Kavgada yaralanan, trafik kazası geçiren, tıbbi bir müdahale sonrasında zarar gören veya iş kazasında sakat kalan kişilerin dosyalarının kaderini çoğu zaman adli tıp raporu belirler. “Darp raporum ne zaman çıkar, neden geçici rapor verildi, kesin rapor için ne kadar bekleyeceğim, Adli Tıp Kurumu malpraktis raporunu ne zaman gönderir, maluliyet oranı ne zaman belli olur, rapora nasıl ulaşırım, beğenmezsem ne yaparım?” soruları hem ceza hem tazminat dosyalarında en sık sorulan sorulardır.
“Adli tıp raporu” tek bir belge değildir. Sağlık kuruluşunda ilk muayene sonrası düzenlenen adli rapor, yaralanmanın ağırlığını belirleyen kesin rapor, kalıcı zararı gösteren maluliyet raporu ve Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarının bilirkişi raporları farklı kurallara ve farklı sürelere tabidir. Bu rehberde 19 Mayıs 2026 tarihli Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin adli hekimlik hükümlerine (m.39-50), Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bilirkişi hükümlerine ve Adli Tıp Kurumu mevzuatına dayanarak her rapor türünün ne zaman çıktığını, gecikmenin nedenlerini, rapora erişim yollarını ve itiraz imkânlarını anlatıyoruz. Somut durumunuz için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Sağlık Raporları Yönetmeliği m.42’ye göre sağlık kuruluşlarında adli vakaların muayene ve rapor işlemleri on günü geçmemek üzere en kısa sürede sonuçlandırılarak gönderen adli makama bildirilir; tetkikler uzarsa bu durum aynı süre içinde gerekçesiyle bildirilir.
- Yönetmeliğin 50. maddesine göre bulgular yeterliyse kesin rapor düzenlenir; kesin rapor için muayene ve tetkikler yeterli değilse kişi bir üst sağlık kuruluşuna sevk edilir ve kesin rapor ancak gerekli incelemeler tamamlanınca verilir.
- Adli raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, yaşamı tehlikeye sokan bir durum olup olmadığı ve TCK m.87’deki ağırlaşmış hâller ayrı ayrı belirtilir; kemik kırıklarının hayati fonksiyonlara etkisi derecelendirilir.
- Adli Tıp Kurumu ve diğer bilirkişiler bakımından CMK m.66 ve HMK m.274 uyarınca rapor süresi kural olarak üç ayı geçemez ve gerekçeli kararla en çok üç ay daha uzatılabilir; ancak uygulamada malpraktis ve maluliyet dosyalarında iş yükü nedeniyle beklemeler uzayabilir.
- Adli raporlar e-Rapor sistemi üzerinden düzenlenir ve adli makam aksine karar vermedikçe kişinin elektronik sistemlerden erişimine açılabilir; rapora hukuk davasında tebliğden itibaren iki hafta içinde (HMK m.281), ceza dosyasında gerekçeli dilekçe ve bilimsel mütalaa ile itiraz edilebilir.
Adli tıp raporunun türleri
Uygulamada adli tıp raporu denildiğinde birbirinden farklı belgeler kastedilir. Doğru bekleme süresini ve doğru itiraz yolunu belirleyebilmek için önce elinizdeki veya beklediğiniz raporun hangisi olduğunu bilmek gerekir.
İlk tür, bir suç şüphesi üzerine kolluk veya savcılık tarafından sağlık kuruluşuna gönderilen kişinin muayenesi sonucunda düzenlenen adli rapordur; halk arasında darp raporu veya adli muayene raporu olarak bilinir. Bu rapor geçici veya kesin olabilir. İkinci tür, yaralanmanın kalıcı sonuçlarını, yani vücut fonksiyon kaybı oranını gösteren maluliyet raporudur; genellikle trafik kazası, iş kazası ve malpraktis tazminat davalarında istenir. Üçüncü tür, bir mahkeme veya savcılığın Adli Tıp Kurumuna veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarına gönderdiği dosyalar üzerine düzenlenen bilirkişi raporlarıdır; tıbbi hata ve kusur değerlendirmesi, illiyet bağı, ceza ehliyeti ve yaş tayini gibi konuları kapsar. Ölüm olaylarındaki otopsi raporları ise ayrı bir türdür ve bu konuyu otopsi raporu ne zaman çıkar? rehberimizde anlattık.
Adli tıp raporu türleri ve süreleri
| Rapor | Kim düzenler? | Kanuni veya idari süre | Uygulamadaki süre belirleyicileri |
|---|---|---|---|
| İlk adli muayene raporu (darp raporu) | Görevlendirilen sağlık kuruluşundaki hekim | 10 günü geçmemek üzere en kısa sürede (SRY m.42/2) | Muayene ve acil tetkikler |
| Kesin adli rapor | Muayene eden hekim veya sevk edilen üst kuruluş | Tetkik uzarsa gerekçeli bildirim (SRY m.42/2) | Görüntüleme, konsültasyon, iyileşme süreci |
| Maluliyet raporu | Adli Tıp Kurumu, üniversite adli tıp anabilim dalı veya yetkili sağlık kurulu | Bilirkişi olarak görevlendirilmişse 3 + 3 ay (HMK m.274, CMK m.66) | Kalıcı sekelin oturması, sıra ve ek tetkikler |
| Malpraktis (tıbbi kusur) raporu | Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu veya üniversite heyeti | 3 + 3 ay (HMK m.274, CMK m.66) | Dosyanın eksiksizliği, kurul iş yükü, ek belge istemleri |
| Ceza ehliyeti ve akıl sağlığı raporu | Adli Tıp Kurumu veya yetkili hastane | 3 + 3 ay (CMK m.66); gözlem süresi ayrıca | Gözlem gerekip gerekmediği |
| Otopsi raporu | Adli tıp birimleri | 3 + 3 ay (CMK m.66) | Toksikoloji ve histopatoloji |
Darp ve yaralamada adli rapor ne zaman çıkar?
Bir kavga, aile içi şiddet veya trafik kazası sonrasında kolluk tarafından hastaneye götürülen kişinin adli muayenesi, Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 40-50. maddelerine göre yapılır. Yönetmeliğin 40. maddesine göre adli muayene ve rapor düzenlenmesi, yetkili bir resmi makamın usulünce talebi üzerine yapılır; kişi adli vaka olarak kanunda belirtilen adli makamlarca veya bunların emrindeki kolluk görevlileri aracılığıyla gönderilir. 48. maddeye göre adli vaka olarak gönderilen kişi hekim tarafından bizzat görülerek muayene edilir; başkasının ifadesine dayanılarak rapor düzenlenmez.
Sürenin temel kuralı Yönetmeliğin 42. maddesindedir. Sağlık kuruluşlarında acil vakalar dışında adli vakaların muayenesine ve rapor tanzimine öncelik tanınır. Adli vakaların muayene ve rapor tanzimi işlemleri on günü geçmemek üzere en kısa sürede sonuçlandırılarak gönderen adli makama bildirilir. Tanıya yönelik tetkik işlemlerinin uzaması ve bu sürenin aşılması söz konusuysa, aynı süre içinde durum gerekçeleriyle birlikte ilgili adli makama bildirilir.
Uygulamada basit yaralanmalarda rapor çoğu zaman muayene günü düzenlenir. Kırık şüphesi, iç organ yaralanması veya kafa travması gibi tetkik ve konsültasyon gerektiren durumlarda ise önce geçici rapor verilir ve kesin rapor tetkikler tamamlanınca düzenlenir. Kolluk ve savcılık, raporu doğrudan sağlık kuruluşundan alır; rapor aynı zamanda e-Rapor sistemine kaydedilir. Darp raporunun nasıl alınacağı ve geçici-kesin rapor farkı için darp raporu nasıl alınır? rehberimize bakabilirsiniz.
Geçici rapor ve kesin rapor farkı
Geçici rapor, muayene sırasında mevcut bulguların kaydedildiği ancak yaralanmanın hukuki ağırlığı hakkında kesin değerlendirme yapılamayan rapordur. Genellikle “kesin rapor için tetkik sonuçları ve konsültasyon ile tekrar değerlendirilmesi uygundur” gibi ifadeler içerir. Kesin rapor ise yaralanmanın Türk Ceza Kanunu’ndaki ölçütlere göre değerlendirildiği ve ceza soruşturmasında suçun niteliğini belirleyen rapordur.
Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 50. maddesi kesin raporun içeriğini açıkça düzenler. Buna göre adli raporlarda travmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olup olmadığı değerlendirilir ve yaşamı tehlikeye sokan bir durum olup olmadığına mutlaka yer verilir. Yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış diğer hâlleri ayrı ayrı belirtilir. Kemik kırığı saptanmışsa tanımlanır ve hayati fonksiyonlara etkisi belirtilir; birden fazla kırık varsa skorlama yapılarak ağırlığı hesaplanır. Yaşamsal tehlike kararı verilmişse bu karara dayanak olan bulgular sonuç kısmında mutlaka belirtilir ve adli makamların sorduğu sorular muhakkak cevaplandırılır.
Aynı maddenin dokuzuncu fıkrasına göre tespit edilen bulgular ışığında mümkünse kesin rapor düzenlenir. Mevcut muayene ve laboratuvar bulguları kesin rapor için yeterli değilse, hastanın bir üst sağlık kuruluşuna sevki sistem üzerinden yapılır. Bu nedenle kesin raporun gecikmesinin en sık nedeni, ileri tetkik veya üst kuruluşta değerlendirme ihtiyacıdır.
Kesin raporda yer alan değerlendirmeler ve ceza hukukundaki karşılığı
| Değerlendirme | Ceza hukukundaki anlamı | Dayanak |
|---|---|---|
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir | Kasten yaralamanın basit hâli; şikâyete bağlılık ve uzlaşma | TCK m.86/2; SRY m.50/3 |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilemez | Kasten yaralamanın temel hâli | TCK m.86/1; SRY m.50/3 |
| Yaşamı tehlikeye sokan durum | Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama | TCK m.87/1-d; SRY m.50/3-4 |
| Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz | Ağırlaşmış yaralama | TCK m.87/1 |
| Duyu veya organ işlevinin yitirilmesi, iyileşmesi olanaksız hastalık, yüzün sürekli değişikliği | Daha ağır ağırlaşmış yaralama | TCK m.87/2 |
| Kemik kırığı ve hayati fonksiyonlara etki derecesi | Cezanın kırığın etkisine göre artırılması | TCK m.87/3; SRY m.50/3 |
Bazı ağırlaşmış hâller zaman geçmeden değerlendirilemez. Örneğin yüzde sabit iz bulunup bulunmadığının veya bir organ işlevinde sürekli zayıflama olup olmadığının tespiti için iyileşme sürecinin tamamlanması beklenir. Bu nedenle yüz yaralanmaları, sinir hasarları ve eklem yaralanmalarında kesin raporun olaydan aylar sonra yapılan kontrol muayenesiyle düzenlenmesi olağandır. Kasten yaralamanın cezaları için kasten yaralama suçu ve cezası, basit tıbbi müdahale kavramı için basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama, ağırlaşmış hâller için neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, taksirli yaralamada rapor ölçütleri için taksirli yaralama rehberlerimize bakabilirsiniz.
Adli raporunuz uzun süredir çıkmadıysa, geçici raporda kalan bir dosya ceza soruşturmasını tıkadıysa veya rapordaki değerlendirme hakkınızı kaybettiriyorsa, süreyi ve itiraz yollarını birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Maluliyet raporu ne zaman çıkar?
Maluliyet raporu, yaralanma sonucunda kişide kalıcı olarak ortaya çıkan vücut fonksiyon kaybını yüzde olarak gösterir ve tazminat davalarında çalışma gücü kaybı ile maddi tazminatın hesaplanmasına esas alınır. Bu raporun ne zaman çıkacağını belirleyen en önemli etken, tıbbi iyileşme sürecinin tamamlanmasıdır. Kalıcı sekelin değerlendirilebilmesi için tedavi ve rehabilitasyonun tamamlanması ve durumun sabitlenmesi beklenir; aksi hâlde iyileşmeye devam eden bir durum için verilen oran sonradan tartışma konusu olur.
Maluliyet raporu bir mahkeme veya savcılık tarafından bilirkişi incelemesi olarak istendiğinde, rapor süresine ilişkin kanuni kurallar uygulanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 274. maddesine göre mahkeme bilirkişiye raporunu sunması için üç ayı geçmemek üzere süre verir ve bilirkişinin talebi üzerine gerekçesini göstererek süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. Belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınabilir. Uygulamada Adli Tıp Kurumunun ilgili birimlerine gönderilen dosyalarda randevu, muayene, ek tetkik ve eski tıbbi kayıtların getirtilmesi gibi aşamalar süreyi uzatabilir.
Maluliyet raporunun hangi yönetmeliğe göre ve hangi kuruluştan alınacağı, özellikle trafik kazası tazminatlarında yargı kararlarıyla şekillenmiş ayrıntılı kurallara tabidir. Bu konular için maluliyet raporu nasıl alınır?, rapor beklenirken zamanaşımının işleyip işlemediği için maluliyet raporu ve zamanaşımı, trafik kazasında Adli Tıp süreci için trafik kazasında maluliyet raporuna itiraz ve adli tıp süreci rehberlerimize bakabilirsiniz.
Malpraktis dosyasında Adli Tıp Kurumu raporu ne zaman çıkar?
Tıbbi hata iddiasıyla açılan ceza ve tazminat dosyalarında en kritik delil, hekimin veya sağlık kuruluşunun tıbbi standartlara uygun davranıp davranmadığını ve zararla müdahale arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığını değerlendiren bilirkişi raporudur. Bu raporlar çoğunlukla Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulları veya üniversite hastanelerinin ilgili anabilim dallarından oluşturulan heyetler tarafından hazırlanır.
Ceza soruşturması ve kovuşturmasında CMK m.66’ya göre bilirkişi incelemesi kararında görevin yerine getirileceği süre belirtilir; bu süre işin niteliğine göre üç ayı geçemez. Özel sebepler zorunlu kıldığında süre, bilirkişinin istemi üzerine kendisini atayan merciin gerekçeli kararıyla en çok üç ay daha uzatılabilir. Belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi hemen değiştirilebilir. Hukuk davalarında ise HMK m.274 aynı üç artı üç aylık sınırı öngörür.
Bu kanuni sınırlara rağmen uygulamada malpraktis raporlarının daha uzun sürdüğü bilinmektedir. Gecikmenin başlıca nedenleri, dosyanın eksik gönderilmesi (hasta dosyası, görüntüleme kayıtları, patoloji preparatları veya onam formlarının eksikliği), kurulun ek belge istemesi, ilgili branş uzmanlarının katılımının gerekmesi ve iş yüküdür. Dosyanın ilk gönderimde eksiksiz hazırlanması, raporun hızlanmasının en etkili yoludur. Malpraktiste Adli Tıp raporunun rolü ve itiraz yolları için malpraktiste adli tıp raporu ve itiraz, ölümle sonuçlanan olaylar için ölümle sonuçlanan malpraktis rehberlerimize bakabilirsiniz.
Malpraktis raporunu geciktiren nedenler ve çözüm önerileri
| Gecikme nedeni | Etkisi | Öneri |
|---|---|---|
| Hasta dosyası ve epikrizlerin eksik gönderilmesi | Kurulun ek belge istemesi, dosyanın geri dönmesi | Tüm sağlık kuruluşlarından kayıtların önceden celbini istemek |
| Görüntüleme kayıtlarının (CD, PACS) gönderilmemesi | Radyolojik değerlendirme yapılamaması | Görüntülerin dijital kopyalarını dosyaya eklemek |
| Patoloji preparatlarının eksikliği | Histopatolojik değerlendirme gecikmesi | Blok ve preparatların getirtilmesini istemek |
| Onam formları ve hemşire gözlem kayıtlarının eksikliği | Aydınlatma ve süreç değerlendirmesinin eksik kalması | Kayıtların tam listesini dilekçeyle bildirmek |
| Soruların belirsiz sorulması | Genel ve yetersiz rapor, ek rapor ihtiyacı | Kusur, komplikasyon ve illiyet sorularını açıkça belirlemek |
| İlgili branş uzmanının kurulda bulunmaması | Ek görüş ihtiyacı | Konuya uygun branşların katılımını talep etmek |
Adli Tıp Kurumu teşkilatı ve çelişkili raporlar
Adli Tıp Kurumu, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu ile Adalet Bakanlığına bağlı olarak adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere kurulmuştur. Kurumun teşkilatı 2018 yılında 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlenmiştir. Kurum bünyesinde farklı konularda uzmanlaşmış ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri ile grup başkanlıkları ve şube müdürlükleri bulunur.
Raporlar arasında çelişki bulunması hâlinde üst değerlendirme yolu önemlidir. Daha önce 2659 sayılı Kanun’un 15. maddesinde Adli Tıp Genel Kuruluna verilen; ihtisas kurulları ve dairelerince verilip mahkemelerce yeterince kanaat verici bulunmayan işleri, oybirliğiyle karara bağlanamamış işleri ve ihtisas kurullarının kendi aralarında ya da Kurum dışındaki sağlık kuruluşlarının raporlarıyla çelişkilerini inceleme ve kesin karara bağlama görevi, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adli Tıp Üst Kurullarına verilmiştir. Mahkeme veya savcılık, çelişkili raporlar karşısında dosyayı bu üst kurullara gönderebilir.
Adli Tıp Kurumunun raporları mahkemeyi kendiliğinden bağlamaz; ancak tıbbi konularda en güçlü delil niteliğindedir. Yargılamada Adli Tıp Kurumu raporu ile üniversite heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesi, üst mahkemelerce eksik inceleme sayılabilmektedir. Ceza ehliyeti ve akıl sağlığı değerlendirmesinde Adli Tıp Kurumu raporunun özel yeri için akıl sağlığı ve ceza ehliyeti rehberimize bakabilirsiniz.
Adli rapora nasıl erişilir?
Adli raporlar öncelikle raporu isteyen adli makama, yani savcılığa veya mahkemeye gönderilir. Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 50. maddesinin yedinci fıkrasına göre adli raporlar e-Rapor sistemi üzerinden ve Bakanlıkça belirlenen formatlara uygun olarak düzenlenir. Aynı maddenin sekizinci fıkrasına göre adli makamlarca kişi veya vekiliyle paylaşılmaması gerektiğine karar verilen raporlar elektronik sistemler üzerinden kişinin erişimine açılmaz. Bu hüküm, adli makamın özel bir kısıtlama kararı bulunmadıkça raporların kişinin elektronik sağlık kayıtları üzerinden görüntülenebileceğini göstermektedir.
Ceza soruşturmasında mağdur ve şikâyetçi, CMK m.234 uyarınca soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteyebilir ve CMK m.153’e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini inceletebilir. Şüpheli ve müdafii de dosya inceleme hakkına sahiptir. CMK m.153’e göre dosyaya erişim kısıtlaması bilirkişi raporlarını kapsamaz. Hukuk davasında ise bilirkişi raporu HMK m.280 uyarınca taraflara tebliğ edilir; UYAP üzerinden de dosya takibi yapılabilir.
Adli rapora erişim yolları
| Yol | Kim kullanabilir? | Dayanak |
|---|---|---|
| Elektronik sağlık kayıtları (e-Nabız) | Raporun ilgilisi; adli makam kısıtlamamışsa | SRY m.50/7-8 |
| Savcılıktan belge örneği isteme | Mağdur, şikâyetçi | CMK m.234/1-a |
| Vekil aracılığıyla dosya inceleme | Mağdur vekili, müdafi | CMK m.153, 234 |
| Mahkemece tebliğ | Hukuk davasının tarafları | HMK m.280 |
| UYAP Vatandaş ve Avukat portalı | Taraflar ve vekilleri | Elektronik yargılama mevzuatı |
Adli tıp raporuna itiraz
İtiraz yolu, raporun hangi dosyada ve hangi amaçla düzenlendiğine göre değişir.
Hukuk davalarında HMK m.281’e göre taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişiye açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir. Mahkeme gerekirse bilirkişiden ek rapor alabilir veya yeni bir bilirkişi görevlendirebilir. HMK m.293’e göre taraflar uzman görüşü de sunabilir. Bu sürenin kaçırılması, raporun o taraf bakımından kesinleşmiş gibi değerlendirilmesi riskini doğurur. İtirazın usulü için bilirkişi raporuna itiraz, ek rapor ve yeni heyet ve maluliyet raporuna itiraz ve Adli Tıp’a sevk talebi dilekçesi sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Ceza dosyalarında belirli bir itiraz süresi öngörülmemekle birlikte, rapordaki eksiklikler gerekçeli dilekçeyle savcılığa veya mahkemeye bildirilerek ek rapor, başka bir kurumdan rapor veya Adli Tıp Üst Kurulundan görüş alınması talep edilebilir. CMK m.67/6’ya göre Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanuni temsilci, bilirkişi raporunun hazırlanması sürecinde veya sonrasında uzman kişiden bilimsel mütalaa alabilir. Ceza dosyasında karşı rapor stratejisi için bilirkişi raporuna itiraz: ceza dosyasında karşı rapor rehberimize bakabilirsiniz.
Sağlık kuruluşunda düzenlenen ilk adli raporda yazım hatası, eksik alan veya açık usul hatası varsa, önce raporu düzenleyen kuruluşa düzeltme başvurusu yapılabilir. Raporun gerçeğe aykırı düzenlendiği düşünülüyorsa ise hem itiraz hem de ceza sorumluluğu gündeme gelir; bu konu için sahte sağlık raporu cezası rehberimize bakabilirsiniz.
Rapor türüne göre itiraz yolları
| Rapor | Dosya türü | İtiraz yolu ve süre |
|---|---|---|
| Darp raporu (kesin) | Ceza soruşturması | Savcılığa gerekçeli dilekçe, üst kuruluşta veya Adli Tıp Kurumunda yeniden muayene talebi |
| Maluliyet raporu | Tazminat davası | Tebliğden itibaren 2 hafta içinde HMK m.281 itirazı; uzman görüşü (HMK m.293) |
| Malpraktis kusur raporu | Tazminat davası | HMK m.281 itirazı; ek rapor, yeni heyet, üst kurul |
| Malpraktis kusur raporu | Ceza dosyası | Gerekçeli itiraz; CMK m.67/6 bilimsel mütalaa; Adli Tıp Üst Kurulu |
| Çelişkili Adli Tıp ve üniversite raporları | Her iki dosya türü | Çelişkinin giderilmesi için üst kurula gönderme talebi |
Rapor gecikiyorsa ne yapılabilir?
Adli raporun gecikmesi, özellikle ceza soruşturmasının uzamasına, delillerin zayıflamasına ve tazminat davalarında zamanaşımı kaygılarına yol açabilir. Sağlık kuruluşundaki ilk adli raporda on günlük süre aşılmışsa ve gerekçe bildirilmemişse, durum savcılığa bildirilerek sağlık kuruluşuna yazı yazılması istenebilir. Yönetmeliğin 42. maddesi, sürenin aşılması hâlinde gerekçenin adli makama bildirilmesini zorunlu kıldığından, bu bildirim yükümlülüğü takip edilebilir.
Bilirkişi raporlarında ise CMK m.66 ve HMK m.274’teki süre sınırları hatırlatılarak mahkemeye veya savcılığa başvurulabilir. Mahkeme veya savcılık, süresinde rapor vermeyen bilirkişiyi değiştirebilir veya kuruma müzekkere yazarak raporun akıbetini sorabilir. Adli Tıp Kurumunun iş yükü nedeniyle beklemenin uzadığı dosyalarda, uygun durumlarda üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarından veya ilgili branşlardan oluşturulacak heyetlerden rapor alınması talep edilebilir. Tazminat davasında rapor beklenirken zamanaşımı ve dava açma zamanlaması konusundaki riskler için ilgili rehberlerimize, sağlık hukukundaki tüm içerikler için Malpraktis ve Sağlık Hukuku Rehberleri sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Olası sonucu | Doğru yaklaşım |
|---|---|---|
| Geçici raporu kesin rapor sanmak | Suçun yanlış nitelendirilmesi, uzlaşma veya şikâyet hatası | Kesin rapor için kontrol muayenesine gitmek |
| Kontrol muayenesine gitmemek | Ağırlaşmış hâllerin rapora yansımaması | Hekimin belirttiği tarihte kontrol ve üst kuruluş sevkini takip etmek |
| Maluliyet raporunu iyileşme tamamlanmadan istemek | Düşük veya tartışmalı oran | Kalıcı sekel oturduktan sonra değerlendirme istemek |
| Malpraktis dosyasını eksik kayıtla ATK’ya göndertmek | Aylarca süren geri dönüşler | Tüm kayıt ve görüntülerin önceden celbini sağlamak |
| HMK m.281’deki iki haftalık itiraz süresini kaçırmak | Rapora itiraz hakkının zayıflaması | Tebliğden itibaren iki hafta içinde gerekçeli itiraz |
| Çelişkili raporları giderilmeden bırakmak | Eksik incelemeyle karar | Üst kurula veya yeni heyete gönderme talebi |
| Rapordaki soruların belirsiz sorulmasına ses çıkarmamak | Genel ve yetersiz rapor | Bilirkişiye sorulacak soruları dilekçeyle önermek |
| Rapora erişimi yalnızca savcılıktan beklemek | Gecikme | e-Nabız ve vekil aracılığıyla dosya incelemesi |
Sıkça Sorulan Sorular
Darp raporu ne zaman çıkar?
Sağlık Raporları Yönetmeliği m.42/2’ye göre adli vakaların muayene ve rapor işlemleri on günü geçmemek üzere en kısa sürede sonuçlandırılarak adli makama bildirilir. Basit yaralanmalarda rapor çoğu zaman muayene günü çıkar; tetkik gerekiyorsa önce geçici rapor verilir ve süre aşılacaksa gerekçesi adli makama bildirilir.
Geçici rapor ile kesin rapor arasındaki fark nedir?
Geçici rapor mevcut bulguları kaydeder ancak yaralanmanın hukuki ağırlığını belirlemez. Kesin raporda SRY m.50/3 uyarınca basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, yaşamı tehlikeye sokan durum olup olmadığı ve TCK m.87’deki ağırlaşmış hâller değerlendirilir.
Kesin rapor neden gecikir?
Kırık, iç organ yaralanması veya sinir hasarı gibi durumlarda tetkik ve konsültasyon gerekir; bulgular yeterli değilse SRY m.50/9 uyarınca kişi bir üst sağlık kuruluşuna sevk edilir. Yüzde sabit iz veya organ işlevinde sürekli zayıflama gibi değerlendirmeler için iyileşmenin tamamlanması beklenir.
Adli Tıp Kurumu raporu kaç ayda çıkar?
CMK m.66 ve HMK m.274’e göre bilirkişiye verilen süre kural olarak üç ayı geçemez ve gerekçeli kararla en çok üç ay daha uzatılabilir. Uygulamada dosyanın eksikliği ve iş yükü nedeniyle malpraktis ve maluliyet raporlarında beklemeler uzayabilir.
Maluliyet raporu ne zaman alınmalı?
Kalıcı fonksiyon kaybının değerlendirilebilmesi için tedavi ve rehabilitasyonun tamamlanması ve durumun sabitlenmesi beklenir. Mahkemece bilirkişi incelemesi istenmişse HMK m.274’teki üç artı üç aylık süre sınırı uygulanır.
Adli raporumu e-Nabız’da görebilir miyim?
SRY m.50’ye göre adli raporlar e-Rapor sistemi üzerinden düzenlenir ve adli makamlarca kişiyle paylaşılmaması gerektiğine karar verilen raporlar elektronik sistemlerden kişinin erişimine açılmaz. Bu nedenle kısıtlama kararı yoksa raporun elektronik sağlık kayıtlarından görüntülenmesi mümkün olabilir.
Adli tıp raporuna itiraz süresi var mı?
Hukuk davalarında HMK m.281 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilmelidir. Ceza dosyalarında belirli bir süre öngörülmemiştir; gerekçeli dilekçe, ek rapor talebi ve CMK m.67/6 uyarınca bilimsel mütalaa ile itiraz edilebilir.
İki adli tıp raporu çelişirse ne olur?
Çelişkinin giderilmesi gerekir. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adli Tıp Üst Kurullarına, ihtisas kurulları arasındaki ve Kurum dışındaki sağlık kuruluşlarının raporlarıyla ortaya çıkan çelişkileri inceleme görevi verilmiştir. Çelişki giderilmeden karar verilmesi eksik inceleme sayılabilir.
Adli rapor için hekim bizzat muayene etmek zorunda mı?
Evet. SRY m.48’e göre adli vaka olarak gönderilen kişi hekim tarafından bizzat görülerek muayene edilir ve başkasının ifadesine dayanılarak rapor düzenlenmez. Kadın hasta talep ederse ve olanaklar elverirse muayene kadın hekim tarafından yapılır (m.41).
Kendi başıma hastaneye gidip adli rapor alabilir miyim?
SRY m.40’a göre adli muayene ve rapor düzenlenmesi esas olarak yetkili resmi makamın usulünce talebi üzerine yapılır. Önce kolluğa veya savcılığa başvurulmalı, sevk bu makamlar aracılığıyla yapılmalıdır; doğrudan başvuruda hastane durumu adli makama bildirir.
Rapor süresinde gelmezse ne yapılır?
İlk adli raporda on günlük süre ve gerekçe bildirimi yükümlülüğü hatırlatılarak savcılığa başvurulabilir. Bilirkişi raporlarında CMK m.66 ve HMK m.274’teki süreler hatırlatılarak kuruma müzekkere yazılması veya süresinde rapor vermeyen bilirkişinin değiştirilmesi talep edilebilir.
Malpraktis raporunu hızlandırmak için ne yapılabilir?
Hasta dosyası, epikriz, görüntüleme kayıtları, patoloji preparatları, onam formları ve hemşire gözlem kayıtlarının dosyaya eksiksiz getirtilmesi ve bilirkişiye sorulacak soruların açıkça belirlenmesi, ek belge istemlerini ve geri dönüşleri azaltır.
📘 İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; Sağlık Raporları Yönetmeliği (RG 19.05.2026/33258, m.39, 40, 41, 42, 48, 50), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.66, 67, 153, 234), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.274, 280, 281, 293), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m.86, 87), 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine dayanır. Rapor süreleri dosyanın niteliğine ve yapılacak incelemelere göre değişir. Somut durumunuz için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


