Uzaklaştırma Kararına Rağmen Tehdit Devam Ederse Ne Yapılır?
28 Haziran 2026

Uzaklaştırma Kararına Rağmen Tehdit Devam Ederse Ne Yapılır?

6284 kapsamında uzaklaştırma veya yaklaşmama kararı alındıktan sonra, şiddet uygulayan kişi bu karara uymayabilir. Tehdit veya rahatsız etme devam ederse mağdurun ne yapması gerektiği kritik öneme sahiptir. Bu yazıda ihlal durumunda izlenecek yolu açıklıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Her İhlali Yeniden Bildirin

Uzaklaştırma kararının ihlali halinde yapılması gereken en önemli şey, her ihlali ayrı ayrı ve zamanında kolluğa (polis/jandarma) bildirmektir. Mağdurlar bazen “zaten bir kez şikâyet etmiştim” düşüncesiyle yeni ihlalleri bildirmemektedir. Oysa zorlama hapsi mekanizmasının işleyebilmesi için her ihlalin ayrı ayrı kayda geçmesi gerekir.

İhlali Belgelemek Şart

İhlalin sonuç doğurması için belgelenmesi gerekir. Bu kapsamda; kolluk tutanakları, görüntü ve ses kayıtları, mesaj ekran görüntüleri ve tanık beyanları dosyaya zamanında girmelidir. İhlal anında polisi arayıp tutanak tutturmak, en güçlü delildir. Mesaj ve aramalar da kayıt altına alınmalıdır.

Zorlama Hapsi Yaptırımı

Kanunun 13. maddesi, tedbir kararına aykırı hareket edilmesi hâlinde zorlama hapsi öngörür. Maddenin lafzı üç noktada nettir:

  • İlk ihlal: Hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.
  • Her tekrar: Aykırılığın her tekrarında zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır.
  • Üst sınır: Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

Sık yapılan bir yanlışı düzeltelim: Kanun, «ikinci ihlalde on beş gün, üçüncü ihlalde otuz gün» biçiminde kademeli bir merdiven kurmaz. İlk ihlalden sonraki her tekrar için geçerli olan tek bir bant vardır: on beş ilâ otuz gün. Hâkim bu bant içinde, ihlalin niteliğine ve ağırlığına göre takdir yapar.

Ayrıca «fiili bir suç oluştursa bile» ibaresi önemlidir: zorlama hapsi, fiilin ayrıca suç olması hâlinde ortadan kalkmaz; ikisi birlikte uygulanır. Zorlama hapsine ilişkin kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir ve Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir. Kurumun tamamı için zorlama hapsi rehberimize bakabilirsiniz.

Ayrıca Suç Varsa TCK Soruşturması

İhlal sırasında ayrıca bir suç da işlenmişse (örneğin tehdit, hakaret, yaralama), bu suç için zorlama hapsinden bağımsız olarak ayrı bir ceza soruşturması yürütülür ve Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır. Yani fail, hem 6284 zorlama hapsiyle hem de işlediği suçun cezasıyla karşılaşabilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Yüksek Risk Varsa Elektronik Kelepçe

İhlalin tekrarladığı ve riskin yüksek olduğu durumlarda, mahkemeden elektronik kelepçe (teknik yöntemlerle takip) talep edilebilir. Bu sistemle fail 7 gün 24 saat izlenir; belirlenen sınırları ihlal ederse sistem anında uyarı verir ve kolluk hızla müdahale eder.

Sıkça Sorulan Sorular

İhlalden Sonraki İlk 24 Saat: Adım Adım

Zorlama hapsi kendiliğinden işlemez; ihlalin kayda geçmesi gerekir. Sıralama şudur:

Ne zamanNe yapılırNeden kritik
İhlal anında155/156 aranır, kolluk çağrılırKolluk tutanağı, sonradan üretilemeyen tek delildir
Aynı günMesaj, arama kaydı ve görüntüler tarih-saatli olarak kaydedilirCihaz değişimi veya uygulama silinmesi delili yok eder
Her ihlaldeAyrı ayrı bildirim yapılırZorlama hapsi her tekrar için ayrı hesaplanır; bildirilmeyen ihlal yok sayılır
Tehdit varsaAyrıca suç duyurusunda bulunulurZorlama hapsi ile ceza soruşturması ayrı yürür
İhlal sürüyorsaTedbirin süresinin uzatılması veya şeklinin değiştirilmesi istenirMevcut tedbir yetersiz kalmışsa kapsamı genişletilebilir

Uygulamadaki en yaygın hata, ihlalin telefonla anlatılıp tutanak tutturulmamasıdır. Kolluğa yapılan bildirim yazılı hâle gelmedikçe dosyada görünmez. Bildirim sırasında elinizdeki tedbir kararının tarih ve esas numarasını söylemek, işlemi hızlandırır.

İki Ayrı Süreç, İki Ayrı Sonuç

Aynı olaydan iki farklı yaptırım doğar ve bunlar birbirinin yerine geçmez:

  • Zorlama hapsi (6284 m.13): Aile mahkemesi hâkimi karar verir. Amacı cezalandırmak değil, tedbire uymayı sağlamaktır. Bu nedenle klasik bir ceza yargılaması gerektirmez; ihlalin bildirilmesi ve ispatı yeterlidir.
  • Ceza soruşturması (TCK): Tehdit, hakaret, yaralama veya ısrarlı takip ayrı birer suçtur ve savcılıkça soruşturulur.

Zorlama hapsinin niteliği bakımından bilinmesi gereken üç nokta vardır: adli sicile cezayı gerektiren bir kayıt olarak işlenmez, adli para cezasına çevrilemez ve ertelenemez. Yani «sabıka olmaz» düşüncesiyle hafife alınmamalıdır; kişinin özgürlüğünü fiilen sınırlar. Ayrıca şikâyetten vazgeçme, verilmiş bir zorlama hapsi kararını ortadan kaldırmaz — bu yönüyle şikâyete bağlı suçlardan ayrılır. Vazgeçmenin ceza davasındaki etkisi için şikâyetten vazgeçme ve düşme yazımıza bakınız.

Devam Eden Tehdit: Hangi Suç Oluşur?

Tedbir kararına rağmen sürdürülen davranışlar çoğu zaman tek bir suça değil, birden fazlasına vücut verir:

  • Tehdit (TCK m.106): Kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit; malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından ya da sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit ayrı fıkralarda düzenlenmiştir.
  • Israrlı takip (TCK m.123/A): Bu başlık çoğu kez atlanır. 12/5/2022 tarihli 7406 sayılı Kanunla eklenen bu madde uyarınca, ısrarla fiziken takip etmek veya haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini ya da üçüncü kişileri kullanarak ısrarla temas kurmaya çalışmak, mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden oluyorsa müstakil bir suçtur. Uzaklaştırma kararına rağmen farklı numaralardan veya yeni hesaplardan temas kurulması tipik örnektir — ayrıntı: dijital ortamda ısrarlı takip ve gizlilik.
  • Hakaret (TCK m.125): Alenen işlenmesi hâlinde ceza artırılır: hakaret içerikli paylaşımlar.
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal: Görüntü veya mesajların yayılması hâlinde: izinsiz paylaşım ve ifşa.

Bu suçların bir kısmı şikâyete bağlıdır ve altı aylık hak düşürücü süreye tabidir; bu nedenle ihlal tarihleri kayıt altına alınmalıdır. Suç duyurusunun yapısı için savcılığa şikâyet dilekçesi, sürecin bütünü için şikâyet, soruşturma ve kovuşturma yazımıza bakınız.

Tedbiri Güçlendirmek: Uzatma ve Şekil Değişikliği

İhlal sürüyorsa yalnızca yaptırım istemekle yetinilmemelidir; tedbirin kendisi de değiştirilebilir. Kanun, tedbir kararının ilk defasında en çok altı ay için verileceğini; ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde, resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebileceğini düzenler.

Pratik sonucu şudur: ilk kararda yalnızca «konuta yaklaşmama» varsa ve ihlal işyeri önünde gerçekleşiyorsa, kapsamın genişletilmesi istenebilir. Kanunda sayılan önleyici tedbirler arasında iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, korunan kişinin bulunduğu konut, okul ve işyerine yaklaşmama, yakınlarına ve tanıklarına yaklaşmama, eşyalara zarar vermeme ve silah teslimi gibi başlıklar vardır. Talep dilekçesi için 6284 koruma kararı talebi dilekçe örneğimiz kullanılabilir.

Delil sorunu yoktur. Kanunun kurduğu düzende koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir ve kararın verilmesi, Kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemez. «Elimde delil yok, başvuramam» düşüncesi bu nedenle yanlıştır.

Karara İtiraz: İki Hafta, Sonra Kesin

Süreç tek yönlü değildir; tedbir kararının muhatabı da itiraz edebilir. Kanunun 9. maddesi uyarınca bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

  • İtiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye gönderilir.
  • İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir.
  • İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Bu, korunan kişi için de önemlidir: talep reddedilmişse veya tedbirin kapsamı yetersizse itiraz yolu açıktır. Süre kaçırıldıysa eski hâle getirme, kanun yollarının genel işleyişi için itiraz, istinaf ve temyiz yazımıza bakabilirsiniz. Tebligatın usulüne uygun yapılmamış olması hâlinde, karar kesinleştirilmiş görünse bile itiraz hakkının ortadan kalkmadığı kabul edilmektedir.

Risk Artıyorsa: Tutuklama ve Diğer Yollar

Zorlama hapsi bir güvenlik tedbiri değildir; tehlike sürüyorsa ceza muhakemesi araçları ayrıca işletilmelidir:

  • Yakalama ve gözaltı: Suçüstü hâlinde kolluk yakalama yapabilir; süreler ve haklar için yakalama ve gözaltı süreleri (CMK m.90-91).
  • Adli kontrol veya tutuklama: Şüpheli hakkında tutuklama istenebilir; karara itiraz usulü için tutuklama kararına itiraz (CMK m.101).
  • Soruşturma açılmazsa: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilebilir: KYOK kararına itiraz.
  • Teknik yöntemlerle takip: Yüksek risk değerlendirmesi yapılan dosyalarda, tedbirin uygulanmasında teknik araç ve yöntemlerden (elektronik kelepçe) yararlanılması talep edilebilir. Bu yöntemde sınır ihlali anında sistem uyarı üretir ve kolluk müdahalesi tetiklenir.
  • Destek hizmetleri: Şiddet önleme ve izleme merkezleri ile adli destek birimleri barınma, psikososyal destek ve hukuki yönlendirme sağlar: mağdur hakları ve adli destek.

Boşanma süreci de paralel yürüyorsa, 6284 tedbir kararının tek başına kusur delili sayılmadığı; diğer delillerle desteklenmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır: aile içi şiddette ceza davası ve boşanma. Çocuklar da etkileniyorsa çocuklara ilişkin usul ayrıca değerlendirilmelidir. Taraf sıfatlarının ne anlama geldiği için ceza yargılamasında taraf kavramları, nafaka yükümlülüğünün ihlali için nafaka ve tazyik hapsi (İİK m.344), alanların tamamı için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ile Ceza Hukuku Rehberi başlangıç noktasıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Uzaklaştırma kararı ihlal edilirse ceza ne olur?

6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca zorlama hapsi uygulanır. İlk ihlalde üç günden on güne kadar; aykırılığın her tekrarında ise on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsine hükmedilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

İkinci ihlalde on beş, üçüncüde otuz gün mü verilir?

Hayır, kanun böyle kademeli bir merdiven kurmaz. İlk ihlalden sonraki her tekrar için tek bir bant vardır: on beş ilâ otuz gün. Hâkim bu bant içinde, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre takdir yapar.

Fiil ayrıca suç oluşturuyorsa zorlama hapsi verilmez mi?

Verilir. Madde metni açıkça “fiili bir suç oluştursa bile” demektedir. Zorlama hapsi ile o suça ilişkin ceza soruşturması birbirinden bağımsızdır ve birlikte yürür.

Zorlama hapsi adli sicile işler mi?

Zorlama hapsi, tedbire uymayı sağlamak için öngörülmüş özel bir yaptırımdır; adli sicile cezayı gerektiren bir kayıt olarak işlenmez, adli para cezasına çevrilemez ve ertelenemez. Buna karşılık kişinin özgürlüğünü fiilen sınırladığı için hafife alınmamalıdır.

Şikâyetimden vazgeçersem zorlama hapsi kalkar mı?

Hayır. Verilmiş bir zorlama hapsi kararı şikâyetten vazgeçmeyle ortadan kalkmaz. Bu yönüyle şikâyete bağlı suçlardan ayrılır.

Her ihlali ayrı ayrı bildirmek gerekir mi?

Evet, bu belirleyicidir. Zorlama hapsi her tekrar için ayrı hesaplandığından, bildirilmeyen ihlal dosyada görünmez. Bildirimin telefonla anlatılmakla yetinilmeyip kolluk tutanağına geçirilmesi gerekir.

Tedbir kararı için delil sunmam gerekir mi?

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir ve kararın verilmesi, Kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemez.

Tedbirin kapsamı yetersiz kalırsa ne yapabilirim?

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir; ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.

Tedbir kararına nasıl itiraz edilir?

6284 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. Dosya, aynı yerde birden fazla daire varsa numara olarak kendisini izleyen daireye gönderilir; itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk