Bir mirasçı, paylaşım tamamlanmadan önce miras payını başkasına devretmek isteyebilir. Bu devrin kime yapıldığına göre sonuçları değişir. Mirasçılar arasında yapılan devir ile üçüncü kişiye yapılan devir farklı şekil şartlarına tabidir ve devralana tanıdığı yetki de aynı değildir. Bu rehber iki hâli ayrı ayrı ele alıyor.
Miras payınızı devretmeyi veya satmayı mı düşünüyorsunuz?
Doğru şekil şartını ve devralanın gerçek konumunu birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi yanınızda.
Kanun ne diyor?
TMK m.677/1 bir mirasçının payını diğer mirasçılara devretmesini; m.677/2 ise üçüncü kişiye devretmesini düzenler. Mirasçılar arasındaki devir sözleşmesi yazılı şekle, üçüncü kişiyle yapılan devir sözleşmesi ise noterlikçe düzenlenmesi şartına tabidir. TMK m.678 ise mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeleri düzenler. Mirasçılar arasındaki pay devri paylaşmada doğrudan sonuç doğururken; üçüncü kişiye yapılan devir, o kişiye paylaşmaya katılma hakkı vermez, kural olarak yalnızca mirasçıya düşecek payın kendisine verilmesini isteme hakkı doğurur.
Uygulamada durum nedir?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, üçüncü kişiye pay devrinde devralan paylaşma sürecine taraf olamaz; payı, paylaşma sonunda mirasçıya düşen değer üzerinden talep eder. Devrin tabi olduğu şekil şartına uyulmaması devri geçersiz kılar.
Pratikte ne anlama geliyor?
- Mirasçılar arası devir yazılı, üçüncü kişiye devir noterlikçe düzenlenmiş olmalıdır.
- Mirasçılar arası devir paylaşmada doğrudan etkili olur.
- Üçüncü kişiye devir, paylaşmaya katılma değil pay alacağı hakkı verir.
Mirasçı payını devredebilir; ancak özellikle üçüncü kişiye devirde devralanın hakkı sınırlıdır. Devrin kime yapıldığı, buna bağlı şekil şartı ve diğer mirasçıların durumu sonucu belirler.
Şekil şartı devrin kime yapıldığına göre değişir
Miras payının devri TMK m. 677’de düzenlenmiştir ve madde iki fıkrada iki ayrı şekil şartı öngörür. Bu ayrımın karıştırılması, uygulamada geçersiz devirlerin en yaygın sebebidir.
Mirasçılar arasında: adi yazılı şekil
TMK m. 677/1: “Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.” Burada adi yazılı şekil yeterlidir; tarafların imzalaması geçerlilik için yeterli sayılır. Devredilen tereke içinde bir taşınmaz bulunsa bile sözleşmenin adi yazılı yapılmış olması yeterlidir.
Üçüncü kişiye: noterlikçe düzenleme
TMK m. 677/2: “Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır.” Burada aranan noter onayı değil, noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmasıdır. İki işlem birbirinin yerine geçmez: imzası notere onaylatılmış adi yazılı bir sözleşme bu şartı karşılamaz.
Neden bu fark?
Mirasçılar arasındaki devir, ortaklığın iç dengesini bozmaz; taraflar zaten terekeyi ve birbirlerini bilir. Üçüncü kişiye devir ise mirasçılık ilişkisine dışarıdan bir kişiyi soktuğu için kanun koyucu daha ağır bir şekil şartı aramıştır. Şekle aykırılığın yaptırımı her iki hâlde de aynıdır: sözleşme geçersizdir.
Devralan üçüncü kişi ne kazanır, ne kazanmaz?
TMK m. 677/2’nin ikinci cümlesi devralanın konumunu net biçimde çizer: “Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.”
Kazanmadıkları
- Mirasçılık sıfatı kazanmaz. Miras ortaklığına ortak olmaz.
- Paylaşmaya katılamaz. Hangi malın kime düşeceğine ilişkin görüşmelerde taraf değildir; paylaşma sözleşmesini imzalayacak olan yine devreden mirasçıdır.
- Paylaşma davası açamaz, terekenin yönetimine ilişkin kararlara katılamaz, tereke temsilcisi atanmasını isteyemez.
Kazandığı
Devralanın elinde kalan, devreden mirasçıya karşı kişisel bir alacak hakkıdır: paylaşma tamamlandığında mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteyebilir. Yani devralan, paylaşmanın sonucuna bağımlıdır ve paylaşma tamamlanmadan talepte bulunamaz.
Devreden neyden kurtulmaz?
Devir, devredeni tereke borçlarından kurtarmaz. Devreden mirasçı, mirasçılık sıfatını korur ve TMK m. 641 uyarınca tereke borçlarından diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam eder; bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha sürer. Devir sözleşmesi mirasçılar arasında hüküm doğurur, tereke alacaklılarını bağlamaz.
Zamanlama: ne çok erken, ne çok geç
Miras payının devri sözleşmesinin geçerli olabileceği bir zaman aralığı vardır ve bu aralığın dışında yapılan sözleşmeler sonuç doğurmaz.
Çok erken: mirasın açılmasından önce
TMK m. 678 uyarınca “mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.” Mirasbırakan hayattayken çocuklar arasında imzalanan “payımı sana devrediyorum” belgeleri, mirasbırakan sözleşmeye katılmadıkça veya izin vermedikçe hüküm doğurmaz.
Çok geç: paylaşma tamamlandıktan sonra
Miras payının temliki, ortada henüz paylaşılmamış bir miras payı bulunduğu sürece mümkündür. Paylaşma yapılmış ve mallar paylı mülkiyete dönüştürülerek mirasçılar adına tapuya paylı olarak kaydedilmişse, artık ortada bir miras payı değil belirli bir taşınmaz payı vardır. Bu aşamada payın devri TMK m. 677’ye göre değil, taşınmaz devrine ilişkin genel kurallara göre yapılır: devrin tapu müdürlüğünde resmî şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.
Yargıtay uygulamasında, temlik sözleşmesi paylaşmadan önce yapılmış olsa dahi sonradan paylaşma yapılıp paylı mülkiyete geçilmişse, bu durum sözleşmeden dönme niteliğinde kabul edilmekte ve miras payının temliki sözleşmesi geçersiz sayılmaktadır.
Paylı mülkiyete geçilince önalım devreye girer
Bir başka sonuç daha vardır. Elbirliği mülkiyetinde önalım hakkı söz konusu değildir; ancak TMK m. 644 ile paylı mülkiyete geçilmişse, TMK m. 732 uyarınca bir paydaşın taşınmazdaki payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir. Payın başka bir paydaşa devrinde ise bu hak doğmaz.
Devralanın üstlendiği riskler
Miras payı satın almak, belirli bir malı satın almaya benzemez. Devralan, değeri henüz kesinleşmemiş ve birden çok sebeple değişebilecek bir beklentiyi satın alır.
- Terekenin borç durumu: Pay, terekenin aktifinden borçlar düşüldükten sonra kalan değeri temsil eder. Terekenin borca batık çıkması hâlinde devralanın eline geçecek bir şey kalmayabilir.
- Denkleştirme: TMK m. 669 vd. uyarınca mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar paylaşmada hesaba katılır. Devreden mirasçı daha önce önemli bir kazandırma almışsa, paylaşmada ona düşecek pay beklenenden düşük olur.
- Tenkis ve iptal davaları: Saklı paylı mirasçıların tenkis talepleri veya ölüme bağlı tasarrufun iptali davası, payların yeniden hesaplanmasına yol açabilir.
- Mirasçı çevresinin değişmesi: Mirasçılık belgesinin iptali veya sonradan bir mirasçının ortaya çıkması, devreden mirasçının payını doğrudan küçültür.
- Paylaşmanın uzaması: Devralan paylaşmaya katılamadığı için süreci hızlandıramaz; paylaşma yıllarca sürerse alacağını da o kadar geç tahsil eder.
Sözleşmeye yazılması gerekenler
Bu risklerin bir kısmı sözleşmeyle yönetilebilir: devredilen payın oranı ve kapsamı, bedelin ödeme takvimi, paylaşma sonucunda payın öngörülenin altında çıkması hâlinde bedel uyarlaması, devreden mirasçının paylaşma sürecinde devralanın menfaatini gözetme ve bilgi verme yükümlülüğü, terekenin borç durumuna ilişkin beyan ve garantiler. Üçüncü kişiyle yapılacak sözleşmede tüm bu hükümlerin noterlikçe düzenlenen metinde yer alması gerekir.
| Devir Kime Yapılıyor | Şekil Şartı |
|---|---|
| Diğer mirasçıya (677/1) | YAZILI şekil yeterli (adi yazılı) |
| Üçüncü kişiye (677/2) | NOTERLİKÇE DÜZENLEME şart (noter onayı değil, düzenleme) |
| Şekle uyulmazsa | Sözleşme her iki durumda da GEÇERSİZ |
| Kazanmadığı | Kazandığı |
|---|---|
| Mirasçılık sıfatı | Devreden mirasçıya karşı KİŞİSEL ALACAK hakkı |
| Paylaşmaya katılma yetkisi | Paylaşma sonunda mirasçıya düşen payı isteme hakkı |
| Paylaşma davası açma hakkı | — |
| Devreden borçtan kurtulur mu? | HAYIR — devreden TMK 641 müteselsil sorumluluğunu korur |
| Zaman | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasın açılmasından ÖNCE | Mirasbırakanın katılımı/izni yoksa GEÇERSİZ | TMK 678 |
| Açılmadan sonra, paylaşmadan önce | Geçerli dönem — TMK 677 uygulanır | — |
| Paylaşma tamamlanıp paylı mülkiyete geçildikten SONRA | Artık miras payı değil, taşınmaz payı vardır — tapuda resmî şekil gerekir, TMK 732 önalım devreye girer | — |
Miras Payı Devir Sözleşmesi Örneği
Aşağıdaki metin bir şablondur; köşeli parantezli alanlar doldurulmalı ve somut olaya uyarlanmalıdır. Mirasçılar arasında yapılacak devirde yazılı şekil yeterlidir; üçüncü kişiye devirde noterde düzenleme zorunludur (TMK m.677).
MİRAS PAYININ DEVRİ SÖZLEŞMESİ
DEVREDEN : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No] — [Adres]
DEVRALAN : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No] — [Adres]
1. MİRAS BIRAKAN VE MİRASÇILIK
Miras bırakan [Ad Soyad], [gg.aa.yyyy] tarihinde vefat etmiştir. Devreden, [ilgili sulh hukuk mahkemesi/noterlik] tarafından düzenlenen [tarih ve sayı] sayılı mirasçılık belgesi uyarınca miras bırakanın yasal mirasçısı olup terekede [pay oranı] oranında pay sahibidir.
2. DEVRİN KONUSU
Devreden, miras bırakanın terekesindeki [tamamı / [oran] oranındaki kısmı] üzerindeki miras payını, bu sözleşmeyle devralana devretmektedir.
3. BEDEL VE ÖDEME
Devir bedeli [ … ] TL olup [peşin / [tarih] tarihinde / şu şekilde] ödenecektir. [Bedelsiz devirlerde: Devir karşılıksızdır.]
4. DEVRİN KAPSAMI VE SINIRI
Taraflar, TMK m.677/3 uyarınca bu sözleşmenin devralana paylaşmaya katılma yetkisi vermediğini; devralana yalnızca paylaşma sonunda devredene özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağladığını kabul eder.
5. TEREKE BORÇLARI
Devreden, terekenin bilinen borçları hakkında devralanı bilgilendirmiştir. Devredenin mirasçı sıfatından doğan ve tereke alacaklılarına karşı devam eden sorumluluğu saklıdır.
6. DEVREDENİN BEYANLARI
Devreden; miras payı üzerinde haciz, rehin veya üçüncü kişi hakkı bulunmadığını, mirası reddetmediğini ve payını başkasına devretmediğini beyan eder.
7. YÜRÜRLÜK
İşbu sözleşme [gg.aa.yyyy] tarihinde iki nüsha olarak düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmıştır.
Devreden [Ad Soyad] — [İmza] | Devralan [Ad Soyad] — [İmza]
Uyarı: Bu şablon genel bilgilendirme amaçlıdır. Üçüncü kişiye yapılan devirlerde noterde düzenleme şekli zorunludur; adi yazılı sözleşme geçersizdir.
Şekil Şartı Tablosu: Kime Devirde Hangi Şekil?
TMK m.677 şekil bakımından ikili bir ayrım yapar ve bu ayrım sözleşmenin geçerliliğini doğrudan belirler.
| Devir kime | Zorunlu şekil | Uyulmazsa |
|---|---|---|
| Diğer mirasçılara | Yazılı şekil | Sözleşme geçersiz |
| Üçüncü kişiye | Noterlikçe düzenleme | Sözleşme geçersiz |
| Miras açılmadan önce (muris hayattayken) | Mirasbırakanın katılması veya izni | Sözleşme geçersiz (TMK m.678) |
İkinci satırdaki “noterlikçe düzenleme” ifadesi dikkat ister. Noterde onaylama ile düzenleme farklı işlemlerdir; kanun düzenleme şeklini arar. Noterde imza onaylatılmış adi yazılı bir metin bu şartı karşılamaz.
Üçüncü satır TMK m.678’e dayanır: mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Aynı madde, böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesinin istenebileceğini de belirtir. “Babam ölünce payımı sana veririm” anlaşmaları bu hükme takılır ve ödenen bedel geri istenebilir.
Devralanın Elde Ettiği Hak Ne Kadar Sınırlı?
TMK m.677’nin üçüncü cümlesi, üçüncü kişiye yapılan devrin en kritik sonucunu düzenler: “Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.”
Yani üçüncü kişi mirasçı olmaz. Terekede söz sahibi değildir, paylaşma masasına oturamaz, dava açamaz, mirasçılar arasındaki müzakerelere katılamaz. Elindeki tek şey, devreden mirasçıya karşı ileri sürülebilecek kişisel bir alacak hakkıdır.
| Yetki | Mirasçıya devirde devralan | Üçüncü kişiye devirde devralan |
|---|---|---|
| Paylaşmaya katılma | Kendi mirasçı sıfatıyla katılır | Katılamaz |
| Paylaşma davası açma | Açabilir | Açamaz |
| Tereke yönetimine karışma | Mirasçı olarak karışır | Karışamaz |
| Payın teslimini isteme | Mirasçı sıfatıyla | Devredene karşı alacak hakkı olarak |
| Tapuda doğrudan tescil | Paylaşma sonucuna göre | Doğrudan istenemez |
Bu, devralan üçüncü kişi bakımından ciddi bir risk tablosu oluşturur. Paylaşma yıllarca yapılmayabilir; devreden mirasçı süreci hiç yürütmeyebilir. Devralanın elindeki alacak hakkı, paylaşma gerçekleşmeden somutlaşmaz.
Riski azaltmanın yolu sözleşmeye devredenin paylaşma sürecini yürütme yükümlülüğü, gecikme hâlinde cezai şart ve devredene karşı vekâlet verilmesi gibi kayıtlar konulmasıdır. Bunlar TMK m.677/3’ün sınırını aşmaz ama devralana sözleşmesel bir baskı aracı sağlar.
Paylaşmadan Sonra Mirasçıların Birbirine Karşı Sorumluluğu (TMK m.679)
Devir ve paylaşma tamamlandığında ilişki bitmez. TMK m.679, paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçıların paylarına düşen mallar için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre sorumlu olduklarını belirtir.
Bu, zapt ve ayıptan sorumluluk anlamına gelir. Paylaşmada bir mirasçıya özgülenen taşınmaz sonradan üçüncü kişinin çıkması nedeniyle elinden alınırsa, diğer mirasçılara karşı satıcının sorumluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.
Aynı madde alacaklar bakımından iki ayrı güvence kurar. Mirasçılar, paylaşmada her birine özgülenmiş olan alacakların varlığını birbirlerine garanti ederler. Ayrıca borsaya kayıtlı kıymetli evrak dışında, alacağın mirasçının hakkına mahsup edilen miktarı için borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumludurlar.
Pratik sonucu şudur: paylaşmada “sana şu kişideki alacağı veriyoruz” denilerek pay verilen mirasçı, alacak tahsil edilemezse diğer mirasçılara başvurabilir. Bu nedenle paylaşmada alacak devri yapılırken borçlunun ödeme gücü ayrıca değerlendirilmelidir.
Devralanın Kontrol Listesi: Devirden Önce Bakılacaklar
Miras payı devralmak, bir taşınmaz satın almaktan çok daha riskli bir işlemdir; çünkü devralınan şey belirli bir mal değil, henüz somutlaşmamış bir paydır. Aşağıdaki kontroller devirden önce yapılmalıdır.
| # | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Mirasçılık belgesi alınmış mı, paylar doğru mu? | Devredenin gerçek pay oranı belirlenmelidir |
| 2 | Terekenin borçları nedir? | Pay, borçlar düşüldükten sonra değer taşır |
| 3 | Devredenin payı üzerinde haciz var mı? | Hacizli pay devri alacaklıya karşı ileri sürülemez |
| 4 | Devreden mirası reddetmiş mi? | Reddedilmiş payın devri konusuz kalır |
| 5 | Aynı pay daha önce başkasına devredilmiş mi? | Çifte devir uyuşmazlığı doğar |
| 6 | Vasiyetname var mı, açılmış mı? | Yasal paylar vasiyetname ile değişebilir |
| 7 | Tenkis veya muvazaa davası derdest mi? | Terekenin kapsamı davayla değişebilir |
| 8 | Diğer mirasçılar paylaşmaya yanaşıyor mu? | Paylaşma olmadan pay somutlaşmaz |
Üçüncü ve sekizinci satırlar pratikte en çok zarar doğuranlardır. Hacizli bir payın devri, devralanı alacaklının önüne geçirmez; alacaklı haczine dayanarak paylaşma sonucundaki değerden öncelikle tatmin olur. Sekizinci satır ise devrin ekonomik değerini belirler: paylaşmaya yanaşmayan bir tereke, devralan için yıllarca atıl bir alacak hakkı anlamına gelir.
Sorumluluğun ve İptalin Maddeleri: TMK m.641, m.583 ile TBK m.19, m.28
Devir sözleşmesinde iki soru sonradan gündeme gelir: devreden mirasçı gerçekten borçtan kurtulur mu ve devir hangi hâllerde geri alınabilir. İkisinin de kanunda net karşılığı vardır.
Borç devredilmez: TMK m.641. Kural tek cümledir: mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından müteselsilen sorumludurlar. Bu sorumluluk mirasçılık sıfatından doğar ve payın devredilmiş olması onu ortadan kaldırmaz. Alacaklı, devreden mirasçıya doğrudan başvurabilir; devreden, devralana ancak aralarındaki sözleşmeye dayanarak rücu edebilir. Sözleşmede “tereke borçları devralana aittir” kaydı bulunsa bile bu kayıt alacaklıyı bağlamaz; yalnızca iç ilişkide hüküm doğurur. Borçtan gerçekten kurtulmanın tek yolu, süresinde mirasın reddidir.
Feragatin şekli: TMK m.583 ve m.545. Devirle karıştırılan mirastan feragat, mirasbırakan ile mirasçı arasında yapılan bir miras sözleşmesidir ve mirasbırakan hayattayken kurulur. Miras sözleşmesinin geçerliliği resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır: sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. Noterde adi bir “feragatname” imzalamak bu şartı karşılamaz ve işlem geçersiz olur. İvaz karşılığı feragatte ise feragat edenin altsoyu bakımından özel sonuçlar doğar; bu nedenle metnin ivazlı mı ivazsız mı olduğu açıkça yazılmalıdır.
Görünürdeki işlem: TBK m.19. Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Bedelsiz görünen ama aslında bedel ödenen ya da bağış görünümü verilen devirlerde bu hüküm uygulanır; muvazaa iddiası ispatlandığında görünürdeki işlem geçersiz sayılır, gizli işlem ise kendi şekil şartlarını taşıyorsa geçerli olur.
Değer dengesizliği: TBK m.28. Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmişse; zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Süreler aynı maddededir: düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl. Terekenin gerçek değerinin çok altında yapılan pay devirlerinde ilk bakılacak hüküm budur.
İrade sakatlığı: TBK m.30, m.36 ve m.39. Yanılma, aldatma veya korkutma hâlinde sözleşme ile bağlı olunmaz. Özellikle aldatma bakımından kural nettir: taraflardan biri diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir. Terekede olmayan bir malın varmış gibi gösterilmesi ya da borçların gizlenmesi bu kapsamdadır. Süre bakımından TBK m.39 uygulanır: yanılma veya aldatmayı öğrenen ya da korkutmanın etkisi ortadan kalkan taraf, bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır.
Alacaklıdan mal kaçırma: İİK m.277 ve m.278. Devreden mirasçının kendi alacaklıları da devre karşı çıkabilir: iptal davası, elinde muvakkat veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı ile iflâs idaresi tarafından açılabilir. İİK m.278 uyarınca ivazsız tasarruflar ile bağışlama hükmündeki işlemler batıldır; ayrıca akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği işlemler de bağışlama sayılır. Bu nedenle borçlu mirasçının payını sembolik bedelle devretmesi, alacaklı bakımından doğrudan iptal sebebidir.
Devralanın kendini koruma yolu. Bu risklerin tamamı sözleşmeyle azaltılabilir: terekenin aktif ve pasifinin dökümünün ek olarak sözleşmeye bağlanması, devredenin daha önce aldığı kazandırmaların beyan edilmesi, bilinen tenkis ve iptal davalarının belirtilmesi ve bedelin bir kısmının paylaşma sonrasına bırakılması. Devreden bakımından ise en önemli kayıt, borçlardan sorumluluğun sürdüğünün ve iç ilişkide rücu hakkının ayrıca yazılmasıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tereke borçları | Mirasçılar müteselsilen sorumlu | TMK m.641 |
| Devrin etkisi | Borçtan kurtarmaz; iç ilişkide rücu | TMK m.641 |
| Borçtan kurtulma | Süresinde mirasın reddi | TMK m.605 vd. |
| Feragatin şekli | Miras sözleşmesi; resmî vasiyetname şekli | TMK m.583, m.545 |
| Görünürdeki işlem | Gerçek ve ortak irade esas alınır | TBK m.19 |
| Açık oransızlık | Geri verme veya oransızlığın giderilmesi | TBK m.28 |
| Oransızlıkta süre | Bir yıl; her hâlde beş yıl | TBK m.28 |
| Aldatma | Yanılma esaslı olmasa da bağlı olunmaz | TBK m.36 |
| İrade sakatlığında süre | Öğrenmeden bir yıl; aksi hâlde onama | TBK m.39 |
| Alacaklının iptal davası | Aciz belgesi sahibi alacaklı veya iflâs idaresi | İİK m.277 |
| Sembolik bedelle devir | Bağışlama sayılır; batıl | İİK m.278 |
Devir mi, Feragat mi, Ret mi? Karıştırılan Üç İşlem
Payından “vazgeçmek” isteyen mirasçının önünde birbirine benzeyen ama sonuçları tamamen farklı üç işlem vardır.
| Ölçüt | Miras payının devri | Mirastan feragat | Mirasın reddi |
|---|---|---|---|
| Ne zaman yapılır | Ölümden sonra | Muris hayattayken | Ölümden sonra, 3 ay içinde |
| Kiminle | Mirasçı veya üçüncü kişiyle | Mirasbırakanla | Tek taraflı, mahkemeye beyan |
| Mirasçılık sıfatı | Devam eder | Kaybedilir | Kaybedilir |
| Borç sorumluluğu | Devam eder | Kural olarak yok | Yok |
| Karşılık | Genellikle bedelli | Bedelli veya bedelsiz | Karşılıksız |
| Dayanak | TMK m.677 | TMK m.528-530 | TMK m.605-606 |
Üçüncü ve dördüncü satırlar en kritik farkı gösteriyor: miras payını devreden mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybetmez ve tereke borçlarından sorumluluğu sürer. Payını kardeşine devrederek borçtan kurtulduğunu sanan mirasçı, alacaklı takibiyle karşılaştığında bunu geç fark eder.
Borçtan kurtulmak isteyen mirasçının yolu devir değil, süresinde mirasın reddidir. Devir yalnızca payın ekonomik değerini nakde çevirmeye yarar; sorumluluğu aktarmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Payımı devredince tereke borçlarından kurtulur muyum?
Hayır. TMK m.641 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından müteselsilen sorumludur ve bu sorumluluk mirasçılık sıfatından doğar. Sözleşmede borçların devralana ait olduğu yazılsa bile bu kayıt alacaklıyı bağlamaz, yalnızca iç ilişkide rücu hakkı doğurur.
Mirastan feragat noterde adi belgeyle yapılabilir mi?
Hayır. TMK m.583 uyarınca mirastan feragat bir miras sözleşmesidir; TMK m.545 uyarınca miras sözleşmesinin geçerliliği resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır. Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar.
Payımı gerçek değerinin çok altında devrettim; ne yapabilirim?
TBK m.28 uyarınca edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık zor durumda kalmadan, düşüncesizlikten ya da deneyimsizlikten yararlanılarak gerçekleştirilmişse zarar gören, ediminin geri verilmesini ya da oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Süre bir yıl, her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıldır.
Terekenin durumu yanlış anlatıldıysa devir iptal edilebilir mi?
TBK m.36 uyarınca aldatma sonucu sözleşme yapan taraf, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir. TBK m.39 uyarınca aldatmayı öğrenen taraf bir yıl içinde bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır.
Borçlu mirasçının sembolik bedelle yaptığı devir geçerli midir?
İİK m.277 uyarınca iptal davası, elinde aciz belgesi bulunan alacaklı ile iflâs idaresi tarafından açılabilir. İİK m.278 uyarınca ivazsız tasarruflar ile bağışlama hükmündeki işlemler batıldır ve borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği işlemler de bağışlama sayılır.
Miras payı devri hangi şekilde yapılır?
Devrin kime yapıldığına göre değişir. TMK m. 677/1 uyarınca mirasçılar arasındaki devir yazılı şekle, TMK m. 677/2 uyarınca üçüncü kişiyle yapılan devir ise noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır.
Noter onayı yeterli mi?
Üçüncü kişiye devirde hayır. TMK m. 677/2 noterlikçe düzenlenmeyi arar; imzası notere onaylatılmış adi yazılı bir sözleşme bu şartı karşılamaz. Şekle aykırılığın yaptırımı sözleşmenin geçersizliğidir.
Tereke içinde taşınmaz varsa şekil değişir mi?
Mirasçılar arasındaki devirde değişmez; devredilen tereke içinde taşınmaz bulunsa bile adi yazılı şekil yeterlidir. Paylaşma tamamlanıp mallar tapuda paylı olarak kaydedilmişse artık taşınmaz payının devrine ilişkin resmî şekil kuralları uygulanır.
Payı devralan üçüncü kişi mirasçı olur mu?
Hayır. TMK m. 677/2 uyarınca sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. Devralan mirasçılık sıfatı kazanmaz.
Devralan paylaşma davası açabilir mi?
Hayır. Devralan miras ortaklığına ortak olmadığından paylaşma davası açamaz, terekenin yönetimine ilişkin kararlara katılamaz ve tereke temsilcisi atanmasını isteyemez. Elindeki hak, devreden mirasçıya karşı kişisel bir alacak hakkıdır.
Payını devreden mirasçı borçlardan kurtulur mu?
Hayır. Devreden mirasçılık sıfatını korur ve TMK m. 641 uyarınca tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olmaya devam eder; bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha sürer. Devir sözleşmesi tereke alacaklılarını bağlamaz.
Miras bırakan hayattayken pay devredilebilir mi?
Kural olarak hayır. TMK m. 678 uyarınca mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.
Pay devrinde diğer mirasçıların önalım hakkı var mı?
Elbirliği mülkiyeti sürerken önalım hakkı söz konusu değildir. Paylı mülkiyete geçilmişse TMK m. 732 uyarınca payın üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir; payın başka bir paydaşa devrinde bu hak doğmaz.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Miras Hukuku Rehberi
- Miras Taksim (Paylaşma) SözleşmesiPaylaşmanın anlaşmalı yolu
- Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş (TMK 644)
- Mirasta Denkleştirme (İade)
- Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu (TMK 641)
- Mirasçılık Belgesinin (Veraset İlamı) İptali
- Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)
- “Ortak Miras Evini Paylaşamıyoruz” – Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)
- Miras Payının Haczi ve Mirasçının Kişisel Alacaklıları (TMK 648 + İİK)
- Mirasçılardan Biri Terekeyi Yönetiyor, Masraf Yapıyor — Hesap Verecek mi?
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Devir sözleşmesi tapuya şerh edilebilir mi?
Miras payının devri kişisel hak doğurur. Taşınmaza ilişkin talep bakımından şerh imkânı ayrıca değerlendirilir.
Devir bedeli nasıl belirlenir?
Taraflar serbestçe belirler. Ancak terekenin gerçek değeri bilinmeden yapılan devirlerde sonradan uyuşmazlık doğar.
Devralan tereke borçlarından sorumlu olur mu?
Devreden mirasçının alacaklılara karşı sorumluluğu kural olarak devam eder. İç ilişkideki düzenleme alacaklıyı bağlamaz.
Devir sonrası devreden davalara taraf olur mu?
Mirasçılık sıfatı devam ettiğinden usul bakımından taraf konumu sürebilir. Somut duruma göre değerlendirilir.
Payın bir kısmı devredilebilir mi?
Kısmi devir mümkündür. Ancak elbirliği mülkiyetinin niteliği gereği sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.
Devir işlemi iptal edilebilir mi?
İrade sakatlığı, ehliyetsizlik veya alacaklılardan mal kaçırma iddiasıyla iptal talep edilebilir.


