Trafik kazasında yaralanan bir kişinin tazminat sürecinde en çok merak ettiği sorulardan biri, paranın ne zaman eline geçeceğidir. Tedavi masrafları devam ederken, çalışamadığı için gelir kaybı yaşarken veya bakım ihtiyacı sürerken yıllar sürecek bir yargılama ihtimali, pek çok mağduru sigortanın düşük teklifini kabul etmeye yöneltir. Oysa davanın süresi tamamen öngörülemez değildir: kanun her aşama için belirli süreler öngörür, bazı aşamaların uzunluğu ise tarafların ve avukatların doğru adımlarıyla kısaltılabilir.
Bu rehberde bir maluliyet tazminatı davasının sigortaya başvurudan tahsile kadar geçtiği aşamaları; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki cevap, istinaf ve temyiz sürelerini; 7589 sayılı Kanun’la getirilen duruşmalar arası üç ay kuralını; adli tatilin etkisini; 2026 yılı istinaf ve temyiz parasal sınırlarını, Anayasa Mahkemesi’nin 2026 yılında verdiği iptal kararını ve bunun üzerine HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkrayı; davayı uzatan başlıca etkenleri ve süreyi kısaltmak ya da bekleme süresini katlanılır kılmak için kullanılabilecek hukuki araçları anlatıyoruz. Dosyanızın takvimini birlikte planlamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Maluliyet tazminatı davasının süresini en çok belirleyen aşama çoğu zaman yargılama değil, kalıcı maluliyet raporunun alınabileceği sağlık durumunun oluşmasıdır; kılavuz bazı kayıplarda kalıcı rapordan önce iyileşmenin durduğunun ve belirli bir süre değişiklik olmadığının tespitini arar.
- HMK’ya göre davalının cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta olup mahkemece en fazla bir ay uzatılabilir; istinaf süresi ilamın tebliğinden itibaren iki hafta, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır.
- 7589 sayılı Kanun’la HMK m.147’ye eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilir.
- 2026 yılında açılan davalarda istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL, temyiz sınırı 682.000 TL, temyizde duruşma sınırı 1.023.000 TL’dir; HMK Ek m.1/2 uyarınca kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
- Anayasa Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla sınır altındaki davalarda istinafın kabulü hâlinde de temyizi kapatan kural iptal edilmiş; 7589 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye eklenen ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren üçüncü fıkra, istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden esas hakkında verilen kararlarda kabul veya ret edilen kısım istinaf parasal sınırını aşıyorsa temyiz yolunu açmıştır.
Davanın süresini belirleyen asıl etken: sağlık durumu ve rapor
Maluliyet tazminatı davalarında sürenin önemli bir bölümü, mahkemeye gelinmeden önce geçer. Kalıcı maluliyet tazminatının hesaplanabilmesi için kalıcı durumun belirlenmesi, bunun için de tedavinin tamamlanması ve iyileşmenin durması gerekir. Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki kılavuz, alt ekstremite bozuklukları gibi bazı alanlarda devamlı engellilik raporu verilmeden önce iyileşmenin durduğunun ve son bir yıldır herhangi bir düzelme olmadığının tespit edilmesini, omurga yaralanmalarında ise engelin kalıcı ve stabil olmasını ve son on iki ayda değişiklik olmamasını arar. Ağır yaralanmalarda tedavi ve rehabilitasyon süreci bu nedenle kendiliğinden bir bekleme dönemi yaratır.
Bu bekleme döneminde hak kaybı yaşanmaması için zamanaşımının takip edilmesi, gerekiyorsa kısmi dava açılarak zamanaşımının kesilmesi ve geçici ödeme gibi araçların kullanılması önemlidir. Erken alınan ve kalıcı durumu yansıtmayan bir rapor ise sonradan itiraz ve yeni rapor süreciyle davayı daha da uzatabilir. Raporun zamanlaması ve zamanaşımı için maluliyet raporu ve zamanaşımı ve maluliyet raporu nasıl alınır? yazılarımıza bakabilirsiniz.
Aşama aşama maluliyet tazminatı süreci
Bir maluliyet tazminatı dosyası genel olarak şu aşamalardan geçer: sigortaya başvuru, dava açılması ve dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat ve bilirkişi incelemeleri, karar, istinaf, temyiz ve icra. Bu aşamalardan bazılarının süresi kanunla belirlenmiştir; bazılarının süresi ise mahkemenin iş yükü, bilirkişi ve sağlık kurulu raporlarının hazırlanma süresi ve tarafların tutumu gibi etkenlere bağlıdır. Aşağıdaki tablo her aşamada kanunda öngörülen süreleri ve süreyi etkileyen başlıca etkenleri göstermektedir.
Maluliyet tazminatı sürecinin aşamaları ve kanuni süreler
| Aşama | Kanuni süre veya kural | Dayanak | Süreyi etkileyen başlıca etken |
|---|---|---|---|
| Sigortacıya başvuru | Sigortacı başvurudan itibaren 15 gün içinde cevap vermezse dava veya tahkim | KTK m.97 | Belgelerin eksiksizliği |
| Dava açılması | Zamanaşımı süresi içinde | KTK m.109 | Kısmi dava veya rapor beklenmesi |
| Cevap dilekçesi | Tebliğden itibaren iki hafta; en fazla bir ay uzatma | HMK m.127 | Tebligatın süresi, davalı sayısı |
| Cevaba cevap ve ikinci cevap | Tebliğden itibaren ikişer hafta | HMK m.136 | Dilekçelerin tebliği |
| Ön inceleme | Dilekçeler aşaması sonrası duruşma | HMK m.137–140 | Mahkemenin duruşma takvimi |
| Tahkikat ve bilirkişi | Duruşmalar arası kural olarak en fazla üç ay | HMK m.147 (7589 s.K.) | Kusur, maluliyet ve aktüer raporları |
| Karar ve gerekçe | Hüküm açıklanır, gerekçeli karar yazılır | HMK | Mahkemenin iş yükü |
| İstinaf | Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta | HMK m.345 | Bölge adliye mahkemesinin iş yükü |
| Temyiz | Tebliğden itibaren iki hafta | HMK m.361 | Yargıtay’ın iş yükü |
| İcra | İlamlı takip; teminat gösterilmedikçe icra durmaz | İİK m.32, 36 | Borçlunun ödeme tutumu |
Tazminat dosyanızın hangi aşamada olduğunu, sürelerin nasıl işlediğini ve beklemeyi kısaltacak adımları birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Dava öncesi: sigortaya başvuru ve yol seçimi
KTK m.97 uyarınca zarar gören, zorunlu trafik sigortası sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuruda bulunmalıdır; sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. KTK m.99 uyarınca sigortacı gerekli belgelerin ibrazından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Eksiksiz ve güçlü delillerle yapılan bir başvuru, sigortacının limit dahilindeki kısmı dava açılmadan ödemesini sağlayabilir ve davanın konusunu daraltır.
Bu aşamada yol seçimi de sürenin belirlenmesinde önemlidir. Sigortacıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu yolu, kanunda uyuşmazlığın sonuçlandırılması için belirli bir süre öngörüldüğünden mahkeme yoluna göre genellikle daha kısa sürer; ancak yalnızca sigortacıya karşı ve poliçe limitiyle sınırlı talepler için kullanılabilir. Zorunlu trafik sigortacısına karşı davalarda Yargıtay kararlarına göre ayrıca arabuluculuğa gidilmesi dava şartı değildir; gereksiz arabuluculuk süreci haftalar kaybettirebilir. Bu konular için trafik kazası tazminatı için sigortaya başvuru, tahkim mi dava mı? yol seçimi ve trafik kazası tazminatında arabuluculuk dava şartı mı? yazılarımıza bakabilirsiniz.
İlk derece yargılaması: dilekçeler, ön inceleme ve tahkikat
Dava açıldıktan sonra dava dilekçesi davalılara tebliğ edilir. HMK m.127 uyarınca cevap dilekçesi verme süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok güç veya imkânsız olduğu durumlarda bu süre mahkemece bir defaya mahsus ve en fazla bir ay uzatılabilir. HMK m.136 uyarınca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri için de ikişer haftalık süreler vardır. Trafik kazası davalarında davalı sayısının çok olması ve tebligatların farklı adreslere yapılması bu aşamayı uzatabilir. Dilekçeler aşaması tamamlanınca ön inceleme duruşması yapılır; uyuşmazlık konuları belirlenir ve tarafların delilleri toplanmaya başlanır.
Tahkikat aşaması maluliyet davalarında en uzun süren bölümdür. Ceza dosyası ve kaza tespit tutanağı getirtilir, kusur incelemesi yaptırılır, maluliyet oranı için Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kurulundan rapor alınır, gelir araştırması yapılır ve son olarak aktüer bilirkişi tazminatı hesaplar. Bu raporlardan birine itiraz edilmesi ve ek rapor veya yeni heyet raporu alınması süreyi uzatır. Hukuk hâkimi ceza davasının sonucunu HMK m.165 uyarınca bekletici sorun yapabilir; ancak ceza hâkiminin kusur tespiti ve kararı TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimini bağlamadığından, ceza davasının beklenmesi zorunlu değildir. Bilirkişi raporlarına itiraz için kusur raporuna itiraz dilekçesi ve aktüerya raporuna itiraz dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.
7589 sayılı Kanun: duruşmalar arası üç ay kuralı
Uygulamada davaları en çok uzatan etkenlerden biri, duruşmalar arasında aylarca süre verilmesiydi. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la HMK m.147’ye eklenen fıkraya göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Ancak işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
Bu kural, maluliyet davalarında özellikle sağlık kurulu ve bilirkişi raporlarının beklendiği dönemlerde dosyanın aylarca hareketsiz kalmasını sınırlamayı amaçlar. Duruşmanın üç aydan uzun bir tarihe bırakıldığı durumlarda kararın gerekçesinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli; raporun gecikmesi hâlinde ilgili kuruma müzekkere yazılması ve raporun hızlandırılması talep edilmelidir. 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davasının kaldırılıp HMK m.109’a talep artırımı imkânının eklenmesi de dava stratejisini etkileyen önemli bir değişikliktir; bunun için talep artırım dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.
Adli tatil ve sürelerin hesabı
HMK m.102 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Adli tatil süresince kural olarak duruşma yapılmaz ve karar verilmez; ancak HMK m.103’te sayılan acele işler adli tatilde de görülür. HMK m.104 uyarınca adli tatile tabi dava ve işlerde, adli tatil içinde işlemeye başlayan veya adli tatile rastlayan süreler, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Maluliyet tazminatı davaları kural olarak adli tatile tabi olduğundan, yaz aylarına denk gelen aşamalar dosyanın takviminde yaklaşık bir buçuk aylık bir durgunluk yaratır.
Süreler hesaplanırken son günün resmî tatile rastlaması hâlinde sürenin tatili izleyen ilk iş gününün bitimine kadar uzayacağı da gözetilmelidir. Kesin sürelerin kaçırılması, özellikle istinaf ve temyiz süresinin geçirilmesi, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Bu nedenle tebligat tarihlerinin UYAP ve e-tebligat kayıtlarından düzenli olarak takip edilmesi gerekir.
Süreleri etkileyen usul kuralları
| Kural | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Adli tatil | 20 Temmuz – 31 Ağustos | HMK m.102 |
| Adli tatilde görülen işler | Kanunda sayılan acele işler | HMK m.103 |
| Adli tatile rastlayan süreler | Tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır | HMK m.104 |
| Duruşmalar arası süre | Kural olarak en fazla üç ay; zorunlu hâllerde gerekçeli uzatma | HMK m.147 (7589 s.K.) |
| Bekletici sorun | Başka bir davanın sonucunun beklenmesi | HMK m.165 |
| Ceza kararının etkisi | Kusur ve zarar tespiti hukuk hâkimini bağlamaz | TBK m.74 |
| Kanun yolu sınırlarında esas alınan tarih | Davanın açıldığı tarihteki miktar | HMK Ek m.1/2 (7550 s.K.) |
Örnek süre hesapları (varsayımsal tarihler)
| Durum | Tebliğ tarihi | Normal son gün | Uygulanan kural ve sonuç |
|---|---|---|---|
| İstinaf süresi adli tatile rastlıyor | 10.07.2026 | 24.07.2026 (adli tatil içinde) | HMK m.104: tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar; son gün 07.09.2026 |
| Temyiz süresi adli tatilden önce doluyor | 15.06.2026 | 29.06.2026 | İki haftalık süre adli tatile rastlamadığından son gün 29.06.2026 |
| Cevap süresi adli tatil dışında | 05.10.2026 | 19.10.2026 | İki haftalık süre; uzatma talebi ayrıca değerlendirilir |
İstinaf: süre, sınır ve bölge adliye mahkemesi aşaması
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurma süresi HMK m.345 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf iki hafta içinde cevap verebilir. Bölge adliye mahkemesi dosyayı inceleyerek başvurunun esastan reddine, ilk derece kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine veya belirli hâllerde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verebilir.
HMK m.341 uyarınca miktar veya değeri belirli sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. 7550 sayılı Kanun’la değiştirilen HMK Ek m.1/2 uyarınca HMK m.341, 362 ve 369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır; bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihindeki sınırın esas alınmasını iptal eden 04.12.2024 tarihli, E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararı üzerine yapılmıştır. 2026 yılında açılan davalarda istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL’dir. Maluliyet tazminatı davalarında talep çoğunlukla bu sınırın çok üzerinde olduğundan istinaf yolu genellikle açıktır. İstinaf dilekçesi için trafik kazası tazminat davasında istinaf dilekçesi ve parasal sınırların ayrıntıları için 2026 yargıda parasal sınırlar yazılarımıza bakabilirsiniz.
Temyiz: 682.000 TL sınırı, Anayasa Mahkemesi kararı ve HMK m.362/3
Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi HMK m.361 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. HMK m.362/1-a uyarınca miktar veya değeri belirli sınırı geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. 2026 yılında açılan davalarda temyiz sınırı 682.000 TL, HMK m.369’daki temyizde duruşma sınırı ise 1.023.000 TL’dir. Kesinlik sınırının belirlenmesinde faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz; kısmen kabul ve kısmen ret kararlarında kanun yoluna başvuran tarafın aleyhine olan miktar dikkate alınır ve ihtiyari dava arkadaşlığında sınır her dava arkadaşı için ayrı ayrı belirlenir.
Anayasa Mahkemesi, 26 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, parasal sınırın altındaki davalarda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edildiği, yani bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinden farklı ve başvurunun karşı tarafının aleyhine karar verdiği hâllerde de temyiz yolunu kapatan kuralı oybirliğiyle iptal etmiştir. Mahkeme, sınır altındaki davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olmasının tek başına Anayasa’ya aykırı olmadığını, ancak ilk kez verilen ve tarafın aleyhine sonuç doğuran bir kararın hiç denetlenememesinin ölçüsüz olduğunu belirtmiştir. Kanun koyucu bu doğrultuda 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle HMK m.362’ye üçüncü fıkra eklemiştir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren bu hükme göre istinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında karar verilmişse, kararın kabul veya reddedilen kısmı HMK m.341/2’deki istinaf parasal sınırının üzerindeyse temyiz yoluna başvurulabilir. Buna karşılık temyiz sınırının altındaki kararlarda, bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark bu sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Geçiş bakımından 7589 sayılı Kanun’un geçici maddesi ayrıca gözetilmelidir. Maluliyet tazminatı davalarında talep tutarları çoğunlukla temyiz sınırını aştığından temyiz yolu genellikle açık olmakla birlikte, düşük tutarlı dosyalarda bu karar önem taşır. Temyiz dilekçesi için trafik kazası tazminatında temyiz dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
2026 yılında açılan davalarda kanun yolu parasal sınırları
| Sınır | Tutar | Dayanak | Not |
|---|---|---|---|
| İstinaf kesinlik sınırı | 50.000 TL | HMK m.341 | Bu tutarı geçmeyen ilk derece kararları kesin |
| Temyiz sınırı | 682.000 TL | HMK m.362/1-a | HMK m.362/3 istisnası saklı |
| Temyizde duruşma sınırı | 1.023.000 TL | HMK m.369 | Duruşmalı inceleme talebi için |
| Esas alınan tarih | Davanın açıldığı tarih | HMK Ek m.1/2 (7550 s.K.) | Derdest davalarda dava tarihindeki sınır |
| Hesaba katılmayanlar | Faiz, vekâlet ücreti, yargılama giderleri | Yerleşik uygulama | Aleyhe olan miktar esas alınır |
| İstinafın kabulüyle yeniden esas hakkında karar | Kabul veya ret edilen kısım istinaf sınırını aşıyorsa temyiz açık | HMK m.362/3 (7589 s.K. m.25) | Fark istinaf sınırını geçmiyorsa veya yalnız gider ve vekâlet ücretiyse kapalı |
Dava değerine göre kanun yolu örnekleri (2026’da açılan davalar)
| Uyuşmazlık değeri | İstinaf | Temyiz | Açıklama |
|---|---|---|---|
| 40.000 TL | Kapalı (kesin) | Kapalı | 50.000 TL istinaf sınırının altında |
| 300.000 TL | Açık | Kural olarak kapalı; HMK m.362/3 istisnası | 682.000 TL altında; istinaf kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmiş ve kabul veya ret edilen kısım 50.000 TL üzerindeyse temyiz edilebilir |
| 900.000 TL | Açık | Açık | Temyiz sınırını aşıyor; duruşma sınırının altında |
| 2.673.012 TL | Açık | Açık, duruşma istenebilir | 1.023.000 TL duruşma sınırını aşıyor |
Karar sonrası: icra ve tahsil
İlk derece mahkemesinin tazminata ilişkin kararı kesinleşmeden de icraya konulabilir. Kararı istinaf veya temyiz eden borçlu, İcra ve İflas Kanunu m.36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılmasını talep edebilir; teminat gösterilmedikçe ilamlı takip devam eder. Bu nedenle kanun yolu süreci devam ederken mağdurun ilamlı icra takibi başlatması, özellikle sigorta şirketlerinin genellikle ödeme yaptığı dikkate alındığında tahsil süresini önemli ölçüde kısaltır. Ancak kesinleşmeden tahsil edilen tutarın, kararın bozulması veya kaldırılması hâlinde iadesi söz konusu olabileceği unutulmamalıdır.
Uzun süren yargılamanın mağdur açısından faiz boyutu da vardır. 7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen fıkraya göre yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalarda, çalışma gücü kaybı tazminatının kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmına karar tarihinden itibaren faiz işlediğinden, yargılamanın uzaması bu kısım bakımından faizle telafi edilmez. Bu da süreyi kısaltan adımların önemini artırmaktadır. İcra ve faiz için tazminat ilamının icrası, tehiri icra (icranın geri bırakılması) ve maluliyet tazminatında faiz başlangıç tarihi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Kanun yolu süreci devam ederken ilamlı takiple tahsil, geçici ödeme ve faiz stratejisini dosyanıza göre birlikte planlayalım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Davayı uzatan etkenler ve süreyi kısaltan adımlar
Maluliyet tazminatı davalarının süresi dosyadan dosyaya büyük farklılık gösterir. Davalı sayısının fazla olması, tebligat sorunları, ceza dosyasının geç gelmesi, kusur raporuna itiraz edilmesi, maluliyet raporunun geç alınması veya yeni heyet raporu gerekmesi, gelir araştırmasının uzaması ve aktüer raporuna itirazlar süreyi uzatır. Buna karşılık sigortaya eksiksiz başvuru, dava dilekçesinde tüm delillerin baştan gösterilmesi, sağlık kayıtlarının ve gelir belgelerinin eksiksiz sunulması, bilirkişi avanslarının süresinde yatırılması ve gerektiğinde ara kararların hızlandırılmasının talep edilmesi süreyi kısaltır.
Bekleme süresinin mağdur üzerindeki yükünü azaltan hukuki araçlar da vardır. TBK m.76 uyarınca zarar görenin ihtiyacı ve talebin haklılığı ağır basıyorsa mahkeme geçici ödemeye karar verebilir. Sigortacının limit dahilindeki kısmı dava öncesinde ödemesi veya dava sırasında sulh yapılması, uyuşmazlığın bir bölümünün erken çözülmesini sağlar; bu durumda ibraname içeriği ve oransal mahsup kuralı dikkate alınmalıdır. Kalıcı durumun karar tarihinde tam belirlenemediği hâllerde TBK m.75 uyarınca hükmün değiştirilmesi hakkının saklı tutulması, rapor beklemenin uzamasına alternatif olabilir. Bu konular için geçici ödeme (TBK 76), maluliyet oranı sonradan artarsa (TBK 75), sigorta ibranamesi ve bakiye tazminat ve oransal mahsup yazılarımıza bakabilirsiniz.
Süreyi uzatan etkenler ve alınabilecek önlemler
| Uzatan etken | Etkisi | Önlem |
|---|---|---|
| Eksik sigorta başvurusu | Dava şartı tartışması ve ek süre | KTK m.97’ye uygun, belgeli başvuru |
| Davalı sayısının fazlalığı ve tebligat sorunları | Dilekçeler aşamasının uzaması | Doğru adres ve e-tebligat bilgileri |
| Ceza dosyasının beklenmesi | Tahkikatın durması | TBK m.74 gereği bağlayıcılık olmadığını ileri sürmek |
| Maluliyet raporunun gecikmesi | Dosyanın aylarca beklemesi | Müzekkere tekidi, randevu takibi |
| Bilirkişi avansının geç yatırılması | Delilden vazgeçmiş sayılma riski ve gecikme | Ara kararı derhal yerine getirmek |
| Raporlara itiraz ve yeni heyet | Tahkikatın uzaması | İtirazı somut ve gerekçeli yapmak |
| Duruşmanın üç aydan uzun bırakılması | Dosyanın hareketsiz kalması | HMK m.147 kuralını hatırlatmak |
| Uzun kanun yolu süreci | Tahsilin gecikmesi | İlamlı takip ve geçici ödeme |
Maliyet ve strateji ile birlikte değerlendirme
Davanın süresi, maliyet ve strateji kararlarından bağımsız düşünülemez. Kısmi dava ile başlanması hem başlangıç harcını düşürür hem de rapor beklenirken zamanaşımının kesilmesini sağlar. Yargılama sırasında sulh görüşmeleri, davanın yıllarca sürmesi yerine makul bir tutarda erken çözüm imkânı sunabilir; ancak sulh teklifinin güncel tazminat hesabı, faiz ve vekâlet ücretiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sigortacıya karşı tahkim, sürücü ve işletene karşı dava gibi paralel yolların birlikte kullanılması da tahsil süresini kısaltabilir.
Mağdurun vesayet altında olduğu dosyalarda sulh ve dava işlemleri için vesayet makamının izni gerektiğinden, bu izin süreçleri de takvime eklenmelidir. Maliyet ve ücret konuları için maluliyet tazminatı davasında harç ve masraflar ve maluliyet tazminatı davasında avukatlık ücreti, tazminatın tahmini tutarı için ise maluliyet tazminatı ne kadar? rehberlerimize bakabilirsiniz. Ceza dosyasının tazminat davasına etkisi için trafik kazası ceza dosyasının tazminata etkisi yazımız yol gösterir.
Sık yapılan hatalar
Süre kaynaklı hak kayıplarının çoğu, kesin sürelerin kaçırılmasından ve bekleme dönemlerinin pasif geçirilmesinden doğar.
Dava süresi bakımından sık yapılan hatalar
| Hata | Olası sonucu | Doğru yaklaşım |
|---|---|---|
| Kalıcı rapor beklenirken zamanaşımını takip etmemek | Hak kaybı | Kısmi dava ile zamanaşımını kesmek |
| Erken ve eksik rapor almak | İtiraz ve yeni rapor nedeniyle daha uzun süre | Kılavuzdaki stabil hâl şartlarını gözetmek |
| İstinaf ve temyiz sürelerini kaçırmak | Kararın kesinleşmesi | Tebligatları düzenli takip etmek |
| Adli tatilde sürelerin uzamasını yanlış hesaplamak | Süre kaybı veya erken başvuru hatası | HMK m.104’ü doğru uygulamak |
| Kanun yolu sınırını karar tarihine göre hesaplamak | Başvuru hakkının yanlış değerlendirilmesi | Dava tarihindeki sınırı esas almak |
| İlk derece kararından sonra icraya başvurmamak | Tahsilin yıllarca gecikmesi | Teminat gösterilmedikçe ilamlı takip |
| Geçici ödeme talebini bilmemek | Dava süresince maddi sıkıntı | TBK m.76 talebi |
| Gereksiz arabuluculuk başvurusu | Haftalar kaybı ve yüklenemeyen masraf | Davalıya göre doğru ön adım |
Sıkça Sorulan Sorular
Trafik kazası maluliyet tazminatı davası ne kadar sürer?
Süre dosyaya göre değişir. Davanın süresini en çok belirleyen etkenler kalıcı maluliyet raporunun alınabileceği sağlık durumunun oluşması, kusur ve maluliyet raporlarının hazırlanma süresi, rapora itirazlar, mahkemelerin iş yükü ve kanun yolu aşamalarıdır. Kanun her aşama için belirli süreler öngörür; ancak toplam süre somut dosyaya göre farklılık gösterir.
Neden hemen dava açıp sonuç alamıyorum?
Kalıcı maluliyet tazminatının hesaplanması için kalıcı durumun belirlenmesi gerekir. Kılavuz bazı alanlarda devamlı rapordan önce iyileşmenin durduğunun ve belirli bir süre değişiklik olmadığının tespitini arar. Bu dönemde zamanaşımı kısmi dava ile kesilebilir ve geçici ödeme istenebilir.
Davalının cevap vermesi için ne kadar süre var?
HMK m.127 uyarınca cevap dilekçesi süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; cevap dilekçesinin bu sürede hazırlanmasının çok güç veya imkânsız olduğu durumlarda mahkeme bu süreyi bir defaya mahsus ve en fazla bir ay uzatabilir.
Duruşmalar arasında ne kadar süre olabilir?
7589 sayılı Kanun’la HMK m.147’ye eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir.
Adli tatil davayı nasıl etkiler?
HMK m.102 uyarınca adli tatil 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta biter. Adli tatile tabi işlerde bu dönemde duruşma yapılmaz; HMK m.104 uyarınca adli tatile rastlayan süreler tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır.
İstinaf süresi ne kadar ve 2026’da istinaf sınırı kaç TL?
HMK m.345 uyarınca istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. 2026 yılında açılan davalarda HMK m.341’deki istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL’dir; bu tutarı geçmeyen ilk derece kararları kesindir.
Temyiz sınırı 2026’da kaç TL?
2026 yılında açılan davalarda HMK m.362/1-a’daki temyiz sınırı 682.000 TL, HMK m.369’daki temyizde duruşma sınırı 1.023.000 TL’dir. HMK Ek m.1/2 uyarınca kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
Anayasa Mahkemesi temyiz sınırını kaldırdı mı?
Tamamen kaldırmadı. Anayasa Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla sınır altındaki davalarda istinafın kabulü hâlinde de temyizi kapatan kural iptal edildi. Ardından 7589 sayılı Kanun’la HMK m.362’ye eklenen ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren üçüncü fıkraya göre, istinaf başvurusu kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmişse ve kabul veya ret edilen kısım istinaf parasal sınırını aşıyorsa temyiz yolu açıktır; fark bu sınırı geçmiyorsa veya karar yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez.
2025’te açılan davada 2026 sınırları mı uygulanır?
Hayır. 7550 sayılı Kanun’la değiştirilen HMK Ek m.1/2 uyarınca HMK m.341, 362 ve 369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Bu nedenle 2025’te açılan bir davada 2025 yılı sınırları geçerlidir.
Karar kesinleşmeden tazminatı tahsil edebilir miyim?
İlk derece kararı kesinleşmeden de ilamlı icra takibine konulabilir. Borçlu İİK m.36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir; teminat gösterilmedikçe takip devam eder. Kararın bozulması veya kaldırılması hâlinde tahsil edilen tutarın iadesi gündeme gelebilir.
Ceza davası bitmeden tazminat davası sonuçlanabilir mi?
Evet. Hukuk hâkimi HMK m.165 uyarınca ceza davasını bekletici sorun yapabilir; ancak TBK m.74 uyarınca ceza hâkiminin kusur tespiti ve kararı hukuk hâkimini bağlamadığından ceza davasının beklenmesi zorunlu değildir.
Dava sürerken maddi sıkıntıya düşersem ne yapabilirim?
TBK m.76 uyarınca zarar görenin ihtiyacı ve talebin haklılığı ağır basıyorsa mahkeme geçici ödemeye karar verebilir. Sigortacının limit dahilindeki kısmı dava öncesinde ödemesi veya uygun bir sulh de bekleme süresinin yükünü azaltabilir.
📘 İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6100 sayılı HMK (m.102–104, 109, 127, 136–140, 147, 165, 341, 345, 361, 362, 369, Ek m.1), 7589 sayılı Kanun (m.25 dahil), 7550 sayılı Kanun, 2918 sayılı KTK (m.97, 99, 109), 6098 sayılı TBK (m.55, 74, 75, 76), 2004 sayılı İİK (m.32, 36), Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki kılavuz ile Anayasa Mahkemesi’nin E.2023/182, K.2024/203 sayılı ve 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarına dayanır; temyiz süresi ve HMK m.362/3 bakımından 16 Eylül 2026’da güncellenmiştir. Süreler dosyaya ve mahkemenin iş yüküne göre değişir; parasal sınırlar davanın açıldığı yıla göre belirlenir. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


