Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma): 1974 İçtihadı Birleştirme Kararı
25 Temmuz 2026

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma): 1974 İçtihadı Birleştirme Kararı

Halk arasında “mirastan mal kaçırma” olarak bilinen muris muvazaası, miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla tapulu bir taşınmazını gerçekte bağışladığı hâlde, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir.

10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku

Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası)

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Dayanak: 1974 İçtihadı Birleştirme Kararı

Muris muvazaası, TMK’da tek bir maddeyle tanımlanmamıştır; kurumun sınırlarını ve uygulama koşullarını çizen temel dayanak, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı kararıdır. Bu karar, mirastan mal kaçırma uyuşmazlıklarında tüm mahkemeleri ve Yargıtay dairelerini bağlar. Karara göre, görünüşteki (satış) işlem muvazaa nedeniyle geçersizdir; gizlenen bağış ise mirasçıları zarara uğrattığından, mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir. İşlemin temelinde genel muvazaa hükmü (TBK m.19; eski BK m.18) yer alır.

Kimler dava açabilir?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasını, saklı payı olsun veya olmasın tüm yasal mirasçılar açabilir. Mirasçılar bu davayı miras bırakanın küllî halefi olarak değil, kendi miras haklarına dayanarak (üçüncü kişi sıfatıyla) açar.

“Mal kaçırma kastı” belirleyicidir

Önemli olan, miras bırakanın gerçekten mal kaçırma kastıyla hareket edip etmediğidir. Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin E. 2019/1906, K. 2020/4015 sayılı kararında; miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten, kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırma kastından söz edilemeyeceği ve 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca muris muvazaası kural olarak tapulu taşınmazlar içindir; nakit, döviz veya altının bedelsiz devri için ise genellikle tenkis davası gündeme gelir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Görünüşteki “satış” muvazaalıysa, mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir.
  • Davayı saklı payı olsun olmasın tüm yasal mirasçılar açabilir.
  • Belirleyici unsur mal kaçırma kastıdır; adil paylaştırmada dava reddedilebilir.

1974 İçtihadı Birleştirme Kararı: sonuç bölümü ne diyor?

Muris muvazaasının kaynağı, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı kararıdır. Kararın sonuç bölümü şudur:

“Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine…”

İki sözleşme, iki ayrı geçersizlik sebebi

Muris muvazaası bir nispi (vasıflı) muvazaadır: ortada iki işlem vardır.

  • Görünürdeki sözleşme (tapuda gösterilen satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi): tarafların gerçek iradelerine uymadığı için muvazaa nedeniyle geçersizdir. Dayanak, eski Borçlar Kanunu m. 18’in karşılığı olan TBK m. 19‘dur.
  • Gizli sözleşme (gerçekte istenen bağış): taraflar bu konuda anlaşmış olsalar da, taşınmaz bağışı resmî şekle tabi olduğundan (TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu Kanunu m. 26) şekil koşulundan yoksun kaldığı için geçersizdir.

Her iki sözleşme de geçersiz olduğundan taşınmaz hukuken hiç çıkmamış sayılır ve terekeye döner.

Kararın kapsamı

İçtihadı Birleştirme Kararı, mirasbırakanın tapuda kayıtlı taşınmazlarının temliklerinde yaptığı muvazaalı işlemlere ilişkindir. Kararın son cümlesi ayrıca şunu vurgular: bu dava hakkı, geçerli sözleşmeler için söz konusu olan tenkis ve denkleştirme haklarına etkili değildir; yani muvazaa davası bu talepleri ortadan kaldırmaz.

Kimler dava açabilir ve süre var mı?

Saklı pay şartı yok

Kararın en ayırt edici yönü budur: saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açabilir. Tenkis davasından ayrılan temel nokta budur; tenkiste yalnızca saklı paylı mirasçının dava hakkı vardır.

Süre yok

Muvazaa iddiası hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir. Muvazaalı işlem başından itibaren geçersiz olduğundan, aradan geçen süre işlemi geçerli hâle getirmez. Bu, tenkis davasındaki bir yıllık ve on yıllık sürelerle karşılaştırıldığında davacı bakımından büyük bir avantajdır.

Talep ne olur?

Dava, tapu iptali ve tescil talebiyle açılır. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse TMK m. 1023 uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur; ancak TMK m. 1024 uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Üçüncü kişi korunuyorsa talep bedele yönelir.

Terditli dava

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.05.1987 tarihli, E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı kararı uyarınca muvazaa ve tenkis talepleri terditli (kademeli) olarak birlikte ileri sürülebilir: öncelikle muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu kabul edilmezse tenkis. Uygulamada dava dilekçesinin bu şekilde kurgulanması, muvazaa iddiası ispatlanamadığında davanın tümden reddini önler.

Belirleyici olan: mal kaçırma kastı

Muris muvazaasını diğer nispi muvazaalardan ayıran unsur, işlemin mirasçıları aldatmak amacıyla yapılmış olmasıdır. Mirasbırakanın mal kaçırma amacı bulunmuyorsa 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararını uygulama olanağı yoktur.

Bedelsizlik tek başına yetmez

Uygulamada en sık yapılan hata, “para ödenmedi” iddiasının tek başına yeterli sayılmasıdır. Yargıtay uygulamasında bedelsizlik, başka delillerle desteklenmedikçe tek başına muris muvazaasının kabulü için yeterli değildir.

Mahkemenin baktığı ölçütler

  • Mirasbırakanın satış yapmasını gerektiren bir ihtiyacı bulunup bulunmadığı,
  • Devralanın ödeme gücü ve bedelin gerçekten ödenip ödenmediği,
  • Devir bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki oran,
  • Mirasbırakan ile devralan arasındaki ilişkinin niteliği,
  • Devirden sonra taşınmazın kim tarafından kullanıldığı ve gelirinin kime gittiği,
  • Yöresel örf ve âdet, ailenin toplumsal ve ekonomik durumu.

Dengeli paylaştırma savunması

Önemli bir sınır daha vardır: mirasbırakan malvarlığını çocukları arasında dengeli biçimde paylaştırmış ve her birine benzer değerde devirler yapmışsa, ortada mirasçıdan mal kaçırma kastı bulunmadığı kabul edilir ve 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz (Yargıtay 1. HD, 14.11.2013, E. 2013/5711, K. 2013/15915). Bu nedenle davada yalnız dava konusu devir değil, mirasbırakanın tüm sağlararası devirleri birlikte değerlendirilir.

Delil, taraflar ve pratik yol haritası

Deliller

Muvazaa iddiası her türlü delille ispatlanabilir; mirasçılar işlemin tarafı olmadıkları için senetle ispat kuralıyla bağlı değildir. Toplanacak deliller:

  • Tapu kayıtları ve akit tablosu, devir tarihindeki emlak vergi değeri ve emsal satışlar,
  • Devralanın banka hesap hareketleri, gelir ve vergi kayıtları, kredi kullanımı,
  • Mirasbırakanın sağlık durumu ve bakım ihtiyacına ilişkin kayıtlar,
  • Taşınmazın devirden sonraki kullanımına ilişkin kira sözleşmeleri, abonelik ve fatura kayıtları,
  • Tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi.

Taraflar, görev ve yetki

Dava, mirasçılar tarafından devralan kişiye (ölmüşse mirasçılarına) karşı açılır. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse o kişi de davalı gösterilir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Terditli olarak tenkis de isteniyorsa, HMK m. 11/1-a uyarınca ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisi gözetilmelidir.

Sınırlar

1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı tapuda kayıtlı taşınmaz temliklerine ilişkindir. Banka hesabından yapılan aktarımlar, araç devirleri veya şirket payı devirleri bakımından genel muvazaa hükümleri ile denkleştirme ve tenkis kuralları ayrıca değerlendirilir.

Kazanılan ne olur?

Muvazaa kabul edilirse tapu iptal edilir ve taşınmaz terekeye döner; davacı yalnız kendi payı oranında değil, taşınmazın tereke adına iadesini sağlamış olur. Bundan sonra paylaşma genel hükümlere göre yapılır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Sıkça Sorulan Sorular

Muris muvazaası nedir?

Mirasbırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı, tapu memuru önünde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Dayanağı 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

Muvazaalı işlem geçerli mi?

Hayır, iki ayrı sebeple geçersizdir. Görünürdeki satış sözleşmesi tarafların gerçek iradelerine uymadığı için TBK m. 19 uyarınca muvazaa nedeniyle; gizli bağış sözleşmesi ise taşınmaz bağışının resmî şekle tabi olması nedeniyle şekil koşulundan yoksun olduğu için geçersizdir.

Kimler dava açabilir?

İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açabilir. Bu, tenkis davasından ayrılan temel noktadır; tenkiste yalnızca saklı paylı mirasçının dava hakkı vardır.

Muvazaa davasında süre var mı?

Hayır. Muvazaa iddiası hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir; muvazaalı işlem başından itibaren geçersiz olduğundan aradan geçen süre işlemi geçerli hâle getirmez.

Bedel ödenmemiş olması muvazaa için yeterli mi?

Hayır. Yargıtay uygulamasında bedelsizlik, başka delillerle desteklenmedikçe tek başına muris muvazaasının kabulü için yeterli değildir. Mirasbırakanın satış yapmasını gerektiren bir ihtiyacı olup olmadığı, devralanın ödeme gücü ve bedel ile gerçek değer arasındaki oran birlikte değerlendirilir.

Miras bırakan malını çocukları arasında dengeli paylaştırmışsa ne olur?

Bu durumda mal kaçırma kastı bulunmadığı kabul edilir ve 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz (Yargıtay 1. HD, 14.11.2013, E. 2013/5711, K. 2013/15915). Bu nedenle davada mirasbırakanın tüm sağlararası devirleri birlikte incelenir.

Muvazaa ile tenkis birlikte istenebilir mi?

Evet. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.05.1987 tarihli, E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı kararı uyarınca bu talepler terditli olarak birlikte açılabilir: önce muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, kabul edilmezse tenkis.

Taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa geri alınabilir mi?

Her zaman değil. TMK m. 1023 uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur. TMK m. 1024 uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi ise bu tescile dayanamaz; üçüncü kişi korunuyorsa talep bedele yönelir.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk