilebilecek kalemler için maluliyet oranı sıfır çıkarsa tazminat ve iyileşme dönemi için trafik kazasında geçici maluliyet rehberlerimize bakabilirsiniz.

Örnek hesaplar

Aşağıdaki örnekler kılavuz tablolarıyla yapılmış varsayımsal oran ve tazminat hesaplarıdır. Tüm örneklerde gelir net asgari ücret olarak alınmış, karşı tarafın tam kusurlu olduğu varsayılmış ve yargı uygulamasındaki yerleşik yöntem ile TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmıştır. Birleşik oranlarda kılavuzun genel kuralı olan Balthazard formülü uygulanmıştır. Kendi oranlarınızı birleştirmek için maluliyet oranı hesaplama aracımızı, tazminat hesabının esasları için maluliyet tazminatı ne kadar? rehberimizi kullanabilirsiniz.

Göğüs travmasında örnek oran ve tazminat hesapları (varsayımsal)

Mağdur ve yaralanmaOran hesabıOranKalıcı maluliyet tazminatı
40 yaş, erkek; çoklu kaburga kırığı ve hemotoraks sonrası plevrada kalınlaşmaSolunum fonksiyon testine göre orta derecede etkilenme%404.707.251 TL
30 yaş, kadın; ağır akciğer yaralanması nedeniyle tek taraflı pnömonektomiPnömonektomi %10 ile az etkilenme %20 Balthazard ile birleştirilirse%284.622.350 TL
50 yaş, erkek; kalp zedelenmesi sonrası ritim bozukluğu, İCD takılmışAritmi klas 2 – İCD%302.606.642 TL
35 yaş, erkek; göğüs omurunda %25–50 çökme ve solunumda az etkilenmeTorakal omurga kategori III %18 ile az etkilenme %20 Balthazard%344.544.121 TL

İkinci örnekte pnömonektomi oranının solunum fonksiyon kaybıyla birleştirilmesi kılavuzda açıkça düzenlenmediğinden, sağlık kurulunun yalnızca %20 veya yalnızca %10 vermesi hâlinde tazminat belirgin biçimde düşer; bu nedenle raporun gerekçesi denetlenmelidir. Tüm tutarlar yalnızca kalıcı maluliyet tazminatını gösterir; iyileşme dönemi kaybı, tedavi giderleri ve manevi tazminat ayrıca istenir. Gelir belgelenebiliyorsa hesap gerçek gelir üzerinden yapılır.

Önceden var olan akciğer veya kalp hastalığı

Göğüs travması dosyalarında sigortacıların ve karşı tarafın en sık başvurduğu savunma, solunum veya kalp fonksiyon kaybının kazadan değil, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım, sigara kullanımı veya önceden var olan bir kalp hastalığı gibi nedenlerden kaynaklandığıdır. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren zorunlu trafik sigortası Genel Şartları değişikliğiyle, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının bulunmadığını ispat yükü sigortacıya bırakılmıştır. Bununla birlikte mahkeme aşamasında bilirkişi incelemesi, kaza öncesi sağlık kayıtlarını ve kazanın mevcut bir hastalığı ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını değerlendirir.

Kazadan önce var olan bir hastalığın kaza nedeniyle ağırlaşması hâlinde, bu ağırlaşmanın sonuçlarından da sorumluluk doğar; ancak mağdurun bünyesel durumunun zararın artmasına katkısı, uygulamada tazminattan indirim tartışmasına konu olabilir. Bu tartışmada kazanın hemen öncesine ait sağlık kayıtları, varsa işe giriş veya periyodik muayene sırasında yapılmış solunum fonksiyon testleri ve kazadan sonraki fonksiyon değerlerinin karşılaştırılması belirleyici olur. İlliyet bağı ve ispat yükü için illiyet bağı ve ispat yükü yazımıza bakabilirsiniz.

Önceden var olan hastalık savunmasında delil tablosu

Karşı tarafın savunmasıMağdurun kullanabileceği delillerDeğerlendirme
Solunum kaybı kronik akciğer hastalığından kaynaklanıyorKaza öncesi solunum fonksiyon testleri, sağlık kayıtları, çalışma geçmişiKaza öncesi ve sonrası değerlerin karşılaştırılması
Nefes darlığı sigara kullanımına bağlıKazadan önce belirtisiz yaşam, işe giriş muayeneleriKazanın ağırlaştırıcı etkisinin gösterilmesi
Ritim bozukluğu kazadan önce de vardıKaza öncesi elektrokardiyografi kayıtları, kardiyoloji başvurularının yokluğuKazadan hemen sonraki bulguların seyri
Kalp yetmezliği yaşa bağlıKazadan sonraki kalp enzimleri ve ekokardiyografi, zaman içindeki seyirBilirkişiden açık illiyet değerlendirmesi istenmesi
Plevral değişiklikler eski bir hastalığa aitKaza anındaki ve sonraki görüntülemelerTravmayla uyumlu yeni bulguların gösterilmesi

Ceza dosyası, rapor itirazı ve süreç

Göğüs travmalarında ceza soruşturması için düzenlenen adli raporda, yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, hayati tehlike geçirilip geçirilmediği ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi gibi TCK m.86–89’daki ölçütler değerlendirilir. Çoklu kaburga kırığı, hemotoraks veya kalp yaralanmasında hayati tehlike tespiti sık görülür. Ancak ceza dosyasındaki bu tespitler, tazminat hesabındaki maluliyet oranını belirlemez; maluliyet oranı ayrıca, kılavuz tablolarına göre düzenlenen raporla belirlenir. Bu ayrım için adli rapor ile maluliyet raporu farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat sürecinde KTK m.97 uyarınca sigortacıya başvurulur; rapor ve test sonuçları başvuruya eklenir. Rapordaki oran veya gerekçe hatalıysa HMK m.281 uyarınca bilirkişi raporuna itiraz edilir, gerekirse göğüs hastalıkları veya kardiyoloji uzmanlarını içeren bir heyetten rapor alınması istenir; uzman görüşü de dosyaya sunulabilir. Göğüs cerrahisi uygulanan ve kontrolleri devam eden mağdurlarda, tablonun ileride değişme ihtimali varsa TBK m.75 uyarınca hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulması istenebilir. Bu konular için uzman görüşü sunulması ve maluliyet oranı sonradan artarsa yazılarımıza bakabilirsiniz.

Göğüs travması sonrası maluliyet raporunuzda solunum veya kalp fonksiyon kaybı eksik değerlendirildiyse, itiraz ve ek inceleme yolunu birlikte planlayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Göğüs travması dosyalarında diğer tazminat kalemleri ve süreç adımları da gözden kaçırılmamalıdır. Göğüs cerrahisi ve yoğun bakım giderlerinin kimin tarafından karşılanacağı için trafik kazasında tedavi giderlerini kim öder?, rapor başvurusunun nasıl yapılacağı için maluliyet raporu nasıl alınır?, uzun süren kontroller nedeniyle rapor gecikirse maluliyet raporu ve zamanaşımı, dava sürerken ekonomik destek için geçici ödeme (TBK 76), ağır solunum veya kalp kaybı nedeniyle meslek kaybedilmişse ekonomik geleceğin sarsılması, manevi tazminat için kalıcı maluliyette manevi tazminat ve tazminatın sigorta limitini aşması hâlinde trafik sigortası limitini aşan tazminat yazılarımıza bakabilirsiniz. Araç yangınında duman solunmasına bağlı akciğer hasarı için yanık yaralanmalarında maluliyet oranı, kazadan sonraki tedavide yapılan bir hata nedeniyle ağırlaşan tablo için tıbbi hata ile artan maluliyet, 65 yaş üstü mağdurlar için ise emekli ve yaşlı mağdurun tazminatı rehberimiz yol gösterir.

Sık yapılan hatalar

Göğüs travması dosyalarında tazminatı düşüren hatalar çoğunlukla testlerin zamanlaması ve raporun gerekçesiyle ilgilidir.

Göğüs travması dosyalarında sık yapılan hatalar

HataOlası sonucuDoğru yaklaşım
Solunum fonksiyon testini akut dönemde yaptırmakGeçici bulguların kalıcı sayılması ve itirazAkut dönem ve optimal tedavi sonrasında test
Rapora FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerlerinin yazılmamasıDerecelendirmenin denetlenememesiDeğerlerin ve yorumun rapora yazılmasını istemek
Yalnızca kırık sayısına dayanmakKalıcı işlev kaybının gösterilememesiFonksiyon testleriyle kalıcı kaybı ortaya koymak
Pnömonektomi ile fonksiyon kaybının birleştirilip birleştirilmediğini denetlememekOranın eksik belirlenmesiSağlık kurulundan yöntemin gerekçesini istemek
Kalp zedelenmesi sonrası ritim takibini yaptırmamakKalıcı aritminin kayıtla gösterilememesiKardiyoloji takibi ve kayıtlarının dosyaya eklenmesi
Kaza öncesi sağlık kayıtlarını hazırlamamakÖnceden var olan hastalık savunmasının karşılanamamasıKaza öncesi muayene ve test kayıtlarını toplamak
Oran sıfır çıkınca tazminat istememekİyileşme dönemi kaybı ve manevi tazminatın kaybıGeçici maluliyet ve manevi tazminat talebinde bulunmak
Adli rapordaki hayati tehlike tespitini maluliyet oranı sanmakYanlış beklenti ve eksik raporAyrıca kılavuza göre maluliyet raporu almak

Sıkça Sorulan Sorular

Kaburga kırığında maluliyet oranı kaç olur?

Kılavuzda kaburga kırığına özgü bir oran yoktur. Kırıklar iyileşip solunum fonksiyonlarında kalıcı kayıp bırakmamışsa oran sıfır çıkabilir. Kalıcı solunum kaybı varsa solunum fonksiyon testlerine göre az etkilenmede %20, orta etkilenmede %40, ağır etkilenmede veya kronik kor pulmonale gelişmişse %80 oran verilir.

Akciğer hasarında maluliyet oranı nasıl belirlenir?

Akut dönem geçtikten ve optimal tedaviden sonra klinik gözlem ve solunum fonksiyon testleriyle belirlenir. Testler yetersiz kalırsa arter kan gazları, egzersiz testleri, ekokardiyografi ve sağ kalp kateterizasyonu kullanılır. Raporda FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerleri yazılmalıdır.

Solunum fonksiyon testinde az, orta ve ağır etkilenme neye göre belirlenir?

Kılavuzun bu bölümünde sayısal eşik değerler yer almamaktadır; derecelendirme testi yorumlayan göğüs hastalıkları uzmanının değerlendirmesine bırakılmıştır. Bu nedenle raporda ölçülen değerlerin ve bunların neden o derecede nitelendirildiğinin gerekçesiyle açıklanması gerekir.

Bir akciğerim alındı, maluliyet oranı kaç?

Kılavuz tek taraflı pnömonektomi için %10 öngörür ve göğüs cerrahisi uygulanan kişilerin ayrıca solunum fonksiyonlarına göre değerlendirileceğini düzenler. Bu iki değerin birleştirilip birleştirilmeyeceği açıkça yazılı olmadığından, sağlık kurulunun uyguladığı yöntemi gerekçelendirmesi istenmelidir.

Kalp zedelenmesi sonrası ritim bozukluğu kaldı, oran nedir?

Aritmi tablosuna göre belirtisiz ve kayıtla gösterilmiş aritmide %10, belirtileri ilaç veya kalp piliyle giderilmişse %20, İCD takılmışsa %30, tedaviye rağmen belirtiler sürüyorsa %40–%50, belirtiler günlük aktiviteyi engelliyorsa %100 oran öngörülür.

Kazadan sonra kalp yetmezliği gelişti, nasıl oranlanır?

Kalp yetmezliği tablosunda ekokardiyografiyle ölçülen ejeksiyon fraksiyonu ve NYHA sınıfı birlikte değerlendirilir: evre I %10, evre II (EF %50–60, NYHA II) %30, evre III (EF %30–50, NYHA III) %50, evre IV (EF %30’un altında veya NYHA III–IV) %100.

Aort yaralanması ameliyatla düzeltildi, maluliyet oranı var mı?

Kılavuzun travmatik damar hastalıkları maddesine göre cerrahi müdahale görmüş ve dolaşım bozukluğu olmayanlarda oran %0’dır. Cerrahi müdahaleye rağmen dolaşım bozukluğu ve iskemi bulguları varsa %30 oran verilir.

Kaburga kırığında tazminat alınabilir mi?

Evet. Kalıcı maluliyet oranı sıfır çıksa bile iyileşme döneminde çalışılamayan süre için kazanç kaybı, tedavi ve ulaşım giderleri ve manevi tazminat istenebilir. Kalıcı solunum kaybı varsa ayrıca kalıcı maluliyet tazminatı hesaplanır.

Solunum fonksiyon testi ne zaman yapılmalı?

Kılavuza göre akut dönem geçtikten ve optimal tedaviden sonra. İlk haftalarda ağrı ve kırık iyileşmesi nedeniyle değerler geçici olarak düşük çıkabilir; göğüs cerrahisi uygulanan kişilerde ise değerlendirme yıllık kontrollere göre yapılır.

Sigara içiyorum, sigorta nefes darlığımın kazadan olmadığını söylüyor. Ne yapmalıyım?

2026 Genel Şartlarına göre maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının bulunmadığını ispat yükü sigortacıdadır. Kaza öncesi solunum testleri, işe giriş muayeneleri ve kazadan önce belirtisiz bir yaşam sürüldüğünü gösteren kayıtlar, kazanın etkisinin ortaya konmasında önemlidir.

Göğüs omurum da kırıldı, oranlar birleşir mi?

Göğüs omuru kırığı kılavuzun torakal omurga yaralanma modeli tablosuna göre %0 ile %28 arasında oranlanır. Solunum fonksiyon kaybı gibi başka bir sistemdeki kayıpla birlikte bulunuyorsa, kılavuzun genel kuralına göre oranlar Balthazard formülüyle birleştirilir.

Adli raporda hayati tehlike yazıyor, maluliyet oranım yüksek mi çıkar?

Hayır, doğrudan bir bağlantı yoktur. Adli rapordaki hayati tehlike tespiti ceza dosyası için TCK ölçütlerine göre yapılır. Maluliyet oranı ise iyileşme sonrası kalan kalıcı işlev kaybına göre kılavuz tablolarıyla ayrıca belirlenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.2.2019/30692) ve Ek-2 kılavuzunun göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi, kardiyovasküler sistem ve kas-iskelet sistemi bölümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.54, 56, 75), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı HMK m.281 ve 5237 sayılı TCK m.86–89 hükümlerine dayanır. Oran ve tazminat örnekleri varsayımsaldır; somut oran sağlık kurulunca belirlenir. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk