Mirastan Çıkarma (Iskat) ve İspat Yükü
25 Temmuz 2026

Mirastan Çıkarma (Iskat) ve İspat Yükü

Miras bırakan, saklı paylı mirasçısını (örneğin çocuğunu) mirasından dışlamak isteyebilir. Ancak bu “çıkarma” (ıskat) sıkı şartlara bağlıdır ve keyfî yapılamaz. Çıkarma ancak kanunda sayılan sebeplerin varlığında ve sebebin vasiyetnamede gösterilmesiyle geçerli olur. Rehber, ispat yükünü, itiraz yollarını ve saklı pay bakımından sonuçlarını ele alıyor.

Mirasbırakan sizi (veya bir mirasçıyı) ıskat mı etti?

Sebebin ispatlanıp ispatlanamadığını ve sonuçlarını birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kanun ne diyor?

TMK m.510’a göre miras bırakan, saklı paylı mirasçısını ancak iki ağır sebepten biri varsa mirasından çıkarabilir: mirasçının, miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi. m.512’ye göre çıkarma, ancak tasarrufta (vasiyet/miras sözleşmesi) sebebi belirtilmişse geçerlidir.

Yargıtay bu kuralı nasıl uyguluyor?

Çıkarılan mirasçı itiraz ederse, çıkarma sebebinin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya (ya da vasiyet alacaklısına) düşer (TMK m.512/2). Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında; sebep ispatlanamaz ya da tasarrufta hiç belirtilmemişse, çıkarma saklı pay bakımından geçersiz sayılır ve dava bir tenkis davasına dönüşerek tasarruf yalnızca tasarruf nisabı oranında ayakta kalır (örneğin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/15813, K. 2019/1902). Çıkarma açık bir yanılmaya dayanıyorsa tümüyle geçersiz olur.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Saklı paylı mirasçı ancak kanundaki ağır sebeplerle ve sebebi gösterilerek çıkarılabilir.
  • Sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanandadır.
  • Sebep ispatlanamazsa çıkarma saklı pay bakımından geçersiz olur, dava tenkise dönüşür.

Mirastan çıkarma, sebebi gösterilmiş ve ispatlanabilir ağır hâllere bağlıdır. İspat edilemezse mirasçının saklı payı korunur; bu nedenle çıkarma kolay bir yol değildir.

Cezai çıkarma: iki sebep, dar yorum (TMK m.510)

Saklı paylı mirasçıların ayrıcalıklı statüsü mutlak değildir. Kanun, sınırlı iki sebeple bu statünün bertaraf edilmesine izin verir.

TMK m.510’daki iki sebep:

  • Mirasçının, miras bırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi,
  • Mirasçının, miras bırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.

Sebepler sınırlı sayıdadır ve dar yorumlanır. Uygulamada sık rastlanan “aramadı”, “ilgilenmedi”, “cenazeye gelmedi” gibi gerekçeler tek başına yeterli sayılmamaktadır. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali, “önemli ölçüde” eşiğini aşmalıdır.

Kimi kapsar? Çıkarma yalnızca saklı paylı mirasçılar bakımından anlamlıdır; saklı payı olmayan bir yasal mirasçıyı mirastan uzak tutmak için ıskata gerek yoktur, miras bırakan zaten tasarruf edebilir. 2007’den beri kardeşlerin saklı payı bulunmadığından, kardeş için ıskat tasarrufu düzenlemek gereksizdir — uygulamada sık yapılan bir hatadır.

Nasıl yapılır? Çıkarma bir ölüme bağlı tasarrufla (vasiyetname veya miras sözleşmesi) yapılır; sağlararası bir beyanla ya da sözle ıskat mümkün değildir.

Kısmi çıkarma mümkündür. Miras bırakan mirasçısını saklı payının tamamından ıskat edebileceği gibi, yalnızca bir kısmı bakımından da ıskat edebilir.

Sebep gösterme zorunluluğu ve ispat yükü (TMK m.512)

Bu, ıskatın en sık çöktüğü noktadır ve dikkatle okunmalıdır.

TMK m.512/1 — sebep tasarrufta gösterilmelidir. Mirasçılıktan çıkarma, ancak miras bırakan tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Sebebi hiç belirtmemek ya da “beni üzdü” gibi çok genel ve soyut ifadelerle geçiştirmek, ıskatı sakatlar.

TMK m.512/2 — ispat yükü çıkarmadan yararlanandadır. Çıkarılan mirasçı itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya ya da vasiyet alacaklısına düşer. Yani içerideki taraf değil, kazanımdan yararlanan taraf ispatla yükümlüdür.

Sebep ispatlanamazsa ne olur? Dava tenkise dönüşür. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında; sebep ispatlanamaz ya da tasarrufta hiç belirtilmemişse, çıkarma saklı pay bakımından geçersiz sayılır ve tasarruf yalnızca tasarruf nisabı oranında ayakta kalır (örneğin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/15813, K. 2019/1902).

Bu çok önemli bir sonuçtur: ıskat çökse bile vasiyetin tamamı geçersiz olmaz. Çıkarılan mirasçı saklı payını alır; tasarruf edilebilir kısımdaki düzenleme geçerliliğini korur. Bu nedenle ıskata itiraz eden mirasçının beklentisi “her şeyi almak” olmamalıdır.

Yanılma hâli ayrıdır. Çıkarma açık bir yanılmaya dayanıyorsa tümüyle geçersiz olur.

Çıkarmanın sonuçları: pay nereye gider? (TMK m.511)

TMK m.511/1: Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz. Mirasçılık sıfatı ortadan kalkar.

Peki payı kime kalır? Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, çıkarılanın miras payı miras bırakandan önce ölmüş gibi, varsa çıkarılanın altsoyuna; yoksa miras bırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır.

Bu, ıskatın en çok şaşırtan sonucudur: Bir baba oğlunu ıskat ettiğinde mal genellikle diğer çocuklara değil, ıskat edilen oğlun kendi çocuklarına (torunlara) geçer. Miras bırakan bunu istemiyorsa tasarrufunda açıkça aksini düzenlemesi gerekir.

Usul bakımından kritik uyarı: İskat edilen kişinin altsoyu bağımsız bir saklı pay hakkına sahiptir. Bu nedenle mahkemenin onları davaya dahil etmeden karar vermesi usul hatası oluşturur. Iskatla ilgili bir dava açarken ya da savunurken, ıskat edilenin çocuklarının davada yer alıp almadığını mutlaka kontrol edin — uygulamada sık atlanan bir noktadır.

Tasarruf oranı değişmeyebilir. Iskat edilen mirasçının yerini altsoyu aldığında, altsoyun saklı pay oranı ıskat edilenle aynı olduğundan miras bırakanın tasarruf oranında bir değişiklik olmaz.

Koruyucu çıkarma: borç ödemeden aciz (TMK m.513)

Kanun, cezalandırıcı ıskatın yanında tamamen farklı amaçlı ikinci bir kurum daha öngörür. Buradaki amaç mirasçıyı cezalandırmak değil, onun çocuklarını korumaktır.

TMK m.513: “Miras bırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır. Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.”

Dört ayırt edici unsur:

  • Yalnızca altsoy hakkında uygulanabilir — eş ya da ana-baba için mümkün değildir.
  • Ortada bir borç ödemeden aciz belgesi bulunmalıdır.
  • Çıkarma saklı payın yalnızca yarısı için geçerlidir; tamamı için değil.
  • Bu yarının, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır — aksi hâlde geçerli olmaz.

Kendiliğinden iptal edilebilir. Miras açıldığı zaman aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgedeki borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur. Yani borçlarını ödeyip toparlanan mirasçı, aciz belgesinin geçersizliğini ileri sürerek payını geri isteyebilir.

Mantığı: Mirasın borç bataklığındaki mirasçı eliyle alacaklılara gitmesi önlenir, pay torunlara aktarılır. Ceza değil, aile serveti korumasıdır.

Iskat ile yoksunluğu karıştırmayın: Iskat miras bırakanın iradesiyle ve vasiyetnameyle olur; mirastan yoksunluk ise kanundan doğar ve kendiliğinden işler.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
TMK 510: iki dar yorumlanan sebep
NoSebep
1Mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı AĞIR BİR SUÇ işlemek
2Mirasbırakana veya ailesine karşı aile hukukundan doğan yükümlülükleri ÖNEMLİ ÖLÇÜDE yerine getirmemek
Sebep ispatlanamazsa ne olur?
AdımSonuçDayanak
Sebep tasarrufta hiç belirtilmemişIskat saklı pay bakımından GEÇERSİZTMK 512/1
İspat yükü kimdeÇıkarmadan YARARLANAN mirasçıda (çıkarılanda değil)TMK 512/2
Sebep ispatlanamazsaDava TENKİSE dönüşür, tasarruf yalnızca tasarruf nisabı oranında ayakta kalırYargıtay 3.HD E.2017/15813 K.2019/1902
Açık bir yanılmaya dayanıyorsaÇıkarma TÜMÜYLE geçersiz olur
Koruyucu ıskat (TMK 513) — cezalandırma değil, torunu koruma
UnsurKural
Kimin hakkında uygulanırYalnızca ALTSOY (eş/ana-baba için mümkün değil)
ŞartBorç ödemeden aciz belgesi bulunması
KapsamYalnızca saklı payın YARISI için
Zorunlu koşulBu yarının çıkarılanın doğmuş/doğacak çocuklarına özgülenmesi ŞART
Kendiliğinden iptalAciz belgesi geçerliliğini yitirmişse çıkarılanın İSTEMİYLE iptal olunur

Çıkarma İddiasıyla Karşılaşan Mirasçının Yol Haritası

Vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarıldığını öğrenen kişi için süreç, dava açmakla değil itiraz etmekle başlar. TMK m.512/2 ispat yükünü karşı tarafa yüklediğinden, itirazın kendisi güçlü bir konum sağlar.

#AdımNeden
1Vasiyetnamenin tebliğ tarihini kayda geçirinBir yıllık süreler buradan işler
2Tasarrufta çıkarma sebebi yazılı mı bakınYazılmamışsa saklı pay verilir
3Yazılı sebebin somut olup olmadığını değerlendirinGenel ifadeler ispatı güçleştirir
4İtirazınızı açıkça ileri sürünİspat yükü karşı tarafa geçer
5Yanılma iddiasını değerlendirinTMK m.512/son çıkarmayı geçersiz kılar
6Vasiyetnamenin şekil ve ehliyet yönünü inceleyinİptal, çıkarmadan daha kapsamlı sonuç verir
7Tenkis talebini yedek olarak kurunİptal olmazsa saklı pay kurtarılır

Altıncı satır çoğu zaman en verimli yoldur. Çıkarma bir ölüme bağlı tasarrufla yapıldığından, o tasarrufun kendisi TMK m.557 uyarınca iptal edilebilir. Vasiyetname şekil şartlarını taşımıyorsa veya mirasbırakan tasarruf ehliyetine sahip değilse, çıkarma da onunla birlikte düşer.

Bu durumda mirasçı yalnızca saklı payını değil, tam yasal payını alır. Bu nedenle çıkarma iddiasıyla karşılaşan mirasçının ilk incelemesi vasiyetnamenin geçerliliği üzerinde olmalıdır.

Üçüncü satır ise ispat aşamasını belirler. “Bana saygısızlık etti” gibi genel ifadeler, çıkarmadan yararlanan taraf için ispatı güçleştirir; çünkü ispat edilecek somut bir olgu ortaya konmamıştır. Sebep ne kadar soyutsa, çıkarma o kadar zayıftır.

Çıkarma, Yoksunluk ve Feragat: Üç Kurum Bir Arada

Mirasçının pay alamamasına yol açan üç ayrı kurum vardır. Uygulamada birbirine karıştırılırlar; oysa kaynakları, sonuçları ve ispat rejimleri farklıdır.

ÖlçütMirasçılıktan çıkarmaMirastan yoksunlukMirastan feragat
KaynağıMirasbırakanın iradesiKanun gereği kendiliğindenSözleşme
ŞekilÖlüme bağlı tasarrufŞekil yokResmî vasiyetname şekli
Sebep sayısı2 (+aciz hâli)4Sebep aranmaz
Sebep yazılmalı mıEvet, zorunluHayır
İspat yüküÇıkarmadan yararlanandaİddia edende
Vasiyetle kazanmaMümkünMümkün değilSözleşmeye göre
Tenkis davasıAçamazAçamazAçamaz
AltsoySaklı payını isterMirasçı olurİvazlıysa bağlanır
DayanakTMK m.510-513TMK m.578-579TMK m.528-530

Altıncı satır iki kurumu kesin biçimde ayırır: çıkarılan kişiye vasiyetle kazandırma yapılabilir, yoksun kişiye yapılamaz. TMK m.578 yoksun kişilerin “ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini” söyler; çıkarmada böyle bir yasak yoktur.

Beşinci satır ise dava stratejisini belirler. Çıkarmada ispat yükü karşı taraftayken, yoksunlukta iddia edende olması, iki iddianın hazırlık biçimini de farklılaştırır.

Vasiyetnamede Çıkarma Düzenlenirken

Mirasbırakan tarafında bakıldığında, çıkarma tasarrufunun ayakta kalması büyük ölçüde metnin nasıl kaleme alındığına bağlıdır.

KonuNeden yazılmalı
Çıkarma sebebiYazılmazsa çıkarma geçersiz (TMK m.512/1)
Sebebin somut olgularla anlatımıİspatı yapacak taraf için dayanak
Olayların tarih ve yeriDelil toplamayı mümkün kılar
Çıkarılanın payının akıbetiAksi yazılmazsa altsoya gider (TMK m.511/2)
Saklı pay dengesiDiğer mirasçıların payları değişir
Aciz hâlinde çocuklara özgülemeTMK m.513’ün zorunlu şartı

Dördüncü satır, mirasbırakanın en sık gözden kaçırdığı noktadır. Çıkarma tek başına payı diğer çocuklara aktarmaz; TMK m.511/2 uyarınca pay, çıkarılan kişi önce ölmüş gibi onun altsoyuna geçer. Mirasbırakan farklı bir sonuç istiyorsa bunu tasarrufta açıkça düzenlemelidir.

İkinci ve üçüncü satırlar ise ispat aşamasını doğrudan etkiler. Çıkarmadan yararlanacak mirasçı, yıllar sonra bu sebebi ispatlamak zorunda kalacaktır. Tasarrufta olayların somut biçimde anlatılmış olması, o mirasçının elindeki tek yol haritasıdır.

Altıncı satır ise TMK m.513’e özgüdür ve atlanırsa çıkarma geçersiz kalır: aciz sebebiyle çıkarılan saklı payın yarısının, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır. Bu özgüleme yapılmadan yalnızca çıkarma yazılırsa tasarruf amacına ulaşmaz.

Çıkarma Davasında Deliller

İspat yükü çıkarmadan yararlanan tarafta olduğundan, delil hazırlığı da esas olarak o tarafın işidir. Ancak çıkarılan mirasçı da karşı delil sunarak süreci yönlendirebilir.

SebepÇıkarmadan yararlananın deliliÇıkarılanın karşı delili
Ağır suçCeza dosyası, kesinleşmiş hükümBeraat, takipsizlik kararı
Bakım yükümlülüğünün ihlaliTanık, sağlık kayıtları, harcama belgeleriZiyaret kayıtları, ödeme dekontları
İlgisizlik iddiasıTanık beyanıYazışma, telefon kayıtları, fotoğraf
Nafaka ihlaliİcra dosyasıÖdeme belgeleri
Yanılma iddiasıSebebin gerçek dışılığını gösteren delil

Beşinci satır, çıkarılan mirasçı için ayrı bir savunma yoludur. TMK m.512’nin son cümlesi uyarınca mirasbırakan tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.

Bu savunma, sebebin ispat edilip edilmemesinden bağımsızdır: sebep gerçekte hiç yaşanmamışsa ve mirasbırakan yanlış bilgiye dayanarak hareket etmişse, çıkarma ayakta kalmaz.

Birinci satırda kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti güçlü delil oluşturur; ancak zorunlu değildir. Hukuk hâkimi “ağır suç” nitelendirmesini bağımsız olarak yapar. Buna karşılık fiilin işlenmediğine ilişkin kesinleşmiş beraat, hukuk hâkimini büyük ölçüde bağlar.

Çıkarma Kararının Parasal Etkisi

Çıkarmanın gerçek etkisini görmek için payların nasıl değiştiğine bakmak gerekir. Muris geride eş ve üç çocuk bırakmış, net tereke 4.000.000 TL olsun.

SenaryoÇocuk AÇocuk BÇocuk C
Çıkarma yok1.000.0001.000.0001.000.0001.000.000
C çıkarıldı, altsoyu var1.000.0001.000.0001.000.000C’nin çocuklarına 1.000.000
C çıkarıldı, altsoyu yok1.000.0001.500.0001.500.000
Çıkarma ispatlanamadı1.000.0001.000.0001.000.000Saklı payı 500.000

İkinci satır, mirasbırakanın beklentisinin nasıl boşa çıkabileceğini gösteriyor: C’nin çocukları varsa pay bir kuşak atlayarak yine aynı kola gidiyor ve diğer çocukların payı hiç artmıyor.

Dördüncü satır ise çıkarma ispatlanamadığında ne olduğunu gösteriyor. TMK m.512/3 uyarınca tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir: C saklı payını alır, kalan kısım vasiyetnamedeki düzenlemeye göre dağıtılır.

Bu tablo, çıkarmanın istenen sonucu vermesi için tasarrufun dikkatle kaleme alınması gerektiğini gösterir. Sebep yazılmamış veya ispatlanamamışsa, sonuç yalnızca saklı payla sınırlı bir azalma olur.

Çıkarma Yerine Kullanılabilecek Yollar

Mirasbırakanın amacı çoğu zaman “o çocuğuma daha az kalsın”dır. Bu amaca ulaşmak için çıkarma her zaman en uygun araç değildir; şartları ağır, ispatı güç ve sonucu belirsizdir.

AmaçUygun araçSınırı
Payı azaltmakTasarruf oranı içinde vasiyetSaklı pay aşılamaz
Belirli malı başkasına bırakmakBelirli mal vasiyetiTasarruf oranı
Payı tümüyle kaldırmakMirasçılıktan çıkarmaİki sebep, sebep yazılmalı
Hayattayken çözmekMirastan feragat sözleşmesiMirasçının rızası gerekir
Bakanı ödüllendirmekÖlünceye kadar bakma sözleşmesiMiras sözleşmesi şekli
Borçlu çocuğu korumakAciz sebebiyle çıkarmaYarı, çocuklara özgülenmeli

Dördüncü satır, ispat riski taşımayan tek yoldur. Mirastan feragat sözleşmesi mirasçının rızasıyla yapıldığından, sonradan “sebep ispatlanamadı” tartışması doğmaz. Karşılık ödenerek yapılan feragat, aile içi dengeyi hayattayken kurmayı sağlar.

Birinci satır ise en yaygın çözümdür: çıkarma yerine, tasarruf edilebilir kısmın diğer mirasçılara bırakılmasıyla fiilen aynı sonuca yaklaşılır. Bu yolda ispat yükü doğmaz; yalnızca saklı pay sınırına uyulur.

Somut örnekle: dört çocuklu bir mirasbırakan, çıkarma yerine tasarruf edilebilir kısmın tamamını üç çocuğa bırakırsa, dördüncü çocuk yalnızca saklı payını alır. Sonuç, çıkarmanın ispatlanamadığı hâldeki sonuçla aynıdır — ancak dava riski taşımaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirastan çıkarma (ıskat) hangi sebeplerle yapılabilir?

TMK m.510 uyarınca iki sebep vardır: mirasçının miras bırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi. Sebepler sınırlı sayıdadır ve dar yorumlanır.

“Aramadı, ilgilenmedi” gerekçesi yeterli mi?

Tek başına yeterli sayılmamaktadır. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali “önemli ölçüde” eşiğini aşmalıdır; genel ve soyut ifadelerle yapılan ıskatlar uygulamada ayakta kalmamaktadır.

Çıkarma sebebi vasiyetnamede belirtilmeli mi?

Evet. TMK m.512/1 uyarınca mirasçılıktan çıkarma ancak miras bırakan tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Sebebi hiç belirtmemek ya da soyut ifadelerle geçiştirmek ıskatı sakatlar.

Iskat sebebini kim ispatlar?

TMK m.512/2 uyarınca çıkarılan mirasçı itiraz ederse, sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya ya da vasiyet alacaklısına düşer. İspat yükü çıkarılan kişide değildir.

Sebep ispatlanamazsa vasiyetin tamamı geçersiz mi olur?

Hayır. Yargıtay uygulamasında sebep ispatlanamaz ya da tasarrufta belirtilmemişse çıkarma saklı pay bakımından geçersiz sayılır ve dava tenkis davasına dönüşer; tasarruf yalnızca tasarruf nisabı oranında ayakta kalır. Çıkarılan mirasçı saklı payını alır.

Iskat edilen kişinin payı kime kalır?

Miras bırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa, çıkarılanın payı miras bırakandan önce ölmüş gibi varsa kendi altsoyuna, yoksa miras bırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır. TMK m.511 uyarınca çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz.

Iskat edilenin çocukları davaya dahil edilmeli mi?

Evet. Iskat edilen kişinin altsoyu bağımsız bir saklı pay hakkına sahiptir; bu nedenle mahkemenin onları davaya dahil etmeden karar vermesi usul hatası oluşturur. Uygulamada sık atlanan bir noktadır.

Borçlu çocuğumu mirastan çıkarabilir miyim?

TMK m.513 uyarınca hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy, saklı payının yalnızca yarısı için çıkarılabilir ve bu yarının çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır. Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya borç tutarı miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Yargılama Usulü ve Ortak Konular alanındadır.

Yargılama Usulü ve Ortak Konular Rehberi  ·  Bu alandaki 102 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Iskat sebebi sonradan eklenebilir mi?

Sebebin tasarrufta gösterilmesi gerekir. Sonradan yapılacak ekleme, vasiyetname şekline uygun olmalıdır.

Iskat edilen mirasçı tenkis isteyebilir mi?

Çıkarma geçerliyse saklı pay hakkı doğmaz. Çıkarma hükümsüz sayılırsa saklı pay talebi gündeme gelir.

Çıkarma sebebi ağır suç ise ne aranır?

Miras bırakana veya yakınlarına karşı işlenmiş ağır bir suç aranır. Somut olayda fiilin ağırlığı değerlendirilir.

Iskat kararı mirasçılık belgesine yansır mı?

Vasiyetnamenin açılması ve kesinleşmesi sonrasında düzenlenecek belgede durum gözetilir.

Koruyucu ıskat ne zaman uygulanır?

Mirasçının borç ödemeden aczi hâlinde, altsoyunu korumak amacıyla saklı payın bir kısmı bakımından uygulanabilir.

Iskat edilen kişi dava açmazsa ne olur?

Tasarruf uygulanır. Bu nedenle çıkarma bildirildiğinde süresinde dava açılması önem taşır.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk