Maluliyet Tazminatı Davası Ne Kadar Sürer? 2026: Dava Aşamaları, HMK Süreleri, Duruşma Arası 3 Ay Kuralı, İstinaf 50.000 TL ve Temyiz 682.000 TL Sınırı, AYM Kararı ve HMK m.362/3
16 Eylül 2026

Maluliyet Tazminatı Davası Ne Kadar Sürer? 2026: Dava Aşamaları, HMK Süreleri, Duruşma Arası 3 Ay Kuralı, İstinaf 50.000 TL ve Temyiz 682.000 TL Sınırı, AYM Kararı ve HMK m.362/3

Trafik kazasında yaralanan bir kişinin tazminat sürecinde en çok merak ettiği sorulardan biri, paranın ne zaman eline geçeceğidir. Tedavi masrafları devam ederken, çalışamadığı için gelir kaybı yaşarken veya bakım ihtiyacı sürerken yıllar sürecek bir yargılama ihtimali, pek çok mağduru sigortanın düşük teklifini kabul etmeye yöneltir. Oysa davanın süresi tamamen öngörülemez değildir: kanun her aşama için belirli süreler öngörür, bazı aşamaların uzunluğu ise tarafların ve avukatların doğru adımlarıyla kısaltılabilir.

Bu rehberde bir maluliyet tazminatı davasının sigortaya başvurudan tahsile kadar geçtiği aşamaları; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki cevap, istinaf ve temyiz sürelerini; 7589 sayılı Kanun’la getirilen duruşmalar arası üç ay kuralını; adli tatilin etkisini; 2026 yılı istinaf ve temyiz parasal sınırlarını, Anayasa Mahkemesi’nin 2026 yılında verdiği iptal kararını ve bunun üzerine HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkrayı; davayı uzatan başlıca etkenleri ve süreyi kısaltmak ya da bekleme süresini katlanılır kılmak için kullanılabilecek hukuki araçları anlatıyoruz. Dosyanızın takvimini birlikte planlamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Maluliyet tazminatı davasının süresini en çok belirleyen aşama çoğu zaman yargılama değil, kalıcı maluliyet raporunun alınabileceği sağlık durumunun oluşmasıdır; kılavuz bazı kayıplarda kalıcı rapordan önce iyileşmenin durduğunun ve belirli bir süre değişiklik olmadığının tespitini arar.
  • HMK’ya göre davalının cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta olup mahkemece en fazla bir ay uzatılabilir; istinaf süresi ilamın tebliğinden itibaren iki hafta, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır.
  • 7589 sayılı Kanun’la HMK m.147’ye eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilir.
  • 2026 yılında açılan davalarda istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL, temyiz sınırı 682.000 TL, temyizde duruşma sınırı 1.023.000 TL’dir; HMK Ek m.1/2 uyarınca kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
  • Anayasa Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla sınır altındaki davalarda istinafın kabulü hâlinde de temyizi kapatan kural iptal edilmiş; 7589 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye eklenen ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren üçüncü fıkra, istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden esas hakkında verilen kararlarda kabul veya ret edilen kısım istinaf parasal sınırını aşıyorsa temyiz yolunu açmıştır.

Davanın süresini belirleyen asıl etken: sağlık durumu ve rapor

Maluliyet tazminatı davalarında sürenin önemli bir bölümü, mahkemeye gelinmeden önce geçer. Kalıcı maluliyet tazminatının hesaplanabilmesi için kalıcı durumun belirlenmesi, bunun için de tedavinin tamamlanması ve iyileşmenin durması gerekir. Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki kılavuz, alt ekstremite bozuklukları gibi bazı alanlarda devamlı engellilik raporu verilmeden önce iyileşmenin durduğunun ve son bir yıldır herhangi bir düzelme olmadığının tespit edilmesini, omurga yaralanmalarında ise engelin kalıcı ve stabil olmasını ve son on iki ayda değişiklik olmamasını arar. Ağır yaralanmalarda tedavi ve rehabilitasyon süreci bu nedenle kendiliğinden bir bekleme dönemi yaratır.

Bu bekleme döneminde hak kaybı yaşanmaması için zamanaşımının takip edilmesi, gerekiyorsa kısmi dava açılarak zamanaşımının kesilmesi ve geçici ödeme gibi araçların kullanılması önemlidir. Erken alınan ve kalıcı durumu yansıtmayan bir rapor ise sonradan itiraz ve yeni rapor süreciyle davayı daha da uzatabilir. Raporun zamanlaması ve zamanaşımı için maluliyet raporu ve zamanaşımı ve maluliyet raporu nasıl alınır? yazılarımıza bakabilirsiniz.

Aşama aşama maluliyet tazminatı süreci

Bir maluliyet tazminatı dosyası genel olarak şu aşamalardan geçer: sigortaya başvuru, dava açılması ve dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat ve bilirkişi incelemeleri, karar, istinaf, temyiz ve icra. Bu aşamalardan bazılarının süresi kanunla belirlenmiştir; bazılarının süresi ise mahkemenin iş yükü, bilirkişi ve sağlık kurulu raporlarının hazırlanma süresi ve tarafların tutumu gibi etkenlere bağlıdır. Aşağıdaki tablo her aşamada kanunda öngörülen süreleri ve süreyi etkileyen başlıca etkenleri göstermektedir.

Maluliyet tazminatı sürecinin aşamaları ve kanuni süreler

AşamaKanuni süre veya kuralDayanakSüreyi etkileyen başlıca etken
Sigortacıya başvuruSigortacı başvurudan itibaren 15 gün içinde cevap vermezse dava veya tahkimKTK m.97Belgelerin eksiksizliği
Dava açılmasıZamanaşımı süresi içindeKTK m.109Kısmi dava veya rapor beklenmesi
Cevap dilekçesiTebliğden itibaren iki hafta; en fazla bir ay uzatmaHMK m.127Tebligatın süresi, davalı sayısı
Cevaba cevap ve ikinci cevapTebliğden itibaren ikişer haftaHMK m.136Dilekçelerin tebliği
Ön incelemeDilekçeler aşaması sonrası duruşmaHMK m.137–140Mahkemenin duruşma takvimi
Tahkikat ve bilirkişiDuruşmalar arası kural olarak en fazla üç ayHMK m.147 (7589 s.K.)Kusur, maluliyet ve aktüer raporları
Karar ve gerekçeHüküm açıklanır, gerekçeli karar yazılırHMKMahkemenin iş yükü
İstinafGerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftaHMK m.345Bölge adliye mahkemesinin iş yükü
TemyizTebliğden itibaren iki haftaHMK m.361Yargıtay’ın iş yükü
İcraİlamlı takip; teminat gösterilmedikçe icra durmazİİK m.32, 36Borçlunun ödeme tutumu

Tazminat dosyanızın hangi aşamada olduğunu, sürelerin nasıl işlediğini ve beklemeyi kısaltacak adımları birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Dava öncesi: sigortaya başvuru ve yol seçimi

KTK m.97 uyarınca zarar gören, zorunlu trafik sigortası sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuruda bulunmalıdır; sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. KTK m.99 uyarınca sigortacı gerekli belgelerin ibrazından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Eksiksiz ve güçlü delillerle yapılan bir başvuru, sigortacının limit dahilindeki kısmı dava açılmadan ödemesini sağlayabilir ve davanın konusunu daraltır.

Bu aşamada yol seçimi de sürenin belirlenmesinde önemlidir. Sigortacıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu yolu, kanunda uyuşmazlığın sonuçlandırılması için belirli bir süre öngörüldüğünden mahkeme yoluna göre genellikle daha kısa sürer; ancak yalnızca sigortacıya karşı ve poliçe limitiyle sınırlı talepler için kullanılabilir. Zorunlu trafik sigortacısına karşı davalarda Yargıtay kararlarına göre ayrıca arabuluculuğa gidilmesi dava şartı değildir; gereksiz arabuluculuk süreci haftalar kaybettirebilir. Bu konular için trafik kazası tazminatı için sigortaya başvuru, tahkim mi dava mı? yol seçimi ve trafik kazası tazminatında arabuluculuk dava şartı mı? yazılarımıza bakabilirsiniz.

İlk derece yargılaması: dilekçeler, ön inceleme ve tahkikat

Dava açıldıktan sonra dava dilekçesi davalılara tebliğ edilir. HMK m.127 uyarınca cevap dilekçesi verme süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok güç veya imkânsız olduğu durumlarda bu süre mahkemece bir defaya mahsus ve en fazla bir ay uzatılabilir. HMK m.136 uyarınca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri için de ikişer haftalık süreler vardır. Trafik kazası davalarında davalı sayısının çok olması ve tebligatların farklı adreslere yapılması bu aşamayı uzatabilir. Dilekçeler aşaması tamamlanınca ön inceleme duruşması yapılır; uyuşmazlık konuları belirlenir ve tarafların delilleri toplanmaya başlanır.

Tahkikat aşaması maluliyet davalarında en uzun süren bölümdür. Ceza dosyası ve kaza tespit tutanağı getirtilir, kusur incelemesi yaptırılır, maluliyet oranı için Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kurulundan rapor alınır, gelir araştırması yapılır ve son olarak aktüer bilirkişi tazminatı hesaplar. Bu raporlardan birine itiraz edilmesi ve ek rapor veya yeni heyet raporu alınması süreyi uzatır. Hukuk hâkimi ceza davasının sonucunu HMK m.165 uyarınca bekletici sorun yapabilir; ancak ceza hâkiminin kusur tespiti ve kararı TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimini bağlamadığından, ceza davasının beklenmesi zorunlu değildir. Bilirkişi raporlarına itiraz için kusur raporuna itiraz dilekçesi ve aktüerya raporuna itiraz dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

7589 sayılı Kanun: duruşmalar arası üç ay kuralı

Uygulamada davaları en çok uzatan etkenlerden biri, duruşmalar arasında aylarca süre verilmesiydi. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la HMK m.147’ye eklenen fıkraya göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Ancak işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.

Bu kural, maluliyet davalarında özellikle sağlık kurulu ve bilirkişi raporlarının beklendiği dönemlerde dosyanın aylarca hareketsiz kalmasını sınırlamayı amaçlar. Duruşmanın üç aydan uzun bir tarihe bırakıldığı durumlarda kararın gerekçesinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli; raporun gecikmesi hâlinde ilgili kuruma müzekkere yazılması ve raporun hızlandırılması talep edilmelidir. 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davasının kaldırılıp HMK m.109’a talep artırımı imkânının eklenmesi de dava stratejisini etkileyen önemli bir değişikliktir; bunun için talep artırım dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Adli tatil ve sürelerin hesabı

HMK m.102 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Adli tatil süresince kural olarak duruşma yapılmaz ve karar verilmez; ancak HMK m.103’te sayılan acele işler adli tatilde de görülür. HMK m.104 uyarınca adli tatile tabi dava ve işlerde, adli tatil içinde işlemeye başlayan veya adli tatile rastlayan süreler, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Maluliyet tazminatı davaları kural olarak adli tatile tabi olduğundan, yaz aylarına denk gelen aşamalar dosyanın takviminde yaklaşık bir buçuk aylık bir durgunluk yaratır.

Süreler hesaplanırken son günün resmî tatile rastlaması hâlinde sürenin tatili izleyen ilk iş gününün bitimine kadar uzayacağı da gözetilmelidir. Kesin sürelerin kaçırılması, özellikle istinaf ve temyiz süresinin geçirilmesi, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Bu nedenle tebligat tarihlerinin UYAP ve e-tebligat kayıtlarından düzenli olarak takip edilmesi gerekir.

Süreleri etkileyen usul kuralları

KuralİçerikDayanak
Adli tatil20 Temmuz – 31 AğustosHMK m.102
Adli tatilde görülen işlerKanunda sayılan acele işlerHMK m.103
Adli tatile rastlayan sürelerTatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılırHMK m.104
Duruşmalar arası süreKural olarak en fazla üç ay; zorunlu hâllerde gerekçeli uzatmaHMK m.147 (7589 s.K.)
Bekletici sorunBaşka bir davanın sonucunun beklenmesiHMK m.165
Ceza kararının etkisiKusur ve zarar tespiti hukuk hâkimini bağlamazTBK m.74
Kanun yolu sınırlarında esas alınan tarihDavanın açıldığı tarihteki miktarHMK Ek m.1/2 (7550 s.K.)

Örnek süre hesapları (varsayımsal tarihler)

DurumTebliğ tarihiNormal son günUygulanan kural ve sonuç
İstinaf süresi adli tatile rastlıyor10.07.202624.07.2026 (adli tatil içinde)HMK m.104: tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar; son gün 07.09.2026
Temyiz süresi adli tatilden önce doluyor15.06.202629.06.2026İki haftalık süre adli tatile rastlamadığından son gün 29.06.2026
Cevap süresi adli tatil dışında05.10.202619.10.2026İki haftalık süre; uzatma talebi ayrıca değerlendirilir

İstinaf: süre, sınır ve bölge adliye mahkemesi aşaması

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurma süresi HMK m.345 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf iki hafta içinde cevap verebilir. Bölge adliye mahkemesi dosyayı inceleyerek başvurunun esastan reddine, ilk derece kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine veya belirli hâllerde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verebilir.

HMK m.341 uyarınca miktar veya değeri belirli sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. 7550 sayılı Kanun’la değiştirilen HMK Ek m.1/2 uyarınca HMK m.341, 362 ve 369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır; bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihindeki sınırın esas alınmasını iptal eden 04.12.2024 tarihli, E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararı üzerine yapılmıştır. 2026 yılında açılan davalarda istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL’dir. Maluliyet tazminatı davalarında talep çoğunlukla bu sınırın çok üzerinde olduğundan istinaf yolu genellikle açıktır. İstinaf dilekçesi için trafik kazası tazminat davasında istinaf dilekçesi ve parasal sınırların ayrıntıları için 2026 yargıda parasal sınırlar yazılarımıza bakabilirsiniz.

Temyiz: 682.000 TL sınırı, Anayasa Mahkemesi kararı ve HMK m.362/3

Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi HMK m.361 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. HMK m.362/1-a uyarınca miktar veya değeri belirli sınırı geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. 2026 yılında açılan davalarda temyiz sınırı 682.000 TL, HMK m.369’daki temyizde duruşma sınırı ise 1.023.000 TL’dir. Kesinlik sınırının belirlenmesinde faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz; kısmen kabul ve kısmen ret kararlarında kanun yoluna başvuran tarafın aleyhine olan miktar dikkate alınır ve ihtiyari dava arkadaşlığında sınır her dava arkadaşı için ayrı ayrı belirlenir.

Anayasa Mahkemesi, 26 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, parasal sınırın altındaki davalarda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edildiği, yani bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinden farklı ve başvurunun karşı tarafının aleyhine karar verdiği hâllerde de temyiz yolunu kapatan kuralı oybirliğiyle iptal etmiştir. Mahkeme, sınır altındaki davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olmasının tek başına Anayasa’ya aykırı olmadığını, ancak ilk kez verilen ve tarafın aleyhine sonuç doğuran bir kararın hiç denetlenememesinin ölçüsüz olduğunu belirtmiştir. Kanun koyucu bu doğrultuda 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye üçüncü fıkra eklemiştir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren bu hükme göre istinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında karar verilmişse, kararın kabul veya reddedilen kısmı HMK m.341/2’deki istinaf parasal sınırının üzerindeyse temyiz yoluna başvurulabilir. Buna karşılık temyiz sınırının altındaki kararlarda, bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark bu sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Geçiş bakımından 7589 sayılı Kanun’un geçici maddesi ayrıca gözetilmelidir. Maluliyet tazminatı davalarında talep tutarları çoğunlukla temyiz sınırını aştığından temyiz yolu genellikle açık olmakla birlikte, düşük tutarlı dosyalarda bu karar önem taşır. Temyiz dilekçesi için trafik kazası tazminatında temyiz dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

2026 yılında açılan davalarda kanun yolu parasal sınırları

SınırTutarDayanakNot
İstinaf kesinlik sınırı50.000 TLHMK m.341Bu tutarı geçmeyen ilk derece kararları kesin
Temyiz sınırı682.000 TLHMK m.362/1-aHMK m.362/3 istisnası saklı
Temyizde duruşma sınırı1.023.000 TLHMK m.369Duruşmalı inceleme talebi için
Esas alınan tarihDavanın açıldığı tarihHMK Ek m.1/2 (7550 s.K.)Derdest davalarda dava tarihindeki sınır
Hesaba katılmayanlarFaiz, vekâlet ücreti, yargılama giderleriYerleşik uygulamaAleyhe olan miktar esas alınır
İstinafın kabulüyle yeniden esas hakkında kararKabul veya ret edilen kısım istinaf sınırını aşıyorsa temyiz açıkHMK m.362/3 (7589 s.K. m.25)Fark istinaf sınırını geçmiyorsa veya yalnız gider ve vekâlet ücretiyse kapalı

Dava değerine göre kanun yolu örnekleri (2026’da açılan davalar)

Uyuşmazlık değeriİstinafTemyizAçıklama
40.000 TLKapalı (kesin)Kapalı50.000 TL istinaf sınırının altında
300.000 TLAçıkKural olarak kapalı; HMK m.362/3 istisnası682.000 TL altında; istinaf kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmiş ve kabul veya ret edilen kısım 50.000 TL üzerindeyse temyiz edilebilir
900.000 TLAçıkAçıkTemyiz sınırını aşıyor; duruşma sınırının altında
2.673.012 TLAçıkAçık, duruşma istenebilir1.023.000 TL duruşma sınırını aşıyor

Karar sonrası: icra ve tahsil

İlk derece mahkemesinin tazminata ilişkin kararı kesinleşmeden de icraya konulabilir. Kararı istinaf veya temyiz eden borçlu, İcra ve İflas Kanunu m.36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılmasını talep edebilir; teminat gösterilmedikçe ilamlı takip devam eder. Bu nedenle kanun yolu süreci devam ederken mağdurun ilamlı icra takibi başlatması, özellikle sigorta şirketlerinin genellikle ödeme yaptığı dikkate alındığında tahsil süresini önemli ölçüde kısaltır. Ancak kesinleşmeden tahsil edilen tutarın, kararın bozulması veya kaldırılması hâlinde iadesi söz konusu olabileceği unutulmamalıdır.

Uzun süren yargılamanın mağdur açısından faiz boyutu da vardır. 7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen fıkraya göre yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalarda, çalışma gücü kaybı tazminatının kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmına karar tarihinden itibaren faiz işlediğinden, yargılamanın uzaması bu kısım bakımından faizle telafi edilmez. Bu da süreyi kısaltan adımların önemini artırmaktadır. İcra ve faiz için tazminat ilamının icrası, tehiri icra (icranın geri bırakılması) ve maluliyet tazminatında faiz başlangıç tarihi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kanun yolu süreci devam ederken ilamlı takiple tahsil, geçici ödeme ve faiz stratejisini dosyanıza göre birlikte planlayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp✉️ İletişim

Davayı uzatan etkenler ve süreyi kısaltan adımlar

Maluliyet tazminatı davalarının süresi dosyadan dosyaya büyük farklılık gösterir. Davalı sayısının fazla olması, tebligat sorunları, ceza dosyasının geç gelmesi, kusur raporuna itiraz edilmesi, maluliyet raporunun geç alınması veya yeni heyet raporu gerekmesi, gelir araştırmasının uzaması ve aktüer raporuna itirazlar süreyi uzatır. Buna karşılık sigortaya eksiksiz başvuru, dava dilekçesinde tüm delillerin baştan gösterilmesi, sağlık kayıtlarının ve gelir belgelerinin eksiksiz sunulması, bilirkişi avanslarının süresinde yatırılması ve gerektiğinde ara kararların hızlandırılmasının talep edilmesi süreyi kısaltır.

Bekleme süresinin mağdur üzerindeki yükünü azaltan hukuki araçlar da vardır. TBK m.76 uyarınca zarar görenin ihtiyacı ve talebin haklılığı ağır basıyorsa mahkeme geçici ödemeye karar verebilir. Sigortacının limit dahilindeki kısmı dava öncesinde ödemesi veya dava sırasında sulh yapılması, uyuşmazlığın bir bölümünün erken çözülmesini sağlar; bu durumda ibraname içeriği ve oransal mahsup kuralı dikkate alınmalıdır. Kalıcı durumun karar tarihinde tam belirlenemediği hâllerde TBK m.75 uyarınca hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulması, rapor beklemenin uzamasına alternatif olabilir. Bu konular için geçici ödeme (TBK 76), maluliyet oranı sonradan artarsa (TBK 75), sigorta ibranamesi ve bakiye tazminat ve oransal mahsup yazılarımıza bakabilirsiniz.

Süreyi uzatan etkenler ve alınabilecek önlemler

Uzatan etkenEtkisiÖnlem
Eksik sigorta başvurusuDava şartı tartışması ve ek süreKTK m.97’ye uygun, belgeli başvuru
Davalı sayısının fazlalığı ve tebligat sorunlarıDilekçeler aşamasının uzamasıDoğru adres ve e-tebligat bilgileri
Ceza dosyasının beklenmesiTahkikatın durmasıTBK m.74 gereği bağlayıcılık olmadığını ileri sürmek
Maluliyet raporunun gecikmesiDosyanın aylarca beklemesiMüzekkere tekidi, randevu takibi
Bilirkişi avansının geç yatırılmasıDelilden vazgeçmiş sayılma riski ve gecikmeAra kararı derhal yerine getirmek
Raporlara itiraz ve yeni heyetTahkikatın uzamasıİtirazı somut ve gerekçeli yapmak
Duruşmanın üç aydan uzun bırakılmasıDosyanın hareketsiz kalmasıHMK m.147 kuralını hatırlatmak
Uzun kanun yolu süreciTahsilin gecikmesiİlamlı takip ve geçici ödeme

Maliyet ve strateji ile birlikte değerlendirme

Davanın süresi, maliyet ve strateji kararlarından bağımsız düşünülemez. Kısmi dava ile başlanması hem başlangıç harcını düşürür hem de rapor beklenirken zamanaşımının kesilmesini sağlar. Yargılama sırasında sulh görüşmeleri, davanın yıllarca sürmesi yerine makul bir tutarda erken çözüm imkânı sunabilir; ancak sulh teklifinin güncel tazminat hesabı, faiz ve vekâlet ücretiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sigortacıya karşı tahkim, sürücü ve işletene karşı dava gibi paralel yolların birlikte kullanılması da tahsil süresini kısaltabilir.

Mağdurun vesayet altında olduğu dosyalarda sulh ve dava işlemleri için vesayet makamının izni gerektiğinden, bu izin süreçleri de takvime eklenmelidir. Maliyet ve ücret konuları için maluliyet tazminatı davasında harç ve masraflar ve maluliyet tazminatı davasında avukatlık ücreti, tazminatın tahmini tutarı için ise maluliyet tazminatı ne kadar? rehberlerimize bakabilirsiniz. Ceza dosyasının tazminat davasına etkisi için trafik kazası ceza dosyasının tazminata etkisi yazımız yol gösterir.

Sık yapılan hatalar

Süre kaynaklı hak kayıplarının çoğu, kesin sürelerin kaçırılmasından ve bekleme dönemlerinin pasif geçirilmesinden doğar.

Dava süresi bakımından sık yapılan hatalar

HataOlası sonucuDoğru yaklaşım
Kalıcı rapor beklenirken zamanaşımını takip etmemekHak kaybıKısmi dava ile zamanaşımını kesmek
Erken ve eksik rapor almakİtiraz ve yeni rapor nedeniyle daha uzun süreKılavuzdaki stabil hâl şartlarını gözetmek
İstinaf ve temyiz sürelerini kaçırmakKararın kesinleşmesiTebligatları düzenli takip etmek
Adli tatilde sürelerin uzamasını yanlış hesaplamakSüre kaybı veya erken başvuru hatasıHMK m.104’ü doğru uygulamak
Kanun yolu sınırını karar tarihine göre hesaplamakBaşvuru hakkının yanlış değerlendirilmesiDava tarihindeki sınırı esas almak
İlk derece kararından sonra icraya başvurmamakTahsilin yıllarca gecikmesiTeminat gösterilmedikçe ilamlı takip
Geçici ödeme talebini bilmemekDava süresince maddi sıkıntıTBK m.76 talebi
Gereksiz arabuluculuk başvurusuHaftalar kaybı ve yüklenemeyen masrafDavalıya göre doğru ön adım

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazası maluliyet tazminatı davası ne kadar sürer?

Süre dosyaya göre değişir. Davanın süresini en çok belirleyen etkenler kalıcı maluliyet raporunun alınabileceği sağlık durumunun oluşması, kusur ve maluliyet raporlarının hazırlanma süresi, rapora itirazlar, mahkemelerin iş yükü ve kanun yolu aşamalarıdır. Kanun her aşama için belirli süreler öngörür; ancak toplam süre somut dosyaya göre farklılık gösterir.

Neden hemen dava açıp sonuç alamıyorum?

Kalıcı maluliyet tazminatının hesaplanması için kalıcı durumun belirlenmesi gerekir. Kılavuz bazı alanlarda devamlı rapordan önce iyileşmenin durduğunun ve belirli bir süre değişiklik olmadığının tespitini arar. Bu dönemde zamanaşımı kısmi dava ile kesilebilir ve geçici ödeme istenebilir.

Davalının cevap vermesi için ne kadar süre var?

HMK m.127 uyarınca cevap dilekçesi süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; cevap dilekçesinin bu sürede hazırlanmasının çok güç veya imkânsız olduğu durumlarda mahkeme bu süreyi bir defaya mahsus ve en fazla bir ay uzatabilir.

Duruşmalar arasında ne kadar süre olabilir?

7589 sayılı Kanun’la HMK m.147’ye eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir.

Adli tatil davayı nasıl etkiler?

HMK m.102 uyarınca adli tatil 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta biter. Adli tatile tabi işlerde bu dönemde duruşma yapılmaz; HMK m.104 uyarınca adli tatile rastlayan süreler tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır.

İstinaf süresi ne kadar ve 2026’da istinaf sınırı kaç TL?

HMK m.345 uyarınca istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. 2026 yılında açılan davalarda HMK m.341’deki istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL’dir; bu tutarı geçmeyen ilk derece kararları kesindir.

Temyiz sınırı 2026’da kaç TL?

2026 yılında açılan davalarda HMK m.362/1-a’daki temyiz sınırı 682.000 TL, HMK m.369’daki temyizde duruşma sınırı 1.023.000 TL’dir. HMK Ek m.1/2 uyarınca kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Anayasa Mahkemesi temyiz sınırını kaldırdı mı?

Tamamen kaldırmadı. Anayasa Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla sınır altındaki davalarda istinafın kabulü hâlinde de temyizi kapatan kural iptal edildi. Ardından 7589 sayılı Kanun’la HMK m.362’ye eklenen ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren üçüncü fıkraya göre, istinaf başvurusu kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmişse ve kabul veya ret edilen kısım istinaf parasal sınırını aşıyorsa temyiz yolu açıktır; fark bu sınırı geçmiyorsa veya karar yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez.

2025’te açılan davada 2026 sınırları mı uygulanır?

Hayır. 7550 sayılı Kanun’la değiştirilen HMK Ek m.1/2 uyarınca HMK m.341, 362 ve 369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Bu nedenle 2025’te açılan bir davada 2025 yılı sınırları geçerlidir.

Karar kesinleşmeden tazminatı tahsil edebilir miyim?

İlk derece kararı kesinleşmeden de ilamlı icra takibine konulabilir. Borçlu İİK m.36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir; teminat gösterilmedikçe takip devam eder. Kararın bozulması veya kaldırılması hâlinde tahsil edilen tutarın iadesi gündeme gelebilir.

Ceza davası bitmeden tazminat davası sonuçlanabilir mi?

Evet. Hukuk hâkimi HMK m.165 uyarınca ceza davasını bekletici sorun yapabilir; ancak TBK m.74 uyarınca ceza hâkiminin kusur tespiti ve kararı hukuk hâkimini bağlamadığından ceza davasının beklenmesi zorunlu değildir.

Dava sürerken maddi sıkıntıya düşersem ne yapabilirim?

TBK m.76 uyarınca zarar görenin ihtiyacı ve talebin haklılığı ağır basıyorsa mahkeme geçici ödemeye karar verebilir. Sigortacının limit dahilindeki kısmı dava öncesinde ödemesi veya uygun bir sulh de bekleme süresinin yükünü azaltabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6100 sayılı HMK (m.102–104, 109, 127, 136–140, 147, 165, 341, 345, 361, 362, 369, Ek m.1), 7589 sayılı Kanun (m.25 dahil), 7550 sayılı Kanun, 2918 sayılı KTK (m.97, 99, 109), 6098 sayılı TBK (m.55, 74, 75, 76), 2004 sayılı İİK (m.32, 36), Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki kılavuz ile Anayasa Mahkemesi’nin E.2023/182, K.2024/203 sayılı ve 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarına dayanır; temyiz süresi ve HMK m.362/3 bakımından 16 Eylül 2026’da güncellenmiştir. Süreler dosyaya ve mahkemenin iş yüküne göre değişir; parasal sınırlar davanın açıldığı yıla göre belirlenir. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk