Tahkim-Arabuluculuk (Med-Arb) Birlikte Kullanımı
18 Nisan 2026

Tahkim-Arabuluculuk (Med-Arb) Birlikte Kullanımı

Tahkim ve arabuluculuk, uyuşmazlık çözümünde iki farklı mantığı temsil eder: arabuluculuk taraflara kontrol ve gizlilik sağlar ama uzlaşma olmazsa bağlayıcı sonuç vermez; tahkim bağlayıcı karar üretir ama süreci tarafların elinden alır. Med-Arb ve Arb-Med modelleri bu ikisini birleştirmeyi hedefler.

Türk hukukunda bu modeller ayrı bir kanunla düzenlenmiş değildir; uygulanabilirlikleri iki mevzuatın kesişiminde belirlenir. Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: 6325 sayılı Kanunun 4, 5, 17/A, 17/B ve 18 inci maddeleri, HMK’nın tahkim hükümleri ve aynı kişinin arabulucu ile hakem sıfatlarını birleştirmesinin kanuni sınırları.

1) İki Modelin Tanımı

ModelİşleyişSonuç
Med-ArbÖnce arabuluculuk denenir; uzlaşma sağlanamazsa tahkime geçilirHer hâlde bağlayıcı bir sonuç doğar
Arb-MedÖnce tahkim yargılaması tamamlanıp karar hazırlanır; karar açıklanmadan arabuluculuk denenirUzlaşılırsa karar hiç açıklanmaz; uzlaşılamazsa açıklanır

Med-Arb’ın gerekçesi pratiktir: uzlaşma ihtimali önce denenerek maliyet ve zamandan tasarruf edilir; uzlaşma olmazsa “sonuçsuz kalma” riski bulunmaz. Arb-Med’in gerekçesi ise psikolojiktir: taraflar hazırlanmış bir kararın varlığını bildiğinden, içeriğini bilmeseler dahi uzlaşmaya daha yatkın hâle gelir.

2) Türk Hukukunda Dayanak Var mı?

Doğrudan bir Med-Arb düzenlemesi yoktur. Ancak model, mevcut iki rejimin sözleşmeyle birleştirilmesi yoluyla kurulabilir.

AyakDayanak
Arabuluculuk6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (RG 22/6/2012, sayı 28331)
İç tahkim6100 sayılı HMK‘nın tahkime ilişkin hükümleri
Milletlerarası tahkim4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu
Kurumsal kurallarTarafların seçtiği tahkim kurumunun kuralları

Buna karşılık, zorunlu arabuluculuk uygulaması fiilen bir Med-Arb birinci aşaması oluşturmaktadır: kanunda dava şartı olarak öngörülen uyuşmazlıklarda önce arabuluculuğa başvurulur, anlaşma sağlanamazsa yargı veya tahkim yoluna gidilir.

Burada sıkça yapılan bir hata düzeltilmelidir: başvurunun zorunlu olması, anlaşmanın zorunlu olduğu anlamına gelmez. Taraflar teklifleri kabul etmek veya haklarından vazgeçmek zorunda değildir.

Med-Arb klozunuzu 6325 m.5 çerçevesinde birlikte gözden geçirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

3) Kritik Hüküm: 6325 m.5

Med-Arb tartışmasının merkezinde tek bir madde vardır ve çoğu metinde atlanır. 6325 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, arabuluculukta ortaya çıkan beyan ve belgelerin sonraki süreçlerde kullanılamayacağını düzenler.

m.5/3: Birinci fıkrada belirtilen bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya herhangi bir idari makam tarafından istenemez. Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz. Ancak, söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir.

m.5/4: Yukarıdaki fıkralar, arabuluculuğun konusuyla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, hukuk davası ve tahkimde uygulanır.

m.5/5: Birinci fıkrada belirtilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, hukuk davası ve tahkimde ileri sürülebilen deliller, sadece arabuluculukta sunulmaları sebebiyle kabul edilemeyecek deliller hâline gelmez.

Dördüncü fıkranın “tahkimde uygulanır” demesi belirleyicidir. Yani arabuluculuk aşamasında ortaya çıkan beyanlar, sonraki tahkim yargılamasında hükme esas alınamaz. Bu, Med-Arb’ın en tartışmalı yönünü doğrudan hukuki bir sınıra bağlar.

Kapsam dışı ve kapsam içi olanlar

KullanılamazKullanılabilir
Arabuluculuk daveti ve arabuluculuğa katılma isteğiArabuluculuktan önce mevcut olan ve normal şartlarda delil olabilecek belgeler
Uzlaşma teklifleri ve çözüm önerileriBağımsız olarak elde edilebilen deliller
Müzakere sırasındaki kabul açıklamalarıAnlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde bilgiler
Sadece arabuluculuk nedeniyle hazırlanan belgelerKanun hükmü tarafından açıklanması emredilen bilgiler

Beşinci fıkra, yaygın bir yanlış anlamayı önler: gizlilik, bütün delilleri kullanılamaz hâle getirmez. Arabuluculuktan bağımsız olarak mevcut bir belge, yalnızca görüşmede sunulduğu için delil niteliğini kaybetmez.

4) Gizlilik ve Cezaî Sorumluluk (6325 m.4 ve m.33)

Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler süreçte edinilen bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülüğün ihlali sonucunda bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesi hâlinde, Kanunun 33 üncü maddesindeki koşullar oluştuğunda şikâyete bağlı cezaî sorumluluk doğabilir.

Med-Arb bakımından bu iki hüküm birlikte okunmalıdır: aynı kişinin arabulucu ve hakem olması hâlinde, arabuluculukta öğrenilen bilgilerin tahkim kararında kullanılması yalnızca usulî bir sakatlık değil, gizlilik yükümlülüğünün ihlali boyutu da taşıyabilir.

5) Aynı Kişi Hem Arabulucu Hem Hakem Olabilir mi?

Med-Arb’ın en tartışmalı sorusu budur ve cevabı Türk hukukunda tek cümleyle verilemez; ancak sınırlar bellidir.

YaklaşımGerekçeRisk
Aynı kişiUyuşmazlığı derinlemesine tanır; süreç hızlanır ve maliyet düşerGizli bilgiye maruz kalma; tarafsızlık şüphesi; iptal sebebi doğması
Farklı kişilerTarafsızlık korunur; iptal riski azalırSüre ve maliyet artar; hakem dosyayı baştan öğrenir

Riskin hukuki karşılığı üç noktada toplanır:

  • Hakemin reddi: HMK’nın tahkim hükümleri uyarınca, hakemin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli hâllerin varlığı reddi gerektirir. Arabuluculuk aşamasında bir tarafla ayrı oturum yapmış ve gizli bilgi öğrenmiş bir kişinin hakem olması, bu şüpheyi doğurabilir.
  • Hükme esas alma yasağı: 6325 m.5/3 ve 5/4 uyarınca arabuluculuktaki beyanlar tahkimde hükme esas alınamaz. Aynı kişi bu bilgileri zihninden silemeyeceğinden, ispat bakımından ciddi bir sorun doğar.
  • İptal davası: Hakem kararlarına karşı açılabilecek iptal davasında, tarafların eşitliği ve hukukî dinlenilme hakkına riayet edilmemesi ile kamu düzenine aykırılık ileri sürülebilir.

Pratik çözüm: ayrı oturum yasağı

Uluslararası uygulamada bu riski yönetmenin yolu, Med-Arb anlaşmasına açık hükümler koymaktır:

  • Arabuluculuk aşamasında ayrı (taraflarla baş başa) oturum yapılmaması,
  • Aynı kişinin hakem olarak devam edebilmesi için tarafların uzlaşmazlık ortaya çıktıktan sonra ayrıca yazılı onay vermesi,
  • Onay verilmezse farklı bir hakemin göreve başlaması.

Bu üç kayıt, sözleşmeye yazılmadığı sürece kendiliğinden uygulanmaz. Med-Arb klozunun değeri, tam olarak bu ayrıntıları önceden çözmesindedir.

6) Tahkime Elverişlilik Sınırı

Med-Arb kurgulanırken ilk kontrol edilmesi gereken husus, uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığıdır. HMK’nın tahkim hükümleri uyarınca:

  • Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • İki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar

tahkime elverişli değildir. Ayrıca tahkim anlaşmasının yazılı yapılması gerekir.

Arabuluculuk bakımından da benzer bir sınır vardır: 6325 sayılı Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklara uygulanır.

UyuşmazlıkArabuluculukTahkim
Ticari alacakElverişli (ticari davalarda dava şartı)Elverişli
İşçilik alacağıElverişli (dava şartı)Sınırlı; işçi lehine emredici hükümler gözetilir
Taşınmaz üzerindeki ayni hak6325 m.17/B ile özel rejimElverişli değil
Aile hukukuElverişli olanlar sınırlıKural olarak elverişli değil
Kamu düzenine ilişkin taleplerElverişli değilElverişli değil

7) Anlaşma Sağlanırsa: İcra Edilebilirlik

Med-Arb’ın birinci aşaması başarıyla sonuçlanırsa, ortaya çıkan belgenin hukuki niteliği önem kazanır. Bu konu 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle değiştirilen 6325 m.18/4’te düzenlenmiştir.

Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Bu hüküm iki yenilik getirmiştir:

  • Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu tutulduğu durumlar hariç bırakılmıştır. Böyle hâllerde, tarafların ve arabulucunun imzaladığı belge, avukatların imzası bulunsa dahi tek başına ilam niteliğinde belge sayılmaz.
  • Ticari uyuşmazlıklar bakımından, yalnızca avukatlar ile arabulucunun imzaladığı belgeler de, tarafların ayrıca imzasına ihtiyaç duyulmadan ilam niteliğinde belge vasfı kazanır.

Ayrıca 6325 m.18/5 uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Bu hüküm, Med-Arb’ın birinci aşamasında varılan anlaşmayı korur.

Son tutanak ile anlaşma belgesi aynı şey değildir

Uygulamada karıştırılan iki belge vardır ve işlevleri farklıdır:

BelgeNeyi gösterir
Son tutanakSürecin sonucunu: anlaşma sağlandı mı, sağlanamadı mı
Anlaşma belgesiKararlaştırılan hak ve borçları: kim, neyi, ne zaman yapacak

Bir başka önemli nokta: her anlaşma belgesi doğrudan ilamlı icraya elverişli değildir. İmza kompozisyonu ve icra edilebilirlik şerhi zorunluluğu bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

8) İki Özel Rejim: m.17/A ve m.17/B

7445 sayılı Kanunla 6325 sayılı Kanuna iki yeni madde eklenmiştir ve Med-Arb kurgusunda gözetilmelidir.

MaddeKonusu
m.17/AMilletlerarası sulh anlaşma belgelerinin icrası
m.17/BTaşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına yönelik uyuşmazlıklarda arabuluculuk

İkinci madde özellikle dikkat gerektirir: taşınmaz üzerindeki ayni hak uyuşmazlıkları tahkime elverişli değildir, ancak 6325 m.17/B ile arabuluculuk bakımından özel bir rejim öngörülmüştür. Ayrıca bu maddede icra edilebilirlik şerhi zorunluluğuna işaret eden bir düzenleme bulunmaktadır.

Dolayısıyla taşınmaz içeren karma uyuşmazlıklarda Med-Arb kurgusu, ikinci aşaması bakımından kısmen işlemez hâle gelebilir. Bu ihtimalin sözleşmede önceden çözülmesi gerekir.

Sözleşmenize doğru uyuşmazlık çözüm klozu için destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

9) Med-Arb Klozunda Bulunması Gerekenler

Model, sözleşmeye ne yazıldığı kadar işler. Aşağıdaki başlıklar, klozun asgari içeriğini oluşturur.

#UnsurNeden gerekli
1Aşamalar ve sıraMed-Arb mı Arb-Med mi olduğu tereddüde yer bırakmamalı
2Birinci aşamanın süresiBelirsiz süre, sürecin kilitlenmesine yol açar
3Geçiş şartıTahkime hangi olayla geçileceği (süre dolması, son tutanak vb.)
4Kişi kimliğiArabulucunun hakem olarak devam edip etmeyeceği
5Ayrı oturumYapılıp yapılmayacağı; yapılacaksa devam onayının şartları
6Gizlilik kapsamı6325 m.4 ve m.5’in nasıl uygulanacağı
7Tahkim kuralları ve yeriKurumsal kurallar, hakem sayısı, dil, tahkim yeri
8Elverişlilik istisnasıTahkime elverişsiz taleplerin akıbeti
9Geçici hukuki korumaSüreç boyunca ihtiyati tedbir ve haciz talep edilebilmesi

Dokuzuncu satır sıkça atlanır: arabuluculuk veya tahkim süreci işlerken zamanaşımı, delillerin kaybolması veya malvarlığının eritilmesi riskleri devam eder. Klozun, geçici hukuki koruma taleplerinin mahkemeden istenebileceğini açıkça saklı tutması gerekir.

10) Arb-Med’in Türk Hukukundaki Özel Sorunu

Arb-Med, Med-Arb’a göre daha az uygulanır ve Türk hukuku bakımından kendine özgü bir zorluk taşır: karar hazırlanmış ancak açıklanmamıştır. Bu ara durum, mevzuatta doğrudan öngörülmüş değildir.

SoruDeğerlendirme
Hazırlanmış ama açıklanmamış karar hukuken var mıdır?Hakem kararı, usulüne uygun biçimde verilip taraflara bildirilmedikçe sonuç doğurmaz
Uzlaşma sağlanırsa karar ne olur?Taraflar sulh olduğunda uyuşmazlık ortadan kalkar; karar açıklanmaz
Uzlaşma sağlanmazsa?Hazırlanan karar açıklanır ve olağan hükümlere tabi olur
Hakemin arabuluculuk yapması sakınca doğurur mu?Kararı zaten oluşturmuş bir hakemin uzlaşma müzakeresi yürütmesi, tarafsızlık tartışmasını farklı bir eksende doğurur

Modelin psikolojik gücü, aynı zamanda zayıf noktasıdır. Taraflar kararın hazır olduğunu bilerek müzakere ettiğinde, uzlaşma iradesi serbestçe oluşmuş sayılabilir mi sorusu gündeme gelir. Arabuluculuğun temel ilkelerinden biri, tarafların iradî katılımıdır.

Bu nedenle Arb-Med tercih edilecekse, ikinci aşamayı yürütecek kişinin hakem heyetinden farklı olması ve müzakerenin kararın içeriğine ilişkin hiçbir ima içermemesi, uygulamada benimsenen ihtiyat tedbirleridir.

Zamanaşımı ve süreler

Her iki modelde de gözden kaçan bir teknik konu, sürelerin akıbetidir. Arabuluculuk sürecinin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi, dava şartı arabuluculuk bakımından kanunda ayrıca düzenlenmiştir; iradî arabuluculukta ise durum farklıdır.

SüreçDikkat edilecek
Dava şartı arabuluculukKanunda öngörülen süre ve etkiler uygulanır
İradî arabuluculukZamanaşımının işlemeye devam etmesi riski; klozda süre sınırı şart
Tahkim aşamasıHakem kurulunun karar süresi ve uzatma usulü kontrol edilmelidir
Geçici hukuki korumaSüreç boyunca mahkemeden istenebilmesi klozda saklı tutulmalıdır

İkinci satır, Med-Arb klozlarının en sık yaptığı hataya işaret eder: “taraflar önce arabuluculuğa başvurur” denip süre konulmaması. Bu, karşı tarafa süreci uzatma imkânı verir ve bu arada zamanaşımı işlemeye devam edebilir.

Güvenli kurgu, birinci aşamaya kesin bir süre bağlamak ve sürenin dolmasıyla kendiliğinden tahkim aşamasına geçilmesini öngörmektir. Aksi hâlde model, uyuşmazlığı çözmek yerine geciktirmenin aracı hâline gelebilir.

11) Uygulamada Karşılaşılan Beş Sorun

SorunÇözüm yolu
Arabulucunun ayrı oturumda öğrendiği bilgiyi hakem sıfatıyla kullanmasıAyrı oturum yasağı; farklı hakem; 6325 m.5/3-4’e dayanan itiraz
Birinci aşamanın süresiz uzamasıKlozda kesin süre ve otomatik geçiş şartı
Anlaşma belgesinin icraya elverişli olmamasıİmza kompozisyonunun ve şerh zorunluluğunun önceden kontrolü
Uyuşmazlığın bir kısmının tahkime elverişsiz olmasıBölünebilirlik ve mahkeme yoluna dönüş hükmü
Hakem kararının iptali riskiUsulî güvencelerin tutanağa geçirilmesi; hukukî dinlenilme hakkının belgelenmesi

Beşinci satır için bir hatırlatma gerekir: hakem kararına karşı istinaf ve temyiz yolu yoktur; denetim, sınırlı sebeplerle açılan iptal davası üzerinden yapılır. Bu nedenle usulî güvencelerin süreç içinde kayıt altına alınması, sonradan telafi edilemeyecek bir yükümlülüktür.

12) Üç Yolun Karşılaştırması

Med-Arb kurgusuna karar vermeden önce, üç yolun ne verip ne aldığını yan yana görmek gerekir.

ÖlçütArabuluculukTahkimMahkeme
Sonucu kim belirlerTaraflarHakemHâkim
BağlayıcılıkAnlaşma varsaHer hâldeHer hâlde
GizlilikYüksek (6325 m.4)YüksekAleniyet esas
Kanun yoluSınırlı sebeplerle iptal davasıİstinaf ve temyiz
SüreKısaOrtaDeğişken
MaliyetDüşükYüksekOrta
İcraAnlaşma belgesi ilam niteliğinde olabilirHakem kararı icra edilebilirİlam
Elverişlilik sınırıTarafların tasarruf edebileceği işlerTaşınmaz ayni hak ve iradeye tabi olmayan işler hariçSınır yok

Tablonun dördüncü satırı, tahkim tercihinin en önemli sonucudur: hakem kararına karşı istinaf ve temyiz yolu yoktur. Denetim, sınırlı sebeplerle açılan iptal davası üzerinden yapılır. Bu, hız kazandırırken hata düzeltme imkânını daraltır.

Hangi uyuşmazlıkta hangi model?

DurumUygun yaklaşım
Sürekli ticari ilişkinin korunması isteniyorMed-Arb; birinci aşama ilişkiyi korumaya yarar
Teknik ve uzmanlık gerektiren uyuşmazlıkTahkim; hakem seçiminde uzmanlık aranabilir
Karşı tarafın uzlaşma iradesi şüpheliMed-Arb; ancak kesin süre ve otomatik geçiş şart
Gizlilik kritikArabuluculuk veya tahkim; mahkeme aleniyeti sakıncalı olabilir
Taşınmaz üzerinde ayni hak talebi varTahkim elverişli değil; mahkeme veya 6325 m.17/B
Acil koruma gerekiyorHangi yol seçilirse seçilsin, mahkemeden geçici hukuki koruma
Düşük tutarlı, tek seferlik uyuşmazlıkTahkimin maliyeti orantısız kalabilir

Son satır sıkça atlanır. Tahkim, hakem ücretleri ve kurumsal masraflar nedeniyle sabit bir maliyet taşır. Düşük tutarlı uyuşmazlıklarda bu maliyet, talebin kendisiyle orantısız hâle gelebilir ve tahkim klozu pratikte hak aramayı zorlaştıran bir sonuç doğurabilir.

Bu nedenle sözleşmeye tahkim veya Med-Arb klozu konulurken, muhtemel uyuşmazlıkların tutar aralığı da gözetilmelidir. Belirli bir eşiğin altındaki uyuşmazlıkların mahkemeye bırakılması, uygulamada tercih edilen bir çözümdür.

13) Sık Yapılan Yedi Hata

  • Med-Arb’ı kanunda düzenlenmiş bir kurum sanmak. Model, sözleşmeyle kurulur; dayanağı 6325 sayılı Kanun ile tahkim mevzuatının birlikte uygulanmasıdır.
  • Zorunlu arabuluculuğu anlaşma zorunluluğu sanmak. Başvuru zorunludur, anlaşma değil.
  • Arabuluculuk beyanlarının tahkimde kullanılabileceğini varsaymak. 6325 m.5/4 bu hükümlerin tahkimde de uygulanacağını açıkça belirtir.
  • Gizliliğin tüm delilleri yaktığını sanmak. m.5/5 uyarınca bağımsız olarak mevcut deliller etkilenmez.
  • Aynı kişiyi otomatik olarak hakem yapmak. Tarafsızlık şüphesi ve iptal riski doğar; ayrıca yazılı onay alınmalıdır.
  • Son tutanak ile anlaşma belgesini karıştırmak. İkisi farklı işlev görür.
  • Taşınmaz taleplerini tahkime bırakmak. Taşınmaz üzerindeki ayni haklar tahkime elverişli değildir.

14) Kontrol Listesi

  • Uyuşmazlığın tahkime ve arabuluculuğa elverişliliğini baştan tespit edin.
  • Dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığını kontrol edin.
  • Klozda aşama sırasını, süreyi ve geçiş şartını açıkça yazın.
  • Arabulucunun hakem olarak devam edip etmeyeceğini ve onay usulünü belirleyin.
  • Ayrı oturum yapılıp yapılmayacağını kayda geçirin.
  • Anlaşma belgesinin imza kompozisyonunu önceden planlayın.
  • Geçici hukuki koruma yolunu saklı tutun.
  • Tahkim kurallarını, hakem sayısını, dili ve tahkim yerini belirleyin.
  • Usulî güvenceleri süreç içinde belgeleyin.

Uyuşmazlık çözümünün diğer başlıkları için Yargılama Usulü Rehberimize, kanun yolları için istinaf ve temyiz incelememize ve ticari uyuşmazlıklar için Ticaret Hukuku Rehberimize bakabilirsiniz.

Uyuşmazlığınız tahkime elverişli mi? Önce bunu netleştirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Med-Arb nedir?

Önce arabuluculuğun denendiği, uzlaşma sağlanamazsa tahkime geçilen iki basamaklı uyuşmazlık çözüm modelidir. Her hâlde bağlayıcı bir sonuç doğar.

Arb-Med nedir?

Sıranın tersine döndüğü modeldir: önce tahkim yargılaması tamamlanıp karar hazırlanır, ancak karar açıklanmadan arabuluculuk denenir. Uzlaşılırsa karar hiç açıklanmaz.

Türk hukukunda Med-Arb düzenlenmiş mi?

Doğrudan bir Med-Arb düzenlemesi yoktur. Model, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile tahkim mevzuatının sözleşmeyle birleştirilmesi yoluyla kurulur.

Hangi mevzuat uygulanır?

Arabuluculuk için 6325 sayılı Kanun (RG 22/6/2012, sayı 28331); iç tahkim için 6100 sayılı HMK’nın tahkim hükümleri; milletlerarası tahkim için 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve tarafların seçtiği kurumsal kurallar.

Zorunlu arabuluculuk Med-Arb’ın birinci aşaması mıdır?

Fiilen öyle işler: dava şartı olarak öngörülen uyuşmazlıklarda önce arabuluculuğa başvurulur, anlaşma sağlanamazsa yargı veya tahkim yoluna gidilir.

Başvurunun zorunlu olması anlaşma zorunluluğu doğurur mu?

Hayır. Taraflar teklifleri kabul etmek veya haklarından vazgeçmek zorunda değildir. Arabulucu hâkim değildir; delilleri değerlendirerek kimin haklı olduğuna karar vermez.

Arabuluculuktaki beyanlar tahkimde kullanılabilir mi?

Hayır. 6325 m.5/3 uyarınca bu bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya herhangi bir idari makam tarafından istenemez; delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz.

Bu kural tahkimde de geçerli mi?

Evet. 6325 m.5/4 açıkça belirtir: yukarıdaki fıkralar, arabuluculuğun konusuyla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın hukuk davası ve tahkimde uygulanır.

Hangi beyan ve belgeler kullanılamaz?

Arabuluculuk daveti ve katılma isteği, uzlaşma teklifleri ve çözüm önerileri, müzakere sırasındaki kabul açıklamaları ve sadece arabuluculuk nedeniyle hazırlanan belgeler.

Gizlilik bütün delilleri kullanılamaz hâle getirir mi?

Hayır. 6325 m.5/5 uyarınca hukuk davası ve tahkimde ileri sürülebilen deliller, sadece arabuluculukta sunulmaları sebebiyle kabul edilemeyecek deliller hâline gelmez. Arabuluculuktan önce mevcut bir belge delil niteliğini kaybetmez.

Gizlilik yükümlülüğü kimleri kapsar?

6325 m.4 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler süreçte edinilen bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.

Gizliliği ihlal etmenin yaptırımı nedir?

İhlal sonucunda bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesi hâlinde, 6325 m.33’teki koşullar oluştuğunda şikâyete bağlı cezaî sorumluluk doğabilir.

Aynı kişi hem arabulucu hem hakem olabilir mi?

Uygulamada tartışmalıdır. Tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli hâller hakemin reddi sebebidir; ayrıca 6325 m.5/3-4 uyarınca arabuluculuktaki beyanlar tahkimde hükme esas alınamaz. Bu nedenle risk yüksektir.

Risk nasıl yönetilir?

Med-Arb anlaşmasına şu kayıtlar konur: arabuluculukta ayrı oturum yapılmaması; aynı kişinin hakem olarak devam edebilmesi için uzlaşmazlık ortaya çıktıktan sonra tarafların ayrıca yazılı onay vermesi; onay verilmezse farklı bir hakemin göreve başlaması.

Hakem kararına karşı ne yapılabilir?

İstinaf ve temyiz yolu yoktur; denetim sınırlı sebeplerle açılan iptal davası üzerinden yapılır. Tarafların eşitliği ve hukukî dinlenilme hakkına riayet edilmemesi ile kamu düzenine aykırılık ileri sürülebilir.

Hangi uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir?

Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan ve iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir.

Tahkim anlaşması nasıl yapılır?

Tahkim anlaşmasının yazılı yapılması gerekir.

Arabuluculuğun kapsamı nedir?

6325 sayılı Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklara uygulanır.

Anlaşma belgesi ilam niteliğinde midir?

7445 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle değişik 6325 m.18/4 uyarınca, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun; ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Ticari uyuşmazlıklarda tarafların imzası şart mı?

Değişiklikle birlikte, ticari uyuşmazlıklar bakımından yalnızca avukatlar ile arabulucunun imzaladığı belgeler de tarafların ayrıca imzasına ihtiyaç duyulmadan ilam niteliğinde belge vasfı kazanır.

Her anlaşma belgesi icraya elverişli midir?

Hayır. Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu tutulduğu hâllerde, tarafların ve arabulucunun imzaladığı belge, avukatların imzası bulunsa dahi tek başına ilam niteliğinde belge sayılmaz.

Anlaşmadan sonra dava açılabilir mi?

6325 m.18/5 uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Son tutanak ile anlaşma belgesi aynı mı?

Hayır. Son tutanak sürecin sonucunu (anlaşma sağlandı mı sağlanamadı mı), anlaşma belgesi ise kararlaştırılan hak ve borçları gösterir.

6325 m.17/A neyi düzenler?

Milletlerarası sulh anlaşma belgelerinin icrasını. Madde, 7445 sayılı Kanunla eklenmiştir.

6325 m.17/B neyi düzenler?

Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına yönelik uyuşmazlıklarda arabuluculuğu. Bu maddede icra edilebilirlik şerhi zorunluluğuna işaret eden bir düzenleme bulunmaktadır.

Taşınmaz içeren uyuşmazlıkta Med-Arb kurulabilir mi?

Kısmen. Taşınmaz üzerindeki ayni haklar tahkime elverişli olmadığından, modelin ikinci aşaması bu talepler bakımından işlemez. Bu ihtimalin sözleşmede önceden çözülmesi gerekir.

Med-Arb klozunda neler bulunmalı?

Aşamalar ve sıra, birinci aşamanın süresi, tahkime geçiş şartı, arabulucunun hakem olarak devam edip etmeyeceği, ayrı oturum kuralı, gizlilik kapsamı, tahkim kuralları ve yeri, elverişsiz taleplerin akıbeti ve geçici hukuki koruma yolunun saklı tutulması.

Süreç işlerken ihtiyati tedbir istenebilir mi?

Klozun bu imkânı açıkça saklı tutması gerekir. Süreç işlerken zamanaşımı, delillerin kaybolması veya malvarlığının eritilmesi riskleri devam eder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk