Mal Vermeyi Reddetme ve Zorunlu Unsur: Hâkim Teşebbüs ‘Hayır’ Diyebilir mi?
25 Aralık 2025

Mal Vermeyi Reddetme ve Zorunlu Unsur: Hâkim Teşebbüs ‘Hayır’ Diyebilir mi?

Kimseyle çalışma zorunluluğu yoktur — ama hâkim durumdaki teşebbüs için bu özgürlük sınırlıdır: mevcut müşteriyi objektif gerekçesiz kesmek ve rakibin faaliyeti için vazgeçilmez olan altyapıya erişimi kapatmak kötüye kullanmadır. Zorunlu unsur doktrini dört şartla işler: kontrol, vazgeçilmezlik, alternatifsizlik ve dışlayıcı etki; fahiş koşullarla fiilî ret de aynı ailededir. Mağdurun silahı, şikâyetle birlikte geçici tedbir talebidir.

Tedarikçiniz sizi mi kesti, altyapı sahibi kapıyı mı kapattı?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

“Sana Mal Yok” Cümlesinin Hukuku

Ticaretin doğal hâli özgürlüktür: kimse, istemediği müşteriyle çalışmaya zorlanamaz — üretici bayisini seçer, platform iş ortağını belirler, altyapı sahibi kapısını dilediğine açar. Ama bu özgürlüğün bir istisnası vardır ve istisna, pazarın devlerine yazılmıştır: teşebbüs hâkim durumdaysa, “hayır” demesi artık sıradan bir ticari tercih değil; rakipleri pazardan silebilecek, bağımlı müşterileri bitirebilecek bir güç kullanımıdır — ve rekabet hukuku, bu gücün keyfî kullanımını kötüye kullanma sayar. Yıllardır süren bayiliğin bir sabah kesilmesi, tek limana muhtaç işletmenin rıhtımdan çevrilmesi, verinin-şebekenin-platformun kapısının rakibe kapanması: hepsi aynı sorunun etrafında döner — hâkim teşebbüs kime, hangi gerekçeyle “hayır” diyebilir? Bu rehber; ret hâllerinin haritasını, zorunlu unsur doktrininin dört şartını, savunma alanını ve mağdurun tedbir stratejisini anlatıyor.

Ret Hâllerinin Haritası: Kesmek, Reddetmek, Zorlaştırmak

(1) Mevcut ilişkiyi kesme — en riskli ret: Rekabet hukukunun en sert baktığı senaryo, süregelen bir ticari ilişkinin hâkim teşebbüsçe kesilmesidir: yıllardır mal verilen dağıtıcının aniden portföyden çıkarılması, tedarikin sebepsiz durdurulması — çünkü kesilen taraf, işini o ilişki üzerine kurmuştur ve kesme; çoğu kez bir cezalandırma aracıdır: fiyat kıran bayinin susturulması (fiyat müdahalesi dosyalarıyla el ele yürüyen senaryo), şikâyetçi olan iş ortağının cezalandırılması ya da hâkim teşebbüsün kendi perakende koluna alan açması. Bu dosyalarda ispat yükü fiilen tersine yaslanır: kesmenin objektif ticari gerekçesini (ödeme temerrüdü, sözleşme ihlali, kapasite gerçeği) belgeleyemeyen hâkim teşebbüs, ayrımcı-dışlayıcı ret iddiasıyla baş başa kalır. (2) Yeni talebi reddetme: Hiç ilişki kurulmamış talepte özgürlük daha geniştir — hâkim teşebbüs bile her kapıyı açmak zorunda değildir; ama reddin tutarlı ve objektif kriterlere dayanması aranır: benzer durumdaki taleplerden birine evet, diğerine gerekçesiz hayır denmesi (ayrımcılık) ve reddin, alt pazardaki rekabeti dışlama stratejisinin parçası olması; yeni talep retlerini de ihlal sahasına taşır. (3) Yapıcı (fiilî) ret: Kapı resmen açık, fiilen kapalıdır: fahiş fiyat-koşullarla yapılan teklifler, sonu gelmez teknik-bürokratik oyalamalar, ticari sırrı ifşa ettiren sözleşme dayatmaları — hukuk, biçime değil sonuca bakar: erişimi anlamsızlaştıran her koşul, ret hükmündedir ve hâkim teşebbüsün kendi birimlerine uyguladığı koşullarla dışarıya uyguladıkları arasındaki makas (marj sıkıştırma komşuluğu), bu analizin cetvelidir.

Zorunlu Unsur Doktrini: Dört Şart

Hâkim durumdaki teşebbüsün mal veya hizmet vermeyi reddetmesinin ihlal sayılabilmesi için, sıkı koşullar aranır.

ŞartNe aranır?
VazgeçilmezlikUnsurun, alt pazarda faaliyet göstermek için zorunlu olması; makul bir alternatifin bulunmaması
Rekabetin ortadan kalkmasıReddin, alt pazarda etkin rekabeti elimine etmesi
Tüketici zararıTalep edilen ürün veya hizmetin, tüketici talebine karşılık gelmesi
Objektif gerekçe yokluğuReddin haklı bir sebebe dayanmaması

Birinci şart, çoğu dosyanın kaybedildiği yerdir. Bir unsurun “zorunlu” sayılabilmesi için, onu çoğaltmanın veya alternatifini kurmanın ekonomik olarak makul olmaması gerekir. Yalnızca “maliyetli olur” veya “zaman alır” demek yeterli değildir. Bu nedenle mağdur tarafın, alternatif kurma seçeneklerini tek tek ele alarak neden uygulanabilir olmadığını — yatırım tutarı, ölçek gereği, düzenleyici engel — rakamla göstermesi gerekir.

Objektif Gerekçeler: Savunma Alanı

Mal vermeyi reddeden teşebbüsün ileri sürebileceği haklı sebepler:

  1. Ödeme güçlüğü. Talep edenin geçmiş ödeme performansı; vadesi geçmiş borç bulunması.
  2. Kapasite kısıtı. Mevcut talebi karşılayacak üretim veya stok bulunmaması — ayrımcı olmayan bir dağıtım yapılması koşuluyla.
  3. Kalite ve güvenlik. Talep edenin, ürünün kullanımı bakımından gerekli teknik veya güvenlik koşullarını sağlamaması.
  4. Seçici dağıtım kriterleri. Objektif ve tüm başvuranlara aynı biçimde uygulanan nitelik şartları.
  5. Kendi ihtiyacı. Teşebbüsün kendi faaliyeti için gerekli olan girdiyi kullanması.

Gerekçe, karar anında belgelenmiş olmalıdır. Tedarik reddi kararı alınırken hazırlanan alacak raporu, kapasite analizi veya kalite denetim sonucu; sonradan üretilen açıklamalardan çok daha güçlüdür. Soruşturma başladıktan sonra hazırlanan gerekçeler, tarih ve içerik tutarsızlığı nedeniyle inandırıcılığını yitirir. Bu nedenle her ret kararı, gerekçesiyle birlikte yazılı olarak kayda geçirilmelidir.

Mağdur Tarafın Stratejisi

Tedarik reddiyle karşılaşan teşebbüsün izleyeceği yol:

AdımAçıklama
1. Yazılı talepÜrün, miktar ve koşulları belirterek yazılı sipariş; sözlü talep ispatlanamaz
2. Ret gerekçesiReddin sebebi yazılı olarak istenmeli
3. KarşılaştırmaAynı koşullardaki diğer alıcılara tedarik yapılıp yapılmadığının araştırılması
4. Zarar belgesiKaybedilen siparişler, iptal edilen sözleşmeler ve ciro düşüşü
5. Tedbir talebiMevcut tedarik ilişkisinin sürdürülmesi için geçici tedbir

Üçüncü adım ayrımcılık iddiasının temelidir. Aynı nitelikteki başka alıcılara tedarik sürerken size reddedilmesi, objektif gerekçe savunmasını doğrudan çürütür. Bu karşılaştırma; piyasadaki diğer bayilerin durumu, fiyat listeleri ve tedarik koşulları üzerinden yapılır. Bu bilgilere ulaşılamıyorsa, Kurumdan belge celbi talep edilmelidir.

Mevcut ilişkinin kesilmesi ile hiç kurulmamış bir ilişkinin reddi de farklı değerlendirilir: süregelen bir tedarik ilişkisinin aniden sonlandırılması, yeni bir talebin reddinden daha ağır bir müdahale sayılır. Bu nedenle uzun süreli bir ilişki varsa, bu husus dilekçede vurgulanmalı ve ilişkinin süresi belgelenmelidir.

Soruşturma sürerken tedarik ilişkisinin korunması için geçici tedbir rehberimize, hâkim durum tespitinin yapılışı için birlikte hâkim durum rehberimize bakabilirsiniz.

Mevzuat Haritası

Reddi çevreleyen hükümler
HükümDüzenlediği konu
4054 m. 6/1Hâkim durumun kötüye kullanılması yasağı
4054 m. 6/2-(a)Rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması — reddin ana bendi
4054 m. 6/2-(b)Ayrımcılık — eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar
4054 m. 6/2-(d)Kaldıraç — hâkimiyetin başka pazara taşınması
4054 m. 6/2-(e)Üretim, pazarlama veya teknik gelişmenin kısıtlanması
4054 m. 3Hâkim durum tanımı
4054 m. 9/1Davranışsal ve yapısal tedbirler
4054 m. 9/2Meşru menfaati olanların şikâyet hakkı
4054 m. 9/3Karardan önce görüş bildirme
4054 m. 9/4Geçici tedbir — mağdurun asıl silahı
4054 m. 42İhbar ve şikâyetin ciddi bulunduğunun bildirilmesi
4054 m. 16İdari para cezası ve belirleme ölçütleri
4054 m. 43Taahhüt ve uzlaşma
4054 m. 55Kurul kararlarına karşı idari yargı
4054 m. 56Geçersizlik ve iade borcunun rejimi
4054 m. 57-58Tazminat ve üç katı tazminat
TTK m. 122; HMK m. 389 vd.Denkleştirme ve ihtiyati tedbir — paralel kulvar

Reddin Kanuni Bendi: m. 6/2

Ret davranışları m. 6‘da ayrı bir bent olarak sayılmaz; fıkranın örnekleyici yapısı ve mevcut bentler üzerinden kurulur.

m. 6/2Kötüye kullanma hâlleri özellikle şunlardır” diyerek başlar. “Özellikle” kelimesi listeyi sınırlayıcı olmaktan çıkarır: bentlerin hiçbirine tam oturmayan bir davranış da m. 6/1 kapsamında kötüye kullanma sayılabilir.

Ret senaryosunun hangi bende oturduğu
SenaryoBent
Rakibin faaliyetini zorlaştıran erişim engelim. 6/2-(a) — ticari faaliyet alanına girmeye engel olunması ya da rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması
Benzer taleplerden birine evet, diğerine hayırm. 6/2-(b) — eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar ileri sürerek ayrımcılık
Kendi perakende koluna alan açmak için kesmem. 6/2-(d) — hâkimiyetin yarattığı avantajlarla başka bir pazarda rekabet koşullarını bozma
Erişimin kapanmasıyla arzın daralmasım. 6/2-(e) — tüketici zararına üretimin veya teknik gelişmenin kısıtlanması
Hiçbirine tam oturmayan retm. 6/1 genel yasağı — liste örnekleyicidir

“Bu fiil bentlerde sayılmamış” savunması bu nedenle tek başına sonuç vermez. Fıkranın giriş cümlesindeki “özellikle” ibaresi, sayılan hâllerin örnek olduğunu gösterir. Aynı şekilde bir davranış birden fazla bendi aynı anda doldurabilir: hâkim teşebbüsün bir bayiyi kesip diğerine mal vermeye devam etmesi, hem (a) bendi kapsamında zorlaştırma hem (b) bendi kapsamında ayrımcılıktır. Şikâyet dilekçesi bu nedenle tek bende kilitlenmemeli; hangi bentlerin birlikte ihlal edildiği ayrı başlıklar altında gösterilmelidir. Ayrımcılık boyutu için: hâkim durumda ayrımcılık.

Muafiyet Kapısı Kapalıdır

Dikey anlaşma dosyalarında sık kullanılan savunmalar, m. 6 alanında işlemez.

m. 4 ile m. 6’nın rejim farkı
Mekanizmam. 4 (anlaşmalar)m. 6 (kötüye kullanma)
Bireysel muafiyetm. 5 — dört şartla mümkünYok
Grup muafiyeti2002/2 gibi tebliğlerleYok
De minimism. 41/2 ve 2021/3 TebliğKapsamaz
Savunma zeminiMuafiyet şartlarının ispatıObjektif haklılık ve etkinlik savunması

Aradaki fark yalnızca teknik değil, ispat yükü bakımından da belirleyicidir. m. 5‘teki muafiyet, lafzı gereği m. 4 kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarına ilişkindir; hâkim durumun kötüye kullanılmasını meşrulaştırmaz. m. 41/2‘deki de minimis de “anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği karar ve eylemleri”nden söz eder — kötüye kullanmadan değil. Geriye kalan tek savunma objektif haklılıktır: reddin maliyet, kapasite, güvenlik veya risk gibi ölçülebilir bir gerekçeye dayandığının gösterilmesi. Bu bir istisna kurumu değil, kötüye kullanmanın unsurunu ortadan kaldıran bir savunmadır ve yükü hâkim teşebbüs taşır. Yazının “ispat yükü fiilen tersine yaslanır” tespitinin hukuki karşılığı budur.

Mağdurun Asıl Silahı: m. 9/4

Yazının doğru vurguladığı gibi ret dosyalarında asıl mesele zamandır: soruşturma yıllar sürer, kesilen işletme aylar içinde tükenir. Kanun bu boşluğu 9. maddenin dördüncü fıkrasıyla kapatır.

m. 9/4: “Kurul, nihai karara kadar ciddi ve telafi olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici tedbirler alabilir.”

Geçici tedbirin şartları — birlikte aranır
ŞartDilekçede nasıl kurulur?
İhlal şüphesiReddin hangi bende oturduğu ve ilk görünüşte haklılık
Ciddi ve telafi edilemeyecek zarar tehlikesiCiro kaybı, nakit akışı, istihdam ve kapanma riskinin sayısal gösterimi
ZorunlulukAlternatif kanalların maliyet-süre-fizibilite kıyasıyla yetersizliği
Koruyucu nitelikTalep, ihlalden önceki durumun sürdürülmesiyle sınırlı olmalı
Kapsamı aşmamaNihai kararda istenebilecekten fazlası istenmemeli

Dördüncü ve beşinci şartlar, taleplerin en sık reddedildiği yerdir ve dilekçenin dilini belirler. Geçici tedbir yeni bir hak yaratmaz; yalnızca ihlalden önceki durumu korur. Bu nedenle talep “bize daha iyi koşullarla mal verilsin” ya da “münhasır bölge tanınsın” biçiminde kurulamaz — kurulabilecek tek talep, mevcut ilişkinin kesilmeden önceki koşullarla sürdürülmesidir. Nitekim uygulamada, hâkim durumdaki tedarikçinin ürün sağlamaya devam etmesini teminen geçici tedbir kararları verilebilmektedir. Talebin bu çerçeveyi aşması, esasen haklı bir dosyanın bile tedbir aşamasında kaybedilmesine yol açar. Ayrıntı: rekabette geçici tedbir.

Şikâyet hakkı da aynı maddededir. m. 9/2: “Meşru bir menfaati olan gerçek ve tüzel kişiler şikâyette bulunabilir.” Kesilen bayi, erişimi reddedilen rakip ve bağımlı müşteri bu sıfatı taşır; dilekçede meşru menfaatin ayrıca ortaya konması gerekir.

Şikâyetin akıbeti bildirilir. m. 42 uyarınca Kurul, ihbar veya şikâyette ileri sürülen iddiaları ciddi ve yeterli bulursa, başvurana iddiaların ciddi bulunduğu ve araştırmaya başlandığı yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim, dosyanın ilerlediğinin ilk resmî göstergesidir.

Tedbirin Ötesi: m. 9/1’in Yapısal Yetkisi

Nihai kararda Kurulun elindeki araçlar yalnızca ceza değildir.

m. 9/1 uyarınca Kurul; m. 4, 6 veya 7‘nin ihlal edildiğini tespit ederse, rekabetin tesisi için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları ve teşebbüslerin belirli faaliyetlerini yahut ortaklık paylarını ya da mal varlıklarını devretmeleri şeklindeki yapısal tedbirleri nihai kararında bildirir.

Yapısal tedbir istisnai ve ikincildir; sıralama kanunda yazılıdır. Aynı fıkra iki sınır koyar: tedbirler ihlalle orantılı ve ihlalin etkili biçimde sona erdirilmesi için gerekli olmalıdır; ve yapısal tedbirlere ancak daha önce getirilen davranışsal tedbirlerin sonuç vermediği hâllerde başvurulur. Dahası, davranışsal tedbirlerin sonuç vermediğinin nihai kararla tespit edilmesi hâlinde teşebbüse yapısal tedbire uyması için en az altı ay süre verilir. Ret dosyalarında bunun pratik anlamı şudur: mağdurun beklentisi doğrudan bir bölünme değil, önce erişimin sağlanmasına yönelik davranışsal tedbir olmalıdır. Yapısal tedbir, ancak o tedbir işlemediğinde gündeme gelir.

Karardan önce teşebbüse söz hakkı verilir. m. 9/3 uyarınca Kurul, birinci fıkraya göre bir karar almadan önce ilgili teşebbüse ihlale ne şekilde son vereceğine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir. Bu aşama, hâkim teşebbüs için erişim koşullarını kendi önerisiyle şekillendirme fırsatıdır.

Taahhüt yolu m. 6’da da açıktır. m. 43, m. 4 veya 6 kapsamında ortaya çıkan rekabet sorunlarının giderilmesine yönelik taahhüt sunulmasına imkân tanır; Kurul taahhütleri bağlayıcı hâle getirerek soruşturma açılmamasına veya açılmış soruşturmaya son verilmesine karar verebilir. Erişim dosyalarında taahhüt, çoğu zaman erişim koşullarının önceden ilan edilmesi biçiminde kurulur.

Cezanın Belirlenmesinde Dikkate Alınanlar

m. 16 yalnızca oranı değil, ölçütleri de gösterir.

m. 16 uyarınca gözetilen hususlar
ÖlçütRet dosyasındaki karşılığı
İhlalin tekerrürüDaha önce benzer ret kararı var mı?
SüreErişimin kapalı kaldığı dönem
Piyasadaki güçHâkimiyetin derecesi ve unsurun vazgeçilmezliği
Belirleyici etkiKararı alan birim ve yöneticiler
Taahhütlere uyup uymamaDaha önce verilmiş erişim taahhüdü ihlal edildi mi?
İncelemeye yardımcı olmaBilgi ve belge taleplerine yaklaşım
Zararın ağırlığıDışlanan teşebbüsün pazardan çıkıp çıkmadığı

Bu ölçütler savunmada da kullanılır. Erişimin soruşturma sırasında yeniden sağlanması, zararın ağırlığını ve sürenin uzunluğunu sınırlar; bilgi taleplerine eksiksiz yanıt vermek incelemeye yardımcı olma kalemine işler. Bunlar cezanın belirlenmesinde hafifletici yönde değerlendirilebilir.

Özel Hukuk Kulvarı ve m. 56’nın Özel İade Rejimi

Mağdurun yolu Kurul’la sınırlı değildir; Kanun ayrıca bir özel hukuk kulvarı kurar.

Paralel kulvarlar
KulvarİçerikDayanak
GeçersizlikKanuna aykırı hükümler geçersizdir; bunlardan doğan edimlerin ifası istenemezm. 56
İade rejimiYerine getirilmiş edimlerin geri istenmesinde iade borcu sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabidir; ancak hukuka veya ahlaka aykırı amaçla verilenin geri istenemeyeceğine ilişkin hüküm uygulanmazm. 56
TazminatZarar görenler üç katı tazminat isteyebilirm. 57-58
Sözleşmesel taleplerHaksız fesih tazminatı; denkleştirmeTTK m. 122
İhtiyati tedbirGenel yargıda ayrıca talep edilebilirHMK m. 389 vd.

İkinci satır, Kanun’un sessizce getirdiği bir korumadır ve kesilen tarafın lehinedir. m. 56, geçersizlik nedeniyle iade taleplerinde genel sebepsiz zenginleşme hükümlerine yollama yaparken, “hukuka veya ahlaka aykırı bir amaç güdülerek verilen şeyin geri istenemeyeceğine” ilişkin hükmün bu Kanundan doğan ihtilaflara uygulanmayacağını açıkça belirtir. Pratikte bunun anlamı şudur: hukuka aykırı bir düzenin tarafı olmuş olmak, ödenenin geri istenmesini engellemez. Dayatılan koşullar altında ödeme yapmış bir bayi, sonradan bu tutarları geri isteyebilir. Bu hüküm olmasaydı, baskı altında düzene uymuş olan taraf iade talebinde bulunamayacaktı.

İki kulvar birbirini besler. Kurul kararıyla ihlalin tespit edilmiş olması, m. 57-58 kapsamındaki tazminat davasında güçlü bir delil oluşturur. Bu nedenle mağdurun stratejisi çoğu zaman şudur: önce geçici tedbirle ayakta kalmak, sonra ihlal tespitiyle tazminat davasını kurmak. Ayrıntı: rekabet ihlalinde tazminat ve üç kat.

Kurul kararına karşı yol da açıktır. m. 55 uyarınca Kurul kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılabilir ve bu davalar öncelikli olarak görülür: Rekabet Kurulu kararlarına karşı dava.

Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim durumdaki şirket istediğiyle çalışmakta özgür değil mi?

Özgürlüğü sınırlıdır. Ret davranışları 4054 m. 6 kapsamında değerlendirilir: mevcut müşteriyi objektif gerekçesiz kesmek ve rakibin faaliyeti için vazgeçilmez altyapıya erişimi kapatmak kötüye kullanmadır.

Ret hangi bende dayanır?

Ayrı bir bent yoktur; mevcut bentler üzerinden kurulur. Rakibin faaliyetini zorlaştırma m. 6/2-(a); benzer taleplere farklı davranma m. 6/2-(b); kendi perakende koluna alan açma m. 6/2-(d); arzın daralması m. 6/2-(e).

Bentlerde sayılmayan bir fiil ihlal olur mu?

Olabilir. m. 6/2 “Kötüye kullanma hâlleri özellikle şunlardır” der; liste örnekleyicidir. Hiçbir bende tam oturmayan davranış da m. 6/1 genel yasağı kapsamında değerlendirilebilir.

Bir davranış birden fazla bendi ihlal edebilir mi?

Evet. Bir bayiyi kesip diğerine mal vermeye devam etmek hem (a) kapsamında zorlaştırma hem (b) kapsamında ayrımcılıktır. Dilekçe tek bende kilitlenmemelidir.

Mevcut ilişkiyi kesmek mi daha riskli, yeni talebi reddetmek mi?

Kesmek. Kesilen taraf işini o ilişki üzerine kurmuştur ve kesme çoğu kez bir cezalandırma aracıdır. Hiç ilişki kurulmamış talepte özgürlük daha geniştir; ancak reddin tutarlı ve objektif kriterlere dayanması aranır.

Kapı açık ama koşullar imkânsız, bu da ret sayılır mı?

Evet — yapıcı (fiilî) ret. Fahiş fiyat ve koşullarla teklifler, sonu gelmez teknik-bürokratik oyalamalar, ticari sırrı ifşa ettiren dayatmalar: hukuk biçime değil sonuca bakar. Erişimi anlamsızlaştıran her koşul ret hükmündedir.

Fiilî retin ölçütü nedir?

Hâkim teşebbüsün kendi birimlerine uyguladığı koşullarla dışarıya uyguladıkları arasındaki makas.

Zorunlu unsur doktrini hangi şartlarla işler?

Dört şart birlikte: kontrol (unsur hâkim teşebbüsün kontrolünde), vazgeçilmezlik (“işime yarar” değil “onsuz olmaz”), alternatifsizlik (makul ekonomik koşullarla yeniden yaratılamaması) ve dışlayıcı etki + gerekçesizlik.

Unsurun pahalı olması alternatifsizlik için yeter mi?

Yetmez. Ekonomik-teknik-hukuki imkânsızlık düzeyine yaklaşan bir bariyer aranır.

Fikri mülkiyet konusu unsurlarda durum farklı mı?

Test daha da sıkılaşır: zorunlu paylaşım, buluş yapma güdüsünü öldürmemelidir. Doktrin kural değil istisnadır ve istisna gibi dar uygulanır.

Muafiyet başvurusu yapabilir miyim?

Hayır. m. 5‘teki bireysel muafiyet ve grup muafiyeti m. 4 kapsamındaki anlaşmalara ilişkindir; m. 6‘ya uygulanmaz.

De minimis koruması var mı?

Yok. m. 41/2 “anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği karar ve eylemleri”nden söz eder — kötüye kullanmadan değil.

O hâlde savunma nedir?

Objektif haklılık. Reddin maliyet, kapasite, güvenlik veya risk gibi ölçülebilir bir gerekçeye dayandığının gösterilmesi. Bu bir istisna kurumu değil, kötüye kullanmanın unsurunu ortadan kaldıran bir savunmadır ve yükü hâkim teşebbüs taşır.

Kapasite gerekçesi ne zaman çöker?

Kapasitenin kendi birimlerine hep yetip rakiplere hep yetmemesi hâlinde; o zaman gerekçe ayrımcılığa dönüşür.

Kalite ve güvenlik standardı öne sürülebilir mi?

Objektif, önceden ilan edilmiş ve orantılı standartlar meşrudur; talep edene özel icat edilen standartlar değildir.

Tedarikçim beni kesti, soruşturma sonuçlanana kadar batmaz mıyım?

Kanun bu boşluğu m. 9/4 ile kapatır: Kurul, nihai karara kadar ciddi ve telafi olunamayacak zarar ihtimalinde, ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici tedbir alabilir.

Geçici tedbirin şartları nelerdir?

Birlikte aranır: ihlal şüphesi, ciddi ve telafi edilemeyecek zarar tehlikesi, kararın zorunluluk arz etmesi, tedbirin ihlalden önceki durumu koruyucu nitelik taşıması ve nihai kararın kapsamının aşılmaması.

Tedbir talebimi nasıl kurmalıyım?

Talep yeni bir hak yaratmamalı: “daha iyi koşullarla mal verilsin” veya “münhasır bölge tanınsın” şeklinde kurulamaz. Kurulabilecek tek talep, mevcut ilişkinin kesilmeden önceki koşullarla sürdürülmesidir.

Uygulamada böyle tedbirler veriliyor mu?

Hâkim durumdaki tedarikçinin ürün sağlamaya devam etmesini teminen geçici tedbir kararları verilebilmektedir.

Şikâyet etme hakkım var mı?

m. 9/2: “Meşru bir menfaati olan gerçek ve tüzel kişiler şikâyette bulunabilir.” Kesilen bayi, erişimi reddedilen rakip ve bağımlı müşteri bu sıfatı taşır; dilekçede meşru menfaat ayrıca ortaya konmalıdır.

Şikâyetimin akıbetini öğrenir miyim?

m. 42 uyarınca Kurul iddiaları ciddi ve yeterli bulursa, başvurana iddiaların ciddi bulunduğu ve araştırmaya başlandığı yazılı olarak bildirilir.

Ret şikâyetinde dosyamı nasıl güçlendiririm?

Dosyayı vazgeçilmezlik üzerine kurun: alternatif kanalların maliyet-süre-fizibilite kıyası, unsura bağımlılığın ciro verileriyle ispatı, reddin ardından yaşanan pazar kaybının belgelenmesi. Ayrıca ayrımcılığı belgeleyin — kıyas bu davaların dilidir.

Nihai kararda Kurul ne yapabilir?

m. 9/1 uyarınca rekabetin tesisi için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları ve belirli faaliyetlerin, ortaklık paylarının ya da mal varlıklarının devri şeklindeki yapısal tedbirleri bildirir.

Yapısal tedbir hemen uygulanır mı?

Hayır; ikincildir. Yapısal tedbirlere ancak daha önce getirilen davranışsal tedbirlerin sonuç vermediği hâllerde başvurulur ve sonuç vermediği nihai kararla tespit edilirse uyum için en az altı ay süre verilir.

Tedbirlerin bir sınırı var mı?

Var: ihlalle orantılı ve ihlalin etkili biçimde sona erdirilmesi için gerekli olmalıdır.

Karardan önce savunma imkânı tanınır mı?

m. 9/3 uyarınca Kurul, birinci fıkraya göre karar almadan önce teşebbüse ihlale ne şekilde son vereceğine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir. Bu, erişim koşullarını kendi önerisiyle şekillendirme fırsatıdır.

Taahhüt sunulabilir mi?

Evet. m. 43, m. 4 veya 6 kapsamındaki rekabet sorunları için taahhüde imkân tanır; Kurul taahhütleri bağlayıcı kılarak soruşturma açılmamasına veya son verilmesine karar verebilir. Erişim dosyalarında taahhüt genellikle koşulların önceden ilan edilmesi biçiminde kurulur.

Ceza belirlenirken neler dikkate alınır?

m. 16 uyarınca tekerrür, süre, piyasadaki güç, belirleyici etki, taahhütlere uyup uymama, incelemeye yardımcı olup olmama ve zararın ağırlığı.

Bu ölçütler savunmada kullanılabilir mi?

Evet. Erişimin soruşturma sırasında yeniden sağlanması zararın ağırlığını ve süreyi sınırlar; bilgi taleplerine eksiksiz yanıt incelemeye yardımcı olma kalemine işler.

Kurul kararı dışında hangi yollar var?

m. 56 geçersizlik, m. 57-58 üç katı tazminat, TTK m. 122 denkleştirme ve HMK m. 389 vd. uyarınca genel yargıda ihtiyati tedbir.

Dayatılan koşullar altında ödediğim tutarları geri isteyebilir miyim?

m. 56 bu konuda özel bir koruma getirir: iade borcu sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabidir; ancak “hukuka veya ahlaka aykırı amaç güdülerek verilenin geri istenemeyeceğine” ilişkin hüküm bu Kanundan doğan ihtilaflara uygulanmaz. Yani hukuka aykırı düzenin tarafı olmuş olmak iadeyi engellemez.

Kurul kararına itiraz edebilir miyim?

m. 55 uyarınca Kurul kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılabilir; bu davalar öncelikli olarak görülür.

Ret dosyaları, zorunlu unsur analizleri ve tedbir başvuruları için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 3, 4, 5, 6, 9, 16, 41, 42, 43, 55, 56, 57 ve 58 (m. 9’un birinci fıkrası 16/6/2020 tarihli ve 7246 sayılı Kanunla değiştirilmiştir); Rekabet Kurumunun dışlayıcı kötüye kullanmaya ilişkin kılavuzları; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 122; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 vd. Zorunlu unsur değerlendirmesi somut olayın ekonomik verilerine dayandığından, her dosyada güncel Kurul kararlarının ayrıca incelenmesi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.


Post by Av. Fatma Öztürk