Bir yakın vefat ettiğinde mirasçının önünde tek bir “evet” ya da “hayır” yoktur. Kanun dört ayrı yol tanır: mirası kayıtsız şartsız kabul etmek, reddetmek, terekenin resmî tasfiyesini istemek ya da terekenin resmî defterinin tutulmasını istemek. Dördüncü yol, terekede ne olduğu tam bilinmediğinde en akılcı seçenektir: mirasçı hem mirası kaybetmez hem de bilmediği borçlardan kişisel malvarlığıyla sorumlu olmaktan kurtulur.
Kanun bu imkânı açık bir cümleyle verir: mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Ancak bu hakkın bir ömrü vardır; defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. Bu sayfa, talebin dilekçe örneğini, defterin nasıl tutulduğunu, beyana davet aşamasını ve süresinde beyanda bulunmamanın sonucunu kanun maddeleriyle veriyor. Dosyanız için değerlendirme almak isterseniz Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Mirasçının Dört Seçeneği
Resmî defter tutma talebinin ne işe yaradığını anlamanın en kolay yolu, diğer üç seçenekle yan yana koymaktır. Dördü de aynı soruya cevap verir: mirasçı, miras bırakanın borçlarından ne ölçüde sorumlu olacaktır?
Dört seçeneğin karşılaştırması
| Seçenek | Sonuç | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kayıtsız şartsız kabul | Mirasçı bütün malvarlığıyla ve müteselsilen sorumlu olur | Beyan gerekmez, süre geçince kendiliğinden | TMK m.641 |
| Mirasın reddi | Mirasçılık sıfatı sona erer, mal da alınmaz | 3 ay | TMK m.605-606 |
| Resmî defter tutulması | Mirasçı kural olarak yalnızca deftere yazılan borçlardan sorumlu olur | 1 ay | TMK m.619 vd. |
| Resmî tasfiye | Tereke mahkeme eliyle tasfiye edilir, mirasçı borçlardan sorumlu olmaz | Ret süresi içinde | TMK m.632-636 |
Üçüncü satır, resmî defterin neden “orta yol” olarak anıldığını gösterir: mirasçı mirası tümüyle reddetmek zorunda kalmadan, sorumluluğunu bilinen ve deftere geçmiş borçlarla sınırlar. Terekede değerli mallar varsa ama borçların büyüklüğü bilinmiyorsa bu yol, ret ile kabul arasındaki riski ortadan kaldırır.
Buna karşılık süre çok kısadır: bir ay. Bu nedenle vefattan hemen sonra terekenin durumu hakkında kabaca bir fikir edinmek ve gerekiyorsa bu talebi zaman kaybetmeden yapmak gerekir. Ret süresi ve hesabı için Mirasın Reddi Süre Hesaplama Aracı, borca batıklık ön değerlendirmesi için Tereke Borca Batıklık Testi kullanılabilir.
Kim İsteyebilir, Ne Zaman? (TMK m.619)
Talep hakkı, mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçıya aittir. Bu, hem yasal hem atanmış mirasçıları kapsar. Mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş olan mirasçı bu yola başvuramaz; çünkü kabul beyanıyla sorumluluk zaten doğmuştur.
Kanunun getirdiği önemli bir kolaylık, talebin toplu etkisidir: mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur. Yani ailedeki tek bir mirasçının süresinde başvurması, bütün mirasçılar için defter tutma sürecini başlatır. Bu, adresine ulaşılamayan ya da durumdan haberi olmayan mirasçıları da koruyan bir hükümdür.
Talep hakkının unsurları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kimler isteyebilir | Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı | TMK m.619/1 |
| Atanmış mirasçı | İsteyebilir | TMK m.619/1 |
| Kayıtsız şartsız kabul eden mirasçı | İsteyemez | TMK m.619, m.610 |
| Süre | 1 ay | TMK m.619/2 |
| Sürenin başlangıcı | Mirasın reddine ilişkin usule uyularak; ölümün öğrenilmesi | TMK m.606, m.619 |
| Toplu etki | Bir mirasçının istemi diğerleri hakkında da etkilidir | TMK m.619/3 |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk mahkemesi | TMK m.619/2 |
| Yetkili mahkeme | Miras bırakanın son yerleşim yeri | TMK m.589, m.606 |
Ret süresi içinde tereke mallarına el atmak, hesaptan para çekmek ya da malları benimsemek kayıtsız şartsız kabul sayılabilir ve hem ret hem defter tutma hakkını düşürür. Bu nedenle bir ay içinde karar verilinceye kadar tereke mallarına dokunulmamalıdır. Hangi davranışın benimseme sayıldığı Mirasın Hükmen Reddi Dilekçesi sayfasında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Resmî Defter Tutulması Talebi Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanlar doldurulmalı, somut olaya uymayan bölümler çıkarılmalıdır.
[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE
TALEP EDEN (MİRASÇI) : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No]
ADRES : [Açık adres]
VEKİLİ : [Av. Ad Soyad — Baro sicil no — Adres]
MİRAS BIRAKAN : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No]
ÖLÜM TARİHİ : [gg.aa.yyyy]
ÖĞRENME TARİHİ : [gg.aa.yyyy]
SON YERLEŞİM YERİ : [İl / İlçe]
KONU : Terekenin resmî defterinin tutulması ve mirasçıların beyana davet edilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Miras bırakan [Ad Soyad], [gg.aa.yyyy] tarihinde vefat etmiştir. Tarafım, miras bırakanın [çocuğu / eşi / kardeşi] sıfatıyla yasal mirasçısı olup mirasçılık ilişkisi ekte sunulan nüfus kayıt örneği ile sabittir.
2. Miras bırakanın son yerleşim yeri [İl / İlçe] olup işbu talep bakımından mahkemeniz yetkilidir.
3. Miras bırakanın malvarlığının ve özellikle borçlarının kapsamı tarafımca bilinmemektedir. [Miras bırakanın ticari faaliyeti bulunduğundan / adına açılmış icra takipleri olduğu öğrenildiğinden / kefalet ilişkileri bulunabileceğinden] terekenin aktif ve pasifinin resmen belirlenmesinde hukuki yararım bulunmaktadır.
4. Kanun gereği mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir ve bu istem mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. İşbu talep kanuni süre içinde yapılmaktadır (TMK m.619).
5. Tarafım, ret süresi içinde tereke mallarına ilişkin olarak mirası benimseme anlamına gelecek hiçbir işlem yapmamıştır. Mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş sayılmayı gerektiren bir davranışta bulunulmamıştır (TMK m.610).
6. Terekenin aktif ve pasifinin belirlenebilmesi için tapu, trafik tescil, bankalar, vergi dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu, icra daireleri, ticaret sicili ve noterliklere müzekkere yazılmasını; ayrıca miras bırakanın alacaklı ve borçlularının kanunda öngörülen usulle ilân yoluyla çağrılmasını talep ediyoruz.
7. Defter tutma işlemi tamamlandıktan sonra mirasçıların, mirası tutulan defter gereğince kabul, ret, resmî tasfiye veya kayıtsız şartsız kabul yönünde beyanda bulunmak üzere kanuni süre verilerek davet edilmesini talep ediyoruz (TMK m.626-627).
HUKUKİ SEBEPLER : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.589-590, 605-610, 619-631, 632-636, 641; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382 vd.; Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük; ilgili sair mevzuat.
DELİLLER : Nüfus kayıt örneği, ölüm belgesi, tapu ve trafik kayıtları, banka kayıtları, icra dosyaları, vergi ve SGK kayıtları, ticaret sicili kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Miras bırakan [Ad Soyad]’ın terekesinin RESMÎ DEFTERİNİN TUTULMASINA,
b) Terekenin aktif ve pasifinin tespiti için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına,
c) Miras bırakanın alacaklı ve borçlularının kanunda öngörülen usulle İLÂN YOLUYLA ÇAĞRILMASINA,
ç) Defter tutma işlemi tamamlandıktan sonra mirasçıların BEYANA DAVET EDİLMESİNE,
d) Tutulan defterin bir örneğinin tarafıma verilmesine,
karar verilmesini saygıyla talep ederim. [gg.aa.yyyy]
Talep Eden [Vekili]
[Ad Soyad]
[İmza]
EKLER : 1- Nüfus kayıt örneği, 2- Ölüm belgesi, 3- Varsa mirasçılık belgesi, 4- Bilinen tapu, araç ve banka bilgileri, 5- Vekâletname (varsa)
Uyarı: Bu şablon genel bilgilendirme amaçlıdır. Bir aylık süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında bu yol kapanır; başvurudan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir.
Resmî defter tutulması, ret ve resmî tasfiye seçenekleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15
Defter Nasıl Tutulur? İlân ve Bildirim Usulü
Defter tutma işlemi sulh hâkimi tarafından yürütülür. Terekeye ait bütün aktif ve pasifler değerleriyle birlikte deftere yazılır. İşlemin en ayırt edici yönü, alacaklıların ilân yoluyla çağrılmasıdır: hâkim, miras bırakanın alacaklı ve borçlularını, alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri için ilân yoluyla çağırır. Uygulama tüzüğü bu ilânın bir ay arayla iki defa yapılacağını ve bildirim süresinin ikinci ilândan başlayarak en az bir ay olacağını öngörür.
Defter tutma sürecinin aşamaları
| Aşama | İşlem | Not |
|---|---|---|
| 1. Talep | Bir ay içinde sulh hâkiminden istenir | Bir mirasçının istemi hepsini kapsar |
| 2. Tensip | Müzekkere ve ilân kararı | İstenen kurumlar dilekçede sayılmalıdır |
| 3. Kurum cevapları | Tapu, banka, trafik, vergi, SGK, icra, ticaret sicili | Ölüm tarihi itibarıyla istenmelidir |
| 4. İlân | Bir ay arayla iki defa | Kefalet alacaklıları da çağrılır |
| 5. Bildirim süresi | İkinci ilândan itibaren en az bir ay | Alacaklılar belgeleriyle bildirir |
| 6. Keşif ve bilirkişi | Taşınmaz ve araçların değerlemesi | Ev eşyası için keşif gerekir |
| 7. Defterin düzenlenmesi | Aktif ve pasif değerleriyle yazılır | Kefalet borçları ayrıca gösterilir |
| 8. Beyana davet | Mirasçılara bir ay süre | En kritik aşama |
| 9. Beyanların değerlendirilmesi | Ret, tasfiye, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul | Sonuç buna göre doğar |
Dördüncü ve beşinci aşamalar bu kurumun asıl gücünü oluşturur: ilâna rağmen alacağını bildirmeyen alacaklı, sonradan ortaya çıktığında mirasçıya karşı kural olarak talepte bulunamaz. Böylece mirasçı, bilmediği borçlarla yıllar sonra karşılaşma riskinden kurtulur. Bu sonuç, defter tutmayı basit bir tereke tespitinden ayıran temel farktır.
Terekenin kapsamının belirlenmesi bakımından hangi kurumlardan hangi bilginin isteneceği, koruma amaçlı tespit yolunda olduğu gibidir; ayrıntılı liste Tereke Tespiti Dilekçesi Örneği sayfasında verilmiştir. Gizlenen malvarlığının araştırılması için Terekede Mal Varlığı Araştırması rehberine bakılabilir.
En Kritik Aşama: Beyana Davet (TMK m.626-627)
Defter tamamlandıktan sonra mahkeme mirasçıları beyanda bulunmaya çağırır ve bir aylık süre verir. Mirasçılardan her biri bu süre içinde mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini, deftere göre kabul ettiğini ya da kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir.
Buradaki hüküm, dosyanın kaderini belirleyen sessiz kuraldır: süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan defter gereğince kabul etmiş sayılır. Bu, çoğu zaman mirasçının lehinedir, çünkü sorumluluk deftere yazılan borçlarla sınırlanır. Ancak defterde beklenenden büyük borçlar çıkmışsa ve mirasçı reddetmek istiyorsa, sessiz kalmak mirası kabul etmek anlamına gelir.
Beyana davette dört seçenek ve sonuçları
| Beyan | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirası ret | Mirasçılık sıfatı sona erer | TMK m.627, m.605 |
| Resmî tasfiye istemi | Tereke mahkeme eliyle tasfiye edilir, mirasçı borçlardan sorumlu olmaz | TMK m.632-636 |
| Defter gereğince kabul | Yalnızca deftere yazılan borçlardan sorumluluk | TMK m.628 vd. |
| Kayıtsız şartsız kabul | Bütün malvarlığıyla ve müteselsilen sorumluluk | TMK m.641 |
| Süresinde beyanda bulunmama | Deftere göre kabul edilmiş sayılır | TMK m.627 |
Bu aşamada verilecek beyan için ayrı bir dilekçe hazırlanır. Aşağıdaki kısa metin bu amaçla kullanılabilir.
BEYAN DİLEKÇESİ (DEFTERE GÖRE KABUL / RET)
[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO : [ … ] Esas
BEYANDA BULUNAN MİRASÇI : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No] — [Adres]
MİRAS BIRAKAN : [Ad Soyad] — Ölüm tarihi: [gg.aa.yyyy]
1. Mahkemenizce miras bırakan [Ad Soyad]’ın terekesinin resmî defteri tutulmuş ve tarafıma beyanda bulunmak üzere süre verilmiştir.
2. Tutulan defter incelenmiş olup, kanuni sürem içinde aşağıdaki beyanda bulunuyorum:
[Seçenek A] Mirası tutulan defter gereğince KABUL EDİYORUM. Sorumluluğumun deftere yazılan borçlarla sınırlı olduğunun tespitini talep ederim.
[Seçenek B] Mirası kayıtsız ve şartsız REDDEDİYORUM. Ret beyanımın tutanağa geçirilmesini ve özel kütüğe tesciline karar verilmesini talep ederim.
[Seçenek C] Terekenin RESMÎ TASFİYESİNİ talep ediyorum.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıdaki beyanımın tutanağa geçirilmesine ve gereğinin yapılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederim. [gg.aa.yyyy]
[Ad Soyad] — [İmza]
Beyanın süresinde ve yazılı olarak dosyaya sunulması, sonradan çıkacak “beyanda bulunmadım” tartışmasını önler. Ret yönünde beyan verilecekse, ret usulüne ilişkin ayrıntılar Mirasın Reddi Dilekçesi Örneği sayfasında; resmî tasfiye yolu Mirasın Resmî Tasfiyesi yazısında ele alınmıştır.
Defter Gereğince Kabulün Sonuçları
Defter gereğince kabul eden mirasçı, kural olarak yalnızca deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur. Bu sorumluluk hem tereke mallarıyla hem de kişisel malvarlığıyla söz konusu olabilir; ancak kapsamı deftere geçen borçlarla sınırlıdır. Deftere yazılmamış bir borç sonradan ortaya çıkarsa, alacaklının bunu ilâna rağmen bildirmemiş olması hâlinde mirasçıya başvurması kural olarak mümkün olmaz.
Sorumluluğun kapsamı
| Borç türü | Mirasçının durumu | Not |
|---|---|---|
| Deftere yazılmış borçlar | Sorumluluk vardır | Kabulün kapsamı budur |
| İlâna rağmen bildirilmeyen borçlar | Kural olarak sorumluluk yoktur | Alacaklının ihmali sonucudur |
| Resmî kayıtlardan anlaşılan borçlar | Deftere resen yazılır | Bildirim gerekmez |
| Kefaletten doğan borçlar | Deftere ayrıca yazılır, özel hükümlere tabidir | TMK m.628-631 |
| Kamu alacakları | Deftere yazılır | Vergi ve prim borçları |
| Mirasçının kendi kefaleti | Kişisel borçtur, defterden etkilenmez | Ayrı değerlendirilir |
Son satır, hükmen ret sayfasında da vurgulanan tuzağı tekrar eder: miras bırakanın borcuna kendi adına kefil olan mirasçı, defter gereğince kabul etse dahi bu borçtan kendi sıfatıyla sorumlu olmaya devam eder. Bu ayrım, banka kredilerinde sık karşılaşılır ve defter tutma kararı verilmeden önce mutlaka kontrol edilmelidir.
Mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğunun genel çerçevesi Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu yazısında; ölen kişinin icra borcunun akıbeti Ölen Kişinin İcra Borcu Mirasçıya Geçer mi? yazısında ele alınmıştır.
Bir aylık süreyi kaçırmamak ve doğru beyanı vermek için
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15
Defter Tutulurken İcra Takibi Gelirse
Defter tutma süreci devam ederken miras bırakanın alacaklıları mirasçılar aleyhine takip başlatabilir. Bu durumda takip, defter tutma işlemi sona erip mirasçılara beyanda bulunmaları için verilen bir aylık sürenin sonuna kadar ertelenir. Erteleme kuralına aykırı işlem yapılması hâlinde borçlu mirasçılar icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluna başvurabilir.
Takip karşısında yapılacaklar
| Durum | Yapılacak | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme emri geldi | Kanuni süresinde borca itiraz edilir | İİK m.62 |
| Kambiyo senedine dayalı takip | İcra mahkemesine itiraz | İİK m.168 |
| Defter tutma sürüyor | Takibin ertelenmesi talep edilir | TMK m.619 vd., İİK m.53 |
| Erteleme kuralına aykırı işlem | İcra mahkemesine şikâyet | İİK m.16 |
| Haciz uygulandı | Şikâyet ve haczin kaldırılması istenir | İİK m.16 |
| Kamu alacağı ödeme emri | Vergi mevzuatına göre itiraz ve dava | 6183 s.K. |
Bu koruma, mirasçının karar vermek için ihtiyaç duyduğu zamanı güvenceye alır: defter tamamlanıp beyan süresi dolmadan mirasçının kişisel malvarlığına yönelinemez. Mirasçıya gelen vergi ödeme emri bakımından ayrı bir rejim uygulanır; bu konu Mirasçıya Gelen Vergi Ödeme Emri yazısında ele alınmıştır.
Üç Benzer Kurumun Farkı
Tereke tespiti, resmî defter tutma ve resmî tasfiye üçlüsü sürekli karıştırılır. Üçü de terekeyi konu alır ama amaçları ve sonuçları birbirinden tümüyle farklıdır.
Üç kurumun karşılaştırması
| Ölçüt | Tereke tespiti | Resmî defter tutma | Resmî tasfiye |
|---|---|---|---|
| Amaç | Terekenin kapsamını belirlemek ve korumak | Sorumluluğu deftere yazılanlarla sınırlamak | Terekeyi mahkeme eliyle tasfiye etmek |
| Süre | İlgilinin istemi için 1 ay | 1 ay | Ret süresi içinde |
| Alacaklılara ilân | Yapılmaz | Yapılır | Yapılır |
| Sonuç | Defter düzenlenir, koruma önlemi alınır | Sorumluluk sınırlanır | Mirasçı borçlardan sorumlu olmaz |
| Mirasçı mal alır mı | Paylaşma ayrıca yapılır | Alır | Tasfiye sonunda artan varsa alır |
| Dayanak | TMK m.589-590 | TMK m.619-631 | TMK m.632-636 |
Seçim ölçütü şudur: yalnızca “ne var” sorusuna cevap aranıyorsa tereke tespiti; borçların büyüklüğü belirsiz ve mal da alınmak isteniyorsa resmî defter; tereke karışık ve mirasçı hiçbir sorumluluk istemiyorsa resmî tasfiye. Bu üç yolun ve mirasın reddinin hangi durumda seçileceğine ilişkin karar tablosu Miras Dilekçe Örnekleri Merkezi sayfasında toplu olarak verilmiştir. Resmî defter yolunun genel anlatımı Mirası Reddetmeden Borçtan Korunmak İstiyorum yazısındadır.
Bu Yol Kimin İçin Uygun, Kimin İçin Değil?
Resmî defter tutma her dosyada doğru tercih değildir. Süreç ilân ve bildirim süreleri nedeniyle uzar, gider doğurur ve terekenin tümüyle borca batık olduğu hâllerde gereksiz bir gecikme yaratır. Aşağıdaki tablo, tereke tablosuna göre hangi yolun daha akılcı olduğunu gösterir.
Terekenin durumuna göre tercih
| Terekenin durumu | Uygun yol | Gerekçe |
|---|---|---|
| Açıkça borca batık, mal yok | Mirasın reddi veya hükmen ret | Defter tutmanın pratik yararı yoktur |
| Değerli mal var, borçların büyüklüğü bilinmiyor | Resmî defter tutma | Sorumluluk sınırlanır, mal kaybedilmez |
| Miras bırakanın ticari faaliyeti vardı | Resmî defter tutma | Bilinmeyen ticari borç riski yüksektir |
| Kefalet ilişkileri olabileceği düşünülüyor | Resmî defter tutma | Kefalet borçları deftere yazılır ve ilânla çağrılır |
| Tereke karışık, mirasçı hiç sorumluluk istemiyor | Resmî tasfiye | Mirasçı borçlardan sorumlu olmaz |
| Terekede yalnız taşınmaz var, borç yok | Doğrudan intikal ve paylaşma | Ek usule gerek yoktur |
| Mirasçılar arasında güven sorunu var | Tereke tespiti veya temsilci atanması | Kapsamın belirlenmesi önceliklidir |
| Bir ay geçmiş, borç sonradan öğrenilmiş | Hükmen ret değerlendirmesi | Defter tutma süresi kaçmıştır |
Son satır uygulamada en sık karşılaşılan durumdur: bir aylık süre çoğu zaman farkında olunmadan geçer ve borçlar aylar sonra icra takibiyle ortaya çıkar. Bu durumda resmî defter yolu kapanmış olsa da, ölüm tarihinde ödemeden aciz açıkça belliyse hükmen ret yoluna başvurulabilir ve bu yol süreye tabi değildir. Ayrıntısı Mirasın Hükmen Reddi Dilekçesi sayfasındadır.
Harç, Gider ve Süreç Yönetimi
Resmî defter tutulması çekişmesiz yargı işi olduğundan maktu harca tabidir; terekenin büyüklüğü harcı etkilemez. Asıl gider kalemleri ilân, tebligat, keşif ve bilirkişi giderleridir. Gider avansının yetersiz kalması hâlinde mahkeme tamamlama için süre verir; verilen sürede tamamlanmazsa dosya işlemden kaldırılabilir ve bir aylık hakkın kullanımı boşa gidebilir.
Masraf kalemleri
| Kalem | Niteliği | Açıklama |
|---|---|---|
| Başvurma ve karar harcı | Maktu | Yıllık tarifeye göre |
| Gider avansı | Değişken | Tebligat ve müzekkere giderleri |
| İlân gideri | Değişken | İki ayrı ilân yapılır |
| Keşif avansı | Değişken | Taşınmaz ve ev eşyası için |
| Bilirkişi ücreti | Değişken | Değerleme ve ticari defter incelemesi |
| Vekâlet ücreti | Maktu | Çekişmesiz yargı işlerinde tarifeye göre |
Süreç yönetiminde üç tarih birlikte takip edilmelidir: talebin yapıldığı tarih, ikinci ilân tarihi ve beyana davet tebliği. Beyan süresinin kaçırılması, mirasçının iradesinden bağımsız olarak deftere göre kabul sonucunu doğurur. Bu nedenle davet tebliği alındığı anda takvim kurulmalı ve beyan yazılı olarak süresinde sunulmalıdır.
Miras dosyalarında avukatlık ücretinin nasıl belirlendiği Miras Avukatı Vekâlet Ücreti yazısında; reddi miras sürecinin süre ve masraf tablosu Reddi Miras Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadar? yazısında ele alınmıştır.
Küçük Mirasçı, Yurt Dışındaki Mirasçı ve Birden Fazla Mirasçı
Üç özel durum bu usulde ayrı dikkat gerektirir.
Küçük veya kısıtlı mirasçı. Mirasçılar arasında vesayet altında bulunan veya bulunması gereken bir kişi varsa, koruma amaçlı defter tutma zaten kanunen öngörülmüştür ve hâkim kendiliğinden harekete geçebilir. Küçük adına verilecek ret beyanı ise vesayet makamının iznine tabidir; bu izin süreci zaman aldığından davet tebliği alınır alınmaz başlatılmalıdır.
Yurt dışındaki mirasçı. Tebligat süreleri uzadığından beyan süresinin kaçırılması riski yüksektir. Bu kişiler bakımından vekâletname konsoloslukta düzenlenebilir ve süreç Türkiye’deki vekil aracılığıyla yürütülebilir.
Birden fazla mirasçı. Defter tutma istemi ortak sonuç doğursa da beyan kişiseldir: her mirasçı kendi adına ret, kabul veya tasfiye beyanında bulunur. Bir mirasçının reddi diğerlerini kapsamaz. Bu nedenle ailedeki her bireyin ayrı ayrı bilgilendirilmesi gerekir.
Özel durumlar
| Durum | Etkisi | Yapılması gereken |
|---|---|---|
| Küçük veya kısıtlı mirasçı | Koruma amaçlı defter zaten öngörülmüştür; ret için izin gerekir | Vesayet makamına başvurulur |
| Yurt dışındaki mirasçı | Tebligat uzar, beyan süresi kaçabilir | Konsolosluk vekâletnamesiyle takip |
| Birden fazla mirasçı | Talep ortak, beyan kişiseldir | Her mirasçı kendi beyanını verir |
| Ulaşılamayan mirasçı | Bir mirasçının istemi onu da kapsar | Tebligat adresleri bildirilmelidir |
| Mirasçılardan biri kabul etmiş | O mirasçı bakımından sonuç değişir | Diğerlerinin hakkı etkilenmez |
Küçük mirasçı bulunan dosyalarda izin ve temsil sorunu Vesayet İzni Olmadan Yapılan Paylaşım yazısında; ret zincirinin aileyi nasıl etkilediği Mirasın Reddi: Gerçek Ret ve Hükmen Ret yazısında ele alınmıştır.
Sık Yapılan Hatalar
Hata ve doğrusu
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Bir aylık süreyi kaçırmak | Defter tutma istemi bir ay içinde yapılmalıdır; süre geçerse bu yol kapanır |
| Süreyi üç ay sanmak | Üç aylık süre mirasın reddine aittir; defter tutma istemi bir aya tabidir |
| Talebi asliye hukuk mahkemesine yöneltmek | Görevli mahkeme sulh hukuktur |
| Bütün mirasçıların ayrı ayrı başvurması gerektiğini sanmak | Bir mirasçının istemi diğerleri hakkında da etkilidir |
| Talep sürerken tereke malına dokunmak | Kayıtsız şartsız kabul sayılabilir ve hakkı düşürür |
| Beyana davette sessiz kalmak | Beyanda bulunmayan mirası deftere göre kabul etmiş sayılır |
| Reddetmek isteyip beyan vermemek | Sessizlik ret değil kabul sonucunu doğurur |
| İlân aşamasını takip etmemek | Bildirilmeyen alacaklar bakımından koruma bu aşamadan doğar |
| Kendi kefaletini gözden kaçırmak | Mirasçının kendi imzaladığı kefalet defterden etkilenmez |
| Defter örneğini almamak | Tapu, banka ve icra işlemlerinde defter örneği kullanılır |
| Tereke tespiti ile karıştırmak | Tespit sorumluluğu sınırlamaz, yalnız kapsamı belirler |
Süreler Tablosu
Bağlantılı süreler
| İşlem | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Resmî defter tutulması istemi | 1 ay | Mirasın açıldığının öğrenilmesi | TMK m.619 |
| Alacaklılara ilân | Bir ay arayla iki defa | Defter tutmaya başlanması | Uygulama tüzüğü |
| Alacak bildirim süresi | En az 1 ay | İkinci ilân | Uygulama tüzüğü |
| Mirasçıların beyana daveti | 1 ay | Davet | TMK m.626-627 |
| Mirasın reddi | 3 ay | Ölümün öğrenilmesi | TMK m.606 |
| Resmî tasfiye istemi | Ret süresi içinde | Ölümün öğrenilmesi | TMK m.632 |
| İlamsız takipte borca itiraz | 7 gün | Ödeme emrinin tebliği | İİK m.62 |
| Veraset ve intikal beyannamesi | 4 ay | Ölüm tarihi | 7338 s.K. m.9 |
| Hükmen ret tespiti davası | Süre yok | — | TMK m.605/2 |
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.589-590, 605-611, 619-631, 632-636, 641)
- Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.16, 53, 62, 168)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.382 vd.)
Defter tutma istemi bir aylık süreye tabidir ve mirasın reddine ilişkin usule uyularak sulh hâkiminden istenir. Beyana davetten sonra süresi içinde beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan defter gereğince kabul etmiş sayılır.
📘 İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Resmî defter tutulması nedir?
Terekenin aktif ve pasifinin sulh hâkimi eliyle resmen listelendiği ve alacaklıların ilânla çağrıldığı bir usuldür. Amacı, mirasçının sorumluluğunu deftere yazılan borçlarla sınırlamaktır.
Kim isteyebilir?
Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı isteyebilir. Mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş olan mirasçı bu yola başvuramaz.
Süre ne kadar?
Bir aydır. Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. Bu süre kaçırılırsa bu yol kapanır.
Tüm mirasçıların ayrı ayrı başvurması gerekir mi?
Gerekmez. Mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da etkili olur.
Defter tutulurken mirası reddedebilir miyim?
Evet. Defter tamamlandıktan sonra mirasçılara beyanda bulunmak üzere bir ay süre verilir; bu süre içinde mirası reddettiğinizi beyan edebilirsiniz.
Beyanda bulunmazsam ne olur?
Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan defter gereğince kabul etmiş sayılır. Reddetmek istiyorsanız sessiz kalmak sonuç doğurmaz.
Deftere yazılmayan bir borç sonradan çıkarsa ne olur?
İlâna rağmen alacağını bildirmemiş olan alacaklı, kural olarak mirasçıya başvuramaz. Bu koruma, resmî defter tutmanın en önemli sonucudur.
Defter tutma ile tereke tespiti aynı şey mi?
Değildir. Tereke tespiti terekenin kapsamını belirler ve korur; sorumluluğu sınırlamaz. Resmî defter tutma ise alacaklıların ilânla çağrılmasını içerir ve sorumluluğu deftere yazılanlarla sınırlar.
Defter tutulurken bana icra takibi gelirse ne yapmalıyım?
Takip, defter tutma sona erip beyan için verilen bir aylık sürenin sonuna kadar ertelenir. Buna aykırı işlem yapılırsa icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir. Ödeme emri gelmişse ayrıca kanuni süresinde borca itiraz edilmelidir.
Alacaklılar nasıl çağrılır?
Hâkim, miras bırakanın alacaklı ve borçlularını ilân yoluyla çağırır. Uygulamada ilân bir ay arayla iki defa yapılır ve bildirim süresi ikinci ilândan itibaren en az bir aydır.
Miras bırakanın kefalet borçları ne olur?
Kefaletten doğan borçlar deftere ayrıca yazılır ve bunlardan sorumluluk özel hükümlere tabidir. Kefalet ilişkisi bulunan terekelerde bu husus ayrıca değerlendirilmelidir.
Kendi kefaletim defterden etkilenir mi?
Etkilenmez. Mirasçının miras bırakanın borcuna kendi adına kefil olması hâlinde bu borç kişisel borcudur ve defter gereğince kabulden bağımsız olarak devam eder.
Defter tutulması ne kadar sürer?
İlân ve bildirim süreleri nedeniyle süreç en az birkaç ay sürer; terekedeki mal çeşitliliği, keşif ve bilirkişi ihtiyacı bu süreyi uzatabilir.
Defter gereğince kabul edersem mal da alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Bu yolda mirasçılık sıfatı devam eder; yalnızca borçlardan sorumluluk deftere yazılanlarla sınırlanır. Reddetmekten farkı budur.
Resmî tasfiye ile arasındaki fark nedir?
Resmî tasfiyede tereke mahkeme eliyle tasfiye edilir ve mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz; tasfiye sonunda artan değer mirasçılara verilir. Defter gereğince kabulde ise mirasçı deftere yazılan borçlardan sorumlu olur.

