Boşanırken Ev/Tapu Eşime/Bana Geçecek, İşlemler Nasıl Yapılır? (TMK 705, 716, 1013, Tapu Harcı ve Vergi – 2026)
25 Temmuz 2026

Boşanırken Ev/Tapu Eşime/Bana Geçecek, İşlemler Nasıl Yapılır? (TMK 705, 716, 1013, Tapu Harcı ve Vergi – 2026)

Ne yaşandı?

Taraflar boşanırken, üzerlerine kayıtlı bir taşınmazın (ev, arsa) birinden diğerine geçmesi konusunda anlaşıyor ya da mahkeme bu yönde karar veriyor. Ancak tapuda devrin nasıl gerçekleşeceği, hangi belgelerin gerektiği ve devrin ne zaman yapılacağı çoğu zaman havada kalıyor.

Hukuki durum

Anlaşmalı boşanmada taşınmaz devri, protokolde açıkça düzenlenip mahkemece onaylandığında bağlayıcı hâle gelir. Tapu devri ise ayrı bir işlemdir ve kural olarak tapu müdürlüğünde resmî senetle gerçekleştirilir. Karşı taraf devre yanaşmazsa, kesinleşmiş karara dayanılarak devrin sağlanması için hukuki yollara başvurulabilir.

Devirde, taşınmaz üzerinde ipotek, haciz ya da aile konutu şerhi gibi kısıtlamaların bulunup bulunmadığı önemlidir; bu kayıtlar devir öncesinde netleştirilmelidir. Ayrıca devrin vergi ve harç boyutu da baştan dikkate alınmalıdır.

Ne yapmalısınız?

  • Devri öngören düzenlemeyi protokole açık ve tereddütsüz biçimde yazdırın; hangi taşınmazın, hangi koşulla devredileceğini netleştirin.
  • Tapu kaydını devir öncesi inceleyerek ipotek, haciz veya şerh olup olmadığını kontrol edin.
  • Devre yanaşılmazsa, kesinleşmiş karara dayanarak gerekli hukuki ve icra yollarını işletin.
  • Devrin harç, vergi ve masraf yönünü önceden hesaplayın ve protokolde kimin karşılayacağını belirleyin.

Dikkat

“Sözlü olarak anlaştık” demek tapu devri için yeterli değildir; devir resmî işlemle tamamlanana kadar mülkiyet el değiştirmez. Bu nedenle protokolde devri net biçimde düzenlemek ve kesinleşmenin ardından işlemi vakit kaybetmeden tamamlamak, ileride doğacak uyuşmazlıkları önler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Boşanmada Tapu Devri Nasıl Yapılır?

Devrin hangi hukuki sebebe dayandığı vergi ve harç sonuçlarını da belirler.

Boşanmada tapu devri süreci

KonuKuralNot
1. Protokolde düzenlemeDevir yükümlülüğü açıkça yazılmalıTaşınmaz ve taraf belirtilsin
2. Mahkeme onayıProtokol hükme geçirilirİlam niteliği
3. KesinleşmeKarar kesinleşmeden tapu işlemi yapılmazŞerh alın
4. Tapu başvurusuKesinleşmiş kararlaMalik veya vekili
5. HarçDevrin niteliğine göreMuafiyet olabilir
6. İpotek varsaBanka onayı gerekebilirKredi devri
7. Karşı taraf gelmezseHükümde tescil varsa tapuya doğrudan başvuru; yoksa tescil davasıZorlama
8. TedbirDava sürerken tapuya şerhDevri önler
9. Kredi borcuKimin ödeyeceği protokolde belirtilsinSık atlanan nokta

Üçüncü ve dokuzuncu satırlar en sık yaşanan iki sorunu önler: boşanma kararı kesinleşmeden tapu devri yapılamaz ve taşınmaz üzerindeki kredi borcunun kimin tarafından ödeneceği protokolde belirtilmezse devir sonrası ciddi uyuşmazlık doğar. Yedinci satır ise güvencedir — kararın hüküm fıkrasında tapu iptali ve tescil ibaresi varsa lehine karar verilen eş tapu müdürlüğüne tek başına başvurabilir; bu ibare yoksa ve karşı taraf tapuya gelmiyorsa tescil davasıyla devir sağlanır.

Satış ve müteahhit rehberlerimiz: kat karşılığı inşaat sözleşmesi · sözleşmenin feshi · kapora ve cayma parası · emlak komisyonu · kooperatif hisseli tapu · protokole uyulmazsa

Devir Sonrası Yapılacaklar

Tapu devri tamamlandıktan sonra birkaç işlem daha gerekir.

Devir sonrası işlemler

KonuKuralNot
1. Tapu kontrolüYeni kaydı alınDoğruluğunu teyit edin
2. Emlak vergisiBelediyeye bildirimMükellefiyet
3. AboneliklerElektrik, su, doğal gaz devriAd değişikliği
4. Site yönetimiBildirimAidat mükellefiyeti
5. KrediDevralınacaksa banka onayıAyrı süreç
6. SigortaDASK ve konut sigortasıAd güncellemesi
7. Aile konutu şerhiVarsa terkinBoşanma sonrası
8. Kira sözleşmesiKiracı varsa bildirinYeni malik
9. BelgeKesinleşmiş kararı saklayınİleride gerekebilir

İkinci ve üçüncü satırlar en sık atlanan iki adımdır: emlak vergisi mükellefiyetinin belediyeye bildirilmemesi ve aboneliklerin devredilmemesi, devirden aylar sonra ortaya çıkan borç ve ceza sürprizlerine yol açar. Yedinci satır ise boşanma sonrasına özgüdür — tapuda aile konutu şerhi varsa terkin edilmesi gerekir.

Devir Yapılmazsa Hangi Yol Daha Hızlı?

İki yol vardır ve hız bakımından belirgin fark gösterir.

Devir yapılmazsa yollar

Durumİzlenecek yolNot
Hükümde açık tapu iptali ve tescil ibaresi varKesinleşme şerhli kararla tapu müdürlüğüne başvuruKarşı tarafın imzası gerekmez
Hükümde yalnızca protokolün kabulü varKarşı taraf tapuda devre davet edilirKişisel hak doğar
Karşı taraf devre yanaşmıyorAile mahkemesinde tapu iptali ve tescil davasıTMK m.716
Dava sırasında devir riskiTapuya ihtiyati tedbir şerhiHMK m.389, TMK m.1010
Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişİyiniyet araştırılır; bedel veya tazminat talebiTMK m.1023-1024
Protokoldeki para borçlarıİlamlı icra takibiİİK m.32 vd.
SüreProtokolden doğan devir talebi on yıllık süreye tabiTBK m.146
MasrafDava ve tescil giderleriYargılama giderleri
ÖneriHüküm fıkrasına açık tescil ibaresi yazdırılmasıEn hızlı yol

Birinci ve dokuzuncu satırlar en pratik tavsiyeyi verir: boşanma kararının hüküm fıkrasına taşınmazın tapu kaydının iptali ile diğer eş adına tesciline ilişkin açık bir ibare yazdırılmışsa, karar kesinleştiğinde tapu devri için yeni bir dava açmaya ve icra takibine gerek kalmaz; lehine karar verilen eş kesinleşme şerhli kararla doğrudan tapu müdürlüğüne başvurur — bu, aylar süren bir tescil davasından çok daha hızlıdır.

Boşanmada Taşınmaz: Devir mi, Tasfiye mi?

Taşınmazın el değiştirmesi iki farklı hukuki yoldan gerçekleşebilir.

İki yolun karşılaştırması

KonuKuralNot
Anlaşmalı boşanmaProtokolde devir kararlaştırılırHızlı
Çekişmeli boşanmaMal rejimi tasfiyesi davasıAyrı dava
Tasfiyede sonuçAlacak hakkı doğarMülkiyet değil
Protokolde devirDoğrudan mülkiyet geçişiAyni sonuç
Hangisi avantajlıAnlaşma sağlanabiliyorsa protokolSüre ve masraf
Tasfiye süresiYıllar sürebilirBilirkişi ve değerleme
Kredi borcuİki yolda da ayrıca düzenlenmeliBanka onayı
TedbirTapuya şerhHer iki yolda da
ÖneriAnlaşma varsa protokolde netleştirinEn hızlı çözüm

Üçüncü ve dördüncü satırlar temel farkı verir: mal rejimi tasfiyesi kural olarak bir alacak hakkı doğurur ve taşınmaz üzerinde doğrudan mülkiyet sağlamaz; buna karşılık anlaşmalı boşanma protokolünde kararlaştırılan devir, mülkiyetin doğrudan geçmesini sağlar. Bu nedenle taraflar anlaşabiliyorsa protokol yolu hem çok daha hızlı hem sonuç bakımından daha kesindir.

Ev kredisi devam ederken tapunun devri, kalan kredinin evin değerinden oransal olarak düşülmesi ve diğer eşe ödenecek bedelin hesabı için Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır? rehberimize bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Durumlar

Boşanmada tapu devriyle ilgili en çok merak edilenler.

Sık sorulanlar

KonuKuralNot
Ne zaman devredilirKarar kesinleştikten sonraŞerh alın
Karşı taraf gelmiyorHükümde tescil varsa tapuya başvuru; yoksa tescil davası (TMK m.716)Zorlama
Kredi borcu ne olurProtokolde belirtilmeliBanka onayı gerekir
İpotek varsaDevir yapılabilir ama ipotek kalırBankayla görüşün
Harç ödenir miDevrin niteliğine göreTapuda öğrenin
Aile konutu şerhiDevir sonrası terkinTalep edin
Kiracı varsaYeni malik sözleşmeye taraf olurBildirin
Eşya ve demirbaşAyrıca düzenleyinProtokolde
En kritik noktaHükümde açık tescil ibaresi yazdırılsınTapuya doğrudan başvuru imkânı

Üçüncü ve dokuzuncu satırlar en sık yaşanan iki sorunu önler: taşınmaz üzerindeki kredi borcunun kimin ödeyeceğinin protokolde belirtilmemesi ve protokolün mahkeme kararında hükme geçirilmemesi. Hükümde açık bir tescil ibaresi bulunmadığında, karşı taraf tapuya gelmezse devir için ayrıca tescil davası açmak gerekir ve aylar kaybedilir.

Protokol + Onay = İlam; Ama ‘Hüküm Fıkrasında Tescil’ Kritik

Anlaşmalı boşanma protokolü, hakim tarafından onaylanıp boşanma kararı kesinleştiğinde bağlayıcı bir ilam hâline gelir ve taraflar artık tek taraflı dönemez. Ancak tapuda doğrudan işlem yapılabilmesi tek bir ayrıntıya bağlıdır: kararın hüküm (sonuç) kısmında taşınmazın açıkça ‘tapu kaydının iptali ve diğer eş adına tescili’ şeklinde yazılmış olması. Bu ibare hükümde yer alıyorsa, mülkiyet kararın kesinleşmesiyle tescilden önce kazanılır (TMK m.705/2) ve lehtar eş tek başına Tapu Müdürlüğüne başvurarak devri tamamlatabilir. Buna karşılık karar yalnızca ‘protokol aynen kabul edilmiştir’ diyorsa, protokoldeki devir taahhüdü sadece kişisel hak doğurur; tapu müdürlüğü kendiliğinden işlem yapmaz ve devir borçlusu eşin bizzat tapuya gelip imzalaması gerekir.

Karşı Taraf Devretmezse Ne Yaparsınız?

Kararda açık tescil hükmü yoksa ve eşiniz tapuya gelmiyorsa, kesinleşmiş karara dayanarak Aile Mahkemesinde tapu iptali ve tescil (tescile zorlama) davası açabilirsiniz (TMK m.716). Bu dava, protokolden doğan edimin ifa edilmemesine dayanır ve kural olarak 10 yıllık süreye tabidir (kararda ayni hakka ilişkin tescil hükmü bulunuyorsa ayni haklar zamanaşımına uğramaz). Görev bakımından dava kural olarak aile mahkemesinde görülür; yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi (HMK m.12) ile genel yetki kurallarının uygulanması uygulamada tartışıldığından, dava açılmadan önce güncel içtihat kontrol edilmelidir. Önemli bir risk: taşınmaz bu süreçte üçüncü bir kişiye devredilip elden çıkmışsa tescil artık mümkün olmaz; bu hâlde dava ıslah yoluyla taşınmazın bedeli oranında tazminat (alacak) davasına dönüştürülür.

Tescil Talebi ve Resmî Şekil: TMK m.705, 706, 716 ve 1013

Boşanmada tapunun nasıl geçeceğini belirleyen kurallar eşya hukukundadır. Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu kütüğüne tescille kazanılır (TMK m.705/1). Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal ve kamulaştırma gibi hâllerde ise mülkiyet tescilden önce kazanılır; ancak malikin tapu kütüğünde tasarruf işlemi yapabilmesi için tescilin gerçekleşmesi gerekir (TMK m.705/2). Taraflar devri kendi aralarında tapuda yapacaklarsa, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmenin geçerliliği resmî şekilde düzenlenmesine bağlıdır (TMK m.706/1); bu nedenle protokoldeki devir taahhüdü tapuda resmî senetle tamamlanır.

Tescil talebinin kimden geleceği de Kanunda düzenlenmiştir. Tescil, tasarrufa konu olan taşınmazın malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır (TMK m.1013/1); edinen kimse kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa bu beyana gerek yoktur (TMK m.1013/2). Bir aynî hakkı tescilden önce kazanan kimse de gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir (TMK m.1013/3). Hüküm fıkrasında “tapu kaydının iptali ile diğer eş adına tescili” ibaresi bulunan kesinleşmiş boşanma kararı bu nedenle eşin imzasına ihtiyaç duymadan tescil imkânı verir; hükümde yalnızca protokole atıf varsa malikin beyanı gerekir ve eş gelmezse mülkiyetin hükmen verilmesi için dava açılır (TMK m.716). Taşınmaza ilişkin hükümler kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğinden, tapuya kesinleşme şerhli kararla başvurulmalıdır (HMK m.350/2).

Tablo — Tapu devrini belirleyen eşya hukuku kuralları

HükümKuralBoşanmadaki karşılığı
TMK m.705/1Taşınmaz mülkiyeti tescille kazanılırProtokol tek başına mülkiyeti geçirmez
TMK m.705/2Mahkeme kararıyla mülkiyet tescilden önce kazanılır; tasarruf için tescil gerekirHüküm fıkrasında tapu iptali ve tescil varsa
TMK m.706/1Mülkiyetin devrini amaçlayan sözleşme resmî şekle bağlıdırTarafların tapuda resmî senetle devri
TMK m.716Devir borcunu yerine getirmeyene karşı mülkiyetin hükmen verilmesi istenirProtokolde devir var, eş tapuya gelmiyor
TMK m.1013/1Tescil, malikin yazılı beyanı üzerine yapılırHükümde tescil yoksa eşin beyanı gerekir
TMK m.1013/2Kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan edinen için malikin beyanı gerekmezHükümde tescil varsa tek başına başvuru
TMK m.1013/3Hakkı tescilden önce kazanan, belgeleri ibraz ederek tescil isteyebilirKesinleşme şerhli kararla başvuru
HMK m.350/2Taşınmaza ilişkin hükümler kesinleşmedikçe yerine getirilemezKesinleşme şerhi olmadan tapuda işlem yapılmaz

Tapu Harcı: 2002 Sonrası Edinilen Malda Avantaj

Boşanma kapsamındaki devir, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında yapıldığında satıştan farklı bir harç rejimine tabidir. Taşınmaz 01.01.2002’den sonra edinilmişse ve edinilmiş mallara katılma rejimine tabiyse, eşin yasal mal rejiminden doğan 1/2 payının tasfiye kapsamında tescili için nispi harç değil, (4) sayılı tarifenin I/13-c maddesine göre maktu harç alınır; kalan payın bedel karşılığı devri ise satış gibi değerlendirilir (I/20-a). Taşınmaz 2002 öncesi edinilmişse devir ivazlı kabul edilir ve satışta olduğu gibi alıcı ve satıcı için ayrı ayrı binde 20 oranında harç doğar. Bu harç avantajı devrin vergi bakımından bağış sayılması anlamına gelmez; aşağıda açıklandığı gibi Gelir İdaresi bu edinimi değer artış kazancı bakımından ivazlı kabul etmektedir. Devrin doğrudan mahkeme ilamıyla tescil edilmesi hâlinde uygulanacak harç, ilamın niteliğine ve devrin hukuki sebebine göre tapu müdürlüğünce belirlenir. Dikkat: taşınmazın çocuğa devri bağış sayılır ve bu harç avantajından yararlanılamaz. Bu nedenle protokolde devrin hukuki sebebini (mal rejimi tasfiyesi / tazminat) açıkça belirtmek gerekir. Ayrıca yargı uygulamasında boşanma protokolünden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davalarında maktu harç ve maktu vekâlet ücreti uygulandığı görülmektedir; dava açılmadan önce güncel uygulama teyit edilmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Hukuki Niteliği (TMK m.166, m.184)

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır; bu durumda hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi hâlinde boşanmaya karar verilir (TMK m.166/3). Boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar ise hâkimin onayı ile geçerli olur (TMK m.184/5).

Bu nedenle protokoldeki taşınmaz devri, tarafların kendi aralarında yaptığı bir taahhüt olarak kalmaz; hâkim tarafından onaylanıp boşanma kararıyla birlikte kesinleştiğinde bağlayıcı hâle gelir. Ancak protokolün tapu siciline etkisi, kararın hüküm fıkrasının nasıl kurulduğuna bağlıdır. Hüküm fıkrasında taşınmazın tapu kaydının iptali ile diğer eş adına tesciline açıkça karar verilmişse, mahkeme kararı mülkiyetin tescilden önce kazanılmasını sağlayan bir karar niteliğindedir (TMK m.705/2). Buna karşılık hüküm fıkrası yalnızca protokolün kabul edildiğini gösteriyorsa, lehine devir kararlaştırılan eşin elinde, mülkiyetin kendisine devrini isteme yönünde kişisel bir hak bulunur; malik kaçınırsa bu hak, mülkiyetin hükmen verilmesi talebiyle dava yoluyla kullanılır (TMK m.716).

Protokoldeki taşınmaz hükmünün sonradan tartışma yaratmaması için taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve varsa bağımsız bölüm numarasıyla tereddütsüz biçimde tanımlanması; devredilecek payın oranı, devrin hukuki sebebinin mal rejiminin tasfiyesi olduğu, taşınmaz üzerindeki ipotek ve kredi borcunun hangi eşte kalacağı, tapu masraflarının kime ait olacağı ve fiilî teslim tarihinin açıkça yazılması gerekir. Bunlarla birlikte duruşmada hâkimden, protokoldeki taşınmaza ilişkin hükmün kararın hüküm fıkrasında “tapu kaydının iptali ile davacı veya davalı adına tesciline” şeklinde ayrıca gösterilmesi talep edilmelidir. Bu tek talep, karar kesinleştiğinde tapu devrinin karşı tarafın imzasına ihtiyaç duymadan tamamlanmasını sağlar.

Hüküm fıkrasına göre tapu devrinin yolu

Hüküm fıkrasıHukuki sonuçDayanak
Tapu iptali ve diğer eş adına tescilMülkiyet kararın kesinleşmesiyle kazanılır; tek taraflı tescilTMK m.705/2
Protokolün aynen kabulüne atıfDevir için kişisel hak; malikin tapuda işlem yapması gerekirTMK m.184/5
Malik devre yanaşmıyorTapu iptali ve tescil davasıTMK m.716
Karar kesinleşmemişTapuda işlem yapılamazHMK m.350/2

Mal Rejimi ve Taşınmazın Paylaşımı (TMK m.202, 218-241)

Eşler arasında, mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçilmedikçe edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202). Bu rejim edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar (TMK m.218); edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m.219). Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2) ve tasfiye bu tarihe göre yapılır. Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m.236); ancak bu hak kural olarak bir alacak hakkıdır ve taşınmazın mülkiyetinin doğrudan paylaşılması sonucunu doğurmaz.

Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş eşler bakımından, bu tarihe kadar mal ayrılığı rejimi, bu tarihten sonra ise başka bir rejim seçilmedikçe edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Bu nedenle tasfiyede taşınmazın hangi tarihte edinildiği belirleyicidir. Tasfiyede taşınmazın aynen bir eşe bırakılması, kural olarak tarafların anlaşmasıyla veya kanunda öngörülen özel durumlarda mümkündür; eşler anlaşamazsa katılma alacağı veya katkı payı alacağı dava yoluyla para olarak istenir. Aile konutu ve ev eşyası bakımından kanun, eşe katılma alacağına mahsuben mülkiyet veya bir sınırlı aynî hak tanınmasını isteme imkânı da düzenlemiştir (TMK m.240).

Mal rejimi bakımından temel kurallar

KonuKuralDayanak
Yasal mal rejimiEdinilmiş mallara katılmaTMK m.202
Rejimin kapsamıEdinilmiş mallar ve kişisel mallarTMK m.218
Edinilmiş malRejim süresince karşılığı verilerek edinilen değerlerTMK m.219
Sona erme tarihiBoşanma davasının açıldığı tarihTMK m.225/2
Katılma alacağıDiğer eşin artık değerinin yarısıTMK m.236
Aile konutu ve ev eşyasıKatılma alacağına mahsuben özel talep imkânıTMK m.240
01.01.2002 öncesiMal ayrılığı rejimi4722 s.K. geçiş hükümleri

Çekişmeli Boşanmada Taşınmaz: Tasfiye, Değerleme ve Eklenecek Değerler

Taraflar taşınmaz konusunda anlaşamazsa paylaşım, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kurallara göre yapılır. Edinilmiş mallar ile denkleştirmeye konu olan kişisel mallar, mal rejiminin tasfiyesi anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235/1); bu nedenle mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erse de taşınmazın değeri, tasfiyeye karar verilecek tarihe en yakın değer üzerinden bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallarla ilgili borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar artık değeri oluşturur (TMK m.231) ve diğer eş bu artık değerin yarısını katılma alacağı olarak isteyebilir (TMK m.236). Taşınmazın bir bölümü kişisel malla, bir bölümü edinilmiş malla alınmışsa, kişisel mal ile edinilmiş mal arasındaki denkleştirme de hesaba yansıtılır (TMK m.230).

Eşlerden birinin taşınmazı boşanma öncesinde elinden çıkarması tasfiyeyi etkisiz kılmaz. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ve mal rejimi devam ederken katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229). Borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamazsa, alacaklı eş veya mirasçıları, hesaba katılması gereken kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı eksik kalan miktarla sınırlı olarak dava açabilir (TMK m.241). 01.01.2002 öncesine ait edinimlerde ise yasal rejim mal ayrılığı olduğundan, diğer eşin taşınmazın edinilmesine yaptığı parasal katkı, yargı uygulamasında katkı payı alacağı olarak ayrıca değerlendirilir.

Çekişmeli tasfiyede taşınmaz

KonuKuralDayanak
DeğerlemeTasfiye anındaki sürüm değeriTMK m.235/1
Artık değerEdinilmiş mallar eksi bunlara ilişkin borçlarTMK m.231
Katılma alacağıDiğer eşin artık değerinin yarısıTMK m.236
Kişisel mal katkısıDenkleştirmeTMK m.230
Bir yıl içindeki karşılıksız kazandırma veya mal kaçırmaEdinilmiş mallara eklenirTMK m.229
Üçüncü kişiye karşı davaEksik kalan miktarla sınırlıTMK m.241
01.01.2002 öncesi edinimKatkı payı alacağı değerlendirmesiYargı uygulaması

Boşanma Davası Sürerken Taşınmazın Korunması

Dava sürerken taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi hem protokoldeki devrin hem de tasfiyedeki alacağın tahsilini güçleştirir. Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır; eşlerin barınmasına, geçimine ve mallarının yönetimine ilişkin önlemler bu kapsamdadır (TMK m.169). Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malvarlığına ilişkin bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiği ölçüde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufu diğer eşin rızasına bağlayabilir; bu önlem bir taşınmaza ilişkinse hâkim durumun tapu kütüğüne şerh verilmesini resen bildirir (TMK m.199).

Katılma alacağının teminat altına alınması için ayrıca ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m.389). Tedbir şerhi tapuya işlendikten sonra taşınmazı edinen kişi şerhi bilmediğini ileri süremez (TMK m.1020); şerh konulmadan önce yapılmış devirlerde ise TMK m.229 ve m.241’deki ekleme ve üçüncü kişiye karşı dava imkânları gündeme gelir. Aile konutu bakımından, eşlerden biri diğer eşin açık rızası olmadıkça konutu devredemez ve konut üzerindeki hakları sınırlayamaz; tapuya aile konutu şerhi konulması bu korumayı üçüncü kişilere karşı güçlendirir (TMK m.194).

Tapu Harcı: Gelir İdaresi Uygulaması

Boşanma kapsamındaki taşınmaz devirlerinde tapu harcı, devrin hukuki sebebine ve taşınmazın edinme tarihine göre belirlenir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu konudaki özelgelerinde, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş ve edinilmiş mallara katılma rejimine tabi bir taşınmazın yarı hissesinin mal rejiminin tasfiyesi kapsamında diğer eş adına tescilinde Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı tarifenin I/13-c maddesinin uygulanacağı; diğer eşe ait yarı hissenin satış yoluyla devrinde ise aynı tarifenin I/20-a maddesine göre satış bedeli üzerinden harç aranacağı belirtilmiştir. Taşınmaz 01.01.2002’den önce edinilmişse devir, mal ayrılığı rejimi dönemine ait olduğu için ivazlı devir kurallarına göre değerlendirilir.

Uygulamada harç avantajından yararlanılabilmesi için devrin hukuki sebebinin protokolde ve mümkünse kararın hüküm fıkrasında “mal rejiminin tasfiyesi” olarak açıkça gösterilmesi, taşınmazın edinme tarihini gösteren tapu kayıtlarının da tapu müdürlüğüne sunulması gerekir. Taşınmazın müşterek çocuğa devredilmesi mal rejiminin tasfiyesi değil bağış niteliğinde olduğundan bu kapsamda değerlendirilmez. Harç oranları ve maktu tutarlar her yıl güncellendiğinden, işlemden önce ilgili tapu müdürlüğünden güncel hesap alınması en güvenli yoldur.

Boşanmada taşınmaz devrinde harç

DurumHarç uygulamasıDayanak
01.01.2002 sonrası edinilen taşınmazın yarı hissesinin tasfiye kapsamında tescili(4) sayılı tarife I/13-cGİB özelgeleri
Diğer eşe ait yarı hissenin satış yoluyla devri(4) sayılı tarife I/20-a; satış bedeli üzerindenGİB özelgeleri
01.01.2002 öncesi edinilen taşınmazİvazlı devir kuralları492 s.K. (4) sayılı tarife
Çocuğa devirBağış; tasfiye istisnası kapsamı dışında492 s.K.
Hukuki sebebin belirtilmesiProtokolde ve hükümde mal rejimi tasfiyesi olarakUygulama

Vergi Boyutu: Veraset ve İntikal Vergisi ve Değer Artış Kazancı

Tapu harcı devrin tek mali sonucu değildir. Gelir İdaresinin boşanma dosyalarında verdiği özelgeler, aynı taşınmazın devrin hukuki sebebine göre üç ayrı vergi başlığında farklı sonuç doğurduğunu gösterir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17.02.2016 tarihli ve 97895701-140[57.2015/17]-13096 sayılı özelgesi uyarınca, yasal mal rejimi gereği eşin payının tescilinde maktu harç alınır ve eş kendi yasal payını aldığından veraset ve intikal vergisi doğmaz. Buna karşılık bu edinim gelir vergisi bakımından bağış sayılmaz: Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığının 08.06.2021 tarihli ve 46480499-120[2020/1732]-55351 sayılı özelgesi, protokolle sıfır bedelle yapılan devri ivazlı intikal kabul etmiş, beş yıllık sürenin mahkeme kararı tarihinden işleyeceğini ve devirden önceki belgeli ödemelerin maliyet sayılacağını belirtmiştir. Katılma alacağı karşılığında yapılan devirde ise 02.05.2024 tarihli ve 38418978-120[M80-2022/5]-237490 sayılı özelge maliyet bedeli olarak alacak tutarının esas alınacağını ve tescilden itibaren beş yıl içinde satışta değer artış kazancı doğabileceğini açıklamıştır.

İvazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere, iktisap şekli ne olursa olsun iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılan taşınmazlardan sağlanan kazanç değer artış kazancıdır (GVK mükerrer m.80). Taşınmazın müşterek çocuğa devri ise ivazsız intikal olduğundan veraset ve intikal vergisi gündeme gelir ve nispi harç doğar. Özelgeler yalnızca talepte bulunan mükellef için bağlayıcıdır; benzer bir işlemde kendi dosyanız için özelge istemek mümkündür (VUK m.413). Ayrıntılı vergi haritası için aile hukukunda vergi boyutu rehberimize bakabilirsiniz.

Tablo — Boşanmada taşınmaz devrinin vergi sonuçları (Gelir İdaresi özelgeleri)

Devrin niteliğiTapu harcıVeraset ve intikal vergisiSonraki satış
Yasal mal rejimi gereği eşin payının tesciliMaktu harç; (4) sayılı tarife I/13-cDoğmaz; eş kendi yasal payını alırÖzelgelere göre ivazlı edinim; beş yıl içinde satışta değer artış kazancı doğabilir
Protokolle sıfır bedelle devir—Doğmazİvazlı intikal; beş yıl mahkeme kararı tarihinden işler; devirden önceki belgeli ödemeler maliyettir
Katılma alacağı karşılığı devirBedelli devir kuralları gündeme gelirDoğmazMaliyet bedeli olarak alacak tutarı esas alınır; tescilden itibaren beş yıl içinde satışta değer artış kazancı
Çocuğa devirNispi harçDoğar; ivazsız intikalİvazsız iktisap; değer artış kazancı kapsamı dışında (GVK mükerrer m.80)

İpotek, Aile Konutu Şerhi ve Kiracı Bulunan Taşınmaz

Taşınmaz üzerinde banka ipoteği bulunması devri engellemez; ipotek taşınmaza bağlı bir aynî hak olduğundan taşınmaz yeni malike ipotekle birlikte geçer. Ancak kredi borcunun borçlusu, bankanın onayı olmadıkça değişmez; bu nedenle protokolde kredi borcunun hangi eş tarafından ödeneceği ve borç tamamen ödenmeden devir yapılması hâlinde tarafların birbirine karşı sorumluluğu açıkça düzenlenmelidir. Yargı uygulamasında da taşınmaz üzerindeki ipoteğin varlığının, protokolde kararlaştırılan devrin yerine bedel ödenmesine hükmedilmesi için tek başına yeterli olmadığı kabul edilmektedir.

Tapuda aile konutu şerhi bulunuyorsa, bu şerh evlilik birliğine bağlı olduğundan boşanma kararının kesinleşmesiyle hukuki dayanağını yitirir ve kesinleşmiş kararla terkini istenebilir (TMK m.194). Boşanma davası sürerken ise eşlerden biri, diğerinin rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez ve konut üzerindeki hakları sınırlayamaz; hâkim dava süresince gerekli geçici önlemleri alır (TMK m.169, m.194). Taşınmazda kiracı bulunuyorsa, mülkiyetin diğer eşe geçmesiyle yeni malik kira sözleşmesinin kiraya veren tarafı olur (TBK m.310); kiracıya yeni malik ve kira bedelinin ödeneceği hesap yazılı olarak bildirilmelidir.

Devirden önce kontrol edilecek kayıtlar

KayıtEtkisiDayanak
Banka ipoteğiDevir mümkün; ipotek taşınmazla geçer, borçlu banka onayı olmadan değişmezTMK m.850 vd.
Aile konutu şerhiBoşanma kesinleşince terkin istenirTMK m.194
Dava sırasında konutRıza olmadan devir ve kısıtlama yapılamaz; geçici önlemlerTMK m.169, m.194
Haciz şerhiDevir mümkün; haciz yeni malike karşı da devam ederTMK m.1010
KiracıYeni malik kiraya veren olurTBK m.310

Boşanmada tapunun kaderi hüküm fıkrasındaki tek cümleye bağlıdır.

Protokole yazılan devir, hüküm fıkrasında açık bir tapu iptali ve tescil ibaresiyle yer almazsa kişisel bir hak olarak kalır ve karşı taraf tapuya gelmediğinde ayrıca dava açmak gerekir; devrin hukuki sebebinin mal rejimi tasfiyesi olarak yazılması da harç sonucunu etkiler. Boşanma protokolünüzdeki taşınmaz hükümlerini değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: protokoldeki tapu devri yapılmazsa · protokole uyulmazsa · aile konutu şerhi · tapu iptali ve tescil davası · tapu harcı ve vergiler · tapudaki şerhler

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve özelgelere yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat ve harç tutarları değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma protokolünde ‘ev bana geçecek’ yazıyor; tapu kendiliğinden geçer mi?

Hayır. Protokol, hakim onayı ve kararın kesinleşmesiyle bağlayıcı bir ilam olur; ancak tapuda doğrudan işlem yapılabilmesi için kararın hüküm kısmında açıkça ‘tapu iptali ve tescil’ ibaresinin yer alması gerekir. Sadece ‘protokol kabul edilmiştir’ denmişse, bu yalnızca kişisel hak doğurur ve devir borçlusu eşin tapuya gelip imza atması ya da ayrı bir dava açılması gerekir.

Kararda tescil hükmü varsa ne olur?

Kararın hüküm fıkrasında açık tescil ibaresi varsa, taşınmazın mülkiyeti kararın kesinleşmesiyle tescilden önce kazanılmış sayılır (TMK m.705). Lehtar eş tek başına Tapu Müdürlüğüne başvurarak tescili yaptırabilir; kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan edinen bakımından malikin yazılı beyanı aranmaz (TMK m.1013/2).

Eşim tapuyu devretmiyor, ne yapabilirim?

Kesinleşmiş karara dayanarak Aile Mahkemesinde tapu iptali ve tescil (tescile zorlama) davası açabilirsiniz (TMK m.716). Bu dava kural olarak 10 yıllık süreye tabidir. Taşınmaz bu arada üçüncü bir kişiye devredilip elden çıkmışsa, dava ıslah yoluyla taşınmazın bedeli oranında tazminat davasına dönüştürülebilir.

Bu devirde tapu harcı öder miyim?

Taşınmaz 01.01.2002’den sonra edinilmiş ve edinilmiş mallara katılma rejimine tabiyse, eşin 1/2 payının mal rejiminin tasfiyesi kapsamında tescili için nispi harç değil maktu harç alınır ((4) sayılı tarife I/13-c); kalan payın bedel karşılığı devri satış gibi harca tabidir. 2002 öncesi edinilen taşınmazlarda devir ivazlı kabul edilir ve alıcı ile satıcı için ayrı ayrı binde 20 harç doğar. Mahkeme ilamıyla yapılan tescilde uygulanacak harç, ilamın niteliğine ve devrin hukuki sebebine göre tapu müdürlüğünce belirlenir. Devrin hukuki sebebini (mal rejimi tasfiyesi/tazminat) protokolde açıkça belirtmek harç bakımından önemlidir.

Bu davalar taşınmaz değeri üzerinden pahalı mıdır?

Hayır. Yargı uygulamasında boşanma protokolünden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davalarında maktu harç ve maktu vekâlet ücreti uygulandığı görülmektedir; ancak dava açılmadan önce güncel uygulamanın teyit edilmesi gerekir.

Tescil için eşimin tapuya gelmesi gerekir mi?

Kararın hüküm fıkrasında tapu iptali ve sizin adınıza tescil ibaresi varsa gerekmez: kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan edinen bakımından malikin yazılı beyanı aranmaz (TMK m.1013/2). Hükümde yalnızca protokole atıf varsa tescil malikin yazılı beyanıyla yapılır (TMK m.1013/1); eş gelmezse mülkiyetin hükmen verilmesi için dava açılır (TMK m.716).

Karar kesinleşmeden tapuda işlem yapılabilir mi?

Hayır. Taşınmaz mal ve bunlar üzerindeki aynî haklara ilişkin hükümler kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Tapu müdürlüğüne kesinleşme şerhli kararla başvurulmalıdır; bu süre içinde devir riskine karşı tapuya tedbir şerhi konulması istenebilir.

Eşimden devraldığım evi sonradan satarsam vergi çıkar mı?

Çıkabilir. Gelir İdaresinin özelgelerinde boşanma kapsamında eşe yapılan devir değer artış kazancı bakımından ivazlı edinim sayılmış ve beş yıllık sürenin mahkeme kararı veya tescil tarihinden işleyeceği belirtilmiştir. İvazsız iktisaplar hariç olmak üzere beş yıl içinde elden çıkarılan taşınmazdan sağlanan kazanç değer artış kazancıdır (GVK mükerrer m.80).

Evi müşterek çocuğumuza devredersek ne olur?

Çocuğa devir mal rejiminin tasfiyesi değil ivazsız intikaldir. Bu nedenle tasfiyeye özgü maktu harç uygulanmaz, nispi harç doğar ve çocuk bakımından veraset ve intikal vergisi gündeme gelir. Devrin bu şekilde kurulacağı protokollerde vergi sonucu önceden hesaplanmalıdır.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk