Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi: Arsa Sahibinin ve Daire Alıcısının Hayatta Kalma Rehberi
09 Haziran 2026

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi: Arsa Sahibinin ve Daire Alıcısının Hayatta Kalma Rehberi

Kat karşılığı inşaat; arsa sahibinin payını, yüklenicinin inşaatını değiştirdiği karma bir sözleşmedir ve geçerliliği noterde düzenleme biçiminde yapılmasına bağlıdır. Sağlıklı kurgunun anahtarları paylaşım listesinin netliği, tapuların iş ilerledikçe kademeli devri ve gecikmede rayiç kira tazminatıdır; yüklenicinin payından daire alan üçüncü kişiler ise tapu devri yapılmadıkça ciddi risk taşır.

📌 Güncel: Bu konuyu doğrudan etkileyen Yargıtay İBBGK 16.05.2025, E.2024/1, K.2025/2 kararının ayrıntılı incelemesi yayımlandı.

Bu içerik İnşaat Sözleşmeleri alanındadır. Konunun bütününü Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesi Rehberi sayfasında, ilgili genel çerçeveyi ise Kentsel Dönüşüm Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Arsanızı müteahhide verirken pazarlık masasında yalnız mısınız?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Türkiye’nin En Yaygın Ortaklığı: Arsa ile Beton Takası

Türk şehirleşmesinin motoru, bankalardan çok bu sözleşmedir: arsa sahibi toprağını koyar, müteahhit betonu-parayı-emeği; bina bitince daireler bölüşülür. Kat karşılığı (arsa payı karşılığı) inşaat sözleşmesi denen bu takas; kâğıt üzerinde basit bir kazan-kazan, uygulamada ise Yargıtay arşivlerinin en kalabalık dava ailesidir — yarım kalan inşaatlar, kaçan teslim tarihleri, elden çıkmış tapular, mağdur daire alıcıları. Aradaki fark, neredeyse her zaman sözleşmenin kalitesinde yatar: kim, neyi, ne zaman, hangi güvenceyle verir? Bu rehber; kurgunun hukuki iskeletini, arsa sahibinin pazarlık silahlarını, gecikme-fesih senaryolarını ve yükleniciden daire alan üçüncü kişilerin görünmez risklerini anlatıyor. (Riskli yapılarda bu sürecin kentsel dönüşüm mevzuatıyla kesişimini ayrı rehberimizde işledik.)

Hukuki İskelet: Karma Sözleşme ve Noter Şartı

Kat karşılığı inşaat, iki sözleşmenin kaynaşmasıdır: arsa sahibi yönünden bir taşınmaz (pay) devri vaadi, yüklenici yönünden bir eser (inşaat) borcu — bu karma doğa, ilk ve en hayati kuralı doğurur: taşınmaz mülkiyetinin devrini içeren sözleşme, resmî şekilde — uygulamada noterde düzenleme biçiminde — yapılmadıkça geçerli değildir: emlakçı masasında imzalanan adi yazılı protokoller, kural olarak hükümsüzdür. Uygulamanın yumuşatıcısı da bilinmelidir: sözleşme şeklen sakat olsa bile taraflar edimlerini büyük ölçüde ifa etmişse — bina yükselmiş, paylar devredilmiş, daireler teslim alınmışsa — geçersizliği ileri sürmek, dürüstlük kuralının denetimine takılır; ama bu, mahkeme kapısında yıllar sonra kazanılan bir teselli ödülüdür: doğru olan, ilişkiyi doğru şekille doğurmaktır. Sözleşmenin kalbi ise paylaşım maddesidir: hangi bağımsız bölümün kime düşeceği; kat-cephe-metrekare belirtilerek, ekli projeye atıfla ve liste hâlinde yazılmalıdır — “yüzde elli-yüzde elli” gibi oran cümleleri, bina bitince “hangi elli?” savaşının davetiyesidir; sözleşmeye eklenmiş, taraflarca imzalı bir bağımsız bölüm listesi, on yıl sonraki davayı bugünden kapatır.

Arsa Sahibinin Silahları: Kademeli Devir, Teminat, Gecikme Tazminatı

Bu ilişkide yapısal risk arsa sahibindedir: toprağını baştan verir, dairesini yıllar sonra alır — dengeyi kuran, sözleşmeye yazılacak güvence mimarisidir: (1) Kademeli tapu devri: En büyük hata, tapuların (ya da vekâletin) işin başında toptan devridir — doğru kurgu; kat irtifakının kurulup inşaat seviyesine bağlı devir takvimidir: temel-subasman tamamlanınca şu paylar, kaba inşaat bitince şu paylar, iskânda kalanlar — yüklenici battığında arsa sahibinin elinde kalan şey, bu takvimin devredilmemiş satırlarıdır. Sınırsız yetkili vekâletnamelerden kaçınmak; satış-ipotek yetkilerini seviye şartlarına ve belirli bölümlere bağlamak, aynı silahın ikinci namlusudur. (2) Teminat katmanları: Yüklenicinin edimini güvenceleyen ipotek-teminat düzenleri, gecikme ve ayıp kesintilerine karşı tutulacak son pay dilimleri. (3) Gecikme tazminatı: Teslim süresi (ve ruhsat-mücbir sebep uzatma kuralları) net yazılmalı; sürenin aşılmasında yerleşik ölçü işletilmelidir — yüklenici, gecikilen her ay için arsa sahibine (teslim edilmeyen bağımsız bölümlerin) rayiç kira bedeli düzeyinde tazminat öder: sözleşmeye yazılan gerçekçi bir aylık bedel ya da “emsal kira” formülü, gecikme davasının matematiğini baştan kurar. (4) Ayıp ve eksik iş disiplini: Teslimde tutanak, teknik şartname (malzeme-marka listesi) ve iskân şartı — “anahtar verildi” ile “sözleşmeye uygun teslim edildi” arasındaki fark, bilirkişi raporlarında milyonlarla ölçülür; teslim tutanağına düşülen ihtirazi kayıtlar, ayıp haklarının sigortasıdır. (5) İnşaatın hukukiliği: Ruhsatsız kat-alan artışı vaatleri, arsa sahibini yıkım-ceza riskinin ortağı yapar — projeye aykırılık, pazarlık kozu değil ortak felakettir.

Fesih Senaryoları ve Üçüncü Kişi Alıcının Görünmez Riski

Fesih cephesi: Yüklenici inşaatı bırakır ya da sürüncemede bırakırsa; arsa sahibinin yolu, temerrüt mekanizmasından (süre verme-ihtar) geçerek sözleşmeden dönmeye uzanır ve dönmenin iki modu vardır: inşaat henüz başlardayken geriye etkili fesih (herkes verdiğini geri alır, devredilen paylar iade edilir); yapı büyük oranda tamamlanmışken ise yargı pratiği, tasfiyeyi ileriye etkili kurar — yüklenici, hak ettiği seviye karşılığını alır, kalan tamamlanır; oran ve tasfiye hesabı, bilirkişili çekişmenin merkezidir. Bu tablo, üçüncü perdedeki asıl dramın da sahnesidir: yükleniciden daire alan alıcılar. Yüklenici; kendi payına düşecek daireleri, çoğu kez daha temel atılmadan “topraktan” satar — ve alıcının konumu, aldığı belgeye göre uçurumla ayrılır: (a) Tapu devri (pay devri) yapılmış alıcı, ayni hak sahibidir; (b) noterden satış vaadi alan alıcı şahsî bir hak taşır; bu vaat ancak taşınmaz payı tapuda yüklenici adına kayıtlıysa tapuya şerh edilerek güçlendirilebilir; (c) müteahhidin ofisinde adi yazılı “satış sözleşmesi” imzalayan alıcı ise — paranın tamamını ödemiş olsa bile — sözleşme feshedildiğinde arsa sahibine karşı kural olarak tapu isteyemez: yüklenicinin şahsî hakkına tutunmuş, onun batığına ortak olmuştur. Alıcının hayatta kalma listesi bu yüzden nettir: satış vaadini noterden yap ve tapuya şerh ettir; yüklenicinin o daireyi hak edip etmediğini (kat karşılığı sözleşmedeki paylaşım listesi + inşaat seviyesi + arsa sahibinden devir durumu) satın almadan önce sorgula; ödeme planını inşaat seviyesine bağla. Zamanaşımı notu: Bu ilişkiden doğan alacak-tazminat talepleri, eser ve genel hükümlerin zamanaşımı düzeninde yaşar; gizli ayıplarda sürelerin ayıbın ortaya çıkmasıyla işleyen dengesi gözetilir — hak, takvimle birlikte savunulur. Kapanış formülü üç taraf içindir: Arsa sahibi — tapuyu takvime, süreyi tazminata, paylaşımı listeye bağla. Yüklenici — hak ediş seviyeni belgeleyerek ilerle, satamayacağını satma. Alıcı — kâğıdın rengine değil, tapunun ve şerhin varlığına para öde. Kat karşılığında herkes daire hayal eder; daireyi alan, sözleşmeyi doğru kuran olur.

Sözleşmede Bulunması Gereken Sekiz Madde

Kat karşılığı inşaat uyuşmazlıklarının neredeyse tamamı, sözleşmedeki belirsizliklerden doğar. Aşağıdaki kalemler rakam ve tarih düzeyinde yazılmalıdır.

MaddeNasıl yazılmalı?
PaylaşımHangi bağımsız bölümün kime ait olacağı — blok, kat, kapı numarası ve cephe belirtilerek
Teslim tarihiKesin tarih; ruhsat alınmasından itibaren süre olarak da yazılabilir
Gecikme cezasıAylık tutar veya kira rayici üzerinden; her ay için işleyeceği belirtilmeli
Devir takvimiKademeli devir — inşaat seviyesine bağlı olarak arsa payı devri
Teknik şartnameMalzeme marka ve nitelikleri; “birinci sınıf malzeme” gibi ifadeler yetersizdir
İskân yükümlülüğüYapı kullanma izni ve kat mülkiyetine geçişin kime ait olduğu ve süresi
TeminatBanka teminat mektubu veya ipotek; tutarı ve iade koşulu
Fesih ve tasfiyeHangi hâllerde fesih; fesih hâlinde devredilmiş payların akıbeti

Kademeli devir, arsa sahibinin en güçlü korumasıdır. Arsa paylarının tamamının başlangıçta devredilmesi, yüklenici işi bırakırsa arsa sahibini payları geri almak için uzun bir dava sürecine sokar. Buna karşılık devrin inşaat seviyesine bağlanması — örneğin kaba inşaat tamamlandığında belirli oran, iskân alındığında kalan kısım — riski aşamalara böler. Bu düzenleme sözleşmede seviye tanımlarıyla birlikte yazılmalıdır.

Fesih Hâlinde Ne Olur?

Yüklenici edimini yerine getirmezse, arsa sahibinin önünde iki yol vardır ve tercih sonucu belirler.

YolSonuç
Aynen ifa + gecikme tazminatıSözleşme devam eder; yüklenici işi tamamlamaya zorlanır ve gecikme bedeli istenir
FesihSözleşme sona erer; devredilmiş arsa paylarının iadesi ve tazminat gündeme gelir
Kısmi ifa hâlindeİnşaat ileri seviyedeyse fesih yerine tamamlanmasına karar verilmesi tercih edilebilir

Üçüncü satır uygulamada önemlidir: inşaat büyük ölçüde tamamlanmışsa, feshin doğuracağı sonuç her iki taraf için de ağır olabilir. Bu nedenle yargı uygulamasında, tamamlanma oranı gözetilerek tasfiye biçiminde çözüm aranabilmektedir. Bu değerlendirme, keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenen fiilî tamamlanma oranına dayanır.

Üçüncü Kişi Alıcının Riski

Yükleniciden daire satın alan kişi, sözleşmenin tarafı olmadığından farklı bir konumdadır ve riskleri ayrıca değerlendirilmelidir.

  1. Yüklenicinin hakkı kadar hak. Alıcı, yükleniciden ancak onun arsa sahibine karşı hak kazandığı ölçüde talep edebilir. Yüklenici edimini tamamlamamışsa, alıcının konumu da zayıflar.
  2. Sözleşmenin incelenmesi. Satın almadan önce kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve devir takviminin görülmesi gerekir.
  3. Tapu kaydı kontrolü. Satın alınacak bağımsız bölümün arsa payının fiilen yüklenici adına devredilmiş olup olmadığı.
  4. Şerh imkânı. Arsa payı tapuda yüklenici adına kayıtlıysa, noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi, alıcıyı sonraki devirlere karşı korur.
  5. Ödeme takvimi. Ödemelerin inşaat seviyesine bağlanması; peşin ödemeden kaçınılması.

Dördüncü madde, alıcının en etkili korumasıdır. Noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapu siciline şerh edilmesi, alıcının hakkını sonraki maliklere karşı da ileri sürebilmesini sağlar; ancak şerh, vaadi veren kişinin tapuda malik olmasını gerektirdiğinden, arsa payı henüz yükleniciye devredilmemişse bu koruma kurulamaz. Şerh olmadan yapılan alımlarda, aynı bağımsız bölümün başkasına satılması riski doğar ve alıcının elinde yalnızca kişisel bir alacak hakkı kalır. Şerh talebi, sözleşmenin düzenlenmesiyle aynı gün yapılmalıdır.

Sözleşmenin şekli bakımından son bir hatırlatma: kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz mülkiyetinin devri borcunu içerdiğinden resmî şekilde — noterde düzenleme biçiminde — yapılmalıdır. Adi yazılı olarak düzenlenen sözleşmeler kural olarak geçersizdir; ancak edimlerin önemli ölçüde ifa edildiği hâllerde, geçersizliğin ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı sayılabilmektedir. Bu istisnaya güvenmek yerine, sözleşmenin baştan resmî şekilde yapılması gerekir.

Kat mülkiyetine geçiş ve yüklenicinin ihmali hâlinde izlenecek yol için kat mülkiyeti rehberimize, yapı kullanma izni ve satıcının sorumluluğu için iskân rehberimize bakabilirsiniz.

Yargıtay İBBGK 16.05.2025, E.2024/1, K.2025/2: Yükleniciden Tapu Alan Üçüncü Kişinin Korunması

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde en tartışmalı konulardan biri, arsa payı tapuda yükleniciye devredildikten sonra yüklenicinin bu payları veya bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satması ya da üzerlerine ipotek kurması, ardından sözleşmenin geçersizliğinin tespit edilmesi veya geriye etkili olarak feshedilmesi hâlinde üçüncü kişilerin durumudur. Uygulamada uzun süre, yükleniciden pay satın alan üçüncü kişilerin yüklenicinin halefi oldukları ve yüklenici edimini yerine getirmedikçe onun hakkından fazlasını talep edemeyecekleri gerekçesiyle, sözleşmenin geriye etkili feshinde bu kişilerin tapu kayıtlarının da iptaline karar verilebildiği görülmüştür.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 16.05.2025 tarihli, E.2024/1, K.2025/2 sayılı kararıyla bu uyuşmazlığı çözmüş ve karar 18.07.2025 tarihli, 32959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Karara göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın tapuda yükleniciye devredilmesinden ve yüklenicinin arsa payını veya bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satmasından ya da ipotek tesis etmesinden sonra sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya geriye etkili olarak feshedilmesi hâlinde, üçüncü kişilerin tapuya güvenerek ve iyiniyetli olarak aynî hak edindikleri iddialarının dinlenmesi ve edinilen mülkiyet veya ipotek hakkının korunması gerekir; somut olayda üçüncü kişilerin iyiniyetli olmadıkları anlaşılırsa taşınmazlar arsa sahibine dönebilir. Kararın dayanağı, tapu kütüğüne iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanan kişinin kazanımının korunacağına ilişkin TMK m.1023 ile yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin bu tescile dayanamayacağına ilişkin TMK m.1024’tür.

İBBGK 2025/2 kararının etkisi

KonuKarar öncesi yaygın uygulamaKarar sonrası
Tapuda yükleniciden pay veya bağımsız bölüm alan kişiYüklenicinin halefi sayılarak geriye etkili fesihte iptal riskiİyiniyetliyse kazanımı korunur
Yükleniciden ipotek alan banka veya kişiFesihle ipoteğin de düşmesi riskiİyiniyetliyse ipotek korunur
Kötüniyetli üçüncü kişiTapu iptaliTaşınmaz arsa sahibine dönebilir
İyiniyetin değerlendirilmesiÇoğu zaman incelenmezdiSomut olaya göre incelenir; TMK m.3 karinesi
YayımRG 18.07.2025, sayı 32959

Alıcının Hukuki Konumu: Aynî Hak, Şerhli Vaat ve Alacağın Temliki

Yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişinin korunması, elindeki belgenin hukuki niteliğine göre değişir. Tapuda pay devri almış kişi aynî hak sahibidir ve İBBGK 2025/2 kararıyla iyiniyetli olduğu sürece sözleşmenin sonradan geçersiz sayılmasından veya geriye etkili feshedilmesinden etkilenmez. Noterde düzenleme şeklinde satış vaadi alan kişinin hakkı ise kişiseldir; bu hak tapuya şerh edilirse, şerhten sonra taşınmaz üzerinde hak kazanan herkese karşı ileri sürülebilir (TMK m.1009). Ancak şerh için vaadi verenin tapuda malik olması gerekir; arsa payı henüz yükleniciye devredilmemişse yükleniciyle yapılan vaat tapuya şerh edilemez ve alıcı yalnızca yükleniciye karşı kişisel bir hak kazanır.

Yükleniciyle yapılan adi yazılı satış sözleşmeleri, taşınmaz mülkiyetini devir borcu doğuran bir sözleşme olarak resmî şekle uyulmadığı için geçersizdir (TMK m.706, TBK m.237). Yargı uygulamasında bu tür yazılı belgeler, yüklenicinin arsa sahibinden bağımsız bölümün devrini isteme hakkının alıcıya temliki olarak da değerlendirilmektedir. Alacağın devri yazılı şekle tabidir (TBK m.184) ve borçlu, devirden haberdar olduğu anda devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (TBK m.188). Bu nedenle temlik yoluyla hak kazanan alıcı, arsa sahibine karşı ancak yüklenicinin edimini yerine getirdiği ölçüde tescil isteyebilir; yüklenici inşaatı tamamlamamışsa arsa sahibi bu savunmayı alıcıya karşı da ileri sürer.

Alıcının belgesine göre konumu

BelgeHakkın niteliğiArsa sahibine karşı durumDayanak
Tapuda pay veya bağımsız bölüm devriAynî hakİyiniyetliyse korunurTMK m.1023; İBBGK 2025/2
Noter satış vaadi, tapuya şerhliŞerhle güçlenmiş kişisel hakŞerhten sonraki maliklere karşı ileri sürülebilirTMK m.1009
Noter satış vaadi, şerhsizKişisel hakYükleniciye karşıTBK m.237
Adi yazılı satışSatış olarak geçersiz; temlik olarak değerlendirilebilirYüklenicinin edimi ölçüsündeTBK m.184, m.188
Hiçbir yazılı belge yokİspat güçlüğüYalnızca bedel iadesi talebiTBK m.77

Yükleniciden Konut Alan Tüketicinin Korunması: 6502 Sayılı Kanun

Yüklenici konut satışını ticari faaliyeti kapsamında yapıyor ve alıcı tüketici ise, özellikle bedelin önceden veya taksitle ödendiği satışlarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ön ödemeli konut satışına ilişkin hükümleri uygulanır. Ön ödemeli konut satış sözleşmesi, yapı ruhsatı alınmadan kurulamaz (6502 s.K. m.40). Sözleşmenin geçerliliği noterde düzenleme şeklinde yapılmasına veya tapu siciline tescil edilmesine bağlıdır; bu şekle uyulmaması hâlinde satıcı sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine ileri süremez (6502 s.K. m.41). Bu hüküm, yükleniciden adi yazılı sözleşmeyle konut alan tüketicinin yükleniciye karşı durumunu önemli ölçüde güçlendirir.

Kanun ayrıca ön ödemeli konut satışlarında tüketiciye bazı ek güvenceler tanır. Tüketici, sözleşme kurulduktan sonra belirli bir süre içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir ve cayma süresi içinde tüketiciden herhangi bir ödeme istenemez; sözleşmeden kanunda öngörülen süre içinde dönen tüketiciden ise ancak kanunda sınırlandırılmış bir tazminat istenebilir. Konutların teslimine ilişkin yüklenici yükümlülüklerinin yerine getirilmemesine karşı tamamlama sigortası gibi teminat sistemleri de ön ödemeli konut satışının parçasıdır. Bu hükümlerin arsa sahibine karşı değil satıcı yükleniciye karşı uygulandığı ve tüketici uyuşmazlıklarında tüketici mahkemesinin görevli olduğu unutulmamalıdır (6502 s.K. m.73).

Ön ödemeli konut satışında tüketicinin güvenceleri

GüvenceİçerikDayanak
Ruhsat şartıYapı ruhsatı olmadan sözleşme kurulamaz6502 s.K. m.40
ŞekilNoterde düzenleme veya tapuya tescil; aykırılık tüketici aleyhine ileri sürülemez6502 s.K. m.41
Cayma hakkıKanundaki süre içinde gerekçesiz cayma6502 s.K.
Sözleşmeden dönmeKanundaki süre ve sınırlı tazminat6502 s.K.
TeminatTamamlama sigortası gibi teminat sistemleri6502 s.K.
Görevli mahkemeTüketici mahkemesi6502 s.K. m.73

Gecikme ve Temerrüt: TBK m.123-125 ve m.473

Yüklenici işe zamanında başlamaz, işi sözleşme hükümlerine aykırı olarak geciktirir veya iş gününde teslim edilemeyecek kadar geç kalırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemeden sözleşmeden dönebilir (TBK m.473/1). Yargı uygulamasında bu hüküm, arsa sahibinin inşaatın sözleşmedeki süre içinde bitirilemeyeceğinin açıkça anlaşıldığı hâllerde teslim tarihini beklemeden fesih yoluna gidebilmesinin dayanağı olarak kullanılır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düşmüşse alacaklı ona borcunu ifa etmesi için uygun bir süre verir veya verilmesi için hâkime başvurur (TBK m.123); borçlunun tutum ve davranışlarından süre vermenin sonuçsuz kalacağı anlaşılıyorsa veya ifa gecikme nedeniyle alacaklı için yararsız hâle gelmişse süre verilmesi gerekmez (TBK m.124).

Verilen süre içinde de ifa gerçekleşmezse alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkını her zaman saklı tutarak, ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçip ifa etmemeden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK m.125). Sözleşmeden dönülürse taraflar karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilir; borçlu ayrıca kusursuz olduğunu ispat edemedikçe sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.125/3). İnşaatın büyük ölçüde tamamlandığı durumlarda geriye etkili dönmenin ağır sonuçları nedeniyle yargı uygulamasında dürüstlük kuralı gözetilerek sözleşmenin ileriye etkili olarak feshedilmesi ve tarafların hak ettikleri oranda tasfiye yapılması yoluna gidilmektedir (TMK m.2).

Yüklenicinin gecikmesinde arsa sahibinin hakları

DurumHakDayanak
İnşaat süresinde bitmeyecek kadar geciktirilmişTeslim gününü beklemeden dönmeTBK m.473/1
TemerrütUygun süre verme veya hâkimden süre istemeTBK m.123
Süre vermenin sonuçsuz kalacağı açıkSüre vermeden seçimlik haklarTBK m.124
Süre içinde ifa yokİfa ve gecikme tazminatı, müspet zarar veya dönmeTBK m.125
Gecikme tazminatıTeslim edilmeyen bölümlerin kira kaybı ölçüsündeTBK m.112, m.125
İnşaat büyük ölçüde tamamlanmışİleriye etkili fesih ve tasfiyeTMK m.2

Ayıplı İfa, Bildirim ve Zamanaşımı: TBK m.474-478

İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır (TBK m.474). Eser ayıplıysa iş sahibi, eserin kullanılamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme veya aşırı masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarından birini kullanabilir; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır (TBK m.475). Arazi üzerine yapılan ve ancak orantısız bir zararla kaldırılabilecek yapılarda dönme hakkı kullanılamaz.

Olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan ayıplar sonradan ortaya çıkarsa, iş sahibi durumu hemen yükleniciye bildirmelidir; aksi hâlde eseri bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır (TBK m.477). Yüklenicinin ayıplı ifadan sorumluluğu, taşınmaz yapı eserleri bakımından eserin teslimi tarihinden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ayıp yüklenicinin ağır kusurundan kaynaklanıyorsa zamanaşımı süresi yirmi yıldır (TBK m.478). Teslim tutanağının ayrıntılı düzenlenmesi ve görülen ayıpların tutanağa işlenmesi, bu sürelerin ve bildirim yükümlülüğünün ispatı bakımından belirleyicidir.

Ayıplı yapıda süreler ve haklar

KonuKuralDayanak
Gözden geçirme ve bildirimTeslimden sonra uygun süre içindeTBK m.474
Seçimlik haklarDönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım; tazminat saklıTBK m.475
Arazi üzerindeki yapıda dönmeOrantısız zararla kaldırılabilecekse kullanılamazTBK m.475
Gizli ayıpOrtaya çıkınca hemen bildirimTBK m.477
Zamanaşımı (taşınmaz yapı)Teslimden itibaren beş yılTBK m.478
Ağır kusurYirmi yılTBK m.478

Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Tesisinde Yüklenicinin Rolü

Kademeli tapu devrinin sağlıklı işleyebilmesi için bağımsız bölümlerin henüz inşaat aşamasındayken tapuda ayrı ayrı gösterilmesi, yani kat irtifakının kurulması gerekir. Henüz yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat irtifakı kurulması için arsa malikinin veya bütün paydaşların istemiyle birlikte onaylı proje ve plan, yönetim planı ve bağımsız bölüm listesinin tapu idaresine verilmesi gerekir (KMK m.14). 7099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, hak sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin belirlenmiş olması şartıyla arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kat karşılığı temlik sözleşmesi veya bağımsız bölümlerin taksimine ilişkin noter sözleşmesine dayanılarak inşa edilecek binaya ilişkin kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi işlemi, yüklenici tarafından talep edilmesi hâlinde ilgili idare tarafından yapılır; tescil işlemlerinde elektronik ortamda düzenlenen ve idarece onaylı mimari proje ile yönetim planı esas alınır ve bu belgelerde malik imzası aranmaz.

Bu düzenleme, bağımsız bölüm listesinin noter sözleşmesinde açıkça yer almasının önemini artırır: liste belirli değilse yüklenicinin tek başına kat irtifakı talep etmesi mümkün olmaz ve arsa sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar süreci durdurabilir. Yapı tamamlanıp yapı kullanma izin belgesi verildikten sonra kat irtifakı, izin belgesinin verildiği tarihten itibaren altmış gün içinde ilgili idare tarafından tapu idaresine gönderilmesi üzerine resen kat mülkiyetine çevrilir (KMK m.14). Yapı kullanma izninin alınması yükümlülüğünün ve süresinin sözleşmede yükleniciye yüklenmesi, arsa sahibi ve alıcılar bakımından kat mülkiyetine geçişin gecikmesini önler.

Kat karşılığında güvence kâğıdın türündedir.

Arsa sahibi için kademeli tapu devri ve noterde düzenlenmiş sözleşme, alıcı için tapuda devir veya yüklenici tapuda malikse şerhli satış vaadi en güçlü korumadır; 2025 tarihli içtihadı birleştirme kararından sonra yükleniciden tapu alan iyiniyetli kişinin kazanımı, sözleşme sonradan feshedilse bile korunmaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve yükleniciden daire alımında değerlendirme için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: kat karşılığı inşaat sözleşmesi · müteahhit temerrüdü ve fesih · İBBGK 2025/2 kararı · taşınmaz satış vaadi sözleşmesi · tapuya güven ilkesi · kat irtifakı ve kat mülkiyeti

Sıkça Sorulan Sorular

Kat karşılığı sözleşme emlakçıda adi yazılı yapılırsa geçerli mi?

Kural olarak geçersizdir; taşınmaz payı devrini içerdiğinden noterde düzenleme biçiminde yapılması gerekir. Edimler büyük ölçüde ifa edilmişse geçersizliği ileri sürmek dürüstlük denetimine takılabilir, ama doğru yol baştan resmî şekildir.

Tapuları müteahhide ne zaman devretmeliyim?

Toptan ve baştan asla; kat irtifakı kurulup inşaat seviyesine bağlı kademeli devir takvimi yazılmalıdır — temel, kaba inşaat ve iskân aşamalarına bölünen devirler, yüklenici batarsa elinizde kalan güvencedir.

Teslim gecikirse ne talep edebilirim?

Gecikilen her ay için teslim edilmeyen bağımsız bölümlerin rayiç kira bedeli düzeyinde tazminat; sözleşmeye gerçekçi aylık bedel veya emsal kira formülü yazmak davanın matematiğini baştan kurar.

Müteahhit inşaatı yarıda bıraktı, sözleşmeyi nasıl feshederim?

Süre verip ihtar çekerek temerrüt mekanizmasını işletirsiniz; inşaat başlardaysa geriye etkili dönülür ve paylar iade edilir, yapı büyük oranda tamamsa tasfiye ileriye etkili kurulur ve hesap bilirkişiyle görülür.

Müteahhitten topraktan daire aldım, güvende miyim?

Belgenize bağlı: tapu devri aldıysanız ayni hak sahibisiniz, noter satış vaadi, arsa payı tapuda yüklenici adına kayıtlıysa şerhle güçlenir; adi yazılı sözleşmeyle ödeme yaptıysanız fesihte arsa sahibinden kural olarak tapu isteyemezsiniz — vaadi noterden yapıp şerh ettirin ve dairenin yüklenici payında olduğunu doğrulayın.

Sözleşme tasarımı, gecikme-ayıp davaları ve fesih stratejisi için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın
Post by Av. Fatma Öztürk